Anlatim Yöntemleri Ve Özellikleri

|

ANLATIM YÖNTEMLERİ VE ÖZELLİKLERİ

T A N I M L A M A

Bir varlığı, bir olayı veya bir kavramı temel ve ayrıca özellikleriyle tanıtmaktır. Düşünceleri doğrudan aktarabilmenin bir yoludur. Yalın bir anlatımla ve ayrıntılara inilmeden, düşünce doğrudan ortaya konur.

Tanımlama “Su nedir?”’ sorusunun yanıtıdır.

TANIMLAMA ÖRNEĞİ

Bir toplumda herkesçe kullanılan dilden ayrı olarak belirli kesimlerce kullanılan, ancak genel dilin içinde yer alan ve ondan türemiş olan özel dile “argo” denir. Kaba, teklifsiz, senli benli konuşma biçimlerini içeren argo, genellikle eğretilemelerden oluşur; kendine özgü sözcük ve deyimler üzerine kurulur. Belirli çevrelerde kullanılır.

Hırsız argosu, öğrenci argosu, şoför argosu….

Ö R N E K L E M E

Soyut kavramların anlaşılmasını kolaylaştırmak ve düşünceye inandırıcılık kazandırmaktır. Örnekleme, düşünceye sorumluluk kazandırarak okuyucunun belleğinde canlanmasını, belirginleşmesini sağlar.

Örnek, okuyucuyu doğrudan savunulan düşünceye ulaştırır.

ÖRNEKLEME ÖRNEĞİ

Kuşkusuz her insanın belli bir işi, uğraşısı yanında yapması gereken başka işleri de vardır. Önemli olan; kişinin hem mesleğini, hem de diğer işlerini yapmasıdır. Söz gelimi bir doktor hastalarıyla uğraşmasının yanı sıra bir mektubu zamanında yanıtlayabilmeli, günlük gazeteleri zamanında okuyabilmelidir. Böyle davranmazsa belki yarın daha önemli bir işle uğraşacak, bu günkü işlerini yapmaya zaman bulamayacaktır.

TANIK GÖSTERME

Savunulan görüşle ilgili olarak, o alanda yetkin bir kişinin sözlerini alıntılayarak kullanmaktır. Düşünceyi pekiştirmek, başkalarının düşünceleriyle desteklemek amacına yönelik bir yoldur. Sözlerine tanık olarak başvurulan kişinin işlenen konuda tanınmış ve güvenilir olması gerekir. Sıradan tanıklar, düşünceyi pekiştirmede ve inandırıcı kılmada etkili olamazlar.

TANIK GÖSTERME ÖRNEĞİ

Yeryüzünde salt doğru yoktur. Doğru bilinenlerin hepsi de aklın ışığında yeniden denenmelidir. Belki de en doğru olanı; deney sonucu bulgulara varmak, neden sonuç arasındaki bağı ortaya koymaktır. Bu da bizi tek güvenilecek doğrunun, sonuçları tartışmaya açık da olsa bilim olduğu sonucuna götürür. Atatürk boşuna ‚’Hayatta en hakiki mürşid ilimdir, fendir.’’ Dememiş.

K A R Ş I L A Ş T I R M A

İki varlık veya nesnenin benzerlik ve karşıtlarını ortaya koyarak düşüncenin geliştirilmesidir. Karşılaştırmayla düşünce, daha net olarak ortaya konmuş olur. Böylece okuyucunun belleğinde kolayca yer edinir. Oysa, ise, oysaki, ne var ki, ise gibi karşılaştırma bağlaçları çokça kullanılır.

KARŞILAŞTIRMA ÖRNEĞİ

Günlük de anı gibi bir kişinin yaşamından beslenen bir yazı türüdür. Anılardan ayrılan yanı, günlüklerin yaşarken yazılmış olmasıdır. Oysa anıları yazanlar gözlerini geçmişe çevirirler. Günlükler, günü gününe tutulduğu halde, anılar genellikle yaşlılık döneminin ürünleridir.

