Tritikale

|

TRİTİKALE

Erozyon nedeniyle sığlaşan, verim gücünü yitiren yüksek kesimlerdeki topraklarda, buğdayın iki katı sayılabilecek bir verim potansiyeline sahiptir. Bu nedenle özellikle Orta ve Doğu Anadolu Bölgelerimizde azalan hayvancılığımızın canlanmasında önemli bir rol oynayabilir.

Batılı ülkelerde Amerika ve Kanada’da çok yoğun olarak yetiştirilmekledir. Tritikalenin marjinal çevre şartlarına iyi adaptasyonu sonucundu Doğu Avrupa, özellikle Polonya’da üretiminin yoğunlaşmasına neden olmuştur. İsviçre’de yaklaşık 11.000 ha alanda tritikale yetiştirilmekte ve bu alan tüm hububat tarım alanının % 7’sine tekabül etmektedir. Tritikale tarımında en önemli ülkeler, Polonya (600.000 ha), Fransa (300.000 ha), eski SSCB (250.000 ha ), Avustralya (160.000 ha), Portekiz ( 80.000 ha), ABD (400.000 ha), Brezilya (30.000 ha) ve Almanya (30.000 ha) ‘dır. Tritikale otuzdan fazla ülkede ticari olarak üretilmektedir ve dünyada 1991-1992’de yaklaşık 2.5 milyon ha alanda ekimi yapılmıştır.

Dünyada 2.4 milyon hektar tritikale yetiştirilmekte ve global tahıl üretiminde yılda 6 milyon tondan fazla yer almaktadır. 100 bin hektarın üzerinde ekim alanı olan ve en fazla ekim yapan ülkeler, sırasıyla, Polonya, Rusya, Almanya, ABD, Fransa, Kanada, Avustralya şeklinde, sıralanmaktadır. Günümüzde 200’den fazla tritikale çeşidi, 30’dan fazla ülkede yetiştirilmektedir.

Tritikale buğday ile çavdarın melezlenmesi sonucu elde edilen yeni bir tahıl çeşidinin adıdır. Tüm özellikleri buğday ile çavdar arasında seyreder. Bu nedenle daneleri daha çok buğdaya benzer ama kabuk daha kalın, ekmeklik kalitesi daha düşüktür. Zaten gelişmiş ülkelerde yem bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Kısmen çavdarın özelliklerini de taşıdığı için soğuğa, kurağa dayanıklı, bitki besin elementleri talebi az, kanaatkar bir bitkidir. Bilim çevresinde yıllardan beri bilinmesine ve kıraç Anadolu topraklarında buğdaydan da çavdardan da daha fazla ürün vermesine rağmen hak ettiği yayılımı gösterememiştir.

Türkiye’de şimdiye kadar yapılan çalışmalar sonucunda beş tritikale çeşidi tescil ettirilmiştir. Bunlardan ilki bakır-çay olup yaygınlaşmamıştır. Bahri Dağdaş Kışlık Hububat Araştırma Enstitüsü (Konya) tarafından CIMMYT kökenli presto hattından seleksiyonla elde edilen Tatlıcak 97 çeşididir. Bu çeşit yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yine Ç.Ü. Ziraat Fakültesinin tescil ettirdiği Tacettin Bey tritikale çeşidi de yazlık bir çeşittir. Söz konusu bu çeşitler ülkemizdeki tritikale ıslah çalışmalarının, ilk ürünleridir. Son yıllarda da tritikale tescil başvurulan devam etmekte ve yeni çeşitler tescil edilmektedir.Yeni tritikale çeşitleri de Karma 2000, Presto ve Melez 2001 isimleri ile tescil edilmiştir.

