Factoring Nedir?

|

Factoring Nedir?

Kesintisiz nakit akışı, bir işletmenin faaliyetlerini aksamadan yürütmesini sağlayan önemli bir unsurdur. Satışların artması daha fazla kar getirdiği gibi, daha fazla işgücü, hammadde, ekipman gereğini de ortaya çıkarır.

Tüm bunları sağlamak ise işletmenin yaratabildiği nakite bağlı olacaktır. Bir işletme gereksinim duyduğu nakti, cari aktiflerden sağlar. Hammadde işlenir mamule dönüşür; mamül satılır alacağa dönüşür; alacak zamanında ve tam olarak tahsil edilir ve nakit olur. İşletme, üretim-satış-tahsilat-alım zincirini kontrol edebildiği durumda ve girişler ile çıkışlar arasında zaman farkı olmadığı takdirde sorun yaşamamaktadır. Ancak bu zincirde işletmenin doğrudan kontrol edemediği bir alan vardır; Alacaklar. Alacakların alıcılar tarafından ödenmediği veya geç ödendiği durumda işletmenin nakit akışı olumsuz etkilenecektir. Bu durumda işletmenin finansmanı için nakit ihtiyacı doğacaktır.

Finans dünyasına yeni bir boyut getiren faktoring, işletmelerin alacaklarını garanti altına alarak tahsilatını takip eder ve nakit yönetimi ile alacakları nakde dönüştürerek işletmelere düzenli nakit akışı sağlar. Bu kapsamlı hizmet üç ayrı başlık altında açıklanabilir:

1. Alacak Yönetimi

Faktoring şirketi (faktor), alıcı firmaların ödeyememe riskini üstlenerek satıcı firmanın vadeli satışlarından doğan alacaklarını garanti altına alır. Alacak Yönetimi ile faktor, işletmenin alacak hesabını üstlenir, yönetir ve riski sıfırlar.

2. Tahsilat Yönetimi

Faktor, riskini üstlensin üstlenmesin, temlik aldığı alacakların tahsilatını takip eder. Tahsilat Yönetimi’nin faktor tarafından gerçekleştirilmesi ile işletmeler; nakit akışlarını daha rahat düzenleyebilecek, tahsilat işlemine vakit ve eleman ayırmak yerine üretim, yatırım ve pazarlama gibi işletmenin gelişimi için gerekli olan konulara ağırlık verebileceklerdir.

3. Nakit Yönetimi

Satıcı firma, vadeli alacaklarını faktor’a temlik ederek fatura bedellerinin belirli bir yüzdesini vadelerinden önce nakit olarak kullanabilir. Nakit Yönetimi ile alacakların nakde dönüşümü hızlanır ve işletmenin büyümesi için gerekli olan nakit herhangi bir dış kaynağa gerek olmadan, tamamen işletmenin en önemli cari aktifi olan, alacaklardan elde edilmiş olur. Satışlara bağlı olarak "satışlara paralel bir seviye" gösteren bu tür finansman sadece faktoring ile mümkün olabilir. Bu şekilde yöneticiler, işletme açısından en güvenilir nakit akım tablolarını hazırlayabilirler.

Faktoring’in kapsadığı bu üç hizmet birlikte sunulduğu gibi, firmaların ihtiyacına göre her biri ayrı olarak da sunulabilmektedir.

Faktoring’in ticari işletmelere sunduğu Alacak Yönetimi, Tahsilat Yönetimi ve Nakit Yönetimi hizmetleri ile işletmelerin nakit akışı hem düzenli, hem de güvenilir bir şekilde hızlanmış olur.

Factoring’in Çeşitleri

Alacak, Tahsilat ve Nakit Yönetimi hizmetinin birlikte sunulduğu Tam Servis Faktoring yönteminin dışında dünyada uygulanmakta olan değişik faktoring yöntemleri aşağıda kısaca belirtilmiştir;

Rüculu Faktoring

Bu faktoring türünde alıcı riski üstlenilmeksizin finansman ve tahsilat servisleri verilir. Faktor, satıcının vadeli satışlarından doğan alacaklarını rüculu olarak temlik alır ve belirlenen çalışma şartları çerçevesinde bu alacakların belirli bir yüzdesini vadesinden önce satıcıya nakit olarak öder. Alacakların tahsilatını takip eden Faktor, tahsili gerçekleşmeyen alacaklar için satıcıya rücu etme hakkına sahiptir.

