Eğitimdeiletişim

|

EĞİTİMDEİLETİŞİM

Eğitim sisteminde iyi bir eğitimci olabilmek için iletişim sürecini çok iyi bilmek gerekir. Öğretme ve öğrenme sürecinde de bir eğitimcinin bir konuyu etkili bir şekilde öğretebilmesi için öğrencileri ile sağlıklı iletişim kurması, ayrıca öğrenciler arasında da sağlıklı iletişim kurulmasına rehberlik etmesi gerekir.

Eğitimde iletişim sürecinin işleyişinde kaynak öğretmen, alıcı öğrencidir.

İletişim çağı olarak da adlandırılan 20.yy. da iletişim biliminde büyük gelişmeler olmuş, bu bilim tek bir bakış açısı olmaktan öte, ilişkilendirildiği birçok alanın ayrılmaz bir parçası olma özelliği kazanmıştır. İletişim biliminin kapsamı da ilgili çalışmaların artması ile daha da genişlemiştir.

İletişimin bu çok boyutlu yapısı kavramın tek bir tanımının yapılmamasına neden olmuştur. Öğretim ortamında öğrenciler ve öğretmenler birbiriyle sözel ya da sözel olmayan yollarla iletişim veya etkileşimde bulunurlar.

Öğretimin etkili olabilmesi, iletişim süreçlerinin iyi işletilmesine bağlıdır. Bu da iletişimin. iletişim becerilerinin ve iletişim örüntülerinin iyi anlaşılmalarını gerektirmektedir. Aşağıda bu noktalar ele alınmaktadır.

İletişim süreci şematik olarak şöyle gösterilmektedir

Şekilde de görüleceği gibi her iletişimde mesajı ileten bir kaynak vardır. Kaynak mesajı kodlayarak göndereceği şekle sokar. Uygun bir kanal yardımıyla mesaj alıcıya gönderilir ve alıcı onu çözümler.

Sınıf ortamında çok yönlü bir iletişim söz konusudur. Bazen bir öğrenciye gönderilen mesaj bir başka öğrenci üzerinde daha etkili olabilir. Ayrıca öğrenci-öğrenci iletişimi de çok yoğundur ve bu aynı anda birçok duygu ve düşünce harekete geçtiği için dersin akışını etkiler.

Kuşkusuz her zaman mesajlar gönderildiği gibi anlaşılmaz. Sık sık yanlış anlamalar ortaya çıkabilir.

Örneğin, öğretmenin görüşünü almak ya da konuşma fırsatı vermek için soru yönelttiği bir öğrenci, öğretmenin kendisini küçük düşürmek için soru sorduğunu düşünebilir.

Bu durum,

kaynağın duygu ve düşüncelerini uygun iletişim biçimine çevirememesi,

doğal davranmaması,

alıcının gönderilen mesajı çözümleyememesi vb.

nedenlerden kaynaklanıyor olabilir.

Bu, tarafların etkili iletişim becerilerinden yoksun olması demektir. Bu açıdan etkili iletişim becerilerinin neler olduğu üzerinde durulmasında yarar görülmektedir.

ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ

Etkili iletişim becerilerinin başında etkili konuşma becerileri gelmektedir.

Etkili konuşma ise

bakışlar,

ses tonu,

konuşma hızı,

sesin yüksekliği,

konuşma sırasındaki tavırlar vb.

birçok etkenden etkilenir. Davies’e (1981) göre etkili konuşma için uyulması gereken ilkeler aşağıdaki çizelgede yer almaktadır.

Etkili bir Konuşmada Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler

Konuşma için bir amaç seçiniz.

Ne söyleyeceğinizi hazırlayız ve planlayız.

Endişelerinizi, coşku ve göz iletişimi ile yok ediniz.

Sözcükleri değil düşüncelerinizi düşününüz.

Sesinizin yüksekliğini ayarlayarak otorite kurunuz ve günlük konuşmadan daha ağır bir tonda konuşunuz.

Ayrıntılara girmeyiniz. Vurgulamak istediğiniz noktaları netleştiriniz.

