Hedef Pazar Kanada’nin Hazirgiyim Ve Tekstil Sektörü Pazar Analizi

06 Kasım 2007

HEDEF PAZAR KANADA’NIN

HAZIRGİYİM VE TEKSTİL SEKTÖRÜ PAZAR ANALİZİ

GİRİŞ

GENEL ÜLKE BİLGİLERİ

Nüfus

Ekonomi

KANADA TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ

Tekstil

Hazırgiyim

İthalat ve İhracat

Rakipler

Gümrük Vergileri

Ücretler

Üretim Merkezleri

HAZIRGİYİM ÜRÜNLERİ PERAKENDE PİYASASI

Harcama Tutarları

TÜKETİCİ GRUPLARINA GÖRE PAZAR YAPISI

13-19 Yaş Grubu

Kadın Giyim Eşyaları

Erkek Dış Giyim

PAZARA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

Etiketleme ve Paketleme

Pazara Giriş

Fuarlar

Başarı Örnekleri

ÜLKELER İTİBARİYLE TEKSTİL VE HAZIRGİYİM İTHALATI

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

TEKSTİL VE HAZIRGİYİM SEKTÖRÜNE İLİŞKİN İNTERNET SİTELERİ

GİRİŞ:

Geleneksel pazarlarımızda rekabetin sürekli arttığı tekstil ve konfeksiyon sektöründe yeni pazar arayışları artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Geleneksel pazarlardaki müşterilerimizin işgücünün daha ucuz olduğu ülkelere kaymaya başlamaları da bizleri yeni pazar arayışlarına iten bir diğer unsurdur. 2005 yılında kotaların kalkacak olması bu arayışın bir an önce sonuçlandırılmasını da gerekli kılmaktadır.

Kanada, ikinci en büyük pazarımız olan ABD gibi yüksek tüketici geliriyle ülkemiz hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatçıları için hedef pazarların başında gelmektedir. Ottowa Ticaret Müşavirliğimiz tarafından hazırlanan rapor esas alınarak hazırlanan bu çalışmada internet üzerinden ulaşılabilen güncel bilgiler de yer almaktadır.

Kanada tekstil ve konfeksiyon sektörü, hazırgiyim perakende piyasası, temel tüketici tercihleri, iş alışkanlıkları, Kanada tekstil ve konfeksiyon ithalatına ilişkin bilgi ve tabloların yer aldığı bu rapor, temel bir pazar analizi çalışması niteliğindedir. Ancak, pazara giriş konusunda izlenebilecek yöntemlere ilişkin detay bilgilerin verilmesi, bir saha çalışması veya bu konuda danışmanlık hizmeti alınması ile mümkün olabileceğinden, bu konuda açık ve somut önerilerde bulunulamamış, izlenebilecek yolun genel hatlarının çizilmesiyle yetinilmiştir.

Sektörün rapora ilişkin yorum ve tepkileri, yeni pazar arayışında ihtiyaç duyulabilecek bilgilerin niteliği konusunda bizlere yardımcı olacak, ileriki çalışmaların içeriğini belirleyecektir.

GENEL ÜLKE BİLGİLERİ

Nüfus:

Kanada’nın toplam nüfusu 31.6 milyon civarındadır. Nüfusun %19′unu 0-14 yaş grubu, 68′ini 15-64 yaş grubu oluşturmaktadır. Erkek ve kadın nüfusu hemen hemen birbirine eşittir. Nüfus artış oranı % 0.99′dir. Nüfusun %59.3′ü İngilizce, %17.5′i Fransızca konuşmaktadır. Nüfusun % 60′ı Ontario ve Quebec eyaletlerinde yaşamaktadır.

Ekonomi:

Satın alma gücü paritesine göre, 2000 yılı rakamlarıyla Kanada’nın GSYİH’ı toplam 774 milyar dolar, kişi başına düşen hasılası 24,800 dolardır. GSYİH’nın sektörel dağılımı ise şöyledir: % 3 tarım, % 31 sanayi, % 66 hizmetler. 2000 yılı enflasyon, işsizlik ve büyüme oranları sırasıyla % 2.6, % 6.8 ve %4’tür. Söz konusu yılda Kanada’nın bütçe geliri 126.1 milyar, giderleri 125.3 milyar dolar olup, dış borç miktarı 1.9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılı ihracat ve ithalat değerleri sırasıyla 272.3 ve 238.2 milyar dolar olup, başlıca ithalat ve ihracat kalemleri motorlu araçlar ve parçaları, orman ürünleri, makinalar ve elektrikli aletler, telekominikasyon gereçleridir. Kanada’nın en büyük dış ticaret ortağı ABD’dir. Dış ticaretin %80’nini ABD ile gerçekleştiren Kanada’nın diğer büyük ticaret ortakları İngiltere, Almanya, Fransa ve Meksika’dır.

KANADA TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ

Tekstil:

Tekstil sektöründe yaklaşık 950 kadar firma üretim yapmakta ve toplam 56,833 kişi istihdam edilmektedir. Üretimin yaklaşık yarısı temel tekstil ürünlerinden kalan kısım muhtelif tekstil ürünlerinden (ev tekstili gibi) oluşmaktadır.

Hazırgiyim:

2000 yılında Kanada hazır giyim ve tekstil sektörü yaklaşık 6 milyar Kanada Doları tutarında üretim gerçekleştirmiştir. Hazır giyim sanayi sektöründe 1.600 kadar firma faaliyet göstermekte olup, firmaların tamamına yakınını Kanada’lı şirketler oluşturmaktadır. Bu firmaların yaklaşık üçte ikisi 50 veya daha az kişinin çalıştığı firmalardır. Toplam istihdam edilen kişi sayısı ise 100.000 civarındadır.

İthalat ve İhracat :

Sektörün 1990’lı yılların başında geçirdiği yeniden yapılanma ve Uzakdoğu ülkelerinin artan rekabeti karşısında, işletmelerin yaklaşık üçte biri kapanmış, firmalarının büyük kısmı ihracata yönelmiştir. Diğer taraftan, Kanadalı üreticiler pazar paylarını sürekli olarak ithalat lehine kaybetmektedir.

Kanada’nın tekstil ithalatı son on yıllık dönemde sürekli artarak, 2,3 milyar dolardan 4,1 milyar dolara yükselmiştir. Kanada tekstil ithalatının %64.4′ünü ABD’den gerçekleştirmektedir. En büyük ikinci tedarikçi AB’dir. Çin, Güney Kore, Hindistan ve Tayvan’ın Kanada’ya tekstil ihracatı sırasıyla 246, 131, 116 ve 104 milyon dolardır. Ülkemizin Kanada’ya tekstil ürünleri 2001 yılı ihracatı 25,7 milyon dolardır.

Konfeksiyon ithalatı da aynı şekilde son on yıllık dönemde sürekli artarak, 2,4 milyar dolardan 3,7 milyar dolara yükselmiştir. Kanada’nın en büyük konfeksiyon tedarikçisi 917 milyon dolarlık ve toplam ithalat içindeki % 25′lik payı ile Çin’dir. ABD, Kanada’nın ikinci büyük tedarikçisi konumunda olup, Kanada konfeksiyon ithalatı içindeki payı %15′ler düzeyindedir. Ülkemizin Kanada’ya konfeksiyon ürünlerinde 2001 yılı ihracatı sadece 40,6 milyon dolarıdır.

Rakipler:

Kanada’da tüketici eğilimlerinin ABD ile benzerlik taşıması ve ABD’nin markalı ürünlerinin tanınması dolayısıyla ABD, Kanada’ya da önemli ölçüde giyim eşyası ihraç etmektedir. Ayrıca, NAFTA nedeniyle iki ülke arasındaki gümrük vergilerinin azaltılması ve bazı ürünlerde tamamen kaldırılması ABD tekstil ve konfeksiyon ihracatına önemli bir pazara giriş avantajı sağlamaktadır. Meksika’nın Kanada’ya ihracatı özellikle NAFTA’dan sonra hız lanmıştır. Ayrıca, NAFTA dolayısıyla 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren gümrük vergilerinin tamamen kaldırılacak olması Meksika’nın ihracatına ivme kazandırabilecektir.

Hong-Kong, Hindistan, AB ve Kore, Kanada’nın diğer önemli konfeksiyon tedarikçisi ülkelerdir. Çin’de Meksika gibi Kanada’ ya ihracatını en hızlı artıran ülkelerden bir diğeridir. Bu ülkeler ihracatlarını 2000 yılında %25 düzeylerinde artırmışlardır. Maliyet avantajları nedeniyle Çin, Pakistan, Hindistan, Güney Kore, Endonezya ve Hong-Kong gibi Uzakdoğu ve Asya ülkeleri Kanada piyasasında ithalatta önemli bir paya sahiptir.

Uzakdoğu ülkeleri ürün yelpazesi içinde genellikle düşük fiyat aralığında etkin olurken, İtalya ve Kanada firmalarının orta-yüksek fiyat aralığındaki ürünlerde önemli pay sahibi olduğu görülmektedir. Kotaların kaldırılması ve pazara giriş imkanlarının gelişmesiyle birlikte rekabet artmakta, fiyatlar düşmektedir. Uzakdoğu ülkelerinin yanısıra, Meksika’nın Kanada pazarında artan ağırlığı Kanadalı firmaları zorlamakta, kotaların kaldırılması süreci nedeniyle sektör ikinci kez yeniden küçülme süreci ile karşı karşıya bulunmaktadır.

Gümrük Vergileri:

İthalatta uygulanan gümrük vergileri 1992 yılından bu yana önemli ölçüde düşmüştür. 2000 yılında NAFTA dışı ülkelerden yapılan ithalatta alınan gümrük vergileri iplikler için %1,3, elyaflar için %5,4, dokunmuş kumaşlar için %9,9 ve örme kumaşlar için %12,1 olarak gerçekleşmiştir. Kanada’da konfeksiyon ürünleri için gümrük vergileri ortalaması %18’dir. Kanada sadece 5 Kategori’de Türk tekstil ve konfeksiyon ürünlerine kota uygulamaktadır (şort-tulumlar, pantolonlar, iç çamaşırı, yatak çarşafları ve yastık kılıfları) .

Ücretler:

Hazır giyim sektöründe ücret Kanada çapında saat başına ortalama 9-10 dolar civarındadır. Bu değer üretim alanlarındaki ücret düzeyleri (ortalama 16 Kanada Doları/saat) ile karşılaştırıldığında, düşük sayılmasına rağmen, işçilik ücretleri toplam maliyetin %27’sini oluşturmaktadır.

Üretim Merkezleri:

Bölgesel olarak hazır giyim işletmelerinin %60’ı Quebec eyaletinde yerleşiktir. Bu çerçevede, üretim ve istihdamın da önemli kısmı bu eyalette gerçekleşmektedir. Ontario’nun payı ise %25 civarındadır. Şehir bazında ise konfeksiyon sektörü büyük ölçüde Montreal, Toronto, Winnipeg ve Vancouver’da yoğunlaşmıştır. Quebec eyaleti sınırları içinde bulunan Montreal, Kanada’nın en önemli moda merkezidir. Toplam işgücünün yaklaşık %57’si bu şehirde veya bu şehir civarında toplanmaktadır. Chabanel Caddesi ile Place Bonaventure şehrin moda merkezidir.

Ontario eyaletinde ise, 23 bin çalışanı ile Toronto sektörün en önemli ikinci merkezi durumundadır. Yaklaşık 800 firma bu şehirde faaliyet göstermektedir. Şehrin King-Spadina bölgesi konfeksiyon merkezi olarak tanınmaktadır.

Winnipeg sektörün dış giyim merkezi olarak bilinmektedir. Bu bölgedeki üretimin %90’ı ihraç edilmektedir. Kanada’nın en büyük iki üretici firmasının (Western Glove Works Limited ve Nygard International) merkezleri bu şehirdedir. Esasen, Winnipeg’in ön plana çıkması, özellikle hazır giyim sektörünün daha küçük (dolayısıyla bazı sabit giderlerin daha düşük olabileceği) merkezlere yöneldiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

HAZIRGİYİM ÜRÜNLERİ PERAKENDE PİYASASI

Toplam hazırgiyim harcamalarından en fazla payı (% 40) Ontaria eyaleti almaktadır. Daha sonra sırasıyla Quebece (%25), Prairies, British Columbia ve Atlantic Eyaleti gelmektedir.

Kanadalı tüketicilerin önemli bir bölümü fiyatlara karşı oldukça duyarlıdırlar. Fiyat ve kalite açısından yabancı ürünlerin bir üstünlüğü yoksa, tüketiciler bilinçli bir şekilde yerli ürünleri tercih etmektedirler. Tüketicilerin kararının oluşmasında fiyat önemli bir rol oynadığından perakendeciler mal tedarikinde malın kalite ve temin kolaylığının yanısıra fiyatı da dikkate almaktadırlar. Perakendeciler satışlarını artırabilmek için sıklıkla promosyonlu satışlar yapmakta, fiyatlarda önemli indirimlere gitmektedirler.

Harcama Tutarları:

KONFEKSİYON ÜRÜNLERİ HARCAMALARI

KADIN $

ELBİSELER 365

GÖMLEKLER 211

KOT PANTOLONLAR 297

ŞORTLAR VE TULUMLAR 103

KAZAKLAR 388

IC GİYİM 325

TOPLAM 1689

ERKEK

TAKIM ELBİSELER-SPOR CEKETLER 489

TAKIM ELBISELER ICIN GOMLEKLER 325

SPOR GÖMLEKLER-TİŞÖRTLER 127

KAZAKLAR 160

KOT PANTOLONLAR 403

ŞORTLAR 74

TOPLAM 1578

Kanada İstatistik Bürosu tarafından perakende piyasası ile hanehalkı tüketici harcamalarına ilişkin yapılan bir çalışmaya göre, hanehalkı tüketim harcamaları içinde hazırgiyim harcamalarının payı % 6,5 düzeyindedir. Ürünler itibarıyla fert başına konfeksiyon ürünleri alımına ayrılan ortalama harcama miktarları yandaki tabloda verilmektedir. 2000 yılında hazırgiyim iç pazar satışları Kanada’da 18,4 milyar Kanada Doları olarak gerçekleşmiştir.

Hazır giyim sektörü içinde öne çıkan en önemli alt sektör kadın giyim eşyalarıdır. Toplam hazır giyim sektörü içinde satışların %52’si kadın giyim eşyalarından oluşmaktadır. Bu sektörün toplam satış hacmi ise 9,6 milyar dolardır. Erkek giyim eşyalarına yapılan harcamalar ise 6,1 milyar dolardır (%33).

Kanada hazırgiyim toplam satışlarından %60 oranında pay alan perakendecileri kapsayan bir çalışmaya göre, 2001 yılı ilk on aylık verilerinin bir önceki yılın aynı dönemine göre kıyaslandığında hazırgiyim satışlarının %5.9, ayakkabı satışlarının %16.6 ve ev tekstili satışlarının %8.5 oranında artığı görülmektedir. Yine aynı dönemde Kanada’nın konfeksiyon ithalatı toplamda % 13.4 oranında artarken, erkek ve çocuk giyim eşyaları ile kadın giyim eşyaları ithal artış oranları sırasıyla %3.9 ve %19 olarak gerçekleşmiştir. Konfeksiyon ihracatı ise söz konusu dönemde % 3.6 oranında azalmıştır.

TÜKETİCİ GRUPLARINA GÖRE PAZAR YAPISI

13-19 Yaş Grubu:

Old Navy ve American Eagle’ın Kanada piyasasına girmesi ile 13-19 yaş grubundaki tüketici kitlesine karşı odaklanma artmıştır. Grafik1’de 13-19 yaş grubuna hitap eden ürünleri satan mağazaların pazar payları gösterilmektedir.

Kaynak: Soft Goods Index

Yukaridaki grafiğin incelenmesinden de görüleceği üzere, "teenage" olarak adlandırılan bu yaş grubunda olan bayan tüketiciler daha çok "specialty stores" ile spor mağazalardan alış veriş yapmayı tercih ederlerken, erkek tüketicilerin ise "discount stores ile "speciality stores"lardan alış veriş yapmakta oldukları görülmektedir. Bu gruba hitap eden firmaların pazar payları ise aşağıdaki tabloda verilmektedir.

Tablo1: ÖNEMLİ PERAKENDECİLER

ERKEK % BAYAN %

Sears 10,7 Sears 10,1

Zellers 6 Wal-Mart 8,1

Wal-Mart 5,4 Bootlegger 4,8

The Bay 3,9 Suzy Shier 4,7

Sport Check 3,3 Bluenotes 3,4

Winner 3,2 Stitches 3,2

Moores 3,1 The Bay 3,0

Tip Top 2,9 Reitman’s 2,9

The Gap 2,3 The Gap 2,7

Costco/Price Club 2,2 Zellers 2,6

Bootlegger 2,1 La Senza 2,2

Eatons 2,0 Winners 1,8

Bluenotes 1,7 Smart Set 1,7

Kaynak: Soft Goods Index

“Department Stores” içinde Sears, bu yaş grubuna hitap eden konfeksiyon ürünleri satışında en büyük perakendeci konumunda iken, “Speciality Stores” içinde erkek giyim eşyaları satışlarında Sport Check, kadın giyim eşyaları satışında Bootlegger en fazla tercih edilen perakendeci olmuştur.

Kadın Giyim Eşyaları:

Son üç yılda kadın iç giyim satışları diğer kadın giyim eşya satışlarını aşmış durumdadır. Grafik 2’de de görüldüğü üzere, büyük mağaza zincirleri ve indirimli satış mağazaları kadın iç giyim satışlarında perakende pazarında hakim konumdadırlar. Ürün grubuna göre kadın giyim eşyasında perakendeci pazar payları Tablo 2’de verilmiştir.

Grafik:2 PERAKENDE SATIŞ MAĞAZALARININ PAZAR PAYLARI

"Foundations" ve Sleepwears" satışlarında rakiplerine nazaran Sears’ın göze çarpan bir üstünlüğü bulunurken, "Daywears" satışlarında The Bay firmasının pazar hakimiyeti görülmektedir. Sears ve Wal-Mart gibi zincir mağazalarla pazarda tüketiciye yaygın bir şekilde ulaşma imkanına sahip bulunan "department stores"ların toplam pazar payı %30′ların üzerindedir.

Tablo2: ÖNEMLİ PERAKENDECİLER

Foundations % Daywear % Sleepwear %

Sears 26,3 The Bay 25,6 Sears 21,1

Zellers 17,8 Sears 18,0 Zellers 15,3

The Bay 14,2 Wal-Mart 12,2 The Bay 11,0

Wal-Mart 12,5 Zellers 9,8 La Senza 10,4

La Senza 6,4 La Senza 4,3 Wal-Mart 9,7

Silk and Satin 1,6 Pennington’s 2,6 Pennington’s 3,5

Eatons 1,5 Silk and Satin 2,1 Silk and Satin 3,4

Pennington’s 1,3 Addition-Elle 1,6 Winners 1,8

La Vie En Rose 1,1 Costco/P.C. 1,5 Costco/P.C. 1,7

Addition-Elle 1,0 Winners 1,4 Addition-Elle 1,6

Kaynak: Soft Goods Index

Tablo 3′ de fiyatlarına göre kadın elbiseleri satışlarında perakende mağazaların pazar payları verilmektedir. 50$’a kadar olan ürünlerin toplam pazar payı %50′yi aşmaktadır. Bu ürün grubunda pazara indirimli satış mağazaları hakimdir. Bu ürün grubundaki toplam satışların %50′ye yakını indirimli satış mağazalarınca gerçekleştirilmektedir. "department stores"ların pazar payı ise %20 düzeylerindedir. 50-100$’lık ürün grubundaki satışların büyük bir kısmı büyük mağaza zincirleri ve bağımsız mağazalar tarafından gerçekleştirilmektedir.

Tablo3: FİYATLARINA GÖRE KADIN ELBİSESİ SATIŞLARI

FİYAT ARALIĞI

Kanada Doları TOPLAM PAZAR PAYI % PERAKENDE SATIŞ

NOKTALARININ PAYLARI %

Department Stores Men’s Indep. Speciality Stores Discount Stores

25 Kan. $ Altında 24,8 17,5 3,9 53,3

25-49 Kan. $ 28,4 22,4 17,1 38,2

50-75 Kan. $ 14,4 21,8 20,6 6,9

76-99 Kan.$ 12,6 19,9 12,0 0,9

100-150 Kan. $ 11,0 13,5 20,9 0,7

150 Kan. $ Üstü 9,8 4,9 25,5 -

Toplam 100 100 100 100

Kaynak : Style Dergisi-Mayıs 2001, Kanada İstatistik Kurumu verilerine dayanılarak yapılan hesaplama

Erkek Dış Giyim:

Erkek spor mont ve ceketlerinde ürünün kendisi belirleyici konumdadır. Erkek giyim eşyalarında Tip Top ve Moores firmaları pazar payları % 60′a ulaşmaktadır. Pahalı ürünlerde bu firmaların pazar payı zincir mağazaların pazar payını üçe katlamaktadır. Aşağıdaki iki tabloda fiyat aralığına göre hazırgiyim pazarındaki perakendecilerin pazar payları (Tablo3) ile bu pazardaki başlıca firmaların pazar payları (Tablo4) gösterilmektedir. Tablo3’den de görüleceği üzere, bu ürün grubunda bağımsız zincir mağazaların pazardaki toplam payı %60 düzeylerindedir. Fiyat aralıklarına göre pazar payı incelendiğinde 125$ ve altı ürün grubunun pazar payının %37 ve bu ürün grubundaki satışlarda da bağımsız zincir mağazalarının ağırlığının olduğu görülecektir.

Tablo3: FİYATLARINA GÖRE ERKEK MONT/CEKET SATIŞLARI

MAĞAZALAR TOPLAM

PAZAR PAYI % 125 $ ALTINDA 125-174 $ 175 $ Üstü

Department Stores 15,2 20,9 17,4 8,5

Men’s Appr. Chains 59,9 55,5 72,4 58

Men’s Indep. Speciality Stores 14,7 12,3 5,1 27,4

All Other Outlets 9,8 11,2 4,1 6,1

TOPLAM 100 100 100 100

Pazar Büyüklüğü 37 30 33

Kaynak: Soft Goods Index

Bu ürün grubunda bağımsız zincir mağazalardan olan Moores’un pazardaki hakimiyeti Tablo4’den açıkça görülmektedir. Bu ürün grubunda ikinci büyük firma Tip Top Tailors iken, Büyük Mağaza zincirlerinden olan Sears önemli bir pazar payına sahip olduğu söylenebilir.

TABLO4: MONT/CEKET PAZARINDA FİRMA PAYLARI

MAĞAZALAR TOPLAM

PAZAR PAYI % 125 $ ALTINDA 125-174 $ 175 $ Üstü

Sears 8,6 11,9 13,8 1,2

The Bay 5,5 5,8 3,6 7,3

Tip Top Tailors 9,5 12,6 14,5 3,2

Moores 35,3 32,4 50,6 26,4

Jack Fraser 1,6 2,5 1,2 1,3

Harry Rosen 2,9 – - 9,1

Kaynak: Soft Goods Index

Kanada hazırgiyim pazarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, SEARS Kanada’daki hazır giyim satışlarının %15’ini sağladığı, toplam 10 büyük mağaza zincirinin pazar payının %45 civarında olduğu, özellikle düşük-orta fiyat aralığındaki ürünlerde mağaza zincirlerinin pazarı tamamen kontrol ettiği görülmektedir. Pazarda faaliyet gösteren firmalardan beş tanesinin ABD kökenli olması da dikkat çekicidir.

PAZARA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

Sürekli ve yoğun bir rekabetin yaşandığı Kanada pazarına girmeyi düşünen firmalar tamamıyla yeni ürünlerle bu pazara girmeli ya da tasarım, kalite, fiyat ve servis gibi konularda piyasada faal halde olan firmalardan daha cazip teklifleri müşterilerine sunabilmelidirler. Kanada pazarında basarılı olabilmek icin firmaların tasarım ve kalitenin yanısıra, hızlı numune üretimi, hızlı iletişim ve gelen mesajları aynı gün icinde yanıtlamak gibi şirket iş alışkanlıkları hakkında müşterilerilerde kaanat oluşturacak konularda da hassas davranılmalı, numune onayları alındıktan sonra zamanında ve numunelere uygun ürün teslimatına önem verilmelidir. Aynı kalitede, zamanında ve istenildiğinde ürün tedarik edebilme Kanada pazarında maliyet ve fiyat avantajı kadar önemli hususlardır.

Mutlaka yazılı sözleşmeler yapılmalı, sözleşmelerde belirtilen hükümlerin gerçekleştirilmemesi halinde alınabilecek karşılıklı tedbirler açıkça belirtilmelidir. Karşılıklı güven ve mümkün olduğunca detaylı bilgi sağlanması ilişkilerin geliştirilmesi için çok önemlidir. Teslimatta önlenemeyen gecikmeler önceden karşı tarafa bildirilmelidir.

Etiketleme ve Paketleme:

Hazırgiyim endüstrisi, ürünlerde kullanılan hammadde bileşenleri, etiketleme, paketleme ve menşe gibi konularda çok sayıda düzenlemeye tabidir. Ürün sevkiyatında kullanılan paketlerin üzerindeki bilgiler İngilizce ve ve Fransızca olmalıdır. Ürün ismi, üretim numarası, renk, üretici adresi, partideki ürün sayısı gibi bilgilere koli ve balyalar üzerinde yer verilmeli, koli ve balya ambalajlarının tekrar kullanılabilir olması tercih edilmelidir.

İthal edilen ürünler icin kullanılacak etiketlerin Kanada standartlarına uygun olması gerekmektedir. Etiketlerde üretici ve elyaf bilgileri zorunlu olarak yer almalıdır. Bakım etiketlerinin ürün üzerinde bulunması zorunlu olmamakla birlikte tüketici için bir tercih nedenidir. İhracat öncesinde etiketlerde yer alması zorunlu bilgiler hakkında ithalatçı firmalardan bilgi alınmalıdır. İthalat aşamasında yapılacak kontroller konusunda ithalata aracılık eden kurum Kanada makamlarına karşı sorumludur. Ürünün çevre dostu ürün olduğuna dair izahat ve işaretlerin doğruluğu hususunda firma sorumlu olup, yanıltıcı, ilgisiz veya doğruluğu ispatlanamayacak ibare ve işaretlerin kullanımından kaçınılmalıdır. Quebec eyaletine yapılan sevkiyatlara ilişkin evrak, ürün etiket ve paketlerinde kullanılacak dil Fransızcadır.

Pazara Giriş:

Yeni bir pazara girmek her zaman ürkütücü olmuştur. İyi hazırlanmış bir pazarlama planı başarı şansını yükseltecektir. İyi hazırlanmış bir ürün katalogu, şirkete ait bir internet sitesi ilk anda şirketi ait iyi bir imaj oluşmasına yardımcı olacaktır. Pazarda yer edinebilmek, yeni müşteriler kazanabilmek uzun süreli çalışma ile mümkündür. Hedef ülkedeki fuarlara katılarak potansiyel alıcılarla irtibata geçilebileceği gibi, Ticaret Müşavirlikleri aracılığı ile de hedef pazar ve kitleye ilişkin bilgiler ile ülkemizdeki yabancı temsilciliklerden de Türkiye’den ithalat yapan firma bilgilerine ulaşmanız mümkün olacaktır.

Toronto ve Montreal önemli ticaret merkezleri olup, genelde mal sevkiyatları bu şehirlere yapılmaktadır. İthalatçılar veya acentalar vasıtasıyla da pazara girmek mümkün olmakla birlikte, bu tür aracılar verilecek referansları uygun bulduklarında çalışmaya başlamaktadırlar, ayrıca tekstil hammadesi kullanan sanayicilerde doğrudan mal tedariki yoluna gidilebilir.

Diğer taraftan, internet üzerinden de tarama yapılmalı, ya da pazar araştırması yapan firmalarla doğrudan irtibata geçilerek danışmanlık hizmeti satın alınmalıdır. Sektörel dergileri takip etmek, bu dergilerde ilanlar yayınlatmak, B2B sitelerine kayıt olmak tanıtım faaliyetleri içerisinde düşünülmelidir. Uygun kalite ve fiyattan kısa sürede ürün tedarik edebilme gücü, sağlam ticari ilişkilerin kurulması açısından en önemli hususlardır. Alıcılar genellikle üretim prosesine ilişkin bilgi almak üzere fabrikayı teftiş etmektedir. Numune talebinin akabinde deneme siparişleri ile devam eden ticari ilişkilerin geleceğini, kalite ve teslimattaki performans belirlemektedir.

Kanada küçük bir pazar olduğundan genelikle siparişler küçüktür. Büyük siparişlerde genel olarak %5 oranında iskonto talep edilmektedir. Teslimat süresi siparişin alındığı tarihten itibaren 60 güne kadar çıkabilmektedir. Ürünün perakende satış fiyatı ile F.O.B. ihraç fiyatı arasında ürünün niteliğine, değerine, gümrük vergisi ve siparişin büyüklüğüne göre değişmekle birlikte, 6-7 katlık bir fark bulunmaktadır. İthalatçı, mal deposuna girene kadar da komisyon, vergiler, nakliye, sigorta gibi maliyetlerle ilgili olarak F.O.B. fiyatının 2 katı kadar ek bir maliyete katlanmaktadır.

