Factorıng İşleminin Değerlendirilmesi

|

1. FACTORING İŞLEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

1.1 Factoring İşleminin Maliyeti

1.1.1 Factoring Komisyonu

Factor, sunduğu hizmetler karşısında satıcının temlik etmiş olduğu alacaklar üzerinden komisyon alır. Bu komisyon oranı alıcıların sayısı, alıcıların durumu, satıcıların taahhüt ettiği ciro, factoring yapılan ülkeler, alacakların para cinsi gibi kıstaslar göz önünde bulundurularak belirlenir. Uygulamada bu oran %1 ile %2,5 arasında değişmektedir.

1.1.2 Ön Ödeme Faizi

Factor, müşteriye vadeden önce yapılan %80 oranındaki peşin ödeme karşılığı iskonto haddi uygulamaktadır. İskonto bedeli, ön ödemelerin günlük bakiyesi üzerinden, nakdin kullanıldığı tarih ile alacağın tahsilatının yapıldığı tarih arasındaki süre için alınmaktadır. Ulusal factoring’de maliyet, kısa vadeli ticari kredi faizlerine uygun olmaktadır. Uluslararası factoring’de ise iskonto bedeli LIBOR+SPREAD şeklinde hesaplanmaktadır.

Factoring işlemlerinin maliyetini bir örnekle göstermek gerekirse;

Ön ödeme oranı : %80

Factoring komisyonu : % 1

Factoring faizi : %90/yıl

Vade : 30 gün

BSMV : %5

100.000.000 TL lik 1 ay vadeli faturasını factor’e temlik eden bir şirket %80 ön ödeme talep ediyor. Factoring şirketi, komisyon ve komisyon BSMV’sini (Banka Sigorta Muameleleri Vergisi) peşin olarak alıyor ve şirkete 78.950.000 TL ödüyor.

Temlik edilen fatura bedeli : 100.000.000

Komisyon tutarı : 1.000.000

Komisyon BSMV’si : 50.000

Yapılacak ön ödeme : 80.000.000

Komisyon ve BSMV’si : 1.050.000

Ödenecek meblağ : 78.950.000

30 gün sonra, kullandırılan ön ödeme için şu şekilde faiz hesaplanacaktır:

78.950.000*0,90*30/360 = 5.921.250

Faizin BSMV’si 296.063

—————-

6.217.313

Müşterinin toplam maliyeti : 1.050.000 + 6.217.313 = 7.267.313 TL olur.

Vadesi gelen fatura factor tarafından tahsil edildiğinde bakiye :

20.000.000-7.267.313 = 12.732.687 TL olarak müşteriye ödenecektir.

1.2 Factoring’in Avantajları

Satıcı firma alıcıya açık hesap usulü ile kredi sunabildiği için rekabet gücü artmaktadır.

Satıcı firmanın, satış hesapları ile ilgili muhasebe hesaplarının factoring şirketi tarafından yürütülmesi ve kredi departmanının işlemlerinin factoring şirketi tarafından üstlenilmesi sonucunda firmanın tahsilat ve kredi yönetimini işlemlerinde büyük kolaylık sağlanır. Bu işler için yapılan personel vb. giderler de azalacaktır.

Factor’ün başarısı pazar hakkındaki bilgisine bağlı olduğundan bu konuda yoğun bir araştırma yapar ve tüm gelişmeleri takip eder. Bu durumda factor, pazar politikaları ve üretim politikaları konusunda sorunları olan müşterilerine ayrıntılı raporlar verebilir.

Factoring şirketi, kredili satış bedellerinin tahsil edilmemesi halinde doğacak tüm kaybı üstlenerek satıcı firmanın karşılaşabileceği güçlük ve endişeleri tamamen ortadan kaldırabilmektedir. Bu nedenle herhangi bir müşteriye kredili satış yapılması kararı factor şirket tarafından alınır. Factor, riskini asgaride tutmak için tüm araştırmaları yapar. Satıcının bu araştırmalar için bir fon ayırmasına gerek kalmaz.

Factoring tekniğinin kullanılmasıyla, ayrı ayrı kişilere yapılan tüm kredili satışlar, sanki tek bir kişiye yapılmış gibi factor şirketin hesabına kaydedilir ve bu kredili satışlarla ilgili her türlü muhasebe kaydı factor tarafından tutulur. Böylece satış muhasebesinin işi hafifletilmiş olur.