TRİTİKALENİN KÖKENİ VE TAKSONOMİSİ

Bir buğday (Triticum spp. L) ve çavdar (Secale cereale L.) melezi olan tiritikale, bir amfidiploid tahıl türüdür. Tritikaleler önce primer ve sekonder olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Primer Tritikale; Triticum x Secale melezinden veya aynı Triticum x Secale türlerinden elde edilmiş tritikalelerin melezlenmesiyle ekte edilir. Primer Tritikale ile kromozom sayısı farklı bir tritikale veya Triticum ve Secale’nin değişik cinslerinin melezlenmesiyle elde edilen tritikalelere de Sekonder Tritikale denir. Tritikale, melezlemede kullanılan ebeveynlerinin kromozom sayılarına bağlı olarak, tetraploid, heksaploid veya oktoploid tip olabilir. Tetroploid tritikaleler (2n = 28) AARR, DDRR veya A,B,D ve R genomlarının karışımı olabilir. Tetroploid tritikalelerin agronomik Özellikleri henüz belirlenmiş değildir. Bu gün yaygın olarak kullanılan tritikaleter hekzoploid (2n a 42) formda olanlardır. Hekzaploid tritikalelerin klasik genomu AABBRR’dir. Bununla beraber, ekmeklik buğday ve oktoploid tritikalelerin kullanılmasıyla, bir kromozom veya kromozom segmenti farklı olan "substitute" heksaploid tritikaleler (AABBDR) geliştirilmiştir. Oktoploid tritikaleter (2n = 56) ekmeklik buğday ve çavdar melezidir ve genomu AABBDDRR’ dir. Oktoploid tritikaleler yaygın olmamasına rağmen hekzaptoid tritikalelerin ekte edilmesinde önemlidir.

Hekzaptoid tritikaleler, oktoploid formlara göre daha stabil ve fertil, daha cüsseli ve potansiyellidir. Aynca hekzaploid formlann unlan yumuşak buğday unları ile benzer özellikler gösterir. Bu özelliklerden dolayı hekzaploid formlar üzerinde daha fazla çalışılmıştır. Bugünün başarılı tritikale tipleri, makarnalık buğday ve çavdar melezinden elde edilen sekonder amfidiploidlerdir. Tritikalenin yüksek verimliliği ve kısmen kurak bölgelere adaptasyonu A ve B genomları ite makarnalık buğdaydan, düşük verim fakat ekstrem soğuk, kuralık, asitli topraklara adaptasyonu ve farklı coğrafik iklimlere de yetiştirilebilme özelliği R genomu ile çavdardan gelmektedir.

Son 25 yıldır dünyada yapılan tritikale tarımı, tritikalenin buğdayın verim potansiyeline ve çavdarın dayanıklılığına sahip olduğunu göstermektedir. Kısaca, tritikale ebeveynlerinin yetişebildiği tüm çevrelerde başarı ile yetiştirilmektedir. Marjinal alanlarda yetiştirilen buğdayın verimi tritikaleye kıyasla daha düşük olurken, optimum yetiştirme ortamlarında tritikalenin verim potansiyeli aynı şartlardaki buğdayın verim potansiyeline erişmiştir.

Ekim Alanı ve Üretimi

Yeni bir tür olan tritikale dünyada giderek artan bir ekim alanına sahiptir. Ekim alanı ve üretim miktarları bir çok ülkede henüz resmi istatistiklere girmemiş olmasına rağmen, bugün büyük bir kısmı gelişmiş ülkelerde olmak üzere, 2,9 milyon hektardan fazla bir alanda tritikale ekimi yapılmaktadır (Tablo 1). özellikle Polonya ve eski SSCB gibi problemli topraklara sahip olan ülkelerde tritikale geniş bir ekiliş alanına sahiptir. Dünya da ki toplam tritikale ekim alanının %80’i kışlık, yüzde 20’si ise yazlık olarak ekilmektedir.

