Mil Düzeltme Presi Hesapları

06 Kasım 2007

MİL DÜZELTME PRESİ HESAPLARI

A . CİVATA HESAPLARI

F = (4+3) . 1000 = 7000 N

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]fd1

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG] fd2

h

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG] fd

Civata malzemesi St 50 için

sAk = 300 N.mm-2 , E = 2,1 * 105 N.mm-2 , s =2 , Kç = 2 olarak seçilirse ;

Civata basma ve Ms sıkma momentinin etkisiyle burulmaya zorlanmaktadır. Vidanın boyutları bilinmediği için Ms momenti hesaplanamaz. Bu nedenle boyutlandırmada burulmanın etkisi % 30 olarak alınırsa;

sb = ( 1,3 * F ) / A1 £sem

A1= ( P * d12/4 )

sem = (sAk / Kç * s) Þ sem = (300 / 2 * 2) Þ sem = 75 N / mm2

sb = ( 1,3 * F ) / ( P * d12/4 ) £ sem

d1 = [(1,3 *4 *F)/ P * sem ]1/2 Þ d1 = [(1,3 *4 * 7000 ) / 3,14 * 75 ]1/2 =12,43 mm bulunur. Emniyet açısından d1= 16 mm seçilirse

h = 4 mm

Profil kare olduğuna göre t=h/2

d1 = d – t – t

d= d1 + h = 16+4=20 mm

d2 = (d1 + d ) / 2 = (16+20)/2=18 mm olarak bulunur.

Civatanın basmaya göre mukavemet kontrolü:

sb = F / A1 = ( 4 * F ) / ( P * d12 )

sb = (4 * 7000) / (P * 162)=34,83 N/mm2

am = tan-1 ( h / P * d2 ) = 4,05°

Çelik bronz sürtünmesinde sürtünme katsayısı m = 0,141 olduğundan r = tan-1m = 8° bulunur.

Maksimum eşdeğer gerilme :

Tan(am+r)= Tan (4,05+8)=0,21o

r2=d2/2 [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG]

Mb = Fö * r2 * tan(am + r)

Mb = Fö *d2 * tan(am + r) /2 Þ Mb = 7000 *18 *0,21 / 2 Þ Mb =13230 N.mm

wb = P * d13 / 16 = 804 mm3

tb = Mb / wb = 16,46 N/mm2

s v = (sb2 + 3 * tb2 )1/2 Þ s v = (34,832 +3 * (16,46)2)1/2 Þ s v = 45,01 N/mm2

s v = 45,01< sem = 75 N/mm2

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG]Civatanın burkulmaya göre mukavemet kontrolü:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG]Eylemsizlik yarıçapı : i = d1 / 4 Þ i= 16 / 4 Þ i = 4mm

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG]l = sk / i Þ l = 2*l / iÞ l = 400 / 4 Þ l = 100mm

St 5[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG]0 için l0 = 89 mm

l [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG] l0 olduğundan Euler bağıntısı kullanılır.

sBk= P2 *E /l2 Þ sBk = 207,05 N / mm-2

sk = sBk / sb = 207,05 / 34,83 =5,9

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG]3 < sk = 5,9 < 8 olmalıdır. Dolayısıyla emniyetlidir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG]

B . SOMUN HESAPLARI

Somun malzemesi G – Sn Bz (Fosfor Bronzu)

sk = 280 N.mm-2 ,

E = 1,1 * 105 N.mm-2 ,

n = 0,35

Pem = 10 N.mm-2

Somunun boyutlandırılması:

m = (4 * F * h) / P * (d2 – d12)*P em = 24,8 mm

konstriksiyon açısından m = 28 alınır.

z = m/ h = 7 diş

¶ = 0,3 *m = 8.5 mm

e =m /3= 28/3=9,5mm

D = 1,3 * d = 26 mm

D2 = 1,3 * D = 34 mm

Somunun kontrolü:

Yüzey basıncına göre kontrol

P = ( 4 . 7000 ) / [7 . P . (33,82 – 262) ] = 4,7 N.mm-2 < Pem

Pem = 10 N.mm-2

Kesme gerilmesine göre kontrol

t em = s em / s = 280 / 4 = 70 N.mm-2

t = F / ( z * P * D * ¶ ) = 2,37 N.mm-2 < tem

Somun gövde bağlantısı:

Somun gövdeye b = m – ¶ = 28 – 8.4 = 19.6 mm lik bir boyda sıkı geçme olarak takılmıştır.

Mil malzemesi : Fosfor Bronzu

sem = 140 N.mm-2 , E = 1,1 . 105 N.mm-2 , ( 1 / n ) = 0.35

Göbek malzemesi : DD26

sem = 130 N.mm-2 , E = 1 . 105 N.mm-2 , ( 1 / n ) = 0.25

İki yüzey arasındaki sürtünme katsayısı m = 0,1

Sıkma momenti k = 1,5 kat emniyetle taşınmaktadır.

Sıkma momentinin 1,5 kat emniyetle taşınması için gerekli en küçük sürtünme momenti:

Ms = k . Msıkma = 1,5 . 13449 = 20173.5 N.mm

Bu momentin oluşması için gerekli minimum yüzey basıncı

Pmin = (2 . Ms) / ( m . P . D2. b ) = 8.1 N.mm-2

Göbek ve mil zarar görmeden uygulanabilecek maksimum yüzey basıncı maksimum kayma gerilmesine göre belirlenir.

tmax = (stmax – sRmax) / 2 = Pmax / ( 1 – Qb2 ) £ t em = sem / 2

bağıntısından;

PmaxG £ ( sem / 2 ) . ( 1 – QG2 )

PmaxM £ ( sem / 2 ) . (1 – QM2 )

QG = 26 / 60 = 0,43

QM = 20 / 26 = 0,77

PmaxG £ ( 130 / 2 ) . ( 1 – 0,432 ) = 52,98 N.mm-2

PmaxM £ ( 140 / 2 ) . ( 1 – 0,772 ) =28,5 N.mm-2

Ms sürtünme momentinin oluşabilmesi için minimum çap farkı ;

DDmin = DDM + DDG =

( D . Pmin / EM) . í( 1 + QM2 ) / ( 1 – QM2 ) – ( 1 / nM )ý +

( D . Pmin / EG ) . í( 1 + QG2 ) / ( 1 – QG2 ) – ( 1 / nG )ý

= 6.82 + 3.6 = 10.42 mm

Göbeğin dayanabileceği maximum çap farkı:

DDmax = ( D . Pmax / EM) . í( 1 + QM2 ) / ( 1 – QM2 ) – ( 1 / nM )ý + ( D . Pmax / EG ) . í( 1 + QG2 ) / ( 1 – QG2 ) – ( 1 / nG )ý

DDmax = 36,6 mm

bulunur. Yüzey pürüzlerinin de ezilme payı gözönüne alınmalıdır. Toplam pürüzlülüğün % 50 – 60 ının ezileceği düşünülürse ;

Utop = DDhesap + DU olur.

DU = ( 0,6 Rtm + 0,6 Rtg ) . 2 alınmalıdır.

Rtm = 5 mm ( hassas tornalama ),

Rtg =11mm ( normal tornalama ) alınırsa uygulamada kullanılacak sıklık ;

DU = ( 1,2 ) . ( 5 + 11 ) = 19.2 mm

Dtmin = DDmin + DU = 10.42 + 19,2 = 29.62 mm

Dtmax = DDmax + DU =36,6 +19,2 = 55,8 mm

Milin en büyük göbeğin en küçük ve milin en küçük göbeğin en büyük olduğu durumlarda hesaplanan DDmin ve DDmax değerleri arasında kalınmalıdır.

M7 / s6 toleransına bakılırsa

Göbek M7 ® 26-2-0 ; Mrl s6 ® 26 +48+35

Umax = 48 – ( – 2 ) = 50 mm < Utmax

Umin = 35 – 0 = 35 mm > Utmin

Bu durumda göbek ve mil malzemesinin dayanımı şartı ve Ms ‘ in oluşabilmesi için gerekli minimum sıkılık şartı birlikte gerçekleştirimiş olur. O halde M7 / s toleransı uygundur.

C . GÖVDE HESAPLARI

Gövde malzemesi DD 26 sK = 260 N . mm-2

Gövde çekme ve eğilmeye maruzdur. Buna göre;

A = 10 . 40 +10 . 20 = 600 mm-2

sÇ = F / A = 7000 / 600 = 12 N.mm-2

Ý = ( 10 .40.5 + 10.20.20 ) / 600 = 10 mm ve

Me = F . (80 +10) = 7000 . 90 = 630000 N.mm elde edilir.

Eğilme momenti kesitin alt kısmında çekme ve üst kısmında basma gerilmeleri meydana getirir. Buna göre;

Iy = ( 1 / 12 ) . 40 . 103 + 10 . 40 . ( 10 – 5 )2 +

( 1/ 12 ) . 10 . 203 + 10 . 20 . ( 20 – 10 )2 = 40000 mm4

sÇe = ( Me / Iy ) . l1 = ( 630000 / 40000 ) . 10

sÇe = 157.5 N.mm-2

sbe = ( Me / Iy ) . l2 = ( 630000 / 40000 ) . ( 30 – 10 )

sbe = 315 N.mm-2 olarak hesaplanır. Çekme ve basma kısmındaki toplam gerilme ;

sÇt = sÇe + sÇ = 157.5 + 12 = 169.5 N.mm-2

sbt = sbe – sÇ = 315 –12 = 303 N.mm-2

bulunur. Dökme demirin basmaya karşı mukavemeti çekmeden daha fazladır. Buna göre sKb = 3 . sK =780 N.mm-2 alınırsa bu kısım için emniyet katsayısı ;

s = sKb / sbt = 780 / 303 = 2.6

Çekme kısmındaki emniyet katsayısı

s = sK / sçt = 260 / 169.5 = 1.53 bulunur. Bu değerler kabul edilebilir. Dolayısıyla gövde emniyetlidir.

D . MANİVELA KOLU HESABI

Manivela kolu malzemesi St 50 ( sAk = 300 N.mm-2 ) ,

genişlik = b = 20 mm.

A tipi uygu kaması ile bağlantı yapılmıştır. Kama malzemesi St 50 , boyutları

b . h = 6 ´ 6

Bağlantının iletmesi gereken moment sıkma momentidir.

Mb = Ms = 13449 N. mm dir.

Buna göre ;

P = ( 4 . Mb ) / ( h . d . l ) ££ Pem bağıntısından,

Pem = sAk / s = 300 / 2 = 150 N.mm-2

ile

l = ( 4 . Mb ) / ( h . d . Pem ) = ( 4 . 13449 ) / ( 60 . 20 . 50 )

l = 0.9 mm elde edilir.

Kesme bağıntısından;

tem = tAk / s = 0,58 sAk / s = 0,58 . (300 / 2) = 87 N.mm-2

l = ( 2 . Mb ) / ( b . d . tem ) = ( 2 . 13449 ) / (6 . 20 . 87 )

l = 1.3 mm bulunur. İki değerden yüzey basıncına karşılık gelen 1.3 mm değeri kabul edilir. Buna göre A tipi kamanın özellikleri dikkate alınarak ;

l1 = l + b = 1.3 + 6 = 7.3 mm hesaplanır ve buna göre standart değer olarak

l1 = 10 mm seçilir. Manivela kolunun uzunluğu L =150 mm olarak alınırsa kola uygulanması gereken kuvvet ;

Ms = K . L Þ K =13449 / 150 = 89.7 N bulunur.

Manivela kolunun çapı ise;

d ³ í ( 32 . Ms ) / ( P . sem ) ý1/3

d = í( 32 . 13449 ) / ( P . 120 )ý1/3 = 10,45 mm bulunur. Konstrüksiyon açısından

d = 12 mm olarak seçilir.

Kaynak dikiş faktörü n1 = 1

Kaynak ikinci kalite n2 =0.8

Kaynak yüksekliği ¶ = 5 mm

K = 89.7 N

Kaynak kesme ve eğilmeye zorlanmaktadır.

Ak = ( P / 4 ) . í (d + 2¶ )2 – d2 ý

Ak = ( P / 4 ) . í ( 12+ 10 )2 – 122 ý

Ak =267 mm2

t = K / Ak = 89.7 / 267 = 0,33 N.mm-2

Eğilme gerilmeleri ;

We = ( P / 32 ) . í( d + 2¶ )4 – d4ý / ( d + 2¶ )

We = ( P / 32 ) . í( 12 + 10 )4 – 124ý / ( 12 + 10 )

We = 953 mm3

sek = Me / We = 89.7 . ( 130 / 953 ) = 12.2 N.mm-2

ve bileşik gerilme ;

sKB = ( 0,5 ) . í sek2 + (sek2 + 4 . tk2 )1/2ý

sKB = ( 0,5 ) . í 12.22 + ( (12.2)2 + 4 . (0,33)2 )1/2ý

sKB = 80.53 N.mm-2 olarak hesaplanır.

Emniyet gerilmesi;

skem = n1 . n2 . sem

sem = 1 . ( 0,8 ) . ( 300 / 2 ) = 120 N.mm-2

skB < skem olduğundan kaynak emniyetlidir.

E . BAŞLIK HESAPLARI :

Başlık civata miline pimle bağlanmıştır. Mil çapı d = 20 mm malzemesi St 50 dir.

Göbek çapı D =3. d = 60 mm malzemesi DD26 dır.

Pim çapı dp = 0,25 . d = 5 mm malzemesi St 50 dir.

Bağlantının kontrolü :

Mb = Ms = 13449 N.mm

Pim ile göbek arasındaki yüzey basıncı :

P = 4 . Mb / í(D2 – d2 ) . dpý

P = 4 . 13449 / í(502 – 202 ) . 5ý

P = 5,12 N. mm-2 < Pem = 120 N . mm-2

Mil ile pim arasındaki yüzey basıncı :

Pmax = ( 6 . Mb ) / ( d2 . dp )

Pmax = ( 6 . 13449 ) / ( 202 . 5 )

Pmax = 40.347 N. mm-2 < Pem = 120 N . mm-2

Kesme gerilmeleri :

t = ( 4 . Mb ) / ( P . dp2 . d )

t = ( 4 . 13449 ) / ( P . 52 . 20 )

t = 34.24 N.mm-2 < tem = 110 N.mm-2 bulunur.

Böylece bağlantının emniyetli olduğu anlaşılır.

Akış Çizelgeleri

06 Kasım 2007

Akış Çizelgeleri

Bir algoritmanın şekillerle görsel gösterimidir. Dikkat edildiyse algoritma doğal dille yazıldığı için herkes tarafından anlaşılamayabilir ya da istenmesede başka anlamlar çıkarılabilir. Ancak akış çizgelerinde her bir şekil standart bir anlam taşıdığı için farklı yorumlanıp anlaşılamaması mümkün değildir. Bir algoritmanın ifade edilebilmesi için kullanılan şekiller ve anlamları şunlardır:

Akış diyagramının başlangıç ve bitiş yerlerini gösterir. Başlangıç simgesinden çıkış oku vardır. Bitiş simgesinde giriş oku vardır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]

Programa veri girişi ve programdan elde edilen sonuçların çıkış işlemlerini gösterir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

Aritmetik işlemler ve değişik atama işlemlerinin temsil edilmesi için kullanılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

Bir karar verme işlemini temsil eder.

Program içinde belirli blokların ard arda tekrar edileceğini gösterir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

Diyagramın akış yönünü ,yani her hangi bir adımdaki işlem tamamlandıktan sonra hangi adıma gidileceğini gösterir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

Bir algoritmada başka bir yerde tanımlanmış blokun yerleştiği konumu gösteren şekildir. Kutu içerisine blokun adı yazılabilir.

Klavyeden Bilgisayara bilgi girilecek konumu belirten şekildir. Girilecek bilginin hangi değişkene okunacağını kutu içerisine yazabilirsiniz

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG]

Bilginin Yazıcıya yazılacağı konumu gösteren şekildir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]

Bir algoritmanın birden fazla alana yayılamsı durumunda bağlantı noktalarını gösteren şekildir. Tekl girişli veya tek çıkışlı olarak kullanılırlar.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG]

Bir işlemin belli bir sayıda veya belli bir koşul doğru olduğu sürece tekrar edilmesini sağlayan döngü komutunu gösteren şekildir. Bu döngüde altıgen içerisine ya koşul yada döngünün başlangıç, adım ve sonlanma değerlerini belirtebilirsiniz. DÖNGÜ olarak belirlenen blokta da tekrar edilmek istenen komutlar yer almaktadır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG]

Bir algoritmada bir kararın verilmesini ve bu karara göre iki seçenekten birinin uygulanmasını sağlayan şekildir. burada eşkenar dörtgen içerisine kontrol edilecek mantıksal koşul yaılır. Program akışı sırasında koşulun doğru olması durumunda "Evet" yazılan kısma Yanlış olması durumunda "Hayır" yazılan kısma sapılır. Tek girişli ve çift çıkışlı bir sekildir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG]

Yazıcı aracılığı ile çıkış yapılacağını gösterir

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG]

Kart okuyucu aracılığıyla giriş yapılacağını gösterir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG]

Diskten okuma yada diskete yazmayı gösterir.

Disketten okuma yada diskete yazmayı gösterir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG]

Teyp kütüğünü gösterir.

Akış diyagramında iki nokta arası ilişkiyi gösterir.Döngü sonunu göstermek için ya da diyagramın çizilemediği durumlarda kulllanılır. Burada i herhangi bir sembol olabilir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG]

Ayrıntılı bir akış diyagramı, yazılımı oluşturan işlemleri ve ilişkilerini en küçük detayına kadar belirler.

Veri girişi

Bir bilgisayar programının geliştirilmesinde kullanılan programlama dili ne olursa olsun bu programların akış diyagramlarında genel olarak yalnız üç basit mantıksal yapı kullanılır. Bu mantıksal yapılardan en basiti sıralı yapıdır. Sıralı yapı, hazırlanacak programdaki her işlemin mantık sırasına göre nerede yer alması gerektiğini vurgular. Bu yapı sona erinceye kadar ikinci bir işlem başlayamaz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG]

çıkış

girdi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG]Mantıksal yapılardan ikincisi Karar Verme yapısıdır. Programlama sırasında If…Then… Else yapısı ile tanıyacağımız bu mantıksal yapılar, birden fazla sıralı yapı seçeneğini kapsayan modüllerde, hangi şartlarda hangi sıralı yapının seçileceğini belirler.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG]

Üçüncü mantıksal yapı çeşidini tekrarlı yapılar oluşturmaktadır. Bu yapılara Pascal programlama dilinde For, While ve Repeat..Until , yapısı adı da verilir. Şartlara göre değişik işlem gruplarının yapılmasını sağlar. Bu yapı yukarıda sözü edilen iki yapının çeşitli kombinezonların tekrarlanmasından oluşmuştur.

Söz konusu üç değişik yapı, değişik kombinezonlarda kullanılarak istenilen işlevleri yerine getirecek programlar hazırlanabilir. Programların bu üç basit yapı ile sınırlandırılması program modüllerinin daha kolay tasarlanmasını sağlar.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG]

çıkış

Akış Diyagramı Örnekleri

Örnek 1: İki sayının toplamını ve ortalamasını yapan bilgisayar programının akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG]

Örnek 2: 1’den 100’e kadar olan sayıların toplamlarını ve ortalamalarını veren programın akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG] Örnek 3:Ax+b=0 şeklinde verilen 1.derece denklemin çözümünü veren programa ait akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG] Örnek 4:Ax²+Bx+C=0 şeklinde verilen 2. derece denklemin köklerini bulan programın akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG] Yukarıdaki örnekte A=0 girilmesi durumunda denklem 1.derece olmaktadır. Bu durumu dikkate alarak gerekli çözümü de gösterecek şekilde akış diyagramını değiştiriniz.

Örnek 5: 1’ den 100’e kadar sayıların karelerini, kareköklerini, küplerini, küpköklerini toplamlarını ve ortalamalarını veren programın akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG] Örnek 6: Yukarıda karar mantığı yapısı ile çözümlediğimiz problemi döngü yapısı ile çözümleyelim.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image037.gif[/IMG] Örnek 7:10 tane N sayısının faktöriyelini hesaplayan programın akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG]

Örnek 8: Yukarıdaki örneği tekrarlı yapı olarak tanımladığımız döngü yapısı ile çözelim.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image039.gif[/IMG]

Örnek 9: Elimizde bulunan A,B, ve C gibi 3 adet sayıdan en büyüğünü ve en küçüğünü bulan programın akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image040.gif[/IMG]

Örnek 10:Elimizde bilinmeyen sayıda koni bulunmaktadır ve koniye ait yarıçap (R) ve yükseklik (H) değerleri klavyeden girilmek suretiyle V=p .R².H/3 formülü ile hacim hesabı yapılacaktır. Koniye ait yarıçap değeri 0 girildiğinde programın çalışması duracaktır. Programda her girilen veri için hacim değeri rapor edilecek, programın çalışması bittiğinde toplam kaç koni için hacim hesabı yapıldığı da belirtilecektir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG]

Örnek 11: F(x) kesikli fonksiyonunun değeri X’in aldığı değerlere göre aşağıda verilmiştir. X’in değeri 0-10 arasında 0.5 aralıklarla arttığına göre her bir X değeri için F(x) fonksiyonunu hesaplayan programın akış diyagramını çiziniz.

·0£ X £ 2 f(x)= X

· 2< X £ 3 f(x)=X3-X2-2

· 3< X £ 4 f(x)=X2-2X+13

· 4< X f(x)=X4-3X2-43

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG]

Örnek 12: p sayısının formülü [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image043.gif[/IMG]olduğuna göre serinin paydasındaki ifade 100 oluncaya kadar pi sayısını hesaplayan bilgisayar programının akış diyagramını çiziniz.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image044.gif[/IMG]

Örnek 2:Ax+b

Swatchmobıle

06 Kasım 2007

SWATCHMOBILE “Is the time right for small cars?” Prepared by: Fatma Rana KABACAOĞLU 070000004

Cenker ÇAKIN 070000076

Gökhan ERGEN 070000051

INTRODUCTION

Our discussion and presentation today will be about a different co-branding event which is “the union of two firms for creating a new product in to the market” namely Mercedes and Swiss Corporation for Microelectronics and Watch Making Industries, or just Swatch the way every of us call it. Ok. let’s now get informed about these leading two companies’s background and what their marriage yielded.

