Türkiye’de Beden Eğitimi Ve Spor

|

Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor

Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor

Bu araştırmadaki amaç Türkiye’de Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölüm ya da yüksekokullarda uygulanan programların etkinliği ile ilgili olarak öğretim elemanlarının görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek üzere veriler anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan anket benzer çalışmalardan ve uzman görüşleri alınarak oluşturulmuştur. Oluşturulan anket ile 40 kişilik bir öğretim elemanı grubuna ön uygulama yapılmış ve anketle ilgili son düzeltmeler yapılarak CRONBACH ALFA a güvenilirlik katsayısı hesaplanmıştır. Aracın a güvenilirlik katsayısı 76 dır. Araştırmanın evreni Türkiye’deki beden eğitimi ve spor yüksekokulları ve bölümlerinde çalışan kadrolu 364 öğretim elemanıdır. Araştırmanın örneklemi ise 108 kişidir. Ancak posta ile ulaşılan bazı yüksekokullar ve bölümlerden anketler geri dönmemiştir. Böylece örneklem olarak yaklaşık evrenin %27’si alınmıştır. Araştırmaya Ankara, Gazi, Hacettepe, ODTÜ, Akdeniz, Süleyman Demirel, Anadolu, Dumlupınar, Karadeniz Teknik, Uludağ, Marmara Üniversitelerinde görevli öğretim elemanları katılmıştır.

Araştırma sonucunda öğretim elemanları okul programlarında yer alan teorik, uygulamalı ve uzmanlık ders saatlerinin yeterli olduğunu içerik ve kapsam yeterliliğinin ise kısmen yeterli olduğunu belirmişlerdir. Bunun yanı sıra öğretim elemanları dershane, kütüphane genel olarak fiziki koşullar ile ders araç gereçlerinin yetersiz olduğunu belirtmişlerdir.

Anahtar kelimeler: Beden Eğitimi, Spor, Öğretmenlik, Müfredat, Program.

GİRİŞ VE AMAÇ

Günümüzde hızlı teknolojik gelişmelerle birlikte beden eğitimi ve sporun insan yaşamındaki önemi giderek artmış ve eğitim amaçlarının insana kazandırabileceği önemli bir disiplin durumuna gelmiştir. Çünkü beden eğitimi ve spor bireylerin fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişmelerini sağlayan bir bilimdir. Beden eğitimi ve sporun bu işlevini yerine getirebilmesi için nitelikli, araştırıcı ve üretken beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin yetiştirilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu da ancak çok iyi hazırlanmış ve insan gelişiminin bütün boyutlarını ele alan çağın gereksinmelerine cevap verecek özeliklere sahip eğitim programlarının nitelikli beden eğitimi ve spor öğretmenleri ile gerçekleşebilir (6). Öğretmenin yetiştirilmesinde eğitim programları, toplumun değişik kesimlerine ait ilgi alanlarını ve bu bilgileri uygulamaya aktarabilecek beceri ve teknolojiyi yansıtmak durumundadır (Dietrich 1979).

Bir beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirilmesinde geliştirilecek olan eğitim programını; eğitim sistemini ve okul yönetmeliklerini okul dışında bulunan farklı kesimlerin sosyal-kültürel birikim ve beklentilerini, eğitim ve diğer davranışlarla ilgili yasa ve düzenlemeleri, mesleki ve alana ait bilimsel verileri yansıtması gerektiğini vurgulamıştır (1). Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirmede gerek toplumun sosyo-kültürel eğitim ve beklentilerini yansıtabilmek, gerekse alana ve mesleğe ait bilimsel birikimleri takip etmek, gelişim düzeyinden kaynaklanan önemli sınırlamalar getirmektedir. Bu sınırlamaların başında, yeni bir alan olan beden eğitimi ve sporun bilgi birikimi açısından oldukça dışarıya bağımlı olması ve eğitim programlarının oluşturmasında toplumun değişik kesimlerine ait gelişmeleri takip edecek bilgi ve becerinin, yeterli düzeyde olmayışı sayılabilir (1). Beden eğitimi ve spor öğretmenliği müfredat programlarının merkezi yönetim tarafından hazırlanması ve uygulatılması örnek olarak verilebilir.