Dinleyicilere tepegöz, saydam, not vb. bakabilecekleri malzemeler sağlayınız

Bütün rahatsız edici tavırlardan kurtulunuz.

Gösterişten kaçınınız.

Dinleyiciye dinleme dışında yapabileceği bir şeyler sununuz.

Somut ve sınırlı olunuz. Ana noktaları örnek ve gözlemlerle güçlendiriniz.

Kaynak: Davies (1981), s.151.

Etkili konuşmanın yanı sıra Schmuck ve Schmuck (1983), empati kurmanın etkili bir iletişimin temeli olduğunu belirtmektedirler. Empatinin artması saldırganlığın azalması demektir.

Bu düşünceden hareketle Schmuck ve Schmuck (1988), kaynak ve alıcı durumundaki kişilerin sağlıklı diyaloglar kurma aracı olarak kullanabilecekleri şu becerilerin öğrenilmesinde yarar görmektedirler

Alma Becerileri Gönderme Becerileri

Düşünceler Düşünceleri kendi sözler ile ifade etme Net açıklamalar yapma

Davranışlar Diğerinin davranışını betimleme Kendi davranışını betimleme

Duygular İzlenimleri kontrol etme Duyguları tanımlama

Alma Becerileri :

Düşünceleri Kendi Sözleriyle İfade Etme; başkalarının söylediklerinin, kişinin kendi ifadeleriyle anlatılmasıdır.

Diğerinin Davranışını Tasvir Etme ; alıcının, kaynağın davranışlarını yarım kalmadan, arkasındakileri ön plana çıkarmadan tanımlamasıdır.

Örneğin, öğrenciye "dersin başından beri konuşulanları dinlemeyip elindeki dergiyi okuyorsun" demek yerine "zaten hiç dersi dinlemezsin" demek bizim onunla ilgili yargımızı da içermektedir.

İzlenimleri Kontrol Etme,alıcının karşıdakinin duyuşsal durumunda neler algıladığını tanımlamasıdır. Örneğin, öğretmenin öğrenciye"bugün üzgün görünüyorsun, canın bir şeye mi sıkıldı?" biçiminde soracağı bir soru onu suçlamaktan çok onu anlamaya çalışıyor olduğunu göstermektedir.Gönderme Becerileri :

Net Açıklamalar Yapmak, bir başkasına mesaj göndermedeki en önemli beceridir. Bir açıklamanın alıcı tarafından kendi ifadeleriyle özetlenebilmesi onun netliğini yansıtır.

Kendi Davranışını Betimleme, kaynağın belli bir durumda nasıl davrandığını açıklamak içindir. Bunun birincil amacı kendisiyle ilgili bilgi vermek, ikincil amacı ise, başkalarıyla empati kurmaktır.

Duyguları Tanımlama, belki de en az kullanılan iletişim becerisidir. Duyuşsal mesajların gönderilmesiyle ilgilidir.

Dönüt (Geribildirim) ise, karşılıklı bir süreçtir. Bir kişinin diğerinin davranışının etkileriyle ilgili mesaj göndermesidir.

Schmuck ve Schmuck’un (1988) saptadığı etkili iletişim becerilerinde tarafların

net olması,

kendisinin ve karşısındakinin davranışlarını tasvir etmeye çalışması

dikkati çeken özelliklerdendir.

Bu özellikler Anderson’ın (1991) sınıfta etkili iletişimin kurulması için getirdiği önerilerde de yer almaktadır.

Anderson önerilerini

a. Bilgi verme ve açıklama yapma

b. Soru sorma

c. Dönüt

olmak üzere üç boyutta toplamıştır.

Anderson’ın (1991) önerileri şöyle özetlenebilir:

1. Öğrencilere sunulan bilgi ve açıklamalar net ve anlaşılır olmalıdır.

Bunun için şu teknikler kullanılabilir:

Dersin genel bir çerçevesini çiziniz, konunun ayrıntıları ya da önemsiz noktaları üzerinde odaklaşmak yerine geniş bir resmini çiziniz.

Gerektiği zaman özellikle zor kavramları açıklarken tekrarlama yapınız.