SWATCH

Swatch has a background of several decades and is a widely-known disposable watch brand. It wields accumulated knowledge and much expertise about microelectronics and small electrical parts of machinery. Swatch has over 200 types of watches now all of them being sold throughout the world. Having a price span of $35 to $50 for it’s fashion watches Swatch is playing big in the fashion watch market. But, in search of brand line extensions Swatch has made some diversification efforts trying selling pager watches, sunglasses and telephones, all of which were carried out without much success. Putting aside these unsuccesful events Swatch is a well promoted brand almost available everywhere in the world in colorful stores and galleries. Derived from it’s fame throughout the world we can assume that it promotes and markets itself presentably. Similiar facts are also valid for Mercedes, the car company.

MERCEDES

As Cenker informed you on Swatch industries and products, I will talk about the other half of this co-branding activity. Under the Daimler-Chrysler corporation, Mercedes implies a respectful status and undoubtful performance, where the corporation considers Mercedes as a “synonym for the production of high-quality and innovative vehicles”. Beginning from its invention in 1886, Mercedes pulled off the competition successfully in the car market where luxury cars are not highly prefered. Customers mostly visualize a Mercedes user as being a wealthy, middle aged business executive. As every pleasure has its price, Mercedes cars are sold between $25.000 and $130.000which are mostly not a significant part of its buyers income. The products are not only individual vehicles, there are many alternatives in the span of Mercedes products. They could be categorized as passanger cars, compact vans, recreational vehicles and commercial vehicles. The company chose “Engineered like no other cars in the World” to identify itself in the market and with this very motto, Mercedes are sold in all of the continents excepts Antarctica. There are three significant and professionally designed Mercedes customer centers in Germany, in Rastatt,where A-series of Mercedes are being exhibited, in Bremen and in Sindelfingen. In addition, in their web site, which is identical in every country, there is an excellent option of making up your custom Mercedes with the features you want. While the company has all those positive and respectful image and prestige, what made Mercedes to seek out for something that really out of its way?

JOINT VENTURE

Swatch and Mercedes really differ from each other in many aspects; but why do such different companies join in an adventure, what do they have in common?

What about their reasons for such a joint?

Swatch

üSearches for Something else to put its successful name on

vUnsuccessful trials on telephones, pager watches, sunglasses _which are all on its own size.

vThose upsetting stories may Harm the major brand name and decrease the watch sales of “Swatch”.

üDominates microelectronics technology

vSince all the competitors work on micro-things in watch industry and the market level is not high enough, Swatch’s extraordinary success and dominance over the subject can Not be noticed.

So, Swatch decided to stretch its line upwards in order to turn its unluckiness down, protect its existing brand, add prestige on it and to prove its success on microelectronics.

Mercedes

üServes in the luxury car market from a high-end position

vLuxury car market is a typical slow-growth one

vAlthough the growth rate is low, Japanese automakers attacked to the market and lowered Mercedes’ sales by 11%

üSells high priced products

vPlays big but Misses the middle class, which involves the majority of people within the total market.

vIts competitors GM, BMW, Rover are already developing their new models for the ones who cannot afford their conventional cars.

So, Mercedes decided to stretch its line downwards in order to plug the middle market hole, compete with other big automakers in the new market and to benefit from the faster growth in the low-end.

To sum up, under the scope of these reasons, Swatch and Mercedes had made a joint venture and introduced an innovative, subcompact and economic car.

PRODUCT

Brand Name

Brand name selection is one of the most difficult decisions a company managerial team has to make. But in this very case Smart Micro Compact Cars seems to pull out the problem very succesfully. Smart, a witful and “smart” combination of the two words “Swatch”, “Mercedes” and “Art” represents the no-limit human creativeness and intelligence.To be counted as an innovative invention in the small car market “smart” acquires a big part of it’s power from it’s name. But yet the product and brand is so new to become famous with much speed. Although brand identification comes along with a brand reputation Smart has the potential to build this reputation in a short time. Trying to get itself a place in the specialty product market, -meaning a product to be identified by special and significant type of customers- smart must have the duty to build effective customer perception and awareness. It is a crop of high-tech engineering and creative design. Classfying it with the other classic car concepts would be a definite insult to the Smart team. All the factors constituting Smart -from the architecture of the galleries to the very design of the automobile- represents a unique specialty. But yet the company has to achieve a bit more to deserve such a status as a specialty product. The two companies united efforts or co-branding namely contributes to the reputation building process. With Mercedes’ knowledge in car safety and design uniting Swatch’s expertise in microelectronics, this brand promises to be assertive.

Design

Think for a moment. Think about the companies that make smart. Mercedes, a performance master, andSwatch, fascinating designs builder. Therefore Smart is been powered by the safety features of Mercedes and funkiness of smart while disposing a $507 million of r&d without regreting. Smart designed to be a two seated car, where all of its competitors are four-seated. The design of a typical smart could be covered in 4 sections:

1)Outside

1)TRIDION. Safety that you can see. In two colours.

2)The body panels

2)Inside

The smart™ has been designed singled-mindedly for two people. With ample space, optimum ergonomics and pleasant materials.

1)Fresh-up interior

The Fresh-up pack includes all door panelling as well as diverse features in the cockpit area. The parts can be exchanged in no time at all in the Smart™ Center.

2) Fan

A breath of fresh air in the interior design. A good arrangement for the best possible atmosphere.

3)Instruments

The Smart™ accommodates everything efficiently and in such a way that it corresponds exactly to your natural movements and senses.

4) Materials

More fabrics, less synthetic materials. Beautiful to look at, beautiful to touch. The fact that everything is up to 95% recyclable is a matter of course for us.

5)Gear lever

Selection instead of clutching and de-clutching.

Change gear via a simple selector, in 6 clutch-free gears.

6)Seats

The seats are very comfortable and safe. Firm upholstery provides good side restraint; integrated headrests.

7)Luggage compartment

Practical – the large split rear flap facilitates access to the boot area, while the upper flap suffices for smaller loads.

8)Feeling of space

Owing to ample room for movement and the logical smart™ design, the feeling of space in the Smart™ is unique.

3)External colors

The span includes jack black to bay grey metallic. All could be seen here

4)Internal colors

Scodic grey to leather black with 6 alternatives.

There is more. The modulation of the car is faboulous! It became from five assembly modules which could be supplied from supplier factories near Hambach and bring together in the factory in only four and a half hour. This not all! The faboulous modulation gives you the chance of changing car’s appearance! With the inspiration of swatch, the panels could be exchanged with the other funky-coloured ones in order to create your own very personal car.

Feature

1.Safety

2.Construction

3.Engines

Safety

1.10-Point-Safety

§Wheels

§Crashbox

§Doors

§Airbags

§Seats

§Safety Belts

§Transverse Struts And Steering Column

§Position Of The Engine

§TRUST-PLUS

§TRIDION

2.Daimler-Chrysler Experience

3.Crash Conducts

§Head-On Collisions

§Rear Collisions

§Side-On Collisions

Autobild : “ The Smart affords the greatest chances of survival in small cars.”

Construction

Vehicle Data

§Length : 2,500 M

§Width : 1,515 M

§Height : 1,549 M

§Empty Weight : 730 Kg.

§Permissible Total Weight : 980 Kg.

§Tank Volume : 33 Lt.

Engines

§Power Plant

1.Suprex Turbo Engine

§3-Cylinder

§Turbo Charger

§Charge Cooling

· Driving Performance

1.Maximum Speed Of 135 Km Per Hour

2.Gasoline Consumption Of 80 Km Per Gallon

Quality

With these impressive features and design quality already at hand, Smart must offer the customer a satisfactory quality. In this means our smart automobile seems to have no problem in satisfaying it’s users. Because Swatch (the swatch group owning brands like cK and Longines watches) and Mercedes (Daimler Chrsyler holding assets for many car brands) are two big companies having gained worldwide customer quality perception. Without quality none of the quality factors of certain criteria would be achieved. So Mercedes and Swatch, as two partners of Smart offer their quality in Smart. Smart as a customer driven product fulfills the two forms of quality. One of this is performance quality. It might have offered the comfort and speed of a BMW only if it were designed to do so. As a microcompact car, Smart constitutes all the features that such an automobile has to do so. The optimum formation of fuel conservation and speed, makes Smart a well performing product. But it could have offered a better performance quality if it could hold it’s electrical and gasoline fuel source configuration. When providing this effective combination it also preserves the environment. If we consider the factors of customer defined quality consistency, we can see that Smart pulls it out again. It is a car totally created and produced out of today’s energetic young couples’ needs and wants. In means of customer satisfaciton Smart offers effective after-sales service quality. Maintainance stops of this title are to be explained later on. Although Daimler Chrysler now holds all the assets of Smart, Daimler company is not a firm to ignore customer needs. We believe that customer’s Smart quality perception will improve over time and reach further satisfaction levels.

Service

Smart is designed to have mainainance stops to take less than 2 hours, that combines good service and less-need-to-service in one piece. Beside, there is a leasing package that includes rentall of a larger car for two weeks per year, when the customer might need more seats and room for luggage. Smart™ also offers individual leasing contracts. You determine duration, down payment and annual kilometer requirement. In consequence you are able to adapt the instalments to your needs.

The services of Smartmove & more and Smartmove CarSharing are available to you as a smart driver. This provides you with access to AVIS hire cars and a multitude of CarSharing vehicles. You therefore receive precisely the vehicle you require at extremely advantageous conditions. For example, a Mercedes limousine, a hatchback or a van.

The smartmove name summarises all the mobility offers related to the smart. These offers incorporate the smart in other innovative mobility systems and additional benefit accrues to the customer as a complement to his/her vehicle.For example, smartmove offers the smart customer attractive, favourably priced parking spaces, access to other vehicles from AVIS and carsharers , access to other means of transport and economically priced transport of the smart on ferries and trains.

smartmove also makes the smart the ideal vehicle if ever another means of transport is required.

Hire cars are ideal with longer bookings. For shorter durations of use and also by the hour, a CarSharing vehicle is available to you.

In addition, finance, leasing and insurance options are available online, where reduces the purchase time to less than an hour.

This insurance is as unique as the smart itself. Backed by the experience of the Zurich Financial Services Group, a leading, internationally recognized provider of insurance and financial services, smartstart insurance give you everything you would expect from your insurance, and much more. smartstart insurance has been especially designed for the smart and it’s drivers. Apart from accidental damage and liability smartstart includes other attractive additional benefits.

Replacement cost cover

The Smartstart policy covers your smart at replacement value for the first year after registration if damage amounts to more than 80% or if it is stolen. smart body panels are covered at replacement value for the duration of the policy.

Convincing second-car provision

If your Smart is your second car, you benefit from it being classified in the lower-priced no-claim bonus class 2, at 85%, not 140%.

Extended theft coverage

If your Smart is stolen during the first year after registration or if it is damaged more than 80% following a theft, it will be covered at replacement value. After the third day, you can claim a replacement smart for a further 12 days. Immediately after that, the insurance will pay for a new smart.

Mobility accident insurance

Smart is not just another car since it is part of an complete mobility concept. That’s why the mobility accident insurance is a very useful addition to the smartstart insurance. The mobility accident insurance gives you cover in case of accidents while driving the smart or using public transport systems, such as

> railways, trams, underground

> busses, taxis

> ships, ferries

> aeroplanes and helicopters

Even as a pedestrian or while riding your bicycle you will be protected by the mobility accident insurance on your way to your workplace or as student on your way to university.

Assistance

In case of accident or breakdown the assistance of smartstart insurance keeps you mobile by providing you with a replacement car. We will also support you in case of personal emergencies (e.g. illness) while travelling. Assistance will be given 24 hours a day, 365 days a year.

The changable part of the cars also available at the smart sale points where would probably make you think you buy a new car from that point.

PLACE

§How And When Will The Smart Be Distributed?

MCC have developed 2 phases for distribution. For the first, which will be in Europe, not including United Kingdom, it began to sign up dealers in 1997. the second phase will cover the United Kingdom, Japan, Other Right-Hand-Drive Countries and United States; but the time of launch for this second phase has not been indicated.

The distributors of “Smart” are dealers; however, it’s not so easy to be a Smart dealer. A Smart “Smart” Dealer Should ;

1.Be A Mercedes Dealer (not an obligation but an important reason to be preferred)

2.Invest about 5 Million $ For The “SmartCenter”,

3.Build On Land Located Near Suburban Shopping Centers,

4.Stack The brightly colored Cars Vertically In A Glass Tower,

5.Employ min 15 People for the first year,

6.Pay A Fee Of 72$ Per New Car And 36$ Per Used Car To Support MCC’s Marketing Campaigns,

7.Pay 42000$ To Support Marketing Research,

8.Establish two Information Centers, one of which will have to be in an airport or railway station, and the other to be in a shopping center,

9.Not Violate Provisions In The Aggrement.

If the distribution channel of Smart is the dealerships, then the conditions should be convenient for entrepreneurs. However, such strict provisions may put pressure on dealers from the very beginning. In addition to this, MCC projects a gross profit of $725000 for a 5-year dealer but a “project” may not be satisfying to dealers after investing $ 5,05 million, they may want to have guarantees of return.

PRICE

The price of our new smart car will of course be an affordable number. As Smart targets dual income childless young couples, the price must be low. The core reason lying under this price adjustment that young couples who are in the earlier periods of their life cycle have a limited income. Socio-economic factors which prevent them from buying a mercedes or a Rolls-Royce at the same time causes them to buy such kind of small and affordable cars. The new car’s price is targeted to be between $9.405 and 11.402. Compared to the price of A Series of Mercedes which cost nearly $18.000 the amount one will has to pay for Smart is less.Today’s e-business environment is used to sell any kind of product, why not a car. E-selling might serve suitable price flexibility options. Our smart car is also a super-design for families who need a second car. But the case is diferent for Turkey. The price factor may disturb the lower-middle income people of Turkey. This kind of car may not be very welcome in a country where people are choosing their first car to be small as possible because of the price factor. When an automobile is presented to be a second car it must offer a good price convenience to be broadly accepted.

PROMOTION

The promotion of company products could be done through four basic channels: advertising, personal selling, sales promotion and public relations where MCC used those channels effectively on promoting Smart. In the beginning, the company carried a $50 million “street awareness” campaign in France in October 1997 that featured promotion teams handling out postcards which merely read “Reduce to the Max” without mentioning the name. After the introduction of the car to the market, many attractive ads where published in magazines like the ones behind me. Moreover, as Rana mentioned in the dealer responsibilities part, several information centers are obliged to be established in airports, railway stations and in shopping centers. While targeting relatively young customers, the Web site, where a heavy load of information could be found, designed in a dynamic concept. The site might make you think that it is living and its an undoubtful way of attracting new development-seeker customers.

Borusan Sanat Galerisi

06 Kasım 2007

Borusan Sanat Galerisi

“Çifte Bela” – 9 Şubat – 31 Mart

Sergi kıratörün seçtiği ölüm ve kişilikleri konu alan 4 ayrı eserin bir araya getirilmesiyle oluşmuş.Galeri ufak olduğu için az sayıda esere yer verilmiş. Güvenlik iyi konumlandırılmış kameralarla sağlanıyor. Üst kata çıkış için kullanılan merdiven çok rahatsız edici şekilde küçük yapılmış. Halkla ilişkileri oldukça iyi, sergi ve sanatçılar hakkında yeterli bilgi alabiliyorsunuz. Galeri İstiklal Caddesi üzerinde olmasından dolayı konum açısından avantajlı. Ziyaretci sayısı günde ortalama 90 kişi , hafta sonları artıyor.

Girişte “Bayan Aşk, Otel Magdeburg” (1998) adlı eserle karşılaşıyorsunuz. Yanmış bir 6 m2’lik ahşap kulübe ve içindeki alışmalarından oluşuyor. Eser Susan Turcot adlı sanatçıya ait. Eserler beyaz zemin üzerine füzenle yapılmış soyut portreler. İnsanların bulundukları değişik ruh hallerini ve değişik kişiliklerini yansıtıyorlar. Aslında bu kişilikler birbirine benzerlikler göstermektedir. Kendi kimliğiyle veya benzerleriyle karşılaşmak için sanatçı düşsel bir ortam olan ve aslında ölümü ifade eden yanmış bir kulübe kullanır. Bu kulübe aradığı kişiliği bulabileceği ve onla aşk yaşayabileceği mistik bir ortamdır. Böylece bütün olarak yaşam ve ölüm, aşk ve karanlık, özdeşlik ve başkalık karşıtlarında eserini oluşturur.

Girişteki ilk eserin arkasındaki boşlukta Maria Marshall adlı bir sanatçının “When I grow up I want to be cooker” (1999) adlı eseri sergilenmekte.Filmdeki çocuk sanatçının kendi oğlu ve sigara içiyor , bu bilgisayar ile hazırlanmış yaklaşık 7 saniyelik bir video filmi. Film oldukça iyi yapılmış çocuğun gerçekten sigara içtiğini zannediyorsunuz. Doğanın çocukları fiziksel anlamda benzer yarattığı gerçeğinin yanında ihtiraslı ve mistik duygularla da çocukların benzeşebileceğini anlatmaya çalışmış. Çocuk kendi içindeki kimlik çatışması sırasında çevresinin de etkisiyle bir anda çevresindeki en güçlü olanı taklit etmeye başlar ve birey özelliğini kazanır. Çocuklar birer ayna gibi büyüklerini taklit ederler ama diğer taraftan çocuk olmanın masumiyetlerini devam ettirerek kendi içlerinde kişilik savaşı verirler.

İkinci kata çıkınca Mathilde ter Heijne ait ve “İntihar Bombası” (2000) ismini taşıyan eserle karşılaşıyorsunuz. Bu eser üç parçadan oluşuyor. Bir tanesi bir video film, diğeri mumyadan çok detaylı yapılmış iki kadın figürü ve üçüncüsü ise bu video filmden alınmış bir karenin değişik şekilde boyanarak meydana getirilmiş bir resim çalışması. Mumyadan kadın figürleri gerçekten çok canlı duruyorlar. Figürler birbirinin aynısı ve tek farkları boyutları ve kıyafetleri.İki yakın arkadaşı temsil ediyorlar. Bu eserin adı “Seçilmiş İki Kişi”. Burada tıpa tıp birbirine benzeyen iki figür kendi ve çifte olma ve öteki özdeşlik ve çifte olmanın birbirinden ayırt edilemediğini betimliyor. “İntihar Bombası” adlı video filminde ise intihar eden kişilerin yaşadıkları kimlik çatışmalarında kişiliklerini bölemedikleri ve bu yüzden onu yok etmeye çalıştıklarını anlatıyor. Burada bahsedilen aşk ve umutsuzluk yüzünden gerçeleşen intiharlar değil,kişinin siyasi görüş, din gibi konularada yaşadığı bölünmelerle oluşan intiharlar. Burada anlatılan kişinin yaşadığı kimlik çatışmasına karşı intiharı çözüm olarak görmesi.

AKM

İbrahim Balaban

Resim sergisi

1921 Bursa Seçköy doğumlu olan İbrahim Balaban gençliğinde yaşadığı köyde devamlı doğayı,insanları çizerek resim hayatına başlamış ,sosyalist görüşlü sanatçı düşüncelerinden dolayı düştüğü hapisanede eskizlerini gören bir ressam arkadaşı tarafından teşvik edilmiş.Sanatçı Nazım Hikmet’ten büyük ölçüde etkilenmiş ve onun çok sayıda portresini çalışmış.Hapisanede iken binlerce çalışma yapıyor fakat bunların çoğunu atıyor.Hiçbir resim eğitimi almıyor ,devamlı çalışarak kendini geliştirmiş.Bu sergide 1941’den beri yaptığı eserler yer alıyor. Eserlerinin çoğunda köy insanını iyi bir şekilde gözlemleyerek doğayla beraber resim etmiş.Eserlerinde köy insanın mücadelesini,hüznünü,aşkını,annenin çocuğuna karşı sevgi ve özverisini görmek mümkün.Eserlerde fiziksel hareket yoğun durağanlık yok.Figürler basit ,ifadeler genellikle yüzde toplanmış.Eserlerinde köy insanını anlatırken bu insanların sefaletini eleştiren bir hava var; çizdiği zayıf kemikleri görünen hayvanlar bunu tamamlıyor.İnsanlar yorgun fakat mutsuz ve karamsar değiller,durağan bir hayatları var. Arka fonlarda genelde tarlaları ve başakları görmek mümkün.Sergi iki bölümden oluşuyor; kara kalem eskizler ve yağlı boya eserler. Karakalem eserlerin sayısı daha fazla. Karakalem çalışmalarda desenden çok konturların hakim olduğu kendine has bir tarzı var. Araştırma çizgileri kullanmamış ve çizgiler tek hareketle yapılmış ve kesintisiz. Yağlı boya eserlerinde canlı renkler kullanmış, ışığı iyi kullanarak dikkati istediği noktaya yoğunlaştırmış.

Salon iki bölümden oluşuyor;birinci bölümde sanatçının karakalem çalışmaları ağırklıkta,ikinci bölümde ise yağlı boya eserleri bulunuyor.Işıklandırma ilk bölümde kötü , bunlar sergi salonuna ait, yani her sergiye özel değiller. Açılışta 1000 civarında ziyaretçi gelmiş, ortalama hafta içi 300, hafta sonu ise 500-600 arası ziyaretçisi oluyor. Tatım amacıyla gazetelere reklam verilmiş ve basın bülteni gönderilmiş. Güvenlik sürekli sergide dolaşan görevlilerce sağlanıyor. Sergi hakkında bilgi alabilmeniz için girişte danışma bölümü var,ayrıca sanatcı sergiye geliyor.Bizde kendisiyle konuşma fırsatı bulduk ve eserleri hakkında bilgi aldık,bize düşüncelerini şu şekilde açıkladı:

·Ata göre insan değil,insana göre at çiziyorum,

·Sanat yaşantının iz düşümüdür,

·Ben insanı santimetrelik ölçülerle değil, diyalektik yöntemlerle resmediyorum,

·Ben boyaları açık – koyu, leke endişesiyle değil, figürlerimin özünde çakmaklaşan ışığı yakmak için kullanıyorum,

·Konu bir özdür, her öz kendi kabuğunu yapar.

Aksanat

Rasin Arsebük

Resim Sergisi, 22 Şubat – 24 Mart 2001

“…Benzetide yüzün ardındaki insanı bulmak pek olası değildir, o bir anlık yaşantının saptanması, oysa portre ise bir yaşam öyküsüdür….”

