Yap-işlet-devret Modelinin Tanımı Ve Genel Özellikleri

|

1. Yap-İşlet-Devret Modelinin Tanımı ve Genel Özellikleri

1.1. YİD Modelinin Tanımı

YİD Modeli, İngilizce’den dilimize çevrilen “Build- Operate- Transfer”

(BOT) kavramının karşılığı olarak ifade edilmektedir. Libya’da bu kavram “Turnkey Contracts” olarak, Kanada’da ise her iki tarzda da gerek kısmi gerekse bütün olarak kullanılmaktadır. Anahtar teslimi tesis projeleri de kısmen bu modele atıfta bulunmaktadır.

Büyük enerji, altyapı ve bayındırlık işlerinin bir bölümünün yerli veya yabancı özel sektör ortaklığı ile gerçekleştirilen Ortak Girişim Şirketleri (OGŞ) tarafından yapılmasını, belirli bir müddet işletilmesini ve sonra da işler bir şekilde ilgili idareye devredilmesini öngören modelin adı Yap-İşlet-Devret (YİD)’dir.

YİD bir finansman, ileri teknoloji, veya yüksek finansman ihtiyacı sebebiyle yatırım programlarına alınmamış önemli altyapı projelerinin ilgili kamu kuruluşu ve yabancı sermaye katılımı ile gerçekleştirilmesine yönelik bir modeldir.

Genel olarak kamu kurumlarınca üretilen bir malın yada hizmetin ilgili kamu kuruluşunca verilecek satın alma garantisi kapsamında, özel sektörce üretilmesi ve kamu kuruluşuna veya doğrudan tüketiciye satılması amacına yöneliktir. Modelde kurulan bir OGŞ’nin finansmanını da kendi sağlayarak tüm yatırımı yapması, işletme ve bakım giderlerini üstlenmesi, varsa aldığı kredileri geri ödemesi, belirli bir program çerçevesinde sermayesini geri alması ve önceden anlaşılmış olan işletme süresi sonunda yatırımı bedelsiz olarak ilgili kamu kuruluşuna devretmesi esastır.

Yap-İşlet-Devret Modeli, bir ülkenin temel altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesinde, dış finansman sağlamayı ve özel kesime açılmayı amaçlayan oldukça yeni bir uygulamadır.

1.2. Modeli Doğuran Nedenler

YİD Modeline ihtiyacı doğuran nedenler başlıca iki temel unsur olarak tarif edilebilir.

Kamu Kaynaklarının artık Ülke Yatırım İhtiyaçlarını Karşılayamaz Halde Olması

Bu konuda çarpıcı bir örnek verilecek olursa, ülkemizde “1960’lı ve 1970’li yıllarda, yatırım harcamaları konsolide bütçe harcamaları içinde önem sıralamasında cari harcamaların, arkasından ikinci sırada yer almaktaydı. Ancak 1980’li yıllarda, harcamaların birleşiminde çok esaslı değişiklikler ortaya çıkmış, transfer harcamaları, faiz ödemeleri dolayısıyla hızla artmış ve bazı yıllar cari harcamaları bile geride bırakmıştır. Bu gelişmede en büyük zararı yatırım harcamaları görmüştür. 1980-1984 döneminde yatırım harcamalarının konsolide bütçe harcamalarına oranı %19 civarında iken, bu oran 1989-1983 döneminde 6 puan daha gerileyerek %12.9’a düşmüştür.”.

Bunlara karşın, artan nüfus ve sanayileşme ile hızla artan şehirleşme ve hizmette kalitenin ön plana çıkmış olması, büyük ölçekli kaynak ve finansmanı gerekli kılmıştır. İşte birbirine ters böyle bir ortam YİD Modellerinin gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Büyük Yatırım Projelerinin Finansmanının Büyük Ölçüde Dış Kredilerle Karşılayan Hükümetlerin, Dış Kredi Temininde Zorlanmaları

Kamu kesimi açıklarını kapatmada dahi dış borçlanmanın kullanıldığı görülürse, özellikle 1989 yılından sonra dış borçlanmadaki azalma dikkat çekicidir.

70 Milyar dolar civarındaki dış borç stoku ile devletimizin dış borçlanması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, 1.2 Katrilyon TL.’nın üzerindeki iç borç stoku ise ülke nakit açıklarını karşılayamaz bir durum yaratmıştır. Böyle bir durumda alternatif bir yatırım aracı olarak YİD modeli, vazgeçilmez bir gündem maddesi olmaktadır.