Fuarlar:

Kanada’da düzenlenen fuar ve sergiler katılımcı ve ziyaretçi bakımından küçük ancak etkin fuarlardır. Kanada’da değişik ürünlere mahsus 6.000 civarında fuar düzenlenmekte olduğundan uygun fuar seçimi önem kazanmaktadır.

Önceki fuarlara iştirak eden katılımcılara ait listeler ile katılımcıların kriterleri fuar seçiminde yardımcı olmaktadır. Katılmaya karar verildikten sonra hazırlıklara önceden başlanmalıdır. Fuara ilişkin hedefleri, tespit edilmelidir. Yeni irtibatlar kurmak, trendleri takip etmek, ürünleri karşılaştırmak için önemli fırsatlar olan fuarlardan sonuç alabilmek sürekli katılımlarla mümkün olabilmektedir. Fuar öncesinde tanıtım faaliyetlerinizi artırmak diğer önemli bir konudur. Gazete ve dergilerde verilecek ilanlarla katılımcıların ilgisini üzerinize odaklayabilirsiniz. Standlarda profesyonel temsilcilerin bulunması, standtlarda müşterileri kabul edecek şekilde beklenilmesi, ürünlerin profesyonelce sergilenmesi ve her ziyaretçiye aynı derecede ilgi gösterilmesi de diğer önemli ayrıntılardandır.

Başarı Örnekleri:

Gap. Inc., daha düşük fiyatta ve kalitede ürün satan bir şirket olarak son yıllarda, orta gelir grubuna hitap eden ürünler satan bir yan şirketi olan Old Navy ile yüksek gelirli tüketicilere hitap eden Banana Republic’den daha iyi satış performansı göstermiştir. Yaygın mağazalar açarak, kendi markası ile her tüketici grubuna (bebek, çocuk ve yetişkin) hitap eden ürün ve giyim aksesurlarıyla tüketicilere ulaşmayı hedefleyen Old Navy bu stratejisiyle başarılı olmuştur.

Jean pazarında önemli bir paya sahip Mavi Jeans’inde başarısı değerlendirilmelidir. Değişik yaşlardaki tüketicilere zengin bir ürün kolleksiyonu sunabilmesi, ürünlerinde kalite ve standardı yakalayabilmesi, reklam ve tanıtım faaliyetlerine ağırlık vermesi, geniş bir mağaza ağıyla tüketicilere kolay ulaşması başarının temel faktörleri olmuştur.

ÜLKELER İTİBARIYLE TEKSTİL VE KONFEKSİYON İTHALATI

Bu bölümde başlıca ürün grupları itibariyla Kanada’nın 1996-2000 dönemindeki hazırgiyim ve tekstil ithalatı irdelenerek, ihraç potansiyelimiz olan ürünlere ilişkin genel değerlendirmelere yer verilecektir.

SIC 1821 – Yünlü Elyaf ve Yünlü Dokumadan Giyim Eşyası

1996 1997 1998 1999 2000

ABD

59,963,269 63,095,799 63,848,464 61,438,870 73,514,879

İtalya

44,951,196 46,757,896 51,323,096 47,348,688 41,418,880

Meksika

5,660,515 12,516,156 13,753,698 17,167,231 17,835,515

Güney Kore 10,846,597 5,502,832 13,051,558 17,076,197 15,726,463

Hindistan 6,676,474 8,025,619 8,300,635 4,768,808 5,509,881

Çin

4,208,036 5,554,413 4,082,594 4,350,556 4,763,568

Tayland 285,822 619,868 687,113 1,380,898 3,231,691

Tayvan 20,221 7,040 18,937 4,543 22,695

Hong Kong

5,355 10,235 14,818 18,209 16,423

Bangladeş

– — – — –

Ara Toplam 132,617,485 142,089,858 155,080,913 153,554,000 162,039,995

Türkiye 24,974,307 17,296,537 17,439,375 8,332,832 10,865,120

Pahalı ürün grubu sayılabilecek "Yünlü Elyaf ve Yünlü Dokumadan Giyim Eşyası" piyasasında ABD, İtalya gibi ülkelerin ağırlığı hissedilmekle birlikte, bu ürün grubunda Meksika, Güney Kore, Tayland’ın ihracatı hızla artmaktadır. Ülkemizin pazar payını bu ülkeler karşısında yitirmekte olduğu görülmektedir. Bu nedenle bu ürün grubunda rekabet avantajımızı yitirmekte olduğumuz söylenebilir.

SIC 2432 –Erkek ve Erkek Çocuklar İçin Ceketler

1996 1997 1998 1999 2000

Çin 47,105,973 61,741,935 62,799,943 69,881,725 78,460,233

ABD

18,566,171 26,085,599 25,376,709 24,799,401 23,054,318

İtalya

18,259,872 18,631,840 19,788,108 18,219,395 18,256,325

Bangladeş 11,192,376 17,370,195 16,041,993 12,966,686 16,196,419

Hindistan 8,288,294 9,063,539 13,082,661 10,880,505 11,754,422

Hong Kong

12,098,374 16,434,398 12,827,168 10,340,648 10,479,875

Tayland

8,536,172 9,880,505 8,663,106 7,076,055 7,244,371

Tayvan 11,134,895 11,858,798 12,919,221 6,650,356 6,853,395

Meksika 632,519 1,894,013 1,898,624 1,932,318 2,865,913

Ara Toplam 159,722,362 201,350,086 214,564,934 198,489,624 219,205,640

Türkiye 207,342 376,693 644,404 855,270 3,495,362

SIC 2433 – Erkek ve Erkek Çoçuklar İçin Pantolon

43,655,292 64,673,279 63,765,046 67,158,087 73,903,692

Çin

ABD

49,747,723 59,497,687 63,728,323 55,523,286 53,722,361

Hong Kong

21,836,736 25,996,366 26,968,138 27,946,252 29,334,815

Meksika

2,769,972 11,117,320 11,264,036 13,825,607 24,914,281

Güney Kore

2,038,477 2,820,457 6,122,570 9,965,612 11,897,804

Bangladeş

3,794,970 4,499,179 5,629,239 7,404,034 11,209,979

Tayland

6,567,440 8,362,283 10,581,894 9,438,342 9,368,252

Tayvan

6,542,341 4,501,415 6,978,960 7,922,551 7,422,967

İtalya

7,503,319 7,799,864 7,011,816 6,713,924 7,314,911

Hindistan 3,791,419 3,210,176 4,789,697 5,271,599 7,199,809

Ara Toplam 148,247,689 192,478,026 206,839,719 211,169,294 236,288,871

Türkiye 247,057 280,041 1,480,841 2,486,018 3,157,301

Yukarıda iki tabloda son beş yıllık çocuk ve yetişkin erkekler için ceket ve pantolon ithalatı verilmektedir. Bu ürün grubunda Çin ve ABD’nin toplam pazar payı % 50′nin üzerindedir. Çin’in yüksek ihracat artış oranı bu ürün grubunda da dikkatleri çekmektedir. Bangladeş, Hindistan, Tayvan gibi Uzakdoğu ve Asya ülkelerinin de ihracatları artmaktadır. Ülkemizin de bu ürün grubunda rekabet üstünlüğü olduğu ve ihracatını hızla artırdığı görülmektedir.

SIC 2434 – Erkek ve Erkek Çoçuk İçin Gömlek ve İç Çamaşırı

1996 1997 1998 1999 2000

33,808,602 48,705,663 72,002,631 82,230,819 98,164,905

Çin

Hindistan

54,985,404 52,795,548 59,293,902 68,635,653 73,556,594

ABD

83,918,166 112,689,465 99,217,820 78,790,192 65,371,133

Meksika

11,809,944 8,476,494 16,329,408 19,786,088 25,135,933

Hong Kong

51,876,920 50,778,784 36,607,435 27,702,348 24,480,462

Güney Kore 17,697,452 20,941,307 19,146,458 26,608,587 22,190,818

Bangladeş

14,060,243 18,691,643 18,718,973 21,155,134 21,892,267

Tayland 12,475,014 16,041,819 19,990,723 21,237,245 16,693,542

Tayvan 14,895,468 12,147,122 13,156,830 11,564,630 11,674,124

İtalya

8,989,643 9,682,367 11,748,418 11,359,844 10,701,974

Ara Toplam 304,516,856 350,950,212 366,212,598 369,070,540 369,861,752

Türkiye 2,634,199 3,031,314 4,460,774 4,100,822 3,458,142

Çin, Hindistan ve Meksika’nın Kanada ithalatındaki paylarını hızla artırdıkları bu ürün grubunda, bu ülkelere karşı ABD ve Hong-Kong’un pazarlarını kaybetmekte olduğu görülmektedir. Ülkemizin de bu ürün grubunda ihracatını artırma potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.

SIC 2442 – Kadın Spor Giyim

1996 1997 1998 1999 2000

Çin 57,470,367 67,191,955 81,052,839 100,618,329 157,827,746

ABD

73,632,030 93,782,157 113,248,827 98,722,908 97,551,901

Hong Kong

48,388,646 50,108,145 56,178,753 50,729,809 59,574,867

Hindistan

16,937,200 16,827,882 16,861,700 25,209,517 32,763,455

Meksika

10,329,302 10,235,996 13,437,839 23,411,925 23,340,401

Tayvan 16,566,492 13,819,884 16,532,899 16,700,872 20,918,529

Güney Kore 8,340,746 7,831,750 9,440,536 15,874,009 20,681,993

İtalya

17,796,860 18,544,573 19,489,134 17,894,227 18,274,663

Tayland

5,974,114 5,977,836 7,452,846 11,007,377 10,971,815

Bangladeş

6,731,238 4,638,749 6,986,567 8,065,881 10,519,919

Ara Toplam 262,166,995 288,958,927 340,681,940 368,234,854 452,425,289

Türkiye 3,482,467 3,308,755 5,237,440 9,934,206 11,786,962

Son beş yıl içinde bu ürün grubunda ithalat %75 düzeylerinde artarken, Çin aynı dönemde ihracatını %300 oranında artırmayı başarmıştır. Kanada’nın toplam hazırgiyim ihracatı içerisinde önemli bir yer tutan kadın spor giyim ürünlerinde ülkemiz payının hemen hemen iki kat artmış olması, bu üründe ihracat potansiyelimizin varlığını yansıtmaktadır.

SIC 2451 – Çoçuk Giyim Eşyaları

1996 1997 1998 1999 2000

Hindistan

7,727,321 9,102,505 12,110,442 15,429,524 22,100,398

Tayland

7,142,825 6,789,576 9,859,521 11,147,927 14,441,907

ABD

12,913,338 12,778,080 13,806,247 10,614,929 10,503,936

Hong Kong

9,263,658 9,748,398 10,846,149 8,595,691 9,941,633

Güney Kore 6,757,422 7,365,926 9,174,723 9,208,782 8,242,925

Bangladeş

4,123,308 3,153,136 2,955,764 4,462,189 8,223,226

Tayvan

3,972,119 3,536,850 4,217,836 2,722,547 4,160,414

İtalya 3,277,630 3,039,708 2,929,889 2,573,751 2,363,179

Meksika

644,334 1,356,072 1,287,506 1,498,902 1,924,880

Ara Toplam 78,814,805 88,032,711 101,821,838 106,734,351 134,719,340

Türkiye 1,004,440 528,554 1,240,371 899,236 1,712,310

Uzakdoğu ve Asya ülkelerinin ithalattaki paylarının hızla artmakta olduğu bu ürün grubunda bu ülkelerin yanısıra ülkemiz ürünlerinin de pazarda yer edinmesinin mümkün olduğu düşünülmekte olup, değer itibariyla küçükde olsa ihracatın son yıllardaki artışı bunu göstermektedir.

Kanada’nın tekstil ürünleri ithalatı incelendiğinde, ABD’nin ithalat içinde önemli bir paya sahip olduğu görülmektedir. NAFTA nedeniyle vergisiz pazara giriş avantajı ve pazara yakınlık ABD’nin Kanada’ya tekstil ihracatını artıran faktörleri başında gelmektedir. Gümrüksüz mal ihraç etme avantajına sahip olan Meksika’nın ihracatında da önemli artışlar görülmektedir. Diğer taraftan, gerek elyaf ve iplik gibi tekstil sektörü ara girdileri bakımından gerekse de mamul kumaş kullanımı bakımından artan oranlarda yabancı hammadde kullanımına bağımlı hale gelmekte olan Kanada’nın üçüncü ülkelerden gerçekleştirdiği tekstil ürünleri ithalatı artmaktadır. Uzakdoğu ve Asya ülkelerinin Kanada’ya yönelik tekstil ürünleri ihracatı önemli artışlar gösterirken, ülkemiz ihracatında istikrarlı bir yükseliş kaydedilememiş, Kanada’nın artan ithalatından pay alamadığımız görülmektedir.

SIC 1811 – Sentetik İplik ve Elyaf

1996 1997 1998 1999 2000

466,644,342 517,792,208 513,120,021 516,140,869 558,856,234

ABD

Meksika 8,353,702 11,230,760 11,084,222 12,591,545 21,558,560

Güney Kore 10,672,041 22,035,996 21,746,449 16,920,575 13,835,222

Japonya

7,424,136 7,771,253 7,201,608 7,568,174 10,869,105

Tayvan 3,755,075 5,358,333 5,907,151 6,796,933 8,169,475

Endonezya 529,277 1,378,146 2,319,328 2,729,279 5,088,757

İtalya 2,773,942 4,071,097 4,799,120 5,217,704 4,665,793

Çin 1,506,514 1,373,404 1,731,902 2,003,849 2,456,442

Hindistan 522,107 811,410 838,088 858,566 1,923,242

Pakistan

941,835 438,386 265,177 87,725 82,980

Ara Toplam

503,122,971 572,260,993 569,013,066 570,915,219 627,505,810

Türkiye 3,561,857 4,800,253 4,504,629 3,039,349 3,194,798

SIC 1829 – Diğer Dokuma Elyaf ve and Kumaş Ürünleri

564,126,445 654,119,911 702,124,776 683,267,454 714,631,526

ABD

Çin 55,012,117 66,303,747 65,856,154 59,869,390 76,219,452

Pakistan

52,824,676 63,874,783 63,594,912 64,824,725 60,578,091

Güney Kore

72,507,564 74,726,256 61,873,388 58,495,965 59,938,080

Hindistan

31,832,668 48,451,313 55,328,538 56,185,168 57,281,507

İtalya 43,616,204 43,996,401 51,261,724 42,888,674 41,715,467

Endonezya 30,289,475 48,608,211 50,352,897 44,516,588 35,256,306

Japonya

24,100,263 29,262,359 32,224,135 29,128,965 28,622,334

Tayvan 29,983,447 33,432,891 31,972,669 26,321,264 26,080,008

Meksika

11,132,186 11,167,827 6,513,104 8,267,562 17,793,951

Ara Toplam

915,425,045 1,073,943,699 1,121,102,297 1,073,765,755 1,118,116,722

Türkiye

SIC 1831 – Örme Kumaş

158,687,603 200,838,831 210,987,206 204,373,441 191,115,987

ABD

Tayvan 19,128,763 45,157,756 45,286,286 51,969,127 50,858,430

Çin 10,087,139 15,991,474 26,188,201 32,246,294 38,506,396

Güney Kore

4,547,001 15,060,214 16,609,824 20,231,766 33,251,783

İtalya 3,479,532 4,840,068 7,663,336 9,040,473 8,635,184

Japonya

2,113,292 2,488,633 1,996,776 1,892,331 2,560,299

Meksika

1,261,402 1,605,378 1,544,014 1,036,104 1,602,753

Endonezya 1,133,573 1,172,176 1,464,436 992,689 627,497

Pakistan

124,168 51,439 119,804 153,380 126,161

Ara Toplam

200,718,290 287,418,785 311,935,456 322,062,157 327,428,676

Türkiye 137,538 450,153 310,853 792,466 898,322

Kanada’nın ev tekstili ithalatı da genel tekstil ithalatı artışı paralelinde artmaktadır. Bu ürün grubunda da en fazla ithalat ABD’den gerçekleştirilmektedir. Ülkemizin Kanada’ya ihracatında sürekli ve yüksek oranlı artışlar olduğu görülmektedir. Ev tekstili ürünlerinin Kanada pazarında kalite ve fiyat bakımından rekabet üstünlüğünün olduğu düşünülmektedir.

SIC 1993 – Ev Tekstili

1996 1997 1998 1999 2000

166,386,044 215,050,630 253,920,057 234,931,059 243,773,711

ABD

Çin 51,945,935 52,800,868 52,268,963 61,676,257 78,500,956

Pakistan

13,638,864 14,122,522 17,419,127 21,742,043 33,280,396

Hindistan

15,780,635 19,342,802 20,794,341 23,392,563 26,509,750

Meksika

1,898,671 3,660,655 5,323,603 4,885,861 6,522,945

Güney Kore 1,612,719 2,072,339 4,147,645 4,699,501 6,378,211

Tayvan 4,206,229 5,112,223 5,890,350 4,604,692 5,082,787

Endonezya 1,978,640 3,571,183 1,883,443 1,912,377 2,991,439

İtalya 1,483,667 1,598,503 2,620,322 2,471,535 2,363,273

Japonya

814,140 1,052,876 1,341,429 626,987 539,622

Ara Toplam

259,745,544 318,384,601 365,609,280 360,942,875 405,943,090

Türkiye 347,049 859,341 1,178,791 2,375,030 4,031,204

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME:

Tekstil ve konfeksiyon sektörünün ikinci en büyük ihracat pazarı olan ABD’nin kişi başına geliri 25 bin doları bulan ve 8 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ürünü ithal eden komşusu Kanada’ya gerçekleştirilen 70 milyon dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatı, ülkemizin bu pazarda hemen hemen hiç varlık gösteremediğinin bir kanıtıdır.

Hazırgiyim ürünlerinde temel tüketici tercihleri ile perakende piyasasında pazar yapısının analiz edildiği, Kanada’lı firmaların iş alışkanlıklarına ilişkin genel bilgilerin verildiği bu çalışma da dikkat çekilmek istenen ilk husus, uzun vadeli iş ilişkilerinin kurulması hedef ve beklentisinin bu tür ihracat pazarlarında pazara giriş stratejilerini şekillendiren temel kriter olarak kabul edilmesi gerçeğidir.

Uzun vadeli ve güvenilir iş ilişkileri kurma anlayış ve potansiyeliniz bu pazarlardaki potansiyel müşterilerinizin kararlarını etkileyebilecek bir faktördür. Kanadalı alıcılar için bu bakış açısı kaliteli ve cazip fiyattan mal tedarik etmek kadar önemlidir. Ayrıca, pazar büyüklüğü dikkate alındığında, küçük miktarlı siparişlerle karşılaşılacağı unutulmamalıdır.

Çalışmada hemen göze batan bir diğer gerçek, AB pazarında kotasız ve vergisiz pazara giriş avantajımıza rağmen bizi ciddi şekilde tehdit eden Çin’in, Kanada’nın ikinci en büyük tedarikçisi olmayı başararak pazara önceden ve kalıcı bir şekilde yerleşmiş olduğudur.

Hedef Bölgeler:

Hazırgiyim ürünlerinde Kanada’nın üretim merkezi olmaları ve toplam tüketimden aldıkları %65′lik pay nedeniyle Quebec ve Ontaria eyaletleri odak pazarlar olarak seçilmelidir.

Hedef Ürün Grubu ve Pazara Giriş:

Toplam hazırgiyim harcamalarından %52′ oranında pay alan kadın giyim ve özellikle kadın spor giyim eşyaları ile tüketici alışkanlıkları henüz şekillenmekte olan "life time customer" olarak nitelenen 13-19 "teenage" yaş grubu hedef ürün grupları olarak belirlenebilir. 50$ ve altı fiyat aralığındaki ürünlerde kalite açısından Uzakdoğu ülkelerine maliyet açısından ABD ve AB ülkelerine karşı rakip üstünlüğümüz bulunmaktadır.

50$ ve altı fiyat aralığında, "teenage" ve kadın hazırgiyim ürünlerinde pazara "discount store" ve "department store"ların hakim olduğu düşünülürse hedef müşteri kitlesinin bu mağazalar olduğu söylenebilir. "Specialty store"larda hedef müsteri kitlesi içinde düşünülmelidir.

Özellikle hazır giyim sektöründe Kuzey Amerika pazarında ortaya çıkan gelişmelerden birisi, genel olarak tüketicilerin ve özellikle, “marka”ya daha fazla önem vermesi beklenen yüksek gelir seviyesine sahip tüketicilerin, son yıllarda marka yerine giderek bir ürünün değeri üzerinde durmaya başladıkları ve marka için daha yüksek fiyat ödemek konusunda istekli olmadıkları görülmektedir.

Bu grup giderek daha yoğun bir şekilde “fiyat-kalite” arasındaki ilişkiyi dikkate almakta ve kalite ile ödenen fiyat arasındaki ilişkiden doğan bir ürünün değerini ön plana çıkarmaktadır.

Tüketiciler açısından, bir tasarımcının oluşturduğu markalı bir ürün ile bir başka ürün arasındaki fark giderek azalmaktadır.

Bu gelişmenin önemli sonucu bilinen “markaların” öneminin azalması, buna karşılık özellikle Sears gibi, Wal Mart gibi büyük department store’ların “private labels” türü kendi markalı ürünlerine yönelmesidir.

Bu durumun en yi örneği ABD’ndeki TARGET mağazalarının Mansimo markası ile satış yapması ve orta-yüksek gelir aralığındaki tüketicileri mağazalarına çekebilmesidir. Tüketiciler açısından, iyi bir fiyata alışveriş yapmak, bir marka edinmek kadar önemli hale gelmektedir. Buna karşılık, Kanada’da SEARS mağazaları, POLO, DKNY, TIMBERLAND; Tommy Hilfiger gibi tanınmış markaları satan Eatons mağazalarını satışların yetersiz olduğu gerekçesiyle kapatarak, ürün gamını SEARS çizgisine çevireceğini açıklamıştır.

TARGET çizgisini izleyen Kanada’daki “Zellers” mağazaları da Mansimo ürünleri satmak için bir mutabakata varmıştır. Büyük mağazaların kısa ve orta vadede “private label” türü ürünlere yönelebileceği pazarlama çalışmalarında dikkate alınmalıdır.

Türk firmaları açısından değerlendirildiğinde, bu konunun önemi uygun fiyat-kalite ilişkisini kurarak, havludan giyim eşyalarına kadar bir çok alanda “private label” türü ürünlerde işbirliği imkanlarının araştırılmasıdır.

18 milyar dolarlık iç tüketimin hemen hemen yarısını karşılamakta olan, 2 milyar dolarlık konfeksiyon ve 3 milyar dolarlık tekstil ürünü ihraç eden Kanada, ara ve mamul tekstil ürünleri ihracatı açısından da hedef pazar olarak görülmelidir. Mamul tekstil ürünlerinde konfeksiyon imalatçıları hedef müşteri kitlesi olarak görülmekle birlikte, pazarın ve firmaların küçüklüğü dikkate alındığında, dış ticaret şirketlerinin, ihracat distributörlüğü ve toptancılık yapan şirketlerin hedef müşteri kitlesi olarak belirlenebileceği, yarı mamul tekstil ürünlerinde ise tekstil firmaların hedef alınmasının isabetli olacağı düşünülmektedir.

Kaliteli ve uygun fiyattan, kısa sürede ve istenildiğinde mal sevkiyatı diğer tedarikçiler karşısında firmalarınızı farklılaştıracaktır. Bu hedefi gerçekleştirebilmek için sürekli ve sağlıklı bir iletişim gerekmektedir. Pazara girişte aracılarla kurulabilecek ortaklıkların yanısıra, irtibat ofislerinin açılması da değerlendirilmeye alınması gereken bir alternatiftir. İrtibat ofisi kanalıyla müşterilerden gelebilecek sorun ve taleplere hızla cevap verme imkanının yanısıra, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin ilk elden yürütülmesi de sağlanmış olacaktır. Pazar, tüketici tercihleri, rakip firmalar hakkında güncel bilgilerin takip edilmesi ofis faaliyetleri ile mümkün olabilecektir. Ürün, ülke ve firma imajının geliştirilmesi amacıyla tanıtım faaliyetlerine öncelik verilmelidir. Yerel gazete ve dergilerde, magazinlerde yayınlanacak firma reklamlarının yanısıra, Türk tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin kalitesine ilişkin ortak reklamlarda yayımlanabilir.

Montreal ve Toronto’da üretim ve ticaretin yoğunlaşması ve hedef kitlesinin büyük olmaması nedeniyle iş görüşmeleri önceden hazırlanmış, ürünlerin rahatça sergilenebileceği bir ticaret heyeti programı ile pazara giriş çalışmalarına başlanmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. İyi hazırlanmış bir organizasyon firmalarımız hakkında hedef kitlesini ikna edici imkanlar sunarken, firmalarımızın da pazar hakkında yerinde ve ilke elden bilgi toplamalarına yardımcı olacaktır. Ticaret heyetinin akabinde düzenli olarak ABD ve Kanada’da fuarlara katılım firma imajının oluşmasını ve yerleşmesini sağlayacaktır.

Pazara giriş şartları bakımından ABD’ye göre daha avantajlı olan Kanada Türk firmaları açısından pazar potansiyeli yüksek bir ülkedir. Kalite, termin bakımından ülkemize nazaran daha kötü konumda olan Uzakdoğu ve Asya ülkelerinin bu pazara ülkemizden daha fazla ürün sattıkları düşünüldüğünde 2005 yılından önce bu pazarda yer edinmek bugünden geleceğe yapılan bir yatırım olarak görülmelidir.

TEKSTİL, HAZIR GİYİM VE DERİ SEKTÖRLERİNE İLİŞKİN

INTERNET SİTELERİ

KAMU KURULUŞLARI

Kanada Sanayi Bakanlığı

www.strategis.gc.ca

Her türlü girişimci için önemli bilgiler içermektedir. Kanada’da firma kurulması, ticaret istatistikleri, çeşitli sanayi sektörlerinin yanısıra, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalar, marka tescil işlemleri geniş bir yelpazede kapsamlı bilgiler içermektedir. Kanada pazarı ile ilgilenen girişimciler için önemli bir başlangıç noktasıdır. Sitede, hemen her sektör için üretim yapısı, başlıca firmalar, ihracat ve ithalat verileri ile geleceğe dönük tahminlere yer verilmektedir. Ayrıca, bu site araılığıyla sektör bazında ilgili bir çok dernek ve yayının internet adresine ulaşılabilmektedir.

Kanada Gümrük ve Gelirler Bakanlığı

www.rc.gc.ca

Kanada’ya ihracat ile ilgilenen firmaların yararlanabilecekleri sitelerin başında gelmektedir. Federe düzeydeki vergi düzenlemelerinin yanısıra, gümrük rejimi hakkında da kapsamlı bilgiler içermektedir. Sitede ayrıca Kanada’ya ithalat sırasında yapılacak işlemler ile ilgili bilgilerin yanısıra, gümrük vergilerine de site üzerinden ulaşmak mümkündür.

Kanada Ticareti Geliştirme Merkezi

www.tfoc.ca

Kanada’ya ihracat yapmak isteyen yabancı firmalara yardımcı olan kuruluş tarafından hazırlanmış olan çeşitli sektörlere yönelik olarak yararlanılabilecek sektör raporları bulunmaktadır.

ÖZEL KURULUŞLAR

www.apparel.ca

KANADA HAZIRGİYİM FEDERASYONU

(Kanada’nın belli başlı hazır giyim üreticilerinin üye olduğu bir dernektir. Sektörün son durumu hakkında kısa bilgiler yer almaktadır. Özellikle hammade ve ara mal tedarikçilerinin yararlanabileceği, Kanada’da yerleşik hazır giyim üreticilerinin olduğu bir bölümü bulunmaktadır. Ayrıca, tekstil ve hazır giyim sektörü konusunda yararlanılabilecek diğer bazı sitelere de bağlantı vermektedir.)

www.ontarioapparel.com

ONTARIO HAZIR GİYİM (CAF üyesidir.)

http://www.apparel-bc.org

BRITISH COLUMBIA HAZIR GİYİM (CAF üyesidir.)

http:// www.vetementquebec.com veya http:// www.apparelquebec.com

QUEBEC HAZIR GIYIM URETICILERI ENSTITUSÜ

http://www.apparel-manitoba.org

MANITOBA MODA ENSTITUSU (CAF üyesidir.)

http://www.cama-apparel.org

ÇOCUK GİYSİSİ ÜRETİCİLERİ DERNEĞİ

http://www.aecq.qc.ca

QUEBEC HAZIRGİYİM KONTRAKTÖRLERİ DERNEĞİ

hhtp://www.fashionincubator.on.ca

TORONTO MODA YARATIM

http://www.dx.org

TASARIM DEĞİŞİM

www.textiles.ca

KANADA TEKSTİL ENSTITUSU

www.ctt.ca

TEKSTIL TEKNOLOJİ MERKEZİ

http://www.montrealmode.com

MONTREAL MODA AĞI

DİĞER KAYNAKLAR

www.trendexna.com

Kuzey Amerika Pazar Eğilim Araştırma Grubu (TRENDEX)

www.brandkeys.com

Brand Keys Inc. (özellikle marka olmuş ürünlerin pazar eğilimlerini izlemektedir)

www.wwd.com

Women’s Wear Daily (Kadın giyim eşyaları pazarındaki gelişmeleri izlemek için yararlı olabilir.)

www.just-style.com

JUST STYLE

Günlük haberlerin izlenmesi açısından yararlanılabilmektedir. Dünyanın hemen her ülkesinde tekstil-konfeksiyon konusundaki önemli gelişmeler günlük olarak izlenebilmektedir.

www2.tsnn.com

Kanada’da düzenlenen fuarlar hakkında bilgi almak için kullanılabilecek kaynakların başında genel bu sitede Kanada’nın yanısıra, dünyanın hemen her yerinde düzenlenen fuarlar hakkında bilgiye ulaşmak ve fuarı düzenleyen kuruluşlar ile temasa geçmek mümkündür.

www.worldpages.com

Kanada ve ABD’nde firma ve kişilerin telefonları, adresleri, e-posta adresleri ve telefon numaraları araştırılabilmektedir. Ayrıca, bu site üzerinden dünyanın çeşitli ülkelerindeki telefon rehberlerine ulaşmak mümkündür.