Rasin

1923 İstanbul doğumlu olan sanatçının ailesi çok eski bir İstanbullu . Sanatçı Galatasaray lisesi mezunu daha sonra Anadolu üniversitesi hukuk bölümünü birincilikle bitirmiş. Resimle ilk kez yüksek lisans için gittiği fransada tanışıyor.Daha sonra Türkiye’ye dönüp 3 yıl avukatlık yapmış ve fransaya tekrar giderek burada 5 yıl boyunca resim eğitimi alarak avukatlığı bırakıp ressam olmaya karar verimiş. Aldığı eğitimden sonra Türkiye’ye kesin dönüş yapıyor.Önemli başarıları 1980 yılında papa 2. Jean Paul’ün portresini yapması için çağrılması ve 1986’da dünya barış yılına itafen yaptığı resmin sergilenip dünya çapında tanınmasıdır.Sanatçı temel olarak üç konu benimsemiş :insan,hayvan ve doğa.Balık ve papağan figürleri ile portreler çoğunlukta. Eserler tuval üzerine akrilik boya ile yapılmış. Portre çalışmalarında zeminde hiç renk kullanmamış. Portreleride kendine özgü bir tarzı var, figürler zayıf uzun saçlı,özelikle büyük ve canlı gözler dikkat çekiyor. Sanatçı gözlere önem vermesini insanlar arasında ilk ve en önemli iletişimin gözlerde başladığını söyleyerek açıklıyor.Sanatçı insan yüzünün insanın hayatının yansıması olduğuna inanıyor.Sanatçı portrelerinde siyah ağırlıklı soluk renkler kullanırken doğa figürlerinde canlı renkler kullanmış.Doğal figürlerin kullanıldığı birkaç soyut tablosu var,bu tablolar canlı renkleri ve kurgusuyla sanatçının düşsel gücünün derinliğini gösteriyor. İki esrinde at figürü çalışmış,bunlardan bir tanesi Mustafa Kemal’in Atı adında; 1990 yılında yapmış ve 1 yıl kadar sürmüş ,oldukça dikkat çeken bir eser.Bunların dışında sergide sanatçının Melih Cevdet Anday’ın şiirlerine itafen yapmış olduğu karakalem çalışmaları bulunuyor, bu eserlerde gene insan yüzü işlenmiş fakat oldukça soyut bir şekilde.

Aksanat galerisi İstiklal Caddesinin girişinde olması nedeniyle avantajlı bir yerde. Uzun bir koridordan geçip sergi salonlarının bulunduğu üst kata çıkıyorsunuz. Salonlar gayet geniş ve aydınlatma iyi yapılmış. Aydınlatma sergi görevlisi tarafından özel olarak yapılıyor , aydınlatmanın yöntemini sorduğumuzda görevli bunun zamanla öğrenilen tecrübe işi olduğunu söyledi.Sarı veya beyaz ışık kullanımı ,ışığın yakınlığı uzaklığı ve miktarı, ışığın resimde nereye odaklanacağı kıriterlerinden bahsetti. Salonda devamlı bilgi alabileceğiniz bir görevli bulunmakta. Resimlerin yerleşimi sanatçı tarafından organize edilmiş.Sergide sanatçının daha önceden satılmış ve istek üzerine getirilmiş eserleri ile satılmakta olan eserleri var. 7 milyara kadar eser var ve beş adet satış yapılmış.Tanıtım olarak basın bülteni yayınlamışlar, açılışta TRT, NTV gibi kanallar çekim yapmış . Açılış için 3000 davetiye basılmış. Sergiyi günde ortalama 100 kişi geziyor. Özellikle hafta sonu en yoğun olduğu günler.Görevli sanatçının oldukça mütevazi bir kişiliğe sahip olduğundan sergiye çok az geldiğini ve geldiğinde de çok az durduğunu belirtti.

Yapı Kredi Kültür ve Sanat

Metin Eloğlu

“Kuşla Gelen Kartlar”

Resim Sergisi – 23 Şubat, 24 Mart 2001

“posta kartları boyardı,biraz eşe dosta yollamak , vermek,birazda satıp üç beş kuruş kazanmak için sanırım.nasıl satardı, nerelere dağıtırdı bilmiyorum.Karton kartlar üzerine oldukça kalın yağlı boyayla yapılmış ,kimi zaman figürlü ama genellikle soyut resimlerdi bunlar.Sıvamalar,leke istifleri,çok katlı boya içersinden kazımayla çıkartılmış biçimler…Deneyen bilir soyutun asıl tadı küçük yüzeylerden alınır; küçücük fırçalarla, bıçaklarla, büyük alanlarda at koşturur gibi çalışır ressam.Ufacık parmak hareketiyle duvar yüzlerine hakim olursanki.Buna karşılık tehlikelidir de küçük yüzey; yine ufacık bir hareketle,elin hafif bir kaymasıyla bir daha geri gelmemecesine yitip gidebilir büyü”

(Samih Rıfat, Metin Eloğlu için kartpostal arkası on metin)

1923 Çamlıca doğumlu olan sanatçı,1985 yılında vefat etmiş ve aslen şair. Sergide sanatçının kendi yazdığı şiirlere fon olması için kartpostal olarak yaptığı eserler sergilenmekte. Karton üzerine yağlı boya ile yapılan eserlerde doğal figürler kullanılmış ve soyut bir yaklaşım var.Soyutluk kimi zaman figürlerle kimi zaman renklerin farklı kullanımı ile sağlanmış. Genelde ana renkler kullanılmış. Eserlerinde sarı, turuncu, mor ve mavi ağırlıkta olan renkler. Eser bütününde çok hareketli ama bazı noktalardaki sert geçişler sanki durağanlık katıyor veya en azında dikkati biranda dağıtabiliyor. Deniz yani su temalı eserleri de bulunuyor ve gene bunlarda soyut çalışmalar.

Sergide 60 kadar eser bulunmakta.Eserler 150 milyon Lira civarında . Aydınlatmada fazla ışık kullanılmış.Ortam daha loş bırakılıp ışık eserlere odaklanıp küçük olan eserlerin daha fazla vurgulanması sağlanabilirdi. Sergi düzenlemesi görevlilerce yapılmış. Güvenlik olarak binaya girişte dedektörden geçiyorsunuz ve salonda kameralar bulunmakta.Güvenliğe gösterilen ilgiyi halkla ilişkilerde göremiyorsunuz sokaktan geçen adama sorsanız sergi hakkında daha fazla bilgi almanız olası.Salonlar oldukça geniş ve yerleşim genel olarak iyi.

AKM

Rasim Ahmet Veli ve İlder Ahmet Veli

Resim sergisi

Kardeş olan bu iki Azeri sanatçılar kendi halkının yaşantısını, özlemini dile getirmişler. Ahşap mekanlar, kasabalar, köyler, taşra evleri ana temalardan bazıları. Bu çalışmalarda Rasim Ahmet Veli daha soyut ve karmaşık eserler sergiliyor. Karamsar, sert ve bol kontrastlı kadınsı figürler yoğunlukta. Genel olarak ikisinde de aslında geçmişe özlem var. Özellikle İlder Ahmet Veli ışık ve gölge oyunlarıyla mekanlarda zemin şekil ilişkileri ile bütün bir anlamsallık peşinde. Gölgeler çok etkili ve gerçekçi. Mekanda leke gibi kalan insanlar var. Doğal renklerle günün farklı saatlerinde değişen ışık ve açıları kullanmış. Bazıları düşsel şeyler, belki de onun cenneti. Mevsimleri incelemiş. Tek tek bitkileri çalışmış; mantar, kır çiçekleri gibi.

AKM yer olarak merkezde bir yerde de olsa İstiklal Caddesindeki galeriler kadar avantajlı değil . Salonları oldukça geniş fakat aydınlatma iyi değil. Yer olarak da galeriler arasında en merkezde.

Galerist

“Aykırı İşler”

“Her aykırı işin ardında aykırı bir insan , yada aykırı bir yaşam anı vardır…”

“…Önemli sanat yapıtları, her zaman veri dediğimiz şeyleri, varoluşumuz hakkındaki bildiklerimizi yeniden keşfetmemizin , onlara yaklaşmamızın yoludurlar-bir tekrar yoğunlaşmayı sağlarlar…ve zamanın verilerin üzerinde oluşturduğ tülleri yırtıp atarlar… ”

Francis Bacon Birçok sanatçının eserinin toplandığı sergideki yapıtlar organizatör Haşim Nur Gürel ve Levent Çalıkoğlu’nun seçimlerinden oluşuyor.Sergide resim , tabak üzerine çalışmalar, boyanmış dergi gibi alanlarda eserler bulunmakta. Serginin ilanı veya reklamları yapılmamış. Galeri bir apartman dairesi yani yoldan geçen insana hitap etmiyor.Zaten galeri sahibi amaçlarının ticari olduğunu hedef kitlenin ise bilinçli ve yüksek sınıf insanlar olduğunu belirtti; galerinin yeri bu türden insanların bulunduğu bir semt olduğundan amaca uygun.Günde ortalama ziyaretçi sayısı 35-40 civarı.Güvenlik olarak girişte kamera kullanılmış,genel bir alarm sistemi var.Ayrıca eserleri sigortası var.

Apel Galeri

Şirin İskit

Sanatçının sergide 11 tane akrilik ile yaptığı eser var.Eserlerinde geometrik figürler ağırlıkta fakat figürlerde doğadan esinlenilmiş dokulara rastlıyorsunuz. Eserler tamamen canlı renklerle oluşturulmuş.Çalışmalar oldukça hareketli ,sanatçının eserlerinde yaşama sevincini ,umudu görebiliyorsunuz. Diğer bölümlerde daha önceki sergilerden kalmış eserler bulunmakta. Porselenden eserler, kurşundan kuş figürleri ,kraft kağıdından ustaca bir şekilde yapılmış insan figürlü koltuklar daha önceki sanatçıların eserleri…

Galerinin yeri oldukça kötü ,bulmakta zorluk çekiyorsunuz.Galeri halkla ilişkileri çok iyi. .Sanatçı oldukça sıcak bir şekilde bizimle ilgilendi. Gün ışığı aydınlatmayı biraz olumsuz etkiliyor. Aydınlatma ve eserlerin sergi içindeki yerleşimi sanatçı ile galerinin ortak çalışması sonucunda yapılmış..

Galeri NEV

Elvan Alpay

1968 İstanbul doğumlu sanatçı Mimar Sinan Üniversitesi mezunu .Sanatçı üç boyutlu eserle çalışmayı tercih ediyor.Gezdiğimiz sergi sanatçının ağırlıklı olarak polyesterden yaptığı eserlerden oluşuyor,daha önceki metal çalışmalarından örnekler de görmek mümkün.Sanatçı önce kalıplar hazırlıyor, daha sonra erimiş haldeki polyesteri bu kalıplara boşaltıp içersine çeşitli figürler ekliyor. Figürlerde oldukça basit bir yaklaşım var muz, karpuz gibi öğelerden oluşuyor. Sanatçı bu yöntemi geliştirmek için 6-7 ay kadar çalışmış. İlk başta polyester yerine yumuşak silikon düşünmüş ama pahalı olduğu ve az bulunduğu için vazgeçmiş. Bütün bunları kendi atölyesinde yapıyor.Metal işlerindeki hançerleri ustalara döktürmüş.Bu hançerler kendi yumuşak yapısıyla bir çatışma gösteriyor. Sanatçı çağdaş sanatta yapılmamışı arıyor ve kendini tekrarlamıyor. Kaygısı yok ve cesur.

Galeri basık bir yerde,fakat bu civardaki galeriler zaten yoldan geçen adamdan çok daha nitelikli ve galerinin yerini bilen bir kesime hitap ediyor. Eserlerin fiyatları 4-5 milyar arasında değişiyor.Sergi ekonomik krizden etkilenmiş ,serginin ikinci haftası olmasına rağmen satış yok.Ziyaretçi sayısı günde ortalama 20-25 kişi . Eserlerin yerleşimi ve lokal aydınlatması sanatçının denetiminde yapılmış. Güvenlik önlemi olarak kameralar kullanılmış. Tanıtım amacıyla basına bültenler ile haber veriyorlar.Ayrıca çeşitli televizyon kanalları gelip çekimler yapmış.

SANAT TARİHİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

GÖKSEL ELMAS 298527

Kent Mobilyaları

06 Kasım 2007

KENT MOBİLYALARI

Kent mobilyaları, bir kentin planlanması, yaşama mekanlarının örgütlenmesi kadar öncelik verilmesi gereken önemli şehir kimliği öğeleridir.Sokağa çıkıp baktığımız her şey bu kimliğin belirleyicisidir. Kentlerimiz şu anda bir kimlik bunalım içerisindedir.Yerel yönetim lerin bu konuda etkileri büyüktür. Projemizde amaç kargaşaya son verecek ve ortak bir dile ulaşabilecek tasarım geliştirmek olmalıdır.

Şehirlerdeki görsel kaos içerisinde kent mobilyalarının (çöp kutusundan, oturma gruplarına kadar ) ilişkisizlik söz konusudur. Bilinçsizce seçilen renk, malzeme ve sistem kullanımı, tutarsız tasarımlar büyük zaman kaybına yol açmaktadır.

Kentsel dış mekanların düzeni ve kullanılabilirliği, insanın günlük hayatına olumsuz yada olumlu katkıları vardır.Kaldırımların düzeni, çöp kutularının ulaşılabilirliği gibi… Kentsel dış mekanların kullanılabilirliği o mekanın organizasyonunda kullanılan kent mobilyalarının uyumu ile yakın ilişkilidir. Yanlış detay, malzeme ve konumlandırmadan dolayı çöplük haline gelmiş çiçeklikler, kırık dökük banklar, sokak lambaları, kirletilmiş, yırtık ilan panoları, düzensiz kaldırımlar, okunamayan sokak panoları, düzensiz kaldırımları düzensizliğin göstergesidir diyebiliriz.

“Bir toplumun kültürel gelişmişlik düzeyi, kaldırım yüksekliğiyle ters orantılıdır” tanımı akla araçların park etmesini önlemek için her gün biraz daha yükseltilen kaldırımlar geliyor.Yöneticilerin bulduğu sözde pratik engellemeler oluyorlar.

Türkiye’de kentsel dış mekan düzenlemesiyle ilgili ilk çalışmalara Beyoğlunda rastlıyoruz. 1857’de 6. belediye dairesinin kurulmasıyla birlikte, İstanbul’daki ilk imar hareketleri de başlamıştır.Galata – Beyoğlu hattı gazlı sokak lambaları, çöp tenekeleri v.b. kentsel mobilyalarla donatılıyor ve yol kaldırımları düzenleniyor.

Le Corbusise “ Yaşadığı kenti oluşturan insan, aynı zamanda o kentle birlikte biçimlenir” demiştir. Fakat ülkemizde bu özellikle 1950’lerde kentlere göç ile birlikte doğduğu ve alıştığı kültüre benzetme, uydurma çabası yüzünden kaosa dönüşmüştür.Oysa uyğar bir çevrede uyğarca yaşamanın yolu kentli olmaktan geçiyor.Kentlerin giderek uyumsuzlaşması ve aşırı nüfus birikimi, toplumsal yaşamı bozarken kentsel yaşam kalitesini düşürüyor.Kentsel çevrenin ve kent mobilyalarının önemide buradan başlıyor.Bir kentin sokak ve meydanlarını donatan mobilyaları, o kentin kimliği ile ilgili ipuçları verir. Bu mobilyaların doğal çevreyle uyumu, amaca uygunluk ve kullanışlılığı ile üretildiği malzemeye sayğılı olup, olmaması, o kentin uygarlık düzeyinin de göstergesidir.

MSÜ mimarlık fakültesi öğretim üyesi Doc. Dr. Oğuz Bayrakçı kent mobilyalarının rolünü şöyle degerlendiriyor.Bir tanıma göre kent içerisinde barındırdığı farklı varlık alanlarında yer alan devingen, birbiriyle ilişkili sistemin tümüdür.Bu sistemler, kişilerin yaşam tarzı, toplum kişiliği, kurumsal, özel yada mekanlar ile kent doğası tüm kent öğeleri olabilir.

Tasarımların estetik açıdan değerlendirilmesi:

1-Zemin taşıyıcı sistem ilişkisi

2-İşlevsel ve sembolik açıdan algılanması

3-Çevre ile uyumu

4-Doğal yıpranmaya karşı dayanıklılıkları

5-Tahribata karşı dayanıklılıkları

Diğer önemli bir konu ise kent mobilyalarına karşı düzenlenen saldırı ve tahribatlardır.Vandalizm de denilen bu saldırılar toplumdaki sosyokültürel eksikliklerle ilgilidir.Kent mobilyaları dünyada toplumsal şiddete en çok hedef olan elemanlardır. Ne tür malzemeden yapılırsa yapılsın boyutları ne olursa olsun, ülkelerin gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun kent mobilyaları kötü kullanılabiliyor.

Çevresel koşullar kent mobilyalarının tasarımında ele alınması gereken bir diğer faktördür.Bu elemanlar ısı, ışık, ses, nem gibi dış çevre faktörlerinden etkilenmeyecek malzeme ,detay ve konumda olmalıdır.

N. ASU ÖZDEMİR 4691

Ağaç Malzeme (Ahşap) Evler

06 Kasım 2007

AĞAÇ MALZEME (AHŞAP) EVLER

Ağaç malzemenin yangına karşı gayet hassas oluşu ve piyasada pahalı satılışı, ahşap yapıları ve bilhassa bina yapımını çok daraltmıştır. Nitekim bugün büyük şehirlerimizde ağaç malzemeden ev inşa etmek yasaklanmıştır. Bu itibarla ahşap ev yapımı, bugün daha ziyade orman kanunundan faydalanan köy ve bazı kasabalarda görülmektedir.

Memleketimizin bilhassa ormanlık mıntıkalarında uygulanmakta olan ve tüketime etki yapan belli başlı ahşap yapı sistemleri ve kısımları aşağıda sıra ile izah edilmiştir.

I. BLOK EVLER

Blok binalara, memleketimizin ormanlık mıntıkalarında çantı adı verilir. Daha ziyade Karadeniz orman mıntıkasında rastlanan bu çantı yapılar 0,30 – 0,35 m. Çapında kabuğu soyulmuş yuvarlak gövdeli ağaçların yatay sıralar halinde üst üste dizilmesinden meydana getirilen pek iptidaî bir yapı tarzıdır.

Her türlü teknik bilgiden yoksun olarak ve tamamıyla mahalli görgüye istinat ettirilerek inşa olunan bu tip binalarda, esaslı bir temel görülmemektedir. Zemine münferit konulan iri taşlar veya çok alçak örülen kuru taş duvarlar, binanın temel vazifesini görür ve alt tomruk sıraları bunun üzerine oturtulur. 8-10 tomruk sırası bir kat teşkil eder. İkinci ve son kat bunun üzerine çıkılır. Hava tesirlerinin binaya girmemesi için tomruk aralıkları iç taraftan bir çamur tabakasıyla örtülür.

Lüzumundan fazla ağaç malzemenin kullanılmasına sebep olduğundan ormancılık bakımından zararlı bir yapı tarzıdır. Bu itibarla, çantı tarzında inşa olunan bütün yapıları yasak etmiştir.

II. KALAS EVLER

Karadeniz mıntıkasının orta kesimlerine isabet eden orman köylerinde görülen özel bir yapı tarzıdır. Mahallî olarak Kandil yapı veya daraba adı verilir.

Bu tip yapılar, 5-6 cm. kalınlığında ve 0,20-0,25 m. Genişliğinde hızar ile biçilen kalasların, çantı evlerde olduğu gibi birbirleri üzerine dizilmesiyle meydana getirilir. Köşeler, boğum adı verilen geçme şeklinde kenetlerle sıkıca birbirlerine bağlanırlar. Hava tesirlerine mahfuz bulundurmak için iç kısımlar sıvanır veya kaplanır.

Tamamen gelenek ve göreneklere uyularak inşa olunan bu tarz yapılar da çantı sistemi gibi, ağaç malzemenin rasyonel olmayan şekilde kullanılmasına yardım eder. Bu nedenle Orman Kanunu gereğince hazırlanan Yapı Talimatnamesi ile bunlarda yasaklanan yapı sistemleri arasına sokulmuştur.

III. AHŞAP KARKAS EVLER

Taşıyıcı elemanları iskelet şeklinde tertiplenen bir yapı sistemidir. Binaya intikal eden yükler, dikme, taşıyıcı kiriş ve bunlar arasında boşlukların daraltılmasını sağlayan ara dikmeler tarafından karşılanır.

Ahşap karkas binalar, zemin seviyesinden en az 0,50 – 0,60 m. Kadar yükseltilen sağlam kârgir veya beton temeller üzerine oturtulur. Bu temeller, daha önce izah olunduğu gibi ortalama, 0,50 m. Genişliğinde ve 250 dozlu çimento harçlı moloz taş duvar olarak yapılır. Bodrumlu binalarda temele, 0,10 m. Kadar fazla bir genişlik verilir. Duvarların üstü 0,10 m. Kalınlığında dökülen demirli beton hatıl ile tesviye olunur ve üzerine çürümemesi için katran ve bitümlü maddelerle sürülen 10×10 cm. ebadında taban ağaçları uzatılır. Ve bu taban ağaçları su basmana sıkıca raptedilir. İskeleti teşkil eden ve kat yüksekliği kadar alınan 10×10 cm.lik dikmeler, 0,50 – 1,50 m. Aralıkla bu taban ağacı üzerine bastırılır.

Dikmelerin üst kısımlarına 10×10 cm. ebadında başlık kirişleri konulur. Taban ve başlık kirişleriyle esas ve ara dikmelerin meydana getirdikleri boşluklar, simetrik olarak daha küçük ebatlardaki arakiriş (boyunduruk) ve yatık dikmelerle (payanda 6/10 cm) kullanılarak dolgu malzemesinin cinsine göre daraltılır.

Yatık dikmeler, taban ağacı ile 45 ve 60 derece teşkil edecek şekilde ve aynı zamanda pencere ve kapı boşluklarına mâni olmayacak vaziyette tertiplenir. Ahşap karkas binalarda kat yüksekliği en çok 2,90 m. olarak alınır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.jpg[/IMG]

Tek Katlı Ahşap Karkas Bir Binanın Cepheden Görünüşü

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.jpg[/IMG]

İki Katlı Ahşap Karkas Bir Binanın Cepheden Görünüşü

Tamamlanan ahşap bina iskeleti aralıkları, taş, tuğla ve kerpiç gibi çeşitli yapı malzemelerinden biriyle doldurulur. Bu takdirde binaya sıva yapılır veya boşluklar dış taraftan tahta ile kapatılır.