1.3. Üretilecek Mal ve Hizmetlerin Yapısı

YİD modeliyle üretilen mal ve hizmet, birçok faktör tarafından etkilendiği için serbest bir yapı göstermez. Dolayısıyla üretilen bu mal veya hizmetin fiyatlandırması da serbest değildir. Üretilen mal veya hizmetin başlıca alıcısı halk yada toplumdur. Bu tür proje uygulamaları genellikle ulaşım, enerji, madencilik, tabii kaynaklar, çevre, su v.s. gibi çok kişinin tüketici olduğu alanlarda olduğu gibi çok kişinin tüketici olduğu alanlarda yapıldığından hemen hemen herkesi ilgilendirir. Dolayısıyla mal yada hizmetin fiyatının tespiti aşamasında yalnızca piyasa şartları değil, aynı zamanda ilgili kanun ve sözleşme şartları, tüketicinin satın alma gücündeki değişiklikler gibi diğer bazı faktörler de önemli bir rol oynayacaktır.

YİD modeli hem kamu yararı gözeten amaçları ile kamu sektörüne, hem de o mal veya hizmeti üretecek organizasyonun birçok departmanının işleyişi açısından da özel sektöre benzer bir yapı göstermektedir. Yani model çok amaçlı fonksiyonel bir yapıya sahiptir.

1.4. Modelin Amaçları

YİD modelinin amacı bir tek olmayıp, çok çeşitli başlıklar halinde özetlenebilir.

Önemli altyapı projelerinin genel bütçeye yük getirmeden gerçekleştirilerek verimli bir şekilde işletilmesi ve özel sektör yatırımlarının teşviki

Projenin gecikmesinin yada gerçekleşmemesinin ekonomiye maliyetinin sıfırlanması

Yabancı sermaye girişi sağlanması

Gelişmiş teknoloji ile yönetim ve etkin işletme tekniklerinin yurda getirilmesi.

1.5. Modelin Genel Özellikleri

Yap-İşlet-Devret Modelinin uygulanabilmesi için aşağıda belirtilen unsurların mutlaka bulunması gerekmektedir.

Ortak Girişim Şirketi (OGŞ – Joint Venture Company)

Projeye taraf olacak bir yerli veya yabancı sermaye şirketi bulunmalıdır. Bu şirket genellikle Ortak Girişim Şirketi (OGŞ) olarak görülmektedir. Proje büyüklüğüne göre bu şirket, uluslararası yatırım bankaları ve diğer finanssal kuruluşların iştirakiyle bir “konsorsiyum”a dönüşebilir. Veya mevcut bir konsorsiyum ile ortak girişim şirketi kurulabilir.

Görev Alanı İstisnası

Yapılacak yatırım sonucunda üretilecek mal veya hizmetlerin OGŞ tarafından üretilip, pazarlanması, yetkiyi elinde bulunduran kamu kurum ve kuruluşları için istisna teşkil etmektedir. Yetki ilgili kurum ve kuruluşlardan alınmadığı gibi, OGŞ için de genel bir yetki devrini oluşturmaz. Buna göre yetki sürtüşmesinin doğmamasına dikkat edilmelidir.

Yapılacak Sözleşme

Projenin, yatırım konusuna göre özel hukuk hükümlerine tabi ve imtiyaz teşkil etmeyen bir sözleşme olması söz konusudur. Sözleşme OGŞ ile yetkisini kısmen devreden kamu kuruluşu arasında akdedilir. Bu tür bir sözleşmenin mutlaka bulunması gereklidir. Bu sözleşme özel hukuk hükümlerine tabidir.

Sözleşme Süresi

OGŞ üstleneceği yatırım bedeli ve kredilerin geri ödeme süresi, projenin önemi, sermayenin miktarı ve işletme esasları dikkate alınarak 49 yıldan fazla olamaz.

Üretilecek Mal ve Hizmetlerin Bedellerinin (Ücretlerinin) Tespiti

OGŞ tarafından üretilecek mal ve hizmetlerin bedelleri Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek esaslar uyarınca gerekli görülen hallerde idarenin bağlı bulunduğu bakan tarafından belirlenebilir.

f) Tesisin Devri

OGŞ tarafından yapılan yatırım ve hizmetler sözleşmenin sona ermesi ile birlikte, borçsuz ve taahhütsüz olarak, bakımlı çalışır ve kullanabilir durumda bedelsiz olarak kendiliğinden idareye geçer.

Garanti

OGŞ’ ye mal ve hizmet bedellerine ilişkin olarak idare adına ödeme garantisi vermeye, köprü krediler sağlamaya, bulunacak krediler için geri ödeme garantisi vermeye, garanti şartlarını belirlemeye Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan yetkili kılınmıştır.

