Zeytinyağı Üretimi Hakkında.

|

Türk tüketicisi her yıl yaklaşık 70.000 ton zeytinyağı tüketiyor. Fakat bu miktarın sadece 25.,000 tonu marketlerde satılıyor. Geriye kalan 50.000 tonu ise üreticiler tarafından ’beyaz teneke’ olarak adlandırılan elden satış yöntemi ile piyasaya sürülüyor. ’Beyaz teneke’nin en büyük alıcısı ise tatilciler.

Zeytinyağı üreticileri tatilciler için fazla mesaiye başladı. Yaz aylarını herkes tatil hevesi ile sabırsızlıkla beklerken, zeytin üreticileri ise tatilcilerin yolunu gözlemeye başladı.

Türk tüketicisi her yıl yaklaşık 70.000 ton zeytinyağı tüketiyor. Fakat bu miktarın sadece 25.000 tonu marketlerde satılıyor. Geriye kalan 50.000 tonu ise üreticiler tarafından ’beyaz teneke’ olarak adlandırılan elden satış yöntemi ile piyasaya sürülüyor. Beyaz teneke satışlarının bu kadar yüksek olmasının nedeni ise marketlerde satılan ürünlerle arasındaki fiyat farkı ve tatilcilerin bu ürünleri özel üretim olarak görmesi… Ancak zeytinyağı pazarının önde gelen markalarına göre bu zeytinyağları zannedildiği gibi özel değil.

Marketlerde satılan yağların bir kilosunun fiyatı ortalama 8 YTL iken elden satılan yağlar ise 6 YTL’ye kadar iniyor. Elden satılan yağların çoğuna pamuk, mısır ya da ayçiçek yağı karıştırıldığı için bu işi yapanlar ciddi gelir elde ediyor.

Unilever Pazarlama Müdürü Gazanfer İbar’a göre raflara ulaşmadan tüketilen miktarın büyük kısmını, gelir seviyesi yüksek kesimler tarafından tatil dönüşü kaldığı pansiyonun sahibinden ya da çevredeki köylüden satın aldıkları zeytinyağlar oluşturuyor. Bunların çoğunun kalitesiz ve karışım yağlar olduğunu anlatan İbar, "Bu yağlara pamuk, mısır ya da ayçiçek yağı karıştırıldığını biliyoruz. Fakat tüketici bunu anlamıyor. Hatta büyük bir kısmı bidonlarla aldıkları bu yağların özel üretim olduğuna inanıyor. İstanbullu tüketici zeytinyağından anlamıyor. Anadolu insanı zeytinyağını daha iyi biliyor" açıklamasını yapıyor.

Hiçbir denetimden geçmeden bidonlara doldurularak satıldığı için bu ürünlerin insan sağlığını tehdit ettiğini anlatan İbar, "Zeytinyağında asit düzeyinin 2’yi geçmemesi gerekiyor. Karışım yağlarda asit düzeyini tüketicinin hissetmesi çok zor. Ayrıca bu yağların ne kadarının zeytinyağı ne kadarının başka yağ olduğunu bilmek mümkün değil. Bunun için analizler gerek ve bu tür analizler de oldukça pahalı" dedi.

Üreticiden Korkmayın Asıl Tehlike Aracılar

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin ise Türkiye’de en büyük zeytinyağı tüketicisinin üreticinin kendisi olduğunu söylüyor.

Çetin’e göre elden satılan zeytinyağı direkt üreticiden satın alınmışsa tedirgin olacak bir durum yok. Üreticinin asla kendi ürettiği zeytinyağına ihanet etmeyeceğini söyleyen Çetin, "Bunu duygusallıktan söylemiyorum. Eğer satın alınan ürün direkt üreticiden alınıyorsa bu ürünlerin kalitesiz olması ya da karışım içermesi mümkün değil. Asıl tehlike üretici tarafından değil de bu işi ticaret haline getiren aracı kişilerden satın alınan yağlar. İşte o zaman karışımlar devreye giriyor" diyor.