Tablo 1. Dünyadaki Tahmini Tritikale Ekim Alanları (ha)

Ülke

1986

1991-92

1997-98

Almanya

30.000

207.000

436.000

Amerika

60.000

180.000

350.000

Arjantin

10.000

16.000

Avustralya

160.000

100.000

245.000

Belçika

5.000

5.000

9.000

Brezilya

5.000

90.000

100.000

Bulgaristan

10.000

100.000

5.000

Çekoslovakya

25.000

Fransa

300.000

162.000

165.000

İtalya

15.000

30.000

8.000

Polonya

100.000

659.000

736.000

Rusya

250.000

500.000

500.000

Diğerleri

130.000

393.000

362.000

Toplam

1.075.800

2.467.600

2.916.000

Verim ve Adaptasyon

İlk yıllarıyla kıyaslandığı zaman tritikalede önemli gelişmelerin sağlandığı görülmektedir. Kışlık ve yazlık tritikalelerin genetik olarak verim potansiyellerinin artırılmasında önemli gelişmeler kaydedilmiştir, ilk yıllarda tritikalenin önemli problemlerinden olan hastalıklara hassasiyet, uzun bitki boyu, başak kısırlığı, düşük hektolitre ağırlığı, kışa hassasiyet ve geç olgunlaşma gibi önemli agronomik karakterler olumlu yönde geliştirilmiştir. Milletlerarası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi (CIMMYT)’ndeki optimum şartlarda dane verimi 1968’de 2,5 ton/ha iken 1991 yılında 9,7 ton/ha yükselmiştir. 1980 ve 1990’1ı yıllar arasında tritikale dane verimi %17 oranında, hektolitre ağırlığı yüzde 12 oranında yükselmiş ve ortalama bitki boyu 140 cm’den 125 cm (yüzde 11)’e düşmüştür.

Tritikale canlı ve cansız stres şartlarına karşı buğday ve arpadan daha fazla dayanıklıdır. Marjinal alanlar (asitli veya alkali topraklar), iz elementler noksanlığı (bakır, çinko ve magnezyum) veya iz element fazlalığı (bor) ve kuraklık stresi için ıslah çalışmaları, dünyadaki bir çok yazlık ve kışlık tritikale geliştirme programlarının ana konularını oluşturmaktadır.

Konya bölgesinde verimi sınırlayan önemli faktörlerden biri olan topraktaki Zn eksikliğinden tritikale, buğday, arpa ve yulafa göre daha az etkilendiği bildirilmiştir (Bağa, 2000). Yapılan bir çalışmada Zn Dayanıklılık indeksi çavdar, arpa, ekmeklik buğday, makarnalık buğday ve yulaf için sırasıyla %85,65,58, 38 ve 35 iken bu değer tritikale için 75 olmuştur (Tablo 2).

Tablo:2 Farklı Çinko Uygulamalarının Değişik Tahıl Türlerine Etkileri

Tür Kuru Madde Verimi (g/bitki) Zn Dayanıklılık İndeksi (%) Değişim (%)

– Zn + Zn

Çavdar 0,74 0,87 85 18

Tritikale 0,64 0,85 75 33

Arpa 0,74 1,14 65 54

Ekmeklik Buğday 0,48 0,83 58 73

Makarnalık Buğday 0,28 0,77 38 166

Yulaf 0,37 1,06 35 186

Yine Konya Bahri Dağdaş Milletlerarası Kıştık Hububat Araştırma Merkezinde farklı tahıl türlerine ait çeşitlerle yapılan bir Zn etkinlik çalışmasında, kullanılan tritikale çeşit ve hattan (Presto ve BDMT-19) çavdar çeşidinden (Aslım-95) sonra en yüksek Çinko Dayanıklılık indeksini vermişlerdir (Tablo 3).

Çeşitler Çinkosuz

(kg/da) Çinkolu

(kg/da) Değişim

(%) Çinko Day.

İndeksi (%)