Ülkemizde ilköğretim ve orta öğretim kurumlarına beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirmede uygulanacak müfredat programı düzenlenmesine yansıyacak şekilde fazlaca bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Ancak 1995 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ile Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı üniversite temsilcilerinden oluşan ve birçok uzmanın katıldığı bir komisyon yaklaşık iki yıl kadar çalışmış ve beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı oluşturulmuştur. Ancak komisyon sonrası M.E.B. öğretmen yetiştirme ve eğitimi genel müdürlüğü ile üniversitelerin işbirliğiyle hazırlanan beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı (4) (uygulamaya geçmesi beklenen söz konusu program) henüz uygulamaya konmamıştır. Bunun yanı sıra Y.Ö.K.’nun mart 1998 itibari ile Türkiye’de beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren yüksekokul ve bölümlerde uygulanmak üzere beden eğitimi ve spor lisans programı gönderilmiştir. Oysa ki, bilimdeki, toplumdaki ve okullardaki değişmeler ve gereksinmeler ile eğitim alanındaki araştırmalar göz önünde bulundurulmamıştır. Öte yandan kaldı ki program geliştirme devamlı bir süreç ve ekip işidir. (7)

Beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirmedeki bu karışıklık bir çok yüksekokul ve bölümde hangi programı uygulayacağım karmaşasını da beraberinde gündeme getirmiştir. Bu bağlamda, beden eğitimi ve spor öğretmeninin yetiştirilmesini daha da önemli hale getirmiştir.

Türkiye’de cumhuriyet öncesinde başlayan beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirme çabaları, 1932 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü bünyesinde kurulan beden eğitimi bölümüyle devam etmiş üniversiter düzeyde ise Ege Üniversitesinde 1976 yılında kurulan beden eğitimi ve spor yüksekokulu ile sürdürülmüştür. Ne var ki bugün sayıları 48’e ulaşan beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştiren okullarda uygulanan programların etkinliği henüz belirlenmemiştir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, program etkinliğini tespit etmeye yönelik olarak Türkiye’de beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölüm ya da yüksekokullarında uygulanan programlarla ilgili öğretim elemanlarının görüşlerini belirlemektir.

YÖNTEM

Bu araştırmanın evreni Türkiye’de beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı uygulayan 48 yüksek öğretim kurumunda çalışan 11 mayıs 1999 tarihi itibari ile görevli 364 öğretim elemanıdır (8). ilişkin veriler sayı ve % ile belirtilirken öğretim elemanlarının üniversitelerinde uygulanan beden eğitimi ve spor öğretmenliği programlarının yeterliliğine ilişkin görüşlerinin aritmetik ortalamaları saptanmış aritmetik ortalamanın yaş değişkenine göre farkı ise tek yönlü araştırmanın örneklemi ise Ankara Üniversitesi (n=17), Gazi Üniversitesi (n=14), Hacettepe Üniversitesi (n=9), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (n=9), Anadolu Üniversitesi (n=13), Karadeniz Teknik Üniversitesi (n=7), Dumlupınar Üniversitesi (n=7), Süleyman Demirel Üniversitesi (n=7), Akdeniz Üniversitesi (n=9), Marmara Üniversitesi (n=12), Uludağ Üniversitelerinin (n=4) yüksekokul veya bölümlerinde görev yapan 108 öğretim elemanından oluşmaktadır.

Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anket üniversitelerde uygulanan mevcut beden eğitimi ve spor öğretmenliği programlarının incelenmesine yönelik olarak hazırlanmıştır. Hazırlanan anket öncelikle 40 kişilik bir öğretim elemanı topluluğuna uygulamış ve alınan sonuçlara göre aracın a güvenirlik katsayısı saptanmıştır. Ölçme aracının a güvenilirlik katsayısı .76 olarak belirlenmiştir. Ölçek 1998-1999 öğretim yılında araştırmacılar tarafından bizzat öğretim elemanlarına uygulanmıştır. Bulgular bölümünde kişisel bilgiler varyans analizi tekniği ile saptanmıştır. Farkın önemli olduğu durumlarda Tukey testi uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık için ise .05 anlamlılık düzeyi seçilmiştir.

