Kaynakça

|

5 NİSAN EKONOMİK İSTİKRAR KARARLARI

1. KARARLARA YOL AÇAN EKONOMİK ORTAM

5 Nisan Ekonomik istikrar kararlarına yol açan gelişmeler, bizzat kararların başlangıç kısmında şu şekilde açıklanmaktadır:Türkiye ekonomisinde temel yapısal değişiklik yaratan 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Tedbirlerinden sonra, özellikle 1990 yılından itibaren kamu kesimi açıklarının hızla artması, vergi gelirlerinin iç borç servisine bile yetmemesi, devletin nakit açığını iç borçlanma ile finanse eder duruma düşmesi, bu açığı kapatmak için dış borca ve Merkez Bankası kaynaklarına yönelmesi ile döviz rezervlerinin hızla erimesi, yeni bir istikrar programının yürürlüğe konulmasını zorunlu kılmıştır.

I. Kamu açıkları uzun yıllardan beri Türk Ekonomisinin gündemindeki en önemli yeri almıştır. 1996 yılından bu yana kamu açıklarının sürekli bir artış eğilimi gösterdiği dikkati çekmektedir. Yine aynı dönemde kamunun iç borçlanmasında ciddi bir artış olduğu görülmektedir.

II. Hızla artan kamu açıkları, 1989 – 1993 döneminde reel ücretlerdeki hızlı yükselme ve aynı zamanda sermaye hareketlerinin serbest bırakılması ile birlikte Türk Lirasının reel olarak değer kazanması, ekonomide iç talepten kaynaklanan bir büyüme yapısı oluşturmuştur.

III. Artan kamu açıklarının borçlanma yoluyla finansmanı, iç borçlanma faizlerinin yükselmesi ve borç vade yapısının kısalması ile sonuçlanmıştır.

IV. 1989 sonu itibariyle uluslararası sermaye hareketlerinin serbestleştirilmiş olduğu bir ortamda yüksek kamu açıkları nedeniyle artan iç faizler kısa vadeli sermaye girişinin hızla artmasına neden olmuştur.

V. Ancak bu finansman yöntemi bir yandan Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısında reel olarak değer kazanmasına yol açarken, diğer taraftan kısa vadeli ve çok yüksek faizli bir dış borçlanmayı beraberinde getirmiştir.

KARARLARIN AMAÇLARI

5 Nisan Kararlarının amaçları, Kararların ilgili paragraflarında şöyle sıralanmaktadır.

I. Bu programın amacı; enflasyonu hızla düşürmek, Türk Lirasına istikrar sağlamak, ihracat artışını hızlandırmak, ekonomik ve sosyal kalkınmayı sürdürebilir bir temele oturtmaktır.

KONJONKTÜREL KARARLAR

Kararların konjonktüre yönelik maddelerden bazıları aşağıda verilmiştir.

1. Döviz Kuru, Ücret ve Fiyat Politikaları

I.Uluslararası piyasalarda güvenin sağlanması, rezervlerin güçlenmesi ve ödemeler dengesinin iyileşmesi, programın bir bütünlük içinde ve tavizsiz uygulamasına bağlıdır. Nisan ve Mayıs ayları fiyatlarının denge düzeyini bulma dönemi olacak Mayıs ayından sonra ekonomide önemli gelişmeler gözlenecektir.

II.Programın uygulanması ile oluşacak yeni koşullarda, döviz kurunun hedeflenen enflasyon oranı ile uyumlu bir şekilde gelişmesini sağlamayı amaçlayan bir kur politikası izlenecek, spekülatif hareketlere izin verilmeyecektir.

Özetlersek, bütün ekonomik birimlerin, hesaplarının ileriye dönük yapmaları ve geçmiş enflasyonun toplumun hafızasından silinmesi, başarının temel şartıdır.

2. Merkez Bankası ve Bankacılık Sektörüyle İlgili Tedbirler

I.Son yıllarda hızla artan kamu açıklarının Merkez Bankası ve mali piyasalar üzerindeki baskısı, para politikalarının etkin bir şekilde kullanımını zorlaştırmıştır. İstikrar programının kamu açıklarını düşürücü etkisi, Merkez Bankasının parasal büyüklükler üzerindeki kontrol gücünü arttıracak ve mali piyasalarda kalıcı bir istikrar sağlanacaktır.