Gerek-79 310 446 44 70

Bezostaya 190 415 118 47

Kunduru 33 247 648 13

Çakmak-79 17 76 347 22

Protesto* 38 428 26 79

BDMT-19* 400 424 6 94

Tokak 224 477 113 47

Erginel 192 436 127 44

Aslım 356 334 -7 107

Chekota 81 188 132 43

EOF (%) 59 47

Tablo 3: Çinko Uygulamasının Tritikale ve Diğer Tahıl Verimleri Üzerine Etkisi

Tritikale ekim alanlarının artmasıyla buğday ve çavdar hastalık ve zararlıları tritikale üzerinde potansiyel bir epidemi problemi olarak kabul edilmektedir (Singh and Saari, 1991). Tritikale pas (Puccinia sop.), Septoria tritici, rastık (Ustilago spp., Urocystis spp.), sürme (Tilletia spp., Neovossia spp.), külleme (Erysiphe graminis), göçerten (Gaeumannomyces graminis), kök çürüklüğü, tahıl kist nematodu (Heterodera avenae), Rus buğday afidi (Diuraphis noxia), arpa san cücelik virüsü, buğday mozaik virüsü ve arpa çizgili mozaik virüs hastalık ve zararlılarına karşı dayanıklı olduğu bildirilmiştir. Dayanıklılığı yetersiz görüldüğü Fusarium spp., Septoria nodorum, Helminthosporum spp., göz lekesi (Cercosporella nerpotricnoides), ve baktariyel hastalıklara (Kanthomonas spp. ve Pseudomonas spp.) karşı dayanıklılığın geliştirilmesi dayanıklılık ıslahının önceliklerini oluşturmaktadır.

Tritikalenin Ergot hastalığına karşı dayanıklılığı çavdardan daha fazladır ve bu zaman içinde tritikaledeki üretkenliğin artmasıyla daha da artmıştır. Yapılan bir çalışmada, Konya bölgesinde en yaygın kök ve kök boğazı çürüklüğü etmenleri olan Fusarium culmorum, Drechstera sorokiniana, Fusarium moniliforme ve Rhizoctonia cerealis’e karşı tritikale çeşidinin Tatlıcak 97, aynı denemde kullanılan buğday ve arpa çeşitlerinden daha dayanıklı olduğu belirtilmiştir (Tablo 4).

Tablo 4. Bazı Hububat Çeşitlerinin Konya Bölgesi’nde Yoğun Olarak Bulunan Kök ve Kök Boğazı Etmenlerine Karşı Tepkileri.

Çeşit/Hat Drechslera Fusarium Fusarium Rhizoctonia

. sorokiniana vulmorum moniliforme cerealis :

Bezostaya-l 18.9 MR 33.3 MR 30.6 MR 18.6 MR

Haymana-79 73.4 S 66.3 MS 65.0 MS 73.7 S

Gün-91 38.9 MR 38.1 MR 12.6R 41.9MR

Dağdaş-94 39.0 MR 7.9 R 17.6MR 24.6 MR

Kınacı-97 23.9 MR 11.5 R 21.0MR 0.9 MR

Selçuklu-97* 22.4 MR 18.7 MR 18.0 MR 13.6 R

Erginel-90 81.0 S 40.0 MR 70.0 MS 27.2 MR

Aslım-95, 6.5 R 13.3 R 12.1 R 8.1 R

Tatlıcak-97 12.1 R 14.0 R 6.9 R 10.9 R

BDMT-19 7.7 R 9.9 R 7.7 R 6.0 R

————————————————————————————————–

 = Ekmeklik Buğday,

* = Makarnalık Buğday,

 = Arpa,

 = Çavdar,

 = Tritikale

Kullanım Alanları

Dünyada 2.9 milyon ha dan fazla alanda tritikale üretilmekte ve bu üretimin büyük bir kısmı hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Tritikale üretiminin çoğu dane yemi, ot veya iki amaçlı (ot + dane) olarak büyükbaş ve küçükbaşların özellikle kanatlıların beslenmesinde kullanılmaktadır. Tritikale rasyonlarda diğer dane tahılların ikamesinde veya özelliklede protein kaynağı olarak diğer tahıllarla ikame edilebilmektedir. Hayvan besleme açsından Tatlıcak-97 tritikale çeşidinin dane analiz değerleri, iki arpa çeşidinin, Tokak-157/37 ve Karatay-97, analiz değerlerinden farklı değildir (Tablo 5).