2. Modelin Uygulama Alanları

2.1. Enerji Yatırımları ve YİD

Denilebilir ki YİD modeli Türkiye’de en çok enerji sektöründe kullanılmaktadır. Bunun sebebi Türkiye’nin hızla sanayileşen ve hızla kentleşen dinamik yapısıdır. Bütün bu elektrik enerjisi talebine rağmen, Türkiye halen, su kaynaklarının ancak üçte birin kullanabilmektedir. Kalan kısmının kullanabilmesi için ilave yatırımlara ve finansal kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenlerle, ülkemiz öncelikli yatırım alanlarının başına enerji sektörü alınmıştır. Türkiye enerji sektöründe hem model olarak, YİD modelini uygularken, hem de bu yolla çeşitli enerji dallarında teknoloji ve bilgi transferini gerçekleştirmek istemektedir. YİD modelinin enerji sektörüne uygulanmasında dikkat edilecek nokta, şirketlerden gelen tekliflere göre strateji belirlenmemesidir. Ülkenin kısa ve uzun vadeli ihtiyaçlarına göre yatırım alanları belirlenmelidir. Ve özellikle sanayide girdi maliyetlerini arttıracak, rekabet gücünü düşürecek, eski teknoloji uygulamalarına izin verilmemelidir.

2.2. Bayındırlık ve Ulaşım Yatırımları ve YİD

YİD modeli ile yapımına başlanan veya başlanacak, bayındırlık ve ulaşım alanındaki projeler incelendiğinde daha çok hava limanı ve otoyol inşaatları ile Boğaz geçişleri ve liman kapasitelerini ile serbest bölgeleri içerdiği görülmektedir. Ancak önümüzdeki yıllarda özelleştirme çabalarının yoğunlaşacağı göz önüne alınırsa YİD modelinin birçok uygulama alanı bulacağı düşünülebilir. Ancak Demiryollarımız tam bir yatırım çıkmazı içersindedir. Uzun yıllardır bu alan ihmal edilmektedir. Öncelikle, özelleştirme yolu ile birlikte YİD uygulamaları da demiryolu ulaşımında uygulamaya sokulmalıdır. Özellikle Avrupa ile Gümrük Birliğine giren ülkemizin bayındırlık ve ulaşım yatırımlarına hız vermesi gerekmektedir. Bu alanda proje düzeyinde doğabilecek kredi ihtiyaçlarının karşılanması ve ortak girişimlerin teşvik edilmesi en önemli husustur. Bayındırlık ve ulaşım yatırımlarına özellikle uluslar arası ticarette yeni halkalar eklenebilir. Bunlar Orta Asya petrol ve doğal gaz rezervlerinin yerli ve yabancı kuruluşların oluşturacağı OGŞ’ ler eli ile işletilmesini ve tüketici ülkelere boru hatları ile nakledilmesini kapsayabilir. Bu konuda Asya-Avrupa ekseni ile beraber, Rusya Federasyonu-Ortadoğu ekseni de birlikte düşünülmelidir. YİD ile yapılacak yatırımlar arasında ülkemizin içme suyu kaynaklarının Ortadoğu ülkelerine boru hatları ile satışı da söz konusudur. Petrol ve doğal gaz ile birlikte, su faktörü de önümüzdeki yılların en önemli yatırım alanları olacaktır.

2.3. Mahalli İdare Yatırımları ve YİD

Kamu finansman açığı nedeniyle devletin mahalli idarelere sağladığı kaynaklar son derece yetersiz kalmaktadır. Bu durumda mahalli idarelerin önemli altyapı ve çevre projelerini karşılayacak yeni finansal kaynaklara ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç YİD modeli ile büyük ölçülerde karşılanabilir. Üstelik kurulacak OGŞ’ ler ile mahalli idarelere etkili yönetim ve işletme teknikleri de kazandırılabilir. YİD modeli ile sağlanacak kaynaklar aynı zamanda yatırımları da hızlandıracaktır. Bu durum finansal kaynakların verimli kullanılması anlamına gelmektedir.

YİD modeli, mahalli idareler arasında büyük yer tutan belediyelerin bir çok sorununun çözümü olabilir. Bu sorunların çoğu ise konut, ulaşım, çevre kirliliği ve sağlıkla ilgilidir. Çözümün geciktirilmesi uzun vadede siyasi sakınca teşkil edebilir. Bu yüzden YİD modelinin mahalli idarelerde uygulanması teşvik edilmelidir.

