Tarımda Yeni Dünya Düzeni.

|

ABD ve AB başta olmak üzere gelişmiş ülkeler, Brezilya, Hindistan, Çin, Kenya olmak üzere gelişmekte olan ülkelere karşı tarımda üstünlük kurmanın savaşını veriyorlar.

Gübre, ilaç, tohum gibi temel tarım girdilerinde söz sahibi olmanın dışında bu ülkelerin şimdide amacı tarımsal üretimde ve ticarette söz sahibi olmak, tarımda “yeni bir dünya düzeni” oluşturmaktır. Tarımdaki kurulmak istenen bu yeni dünya düzeni çerçevesinde, gelişmekte ve geri kalmış ülkelerde tarım üretimini geliştirmemek, hatta daha da ileriye giderek tarımsal üretimi bitirmek istemeleri ve böylece bu ülkelere, kendilerinin ürettiği ürünleri satmaktır.

Dünya Ticaret Örgütü’nün kararları, gelişmekte olan ülkelerin tarımını zayıflatmaktadır. Aralık 2005 tarihinde Dünya Ticaret Örgütü’nün Hong Kong toplantısında alınan kararlara gelişmekte olan, az gelişmiş ve geri bıraktırılmış ülkeler “tedbirli” yaklaşmaktalar. Çünkü 1995 yılında kurulan Dünya Ticaret Örgütü ile yapılan tarım görüşmelerinde alınan kararlar ve uygulamalar hep gelişmiş ülkeler lehine olmuştur.

1995’ten bu yana toplantılar yapıldı, çeşitli kararlar alındı. Maalesef gelişmekte olan ve geri bırakılmış ülkeler lehine gelişme olmadı. Örneğin tarımsal desteklerin azaltılması kararları alındı. ABD ve AB tarımsal destekleri azaltmak bir yana, daha da artırdılar. Türkiye’de geçtiğimiz senelerde 5 milyar dolar olan tarımsal destek, 1.5 milyar dolara kadar azaldı. Aynı şekilde diğer ülkelerde tarım desteklerini ciddi oranda azalttılar.

Hong Kong’da yapılan zirvede tarım ürünlerine uygulanan, ihracat sübvansiyonlarının aşamalı indirimi ve 2013’e kadar da tamamen kaldırılması yönünde varılan uzlaşı uygulamada gerçekleşmeyecektir. Tarım ürünleri ticaretinin liberalleştirilmesi hususunda ihracat ve yerli tarımcılığın teşviki ve pazarlama açısından ilerleme sağlanmadığı takdirde, birlikte hareket etmek mümkün olmayacaktır.

Dünya Ticaret Örgütü bütün tarafların taviz vermesi gerektiği görüşünde, ancak ABD ve AB fedakârlık yapmak istemiyor. Zengin ülkeler, gelişmekte olan ülkelerden, onlara vereceklerinden çok daha fazlasını istiyor.

Brezilya, Çin, Hindistan’ın önderliğindeki 20 ülkenin oluşturduğu grup, önerileri yetersiz buluyor. Tarım ürünleri ihracatına verilen sübvansiyonları, 2013 yılına kadar kademeli olarak indirme kararı alan, DTÖ’nün zengin üye ülkelerine, bu kez de alınan kararlarla gelişmekte olan ülkelerin gözünü boyamaya çalışmaktadırlar.

ABD’nin pamuk ihracatı sübvansiyonlarına son verme kararı ise, bir anlamda göz boyamadan ibarettir. Çünkü ABD’nin pamuk ihracatına verdiği sübvansiyon zaten 250 milyon dolar, oysa üreticiye verilen toplam destek, 4 milyar dolar. Diğer ürünler için çiftçilere verilen 55 milyar euro’luk destek konusunda herhangi bir açıklama yapılmış değil.

AB’de aynı şekilde sübvansiyonları düşürecek olsa da yerel üreticiye hibe türünde verilecek olan desteği artıracaktır. ABD Türkiye başta olmak üzere, pamuk üretici ülkelerinin ürünlerinin dünya pazarında satışını durdurdu. ABD’nin pamuğa verdiği destekle ABD üreticilerinin üretim maliyetleri önemli oranda düşmüştür.

Aynı şekilde ihracat desteklerinin avantajını kullanan ABD’li ihracatçılar, dünya pazarına daha düşük fiyatlarla ürünü pazara sürdüğünden, diğer ülkeler ürünü satamaz duruma gelmişlerdir.

<SPAN style="family: verdana; size: 11px">ABD pamuğa uyguladığı desteklerle elde etmiş olduğu düşük fiyat avantajı ile dış pazarlarda ürün satışını artırdı. ABD’nin haksız desteklerinden olumsuz etkilenen ülkelerden biriside Türkiye’dir. Türkiye, dekar başı ortalama

Previous

Tarımdaki Çözülme İşsizliği Azaltmıyor

21. Yüzyıl Elyafları

Next

Yorum yapın