Uluslararasi Kuruluşlar

06 Kasım 2007

ULUSLARARASI KURULUŞLAR

Kurum Internet Sitesi

Uluslararası Moda Grubu

Fashion Group International www.fgi.org

Tekstil Ticareti Fuarı için Global Birlik

Global Alliance for Fair Textile Trade www.fairtextiletrade.org

Uluslararası Kumaş Sanayi Derneği

Industrial Fabrics Association International www.ifai.com

Uluslararası Konfeksiyon Federasyonu

International Apparel Federation www.iafnet.org

Uluslararası Yün Tekstili Organizasyonu

International Wool Textile Organization www.iwto.org

Uluslararası Tekstil Sanayicileri Derneği

International Textile Manufacturers Association www.itmf.org

Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Derneği

International Textile and Apparel Association www.itaaonline.org

AB Tekstil Sanayi Ortak Komitesi

Joint Committee of the Textile Finishing Industry in the E.U. (CRIET) www.criet.org

Avrupa Konfeksiyon ve Tekstil Organizasyonu

European Apparel and Textile Organisation www.euratex.org

Tekstil İmalatçıları, İhracatçıları ve Tedarikçileri Rehberi

Directory of Textile Manufacturers, Exporters and Suppliers www.teonline.com/apparel-garments

Doğu Avrupa’da İplik ve Tekstil

Fibres and Textiles in Eastern Europe www.fibtex.lodz.pl/inden.htm

AB’de yer alan Tekstil Firmaları Rehberi

Directory of Textile companies http://www.ezilon.com/business/texti…ns/index.shtml

Tekstil Haberleri

Textiles.com www.textiles.com

ÜLKE BAZINDA TEKSTİL BİRLİKLERİ

Ülke Kurum Internet Sitesi

ABD Amerikan Konfeksiyon ve Ayakkabı Derneği

American Apparel and Footwear Association (AAFA) www.americanapparel.org

ABD Akrelik Konseyi

Acrylic Council www.fabriclink.com/acryliccouncil

ABD Amerikan Tekstil Makinaları Birliği

American Textile Machinery Association www.atmanet.org

ABD ABD Tekstil ve Konfeksiyon İthalatçıları Birliği

United States Association of Importers of Textiles and Apparel www.usaita.com

ABD Amerikan Örme Sanayi Derneği

Knitting Guild of America www.tkga.com

ABD Kuzey Tekstil Derneği

Northern Textile Association www.nationaltextile.org

ABD Amerikan Tekstil Topluluğu

Textile Society of America http://textilesociety.org

ABD Güneydoğu Konfeksiyon Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği

Southeastern Apparel Manufacturers and Suppliers Association (SEAMS) www.seams.org

Avusturya Avusturya Giyim Sanayi Derneği

Association of the Austrian Clothing Industry www.fashion- industry.at

Belçika Belçika Giyim Derneği

Belgian Clothing Association

www.belgianfashion.be

Belçika Belçika Tekstil Sanayi Federasyonu

Federation Belge de L’Industrie Textile www.febeltex.be

Brezilya Brezilya Giyim Derneği

Brazilian Association of Clothing www.abravest.org.br

Brezilya Brezilya Tekstil ve Giyim Sanayi Derneği

Brazilian Association of Textile and Clothing Industries www.abit.org.br

Bulgaristan

Bulgar Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği

Association of Apparel and Textile Exporters in Bulgaria

www.bgtextiles.org

Çek Cumhuriyeti Çek Tekstil, Giyim ve Deri Endüstrisi Birliği

Association of Textile, Clothing Leather Industries www.atok.cz

www.tzu.cz

Çin Çin Ulusal Giyim Derneği

China National Garment Association www.cnga.org.cn/English/

Çin Çin Nonwoven ve Endüstriyel Tekstil Ürünleri Birliği

China Nonwovens & Industrial Textiles Association www.chinaspunbond.com/ENGLISH/default.htm

Danimarka Danimarka Tekstil ve Giyim Federasyonu

Federation of Danish Textile and Clothing www.textile.dk

Finlandiya Finlandiya Tekstil ve Ayakkabı İthalatçıları ve Toptancıları Birliği

Finnish Association of Textile and Footwear , Importers and Wholesalers www.teja.fi

Fransa Fransa Moda Enstitüsü

Institut Français de la Mode (IFM) www.ifm-paris.or/

Fransa Fransa Tekstil Birliği

Textiles de France www.textile.fr

Hindistan Hindistan Pamuk Tekstil İhracatını Geliştirme Konseyi

Indian Cotton Textile Export Promotion Council www.texprocil.com

Hindistan Hindistan Halı İhracatını Geliştirme Konseyi

Indian Carpet Export Promotion Council (CEPC) www.india-carpets.com

Hindistan Hindistan Ev Tekstili Geliştirme Konseyi

The Handloom Export Promotion Council (HEPC) www.hometextilesonline.com

Hong Kong Hong Kong Pamuk Dokumacıları Federasyonu

The Federation of Hong Kong Cotton Weavers www.textilecouncil.com

İngiltere

İngiliz Döşemeciler ve Mobilyacılar Derneği

The Association of Master Upholsterers and Soft Furnishers

www.upholsterers.co.uk

İngiltere İngiliz Tekstil ve Konfeksiyon Konfederasyonu

British Apparel and Textile Confederation www.batc.co.uk

İngiltere İngiliz Giyim Sanayi Derneği

British Clothing Industry Association www.bcia.co.uk

İngiltere İngiliz Tekstil Makinaları Birliği

British Textile Machinery Association – www.martex.co.uk

İngiltere İngiliz Tekstil Enstitüsü

Textile Institute www.texi.org

İngiltere İngiliz Örme ve Giyim İhracat Konseyi

British Knitting and Clothing Export Council www.ukfashionexports.com

İngiltere İngiliz Hazır Giyim Tekstil Derneği

Made-Up Textiles Association www.batc.co.uk

İskoç Tekstil Derneği

Scottish Textile Association www.scottish-textiles.com

İrlanda Irlanda Keten Derneği

Irish Linen Guild www.irishlinen.co.uk

İsveç İsveç Tekstil ve Giyim Sanayileri Birliği

The Swedish Textile and Clothing Industries’ Association (TEKO) www.teko.se

İtalya İtalyan Moda Birliği

SMI Sistema Moda Italia www.sistemamodaitalia.it

Japonya Japon Tekstil ve Konfeksiyon Ürünleri Sanayi Konseyi

Japan Apparel Industry Council www.jaic.or.jp/english/index_e.html

Japonya Japon Pamuk Ticaretini Destekleme Enstitüsü

Japan Cotton Promotion Institute www.cotton.or.jp

Kore Kore Tekstil Endüstrisi Federasyonu

Korean Federation of Textile Industries www.kofoti.org

Litvanya Litvanya Tekstil ve Konfeksiyon Derneği

Lithuanian Apparel and Textile Association www.latia.lt

Malezya

Malezya Tekstil Sanayicileri Derneği

Malaysian Textile Manufacturers Association

www.fashion- asia.com

Pakistan Pakistan Tekstil Üreticileri Derneği

All Pakistan Textile Mills Association- APTMA www.aptma.org.pk

Pakistan Pakistan Yünlü Giyim Eşyası Üreticileri Derneği

Pakistan Woolen Mills Association www.lcci.org.pk/Pwma

Rusya Rus Pamuk Derneği

Moscow Cotton Association www.cotton.ru

Singapur Singapur Tekstil ve Moda Federasyonu

Singapore Textile and Fashion Federation www.taff.org.sg

Slovakya Slovak Tekstil ve Giyim Sanayileri Birliği

Association of Textile and Clothing Industries of Slovak Republic www.atop.sk

Şile Şile Tekstil Enstitüsü

Instituto de Textil de Chile (INTECH) www.intech.cl

Tayvan Tayvan Örme Sanayi Derneği

Taiwan Knitting Industry Association www.knitting.org.tw/company/company- E.htm

Tayvan Tayvan Örme Olmayan Kumaş Sanayi Derneği

Taiwan Nonwoven Fabrics Industry Association www.taiwantrade.org/tpt/org/tnfia.htm

Türkiye İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB)

Istanbul Textile and Apparel Exporters’ Associations www.itkib.org.tr

Türkiye Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği

Turkish Clothing Manufacturers’ Association www.tgsd.org.tr

Türkiye Giyim Sanayicileri Dış Ticaret

Clothing Manufacturers’ Foreign Trade www.gisad.net

Türkiye Türkiye Deri Sanayicileri Derneği

Turkish Leather Manufacturers’ Association www.tdsd.org.tr

Türkiye Örme Sanayi ve İşadamları Derneği

Knitting Industry and Manufacturers’ Association www.orsiad.com

Source: Invest NI, Textile Sector Guide 2005; DEIK

Avustralya Tekstıl Giyim Ve Ayakkabı Piyasası

06 Kasım 2007

AVUSTRALYA TEKSTIL GİYİM ve AYAKKABI Piyasası

Ekim / 1998

AVUSTRALYA TEKSTİL, GİYİM VE AYAKKABI PİYASASI

GİRİŞ

18.3 milyon nüfusa sahip olan Avustralya’nın kişi başına ulusal geliri 1997 yılında 23,223 A$’ na ulaşmıştır. Yapılan tahminlere göre; 1997 yılında tekstil, giyim ve ayakkabı (TGA) ulusal pazar hacmi 8.6 milyar A$’ dır. Ayrıca TGA ürünleri ihracatından her yıl 750 milyon A$ kazanılmakta ve bu sektörlerde yaklaşık 95,000 kişi istihdam edilmektedir.

Avustralya Hükümeti TGA sanayilerinin verimliliğini ve uluslararası rekabetini artırmak ve ayrıca, bu sanayilerin yüksek düzeydeki devlet yardımlarına olan bağımlılıklarını düşürmeye çalışmaktadır. Bazı Avustralya’lı üretici firmaların fabrikalarını başka ülkelere taşımaları dolayısıyla iç üretimde düşüş olduğundan ithalatın artması beklenmektedir.

Tekstil, giyim ve ayakkabı; 60 ayrı üretim faaliyetini içeren üç ayrı sektördür. Bu çalışmadaki amaç Avustralya’nın TGA piyasalarına ilişkin genel bir bilgi vermektir.

PİYASANIN GÖRÜNÜMÜ

TGA sanayileri son yıllarda önemli ölçüde değişmiştir. Koruma oranları düşürülmüş, tüketici harcamaları yapısı değişmiş, teknoloji sürekli olarak geliştirilmiştir. TGA’na ilişkin uluslararası ticaret Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Tekstil ve Giyim Anlaşması uyarınca zaman içinde serbestleştirilmektedir. Avustralya, Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Konseyine (APEC) 2010 yılında gelişmiş üye ülkeler ile ve 2020 yılında da tüm APEC’e üye ülkelerle serbest ticaret ve yatırım anlaşması yapmayı taahhüt etmiştir.

Avustralya’nın Yeni Zelanda (ANZCERTA) ve Forum Adaları (SPARTECA) ile bölgesel ticaret anlaşmaları, Papua Yeni Gine (PATCRA) ve Kanada ile de (CANATA) tercihli ticaret anlaşmaları vardır. Avustralya ayrıca gelişmekte olan ülkelere karşılıksız tarife ayrıcalıkları vermektedir.

90 yıl TGA sanayilerini ithalata karşı koruyan Hükümetler 1980’lerin sonundan itibaren uluslararası rekabete açık, ihracata dayalı, kendini yenileyen, piyasadaki duruma göre kendini ayarlayabilen ve toplum desteğine bağımlı olmayan sanayilerin gelişimini desteklemeye başlamıştır. Söz konusu tarihten itibaren kotalar kaldırılmış ve tarifeler 2000 yılına kadar sürecek bir program dahilinde düşürülmeye başlanmıştır. Avustralya’nın TAG üreticileri hala göreceli olarak yüksek düzeyde yardım alırken, aynı zamanda şimdi uluslararası rekabete geçen on yıldakinden daha açıktırlar.

TAG üreten sanayiler tekstil, ayakkabı, giyim ve deri ürünleri üretiminde ham madde aşamasından son ürüne kadar olan tüm aşamalarını kapsamaktadır. Avustralya da dahil gelişmiş ülkelerde bu ürünlere talep çok yavaş artarken, aynı zamanda tercihlerdeki değişimin bir sonucu olarak hane halkı bütçesi içindeki payı da azalmaktadır.

Avustralya yün yıkama, deri tabaklama, iplik,dokuma,örme ve giyim, ayakkabı ve deri ürünlerinin dizaynında ve havlu, battaniye, yatak çarşafı ve perde gibi tekstil ürünlerinde yerli üretime sahiptir. Çok ince tip pamuk ve kalın tip yün genelde ithal edilmesine rağmen Avustralya’da kullanılan yün ve pamuğun çoğu iç üretimden sağlanmaktadır. 1990’larda tekstil sanayi modern, iyi donatılmış ve belli firmalar belli piyasalar üzerinde yoğunlaşmış ve uzmanlaşmış görünüme ulaşmıştır.

Artan sayıda Avustralya’lı firma başka ülkelerdeki üreticilerle iletişimini geliştirmekte ve/veya denizaşırı mal sağlayanlarla iş ilişkisi kurmaktadırlar. Avustralya’lı firmalar üretimlerine girdi veya kendi üretimlerini tamamlamak için gereken son ürün malı sağlamak için denizaşırı üreticileri kullanabilmektedirler.

Tekstil sektöründeki firmalar giyim ve ayakkabı sektöründeki firmalardan daha büyük, daha yoğunlaşmış ve daha sermaye yoğun firma olma eğilimindedirler. TAG ve deri sanayileri içinde; tekstil sektörü firma sayısının %26’sını, istihdamın %33’ini ve toplam katma değerin %41’ini, giyim sektöründeki firmalar ise firma sayısının %65’ini (çoğu çok küçük), istihdamın %54’ünü ve katma değerin %47’sini oluşturmaktadır.

Giyim sektörünün karakteristiği yan yana var olan bir kaç büyük ve bir çok küçük firmanın – özellikle aynı alt sektörlerde- karışımı sonucu belirlenmektedir. Daha önce modası olmayan, çabuk eskimeyen ürünlere ağırlık veren firmalar, şimdi piyasının taleplerini karşılamaya ve modaya, esnekliğe ve ürün çeşitliliğine ağırlık vermeye başlamışlardır.

Tüketici talebindeki değişmeler iç TAG piyasası hacmini etkilemektedir. Günümüzde Avustralyalıların toplam son tüketim harcamaları içinde giyim ve ayakkabının payı yaklaşık %5’dir. Bu son 30-40 yıldır görülen en düşük orandır.

1997 yılında Avustralya TGA sanayi; ucuz Asya mal ve ürünlerinin piyasada çoğalmasının hemen ardından Hükümetten gelen üretim maliyetlerinin düşürülmesi yönündeki baskıyla karşı karşıya gelmiştir. Avustralya Hükümeti tarafından önerilen kısmi çözüm Avustralyalı üreticiler için iç ve uluslararası rekabetin artırılması gerektiği şeklindedir. TAG üreticileri arasında çok yavaş artan rekabeti harekete geçirebilmek için Hükümet TAG sanayilerinin tümünü ilgilendiren ve 2000 yılına kadar tarife oranlarının düşürülmesi şeklinde olan geniş kapsamlı reformları başlatmıştır. Bu indirimler daha verimli TAG sanayisi için bir katalizör gibi görülmektedir.

Avustralya hükümeti bu sanayilere ilişkin olarak 43 “az gelişmiş ülkeye” genel tarife oranlarından 5 puan daha az tarife oranı uygulayarak (DC) “Az Gelişmiş Ülke Önceliği” vermektedir.

TGA ürünlerinde kaliteli ürünlere yönelik harcamalardaki artış; ucuz, büyük hacimli ve damping uygulamaları görülen ülkelerden yapılan (Çin gibi) ithalatın yapısını değiştirmektedir. Kaliteli mala olan talepteki artışa bu ülkeler genelde cevap verebilmektedirler. Bu da bu ülkelerde kaliteli mal üretmek için yeterli teknoloji ve işgücü olduğunu göstermektedir.

TAG politikası sayesinde çoğunlukla giyim sanayinde kullanılan kumaş ve aksesuarlarla ilgili parçaları gümrük vergisi ödemeden ithal etmek mümkündür. Avustralya hükümeti İthalat Kredi Programı (Import Credit Scheme (ICS) ) olarak bilinen bir sistem uygulamaktadır ve bu sistem sayesinde ithalat yapan firmalar ithal ettikleri ürünün (yün ve ham pamuk hariç) iç değerinin %25’i oranında ödedikleri gümrük tarife oranını düşürebilmektedirler. TAG sanayisindeki geniş kapsamlı reformlardan biriside bu programı kaldırmaktır ve bu ithalalatta daha fazla rekabete yol açacaktır.

Bir diğer program olan -ihracatı artırmaya yönelik- “Yurtdışı Fason Üretim Koşulları” (Overseas Assemly Provision (OAP) ) 2000 yılına kadar uzatılmıştır. Bu program firmalara Avustralya’da örülmüş veya dokunmuş kumaştan şekil vermek üzere kesilmiş veya örülmüş kumaşı Avustralya dışında giysi elde etmek üzere tamamlama olanağı tanımaktadır. Bu tamamlanan ürünler sonra sıfır gümrük oranı ile Avustralya’ya ithal edilebilirler. Bu programın 2004 yılına kadar uzatılması önerilmektedir.

TEKSTİL

Avustralya’lı pamuk ve yün ipliği üreticileri talebin tamamını karşılayamamaktadırlar. Bu nedenle kullanılan ipliğin önemli kısmı ithal edilmektedir ( özellikle polyester/viscos ve polyester/yün tipleri). Avustralya’nın ihtiyaç duyduğu örülmüş kumaş ve dokunmuş yünlü kumaşın büyük kısmı yerel sanayi tarafından karşılanabilmektedir. Ancak dokunmuş pamuklu ve akrilik elyaf ve akrilik dokunmuş kumaşın büyük kısmı ithal edilmektedir.

GİYİM

Yaklaşık 1,600 giyim üreticisinin bulunduğu Avustralya’da bu sektörde 55,000 kişi istihdam edilmektedir.Bu işletmelerin çoğunda 50 kişiden az işçi çalışmaktadır. Yerli üreticiler piyasanın ihtiyacının yaklaşık %60’ını karşılamaktadırlar.

1986-1996 döneminde giyim ithalatı %150’nin üzerinde artış göstermiştir. Bu artış trendi 1997 yılında da devam etmiştir. İthalatta göreceli olarak ana ürünlerde (kazak ve hırkalar, iç giyim, erkek şortları, gömlek ve pamuklu pantolonlar gibi) artış olduğu görülmektedir. Bu ürünlerin ithalatının büyük kısmı Çin’den gerçekleştirilmiştir. Üç ana üründe ise piyasaya yerel üreticiler hakimdir. Bunlar erkek iş giysisi, çorap ve mensucat (kadın dış giyimi; elbise ve gömlek gibi). Son istatistikler göstermektedir ki ana ihracatçılar olan Çin ve Hindistan’dan elbise ve gömlek ithalatı hızlı bir biçimde artmaktadır.

AYAKKABI

Avustralya’nın ayakkabı sanayisi geniş bir üretim çeşitliliğine sahiptir ve kalitesiyle tanınmıştır. Bununla birlikte üretim tercihleri düşük hacimle belli bir alanda uzmanlaşmaya doğru gitmektedir. Spor ayakkabılarında önemli bir üretim yoktur.

Avustralya pazarına girmek isteyen ayakkabı satıcılarının kendini piyasaya kabul ettirmesi zor olacaktır. Deri kadın ayakkabıları alanında tüketiciler İtalyan ayakkabılarını modaya uygun ve fiyatını da makul bulmaktadırlar. Erkek deri ayakkabı alanında ise Çin ayakkabıları fiyatları açısından avantajlı ve kaliteleri genelde kabul edilebilir görülmektedir.

Spor ayakkabılarında piyasa, çoğunluğu Çin’den ithal edilen ucuz ayakkabılarla doludur. Daha pahalı tanınmış markalar değişik dış üreticilerden sağlanmaktadır.

Avustralya’lı ayakkabı ithalatçılarının ve parekende satıcılarının talep hacmi dünya standarlarına göre düşüktür. Fiyat -Çin’in dışında- piyasaya girmek için en büyük engeldir ve be nedenle rekabet edebilmek için miktarda esneklik, hızlı teslimat ve mükemmel kalite önermek gerekmektedir.

Diğer taraftan Avustralya, güvenlik ayakkabıları (safety footwear) için çok sıkı standart uygulamaktadır ve gelişmekte olan ülkeler bu standartları sağlayamamaktadırlar.

İSTATİSTİKİ BİLGİ

İstatistiki rakamlar Avustralya’nın mali yılının sona erdiği 30 Haziran sonuna göre düzenlenmiştir. 1997/1998 rakamları mali yılın ilk üç aylık dönemi (1 Temmuz 1997 ile 30 Eylül 1997 arası) için mevcut olan rakamlara dayanılarak hazırlanan tahmini rakamlardır. (Yıllık büyüme oranının %2 olacağı varsayılmıştır.)

Tablo 1: Avustralya Tekstil Piyasası (A$ milyon)

1995/1996 1996/1997 1997/1998

İthalat 2092.9 2123.4 2173.5

İç Üretim 467.3 530.3 593.3

İhracat 597.0 606.0 615.0

Toplam Piyasa 1966.2 2047.7 2151.8

Tablo 2: Avustralya Giyim Piyasası (A$ milyon)

1995/1996 1996/1997 1997/1998

İthalat 1738.2 1856.6 1931.6

İç Üretim 252.4 281.8 311.2

İhracat 307.0 365.0 423.0

Toplam Piyasa 1683.6 1773.4 1919.8

Tablo 3: Avustralya Ayakkabı Piyasası (A$ milyon)

1995/1996 1996/1997 1997/1998

İthalat 612.5 661.8 690.9

İç Üretim 53.1 53.6 54.1

İhracat 55.0 51.0 47.0

Toplam Piyasa 610.6 664.4 698.0

1997 Yılı İthalatının Piyasa Bölüşümü:

Tekstil: ABD %10, Gelişmekte Olan Ülkeler %57, Avrupa Birliği Ülkeleri (AB) %16, ASEAN %11

Not: Çin gelişmekte olan ülkelerin ithalatı içinde %12’lik paya sahiptir.

Giyim: ABD %3, Çin %53, AB %8, Fiji %7, Diğerleri %29

Ayakkabı: ABD %2, Çin %47, AB %20, ASEAN %13, Diğerleri %18

Rakamlardan da görüleceği üzere Avustralya’nın TGA ithalatı artmaktadır. Dokuma kumaş piyasasında ithal malların payı 1992 yılında %63 iken 1997 yılında %83’e çıkmıştır. 1995-96 döneminde toplam TGA ithalatının %32’den daha fazlasını Çin’den gerçekleştirilmiştir. Bu oran 1988-89 döneminde %15 idi. Çin’in bu artışının çoğu giyim ve ayakkabı ihracatının artışından kaynaklanmaktadır. ABD’den yapılan ithalatın ise çoğu ise sentetik elyaf ve kumaştır. Yeni Zelanda’dan da ağırlıkla deri ve giyim ithal edilmektedir. Güney Kore ve Tayvan hala önemli ihracatçı olmalarına rağmen, 1988-89 döneminden beri bu ülkelerin önemi önemli ölçüde azalmıştır. 1995-96 döneminde bu ülkelerden yapılan başlıca TGA ürünleri sentetik elyaf ve kumaş olmuştur. Fiji, Endanozya ve Hindistan ise TGA ithalatının arttığı diğer önemli ülkelerdir.

Türkiye’nin Avustralya’ya 1997 yılı TGA Ürünleri İhracatı:

Türkiye’nin Avustralya’ya TGA ürünleri ihracatına ilişkin madde bazında rakamlar şöyledir:

(A$)

42 Deri Eşya, Saraciye Eşyası 739,720

52 Pamuk 53,673

54 Sentetik ve Suni Filamentler 779,746

55 Sentetik ve Suni Devamsız Lifler 1,687,005

57 Halılar 5,394,274

58 Özel Dokunmuş Mensucat 1,270,792

61 Örme Giyim Eşyası ve Aksesuarı 457,225

62 Örülmemiş Giyim Eşyası ve Aksesuarı 634,994

63 Dokumaya Uygun Maddelerden Diğer 623,583

Hazır Eşya,Takımlar

64 Ayakkabılar 36,000

00 Diğerleri 56,288

TOPLAM 11,733,300

Türkiye’nin Avustralya’ya 1997 yılı toplam ihracatı 98 milyon AV doları olarak gerçekleşmiştir. Avustralya’ya yapılan toplam ihracatın içinde TGA sanayilerinin payı yaklaşık %12 olmaktadır.

TÜKETİCİ ANALİZİ

TGA ürünleri için birçok farklı piyasa vardır. Şimdiye kadar ki en büyük piyasa grubu genelde ayakkabıyı, havluyu, halıyı, giysiyi vs. parekendeciden doğrudan alan bireysel tüketiciler (private households) olmuştur. Bunlar aynı zamanda dolaylı biçimde tekstil ürünleri de almaktadırlar (mobilya’da kullanılan tekstil ürünleri gibi). Diğer bir piyasa da işverenler tarafından işçilere sağlanan iş ve meslek giysisi piyasasıdır. Firmalar bu giysileri doğrudan üreticiden, toptancıdan alabildikleri gibi,bunları kiralayabilmektedirler. Diğer önemli TGA alıcıları üniforma, çarşaf, havlu ve halı gibi ürünleri talep eden devlet kuruluşları, hastaneler ve diğer kuruluşlardır. Oteller, moteller ve ticaret kuruluşları da TGA ürünleri satın almaktadırlar. Tekstil ürünleri ayrıca yol yapım operatörleri, lastik üreticileri, araba ve uçak üreticileri tarafından da talep edilmektedir.

Çoğu TGA ürünü son ürün olarak satılmaktadır.Bununla birlikte, tekstil ve deri üretiminin büyük bir kısmı diğer TGA ürünlerinin yapımında veya diğer üretim alanlarında -özellikle mobilya üretiminde- kullanılmaktadır.

Günümüzde Avustralya’lıların toplam tüketim harcamalarının ortalama %5’i giyim ve ayakkabıya gitmektedir. Bu oran son bir kaç on yıldır görülen en düşük orandır. Giyim ve ayakkabı’nın göreceli fiyatı düşmeye devam ederken ve Avustralya’nın nüfusu yaşlanırken bu trend devam edebilecektir. Çocuklar ve gençler giyim mallarının önemli alıcı grublarıdır. Orta yaşlı ve emekli kesim ise daha çok seyahate, sağlığa ve sosyal faaliyetlere harcama yapma eğilimindedir.

45-54 yaş grubunun hızla büyüdüğü ve bunu 60 yaş üzeri grubun izlediği Avustralya’da, nüfusun yaşlanma trendinin artmaya devam edeceği tahmin edilmektedir. 35-44 yaş grubu artış oranı düşerken, 35 yaş altı nüfus ortalama oranın oldukça altında artmaktadır. 1990’ların sonlarında Avustralya’nın ekonomik büyümesinde bir hızlanma görülse de, bu trendlerin etkileri sonucu tekstil ve giyime olan talepte (belli istisnalar dışında bazı ev tekstil ürünleri gibi) yıllık %1.2-1.5’den daha fazla bir artış beklenmemektedir.

Avustralya perakende piyasası oldukça merkezi bir yapıya sahiptir. Perakende satışların %90’ından daha fazlası küçük işletmeler tarafından yapılmasına rağmen, göstergeler bu piyasada az sayıdaki büyük firmanın -Coles-Myer Group ve Woolworths gibi- artan biçimde etkin olacağını göstermektedir. Bağımsız küçük organizasyonlar büyüklere karşı rekabet ederken, bağımsız alım grupları ve franchise de güçlenecektir. Bu göstermektedir ki büyük perakendeciler piyasada aslan payına egemen olacaklarından daha da büyüyecekler ve pazarlık güçleri daha da artacaktır.

Son yıllarda Japon, Avrupalı ve Amerikan perakendecileri kendi markalarını kullanmaya başlamışlardır. Bu firmalar ya doğrudan ya da perakende franchise yoluyla ( örneğin Daimura, Benneton, Tie Rack, Laura Ashley ve Ikea gibi) piyasaya girmişlerdir. Kapıdan kapıya veya televizyon yoluyla ve doğrudan posta ile satışlarda artış görülmektedir.