Firma pazarda yerini korumak ve kendini geliştirmek için alacaklarını ortalama vadede nakde dönüştürmek zorundadır. Alıcının borcunu ödeyememesi halinde satıcının nakit akış dengesi bozulur. Fatura tutarlarının factor şirket tarafından ödenmesi satıcıya finansman esnekliği sağlamaktadır.

Factoring’in sağladığı finansman esnekliği sayesinde satıcı firma kısa vadeli borçlarını ödeyebilir ve böylece bilançosuna göre kredibilitesi artar.

1.3 Factoring’in Dezavantajları

Komisyon maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle küçük ve orta ölçekli firmalar için çok uygun bir yöntem değildir.

Piyasada, factor’lerden peşin ödeme alan ve tüm alacaklarını onlara devreden firmaların mali açıdan iyi durumda olmadıkları düşüncesi hakimdir.

Uluslararası alanda factoring işlemleri gerçekleştirilirken malların taşınması sırasında varış noktasında meydana gelen fiziksel zararlar dezavantajlardan biridir. Bu durumda alıcı firma, muhabir factoring kuruluşuna durumu bildirmekte, muhabir factoring kuruluşu da satıcı işletmeye başvurmaktadır. Bu prosedürün uzun zamanda gerçekleşmesi ve alıcı firmanın, ortaya çıkan zararı satıcıya kanıtlamasının zorluğu uluslararası factoring’in sakıncalarından birini oluşturmaktadır.

2. DÜNYA’DA FACTORING UYGULAMALARI

2.1 İngiltere’de Factoring

İngiltere’de factoring’deki hızlı gelişme, 1980’li yılların ikinci yarısında başlamıştır. Ancak tahsili mümkün olmayan alacaklardaki artış nedeniyle gelişme hızı yavaşlamıştır. Hatta 1991 yılında, factoring işlemlerinde bir önceki yıla göre az da olsa bir düşüş vardır.

İngiltere’de factor’ler, çeşitli factoring hizmetleri yanında, hızla büyüyeceklerini düşündükleri yeni kurulmuş KOBİ’leri de desteklemektedir. Böylece, söz konusu işletmelere bir tür risk sermayesi de sağlamaktadır.

Factor’ler, normal satış ve ödeme esaslarına göre çalışan işletmelerle çalışmayı tercih etmektedirler. Öte yandan, riski dağıtmak için çok sayıda müşteriyle çalışan işletmeler tercih edilmektedir. Ayrıca tek bir müşterinin borç tutarının, toplam alacakların %25-40’ını geçmemesine de dikkat edilmektedir.

Bankalar tarafından kurulan factoring şirketleri, İngiltere’de toplam işlem hacminin %90’ını ellerinde tutmaktadırlar. Bu şirketler, sağlam mali yapıları ve ileri teknoloji birikimleri sonucu, maliyeti düşük ve kalitesi yüksek hizmetler vermektedirler.

2000 yılı verilerine göre İngiltere, Avrupa’da Türkiye’den sonra factoring kuruluşu sayısı en fazla olan ülkedir. 123 milyar $’lık işlem hacmiyle de hem Avrupa hem de dünya lideri durumundadır.

2.2 ABD’de Factoring

ABD’de 1965 yılında çıkarılan bir yasayla, ticari bankaların da factoring faaliyetlerinde bulunmalarına izin verilmesi bu alanda gelişmeleri hızlandırmıştır.

ABD’de factoring piyasasında görülen önemli bir değişim, factor’lerin riski tamamiyle üstlenmekten vazgeçip, müşterileriyle paylaşmaya başlamalarıdır. ABD’de factoring piyasasının yıllık işlem hacminin %80’ini tekstil ve hazır giyim sektörleri oluşturmaktadır.

2000 yılı verilerine göre ABD, 120 milyar $’lık işlem hacmiyle dünya genelinde ikinci sırada yer almaktadır.

2.3 İtalya’da Factoring

İtalyan factoring piyasası, dünyanın en gelişmiş piyasalarından biridir. Diğer ülkelerde olduğu gibi, İtalya’da da factoring işlemini bankalar başlatmıştır. İtalyan factoring piyasasının en önemli özelliği, yurt içi pazarın %35’ine sahip olan factoring şirketlerinin, büyük sanayi kuruluşlarının iştiraklari olmalarıdır. Factoring şirketlerinin işlem hacmi,büyük ölçüde iç piyasaya yönelmiş durumdadır.

