Atm

|

ATM

1.1 Telekomünikasyonun Baslangici

Iletisim denildiginde, bilginin degisimi veya bilginin dagitimi anlasilmaktadir. Mesaj ise degistirilen veya dagitilan bilgidir. Önceleri haberlesebilmek için insanlarin yanyana gelmeleri gerekmekteydi. Yazinin bulunmasiyla mesajlarin bir yerden baska bir yere ulastirilabilmesi mümkün hale geldi. Bu da telekomünikasyon olarak bilinen uzaktan iletisimi mümkün hale getirdi. Çok önceleri, telekomünikasyon, mesaji tasiyan kisinin hizina ve gidebilecegi uzakliga bagli iken telgraf ve telefonun bulunmasiyla elektronik iletisime geçildi. Böylece uzaklik ve zaman kavramlari ortadan kaldirilmis oldu.

Telekomünikasyon denildiginde genellikle uzaktan yapilan iletisimde kullanilan teknoloji anlasilmaktadir. Ancak bu tanim, daha genis anlamlari da kapsamaktadir. Bu ayni zamanda kullanicilar arasinda degistirilen bilgilerin tasindigi ortamlari, kullanicilari birbirlerine baglayan yollari ve herhangi bir yerde yaratilan bilginin bir baska yerde kullanilabilmesini saglayan teknolojiyi de ifade eder.

Bu bölümde mesaj ve data ortaklasa kullanilmaktadir. Iki nokta arasinda bir mesajin tasinabilmesi için üç bilesene gerek duyulur.

Bunlar;

1. Mesaji yaratan kaynak,

2. Mesajin tasinacagi Iletim ortami (veya iletisim yolu),

3. Mesajin alicisi

Olarak tanimlanabilir.

Mesaj kaynaktan aliciya ulastirilmadan önce bazi önemli konularin çözülmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, verici ile alici arasinda kullanilacak iletim yöntemi, ikincisi mesajin iletiminde kullanilacak teknik ve ücüncüsü ise vericinin, sebekeye erismekte kullanacagi kontrol tipidir.

1.1.1 Iletim Yöntemi

Verici tarafindan bir mesaj iletildigi zaman alici tarafda, hangi bilginin iletildiginin belirlenebilmesi için bazi aygitlarin bulunmasi gerekmektedir. Iki tür iletim yöntemi kullanilmaktadir. Bunlar eszamanli ( synchronous) ve eszamansiz (asynchronous) iletim yöntemeleridir. Es zamansiz iletim yöntemi, mesajlarin klavye benzeri aygitlarla üretildigi uygulamalarda kullanilir. Bu iletim yönteminde datalar bagimsiz karekterlerden olusur ve herbirinde baslangiç ve bitis bitleri bulunur. Baslama ve bitis bitleri, alici tarafta eszamanlama amaciyla kullanilir. Bu eszamalama gereksinimi, karekterler arasinda geçen zamanin bilinememesinden kaynaklanmaktadir. Dolayisiyla alici uzunca bir süre hiç bir data almadan beklemek durumunda olacaktir. Baslangiç biti aliciyi uyarir ve bitis biti alindiginda alici bekleme durumuna geçer.

Genel olarak eszamsiz iletim yöntemi, karekterler arasindaki zaman araliginin belli olmadigi durumlarda kullanilir. Eszamanli iletim yöntemi ise örnegin bilgisayardan bilgisayara önceden birlestirilmis genis data bloklarinin iletilmesi durumunda kullanilmaktadir. Bu durumda genis data bloklari çerçeveler halinde iletilmektedir. Her çerçeve basangiç biti ile baslar ve bitis bitleri ile sona erer. Baslangiç ve bitis bitleri birden çok karakter için kullanildigindan eszamanli iletim, eszamansiz iletime göre çok daha etkin bir iletim yöntemidir. Ayrica yüksek hizdaki datalarin iletimi için çok daha uygundur.

1.1.2 Data Akis Yönü

Kaynaktan alici tarafa dogru akan datanin yönüne göre iletisim sistemini karakterize eden üç ayri yöntem bulunmaktadir. Bunlar; simpleks, yari dubleks ve tam dubleks yöntemlerdir. Simpleks yöntemde data sadece bir yönde akar. Bu da genellikle kaynaktan alici yönüne dogrudur. Yari dubleks yöntemde, data ayni anda olmaksizin iki yönede de akar. Tam Dubleks yöntemde data ayni anda her iki yönde de akar. Tam dubleks sisteme, karsilikli çalisan bir çift simpleks olarak bakilabilir.

1.1.3 Sebeke Topolojisi

Tipik bir haberlesme ortaminda çok sayida alici ve verici bulunmaktadir. Genellikle dügüm noktalari olarak adlandirilan bu aygitlar birbirlerine bir sebeke olusturmak üzere linklerle baglanirlar. Sebeke topolojisinde çesitli konfigürasyonlardan söz edilir. Bunlar; noktadan noktaya (point-to-point), çoklu indirmeli (multidrop), dizi (bus), halka veya döngü ( ring veya loop), yildiz, dalbudak ( tree) ve örgü (mesh) yapilardir.

Noktadan noktaya topolojide bir bag (link) iki dügümü kalici olarak birbirine baglar. Ilerde de görülecegi üzere bu yapi diger topolojilerin temelini olusturmaktadir. Sekil 1.1 (a)’da görüldügü gibi A ve B birbirlerine noktadan noktaya biçiminde baglanmistir. Sekil 1.1 (b)’de ise C, D, E ve F dügümleri birbirlerine bir noktadan çok noktaya seklinde baglanmislardir.

Çoklu indirmeli topolojide ikincil olarak adlandirilan belli bir sayidaki dügüm, tek bir bagi paylasarak birincil noda baglanmistir. Çoklu indirmeli bag ayni zamanda çoklu noktali bag olarak da adlandirilabilir. Sekil 1.2, A dügümünün birincil dügüm, b-f dügümlerinin ikincil dügüm oldugu bir yapiyi göstermektedir.

Dizi topolojisinde bütün dügümler bir dizi sekilde tek bir baga baglanmistir. Çoklu indirmeli topolojiye benzemekle birlikte birincil ve ikincil dügümler bulunmamaktadir. Bütün dügümler birbirleriyle akran (peer) durumundadir. Sekil 1.3’de görüldügü üzere bagin iki sonlandirma ucu bulunmaktadir. Ethernet bu yapiya verilebilecek en iyi örnektir.

Halka topolojisinde dügümler ardisik olarak birbirlerine baglanir ve Sekil 1.4’de görüldügü gibi ilk dügümle son dügüm birbirine baglanarak döngü tamamlanir. Jetonlu halka bu yapiya verilebilecek en iyi örnektir.

Yildiz topolojisi, noktadan çoklu noktaya topolojisinin aynisidir. Her dügüm bir ana dügüme ( hub), noktadan çoklu noktaya baglanti seklinde baglanmistir. Ana dügüm sebekedeki haberlesmeyi denetlemektedir.

Dal budak topoloji, dizi topolojisinin genellestirilmis seklidir. Sekil 1.5’de gösterilen bu yapida, çok sayidaki dizi kollandirilmis baglarla birbirlerine baglanmistir. Dal budak yapi Sekil 1.5’de gösterilmistir. Bu yapida üst uç (head end) olarak adlandirilan özel bir dügüm bulunur. Bilgiler buradan kullanicilara dogru gönderilir. Kablo-TV sebekesi bu topolojiye verilebilecek en güzel örnektir.

Örgü topolojisinde belli sayidaki dügümler birbirlerine rastgele baglanmistir. Dügümler anahtarlama görevi yaparlar ve bir dügümün ürettigi bilgi digerine aktarilarak alicisina ulastirilir. Sekil 1.6 da görüldügü üzere aboneler dogrudan bir dügüme baglanmislardir.

1.1.4 Kapsama Alani

Sebekeler kapsadiklari alana göre de siniflara ayrilirlar. Bunlar; yerel sebekeler ( LAN-Local Area Network), metropoliten alan sebekeler (MAN-Metropolitan Area Network) ve Genis Alan Sebekeler (WAN-Wide Area Network) seklinde isimlendirilmektedir. Sadece bir katta veya bir binanin birkaç katini kapsayacak sekilde gerçeklestirilen ve yüksek hizda çalisan sebekeler LAN olarak adlandirilir. Ethernet veya Jetonlu Halka bu sebekelere verilebilecek örneklerdir. MAN ise LAN’lardan olusan ve bir yerleskeyi kapsayan sebeklerdir. Fiber Dagitimli Data Arabaglantilari ( FDDI) ve Dagitimli sira çiftli Dizi (FQDB) bu sebeklerde kullanilan sistemlerdir. WAN ise çok daha genis alanlari hatta ülkeyi bütünüyle kapsayan sebekedir. Telefon sebekesi buna verilebilecek bir örnektir.

1.1.5 Data Iletim Teknikleri

Kaynaktan aliciya bilgi iletimi baslica iki farkli yöntem kullnilarak yapilir. Bunlar anahtarlama (switching) ve yayma (broadcasting) yöntemleridir. Anahtarlama teknigi kullanilan sebekelerde data alicidan vericiye ulasana kadar çok sayida ara anahtarlama dügümünden geçer. Anahtarlama teknigi olarak devre anahtarlamasi veya paket anahtarlamasi kullanilmaktadir.

Devre anahtarlamali sebekede alici ile verici arasinda, iletisim süresince bagli kalan bir devre kurulur. Bu teknikte iletisime baslanmadan önce bu devrenin kurulmasi ve iletisim bittikten sonra da çözülmesi gerekmektedir. Bunun iyi tarafi, devre bir defa kurulduktan sonra haberlesmenin gecikmesiz olarak sürdürülebilmesidir. Iyi olmayan tarafi ise, kurulmus olan devrenin kapasitesinin her zaman yeterince kullanilamamasidir. Devre anahtarlamali sebekeleri telefon haberlesmesinde kullanilmaktadir.