Tablo 5: Tritikale ve Arpa Çeşitlerinin Danelerine Ait

Kimyasal Analiz Değerleri (%)*

Tatlıcak –97 Karatay –97 Tokak –157/37

Kuru madde 92.87 92.13 91.85

Ham Protein 12.05 14.30 12.86

Ham Yağ 2.31 2.78 2.80

Ham Kül 1.73 2.30 2.18

Nam Selüloz 2.43 3.54 4.47

Tritikalenin yemlik değeri mısır, buğday, arpa, çavdar ve sorguma eşit veya daha iyidir. Tritikalenin mısırın yerine ikame edildiği rasyonlarda tritikale oranının artması yumurta verimini olumlu yönde etkilediği ve en yüksek yumurta veriminin %40 oranında mısır yerine tritikale kullanılmasıyla edildiği bildirilmiştir (Tablo 6).

Tablo 6. Rasyonlara Tritikale İlavesinin Yumurta Verimine Etkisi

Rasyon* Yum. Verimi Yum. Ağırlığı (g) Yem Tüketimi (g)

%0 Tritikale 63.22± 4.02 60.71 ± 0.69 98.46 ± 1.56

%10 Tritikale 64.78 ± 3.01 59.54 ± 0.98 94.91 ± 4.04

%20 Tritikale 65.13 ± 3.24 59.16 ± 0.69 98.45 ± 1.06

%40 Tritikale 69.04 ± 3.40 59.30 ± 0.79 97.03 ± 3.46

Tritikalenin temelini teşkil ettiği bazı hayvan rasyonlarında, iyi sonuçlar alınamamıştır. Bu sonucun muhtemelen çavdardan aktarılan antibesin faktörlerinin varlığından kaynaklanabileceğini ve beslenme rasyonlarında tritikale kullanıldığı zaman bazı tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmektedir. Bunda kullanılan genotiplerin etkili olduğu, her genotipte buna benzer problemlerin görülmeyebileceği düşünülmektedir. Yazlık, alternatif ve kışlık tritikalelerin otlatma, ot, ot + dane ve silaj olarak kullanılmaları gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde giderek artmaktadır.

Tritikale silajlık olarak değerlendirilecek ise dane üretimi için uygulanacak seviyede azotlu gübreleme önerilmelidir. Kaba yem kalitesi açısından, serin iklim tahılları içinde tritikale, arpa ve buğdaydan sonra gelmektedir. Kış ve erken ilkbahar dönemi arasında, tiritikale otunun, ham protein içeriği 520’e ulaşabilmektedir. Otlamaya kök gelişimi tamamlandıktan sonra yani ekimden 6-8 hafta sonra başlanmalıdır. Tritikalenin 535 kuru madde oranında başaklanma, başlangıcında silaj verimi dekara1500-2000 kg civarında olabilmektedir.

Tritikalenin hazmolunabilirliği kardeşlenme döneminde (%80), fizyolojik olum döneminden (%51) daha fazladır. Aynı şekilde ham protein oranı da kardeşlenme ve sapa kalkma döneminde yüksek olurken (%20) fizyolojik olum döneminde (%65) oldukça düşmektedir. Tritikale otunun kuru madde verimi kardeşlenme döneminden (20 kg/da), sapa kalkma (90 kg/da) ve fizyolojik olum (630 kg/da) dönemlerine doğru olgunluğun ilerlemesi ile birlikte önemli derecede artış göstermektedir.

Yapılan bir otlatma çalışmasında tritikalenin hayvanlara kazandırdığı canlı ağırlık artışı, günde 0,72 kg olurken, buğdayın kazandırdığı 0,69 kg, çavdarın kazandırdığı 0,59 kg olmuştur.

Tritikalenin ilk yıllarda öğütme ve pişirme özelliklerinin düşük olmasından dolayı insan gıdası olarak kullanılması sınırlı olmuştur. Son yıllarda sağlanan gelişmeler ile tritikale insan gıdalarının üretiminde tek başına kullanılabildiği gibi özellikle kaliteli buğday unu ile değişik oranlarda karıştırılarak pasta, bisküvi, ekmek ve makama yapımında kullanılabilmektedir (Tablo 7).