Konuyu dağıtmaktan kaçınınız ve konuya odaklaşınız.

Zaman zaman sorularla ya da bazı işler yaptırarak öğrencilerin anlama düzeylerini saptayınız

Ana noktaları açıklarken çeşitli örnekler veriniz ve öğrencilerin soyut kavram ve düşünceleri anlamalarına yardım ediniz.

Örencilere önemliyle õnemsizi ayrıntı etmeyi öğretebilmek için nerelerin önemli olduğunu söyleyiniz.

Açıklamalarınızda net terimler kullanınız.

Yeni öğrenilenlerle öncekilerin ilişkilendirilmesine yardım edecek net kavramlar kullanınız.

2. Hem gösterip hem açıklamak yalnız birisini yapmaktan daha iyidir.

3. Sınıfta soru sormanın iki ana amacı öğretmenler tarafından iyi anlaşılmalı ve bu iki amaca uygun soru sorma teknikleri kullanılmalıdır.

Soru sormanın amaçlarından biri;

a. öğrencilerin anlayıp anlamadığına bakmak, diğeri ise,

b. öğrenciyi düşünmeye sevk etmektir.

Soru sorarken dikkat edilecek noktalar "Düşünmeyi Öğretme " konusunun "Doğru Soru Sorma Stratejileri " bölümünde yer almaktadır.

4. Öğrencilere cevaplarıyla ilgili dönüt verilmeli ve yanlışlar düzeltilip doğrular pekiştirilmelidir.

Şimdi de Sözel olmayan iletişim becerilerini inceleyelim.

Sözel Olmayan İletişim

Buraya kadar daha çok sözel iletişim süreçleri üzerinde duruldu. Ancak iletişimin sözel olmayan yönü de vardır.Sözel olmayan iletişim beden diliyle yürütülür.

Örneğin, bir öğrencinin yaptığı bir konuşmadan sonra öğretmenin gözlerinin parlaması bir beğeni ifadesidir.

Bir şeyi önemseyip önemsemediğimizi, sıkılıp sıkılmadığımızı, yorgun olup olmadığımızı beden diliyle anlatırız. Sözel olmayan, iletişim öğrenme-öğretme süreçlerinde de önemlidir.

Tarafların,

birbirine yakın durup durmaması,

vücutlarının duruşu,

yüz-göz ifadeleri ve jestleri,

sözel mesajlara anlam katar ya da anlamı karıştırır.

Davies’in (1981) öğrenci ve öğretmen arasında yer alabilecek sözel olmayan iletişime verdiği õrnekler aşağıdaki çizelgede yer almaktadır.

Öğretimsel Ortamlardaki Beden Dili Örnekleri

Anlam Örnek Davranışlar

1.Dinlemeye Açıklık başı ve vücudu öne eğmek, ellerini bir araya getirmek, çenesini avcunun içine almak

2.Dostça Duygular sık sık gülümseme, ceket ya da gömleğinin düğmesini açmak, göz iletişimi kurmak

3.Onaylama saçını okşama, omzuna dokunma

4.Derin Düşünme burnunun üst kısmını kaşıma

5.Konuşmayı Kesmek kulağına dokunma, işaret parmağını dudağına götürme, elini konuşanın koluna koyma

6.Düş Kırıklığı ellerini birbirine vurma, yumruğunu masaya vurma

7.Reddetme parmağıyla burnuna dokunma. ceket ya da gömleğini ilikleme

8.Savunmacı Duygular kollarını ve bacaklarını göğüs hizasında çapraz olarak tutma

9.Üstünlük parmağıyla işaret ederek konuşma

10.Oyalama gözlük temizleme, kalemi dudaklarına değdirme

11.Uzak Durmak İsteme elini kaşına koyma, başını alçaltma, ayaklarını masaya koyma

12.Etkileşimi Kesme konuştukları insana bakmama, başını kaldırma,kişisel eşyalarını alarak ayağa kalkma

Kaynak: Davies (1981), s.157

Previous

Ahmet Şahin

Üç Yakınma Üç Beklenti Anketi

Next

Yorum yapın