Üreticinin kendi ürününü pazarlamasının normal olduğunu anlatan Çetin, "Ben zeytinyağı üretiyorum siz de beni tanıyorsunuz. Benden yağ istediniz ben de ürettiğim yağdan size verdim. Karadeniz’e gidenler de üreticiden fındık alır.Bu normal bir şey" diye konuştu.

Karışım Zeytinyağı Üretimi Sektörü İkiye Böldü

Beyaz teneke satışlarını yanı sıra sektörü bugünlerde meşgul eden bir değer önemli konu ise karışım zeytinyağı üretimi. Karışım zeytinyağının içinde pamuk, mısır, ayçiçek yağı gibi pek çok farklı ürün de katılıyor. Türkiye’de karışım zeytinyağı üretimi yasak. Ancak karışım zeytinlağı üretimi özel izinle yapılabiliyor. Sektörün önde gelen markalar ise karışım zeytinyağına karşı çıkıyor.

Unilever Pazarlama Müdürü Gazanfer İbar "Karışım zeytinyağına kesinlikle karşıyız. Karışım söz konusu olduğunda sıvı yağcılar da bu işe girebilir. Kaos yaşanır. Hangi yağdan ne kadar karıştırıldığı konusunda kimse bir garanti veremez. Zaten şu anda böyle birşey söz konusu olamaz. Ayçiçek yağına çıkan izin bile yetkilileri hayli zorluyor. Bir de zeytinyağında aynı kaosu yaşamayı tercih etmezler" dedi.

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin ise zeytinyağının yapısı itibariyle diğer sıvı yağlardan farklı olduğu için karışım olamayacağını ve Türkiye’nin böyle bir hata yapmaması gerektiğini söyledi. Zeytinyağı üreticisi Akdeniz ülkelerinde böyle bir şeye izin verilmediğini anlatan Çetin, "Türkiye de önemli üretici ülke. Yasak bizde de her zaman geçerli olmalı" dedi. Lio ise konuya temkinli yaklaşıyor. Lio Yağ Sanayi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şevket Aksoy, "Biz karışım zeytinyağı konusunda izin almadık. Fakat bu bir ticarettir. Dünyada bu yağa izin veren ülkeler var. Amerika’da birçok firma Türkiye’den aldığı zeytinyağını diğer yağ çeşitleriyle karıştırıp satıyor. Üzerine yazıldığı için tüketici bilerek satın alıyor. Talep oldukça bu yönde üretim de olacaktır" diye konuşuyor.

Kişi Başına Yıllık Tüketim 1 Kg

* Türkiye’de her yıl ortalama 150.000 ton zeytinyağı üretiliyor. Bunun 65-70 bin tonu iç pazarda tüketiliyor. Kalanı ihraç ediliyor.

* Komili yüzde 35 pay ile sektörün lideri. Tariş yüzde 25, Kırlangıç yüzde 20, Kristal yüzde 10 pazar payına sahip. Pazarda ayrıca Ülker Altınhasat ve Sabancı Grubu’nun Luna markasının dışında, Ekiz, Lio gibi markalar da bulunuyor.

* Türkiye’de yıllık kişi başına zeytinyağı tüketimi 1 kg civarıda. Buna karşılık Yunanistan’da 21, İtalya’da 12, İspanya’da 1, Tunus’ta 10, Suriye’de 6 ve Portekiz’da 5 kg.

* Son 11 yıllık verilere göre dünya üretiminin yüzde 40’ı İspanya’da, yüzde 23’ü İtalya’da, yüzde 15’i Yunanistan, yüzde 7’si Tunus, yüzde 4.6’sı Türkiye ve yüzde 4.5’i Suriye’de yapılıyor.

* Dünya üretiminin yüzde 80’i üretici ülkelerde tüketiliyor.

Previous

Kumaş Performans Testleri

Enerji Tarımı Nedir?

Next

Yorum yapın