BULGULAR VE YORUMLAR

1- Kişisel Bilgilere İlişkin Bulgular

Araştırmaya katılan öğretim elemanlarının çoğunluğu %74.1 ‘i (80) Erkek, %25.9’u (28) ise Bayan’dır. Bu sonuca göre, üniversitelerde öğretim elemanı görevini çoğunlukla erkeklerin tercih ettiği söylenebilir.

Öğretim elemanlarının yaşlara göre dağılımları ise Tablo 1’de görülmektedir

Yaş Gurupları

Sayı

%

-30

20

18.5

31+

51

47.2

41+

32

29.6

51+

5

4.6

Toplam

108

100.0

Tablo 1’de görüldüğü üzere araştırmaya katılan öğretim elemanlarının çoğunluğu 31+ yaş grubundadır. 51+ yaş grubunda olanların oranı ise oldukça azdır (%4.6, (5)), Bu bulguya göre, üniversitelerde çalışan öğretim elemanlarının orta yaş grubunda olduğu söylenebilir.

Tablo – 2 Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Programına İlişkin Görüşler

Görüşler

Katılmıyorum

Kararsızım

Katılıyorum

Toplam

X

Önem sırası

Ders çeşitliliği yeterlidir

07.06.2005

47/43.5

54/50.0

108/100.0

3.407

8

Uygulama derslerinin saatleri yeterlidir

17/15.7

31/28.7

60/55.6

108/100.0

3.796

4

Teorik derslerin saatleri yeterlidir

04.03.2007

32/29.6

72/66.7

108/100.0

4.259

T

Derslerin içerikleri yeterlidir

16/14.8

42/38.9

50/46.3

108/100.0

3.629

6

Dersler için yeterli sayıda araç-gereç vardır

29/26.9

48/44.4

31/28.7

108/100.0

3.037

11

Uzmanlık derslerinin saatleri yeterlidir

19/17.6

23/21.3

66/61.1

108/100.0

3.870

3

Uzmanlık derslerinin kapsamları yeterlidir

19/17.6

33/30.6

56/51.9

108/100.0

3.685

5

Kütüphanesi yeterlidir

50/46.3

29/26.9

29/26.9

108/100.0

2.631

13

Dershane sayısı yeterlidir

53/49.1

30/27.8

25/23.1

108/100.0

2.481

15

Spor araç-gereci yeterlidir

38/35.2

38/35.2

32/29.6

108/100.0

2.888

12

Öğretim elemanlarının sayısı yeterlidir

22/20.4

43/39.8

43/39.8

108/ 100.0

3.388

9

Fiziki koşulları, belirlenen sayıda öğrenci alınmasına imkan tanır

57/52.8

16/14.8

35/32.4

108/100.0

2.592

14

Mesleki yaşantım için birikime sahibim

07.06.2005

24/22.2

77/71.3

108/100.0

4.296

1

Panel. söyleşi vb. yapılmaktadır

33/30.6

30/27.8

45/41.7

108/100.0

3.222

10

Derslerin yarı yıllara göre dağılımları uygundur

17/15.7

47/43.5

44/40.7

108/100.0

3.570

7

Tablo 2’de görüldüğü gibi öğretim elemanlarının çoğunluğu (X=4.296) Aldığım eğitim-öğretim ile “mesleki yaşantım için gerekli, mesleki birikime sahibim” görüşüne katıldıklarını belirtmişlerdir. Bu görüşü takiben “okulumdaki teorik derslerin saatleri yeterli” olduğunu belirtmişlerdir. (X=4.259) ve “okulumda uzmanlık derslerinin saatleri yeterli” bulduklarını belirtmişlerdir. Bunun yanı sıra ise öğretim elemanları “okullarının dershane sayılarını” yeterli bulmamaktadırlar. (X=2.481) Bu bulgular, araştırma kapsamına alınan okullarda uygulanan mevcut programların yeterliliği hakkında bilgi verebilmektedir.