Tüketiciler için marka tanıma ve imajı önemli faktörlerdir. Modası az giysilerde “marka” alıcının tercihinde çok önemlidir. Moda olanlarda ise markadan çok dizayn tercihi belirlemektedir. Diğer faktör ise rekabet gücünü artıran “ürün çeşitliliğidir”. Çok ürün çeşitliliği gerektiren alanlarda -kadın elbiseleri gibi- piyasaya girişi zorlaştıran engeller daha az olmaktadır. Tersine sanayi elbisesi ve kadın çorabı gibi ürünler için piyasaya giriş engelleri daha çoktur.

Üreticiler için tüketici gereksinimlerine hızlı bir biçimde cevap verebilmenin önemi giderek artan biçimde önemli olmaktadır. Ayrıca rekabet gücünü artıran kalite kontrol, teslim ve servis standartları diğer önemli faktörlerdir.

HÜKÜMETİN TGA SANAYİLERİ POLİTİKASI:

1997 yılı Eylül ayında TGA sanayileri için yeni bir paket açıklanmıştır. Hükümet bu açıklama ile Avustralya’nın 2010 yılına kadar serbest ticarete ilişkin APEC yükümlülüklerini yerine getireceğini taahhüt etmiştir.

Paketin ana hatları ise:

• TGA ürünleri için mevcut uygulama (tarife dönemleri) 2000 yılına kadar devam edecek olup, TGA tarifeleri 1 Temmuz 2000’ dan, 1 Ocak 2005 yılına kadar sabit kalacaktır.

• Hükümet TGA tarifelerinde 1 Ocak 2005 yılında indirim yapmak için yasa yürürlüğe koymayı planlamaktadır.

• 2004 yılında piyasaya ilişkin Avustralya’nın APEC yükümlülükleri ve süreci dikkate alınarak bir değerlendirme yapılacaktır.

• Hükümet yün, pamuk, deri ve moda alanlarında Avustralya’nın doğal avantajlarını daha fazla kullanabilmek için ne yapılabileceği hususunda ileriye dönük gündemler belirleyecektir.

• 10 milyon AV dolarlık fonu olan TGA Teknoloji Kalkınma Fonu kurulmuştur. Bu fonun amacı Avustralya mallarının kullanımı ile ilgili yeni teknolojileri teşvik etmektir.

• Yeni Piyasa Geliştirme Programı ile de -yıllık 2.5. milyon A. Doları fona sahip- ihracat kapasitesini artırmak için firmaya dayalı stratejiler geliştirilecek ve uygulanacaktır.

• Geliştirilmiş Yurtdışı Fason Üretim Koşulları Programı Avustralya tekstilinin kullanımı artıracaktır.

• TGA’ya ilişkin yönetmelik ve tarife önceliklerindeki aksaklıkları gidermeye yönelik çalışma yapılacaktır.

2000 yılında geçerli olacak tarife oranları 1 Ocak 2005 yılına kadar aynı kalacaktır.

Gümrük tarife oranları şöyledir*:

1998 1999 2000 2005

Giyim ürünleri 31 28 25 17.5

Pamuklu çarşaf ve kumaşlar 19 17 15 10

Uyku tulumu, masa örtüsü 12 11 10 7.5

Halı 19 17 15 10

Ayakkabı 21 18 15 10

Diğer ayakkabıcılık ürünleri 14 12 10 7.5

Diğer (örn. Iplik,deri) 5 5 5 5

*Az gelişmiş ülkelere bu oranlardan 5 puan daha az tarife uygulanmaktadır.

Not: Tarife indirimleri yıllık olarak 1 Temmuz’da yapılmaktadır. Ancak 2005 yılındaki indirim 1 Ocak tarihinden itibaren uygulanacaktır.

Çoğu TGA ürünleri -tüm giyim mamülleri ve ayakkabı,deri ve tekstil ürünleri – toptan satış vergisinden muaftır. Ancak halı ve ev perdeleri %12 oranında satış vergisine tabidir.

STANDARTLAR

Avustralya’ya giren giyim ürünleri üç etiket standardına (menşe ülke, giysinin niteliği, uyarıcı işaretler) sahip olmalıdır, yoksa Avustralya gümrüğü malları gümrükte tutabilir.

İşaretleme Kuralları:

Yanlış ticari tanımlama (trade description) taşıyan malların ithalatı ve ihracatı suçtur. Tüm mallar malın yapıldığı veya üretildiği ülkeye göre bir işaret gerektirir.Ayrıca, bazı mallar için doğru ticari tanımlama ve/veya ağırlık veya miktar niteliğinin de belirtilmesi gerekir.

Ticari tanımlama işaretleri:

-İngilizce dilinde,

-kolayca görülebilir ve okunaklı,

-ana etiket veya marka olarak malın üstünde kalıcı olacak biçimde

olmalıdır.

Standartlara ilişkin ayrıntılı bilgi almak için ihracatçılar Avustralya Standart Kurumu ile temasa geçebilirler. (Adresi için “Faydalı Adresler” bölümüne bakınız)

DİSTRİBÜTÖRLÜK UYGULAMALARI

Tekstil ithalatçıları aynı zamanda acenta veya sadece belli bir marka malı satan perakandeci (stockist) olabilir. Ev veya ev eşyasında kullanılan kumaşlara ilişkin tekstil acentaları değişik ülkelerde düzenlenen fuarlar yoluyla (Brüksel- Decosit, Frankfurt-Heimtex, Manchester-Interhome gibi) kendilerine mal sağlayacak üreticileri bulmaktadırlar. Mobilya’da kullanılan kumaş alımında ise moda ön plana çıkmaktadır.

Giyim malları, ya moda acentaları, ya da doğrudan büyük mağazalara veya küçük perakendecilere satılmaktadırlar. Moda acentaları numüneleri parekendeciye göstermekte, siparişi almakta ve bunu temsil ettiği firmaya bildirmektedir. Moda acentaları genellikle kendileri için ithalat yapmamakta ve stok bulundurmamaktadırlar.

Toptancıdan veya ithalatçıdan, perakande satış yapmayan piyasaya dağıtım çoğunlukla doğrudan olmaktadır. Böylece sanayi elbisesi talep eden büyük firmalara, otellere ve diğer hükümet kuruluşlarına (genelde ihale yoluyla), büyük otellere vb. doğrudan satış olmaktadır.Küçük ticari ve sanayi piyasalarına dağıtım ise toptancılar tarafından yapılmaktadır.

İthalatın çoğu toptancılar tarafından yapılmakla beraber, yerel üretimin çoğu doğrudan, toptancının yardımı olmadan, satılmaktadır. Avustralya giyim piyasası satış dönemleri yaz için Mart-Mayıs, kış için Ağustos-Ekim olmaktadır. Kuzey yarımküre piyasaları Avustralya piyasasından bir sezon önde olmaktadır.

Bireysel tüketiciler genellikle TGA ürünlerini perakande satış yapan mağazalardan almaktadırlar. Perakande mağazaları üç kategoriye ayrılmaktadır:

–mass merchandisers (K-Mart, Target, Big W gibi)

–büyük mağazalar (Myer, David Jones gibi)

–uzmanlaşmış mağazalar (Katies, Fletcher Jones, Monsours, Speeds ve küçük butikler)

Süpermarketler de bazı mallar için (kadın ve erkek çorabı,iç giyim gibi) önemli satış yerleridir.

Mass marchandisers’lar büyük miktarda mal alarak bunları diğer mağazalardan daha ucuza satarlar. Bu mallar tişört, sort, iç giyim ve çoraptır.

Uzmanlaşmış mağazalar belli mal satımıyla (kadın giyimi, erkek giyimi, kot giyim, ayakkabı gibi) uğraşırlar.

Parekande piyasasının yapısı TGA tüketim ürünlerini pazarlayanlar üzerinde güçlü etki göstermektedir. Son tüketiciye ürünlerini satabilmek için firmalar genellikle ilk olarak parekandeciye mallarını satmalıdırlar. Büyük parekandeciler sadece yerel mal temin edenlerin müşterisi değil aynı zamanda birçok durumda onların rakipleridirler. Bu mağaza veya kendi markasının olmasından kaynaklanmaktadır. Birçok parekandeciler belli bir mal grubu için kendi markasını yaratarak rakiplerinden farklılaşmaya çalışmaktadır.

Avustralya hakkında daha fazla bilgi için Avustralya ile Ticaret Nasıl Yapılır isimli kitabı İGEME’den veya Ataşeliğimiz web sahifesinden temin edebilirsiniz.

FAYDALI ADRESLER:

* Consulate General Of Turkey

Office of the Commercial Consul / SYDNEY

66 Ocean St.

Woollahra NSW 2025

Australia

Tel: 61-2-9327 6639

Fax: 61-2-9362 4730

e- mail: dtsid@eisa.net.au

website: http://www.geocities.com/CapitolHill/Senate/8919

* Consulate General Of Turkey

Office of the Commercial Consul / MELBOURNE

Level 8, 24 Albert Road

South Melbourne, VIC 3205

AUSTRALIA

Tel: 61-3-9682 54 48

Faks: 61-3-9682 54 49

e- Mail : dtmel@alphalink.com.au

*Australian Customs Service

Customs House

5 Constitution Avenue

Canberra City, ACT 2600

Tel: 61-2-6275 6666

Fax: 61-2-6275 6999

Website: www.customs.gov.au (genel bilgi için)

www.apectariff.org (gümrük vergileri için)

*Standards Australia

Information Centre

1 The Crescent

Homebush NSW 2140 Australia

Tel: 61-2-9746 4748

Fax: 61-2-9746 4765

İlgili Birlikler:

*Council of Textile & Fashion Industries of Australia Limited (TFIA)

GPO Box 1469N

Melbourne, Victoria 3001 Australia

Tel: 61-3-9698 4460

Fax: 61-3-9698 4459

Tekstil, giyim ve ayakkabı üreticilerinin ulusal organizasyonu.

*Carpet Institute of Australia

Level 4, 380 St. Kilde Road

Melbourne, VIC 3004 Australia

Tel: 61-3-9698 4474

Fax: 61-2-9698 4473

*Textile Distributors Association

GPO Box 1429

Canberra, ACT 2601 Australia

Tel: 61-2-6247 0582

Fax: 61-2-6247 2053

Tekstil distribütörlerini temsil etmektedir.

Acentalar:

Charles Parsons & Co.Pty.Ltd.

100 Chalmers Street

Surry Hills, VIC 2010 Australia

Tel: 61-2-9699 9444

Fax: 61-2-9699 2003

Tekstil ithalatçısı ve distrübütörü.Giyim ve mobilya sektörüne mal sağlamaktadır.

*Clifton H.Joseph & Son (Australia) Pty.Ltd.

391 Little Lonsdale Street.

Melbourne, VIC 3000 Australia

Tel: 61-2-9602 1222

Fax: 61-2-9600 0929

E- mail: chj@ozemail.doc.au

Mobilya kumaşı (döşemelik ve perdelik kumaş da dahil) acentası.

*Stan & Jeni Reynols

103 Oxford Street

Collingwood, VIC 3066 Australia

Tel: 61-3-9415 8412

Fax: 61-3-9419 7103

Kadın giyimi (orta düzey kalitede) acentası.

*Textile United

26 Beatty Avenue

Armadale, VIC 3143 Australia

Tel: 61-3-9824 8132

Fax: 61-3-9824 8314

Tekstil acentası

Büyük Mağazalar

*Myer Grace Bros

295 Londale St.

Melbourne VIC 3000

Tel: 3-9661 1111

Fax: 3-9661 3770

Department store

*K-Mart

800 Toorak Rd.

Tooronga VIC 3145

Tel: 3-9829 5111

Fax: 3-9829 6860

Discount department store

*David Jones

GPO Box 503

Sydney NSW 2001

Tel: 2-9266 5544

Fax: 2-9267 3895

Department store

*Target Australia

12-14 Thomson Rd.

North Geelong VIC 3215

Tel: 3-5246 2000

Fax: 3-5246 2700

Discount department store

*Harris Scarf

460 Stirling Hıgway

Peppermint Grove

Perth WA 6011

Tel: 8-9284 2111

Fax: 8-9284 2697

Giyim

*Rockmans Stores P/L

133 Castlereagh St. Level 18

Sydney NSW 2000

Tel: 2-9269 9999

Fax: 2-9269 9900

Kadın giyim

Danışmanlık Firmaları:

*TFIA Business Services Pty.Ltd.

GPO Box 1469N

Melbourne, VIC 3001 Australia

Tel: 61-3-9698 4460

Fax: 61-2-9698 4459

E-Mail: TFIA@bigpond.com

*Field Technologies

814 Hampton Street

Brighton, VIC 3186

Tel: 61-3-9562 5003

Fax: 61-3-9561 0855

İlgili Fuarlar:

*TCF International

Exhibition Centre, Melbourne

23-25 Mart 1999

Organizatör firma: Australian Exhibition Services Pty.Ltd.

424 Kilda Road Melbourne, Victoria 3004 Australia

Tel: 61-3-9261 4500

Fax: 61-3-9261 4545

E-Mail: Shows@ausexhibit.com.au

Website: www.ausexhibit.com.au

Avustralya’nın tek uluslararası tekstil, giyim, ayakkabı ve moda fuarı.

*Interrior Designex 99

Melbourne Exhibition Centre

13-16 Mayıs 1999

Organizatör firma: Australiaons Trade Exhibitions Pty Ltd

PO Box 192

Camberwell, Victoria 3124 Australia

Tel: 61-3-9819 0211

Fax: 61-3-9818 8553

E-mail: designex@a-t-e.com.au

Uluslararası ticari ve mesken iç dizayn fuarı.

*Austex/Garment Tech 99

Melbourne Exhibition Centre

17-19 Temmuz 1999

Organizatör firma: Exhibitör Services Pty. Ltd.

PO Box 6305 Baulkham Hills BC, NSW 2152 Australia

Tel: 61-2-9894 8911

Fax: 61-2-9894 8533

E-Mail: Exhibition@onaustralia.com.au

Yılda iki kere düzenlenen uluslararası tekstil,giyim,ayakkabı sanayisi makina ve ürünleri ticari fuarı.

İlgili Yayınlar:

*Australian Textiles and Fashion

Altı ayda bir yayımlanan tekstil ve moda sanayisine yönelik magazin.

Yayıncı: Australian Textiles Publishers

PO box 286

Belmont, Victoria 3216 Australia

Tel: 61-3-5255 5500

Fax: 61-3-5256 1668

*Apparel Industry

Giyim sanayiindeki yöneticilere yönelik altı ayda yayımlanmaktadır.

Yayıncı: Yaffa Publishing Pty.Ltd.

GPO Box 606 Sydney, NSW 1041 Australia

Tel: 61-2-9281 2333

Fax: 61-2-9281 2750

E-Mail: yaffa@yaffa.com.au

*Ragtrader

Kadın, çocuk, erkek moda sanayiine, üreticilere, perakandecilere, tekstil acentalarına ve kumaş satanlara yönelik iki haftada bir yayımlanmaktadır.

Yayıncı: Reed Business Information Pty.Ltd.

Locked Bag 2999

Chatswood DC, NSW 2067 Australia

Tel: 61-2-9422 2999

Fax: 61-2-9422 2911

*Footwear News Australia

Yılda 11 sayısı yayımlanan ayakkabı sanayiine yönelik dergi.

Adres: Suite 7, 70 Kingsway Glen Waverley, Victoria 3150 Australia

Tel: 61-3-9560 5099

Fax: 61-3-9560 0620

E-Mail: footwearnews@ozelink.com

Website: www.ozelink.com/footwearnews

Türkiye Tekstil Sanayi

06 Kasım 2007

a) TARİHÇE

Arkeolojik kazılarda bulunan kitabe ve heykelciklerden,pamuk ve ketenin ilk yetiştiği bölgelerden olan Anadolu’da bu bitkilerin giyecek ve süs bitkisi olarak tarih öncesi devirlerden beri tarifinin yapıldığı anlaşılmaktadır.Kazılar 5-7 bin yıl öncesi Hitit Sümerlerin dokuma sanatını mükemmelleştirdiklerini belgelemektedir.Dokumacılık Anadolu’ya 1071 Malazgirt zaferi ile girmeye başlar.Selçukluların orta Asya’dan taşıdıkları dokuma örgü sanat ve becerisini Anadolu’da buldukları zengin dokuma geleneğiyle harmanlamaları ile de devam eder.Bu dönemde,yerel gereksinim ve bölgesel ticaret ile yetinen mensucat zanaatı, Osmanlı imparatorluğunun yükselişine paralel olarak gelişir.En büyük pazarı da Anadolu’dan geçen ticaret kervanları oluşturuyordu.Duraklama devrinde ise dokumacılıkta devlet desteği azalmış ve hammadde bulamayan,yabancı mallarla rekabet edemeyen dokumacılık, sarsıntı geçirmişti.Daha sonrada”kapitülasyonlar”sonucu dış rekabete yenik düşen dokumacılık,18.yüzyıl sanayi devrimiyle tümüyle çöker.

1915’e gelindiğinde “sanayi”diye adlandırılacak tesislerin birçoğunu dokuma tesislerinin oluşturduğunu görürüz.1923’te 82.000 iğ ve 800 adet tezgahımız vardı.Cumhuriyet yönetimine 5’i yabancı ve azınlıkların yönetiminde 8 adet pamuk ipliği dokuma fabrikası devrolunmuştur.

Ordu mensuplarının fes gereksinimlerini karşılamak üzere 1839 yılında Feshane-i Amire imalathanesinin kurulmasıyla başlanan tekstil fabrikalarına,Cumhuriyet Döneminde 24-30 arasında dokuma sanayi alanında 12 Türk A.Ş. katılır.Hissedar,kurucu ve idare meclisi üyeleri Türk’tür.

1932’den başlayarak devletçilik devreye girer.İlk önce devlet sanayi ofisi kurulur.Nihayet 11.7.1933’te Sümerbank kurulur.Adını Atatürk’ün verdiği kuruluşunda 20 milyon sermayeye sahip Sümerbank,Sanayi ve Maadin Bankası’ndan devralarak işe başladığı 4 fabrikasını üretim atölyesi olmaktan kurtarmış,teknolojik aşamaların gereği olan yatırımları yaparak,Türk sanayinin lokomotif sektörlerinden biri haline gelmiştir.(2)

Kamgarn mamulleri gereksinimi için Bursa Merinos fabrikası 1938’de kurulur.1945’lere dek ,özel sektörün pamuklu dokuma sanayinde çalışan,büyük ölçekli bir işyeri (ufak tezgahlarla çalışan küçük iş yerlerini saymazsak) mevcut olmamıştır.

II.Dünya savaşı sırasında makine ithalatının zorluklarına karşın,1949’da iğ sayısı 270.000 ve tezgah sayısı da 5500’e yükselmiş,1950 seçimlerini izleyen ticari liberasyonla beraber de özel kesim Sümerbank yanında gelişmeye başlamıştır.

II.Plan döneminde (1967-72) öngörülen 1.8 milyon TL ’lık yatırımla işletmelerin ekonomik kapasitelere ulaşmasını sağlamak üzere,vergi muafiyeti yatırım indirimi ve ihracatı teşvik tedbirleri alınmıştır.Ayrıca,’’Sentetik Grubun Kuruluşları’’da bu döneme rastlar.Poliamid grubunda ilk olarak 1964’te Sifaş Bursa’da çalışmaya başlar.Poliester lif üretimi için 1968’de Adana’da Sasa kurulur.Aynı şekilde,1972’de Yalova’da akrilik lif üretimi için Aksa kurulur ve 1974’te Filament devamlı polyester iplik üretimine geçer.

1923-72 dönemini ele alıp tekstildeki değişmeyi şu tabloyla ortaya koyabiliriz.

b) ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ YERİ

Tekstil ve Konfeksiyon sanayi, 24 Ocak 1980 istikrar politikaları doğrultusunda dışa açılmaya başlayan ülkenin ihracatında %30 civarında payı ve toplam 15.000 firma sayısıyla ekonomimizin lokomotif sektörüdür.Bugün tekstil sanayimiz birlikte yaşayabilen atölyeler,fabrikalar ve dev holdinglerin bir mozayiği görünümündedir.

Tekstil sanayinin geleceği,ülkemizin ekonomik gelişmesi bakımından önemli bir konuma gelmiştir.Bazı yabancı yayın organları ise ülke sanayi ile tekstil sanayini özdeşleştirerek,bu konuda ciddi yorumlar yapmaktadırlar.Ancak tekstil sanayi gelecekteki büyüme için bir takım yeniden yapısallaşmaya da gereksinim gösterir.Özel sektör ve kamu sektörlerinin çalışma koşulları gece ile gündüz kadar birbirinden farklıdır.Kamu sektörünün güçlü kuruluşu olan Sümerbank,salt iç tüketime yönelik olarak çalışmaktadır.Özel sektörün ise verilen teşvikler,ihracatta vergi iadesi vs olanaklar ile birlikte ihracat ağırlıklı çalıştığını söyleyebiliriz.

Tekstil sanayinin ekonomideki yeri;tüm imalat sanayinde yaratılan katma değerin %20’inin tekstil sektöründe yaratılmasından ve sınai dış atımın 1/3’ünün yine bu sektöre ait olmasından kaynaklanır.

Tekstil sanayimiz”Erginleşmenin”nin tam arifesindedir.Bugün gıda sanayinden sonra tekstil sanayi en büyük sanayi kesimidir ve dış ticaret bilançomuza girdi ve çıktı olarak en güçlü aktif sold’u sağlayan sanayi koludur.Tekstil sektörünün en güçlü olduğu alt sektörü ise,”Pamuklu Sektörüdür”dür.

Genel İhracat Ve Tekstil Sanayimiz

06 Kasım 2007

GENEL İHRACAT VE TEKSTİL SANAYİMİZ

TEKSTİL VE KONFEKSİYON SEKTÖRLERİNİN

2001 OCAK – EYLÜL DOKUZ AYLIK

İHRACAT PERFORMANS DEĞERLENDİRMESİ

Tekstil ve konfeksiyon sektörü son yirmi yılda kaydettiği gelişmeler ile Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri haline gelmiş ve bu sayede ülke, dünya pazarlarında artık klasik bir tekstil konfeksiyon tedarikçisi olmaktan öte, moda ve marka pazarlayabilecek bir statüye kavuşmuştur.

Bu paralelde tekstil ve konfeksiyon ihracatının Türkiye toplam ihracatından aldığı pay, 1992 yılından itibaren %35 ile %39 arasında değişen yüksek oranlarda seyretmiştir. Ancak, 2001 yılının Ocak-Eylül dokuz aylık dönemi itibariyle bu pay %34′e gerileyerek, bir azalma eğilimi içerisine girmiştir.

2001 yılının üçüncü çeyreği geride bırakılırken, Türkiye’nin toplam genel ihracatı 2000 yılının Ocak-Eylül dönemine kıyasla %14,1 artış ile 22,9 Milyar $ olarak kayda alınmıştır.

İhracatçı Birlikleri’nin kayıtları dikkate alındığında, Ocak-Eylül 2001 dokuz aylık süreçte tekstil ve hammaddeleri ihracatının genel ihracatın artış oranını yakalayamasa da %10,5 oranında yükselip 2,1 Milyar $ olarak kayda alındığı ; hazır giyim ve konfeksiyon ihracat kaydının ise benzer bir artış trendini göstermekten oldukça uzak kaldığı, hatta azalma eğilimi içerisinde olduğu (%0,7′lik düşüş) tespit edilmiştir.

Bu çalışmada, ihracatı kayda alan ve ihracatı arttırmak üzere çeşitli misyonlar yüklenmiş olan İhracatçı Birlikleri’nin 2001 Ocak-Eylül dokuz aylık dönemde tekstil ve konfeksiyon ihracatına ilişkin kayıtları, 2000 yılının Ocak-Eylül dönemi ile karşılaştırmalı olarak ele alınıp, tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin ihracat performansları ayrı ayrı ortaya konacaktır.

a

b) Üretim Maliyetleri

Üretim maliyetleri, tekstil ve konfeksiyon sanayiinin ihracat performansına etki eden en önemli faktörler arasında yer almaktadır. Üretim maliyetleri içerisinde de hammadde maliyeti ağırlıklı kalemi oluşturmaktadır. İşçilik maliyeti ile elektrik, su gibi işletme giderleri, üretim maliyetlerinin diğer önde gelen bileşenleridir.

Tekstil ve konfeksiyon sanayiinin halihazırda en temel hammaddesi pamuktur. Türkiye, hatırı sayılır miktarda pamuk tarımı yapılabilen bir ülke olması dolayısıyla doğal bir avantaja sahiptir; zira Çin, ABD, Hindistan, Pakistan, Özbekistan ve Brezilya’nın ardından dünyanın 7. büyük pamuk üreticisi durumundadır. Ege Bölgesi’nde yetiştirilen pamuk, lif uzunluğu ve kalitesi ile uluslararası bir üne sahiptir.

Türkiye’deki pamuk fiyatlarının uluslararası fiyatlarla karşılaştırılması açısından, İzmir Standard 1 pamuk fiyatı ile Liverpool A İndeks’e göre pamuk fiyatlarının verildiği bir tablo aşağıda yer almaktadır.

2000 Ocak-Eylül dokuz aylık dönemde İzmir Standard 1 pamuk fiyatı %27,08 oranında artmış iken, 2001 yılının aynı döneminde artış oranı %70,87 olarak hesaplanmıştır.

Tekstil ve konfeksiyon sektörü için pamuk fiyatları haricinde , pamuk ipliği ve ham örgü kumaş fiyatları da önde gelen maliyet unsurları arasındadır. Bu mamüllerin iç piyasa satış fiyatları, 2001 Ocak-Ekim dokuz aylık dönemde %75′in üzerinde artmıştır. Söz konusu artışta 2001 Şubat ayında baş gösteren ekonomik krizin ve döviz kurlarının dalgalanmaya bırakılmasının negatif etkisi olduğu muhakkaktır. Artışlar TARİŞ kaynaklı fiyat listelerinden de izlenebilir.

Bilindiği gibi Türkiye’nin hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında örme mamüllerin ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır. Dolayısıyla en temel hammaddelerdeki fiyat artışları hazır giyim ve konfeksiyon sanayicisinin fiyat tutturmasını zorlaştırmakta, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemektedir. Zira, son on yılda dünya pazarlarında konfeksiyon mamüllerinin fiyatları düşmüştür; inanılmaz şekilde kalite düzeyi de gerileme eğilimi içerisinde olmuştur.

Diğer yandan, petrol türevlerinden elde edilen akrilik, naylon polyester gibi sentetik tekstil hammaddeleri, boyarmaddeler ile tekstil kimyasalları, tekstil ve konfeksiyon üretimi için vazgeçilmezdir. Ancak bunlar ağırlıklı olarak yurtdışından ithal edilmektedirler. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum dolayısıyla Dolar kurunun yükselmesi, bu gibi ürünlerin maliyetini de arttırmıştır.

Hammadde maliyetinin hemen ardından, önemli maliyet kalemi olarak ortaya çıkan işçilik maliyeti de gerek ülkede hakim olan enflasyonist ortam gerekse her yıl olduğu gibi 2001 yılında da Nisan ayında SSK tabanlarının yükseltilmesi neticesinde işverene %50 kadar ek maliyet binmesi neticesinde aşırı artmış bulunmaktadır.

Diğer yandan, Türkiye OECD ülkeleri içerisinde elektriği en pahalıya kullanan ülkedir ve elektrik maliyeti Türkiye’deki sanayiciler için ciddi bir maliyet unsuru durumundadır. 2001 yılının Ocak ayından Eylül ayına kadar sanayi elektriğinin fiyatı, kalkınmada öncelikli illerde %93, diğer illerde %88 oranında artmıştır. 2000 yılının Ocak-Eylül dokuz aylık dönemi itibariyle bu artış oranlarının sırasıyla %19 ve %18 olduğu dikkate alındığında artışın vehameti daha da ortaya çıkmaktadır. Mevcut durumda, 2001 yılının ilk dokuz ayı için hesaplanan ortalama elektrik fiyatı, 2000 yılının ilk dokuz ayı için hesaplanan fiyattan %82 ile %86 arasında değişen oranlarda yüksek olmuştur.

Aylar itibariyle elektrik fiyatları aşağıdaki tabloda verilmektedir.

c) Mevzuat Sorunları

Tekstil ve konfeksiyon sanayicilerinin "quick response", " just in time delivery" tabir edilen talepleri çabuk karşılama ve zamanında teslim olgularının azami önem arz ettiği bir ticaret ortamında gümrüklerde yaşadıkları sorunların büyük bölümü maalesef halen sürmektedir.

Özellikle 2001 yılının Şubat ayından bu yana finansman koşulları açısından iyice zor günler geçirmekte olan tekstil ve konfeksiyon sanayicilerinin , KDV iade alacaklarının tahsilinde yaşanan gecikmeler dolayısıyla finansal açıdan daha da zayıflamaları kaçınılmaz olmuştur. KDV alacağının mahsubu ile ilgili yaşanan sorunlar halen devam etmektedir.

Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçılarının yoğun şekilde kullandığı bir ihracat prosedürü olan Dahilde İşleme Rejimi’nin uygulanmasında yaşanan sorunların giderilmesi için çok yönlü girişimlerde bulunulmakla birlikte, pratikte bunların büyük bölümü devam etmekte ve ihracatçının bu konularda yoğun mesai harcamasını icab ettirmektedir.

d) Uluslararası Piyasalar ve Ticaret Ortamı

Uluslararası Para Fonu (IMF) 2001 yılında dünya ekonomisinin %3 kadar büyüyeceğini tahmin etmektedir. Dünya ticaret hacminde %6′nın üzerinde bir büyüme beklenmektedir. Dünya tekstil ve konfeksiyon ihracatındaki büyümenin ise bir önceki yıla kıyasla bir miktar yavaşlayacağı (büyümenin %11′den %8′e gerileyeceği) tahmin edilmektedir.