Paket anahtarlamasi, eski bir teknik olan mesaj anahtarlamasinin gelistirilmis bir seklidir. Mesaj anahtarlamsinda her masajda bir baslik (header) bulunur. Bu baslikta kaynagin ve alicinin adres bilgileri bulunmaktadir. Mesajlar önceden herhangi bir ön yönlendirme yapilmaksizin sebekeye gönderilir. Bu mesajlar sebeke içerisinde kaynaktan aliciya ulasana kadar “sakla ve aktar” seklinde iletilir. Mesaj bir dügüme geldiginde öncelikle hata kontrolu yapilir ve mesaj içerisinde hata varsa dikkate alinmaz. Hata yoksa diger mesajlarla birlikte siraya konulur ve diger dügüme aktarilir. Dügümler “ yollandirma algoritmasi” olarak adlandirilan çok iyi tanimlanmis bir algoritma kullanirlar. Bu algoritma, mesaji alacak bir sonraki dügümün belirlenmesine yarar. Bu tekniktedki en önemli sorun çok farkli olabilen gecikme süreleridir. Kisa mesajlar uzun mesajlarin arkasinda çok uzun sürelerde bekleme durumunda kalabilmektedirler. Dolayisiyla bu teknik gerçek zamanli uygulamalar için tercih edilmezler.

Paket anahtarlamasinda transfer edilecek mesajlar paket olarak adlandirilan birimlere bölünürler. Daha sonra her paket kaynaktan aliciya sakla ve aktar yöntemiyle gönderilir. Paket anahtarlamasi data haberlesme sebekelerinde kullanilir. Paket anahtarlamasinin iki çesidi bulunmaktadir. Bunlar, datagram servisi ve sanal devre anahtarlamasidir. Datagram servisinde çoklu paket mesajindaki her paket her bir dügüm noktasinda birbirinden bagimsiz olarak yönlendirilir. Sonuçta her paket aliciya düzensiz olarak ulasir ve tekrar siraya sokulmasi gerekir. Sanal devre anahtarlamasinda ise ayni mesaj içindeki paketler ayni yolu kullanir ve aliciya, gönderilme sirasina göre ulasirlar. Paket anahtarlamasi, data iletiminde devre anahtarlamasina göre sebekenin daha verimli kullanilmasini saglar.

Yayin (broadcast) sebekelerinde ise ara anahtarlama noktalari bulunmaz. Bir kullanicinin aldigi bütün bilgileri diger kullanicilar da almaktadir. Bu çesit sebekeye en iyi örnek yerel aglardir.

1.1.6 Sebeke Erisim Teknikleri

Kullanilan data iletim teknikleriyle yakindan ilintili olan iki farkli erisim türü bulunmaktadir. Bunlar yayin sebekesi erisimi ve anahtarlama sebekesi erisimidir. Yayin sebekesi erisimi ise yine ikiye ayrilabilir. Bunlar, rastgele erisim ( random access) ve sirali erisim (polling veya controlled access) dir. Rastgele erisim genellikle paket anahtarlamali sebekelerde kullanilir. Bu uygulamada, iki veya daha çok kullanici ayni haberlesme baglantisi kullanir. Bu baglanti bos oldugu zaman paket göndermeye baslayabilir. Eger iki veya daha çok kullanici ayni anda paket gönderilerse gönderilen paketler birbirleriyle çarpisacaklarindan hiç biri alicisina ulasamaz. Bu sorunun çözümü için ayni anda sadece bir vericiden paket gönderilmesini saglayacak kurallar bulunmaktadir. Rastgele erisimin bir uygulamasi Ethernet sebekelerinde kullanilmaktadir.

Sirali sistemde iletim, kullanicinin sirasi geldiginde paketlerini göndermesi seklinde sürdürülür. Dolayisiyla paketlerin birbirleriyle çarpismasi önlenmis olur. Bu teknikte, merkezi siralama ve dagitilmis siralama olmak üzere iki farkli yönetm kullanilmaktadir. Merkezi siralamada bir kontrol dügümü iletim siralamasini belirler ve kullanicilardan sirasiyla paketlerin alinmasini saglar. Kullanici sirasinin geldigini belirten isareti aldiktan sonra verise geçer. Dagitilmis siralamada ise merkezi bir kontrol birimi bulunmamaktadir. Bunun yerine jeton olarak adlandirilan bir paket kullanicidan kullaniciya geçerek sirasinin geldigini bildirir. Jetonu alan kullanici önce gönderecegi paketi gönderiri daha sonra jetonu belirlenmis olan bir siraya uygun olarak bir sonraki kullaniciya aktarir. Kullanicini eger gönderecek paketi yoksa sadece jetonu bir sonraki kullaniciya aktarir. Bu islem bütün kullanicilar dolasilincaya kadar sürer.

Anahtarlamali sebekelerde ise iki türlü erisim teknigi bulunmaktadir. Bunlar, anahtarli erisim ve paket anahtarli erisimdir. Devre anahtarlamali erisimde üç faz bulunmaktadir. Birincisi faz olan devre kurma fazinda, daha önceden belirlenmis kurala göre alici ile verici arasinda bir devre olusturulur. Ikinci faz olan data aktarma fazinda alici ile verici arasinda data iletilir. Devre çözme fazi olan üçüncü fazda alici ile verici arasindaki devre çözülür. Paket anahtarlamali erisimde kullanici paketi hazir oldugu anda bunu aliciya gönderebilir. Bunun için devre kurulmasina gerek bulunmamaktadir.

1.1.7 Çoklama ( Multiplexing)

Çogu uygulamada bir haberlesme baglantisi, tek bir kullanicinin gereksiniminden daha fazla kapasiteye sahiptir. Bu durumda, bu baglantinin çoklanarak kullanilmasi daha uygun olmaktadir. Çoklama, frekans veya zaman araliginda yapilabilmektedir. Frekans araliginda yapildiginda Frekans Paylasimli Çoklama (FDM), zaman araliginda yapildiginda Zaman Paylasimli Çoklama (TDM) olarak adlandirilir.

FDM tekniginde toplam band genisligi bagimsiz kanallara bölünür. Herhangi bir kullanici, kanalin birinden kendi bilgisini iletirken diger kanali etkilemez. Dolayisiyla bir baglanti içindeki kanallar ayni anda farkli kullanicilara tahsis edilmesidir. Sekil 1.7’de görüldügü üzere FDM teknigi frekans spektrumunun paylasimidir.

TDM tekniginde ise transmisyon zamani, herbiri esit süreli zaman araliklarina bölünmektedir. Her kullanici kendisine ayrilmis zaman araligi içerisinde kendi bilgisini iletir. Alici tarafda ise data akimi, bu araliklara göre tekrar çözülür ve her zaman araliginda alinan data kendi alicisina yönlendirirlir. Sekil 1.8 , N adet kullanici için TDM teknigini göstermektedir.

Her zaman araliklari her zaman sabit oldugundan bu TDM teknigi genel olarak eszamanli (synchronous) TDM olarak bilinir. Bu araliklar, bilgi göndersin veya göndermesin belli kullanicilar için ayrilmistir. Dolayisiyla baglanti her zaman etkin olarak kullanilamaz. Bu olumsuzlugun ortadan kaldirilmasi için istatiksel çoklama ( veya eszamansiz TDM ) teknigi kullanilmaktadir. Genel olarak paket anahtarlamasinda kullanilan bu teknikte her kullaniciya bir zaman araligi ayrilmayip sadece aktif olanlara ayrilir. Aktif kullanicinin gönderdigi her pakette bir baslik ( header) bulunur. Bu baslikta alicinin adresi bulundugundan çözücü gelen paketleri adreslerine göre yönlendirir. Sekil 1.9’da 6 kullanicili istatiksel çoklama teknigi gösterilmistir. Bu teknikte, paketler istatiksel çoklayiciya geldiginde siraya alinmakta ve ilk gelen ilk gönderilir kuraliyla alici tarafa iletilmektedir.

Istatiksel çoklamada ana baglantinin etkin kullanimini artirmak için “ asiri yükleme” yöntemi kullanilmaktadir. Bu yöntemde, ayni ana baglantiyi kullanan kullanicilarin baglanti hizlarinin toplamindan daha az bir ana baglanti kapasitesi seçilmektedir. Sekil 1.10’da da gösterildigi üzere istatiksel çoklayicilaya yapilmis olan baglantilarin toplam kapasitesi 6×128 kbit/s olmasina ragmen ana baglantinin kapasitesi 256 kbit/s olarak tutulmustur. Dolayisiyla asiri yükleme orani 3 dür.

1.2 Data Haberlesme Sebeke Mimarisi

Data haberlsmesi, datalari isleyen makinalar arasinda data mesajlarinin alisverisi demektir. Bir makinadan diger makinaya mesajin aktarilmasi siradan bir islem degildir. Makinalar arasindaki haberlesmenin basitlestirilmesi için Uluslararasi Standart Organizasyonu (ISO) tarafindan, Açik Sistem Arabaglantisi (OSI) olarak adlandirilan 7 katmali bir mimari model önerilmistir. OSI modeli, farkli üreticiler tarafindan üretilen bilgisayar sistemlerinin ortaklasa kullanilarak çesitli haberlesme hizmetlerinin nasil saglanmasi gerektigini göstermektedir. Modeldeki her katman, belirli data haberlesme islevlerini saglamaktadir.

OSI modeli, makinalar arasinda akan karmasik bilgileri, birbirinden bagimsiz fonksiyonlara ayirmayi amaçlamistir. Bu bagimsizligi saglamak için de bir üst katman, bir alt katmandan saglanan hizmete bagli hale getirilmistir. Bu modelin iyi bir tarafi da, herhangi bir katmanda, diger katmanlara etki etmemek sartiyla teknolojik olarak degisiklik yapilabilmesine imkan taninmasidir.

