Halk Öyküleri

HALK ÖYKÜLERİ Halk öyküleri, destanların zamanla biçim ve öz değişimine uğramaları sonunda ortaya çıkmış sözlü eserlerdir. Anonimdir. Başlıca türleri şunlardır: 1. DESTAN ÖYKÜLER Destanlardaki olağanüstülük gibi bazı özellikleri koruyan halk öyküleridir XIII.-XIV.yüzyılda Doğu Anadolu’da ortaya çıkan Dede Korkut Öyküleri ile Köroğlu Öyküsü, bu türün tanınmış örnekleridir. 2. AŞK ÖYKÜLERİ İki sevgilinin aşkını, bunların kavuşmasını önleyen […]

Zamirler( Adillar)

Z A M İ R L E R ( ADILLAR) • ZAMİRİN TANIMI • ZAMİR ÇEŞİTLERİ Z A M İ R İsim olmadıkları halde ismin yerini tutan sözcüklerdir. ÖZELLİKLERİ 1- Anlam kapsamı bakımından en geniş sözcüklerdir. Bu nedenle sayıları çok az olan zamirler, bütün kavramları ve varlıkları karşılayabilir. 2- Çekim sırasında kök değiştirebilir. Ben – […]

Türk Destanları

Türk Destanları, İslamiyet öncesi Türk edebiyatının sözlü ve yazılı ürünleri göçebe bir kültürün izlerini taşır. Doğa, doğa-insan ilişkileri, savaşlar, zafer ve yenilgiler, doğal yıkımlar, kahramanlık, kadına ve vatana olan sevgi bu dönem ürünlerinin başlıca konularını oluşturur. Sözlü geleneğin ilk ve en önemli ürünleri destanlardır. 7. yüzyılda yaşadığı sanılan Saka Hükümdarı Alp Er Tunga’nın İran ordularını […]

Ünlü Daralmasi

ÜNLÜ DARALMASI “-a,e” ünlüleriyle biten kelimelere şimdiki zaman eki olan “–yor” u veya “y” ünsüzüyle başlayan b ir eki getirdiğimizde bu ünlüler ses uyumuna göre “ı,i,u,ü”ye dönüşür . Bu ses olayına ünlü daralması denir. Gözle-yor>gözlüyor sakla-yor>saklıyor Kana-yor>kanıyor gizle-yor>gizliyor Anla- , bekle-, gözle- , ayıkla- , sakla-,… örneklerinde ünlü daralması görülüyor. Bunu benzer fiillerle karıştırmamak gerekiyor. […]

Kelimelerin Yapi Özellikleri

KELİMELERİN YAPI ÖZELLİKLERİ KÖK : Bir kelimenin, daha küçük parçalara ayrılmayan, anlamlı en küçük parçasına denir. Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır. Örnek: “Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kısmı da bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur. Kökler iki çeşittir: 1. İsim Kökleri 2. Fiil Kökleri […]

Ses Bilgisi Ve Yazım Kuralları

SES BİLGİSİ ve YAZIM KURALLARI A) Ünlü Uyumları B) Ünsüz Değişmeleri C) Ses Olayları D) Yazım Kuralları Bir dilin seslerini ve seslerle ilgili özelliklerini inceleyen dilbilgisi dalına SES BİLGİSİ (Fonetik) denir. Dilimizde sesleri karşılayan 8 ünlü (sesli), 21 ünsüz (sessiz) harf vardır. Sesler heceleri, heceler de sözcükleri oluşturur. Ünlülerin hece değeri vardır. Ünsüzlerin hece değeri […]

Teyfik Fikretin Sanat Anlayışı Yardımm!!!

Tevfik Fikret Tevfik Fikret 26 Aralık 1867 tarihinde İstanbul’da Aksaray’da doğmuştu. Önce Mahmudiye Rüştiyesi’ni, ardından 1888’de Mekteb-i Sultani’yi bitirdi. Birincilikle bitirdiği okuluna 1892 yılında Türkçe öğretmeni olarak atandı. Bu sıralarda edebiyat çevrelerinde tanınmaya başlanmış, Mirsad dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik ödülüne değer görülmüştü. 1894’te Malumat dergisini çıkaranlar arasındaydı. İlk protesto eylemini 1895’te hükümetin memur maaşlarından […]

Can Dündar Hayat

Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı… Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir metod vardı içinde.. Deniyordu ki; "arada bir, çok bunaldığınızda,hayatın sizin için çekilmez hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize 10 dakika ayırın ve kendi cenaze töreninizi düşünün"… Cümleyi ilk okuduğumda çarpılmıştım… Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme ve tavsiye bekliyordum… […]

Halk Edebiyatı

TANIM Yazı dili olmayan toplumlarda sözle aktarılan kültür birikimi halk edebiyatını oluşturur. Bütün toplumlar belli dönemlerde bu tür ürünler vermiştir. Halk edebiyatı gelişmiş toplumlarda da yazılı edebiyatla birlikte varlığını sürdürür. Halk edebiyatının başlıca biçimleri halk şarkısı, halk türküsü, halk öyküsü, söylenceler, atasözü, bilmeceler ve büyülerdir.

Türk Halk Edebiyati

TÜRK HALK EDEBİYATI Türklerin İslam dinini kabul etmelerinden sonra, halk arasında İslam öncesi Türk edebiyatı geleneğinin sürdürülmesiyle gelişen edebiyat türüdür. Türklerin İslam öncesi toplumsal yaşamlarında yönetenler ve yönetilenler arasında anlayış, düşünce ve ideal bakımından büyük farklılıklar yoktu. Ozanların sazla çalarak söyledikleri aşk ve doğa şiirleri, destan ve sagular bütün Türklerin duygularına sesleniyordu. İslamiyet’in kabulünden sonra […]