1. Taş Dolgulu Ahşap Karkas

Mıntıkada kâfi miktarda dolgu taşı mevcut olduğu takdirde ahşap iskelet araları, bu malzeme ile doldurulur ve sağlam olması içinde boşluklar mümkün olduğu kadar daraltılır. Alt sıralardan başlanmak suretiyle 10-15 cm. büyüklüğündeki yassı taşlar, kireç, çimento harcı ve hatta çamur kullanılarak ahşap aralarına üst üste sıralanır. Bu şekilde yapılan dolgu duvarlara hımış adı verilir.

Duvarı dış tesirlerden korumak ve aynı zamanda binaya güzel bir görünüş vermek maksadıyla bunlar, dıştan ve içten sıvanır. Sıvanın ahşap iskeleti iyice tutması ve sonradan çatlayıp dökülmemesi için de duvar yüzlerine sıva teli kaplanması gerekir.

2. Tuğla Dolgulu Ahşap Karkas

Tuğla, taşa nazaran daha hafif ve daha iyi oturan bir yapı malzemesi olduğundan, tercihen kullanılması uygun olur. Ahşap iskelet boşlukları, tuğla sıraların konulacağı vaziyete göre aralanır. Dolgu tuğlaları, duvar kalınlığına uygun olarak ya yarım tuğla ya da tam tuğla şeklinde dizilir. Bu maksat için kireç, çimento veya takviyeli harç kullanılır. Sıvanın ahşap iskelete iyice yapışması ve sonradan düşmemesi içni ağaç malzeme üzerine ince kafesli bir sıva teli germek faydalıdır.

3. Kerpiç Dolgulu Ahşap Karkas

Taşın bulunmadığı, tuğlanın pahalı tedaki edildiği arit ve sömiarit mıntıkalarda iskelet binaların boşlukları, normal tuğla ebadındaki dolgu kerpici ile kapatılır.

4. Bağdadi Binalar

Ahşap karkas binaların iskelet aralıkları içi boş duvar olarak iki taraftan çıtalarla örtülmek ve üzerine sıva yapılmak suretiyle meydana getirilir. Aralıklar, daha önce izah olunan taş, tuğla ve kerpiç dolgulu binalardakinin aksine, fazla daraltılmadan çıtalanır. Çıta çakılması, binanın her tarafında tamamlandıktan sonra sıva işine geçilir.

İlk önce katıklı çimento harcı ile kaba bir sıva vurulur. Bununla çıta aralıkları iyice kapatıldıktan sonra üzerine ince sıva yapılır.

5. Tahta Kaplamalı Karkas

tahta ile kapatılacak karkas binalar daha iskelet kısmı yapılırken dikme aralıklarının mevcut tahta uzunluklarına göre ayarlanması icap eder. Bu maksat için 2 – 2,5 cm. kalınlığında ve 0,18 – /,22 m. genişliğinde rendelenmiş tahtalar kullanılır. Kaplama tahtaları, binanın aşağı kısmından başlanmak ve kenarları biri diğerinin üzerine bindirilmek suretiyle yatay sıralar halinde çivilenir. Bu şekilde çivilenen tahtalardan yağmur, duvara nüfuz etmeden aşağı tarafa doğru süzülerek akıp gider. Bunların en basiti rendelenmiş tahtaların birbiri üzerine bindirilerek çivilenmesinden meydana getirilen Yalı baskısı şeklinde olanıdır. Yapının durumuna, muhitin özelliğine uyularak Geçme Tahta kaplamalarda kullanılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.jpg[/IMG]

Karkas Binalarda Kullanılan Tahta Kaplama Şekilleri

6. Ahşap Dolgulu Karkas

Ağacın kolaylıkla temin edilebildiği ormanlık mıntıkalarda ahşap karkas olarak yapılan köy evlerinin dolgu malzemesi, geniş ölçüde ağaç malzemeden yapılmaktadır. Dizeme adı verilen bu ahşap binaların iskelet aralıkları yatay sıraların üst üste, düşey sıraların yan yana dizilmesiyle kapatılır. Bu tip yapılar yasak edilmiştir.

IV. AHŞAP DÖŞEME VE TAVANLAR

Ahşap binaların kirişlemeleri üzerine döşeme, alt tarafından tavan kaplanır. Bu itibarla binanın iki katını birbirinden ayıran yatay b ölmede, bu iki yapı kısım bir arada görülür.

1. Ahşap Döşemeler

Diğer döşeme cinslerinde olduğu gibi ahşap döşemelerde de, taşıyıcı vasıflarıyla beraber katlar arasında ses ve ısıyı tecrit bakımından önemli vazifeleri vardır.

Ahşap döşemeler, genel olarak kirişler ve bunlar üzerine dik vaziyette konan döşeme tahtalarından oluşur.Döşeme Kirişleri : Yapılarda kullanılan bütün kirişler gibi döşeme kirişleri de 5 / 7 oranında ve dikdörtgen kesitlidir ve daima dar ebadları üzerine oturtulur.Kirişler, yapının daima dar açılığı istikametinde döşenir ve taşıyıcı duvar veya kiriş üzerine oturtulur. Buna Kirişleme adı verilir. Kirişleme yapılırken kullanılan ağaç malzemenin özürsüz ve kusursuz olmasına dikkat edilir.

Kirişler, geniş açıklıklarda eklenmek icap eder. Kirişlerin duvara giren ve oturan yüzleri rutubet tesiriyle çürüyerek mukavemetinden kaybetmemesi için bu kısımların izalasyonu gerekir.

Döşeme kirişlerinin, bina dış duvarlarına tespiti çok faydalıdır. Bu itibarla 3-4 kirişten bir tanesi, 0,50 – 0,70 m. uzunluğundaki ankraj demirleri veya bağlama demirleriyle dış duvarlara raptedilir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.jpg[/IMG]

Bir Binanın Döşeme Kirişlemesi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.jpg[/IMG]

Döşeme Kirişlerinin Duvarlara Bağlanış Biçimleri

Döşeme (Tavan) Şekilleri : Ahşap döşeme şekillerinin en basiti, bakkal tavanı adı verilen döşeme tipidir. Alt taraf yani tavan kısmı açıktır. Bu sebeple ses, ısı bakımından iyi bir tecrit vazifesi göremezler. Fakat haşere ve farelerin barınmasına müsait olmadığından bilhassa basit binalar için tavsiye olunur. Ucuz ve hafif bir döşeme şeklidir.Bakkal tavanı şeklinde yapılan döşemeler, aşağıdan bakıldığı zaman kirişlerin görünmemesi ve aynı zamanda pek cüz’i de olsa ses ve ısı tecridi temini için alt kısımları tahta veya muhtelif cins levhalarla kaplanır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.jpg[/IMG]

Ahşap Döşeme (Tavan) Şekilleri Alt kısımları kapatılan ve daha ziyade ikametgâh olarak kullanılan binaların döşemelerinde, ses ve ısı izalasyonunu sağlamak maksadıyla kirişler arasına takriben 7 cm. kalınlığında bir kum ve cüruf tabakası serilir.

Bazı hallerde döşeme kirişleri altına bağdadi duvarlarda olduğu gibi dar aralıkla çıtalar çakılır ve üzerine vurulacak sıvanın iyi tutması için rabist teli adı verilen ince delikli bir tel gerilir. Bilahare üzerine sıva yapılır.

Bunlardan başka, ses ve ısı izalasyonunu arttırmak maksadıyla döşeme kirişlerinin yan yüzlerine 5/5 cm. ebadında kadronlar çakılarak kapak tahtalarıyla bölmeler meydana getirilir. Bu bölmelerin döşemeye ses ve ısı kazandırması maksadıyla içine tecrit maddesi yayılır. Tecrit maddesinin tahta aralıklardan aşağıya dökülmemesi için bölmedeki kapak tahtaları üzerine ruberoit serilir veya kil harcı sıvanır. Döşemenin alttan muntazam bir şekilde görünmesi için kiriş üzerleri tahta ile kaplanır. Süpürgelikler : Sıvanın, döşemeye yakın kısımları, gerek temizlik sırasında ve gerekse ayak ve sandalye çarpmalarıyla bozulur. Bunu önlemek maksadıyla sıvanın bitip, döşemenin başladığı kısma çepçevre, 0,05 – 0,10 m. genişliğinde ve 2 – 2,5 cm. kalınlığında Süpürgelik adı verilen bir tahta çakılır.2. Ahşap Tavanlar

İki kat arasındaki döşeme kirişlerinin üst tarafına döşeme kaplandığı, alt kısmına da tavan yapıldığını söylemiştik. Bu haliyle mevcut kirişler, üstten tesir eden yüklere göre ebadlandırılır. Halbuki üstüne döşeme yapılmasına lüzum hasıl olmayan çatı katındaki tavanlar, daha az ağırlığa maruz kalacağı düşüncesiyle daha küçük ebaddaki kirişlerden oluşturulur. Bu kirişler eksenden eksene 0,50 – 0,75 m. ve hatta 1,0 m. aralıkla tertiplenir. Bununla beraber tavan kaplamasında kullanılacak tahtaların boyunu kiriş aralığının tespitinde, daima göz önünde bulundurmak gerekir.

Tavan tahtaları ya düz kenarlı olur, bu takdirde kurulduğu zaman aralıkların açılmaması için çıtalarla muntazam olarak süslü bir şekilde kapatılır veya kenarı, ortası kordunlu tahtalardan seçilir.

Bazı hallerde dürolit kontrolit ve elka gibi lif levhaları veya sunta gibi yonga levhaları ve yahut kontrplak gibi malzemeler kullanılarak ve ek yerleri çıtalarla kapatılarak tavanın hafif olması ve güzel görünmesi sağlanır.

3. Ahşap Merdivenler

Merdivenler hangi malzemeden yapılırsa yapılsın çıkış ve inişi kolaylaştırmak maksadıyla basamaklar için şu ölçü kabul edilmiştir.

2 h + L = 63 cm.

h = Basamak yüksekliği 16,5 cm. alındığı takdirde,

L = Basamak genişliği 30 cm. olur.

Bugünkü imar yönetmeliklerine göre apartman, okul, otel ve sinema gibi binaların iç ve dış merdivenleri, ağaç malzeme ile yapılamaz. Ancak bir ailenin ikametine tahsis edilen kır evi, villâ gibi meskenlerin ağır yükle ilgili bulunmayan servis merdivenleri ve girişlere güzel bir görünüş vermek için yapılan dekoratif mahiyetteki merdivenler, ahşap olarak inşa edilebilirler.

Ahşap merdivenler tek kollu, iki kollu (sahanlıklı, döner tiplerde) ve minare merdiveni olmak üzere muhtelif şekillerde yapılır.Ahşap Merdiven Cinsleri : Ahşap olarak inşa olunan merdivenler, umumiyetle iki yan tarafa uzatılan eğik kirişlerle, bunlar üzerine oturtulan basamaklardan teşekkül eder.Merdivenler, rıhtlı ve rıhtsız olmak üzere muhtelif şekillerde yapılırlar. Basamakların yerleştirilmesine göre ahşap merdivenleri, gömme, çakma ve geçme olmak üzere üç kısma ayırmak mümkündür.Gömme Basamaklı Merdivenler :Ağaç malzemeden yapılan merdivenlerin en basit şeklini, rıhtsız olarak yapılan gömme veya sürme basamaklı merdivenler teşkil eder. Bilhassa ahır, samanlık ve çatı vs. gibi önemsiz yerlerde kullanılır.Gömme basamaklı merdivenlerin kenarlarına konulan esas kirişler, bazen düz, bazen de döner bir şekilde kavisli olarak yapılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.jpg[/IMG]

Gömme Basamaklı Ahşap Bir Merdiven

Çakma Basamaklı Merdivenler : Bu tip merdivenler içinde iki tarafa, 5-7 cm. kalınlığında ve 0,23 – 0,28 m. genişliğinde yani basamakların rahatça çakılabileceği ebadda yan kirişler uzatılır. Basamaklar, belli aralıkla bu kirişlere çakılan yastıklar üzerine oturtulur.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.jpg[/IMG]

Çakma Basamaklı, Ahşap Bir Merdiven Bu tip merdivenlerde rıhtsız yapılır, yani basamak aralıkları açık bırakılır.

Geçme basamaklı merdivenler : Umumiyetle kat merdivenleri, bu tipte rıhtlı olarak yapılır. Basamak ve rıhtlar birbirlerine ve limon kirişlerine geçmeli bir şekilde tutturulur.[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.jpg[/IMG]4 – 5 cm. kalınlığında alınan basamak tahtalarına uçtan 4 cm. kadar içeride yani rıhtın isabet ettiği yere yuva açılır. Rıht buraya geçirilir. Alttan ise basamak yanına vidalanır. Böylece üstten geçmeli, alttan vidalı olarak birbirine sıkıca bağlanan basamak ve rıhtlar yanlardan 2,5 cm. kadar limon kirişlerine sokulur. Basamaklar, kirişlere yerleştirildikten sonra, alt ve üst kısımlarda en az 3 – 5 cm. kadar bir parça bırakılmalıdır.

Geçme Basamaklı Ahşap Bir Merdiven

Esas kirişler, kat döşeme kirişlerine geçmeli olarak dayandırıldığı gibi sahanlık girişlerindeki babalara zıvanalı geçme şeklinde de oturtulur. Merdiven altına sıva yapmak icap ettiği takdirde basamaklar, alttan kısa aralıklı olarak çıtalanır. Üzerine sıva teli gerildikten sonra sıva vurulur. Bazı hallerde sıva yerine tahta kaplama yapılır. Bu takdirde tahtalar, enine veya boyuna tertiplenerek çakılır.Merdiven Korkulukları : Merdivenlerin korkulukları parmaklık ve küpeşte olarak iki kısımdır.1.Parmaklıklar : Ahşap merdiven parmaklıkları umumiyetle ağaç malzemeden köşeli, torna ile yuvarlaklaştırılmış ve süslü olarak muhtelif şekillerde yapılır. 0,14 m. ara ile konulan bu parmaklıklar, daha ziyade basamaklar üzerine dikilir. Budaksız, iyi cila tutan sert ağaçlardan elde edilmesi şayanı tercihtir. İnce çubuk demirden süslü bir şekilde yapılan parmaklıklar ekseriyetle yandan limon kirişlerine tutturulur.

2.Küpeşteler : Sert ağaçlardan avuca iyice oturacak şekilde pek çeşitli profillerde yapılır. Küpeşteler, kavislerde kısa parçalı, düz kısımlarda ise uzun parçalı olarak tertiplenir. Ek yerleri, kırlangıç kuyruğu göğüslü geçme veya çivili bindirme ek şeklinde olur. Parmaklık kısımları demirden yapılan ahşap merdivenlerin küpeşteleri ağaç malzeme olarak tertiplenir.

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ ORMAN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

İNŞAAT BİLGİSİ DERSİ ÖDEVİ

AHŞAP EVLER,

AHŞAP MALZEME EVLER

Serkan GÜLSOY

9912001033

ISPARTA – 2000

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG]

Ahşap Pencereler

06 Kasım 2007

AHŞAP PENCERELER

Ahşap pencereler ahşabın olumlu özellikleri nedeni ile asırlardır kullanılmış bugünde aynı kullanım değerini koruya gelmiştir. Ahşap pencere iyi korunursa hava etkileri ile değişmez. Yağmura, güneşe, havadaki çeşitli gazlara, soğuk ve sıcağa dayanıklıdır. Hafiftir, gereği kadar serttir, işleme tekniği açısından uygundur, her biçime uyar, her isteği yerine getirebilir. Ahşap başka hiçbir malzemede olmayan özelliklere sahip olduğu için pencere yapımı için en uygun malzemedir. Diğer malzemelerle kolaylıkla birleştirilebilir.

Değişen hava şartlarına uygun ahşap seçimi iyi bakım, gereği gibi kurutma deformasyonları önlemeye yardımcı olur. Ahşap pencere özellikle konut yapımında oldukça düşük olan maliyetinden dolayı her zaman için geçerlidir. Isı kabı az olduğundan ısıtma masrafının azaltılmasına yardımcı olur. İç hacim rutubeti ne olursa olsun ahşap yüzeylerinde su buharı yoğuşması olmaz.

Doğramalık Ahşabın Seçimi

Pencere doğramaları için kullanılan ahşap çıralı çamdır. Sarı veya kara çam olabilir. Çıralı çamın yapım sırasındaki rutubeti en çok %12-20 olmalıdır. Çürümüş ahşap kullanılmaz. Mavi renklenme olabilir. 1 metre uzunlukta bulunduğu yüzeyin kısa kenarın 1/3’nü geçmeyen çapta yalnız bir tane bulunabilir. Budaklar parçaların birleşim noktalarına getirilmez. Kaynamamış düşücü budaklar çıkarılır. Yeri sağlam ahşapla doldurulur. Dolgu parçasının lifleri ana parçanın lifleri doğrultusunda olur. Bu tamir parçaları 1 metrede 2 adetten fazla olamaz. Çatlaklar bir yüzde kalmak üzere 1milim geniş 5 cm uzun olabilir. Daha iri çatlaklar doldurularak tamir edilir.

Ahşabın lifleri eğri olmamalı, içinde reçine keseleri bulunmamalı, 5mm geniş 5cm uzun keseler varsa temizlenerek tamir edilmelidir. Yapımda piyasada her zaman bulunabilecek standart ölçülere uymalıdır. Bu nedenle 4 m uzunluğu ve 5cm ve katlarını aşmamak lazımdır. Kasa, kanat ve kayıtlar eksiksiz yapılmalıdır. Yapımı tamamlanan pencerelerin atölyeden çıkmadan evvel bezir ve bir kat astar boya ile boyanması ahşabın rutubetini sabit tutabilme ve deformasyonları önleme bakımından yararlı olmaktadır. Atölye ve şantiyede hazırlanmış olan doğramaların depolama sırasında bir birine dokunmadan aralarına latalar yerleştirilerek istif edilmesi ve kapalı hacimlerde tutulması gerekir.

Pencerelerin Görevi

·Pencere binalarda en çok görevi olan yapı elamanlarından biri olması nedeni ile binanın kullanış olanaklarına ve içindekilerin sağlık ve yaşamını büyük ölçüde etkiler.

·Pencere iç hacimlerle dış dünyanın bağlantısını kurar. Hacimlere gün ışığı, güneş ve temiz hava sağlar. Kışın yağmur, kar, rüzgar ve soğuktan yazın yüksek ısı ve güneş ışınlarından korur. Sokak gürültüsünün de önlenmesi de pencerelerin görevleridir. İçeriden dışarının görülmesini sağladığı gibi, dışarıdan görünmeyi önler.

·Bütün bu görevlerin yanında pencere bina dış yüzeyinde ve iç hacimlerde düzenlenişi biçimi ve boyutları ile estetik açıdan da büyük katkıda bulunur.

Bir pencerenin yerine getirmesi gereken görevler şöyle özetlenebilir:

1-) İç hacimlerin yeterli ölçüde aydınlanması

2) Etkili bir havalandırma,

3) İç hacimlerin dışla bağlantısını kurma,

4) Hacimlerin yerleşme düzenine katkıda bulunmak,

5) Sıcak, soğuk, yağmur, rüzgar ve gürültüye karşı korumak,

6) Işığa ve güneşe karşı korunum sağlamak,

7) Kolay kullanış ve rahat temizlik yapmayı sağlamak

8) Ekonomik oluş, yapımda ucuzlukla beraber diğerinden kaybetmemek ve az bakım masrafı ile korunumun sağlanmasıdır.

Bütün bu nedenlerle bir pencerenin boyutları biçimi bütün içinde düzenlenmesi ve yapısal açılardan titizlikle incelenerek seçilmesi gerekir.

Gün Işığı İle Aydınlatma

Bir hacmin maksada yararlı bir şekilde ışıklandırılması pencere boyutlarının yeterli ve maksada uygun seçilmesine bağlıdır. Büyük şehirlerde yaşayan insanın günlük yaşantısının 21 saati kapalı hacimlerde geçer. Buralarda görme, doğal veya yapay ışıkla sağlanır. Görmeyi sağlayan kesin bir ışık şiddeti belirlemek olasılığı yoktur. Ancak 40-80 lüks görme için gereklidir.

Görmeyi sağlayan ışığa karşı ruhsal açıdan rahatlık sağlayan ışık şiddetini saptamak olasılığı yoktur. Ancak güneş ışınlarının olumu etkisinin nedeni bellidir. 400 mm dalga boyundaki ışık kanda kamçılayıcı bazı maddelerin oluşmasına yardımcı olduğu bilinmektedir. Dışarıda tam kapalı gök olması halindeki ışık görüş için yeterli ışıktır. Güneşi az bölgelerde güneşin ruhsal etkisi göz önünde tutularak içinde oturulan veya çalışılan hacimlerin güneşe göre yönlendirilmesi gerekir.

Oturma, çalışma, çocuk odaları hatta mutfak evin güneş alan yönünde tertiplenmelidir. Ev kadınının günün oldukça bir bölümünün mutfakta geçirmesi bunu zorunlu hale getirilir. Yatak odaları doğu, batı hatta kuzeye bakabilir. Çünkü güneşin olmadığı saatlerde kullanılır. Oturma hacimlerinde yeterli ışık sağlamak için pencere büyüklüğünü oda yüzeyi metrekaresine göre veya içindeki eşya ve buna benzerin durumuna öre saptamak yeterli olmak. Yapılan incelemeler 1/3, 1/5, ½ orantılar vermiştir. Böyle olmakla beraber sürekli oturulan hacimlerde 1/6-1/10 döşeme yüzeyi=pencere yüzeyi olarak kabul edilebilir.

Hacmin ortasında pencere önünden ölçülen derinliğin yarısında yerden 80-100 cm yükseklikteki P noktasında ışık şiddeti 50 lüksten az olmamalı ve yan duvarlardan 1m uzaklıkta bu miktar % 1’den fazla fark etmemelidir. Pencerelerin gelen doğal ışığa bağlı olarak hesap edilip boyutlandırılmasının uygun olacağı doğru olmakla beraber alt katların büyük pencereli üst katların gittikçe küçülen pencerelerle düzenlenmesi binadaki kitle birimlerine nadiren uygun düşer. Ekseri pencereler. Mimari düzenleme nedeni ile birbirlerine uygun olarak boyutlandırılırlar. Bu nedenle bazı nedenlerle, bazı hallerde aydınlatma bakımından en uyumsuz pencereyi uygulamak zorunda olabilir.

