81 Yılından Bir Fotoğraf

|

81 YILINDAN BİR FOTOĞRAF

Göz değil bunlar kesinlikle değil

irin gibi bir nefret akıyor sadece

Dudaklar yok burun yok alın yok

yüzü yok bu mumyalanmış yüzün

Ölümün rengi gri midir ya da korkunun

Gri midir insan hayvana benzetilirken

Uzun ve pis bir sakal sarkıyor

göğsüme iliştirilen rakamlara

İşte 81 yılından fotğraf

albümlere hiç girmeyecek

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

ACININ MİLADIYLA

Acının miladıyla başlayan bir hikayedir bu

yaşayıp gelmişiz ormanlar bir yanarak

her dönemeçte uğultulu uçurumlar

her şafakta uzun uzun kurt ulumaları

Ey masalcı

otur şu geyik postuna

ve anlat şimdi bütün bunları

Önce yaşadıklarımızı koy ortaya

hatamızı ve sevabımızı anlat

görelim nelere kahretmişiz bunca zaman

nelere göğüs germişiz görelim bir bir

bedeli ödenmiş midir şafağın, bilelim

yaşamak

yeni acılara sürgün etse de bizi

Hayatımız göründüğü kadar basit değil

ama anlaşılmaz gibi de değil öyle

çoğunu unuttuk belki şimdiden

belki bitti birtakım bekleyişler

umutlar da bitti bir zaman, sevgiler de

ama unutmayalım

zulüm de biter hayatımızda

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG] ACININ TUTANAKÇISIYIM

Acının tutanakçısıyım

Anlatıp dururum aşkları

Ayrılıkları ve o destan

Yalnızlığını ömrümüzün

Göçebe, Gezgin ve Aylak

Biri miydim aklıma gelmedi

Bir çingeneyle bir bilici

Hep aynı şeydi bildiğim

Ve serseriliğimdi aşklar

Bir masalcıydım belki de

Yaşadım o büyük serüvenleri

Yolculuklar tarihimdi benim

Acılar yaşanıyordu yurdumda

Peşpeşe yakılıyordu kentler

Bense hep oralardaydım

Daha yangın başlamadan önce

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

AĞULU BİR HÜZÜN

Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince

Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün

Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine

Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün…

AKBABALAR KELEBEKLER

Yüreği ağzında bir çocuk

Gibi alırken kalemi elime

Beceriksiz, acemi ve olasıya

Yapayalnızım her defasında

Bu sonuncu olsun diyorum

Ömrümün eksiksiz tek şiiri

Yazılsın artık kırk yaşımın

Ve bir aşkın bittiği bu gece

Akbabalar bin yıl kelebekler

Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk

Da kısa ömürlüdür, başlar

Gibi biter yaşanmışsa eğer

Yaşanan ne varsa hoşgörünün

Bir parçasıdır artık ama ben

Yine de yakabilirim bu gece

Bütün anılarımı bir şiir için

Sonra irkiliyorum, anılarım yoksa

Dostlarım da terkedilmiştir yangın

Sürüp dururken yurdumda ki o zaman

Kıymeti harbiyesi nedir bu şiirin

Sabaha karşı dilim paslı

Beynim keçeleşmiştir ve yangın

Yalnızlığıma sıçrarken üşüyor

Bütün sözcükler. Umut yoktur

Yüreğim diyorum, kekeme

Alıngan, serseri yüreğim

Sen nerden bilebilirsin

Bir şiirin nasıl yazıldığını

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

AKŞAMI GECİKTİREBİLİRSİN BELKİ

Gün batarken sula fesleğenleri

balkonun kokusu sokağa taşsın

sokaklar kayıp çocuklar gibi

hırçındır, ürkek ve biraz şaşkın

Sular bulutlanır sen susarsın

ve kent çıngıraklı bir yılan kadar

zehirlidir artık sevgilin mahpusken

üstelik kirli bir lekeye döner umutlar

Acılar katlanır mendil yerine

sarışınlaşırsın bu kaçıncı güz

ellerin üşür, çiy düşer çiçeklere

beklediğin mektuplar da gelmez

Bomboş sayfalara dönerken aklın

tecrit’teki kitabı fareler kemiriyor

ve düşlerin sonsuz bir boşluktayken

bir sigara yakıyorsun, tutuşuyor sular

Akşamı geciktirebilirsin belki

suladığın fesleğenlerle, kimbilir

ama vaktin ayırdındadır şimdi

kuşlar, çocuklar ve mahpuslar

Usulca inse de koldemirleri

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

ANA

(Öner’ in anası için)