Tüm dünyada tekstil ve konfeksiyon sanayii geri dönüşü olmayan, hızlandırılmış ve global bir değişim geçirmektedir. Sanayileşmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki dinamik, ihracata çalışan firmalar bu değişimden ilk yararlanabilecek kesim olarak gözükmektedir. Bunların tüketici taleplerinin güçlü olduğu pazarlarda yayılmaları artan korumacılık olgusu dolayısıyla tehlike altındadır. Ancak Çin, Tayland, Hindistan ve Pakistan gibi ülkeler firmalarının 1 Ocak 2005 tarihinde miktar kısıtlamalarının (kotaların) kalkmasıyla başa çıkabilmeleri için daha iyi kaliteli mallar üretmek, verimliliklerini arttırmak adına endüstriyel olarak yeniden yapılanma veya modernizasyon planlarını uygulamaya koymaktadırlar.

Çin’de tekstil ve konfeksiyon sanayiinin gerek ihracat gerekse iç talep olarak tedricen büyümesi beklenmektedir. Bu ülkenin tekstil ve konfeksiyon ihracatı %21 oranında artmıştır. Ülkede konfeksiyon ihracatının toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı %80 düzeyindedir. Çin’in ev tekstili ihracatının payını % %15′ten %25′e; endüstriyel malzemelerin payını da %5′ten 10′a arttırarak konfeksiyon ihracatının payını %60′a düşürmeyi planladığı ifade edilmektedir. Pamuklu eğirme sanayi üzerinde tekrar düşünülürken, yünlü eğirme sanayiinin yeniden yapılandırılmasının hızlandırılması ve dış giysilik kumaşların kalitesinin arttırılması öncelikli konular olarak belirlenmiştir.

Türkiye’nin en büyük pazarı olan AB üyesi ülkeler, bir yandan üretim birimlerini Bulgaristan, Romanya gibi doğu Avrupa ülkelerine taşırlarken bir yandan da 1 Ocak 2005 tarihinde dünya çapında tekstil ve konfeksiyon pazarlarının karşılıklı olarak açılacak ve miktar kısıtlamalarının (kotaların) kalkacak olması dolayısıyla tarife dışı engelleri arttırmaktadırlar. Doğu Avrupa ülkelerine önce konfeksiyon işletmeleri taşınırken, buralara şu anda iplik, dokuma ve baskı firmaları da taşınmaktadır.

Tekstil ve konfeksiyon üretim tesislerini taşıyan sadece AB ülkeleri değildir. Asya ülkeleri de Avrupa ve Amerika pazarlarına kolay giriş için üretim tesislerini taşımaktadırlar. Bu konuda özellikle Kore ve Tayvan firmaları yoğun uğraşı içerisindedirler. Tayvan’lı firmalar Kamboçya veya Vietnam’da ağırlıklı olarak yatırım yaparlarken; Kore firmaları NAFTA oluşumundan yararlanmak üzere üretim tesislerini Meksika’ya taşımaktadırlar. Kore firmaları hammadde özellikle de pamuk üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Özbekistan’da da yatırım yapmaktadırlar.

AB ülke grubunun ardından Türkiye’nin en fazla tekstil ve konfeksiyon mamülü ihraç ettiği ABD’de konfeksiyon ve aksesuar perakende satışları 2000 yılında 1999 yılına kıyasla %5,5 oranında artmış iken; 2001 yılı itibariyle bu ülkenin ekonomisinde bir durağanlık hüküm sürmektedir. İmalat sanayi duraklama içindedir, işsizlik rakamları artmaktadır ve dolayısıyla harcamalarda bir düşme olması beklenmektedir. Bu olumsuzluklar 2001 yılının başından beri beş kez faiz indirimi yapılmasının da temel nedeni durumundadır.

ABD’nin NAFTA ve CBI ülkelerinden tekstil ve konfeksiyon ithalatının 2001 yılında yavaşlaması sürpriz olmuştur. Bilindiği gibi, geçmiş bir kaç yılda ABD ithalat istatistikleri NAFTA ülkelerinden ithalatta inanılmaz artışlara işaret etmektedir. Meksika ve Kanada halen ABD’nin sırasıyla 1 ve 2 numaralı tedarikçileri durumundadırlar. Bu meyanda, ABD’nin Bangladeş ve Endonezya gibi geleneksel tedarikçilerden ithalatı artarken, bazı ürünlerde Kamboçya, Burma, Ürdün ve Madagaskar gibi yeni tedarikçiler ABD pazarına hamle yapmışlardır.

ABD’nin tüm dünyadan en fazla ithal ettiği konfeksiyon mamülleri, sırasıyla iç çamaşırları, şort ve pantolonlar ve örma gömlek ve bluzlerdir. Bu mamüller, ABD’de pantolon ve pamuklu örme üst giysiler gibi günlük rahat giysilere (casualwear) yönelik tüketici taleplerinin güçlü olduğunun da göstergesidir.

Yakın zamana kadar, iplikler ABD tekstil ve konfeksiyon ithalatının en hızlı büyüyen kalemi olmuştur. Kumaşların toplam ABD ithalatındaki payı miktar bazında %21 düzeyindedir ve önde gelen tedarikçiler arasında yeralan İsrail, ABD-İsrail Serbest Ticaret Anlaşması’nın gümrüksüz ve kotasız avantajını kullanarak ABD’ye kumaş ihracatında payını en fazla arttıran ülke olmuştur. (%40 oranında artış) Konfeksiyon ithalatı ise ABD’nin toplam tekstil ve konfeksiyon ithalatının miktar olarak %49′unu, değer olarak %80′den fazlasını temsil etmektedir.

Türkiye’nin ABD’ye yaptığı tekstil ve konfeksiyon ihracatı artış trendini sürdürmekle birlikte, ABD pazarının en hızlı büyüyen konfeksiyon tedarikçileri Burma (%100′ün üzerinde artış) , Brezilya ( %112′nin üzerinde artış), Suriye ( %105 artış), Madagaskar ( %123 artış) ve Ürdün (%912 artış) olarak gözükmektedir.

• Madagaskar için kaydedilen gelişme Africa Büyüme ve Fırsatlar Anlaşması’nın Lesotho, Kenya, Mairitus ve Güney Afrika gibi ülkelere de gümrüksüz ve kotasız ithalat imkanı tanımasının,

• Ürdün için kaydedilen gelişme yine gümrüksüz ve kotasız üretime imkan veren Sınırlandırılmış Endüstriyel Bölgelerin;

• Burma için kaydedilen gelişme, rejimin yani Kamboçya’ya uygulanan kotalar dolayısıyla Burma’ya yönelinmesinin bir sonucudur.

11 Eylül 2001 tarihinde ABD’ye yönelik olarak gerçekleştirilen terörist saldırının bütün piyasaları altüst etmesi ve mevcut savaş ortamının, uluslararası ticaret ortamını olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz gibi görünmektedir.

Dünya ekonomisinin durgunlaşması paralelinde Japonya’da da perakende satış rakamları düşmektedir.

1998 yılına kadar Türk tekstil ve konfeksiyon mamüllerinin en fazla ihraç edildiği pazarlar arasında yeralan Rusya Federasyonu, geçirmiş olduğu ekonomik krizin etkilerini yavaş yavaş üzerinden atmaktadır. 2001 yılının ilk altı ayında ülke ekonomisinin beş önemli sektöründe ( tarım, sanayi, inşaat, ulaştırma, perakende satışlar) üretim artışının %5,3 olduğu açıklanmıştır. Buna bağlı olarak Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın da %5 civarında artmış olması beklenmektedir.

Enflasyonda düşme eğilimi başlamıştır, yıl sonu itibariyle en fazla %18-20 oranında olacağı tahmin edilmektedir. Enflasyona göre ayarlanmış reel gelirlerde de %4,4 oranında artış olmuştur. Yine 2001 yılının ilk altı ayında Rusya Federasyonu’nda perakende satışlar 2000 yılının ilk altı ayına kıyasla %10 kadar artmıştır.

İhracat dolar bazında %4,4 oranında artarken, ithalat %18,1 oranında artmıştır. Pamuklu kumaşlar, deri ayakkabılar, hazır giyim mamüller ithalatı en fazla artan ürünler arasında yer almaktadır. Pamuklu kumaşlarda ithalat artışı %150, deri ayakkabılarda ithalat artışı % 200 ve % hazır giyim mamüllerinde %150 olarak verilmektedir.

Diğer yandan, Rusya Federasyonu Ekonomik Gelişme ve Ticaret Bakanlığı tarafından 2002-2004 yıllarını kapsayan bir Sosyo-ekonomik Kalkınma Programı hazırlanmış ve Temmuz 2001 tarihinde Rusya Federasyonu Hükümeti tarafından onaylanmıştır. Program, Rusya Federasyonu’nda önümüzdeki dönemde ithalat ile kalkınma modelinin uygulamaya konmasını , bu sebeple başta kur politikası olmak üzere ithalatı arttırıcı ve yatırımı özendirici önlemler alınmasını, katma değeri düşük hammadde ihracatının genel ihracat içindeki payının azaltılmasını öngörmektedir.

Türk Tekstil Sektörüne Kuzey’den Bir Bakış

06 Kasım 2007

Türk tekstil sektörüne Kuzey’den bir bakış

Rusya’nın keten ihtiyacının yarısından fazlasını karşılayan, hizmet sektöründen tarıma, makine üretiminden tekstile pek çok alanda faaliyet gösteren büyük bir grup Roscontract. Firmanın Genel Müdürü Anisimov Oleg Stanislavovich’le, Roscontract, Türkiye tekstil sektörü ve geleceğe yönelik planları üzerine konuştuk

Bize firmanız Roscontract’dan bahseder misiniz?

Roscontract 1992 yılında, Rusya’da başkanlık sisteminin değişip, ticaret bakanlığının gerçekten bilgilendirici bir kaynak olmaya başladığı bir dönemde kuruldu. Hükümetler arası anlaşmaların ve Rusya hükümetinin endüstri ve ticaret programlarının uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla kurulan grup, özellikle 1997’den sonra Rusya’da özel sektörün daha da desteklenmesi ile farklı alanlara yönelmeye başladı.

Hizmet sektörü, üretim sektörü, ticaret ve tedarik sektörü olmak üzere üç ana alanda faaliyet gösteriyoruz. Üretim alanı da makine yapımı, tekstil ve tarım olmak üzere üçe ayrılıyor. Her geçen gün değişim gösterebilecek potansiyele sahip bu süreçle ilgili çok fazla şey söylenebilir. Ancak firmamızın asıl alanı tekstil ve tekstilin içinde ki uzmanlık alanı da keten üretimi. Altı adet tekstil fabrikamızdan ikisinde pamuklu kumaş üretiliyor, ama asıl alanımız olan ketende üretim yapan üç fabrikamız var ve bu fabrikalar ile Rusya’nın keten üretiminin yüzde 50’sini biz gerçekleştiriyoruz. Keten çok uzun yıllardan bu yana Rusya’nın geleneksel ürünlerinden birisi olagelmiştir. Ama dünya pazarındaki genel dağılıma baktığımızda, ketenin yeterli ilgiyi görmediğini düşünüyorum.

Keten neden yeterli ilgiyi görmüyor?

Dünya kumaş üretiminin yüzde 60-70’lik bir kısmını pamuklu kumaşlar, geri kalanını da polyester ve türevi kumaşlar oluşturuyor. Ketenin bu pastadaki payı ise yalnızca yüzde 1. Keten her yerde üretilebilen ve tüketilebilen bir ürün değil. Keten için özel toprak ve hava koşulları gerekiyor. İşte biz bunu en iyi şekilde gerçekleştirmek için tarım departmanı kurduk.

80 bin metrekarelik bir alanda keten üretimi yapıyoruz. Ketenin gelecekte daha çok kullanılacağına inanarak yatırımlarımızı artırıyoruz. Çünkü insanlar yüzde yüz doğal ürünleri tercih etmeye başladılar ve artık polyester gibi yapay ürünler yerine alternatif ürünler alıyorlar. Bu nedenle, alanımıza konsantre olup, keteni dünya piyasalarında daha fazla tanıtmak ve yaymak istiyoruz. Elbette her işin çeşitli zorlukları var. Pazar payı bu kadar düşük olan bir ürünün talebini artırmak da kolay değil, ama bunu yapabilecek altyapıya sahip olduğumuza inanıyorum. Ayrıca bu hedefimize ulaşmamız için bazı ülkelerde yatırımlarda bulunmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu amaçla bazı ülkelere ziyaretlerde bulundum, bulunmaya da devam ediyorum.

Neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz?

Bildiğiniz gibi Rusya son 15 yılda büyük ekonomik değişimler ve zorluklar atlattı. Bu süreç zarfında dünya pazarları diğer ülkelerdeki firmalar tarafından paylaşıldı. Bizim tek başımıza bu pazarda bir yer edinmemiz ve hedeflediğimiz kadar yukarılara çıkmamız için, daha önceden isim yapmış bazı firmalarla ortak girişimlerde bulunmamız gerektiğine karar verdik. Bu, bizim stratejimizin ilk ayağı. İkincisi, bu ortaklık sonrasında gelecek olan yeni pazarlar; üçüncüsü ise yeni teknolojik gelişmeleri yakından takip eden daha gelişmiş üretim alanları kurmak. Bunun için de çok hızlı hareket etmeliyiz.

Türkiye’den ürün alıyor musunuz?

Bu alandaki çalışmalarımıza başlayalı bir yıl bile olmadı henüz, bu nedenle almadık. Ama sanırım çok kısa bir süre sonra alımlara başlayacağız.

Türk tekstil ve hazır giyim sektörüne siz ve diğer Rus tekstilciler nasıl bakıyorlar acaba?

Hazır giyim benim alanımın biraz dışında, ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Türk tekstili, kuzeyindeki ülkelerde tüm pazarlara hakim. Ayrıca daha geniş baktığımızda da Avrupa’nın bu alanda, şu andaki bir numaralı ülkesi olduğunu düşünüyorum. Türkiye tekstilde, bölgedeki en elverişli konuma sahip ülke durumunda. Bence bunun bir numaralı nedeni de Türk tekstil firmalarının büyük bir deneyime sahip olması. Yaklaşık 20 yıldır, Türk firmalarını başarılarını daha da geliştirerek üretime ve ihracata devam ediyorlar. Bu da çok önemli bir gösterge.

Bir diğer önemli faktör de Türkiye’nin tarzı. Ben Türk insanının ve doğal olarak da Türk firmalarının son derece yaratıcı olduğunu düşünüyorum. Bu yaratıcılık hem İtalya’dakinden hem de İspanya’dakinden çok daha güçlü. Hem siz Rusya’da üretilmiş bir ürünü yüz rubleye satarken, aynı ürünün Türkiye’de üretilmiş olanını yüz elli rubleye -hatta daha yüksek fiyatlara-

rahatlıkla satabilirsiniz. Çünkü Rusya’daki herkes şunu biliyor: “Türk malı kalitelidir.” Rusya tekstil piyasasının tamamı 1 milyar doların üzerinde bir dönüşüm kapasitesine sahip. Bunun ancak yarısı Rusya’da üretilebiliyor. Geri kalan yarısı da çok ciddi bir rakam ve bunun yüzde 20’den fazlası, Türkiye’nin pozitif imajının ticarete bir yansıması olarak Türkiye’den ithal ediliyor. Rusya’da oldukça yaygın olan “Ramstore”lar, Türkiye’nin ne kadar güçlü bir ticaret altyapısına sahip olduğunu bize gösteriyor. Uluslararası olmayı başarmış, çok sayıda Türk markası var. Bunca firmanın/markanın olduğu ve her geçen gün küçülen global bir piyasada bu oldukça güç ve önemli bir şey.

Sanırım bunların hepsi de Türkiye’nin Rusya’daki imajının nasıl olduğunu anlatmak için yeterli. Kısaca, Rusya Türkiye’ye son derece pozitif bakılıyor.

Rus tüketicilerin genel yapısı ve beklentileri nasıl? Bu beklentileri karşılamak için Rus perakendeciler neler yapıyor?

Bu, bizim Roscontract olarak şu anda burada olmamızın temel nedeni…

Rusya 140 milyonu aşan nüfusu ile çok güçlü bir alım gücüne sahip ve perakendecilik çok büyük bir hızla gelişiyor. Her madalyonun iki yüzü vardır. Bu da madalyonun bir yüzü. Diğer taraftan ise Rusya’da üreticiler, bu yüksek nüfusun taleplerini hem miktar hem de nitelik bakımından karşılayacak imkânlara sahip değil. İşte bu nedenle Rusya’da bizim gibi firmalar, modayı yakından takip eden ve ileri teknoloji kullanan yabancı firmalarla birlikte çalışarak ya ürün almanın ya da ortaklığa gitmenin planlarını yapıyor.

Burada bulunmak, bizim bu planlarımızın ilk aşaması. Türkiye’den çok sayıda büyük tekstil üreticisini ziyaret ettik. Şu anda inceliyoruz. Daha sonra da ürün alımına ya da ortaklığa yöneleceğiz. Perakendecilik, üretim altyapısına sahip bir firma için hemen girişilecek ve başarılı olunacak bir alan değil. Adım adım ve öğrenerek gitmek gerekir.

Deri Ve Halıda Turizm Bereketi

06 Kasım 2007

Deri ve halıda turizm bereketi

Türkiye 2005’te turizmden 18,2 milyar dolar girdi elde etti. Turistlerin rotaları doğal ve tarihi mekanlardan sonra halı, kuyumculuk ve deri mağazalarına dönüyor. Sırf bu sektörlerin 4,5 milyar dolarlık satışı, gümrüklerden yaptıkları ihracatın iki katı. El halısında talebe yetişilemezken, mücevherat ve deride markalaşma son hızla sürüyor.

Geçtiğimiz yıl, Türkiye ihracatının olduğu kadar ithalatının da rekor yılıydı. 73,4 milyar dolar ihracata karşılık 115, 7 milyar dolar gerçekleşen ithalat, dış ticaret açığını da 42,3 milyar dolara taşıdı.

İthalatın önlenemez yükselişiyle körüklenen ticaret açığına rağmen Türkiye’nin cari işlemler açığı 24 milyar dolarda kaldı. Dış ticaret açığı ile cari açık arasındaki bu farkı Türkiye lehine düzelten temel etkense turizm gelirleriydi. 2005’te ülkemize gelen 24,1 milyon turist, toplam 18,2 milyar dolar döviz bıraktı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre bu ziyaretçilerin 20,5 milyonunu yabancılar, 3,6 milyonunu ise yurtdışında yaşayan Türkler oluşturdu. Kişi başına ortalama 752 dolar harcayan 24 milyon turist, hâlâ en fazla Ağustos ve Eylül aylarını tercih etse de geçmişe kıyasla Türkiye yılın on iki ayı turist çekebiliyor. Akdeniz çanağında Türkiye’den daha sıcak ülkeler bulunmasına rağmen sezon sonu turizmi olarak adlandırılan Ekim-Mart arası dönemde bile turist sayısı ortalamaların çok altına inmiyor.

TURİZM GEZMEKTEN İBARET DEĞİL

2005’te yurtdışından gelen turistlerin ziyaretleri sırasında yaptıkları harcamalarda 18,2 milyar dolarlık toplamın 13,9 milyar dolarını kişisel harcamalar, kalan 4,3 milyar dolarlık bölümünü ise paket tur giderleri oluşturuyor. Kişisel harcamalarda en büyük ağırlık hizmet sektörlerinde. 3,7 milyar dolarla yeme-içme ve 2,7 milyar dolarla konaklama masrafları turizm gelirlerinin aslan payını alıyor. Toplam turizm gelirlerinde üçüncü, turistlere dönük mal satış kalemlerinde birinci ise Türkiye’nin istihdam ve üretiminde bir numaralı sektörü olan tekstil ve hazır giyim. Turistlerin giyecek ve ayakkabı alışverişinde harcadığı paranın tutarı 2,1 milyar dolar. Bu Türkiye’ye giren her turistin 90 dolarını giyime harcadığını gösteriyor. Giyim malzemesi alışverişindeki tutarın yarısından fazlasını deri sektörü oluştururken, Türk kahvesi, Türk lokumu, Türk halısı markalarının yanına Türk derisi de çoktan eklenmiş durumda.

Turistlerin ilgi gösterdiği ürünlerin başında Türk kültürünün

en önemli el sanatı olarak tüm dünyada bilinen el halısı geliyor. Yıllık 1,2 milyar dolar tutarında el halısı satan turistik mağazalar, 2005 yılında 671 milyon dolar kayıtlı ihracat yapan tüm makine ve el halısı sektörünün yaklaşık iki katı “turistik ihracat” yaptı.

“TÜRK HALISI”: MARKA VAR, ÜRETİM YOK

Türklerin Orta Asya’dan başladıkları uzun yolculuklarında yanlarından hiç ayırmadıkları iki temel eşyaları vardı: çadır ve halı. Göçebe yaşamının bu vazgeçilmezleri binlerce kilometreyi, yüzlerce yılda kat ederek Anadolu’ya ulaştı. Anadolu coğrafyasının bütün kültürleriyle harmanlanan Türk el halısı, burada bir sanat şaheserine dönüştü. Anadolu el halılarının bir ticari :-):-):-):-) olarak dışa açılma tarihi ise yaklaşık altı yüzyıl öncesine dayanıyor. Avrupa saraylarını kaplayan doğu estetiğinin nadide parçaları, Ceneviz ve Venedikli tacirlerin getirdikleri en pahalı ürünleri oluşturuyordu. El halıları geçen zamana inat değerlerinden hiçbir şey kaybetmeden tüm dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor. Öyle ki dünyanın neresine giderseniz gidin “Türk” denince akla gelen ilk üç şeyden biri halı oluyor. Alanya’dan başlayarak tüm Ege ve Akdeniz sahil şeridi ile Kapadokya ve İstanbul’da hizmet veren dört binin üzerindeki turistik halı satış mağazaları, dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin temel uğrak yerlerinin başında geliyor. Ancak sektör olarak halıcılar örgütlü bir yapıya sahip değil. İTKİB çatısı altında faaliyet gösteren İstanbul Halı İhracatçıları Birliği (İHİB) sektörün genel anlamdaki tek örgütlenmesi. Aynı zamanda TİM İcra Kurulu Üyesi de olan İHİB Başkanı Suat Terzioğlu, otuz yılı aşkın süredir içinde bulunduğu sektörün, on beş yıldır aktif biçimde sözcülüğünü yapıyor.

Suat Terzioğlu, ülke olarak kendimize ait büyük bir markanın farkında olmadığımızı savunuyor. Bütün sektörlerde marka yaratma peşindeyken, sahip olduğu potansiyelin çok üzerinde bir imaja ve tanıtıma sahip el halısının yanlış politikalar sonucu gelişmesinin engellendiği görüşünde.

Yıllık 670 milyon dolarlık halı ihracatının 535 milyon dolarlık kısmını makine, geri kalan 135 milyon dolarını ise el halısının oluşturduğunu söyleyen Terzioğlu, turistik satışlarla birlikte yurtdışına sattığımız el halısı toplamının 1 milyar 300 milyon doları aştığını belirtiyor. “Makine halısı endüstriyel bir ürün olarak tekstilin bir koludur. Dolayısıyla kâr marjı sınırlı bir orandadır. Halbuki el halısı içinde sanatı, kültürü ve geleneği barındırır ve esas katma değeri yüksek ürün budur” diyen Terzioğlu, dünya el halısı ihracatında Türkiye’nin payının ancak yüzde 1,5 civarında olduğunu vurguluyor. İhracatta dünya el halısı pazarının yüzde 75’ini İran elinde bulunduruyor. Bu piyasada İran’ı takip eden ülkeler Pakistan, Hindistan, Çin, Mısır ve Kafkas ülkeleri. Özellikle İran’da, daha 19. yüzyıldan itibaren el halılarına Batılıların ilgisi fark edilip endüstriyel bir mantıkla üretimin temelleri atılmış. Büyük çaplı

Yıllık 1,2 milyar dolar tutarında el halısı satan turistik mağazalar, 2005 yılında 671 milyon dolar kayıtlı ihracat yapan tüm makine ve el halısı sektörünün yaklaşık iki katı “turistik ihracat” yaptı.

tüccarların organize ettiği atölyelerde “profesyonel” biçimde çalışan ucuz işgücü, durmaksızın halı dokumuş. Türkiye’de ise halıya geleneksel değerine karşın, çeyizlik ve dokumacının gündelik kullanımı dışında ticari bir :-):-):-):-) olarak yaklaşılmamış. Evlerdeki tezgahlarda, genellikle tarladaki işin bitiminden sonra bir ek iş olarak görülmüş. Sonuçta marka ve imajı yüksek, ama endüstriyel anlamda üretimi çok düşük, sürümü yok denecek kadar az bir ürün olarak kalmış Türk el halısı. Bugün dahi ülkemizde atölyelerden çıkan halı ancak yüzde 5 oranındayken, çok büyük bir kısım evlerde dokunuyor.

Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisine geçişi ve buna paralel olarak halkın yaşam standartları ve reel ücretlerin üçüncü dünya ülkelerine göre yükselmesi ilk olarak halı dokumacılığı gibi emek yoğun sektörleri etkiledi. Ucuz işgücü ile başa çıkamayan Türkiye, el halısında seri üretime hazırlıklı olmamasıyla rekabet gücünden büsbütün yoksun kaldı. Suat Terzioğlu, 90’lı yılların ilk yarısında ihracat bir yana, artık kendi mağazalarımızda satacak el halısı bulamaz hale gelindiğini söylüyor.

1996 Gümrük Birliği anlaşmasıyla ithalatın serbest bırakılması bu

alanda bir nebze rahatlama yaratmış. O dönemden itibaren Türkiye turistik satış mağazalarında Türk halısı markasıyla İran ve Pakistan halıları raflarda boy gösterir olmuş. Suat Terzioğlu bu gelişimi şöyle anlatıyor: “Türkiye’de dokuyucular kendilerine çalıştıkları için işçi statüsünde değiller. Ama diğer ülkelerdekiler işçi statüsünde ve yılda 365 gün, günde on saat çalışarak aylık 25 ile 40 dolar arasında kazanç elde ediyorlar.

Rakipler bu koşullarda üretim yaparken, bu pazardan pay almanın imkansızlığı ortada. Ancak Türkiye’deki muhafazakar kesimler dünyadaki gelişmeleri izlemedikleri için bunları göremedi. Kapıları kapatır, ithalat yapmazsak rekabet edebiliriz zannettiler. Halbuki bunu aritmetiğin dört işlemini bilen her insan anlayabilirdi. Türkiye ne zaman ki kişi başına geliri ayda yüz doların altına inerse, işte o zaman bu ülkelerle rekabet edebilir.” Terzioğlu konuya Çin’den çarpıcı bir örnek veriyor. Son yıllardaki kalkınma atağı ile işçilik maliyetleri yükselen Çin’de, el halısı atölyelerinin üçte ikisi son beş yılda kapanmış. Suat Terzioğlu, Çin hükümeti ve üreticileri tarafından fizibıl olmadığı için çıkılan bir sektörün, Türkiye’de hâlen nasıl bir çıkış yoluymuş gibi gösterildiğini anlayamadığını söylüyor.

Suat Terzioğlu matematiksel hesap kötümser olsa da sektör adına umutsuz değil. Aslında yıllardır çeşitli platformlarda dillendirdiği çözüm önerisi çok net: Markasına sahip olduğumuz bir ürünü bugünkü üretim koşullarından dolayı uygun bir şekilde pazara çıkaramıyorsak, organize biçimde farklı yerlerde ürettirip rahatlıkla satabiliriz. Verdiği örnekte göz önünde duruyor. Türkiye ihracatının bir numaralı firması yüzde yüz yabancı sermayeye sahip Toyota. Dünyaca bilinen Japon markası üretim koşullarını uygun bulduğu Türkiye’de üretiyor, Avrupa’ya satıyor. Terzioğlu aynı şeyi halıda bizim yapabileceğimizi, Pakistan’da dokunan ürünü Antalya’da olduğu gibi Londra’da da pazarlayabileceğimizi söylüyor. Ayda 150 liraya sigortasız işçi çalıştırarak değil, etkin pazarlama organizasyonlarıyla ismine sahip olduğumuzun cismine de sahip çıkacağımız görüşünde. Satış sonrası müşteri portföyü kavramının yeni yeni öğrenildiği ülkemizde, turistik kaynaklı ticarette bunun önemine dikkat çeken Terzioğlu, turistik satışlarımızı organize biçimde müşterilerin ayağına da götürülebileceğini belirtiyor. “Bugün Türkiye’nin yurtdışında kayda değer hiç el halısı mağazası yok.” diyen Suat Terzioğlu’nun çizdiği tablo, organizasyonunun merkezinde Türk girişimcilerinin bulunduğu, doğru yerde üretilen ürünün, doğru biçimde müşterinin ayağına götürülmesi fikrine dayanıyor. Ona göre kamu köstekleri olmasa ülke sermayesi buna hazır

“OUT”, TURİSTE SATIŞ “IN”

Halı kadar ilgi gören ve Türkiye markasıyla tüm dünyada tanınan diğer bir ürün ise deri. Bavul ticaretiyle birleşerek, turizm yoluyla ihracat hanesine yazılan deri sektörü dış satışları 1,5 milyar doları buluyor. Gümrük çıkışlı ihracatı 1 milyar dolar seviyesinde bulunan sektörün yurtiçinden yabancılara yaptığı satışların yarısı Zeytinburnu ve Laleli piyasasından, kalanı ise Ege ve Akdeniz sahil bandında gerçekleşiyor.

