Kitap Karşılaştırması

|

KİTAP KARŞILAŞTIRMASI

KARLIŞATIRILACAK KİTAPLAR:

-SİMYACI / Paulo Coelho

-SİDARTA / Herman Hesse

YAZARLAR:

PAULO COELHO: Rio de Janeria’da doğdu. Roman yazarlığına başlamadan önce, oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve sevilen bir şarkı sözü yazarıydı. Coelho, gençliğinde bir hippiydi. 1986 yılında Hıristiyanların, Batı Avrupa’da başlayıp İspanya’da Santiago de Compostela kentinde sona eren geleneksel hac yolculuğunu yaptı; bu deneyimini 1987 yılında yayınladığı ‘The Pilgrimage’ (Hac) adlı kitabında anlattı.

1988 yılında yayınlanan üçüncü kitabı ‘Simyacı’ Coelho’yu en çok okunan çağdaş yazarlardan biri yaptı. Öteki kitapları ‘Brida’, ‘Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum, Ağladım’dır. ‘Simyacı’ 42 ülkede yayınlandı ve 26 dile çevrildi. Yazarın son kitabı ‘ Veronika Ölmek İstiyor’ da tüm dünyada çok satan kitaplar listesinde dolaşıyor. Paulo Coelho, Gabriel Garcia Marquez’den sonra en çok okunan Latin Amerikalı yazar olarak kabul ediliyor.

HERMANN HESSE: Alman-Estonya kökenli bir misyon papazıyla , Doğu Hindistan’da büyümüş İsviçre kökenli bir misyoner kızının oğlu olarak 1877 yılında doğdu. Çocukluğu 3 öz, 2 üvey kardeşiyle birlikte geçti. Teoloji alanında bir kariyer yapmayı reddeden Hesse, sinir buhranları, intihar teşebbüsleri ve sanatoryumda geçirilen günlerden sonra teknisyen ve kitapçı olarak çalıştı. İlk şiir kitabı ‘Romantik Sesler’i 1904 yayınladı.

20. Yüzyıl Avrupa yazarları arasında yer alan Hermann Hesse, klasik geleneklere bağlı olan yapıtlarında savaşa karşı cephe alarak hümanizmi savundu. Burjuvaziye yönelttiği karamsar eleştiriler 1968 öğrenci hareketlerine özdeşleşme olanakları sağladı. 1962 yılında ölen şair ve yazarın ‘Çarklar Arasında’, ‘Klingsor’un Son Yazı’, ‘Sidarta’, ‘Boncuk Oyunu’ gibi şiir, roman ve öykü kitapları vardır.

KARAKTERLER:

SİMYACI:

SANTİAGO: Seyahat etmek ve dünyayı görmek için çoban olmaya karar vermiş, hikayenin ana kahramanı. Hikayenin başında sadece Endülüs’te çobanlık yapan bir kişilik olarak geçmektedir. Daha sonra gelişen olaylarla gezmeye ve rüyasında gördüğü hazineye ulaşmaya çalışmaktadır.

-KRAL MELKİSEDEK: Tevrat’ta da adı geçen Yaşlı Kral Melkisedek. Hikayenin diğer ana kahramanı. Kral Santiago’yu bir kervanla Mısır’a gitme konusunda ikna eden kişidir.

-FATİMA: Santiago’nun sevgiyi ve aşkı bulduğu kişi.

SİDARTA:

SİDARTA: Hikayeye de adını veren bu kitabın ana kahramanı. Sidarta kendisini en başta dünyadan soyutlamaya çalışan fakat daha sonra hayatın çeşitli yönlerinin farkına vararak ve çeşitli yollarından geçerek benliğinin, insanları sevmesini ve bilgeliği öğrenmeye çalışan bir kişidir.

-KAMALA: Sidarta’nın Samana (bir çeşit bedevi) hayatından tekrar dünya nimetlerine dönmesine sebep olan, ona insanları sevmesini öğreten, ayrıca kadınlarla nasıl ilişki kuracağını öğreten ( kitaptaki değimiyle ) bir yosmadır. Sidarta’nın Kamala’dan bir çocuğu olmuştur.

-GOVİNDA: Sidarta ile birlikte yola çıkan fakat bir Buda’nın etkisi doğrultusunda hayatına devam eden, Sidarta’nın en yakın gençlik arkadaşıdır.

-VASUDEVA: Sidarta’ya doğru yolu gösteren yaşlı kayıkçı görünümündeki bir bilge kişiliktir.