Öğretim elemanlarının görüşleri çerçevesinde uygulanan Beden Eğitimi ve Spor Programındaki uygulanan teorik ve uzmanlık ders saatlerinin yeterli olduğu ancak programda yer alan ders grupları ile uzmanlık eğitimi veren konu ve dersleri geliştirecek eğitsel etkinlikleri ve programı destekleyecek ”eğitim araç ve gereç ile dershane sayılarına ve kütüphanelerinin” yeterli olmadığı görüşünde olduklarını belirtmişlerdir.Bu durum, spor eğitimi gibi teorik olduğu kadar uygulamalı ve laboratuvar etkinliklerinin oluşturduğu programın; ayrıca araştırma ve inceleme olanakları olan bir alanda, eksikliklerin belirlenmesi, spor eğitiminin ne kadar sağlıklı bir ortamda yapıldığı konusunda kuşkular uyandırmaktadır.

Bu bulgular Açıkada 19-21/12/1991 tarihinde Eğitim kurulunda Beden Eğitimi ve Spor Sorunları kongresinde sunduğu bildiride vurgulanan görüşlerle aynı paraleldedir.Açıkada yaptığı çalışma sonucunda Beden Eğitimi ve Spor derslerinin eğitim içinde daha etkin ve çağın gereklerine uygun müfredat programlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Öte yandan Açıkada sorunların bir nedeninin de öğretim elemanı sayısından kaynaklandığını belirtmiştir. Aynı görüş Açıkada ve Ergen’in (1992) yaptıkları bir diğer araştırmada da açıkça vurgulanmıştır. (2)

Öğretim elemanlarının yaş değişkenine göre okullarında uygulanan programın etkinliğine ilişkin görüşleri arasındaki farklılıklar Tablo-3’de gösterilmiştir.