2000 yılı verilerine göre İtalya, 110 milyar $’lık factoring işlem hacmiyle Avrupa ikincisi ve Dünya üçüncüsü durumundadır.

Tablo-1’de kıtalara ve ülkelere göre 2000 yılı işlem hacimleri yer almaktadır.

Tablo-1:Ülkelerin Factoring İşlem Hacimleri (milyon $)

Factor Sayısı AVRUPA Yurt İçi Yurt Dışı Toplam

3 Avusturya 1.585 690 2.275

7 Belçika 5.500 2.500 8.000

5 Çek Cumhuriyeti 760 245 1.005

8 Danimarka 2.700 1.350 4.050

4 Finlandiya 6.915 215 7.130

39 Fransa 48.250 4.200 52.450

15 Almanya 18.660 4.823 23.483

8 Yunanistan 1.300 200 1.500

6 İrlanda 6.000 500 6.500

45 İtalya 105.000 5.000 110.000

7 Hollanda 11.500 4.400 15.900

7 Norveç 4.650 310 4.960

6 Polonya 2.055 30 2.085

8 Portekiz 8.500 495 8.995

19 İspanya 18.870 630 19.500

15 İsveç 10.160 2.150 12.310

113 TÜRKİYE 5.400 990 6.390

70 İngiltere 117.700 6.070 123.770

385 375.505 34.798 410.303

AMERİKA

5 Arjantin 1.700 15 1.715

??? Brezilya 12.000 12 12.012

31 Kanada 1.921 335 2.256

25 Şili 2.525 125 2.650

13 Meksika 4.970 60 5.030

293 A.B.D. 116.000 4.000 120.000

367 139.116 4.547 143.663

AFRİKA

2 Fas 15 30 45

10 Güney Afrika 5.500 50 5.550

2 Tunus 45 15 60

14 5.560 95 5.655

ASYA

3 Çin 180 32 212

8 Hong Kong 1.600 800 2.400

5 Hindistan 450 20 470

3 İsrail 50 410 460

20 Japonya 57.358 1.115 58.473

12 Malezya 570 15 585

15 Singapur 1.800 300 2.100

5 Tayvan 2.100 1.550 3.650

16 Tayland 1.260 8 1.268

87 65.368 4.250 69.618

OKYANUSYA

20 Avustralya 7.200 120 7.320

8 Yeni Zelanda 100 0 100

28 7.300 120 7.420

881 TOPLAM DÜNYA 592.849 43.810 636.659

2000 yılı rakamlarına göre, dünya factoring cirosunun %64’ünü Avrupa, %22’sini Amerika, %13’ünü Asya, %1’ini de Afrika ve Avustralya elinde tutmaktadır. Dünyadaki bütün factoring şirketlerinin neredeyse %30’u ABD’de faaliyet göstermektedir. Türkiye ise şirket sayısı itibariyle %11.4’lük bir paya sahiptir.

Tablo-2:Yıllara Göre Dünya Factoring Gelişimi(milyon $)

EUR EUR EUR EUR EUR ARTIŞ

1996 1997 1998 1999 2000 2000/1999

Fatura İskontosu 18.099,11 31.516,35 32.459,45 40.263,34 55.786,62 38,55%

Kabili Rücu Fact. 27.045,05 33.484,82 40.514,18 52.116,12 58.605,10 12,45%

Gayri Kabili Rücu Fact. 67.422,64 88.657,23 90.565,79 116.490,59 144.208,43 23,79%

Tahsilatlar 8.520,65 9.455,52 9.981,43 16.402,47 16.027,68 -2,28%

Toplam Yurt İçi

Factoring (FCI) 121.087,44 163.113,91 173.520,84 225.272,52 274.627,83 21,91%

İhracat Factoring 6.060,06 7.806,64 8.317,00 12.915,22 15.905,98 23,16%

İthalat Factoring 4.283,11 5.239,02 5.103,00 6.432,00 7.447,21 15,78%

Toplam Yurt Dışı

Factoring (FCI) 10.343,17 13.045,66 13.420,00 19.347,22 23.353,19 20,71%

Genel Toplam (FCI) 131.430,61 176.159,57 186.940,84 244.619,74 297.981,02 21,81%

Dünya Geneli Yurt İçi

Factoring 284.127,00 389.058,00 423.977,00 539.616,00 596.729,00 10,58%

Dünya Geneli Yurt Dışı

Factoring 21.481,54 26.809,08 26.672,00 33.392,00 44.843,00 34,29%

Dünya Toplamı 305.609,00 415.867,00 450.649,00 573.008,00 641.572,00 11,97%

Tablo-2’de görüldüğü üzere, dünya genelindeki yurt içi factoring işlem hacmi, her zaman yurt dışı factoring işlem hacminden fazla olmaktadır. 2000 yılında bütün dünyada toplam 641 milyar $’lık işlem hacmine ulaşılmıştır. Bu rakam,bir yıl öncesine göre %11.97’lik artışı ifade etmektedir.