Her bir katman, belirlenmis olan fonksiyonlari saglacak katman birimlerinden meydana gelir. Bunlar hizmet tanimlari ve protokol sartlaridir. Her katmandaki birimler diger tarafdaki makinada bulunan eslenik birimlerle mesaj alis-verisinde bulunur. Sekil 1.11, yedi katmanli OSI referans modelini göstermektedir.

Katmanlarda yapilan islevler asagida gösterilmistir;

• Fiziksel Katman: Baglatinin kurulmasi, sürdürülmesi ve kesilmesi için gerekli olan isaretlesme ile elektriksel ve mekaniksel standartlarin belirledigi en alt katmandir. Burada konnektörün sekli, elektriksel sinyalin siddeti, bit sekli ve bit eszamanlamasi belirlenir. Tipik fiziksel katman protokolu olarak ITU-T x.21 ve RS 232 gösterilebilir.

• Veri Bagi Katmani: Bag üzerinden iletilecek bilginin belli bir formata (çerçeve ) uygun olarak hazirlandigi katmandir. Çerçeve içindeki hatali bitleri tesbit eden ve düzeltilmesi için tekrar iletim talep eden katmandir. Belirgin veri bagi protokollari olarak HDCL ve SDLC gösterilebilir.

• Sebeke Katmani: Bu katman, datanin alicisina yollandirilmasindan ve sebeke adreslenmesinden sorumludur. Tipik sebeke katmani protokolu olarak IP gösterilebilir.

• Ulasim Katmani: Haberlesmekte olan uç sistemler arasindaki baglantilarin sayisindan ve performansindan bagimsiz olarak datanin hatasiz olarak alis-verisini saglayan katmandir. Ulasim katmani protokolu olarak TCP gösterilebilir.

• Oturum Katmani: Bu katman baglantinin kurulmasi, isletilmesi ve çözülmesinden sorunludur. Belli birimlerden meydana gelmis datanin alis-verisini kontrol eder ve servis kesildiginde alis-verisi tekrar baslatir.

• Sunus Katmani: Alis-verisi yapilan datayi, uç sistemlerin anlayacagi sekle çevirir.

• Uygulama Katmani: Uç kullanici uygulamalarini saglar. Bu katmanda kullanilan protokollara örnek olarak X.400 ( Elektronik mesaj protokolu) ve X.500 ( Rehber servisi) gösterilebilir.

En alt üç katman ( Fiziksel, Veri Bagi ve Sebeke katmanlari) sebeke islevlerini saglar. Kaynak, arabirimler ve alici dügümleri arasinda yapilan haberlesme bu yedi katman araciligi ile saglanir. Fiziksel katman disindaki verici tarafdaki katmanlar, bir üst katmandan aldiklari dataya protokol kontrol bilgisi ( PCI) ekler. Bunlar alici uçdaki eslenik katman tarafindan servisin geregini yerine getirmek için kullanilir.

N katmani tarafindan bir alt katmana (N-1) gönderilen data, N-1 servis data birimi ( SDU) olarak adlandirilir. N-1 katmaninda, N katmanindan gelen SDU’ya ilgili PCI eklenir ve N-1 katmanina ait protokol data birimi (PDU) olusturulur. Olusturulan bu (N-1)_PDU daha sonra N-2 katmanina gönderilir. Sekis 1.12 bu islemi göstermektedir.

Her katmandaki birim bir üst katmandaki birime Servis Erisim Noktasi (SAP) üzerinden baglanmistir. N katmanindaki bir birimin bir üst katman olan N+1’e baglanti noktasina N+1 SAP adi verilir.

Sekil 1.13 alici, verici ve ara dügümden olusan baglantida OSI islemini ve eslenikler arasi iletisimi göstermektedir.

1.2.1 X.25 Sebeke Mimarisi

ITU-T Tavsiyesi olan X.25, paket anahtarlamali data sebekesi ile data uç teçhizati (DTE) arasindaki ara birimi ve erisim protokollarini tanimlar. DTE için örneki olarak bir data uç birimi ile bir bilgisayar verilebilir. Bir X.25 sebekesinde data uç cihazi, data devresi sonlandirma cihazi (DCE) üzerinden paket anahtarlmali data sebekesine baglanir. DCE, DTE’nin paket anahtarlamali sebekeye erisimini kontrol eder. X.25 tavsiyesinde ayrica DTE ile DCE arasindaki baglantida uyulmasi gereken arabirim özellikler belirtilir.

X.25 3 seviyeli bir mimariye sahiptir ve bu seviyeler OSI referans modelindeki en düsük üç katmana karsilik gelmektedir. Bu üç seviye asagidaki gibidir:

• Fiziksel Seviye (veya 1. Katman): DTE ile DCE rasindaki fiziksel baglantinin saglanmasindan sorumludur. Bu baglanti ITU-T Tavsiyeleri olan X.21, X.2bis veya V.24 kullanilarak gerçeklestirilebilir.

• Data Bagi Seviyesi ( veya 2. Katman): OSI modelindeki data bagi katmanina esdeger olup ayni zamanda çerçeve seviyesi olarak da adlandirilir. DTE ile DCE arasinda uygun bir data transmisyonunu saglamakla görevlidir. Bu islevini yerine getirirken HDLC protokolunun bir bileseni olan Dengeli Bag Erisim Protokolunu ( LAPB) kullanir.

• Paket Seviyesi (veya 3. Katman): OSI modelindeki sebeke katmanina karsilik gelir. Sanal devrenin kurulmasindan, çözülmesinden ve paket formatlarinin olusturulmasindan sorumludur.

X.25 sebekesi hem kalici sanal devreyi, hem de anahtarlanmis sanal devreyi destekleyen baglanti yönelimli bir sebekedir. Anahtarlanmis sanal devrede, çagiriyi yapan DTE devreyi kurar, X.25 arabirimi üzerinden data iletimini saglar ve devreyi çözer. Kalici sanal devrede ise devrenin kurulmasina ve çözülmesine gerek yoktur. Sekil 1.14 X.25 Sebeke Mimarisini göstermektedir.

1.2.2 Internet Mimarisi

Internet dünyadaki en genis data sebekesidir. Çok sayidaki paket anahtarlamali sebekelerin birbirlerine baglanmasindan meydana gelmektedir. Sekil 1.15 Internet katmanlarini ve OSI modeline uyumunu göstermektedir.

Katmanlar:

• Sebeke Erisim Katmani: Bu katman için özel bir protokol tanimlanmamistir. Kullanilmakta olan sebekelerin Data Bagi ve Fiziksel Katman protokollarinin bu amaça uygun oldugu düsünülerek sebeke erisimi için belirli bir tanimlamaya gidilmemistir. Dolayisiyla LAN, X.25, Çerçeve Aktarmali veya ATM için kullanilan protokollar bu amaçla kullanilabildiginden sebeke erisim katmani uygulamaya bagimli olmaktadir.

• Internet Katmani: Bu katman sebeke katmaninin üst parçasidir. Bu katman için tanimlanmis olan Internet Protokolu (IP) basit bir baglantisiz datagram protokoludur. Hatayi düzeltme islevi görmez. Ancak her bir IP paketinde hata kontrolu yapar ve hatali olan paketi gönderici tarafa bildirmeden gözardi eder. IP data parçalanmasini desteklediginden protokol data birimlerinin (PDU) iki veya daha

fazla küçük parçaya bölünmesine izin verebilir. Bu haliyle çok da uygun olmayan bir protokoldur. Bir IP datagraminin alicisina ulasip ulasmadiginin garantisi bulunmamaktadir.

Internet katmani bir adresleme düzeni belirler ve bu da sebekenin ve sebekeden paket alan host makinanin açikca tanimlanmasina olanak saglar. 4 sinif IP adresi bulunmaktadir. Bunlar A, B,C ve D siniflaridir. Herbiri 32 bitlik adres kullanir. A, B ve C sinifi IP adreslerinde ilk kisim sebekenin ID’sini, ikinci kisim ise sebeke içerisindeki host’un ID’sini tanimlar. D sinifi adresler ise çok kullanicili gruplar için ayrilmistir. A, B veya C sinifi IP aderesleri olan kuruluslar IP adresindeki host ID kismini bölüp alt sebekeler olusturabilirler. IP çikis kapisi olarak adlandirilan yollandirma birimleri, IP adresindeki sebeke ID kismini kullanarak IP datagramlarini yönlendirirler.

• Ulasim Katmani: Bu katman için iki protokol tanimlanmistir. Bunlar Transmisyon Kontrol Protokolu (TCP) ve Kullanici Datagram Protokoludur (UDP).

TCP baglanti yönelimli bir protokol olup alici ile verici arasinda güvenilir bir data transferi saglar. Sira numaralari ile protokol data birimlerini taniyarak datanin alici tarafda dogru alinmasini garanti altina alir. Kaynak tarafindaki hosta belli bir sayida kredi göndererek data akis kontrolu saglar. Genellikle pencere degeri olarak adlandirilan bu sayi alici tarafdaki TCP tarafindan belirlenir ve data oktedlerinin sayilarina karsilik gelir. Kaynak tarafdaki host, alis bilgisi kendisine gelmeden gönderme yapabilir. Data oktedlerinin bu sayisi gönderildiginde kaynak host alindi bilgisi gelene kadar göndermeyi durduracaktir. Bu alindi bilgisinin içinde bir sonraki pencere bilgisi de bulunmaktadir. TCP alinan bütün paketlerin hata kontrulu yapar ve kullanici islemcisine hatadan arindirilmis paketleri gönderir. Eger bir pakette hata varsa mevcut penceredeki hatali paket ve ondan sonra gelen bütün paketler gözardi edilir. Bu durumda alis tarafdaki host veris tarafdaki hosta, hatali paketin sira numarasi ile baslayan bir pencere degerini belirten teyid mesaji gönderir. Kaynak tarafdaki host hatali gönderilmis olan paketi ve ondan sonra gönderilmis olan paketleri tekrar gönderir. Kaynak tarafdaki host, pencerenin degerine ulasmak için yeni paketler de göndermek durumundadir.