İstanbul’dan alışveriş edenleri ağırlıklı olarak doğu bloğu ülkelerinden gelen ziyaretçiler oluşturuyor. İç pazarda öncelik ayakkabı ve saraciye olmasına karşın, sektörün esas taşıyıcısı dış piyasalara dönük çalışan deri konfeksiyonu. Doğu bloğunun yıkılmasıyla canlanan Türk deri sektörü uzun süre yalnızca Rusya ve BDT ülkeleri pazarına çalıştı. Ancak sektörde son dönemde dengeler değişiyor. Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanı Kadir Uludüz bunu, bavul ticareti amacıyla gelenlerde azalmaya karşın güney illerinde turistlere yapılan satışların artışı biçiminde tarif ediyor.

Geçen yıllarla kıyaslandığında toplam satışlarda çok fazla bir oynama yokken satışların yön değiştirmesinin turist sayısında artışa bağlı olduğu belirten Uludüz, gelecekte de artışın devam edeceği düşüncesinde. Kadir Uludüz doğu bloğuna dönük satışların azalmasını ise şöyle açıklıyor:

“En önemli etmen piyasanın bir doygunluğa ulaşmış olması. İkinci olarak, daha önce bavul ticaretiyle bu ülkelere giden mallar şimdi kayıt altına alınarak ihracat hanesine yazılmaya başladı. Aslında kayıtlı ihracat artmadı; yaptığımız işte bir azalma olurken kayıtsız ihracatın bir kısmı kayıtlı ihracata kaydı. Türk deri sektörünün doğu bloğu ülkelerine yaptığı üretimin payı reel anlamda yüzde 90’lardan yüzde 60’lara düştü.”

Uludüz, Türkiye’nin hem tabakçılık hem de konfeksiyonculuk anlamında dünyanın en iyilerinden olduğunu belirterek, “Ülkemizde bu işi İtalya’dan daha iyi yapan insanlar var. Yapıyoruz ama İtalya daha düşük kaliteyi daha uygun fiyata satabiliyorken biz başka firmaların fasoncusu durumundayız” diyor. Türk deri sektörünün kalitesini diğer ülkelerdeki üretici ve tüccarların bildiğini ancak nihai tüketici açısından hâlen yoğun tanıtıma ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Uludüz, ilginç bir noktaya dikkat çekiyor: “Yunanistan bizden deri ithal ediyor. Ancak bu mal Yunanistan’ın iç pazarında tüketilmiyor. Özellikle adalarda turistlere satılıyor. Turizm deri için gerçekten büyük potansiyel ve Yunanlılar uzun süredir iki sektör arasındaki bağı görmüş durumdalar.”

Sonuçta bir hazır giyim dalı olarak deri konfeksiyon da modanın kurallarına göre işliyor. Dönem dönem değişen trendlerle derideki satışlar oynamalar yapabiliyor. Uludüz derideki moda hareketini arz-talep dengesine bağlı olarak değişen maliyetlere bağlıyor: “Talep artmaya başladığı zaman ham deri fiyatları yükseliyor, maliyetler artıyor ve sonuçta koleksiyonlardan çıkmaya başlıyor. Moda geçince ham deri fiyatları tekrar aşağıya iniyor. Şu an ham deri fiyatları uygun ve önümüzdeki üç yıl için tekrar moda trendine girmiş durumda.”

Modanın komple bir algılama olduğunu belirten Kadir Uludüz, dünyanın kabul ettiği markaları üretebilmek için sanat ve modada bir ülke imajınız olması gerektiğini aktarıyor. “Maalesef moda denince Türkiye akla gelen bir ülke değil. Büyük toptancılar bizim iyi ürün üreten bir ülke olduğumuzu biliyorlar. Ama nihai tüketicide de bu imajın oluşması gerekiyor. Deri tanıtım grubunun amaçları arasında bu da var.

Yürütülen imaj çalışması sayesinde deri firmalarının önünü açabilmek istiyoruz. Tüketici grupları ‘Türkiye’de deri modası yapılıyor.’ bilincine gelirlerse bundan bütün firmalarımız yararlanacaktır.” diyen Uludüz, Deri Tanıtım Grubu’nun öncelikle iç piyasayı canlandırarak ihracatçılara bir basamak oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.

Deri Tanıtım Grubu’nun yurtiçi reklam kampanyasının özellikle turistik bölgelerde yoğunlaştığını söyleyen İstanbul Deri ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Büyükekşi, kampanyanın 2006 içerisinde sonuç vermeye başlayacağını ifade ediyor. “Gelen her dört turistten biri Türk derisini zaten tanıyor” diyen Büyükekşi, İstanbul ve Antalya havalimanları dış hatlar terminallerindeki billboardlar ve THY’nin Sky Life dergisindeki reklam kampanyalarının, turistleri daha Türkiye’ye gelirken deriyle karşılama amaçlı olduğunu sözlerine ekliyor

Yün Iplik Işletmesi Maliyet Analizi

06 Kasım 2007

GİRİŞ

Ekonomik iş bölümünün sonucu olarak, her işletme belirli bir alanda faaliyet gösterir ve yarattığı değerlerle toplumsal gereksinmelerin bir kısmını karşılar.

Yaratılan bu değerler, işletmelerin faaliyet konularına göre çok farklı olabilir. Örneğin, bir banka müşterilerine para ve kredi ile ilgili bir hizmet sunar. Bir ulaştırma işletmesinin yarattığı değer, insan ve malların bir yerden diğer bir yere taşınmasıdır. Tekstil işletmeleri de hammaddeden, ipliğe, dokumaya ve konfeksiyona kadar kullandıkları maddelerin niteliğim ve biçimini değiştirerek bunlardan çeşitli mamuller elde ederler.

Yaratılan değerler ne kadar farklı olursa olsun bunların hepsinde ortak olan özellik şudur; işletmeler her zaman çeşitli üretim faktörlerim birleştirerek bunlardan toplum gereksinmelerini karşılamaya yarayacak biçim, nitelik ve miktarda ürünler meydana getirirler. İşte, her işletmenin kendi faaliyet konusunu oluşturan mamul ve hizmetleri elde edebilmek için harcadığı çeşitli üretim faktörlerinin para ile ölçülen değerleri maliyeti oluşturmaktadır.

1. MALİYET

1.1.MALİYETİN TANIMI

Her işletmenin kendi faaliyet konusunu teşkil eden mal ve hizmetleri üretmek için kullandığı çeşitli üretim faktörlerinin para ile ifade edilen değerine "maliyet" veya maliyet gideri denir.

Maliyet, üretimi gerçekleştirmek üzere kullanılan girdilerin parasal değeridir, yani işletmenin herhangi bir malın üretiminde harcadığı tüm ekonomik değerlerin toplamıdır. Bir işletmenin yaptığı harcamanın veya giderlerin maliyet unsuru olabilmesi için bunun işletmenin faaliyet konusunu teşkil eden mal veya hizmetlerin üretiminde kullanılmış olması ve bunun ekonomik mal olması (para ile ifade edilebilecek bir değerin bulunması) işletmelerin kendisinden istenen bir mal için fiyat teklifinde bulunabilmesi için o malın maliyetini bilmesi gerekir. İşletmelerin kuruluş görevlerinin başında kar gelir. İşletmeler, faaliyette bulundukları sürece maksimum kar elde etmeye çalışırlar. Karın hesaplanması içinse maliyetin bilinmesine gerek vardır. Stokların değerlendirilmesi için yine maliyetlerin bilinmesi gerekir.

Maliyetler işletme hakkında istenilen bilgileri verebilmek için gereklidir. İşletme

büyüklüğü ile maliyetler arasında yakın ilişkiler vardır. Genellikle büyük kapasiteli

işletmelerde maliyetler düşük, küçük kapasiteli işletmelerde maliyetler yüksektir. Kuruluş veya işletmelerin büyütülmesi halinde maliyetlerden yararlanılır. İşletmenin tüm olarak faaliyetini, çeşitli giderlerdeki fazlalık veya eksikliği, üretimde kullanılan metotların ekonomik olup olmadığını, üretilen ürünlerin hangisinin karlı hangisinin zararlı olduğunu ve fiili maliyetlerle önceden planlanan maliyetleri karşılaştırabilmek için maliyet giderlerinin hesaplanması gerekir.

1.2.GİDER MALİYET İLİŞKİLERİ

Bir işletmenin yaptığı harcamanın veya giderin maliyet unsuru sayılabilmesi için;

a) Bunun işletmenin faaliyet konusunu teşkil eden mal veya hizmetlerin

üretiminde kullanılmış olması gerekir. Örneğin işletmenin üretimle ilgili binaların dışında diğer binalar veya üretimde kullanmadığı makineler için yapılan giderler maliyet unsuru sayılmaz.

b) Bir üretim faktörü harcamasının maliyete girebilmesi için ekonomik mal

olması gerekir. Bu duruma göre serbest mallar maliyet masraflarına dahil edilmemektedir.

1.3. MALİYET GİDERLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1.3.1. ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN FİYATLARI

Malların üretiminde kullanılan (işçilik, hammadde, sermaye ve malzeme gibi)

fiyatları, maliyetleri etkiler. Hatta bu fiyatları yalnız maliyetleri etkilemekle kalmaz,

her birinden ne kadar kullanılacağı mala etki eder. Örnek olarak işçilik ücretlerinin

yüksek oluşu, işletmeleri işçiliğin yerine makine kullanmaya itebilir.

1.3.2. TEKNOLOJİ FARKLARI

Aynı mal değişik tekniklerle üretilebilir. Kullanılan teknoloji maliyet giderlerini etkiler. Örneğin işçi ücretlerinin arttığı sırada makineleşme maliyetin düşmesine yardım eder.

1.3.3. YÖNETİM VE YÖNETİCİLERİN YETENEĞİ

Yöneticilerin yeteneği, çalışanların bilgi ve enerji, istek ve yetenekler maliyetleri etkiler.

1.3.4. KURULU KAPASİTEDEN YARARLANMA

İşletmenin kapasite kullanım derecesi yeterli kapasitede çalışıp çalışmayışı maliyeti etkiler.

1.3.5. İŞLETMENİN BÜYÜKLÜĞÜ

Genelde maliyetler küçük işletmelerde yüksek, büyük işletmelerde düşüktür.

Belirli bir işletme büyüklüğünde ise optimuma ulaşırlar.

2. MUHASEBE VE MALİYET HESAPLAMALARI

2.1. MALİYET MUHASEBESİ BÖLÜMÜ

İşletmede üretilen mamullerin kaça mal olduğunu hesap eder. Bu suretle işletme içindeki yöneticilere ışık tutacak bilgileri derlemekle görevlidir. İşletme Muhasebesi veya Yönetim Muhasebesi de denilen bu bölümün amaçları ayrıntılı olarak şunlardır;

a) Üretilen malın birim maliyetini hesaplamak

b) İşletme faaliyetini kontrole yardımcı olmak

c) Planlamaya yardımcı olmak

d) Yönetimde alınacak kararlara yardımcı olmaktır.

Yani, Maliyet Muhasebesi; maliyet türlerinin, oluş yerleri ve ilgili oldukları

mamul cinsleri bakımından saptanmasına ve izlenmesine yarayan bir hesap ve kayıt

düzenidir.

Bu bölümün organizasyonu, işletmenin teknik yapısına, büyüklüğüne, üretim

politikasına ve yönetimin istediği bilgilere göre oluşturulur. Maliyet Muhasebesi, içinde bulunduğu Muhasebe servisinin kayıtlarından geniş ölçüde yararlanır, teknik servislerden bilgi alır ve Planlama servisinin çalışmalarına

yardımcı olur.

2.2. MALİYET TÜRLERİ

Maliyetlerin üretimle veya genel olarak işletmenin faaliyet hacmi ile ilişkisi

bakımından, değişik türleri vardır.

2.2.1. SABİT MALİYETLER

Belirli bir zaman dönemi içinde, faaliyet hacminin azalıp çoğalmasına karşın, toplam olarak aynı kalan maliyetlere sabit maliyetler denir. Sabit maliyetlerde üretim ne olursa olsun bir değişme olmaz. İşletme binasının kirası veya amortismanı gibi.

2.2.2. DEĞİŞKEN MALİYETLER

Üretim arttıkça, ona paralel olarak artan maliyetlere değişken maliyetler denir.

Hammadde maliyeti bu maliyet türüne örnektir.

2.2.3. KADEMELİ MALİYET

Üretim belli bir düzeye ulaştığında yükselmeler gösteren maliyetlerdir. Kalite

kontrol personeli kademeli maliyete örnek gösterilebilir.

2.2.4. SABİT VE DEĞİŞKEN MALİYET

İşletmelerde kullanılan üretim güçlerinden bazıları belli bölgelerde sabit, belli

bölgelerde artan maliyetler oluştururlar. Örneğin; işletmede elektrik enerjisinin maliyeti; aydınlatma için sabit ve minimum, üretimle orantılı artan kuvvet için değişken maliyetler oluşur.

2.3. MALİYETLERİN HESAPLANMASI

Maliyet muhasebesinde esas amacın, mamullerin kaça mal olduğunu hesap etmek olduğunu belirtmiştik. Bu basit maliyet hesabı, bir dönem için üretim ile ilgili yapılan bütün masrafları toplamakla olur.

Bundan sonra dönem içinde üretilen mamullerin maliyetlerini hesaplamak için;

yarı mamul ve mamul atıklarının değerlerini de nazarı itibara almak gerekir. Bu suretle,üretim maliyetleri toplamı ve satılacak malın maliyeti ortaya çıkar.

Eğer tek çeşit mamul yapılmışsa, maliyetlerin toplam tutan, üretilen mamulün

miktarına bölündüğünde, mamulün birim maliyeti bulunmuş olur. Ancak işletmede

üretilen mamul türü çoğalınca ayrıntılı hesap işlemleri gerekmektedir.

Mamullerle direkt ilişkisi bulunan, örneğin hammadde gibi masrafları maliyetlere işlemek kolaydır. Kira gibi dolaylı maliyetleri yerine koymak sorunludur. Bunun için , yapılan masrafın işletmenin faaliyeti ile ilgili ilişkisini araştırmak ve bulunacak makûl ilişkilere göre maliyetleri yüklemek gerekir. Bu işlem için şu sorulara verilecek yanıtlar yararlı olacaktır,

- Ne tür maliyetler yapıldı?

- Maliyetler nerede yapıldı?

- Orada ne üretildi?

Açıkça anlaşılacağı üzere, maliyetlerin türleri vardır: Hammadde, direk işçilik,

endirek işçilik, vergi, resim, harç, taşıma, sigorta, finansman, amortisman, ambalaj

malzemesi, işletme malzemesi, genel yönetim vb. gibi. ayrıca bu maliyetlerin oluştuğu yerler vardır.

Yün İpliği için bir tekstil işletmesinde maliyet yerleri aşağıdaki gibi düşünülebilir:

a) Esas üretim merkezleri

-İplik,

b) İkincil işletme maliyet merkezleri

-Atölye, döküntü işletmesi

c) Yardımcı işletmeler maliyet merkezleri:

- Elektrik, su, buhar, bakım

d) Yardımcı hizmetler:

- İşletme büroları ve laboratuar

- Yönetim (iç hizmetler, idari bürolar ve ambarlar)

- Sosyal tesisler (kantin, kreş vb.)

Maliyetler ilkin, yapılan faaliyet ile ilişkisine göre bazı kıstaslar esas alınarak bu merkezlere yerleştirilir. Daha sonra gene seçilecek ölçüler ile, maliyetler, yardımcı işletmeler ve yardımcı hizmetlerden üretim merkezlerine nakledilir.

3. YÜN İPLİKÇİLİĞİNDE MALİYET UNSURLARI

Tekstil mamullerinin üretiminde maliyetlere giren unsurların başında hiç kuşkusuz ham madde gelir. Bunu işçilik, işletmenin teknolojik yapısı ve durumuna göre; enerji, işletme malzemeleri, amortismanlar, yönetim masrafları, kredi faizleri, vergi, resim, harçlar, sigorta masrafları vb. takip eder.

Bu maliyetlerden sonra ambalaj, taşıma, reklam komisyon ve diğer satış

masrafları da satış maliyetlerini oluşturur.

Bütün unsurların mamul maliyeti içindeki nispi, önemi, işletmenin yapısına,

mamulün niteliğine ve ekonomik değerlerin zamanla değişmesine göre devamlı değişme halindedir.

3.1. HAMMADDE (YÜN) MALİYETİ

Strayhgarn ve Kamgarn üretim teknolojileri arasında önemli farklı¬lıklar vardır. Burada kısaca bu farklılıklar işaretlenerek topstan son¬ra kamgam iplik prosesi üzerinde durulacaktır.

Sekil de üretim akımı diyagramı verilmiştir. Buradan da anlaşı¬lacağı gibi kamgam ve strayhgarn iplik üretimindeki en büyük farklılık tops imaline kadar olan safhada görülmektedir. Strayhgarn hallaç makinesinde iyice didiklenerek açılmaktadır. Bundan sonra elyaf tarak makinasına gönderilmektedir. Burada harman tamamen açılarak paralel hale sokulur. Bu arada harman içerisinde bulunan bazı yabancı maddeler ayıklanır. Bundan sonra tarak makinesiyle birlikte çalışan fitil haline dönüştürülür.

Kamgarn tops imalinde ise ince, birbirine paralel, kıvrımları gi¬derilmiş elyafa ihtiyaç vardır. Bunun için tefrik ve yıkamadan sonra bir kaç defa çekme tarama işlemlerine tabi tutulur. Son olarak elde edil en elyaf bantlar tekrar yıkanarak ütülenir, böylece elyafa parlaklık verilir. Bu son işleme Lizöz adı verilir.

Tops’la iplik arasındaki üretim aşamasında da her iki teknoloji arasında farklılıklar vardır.Strayhgarn iplik üretimi fitilden baslar oysa kamgarn iplik hazırlama makineleri ile önce fitil üretilerek ring makinesine sevk edilir.

Bu genellemelerden sonra kamgarn iplik üretimi aşağıda tek tek kademeler halinde anlatılmaktadır.

Kamgam İplikçiliği

Kamgam iplikçiliğinde makine dizisi

Bölümler

Ambar ve Tefrik

Yıkama

Taraklama

Tarama

Tarama çekmeleri

Tops dinlendirme

Karışım boyama baskı

İkinci tarama

İplik hazırlık

İplik

3.2. İŞÇİLİK MALİYETİ

Emek yoğun bir sanayi türü sayılan tekstilde işçilik değişik biçimlerde maliyete

girerek önemli bir oranda yer tutar.

Asli üretim faktörlerinden biri olan işçi üretimimin aktif elemanıdır. Çünkü

emeğin pay olamadan hiçbir üretim şekli düşünülemez.

İşin özelliklerine bağlı olarak işçilik giderleri malzeme giderlerinden farklılıklar arz eder. İşçilik stok yapılması mümkün olmayan bir gider nevridir. İşçilik giderleri, sadece işçiye ödenen ücreti değil diğer ödemeleri de (SSK payı, çocuk zammı, fazla mesai ücreti, vb.) kapsadığında bileşik bir gider karakterindedir. İş gücü aktif bir üretim faktörü olduğu için verimliliğin arttırılması ve maliyetlerin düşürülmesinde etkilidir.

Bu sebeplerden dolayı işletmelerde kullanılan işçilik dolaylı ve dolaysız olmak üzere iki grupta incelenir.

a) DOLAYSIZ İŞÇİLİK

Esas üretim kolunda çalışan ve giderleri maliyetlere doğrudan doğruya yüklenebilen işçilik bu gruba girer.

Bunları esas üretim kolunda çalıştıkları veya üretimin gerçekleşmesi bunların

çalışmalarına bağlı olduğundan, buna üretken verimli veya yapıcı işçilik de denir. Fitil

işçiliği, tarak işçiliği, bobin işçiliği gibi.

b) DOLAYLI İŞÇİLİK

İmalata katkıda bulunmakla birlikte imalata doğrudan doğruya yüklenmeyen

veya imalatla ilgili direk işçilik dışında kalan işçilik bu gruba girer. Bunlardan bazıları;

tamir, bakım ve nakliye işlerinde çalışan işçiler gibi, imalatla doğrudan doğruya ilgili

olmamakla beraber bunlarla mamuller arasında dolaysız ilişkiler kurmak ve belirli bir

mamul için ne kadar işçilik harcanacağını saptamak güçlükler arz edebilir. Üretimde

ustabaşlarının durumu buna örnek gösterilebilir.

3.2.1. İŞÇİLİK ÜCRET SİSTEMLERİ

Kullanılan işçilik miktarı zaman olarak saptandıktan sonra gerek ücret tahakkuku ve gerekse maliyetlerin hesaplanması için bunun değer olarak ifadesi gerekir. İşçilik ücretleri ücret sistemi ile ilgili olduğundan bu işlem ücret sistemleri olarak isimlendirilir. Ücret sistemleri 3 grupta toplanabilir.

a) Zaman esasına göre

b) Akort esasına göre

c) Primli ücret sistemi

3.2.1.1. ZAMAN ESASINA GÖRE ÜCRET

En eski ve yaygın bir ücret sistemidir. Bu sistemde ücret çalışma süresine göre

ödenir. Bu süre içerisinde gerçekleştirilen iş veya işçinin verimi nazarı itibara alınmaz.

Ölçü olarak kullanılan birim, saat, gün, ay veya yıl olabilir. Bu sistemde işçi belirli bir

süre içinde kendine ait işi tamamlamak zorundadır. Zaman birimi başına ücret sabittir.Verim ücreti etkilemez. Ayrıca imal edilen birim başına düşen ücret sarf edilen zamanla ters orantılı olarak değişir.

Birim için harcanan zaman ve Verimle birim başına

bir işin üretime düşen işçilik gideri düşen işçilik gideri arasındaki

ilişki

Hesaplaması kolay ve teşvik unsuru olmadığından sükunetle iş yapılabilen bir

sistemdir. Bu sebeplerden dolayı iş daha kaliteli yapılabilir

Çalışma yönünden bakarsak; ücret verime bağlı olmadığından işçi sabit ve belirli bir gelir elde eder. İşçinin yıpranması önlenir ve sağlığı korunur. Hesaplamak

kolaylığından ücretle ilgili anlaşmazlık çıkmaz. Dezavantajları ise; verim normalin altına düştüğünde riziko tamamen işletmeye yüklenir. Teşvik edici yönü yoktur. Normal verimin sağlanması ek kontrolleri gerekir. Bu da maliyetleri yükseltir.

3.2.1.2. AKORD ESASINA GÖRE ÜCRET

Bu sistem verime bağlı bir ücret sistemidir. Ödemede işin yapılma süresi yerine yapılan iş miktarı esas alınır. Verimin ölçülebileceği her türlü işte kullanılır.

Bu sistemin avantajları; verimin artmasıyla üretiminde artacağını bilen işçi daha

çok çalışır. Birim başına işçilik gideri sabit olduğundan verimin düşmesi dolaysız işçilik giderlerini yükseltmez. Bu durum maliyet hesabını kolaylaştırır. İşçiler kazançlarını kontrol edebilirler.

Dezavantajları ise; işçinin aşın yıpranması, işçiler arasında kırıcı rekabet ve gerginliklere yol açar.

Verime göre ücretler Akord sistemi

Uygulanış şekli olarak Akord Ücret Sistemi, ücretin saptanma şekli itabarıyla;

a) An akord ücret sistemi:

Ücretin saptanmasında verim esas alınır. İşçi yaptığı her iş için daha önceden

saptanan ücreti alır.

b) Asgari ücreti garanti eden akord sistemi.

c) Para akordu:

Bu sistemde birim başına ödenecek ücretin saptanmasında normal verim ve

yürürlükteki tarifelerdeki saat ücreti esas alınır.

Günlük ücret=Prim başına akord x Günlük üretim

d) Zaman akordu:

Bu sistemde, belirli bir işin her birimi için, bir ön zaman verilir. (Akord zamanı)

ve işi yapanın ücreti buna göre hesaplanır. Çalışan işi daha kısa sürede yaptığında ücret geliri tasarruf ettiği süre ile doğru orantılı olarak artar.

Akord zamanı genelde dakika olarak ifade edilir

İşçi ücreti = ü = t. f. q

t = İşin bir biriminin yapılabilmesi için dakika olarak öngörülen süreyi

f = Dakika cinsinden akord faktörü

q = Yapılan iş miktarını

ü-(ü x %X)

f=———————-

60

ü = Saatte ödenen esas ücret miktarı

X = % olarak akord zamanını gösterir.

Sistem tatbikatta çok uygulanan bir sistemdir. Ücret sistemi değiştiğinde sadece

akord faktörünü yeniden hesaplamak gerekir. Bu sistemde bir birim üretim için gerekli

zaman belirli olduğundan sistem üretim ve maliyet planlamasında büyük kolaylık

sağlar.

3.2.1.3. PRİMLİ ÜCRET SİSTEMLERİ

Bu sistem zaman ve akord sistemlerinin sakıncalarının hafifletilebilmesi için

geliştirilmiştir. Bunlarda gaye, bir yandan işçiye zaman ücret sisteminin sağladığı emniyet ve rahatı vermek, diğer yandan üretimdeki artıştan işçiye de prim şeklinde ilave bir kazanç sağlamaktır. Bu maksatla, normal kabul edilen üretim miktarını aşan üretimin veya tasarruf edilen zamanın karşılığı işçi ile işletme arasında belirli oranlarda bölüşülür.

Prim, üretimdeki artış, ve malzemeden tasarruf, kalite ve makineleri iyi kullanma

gibi özel maksatlarla verilir. Normal akord sisteminde ücret, üretimde doğru orantılı

arttığı halde, primli ücret sisteminde işçi üretimindeki artışın karşılığının sadece belirli bir kısmı aldığından birine düşen işçilik gideri gittikçe azalır.

3.3. ELEKTRİK MALİYETİ

Elektrik enerjisi, genel olarak tekel durumunda olan TEK veya aracı belediyelerden alınır. Kullanılan elektrik, sayaçlarla saptanarak, aylık fatura edilir. Fatura başlıca;

a) Ay içinde çekilen azami (veya anlaşma ile tahsis edilmiş olan) düzeyde (kw)

güç bedeli.

b) Ay içinde kullanılan enerji (kwh) bedeli; toplamıdır. Bunun için elektrik

maliyetinin düşük tutulmasında, harcamada tasarrufa özen göstermekten başka, genel duruşlardan sonra tekrar çalışmaya geçerken makinelerin ve tesisatın peyderpey işletmeye alınmasının yararlı olacağı bilinmelidir. Bu suretle motorların çalışma başlangıcında çektiği yüksek güçler aynı zamana denk getirilmemiş olur ve işletmenin çektiği toplam elektrik gücü gereksiz yere yükselmez.

Elektrik faturasındaki bedel, maliyet yerlerine yüklenirken;

- Dairelerin ışıklandırılması için sarfiyat

- Motorların estale gücü ve elektrik kullanma saatleri dikkate alınır. Sarfiyat

değerleri, varsa sayaçlardan, yoksa teknik eksperlerine dayanılarak hesaplanır..

3.4. İŞLETME MALZEMESİ SARFİYATI

İmalatta kullanılan madeni yağlar, kayışlar, yedek parçalar, makara, masura,

kopçalar, kağıt patron, vb. ambardan çekilirken, verilecek fişlere (sarf yeri) ve (malzeme miktarı) açıklıkla yazılmalı ve daha sonra T.L. değerleri ile işlenmelidir. Kullanılmamış malzeme ay sonunda ambara iade edilerek, aylık maliyetlere girmesi önlenmelidir. Keza, değerleri yüksek ve ömürleri nispeten uzun olan kard davaları, garnitür telleri, aylık sarfiyatı, maliyetleri şaşırtmayacak biçimde düzenli yürütülmelidir.

Malzeme, ambara da değişik zamanlarda ve değişik fiyatlarda girdiğinden aynı

zamanda farklı partiler değişik maliyetle durmaktadır. Malzeme işletmeye alınırken birim fiyatlan genellikle üç usule göre belirlenip maliyetlere sokulur.

a) FIFO (First in First Out – İlk giren İlk çıkar);

Bu yöntem malzemenin alınış tarihi ve sırasına göre harcandığı varsayımına dayanır.

FIFO yöntemi daha çok, büyük partiler biçiminde satın alınan ve kullanımı hangi partiye ait olduğu kolaylıkla izlenebilen nispeten yüksek değerde malzeme için söz konusu olabilecek bir yöntemdir. Sipariş sayısı fazla ve alış fiyatları değişik olduğu durumda, yöntem uygulama bakımından büyük zorluklar gösterir.

FIFO yönteminde malzemenin kullanım sırası mantık ve sistematiktir. Özellikle çabuk bozulan malzemenin bir an önce sarfını sağlamak bakımından, sağlıklı bir stok kontrolüne olanak verir. Ayrıca alınan ve kullanılan maddelerin gerek birim sayısı ve gerek fiyatları bakımından tam bir eşitlik sağlanır.

b) LIFO (Last in First Out – Son giren İlk Çıkar);

LIFO yöntemi sıra itibarıyla FIFO’nun tam tersi olup, imalata verilen

hammaddelerin en son alman partilerden olduğu varsayımına dayanır.