Toplu İskonto Yöntemi

İşletmenin elinde bulunan kısa vadeli alacakların faktor tarafından temlik alınarak yalnızca finansman sağlandığı hizmet türüdür. Bu yöntemde borçlulara faktor’a ödeme yapmaları gerektiği bildirildiği halde işlem rüculu olduğundan faktor, alacakların tahsilatından sorumlu değildir ve alıcı riskini üstlenmez.

Fatura İskonto Yöntemi

İşletmelerin sadece finansman ihtiyacını karşılayan bu faktoring yöntemi, alıcı riskini ve tahsilat işlemini tamamen satıcı firmaya bırakır ve borçlulara bildirimde bulunulmaz.

Vade (Maturity) Faktoringi

Garanti ve tahsilat hizmetlerinin verildiği bu yöntemde, işletmelere finansman hizmeti sağlanmaz. Faktor, alıcıların istihbaratına ve kredibilitesine göre alıcılara garanti limiti tahsis eder ve vadelerinde alacakların tahsilatını gerçekleştirmekle yükümlüdür.

Aracılı Faktoring

Tahsilat hizmetinin verilmediği faktoring türüdür. Faktor, garanti limiti tahsis ettiği alıcılara gerçekleşen onaylı alacakların belli bir yüzdesini satıcı talep ettiğinde öder.

Bildirimsiz Faktoring

Finansman ve alıcı riskinin faktor tarafından üstlenildiği faktoring türüdür. Bu yöntemde alıcıya Faktor’a ödeme yapması için bildirimde bulunulmaz, satıcı alacakların tahsilatını vadelerinde kendisi takip eder.

Bayi Finansmanı

Bayilik teşkilatına sahip firmalar için geliştirilen bu üründeki amaç, satıcı firmanın nakit akışını düzenli yürütmesini sağlayarak firmanın üzerinden tahsilat yükünü almak, risk takibine yardımcı olmak ve bayiyi finansal sıkıntılardan korumaktır. Özel bir ürün olan Bayi Finansmanı, satıcı firmanın çalışma koşullarına göre şekillendirilir ve bayilere gerçekleştirilen tüm satışları kapsar.

Tedarikçi Finansmanı

Genellikle düzenli ve büyük rakamlarda mal veya hizmet alan firmalar için geliştirilen bu ürünün amacı, firmanın tedarikçilerini tek noktadan idare etmesini sağlamak ve finansal gücü daha zayıf olan tedarikçileri firmanın kredibilitesini kullanarak vadeden önce fon yaratmaktır. Firmanın tedarikçileri ile girilecek faktoring ilişkisi çerçevesinde, tedarikçilerin firmaya yaptıkları satışlardan doğan alacakları temlik alarak tedarikçilere finansman sağlanır. Tedarikçinin kullandığı fon müşterinin bilançosunu etkilemez.

Yurtiçi Factoring

Faktoring işlemlerinde sisteme konu olan üç ayrı taraf vardır. Bunlar; SATICI, ALICI ve FAkTOR’dur.

ALACAK, TAHSİLAT ve NAKİT YONETİMİ’ni kapsayan tam faktoring sisteminde satıcı, alıcılarına limit tahsis edilebilmesi için gerekli bilgileri faktor’a verir.

Faktor, bu bilgilerin ışığı altında yaptığı çalışmalar ve istihbarat neticesinde her alıcı için belirlediği garanti limitlerini satıcıya bildirir.

Satıcı ile yapılacak olan anlaşma neticesinde karşılıklı olarak faktoring sözleşmesi imzalanır ve satıcı, limit tahsis edilmiş alıcılarına yapmış olduğu satışlardan doğan alacaklarının tamamını faktor’a temlik eder.

Satıcı, ayrıca alıcılarına factoring işlemlerine başladığını bildiren Tanıtım Mektubu’nu yollar ve keseceği faturaların üzerine "satıştan doğan alacağın faktor’a devredildiğini ve ödemelerin vadelerinde sadece faktor’a yapılması gerektiğini" gösteren birer temlik notu yapıştırır. Alıcılar da "temliği kabul ettiklerini ve bundan sonraki ödemeleri vadelerinde faktor’a yapacaklarını" yazılı olarak teyit ederler. Satıcı eğer alacaklarını faturanın ekinde kıymetli evrakla tahsil ediyorsa, ilgili kıymetli evrakları da faktor’a teslim eder.