Tablo 7. Bazı Ülkelerde Tritikalenin insan Gıdası Olarak Kullanım Şekli

Ülke Tüketim Şekli Oranı Sonuç

Almanya Ekmek, pasta ve bisküvi % 100, karışım +

Avustralya Çeşitli Ekmek % 35 +

Brezilya Yassı Ekmek % 40 +

İngiltere Çavdar Tipi Ekmek % 100 +

Polonya Çavdar Tipi Ekmek % 100, karışım +

Rusya Kek % 50 +

Genel olarak tritikale unu yumuşak buğday ununun kullanıldığı pasta, kek, erişte ve tortula yapımına uygundur. Tritikalenin (Tatlıcak-97) Gerek-79 ekmeklik buğday çeşidi yerine Bezostaya-1 ekmeklik buğday çeşidi ile yapılan 1:1 oranında paçal yapılmasıyla; ham protein miktarı, ham kül miktarı, amilaz aktivitesi, Zeleny sedimantasyon değeri, alveogram mukavemeti (P), enerjisi (W) ve ekmek içi gözenek emsali artmış, glüten indeks değeri ise düşmüştür (Tablo 8).

Tablo 8. Tritikale Unu ile Farklı Paçal Oranlarının Unların Bazı Kimyasal ve Teknolojik Özelliklerine Etkisi

Paçal

Su

H. Pro.

H. KüI

Z. Sed

Y. Öz

Gul. lnd

D.Say

Bez: (Qrk+TÜ)

%

%

%

mi

%

%

sn

100100+100)

14.5

9.4 c

0.50e

24.1 c

30.5

57.9a

428a

100: (75+26)

14.5

9.8 be

0.51 d

25.9 be

30.9

51. 2 ab

413 ab

100: (50Ş50)

14.5

10,1 abc

0.52 c

27.5 ab

31,6

48.0 b

405 ab

100: (25+75)

14.5

IO.S ab

O.M b

2U.2 ab

31.8

50.3 ab

394 b

100: (00+100)

14.5

10a

0.54a

29.7a

32.0

46.6 b

369 c

LSD

0.88*

* *

4.03**

öd

8.74*

23.8*

Bezostaya-1

15.6

10.0

0.54

30.4

33.0

59.3

566

Gerek-79 13.6

8.8

0.46 22.0 29.0 47.4 392

Tatlıcak-97

13.3

11.7

0.55

26.5

31.6

31.7

321

(*p<0.005, **p<0.01, öd. = Önemli Değil)

Düşük glüten miktarı, düşük glüten kalitesi ve yüksek miktardaki a-amilaz aktivitesi tritikalenin ekmeklik kalitesini düşürmektedir. Tritikale unun tek basına ekmek sanayiinde kullanılmasında en büyük problem olan yüksek a-amilaz aktivitesi malt ve maya yapımı için uygundur. Tritikale genelde daha yüksek malt kaybına fakat yüksek malt ekstraktı, yüksek diastik gücü ve yüksek a-b amilaz aktivitesine sahiptir.

Tritikalenin insan gıdası ve hayvan yemi olarak taşıdığı potansiyeli geliştirerek, bölge ve ülkemize adaptasyonunu sağlamak amacıyla B.D.MİKHAM bünyesinde 1988-89 yılında tritikale çalışmaları başlatılmıştır. Bu program dahilinde tritikale hattan, verim ve diğer özellikler bakımından test edilmektedir (Tablo 9).

Tablo 9. Bazı Türkiye, Buğday ve Arpa Genotiplerinin Farklı Yetiştirme Ortalamalarındaki Dane Verimi (kg/da)

Sulu kuru

Konya Çumra Beyşehir Koçaş Çumra Karaman

BDMT98/8 405 362 382 446 397 365

BDMT 98/9 452 462 424 472 466 275

Tatlıcak 97 425 501 384 511 454 325

Dağdaş 94 — — — — — —

Kınacı 97 418 423 282 468 — —

Karatay 97 — — — — — —

Kıral 97 397 584 316 535 — —

EÖF (%) 77 72 74 101 64 63

VK 13 10 15 14 11 13

 = Arpa  = Tritikale,  = Ekmeklik buğday

Tritikale çeşit geliştirme çalışmaları çerçevesinde Tatlıcak-97 adıyla ülkemizin ilk fakültatif tritikale çeşidi 1997 yılında tescil ettirilmiştir. Ülkemiz için henüz yeni bir tür olmasıyla beraber ülkemizin çok farklı bölgelerindeki çiftçilerimiz tarafından kabul görmüş ve hızlı bir şekilde yayılmaktadır. B.D.MİKHAM’da her yıl 100 tondan fazla Tatlıcak-97 tohumluğu üretilmek ve satılmaktadır. Trakya’dan Doğu Anadolu’ya kadar bütün bölgelerimizde ekilmekte, un ve yem sanayiinde giderek artan miktarlarda kullanılmaktadır. Ayrıca Trakya ve Ege bölgesi çiftçilerimizde tritikaleyi karışım veya tek başına silaj yapımında kullanmaktadırlar.

TRİTİKALE (TATLICAK 97) TARIMI

Tritikale buğday ile çavdar melezlemesi sonucu oluşmuştur. Bunda amaç, çavdarın kötü koşullara dayanıklılığı ile buğdayın verim potansiyeli ve kalitesini birleştirmektir. Hayvan yemi olarak değerlendirilebildiği gibi son yıllarda yapılan ıslah çalışmaları sonucu dane kalitesindeki iyileşme sonucu değirmencilikte paçalda kullanılmaktadır. Ayrıca kuru ot verimi yüksek olup, daha uzun süre saklanabilmekte ve süt sığırlarına silaj olarak yedirilebilmektedir.

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ

Tritikale, kuru tarım alanlarına uyumu iyi olup yüksek yağışlı veya bir kere sulanabilin alanlarda yüksek verim verir, özellikle Kuzey Geçit, Batı Geçit ve Toros bölgesine uyumu iyidir. Soğuk ve kurak şartlara dayanıklılığı fazladır. Toprak bakımından fazla seçici olmayıp çavdarın yetiştiği toprak koşullarında yetişebilir.

TARLA HAZIRLIĞI

Nadas uygulanan alanlarda tritikale yetiştirilecekse, toprağı devirmeden işleyen makinalarla sürüm yapılmalı ve toprak işlemeye ilkbaharda başlanmalıdır. Sulu tarım alanlarında ise toprak derin istenmeli ve ürün kaldırıldıktan hemen sonra gölge tavında iken sürülmelidir. ilk sürümden sonra tarlanın yabancı ot durumuna göre yüzlek sürüm yapılmalıdır.

GÜBRELEME

Kuru tarım alanlarında ekim sırasında dekara 6-7 kg fosfor ve 2-3 kg azot (15 kg DAP), sulu tarım alanlarında ise dekara 8-9 kg fosfor ve 3-4 kg azot (20 kg DAP) tavsiye edilir. Toplam saf azot miktarı bahar mevsiminde dekara kuruda 6-7 kg, suluda ise 9 kg’a tamamlanmalıdır. Bu amaçla kuruda erken dönemde (Şubat-Mart) dekara 20 kg amonyum sülfat (% 21 N), suluda 25 kg amonyum sülfat (% 21 N) gübresi kullanılabilir.

EKİM

Bölgemizde tritikale için en uygun ekim zamanı Ekim ayı olup en ideal ekim metodu mibzerle ekimdir. Ekim derinliği kışlık ekimlerde 5-6 cm, yazlık ekimlerde ise 3-4 cm’dir. Atılacak tohum miktarı mibzerle ekimde 22-23 kg/da olmalıdır. Eğer serpme ekim yapılacaksa bu miktar 2-3 kg artırılmalıdır. Ekim öncesi sistemik tohum ilaçları ile tohum ilaçlanmalıdır.

BAKIM

Tritikale tarlasında gerekli görüldüğünde yabancı otları yok etmek için bitkinin., sapa kalkma döneminde herbisitler (yabancı ot öldürücüler) kullanılmalıdır. Tritikale su istemeyen bir bitkidir, ancak suyun bitki gelişimini sınırladığı sapa kalkma döneminde sulanması verimi artırmaktadır. Fazla sulama yatma problemlerine sebep olabilir.