Çıkarılan 3996 sayılı YİD Kanunu ile Anadolu’daki irili ufaklı birçok belediye finansal kaynak sıkıntıları sebebiyle YİD modeliyle bir çok projeyi yapmaya başlamışlardır. Bunlar ekmek fabrikalarından, şehir trafiğinde kullanılan parkmetre saatlerinin yapımına kadar uzanan bir hizmetler zinciridir. Bu durum belediyelerin günümüz finansal sıkıntıları için, özellikle belediyelere ait fonların hükümetler tarafından başka nedenlerle kesilmeleri karşısında bir çıkış yolu olma özelliğindedir. YİD modeli ile yapılan yatırımların belediyelerimize önemli ölçüde bir finansal rahatlama sağlayabileceği ortadadır.

2.4. YİD Modeliyle Yapılmış Yatırımlardan Örnekler

Enerji Sektöründen Örnekler

Aksu-Çayköy Hidroelektrik Santrali: Kurulu gücü 15 MW, 36 Milyon KWh, Aksu A.Ş. tarafından Isparta’da 6.000.000 USD yatırım yapılarak inşa edildi. Kasım 1989 tarihinde işletmeye açıldı.

Hasanlar Hidroelektrik Santrali: Kurulu gücü 9.35 MW, 42 Milyon KWh, Altek A.Ş. tarafından Bolu’da 8.854.000 USD yatırım yapılarak inşa edildi. Mayıs 1991 tarihinde işletmeye açıldı.

Kısık Hidroelektrik Santrali: Kurulu gücü 9.6 MW, 32 Milyon KWh, Ayen A.Ş. tarafından Kahramanmaraş’ta 5.670.000 USD yatırım yapılarak inşa edildi. Ocak 1994 tarihinde işletmeye açıldı.

Bayındırlık ve Ulaşım Sektöründen Örnekler

Projenin Adı Yatırım Tutarı Yüklenici Firma Son Durum

Atatürk Hava Limanı

Dünya Ticaret Merk. 750 milyon $ Lockheed Air

Terminal İnc.(A.B.D) Proje Aşamasında

Derince Limanı 160 milyon $ – Proje Aşamasında

Yumurtalık Limanı 200 milyon $ Seapac (Avst.) Proje Aşamasında

Ankara-İstanbul

Sürat Demiryolu 3.400 milyon $ – Proje Aşamasında

İstanbul Boğazı Tüp Geçidi 1.200 milyon $ – Proje Aşamasında

3. Boğaz Köprüsü ve Çevre Yolu 350 milyon $ – Proje Aşamasında

İzmit Körfez Köprüsü 800 milyon $ – Proje Aşamasında

Serbest Bölgeler (Yumurtalık-Aliağa) 250 milyon $ – Faaliyette

G.Antep-Ş.Urfa Otoyolu 779 milyon $ – Faaliyette

III. Mahalli İdarelerin YİD ile Gerçekleştirdiği Projelerden Örnekler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Katlı Otopark ve Otel İnşaatı: İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Taksim’de 15.000.000 $ yatırım tutarı ve 40 yıl işletme süresi ile Net Holding A.Ş.’ ye yaptırılmıştır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Burunbahçe Turistik Tesisleri : İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Beykoz’da 1.000.000 $ yatırım tutarı ve 13 yıl işletme süresi ile Metro Turizm İşletmeciliği A.Ş.’ ye yaptırılmıştır.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Atakule Projesi: Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Çankaya’da 17.000.000 $ yatırım tutarı ve 49 yıl işletme süresi ile Anıtsal Yapılar Ticaret ve Turizm A.Ş.’ ye yaptırılmıştır.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Atakule Metrosu: Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Kızılay-Batıkent güzergahında 400.000.000 $ yatırım tutarı ve 25 yıl işletme süresi ile ARTAŞ A.Ş. (OGŞ)’ ye yaptırılmıştır.

3. Sonuç

“Yap-İşlet-Devret Modelinin, devletin hantallığının ülkemiz ekonomisi tarafından kaldırılamadığı bu dönemde, işe yararlığı tartışılmazdır. Stratejik olmayan bazı konulardaki uygulamalarda modelin, yap-işlet şeklinde de uygulanabilmektedir. Tabii ki bu modelin de bazı olumsuz yanları bulunmaktadır. Bu olumsuz yanların en önemlisi rantçılığa maruz bırakılabilecek olmasıdır. Uygulamasına devlet kadrolarındaki üst düzey bürokratların karar verdiği bu model ile yapılacak projelerin, çıkar peşinde koşanlar tarafından istismar edilmemesi için çok derin ve detaylı teftişlerden geçmesi gerekmektedir. Model, ancak yerinde ve verimlilik sağlayacak alanlarda uygulanırsa başarı sağlanabilir”.

Previous

İktisadi Kalkınma Ve Finansmanı

Uygulamalı Ekonometri

Next

Yorum yapın