Havalandırma

Pencereler aracılığı ile havalandırma rüzgarın binanın iki yüzeyinde doğurduğu basınç farkından veya dış ve iç ısı farkları ile sağlanır. Havalandırma kanatları pencerenin alt kenarında temiz hava girişi üst kenarında ki kirli hava çıkışı sağlayacak biçimde düzenlenir bu giriş çıkışın döşeme ve tavan sayesinde olması havalandırmayı daha etki hale getirir ve özellikle döşeme seviyesindeki kirli havanın değişmesi mümkün olur. Hem rüzgarla hem de iç dış sıcaklık farklarından faydalanarak yapılacak havalandırmayı sağlayabilmek için hava giriş çıkış kanal veya kanatlarının ayrı ayrı 300 cm2 olarak kabul edilmesi uygun olmaktadır.

Havalandırma kanatlarında yağmur etkisi de göz önünde tutularak bir değerlendirme yapılırsa hava giriş çıkış kanatlarının ya dışa yada her ikisinin de iç açılması gerektiği görülür. Yağmur etkisi göz önünde tutulmadığında düşey sürme pencereler sürekli havalandırma bakımından uygun pencerelerdir. Ayarlanabilir havalandırma kapakları hacim içinde zararlı olabilecek aşırı hava akımını önler. Yan dönel, alt dönel, yatay sürme, düşey eksenli paralel açılan pencereler sürekli havalandırma içi n elverişli değildir. Boy yüksekliği içinde hızlı hava akımına neden olurlar. Düşey sürme ve üst dönel açılışlı pencereler ayarlanabilir hava akımı sağlayabilirler.

Hava giriş çıkış kanalları ayarlanabilir olmalıdır. Yan dönel açılan pencereler sürekli havalandırma için uygun değildir. Soğuk havada hacmin soğumasına sebep olabilirler. Sıcak sakin havada iç dış hava aynı ıs derecesinde kalacağından faydasız olur. Tek noktadan örneğin; yalnız pencere altı veya döşeme üstü yada lento veya pencere üst kenarındaki hava kanalı akım sağlayamadığından hemen hemen etkisiz kalır. Başka olanak yoksa yan dönel açılan pencerelerde havalandırma kısa süreli kesintili bir şekilde yapılabilir. Ancak odanın havası soğumadan pencere kapatılır.

İç Dış Bağlantı

Pencerelerin görevlerinden biride iç dış bağlantıları kurmaktır. Kurulacak bu bağlantılar görse, fiziksel ve ruhsal bağlantılardır. Görsel bağlantı içten dışın gözle kavranmasıdır. Fizik bağlantı insan vücudunun yapısı ve boyutları ile ilgilidir. Dışa eğilmek ve yangında dışarıya atlamak gibi eylemler söz konusudur. Bu nedenle kanat genişliği saptanırken bu eylemlerde göz önünde tutulmalıdır. Pencere yüksekliğinin saptanmasında korkuluk yüksekliği esas olarak kabul edilir. Bu yükseklik en çok 1 m olarak kabul edilir. Pencerenin üst kenarı lento altı bitmiş döşeme üzerinde en fazla 2 m olmalıdır. İskemle ya da koltuktan otururken dışarının rahat görünebilmesi için korkuluk yüksekliğinin 0,75 ten daha yüksek olmaması gerekir.

Bir yatak odasında yatarken dışarının görünebilmesi için korkuluk yüksekliği 0,65 m olmalıdır. İnsan boyutlarına göre en küçük pencere 0,65×0,85 olmalıdır. Korkuluk yüksekliklerinin katlar yükseldikçe azalması gerekir. Ancak doğuracağı sakıncalar göz önünde tutularak koruyucu tedbirler alınmalıdır. Ruhsal bağlantı için gerekli pencere boyutları kesin olarak saptanamaz. Kişilerin ruhsal durumları çok değişik olduğundan ayrı ayrı pencere boyutları olmalıdır. Çok şeffaf yüzeylerle düzenlenen hacimler bir bakımı emniyetsizlik ve korunmamış olma duyguları uyandırırken, bir bakıma da uzaklık ve bağımsızlık duygusunu da getirir. Hiç penceresi olmayan hacim darlık ve tutuklanma duygusu doğururken emniyette olmanın verdiği içsel rahatlığı da sağlar. Sağlam ve kapalı olma hallerini belirleyen bu iki uç arasında huzursuzluğu ortadan kaldıran pencere boyutlarının kabul edilmesi gerekir.

Özet olarak: Sabit, paralel açılışlı alt ve üst kenar açılışlar, fizik bağlantı için uygun olmayan pencerelerdir. Şeffaf yüzeyleri sık kanatlar kayıtlar ara başlıklarla bölünmeyen küçülmeyen pencereler görsel bağlantıyı iyi sağlar. Yatay sürme, çok kanatlı, katlama pencereler görsel bağlantıyı engeller. Ruhsal bağlantı açısından uygun olacak pencereler için hiç biri veri saptanamaz.

Isı Yalıtımı

Bir konutta, pencerelerde kullanılan camın tek katlı olması, kanadın sabit çerçeveye tam oturmayışı, rüzgarların etkili oluşu gibi nedenlerle ısı korunumu önemli bir konu haline gelmektedir. Birkaç tabaka cam kullanmak, sabit çerçeve-kanat, sabit çerçeve-duvar derzlerini elastik bantlarla yalıtmak ve titiz bir yapımla iyi bir ısı tutucu pencere elde etme olanağı vardır. Ancak bu tutum pencereler için alışılmış olan maliyetin sınırını açar. Bu nedenle ısı korunumu pencerenin diğer görevlerini yerine getirmesinde olduğu gibi yapısal açıdan olmaktan öte, maliyetle de ilgili bir problem olmaktadır.

Hacimlerde kışın sıcağın, yazın serinliğin minimum bir masrafla sağlanması için pencerelerin ısı geçirgenliğinin mümkün olduğu kadar az olması gerekir. Bu açıdan ele alındığında pencereler, yeteri kadar küçük olmalı ve duvarlarında katkısı ile dengelenebilmeli büyük pencereler güneş ışıklarından yararlanarak hacmin ısınmasına yararlı olurlar. Özel binalarda yüzeyleri büyük tutulabilir. Mal sahipleri ısıtma giderlerini ön planda görmeyebilirler. Ancak sosyal konutlarda az gelirli kiracı ailelerin bütçelerine göre yaşama zorunluluğundan ötürü yakıt giderlerini göz önünde tutmak ve pencerelerin ısı geçirgenlik kat sayısını standart değerlerle mümkün olduğu kadar yaklaştırmak gerekir.

Derzlerin Etkisi

Isı geçirgenlik kat sayısının saptanmasında derzlerin uzunluğu ve yalıtma olanağı göz önünde tutulmalıdır. Değişik pencere tiplerinde, belli bir havalandırma ihtiyacına göre pencere yüzeyinin derz uzunluğuna oranı, rüzgar etkisine ve iç kapıların hava geçirme durumuna bağlıdır. Pencerenin malzemesi kanat-telöre birleşim derzleri yapım sistemi daha az etkili olur. Metal pencere, uygun boyutta iyi kaplanır, derz uzunluğu az ve binanın rüzgarsız yönünde ise ahşap ya da plastik pencereye kıyasla aynı değerdedir. Buna karşılık, ahşap ve plastik pencereler derzlerin uzun ve geçirimli olması ve rüzgarlı yönde bulunmaları halinde metal pencerelere kıyasla %50 daha fazla kayba neden olur. Isı geçirgenliği ve buna bağlı olan ısı yalıtımı açısından ele alınarak değişik pencereleri birbiri ile karşılaştırmak ısı yalıtımı ile ilgili bütün faktörler göz önünde tutulmadıkça yararsız olur. Bir çift yüzeyli pencere için yapılan hesaplamalarda 5, 3,5,2,5 yıl gibi süreler içinde yakıt masraflarından yapılan ekonomi ile pencerelerin kendilerini ödeyebileceği görülmüştür. Ancak pencerelerin planlanması ve detaylandırılmasında aşağıda belirlenen etkenler göz önünde tutulması gerekir.

1) Pencere yüzeyinin derz uzunluğuna oranı,

2) İç-dış ısı farkı,

3) Isıtmaya, yakıp söndürerek ara verme,

4) Pencerenin yönü,

5) Derzlerin uzunluk ve geçirimliliği

6) Rüzgar şiddeti,

7) Her ısıtıcı birim için ısıtma tesisinin maliyeti,

8) Pencere maliyeti,

9) Her ısı birimi için verilen ısının maliyeti,

10) Isıtma tesisinin tamir ve işletme masrafları,

11) Pencerelerin tamir ve idame masraflar vb. gibi etkenler,

Pencerelerde Isı Yalıtımı İçin Özet Olarak: Pencere küçük veya açılan kanat derzleri uzunluğu az olursa daha az ısı kaybolur. Sabit camlı bir bölümü olan pencere, aynı boyutta tümü ile açılan bir pencereden daha iyi yalıtıcıdır. Şiddetli rüzgarlı bölgede ısı kaybı malzemenin ısı iletkenliğinden fazla, iyi kapanmayan derzlere bağlıdır. Rüzgarların girişini iyi kapanan kanat yapısı ile önlemeyi ve elastik yalıtıcı profiller kullanılmalı ya da sabit camlarla rüzgar girişini önlemelidir. Çift yüzeyli pencerelerde iki cam arasında hareketsiz ve kuru bir hava kütlesi sağlanmalıdır. Dışarı açılan kanatlarda rüzgar basıncından faydalanarak kanadın telöreye sıkı basmasını sağlamak olanağı da vardır. Pencerelerin ısı yalıtımı açısından hesabında, perde, stor, panjur ve kepenklerin katkısı hesaba girmez. Fakat bunlar da yalıtımın artmasına yardımcı olurlar.

Yağmurdan Korunum

Yağmur hangi yönden gelirse gelsin kapalı bir pencerede, kanat-telöre derzlerinden, telöre-duvar bağlantısından sular sızmamalı. Sızarsa rutubetten ötürü bir zarara neden olmamalıdır. Sızan suların doğuracağı zararları önlemek için doğramaların bu suları bir kanalda toplayarak silinebilir veya tekrar dışarıya atılabilir bir detayla çözümlenmesi gerekir. Açık duran sürekli havalandırma kanatlarından yağmurun girmesini önlemek için, bu kanatların tertiplenmesinde tedbirli olmalıdır. 900C den daha az eğimle yağan yağmurun pencere yüzeyine gelmesi halinde suyun tekrar dışarı atan bir açılış şekli alt dönel içe veya üst dönel dışa açılan havalandırma kanatları seçilmelidir. Havalandırma gerekli değilse sabit pencere en elverişli çözümdür.

Güneşten Korunum

Güneş ışınları verdikleri ısı ve fazla ışık nedeni ile rahatsız edici olabilirler. Bu nedenle korunum için etkili olacak yapısal önlemleri almalıdır. Güneş ışınları pencereye dik, 900C gelmesi halinde %90 etkili olur. 450C’ye kadar ışık şiddeti değişmez. Daha küçük açılarda şiddet azalır. Fazla güneş ışığı rahatsız edicidir. Gözler kamaşır. Dış duvardaki dolu-boş bölümler kuvvetli konstras yüzeylerin oluşmasına ve gözlerin rahatsız olmasına neden olur. Kırmızı üstü ışınlarını %80’i normal camlı bir pencereden girer. Bu ışınlar, kış aylarında yakıtta ekonomi sağlar, yaz aylarında rahatsız edici olur.

Bu nedenle korunma tedbirlerine baş vurulur. Güneşten korunum için ya yapıya ek koruyucu elamanlardan yararlanılır. Ya da güneşin vereceği rahatsızlığı gidermek gerekir. Işık tutucu camlar iki cam arasına, cam liflerinden oluşan 3. Bir levha eklenmesi ile sağlanır. Bu ara katman ışık şiddetini azaltır ve yaygın ışık verir. Isı tutucu camlar demir oksit yada diğer metal katkılı camlardır, yeşil, mavi, kızıl, sarı görünüşlü olurlar. Isıyı %68, ışığı %38 keserler ve dışarıdan görünmeyi de önlerler.

Gürültü Korunumu

Pencerelerde camların yüzey kitlelerinin azlığı ve kanat-telöre, telöre-duvar derzlerinin bulunması nedeni ile içeri soğuk havanın girmesine ve ısı kaybına sebep olmakla beraber gürültü korunumu bakımından da sakıncalıdırlar. Tek yüzeyli bir pencerenin sağladığı ses korunumu 20 dB, bir duvarın sağladığı ses korunumu 35-56 dB’dir. O halde pencereden giren sesin şiddeti, duvardan girene kıyasla 2-3 mislidir. Bir ticaret bölgesinde sokakta 60 phon şiddetinde gürültü olduğuna göre iç hacimde bu miktar 40 phon, sokakta 50 phon ise iç hacimlerde 30 phon olacaktır. 30-40 phonluk gürültü şiddeti devamlı olursa insan sağlığına zararlıdır. 30-65 phon ‘luk gürültü insanın ruhsal durumunu etkiler. 90-120 phon duyma hastalığının doğmasına neden olur. İnsan için gündüzleri 40-45 phon, geceleri 30-35 phon dayanılabilir sınır olarak kabul edilebilir. 70 phon rahatsız edici sınır olarak saptanmıştır.

Dış gürültü pencerelerinden iç hacimlere 2 yolla girer:

1) Doğrama ve camların titreşiminden,

2) Telöre-kanat, telöre-duvar aralıklarından,

400 kg/m2’lik bir duvarın sağladığı ses yalıtımı elde edebilmek için 16 mm kalınlığınca cam kullanmak gereklidir. Kalın cam ekonomik olmayacağından ana caddeler üzerindeki pencerelerde kalınlığı 4,5-5,5-6,5 mm olan camlar kullanılır. Bu kalın camlar 40 dB’lik bir yalıtım sağlar. Çift camın sağladığı ses yalıtımı daha büyüktür. Aynı kalınlıktaki çift camlar belli frekanslarda biri diğerinin rezonans kaynağı olacağından çift camlı ses yalıtıcı olarak düzenlenen pencerelerde cam kalınlıklarını farklı seçmelidir. Rezonans frekanslarını düşük tutabilmek ve çift camlı pencereler camın birinin ağırlığını iki cam arasında ki açıklık ile çarpımının 100’den büyük olması kabul edilir.

Gürültü ve seslerin büyük çoğunluğu telöre-kanat, telöre-duvar bağlantılarının doğru yapılması nedeni ile kalan aralık ve derzlerden girer. Bu aralıklar nemli ahşabın kuruması sonucu ortaya çıkar. Kanatlarda iyi kapanmayan ispanyoletler aralıkların kalmasına, ses ve gürültünün girmesine neden olurlar. Pencere büyüklüğünün ses ve gürültü korunumu açısından etkisi azdır. Kanat-telöre arasında ki derzlerin lastik veya plastik profil bantlarla kapatılması ile ahşap pencere doğramalarında da etkili bir ses ve gürültü yalıtımı sağlamak mümkündür.

Özet olarak bir pencerede açılan kanatlar mümkün olduğu kadar az ve kanat telöre arasındaki derzleri aralıksız ve kısa olmalıdır. Tek yüzeyli pencerede kalın cam kullanılmalı yada çift yüzeyli pencereyi seçmeli. İki cam arasındaki uzaklık yeterli olmalıdır. Dış tarafa gelen cam kalın olmak üzere camların birbirine farklı ve bir misli kalınlıkta seçilmesi gerekir. Çift yüzeyli pencerelerde ses yalıtımını daha etkili hale getirmek olanağı da vardır. bu maksatla cam, kanat, telöre derzlerinin plastik yada lastik özel bantlarla yalıtılmasında başka ahşap kasa yerine, lento ve yanlarda ses emici dolgularla düzenlenmiştir. Üzeri delikli saç levha ile kaplı bir kasa sistemi gürültünün ve seslerin hemen hemen tam yalıtılmasına yardımcı olur.

Yapım Sistemlerine Göre Pencere Türleri

1) Kanatların hareketlerine,

2) Kanatların sayısına,

3) Kanatların yapım sistemine,

4) Sabit çerçevenin yapım sistemine,

5) Sabit çerçevenin duvara bağlanışına

6) Sabit çerçevenin duvar kalınlığı içinde oturduğu yere göre ayrılırlar,

1-) Kanatların Hareketine Göre :

·Düşey kenar üzerinde hareket edenler içe veya dışa açılanlar (yan dönel)

·Alt kenar üzerinde hareket edenler (alt dönel)

·Alt kenar ve yan kenar üzerinde hareket edenler (karma veya yan alt dönel)

·Sürülerek kenara toplanan ve yan kenara açılanlar (sürme-yan dönel)

·Yatay ve düşey eksenliler

·Yatay sürülerek katlananlar (katlama)

·Düşey sürülerek açılanlar (düşey sürme)

·Tümü ile düşey sürülerek gömülen kanatlar (düşey gömme)

·Aynı düzlemde yatay sürülen kanatlar (yatay sürme)

·Yatay sürülmekle beraber duvar içinde kaybolan kanatlar (yatay gömme)

·Kendi düzlemine paralel açılan kanatlar (paralel açılanlar) ismini alırlar. Bu tip kanatları yan dönel olarak açmakta gerekli takımları kullanarak mümkün olur.

2-) Kanatların Sayısına Göre:

·Tek kanatlı,

·Çift kanatlı,

·Üç kanatlı,

·Çok kanatlı,

·Çift kanatlı sabit ayaklı

3-) Kanatların Yapım Sistemine Göre

Tek Yüzeyli Pencereler:

·Tek yüzeyli camlı

·Tek yüzeyli çift camlı

·Tek yüzeyli çift yalıtıcı camlar

·Tek yüzey üzerine bileşik ahşap kanat

·Tek yüzey üzerine bileşik metal kanat

Çift Yüzeyli Pencereler:

·Derin telöre üzerinde içe ve dışa açılan ayrık kanatlar oturur.

·Çift yüzeyli, iki yüzey içe açılır ve çift yüzeyli ayrık kanatlı ismini alır, kanatlar ayrı ayrı açılır.

·Çift yüzeyli, iki kanat tek sabit çerçeve üzerine oturur, iki kanat bir kerede, beraber açılır ve Çift yüzeyli bileşik kanat ismini alır.

4-) Sabit Çerçevenin Yapım Sistemine Göre:

Sabit çerçeve ya kanat ahşabı kalınlığında veya telöre kasadan meydana gelir, kasa, pencere iç kenarlarını lentoda ve yanlarda örten bir kaplamaya benzer bir gereğinde, çift yüzeyli ayrık kanatlı pencerede olduğu gibi, iç kanadı da taşır.

5-) Sabit Çerçevenin Duvara Bağlantısına Göre:

Duvarın bitiş örgüsüne göre değişiktir, bitiş örgüleri dişli veya dişsiz olabilir. Dişli bitişler lentoda da devam eder, diş çıkıntısı tuğla boyutlarına göre saptanır, uygulanacak pencere tipine göre diş çıkıntısı ¼ tuğla=5,75 cm yada ½ tuğla=10 cm olur.

Dişler duvarın iç veya dış yüzünde olabilir, buna göre sabit çerçeve (telöre) dişe içten veya dıştan basar. Dişler sabit çerçevenin oturmasına ek olarak yardımcı olduğu gibi yalıtım olanaklarını artırır. Duvar dişine içten oturan telöre-kanat bağlantısını sağlayan menteşelere yeter genişlik bırakılmasına elverişli olmalıdır.

6-) Sabit Çerçevenin Duvar Kalınlığı İçinde Oturduğu Yere Göre:

Sabit çerçevenin dişli duvara oturuşunda dış tarafta geniş bir denizliğin oluşmasına neden olur ve dış görünüşte bina yüzeyine derin bir profillenme ve gölgelenme yapar. Telörenin derinliği artırılarak gerektiğinde, panjur ve kepeklerin bağlantısı sağlanır, telöre derinliği yetmezse, parçalı hale getirilerek artırılabilir.

Telörenin bitmiş sıvanmış dış duvar yüzey üzerine gelecek şekilde oturuşu olumlu sonuçlar getirir içeride pencere önü genişler, gereğinde bu genişlikten faydalanmak mümkün olur, bina dış görünüşü daha çekici hale gelir. İçe açılan kanatlar az çıkıntı yapar. Ancak bakım ısı yalıtımı ve gürültüden korunum bakımından gerekli önlemler alınmazsa sakıncalıdır. Duvarın birkaç cm çıkıntı yapması telöre-duvar bağlantısı bakımından yararlı olur.

Ancak, bina yüzeyinden içeri çekilen pencere birikmiş tozların yağmurla yıkanmasına engel olur, bu nedenle pencere doğramasının dışa oturması ve yağmur suyu akıntısının kesilmemesi doğrudur, ısı, ses ve gürültü yalıtımı için ayrıca gerekli önlemler alınabilir.

Pencere Bölümlerinin Adları:

Pencerelerin detaylandırılmasında adı geçecek bölümlerin anlaşılabilmesi için, bunların adlarını kısaca özetlenmesi faydalıdır: Pencerenin duvarla bağlantısını sağlayan hareketsiz bölümü: sabit çerçeve (telöre) hareketli bölümler: kanatlardır. Cam kanatlara veya kanatsız pencerede, sabit çerçeve üzerine oturur. Sabit çerçevenin, yan duvarlara oturan düşey parçaları: yan dikmelerdir. Araya gelen sabit dikme (ara dikme) dir.

Lento ve pencere tabanına oturan yatay ağaçlar (üst ve alt) başlıklardır. Pencereyi yatay olarak bölen sabit ağaç (ara başlık) tır. Cam yüzeylerini bölerek küçük parçalara ayıran ağaçlar (kayıt) ismini alır.

Çift kanatlı pencerelerde orta bileşim de derzlerini içten ve dıştan örten düşey çıtalar (bini) adını alırlar. Pencere tabanında dış taraf (dış denizlik) iç tarafı (iç denizlik) ismini alır. Pencere kayıtları bir bakıma kanatları takviye eder, daha ince ve küçük cam kullanılabilir, kırılma halinde ucuz değiştirilebilir. Ancak, kayıtların mahzurlu tarafları da vardır: kanatların takviyesi için kayıtlara ihtiyaç yoktur, kanat ağaçlarının kesintilerini artırmak yeter. Kayıtlar ışıklandırmada etkili cam yüzeyini azaltır ve büyük ışık kaybına neden olurlar, pencere maliyetini yükseltirler, malzeme ve işçilik artar, temizliği zorlaştırır. Nihayet kayıtlar, günümüz mimarisi ile bağdaşmaz.