UDP, TCP’ye göre daha basittir. Güvenli baglanti gerektirmeyen uygulamalar için tasarimlanmistir. Baglanti yönelimli olmayan bir protokol olup hata giderme ve akis kontrolu saglama özelligi bulunmamaktadir. Her paketteki hataya bakar, yoksa alicidaki kullanici islemcisine gönderir. Eger hata varsa sessizce gözardi eder ve baskaca bir islem yapmaz. TCP ve UDP genellikle IP ile birlikte TCP/IP veya UDP/IP seklinde belirtilir.

• Kullanici Islem Katmani: Bu katman uç kullaniciya hizmet sunulabilmesi için gerekli olan uygulamalari ve teknolojileri belirler. Bu katman için tanimlanmis olan uygulama protokollari asagida belirtilmistir:

• Basit Posta Transfer Protokolu (SMTP): Iki host arasinda TCP kullanilarak elektronik posta alis verisi için kullanilan protokoldur.

• Telnet: Bir kullanicinin bulundugu yerdeki bilgisayarini kullanarak uzaktaki bilgisayar sistemine girmesine olanak veren bir servistir. TCP kullanir.

• Dosya Transfer Protokolu (FTP): Bir bilgisayardan diger bir bilgisayara dosya aktarimina olanak taniyan bir protokoldur. TCP kullanir. Seçime bagli olarak da kullanicinin dogrulanmasi için ID ve sifre imkani bulunmaktadir.

• Basit Sebeke Yönetim Protokolu( SNMP): Is istasyonlari, yollandiricilar, uç sunucular gibi sebeke elemanlarinin tek bir sebeke yönetim biriminden gözlenmesini ve kontrolunu saglayan bir protokoldur. UDP kullanir.

• Uzak Islem Çagrisi (RPC) : Müsteri-Sunucu sistemlerinde kullanilan bir protokoldur. Yerel bir bilgisayar sisteminde kosturulan bir müsteri islemi sirasinda uzak uçta bulunan bilgisayarda bazi islemlerin yaptirilmasina olanak tanimaktadir. UDP kullanir.

• Basit Dosya Transfer Protokolu (TFTP): FTP’ye göre daha basit bir dosya transfer protokoludur. Kullanicinin dogrulanmasi imkani bulunmamaktadir. UDP kullanir.

Sekil 1.16 kullanici islemi protokollari ile ulasim katmani protokollari arasindaki iliskiyi göstermektedir.

1.2.3 SS7 Sebeke Mimarisi

Katmanli mimari kavrami Numara 7 Isaretlesme Sistemi (SS7) için de geçerlidir. Bu sistem iki telefon kullanicisi arasinda baglantinin kurulmasi, yönetimi ve çözülmesine olanak taniyan özel bir isaretlesme sistemi olup akilli sebeke (IN), tümlesik hizmetler sayisal sebekesi (ISDN) ve hücresel mobil telefon sebekesi de dahil olmak üzere çok genis bir alanda kullanilmaktadir. Mimarisi bölümler halinde düzenlenmis (Sekil 1.17) olup her bir bölüm, karsilik gelen bir OSI katmanindan daha fazla islevi yerine getirir.

Bu kisimlarda gerçeklestirilen islevler asagida açiklanmaktadir:

• Mesaj Transfer Bölümü (MTP): Bu bölümde üç katman bulunmaktadir. OSI modelindeki ilk üç katmanin rolünü üstlenerek mesaj transferini saglar.

• Isaretlesme Baglantisi Kontrol Bölümü (SCCP): OSI referans modelindeki 3. Katmanin kalan islevlerini yerine getirir. Ayni zamanda baglanti yönelimli ve baglantisiz servisleri saglar ve adres bilgilerinin çevirisini yapar. MTP hizmetlerini kullanir.

• ISDN Kullanici Bölümü (ISUP) : Santrallar arasinda devre anahtarlamali sebeke hizmetlerinin kontrolunu saglar. Bazan SCCP’nin hizmetlerini kullanir. Bazan da SCCP’yi gözardi ederek dogrudan MTP hizmetlerini kullanir.

• Islem Yetenekleri Uygulama Bölümü (TCAP): Bu bölüm OSI modelindeki 7. Katmanin bir parçasina karsilik gelmektedir. Devreye ait olmayan bilgilerin transferini saglar. Akilli sebekelerde 800/888/900’lü numaralarinin çevirisi için gerekli kayit sorgulamasini yapmak amaciyla kullanilir. TCAP, SCCP hizmetlerini kullanir.

• Isletme, Bakim ve Yönetim Bölümü (OMAP): SS7 tabanli haberlesmenin gerçeklestirilmesi için gerekli olan sebeke birimlerinin gözlenmesi, esgüdümü ve kontrolu için gerekli olan islemleri yerine getirir. OSI modelindeki uygulama katmanina karsilik gelir.

1.3 Tümlesik Hizmetler Sayisal Sebekesi (ISDN)

Haberlesme sebekesi kullanicilara çesitli hizmetler sunar. Bunlar; ses, data ve video hizmetlerini içerir. Telefon sebekesi devre anahtarlamali bir sebeke olup ses iletimi için tasarlanmis. Paket anahtarlamali sebekeler de data iletimi için tasarlanmistir. Tümlesik hizmetler sayisal sebekesi ise adindan da anlasilacagi üzere ses, data ve video hizmetleri için tasarlanmistir. Farkli hizmetler için farkli sebekelerin kurulmasi yerine tek bir sebeke üzerinden bütün hizmetlerin verilmesi amacina yönelik olarak gelistirilen ISDN’de, iki farkli arabirim ( yani hizmet) bulunmaktadir. Bunlar; Temel Hiz Arabirimi (BRI) ve Birincil Hiz Arabirimi (BRI)’dir.

BRI’da iki adet tam çift yönlü ( full-dublex) 64 kbit/s’lik tasiyici kanali (B) ve bir adet tam çift yönlü 16 kbit/s’lik data kanali (D) bulunur. Toplam hizi 144 kbit/s’dir. D kanali ayni zamanda delta kanali olarakda adlandirilmaktadir. Bu hizmet bazan 2B+1D olarak da anilmaktadir. Kapasite olarak kisisel gereksinimler ile küçük is yerlerinin gereksinimlerini karsilayabilecek bir boyuttadir. PRI’da ise 30 adet tam çift yönlü 64 kbit/s’lik B kanali ve bir adette 64 kbit/s’lik D kanali bulunmaktadir. Büyük isletmelerin gereksinimlerini karsilamak için tasarlanmis olup B kanallari ses ve data için, D kanali ise isaretlesme ve paket data transmisyonu için kullanilabilmektedir.

1.3.1 ISDN Referans Konfigürasyonu

ISDN referans konfigürasyonu kavramsal bir konfigürasyon olup ISDN için çesitli fiziksel kullanici erisimlerini anlamamiza yardimci olmaktadir. Referans konfigürasyonu için iki farkli yön bulunmaktadir. Bunlar; Islevsel kümeler ve referans noktalaridir. Bir ISDN islevsel kümesi, ISDN kullanicisinin erisimi için gerekli olabilecek islevlerden olusmaktadir. Bu islevler bir veya daha fazla sayida cihaz tarafindan saglanabilmektedir. Bir ISDN referans noktasi ise iki islevsel küme arasinda kavramsal bir arabirimdir. Referans noktasi bazan cihazlar arasindaki fiziksel baglanti noktasina karsilik gelmekte, bazan da referans noktasina karsilik fiziksel bir nokta bulunmamaktadir.

ISDN referans konfigürasyonu iki ana islev sinifi tanimlar. Bunlar sebeke uçlandirma islev kümeleri ve uç cihazlar islev kümeleridir. Uç cihazlari, sayisal ve analog telefonlar gibi kullanici cihazlarlaridir. Sebeke uçlandirma cihazlari ise ISDN’ne baglanti saglayan cihazlardir. Üç çesit uç cihazi islev kümesi, iki çesitte sebeke uçlandirma islev kümesi bulunur. Bu bes çesit islev kümesi asagida açiklanmistir:

• 1. Sebeke uçlandirmasi (NT1): OSI referans modelindeki 1. Katmana karsilik gelen islevleri kapsayan islev kümesidir. NT1 kamu sebekesine giris olanagini ve kullanicinin bulundugu yer ile yerel santral arasindaki fiziksel baglantinin uçlandirilmasini saglar.1. Katmanda oldugu gibi bagin performansini gözler, zamanlama ve 1. Katman çoklama islevi görür.

• 2. Sebeke uçlandirmasi (NT2): Yerel anahtarlama ve çoklama hizmeti saglayan islev kümesidir. NT2 cihazi akilli bir çihaz olup OSI referans modelindeki 3. Katmana kadar olan çesitli islevleri saglar. NT2 çihazlarina örnek olarak PBX, çoklayici, ana bilgisayar, ve uç kontrol saglayici gösterilebilir. NT2’ler genellikle istege bagli olarak kullanilir ve temel hiz arabirimi ile kullanilabilecek özelliktedirler.

• 1. Tip Uç cihazi (TE1): Temel ISDN özelliklerini saglayan islev kümesidir. TE1 cihazlari, ISDN uyumlu cihazlar olup ISDN protokolu kullanarak ISDN hizmetlerini destekler. Bunlara örnek olarak ISDN telefonlar ve ISDN isistasyonlari verilebilir.