HASAT

Tritikale biçerdöverle hasat edilecekse avuç içinde ovulan başaktaki taneler kolayca ayrılıyorsa hasat edilmelidir. Ancak hasat tırpan, orak veya biçme makineleri ile yapılacaksa biraz daha erken hasat edilebilir. Dane dökme problemi olmadığı için hasat kaybı düşüktür. Dekara verim 300-40,0 kg’dır.

KAYNAKLAR

1) Aktaş.H. Kınacı, E., Yıldırım, A.F., Sayın, L., Kural, A. Konya Yöresinde Hububatla Sorun Olan Kök Ve Kökboğazı Çürüklüğü Etmenlerinin Saptanması ve Çözüm Yollarının Araştırılması. TOGTAG-1254 No’lu Proje, Kasım 1997, Ankara.

2) Azman, M.A., Coşkun, B., Tekik, H. ve Aral, S. Tritikalenin Yumurta Tavuğu Rasyonlarında Kullanılabilirliği Hayvancılık Araştırma Dergisi. 7.1:11-14.

3) Bağcı.SA Ve Ekiz,H. 1993. Tritikate’nin İnsan Ve Hayvan Beslenmesindeki Önemi Konya’da Hububat Tarımının Sorunları ve Çözüm Yollan Sempozyumu. Sayfa 135-151 12-14 Mayıs 1993. Konya.

4) Bağcı.S.A. 2000. Konya Şartlarında Çinko Uygulamasının Farklı Tahıl Türlerinde Verim ve Verim Unsurları Ve Kalite Üzerine Etkileri. Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Konya.

5) Belnid.A. 1994. Nutritive And Economic Value Of Triticale As Afeed Grain For Poultry CIMMYT Economics Worwng Paper. 94-01. CIMMYT. Mexico. D.F.

6) Ekiz,H., Bagei,S.A., Kiral,A.Ş. Eker, S., Gül Tekin, L., Alkan, A., And Çakmak, L. 1998. Effects Of Zinc Fertjlizatjon And İrrigatjon On Grain And Zinc Concentration Of Various Cereats Grown İn Zinc-Deficient Calcareous Soils Journal Of Rant Nutrition, 21 (10), 1225-2256.

7) Elgün,A., Türker. S. ve Bağcı, S.A. 1996. Paçal Yapısında Tritikale’nin Yumuşak Buğday Yerine Kullanılması Un Mamulleri Dünyası, 4-10.

8) Pfeiffer, W.H.1992. Triticale İmprovoment Strategies At CIMMYT: Exptoiting Adapitive Pattems And End-Use Orientatiron. İn: Proceedings, 7 Th Regional Vvheat Workshop Fer Eastm. Central And Southern Africa.

9) Pomeranz, V., Barkhard.B., And Moon, L.C. 1970. Triticale İn Malting And Brewing Soç. Brew.Chem. Proc.

10) Singh. R.P., And Sari. E.E. 1991. Biotic Stresses İn Triticale İn: Procedings Of The International Triticale Symposium. CIMMYT, Mexico, DF.

11) Torun,B.,Çakmak, Ö.,Özbek, H. Ve Çakmak, İ. 1998. Çinko Eksikliği Koşullarında Yetiştirilen Değişik Tahıl Türlerinin Ve Çeşitlerinin Çinko Eksikliğine Karşı Duyarlılığın Belirlenmesi. Sayfa 363-369. L.Ulusal Çinko Kongresi. 12-16 Mayıs 1997. Eskişehir.

12) Varaughese G.,Pfeiffer, Wall., And Peua, R.J. 1996. Triticale A.Successful Altemative Cop. Reprinted From Cereal Foods World July 1996. Vol, 41, Nos. 6 -7.

13) ISPARTA TARIM VE KÖYİŞLERİ İL MÜDÜRLÜĞÜ.

14) www.google.com.tr.

Previous

Toplam Kalite Yönetimi

Özel İstihdam Büroları

Next

Yorum yapın