II.Hazine ve diğer kamu kuruluşlarının Merkez Bankasından kredi kullanımlarına sınırlama getirilerek, Merkez Bankası daha özerk bir yapıya kavuşturulacaktır.

Gelir Artırıcı Tedbirler

I.Vergi ödemeyen kesimlerin bu alışkanlıklarına son verileceği öngörülmektedir.5 Nisan’dan itibaren vergi denetimleri kamuoyunun yakından göreceği şekilde daha da yaygınlaştırılacak ve yoğunlaştırılacaktır.

II. KİT mal ve hizmet fiyatları döviz kurundaki artışlar ve piyasa koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenerek önemli ölçüde artırılmıştır.

6 ay içinde KİT fiyatları dondurulacaktır. Şeker ve çay fiyatlarına 1994 yılının sonuna kadar zam yapılmayacaktır. Kamu açıklarının denetim altına alındığı ve parasal büyüklüklerin kontrol edildiği bu yeni ortamda, özel kesiminde fiyatlarını bu politika çerçevesinde belirlemesi beklenmektedir. Bundan sonra her türlü fiyat ayarlamasının geçmişe göre değil ileriye dönük olarak yapılması gerekir. Yani, yeni bir dönem başlamaktadır.

III. Bütçe açıklarının süratle kapatılması amacıyla, akaryakıt tüketim vergisinden bütçeye aktarılan pay %50’den %70’e çıkarılmıştır. Ayrıca akaryakıt fiyat istikrar fonu kesintisi % 10’dan % 25’e yükseltilmiştir. Bunun yanı sıra, KİT fiyat ayarlamalarıyla ortaya çıkan ek hasılatın bir bölümü Hazine’ye aktarılacaktır.

IV. KİT’lerin Hazine’ye olan borçlarının süratle ödemeleri için gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Harcama Kısıcı Tedbirler

I. 1994 yılında memur maaş artışları, mevcut bütçe ödenekleriyle sınırlı tutulacaktır. Personelle ilgili bütçe ödeneklerinden ek bir kısıntı yapılmayacaktır.Toplumda yerleşmiş bulunan geçmiş enflasyona endekslenme alışkanlığını kaldırmak gerekmektedir. Bu çerçevede, tüm toplum kesimlerinden fedakarlık beklemek toplumsal uzlaşmanın gereği olarak düşünülmektedir.

II. KİT’lerdeki sözleşmeli personelin ücretleri eş değer statüdeki memur maaşlarından daha yüksektir. Bu dengesizlik zaman içinde ortadan kaldırılacaktır.

IV. Kamu’da personel alımları dondurulmuştur. Personel ihtiyacı kuruluşlar arası nakil yoluyla karşılanacaktır. Hiç bir şekilde açıktan atama yapılmayacak, yeni kadro ve pozisyon (sözleşmeliler dahil) ihdas edilemeyecek, boş olanlar da doldurulmayacaktır.

İhracata Yönelik Tedbirler

I. Önümüzdeki dönemde başta ihracat olmak üzere, turizm, dış müteahhitlik ve kazandırıcı tüm hizmetler, Türk ekonomisinin itici gücü olmak zorundadır. Yurtiçi talep yurtdışı talebin arttırılması yoluyla dengelenecek, bu yola istihdam ve döviz gelirleri arttırılacaktır. Dünya ekonomisindeki durgunluğun 1994 yılından itibaren yeniden canlanma dönemine bırakacağı yolundaki gelişmeler ve GATT Uruguay Round çerçevesinde dünya ticaretinin liberalleşmesi yolunda atılan adımlar da bunu kolaylaştıracaktır.

II. 1994 yılı başından itibaren reel düzeylerine ulaşan döviz kurları Türk lirasının çıkışının bir kaç yıldır süregelen fiyat dezavantajını ortadan kaldırmış ve rekabet edebilir bir hale getirmiştir.

III. İhracatımız için hayati öneme haiz olan Türk Eximbank kredi ve sigorta yatırımlarının, 1994 yılında kapsamı genişletilerek uygulanmasına devam edilecek, bu amaçla Eximbank’a gerekli kaynak transferi sürdürülecek, bu çerçevede bütçe açıkları kredi imkanlarından yararlanarak Eximbank’a ek 1 Milyar dolar tahsis edilecektir.