• 2. Tip Uç cihazi (TE2): ISDN disi islevleri saglayan islev kümesidir. TE2 cihazlari ISDN uyumlu olmayan cihazlar olup ISDN’ne bir uç adaptörü ile baglanabilen analog telefon veya kisisel bilgisayarlar gibi cihazlardir.

• Uç adaptörü (TA): ISDN uyumlu olmayan cihazlarin sebekeye baglanabilmesini saglayan islev kümesidir. Bir TA cihazi, gerekli protokol degisimini yaparak TE2 cihazlarinin ISDN arayüzüne baglantisini saglar.

ISDN referans noktalari ise farkli islev kümeleri arasindaki haberlesme protokollarini belirler. Dört farkli tipde referans noktasi vardir.

• R Referans Noktasi: ISDN uyumlu olmayan uç cihazi (TE2) ile uçlandirma adaptörü arasindaki arayüzdür.

• S Referans Noktasi: ISDN uç cihazi ( TE1 veya TA) ile sebeke uçlandirma cihazi (NT1 veya NT2) arasindaki arayüzdür.

• T Referans Noktasi: Kullanicidaki cihaz (NT2) yerel döngü uçlandirmasi (NT1) arasindaki arayüzdür. Eger NT2 yoksa ISDN uç cihazi (TE1 veya TA) S/T Referans Noktasi olarak adlandirilir. Bu durumda NT1 ve NT2 islevleri ayni cihaz içinde birlestirilmislerdir.

• U Referans Noktasi: Yerel döngü ile yerel santral arasindaki arayüzdür. Eger NT1 cihazi servis saglayici tarafindan temin ediliyorsa U noktasindan sözetmeye gerek yoktur. U referans noktasinin herhangi bir standarti da bulunmamaktadir.

Sekil 1.18 islev kümeleri ve referans noktalari ile birlikte referans konfigürasyonunu göstermektedir. Bir temel hiz arayüzünde sekiz adede kadar ISDN uç cihazi ( TE1 veya TA) bir pasif dizi (veya S dizisi) üzerinden sebeke uçlandirma çihazina (NT2) baglanabilir. Örnek olarak, bir ISDN telefon, bir ISDN faks makinasi ve bir ISDN is istasyonunu ayni temel hiz arayüzüne baglamak mümkündür. Dizi üzerine baglanmis cihazlar TE sorgulamasi olarak bilinen bir yöntem kullanarak sürekli olarak dinlemede bulunurlar ve hizmet talep eden bir mesaji algilayip B kanalina baglanabilirler.

Sekil 1.19’da ise BRI ve PRI baglantilarini birlikte gösterilmistir. BRI için iki telli baglanti gerekirken PRI için dört telli baglantiya gerek duyulmaktadir.

1.4 Genis Band ISDN

BRI ve PRI hizlari hernekadar çesitli servisleri destekleselerde bu hizlardan daha yüksek hizlara gereksinim duyan hizmetler yayginlasmaktadir. Bunlar arasinda multimedia haberlesmesi, yüksek çözünürlüklü televizyon, yüksek çözünürlüklü görüntü Iletimi ve video Konferans hizmetleri sayilabilir. Genis Band olarak adlandirilan bu hizmetleri desteklemek için 622 Mbit/s’lik bir hiza kadar çikma imkani olan Genis Band ISDN (B-ISDN) hizmeti tanimlanmistir.

Yüksek hizlida çalisan B-ISDN, bilinen devre modlu ve paket modlu data iletim sekillerinden daha farklidir. Devre anahtarlamali sayisal sebekelerde band genisligi belirli sayida kanal (veya aralik) ihtiva etmektedir. Bir uygulama bir araliktan daha fazla band genisligi gerektiriyorsa daha fazla aralik tahsis edilerek bu gereksinim karsilanabilmektedir. Her bir hizmete veya uygulamaya ayrilan belirli sayidaki araligi yönetmek çok zor degildir. Ancak genis bandli hizmetler için tahsis edilecek çok sayidaki araligi yönetmek oldukca zorlasacaktir. Ayrica her bir uygulamaya tahsis edilen zaman araligi bu hizmet devam ettigi sürece bir baska hizmet için kullanilamayacaktir. Bu

olumsuzlugu ortadan kaldirmak için kullanilmakta olan paket anahtarlamali sebekelerde ise hata ve akis kontrolu için çok sayida yazilim tabanli isleme gerek duyulmakta, bu da zamana duyarli uygulamalar için büyük gecikmelere neden olmaktadir.

Bu olumsuzluklar göz önüne alinarak Eszamsiz Aktarim Modu (ATM) olarak adlandirilan yeni bir aktarim modu tanimlanmis ve B-ISDN uygulamasinda anahtarlama ve iletim yöntemi olarak kullanilmaya baslanmistir. Paket anahtarlamali iletim modunda oldugu ATM’de iletim, sabit boyutlu ve hücre olarak adlandirilan paketler halinde yapilmaktadir. Istatiksel çoklamada oldugu gibi sebekenin imkanlari daha verimli kullanilmakta, ancak sistem devre anahtarlamali olarak çalismaktadir. ATM’de bir iletim dönemi için baslangiçda servis kalitesi üzerinde anlasmaya varildigindan dönem boyunca servis garantisi bulunmakta ancak iletim kapasitesi bu bu dönem için ayrilmamaktadir.

1.5 ATM Uygulamalari

Telekomünikasyon Isletmecileri ve kurumsal kullanicilar bu sebekeleri olusturmak için büyük yatirimlar yapmakta ve altyapilarini bu yeni teknolojiye uygun hale getirmektedirler. Ancak daha önceden farkli teknolojiler için olusturduklari altyapilarini hemen bu teknolojiye uygun hale getirmeleri de beklenmemektedir. Bu nedenle baslangiçda bu teknoloji ana tasiyici linklerinde kullanilacak ve zaman içerisinde de uç kullanicilar tarafindan kullanilmaya baslayacaktir.

Diger tarafdan bu teknolojinin yaygin olarak kullanilmasini desteklemek için olusturulan organizasyonlarin yaptiklari çalismalar sonucunda üç çesit kullanim alani olusacagi ve bunlara uygun çözümler aranmasi gerektigi ortaya çikmistir.

Bunlar;

• ATM LAN

• ATM Omurga ( veya ATM WAN)

• ATM Ana Ofis ( CO)

Olarak siniflandirilmistir.

Bu üç çesit kullanim yerinin özelligine göre ATM Anahtarlama Cihazlari tasarlanmaya baslanmistir. ATM LAN için tasarlananlarda kapasite 2.5 Gbit/s olup tek basina kullanilabilecek yapidadir. Bunlar LAN’lari, merkezleri (hub) ve ATM uyumlu is istasyonlarini birbirine baglamak üzere kullanilmaktadir. ATM LAN anahtarlama cihazlari az sayida port ihtiva etmektedir. Bunlara bazan is grubu ATM anahtarlari da denilmektedir.

ATM WAN ise ATM LAN’lari birbirlerine baglayan ana omurgalarda kullanilmaktadir. 2.5 Gbit/s’den 10 Gbit/s’e kadar kapasiteleri bulunmaktadir. Çok sayida giris portlari vardir.

Kamu sebekelerinde çok sayida kullaniciya hizmet etmek sözkonusu oldugundan ATM CO’nun anahtarlama kapasitesinin 10 Gbit/s’den daha büyük olmasi ve çok sayida portu olamasi gerekmektedir. Ayrica bu sistem üzerinden çesitli hizmetler verileceginden bunlara uygun olmasi ve çerçeve anahtarlamali hizmetler ile devre anahtarlamali hizmetleri desteklemesi gerekmektedir. Sekil 1.20’de çesitli ATM Anahtarlama sistemleri arasindaki iliskiyi göstermektedir.

BÖLÜM 2

ATM Temel Bilgisi

2.1 Giriş

Birinci bölümde, B-ISDN için tasarlanan ATM’in bağlantı yönelimli, yüksek hızlı anahtarlama ve çoklamaya uygun bir yapıda olduğu belirtilmişti. ATM2in iyi taraflarından biri de kullanılan teknolojinin belli bir standardta olması ve ATM teçhizatının birbirlerine uyumlu olmasıdır. Diğer bir iyi tarafı ise her çeşit trafiği tekdüze olarak kabul edebilmesidir. Aynı yöntemle ses, video, çoklu ortam ve LAN trafiği geçirilebilmektedir. Çok farklı servisleri desteklemesi nedeniyle ATM şebekeleri geleceğin teknolojisi olarak kendini göstermektedir.

TDM ve İstatiksel çoklamanın iyi olan yönlerinin kullanılmasıyla ortaya çıkmış olan bu teknoloji ile, TDM özelliğinin sağladığı servis garantisi, istatiksel çoklamanın sağladığı kaynakların etkin kullanılması mümkün olmakta ayrıca gerçek zamanlı ve gerçek zamansız uygulamalar için uygun bir ortam yaratılmaktadır.

Bu bölümde B-ISDN mimarisi incelenecek ve ATM ile ilgili temel bilgiler verilmeye çalışılacaktır.

2.2 B-ISDN Mimarisi

B-ISDN katmanlı bir mimari yapıya sahip olup bu yapı B-ISDN Protokolu Referans Modeli ( PRM) olarak adlandırılmaktadır. Bu modelde üç düzlem bulunmaktadır.

Bunlar;

1. Kullanıcı Düzlemi: Akış kontrolu ve hata düzeltme mekanızmaları da dahil olmak üzere kullanıcı bilgilerinin transferi ile ilgili düzlemdir.

2. Kontrol Düzlemi: Çağırı ve bağlantı kontrol işlevlerinin yerine getirildiği düzlem olup devrenin kurulması, gözetimi ve devrenin çözülmesi ile ilgili işaretleşmelerden sorumludur.

3. Yönetim Düzlemi: Şebekenin gözetimden sorumludur.

Protokol referans modeli Şekil 2.1’de olduğu gibi genellikle üç boyutlu bir diyagramla gösterilmektedir.

Kullanıcı düzlemi ve kontrol düzlemi üç katman içermektedir. Bunlar; ATM Uyarlama Katmanı, ATM Katmanı ve Fiziksel Katmandır. ATM Uyarlama Katmanı (AAL) her iki düzlemde farklı olmakla birlikte ATM katmanı ve Fiziksel Katman iki düzlem için aynıdır.

Bu katmanların işlevleri ise;

• ATM Uyarlama Katmanı :uygun servis karakteristiklerini temin eder ve datayı 48 oktetlik birimlere böler. Bunlara aynı zamanda yük (payload) adı da verilir. Bu yükler ATM katmanına geçirilir. Kontrol Düzlemindeki AAL’yE İşaretleşme ATM Uyarlama Katmanı (SAAL) denmektedir. 4. Bölümde bu katman daha ayrıntılı olarak açıklanacaktır.

• ATM Katmanı (ATM) : Uyarlama katmanından bu yükleri alır ve bunlara 5 oktetlik bir başlık bilgisi ekleyerek hücre oluşturur. Eklenen bu başlık hücrenin doğru bağlantı üzerinden gönderilmesini temin eder.

• Fiziksel Katman (PYH) :Elektriksel veya optik karakteristikleri belirler, şebeke arayüzünü oluşturu ve bu bitleri hatta gönderir. Fizksel katman iki alt katmandan meydana gelmiştir.

1. Transmisyon Yakınsama Alt-Katmanı (TC) fiziksel ortamdan bağımsız olarak iletim çerçevesinin oluşturulması ve çözülmesi, hücrelerin SDH çerçevelerine yerleştirilmesi ve çekilmesi hücre sınırlarının belirlenmesi ve bulunması, hücre başlığının hata işlemleri ile boş hücrelerin eklenmesi ve çıkarılması işlevlerini yerine getirir.

2. Fiziksel Ortama Bağlı Alt-Katmanı, bit zamanlaması ve hat kodlaması gibi ortama bağlı olan işlevleri yerine getirir.

Yönetim düzlemi iki işlevden oluşmaktadır. Bunlar; Katman Yönetimi ve Düzlem Yönetimidir. Katman Yönetimi katmanlı bir yapıya sahip olup her biri özel işlemleri yerine getirir ve bakım (OAM) ile ilgili bilgileri ilgili katmanlara akıtır. ( OAM akışı Bölüm 6 da tartışılacaktır) Düzlem yönetimi katmanlı bir yapıya sahip değildir ve katmanlar arasındaki eşgüdümü sağlar.

Şebeke içerisindeki paket ve hücre akışı ve arayüzlerin dizilişi Şekil 2.2’de gösterilmiştir.

2.3 ATM Hücre Başlığı

Daha önce de belirtildiği gibi bir ATM hücresi 48 oktetelik bir bilgi alanına (yük) ve 5 oktetlik bir başlığa sahiptir (Şekil 2.3).

ATM Katmanı tarafından eklenmiş olan başlık Şekil 2.4’de gösterildiği üzere bazı alanlardan meydana gelmektedir. Bu alanlar; genel akış kontrolu (GFC), sanal yol belirleyicisi ( VPI), sanal kanal belirleyicisi (VCI), yük tipi (PT) ve hücre kaybı önceliği ( CLP)’ dir.

Bu alanların özel işlevleri aşağıda belirtilmiştir:

• Genel Akış Kontrolu (GFC): 4 bitlik bu alan henüz kullanıcı-ağ arayüzü (UNI) için tanımlanmamıştır. Şebekeden şebekeye arayüzde ( NNI) ise bu alan VPI’ın bir parçası gibi kullanılır ve ilave adres kapasitesi sağlar.

• Sanal Yol Belirleyicisi (VPI): 8 bitten oluşan bu alanda 256 sanal yol tanımlanabilir. Her sanal yol (VP) sanal kanallardan (VC) meydana gelmektedir. Sanal yol, farklı VCI’lara sahip kanalların demetidir.

• Sanal Kanal Belirleyicisi (VCI): 16 bitlik bir alandan meydana gelmekte olup aynı VP içerisinde 65536 kanala kadar tanımlama yapma imkanı sağlar.

• Yük Tipi (PT): 3 bitlik bu alan 8 farklı tipdeki yükü tanımlamaya imkan tanır. Bu yük tipleri Yük Tipi Belirleyicisi (PTI) tarafından tanımlanır. PTI kodları Tablo 2.1’de gösterilmiştir.

Bu alandaki en önemli bit 3. Bittir.”0” olması halinde bunun data hücresi, “1” olması halinde ise bunun Bakım-İşletme (OAM) hücresi olduğunu gösterir. Data hücrelerinde 2.bit tıkanıklığı göstermekte olup bunun “0” olması halinde bir tıkanıklığın sözkonusu olmadığı, “1” ise tersi tıkanıklığın bulunduğu anlaşılır. Data hücrelerindeki 1. Bit “0” ise Servis Data Biriminim (SDU) 0 tipindeki hücre olduğunu, “1” ise SDU’nun 1 tipi hücre olduğunu gösterir.

• Hücre Kaybı Önceliği (CLP): 1 bitlik bu alan şebeke sıkışıklığında bir hücrenin gözardı edilip edilmeyeceğini belirtir. CLP=1 ise bu hücre gözardı edilebilir. Aksi takdirde gözardı edilemez.

• Başlık Hata Kontrolu ( HEC): 8 bitten oluşan bu alan başlıktaki diğer bitlerin hata düzeltmesi için kullanılır. HEC, ATM anahtarına çoklu hataları bulma ve tekli hataları düzeltme imkanı sağlar.

Kullanıcı-Şebeke Arayüzü (UNI) hücre yapısı Şekil 2.5’de gösterilmiştir.

ATM bağlantı yönelimli bir teknoloji olduğundan ATM hücrelerinin taşınması için kullanılan iki yönlü haberleşme ortamına bir sanal kanal adı verilir. VPI ve VCI kombinasyonu ise bir hücrenin ait olduğu sanal kanalın tanımlanması için etiket görevi yapar. Dolayısıyla aynı sanal kanala ait hücreler aynı VPI ve VCI’ya sahiptir. Şebeke açısından bakıldığında ise ATM katmanının iki hiyerarşik katmana bölündüğü, bunların üst düzeyli olanına sanal kanal, alt düzeyli olanına da sanal yol dendiği ortaya çıkmaktadır. Şekil 2.6 ATM Katmanını göstermektedir.

GFC alanı UNI hücrelerinde kullanılmaz. Ancak NNI hücrelerinde VPI alanının bir parçası gibi kullanılır ve VPI alanının toplam 12 bit olmasına yarar. NNI hücre yapısı Şekil 2.7’de gösterilmiştir. Bunun bir iyi tarafı NNI dizeyinde tanımlanmış olan sanal yol sayısını 256’dan 4096’ya kadar artırmasıdır. Bu da sanal yol sayısının 15 defa artırılması anlamında olup servis sağlayıcılar her ATM anahtarında bunları tanımlayabilirler.

BÖLÜM 3

ATM ŞEBEKESİ

3.1 Giriş

Bir ATM şebekesi belli sayıdaki ATM anahtarlarının noktadan noktaya ATM bağları ile birbirlerine bağlanması ile meydana gelmektedir. Anahtarlar iki farklı arayüzü desteklemektedir. Bunlar; Kullanıcı-Şebeke arayüzü (UNI) ve Şebeke-Şebeke arayüzü (NNI) dür. UNI bir ATM uç sistemini şebekeye bağlar, NNI ise farklı şebeke sistemlerine ait iki ATM anahtarını birbirine bağlar.

ATM şebekeleri bağlantı yönelimli olduklarından datanın vericiden alıcıya iletilmesinden önce sanal bir devrenin kurulması gerekmektedir. Bölüm 2’de tartışıldığı üzere ATM’de şebekenin yollandırılmasında sanal kanal (VC) ve sanal yol (VP) kavramları kullanılmaktadır. Bir sanal kanal tanımlayıcısı (VCI) tarafından belirlenen VC, birbiriyle haberleşen iki ATM birimi arasındaki bağlantıdır. Bu da bir veya daha fazla sayıdaki ATM bağından meydana gelen bir birleştirmedir. Bir VC belli bir nitelikte hizmet sağlar. Sanal Yol Belirleyicisi (VPI) tarfından tanımlanan bir VP ise iki uç nokta arasındaki belli sayıdaki VC’lerden meydana gelmektedir. VPI ve VCI’ların sadece yerel olarak önemi vardır ve her bir anahtarda yeniden şekillendirilir. Şekil 3.1 fiziksel bağlar, VP ve VC’ler arasındaki ilişkiyi göstermektedir.

Sanal kanallar iki türlü oluşturulabilir. Bunlar;

• Kalıcı Sanal Kanal (PVC): Uygun VPI/VCI değerlerinin belirlenmiş verici ve alıcılar için şebeke işleticileri tarafından programlanmasıyla oluşturulan bir bağlantı şeklidir. Dolayısıyla, PVC’ler önceden belirlenir ve belli bir zaman içerisinde kurulurlar.

• Anahtarlanan Sanal Kanal ( SVC): Belli bir işaretleşme ile kısa bir süre içerisinde otomatik olarak kurulurlar.

Bazı VPI/VCI çiftleri özel işlevler için önceden belirlenmiştir. Bunlar;

• (VPI, VCI) = (0,5) : İşaretleşme için

• (VPI, VCI) = (0,16) : tümleşik yerel yönetim arayüzü için ( 6. Bölümde açıklanacaktır)

• (VPI/VCI) = (0, 17) : LAN taklit şekillenimi sunucusu için ( 9. Bölümde açıklanacaktır)

• (VPI/VCI) = (0, 18) : Özel Şebeke-Şebeke arayüzü için ( 8. Bölümde açıklanacaktır)

• (VPI/VCI) = (0, 19) ve ( 0, 20) : Özel amaçlar için kullanılmak üzere ayrılmıştır.