Varyansın Kaynağı

Kareler Toplamı

Sd

Kareler Ortalaması

F

P

Gruplar arası

3.886

3

1.295

.808

.492

Gruplar içi Toplam

166.780

104

1.604

*

*

*

170.667

107

*

*

*

Gruplar arası

1.910

3

.637

.278

.841

Gruplar içi Toplam

238.386

104

2.292

*

*

*

240.296

107

*

*

*

Gruplar arası

5.979

3

1.903

1.664

.179

Gruplar içi Toplanı

124.539

104

1.197

*

*

*

130.519

107

*

*

*

Gruplar arası

4.597

3

1.532

.736

.533

Gruplar içi Toplam

216.588

104

2.083

*

*

*

221.185

107

*

*

*

Gruplar arası

24.242

3

8.081

3.898

.011*

Gruplar içi Toplam

ı.610

104

2.073

*

*

*

239.852

107

*

*

*

Gruplar arası

2.399

3

.800

.325

.807

Gruplar içi Toplam

255.786

104

2.459

*

*

*

258.185

107

*

*

*

Gruplar arası

4.869

3

1.623

.601

.560

Gruplar içi Toplam

244.427

104

2.350

*

*

*

249.296

107

*

*

*

Gruplar arası

18.255

3

6.085

2.249

.087

Gruplar içi Toplam

281.412

104

2.706

*

*

*

299.667

107

*

*

*

Gruplar arası

17.049

3

5.683

2.223

.090

Gruplar içi Toplam

265.914

104

2.557

*

*

*

282.983

107

*

*

*

Gruplar arası

22.235

3

7.412

3.006

.034*

Gruplar içi Toplam

256.432

104

*2.466

*

*

*

278.667

107

*

*

*

Gruplar arası

26.627

3

8.876

4.253

.007*

Gruplar içi Toplam

217.039

104

2.087

*

*

*

243.667

107

*

*

*

Gruplar arası

10.041

3

3.347

1.024

.385

Gruplar içi Toplam

340.033

104

3.290

*

*

*

350.074

107

*

*

*

Gruplar arası

1.488

3

.496

.340

.797

Gruplar içi Toplam

151.808

104

1.460

*

*

*

153.296

107

*

*

*

Gruplar arası

21.ı

3

7.072

2.576

.058

Gruplar içi Toplam

285.451

104

2.745

*

*

*

306.667

107

*

*

*

Gruplar arası

.253

3

8.427.E-02

.041

.989

Gruplar içi Toplam

214.664

104

2.064

*

*

*

214.917

107

*

*

*

Tablo-3’de görüldüğü gibi öğretim elemanlarının yaş değişkenine göre okullarda uygulanan beden eğitimi ve spor öğretmenliği programının etkinliğine ilişkin görüşleri arasındaki farkın anlamlı olup olmadığı her bir madde için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Buna göre; okullarda uygulamalı ve laboratuvar dersleri için (anatomi, biyomekanik, spor sakatlıkları ve rehabilitasyon, fonksiyonel anatomi vb.) yeterli sayıda çeşitlilikte olduğu görüşü için öğretim elemanları arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. (p 0.05) Teorik derslerin bir uzantısı olan laboratuvar uygulamalarında kullanılan arç gerecin varlığı görüşüne ilişkin fark -30 yaş grubu öğretim elemanları lehinde anlamlı bulunurken, uygulamalı spor derslerinde kullanılan ders araç ve gereçlerinin yeterliliği konusundaki görüşler arasındaki fark ise 31+ yaş grubu öğretim elemanları lehinde anlamlı bulunmuştur. Bu durum teorik derslerin uzantısı olan laboratuvar uygulamalarında çoğunlukla akademik ünvanlı öğretim elemanları tarafından verilmesi ve böylece öğretim elemanlarının ilgili ders araç gereçlerini yeterli bulmamasından kaynaklanıyor olabilir.

Öte yandan da spor derslerine çoğunlukla -30 yaş grubundaki öğretim elemanlarının girmesinden dolayı uygulamalı spor derslerinde kullanılan ders araç, gereç ve malzemenin, bu yaş grubu tarafından yeterli bulunulmadığı düşünülebilir. Bu durum, beden eğitimi ve spor öğretmenliği programlarının etkinliği açısından Türkiye’de gerek teorik, gerekse pratik uygulamalı ders araç, gereç, malzeme ve labarotuvar imkanlarının yeterli olmadığı düşüncesinden hareketle, beden eğitimi ve spor öğretmenliği programları içinde yer alan ve önemli bir boyutunu teşkil eden bir çok dersin uygulamasının yeterli düzeyde yapılmadığını düşündürebilir. Yine bu düşünceden hareketle alanın özelliğinden kaynaklanan, insanla çalışılan bir alanda, araç gereç ve malzeme boyutunda var olan yetersizlikler, alanın diğer bilim dallarına göre gelişimini sağlamasını oldukça zorlayacaktır.

Ayrıca okullardaki öğretim elemanı sayısı eğitim öğretim için yeterli olduğu görüşü arasındaki farkın anlamlı olduğu saptanmıştır. Fark-30 yaş grubu öğretim elemanları lehinedir. Yani; -30 yaş grubu öğretim elemanları okullarda ki öğretim elemanı sayısının yeterli olduğu görüşünde iken 41+ yaş grubu öğretim elemanları, öğretim elemanı sayısını yeterli bulmamışlardır. Bu durum 41+ yaş grubu akademik ünvanlı grubun, ihtiyaç belirlemede, ders ve konuları verecek elemanların uzmanlaşması gerektiği düşüncesinden kaynaklanıyor olabilir. Öyle ki günümüzde sporla ilgili meslek alanlarının varlığı ve beden eğitimi ve spor alanında yeni uzmanlık ve iş alanlarının yer alması bu düşünceyi desteklemektedir (2, 3, 5) Eğitsel oyunlar dersini takiben spor yönetimi kapsamında özellikle okullardaki mevcut eğitim yönetiminin yer alacağı ders (%20.0 (19)) ile rekreasyon dersini (%12.6 (12)) ve ritim eğitimi (%10.5 (10)) derslerini önermişlerdir. Öte yandan önerilen kamp uygulaması yüzme, aerobik jimnastik, dağcılık, kayak gibi derslerin ise oranı oldukça düşüktür. Ayrıca öğretim elemanlarının %6.3’lük bir kısmı ise öğretmenlik staj uygulamasının yeterli hale getirilmesini ve %2.1’i de labratuvar uygulamalarının gerçekleşmesini de belirtmişlerdir. Anlaşılacağı üzere uygulanan beden eğitimi ve spor öğretmenliği programlarındaki mevcut derslerin yeterli olduğu ancak, bazı rekreasyon kapsamında animasyon, dağcılık, kayak, aerobik jimnastik gibi özel alanlara ağırlık verilmesi gerektiği önerileri dikkate alınabilir.