Pencerede Işık Alanının Saptanması:

Pencerenin ışık veren alanının hesabı için pratik kurallardan faydalanmak mümkündür, bu kurallara göre: içinde yaşanan hacimlerde 1/6-1/8, ortalama 1/7 döşeme, kabul edilebilir. Şehir içi ve şehir dışında çeşitli maksatlara hizmet eden yapılar için değişik olanak kabul edilebilir.

Şehir içi konutlarda : 1/8 döşeme yüzeyi

Kırsal konutlarda : 1/10 “ “

İdare binalarında : 1/6-1/7 “ “

Okul ve hastanelerde : 1/5-1/3 “ “

Kat yüksekliğine göre de bu oranlar değişir.

Zemin katta : 1/8

1. katta : 1/9

2. katta : 1/10

3. katta : 1/15

ve diğer bütün yukarı katlarda 1/12 olabilir.

Pratik kuralların verdiği m2 yüzeyi, kaba yapıdaki pencere boşluğunu yansıtır. Asıl ışık veren cam yüzeyini saptamak için, sıva sabit çerçeve, kanatlar ve varsa kayıtların neden olduğu kayıpları göz önünde tutmak gerekir. Bir oturma hacmi için gerekli pencere yüzeyi: döşeme yüzeyi 30 m2 ise pencere ışık yüzeyi 1/6×30=5 m2 ikinci pencere tipi seçildiğine göre, kaba yapıdaki boşluğun 5×1,49= 7,45 m2 olması gerekir. Tamamen deneysel olan bu hesaplama basit bir yapı için yeterlidir.

Bir hacme gerekli ışın tam ve doğru olarak hesabı için ışıklandırılacak hacmin genişliği, derinliği, yüksekliği, pencerenin genişlik ve yüksekliği ara sokak ve ana cadde ki yükseklik ve genişlikleri, pencerenin bulunduğu binanın kat yüksekliği, ışığın geliş açısı, gün ışığının faktörü, gün ışığı seviyesi, iç ve dış yansımalar, meteorolojik veriler, kapalı havada ışık yoğunluğu, günlük ve yıllık gün ışığı ortalaması, camlar, doğramalar ve kirlenme faktörlerinin göz önünde tutulması gerekir.

Pencere Genişliği:

Pencere genişlikleri için aşağıdaki boyutları önermek mümkündür.

Çift kanatlı pencere……………………………………. ……….. : 1,20-1,40 m

Üç kanatlı pencere……………………………………. ………….: 1,80-2,10 m

Dört kanatlı pencere……………………………………. ………..: 2,40-2,80 m geniş olabilir.

Sabit camlı kısımların genişliği temizlik yapılmasına olanak sağlamalıdır. İki taraftan temizlik yapmak için sabit camların iki yanları da açılabilir. Kanatlar olmalı, sabit cam 1,50 m’den daha geniş olmamalıdır.

Pencere Yükseklikleri:

Pencere yüksekliği, lento ve korkuluğun yükseklikleri toplamının hacim yüksekliğinden çıkarılmasında kalan kısımdır. Yüksek pencereden gelen ışık hacmi derinliğine girer. Bu nedenle lento yüksekliğini mümkün olduğu kadar az tutmak gerekir genellikle 25 cm yükseklik, lento için yeterli olur.

Yapısal bir sakınca yoksa lentonun yapılmaması mümkündür. Ters kiriş olması halinde üst kat korkuluğu içine de girebilir. Storlu pencerelerde storu normal lento içine içinde düzenlenmesi, yada üst katın korkuluğun içine veya çatı içine alması mümkündür. Nervürlü döşemelerde nervürler arası boşluğuna da girebilir, bu durumlarda ışığın hacme giriş derinliği artar.

Pencere Korkuluğu Yükseklikleri:

Oturma hacimlerinde : 70-80…90cm (ayakta duranın dışarıyı görmesi için)

40-50 cm (oturanın dışarıyı görmesi için)

Çalışma hacimlerinde : 90-100 cm (çalışma masasını pencere önüne koymak için)

Mutfaklarda : 125-cm. (tezgah üzerine tencere, tabak, şişe koyabilme için)

90-100 cm alt kısma açılmayan pencerelerde.

Wc, kiler vb. : 130-150 cm

Gardırop vb. : 175 cm olmalıdır.

Çok alçak korkuluk kullanılması yada korkuluk olmaması halinde demir parmaklık (fransız balkonu) yapılması gerekir. Pencere korkuluk yüksekliklerini saptarken, pencere altına gelecek radyatör yüksekliklerini de göz önünde tutmak gerekir. Çeşitli tip radyatörlerin yükseklikleri ve dilimlerinin birbirlerine eklenmesine sağlayan (göbek) arası boyutları imalatçı firmalar listesine alınır. Radyatöre bağlı korkuluk yüksekliği ve radyatör yüksekliğine döşeme üzerinde 10-12 cm, pencere tabanı altındaki 10 cm eklenerek saptanır.

Dış Denizlik:

Pencere tabanının dış tarafı (dış denizlik) hava etkilerine dayanıklı bir malzeme ile örtülür. Örneğin; galvanize şaç; veya bakır yahut alüminyum levha betondan eğimli düzlem üzerine konur. Levha dış sıvadan 3 cm kadar çıkıntılıdır, denizliğin üst kenara sabit çerçeve alt başlığı üzerine çivilenir. Yada alt başlık üzerine açılan testere yarığı içine girer. Yerinde dökme denizlik yoğun bir çimento ile hazırlanmış mozaik harcı ve kalıp yarımı ile yapılır, prizden bir süre sonra üzerindeki pürüzler düzeltilir ve zımpara taşı ile düzlenir. Alüminyum profillerle hazırlanmış dış denizlikler çeşitli genişliklerde hazır olarak satılır. Kenar bitişleri sıva ve pencere boşluklarına uygun biçimde bağlanabilir. Tabii taş plaklar yeteri eğimle pencere tabanı dışında, dış denizlik olarak da uygulanır. Rutubetin duvara geçmesini önlemek için altta bir bitümlü karton levha kullanılmalıdır. Pencerenin iç tarafında, iç denizlikler hacimlerin kullanışına göre ahşap tabii taş (mermer), seramik duvar kaplamaları ile kaplanabilir.

Pencerede Isı Korunumu:

Yapıda kullanılan malzemelerin ve elamanların ısı geçirgenlik kat sayıları (K değeri) birbirinden çok farklıdır., bunlardan bazıları aşağıdaki çizelgede gösterilmiştir.

Yapı elamanları

K değeri

Dolu ve delikli tuğla (36,5 cm)

0,87

Dolu ve delikli tuğla (30 cm)

1,01

Ahşap tek yüzeyli pencere

4,50

Ahşap tek kanat üzerinde çift camlı 6mm aralıklı

2,80

Ahşap tek yüzeyli, çift camlı 12 mm aralıklı

2,50

Ahşap, bileşik kanatlı

2,50

Ahşap, ayrık kanatlı

2,00

Çelik, tek yüzeyli

5,00

Çelik, tek yüzeyli çift camlı 6mm aralıklı

3,40

Çelik, tek yüzeyli çift camlı 12mm aralıklı

3,10

Çelik bileşik kanatlı

3,00

Çelik çift yüzeyli ayrık kanatlı

2,80

Bir yapı elamanının k değeri küçüldükçe, o elamanın ısı yalıtım değeri artar. Özellikle ahşap tek yüzeyli, ahşap pencerelerde 4,50 olan k değeri kalınlığı 36,5 cm olan bir tuğla duvardan 5 defa fazla ısı kaybına neden olur. Şiddetli esen rüzgarda bu kayıp daha da artar.

Isıtılan bir hacimde pencerelerin neden olduğu ısı kaybı oldukça yüksektir. Isı tekniği bakımından pencere, dış duvarın en zayıf noktasıdır. Çelik pencerelerde kayıp daha fazladır. Fazla ısı kaybını karşılamak için, ısıtmayı artırmak yada fazla yakıt sarf etmek gerekir. Isı kaybını ve diğer tesis ve işletme masraflarının azaltılması için: pencere boyutlarını kısıtlamak, çift yüzeyli pencereler veya yalıtıcı camlar kullanmak gerekir. Çok aşırı olmakla beraber 3 katlı camlarla, arası, 12 mm olması halinde, k-değeri 1,75’e inebilir, telöre-duvar bileşiminde de telörenin oturuş biçimine göre, duvar yolu ile önemli ısı kaybı ve bu noktada yoğunlaşmalar olur. Bu nedenle gerekli ısı yalıtımı önlemleri de alınır.

Rüzgar korunumu için pencere doğramalarında alınması gereken önlemler ısı korunumu için düşünülenlerin aynıdır. Pencere yüzeyinin büyümesi ile, rüzgarın yüzeye yaptığı basınçta büyür, camın sarsılması ile kırılma olmasa bile cam macunu gevşeyebilir. Rüzgarla birlikte yağan sağanak yağmura karşı da korunum gerekir. Derzlerden kanat-telöre arasına giren yağmur suları evvelce belirtildiği gibi, doğrama alt başlığında toplanarak dışarı atılması lazımdır. Pencerelerin rüzgar ve yağmurdan korunması için en uydun çözümlerden biride binanın bu tür etkenlere karşı iyi biçimlenmiş ve yerleşmiş olmasıdır, doğru bir ağaçlandırmada korumaya yardımcı olur.

Ana Yapım İlkeleri

Tek Yüzeyli Pencereler:

Bu pencere sabit bir çerçeve ile kanatlar ve camdan oluşur. Ancak dış etkenlere, rüzgar, yağmur ve doluya karşı yeterli bir koruma sağlayamadığından ısıtılmayan, bodrum depo gibi, ikinci derecedeki hacimlerde kullanılması daha doğrudur. Birinci iklim bölgelerinde de oturma hacimlerinde kullanılabilmekle beraber, bu bölgede de çift yüzeyli ayrık veya çift yüzeyli bileşik kanatlı pencereler kullanılması öğütlenir.

Sabit çerçevenin yan dikmeleri ile alt veya üst başlık köşe bileşimi zıvana lamba ile bağlanır. Köşe bağlantılarında, temizi 45mm olan kalınlık 3 eşit parçaya bölünür ve her parça 15 mm genişliğinde olur ve ekler ağaç çivi ile pekleştirilir. Kanatlarda köşelerin bağlantılarının, kanadın hareketli bir elaman olması nedeni ile daha rijit hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle kanatlar da ağaç veya galvanize yıldız çivi ile pekleştirildikten başka iç taraftan görülen galvanize köşe bentlerinden de faydalanmakta yarar vardır. Böylece kanadın sarkmaması, deforme olması önlenir. Ülkemizde kanat köşeleri, kırlangıç kuyruğu eklerle veya kamalarla birleştirilir. Kanatların sabit çerçeveye binme derinliği 12-15 mm olur. Macun için açılan yuva derinliği cam kalınlığına bağlı olarak değişir. 2,8 mm cam için 15mm’lik derinlik, 1,8’lik camlar için 12 mm derinlik yeterlidir. Kalın camlarda derinliğin artırılması gereklidir. 4-6 mm’lik camlarda 16-20mm’ye kadar derinleşebilir. Çift camlar için özel detay uygulamak zorunludur. Yerine macunla oturan camlarda macunlu tarafın dışa geleceği unutmamalıdır. Özel detaylar için çıta kullanmak gerektiğinde, çıtayı dış tarafa getirmemeli kolaylıkla bozulur, gerekli tedbirler alınarak, içte çıta kullanılabilir, dışta çıta kullanmak zorunlu ise, hafif metal profillerinden faydalanmak , özellikle kanat alt başlığı için daha emniyetli olur. Kanadın cam kenarına bitişen iç profillerinde, alt başlıkta içe doğru eğim vermek, terleme sularının cam kenarından uzaklaşmasına, akmasına yardımcı olur.

Profillerde keskin köşeler kullanmak doğru değildir. Boyanın çabuk aşınmasına neden olur. Keskin köşelerin zımpara kağıdı ile silinerek, yuvarlatılması lazımdır.

Tek Yüzeyli Çift Camlı Pencereler:

En eski çift camlı pencere tipi, tek kanat üzerine ayrı ayrı iki camın oturtulması ile elde edilen tiptir. Ancak iki cam arasına toz girme tehlikesi ve aralıklarındaki havanın kapsadığı su buharına, dış camın iç yüzeyinde yoğunlaşması ile kirlenmeye yol açar, camlar arsında ki hava rutubetinin rutubet emici maddeler aracılığı ile giderilmesi bu pencereyi daha kullanışlı hale getirmektedir.

Yalıtıcı Camlarla Pencere:

Bu tür camların kullanılması, ayrık çift yüzeyli, bileşik çift yüzeyli ve benzeri pencerelerin ısı yalıtımı açısından yerini almaktadır. Çift katlı tek camlı pencere konstrüksiyonluğunu sadeleştirmekte, temizliği kolaylaştırmaktadır.

Tek yüzeyli pencerelere, kanatların üzerine bırakılacak faturalar altında oturan ikinci bir kanat takmak mümkündür. Elde edilen çift yüzeyli pencere, kullanma kolaylık sağlar, temizlik için takma kanadı açmak yeter, telöröyü kalın seçerek, ana kanat-telerö birleşimini çift ftura üzerine oturtmak mümkün olur, ısı ve ses yalıtım bakımından daha gelişmiş bir pencere tipi elde edilir. Takma kanadın ahşap yerine metal profillerden faydalanarak yapımı mümkündür, (z) şeklin de çelik veya hafif metal profiller kullanılabilir.

Çift Yüzeyli Pencere

Çift yüzeyli pencerede iki ayrı kanat vardır. Bu kanatlar;

·Ayrık çift yüzeyli pencerede ayrı ayrı içeri,

·Derin telöreli pencerede içe ve dışa,

·Birleşik çift yüzeyli pencerede, bir defada ve içeri açılır,

·Bu pencerelerde, çift camlar arsındaki uzaklık, açılan kanatta derz uzunlukları ve derz yalıtımı itinalı yapılmak şartı ile oldukça iyi ısı ve ses yalıtımı sağlamak mümkündür,

·Ayrık çift yüzeyli pencerelerde dış ve iç kanatları birbirinden ayıran kasa aynı zamanda duvar kenar yüzeyinin örtülmesine ve duvarda ısı yalıtımına yardımcı olur, kasa arka boşluğunun yalıtıcı bir dolgu ile doldurulması bu yalıtımı artırır. Camlar arasındaki aralığın ısı ve ses yalıtımı açısından doğru saptanması gerekir. Birleşik çift yüzeyli pencerede camlar arasındaki aralığı 30-60 mm tutmak mümkündür. Bu pencereler, ahşap derinliği fazla olması nedeni ile ışığı kesmez ve aynı zamanda iç denizliğin geniş kalmasını sağlar. Camlar arsı 50 mm olarak saptandığında ısı yalıtımı bakımından yeterli olur. Bir kerede açılır tek ispanyolet kullanılır. Az ahşap gerekir bakımı kolaydır.

Birleşik çift yüzeyli pencerede telöre derinliği fazladır. Tek ağaç yerine birbirine yapıştırılmış parçalı telöre kullanılması ahşabın dönmesini önler. bU pencerede iç kanat taşıyıcıdır. Kendi menteşesi ile telöreye asılıdır, dış kanat iç kanada asılmıştır, iki kanadın bir biri üzerine aralıksız oturması için açılabilir mandallarla bir biri üzerine sıkıca kapatılır. Birleşik çift yüzeyli pencerede iki yapım sistemi uygulanabilir. Biri yukarıda açıklandığı gibi kanatların bir biri üzerine aralıksız kapanışı öteki kanatlar arasına açık bırakan yapım sistemidir.

Tek Yüzeyli Pencerede Yapım:

Özel bir isteğe cevap vermesi söz konusu olmadıkça, pencerelerde kullanılan temiz ahşap kalınlığı 45 mm’dir. Bu kalınlık işlenmemiş durumunda 50 mm kalınlığındaki ahşaptan elde edilir. Doğramada telöre genişliği pencere boşluğunun dişsiz veya dişli bırakılmış olmasına bağlı olarak değişir. Kanat ahşabı genişliğinin, varsa tuğla duvar derinliği göz önünde bulundurulmakla birlikte, kanat-telöre bağlantısını sağlayan menteşe için gerekli genişlikte, sıva örtüsü için, varsa iç köşeye oturacak çıta genişliğine katılarak saptanması gerekir. Pencere iç tarafında açılacak profillerin evvelce açıldığı gibi temizliği zorlaştırmayan ve ışığı kısıtlamayan sade profillerden seçilmeli bu profillerin camın oturduğu macun yuvası genişliğini aşmaması gerekir aksi halde, kanat köşe bağlantıları için gerekli geçmelerin incelerek zayıflamasına neden olur.

·Kanat ağacın genişliğine köşe bağlantıları göz önünde tutularak 55 mm’den küçük yapılmaz.

·Telöre genişliği 65-75 mm sınırları içinde kalabilir.

· Yağmurluk ve damlalıkla biten kanat alt başlığı, memleketimizdeki uygulamalarda, tek parça ağaçtan soyularak elde edilir. Uygun bir detay ve itinalı işçilikle yağmurluk çıkıntısı ayrı iki parçadan oluşturmakla mümkündür.

·Kanat-telöre birleşim derzleri için en sade kesit, tek lambalı derzdir. Ancak ısı ve ses korunumu söz konusu olursa yetersiz kalır. Bu nedenle oturma ve yatmaya ayrılan ve diğer yaşanan hacimler için uygun değildir.

·Çift lambalı veya lambalı birleşimler sözü geçen hacimler için daha uygundur.

Tek kanattan oluşan, tek yüzeyli pencerelerde kanat bir düşey kenardan telöreye menteşe ile asılırken öteki düşey kenarı maksada uygun düşen bir kapanış takımı ile telöre üzerine kapanır. Kanat-telöre birleşim derzleri yağmur sularının içeri sızmasına neden olur, ahşap pencerelerde bunun önüne geçilemez ancak sızan suların tekrar dışarı atılması mümkündür. Daha evvelde açıklandığı gibi suları, sabit çerçeve alt başlığında açılan bir iç kanalda toplamak mümkündür, bu iç kanala verilecek küçük bir eğimle ve yerine sıkıca oturtulmuş bakır boru ile sızan sular tekrar dışarı akıtılır.

Suların, iç kanalda toplanması yerine doğrudan ve beklenmeden dışarı akıtılması da mümkündür. Bunu sağlamak içinde yatay kesitte görülen düşey iç kenardaki kanalı ve buraya sızacak suları telöre alt başlığında dışa açık bir şekilde profillendirmek yeterli olur. Çift kanatlı pencerelerde ortada veya genişliği farklı kanatlarda bir kenara daha yatkın iki kanadın üzerinde iç ve dışta binilerle örtülü kapanış çizgisi bulunur. Genellikle içe göre, sağ kanat sol kanat üzerine örtülüdür. Kapanmayı sağlamak için ispanyolet tiplerinden biri kullanılır. Tek kantlı pencerelerde kavrama ispanyolet kullanılması daha sıkı kapanmayı sağladığı gibi görünüşü de daha sade olur.

Pencere, ara dikme ile bölünürse kanatlar bu dikme üzerine kapanır. Bu tertipte, ara dikmenin genişliği mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. Kapanış içi mandal ve benzerleri ile iki kanadın ayrı ayrı kapanmasını sağlamak için kapazlama ispanyolat veya gömme, kavramalı ispanyolet tiplerinden birini kullanmak gerekir

Çift Yüzeyli Pencereler:

Çift yüzeyli pencereler ülkemizde ayrık ayrık ve birleşik olarak üç tip halinde uygulanmaktadır. Çift yüzeyli pencereler ısı ve ses yalıtımını sağlar çift yüzey yerine tek yüzeyli tiplere çeşitli nitelikte çift camlar takarak ısı ve ses korunumunu sağlamak olanağı da vardır.

Ayrık Çift Yüzeyli Pencere:

Bu pencerelerde kanatlar ayrı ayrı açılırlar, kapanırlar, iki cam yüzeyi arası, çeşitli fiziksel şartları yerine getirmek üzere ayarlanır, dışa gelen kanatlar telöre üzerine bağlanır, iç kanatlar, iç kenar kaplaması veya pervaz üzerine bağlıdır. Sıva ve derz örtüsü çıtalarının kullanılmaması halinde görülen ahşap genişliği duvar kenarında azalabildiği gibi iki cam arasında da küçülerek, 82 mm’de 72 mm’ye indirilebilir. Kasa kalınlığını artırarak kanadı doğrudan kasa üzerine faturalarla oturtmakla mümkündür. Bu durum, iç kanadın biraz daha gömülerek iki cam arasının yaklaştırılmasına yarar, ısı yalıtımı bakımından konveksiyonunu önleyici bir tertip elde edilmiş olur. Ayrık çift yüzeyli içe açılan pencerelerde, genişlik ve yükseklikler birbirinden farklı dış pencere küçük iç pencere daha büyüktür. Her iki pencerenin de içe açılması bu farklılığı gerekli kılar. Ayrık ve doğrudan derin telöreye oturan, içe veya dışa açılan kanatlarda bu farklılık yoktur, kanat büyüklükleri aynıdır.

Dışa açılan kanatlar özellikle fazla rüzgarlı olan bölgelerde yararlı olur, rüzgar basıncı kanatların telöreye daha sıkı basmasını sağlar ve yalıtıma daha etkili olur. Bu pencerelerde telöre dişsiz duvara oturur . dışa açılan kanatların açık durumda dış duvar yüzeyine paralel gelinceye kadar açılması veya çengeller ayrımı ile yüzey dik tutulması olasılığı vardır. Bu pencerelerde yaz aylarında iç kanatların çıkartılıp tek yüzeyli pencere olarak kullanılması halinde kullanma kolaylığı gibi eskimenin de bir miktar önlenmesi mümkündür. Dışa açılan kanatların rüzgara karşı tam koruyucu olabilmesi için ortada da sabit ara dikmeye dayanması gerekir. İç kanatların aynı dikmeye bastırılması yada normal iki kanatlı bir pencere olarak yapılması olasılığı da vardır. Dışa açılan kanatlar gömme mandal, çengeller veya gömme-kavrama ispanyolet yardımı ile kapatılır.