3.2 VP ve VC Anahtarlaması

Bir ATM şebekesi sanal yol düzeyinde, sanal kanal düzeyinde veya her iki düzeyde de hizmet sağlayabilir. Sanal yol düzeyinde hizmet sağlayan bir şebekede bir anahtarlama cihazı, belirli bir sanal yol belirleyecisine ve sanal kanal belirleyecisine sahip bir hücreyi aldığı zaman bu hücreyi kendinden sonra gelen anahtarlama cihazına aktarmadan önce sanal yol belirleyici değerini tekrar şekillendirmek üzere bir tabloya bakar. Bu durumda sanal kanal belirleyici değeri yeniden şekillendirilmez. Bu tipdeki anahtarlamaya sanal yol anahtarlaması ( VP Anahtarlama) denir.

Aynı şekilde sanal kanal düzeyinde hizmet veren bir şebekede bir anahtarlama cihazı, belirli bir sanal yol belirleyecisine ve sanal kanal belirleyecisine sahip bir hücreyi aldığı zaman bu hücreyi kendinden sonra gelen anahtarlama cihazına aktarmadan önce bu hücreye yeni bir sanal yol belirleyici değeri ve yeni bir sanal kanal belirleyici değeri atar. Bu tipdeki anahtarlamaya sanal kanal anahtarlaması ( VC Anahtarlama) denir. Şekil 3.2 VP Anahtarlama ve VP Anahtarlama prensiplerini göstermektedir. Şekil 3.2.a’da sanal kanalla numaralarını değiştirmeden sanal yol belirleyici numaraları yeni değerlerini almaktadır. Diğer taraftan Şekil 3.2.b’de ise sanal you belirleyici değerleri ile sanal kanal belirleyici değerleri tekrar değiştirilmektedir.

Sanal bir kanal (VC), ATM hücrelerinin tek yönlü olarak taşındığı bir imkanı belirtmektedir. Bir sanal kanal bağı (VC Link) ise bir VCI değerinin tahsis edildiği, değiştirldiği veya kaldırıldığı iki ardışık ATM birimi arasında ATM hücrelerinin tekyönlü olarak taşındığı ortamı ifade eder. Bir başka deyişle bir VC bağı, ardışık iki VC anahtarı veya bir ATM uç sistemi ile bir VC anahtarı arasında tanımlanır. VC bağlarının bütününe ise Sanal Kanal Bağlantısı (VCC) denir. Benzer şekilde, bir VP bağı VPI değerlerinin tahsis edildiği, değiştirildiği veya kaldırıldığı ardışık iki ATM birimi arasında ATM hücrelerinin taşındığı tek yönlü bir ortamı ifade eder. Dolayısıyla bir VP bağı bir ATM uç sistemi ile bir VC anahtarı, bir VC anahtar ile bir VP anahtarı veya iki ardışık VP anahtarı arasında tanımlanır. VP bağlarının toplamına Sanal Yol Bağlantısı (VPC) denir.

3.3 ATM Kullanıcı-Şebeke Arayüzü İşaretleşmesi

ATM şebekesi bir anahtarlanmış bir şebeke olup bağlantı yönelimli olarak çalışmaktadır. Bu nedenle kullanıcıya (veya uç sisteme) talep halinde anahtarlanmış bağlantı sağlamak zorundadır. Bu da işaretleşmenin rolünü ortaya çıkarmaktadır. Kullanıcı-Şebeke arayüzü (UNI) düzeyinde ATM Forum tarafından belirlenmiş olan spesifikasyonların son versiyonu olan UNI 4.0 bu bölümde incelenecektir.

İki uç sistem arasında bir bağlantı sağlanabilmesi için bu iki uç sistemin de şebeke tarafından öncelikle tanınması gerekmektedir. Adresleme yöntemi uç sistemlerin belirlenmesi açısından uygun bir mekanizma oluşturmaktadır.

3.3.1 ATM Adreslemesi

Bir ATM adresi bir veya daha fazla uç sistemin şebeke içerisinde tanımlanmasını sağlar. İki çeşit adres kullanılmaktadır.

Bunlar;

1. Kişisel adres: Sadece bir uç ATM sistemini belirler.

2. Grup adres: Bir veya daha fazla ATM sistemini belirler.

Özel şebekelerdeki bir ATM sisteminin adres formatı OSI Şebeke Hizmet Erişim Noktası ( NSAP)’ndan sonra modellenir. Bu şekildeki adresler dağıtılmış yönetime ve etkin yol kullanımına izin verecek şekilde hiyerarşik şekilde yapılandırılmıştır. Bir adresin özet yapısı Şekil 3.3’de gösterilmiştir. Bu 20 oktetlik bir format olup iki ana bölümden oluşmaktadır: Başlangıç Alanı Bölümü (IDP) ve Alan Özel Bölümü (DSP).

IDP, DSP’nin değerini belirleme ve tahsis etme yetkisi olan kurumu tanımlar. DSP ise şebeke işleticisi tarafından belirlenen adres bilgisidir. Her iki bölümün de farklı alt bileşenleri bulunmaktadır.

3.3.1.1 IDP Bileşenleri

IDP’nin iki bileşeni bulunmaktadır. Bunlar; Yetkili Format Belirleyicisi ( AFI) ve Başlangıç Alanı Belirleyicisi ( IDI)’dir. AFI 1 oktetlik bir alan olup IDI’ya değer tahsis etmekle sorumlu şebeke adresleme yetkilisini belirler.

IDI iki oktetlik bir alan olup adres alanını ve DSP değerini vermekle sorumlu şebeke adresleme yetkilisini belirler. AFI değerine uygun olarak tercüme edilir ve aşağıda verilmiş olan formatları belirler.

• ICD: 2 oktetlik bir alan olup uluslararası bir organizasyonu belirtir. Kodlar ISO 6523’e uygun olarak İngiliz Standart Organizasyonu tarafından verilir.

• DCC: 2 oktetlik bir alan olup adresin kayıtlı olduğu ülkeyi belirler. Bu kodlar ISO 3166’da verilmiştir.

• E.164: 8 oktetlik bir alan olup telefon numaralarını içeren ISDN numaralarını belirler.

IDC ve DCC formatları organizasyon tabanlı özel bir numaralama planı kullanmak isteyen kurumlar için faydalıdır. E.164 formatı ise coğrafi olarak kamu ISDN/telefon numaralama formatı bulunan idareler için kullanışlıdır. Şekil 3.4 IDP yapısını göstermektedir.

3.3.1.2 DSP Bileşenleri

DSP, yüksek mertebe DSP (HO-DSP) ve düşük mertebe DSP olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Düşük mertebe DSP’de uç sistem belirleyicisi (ESI) ve seçici (SEL) bulunmaktadır. Şekil 3.5 DSP yapısını göstermektedir.

HO-DSP’de birbirine bağlanmış ATM şebekeleri üzerinden hiyerarşik yollandırmayı kolaylaştıracak bir adreslemeyi öngören alt alanlar bulunmaktadır. HO-DSP’nin kullanımına bir örnek olarak US GOSIP formatı verilebilir. Bu IDI değeri 0005 olan ICD formatı ile tanımlanır. HO-DSP alt alanları Şekil 3.6’da gösterilmiştir.

Bu alt alanlar;

• DFI ( Alan Formatı Belirticisi, 1 oktet): Adresin anımsatılması için yapısal ve yönetimsel koşulları belirler.

• AA ( İdari Sorumlu, 3 oktet): Adres belirlemede yetkili otoriteyi tanımlar.

• RSVD ( Rezerve edilmiş, 2 oktet): Henüz kullanılmamaktadır.

• RD ( Yollandırma alanı, 2 oktet): ICD+DFI+AA önekindeki özel bir alanı tanımlar.

• AREA ( Alan, 2 oktet): RD içerisindeki özel bir alanı tanımlar.

• ESI ( Uç sistem belirleyicisi, 6 octet): Bir alan içerisindeki uç sistemi tanımlar.

• SEL ( Seçici, 1 oktet): ATM yollandırılması için kullanılmaz. Uç sistem tarafından alıcı tarafdaki sistemin üst katmanlarındaki protokol birimini belirlemek için kullanılır.

Bu adresleme şekillerinden hangisinin daha iyi olduğu konusunda henüz bir fikir birliği bulunmamaktadır. Ancak çoğu üretici ICD veya DCC formatını kullanmaktadır.

3.3.2 UNI 4.0 İşaretleşmesi

UNI 4.0 İşaretleşmesi (veya UNI 4.0) ITU-T Q.2931 ve Q.2110 tavsiyelerine uygundur. UNI 4.0 tarafından sağlanan temel işlevler aşağıda verilmiştir:

• Noktadan noktaya çağırı desteği,

• Noktadan çoklu noktaya çağırı desteği,

• Anahtarlanmış sanal yol hizmeti,

• Kanat birleştirme olanağı ( Buradaki kanat, kurulmuş olan bağlantıyı keserek veya kesmeyerek noktadan çoklu noktaya yapılmış bir bağlantıya saplama yapılması anlamındadır),

• ATM grubunun bir parçası olan bir uç sisteme noktadan noktaya bağlantı talebi imkanı,

• Grup adresleme imkanı,

• Proxy ( vekil) işaretleşme ( proxy işaretleşme temsilcisi olarak adlandırılan bir kullanıcı tarafından işaretleşme imkanı olmayan bir veya daha fazla kullanıcı adına işaretleşme yapma imkanı), Aynı ATM adresini kullanan çoklu fiziksel arayüzleri destekleyen bir yüksek mertebe uç sistemine bu imkan tanınabilmektedir.