İşletmenin ihtiyaç üzerine doğan talebi ile faktor, faturanın belirli bir yüzdesini satıcıya malların tesliminden sonra nakit olarak kullandırır. Böylece alacaklarının kalitesi artmış olan satıcının aynı zamanda alacakları da miktar olarak azalmış ve işletme sermayesi artmış olur. Bu nakit ile işletme peşin alışlar yapabilmektedir.

Alıcıların kredibilitesini gün bazında takip eden faktor, garanti altına aldığı faturaların satış defterlerini tutar ve bunlarla ilgili olarak satıcıya aylık raporlar gönderir. Faktor, satıcıya fatura bedelinin bakiyesini alıcıdan tahsil ettiğinde öder. Alıcının mali güçlüğe düşmesi durumunda, sözleşmenin garanti ile ilgili hükümleri işlemeye başlar. Böylece nakit akış zinciri kopmadan dönmeye devam eder.

Artık ne muhasebe kayıtlarına, ne de tahsilata zaman ayırmak durumunda olmayan işletme yöneticileri işletmeye maksimum karı getirecek yatırım, nakit akışı planlarını yapmaya ve satışı arttıracak pazarlama faaliyetlerine konsantre olabilirler. Kısaca faktoring, işletmenin yönetim kadrosunda oldukça pahalıya mal olan tahsilat, finansman işlemleri ile tahsil edilemeyen alacaklar kalemlerini ALACAK YÖNETİMİ, TAHSİLAT YÖNETİMİ ve NAKİT YÖNETİMİ hizmetleri ile üstlenir ve işletmenin büyümesini sağlayacak olanaklar sunar.

Yurtiçinde faktor, alıcı riskinin üstlenildiği ALACAK, TAHSİLAT ve NAKİT YÖNETİMİ hizmetlerini birlikte sunduğu gibi firmalara, gelen talepler doğrultusunda ve alıcıların kredibilitesine göre sadece finansman ve/veya tahsilat hizmeti de sunabilir. Bu uygulamada alacak riski faktor tarafından üstlenilmez.

Yurtiçinde satışlar açık hesap şeklinde olabildiği gibi, faturanın ekinde kıymetli evrak (çek/senet) karşılığında da gerçekleşebilir. Bu durumda satıcı, alacaklarını tahsil etmek amacıyla alıcılarından almış olduğu kıymetli evrakları fatura ekinde faktor’a cirolar.

Faktor, ilgili kıymetli evrağın istihbaratını yaparak satıcıya ek hizmet sunar. Tahsil yeteneği güçlü, istihbaratı olumlu kıymetli evrak karşılığında da satıcıya daha önce tahsis edilmiş limit dahilinde ve şartlarında ön ödeme kullandırır.

Uluslararası Faktoring

İhracat

Nakit akışı, satışlar yurtdışına olduğunda daha fazla önem kazanmaktadır. Çok geniş ve çok alıcılı olan dış ticaret pazarlarında nakit akışının tahsilat yüzünden düzensiz olma olasılığı yüksektir. Diğer taraftan farklı para birimleri, kanunlar ve dil farklılıkları gibi problemler de faktoring’in sunduğu ALACAK YÖNETİMİ, TAHSİLAT YÖNETİMİ ve NAKİT YÖNETİMİ ile giderilebilmektedir.

Alacakların tahsilatı, finansman sağlanması ve riskin üstlenilmesi açısından satıcının muhatabı kendi ülkesindeki faktor olacaktır. Faktor değişik ülkelerdeki alacakların garanti altına alınması ve tahsilatı için yaygın muhabir ağından yararlanacaktır.

Satıcı yurtdışında bulunan alıcıları ile ilgili gerekli bilgileri İhracat Faktor’una (EF) verir. EF ithalatçı ülkede bulunan muhabir faktor’una (IF) bu alıcıları inceletir ve IF tarafından saptanan garanti limitlerini EF, satıcıya bildirir. EF, bu limitler dahilinde alıcıların ödeyememe veya mali güçlüğe düşmeleri karşısında, fatura vadesini takip eden belirli bir gün sonunda (FCI kurallarına göre vadeden itibaren 90. günde) garanti hizmeti devreye girer ve satıcıya, fatura üzerindeki döviz değeri üzerinden %100 ödeme yapar.

Satıcı mallarını yükler ve bu yükleme esnasında düzenlediği faturalarına EF tarafından kendisine verilecek olan temlik notlarını yapıştırır. Bu faturanın bir kopyası ile ilgili yükleme belgesini EF’e gönderen satıcı bu ihracatından doğan alacağını EF’e devretmiş olur. EF, alacağın vadesinden önce, satıcının talebi üzerine faturanın belirli bir yüzdesini satıcıya ödeyebilir. EF ve IF satıcının alacak hesabını takip ederler. Vadede IF tahsilatı yapar ve EF’e gönderir. EF ise fatura bedeli hesabına geçtiğinde satıcıya bakiye ödeme yapar. Alıcının mali güçlüğe düşmesi ve fatura bedelini ödeyememesi durumunda (uluslararası kurallar çerçevesinde belirlenen vade sonunda) tahsil edilemeyen alacaklar satıcıya ödenir.

Uluslararası faktoring yurtiçinde olduğu gibi ALACAK YÖNETİMİ, TAHSİLAT YÖNETIMI ve NAKİT YÖNETİMİ hizmetlerini ve bunun avantajlarını yurtdışı satışları olan işletmelerde de aynı güven ve esneklikle sunar. Böylece işlemlerdeki hızı, tahsilattaki kolaylığı ile uluslararası faktoring, ülkeler arasındaki uzaklığı, dil ve ticari uygulama farklarını sorun olmaktan çıkarır.

İthalat

İthalat faktoringi’nin uygulamasında; yurtdışı muhabirinden ithalatçı firma için faktor’a garanti limit başvurusu gelir. Faktor, ilgili limit başvurusunu yurtiçinde yerleşik ithalatçı firma ile bağlantı kurarak ve istihbaratını yaparak değerlendirir. Faktor belirlenen çalışma şartları çerçevesinde yurtdışına ithalatçı firma adına garanti limiti tahsis ettiği takdirde ithalatçı firma, akreditif, vesaik mukabili gibi maliyetli işlemlerden kurtulur. Bu uygulamanın ithalatçı firmaya hiçbir maliyeti yoktur, sadece fatura bedelini vadesinde kendi ülkesindeki faktor’a ödemekle yükümlüdür.

İthalat faktoringi garantili olabildiği gibi sadece tahsilat amaçlı da kullanılabilir.

Factoring’in Avantajları

Vadeli alacaklarını faktor’a temlik ederek nakde dönüştüren işletmeler, sürekli ve kesintisiz nakit akışı ile kendilerine hızlı ve kontrollü büyüme potansiyeli sağlamış olurlar.

Vadeli alacaklarının nakde dönüşmesi ile işletmeler, hammaddeyi peşin ödeyerek alabilir ve önemli indirimler sağlayarak üretim maliyetlerini düşürürler. Böylece işletmelere karlarını arttırma olanağı sağlanır.

Alıcı riskini faktor’a devreden işletmeler, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarını genişletebilir.

Alıcılara vade tanıyabileceği için satıcının rekabet gücü artar.

Açık hesap satışlar kolay ve güvenli hale gelir.

Alacakların tahsilatı ve fon yaratma gibi konuları faktor’a devrederek nakit akışlarını belirleyen yöneticiler ileriye dönük; üretim, yatırım ve pazarlama gibi işletmenin gelişimi ile ilgili konulara daha fazla vakit ayırabilirler.

İşletmelerin kısa vadeli ticari alacaklarının finansmanını sağlayan faktoring sistemi, banka kredisinden farklı olup, bilançonun sadece aktif bölümünde bir harekete neden olur. Alacaklar, stoklar ve ticari borçlar azalır, işletmenin yaratabildiği işletme sermayesi artar. Bilanço daha likit hale gelir ve işletmenin kredibilitesi artar.

Faktor’dan ticari alacaklara karşılık kullanılan ön ödeme, satıcının ihtiyacı ve talebi üzerine verildiği için, işletmelerin dış kaynak kullanma ihtiyacı azalır ve faiz giderlerini düşürebilir.

Faktoring ile sağlanan finansmanın maliyeti, ticari kredilere (vade farkı) göre daha ucuz olduğundan, vadeli satışlardan ilave kazançlar sağlanabilir.

Periyodik olarak yapılan güvenilir istihbarat sonuçlarına göre satışlarını ödeme gücü olan alıcılara yapan işletme yöneticileri, geleceğe dönük en önemli yatırımları olan alıcılarının mali durumundan güncel olarak bilgi sahibi olurlar.

İhracat faktoring işlemlerinde, satıcıya bütün ödemeler fatura üzerindeki döviz cinsinden ödendiğinden, satıcı için kur farkı gideri oluşmamaktadır.

İhracatta faktor’un verdiği ön ödeme döviz olacağından, kambiyo dosyası hemen kapatılabilir ve KDV başvurusu hemen yapılabilir.

Faktoring sisteminde alımlarını mal mukabili olarak gerçekleştiren yurtdışındaki alıcılar akreditif açmaktan kurtulur, ödemeyi kendi ülkesindeki ‘Muhabir Faktor’a’ yaparak zamandan ve paradan tasarruf eder, alım gücü artar.

FAKTORİNG’İN ORTAYA ÇIKIŞI

Kullanıcısına önemli ek menfaatler sağlayan bir finansal teknik olarak faktoring hizmeti, ilk kez 1300’lerde yün mamülleri ihraç eden İngiltere’de uygulanmıştır. O yıllarda konsinye olarak yün mamülleri satan İngiliz ihracatçılar, alıcıların ödeme yapacakları konusunda garanti vererek, alacaklarını, daha sonra “faktor” olarak adlandırılan finans kuruluşlarına satıyorlardı. Bu dönemde uluslararası düzeyde ekonomik ilişkilerin ve özellikle haberleşme imkanlarının oldukça sınırlı olduğu ve ayrıca dış ülkelerde yeterli ölçüde güvenilir temsilcilerin bulunmadığı göz önüne alındığında, faktor kuruluşların üstlendiği görev, dış ticaret açısından giderek önem kazanmıştır. Bu çerçevede, faktoring faaliyetleri, endüstri devrimi ile birlikte sınai üretimin ve ticaretin hızla büyümesine bağlı olarak özellikle XVIII. yüzyıldan sonra yaygınlaşmıştır.

Faktoring faaliyetleri, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da yeniden inşa döneminin önemli ölçüde tamamlandığı 1960’lı yıllarda tekrar gündeme gelmiş ve özellikle 1970’li yıllardan itibaren petrol krizlerine bağlı olarak birçok firmanın satış imkanlarını artırmaya yönelmeleri üzerine hızla yayılarak daha geniş bir faaliyet alanı kazanmıştır. Nitekim, faktoring, başlangıçta İngiltere, ABD gibi belirli birkaç ülkede ve ciddi satış problemleri olan üretici firmaların başvurduğu bir finansman tekniği olmasına karşılık, günümüzde Kuzey Amerika ve Batı Avrupa yanında birçok uzakdoğu ülkesinde bulunan ve yalnız zor durumdaki firmaların değil gerek yerel gerek uluslararası satışlar yapan birçok küçük, orta ve hatta büyük ölçekli firmalar açısından da talep edilen bir finansman tekniği haline gelmiştir.

TÜRKİYE’DE FAKTORİNG UYGULAMASI

Türkiye’de faktoring 1980 sonrası dışa açık ekonomi politikaları ve ihracata dayalı sanayileşme stratejileriyle paralellik göstermektedir. Ülkemizde son yıllarda bankacılık sistemindeki önemli değişim ve gelişmelerin yanı sıra uluslararası nitelikteki bankaların da Türkiye’de şube açmaları ve bankaların ihtisas bankacılığı eğilimlerinin giderek artışı sonucu bankalar arası rekabetin yoğunlaşması üzerine bankalar, müşterilerine; tüketici kredileri, kredi kartları, leasing, faktoring ve forfaiting gibi finansman tekniklerinden yararlanabilme olanakları sunmaya başlamışlardır. Faktoring kavramı bir finans tekniği olarak ülkemiz bankacılık terminolojisine ilk kez 1983 yılında “Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile girmiştir. Bu Kararname’ nin 3. maddesi; faktoring’i “mal ve hizmet satışlarından doğmuş veya doğacak alacakların temellük edilerek, tahsilinin üstlenilmesi ve bu alacaklara karşılık ödemelerde bulunularak finansman sağlanması” diye tanımlanmakta, bu işle uğraşmak üzere kurulan şirketleri de “faktoring şirketleri” olarak adlandırmaktadır

Faktoring, yeni bir finansman modeli olmasına rağmen ülkemizde hızlı bir gelişme göstermiş ve ülkemiz finans piyasalarının son yıllarda vazgeçilmez enstrümanı olmaya başlamıştır. Her türlü mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan kısa vadeli alacakların faktoring şirketine devredilmesi işlemi giderek yaygınlaşmaktadır. Alacakların takibi, tahsili, garanti edilmesi, finansman sağlanması, pazar araştırması, kredi istihbaratı yapılması, ticari risklerin üstlenilmesi ve muhasebe kayıtlarının tutulması, vb. hizmetleri içeren faktoring, firmaların kısa vadeli sermaye ihtiyacını karşılamaktadır. Yurtiçi faktoring işlemleri için önemli bir potansiyelin mevcudiyetine rağmen, dahili piyasada şirketler hakkında yeterli bilgi temin edilecek bir bilgi bankasının olmaması faktoring hizmetlerinin iç piyasada arzulanan biçimde yaygınlaşmasını güçleştirmektedir. Ülkemizde faktoring hizmetlerinden en çok yan-sanayi şirketleri, küçük ve orta ölçekli şirketler, sektörler itibariyle de en çok tekstil, demir, çelik, gıda, otomotiv, makine ve teçhizat, yedek parça, büro makinaları, ticaret, sağlık ve temizlik sektörleri ile yayıncılık sektörleri yararlanmaktadır.

Faktoring şirketlerinin yukarıda belirtilen olumlu fonksiyonları Türkiye’de de çok çabuk kabul görmüştür. 1990’lı yılların başında ilk kez Türk Mali Sisteminde yer almaya başlayan ve 1994 yılında ilk kez düzenlemeye kavuşan faktoring şirketlerinin sayısı 105’e ulaşmıştır.

2001 yılında yapılan faktoring işlemlerinin sektörel dağılımına bakıldığında, %77,8’inin sanayii sektörüne, %21’inin de hizmetler sektörüne ait olduğu görülmektedir.

Sanayi sektörü içerisinde faktoring işlemlerinden en büyük payı %17,1 ile tekstil, hizmetler sektörü içerisinde en büyük payı ise %23,3 ile filmcilik, yayıncılık, televizyon, reklam hizmetleri almaktadır.

Türkiye’nin ihracatında yer alan ürünlerin büyük bölümü, başta tekstil olmak üzere faktoringe nicelik ve nitelik olarak çok uygun ürünlerdir. İhracatımızda büyük payı olan Avrupa Birliği ülkelerinde de faktoring çok yaygın olarak kullanılmaktadır.

Türkiye’de 1996 yılında 1.505 milyon euro olan bu sektörün cirosu, 1997 yılında % 102 gibi yüksek bir artışla Polonya ( % 286 ) ve Arjantin ( % 336 )’den sonra en yüksek artışı gerçekleştirerek 3.048 milyon euro’ya ulaşmıştır. Bu yüksek artışın sebebini faktoring’in Türkiye’de uygulamaya gireli henüz birkaç sene olmasına ve dolayısıyla cirosunun düşük olmasına bağlayabiliriz.

Türkiye bu artıştan sonra bir daha bu denli yüksek bir artış sağlayamamış ve azalarak artan bir yapıya bürünmüştür, ancak küçülmemiştir de, ta ki cumhuriyet tarihimizin en ağır krizini yaşayana kadar…

1998 yılına gelindiğinde Türkiye’de faktoring sektörü,ekonomisi kendinden çok daha güçlü olan İngiltere( %8 ) , İtalya ( %11 ) , Almanya ( %14 ) ve Fransa ( %22 ) gibi bir çok Avrupa ülkesini geride bırakarak % 33’lük bir büyüme sağlamıştır.

1999 yılında ise % 30’luk bir büyüme trendi yakalayan ülkemiz faktoring sektörü, 2000 yılında da ( %22 )’lik bir büyüme sağlayarak cirosunu 6.390 milyon euro’ya taşımıştır.

2001’de ülkemiz faktoring sektörü , 2001’in malüm krizlerden birinin ortaya çıkış yılı ( Şubat 2001 ), diğerinin ( Kasım 2000 ) ise etkilerinin ortaya çıkış yılı olması sebebiyle ekonominin küçülmesinden doğrudan etkilenmiş ve % 36 oranında küçülmüş ve yapılan ciro 4.100 milyon euro’ya düşmüştür.

2001 yılında yapılan faktoring cirosunun 3.000 euro’luk kısmı yurt içi, 1.100 milyon euro’luk kısmı uluslararası yani ithalat-ihracat faktoring’idir.

Türkiye ciro büyüklüğü açısından 2001 yılı itibarıyla Avrupa’da 13. , dünyada ise 20. sırada yer almıştır. Bunun sebebi de ülkemizde büyük ölçekli firmaların sektörde yer almaması ve genellikle küçük ölçekli olmak üzere orta ölçekli firmaların sektörde aktif durumda olmasıdır.

