Tahvil

|

TAHVİL

Tahvil bir borçlanma senedidir. Bu nedenledir ki belirlenmiş bir dönem için belirlenmiş faiz fiyatı üzerinden faizi ve dönem sonunda bir defada veya başka bir ödeme şekli ile anaparayı geri ödeme taahhüdünü belirten bir finansal varlıktır.(1) Türk Ticaret Kanunumuzun 420.maddesi tahvili “Anonim şirketlerin ödünç para bulmak için itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkardıkları borç senetlerine tahvil denir” diyerek tanımlamıştır. Bu tanımlama tahvilin herhangi bir borç ödeme taahhüdünü gösteren borç senedinden ayrı, bazı özelliklere sahip olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bir kere tahvil çıkarma yetkisi, Türk Ticaret Kanunu tarafından, anonim ortaklıklara verilmiştir. Ancak, burada şunu da belirtmekte yarar vardır ki, yurdumuzda özel yasalar anonim ortaklıklar dışında bazı kamu tüzel kişilerin de tahvil çıkarmalarına olanak sağlamıştır. Özel yasalar uyarınca çıkarılan bu tahviller de, sermaye pazarında fon kiralama aracıdırlar ve bu pazarda anonim ortaklık tahvilleri gibi işlem görürler. İkinci olarak her tahvil küpuru toplam borçlanmanın bir kısmını temsil eder. Temelde ortaklık bir borçlanmaya girmiştir. Borç verenler hep birlikte bu riski yüklenmişlerdir. Diğer bir deyişle, borçlanan ortaklığın karşısına birden fazla borç veren birlikte çıkmıştır. Bu nedenle, aynı borçlanmayı temsil eden her tahvilin nominal değeri eşit ve ibareleri aynıdır.

Keza, her tahvil sahibinin anonim ortaklığa karşı yükümlülükleri ve sahip olduğu hakları da eşittir. Üçüncü olarak tahvil anonim ortaklığın ödünç para tedarikleme aracı olarak görülmüştür. Paradan başka borç ve alacaklar için tahvil düzenlenmez, düzenlenmiş ise bu adi senede sayılır.(2)

Ülkemizde tahvil çıkarımı için tahvil alıcıları veya temsilcileri ile anonim ortaklık arasında yazılı bir sözleşme yapılması gereğinin olmamasına karşın A.B.D. ‘de tahvil çıkaran şirketin, tahvil ile ilgili yükümlülükleri ve haklarını içeren bir sözleşme senedini (indenture), yatırımcılar nam ve hesabına hareket eden bir vekil-güvenilir el (trustee) ile birlikte imzalanması söz konusudur.(3) Bu vekil genellikle bir ticaret bankasıdır ve tahvil sözleşme senedinde yer alan yükümlülüklerin tahvil çıkaran ortaklıkça zamanında yerine getirilip getirilmediğini ve şartlara uyulup uyulmadığını kontrol eder. Gerektiğinde kanuni işlemleri başlatır ve takip eder. Bir tahvil yatırımcısının, tek başına tahvil çıkarılmasına temel teşkil etmiş koşulların ve şirket yükümlülüklerinin uygulanmasına ilişkin kontrolleri yapması ve gerekli kanuni işlemleri başlatıp sürdürmesi çok zor ve çoğu zaman olanaksızdır. Bu nedenle vekillik kurumu, yatırımcıların korunması açısından yararlı bir kurum olarak düşünülebilir. Türk Ticaret Kanununda 429-433.cü maddelere kurulmuş ve işleyişinin ilkeleri belirtilmiş “Tahvil Sahipleri Genel Kurulu” tahvil sahiplerinin ortaklıkla olan ilişkilerini, genel terimlerde işler tutabilir ve karşılıklı çıkarların korunmasını sağlayabilir. Ancak, bu kurulun tahvil sahiplerini temsil eden vekil’in görevlerini görebileceği kuşkuludur. Her ne kadar Sermaye Piyasası Kurulu, tahvil yatırımcılarının haklarını koruyucu görevleri üstlenmiş ise de ülkemizde, halka satılacak tahvil çıkarımları için vekillik kurumunun getirilmesinde yarar vardır.

Francis,J.C., Investments, Analysis and Manacement, Second Edition Mc GrawHill Book Co.N.Y. sh.9.

Domaniç, H., Anonim Şirketler, Eğitim Yayınları Arpaz Matbaacılık Tesisleri, İstanbul, sh.991.

Francis, J.C., ADI GEÇEN ESER, SH.10.

Previous

Tahvil Değerleme

İşletmelerde Uygulanan Ücret Sistemleri

Next

Yorum yapın