Olimpiyatların Tarihçesi
OLİMPİYATLARIN TARİHÇESİ
Günümüzde yapılan Modern Olimpiyat Oyunları’nın kökeni Antik Yunan’da yapılan ÅŸenliklere dayanır. İlk olimpiyatlar, Eski Yunan’da Tanrı Zeus adına yapılan ÅŸenliklerdi. M.Ö. 776 yılında Yunanistan’ın Olimpia bölgesinde, Isparta Kralı Likorgos’un da önerisiyle yapılan ÅŸenlikler, tarihteki ilk olimpiyat oyunlarını temsil eder. Önceleri 32 metre geniÅŸliÄŸinde, 192 metre uzunluÄŸunda bir pistte sadece 1 gün süren koÅŸullardan oluÅŸan oyunlara sonraları deÄŸiÅŸik mesafelerde yarışlar, disk ve cirit atma, uzun atlama, boks, güreÅŸ, atlı araba yarışları gibi branÅŸlar eklenerek ÅŸenliklerin süresi de 5 güne çıkarıldı. İlk baÅŸlarda ölülerin ruhlarının 8 yılda bir dirileceÄŸi inancıyla 8 yılda bir düzenlenen oyunlar, daha sonra 4 yılda bir yapılmaya baÅŸlandı. Sadece Yunanlı erkeklerin katılabildikleri yarışlar, çıplak olarak yapılır ve kadınlar tarafından seyredilemezdi.
Oyunlara katılan yarışmacılar, 10 ay önceden çalışmalara baÅŸlar, ÅŸenliklerden 1 ay önce de Elius’a gelerek rakipleriyle birlikte sıkı bir çalışma içine girerlerdi.
Oyunlarda yarışmacılara ödül olarak zeytin dalından yapılmış çelenkler takılırdı.
M.Ö 146′da Yunanistan’ın Romalılar tarafından iÅŸgal edilmesi üzerine oyunlar Atina’ya alındı. M.S 392 yılında Bizans İmparatoru 2. Theodosius, Olimpiyat Oyunları’nın yapıldığı stadyum ve tapınarları yıkarak olimpiyat geleneÄŸine son verdi.
Bir de M.S. 522 ve 551 yıllarında yaÅŸanan iki deprem ve sel felaketi de bu tesislerde büyük hasar meydana getirerek Eski Olimpiyat Oyunları’nın izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.Modern Olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertın’dir. İlk Modern Olimpiyatlar ise 1896 yılında Atina’da düzenlendi ve ardından her 4 yılda bir yapılmaya baÅŸladı.
1907: TÜRKLERİN OLİMPİYATLARA ÇAĞIRILMASI
Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin, Uluslar arası Olimpiyat Komitesi’ne üye olacak yeni ülkeler bulmak üzere 1907 yılında dünya turuna çıktı. Bu uzun gezisinde gitmeyi planladığı ülkelerde önceden kendisine yardımcı olacak kimseler bulmak istedi. Bunlar arasında Osmanlı Devleti de vardı. Taht ÅŸehri İstanbul’da bulunan Mekteb-i Sultani’de (Galatasaray Lisesi) edebiyat öğretmenliÄŸi yapan Monsieur Juery’ye mektup yazıp, kendisini bir Türk spor adamıyla tanıştırmasını istedi. .
M.Juery’nin aklına gelen ilk isim; Mühendishane-i Hümayun’da (İstanbul Teknik Üniversitesi) cimnastik ve eskrim öğretmenliÄŸi yapan Selim Sırrı bey oldu. Her hafta Büyükada’da birlikte idman yaptıkları bir spor öğretmeni ve spor aşığıydı Selim Sırrı bey. İstanbul’a gelen Baron Pierre de Coubertin’i BeyoÄŸlu’ndaki ünlü Tokatlıyan Oteli’nde Selim Sırrı bey ile bir akÅŸam yemeÄŸi sofrasında buluÅŸturdu. Baron bu buluÅŸma sırasında hiç zaman kaybetmeden hemen konuya girdi:
-“Dostum M.Juery sizin spor meraklısı olduÄŸunuzu bana söyledi. Ben de çocukluÄŸumdan beri spora aşık bir insanım. Fransa ve İngiltere’de üniversite öğrenimimi tamamladıktan sonra kendimi, bütün servetimle birlikte spora vakfettim. Bir çok eserler yazdım, konferanslar verdim. Asırlardan beri unutulmuÅŸ olan Olimpiyat Oyunları’nı yeniden canlandırmak için giriÅŸimde bulundum. Oldukça büyük bir servetim var. Bunu bu idealimin gerçekleÅŸmesi yolunda harcamaktayım. 1896’dan beri bu yolda büyük çaba göstermekteyim. Avrupa’nın bir çok ülkesine giderek, oranın saygın kiÅŸilerinden kendime temsilciler seçtim. Onlar benim, kendi ülkelerindeki elçilerimdir. Bu elçiler kendi olimpiyat komitelerini kurarak her dört yılda bir Avrupa veya Amerika ÅŸehirlerinden birinde yapılacak Olimpiyat Oyunları’na, amatör gençlere lisans vererek göndereceklerdi. Lütfen uygun görürseniz, Osmanlı Devleti’ndeki elçiliÄŸi kabul etmenizi rica edeceÄŸim.”
Baron Pierre de Coubertin’in konuÅŸmasını hayranlıkla dinleyen Selim Sırrı bey, kendisine yapılan teklif karşısında çok duygulandıı. Ancak, koyu bir baskı rejiminin hüküm sürdüğü ülkede deÄŸil bir cemiyet kurmak, iki kiÅŸinin baÅŸ baÅŸa verip konuÅŸması dahi mümkün deÄŸildi. Böyle bir cemiyet kurma yolunda yapılacak en küçük bir giriÅŸim dahi insanın başına pek büyük iÅŸler açabilirdi. Selim Sırrı Bey derin bir üzüntü ve utanç duydu. Fakat yine de gerçeÄŸi anlatmaktan kendini alamadı. Ömür boyunca türlü engellerle karşılaÅŸmış ve büyük mücadeleler vermiÅŸ olan Baron Pierre de Coubertin, ona hak verdi.
Fakat ayrılırlarken;
-“Siz yine de benim temsilcim olunuz Selim Sırrı bey” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:
-“İleride bir gün hükümetiniz cemiyet kurulmasına izin verirse, siz de Milli Olimpiyat Komitenizi kurarsınız…”
Ve dostça bir hava içinde ayrıldılar…
Tokatlıyan Oteli’ndeki bu konuÅŸmanın üzerinden bir yıl geçmeden ülkemizde MeÅŸrutiyet ilan edildi. Selim Sırrı bey, vatandaÅŸlara dernek kurma serbestisi tanıyan MeÅŸrutiyetin ilanını Baron Pierre de Coubertin’e bir mektupla müjdelerken, Milli Olimpiyat Komitesi’ni kurma giriÅŸimine geçtiÄŸini de bildirdi. Nitekim çok geçmeden, Osmanlı Olimpiyat Cemiyeti adı altında geleceÄŸin Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi kuruldu. Artık Türkiye, dünyanın bu en büyük spor şöleninde sporcuları tarafından temsil edilebilecekti. Bu önemli olay, Türk spor tarihinde bir dönüm noktasıydı.
OLİMPİYAT SEMBOLLERİ
Olimpiyatı simgeleyen sözcükler: citius, altius, fortius.Olimpiyat Oyunları’nın simgeleÅŸmiÅŸ parolası latince bu üç sözcükten oluÅŸmaktadır. Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin, eski bir arkadaşı olan Rahip Didon’un öğretmenlik yaptığı okulun bayrağına yazdırdığı bu sözcükleri Olimpiyat Oyunları ruhuna uygun bulduÄŸundan aynen almış ve simge yapmıştır. Bu üç latince sözcük, “Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü” anlamına gelen “CITIUS-ALTIUS-FORTIUS”tur.
Olimpiyat bayrağı
Olimpiyat Oyunları’nın bayrağı; beyaz zemin üzerine iç içe geçmiÅŸ beÅŸ ayrı renkteki beÅŸ halkadan ibarettir. Dünyanın beÅŸ kıtasını dostluk ve sevgi duyguları içinde birbirine baÄŸlamayı simgeleyen bu halkalardan üçü üstte, ikisi alttadır. Üstteki üç halka soldan sırasıyla mavi, siyah ve kırmızı; alttakiler ise sarı ve yeÅŸildir. Bu renkler önceleri kıtalara göre deÄŸerlendirilip, daha sonra ise Uluslararası Olimpiyat Komitesi bu beÅŸ rengin Olimpiyat Oyunları’na katılan üye ülkelerin bayrak renklerini simgelediÄŸini açıklamıştır. Olimpiyat Bayrağı, 1920 Anvers Oyunları’ndan bu yana dalgalanır. Bu bayrak 6-12 Mayıs 1913 günleri arasında yapılan toplantıda Uluslararası Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu ve BaÅŸkanı Baron Pierre de Coubertin’in teklifiyle genel kurula sunulup, ittifakla kabul edildi.
Olimpiyat yemini
Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreni sırasında oyunlara katılan bütün sporcular Olimpiyat Yemeni eder. Bu yemini, organizatör ülkenin ünlü bir sporcusu, bütün sporcular adına söyler. Yemin şöyledir:
- “Olimpiyat Oyunları’nda ülkemin ÅŸerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceÄŸimize and içeriz.”
Bu yemin de 1920 Anvers Oyunları ile olimpiyat tarihinde yerini aldı. Yemini ilk kez Anvers’te Belçikalı ünlü eskrimci Victor Boin etti.
Olimpiyat meÅŸalesi
Olimpiyat MeÅŸalesi, Yunanistan’ın Olemp Dağı’nda, güneÅŸ ışığından dev mercekler vasıtasıyla tutuÅŸturulur. MeÅŸale, oyunların yapılacağı ülkeye kadar elden ele teslim edilmek suretiyle geçtiÄŸi ülkelerin atletleri tarafından taşınmakta ve olimpiyat yapılacak stadyumdaki dev meÅŸale bu meÅŸaleyle tutuÅŸturulmaktadır. Ve açılış töreninde yanan meÅŸale kapanış töreni sonuna kadar sönmez. Olimpiyat MeÅŸalesi, 1936 Berlin Oyunları ile olimpiyat tarihine girdi.
Olimpiyat madalyası
Olimpiyat Oyunları’nda birinciliÄŸi kazanan sporculara altın, ikincilere gümüş, üçüncülere de bronz madalyalar verilir. Madalyaların altın ve gümüş olanları kaplamadır. 60 milimetre çapında ve üç milimetre kalınlığındaki bu madalyaların bir yüzünde, 1928 yılından beri İtalyan sanatçısı Gossoioli tarafından çizilen, elinde zafer çelengi tutan Zafer Tanrıçası Nike’ın kabartması yer alır. Madalyanın arka yüzünde ise, olimpiyatı düzenleyen ülkenin amblemi bulunur.
Olimpiyat Åžehirleri
• Olympics
• 19. Yüzyıl Olimpiyat Hareketi
• 1896: Atina, Yunanistan
• 1900: Paris, Fransa
• 1904: St. Louis, Missouri
• 1906: Atina, Yunanistan
• 1908: Londra, İngiltere
• 1912: Stockholm, İsveç
• 1920: Antwerp, Belçika
• 1924: Paris, Fransa
• 1928: Amsterdam, Hollanda
• 1932: Los Angeles, California
• 1936: Berlin, Almanya
• 1948: Londra, İngiltere
• 1952: Helsinki, Finlandiya
• 1956: Melbourne, Avustralya
• 1960: Roma, İtalya
• 1964: Tokyo, Japonya
• 1968: Mexico City, Meksika
• 1972: Münih, B.Almanya
• 1976: Montreal, Kanada
• 1980: Moskova, Sovyetler BirliÄŸi
• 1984: Los Angeles, California
• 1988: Seul, G. Kore
• 1992: Barselona, İspanya
• 1996: Atlanta, Georgia
• 2000: Sidney, Avustralya
• 2004: Atina, Yunanistan
• 2008: Pekin, Çin
Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları’ndaki BaÅŸarıları
2000 Yılında Sydney’deki düzenlenen olimpiyatlarda Türkiye istediÄŸi sonuçları elde edemedi. Olimpiyatlarda aldığımız madalyaların listesi;
YIL YER Altın Gümüş Bronz
1935 Berlin 1 - 1
1948 Londra 6 4 2
1952 Helsinki 2 - 1
1956 Melbourne 3 2 2
1960 Roma 7 2 -
1964 Tokyo 2 2 1
1968 Meksika 2 1 -
1972 Münih - 1 -
1984 Los Angeles - - 3
1988 Seul 1 1 -
1992 Barselona 2 2 2
1996 Atlanta 4 1 1
2000 Sydney 3 - 1
Olimpiyat tarihindeki Türkiye için dönüm noktası niteliğindeki ilklere imza atan sporcularımız;
İlk Madalya: Ahmet Kireççi Bronz, 1936
İlk Altın Madalya: Yaşar Erkan, 1936
İki Altın Madalya: Halil Mutlu, 1996, 2000 Hamza Yerlikaya, 1996, 2000
Üç Altın Madalya: Naim Süleymanoğlu, 1988, 1992, 1996
İki Altın Madalya: Mustafa Dağıstanlı, 1956/60 Mithat Bayrak, 1956/60
Üç Madalya: Hamit Kaplan, Altın/1956 Gümüş/1960 Bronz/1964 Serbest ve Greko-Romen: Ahmet Kireççi, Bronz/S, 1936 Altın/GR, 1948
İki Madalya: Hasan Güngör, Altın/1960 Gümüş/1964 İsmail Ongan, Gümüş/1960 Altın/1964 Ahmet Ayık, Gümüş/1964 Altın/1968 Hüseyin Akbaş, Bronz/1956 Gümüş/1964
YILIN MADALYA SIRALAMASI
1896 Atina’dan, 2000 Sydney’e süregelen Olimpiyat Oyunları’nın 104 yıllık tarihinde; eÅŸiÄŸinde olduÄŸumuz oyunlar öncesi 128 ülkenin sporcuları ÅŸeref kürsüsüne çıktılar; altın, gümüş ve bronz madalyaları paylaÅŸtılar.
Spor dünyasının bu en büyük gösterisinde ABD’li sporcular 859 altın, 653 gümüş, 580 bronz olmak üzere toplam 2092 madalya ile birinci sırayı alırken, Türk sporcuları 33 altın, 16 gümüş, 15 bronz, toplam 64 madalya ile 34. sırada bulunuyor. Türkiye bu sonuçla 94 ülkenin sporcularını toplama göre olan madalya sıralamasında geride bırakmış durumda. Altın madalya sayısına göre yapılan sıralamada ise Türkiye’yi 29. sırada görüyoruz.
Toplam sayıya göre Yaz Olimpiyat Oyunları’ndaki ‘genel’ madalya dağılımı
Ülkeler Altın Gümüş Bronz Toplam
1.ABD 859 653 580 2092
2.Sovyetler BirliÄŸi 395 319 296 1010
3.İngiltere 174 225 220 619
4.Fransa 173 184 198 555
5.İtalya 172 137 154 463
6.İsveç 134 151 170 455
7.DoÄŸu Almanya 159 150 136 445
8.Macaristan 148 130 155 433
9. Almanya 134 132 155 421
10. Avusturalya 102 110 135 347
11.Federal Almanya 77 104 120 301
12.Japonya 97 97 102 296
13.Finlandiya 99 80 113 292
14.Romanya 74 83 108 265
15.Polonya 56 72 113 241
16.Kanada 50 80 98 228
17.Çin Halk Cumhuriyeti 80 79 64 223
18.Hollanda 61 66 83 210
19. Bulgaristan 48 82 65 195
20.İsviçre 42 69 57 168
21. Rusya 58 52 46 156
22. Danimarka 37 61 57 155
23.Güney Kore 46 51 57 154
24.Çekoslovakya 49 49 44 142
25.Küba 55 44 38 137
26. Belçika 35 50 49 134
27.Norveç 45 42 40 127
28. Bağımsız Devletler Topluluğu 45 38 29 112
29. Yugoslavya 28 32 33 93
30. Yunanistan 24 35 34 93
31. Avusturya 17 29 32 78
32. İspanya 25 28 22 75
33. Yeni Zelanda 30 12 32 74
34. Türkiye 33 16 15 64
35. Güney Afrika 19 20 24 63
36. Brezilya 12 19 35 56
37. Kenya 16 20 18 54
38. Arjantin 13 23 18 54
39. Meksika 10 15 22 47
40. Ukrayna 12 12 22 46
41. İran 8 13 19 40
42. Jamaika 5 20 12 37
43. Beyaz Rusya 4 9 19 32
44. Kuzey Kore 8 7 15 30
45. Estonya 8 6 12 26
46. Etiyopya 12 2 10 24
47. İrlanda 8 6 9 23
48. Çek Cumhuriyeti 6 6 7 19
49. Kazakistan 6 8 4 18
50. Portekiz 3 4 10 17
51. Nijerya 2 8 7 17
52.Hindistan 8 3 5 16
53.Mısır 6 5 5 16
54. Endonezya 4 7 5 16
55.MoÄŸolistan - 5 9 14
56. Cezayir 4 2 6 12
57. Pakistan 3 3 4 10
58. Hırvatistan 2 3 5 10
59. Uruguay 2 2 6 10
60. Letonya 1 6 3 10
61. Tayland 2 1 6 9
62. Åžili - 6 3 9
63. Filipinler - 2 7 9
64. Litvanya 3 - 5 8
65. Slovakya 2 4 2 8
66. Trinidad 1 2 5 8
67. Venezuella 1 2 5 8
68. Gürcistan - - 8 8
69. Kolombiya 1 2 4 7
70. Bahamalar 2 2 2 6
71. Slovenya 2 2 2 6
72. Özbekistan 1 2 3 6
73. Tunus 1 2 3 6
74. Porto Riko - 1 5 6
75. Çin Hindi - 3 2 5
76. Fas - 1 4 5
77. Tayvan - 1 4 5
78. Azerbaycan 2 1 1 4
79. Peru 1 3 - 4
80. Kostarika 1 1 2 4
81. Namibia - 4 - 4
82. Lübnan - 2 2 4
83. Moldova - 2 2 4
84. Gana - 1 3 4
85. Bohemya - 1 3 4
86. İsrail - 1 3 4
87. Lüksemburg 2 1 - 3
88. Ermenistan 1 1 1 3
89. Kamerun 1 1 1 3
90. Irak - 1 2 3
91. İzlanda - 1 2 3
92. Suriye 1 1 - 2
93. Mozambik 1 - 1 2
94. Surinam 1 - 1 2
95. Tanzanya - 2 - 2
96. BileÅŸik Arap Cumhuriyeti - 1 1 2
97. Haiti - 1 1 2
98. Suudi Arabistan - 1 1 2
99. Trinidad Tobaco - 1 1 2
100. Antiller - - 2 2
101 Katar - - 2 2
102. Panama - - 2 2
103. Zimbabve 1 - - 1
104. Brundi 1 - - 1
105. Ekvador 1 - - 1
106. Hong Kong - 1 - 1
107. FildiÅŸi Sahilleri - 1 - 1
108. Hollanda Antilleri - 1 - 1
109. Senegal - 1 - 1
110. Seylan - 1 - 1
111. Singapur - 1 - 1
112. Tongo - 1 - 1
113. Vietnam - 1 - 1
114. Virjin Adaları - 1 - 1
115. Bermuda - - 1 1
116. Cibutu - - 1 1
117. Dominik - - 1 1
118. Galler - - 1 1
119. Guyana - - 1 1
120. İskoçya - - 1 1
121. Malezya - - 1 1
122. Nijer - - 1 1
123. Uganda - - 1 1
124. Barbados - - 1 1
125. Kırgızistan - - 1 1
126. Kuveyt - - 1 1
127. Makedonya - - 1 1
128. Srilanka - - 1 1
Efsane Sporcular
Olimpiyat Oyunları bizlere sadece sportif bir eğlence sunan organizasyonlar değildir. Oyunların dünyaya kazandırdığı en önemli kazanımlardan biri de yarattığı kahramanlardır.
Bu kahramanlar Olimpiyat ruhunun somutlaştığı en iyi örneklerdir.
Şampiyon olan atletlerin arasında gerek şartlardan doğan, gerekse fiziksel engeller nedeniyle rakiplerine göre bir adım geriden yarışa başlayan bir çok sporcu vardı.
Bunlardan biri de Macar atıcı Karoly Takacs’dı.
Takacs, Macar ordusunda astsubaydı. Bir gün elinde tuttuğu el bombasını atmakta geç kalınca bomba elinde patladı ve sağ elini kopardı.
Ancak Takacs, hayata bağlı bir insandı. Zayıf olan sol eliyle ateş etme alıştırmaları yapmaya başladı.
1948 yılındaki Olimpiyatlarda tabanca ile atış müsabakalarında iki altın madalya kazandı; 580 puan topladı. Bu puanlarla mevcut dünya rekorunu da kırmış oluyordu.
4 sene sonraki Olimpiyatlarda ise 579 puan toplayarak iki altın daha kazandı.
ABD’li sprinter Wilma Rudolph 1960 Roma oyunlarında tüm izleyicilerin kalbini kazanmıştı. Rudolph, 100, 200 metrede ve 4×400 metre bayrak yarışında toplam 3 altın madalya kazanarak zor bir baÅŸarı elde etmiÅŸti. Ama Rudolph’un izleyenlerin kalbini kazanmasına asıl neden olan bu ÅŸampiyonluklar deÄŸildi.
Rudolp tam 22 kardeşin 20.siydi. Çocukluğunda çocuk felci geçirmişti ve sekiz yaşına kadar dayanaksız yürüyememişti. Bir bacağı neredeyse hiç tutmuyordu. Ama büyük bir direnç ve sebatla çocuk felcini yenmeyi başardı ve üç altın madalyanın sahibi oldu.
Üçüncü yaz olimpiyatlarında, Londra’da, İtalyan atlet Dorando Petri, bedenin ruhla mücadelesini en ÅŸiddetli ÅŸekilde yaÅŸadı. Londra Olimpiyatı’nda maraton ilk defa bugünkü resmi 42195 metrelik uzunlukta koÅŸuldu. Yarışın bu ölçüde olmasının nedeni tamamen Prenses Mary’nin yarışın baÅŸlangıcını yatak odasının penceresinden izlemek istemesiydi.
Petri, yarışın sonlarında stadyuma girdiğinde çok yorgun bir halde idi. Girince yanlış yöne döndü ve koşmaya devam etti. Hakemlerin uyarısı ile doğru yönde koşmaya devam etti. Ama öyle halsizdi ki piste yığıldı kaldı. Kaldırdılar.
Bitiş çizgisine yetkililer tarafından adeta taşınarak götürülünceye kadar 3 kez daha düştü.
BitiÅŸ çizgisini bu ÅŸekilde birinci olarak geçti. İtalyan bayrağı derhal göndere çekildi. Ancak ikinci sırada gelen ABD’li Johnny Hayes, bu duruma itiraz etti. İtiraz haklıydı. Altın madalya Hayes’e verildi.
1984 Olimpiyatlarında ABD’li Greg Louganis, kule ve tramplen müsabakalarında iki altın madalya kazandı. Aynı baÅŸarıyı 4 sene sonra Seul’de yinelemek istiyordu.
Ancak elemelerde başını sıçrama tahtasına çarptı. Kafasına dikiş atılması gerekiyordu. Dikişler atıldı atılmasına ama Louganis müsabakadan çekilme niyetinde değildi. Ertesi gün havuza geri döndü. Ve o unutulmaz duble dublesini gösterdi.
1912′de Stockholm’de Jim Thorpe, dünyanın gördüğü en mükemmel atlet olduÄŸunu kanıtladıktan sonra diskalifiye edildi.
Pentatlon ve dekatlonda altın madalya kazanması büyük bir sürpriz olarak karşılandı. Kral Gustav V kendisini bizzat kutladı; madalyasını kendi elleri ile Thorpe’un boynuna taktı ve takarken "Beyefendi, siz dünyanın en büyük atletisiniz" dedi.
Thorpe’un diskalifiye edilmesi bundan bir sene sonra gerçekleÅŸti.
1909-1910 tarihlerinde yarı profesyonel beyzbol oynamıştı. Bu da amatör sporcu statüsüne aykırı bir durumdu. Madalyaları elinden alındı. Kendisinden sonra gelen sporculara verildi. Ama bu sporcular sonradan verilen madalyaları kabul etmediler. 1950′de yüzyılın ilk yarısının en iyi atleti seçildi. 1982 yılında ise madalyaları kendisine manevi olarak iade edildi. Çünkü Thorpe 1953′te ölmüştü.
OLİMPİK SPOR DALLARI
Yaz Sporları
Su Sporları (Yüzme, dalma, senkronize yüzme, sutopu)
Okçuluk, Atletizm. Badminton. Beyzbol. Basketbol. Boks. Kano. Bisiklet. Binicilik. Eskrim. Futbol
Jimnastik. Hentbol. Hokey. Judo. Modern Pentatlon. Kürek. Yelken. Atıcılık. Softball. Masa Tenisi
Taekwondo. Tenis. Triatlon. Voleybol. Halter. Güreş
Kış Sporları
Biatlon. Bobsleigh. Curling. Buz Hokeyi. Luge. Paten.Kayak
02 Ocak 2008, 06:44 tarihinde.
yaa bune böle be hani yaz olimpyatları nerdeeeeeee
13 Ocak 2008, 10:06 tarihinde.
çOk UzUnMuŞ aMa yArArLı!
16 Ocak 2008, 11:21 tarihinde.
çoq gsl bir site yardım için saolun
14 Åžubat 2008, 12:55 tarihinde.
kardeşim bu ne yaw çok uzun yuhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
05 Mart 2008, 02:39 tarihinde.
Karate Sporu Neden olimpiyatlara Kabul edilmiyor Boksta vur kır Tekvandoda bile vur kır var. Halbuki karatede Kontrollü Ğüç Kullanılıyor Kansız maçlar oluyoy.Kata diye adlangırılan sanaatta balerin edası sergileniyor lütfen izleyin isterseniz yardımcıda oluruz.şemsi KESER
25 Mayıs 2008, 06:03 tarihinde.
güzel olmuşş..bilgi verici
25 Mayıs 2008, 06:03 tarihinde.
güzel olmuş bilgi verici
25 Mayıs 2008, 12:42 tarihinde.
uff bu ne böle ya upuzun.oku oku bitmiyo.bana kısa ve öz lazım.olmamış.uzun olcaana az olsun ama öz olsun
27 Mayıs 2008, 10:52 tarihinde.
biraz uzun deÄŸil mi?