ÜLKELER BAZINDA FAKTORİNG SEKTÖRÜNÜN BÜYÜMESİ (MİLYON EURO)

% DEĞİŞİM

1996 1997 1998 1999 2000 2001 1996-1997 1997-1998 1998-1999 1999-2000 2000-2001

AVRUPA

Avusturya 1.525 1.776 1.832 2.007 2.275 2.181 16 3 10 13 -4

Belçika 3.934 4.372 4.366 7.630 8.000 9.000 11 0 75 5 13

Bulgaristan 0 0 0 2 1 2 -50 100

Kıbrıs 583 764 959 1.120 1.410 1.555 31 26 17 26 10

Çek Cumhuriyeti 540 276 468 780 1.005 1.230 -49 70 67 29 22

Danimarka 2.239 2.577 2.894 3.360 4.050 6.050 15 12 16 21 49

Estonya + Baltık ülkeler 0 0 213 470 615 1.400 121 31 128

Finlandiya 3.551 4.648 5.230 5.630 7.130 7.445 31 13 8 27 4

Fransa 28.836 36.373 44.255 53.100 52.450 67.800 26 22 20 -1 29

Almanya 13.897 17.875 20.323 19.984 23.483 29.373 29 14 -2 18 25

Yunanistan 317 451 596 850 1.500 2.050 42 32 43 76 37

Macaristan 139 280 115 144 344 546 101 -59 25 139 59

İzlanda 35 32 21 100 125 60 -7 -34 370 25 -52

İrlanda 2.671 3.635 3.957 6.160 6.500 7.813 36 9 56 6 20

İtalya 46.423 67.975 75.319 88.000 110.000 125.000 46 11 17 25 14

Hollanda 13.356 17.486 17.702 20.500 15.900 18.800 31 1 16 -22 18

Norveç 4.092 3.819 3.787 4.260 4.960 5.700 -7 -1 12 16 15

Polonya 85 328 609 605 2.085 3.330 286 86 -1 245 60

Portekiz 3.555 4.234 5.545 7.450 8.995 10.200 19 31 34 21 13

Romanya 19 22 20 37 60 105 14 -8 81 62 75

Slovakya 127 207 179 160 160 240 63 -14 -10 0 50

Slovenya 14 19 14 35 65 75 39 -25 142 86 15

İspanya 5.906 7.501 9.936 12.530 19.500 23.600 27 32 26 56 21

İsveç 8.122 8.099 7.677 7.550 12.310 5.250 0 -5 -2 63 -57

İsviçre 772 920 1.464 1.300 1.300 1.430 19 59 -11 0 10

TÜRKİYE 1.505 3.048 4.043 5.250 6.390 4.100 102 33 30 22 -36

İngiltere 47.381 78.228 84.255 103.200 123.770 139.840 65 8 22 20 13

AVUSTRALYA

Avustralya 2.355 3.129 3.319 5.100 7.320 7.910 33 6 54 44 8

Yeni Zelanda 147 175 162 184 100 410 19 -8 14 -46 310

% DEĞİŞİM

1996 1997 1998 1999 2000 2001 1996-1997 1997-1998 1998-1999 1999-2000 2000-2001

AMERİKA

Arjantin 201 874 1.026 1.481 1.715 1.017 336 17 44 16 -41

Brezilya 1.930 1.859 13.620 17.010 12.012 11.020 -4 633 25 -29 -8

Kanada 1.992 2.586 1.863 1.952 2.256 3.315 30 -28 5 16 47

Şili 1.397 2.209 1.991 2.600 2.650 3.160 58 -10 31 2 19

Kolombiya 77 92 85 50 0 0 19 -8 -41 -100

Kosta Rika 0 0 162 226 258 208 40 14 -19

Küba 0 0 0 185 108 113 -42 5

El Salvador 0 0 0 0 0 123

Meksika 1.710 1.923 2.519 3.550 5.030 6.890 12 31 41 42 37

Panama 0 0 0 11 220 220 1900 0

ABD 49.242 65.389 64.255 104.200 120.000 129.000 33 -2 62 15 8

AFRiKA

Fas 89 168 187 57 45 50 90 11 -70 -21 11

Güney Afrika 3.111 4.979 3.957 5.340 5.550 5.580 60 -21 35 4 1

Tunus 0 0 54 73 60 171 36 -18 185

ASYA

Çin 12 15 11 31 212 1.238 27 -25 180 584 484

Hong Kong 726 1.114 1.294 1.800 2.400 2.700 53 16 39 33 13