Birleşik Çift Yüzeyli Pencere:

Birleşik çift yüzeyli pencereler açılıp kapanma kolaylığı ve hemen hemen çift yüzeyli pencerelerin sağladığı ısı korunumunu sağlar daha az ahşapla yapım olanağı vardır. Derin telöreli çift yüzeyli ve kasalı çift yüzeyli pencerelerin aksine yalnız bir ispanyolet takımı ile çalışır. Camlar arsında ki aralık 25-55 mm olabilir. Isı korunumu bakımından en uygun aralık 45-55 mm’dir. Arada hareketsiz kalan hava tabakası ısı kaybını önler. Genellikle olduğu gibi birleşik kanatların kapanma derzleri üç bant halinde bastığında ayrık kanatlılara kıyasla daha az yalıtıcıdır, ancak alt başlıktaki hafif metal profiller ve bütün kanat sabit çerçeveyi saran plastik veya kauçuk bantlar kullanmak, gerek ısı gerekse ses yalıtımı bakımından daha sağlıklı bir bileşik kanatlı pencere yapımına olanak sağlar.

Kanatlar yalnız temizlik için birbirinden ayrılır, iki kanadın bir biri üzerine sıkı kapanışı evvelce belirtildiği gibi özel mandallar yardımı ile olur. Pencere kanatları tek yada iki parçadan oluşan bir sabit çerçeveye oturabilir. İki parçalı telörede dış parça, kepenk, panjur gibi elamanların bağlanışı için elverişli mesnetler sağlar. Yalıtımlar konusunda sözü edilen tek yüzeyli pencerelere içten takma kanat eklenerek elde edilen pencerelerde bileşik çift yüzeylerin yerine uygulanabilir.

Sürme Pencereler:

Sürme pencereler genellikle yüzey m2 ’si fazla olan pencerelerdir. Kendi yüzey düzlemleri içinde hareket eder kanatlar ne içe ne dışa sarkmazlar. İstenilen açıklıkta tutulabildiklerinden havalandırma için istenildiği gibi ayarlandırıldığı mümkündür. Bazı sistemlerde, kanatların, her kenarında iyi sıkışarak kapanması nedeni ile rüzgar sızlanmasının önüne geçilebilir. Genel olarak sürme pencerelerin bir bölümü açılabilir. Tümü açılamaz, oldukça komplike detaylar uygulanarak sürme pencereyi düşey yada yatay olarak duvar içine gömmek mümkün olur, ancak maliyet yükselir. Sürme pencereler, kanatların hareketine göre düşey sürme yada yatay sürme olurlar.

Düşey Sürme:

Düşey sürme pencereler iki kanatlı, bazen de üç kanatlı olarak yapılır. Kanatların yatayda birleşim çizgileri ayakta duran yada oturan kimselerin görünüşünü engellemeyecek yükseklikte kalacak biçimde düzenlenir. Tam ve engelsiz bir açılış için düşey sürme-gömme pencereler uygulanır.

Ahşap Döşeme Kaplamaları

06 Kasım 2007

AHŞAP DÖŞEME KAPLAMALARI

Ahşap döşeme kaplamaları, genellikle parke ve tahta olarak iki grup altında toplanırlar. Bu kaplamalar, ahşap ızgara veya tesviye edilmiş beton zemin üzerine yapılırlar. Ahşap kaplamalar, sağlık açısından, görünümden, ısı ve ses yalıtımından dolayı tercih edilirler. Sudan uzak olan yerlerde kullanılması durumunda uzun ömürlüdür. Genellikle konutların ıslak mekanlarının dışında bütün mekanlarda, kapalı spor salonlarında, özel büro ve benzeri yerlerde kullanılırlar.

a) Parke kaplamalar:

Parke, genişliği 3-6 cm, boyları 20-40 cm olan küçük özel işlem görmüş parçalardır. Parkeler; tabla, masif ve mozaik olmak üzere üç çeşit olarak üretilmektedir. Genellikle kayın ve meşeden yapılırlar ve aşınmaya karşı dayanıklı, görünümü güzel, cila tutma özelliği yüksektir. Kalite bakımından I. II. ve III. sınıf olarak ayrılırlar. I. kalite parkeler, ince hareli, budaksız, elyafı düzgün, renkleri muntazam ve lekesiz olur. II. kalite parkeler, budaksız, elyafı kalın ve geniş hareli, renkleri biraz karışık ve ufak tefek tabii lekeye sahip olabilir. III. kalite parkeler, çok az bu hareli, renkleri bozuk ve karışık olabilir.

Ahşap döşemelerde, kirişler üzerine 2,5 – 3 cm kalınlığında tahtalar çakılarak yapılan kör döşeme üzerine yapılır. Parkeler, başsız çivilerle kiniş denilen yerlerden çakılarak çivinin görünmesi engellenir. Parke kaplamalar, değişik desenlerde (balık sırtı, kare ve düz) yapılır. Parkenin duvarla birleştiği yere süpürgelik çakılır. Parkenin çakılma işlemi bittikten sonra üst yüzey işlemleri yapılır.

Beton yüzeylerde ise kaplama yapılacak yerlere, rendelenmiş tahtalar eşit aralıklarla sabitlenir. Parke uçları, lata veya çıta üzerine oturtularak başsız çivilerle çakılır.

b) Tahta kaplamalar:

Ahşap döşemede, eksenleri arasındaki mesafe 40-80 cm olan ahşap kirişler üzerine döşeme tahtaları çakılarak monte edilirler.

Bu tahtaların kalınlıkları, 20-25 mm, genişlikleri 80-120 mm olmalı, aşınmaya karşı dayanıklı, budaksız, aşırı renk farkı olmayan ahşaptan seçilmelidir. Tahtaların boyları, fazla uzun tutulmamalı veya döşeme ızgaraları sık atılmalı aksı taktirde üzerinde yürünürken istenmeyen sesler çıkar.

Kaplama tahtaları, kinişli, pahlı veya zıvanalı olarak hazırlanır, başsız tel çivilerle çakılarak yapılır.Tahta kaplama yapılan döşemelerde süpürgelikler, 1.5-2 cm kalınlığında 8-10 cm genişliğinde döşeme tahtasından duvarda 50-100 cm aralıklarla bırakılan takozlara çivilenir. Beton döşemede tahta kaplamalar döşeme üzerine konan ahşaplara başsız çivilerle çakılır. Sabitlenen ahşapların üzerine üst yüzey işlemleri yapılır. Tahta kaplamalar, parke kaplamalara göre kısa ömürlüdür.

Taban Tahtası Metaryalinin Öğrenciye kazandırdıkları

Taban tahtası döşemesinin ne olduğu, nasıl yapıldığı, yapılışındaki kullanılan malzemelerin neler olduğu ve binalarda hangi maksatla kullanıldığı hakkında bilgi vermektir.

Süleyman Demirel Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi

06 Kasım 2007

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TEKNİK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAPI EĞİTİMİ BÖLÜMÜ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.jpg[/IMG]

YAPI TEKNOLOJİ UYGULAMA V AHŞAP KAPI DOĞRAMALARI AHŞAP PENCERE DOĞRAMALARI AHŞAP KAPLAMALAR Danışman Öğr.Gör. İsmail UZUN

HAZIRLAYAN Ali Necat BASİT Ayşegül CİHAN Cengiz BOZDAĞ

Isparta-2003

AĞAÇ

Ağaç yaşayan büyüyen bir canlıdır ve bitkiler gurubundandır. Büyümesi için besinlere, havaya, ışığa ve suya gereksinim duyar. Canlı bir ağacın bölümleri olan kökleri, gövdesi ve taç adını verdiğimiz yapraklarının belirli görevleri vardır.

AĞACIN ÇALIŞMASI

AĞACIN ŞİŞMESİ VE ÇEKMESİ:Çekme ve şişme ölçüsü ağacın türüne, özgül ağırlığına ve çekme yönüne göre değişir. Göze zarı doygunluğundan (yaklaşık %30 nemli ağaç) mutlak kuruluk derecesine kadar (%10) kurutulan ağaçtaki çekme oranı için aşağıdaki değerler kabul edilir. Boy (elyaf ) yönünde çekme %0.1Çap (özışın) yönünde çekme %5Çevre (yıl halkası) yönünde çekme %10 BOY YÖNÜNDE ÇEKME VE ÇALIŞMA: Ağaç, elyaf boyu yönünde çok az çalışır. Bu yönde çalışma oranı %0.3 değişir. Küçük ölçüler içinde sınırlı kalan bu şekil değişmesi ağaç işlerinde çoğunlukla dikkate alınmaz. Bunun nedeni miçelleri oluşturan iplikçiklerin boy yönündeki uzayacak nitelikte olmamalarıdır. Islanan iplikçiklerin boy yönünde uzamaları sınırlı kalır. Çap veya çevre yönünde ise ıslanan iplikçiklerin ıslanan yönde genişlemesi yan yana gelişir ve birbirine eklenerek büyük boyutlara ulaşır.

ÖZIŞIN YÖNÜNDE ÇALIŞMA: Özışın yönündeki çekme ve şişme çevre yönündeki şişme ve çekmeden daha azdır. Bunun nedeni kalın zarlı sonbahar dokusu ile ince zarlı ilkbahar dokusunun bu yönde sıra ile kesişmesidir. Ağacın çalışma yönü ve oranı göze zarının kalınlığına ve sıklığına bağlıdır. Çap yönündeki çalışmayı kısıtlayan başka bir neden de aynı yönde dağılmış bulunan öz ışınlardır. Sık yapılı özışınlar ağacın bu yöndeki şekil değiştirmelerini bir ölçüde engeller.

AĞAÇTA KAMBURLAŞMA, ÇARPILMA VE ÇATLAMA: Ağacın nem alıp vermesinin bir zararlı sonucu da çekme ve şişme olayına bağlı olan kamburlaşma, çarpılma ve çatlamadır. Çekme veya şişme bir hacim değişmesidir. Kamburlaşma, çarpılma ve çatlama ise şekil değişiminin yanı sıra biçim bozulması da olur.

KAPAK TAHTASINDA KAMBURLAŞMA VE ÇEKME: Kapak tahtası tomruğun kabuğa yakın tarafından kesilmiş olan tahtadır. Dış tahta diye de isimlendirilir. Öze bakan tarafına tahtanın yüzü, kabuğa bakan tarafına tahtanın tersi denir. Kapak tahtası tomruğun öze yakın bölümlerinden kesilmiş olan tahtadan daha fazla kamburlaşır. Bunun nedeni kapak tahtasındaki yıl halkalarının uzun olması ve düzensiz biçimde kesilmeleridir. Tahtanın öze bakan tarafında ağacın iç odun bölümü , kabuğa bakan tarafında dış odun bölümü bulunur. O halde tahtanın dışa bakan tarafında hem en çok çekme eğiliminde olan dış odun hem de en çok çekme oranı olan çevre çekme vardır.

YAN TAHTADA ÇEKME VE KAMBURLAŞMA: Tahtanın tomruktan alındığı yer değişince çalışma oranı ve biçim değiştirme oranı da değişir. Yan tahtada yıl halkalarının boyu kapak tahtasındaki yıl halkalarına göre daha kısadır.

ÖZ TAHTADA ÇEKME VE KAMBURLAŞMA: Öz tahtasındaki yıl halkaları yüzeye dik kesilmişlerdir. Boyları da kısadır. Tahtanın büyük bir bölümü iç odundan oluşmuştur. Öz tahtanın ortasındaki çekme düşüktür.

TAHTANIN ÇARPILMASI: Buruk büyüyen ağaçların tomruklarından kesilen tahtalar kuruduklarında çarpılırlar. Çarpılma tahtanın dönerek kamburlaşmasıdır. Buruk büyüme doğal bir kusurdur.

AĞACIN ÇALIŞMASINA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER

Çalışmaları önlemek için tomruk ve kalasları olabildiği kadar erken biçmek ve gerekli ölçülerde küçük parçalar haline getirmek gerekir. Böylece tomruk ve kalasların büyük ölçülerinin ve değişik oranda çalışan bölümlerinin sebep olduğu dengesiz çalışmalar engellenmiş olur. Çok etkin bir önlem de bitmiş işin kullanılacağı ortama uygun nem derecesine kadar kurutulmuş kereste kullanmaktır. Doğramacılıkta kullanılacak ağaç %12 ila %15 , mobilya üretiminde %8 ila %10 nem derecesine kadar kurutulmalıdır.

AĞACIN TEKNİK VE MEKANİK ÖZELLİKLERİ

AĞACIN ÇEKİLME DAYANIMI:Ağacın çekme etkisi ile kopmaya karşı gösterdiği dirençtir. Elyaf boyu yönünde ağacın çekilme dayanımı oldukça büyüktür ve basılma dayanımının hemen hemen iki katı kadardır. Elyafa dik yöndeki kopma dayanımı ise çok azdır.

AĞACIN BÜKÜLME DAYANIMI: Ağacı bükmeye çalışan kuvvete karşı göstermiş olduğu dirençtir. Ağacı bükmeye çalışan güç elyafa dik yöndedir. Yük bükülme dayanımını aşarsa, parça eğilir. Ağır eşyaların konulduğu raflarda, uzun masaların kayıtlarında buna benzer durumlarla karşılaşılır. Bükülme dayanımı parçanın biçimine ve kesit ölçülerinin büyüklüğüne göre değişir. Parçanın boyu ve dayanma noktalarının arası uzadıkça bükülme dayanımı azalır. Budaklar ve çatlaklar bükülme dayanımını olumsuz yönde etkiler.

AĞACIN ISI YALITIMI: Ağaç ısı yalıtımı bakımından oldukça üstün nitelikler gösterir. Diğer yapı gereçleri ile karşılaştırıldığında ağacın ısıyı daha az ilettiği ve daha iyi yalıtım sağladığı görülür. Beton zeminde yalınayak yürüdüğümüzde ayaklarımız üşür ama ağaç kaplı zeminde ayaklarımız üşümez. Bu sebepten dolayı ağacın ısı yalıtımı yüksektir.

KERESTE

Çevremizde gördüğümüz birçok ahşap eşyanın yapımında kullanılmak üzere işlenip hazırlanmış olan oduna “kereste” denir. Bulunduğu şekliyle kullanılmayan ağaç önce kesilir sonra marangoz atölyelerinde kereste haline getirilir. Keresteler sınıflandırılır, kurutulur, gerekiyorsa son işlemler yapılıp pazarlanır. Dünyada ortalama olarak kesilen ağaçların yarısı yakacak olarak diğer yarısı da kağıt imalatında ve çeşitli işlerde kereste olarak kullanılmaktadır. Kullanılacağı yere göre çeşitli ağaçlardan kereste elde edilir. Sertliklerine bağlı olarak bazı ağaçları şöyle sınıflandırabiliriz;

1.Çok sert ağaçlar; ceviz, karaağaç, kara salkım

2.Sert ağaçlar; kayın, dişbudak, kara sakız, kara ağaç ve bazı kavak cinsleri

3.Yumuşak ağaçlar; kestane, sarı kavak, selvi, sedir

4.Çok yumuşak ağaçlar; beyaz çam, ladin, ıhlamur, söğüt

KULLANIM ALANLARI

Keresteler ev, ambar, fabrika yapımında ve başka yapı işlerinde kullanılır. Mobilyacılıkta, tekne yapımında, kutu, sandık, tahta perde gibi birçok ahşap sanayi ürününün yapımında da kereste kullanılır. Kerestenin başka bir kullanım alanı da kağıt sanayinin hammaddesi olan odun hamuru üretimidir. Kaplama, kontrplak ve sunta da keresteden yapılır. Kütüklerin çok ince dilimler halinde kesilmesi yada elma soyar gibi soyulması ile elde edilen ağaç levhalar olan kaplama, dekoratif amaçla başka tahtaların kaplanmasında ve kontrplak yapımında kullanılır. Kontrplak, üç yada beş gibi tek sayıda kaplama levhasının birbirine yapıştırılması ile elde edilir. Kontrplak yapılırken her kaplama levhası damarlarının doğrultusu bir öncekine dik olacak şekilde yapıştırılır. Kontrplaktan istenen boyutlarda ve çok sağlam panolar yapılır. Sunta, küçük odun parçaları, talaş ve bıçkı tozunun kimyasal malzemelerle ısıtılıp sıkıştırılarak kaynaştırılması ile elde edilir. Kontrplak ve sunta mobilyacılıkta ve inşaat sanayisinde yaygın olarak kullanılır.

KERESTENİN SINIFLANDIRILMASI

Keresteler kullanıldığı yere, ölçülerine ve görüldüğü işlere göre sınıflandırılır. Sert ve yumuşak ağaçların sınıflandırılması ayrı ayrı yapılır. Çeşitli metotlarla sınıflandırılan keresteler değişik renklerle işaretlenir.

KERESTE ÇEŞİTLERİ

·Doğrama, Kapı ve Pencereler İçin Kullanılan Keresteler: Karaçam, kayın, sedir yumuşaktır. İşlenmesi daha kolay olduğu için bunlar kapı ve pencerelerde kullanılır. Kızıl çam biraz daha sert olduğu için tavan ve taban döşemelerinde kullanılır.

·Mobilyada Kullanılan Keresteler: gürgen, meşe kestane. Bu ağaçlar sert oldukları için mobilyada kullanılırlar.

KERESTENİN KUSURLARI

1. BUDAKLAR: Ağaç gövdesinden büyüyen dalların en kesitleridir. Parçanın lifleri budak etrafından geçerek dönükleştiği için bir kesiklik meydana gelir. Çekme ve çarpma mukavemetlerini olumsuz etkiler. Budak bulunuşu basınç mukavemetini önemli miktarda etkilemez. Eğilmede budak çekme bölgesinde ise mukavemet azalır, basınç bölgesinde ise mukavemeti etkilemez.

2. EĞİK LİFLER (BURUKLUK) : Ağacın eksenine paralel olmayan liflerdir. Büyüme şekli veya kesim metodundan kaynaklanır. Basınç ve eğilme mukavemeti ile elastikiyet modül değerini azalttığından zararlıdır.

3. YARIKLAR : Büyüme sırasındaki zararlar veya çeşitli doğrultudaki rötrelerin eşit olmamasından doğan çatlaklardır. Kiriş mesnetlerinde veya dikmelerin ortasında sakıncalı olurlar. Kayma ve çekme mukavemetini azaltırlar. Basınç mukavemetini fazlaca etkilemezler.

4. PEŞLENME : Eşit olmayan hacim değişmeleri ve farklı su miktarlarından doğar. Çeşitli doğrultularda ağacın dış kısımlarının iç kısımlarına göre daha çabuk kuruması ile önce peşlenme sonra çatlaklar oluşur.

5. REÇİNE KESELERİ : Ağaç yaşken meydana gelen yaralar ve böceklerin meydana getirdiği delikleri kapatmak için reçine üreterek bu delik ve yaralı kısımlarda reçine keseleri oluşur. Bu keselerin sık olmaları ahşap için kusur sayılır.

6. YILLIK HALKA KALINLIĞI : İnce yapraklı ağaçlarda yıllık halka kalınlığının mekanik dayanımları azdır. Bu halkaların genişliği belirli sınırları geçerse ahşap için kusur sayılır.

7. SULAMA (YALPAKLIK) : Ahşabın dikdörtgen veya kare kesitli hale getirildikten sonra kesit üzerinde kalan kabuk veya çatlağın düşmesidir. Bu özelliğin mekanik yönden mahsuru yokken kesit ve boyut yönden kusur sayılır.

KERESTENİN KORUNMASI

1. Kerestenin besinli suyunun giderilmesi:

a) Fırınlarda yada açık havada kurutma

b) Besin suyunun kısmen de olsa çıkmasını sağlamak için temiz suya sokularak bekletmek

c) Ahşapların kazanlara konulup buharlanması

2. Kereste yüzeyinin koruyucu maddelerle kaplanması

a) Yüzeyin hafifçe yakılarak kömürleştirilmesi

b) Eritilmiş zift , asfalt, maden vb. maddeler sürülerek kaplanması

c) Kurutulduktan sonra bezir, neft, vernik ve boya sürülmesi

3. İçine koruyucu madde şırınga edilerek

a) Ağaç gövdesinde açılan yarıklardan çanakla dökülerek

b) Kesik ağaç başlarından basınçla sokularak

4. Diğer metotlar

a) Ağaç eriyiğe daldırılarak, daldırma usulü ile

b) Basınçla ağaca eriyik içirilerek, tam daldırma usulü ile

c) Basınçla önce hava sonra eriyik içirilerek, basınçlı hava usulü ile

YAPI KERESTESİNİN KORUNMASI

Ahşap açıkta kalınca üzeri esmerleşir (üşür!). havanın rutubeti de ahşabı çürütür. Bu etkilerden korunması güzel görünmesi için boyanır. Ahşap önce kurutulmalı, zımparalanmalı ve perdah edilmeli, macun ile delikler tıkanıp tekrar perdah yapılmalıdır. 1. kat bezir ile gözenekler doldurulup bir kat astar ve iki kat yağlı boya ile kapatılmalıdır. Tabi ki görünüşünün bozulmaması gerekiyorsa dış tesirlerin etkisindeki yerlerde vernik, iç kısımlarda cila kullanılmalıdır.

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE KULLANILAN KERESTELER

Keresteler yapıda kullanılacakları yere ve ağacın cinsine göre çeşitli boyutlarda ve özel isimler altında piyasaya sürülür. Çam ile kayın kerestelerinin standart boyutları vardır. Diğer ağaçların keresteleri gövdelerinin durumuna göre değişik boyutlarda olabilir.

Kerestenin boyutları 3-4,5 m arasında değişir. Bunları normal boy denir. Normal boy keresteleri her yerde bulmak mümkündür. 3 m’ den küçük 5 m’ den büyük boylara normal boy denmez ve bunları her yerde bulmak mümkün değildir.

KAPAK TAHTASI: Tomrukların biçilmesi esnasında artan, bir yüzü kavisli dış ağaç kısmıdır. Ucuz temin edilebilmeleri dolayısıyla tahta perdelerde geçici şantiye barakalarında, döşeme arası dolgularda kullanılır.

ÇITA: Kalınlığı 1.5-3 cm , genişliği 2-5cm ve uzunluğu 0.5-4 m.dir. Kalıp plakalarında, bağdadi sıva yapımında, kagir kısımların ek yerlerini örtmede, çatılarda kiremit altı çıtası vb. yerlerde kullanılırlar.

KADRO: Kare kesitli kerestelerdir. Kesitleri 4×4 ila 12x12cm, uzunlukları ise 3-5 m arasındadır. Genellikle kapılarda dikme olarak beton üzerine ahşap döşemelerde yastık olarak, çatılarda aşık, toprak iknalarında destekleyici dikme olarak kullanılır.