3. TÜRKİYE’DE FACTORING UYGULAMALARI

3.1 Türkiye’de Factoring’in Gelişimi

Türkiye’de factoring uygulaması, diğer finansal yeniliklerde olduğu gibi, bankalar tarafından başlatılmıştır. Bunun nedeni ise bankaların sektördeki tecrübeleri, piyasa ve müşteriler hakkında oluşturdukları veri tabanlarının genişliği ve müşterileri ile yakın ilişki kurabilmeleridir.

Türkiye’de factoring uygulamalarında ilk adım mayıs 1988’de İktisat Bankası bünyesinde atılmış ve Facto-Finans Alacak Alımı A.Ş. adı altında Türkiye’nin ilk factoring kuruluşu oluşturulmuştur. Bu kuruluş aynı zamanda Türkiye’deki ilk FCI (Factors Chain International) üyesidir.

Factoring’de yurt içi ve yurt dışı potansiyelin hızla artması, bu hizmetin giderek daha fazla tanınması ve birçok endüstride kullanılmaya başlanması, diğer bankaları da bu alana çekmiştir. Aktif Finans Factoring A.Ş., İş Factoring A.Ş., Demir Factoring A.Ş., Heller Factoring A.Ş., Tekstil Factoring A.Ş., Dış Factoring A.Ş., Toprak Factoring A.Ş. Türkiye’nin ilk factoring kuruluşlarındandır.

1994 yılında yaşanan ve ekonomi dünyasını sarsan kriz, factoring sektöründe de işleri durma noktasına getirmiştir. Sektörde faaliyet gösteren firmaların çoğu, alacaklarını tahsil etmekle uğraşırken, yeni müşterilerini kabul edemediler. Kriz bitene kadar sadece çok itibarlı müşterilerin çok küçük hacimli işleri dışında yeni işlem yapmayı düşünmediler. Bazı şirketler yeni özkaynaklarla mali yapıyı güçlendirme yolunu seçerken, bazıları da risklerini sıfırlamaya yöneldiler. Birçok factoring firması, özellikle kendilerini banka kredileri ile fonlayanlar, bunların uyguladığı kredi faiz oranını müşterilerine aynen yansıtmak zorunda kaldılar.

1995 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın factoring şirketleri için 75 milyar TL’lik sermaye şartını koyması ile 11 firmanın faaliyetine son verilmiştir.

Tablo-3:Türkiye’nin Yıllara Göre Toplam Factoring İşlem Hacmi (milyon $)

Yıllar Yıllık Toplam Factoring İşlem Hacmi

1995 816

1996 1.505

1997 3.048

1998 4.043

1999 5.250

2000 6.390

Türkiye’de factoring sektörünün işlem hacmi 1999 yılında reel olarak %45 oranında artmıştır. 1999 yılında ekonomideki negatif büyüme (-&6.4) rağmen factoring şirketleri ortalama %5 büyüme gerçekleştirmişlerdir. Bunun nedeni, bankaların kredi piyasasından çekilmesi olmuştur. Bu durum da factoring sektörüne yaramıştır.

2000’de işlem hacmi 6 milyar $’ın üzerine çıkmıştır. Ancak bunda yurt içi factoring’in etkisi daha fazla olmuştur. 1999’da tekstildeki kriz nedeniyle bankalar, bu kesime yönelik kredilerini durdurunca factoring’e ilgi artmıştır. Böylece işlem hacminin yaklaşık 5.4 milyar $’ı yurt içinden elde edilmiştir. Yurt dışı factoring’in işlem hacmi ise 990 milyon $’da kalmıştır. Bunun nedeni ihracatta yaşanan gerilemeden kaynaklanmaktadır. Bu iş hacmiyle Türkiye, dünya factoring pazarında ancak %0.9’luk bir pay almaktadır.