LIFO yönteminde; hammadde fiyatlarının yükselmesi durumunda, imalat maliyetleri de yükseleceğinden, zahiri karlar ve bunların doğuracağı aşın vergiler ve kar dağıtımları önlenmiş olur. Ayrıca hammadde fiyatlarının düşmesi durumunda imalat maliyetleri de düşeceğinden karlar artar ve girişimciler yatırma özendirilmiş olur.

c) Ortalama Yöntemi;

Uygulamada en çok rastlanan değerleme yöntemi ortalama yöntemidir. Bu yöntem iki değişik şekilde uygulanabilir;

- Hareketli ortalama

- Tartılı ortalama

Hareketli ortalamada, her yeni girişten sonra yeni bir "ortalama fiyat"

hesaplanması gerekir. Bunun için son kalan değer son kalan miktara bölünür. Tartılı

ortalamada ise, ortalama fiyat her yeni girişten sonra değil, fakat belirli bir dönem,

örneğin bir ay, için hesaplanır. Bu durumda ayın ortalama fiyatını hesaplayabilmek için ay sonunu beklemek gerekir.

Anlaşılacağı üzere piyasada malzeme fiyatları yükselmekte veya inmekte

olmasına göre seçilen usul, malzeme stoklarının değerlendirilmesinde ve mamul

maliyetlerinin oluşmasında farklı rol oynar. Dolayısıyla Bilanço ve Kar/Zarar hesabını

etkiler.

3.5. AMORTİSMANLAR

Kullanma ömrü bir yıldan uzun olan bina, makine, tesisat gibi maddi varlıklar ile kuruluş masrafları gibi maddi olmayan varlıkların ödenmiş bedelleri, maliyetlere yıllarca bölünmüş taksitler halinde girer.

Yeni alınan, imalata tahsis edilen veya imalattan çıkartılan makine ve tesisat gibi sabit değerler için bir demirbaş kaydı tutulur. Fiilen çalışan tesisatın yıllık amortismanları yasal oranlara göre (örneğin; mesken binaları yılda %2, işletme binası %4, bazı makineler %10, diğerleri %15, taşıt araçları %20 gibi) hesaplandıktan sonra 12′ye bölünerek aylık değerleri bulunur.

Vergi usul yasası (madde 315)’na göre, normal amortisman veya hızlandırılmış amortisman yöntemi kullanılabilir. Azalan bakiyeli amortisman yöntemi, yatırım masraflarının daha çabuk geri alınmasına bağladığından, işletme için yararlı bir mali kaynak yaratmaktadır.

Sabit değerler tamamen amorti edildikten sonra T.L. değeri ile kayıtlarda durur.

Bunlar daha sonra yüksek bir değerle satıldığında T.L.’den farklı kar hesabına

geçirilir.

3.6. DİĞER MALİYET UNSURLARI veya ZAMAN FAKTÖRÜ

Diğer maliyet unsurları genellikle dolaylı türdendir. Çoğu zaman faktörüne

bağlanabilir. Yönetici personelin maaşları, haberleşme masrafı, sigorta, kiralar v.b.

maliyet unsurları bir gün, ay veya yıl ödendiğinden zamanın bir fonksiyonu olarak

artar.

Zaman, işçi prodüktivitesi hesabına girer. İşçi yavaş çalıştığında başka bir

deyimle, fazla zaman harcandığında maliyeti artırır. Makine duruşları veya randıman

düşüklüğü zaman sarfiyatıdır. Özellikle faiz, paranın harcadığı zamanın karşılığı olarak maliyete girer. Bu bakımdan zaman, muntazam sarf olan ve depolanması mümkün olmadığı için kolayca ziyan edilebilen çok önemli bir maliyet unsuru sayılmalıdır. İşletmede zaman ziyanı ile mücadele, maliyetlerde tasarruf yolunda yapılacak en önemli çabadır.

4. BİRİM MALİYET HESAPLAMA

Bir işletmede birim maliyetlerinin hesabı için uygulanacak sistem mamullerin

cinsine olduğu kadar, işletmenin iriliğine, genel örgüt yapısına ve üretim tekniğine de sıkı sıkıya bağlıdır. Bu bakımdan, her işletme tarafından aynen kullanılabilecek, bir anlamda hazır reçeteler biçiminde maliyet sistemleri yoktur. Her işletme, kendi yapısal özelliklerine ve gereksinmelerine en uygun sistemi kurmak, sürekli olarak geliştirmek ve değişen koşullara uydurmak zorundadır. Bu sahada, işletmenin maliyet servisinde çalışan ve daha çok muhasebe formasyonuna sahip elemanlar ile teknik servislerde çalışan mühendisler ve hatta ustabaşılar arasında çok yakın ve anlayışlı bir işbirliğine gereksinme vardır.

Birim maliyetlerin hesaplanmasında kullanılabilecek başlıca yöntemler şu bakımlardan ayrılabilir;

a) Üretim tekniğine ve politikasına göre;

b) Kullanılan rakamların fiili olup olmamasına göre;

c) Maliyetlerin mamul veya dönemle ilişkilerine göre;

4.1.KAPASİTE PLANLANMASI

A)BOBİN MAKİNESİ (Type SCHMAFHORST Autoconer 238)

İplik Numarası:30

Ünite Sayısı:60

Hız:1400 m/dak

Randıman:0,75

Üretim40000/22,5)=1777 kg

Toplam Ünite SayısıÜretimx1000x40)/(1400×0,75×60)=846,19

Makine Sayısı:846,19/60=14,1

Makine Sayısı:15

B)RİNG İPLİK MAKİNESİ (Type Zinser 421E Spinning Machine)

Bir Makinedeki İğ sayısı:600

İğ devri:12000 dev/dak

Büküm:450 T/m

Randıman:%95

İplik Numarası:30

Döküntü Miktarı:% 20

Üretim1777x122)/100=2167,94

Toplam İğ Sayısı2167,94x450x1000x30)/(12000x60x0,95)=42788,28

Makine Sayısı:42788,28/600=71,31

Makine Sayısı:72

C)FİNİSÖR MAKİNESİ (type FMV32)

Ünite Sayısı:24

Giriş:7 g/m

Dublaj:2

Çıkış:0,9 g/m

Numara:1,1

Çekim :15,6

Hız:250 m/dak

Randıman:%90

Döküntü:%1

Üretim2167,94×101)/100=2189,61

Üretim=(250xMakine Sayısıx60x0,90)/(1000×1,1)

Toplam Ünite Sayısı=(1,1x1000x2189,61)/(250×0,90×60)=178,41

Toplam Makine Sayısı:178,41/24=7,43

Makine Sayısı:8

D)3.ÇEKME MAKİNESİ

Dublaj:16

Çıkış:4×7=28 g/m

Çekim:8

Ön Silindir Hızı:300 m/dak

Randıman:%80

Döküntü:%1

Üretim:2167,94×101/100=2189,91

Toplam Makine Sayısı=(2189,91×1000)/(300x28x60x0,80)=5,43

Makine Sayısı=6

E)2.ÇEKME MAKİNESİ

Dublaj:8

Çıkış:14×2=28 g/m

Çekim:8

Ön Silindir Hızı:300 m/dak

Randıman:%82

Döküntü:%1

Üretim:2189,91×101/100=2211,80

Toplam Makine Sayısı=(2211,80×1000)/(300×0,82x28x60)=5,35

Toplam Makine Sayısı=6

F)1. ÇEKME MAKİNESİ

Dublaj:8

Çıkış: 28 g/m

Çekim:8,57

Ön Silindir Hızı:300 m/dak

Randıman:%82

Döküntü:%1

Üretim: 2211,80×101/100=2233,91

Toplam Makine Sayısı=(2233,91×1000)/(300×0,82x28x60)=5,41

Makine Sayısı=6

G)MELANJÖR (type R5L 10/GC 13)

Dublaj:8

Çıkış:30 g/m

Çekim:8

Ön Silindir Hızı.400 m/dak

Randıman:%82

Döküntü:%1

Üretim:2233,91×101/100=2256,24

Toplam Makine Sayısı=(2233,91×1000)/(400×0,82x30x60)=3,78

Makine Sayısı=4

Makine Adı Birim Fiyat Adet F.O.B Döviz($)

İplik hazırlık makineleri 22 1323322

Melanjör 62327 4 249308

1.Çekme Makinesi 56726 4 226904

2.Çekme Makinesi 49435 4 197740

3.Çekme Makinesi 53225 4 212900

Finisör 72908 8 583264

Ring Makinesi 27302 72 1965744

Bobin makinesi 291262 15 4368930

Ölçü ve Kontrol Cihazları 10977 1 10977

İplik Mukavemet İplik Sarma Büküm Ölçüm Cihazları 7282 1 7282

1

Yağ İncelik Ölçü Yağ Çıkarma Aparatı 5367 1 5367

1

Nem Ölçme Cihazı 3002 1 3002

Uster Cihazı 61188 1 61188

TOPLAM MAKİNE MALİYETİ 140 9.215.928

5.YATIRIM TUTARI

5.1.Toplam Sabit Yatırım

Aşağıdaki açıklamalar ışığında Sabit Yatırım Kalemleri ayrı ayrı belirlenerek Toplam Yatırım ve Yıllara Dağılımı Tablosu düzenlenecektir.

5.1.1 Arsa Bedeli: İşletme kapalı alan ihtiyacı yaklaşık 12000 m2 lik olup diğer sosyal tesisler,idari binalar,iç yollar gibi unsurlar düşünülerek 60000 m2 lik bir arazi satın alınmasına karar verilmiştir.

Toplam:382,353 $ arazi gideridir.

5.1.2 Etud ve Proje Giderleri: Müşavirlik ve proje giderleri için : 8,823 $

5.1.3 Arazi Düzenlenmesi ve Hazırlık Yapılan : 10,294 $

5.1.4 Bina ve İnşaat Giderleri : 294,117 $

5.1.5 Ana Fabrika Makine ve Teçhizat Gideri : 30,300,747 $

5.1.6 Yardımcı İşletme ve Teçhizat Gideri : 235,294 $

5.1.7 Taşıma ve Sigortalama Giderleri :

a) Yurt dışı : FOB bedelinin %5′i oranında giderimiz olacaktır.

460,796 $

b) Yurt içi : Büyük parçalar halindeki makinelerin araçlardan fabrika sahasına esnasında 14,705 $ giderimiz olacaktır.

5.1.8 Taşıt Araçları: Fabrikaya alınacak kamyonet ve binek otomobiller için 38,235 $ ayrılmıştır.

5.1.9 Montaj Giderleri : FOB bedelinin %5 i nispetinde montaj giderimiz olacaktır. 460,796 $

5.1.10 Genel Giderler : Haberleşme, aydınlatma, ilan vb. masraflar için 58,823 $ bir fon ayrılmıştır.

5.1.11.Yatırım Hesapları ve Girişimci İlişkisi

Toplam yatırım tutarının, eldeki finansman olanaklarını aşması çeşitli yönleriyle çok çekici olan bir projeden daha işin başlangıcında vazgeçilmesini gerektirebilir. Bunun aksine, düşük hesaplanmış bir proje maliyetiyle yatırıma başlanması ve işler ilerledikçe bunun, hesaplanmasının üzerinden ümit edilmedik boyutlara varan artışlar göstermesiyle projenin rantabilitesini kaybetmesi halinde, yatırımın ilerlemiş bir aşamasında yatırıma devam mı etmeli yoksa yatırımı durdurmalı mı gibi girişimciyi çok zor durumda bırakabilecek bir karar verme zorunluluğu ile karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle bu yatırıma yönelindiği andan itibaren proje maliyeti, girişimcileri devamlı olarak uğraştıran bir sorun olmaktadır. Bu nedenle proje maliyeti hesaplanmak zorundadır. Proje maliyetinin saptanması, proje çalışmaları içinde sonucu doğrudan etkileyen bölümlerden birini oluşturmaktadır.

Yatırım Harcamaları Tutar ($)

Arsa Bedeli 382,353

Etüd ve Proje Giderleri 8.823

Arazi Düzenleme 10.294

Bina ve İnşaat Giderleri 294.117

Makine Tesisat Giderleri 30.300.747

Taşıma ve Sigortalama 475.501

Taşıt Araçları 38.235

Montaj Giderleri 460.496

Genel Giderler 58.823

Toplam Sabit Yatırım 33.558.801

5.2 YILLIK İŞLETME GİDERLERİ

5.2.1.Hammadde Gideri

Hammadde olarak tops yün kullanılacaktır.Yün topsun fiyatı elyaf inceliğine göre değişmektedir.2003 itibariyle tops yünün kilogramı 5 $ civarındadır.Topstan iplik elde edinceye kadar üretim süreci boyunca yaklaşık % 8 fire verilmektedir.Günlük 40 ton üretim için yıllık hammadde ihtiyacı;(yılda 300 iş günü çalışılmaktadır)

40000×1,08x300x5=64,800,000 $

5.2.2.Yardımcı Maddeler ve İşletme Malzemeleri Gideri:

Kopslar, kovalar, çuval, naylon, kağıt, rulman v.s için yıllık 152,941 $ giderimiz olacaktır.

5.2.3. Kullanım Kaynakları

5.2.3.1.Elektrik:

Makineler saatte toplamı : 3000 KW

Aydınlatma 24 Saat : 2000 KW

3000 Kw x 22,5 + 2000 KW = 69500 KW/gün Yıllık elektrik giderimiz :

69500 x 300 gün x 4000 $/KW

: 2,452,941 $

5.2.3.2.Su

2,352 $ civarında su giderimiz olacaktır.

5.2.3.3.Yakıt

Yılda 3600 ton fuel oil kullanılacağı tahmin edilmektedir,1 ton fuel oil’in fiyatı 123,5 $ Yıllık yakıt giderimiz 3600 Ton x 123,5 $/ton : 444,600

5.2.4.Bakım ve Onarım Giderleri:

Bakım ve onarım giderimiz olacaktır. 831,834 $ gi¬derimiz olacaktır.

5.2.5.İşçi Giderleri

Niteliği Adedi Aylık Bûrût $ Yıllık Bürüt TL

Üst Kademe Yönetim 5 1500 18000 .500.000.000

Teknik Eleman 7 600 7200

Memur 6 250 3750

Ustabaşı 10 230 2760

Laborant 2 250 3750

Sekreter 2 220 2640

İşçi 195 150 1800

Tekniker 5 220 2640

TOPLAM 232 3420 42450

Yıllık işçi ve Personel Giderleri Toplamı : 42450 $

5.2.6.Amortismanlar

Gider Türü Bilinen A.O. Amortisman Tutarı ($)

Etûd ve Proje Giderleri %40 3680

Arazi Düzenlemesi %6 382373

inşaat işleri %4 11764

Makine Donatım %15 932388

Taşıt Araçları %15 5735

Taşıma ve Sigortalama %1 4755

Montaj %1 4607

Genel Giderler %1 588

TOPLAM %15 1078222

Ortalama Amortisman Süresi: 1/0,083 : 12 yıl

5.2.7.Sabit Giderler :

FOB bedelinin % 1 oranında yıllık sigorta giderimiz alacaktır.

Sigorta giderimiz toplam 3,300,704 $ değerindedir.

5.2.8 .Genel Giderler :

İdari masraflar, laboratuar, kalite kontrol vs. giderleri fabrika içi haberleşme güvenlik ve ; sosyal haklarla ilgili olup da diğer harcama kalemlerinde gösterilmeyen masraflar için 29,411 $ lık harcama öngörülmektedir.

5.2.9.Satış ve Pazarlama Giderleri :

Reklam, pazarlama satış bürosu için yapılması planlanan harcamalar 147,058 $ tutarındadır.

5.2.10.Ambalaj ve Paketleme Giderleri:

Naylon çuval, torba, patron vs. için planlanan harcama 161,764 $ tutarındadır.

6.TOPLAM GİDERLER TABLOSU

Yatırım Harcamaları Tutar ($)

Arsa Bedeli 382,353

Etüd ve Proje Giderleri 8.823

Arazi Düzenleme 10.294

Bina ve İnşaat Giderleri 294.117

Makine Tesisat Giderleri 30.300.747

Taşıma ve Sigortalama 475.501

Taşıt Araçları 38.235

Montaj Giderleri 460.496

İşçilik ve Personel 42,450

Yardımcı Maddeler ve İşletme Malzemeleri 235,294

Elektrik, Su, Yakıt 2,899,893

Amortismanlar 1,078,222

Sabit Giderler 3,300,704

Satış ve Pazarlama 147,058

Ambalaj ve paketleme 161,764

Bakım ,Onarım 831,834

Genel Giderler 58.823

Toplam Sabit Yatırım 40,726,108

Toplam Sabit Gider=40,726,108 $

Hammadde=64,800,000 $

Toplam Sabit Gider+Hammadde=105,526,108 $

Yeni İplikçilik Metodları…

06 Kasım 2007

1. GİRİŞ

1.1. İplik Eğirme Yöntemleri Hakkında Temel Bilgiler

60’lı yılların sonuna kadar hemen hemen bütün kesikli lif iplikleri Ring iplik makinelerinde üretilmekteydi ve Ring iplikçiliği kesikli lif ipliği üretimindeki tek evrensel yöntem olarak tanımlanıyordu. 70’li yılların başında üretime katılan Rotor iplik makineleri günden güne kendini yenilemiş ve son yıllarda da büyük bir üretim potansiyeli oluşturma durumuna gelmiştir. Ancak ince numaralardaki Rotor ipliklerinin üretiminde teknik ve ekonomik açıdan bir takım sorunlarla karşılaşılmaktadır. Son yıllarda Rotor devrinin bir hayli arttırılabilmesi ince ipliklerin üretiminde ekonomik olarak çalışabilme olanakları doğmuştur. Bu arada paralel liflerin etrafına filament ipliklerin sarıldığı sargılı eğirme yöntemi gelişmiştir. Fakat bu teknik ile daha çok kalın ipliklerin üretimi yapılabilmektedir. Daha sonraki yıllarda Hava-Jet ve Friksiyon eğirme teknikleri gelişmiştir. Hava-Jet ve Friksiyon eğirme makineleri çok yüksek üretim hızına sahiptir. Fakat iplik özellikleri ve maliyetler açısından kullanımları sınırlıdır.

Yeni eğirme yöntemlerinin kullanılması sonucunda üretilen iplikler bazı alanlarda çok başarılı olarak kullanılabilmelerine rağmen bazı alanlarda olumlu sonuçlar alınmamaktadır. Dokuma ve örme kumaşların nitelikleri bu iplikler kullanıldığında bir miktar farklılık göstermektedir.

Yeni eğirme yöntemlerinden günümüzde en çok kullanılan Rotor iplikçiliğinde makine ve materyal özelliklerinin iyi bir şekilde seçilmesi ile Ring iplikleri kadar iyi özelliklere sahip iplikler elde etmek mümkündür 1.

Tablo 1 : Eğirme tiplerine göre iplik üretim hızları 1.

Eğirme tipi İplik numarası (Ne) İplik üretim hızı (m/min)

Bilezikli Eğirme 3-98 25

Dref 2 0.18-15 280

Dref 3 3.5-18 300

Air-jet 15-59 120-130

PLY fiL 23.6-70 x 2 (tex) 150-250

1.2. İplik Eğirme Yöntemlerinde Hammadde Seçimi ve Önemi

Yeni iplik eğirme sistemlerinin Ring iplik eğirme sistemiyle karşılaştırılmaları sonucu ortaya çıkan teknoloji ve iplik özellikleri bakımından farkları olması nedeniyle eğirme performansının geliştirilmesi için uygun materyalin seçilmesi ve lif özelliklerinin etkilerinin iyi bilinmesi gerekir. Yeni iplikçilik yöntemlerinde kullanılacak hammaddelerin nitelikleri önemlidir. Arzu edilen kalitede bir iplik üretimi gerçekleştirebilmek için uygun nitelikte hammadde seçilmelidir 1.

1.2.1. Lif Parametreleri

Yeni eğirme sistemleri için üzerinde durulan lif özellikleri ve bunların önem sıraları Rotor, Hava-Jet ve Friksiyon eğirme sistemleri için aşağıda verilmiştir :

Tablo 2 : İplikçilik sistemlerinde lif parametrelerinin karşılaştırılması 1

Rotor Eğirme Hava-Jetli Eğirme Friksiyon Eğirme

Lif mukavemeti Lif inceliği Lif sürtünmesi

Lif inceliği Temizlik Lif mukavemeti

Lif uzunluğu ve üniformitesi Lif mukavemeti Lif inceliği

Temizlik Lif uzunluğu ve üniformitesi Lif uzunluğu ve üniformitesi

Lif sürtünmesi Temizlik

1.2.1.1. Mukavemet

Lif mukavemeti iplik mukavemetine doğrudan etki yapan bir faktördür. Sağlam lifler sağlam ipliklerin üretimini sağladığı gibi aynı zamanda yüksek hızlı eğirme ve dokumada kopuş seviyesinin kabul edilebilir bir düzeyde kalmasını da sağlarlar. Yapay lif üreticileri de yüksek mukavemete sahip liflerin üretimi konusunda hızla çalışmalarını ilerletmektedirler. Pamuk liflerinin mukavemetlerinin iki kat üzerine çıkan yapay lifler üretilebilmektedir 1.

Tablo 3: Lif mukavemetinin iplik mukavemetine etkisi (Ne22 pamuk ipliği, e:4.8)1

1.2.1.2. İncelik

Rotor eğirme, Hava-Jetli eğirme ve Friksiyon iplikçiliğinde lif inceliği hem eğirme sınırını ( eğrilebilecek en ince iplik) hem de prodüktivite ve kumaş tutumuna etki eden büküm seviyesini belirlemektedir. Ring iplik eğirmede ipliğe büküm belli bir gerginlik altında verilmektedir. Buna karşılık Rotor iplik eğirme tekniğinde ipliğe bükümün verildiği noktada gerginlik çok düşük düzeydedir. Bu nedenle Rotor eğirmede iplik kesitine giren lif sayısı, iplik çekim kuvvetine büküm aktarma noktasında hiçbir müdahale yapılmaması yüzünden çok önemlidir. Kesitinde ne kadar çok lif olursa büküm o kadar iyi aktarılır. Bu yüzden rotor eğirmede lif inceliği önemlidir. Düşük mikroner değerine sahip pamuk lifleri yetiştirilmesi iplik incelik limitlerinin genişletilmesi bakımından önemlidir. Ancak düşük mikroner değerine sahip pamukların yüksek oranda olgunlaşmamış lif içerebilecekleri göz önüne alınarak seçimin dikkatli yapılması gerekir. Çünkü olgun olmayan lifler çeşitli sorunlara yol açabilir.

Pamuğun mikroner değeri düştükçe başka bir deyişle lif inceldikçe iplik kesitinde yer alabilecek liflerin sayısı artmaktadır. Bu artışa bağlı olarak iplik mukavemetinde herhangi bir azalma olmaksızın iplik bükümü azaltılabilmektedir. Bükümün azaltılabilmesi de prodüktivitenin artması anlamına gelir. Düşük büküm miktarı prodüktiviteyi arttırmakla kalmayıp ipliğin yumuşak olmasını da sağlar. Bu birçok dokuma kumaş türünde ve örme kumaşların hepsinde aranılan bir özelliktir.

Yapay lif üreticileri ince liflerin önemini benimsemiş olup bu tür liflerin ticari olarak üretimlerine başlanmıştır. Çok ince lif denildiğinde numarası 1dtex’ten daha ince olan lifler akla gelir. Bu liflerin numaraları 0.4-0.9dtex arasında olup teknik olanaklar bakımından 0.1dtex’in altında liflerin de üretimi mümkündür. Ancak 0.1dtex’in altındaki lifler deriye benzer yüksek kaliteli kumaşların üretiminde kullanılır. Bugün polyester lif üretiminde 1.7dtex’ten 1.2-1.3dtex inceliğe kadar kayma eğilimi vardır. Bu da yaklaşık olarak 3 mikroner incelikteki pamuğa karşılık gelmektedir. Hatta 2.5 mikronere karşılık gelecek liflerin de üretimi söz konusudur. Yapay liflerin piyasa ihtiyaçlarına uygun olarak üretilmesi kolay olduğu için yeni teknolojilerde yapay liflerin daha büyük çapta kullanılabileceklerini söylemek mümkündür. Pamuk lif inceliğinin 2.5-3 mikroner olması bir hayli zordur. Mevcut koşullarda 3.5-3.7 mikroner değerler elde etmek mümkündür. Ancak pamuğun gelecek yıllarda yapay liflerle rekabet edebilmesi açısından türlerinin ihtiyaca uygun bir şekilde ıslah edilmesi bir zorunluluk olarak görülmektedir 1.

1.2.1.3. Uzunluk

En iyi sonuçları alabilmek için uygun lif inceliği ve mukavemetinin yanısıra liflerin uzunluklarının ortalama 1” civarında olması ve iyi bir üniformite oranı gerekmektedir. Çok kısa olan lifler iplik mukavemetini azaltmakta iplik düzgünsüzlüğünü (%U) ve hata sayısını arttırmakta, eğirme performansını düşürmektedir.

Bu nedenle kullanılacak materyalin lif uzunluk dağılışı ve özellikle kısa lif oranı bilinmelidir. Kalın ipliklerde lif uzunluğu iplik kalitesine daha az bir katkı yaparken ince numaralara gelindiğinde lif uzunluğunun önemi bir hayli artmaktadır. Bu arada önemli olan bir husus lif harmanı içinde yüksek oranda kısa liflerin bulunması halinde büküm miktarının arttırılmasının gerekebileceği ve dolayısıyla eğirme maliyetlerinde bir miktar yükselmenin meydana gelebileceğidir 1.

1.2.1.4.Temizlik

Pamuk içersine karışan daha fazla miktardaki yaprak, çekirdek ve kabuk parçacıkları vb. maddelerin temizlenmesi için ilave temizleme makineleri gerekli olabilmektedir. Bu işlem yapılmadığı takdirde, özellikle yüksek hızlarla çalışırken sık sık kopuşlar meydana gelmektedir ve bu nedenle maliyetler yükselir.

Hava-Jetli eğirme ve Friksiyon eğirme sistemlerinde makine randımanlarının iyi olması açısından mümkün olduğu kadar az yabancı madde içeren materyale gereksinim duyulur. Organik veya inorganik yapılı mikro tozların makine parçaları üzerinde aşındırıcı etkileri vardır. Özellikle yüksek hızla çalışan kısımlarda ve iplik yüzey baskılarının yüksek olduğu yerlerde elemanların ömürleri azalır. Aşınmış rotor, açma silindiri, iplik çekme kanalı gibi elemanlar da iplik kalitesinde düşmelere sebep olurlar. Materyal içindeki mikro tozların azaltılması eğirme elemanlarının ömürlerinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır1.

1.2.1.5.Lif Parlaklığı

Parlaklık doğal ve yapay liflerin değerini arttırır. İpek, tiftik ve bazı parlak yünlerin değerinin her zaman yüksek oluşunda bu özelliğin büyük etkisi vardır.

Pamuklarda parlaklık çeşitli durumlara göre değişir. Parlak pamuklar ipeği andırır. İpeği andıran pamuklar iplikçiler tarafından tercih edilir. Bir pamukta parlaklık lif yüzeyine düşen ışığın çeşitli şekilde yansıması ile oluşur 1.

2.OPEN END-ROTOR EĞİRME SİSTEMİ

Açık uç eğirme prensibine dayanan bu eğirme sisteminde prensip olarak tek tek açılmış lifler, iplik oluşturmak üzere birikim yoluyla açık iplik ucuna bağlanmaktadır (Şekil 1 ve 2). Sistemin esası lif kütlesinin rotor hareketiyle taşınıp, açık uca aktarılması ve bükümlü iplik yapısının elde edilmesidir 2.

Open-end rotor iplikçilik sistemi öncelikle pamuk, viskon, polyester ve akrilik lifler kullanılmak üzere kalın iplik eldesine uygundur. Fakat her geçen gün de kullanılabilecek lif tipi sayısı artmakta ve eğrilebilecek iplik numara aralığı genişlemektedir. İplik üretimi çekim, büküm ve sarım proseslerini içeren bölümlerden oluşur 2.

Rotor iplik makinelerinde çalışma esnasında rotor içinde bir miktar vakum oluşturulur. Band makineye besleme silindirleriyle yavaş yavaş verilir. İğneli veya :-):-):-):-)lik tarak garnitürüne sahip açma silindiri ise gelen liflerin uçlarını tarar. Eğer lifler iyice açılmazlarsa, rotora sevk edildikten sonra kötü kaliteli iplik elde edilir. Makine imalatını gerçekleştiren firmalarca bazen açıcının yanına pislik (döküntü) temizleme kutusu da ilave edilir 1.

Açma silindiri ile rotor arasında yer alan lif iletim kanalı hava akışını arttırıp lifleri bir ölçüde yönlendirip, düzeltir. İdeal olarak istenen liflerin iletim kanalı içinde ve ucuna değecek şekilde sıralar halinde rotora girmeleridir.

Lifler rotora girerken, rotorun çevresel hızı havanın hızından yüksek olduğu için, lifler bir miktar çekilerek yönlendirilirler. Lifler rotor içindeki merkezkaç kuvvetinin etkisiyle rotor içersinde toplanan diğer lif tabakalarına katılırlar.

