Refah Maksimizasyonu Ve Tam Rekabet

|

TUNCER GEVENÇ

REFAH MAKSİMİZASYONU VE TAM REKABET

Ekonomi ancak belli varsayımlar altında maksimum sosyal refah seviyesine ulaşabilmektedir. Sosyal refah maksimizasyonunun vurgulanması gereken bir yönü de mutluluk noktası çözümünün yalnızca teknik ilişkilere dayanması, yani refah maksimizasyonunun tamamen teknokratik oluşudur.Bilindiği gibi mutluluk noktası eş ürün, kayıtsızlık ve üretim olanakları eğrisi eğimleri eşitlenerek belirlenmektedir. Dolayısıyla, refah maksimize eden çözüm fiyatlara bağlı değildir. Bununla birlikte tam rekabet koşulları Pareto optimuma ait üç marjinal koşulun sağlandığı genel denge durumunun oluşmasına neden olabilir. Burada tam rekabet ile elde edilen genel denge çözümünün refah maksimizasyonuna ait mutluluk noktası ile aynı olduğu gösterilecektir.

a) En kârlı olarak hangi üretim miktarı seçilirse seçilsin bireysel firmanın kârını maksimize edebilmesi için seçilen üretim miktarını minimum maliyetle gerçekleştirmesi gerekmektedir. Maliyet minimizasyonu ise iki üretim faktörüne ait marjinal teknik ikame haddinin fiyat oranına eşit olduğu noktaca belirlenen faktör bileşiminin kullanılmasıyla sağlanır:

MRTSL,K =w/r

Tam rekabet koşulları altında tüm firmalar aynı faktör fiyatlarıyla karşı karşıya kalırlar.Dolayısıyla ,

MRTSxL,K =MRTSyL,K = w/r olur.

Bu durum şekil 21.8 deki sözleşme eğrisinin W’’’ noktasındaki eğimi, tam rekabetçi faktör piyasalarındaki w/r oranına eşittir. Bunun nedeni W’’’ noktasında Y ve X mallarına ait eş ürün eğrilerinin birbirlerine teğet olması yani aynı eğime sahip bulunmalarıdır.

b) Fayda maksimizasyonu iki mala arasındaki marjinal ikame haddinin mal fiyatları oranına eşit olduğu noktaca belirlenen mal bileşiminin tüketilmesini gerektirir:

MRSx,y =Px / Py

Tam rekabet koşullarında tüm tüketicilerin mallar için ödedikleri fiyatlar birbirinin aynıdır.Dolayısıyla,

MRSAx,y =MRSBx,y =Px /Py

olur.Bu durumda şekil 21.7 deki sözleşme eğrisisnin W’’’ noktasındaki eğimi, tam rekabetçi mal piyasalarındaki Px / Py oranına eşittir. Bunun nedeni W’’’ noktasında tüketicilere ait kayıtsızlık eğrilerinin birbirine teğet olması, yani aynı eğime sahip bulunmalarıdır.

c) “Mutluluk” noktasında eşitlenmiş kayıtsızlık eğrisi eğiminin (ortak MRSx,y) üretim olanakları eğrisinin W’’’ noktasındaki eğimine eşittir.Dolayısıyla, sosyal refahı maksimize eden mal bileşimlerini tanımlayan W’’’ noktasında

MRPTx,y =Px / Py eşitliği geçerlidir.

Refahı maksimize eden mal bileşimi örnreğimizdeki en yüksek eş değer eğrisinin üretim olanakları eğrisine teğet olduğu noktaca belirlenir.Dolayısıyla,AB doğrusunca tanımlanan fiyat oranı düzeyinde W’ noktası refahı maksimize eden mal miktarlarının yanında en yüksek çıktı değerini tanımlar.

d) Son olarak, tam rekabet koşullarında firma kârını mal fiyatını marjinal maliyete eşitleyerek maksimize eder.Dolayısıyla,

MRPTx,y = Px / Py = MCx / MCy olur.

Tam rekabetçi sistem, sosyal refahı böyle maksimize etmektedir.Bu, firma ve tüketicilerin maksimize edici davranışlarının sonucudur. Adam Smith’in iki yüz yıl önce belirttiği gibi tam rekabetçi piyasa (serbest girişim) sisteminde her birey kendi amaçlarını elde etmeye çalışırken ‘görünmez bir el’ tarafından tüm toplumun refahını arttıracak bir yola yönlendirilir.

Bununla birlikte, tam rekabet refah maksimizasyonunda takip edilecek yollardan yalnızca bir tanesidir.Örnek olarak,hükümetlerin gölge fiyatları belirlediği ve bireyleri kazançlarını maksimize etmeye yönlendirdiği merkeziyetçilikten uzak bir sosyalist sistemde prensipte tam rekabet ile aynı sonucun elde edilmesini sağlayabilir.

Özet olarak tamamen teknokratik bir problem olan refah maksimizasyonu zımni olarak bir küme fiyat içerir.Atomistik kâr ve fayda maksimize edicilerin bu fiyatlar karşısındaki merkeziyetçilikten uzak kararları mutluluk noktasının gerektirdiği üretim miktarlarının ve mal dağılımının elde edilmesini sağlar. Bireysel maksimize ediciler tam rekabetçi bir ortamda ya da merkeziyetçilikten uzaklaştırılmış Lerner-Lange tipi sosyal bir sistemde rol almış olabilirler.İkinci durumda bürokratların sosyal refahı maksimize eden gölge fiyatları belirlemiş ve bireyleri fiyatlara göre hareket etmeye yönlendirmiş olmaları gereklidir.

Yukarıda sözü edilen ‘ikilik (dualite) teoremi’ modern refah iktisadının çekirdeğini oluşturur.Bu ikilik teoremi şöyle tanımlanabilir:Üretim fonksiyonunca tanımlanana teknolojik ilişkiler, tüketicilere ait ordinal fayda endeksleri ve sosyal refah fonksiyonu verildiğinde refah maksimizasyonu bireylerin maksimize edici davranışları sonucunda elde edilebilir. Bununla birlikte, bu saf teknokratik oluşum içinde bir küme sabit bulunur.Bu sabitler tam rekabetçi bir ekonominin fiyatlarını ya da sosyalist bir ekonominin ‘gölge fiyatlarını’ tanımlar.Dolayısıyla, bu ‘fiyatların’ (sabitlerin) bilinmesi ve bireysel üretici ve tüketicilerin bu fiyatlara göre kârlarını ve faydalarını maksimize etmeleri durumunda, bu davranış şekli sosyal refahın maksimize edilmesini sağlar.

Previous

İşçilik Maliyetlerinin Saptanması Ve Kaydı İle İlgili Sorunlar

Kaynakça

Next

Yorum yapın