• Çoklu işaretleşme kanalları ( Çoklu ILMI kanalı desteği gerektiren tek bir UNI üzerinden çok sayıdaki kullanıcının desteklenebilmesi imkanıdır. Bu da tek bir UNI üzerinde çok sayıda sanal UNI’lerin yaratılması imkanını vermektedir.)

• Çerçeve atılması desteği,

• Noktadan noktaya yapılan çağırılar için ABR işaretleşmesi,

• Trafik parametrelerinin karşılıklı olarak görüşülmesi,

• Bireysel Servis Kalitesi (QoS) parametrelerinin işaretleşmesi,

• İlave servisler ( Doğrudan Dahili Arama-DDI, Çağırı Yapan Tarafın Tanıtımı – CLIP, Çağırı Yapan Tarafın Gizlenmesi-CLIR, Bağlantı Yapılan hattın tanıtımı, bağlantı yapılan hattın gizlenmesi, alt adresleme, kullanıcıdan kullanıcıya işaretleşme.

Kaynaktan alıcıya bir bilginin gönderilmesi işlemi üç aşamalı bir işlemleyapılmaktadır.

Bunlar;

• Çağırı/Bağlantı kurulması aşaması

• Data aktarılması aşaması

• Çağırının/Bağlantının çözülmesi aşaması

3.3.2.1 Çağırı/Bağlantı Kurulması

Çağırı/Bağlantı kurulması aşaması aşağıda belirtilen adımlarla gerçekleştirilir;

1. Çağırı yapan taraf (veya kaynak ucu sistemi) kaynak anahtarına bir SETUP mesajı göndererek çağırıyı/bağlantı kurulması işlemini başlatır. Her SETUP mesajında kaynağın ve alıcının adresi ile bilgi elemanları (IE) bulunur. Bunlar kullanıcının şebekeden talep ettiği hizmetin niceliksel yönlerini tanımlayan parametrelerdir.

2. Kaynak anahtarı bu mesajı aldığı zaman mesajı analiz eder ve talep edilmiş olan QoS’ye bağlı olarak bu çağırıyı karşılayıp karşılayamayacağını kararlaştırır. Eğer talebi karşılayabilecekse alış tarafı üzerindeki anahtara bir SETUP mesajı gönderir. Sonra da çağırıyı yapan uca doğru CALL PROCEEDING (Cağırı İlerliyor) mesajı gönderir ve bu çağırıyı yapan uca SETUP mesajının teyidi anlamına gelir. Eğer anahtar çağırıya hizmet veremezse çağırıyı çözme aşamasına geçer.

3. Herhangi bir geçiş (transit) anahtarı bu SETUP mesajını aldığında talep edilen hizmeti verebilecek durumdaysa bir sonraki anahtara SETUP mesajı gönderir ve geriye doğru CALL PROCEEDING mesajını gönderir. Aksi takdirde çağırıyı çözme aşamasına geçer.

4. Alıcı tarafda bulunan anahtar SETUP mesajını aldığında çağırı talebine karşılayabilecek durumdaysa alıcıya mesaj gönderir ve geriye doğru da CALL PROCEEDING mesajı iletir.

5. Alıcı tafardaki uç sistem bu mesajı aldığında CALL PROCEEDING mesajı gönderir ve bağlantı talebi işlemine başlar. Eğer bu mesajı kabul edebilecek durumdaysa verici tarafa doğru bir CONNECT mesajı gönderir. Bu mesaj daha sonraki anahtara doğru gönderilir ve alıcı uç sistemine CONNECT ACK ( Bağlantı Teyidi) mesajını gönderir.

6. CONNECT mesajını alan her anahtar bu mesajı bir geridekine iletir ve bu mesajı aldığı anahtara da CONNECT ACK mesajını gönderir.

7. Kaynak tarafdaki uç sistem CONNECT mesajını aldığında bağlı olduğu anahtara CONNECT ACK mesajı gönderir ve böylece çağırı/bağlantı kurulması aşaması tamamlanmış olur.

Şekil 3.7 sadece bir geçiş anahtarı bulunan bir şebekede yukarıda belirtilen bilgilerin akış diyagramını göstermektedir.

Yukarıda da belirtildiği gibi SETUP mesajı bir takım IE bilgisi taşır. Bunlar çağırının/bağlantının nasıl sağlanacağının belirlenmesi için kullanılır. Bazı IE’ler zorunlu olmakla birlikte diğerleri opsiyoneldir. Zorunlu IE’de ATM trafik tanım bilgisi, genişband taşıyıcı imkanı bilgisi ve QoS bilgisi bulunmaktadır. Diğer IE’lerin içinde ise minimum kabul edilebilir hız bilgisi, AAL parametre bilgisi ve uçtan uca geçiş gecikmesi bilgisi bulunmaktadır.

3.3.2.2 Data Transferi

Çağırı/Bağlantı kurulma aşaması tamamlandıktan sonra kaynak ile alıcı arasındaki bilgi transferi kurulmuş olan VCC üzerinden gerçekleştirilir.

3.3.2.3 Çağırı/Bağlantı Çözülmesi

Bu aşama herhangi bir tarafın şebekeye RELEASE ( Çöz) mesajı göndermesiyle başlatılır. Kaynak tarafın çağırı/bağlantı çöz mesajı gönderdiğini varsayarsak aşağıda açıklanan bilgi akışı meydana gelecektir;

1. Kaynak ucundaki sistem kaynak anahtarına RELEASE mesajı gönderir.

2. Kaynak anahtar geçiş anahtarına RELEASE, kaynak uç sistemine de RELEASE ACK ( Çöz Teyidi) mesajı gönderir.

3. Geçiş Anahtarı RELEASE mesajı aldığında bunu alıcı anahtarına aktarır ve kaynak anahtarına da RELEASE COMPLETE ( Çözme Tamamlandı) mesajı gönderir.

4. Alıcı Anahtarı RELEASE mesajını aldığında bunu alıcı uç sistemine gönderir ve geriye doğru da RELEASE COMPLETE mesajı iletir.

5. Alıcı uç sistemi RELEASE mesajı aldığında alıcı anahtarına RELEASE ACK mesajı gönderir ve çözülme aşaması tamamlanır.

Bu işlem Şekil 3.8’de gösterilmektedir.

BÖLÜM 4

ATM TRAFIK SINIFLANDIRMASI

4.1 Giris

Trafik siniflandirmasi için çesitli yöntemler bulunmakta olup ITU-T ve ATM Forum kullanici trafigini farkli kriterler kullanarak siniflandirmistir. Bu bölümde bu farkli trafik siniflandirma düzenleri incelenecektir. Ayrica bu düzenlerin birbirleri ile olan ilgisi gözden geçirilecektir.

4.2 Kullanici Hizmet Siniflari

Kullanici düzleminin en üst katmaninda ITU-T Komitesi hizmet siniflarini tanimlamak üzere üç farkli parametre tanimlamistir. Bunlar;

• Kaynak ile alici arasindaki zamanlama iliskisi ( gerekli veya degil)

• Bit hizi ( sabit veya degisken)

• Baglanti modu ( Baglanti yönenimli veya baglantisiz)

Bu parametrelere bagli olarak kullanici trafigi için dört mümkün sinif tanimlanabilmektedir.

• A Sinifi: Devre benzesimi veya CBR görüntü gibi baglanti yönelimli sabit bit hizli hizmetler ( CBR).

• B Sinifi: Kaynak ile alici arasinda zaman iliskisi olan baglanti yönelimli degisken bit hizli hizmetler (VBR)

• C Sinifi: Baglanti yönelimli dosya transferi gibi kaynak ile alici arasinda zamanlama iliskisi olmayan baglanti yönelimli VBR hizmetleri

• D Sinifi: LAN data gibi baglantisiz VBR hizmeti

Bu hizmet siniflari Sekil 4.1’de özetlenmistir.

4.3 ATM Uyarlama Katmani Trafik Tipleri

AAL ( ATM Uyarlama Katmani) ITU-T tarafindan tanimlanmis olan bu dört çesit trafik sinifini da desteklemektedir. Ancak AAL islevleri hizmete özel olup bu dört sinif hizmete karsilik gelen 1 den 4’e kadar AAL tipi belirlenmistir. Ayrica AAL3 ile AAL4 birlestirilerek AAL3/4 olusturulmus, bunun da daha basit ve daha etkin bir versiyonu olan AAL5’de tanimlanmistir. AAL’lerin bu dört tipi asagida belirtilen sekilde tanimlanmaktadir;

• ATM Uyarlama Katmani Tip 1: ATM’e ses benzesimi veya DSn (n=0, 1 veya 3) tarfigi imkani veren CBR hizmeti,

• ATM Uyarlama Katmani Tip 2: Kaynak ile alici arasinda zaman iliskisi olan VBR hizmetleri ( Bu hizmet çesidi için henüz standart tanimlanmamistir.)

• ATM Uyarlama Katmani Tip ¾: Kaynak ile alici arasinda zamanlama iliskisi olmayan VBR hizmeti.

• ATM Uyarlama Katmani Tip 5: Baglantisiz trafik.

Kullanici katmani protokol referans modeli Sekil 4.2’de gösterilmistir.

4.3 Hizmet Kalitesi (QoS) Siniflari

Hizmet Kalitesi (QoS) bir sanal baglanti üzerinden geçen trafigi karakterize eden ve kullanici tarafindan algilanan ATM performans parametrelerine karsilik gelmektedir. Bunlar;

• Hücre Kaybi Orani ( CLR): Kaybolan hücrelerin gönderilmis olan toplam hücrelere oranidir.

• Hücre Hata O

Previous

What’s Charısma

Granitik Kayaların Mineralojisi,petrografisi, Tektonik Ve Jeokimyasal Sınıflandırılma

Next

Yorum yapın