IV. AT ile gerçekleştirilecek gümrük birliği çerçevesinde, AT ve genelde dış pazarda rekabet gücüne sahip olabilecek sektörlerde üretimin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede AT normlarına teknolojisi uygun, çevreye duyarlı, değeri yüksek, moda ve markaya yönelik, uluslararası kaliteye sahip üretim ve yatırımlar desteklenecektir.Yatırım teşviklerinde mukayeseli üstünlükler ve yerli kaynak yabancı kaynak dengesi dikkate alınacak, özkaynak kullanımı geliştirilecektir.

Tarımsal Destekleme Politikaları

I. KİT’ler tarım satış kooperatifleri birlikleri ve diğer kuruluşlar aracılığıyla yürütülen tarımsal destekleme politikasında yanlışlıklar, bu kuruluşların finansman açıklarının artmasına neden olmuştur. Dünya fiyatlarının üstünde seyreden destekleme fiyatları, diğer ürünlerde eğitim alanlarının aşırı genişlemesine, üretim fazlası oluşmasına ve devletin aşırı alımlar yaparak yüksek stok maliyetlerine katlanmasına neden olmaktadır.

II.Destekleme fiyatları belirlenirken dünya fiyatlarındaki gelişmelerin yanısıra yurtiçi-faktör fiyatlarındaki gelişmelerde dikkate alınacaktır. Bu kapsamda, tarımsal destekleme fiyatları ücret ve maaşlarda öngörülen hedeflerle tutarlı olarak belirlenecektir.

III. Tarımsal destekleme konusunda; hedef kitleye doğrudan ödeme yapmak ve kredi kolaylıkları sağlama gibi fiyat desteği dışındaki konulara ağırlık verilecektir.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile İlgili Düzenlemeler

I. Faaliyetleri devam eden KİT’lerin özel sektör kuruluşları gibi hacze, iflasa ve tasfiyeye açık olmaları için gerekli düzenlemeler hazırlanmıştır.

II. KİT’lerin iştirakleri, gayrimenkul, dinlenme tesisleri ve lojmanların satılması hızlandırılacak bu konuda Yönetim Kurulları yetkilendirilecektir.

III. Emekli sandığına ait gayrimenkuller gözden geçirilecek, sandığa ait oteller kiraya verilecek veya satılacaktır.

IV. Özelleştirilecek kuruluşlarda rasyonalizasyon sebebiyle olabilecek istihdam azalmalarında ödenen istihdam kaybı tazminatlarının, özelleştirme kapsamında olmamakla birlikte benzer tarzda rasyonalize edilmesi, gereken KİT’lerde de ödenmesi sağlanacaktır.

Sosyal Güvenlik Kuruluşları Reformu

i. Sosyal güvenlik kuruluşlarına kaynak yaratmalarının sağlanması, Bütçe üzerindeki yüklerinin azaltılması ve emeklilikteki nimet – külfet dengesinin kurulması temel hedef olarak benimsenmiştir.

-Özel sağlık ve özel emeklilik sigortası teşvik edilecektir.

-Tazminatların emekli keseneği matrahına dahil edilmesi suretiyle emekli sandığı gelirleri arttırılacak ve böylece söz konusu kuruluşun bütçe üzerindeki yükü hafifletilecektir.

-Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılar için, emekliliğe hak kazandıran prim gün sayısı belli bir geçiş süresi tanınarak, kadın sigortalı için 7200 , erkek sigortalı için 9000’e çıkarılacaktır. Ayrıca, emekli aylığı ödemelerinin başlayabileceği asgari yaş sınırı getirilecektir.

-Sosyal Sigortalar Kurumu emeklilerine ödenen sosyal yardım zammını karşılayacak şekilde prime esas ücret yükseltilerek prim gelirleri ve bazı prim oranları arttırılacaktır.

SSK’dan emekli aylığı alanlar için memur maaş katsayısı yerine kurumun aktüaryal dengesini ve ödenen prim miktarını dikkate alan yeni bir katsayı sistemine geçirecektir. Daha yüksek emekli maaşı almak isteyenlere ek prim ödeme imkanı tanınacaktır.

ii. Bağ-Kur’da aylık bağlamada prim ödeme süreleri ve prim miktarları dikkate alınacaktır. Bağ-Kur’un aktüarya dengesi sağlanacaktır.

iii. İş yeri denetimleri arttırılarak çalışanların sigortalı olmaları sağlanacak, bu yolla SSK’nın prim gelirleri arttırılacaktır.

iv. SSK’nın piyasa rayici altında kira gelirleri getiren gayrimenkullerinin kira bedelleri rayiç değerlere yükseltilecek ve kira getirmeyen gayri menkulleri öncelikle satılacaktır.

v. SSK’nın birikmiş prim alacaklarının tahsili hızlandırılacak, özellikle Belediyelerin prim borçları İller Bankası’nca dağıtılan genel bütçe paylarından kesilecektir.

5 NİSAN KARARLARINDAN ÖNCE ALINAN 1958,1970 VE 1980 EKONOMİK İSTİKRAR KARARLARI VE SONUÇLARI

Türkiye’de 5 Nisan 1994 Kararlarından önce 1958, 1970 ve 1980 yıllarında da “istiktrar paketleri” yürürlüğe konulmuştur. Türkiye ekonomisinde, 1958 yılından itibaren ortalama her 10-12 yılda bir istikrar tedbirlerine başvurmak, bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Her istikrar tedbirinin, mutlaka IMF tarafından mali yönden desteklenmesi gerekmiştir. 1 Mart 1947 tarihinde çalışmaya başlıyan IMF , otuz yıl boyunca Türkiye ekonomisini denetlemiştir. 1985 yılında IMF’nin şartları kabul etmek durumunda kalması, ekonomik yönetimi açısından bir başarısızlığın açık kanıtıdır. IMF’nin Türkiye ekonomisine ilk müdahalesi, dış borçlar yüzünden gerçekleşmiştir. 1958‘de 600 milyon dolarlık dış borç ertelenmiş, 359 milyon dolarlık yeni kredi sağlanmıştır. Buna karşılık Türkiye 3 Ağustos 1958‘de yaptığı yüzde 320 oranında devalüasyon ile TL’nı dolar karşısında 2.80 liradan 9 liraya düşürmüştür. 1970’de başlayan devalüasyon hastalığı, sonraki yıllarda da devam etmiştir. 1970 Ekonomik İstikrar Paketi tartışılırken zamanın Başbakanı Süleyman Demirel, devalüasyon kararını almak zorunda kalınca bu kararı Washington’a şifreli bir mesajla iletmiştir; “Papaza söyleyin, ayin hazırlığı yapılsın”. Yani, IMF Direktörüne söyleyin, devalüasyon tamam.

5 Nisan Kararlarını, daha önceki üç Karar ile karşılaştırabilmek için, 1958 , 1970 ve 1980 tedbirleri ve sonuçları aşağıda özetlenmiştir.

1958‘e gelirken ekonomik gelişmeler;

– Sabit kur politikası uygulaması,

– İhracat artış hızında azalma,

– İthalatta artma, temel malların ithalatında azalma,

– 1954’ten sonra tarımsal üretim artışında yavaşlama,

– Büyüme hızında düşme,

– Enflasyonist baskılarda artma,

– Döviz darboğazı

Türkiye dünya çapında da bir rekor kırmıştır. Türkiye rahatsızlık endeksi ortalama yüzde 11.2 olan 10 ülkeden 14 kat daha kötü bir sonuç elde etmiştir. Gelişmeler aşağıda verilmiştir.

__________________________________________________ ___________

Ülkeler Enflasyon İşsizlik Rahatsızlık

% % Endeksi %

__________________________________________________ ___________

Türkiye 149,6 8,4 158

Kanada 12,1 9,6 21,7

Fransa 1,7 12,7 14,4

İtalya 3,9 12,1 16

Japonya -1,3 2,9 1,6

Hollanda 2,5 7,4 9,9

İsviçre 0,3 4,5 4,8

İngiltere 2,4 8,8 11,2

ABD 1,7 5,4 7,1

Almanya 2,4 8,2 10,6

Belçika 1,9 14 15,9

10 sanayileşmiş ülkenin ortalaması :11,32

__________________________________________________ ___________

Kaynak : OECD, Economic Survey, 1994.

KAYNAKÇA

BAŞOĞLU Koray; Türkiye Ekonomisi, Anadolu Yayınevi, İzmir,

1995.

ŞEN Sebahattin; Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye, Bağlan

Yayıncılık, Ekim 1995.

KARLUK Rıdva; Türkiye Ekonomisi, Beta Yayınları, Eskişehir

1995.

Previous

Üst" Kurullar Ve İfade Özgürlüğü

Sermaye Bütçelemesi

Next

Yorum yapın