Tablo-1’de görüldüğü gibi Türkiye, factor kuruluşu sayısında ABD’nin ardından gelmektedir. Ancak firma başına düşen işlem hacimleri dikkate alımdığında Türkiye, dünyanın en orantısız ülkelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yıldan yıla düşen kâr marjları nedeniyle eleme ve birleşmelerin kaçınılmaz olacağı kesindir.

Yurt içi factoring’in Türkiye’de gelişme şansı daha fazladır. Çünkü factoring, enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde tercih edilen bir finansman yöntemidir.

3.2 Türkiye’de Factoring’in Önündeki Sorunlar

Factoring işlemi Türkiye’de ilk kez yapılmaya başlandığından beri karşılaşılan en önemli sorun, factoring’in ne olduğunun piyasada tam olarak bilinmemesidir. Factoring, yanlış tanıtımlar ve denetimsiz birçok yeni factoring şirketinin kurulması gibi sebeplerden dolayı yanlış tanınmaktadır. Alıcı firmalar, borçlarının bir başka firmaya devredilmesi olayına sıcak bakmamakta ve satıcı firmalar ile yaptıkları sözleşmelere, alacağın temlikini yasaklayıcı hükümler ekleyebilmektedir.

Piyasada, sadece finansal sıkıntısı olan şirketlerin factoring kurumuyla çalıştığına dair çok yanlış bir fikir hakimdir. Factoring işlemine girildiğinde, borçlulara karşı satıcı firmanın finansal sıkıntı içinde olduğu izleniminin doğacağı düşünülmektedir. Hatta bazı borçlu firmalar factoring’i kesinlikle reddederek, eğer factoring uygulanacak olursa bir daha aynı satıcı firma ile çalışamayacaklarına dair tutumlar içinde olabilmektedirler.

Factoring’e bu derece karşı olmalarının sebebi, eğer factoring uygulanırsa borçlarını zamanında ödemek durumunda kalacaklar, yani vadesini geçiremeyecekler; dolayısıyla da yan sanayiyi kullanamayacaklardır. Büyük ölçekli firmalar, parayı 15-20 gün geciktirerek enflasyonist ortamda bu parayı değerlendirmektedirler.

Türkiye’de factoring şirketlerinin karşılaştıkları bir diğer sorun da, yüksek maliyet sorunudur. Maliyetleri arttıran nedenlerden birisi, factorlerin müşterilerine yaptıkları ön ödemeler için BSMV’ye (Banka Sigorta Muameleleri Vergisi) tabi olmalarıdır. Factorler bankalardan kredi aldıklarında söz konusu tutar üzerinden %5 BSMV ödemekte, müşterilerine ön ödeme yaptıklarında söz konusu tutar üzerinden tekrar %5 BSMV ödemektedirler. Dolayısıyla factoring işlemlerinin işletmelere maliyeti yükselmektedir.

Türkiye’de yaşanan diğer bir sorun da satışların açık hesap yerine genellikle çek ve senet gibi belgeler karşılığı yapılmasıdır. Böylece factor kuruluşlarının gerçek anlamda tahsilat fonksiyonlarının önemi azalmaktadır.

Factoring’in Türk ekonomisini doğrudan etkileyen kayıt dışı ekonominin önüne geçememesi en önemli sorunlardan birisidir. Bunun nedeni de faturanın kıymetli evrak sayılmamasıdır. Yıl içinde yüksek meblağlarda çek-senet piyasada el değiştirmektedir. Bu çekler, kayıt dışı ekonominin çekleridir. Belgelenemeyen bu işler, devleti vergi kaybına uğratmaktadır. Factoring ise bu kayıt dışı ekonomiyi engellemek için biçilmiş kaftandır. Çünkü faturayı şart koşmaktadır. Fatura şart olunca da temellük edilen çekler, kayda alınmış olmaktadır. Devletin vergi kaybına uğramaması için faturanın kıymetli evrak sayılması gerekmektedir.

Dünyada factoring’in gelişmesinde en önemli etken, factor kuruluşlarının üstlendikleri riski dağıtabilmeleri yani reasüre edebilmeleridir. Oysa Türkiye’de kredi sigortası, sigortalanabilecek konular arasında yer almamaktadır. Böyle bir sigorta mekanizmasının gündeme getirilmesi, Türkiye’de yurt içi factoring sisteminin geliştirilmesine ve gayri kabili rücu factoring işleminin uygulanabilmesine olanak sağlayacaktır.