Endonezya 2.362 1.588 28 33 3 0 -33 -98 18 -91 -100

Hindistan 205 332 174 257 470 690 62 -47 47 83 47

İsrail 39 73 108 219 460 530 88 49 103 110 15

Japonya 26.403 34.968 38.980 55.347 58.473 61.566 32 11 42 6 5

Malezya 2.316 1.887 687 805 585 842 -19 -64 17 -27 44

Umman 0 0 14 21 30 36 45 43 20

Filipinler 18 18 10 10 0 0 4 -45 -2 -100

Suudi Arabistan 0 0 0 0 0 150

Singapur 1.737 2.255 1.510 1.970 2.100 2.480 30 -33 30 7 18

Güney Kore 18.259 23.468 17.149 15.120 115 85 29 -27 -12 -99 -26

Sri Lanka 27 31 38 62 99 115 16 22 62 60 16

Tayvan 459 801 1.004 2.090 3.650 5.160 74 25 108 75 41

Tayland 1.162 966 715 1.010 1.268 1.240 -17 -26 41 26 -2

DÜNYA TOPLAMI 307.597 417.843 452.700 575.007 643.572 722.195 36 8 27 12 12

2001 YILI İTİBARİYLE ÜLKELERİN FAKTORİNG HACİMLERİ (MİLYON EURO)

Şirket Sayısı AVRUPA Yurt içi Uluslararası Toplam

3 Avusturya 1.666 515 2.181

5 Belçika 7.500 1.500 9.000

1 Bulgaristan 1 1 2

3 Kıbrıs 1.500 55 1.555

5 Çek Cumhuriyeti 960 270 1.230

8 Danimarka 4.000 2.050 6.050

19 Estonya + Baltık ülkeler 1.200 200 1.400

4 Finlandiya 7.220 225 7.445

20 Fransa 63.800 4.000 67.800

16 Almanya 22.914 6.459 29.373

7 Yunanistan 1.800 250 2.050

10 Macaristan 410 136 546

2 İzlanda 0 60 60

9 İrlanda 7.713 100 7.813

45 İtalya 120.000 5.000 125.000

7 Hollanda 13.200 5.600 18.800

7 Norveç 5.250 450 5.700

6 Polonya 3.030 300 3.330

9 Portekiz 9.850 350 10.200

5 Romanya 15 90 105

8 Slovakya 160 80 240

2 Slovenya 55 20 75

20 İspanya 22.900 700 23.600

10 İsveç 5.150 100 5.250

2 İsviçre 1.100 330 1.430

98 TÜRKİYE 3.000 1.100 4.100

96 İngiltere 132.280 7.560 139.840

427 Toplam 436.674 37.501 474.175

Şirket Sayısı AMERİKA Yurt içi Uluslararası Toplam

8 Arjantin 1.000 17 1.017

25 Brezilya 11.000 20 11.020

38 Kanada 2.015 1.300 3.315

20 Şili 3.000 160 3.160

21 Kosta Rika 198 10 208

1 Küba 107 6 113

5 El Salvador 120 3 123

10 Meksika 6.690 200 6.890

2 Panama 200 20 220

262 ABD 125.000 4.000 129.000

392 Toplam 149.330 5.736 155.066

AFRiKA

2 Fas 20 30 50

10 Güney Afrika 5.500 80 5.580

2 Tunus 142 29 171

14 Toplam 5.662 139 5.801

ASYA

4 Çin 1.147 91 1.238

8 Hong Kong 1.800 900 2.700

1 Endonezya 0 0 0

6 Hindistan 650 40 690

3 İsrail 60 470 530

20 Japonya 60.752 814 61.566

12 Malezya 819 23 842

2 Umman 36 0 36

1 Suudi Arabistan 150 0 150

14 Singapur 2.100 380 2.480

1 Güney Kore 20 65 85

4 Sri Lanka 110 5 115

8 Tayvan 3.180 1.980 5.160

20 Tayland 1.215 25 1.240

104 Toplam 72.039 4.793 76.832

AVUSTRALYA

20 Avustralya 7.800 110 7.910

8 Yeni Zelanda 400 10 410

28 Toplam 8.200 120 8.320

965 DÜNYA TOPLAMI 671.905 48.289 720.194

Previous

Orhun (Göktürk) Yazıtları

İhracatta Yazışma Örnekleri

Next

Yorum yapın