Mevcut olan bir iplik çıkış tüpünden içeri sokulur ve rotor içindeki hava döndüğünden iplik ucu da dönmeye başlar. Merkezkaç kuvveti de ipliği rotorun içersine doğru iterek lif tutamına değmesini sağlar. Bu gerçekleşir gerçekleşmez iplik çekilir ve üretim başlamış olur. İplik kolunun her dönüşü ipliğe çıkış tüpünde bir büküm verir ve verilen bükümün bir kısmı geriye iplik koluna akarak rotor yüzeyine kadar gider. Üretilen iplik bobin halinde sarılır 1.

Şekil 1 : rotor iplik eğirme makinesi 17.

Şekil 2 : Open-End iplik eğirmenin genel prensibi 17.

Rotor eğirme metodunun bilezikli eğirme metodundan en büyük farkı iplik eğrilirken elyafın beslenmesinin kesintili oluşudur. Beslemedeki bu kesinti elyafın her birisini diğerinden ayırmak suretiyle, birbirleriyle temas halinde bile olmamalarını sağlayacak şekilde belirli bir bölgede elyafın çok yüksek bir hızla hareket etmesini sağlayarak elde etmektir. Böylece iplik ucunu döndürerek, ipliğe gerçek bir büküm vermek mümkün olmaktadır ki bu da bir masurayı döndürürken tüketilen enerji miktarından çok daha az enerji tüketimine ihtiyaç olmasını sağlamaktadır. Rotorun her devri iplikte bir devir meydana getirmektedir. Böylece 60 000-100 000 r/min rotor hızları ile çalışabilmekte ve yüksek verim hızlarına çıkılabilmektedir. Ayrıca elyaf beslemek için cer şeritleri kullanılabilmekte ve iplik büyük çaplı bobinlere doğrudan doğruya sarıldığından, normal koşullarda tekrar sarılmaya gerek olmamaktadır. Rotor iplik eğirme kaba iplik üretiminde daha ekonomik olmakla birlikte 20tex’e kadar olan ince numaralarda da bilezikli iplik eğirme metodundan daha ekonomiktir. Diğer yandan rotor iplik eğirmenin ana prensibi olan elyafın serbestçe uçuşmakta olması, elyafın oryantasyonunun korunması ve kontrol edilmesini çok zorlaştırmaktadır. Bu sırada elyaf büyük oranda oryantasyonunu kaybetmektedir. Rotora girdikleri zaman bu kayıp bir miktar düzelmekle birlikte, rotor ipliklerindeki elyaf oryantasyonu hiçbir zaman bilezikli sistemle üretilen iplikler kadar iyi değildir 3.

2.1.OPEN END-ROTOR İpliklerinin Genel Özellikleri

Open-end rotor iplikleri ile ring iplikleri arasında birçok farklılıklar vardır. ring iplikleri ile karşılaştırıldıkları zaman, Open-end rotor iplikleri bazı özelliklerinin daha iyi olmasına rağmen bazı özelliklerinin ise kötü olduğu görülmektedir.

Open-end rotor ipliği bir iç çekirdek ve bir dış tabakadan meydana gelmiştir. “Sarılmış lifler” denilen kısım, dış tabakada bulunup çekirdeği çevresi boyunca sararlar ve ring ipliği ile Open-end rotor iplik özellikleri arasında görülen ana farklılıklara sebep olurlar. Bunlar kısaca şu şekildedir :

Open – end iplik mukavemeti ring iplik mukavemetinden daha düşüktür. Genel olarak Open-end rotor ipliklerinin mukavemeti bunlara eşdeğer ring ipliklerinin %30-40’ı kadardır. Diğer yandan Open-end rotor iplikleri %10 daha yüksek kopma uzamasına sahiptirler. Open-end rotor ipliklerinin düzgünlüğü rotor içindeki dublaj nedeniyle ring ipliklerinden %10-20 daha iyidir. Ancak ön iplikhanede işlemlerin kısaltılmış olması nedeniyle bu ipliklerde orta ve kısa aralıklı düzgünsüzlüklere rastlanabilir.

Open-end rotor ipliklerinde tüylenme, ring ipliğine göre %20-40 daha azdır. Tutum açısından Open-end rotor iplikleri ring ipliklerine göre daha serttir.

Open-end rotor iplikleriyle yapılan sürtünme testleri, bu ipliklerin karde ring ipliklerine nazaran daha yüksek aşınma dayanımına sahip olduğunu göstermiştir. Open-end rotor iplikleri, ring ipliklerinden daha düşük elastisite modülüne ve eğirme rijiditesine sahiptirler. Özgül hacmi ring ipliklerininkinden %10 civarında daha büyüktür. Bu özelliği ipliğin iyi bir kompakt yapısının olmaması ile açıklanabilir. Daha yüksek özgül hacim: daha iyi bir örtücülük, daha iyi ısı tutuculuk, daha çok boyarmadde ve haşıl alma imkanı sağlamaktadır 2.

3. HAVA-JETLİ (AİR-JET) EĞİRME SİSTEM

Hava-jet eğirme sistemi yeni sayılabilecek iplik üretim metotlarından birisidir. Japon Murata, Toyota ve Hawa gibi firmaların Hava-Jetli iplik eğirme makineleri ITMA’83 te ilgi çekmiş, çeşitli ülkeler tarafından benimsenerek günümüzde kullanılmaya başlanan yeni eğirme sistemi olarak karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Hava-jeti ipliği ortada lif demetlerinden oluşan çekirdek kısım ile bu çekirdek kısmı saran liflerden oluşmuş iki katlı bir ipliktir. Temel olarak yalancı bükümlü oldukları söylenebilir 4.

3.1. HAVA-JETLİ İplik Eğirme Sisteminde Kullanılan Lifler

Hava-jet iplikçilik sistemi, 120-150 mm uzunluktaki elyaftan iplik yapılabilen bir sistem olup, iyi özellikte pamuk ve sentetik elyaf ile orta ve ince iplik üretimlerinde uygundur. İçinde yüksek oranda kısa elyaf bulunan karde ipliklerini ve çok ince iplikleri üretmeye uygun olmayıp bu alanda kullanılmamaktadır. Bu sistemle elde edilen ipliklerin numara aralığı (Ne15-60) ring iplik sistemininki kadar geniş değildir 4.

Hava-jet eğirme sisteminde %100 sentetik lifler, sentetik lif karışımları veya sentetik liflerin pamukla olan karışımları kullanılır. Orta uzunluktaki liflerden iplik üretimi söz konusudur. İplik kesitindeki lif adedi minimum 80’dir 5. Hava-jetin de kullanılacak liflerin en az 38mm olması tavsiye edilmektedir zira daha kısa lifler hava akımı şiddeti nedeniyle kontrol edilememektedir 5.

İyi bir Hava-jeti ipliğinde lif işlenebilirliği, lif sürtünmesi ve lif temizliği büyük önem taşır. Hava-jeti yönteminde kullanılan liflerin en önemli özelliği mukavemetli olmalarıdır. Lif mukavemeti iplik mukavemetine etki ettiğinden liflerin mukavemetinin belli bir dereceden az olmaması gerekir.

Hava-jeti ipliğinde, iyi bir lif sargısının oluşabilmesi için iyi bir incelik ve uzunluk homojenliğinin olması gerekir. Pamuk lifiyle çalışmak oldukça zordur. Ancak belirli ştapelde taranmış penye pamuğu ile çalışmak mümkün olmaktadır. %100 polyester, %100 akrilik, % 100 viskon, akrilik/pamuk, ve polyester/viskon lifleri sistemde rahatlıkla işlenebilmektedir. Bunların yanında uzun ştapelde çalışmak üzere geliştirilmiş hava-jetli makinelerde yün ve uzun ştapelli yapay lifleri de işlemek mümkündür 5.

3.2.HAVA-JETLİ İplik Eğirme Sisteminin Çalışma Prensibi

Beslenen cer bandı veya genel olarak bant kalitesinin her zaman için yüksek olması gerekir. Bunun nedeni hava-jetli sistemde kullanılan yüksek çekim hızıdır.

İyi kalitede bir hava-jet ipliği üç pasaj cer kullanımı ve en az %25 Uster düzgünsüzlüğündeki bant girişi ile sağlanır. Karışım ipliklerinin hazırlanmasında penye makinesi kullanılması tavsiye edilmektedir. Hava-jetli sistemde flayer, ring ve otomatik bobin işlemleri elimine edilmiş, iplik eldesi basitleştirilmiştir.

Şekil 4 te görüldüğü gibi makineye lifler bant formunda ve kovadan beslenir. Kovalar makine arkasında yanyana bulunmaktadır. Kovadan alınan bantlar apronlu bir çekim sahasında inceltildikten sonra iplik oluşumunun sağlandığı jetlere verilir. Jetlerde sürekli sağlanan hava akımı ile lifler döndürülmektedir. Oluşan iplik, çıkış silindirleri ile alınmakta, iplik temizleyicisinin önünden geçerek bobinlenmektedir. İplik temizleyicisi, iplikteki kalın yerleri çıkararak ipliği temizlemekte ve otomatik düğümleme aparatı ile iplik düğümlenmektedir 5.

Hava-jetli eğirme sisteminde MJS sisteminde olduğu gibi bir iş akışı sözkonusudur (Şekil 3).

HARMAN – HALLAÇ

TARAK

CER I

CER II

CER III

MURATA JET SİSTEM

BOBİN FORMUNDA ÇIKIŞ

Şekil 3: MJS sistemi akış şeması 5.

1-Kova

2-Şerit

3-Birinci jet

4-İkinci jet

7-Emme ünitesi

8- İplik temizleme ünitesi

9-Gerdirici

10-Bobin

Şekil 4 : Hava-Jet sisteminde iplik oluşumu 5.

3.3.HAVA-JETLİ İplik Eğirme Makinesinin Üretim Özellikleri

Diğer iplik üretim sistemlerinde mekanik olarak hareket ettirilen iğ, kopça, rotor, friksiyon silindiri vb. kütleler vardır. Bu sebeple devir sayıları, sevk hızları ve buna bağlı olarak sistemlerin prodüktivitesi sınırlıdır. Buna karşın hava-jetli sistemde bunların yerine yüksek hızda (ses hızına yaklaşan hızlarda ) hava akımı vardır. Buradan şu çıkmaktadır; bu tarzda büküm verme elemanları ile çok yüksek verim alınabilmektedir. Sadece genel bir ölçü vermek amacıyla ipliğin hava-jeti içinde 150 000- 200 000r/min hız ile dönmekte olduğu ifade edilebilir. İplik inceliğine, iplik bükümüne vb. gibi faktörlere bağlı olarak bu devir 100-200 m/min’lık bir iplik çıkış hızına karşılık gelmektedir. Bu oran ring iplik eğirme sistemi ile karşılaştırıldığında yaklaşık 10/1 oranı elde edilir. Basınçlı hava elde etmek hiçbir zaman ucuz olmamakla beraber bu sistemde özellikle ince iplikler kullanılır.

Hava-Jetli iplik üretim giderleri, ring ipliklerinden önemli derecede düşüktür. Hava-Jetli iplik eğirme yönteminin sınırları belli bir limit içindedir. İplikler yapay liflerden veya pamuk ile yapay lif karışımlarından üretilebilir. Fakat pamuk oranı %50’yi geçmemelidir. %100 pamuk yalnızca laboratuar şartlarında işlenebilmektedir. Bununla birlikte yüksek kaliteli lifler kullanılmalıdır 5.

3.4.HAVA-JETLİ Eğirme Sisteminin Avantajları

Hava-jetli iplik eğirme sisteminin avantajları şu şekilde sınıflandırılabilir:

-Yapay ve sentetik liflerde mukavemet artışı

-Enerji azalması

-İşçilik ve insan gücünün azalması

-Yer probleminin ortadan kalkması

-Maliyetin daha düşük olması 5

3.5.HAVA-JETLİ İplik Eğirme Yönteminde Elde Edilen İplik Özellikleri

Hava-jet ipliği, ring ipliğinden oldukça farklı bir yapıya sahiptir ( Şekil 5). İplik açık bir konumda son şeklini aldığı için, bütün lifler paralel değildir. Düzgün bir büküm işlemi yapılmadığı için büküm sayısı ring ipliğinde olduğu gibi isteğe göre seçilemez.

Büküm sayısı bir hayli yüksek olan hava-jetli ipliklerde doğru büküm tespiti için büküm açma ve ter yönde bükme metodu kullanılmalıdır. Birçok özellikleri, örneğin %CV, tüylenme ve kalın yerleri ring ipliğinden daha iyidir. İplik mukavemeti ring ipliğine nazaran %10-20 kadar düşük olmasına rağmen hava-jet ipliklerinde daha az zayıf noktalar vardır. Bu nedenle de dokuma sırasında daha yüksek randıman elde edilir 6.

Şekil 5 : Hava jetli eğirme yönteminde elde edilen iplik görünümü

3.6. HAVA-JETLİ Sistemde Elde Edilen İpliklerin Kullanım Alanları

Bu sistemde üretilen iplikler : dimi, saten, poplin, basmalık, iş elbiseliği, yatak çarşafı, T-shirtler, ceketlik kumaşlar vb. yapımında kullanılır. Hava-Jeti ipliklerinin, üretilen kumaşa verdikleri özellikler şöyledir :

İpliğin düzgünlüğü, poplin ve saten kumaşa daha düzgün bir görünüm verir.

Oxford gömlekleri gibi çözgü ve atkıda bir kayma veya esneme olmadığından, dokusu gevşek olan dokumalara daha uygun olmaktadır.

Pardösülük gibi çok sıkı dokunmuş kumaşlarda kullanıldığında iyi bir hava geçirgenliği sağlar ve böylelikle kullananın terlemesine engel olur.

Hava-Jetli ipliklerin serbest haldeyken kendi üzerinde bükülme eğiliminin az olması, örgü mamullerde rahatlıkla kullanılmasını sağlar. İpliklerin boncuklanma (pilling ) özellikleri de çok azdır. Böylece örgü yüzeylerde sorun çıkaran boncuklanma ortadan kalkmıştır.

Hava-Jet ipliği, yıkanmaya ve kullanmaya karşı çok iyi bir dayanım gösterir. Çift katlı olarak yapıldığında endüstriyel mamullerde dikiş ipliği olarak ta kullanılabilir 6.

Havlu Dokuma Kumaş Üretim Teknolojisi

06 Kasım 2007

1. GİRİŞ

Havlu kumaş yapısı klasik manada, kumaşın bir yüzünün veya her iki yüzünün ilmekli olduğu yapıdır. Dünyada da özellikle son yıllarda havlu dokuma ve örme teknolojisindeki gelişmeler, mekanik sistemlerin yerini yavaş yavaş elektromekanik ve elektronik sistemlerin almaya başlaması sonucu ürün kalitesinin ve çeşitliliğinin arttırılması ülkemizdeki havlu kumaş üretimi sektörüne yansımıştır.

Havlu dokumacılıkta karşılaşılan en büyük sorun olan zemin ve hav gerginliklerinin dokuma boyunca eşit dağılım göstermemesi; çözgü salma sistemlerinin tümüyle elektronik kontrollü hale gelmeye başlamasıyla aşılmaya başlanmıştır. Bu da iplik gerginliklerinin mükemmel kontrolünü ve eşit hav yüksekliğini sağlamıştır ve aynı zamanda atkı sıklığının tezgah çalışması esnasında aynı kalmasının da garantisidir. Duruş periyodunda olan gerginlik relaksasyonları problem olmaktan çıkmış ve çözgü salmanın saat ibreleri yönünde, kumaş çekmenin ise buna ters yönde otomatik olarak, önceden belirlenmiş miktarda dönmesi ve çalışmaya başlarken de bu hareketlerin geri alınmasıyla; gerginlik relaksasyonları engellenmiş ve kumaş çizgisinin aynı noktada olması sağlanmıştır. Böylece başlangıç noktası hatası denilen hata problem olmaktan çıkmıştır.

Tüm bu gelişmeler ülkemizde de havlu kumaş üretici firmalar tarafından yakından takip edilmektedir ve artık ürün kalitesinin ve tezgah esnekliğinin öneminin farkına varılmaya başlanmasıyla Türkiye; son yıllarda özellikle Denizli ilindeki gelişmelerle dünyanın bir numaralı havlu kumaş üretim merkezi konumuna gelmiştir.

2. HAVLU DOKUMA KUMAŞ ÜRETİM TEKNOLOJİSİ

2.1. Havlu Dokuma Kumaşlarda Kullanılan Hammadde Özellikleri

Su emiciliği,yaş dayanıklılığı, boya alabilirliği, yıkanabilirlik ve dokunulduğunda yumuşaklık gibi istenilen özellikleri taşıyan yegane iplikler pamuk ve ketendir. Ketenin daha sert bir tutumu vardır; ancak bu, bazı durumlarda avantajdır. Ketenin fiyatının yüksek oluşu üretimi sınırlamaktadır.

Son yıllarda, özellikle de ABD’de bazı havlularda zemin dokumada Polyester-Pamuk karışımı iplikler kullanılmaktadır. Bu tip havlular sık yıkanan otel havluları gibi havlularda ekstra dayanıklılık sağlamaktadır.

Sentetik iplikleri havlu kumaşların üretiminde kullanmak için hammadde bulma sorunu yoktur. Sentetikleri tercih edilir duruma getiren, çabuk kuruma özellikleri ve ucuz olmalarıdır. Çok su çekme özelliği kazandırılamamışlardır.

Pamuk, bu çeşit dokumalar için en uygun liftir. Orta cins stapel pamuk daha çok kullanılır. Rejenere selüloz lifleri eğer ucuz ürünlere ihtiyaç duyulursa uygundur. Şişme özellikleri nedeniyle viskoz rayondan yapılmış havluların işlenmesi daha kaba olmaya meyillidir. Islak iken mukavemetleri, kuru mukavemetlerinin çok altındadır ve bu nedenle de tercih edilmezler.

2.1.1. Zemin Çözgü İplikleri

Zemin çözgüler için kullanılan iplikler ring iplikleridir. Serbest atkı gruplarının sabit geçmesi nedeniyle diğer çözgü ipliklerinden daha çok esneme özelliğine sahiptir. Bundan dolayı direkt olarak katlanmış bükümlü iplikler kullanılır. Zemin çözgüleri için bükülmüş ipliklerin seçimi teknolojik nedenlerden başka ürün kalitesinin geliştirilmesi fikriyle de ilgilidir. Zemin iplikle için tek kat iplikler daha sık kullanılmaktadır. Bunun nedeni yalnızca artan fiyatların baskısı değil, haşıl sektöründe kaydedilen ilerlemelerdir. Bu ipliklerde özellikle istenilen yüksek bükümlü olmalarıdır. Haşıl , bükülmüş zemin ipliklerine çok fazla uygulandığı için bu iplikler ev yıkamasından sonra çekmeye büyük eğilim gösterirler. Dinklenmiş havlularda, terbiyeden önce toplu parça yıkaması esnasında çekme meydana gelir ve bu, ürünün daha sık ve iyi kalitede olmasını sağlar.

Havlu dokumacılığında genellikle 20/1 ve 20/2 karde pamuk iplikleri kullanılır. Ring ipliğimi veya Open-end ipliğimi kullanılacağı ise müşteri tarafından belirtilmedikçe Open-end olarak tercih edilir. Sıklığı ise 14-23tel/cm arasındadır.

2.1.2. Hav Çözgü İplikleri

Hav ipliklerinin karakteri, havluların sabit olup olmadığını yani düzenli ilmeklerle dokunup dokunmayacağını, kadife havluluk ya da dinklenmiş havlular için bükülüp bükülmeyeceğini tayin eder. Hav ipliği olarak özellikle karde ring Ne16/1,20/1 ve 20/2 pamuk iplikleri ve nadiren aynı numaralarda Open-end iplikleri kullanılır. Hav çözgülerinin sıklığının çoğunlukla 16tel/cm olması tercih edilir. Ayrıca %20 viskon, %80 pamuk karışımı ipliklerde kullanılmaktadır.

2.1.2.1. Düzenli Dik İlmekleri Olan Kumaşlar ile Kadifelerin Hav İplikleri

Dik duran düzenli ilmekleri ve kadifesi olan kumaşların hav iplikleri,kıvrılmaya eğilim göstermezler. Kadife türü havlu kumaşların iplikleri, kıvrılmayı gevşetecek yoğun buhar banyosundan geçirilmelidir. Böylece ilmeklerin kesiminden sonra havın açılması daha kolay olur. Açılmamış ilmekli kadife havlularda en iyi çözüm,ipliklere gevşek bir dönüş sağlamaktadır. Böylece bükme yönünün tersine bir dönüş sağlanır. Dönmeye eğilimi nötralize etmek için ve bunu izleyen hav açılımını garantilemek için büküm dönüşü mümkün olduğunca gevşek olmalıdır. Gevşek dönüşe bağlı olarak iplik çok açık olur. Bu, kumaşın tutumunu yumuşak, havlunun emiciliğini ise yüksek yapar.

Dik düzgün ilmekli olan kumaşlarda,hav çözgüsünün zemin kumaşla tam olarak bağlanmış olmasına dikkat edilmelidir. Zayıf bir zemin hazırlanırsa dik duran ilmekler arasından kumaşın zemin görünür, bu da hav ilmeklerinin rasgele dağılımına, bağlı, burulmuş havluların oluşumunu sağlar. Ancak bu, istenilen bir durum değildir. Bu nedenle kaba ve kalın iplikler kumaşın zemininden çok hav çözgüsü için kullanılır. Sadece kadife kumaşlar içine dahil edilecek kalitedeki kumaşlar 3 katlı kamgarn ipliklerle dokunurlar, böylece haşıllama kısa flamanların aşırı harcanması önlenir ve bu kumaşın daha az sıklıkta dokunmasıyla sonuçlanır.

2.1.2.2. Dinklenmiş Havlular İçin Hav İplikleri

Dinklenmiş havluların üretimi için kullanılan hav ipliklerinin dönmeye karşı belirli bir eğilimi olmalıdır. Böylece dinkleme maddesi liflerin içine işlediği zaman yıkama sırasında düzgün kalırlar. Buna, tek kat iplikler kullanılarak ekonomik ve etkili bir şekilde ulaşılmıştır. Tek kat ipliklerin kullanılmasına kaliteyi düşürücü etken olarak bakılmamalıdır. Bu teknolojinin gereğidir. İlmeklerin dönme eğilimi bükülme prosesi ile de elde edilebilir(örneğin filament ipliklerin bükülmesi ile). Filament iplikler yaş terbiyede çekimli iplikler gibi davranırlar ve ilmeklerin yatışmasına neden olurlar. Dinklenmiş havlularda zemin dokumayı elde etmek daha kolaydır. Çünkü ince iplikle zemin iplik olarak kullanılır.

2.1.3. Atkı İplikleri

Hav iplikleri en yumuşak iplikler olarak bilinseler de atkı için olabildiğince hacimli ve bükümlü iplikler kullanılır. Bu amaç için özellikle OE Rotor iplikleri kullanılır. Ring bükülmüş iplikleriyle karşılaştırıldığında, OE iplikler daha iyi yüzey yapısına sahiptirler ve daha hacimlidirler. İplik numarası, atkı sıklığını ve dolayısıyla da ilmek sayısını belirler. Yüksek bükümlü ve pahalı iplikler atkı ipliği olarak kullanılmazlar. Sık kullanılan iplik numaraları Ne16/1,20/1,20/2’dir.bordür atkıları için 450denye PES ve floş atkıları için 300denye PES filament iplikleri kullanılmaktadır. Kumaşta atkı sıklığı genellikle 16-18tel/cm olarak kullanılır.

2.2. Hav Oluşumu

Tüm dokumalarda ilk hareket “tefeleme” hareketidir. Bu, atılan her atkıda tefenin kumaş çizgisine doğru salınım hareketidir. Böylece, daha önce atılan atkı ile bağlantıda olacak şekilde kumaş oluşur.

Havlu dokumada hav ilmeklerinin oluşumu, kumaş çizgisi ile iki atkı arasında bir boşluğun oluşmasına bağlıdır. Bu boşluğun uzunluğu, istenilen hav yüksekliğine göre değişiklik gösterir. Bu boşluğun oluşması için, arka arkaya atılan iki atkı, gerçek kumaş çizgisine kısa olarak tefelenir. Böylece geçici yalancı kumaş çizgisi oluşur. Bu, bir seri mekanizma ile gerçekleştirilir. Bu mekanizmaların en sık kullanılanlarında tefe, gerçek kumaş çizgisine ulaşmadan önce, oluşan boşluğun uzunluğuna eşit mesafede iki atkı üzerinden hareket ettrilir.3-atkılı havluda, 3. atkıdan sonra üç atkının oluşturduğu toplam atkı grubu, gerçek kumaş çizgisine doğru öne itilir. Bu işlem sırasında atılan 3. atkı, gergin tutulan zemin çözgü iplikleri arasından kolayca kayarken, hav çözgü iplikleri arasından kayamazlar. Çünkü, öncelikle yapı bakımından hav çözgü iplikleriyle sıkıca kenetlenirler. İkinci olarak da o anda hav çözgü iplikleri çok gevşektir. Bu yüzden 3. atkının atılmasından sonra 3’lü atkı grubu öne doğru hareket ettirilirken hav levendinden bir hav uzunluğu kadar iplik çekerler ve aynı zamanda boşluğa köprü oluşturan hav çözgü ipliklerini ilmek formuna sokarlar.

Şekil 1. Havlu kumaş konstrüksiyonu

Şekil 1’de C,D,E ve F olarak isimlendirilen 4 atkı grubu görülmektedir. D,E ve F grupları kumaşta son durumlarını alırken görülmektedir. Ancak bu Gruptan D’nin üst atkısı ile C grubu arasında bir boşluk bulunmaktadır. Hav çözgü iplikleri koyu siyah görülmektedir. Zemin çözgü iplikleri çizgili olarak belirtilmiş, atkılar ise beyaz olarak bırakılmıştır. C grubundaki altta kalan iki atkı havlu hareketi ile işleyerek atılmıştır. Böylece gerçek kumaş çizgisine tefelenmişlerdir. C grubunun 3. ve son atkısı atılırken, havlu hareket mekanizması işlemden çekilir ve tefe, gerçek kumaş çizgisine ve bir önceki grup olan D’ye doğru öne itilir. Hav çözgüsü çok gevşek, zemin çözgüsü daha sıkı gerilmiştir. 3. atkı tefelendiğinde ve 3 atkı grubu kumaş çizgisine doğru hareket ettirildiğinde bunların gevşek hav çözgü iplikleriyle iç içe geçmeleri sonucu bu iplikler, A boşluğuyla eşit mesafede olacak şekilde hav çözgü levendine doğru hareket ettirilirler. Bu esnada A boşluğu üzerinde köprü yapan hav iplikleri kendiliğinden ikiye katlanırlar ve B kesimindeki G noktalarında görülen ilmekleri oluştururlar.

2.3. Havlu Kumaşları Kalite Yönünden Etkileyen Faktörler

Havlu kumaşlar, kalite bakımından çeşitlere ayrılırlar. Düşük kaliteliler genellikle armürlü oalarak üretilen basit desenli havlulardır. Hav genellikle karde pamuk ipliğinden olup bu diğer tekstil ürünlerinden olan pamuğun kaba olarak bükülmesi ile elde edilir.

En hidrofil hav iplikleri kamgarn iplikleridir ve hav dokularını nitelik ve kalite yönünden etkileyen temel faktörde iğlik özellikleridir ve bunlar üç ana grupta incelenir.

2.3.1. Hav Sağlamlığı

1.a) Sabit kalan atkı sıklığında hav sağlamlığı, metrik pamuk iplik numarasının karekökü ile ters orantılı olarak değişir. Yani pamuk ipliği metrik numarası düştükçe hav mukavemeti artar.

SF = K . ds

ds = (pamuk ipliği için) SF = K . 1.25 .

SF = Hav sağlamlığı (gr).

ds = İplik çapı mm (atkı)

K = Sabite

Deneyim sonucu; sabit atkı sıklığında hav sağlamlığının hareketi, metrik atkı numarasının karekökü ile ters durumda olmuştur. 18 atkı/cm sıklığında aşağıdaki tablo elde edilmiştir.

Tablo 1. Sabit atkı sıklığında hav sağlamlığı

Atkı iplik no (metrik) 65 60 40 34 28 20 18

Hav mukavemeti (gram) 34 34.9 41 50.1 57.1 64.8 68.3

Atkı iplik çapı(cm) 0.151 0.162 0.199 0.126 0.238 0.281 0.297

Hav mukavemeti

K =

Atkı iplik çapı

225

215

206

233

239

231

222

1.b) Havlu kumaşlarda hav mukavemeti, sabit atkı ipliği numarasında, atkı sıklığı ile doğru orantılı olarak değişir.

Tablo 2. Sabit atkı ipliği numarasında hav mukavemetinin atkı sıklığıyla değişimi

Atkı iplik numarası(sabit) NM 34 NM 34 NM 34 NM 34 NM 34 NM 34 NM 34

Atkı sıklığı(tel/cm) 18.6 20.5 21.6 23.6 24.2 25.2 26

Hav mukavemeti(gram) 49 60.6 66.7 73.3 74 79.9 83.2

Hav mukavemeti

Atkı sıklığı

2.63

2.93

3.08

3.10

3.05

3.17

3.2

Ayrıca çok sayıda ölçmeler neticesinde şu sonuçlar bulunmuştur:


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy