Öykü

|

gerçekten çok özel >>Date: Thu, 17 Jan 2002 12:38:23 +0200 (GTB Standart Saati) >> >> >> >> >> >> >> >> >>Gardenya >> >>12 Yasimdan bu yana, her yil dogum günümde bana, kimin gönderdigi >> >>belli >> >>olmayan beyaz bir gardenya gelirdi. Üzerinde ne bir not ne de bir >> >>kart >> >>olurdu. Çaresiz bir sekilde çiçekçiyi aradigimda ise; ödemenin >> >>pesin >> >>yapildigini söylerlerdi. Bir süre sonra, çiçegi gönderenin >> >>kimligini ögrenme >> >>çabalarimdan vazgeçtim. Yumusacik, pembe kâgitlara sarilmis sihirli >> >>bir >> >>görünüm sergileyen beyaz çiçegin bas döndüren kokusunun ve >> >>güzelliginin >> >>tadini çikarmaya basladim. >> >>Fakat, hiçbir zaman da gönderenin kim oldugu üzerine hayaller >> >>kurmaktan >> >>vazgeçmedim. En mutlu anlarim, kimligini saklayan bu çok utangaç >> >>ama >> >>tuhaf,ayni zamanda heyecan verici ve harika insanin kim oldugunu >> >>düsünerek >> >>geçti. >> >>Ergenlik dönemimde, çiçegi gönderenin beni çok seven ya da benim >> >>tanimadigim, ama bana hayran bir erkek oldugunu düsünmek çok >> >>zevkliydi. >> >>Annem genellikle benim bu hayallerime katkida bulunurdu. Bana sik >> >>sik, bu >> >>kisinin iyilik yaptigim ve tesekkürünü bu biçimde dile getirecek >> >>biri olup >> >>olmadigini sorardi. O zaman, bisikletime binerken, küçük >> >>çocuklariyla >> >>alisveristen eli kolu dolu olarak evine gelen komsumuzu animsardim. >> >>Çünkü,her zaman o komsumuzun aldiklarini arabasindan eve tasimasina >> >>yardim >> >>eder ya da çocuklarin yola firlamalarini engellerdim. Çiçekleri >> >>gönderen, >> >>belki de caddenin karsisindaki evde oturan yasli adamdi. Kisin buz >> >>tutan >> >>merdivenlerden inerken düsmemesi için, posta kutusundaki >> >>mektuplarini posta >> >>kutusundan ben alir götürürdüm evine. >> >>Annem, gardenya konusunda hep hayal gücümü kullanmama yardim >> >>etmistir.Çocuklarinin hep yaratici olmalarini isterdi. Ayrica, >> >>sadece >> >>kendisinin degil, tüm dünyanin bizi sevdigini hissetmemizi isterdi. >> >>17 >> >>Yasina geldigimde bir erkek kalbimi kirdi. Beni telefonla son kez >> >>aradigi >> >>gece,uyuyana kadar agladim. Ertesi sabah uyandigimda aynamin >> >>üzerine rujla >> >>yazilmis bir not buldum: >> >>" Yari-Tanrilar çekip gittiklerinde, gerçek Tanrilar ortaya >> >>çikarlar. >> >>Unutma!." >> >>Emerson’in bu sözleri hakkinda uzun uzun düsündüm ve çektigim >> >>acilar yok >> >>olana kadar da annemin yazdiklarini aynamdan silmedim. Cam siliciyi >> >>elime >> >>aldigimda annem gerçekten iyilestigimi biliyordu artik. >> >>Fakat elbette annemin iyilestiremeyecegi yaralar da aldim. Babam >> >>bir kalp >> >>Krizi geçirerek hayata veda etti. Duydugum üzüntü bir anda >> >>terkedilmislige,korkuya, güvensizlige ve öfkeye dönüsmüstü. Ertesi >> >>gün >> >>mezuniyetim vardi ama ben bunu çoktan unutmustum. Ama annem >> >>unutmamisti. O >> >>acisinda bile benim çok severek aldigim ama bana bir iki beden >> >>büyük gelen >> >>elbiseyi vücuduma göre ayarlamisti. Yasadigi büyük aci bile annemin >> >>duygularimi anlamasini engellememisti. Çocuklarinin kendilerini >> >>nasil >> >>hissettikleri her zaman onun için çok önemli olmustu. Bize, >> >>çirkinliklerde >> >>bile bir güzellik bulmayi ögretmisti. Annem çocuklarinin >> >>kendilerini >> >>gardenya gibi görmelerini istemisti. Güzel, güçlü, mükemmel, >> >>sihirli ve >> >>belki de biraz gizemli bir koku ile birlikte. >> >>Annem, ben 22 yasima geldigimde öldü ve ben annemin ölümünden 10 >> >>gün sonra >> >>evlendim. >> >>- Gardenyalar o yildan sonra gelmez oldu – >> >>(Tavuk Suyuna Çorba kitabindan)

Previous

2001-2002 Öğretim Yılı Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi

Atıklar

Next

Yorum yapın