İhracatçılar, yapacakları ihracatın finansmanı amacıyla döviz ya da prefinansman kredisi kullanarak birtakım teşvik unsurlarından yararlanmak suretiyle diğer fon kaynaklarına göre daha ucuz bir fon sağlama imkanına kavuşmaktadırlar. Ancak factoring şirketlerinin ana faaliyet konuları dışında başka işle uğraşamamaları ve dolayısıyla ihracatçı belgesine sahip olamamaları nedeniyle Türkiye’deki bankalardan döviz kredisi ve yurt dışından prefinansman kredisi kullanmaları mümkün değildir.

Factoring faaliyetlerinin döviz kazandırıcı faaliyet olarak kabul edilmesiyle birlikte söz konusu şirketler:

Yurt içindeki bankalardan döviz kredisi kullanabilecekler,

KKDF (Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu) kesintisi ve BSMV’ye tabi olmayacaklardır.

Ayrıca factoring’in Türkiye’de hukuki bir çerçeveye oturtulamaması da yine sektörün en önemli sorunlarındandır.

Diğer taraftan, Türkiye’de factoring şirketleri yeterli uzmanlığa henüz ulaşamamışlardır. Sektördeki hizmet kalitesinin arttırılabilmesi özellikle gelecekte ekonomi içerisinde önemli bir paya sahip olacak factoring sektörünün imajı ve gelişimi açısından çok önemli olacaktır. Bu dalda hizmet verecek factoring firmalarının altyapı yatırımlarına öncelikle eğilmeleri, daha çok kalite ve hizmete yönelik çalışmalarda bulunmaları gerekmektedir.

Türkiye’de geri dönülemez factoring’den ziyade, geri dönülebilir factoring sözleşmeleri yapılmaktadır. Bunun nedeni, istihbarat sisteminin yeterince gelişmemiş olması ve bilgi bankası yokluğundan dolayı kredi sigortası sisteminin yurt içi factoring işlemlerine uygulanamamasıdır.

4. SONUÇ

Factoring, gerek iç piyasada ve gerekse dış piyasada, satış bedelinin vadesinde tahsilini, istenildiği takdirde vadeden önce belirli bir oranda peşin ödemeyi sağlayan ve tahsilat riskinin factor denilen aracı kuruluş tarafından karşılanmasını sağlayan bir finansman yöntemidir.

Factoring, alacakların ödenmeme riskini ve tahsilat problemlerini firma yöneticilerinin üzerinden alarak; yöneticilerin esas görevleri olan üretim, kalite arttırma, pazarlama, organizasyon gibi asıl amaçlara yönelmelerini sağlamaktadır. Ayrıca factoring, satıcılara peşin satış, alıcılara da vadeli alış imkanı tanıyan bir tekniktir. Böylece ticari hayat canlanmakta, üretim artmakta ve dolayısıyla da daha fazla istihdam yaratılabilmektedir.

Factoring’in ekonomiye katkılarından biri de, factoring’i kullanan ihracatçıların yeni dış pazarlara ve yeni müşterilere güvenli bir şekilde ulaşma imkanı bulmalarıdır. Bu sayede factoring, ihracat hacminin artmasına da katkıda bulunmaktadır.

İthalat factoring’i açısından bakıldığında, ithalatçıların akreditif açarak yapacakları ithalatlar, muhabir bankalar nezdindeki ülke limitlerini doldururken; bankacılık sisteminin dışında aynı imkanları yaratan factoring sayesinde bu banka limitleri, orta ve uzun vadeli proje finansmanları için kullanılabilecektir.

Vadeli işlemlerde uygulanan vade farkı, fiyat artışlarına yol açmakta ve enflasyonist etkiler yapmaktadır. Factoring işleminin maliyeti, vade farkı maliyetlerinden daha düşük olduğu için factoring’in yaygın kullanımı, maliyetleri ve dolayısıyla fiyatları düşürücü bir etki yapabilecektir.

Kısaca ihracatın arttırılmasına yönelik girişimlerin yapıldığı ve serbest piyasa ekonomisi politikasının izlendiği günümüz koşullarında factoring, bilinmeyen pazarlara girilebilmesi, mevcut pazarlarda rekabet olanaklarının arttırılması, vadeli alış ve satış imkanı tanıyarak fiyatlarda rekabet yaratması nedeniyle ihracatın artması ve yurt içi pazarın canlanması konusunda itici güç olma durumundadır.

Previous

André Autheman

Factorıng

Next

Yorum yapın