Kayıp duruyor bakışları

duvardaki resme ve kapıya

oğul mu beklediği, sevgili mi

Belli ki yaşıyorlar hala

uzun uzun yaşıyorlar belli ki

bırakıp gittikleri anılarıyla

Çıkıp gelirler bir gün belki

Üşümüştür çünkü toprağın

soğuk yalnızlığında birisi

Öteki arkasında parmaklığın

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

ANISI BİZ OLALIM

Anısı biz olalım bu sokakların

öpüşmediğimiz tek saçak altı

hiçbir otobüs durağı kalmasın

Biz yürüyelim kent güzelleşsin

gürültüsüz sözcükler bulalım

yeni sevinçlere benzeyen

Biz gelince bir yağmur başlar

yüzün çizilir buğulanan camlara

bir uzun karatma biter

akasyalar köpürür birdenbire

ve her avluda adınla anılan

çiçekler sulanır akşamüstleri

Bir arkadaş evinde uğrarız yolüstü

bir fincan kahve içeriz, ısıtır bizi

başını sessizce omzuma koyarsın

gülüreyhan olur soluğun

Biz kalırız kuşlar dönüp gelir

her balkonda bir menekşe sesi

Belki yeniden güzelleştiririz

adları değiştirilen parkları

perdeleri hiç açılmayan evlerde

ışıklar yanar çocuk sesleri duyulur

tanıdık sevinçlerle dolar yeniden

kendi sesini kemiren alanlar

Anısı biz olalım bu sokakların

ve hiç durmadan yağmur yağsın

Biz gürültüsüz sözcükler bulalım

sarmaşıklar fısıldaşsın yine

Gidersek birlikte gideriz

yeni sevinçler buluruz hüzne benzeyen

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

ANKARADA

I

Kumrular sokağı hüzzamdı bir zaman

Kale’ye rast vaktinde çıkılırdı

Gariptir, Sezenlerdeki hanende

Çekip gitti Sarguttan bir ay önce

II

Posta caddesi, Taşhan, Karpiç ve diğerleri

Ama artık meyhaneler kalmadı Ankara’da

Belki bundandı Cemal Süreya’nın Kızılay’da

Huzursuz bir zürafa gibi dolaşması

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

ANLADIM

Bulutları düşünüyorum kuşları ve aşkı

Tarihleri var da onların hatta anıları

Vatanları olmadı hiç bir zaman ki onlar

Ayışığına karıştılar yeryüzünden göçerek

Ve bırakarak metal bir uygarlığı geride

Anladım ayaklarımın altındaki dünya değil

Çocuk sevinçleri ipinden koparılmış uçurtmalar

Bulutu ve suyu izliyor soluk bir sonsuzluk

Anladım yüreğimdeki rüzgarla sürükleniyorum

Üşüdüğümü unutuyorum yalnızlığımı da

Yasaksa artık bu ülkeden çıkmamız

Vatansız olduğumuzu bilelim diyedir

Mayınlayarak ömrümüzün kalan kısmını

Anladım vatansızlıktır bir şaire yakışan.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

ASMİN (4489 Hit)

Kimdi cesaretimi kıran,üstelik

Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi

Sesimi cılız,rüzgarımı yelkensiz

Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman

Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma

Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip

Doruklara çekilen büyülü doruklara

Biz Asmin dedik ona,sevgilim,kadınım,

Anamdı belki, ama o çoktandır

Üç bin metrenin altına inmiyor artık

İçimde bir fil sezgisi,kopup gitmeliyim

Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları

Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi

Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara

Kim demiyorum kim olursa olsun

Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın

Bir çocuğun elinde, ki celladım

Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken

Yine de özlüyorum onu, niyetçi

Tavşanlara dönerken beklediklerim

Aynı soruyu sormaktan, minör

Ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan

İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık

Yoruldum yoruldum yoruldum

Gereklilik kipinde yaşamaktan.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] AHMET TELLİ

Previous

Gemi İnşaat Seri 60 Modeli Form Planı Ofset Tablosu gemi İnşaat Seri 60 Modeli

24 Kasım Öğretmenler Günü

Next

Yorum yapın