SONUÇLAR VE ÖNERİLER

Araştırma sonucunda; araştırmaya katılan öğretim elemanları, aldıkları eğitim ile mesleki yaşantıları için gerekli mesleki bilgi birikimine sahip olduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca; beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı kapsamında teorik, uzmanlık ve spor uygulama ders saatlerinin yeterli olduğu saptanmıştır. Ancak; beden eğitimi ve spor öğretmenliği programının uygulamasında önemli bir yer tutan ders ve laboratuvara ilişkin malzeme ile spor uygulaması ile ilgili araç, gereç ve malzemenin yeterli olmadığı saptanmıştır. Ayrıca; beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı uygulayan okulların, kütüphaneleri ile dershane sayıları yetersizdir. Ayrıca; okullarda eğitim öğretim düzeyini ve kalitesini olumlu yönde etkileyebilecek ve spor bilimleri genelinde olumlu katkılar sağlayacak kongre, sempozyum, panel vb. etkinliklerin yeterli düzeyde yapılmadığı saptanmıştır. Bu bağlamda, sayıları yaklaşık 50’yi bulmuş beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı uygulayan çoğu okulda yeterli ders ve labratuvar araç gereç ve malzeme ile dershane, kütüphane olanakları yetersizdir. Ayrıca; okullarda öğretim elemanlarının sayısal dağılımı ile kongre, sempozyum ve panel gibi eğitsel etkinlikler yetersizdir.

Bu sonuçlara göre şu öneriler geliştirilebilir;

1- Beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı uygulayan okullarda görev yapacak öğretim elemanlarının yetiştirilmesine önem ve öncelik verilmeli bununla ilgili olarak spor bilimlerinin bütün alanlarında Yüksek Lisans ve Doktora eğitimine öncelik verilmelidir. Ancak bu eğitimin sağlıklı yapılabileceği ortamı ve koşulları hazırlanmış üniversitelerde gerçekleştirilmelidir.

2- Araştırmaya katılan öğretim elemanları her ne kadar teorik, uygulama ve uzmanlık ders saatleri için yeterli görüş bildirmişseler de ders içeriklerinin, çeşitliliğinin ve derslerin yarı yıllara göre dağılımı ile toplumun beden eğitimi ve spordan beklentileri tekrar tartışılarak araştırma sonuçlarının da değerlendirilip Y.Ö.K., M.E.B. ve diğer ilgili kuruluşların belirleyeceği uzman bir ekibin program geliştirme mantığı ve uygulaması çerçevesinde çalışma yapmalıdır.

3- Beden eğitimi ve spor programı uygulayan okulların fiziki koşulları yeterli sayıda öğrenci alınmasına imkan taşımadığı gibi dershane sayısı ve kütüphanesi de yeterli değildir. Bu durum yalnızca beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirilmesine etki etmeyecek spor bilimlerinin gelişimine olumsuz katkı sağlayacaktır. Buna göre; yurt dışı örneklerinde olduğu gibi beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı uygulayan okullar akreditasyon koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Akredite olma koşulları ise spor bilimlerinin özelliği ve dünyadaki yeterlilikler dikkate alınmalı ve uzmanlardan oluşan akreditasyon kurulu oluşturulmalıdır.

4- Ülkemizin coğrafi yapısı göz önüne alınarak beden eğitimi ve spor öğretmenliği programını zenginleştirecek tarzda seçmeli derslere geniş yer verilmelidir.

5- Beden eğitimi ve spor öğretmenliği programı uygulayan okullar, koordineli ve sistemli olarak ve yeterlilikleri ölçüsünde spor bilimleri ya da spor mesleğine ilişkin çeşitli özel konularda kongre, sempozyum ve panel düzenlemelidirler.

Previous

Klasik Olimpiyat Tarihi

Türkiyede Binicilik

Next

Yorum yapın