B E N Z E T M E

Düşünceyi somutlaştırmak, ona açıklık kazandırmak için herhangi bir yönü güçlü olanla, zayıf olanı bir arada vermektir. Benzetmede; gibi, sanki, kadar, tıpkı gibi sözcüklerden yararlanılır.

BENZETME ÖRNEĞİ

Bahçeye girince insan, bir renk cennetine girmiş gibi olur. Giriş yolu boyunca yediveren gülleri, ortancalar, gecesefaları, sağlı sollu sanki insana gülümser. Mavi, kırmızı, beyaz iç içe girmiştir. Ara kapının rengi de senin çok sevdiğin bir renk; güvercin mavisi. Sanki kapı değil gökyüzüdür karşıda duran.

SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA

Savunulan düşüncenin sayısal verilerle desteklenmesidir. Nesnelerin veya olayların niceliği belirtilerek düşünce kesinleştirilir.

SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA ÖRNEĞİ

Eskisi gibi, şu ya da bu büyük adam için kitap yazanlar, okuyucuya boş verenler kalmadı pek. Halk için, bütün insanlar için yazıyorlar. Kendilerine sorarsanız böyle. Gerçekte ise pek öyle değil. Sanat dergileri beşyüz ile ikibinbeşyüz, en baba yiğit kitap da üç bin adet satılıyor. Kim bu üç bin kişi? Sanatçılar, yazarlığa özenenler, sanata önem veren aydınlar. Yedi sekiz kitap yayımlamış yazarları bile halk tanımıyor.

D U R U L U K

Gereksiz sözcüklerden arınmış anlatımdır. Türkçe karşılığı bulunan yabancı sözcükler ve yabancı dil kurallarıyla kurulmuş tamlamaların olmamasıdır.

Y A L I N L I K

Süslü ve sanatlı söyleşi özentilerinin, gereksiz ayrıntıların bulunmamasıdır. Anlatım gereksiz uzatmalardan uzak ve kolay anlaşılır özelliktedir.

A K I C I L I K

Dilin takılacağı söyleyiş pürüzlerinin olmamasıdır. Cümleler, dile takılmayacak, söylenişi güç olmayan sözcüklerden kuruludur.

A Ç I K L I K

Anlatımın kolay anlaşılması ve çeşitli anlamlara gelmemesidir. Kısa ve yalın cümlelerden kurulu, noktalama yanlışları olmayan, öğeleri yerli yerinde olan anlatımdır.

D O Ğ A L L I K

Anlatımın içten, yapmacıksız ve duyarlı olma özelliğidir.

S O M U T L A M A

Görünür olmayan, soyut kavramları ve varlıkları kolay kavranır duruma getirmek için somut örneklerden yararlanmadır.

S O Y U T L A M A

Somut bir kavramı veya varlığı soyut bir duruma getirme özelliğidir.

DOLAYLI ANLATIM

Başkalarına ait sözlerin yazarın kendi sözleri içinde verilmesidir.

DOĞRUDAN ANLATIM

Başkasına ait sözlerin olduğu gibi aktarılmasıdır.

KARŞITLARDAN YARARLANMA

Bir kavramı daha iyi anlatabilmek için karşıt kavramları kullanmaktır.

İLGİ KURMA

Bir olay veya kavramın, başka bir olaya veya tanık olunmuş olana değinilerek açıklanmasıdır.

Ö Z G Ü N L Ü K

Başkaları gibi olmayan, yalnız o yazarda görülen anlatımdır.

İ L G İ N Ç L İ K

Daha önce duyulmamış, ilk kez duyulan ve beğenilen anlatımdır.

B Ü T Ü N L Ü K

Sözü edilen konudan uzaklaşmayan, aynı konuyu anlatan parçalardan oluşma özelliğidir.

Y O Ğ U N L U K

Az sözle çok düşünceyi anlatmak.

T U T A R L I L I K

Anlatımda çelişkilerin olmaması, konunun tek doğrultuda olmasıdır

Previous

Dil Yanlışları Ve Anlatım Bozuklukları

E Y L E M L E R (Fiiller)

Next

Yorum yapın