HİKAYELERİN ANA HATLARI:

SİMYACI: Paulo Coelho’nun bir eseri olan Simyacı dünyanın en önde gelen ve en çok satılan kitaplarından biri olmuştur. Bu hikayedeki ana karakter olan Santiago Endülüs yaylarında çobanlık yapan bir gençtir. Santiago bir gün rüyasında, Mısır piramitlerinde bir hazine bulduğunu görüyor ve bunun üzerine yola düşmeyi düşünüyor. Fakat Santiago böyle bir maceraya atılacak kadar cesur değil. Tevrat’ta adı geçen yaşlı Kral Melkidesek’le tanışıyor ve kral onu bir kervanla Mısır’a gitme konusunda ikna ediyor. Santiago koyunlarını satıyor ve Cebelitarık Boğazı’nı geçiyor. Afrika’da küçük bir şehre geliyor. Tüm parasını çaldırıyor ve bir billuriyecide çalışmaya başlıyor. Orada çalışmaya başlar başlamaz yenilikler yapıyor ve çok para kazanıyor. Billuriyeci ilk başta karşı çıkıyor bu yeniliklere ve şöyle diyor: ‘ değişmek istemiyorum, çünkü nasıl değişeceğimi bilmiyorum.’ Yeterince para kazanınca bir kervana katılıyor. Kervanda bir İngiliz ile tanışıyor. İngiliz ona Simyacıdan bahsediyor ve onu vahaya, onun yanına götürüyor. Daha sonra Santiago vahada iyi bir yer edindikten sonra Fatima ile Mısır’a dönmek istiyor fakat bir klanın eline düşüyor. Burada evrenin dilini anlayarak bir rüzgar olup kaçıyor. En sonunda Mısır’a hazinenin olduğu yere ulaşıyor. Orada birleriyle tanışıyor ve adamlara rüyasını anlatıyor; adamlardan biri ‘ ben bir rüyayı iki kere gördüm diye hazine aramaya çıkacak kadar aptal değilim diyor.’

Bu romanın ana fikri insanların risk alıp, çalışıp hayallerini gerçekleştirmeye çalışmaları sadece hayal ettiklerini kazandırmaz onlara, daha pek çok erdemler de kazandırır.

SİDARTA: Hermann Hesse’nin Sidarta isimli romanında bir gencin, bir bilgenin oğlunun hayat süreci içinde nasıl değişiklikler yaşadığından bahsedilmektedir. Hikayede diğer insanlardan akılca biraz daha üstün bir çocuğun gerçeğe ve öz benliğine ulaşma, zaman kavramını yok etme isteğini gerçekleştirme için yeni öğreticiler ve yeni öğretiler aramasından bahsediliyor. Sidarta olaylara ilk önce bir Samana olarak ve kendini dünyanın nimetlerinden dışlayarak başlıyor. Fakat bir süre sonra bu yaptıklarının çok anlamsız olduğunu ve etrafındaki olup bitenlerin güzelliklerinin farkına varıyor. Bu olayların farkına varmasında bir diğer etkende ünlü bir yosma olan Kamala isimli bir bayandır. Sidarta bu bayandan sevme sanatının inceliklerini öğrenmek istiyor. Kadın da ona çok para kazanmasını ve bu bedevi hayatından uzaklaşması gerektiğini söylüyor. Daha sonra Sidarta’nın bu kadından bir çocuğu oluyor. Sidarta’da bu sefer kendini kumara, paraya ve şaraba kaptırıyor ve dünyanın bütün pisliklerinin bir süre sonra kendi içinde olduğunu fark ediyor. Tekrar kendini iyiliğe ve doğruluğa adamak istiyor ve daha öncede konuk olduğu yaşlı bir kayıkçının yanına gidiyor. Bu kayıkçı ona çok şey öğretiyor. Kendisinden bir Buda’ya bağlanmak için yola çıkan Govinda ile yaşlandığında karşılaşıyor ve ona ne kadar bilge olduğunu gösteriyor. Olaylar genelde Sidarta’nın doğruyu bulması yönünde ilerliyor.

HİKAYELERİN KARŞILAŞTIRILMASI:

Sidarta ve Simyacı kitaplarını karşılaştıracak olursak iki kitabın ana fikir açısından ve içerik açısından birbirlerine ne kadar benzer olduğunu görebiliriz. iki kitapta bazı şeylere ulaşmak için geçirilen süreçlerden bahsedilmekte. Ayrıca iki kitapta da bir sevgili kavramından ve bir şeyi kendine hedef seçip o yolda yürümekten bahsedilmektedir. Örneğin Sidarta’da Sidarta ilk önce çok fakir bir Samana, fakat daha sonra tekrar dünya nimetlerine dönük bir kişi olup çok lüks bir hayat yaşıyor ve daha sonra tekrar fakirleşmeyi tercih ediyor. Simaycı’da Santiago ilk başta fakir bir çoban fakat daha sonra zengin oluyor.

Simaycı’da Santiago bir hazine bulmak için yollara düşüyor Sidarta!da da Sidarta yollara bilgiyi ve bilgeliği bulmak için düşüyor. Yani her iki hikayede de benzer hedefler var. Ayrıca iki hikayede de bir kadın hikayenin kahramanı etkiliyor ve kahramanlar da bu kadınlara aşık oluyor. Yine her iki hikayede de gol gösterici olan ulu karakterler bulunuyor.

Previous

Torna Tezgahında Kullanılan 3 Kw Lık Bir Elektirik Motoru İçin Hesaplanan Bu Redüktör

Enflasyon Ve Maliye Politikası

Next

Yorum yapın