LATA: Dikdörtgen kesitli kerestelerdir. Kalınlığı 2.5-6 cm, genişliği 8-12 cm , uzunluğu ise 2.5-4 m arasındadır. Genellikle çatılara mertek ve tavan kirişi, betonarme kalıplarında ızgara kirişi olarak kullanılır.

DİREK: Yuvarlak veya kare kesitli kerestelerdir. Kalınlığı ve genişliği 12×12 cm ve daha büyük , uzunluğu 3-5 m.dir. Çatılarda dikme, toprak iksalarında dayanak olarak kullanılır.

KİRİŞ: Dikdörtgen kesitli kerestelerdir. Kalınlıkları 8-28 cm , genişliği 10-30 cm ve uzunluğu 2.5-4 m.dir. Ağır döşeme kirişi olarak kemer, köprü kalıplarında ve tahkimat işlerinde kullanılır.

TAHTA: Kalınlığı 1-3.5 cm , genişliği 15-32 cm, uzunluğu 3-6 m.dir. Çatılarda kiremit altında, kalıplarda, tavan, döşeme ve duvar kaplamalarında, kapı ve pencere doğramalarında, iskelelerde ve köprü döşemelerinde, toprak iksalarında kullanılırlar.

KALAS: 4-10 cm kalınlığında l5-40 cm genişliğinde 50’şer artarak 3-6 m uzunluğunda olurlar. Doğrama, iskele, iksa ve köprü döşemelerinde kullanılırlar.

AZMAN: 20-30 cm kalınlığında, 20-30 cm genişliğinde, 50’şer cm artarak 2.5-4 m uzunlukta olurlar. Çatı, iksa, köprü ve tahkimatlarda kullanılırlar.

DÖŞEMELİK: 22-26 mm kalınlığında , 8-15 cm genişliğinde, 50’şer cm artarak 3-4 m uzunluğunda olurlar. Kaplama ve döşemelerde kullanılırlar.

1.KAPILAR

Kapı, açıklıkları örten hareketli bir yapı elemanıdır. Görevi, iç hacimlerden birbirine geçmeyi, dışardan iç hacimlere girmeyi ve hacimlerin birbirine karşı kapanmasını sağlamaktır. Bu kapanış sağlanırken emniyetin de sağlanması gerekir. Dış kapı olması halinde her çeşit dış etkenlere karşı koruyucu olması, binanın dışa karşı da emniyetini sağlaması lazımdır. Kapıların büyüklük ve kanat sayıları, bina içinde veya dışında olduğuna göre, binanın tümü ve iç hacim boyutları ile uygun oranda seçilmiş olmalıdır. Bir iç kapının; bulunduğu hacimlerin fonksiyon ve önemine göre, değişik malzeme ve boyutlarda olması mümkün olduğu gibi, bir dış kapının da, bina ara girişini belirlemesi nedeniyle, etkileyici ve belirgin bir yeri ve görünüşü olmalıdır.

Dış kapının, binanın pencereleriyle beraber bulunması nedeniyle hep birlikte uygun bir oranda düzenlenmiş olması gerekmektedir.

İç kapıların planın gerektirdiği sayıda ve doğru bir düzende yerleşmiş olmaları gerekir. Yanlış yerlere, gereksiz sayıda dizilen kapılar hacimlerin iç görünüşünü bozar ve özellikle eşya yerleştirilmesini zorlaştırır. Bu nedenle proje hazırlığı sırasında, kapılar planda gerektiği yerlere dağılmalı, açılış yönleri doğru saptanmış olmalı ve çizimde son detayına kadar düşünülmelidir.

1.1.KAPININ PLANDAKİ YERİ

Kapılar içte ve dışta olmak üzere birbirinden tamamen ayrı iki noktada bulunur. İç kapılar, oda kapıları, mutfak, banyo, wc gibi hacimlerde, bodrum katı hacimlerinde ve toplu konut giriş kapıları olarak görev yaparlar. Dış kapılar, bina esas giriş kapıları, balkon kapıları, garaj, ahır kapıları ve bahçe kapılarıdır. İç ve dış kapılar gerek malzeme, gerek konstrüksiyon bakımından büyük değişiklik gösterirler.

1.2KAPILARDA AÇILIŞ YÖNÜ VE DUVARDAKİ YERİ

Kapılar, iç veya dış kapı olduğuna göre değişik şekilde açılırlar. İç kapılar, hacim içine ve dışına doğru açılırlar ve içe açılan yahut dışa açılan kapı adını alırlar.

Konutlarda kapılar hacim içine açılırlar, toplu çalışan hacimlerin kapıları koridor tarafına açılırlar. Duvar ortasına yerleştirilen kapı, büyük hacimlerde etkili bir görünüş sağlar. Küçük hacimlerde böyle bir tertip eşyaların yerleşmesi bakımından zorluklar doğurur ve yer kaybına neden olur, bu nedenle küçük hacimlerde kapının yan bölme duvarına yakın olması yerleşme düzeni bakımından daha rahat bir çözüm sağlar.

Aynı köşede iki kapı bir araya gelirse, bunların birbirine çarpmaması için açılış bakımından gerekli önlemler alınmalıdır.

Yukarıda belirtildiği gibi, büro hacimlerinde, sınıflarda, mağaza, büyük lokanta, toplantı salonları, sinema, tiyatro gibi binalarda, bir panik çıkması halinde kapı önünde yığılma tehlikesi olduğundan, doğrudan açık havaya, veya koridora açılan kapılar kullanılmalı, kaçış yönü serbest kalmalıdır.

1.3FONKSİYONLARA BAĞLI GENİŞLİK VE YÜKSEKLİK

Bağlı bulunduğu bina ve hacimlere göre kapı boyutları değişiklik gösterir, hacim ve binaların kullanış amaçlarına göre kapılar değişik genişlik ve yükseklikte olur.

Doğrudan insan giriş çıkışı için öngörülen bir kapı ile araçların ve hayvanların girip çıkacağı kapılar değişik büyüklüklerde ve boyutlarda seçilerek, rahat giriş-çıkış sağlanır.

Kapıların temiz (bitmiş) boyutları kaba yapıda saptanır, uygulama projelerinde ve detay resimlerinde gösterilir.

Kaba yapıda bırakılacak boşluğun doğru bırakılması, kapı lentosunda ve yanaklarda kasa boyutlarının doğru saptanmasına sıkı şekilde bağlıdır. Döşeme kaplamasının türü yüksekliği etkileyeceği için, toplam döşeme kalınlığının, projeye doğru olarak yansıması gereklidir. Kapı boşluğunu daraltıcı yanlışların sonradan düzeltilmesi detay hatalarına neden olur.

1.3.1KAPI GENİŞLİĞİ

Yukarıda değinildiği gibi, kapıların genişlikleri bağlı bulundukları hacimlerin amacına göre saptanır. Yaşama hacimleri için kapı genişliğinin en az, temiz açıklık (bitmiş) olarak 80 cm olması gerekir, böylece mobilya taşınması kolaylaşır. Konutlarda eşya yerleştirme bakımından her m2 alan ve hatta her cm değerli olduğundan kapıların gereksiz yere büyük tutulması zorluklara neden olur.

Duş, wc, kiler gibi hacimler için 60 cm temiz açıklık yeterli olarak kabul edilir.

1.3.2 KAPI YÜKSEKLİĞİ

Konutlarda kapı temiz yüksekliği 205-215 cm arasında seçilebilir, daha fazla yükseklikler konut dışında kalan ve büyük hacimleri olan binalar için uygun olur.

Bazı eski binalarda, katların yüksek oluşu nedeniyle 2.50-3.00 m yüksekliğe kadar kapıların kullanıldığı görülür. Bugüne kadar ve halen kullanılan bu binalarda 3.00 m kapı yüksekliği her zaman görülmektedir.

Kapı yüksekliği, tavan yüksekliğine göre saptanır, ancak yeterli ölçülerin de dışına çıkılmaması gerekir. Yüksekliğin, saptanmış olan genişliği uygun bir oranda seçilmesi lazımdır.

İç kapılarda yükseklikler;

En az : 185 cm

En uygun : 190 cm

Normal : 195-200 cm

En çok : 220-230 cm

Olarak seçilmelidir.

Seçilen kapı yüksekliğinin, en azından aynı kattaki hacimlerde hiç değişmemesi doğru olur. Bu durumda genişlikle zorunlu olarak gereken artmalar, yükseklikleri etkilememelidir.

İkinci derece hacimler için;

En küçük : 55-60 cm

Normal : 70 cm

Daire giriş kapıları için;

Normal : 90 cm

En uygun : 100 cm

Bina giriş kapıları için;115 cm

Çift kanatlı kapılar için;

En küçük : 140 cm

Normal :0 cm

En uygun : 180 cm

Büyük : 200 cm

Çift kanatların aynı ya da farklı genişlikte olmaları mümkündür.

Bina giriş kapılarında değişik genişlikte kanatlar olması halında toplam genişlik;

En az : 140 cm

İki kanadın birbirinin aynı olması halinde

Normal : 225 cm

Okullarda sınıflar için : 95-100 cm olmalıdır.Tiyatro, toplantı salonları, sirkler gibi büyük sayıda insan topluluğunun bir araya geldiği, 200 kişiden fazla kalabalık hacimlerde, koridor, merdiven ve çıkışların kişi sayısına göre saptanması gerekir.

Tiyatrolarda iç kapı genişliği en az 90 cm ve toplam çıkış genişliği, parterde her 70 kişi için 100 cm olmak üzere hesaplanır.

Sahne için her 100 m2 ye 100 cm kapı genişliği, dış kapılar için her 90 kişiye 100 cm çıkış kapısı genişliği bırakılmalıdır.

Sinemalarda, 600 kişiye kadar hacimlerde her 125 kişi için 100 cm kapı genişliği, 600 kişiden fazla olan hacimlerde her 165 kişi için 100 cm kapı genişliği. Büyük mağazalarda, her 100 m2 için 30 cm kapı genişliği, üst katlarda en az kapı genişliği 100 cm olmalı ve kapı genişliği merdiven kolu genişliği eşit olmalıdır.

Çıkış kapısı için önerilen genişlik en az 150 cm çarpma kapı için en az 160 cm.dir.

Büyük mağazalarda kaçış yolunu tıkama tehlikesi olduğundan çarpma ve döner kapı kullanılmalıdır. Ahır kapılarında yükseklik ve genişlik, içeriye girip çıkacak araçların boyutlarına göre saptanır.

Tek kanat için 125 cm genişlik yeterlidir. İki kanatlı olması halinde, bu genişliği 165 cm.ye çıkarmak gerekir. Normal yükseklik 220 cm.dir.

Binek arabaları için temiz (bitmiş) genişlik;

En az : 195 cm

Normal : 220 cm

En çok : 245 cm

Nadiren : 295 cm.dir.

Temiz yükseklikler;

En az : 195 cm

Normal : 220 cm

En çok : 245 cm

olarak kabul edilir.

Kamyonlar için temiz (bitmiş) genişlikler;

Normal : 295 cm

En çok : 345 cm

Temiz yükseklikler;

En az : 295 cm

Normal : 345 cm

En çok : 395 cm.ye kadar uygulanabilir.

Büyük iç avlular açılan kapıların boyutları yangın söndürme araçlarının bütün boyutları göz önünde tutularak saptanır.

Büyük tarımsal işletmelerde, samanlık ve benzeri bölümlere girip çıkacak araçların boyutları, kapı boyutlarının saptanmasında esas alınır.

2. KAPILARIN KANAT AÇILIŞINA GÖRE TİPLERİ

Kapı kanatları hacimlerin kullanış amaçlarına, sabit ve hareketli eşyanın yerleşme özelliklerine göre birkaç tip halinde oluşmuştur. En çok uygulaması olan açılış biçimi yan dönel açılıştır. Yan dönel kapılar tek kanatlı, iki veya daha çok kanatlı olarak düzenlenirler.

Yan dönel kapılarda kilit, menteşe gibi hırdavat malzemesinin belirlenebilmesi için, sağ kapı, sol kapı olarak da bir ayırım yapmak gerekir. Kapı kanadı açıldığı hacimde sağ tarafa doğru dönüyorsa sağ kapı, sol tarafa dönüyorsa sol kapı olarak adlandırılır ve menteşe ve kilitler de bu açılış biçimine göre sağ menteşe ve sol menteşe, sağ kilit ve sol kilit olarak adlandırılır.

Tek kanatlı yan dönel kapılar çift kapı olarak da uygulanırlar ve özel hacimlerde ses yalıtımı sağlarlar. Çift kanatlar ya yalnız bir hacme açılırlar, ya da iki kanat ayrı ayrı hacimlere açılırlar.

Tek tarafa açmak söz konusu olduğunda, kanatlardan birisi daha küçük olur ve her iki kanat, istenen taraftan, özel takımlar yardımı ile bir kerede açılırlar.

Birbirinden ayrı olan kanatlar her iki hacimden, o hacmin içine doğru, ayrı ayrı açılırlar ve kanat boyutları birbirinin aynı olur. Kanatların birleşik olması halinde daha kullanışlı olan bu kapılar ayrı ayrı açılmaları halinde, yapımdaki sadeliğe karşın, kullanış biraz zorlanır. İki kanatlı yan dönel kapılarda, geleneksel olarak, iki kanadın boyutları birbirinin aynıdır. Genellikle bu iki kanadın yalnız biri sürekli olarak kullanılır, öteki kanat gerektiği zaman, eşya taşımak ya da hacimleri birleştirmek için açılır.

İki kanatlı kapılar, sürekli giriş-çıkış olan, bir posta idaresi, istasyon gibi binalarda yararlı olur. Bu durumda ortada sabit bir ayağın bulunması konstrüksiyon bakımından yararlı olur.

Üç veya daha çok sayıda kanatları olan kapılarda kasaya menteşe ile bağlı kanada öteki kanatlar da asılmıştır. Asılan kanatlar aynı boyutta veya daha küçük olabilirler. Taşıyıcı kanatların sarkmaması için kasanın ve kanat çatkısının yeter sayı ve güçte olması gerekir. Garaj ve atölye kapıları araçların giriş çıkışı için yeter büyüklükte olmalıdır. Ancak, insan girişini kolaylaştırmak için, bu kapıların büyük kanatları üzerine, kolaylıkla kullanılabilen küçük kanatlar düşünülmelidir.

2.1 ÇARPMA KAPILAR

Çarpma kapılar, her iki yöne açılabilen kapılardır. Özel, yaylı menteşelerle her iki tarafa hareket edebilirler.

Giriş-çıkışın fazla olduğu binalarda, büyük mutfaklarda görevlilerin devamlı giriş-çıkışı için çok elverişli olur. Bu kapıların, her iki taraftan gelenlerin görülebilmesi için camlı olmaları gerekir. Çarpma kapılar tek veya iki kanatlı olurlar.

2.2 KATLAMA KAPILAR

Bu kapılar geniş açıklıkların örtülmesi için elverişli olurlar. Kanatlar katlama ve sürme hareketini birlikte yaparlar. Kanatlar ya bir duvar tarafına veya her iki tarafa açılarak katlanmış halde toplanırlar. Katlama kapılar, lentoya iki kanatta bir olmak üzere menteşe doğrultusunda asılırlar.

2.3 ARMONİK KAPILAR

Bu tür kapılarda kanatlar ortalarından lentodaki raya asılmıştır, bu nedenle ayırdığı hacimlere yarım girer, fazla çıkıntı yapmazlar.

2.4 AKORDEON KAPILAR

Bu tür kapılar geniş ve yüksek duvar boşluklarında daha uygun bir ayırıcı elemandır. Kapanma sırasında iki yüzeyi oluşturan kanatlar birbirinden ayrılarak kendi üzerlerine katlanırlar. İki yüzey kaplaması arasında kalan mafsallı makaslar bu kaplamayı sağlarlar.

İki yüzeyin kaplaması ahşap plak yerine yapayda da doğal deri ile de imal edilebilir.

2.5 SÜRME KAPILAR

Yan dönel kapıların hacimlerinde, eşya yerleşimi bakımından zorluklara neden olması halinde sürme kapılardan yararlanmak mümkündür.

Sürme kapıda kanatlar üstten lentoya, ray üzerinde hareket eden makaralar yardımıyla asılır. Ayrıca alttan döşeme içine gömülmüş raylar yardımı ile sarsılmadan yalpasız hareket sağlanır.

Sürme kapılar, duvar önüne sürülecek şekilde açık ya da iki duvar arasına gizlenecek şekilde gömülürler. Tek ya da çift kanatlı olabilirler. Sürme kanatlar üzerine, ayrı ayrı yan dönel kanatlar da asılabilir ve gerektiğinde yalnız bu kanatlar kullanılabilir.

2.6 GARAJ KAPILARI

Garajlarda, büyük menteşelerle asılı ağır kanatlı kapılar yerine mafsallı sürme kapılar kullanmak daha pratik olmaktadır. Sürülüş ya yalnız bir tarafı, ya da büyük kapılarda olduğu gibi, iki kanatlı, ayrı ayrı sağa-sola ayrılır.

Bu kapılarda iki kanat, yana sürülüşü kolaylaştırmak için, yan dönel kanat olarak düzenlenir. Bu yan dönel iki kanat, garaja giriş-çıkışı da sağlar.

Garaj kapıları yatay sürülerek açılabildikleri gibi, düşey sürme veya basküllü olarak da açılabilirler.

Genel olarak kapılar yatay, yan dönel veya sürme olarak açılabildikleri gibi, düşey, aşağı ve yukarı sürülerek de açılabilirler. Ancak lento ve döşemede kanat yüksekliğini karşılayacak derinliğin bulunması gerekir.

Her iki açılışta da kanat ağırlığının, karşı ağırlıklarla, dengelenmesi ya da bir motordan yararlanılması gerekir.

Yukarı sürme ve katlama kapılar, yatay sürme kapılar gibi açılırlar ve katlanan kanatlar lentoda toplanırlar.

2.7 DÖNER KAPILAR

Bina esas girişinde rüzgarlık görevini yaparlar. Bir eksen etrafında 2, 3, 4 kanat halinde olurlar, rüzgar ve gürültünün bina için girmesini engellerler. Çok giriş-çıkışı olan, halka açık binalarda kullanılırlar. İki kanatlı döner kapılar hava akımını tam önleyemediği için pek kullanılmazlar. Eksene bağlı kanatlar, gereğinde birbiri üzerine katlanarak kenara alınabilirler.

3.KAPILARDA SABİT BÖLÜMLER

3.1 KAPI KASASI

Önemli olmayan hacimlerde kapı kanadı, menteşeler yarımı ile, düz ya da dişli biten duvara asılır ve duvar kenarlarına basarak kapanır.

Sabit bir ,.çerçeve üzerine asılan kanat, pencerede olduğu gibi bir telora üzerine basar. Bu teloraya, kapılarda, ayrımı belirlemek için.”Telora Kasa” adı verilmiştir.

Kapı kanadının ağır olması halinde telora kasa, yetersiz kalabilir, ya bu nedenle, ya da etkili bir görünüşün elde edilebilmesi için boyutların arttırılması gerekir, bu şekilde boyutları büyüyen sabit bölüme blok kasa adı verilmiştir. Özellikle çift katlı dış kapılarda uygulanır. Genellikle içi kapılarda uygulanan ve dişsiz biten duvarda yanak tarafın tümü ile örten kasalar derin kasa olarak adlandırılmıştır, derin kasalar her iki duvar yüzünde pervazlarla örtülüdür, pervazın görevi kasa-sıva bileşim derzini örtmektir. Pervazsız olarak bırakılan derin kasalarda kapı kanadı doğrudan kasa üzerine basar.

3.2 KASANIN BÖLÜMLERİ VE TÜRLERİ

Kaba yapı boşluğu içine oturan ve sabit olan kasa birkaç bölümden oluşur.Asıl kasa, yapım sistemine göre, telora kasa, blok kasa derin kasa, ya da karma kasa olabilir. Derin ve karma kasalarda, kasa genişliği duvar kalınlığına göre saptanır ve bu kalınlığa duvarın iki yüzünü örten sıva kalınlıkları da eklenerek toplam derin ya da karma kasa genişliği saptanır.

Pervazlar, derin veya karma kasalarda, kasa-sıva arasında kalan derzi örter ve fonksiyon bakımından gerekli olduğu kadar, kapı büyüklüğüne göre değişen boyutlar ve profilleriyle aynı zamanda bir süs elemanı görevini yapar. Yukarıda değinilen derin kasalar, duvar kalınlığının artması halinde, masif ahşabın ortaya çıkaracağı deformasyonların önüne geçmek için tablalı ya da bir iç konstrüksiyon yardımı ile, sıkma kasa olarak yapılabilir.

3.3 KASA-DUVAR BAĞLANTISI

Yukarıda adlandırılan ve tarifi yapılan çeşitli kasaların duvarla bağlantısı birkaç sistemle sağlanır.

Telaro kasalarla blok kasalar duvara, demir kenetler yardımı ile bağlanır, demir kenetler gömme veya çakma kenetlerdir. Derim ya da karma kasalarda duvarla bağlantı, tuğla örgüsü içine kenetlerle ve harçla oturan katranlanmış ahşap takozlar yardımı ile sağlanır. Bu takozlar iç kapı boşluğunda yanak yüzeyleri ile aynı düzlemde oturmuştur, yanaklarda üç takoz, letoda, daha küçük boyutta, ortada, en az bir takoz gömülür. Kasa bu takozlara gömme vida veya çivilerle tespit edilir.

4. KAPILARDA HAREKETLİ BÖLÜM (KAPI KANADI)

Kapı boşluğu kapı kanadı ile örtülür, açılır. Fonksiyon ve yapım sistemlerine göre adlandırılır. Yukarıda açıklandığı gibi, ya doğrudan duvar boşluğu üzerine, sabit bölüme (kasa) gerek kalmadan çıplak duvar üzerine, ya da değişik istemlerdeki kasalar üzerine basar.

4.1 KAPI KANADININ BİÇİMLENDİRİLMESİ

Binaların mimari özellikleri, gerek iç, gerekse dış kapıların biçim ve görünüşlerini etkiler. Kapıların genişlik ve yükseklikleri onların etkili oluşunda önemli rol oynar. Kapı kanatlarının yatay ya da düşey çizgilerle desenlendirilmesi görünüşe yatayda düşey bir etki kazandırır. Çift katlı dış kapılarda uygulanan değişik kaplama desenlerinden yatay, düşey ve eğilimli olarak yapılanları bu etkiyi çok açık bir biçimde belirleyen örneklerdir.

Yüzeyleri tamamen düz olan sıkma kapılarda uygulanan cam bölümlerin yatay ya da düşey olarak düzenlenmesi, kapının görünüş özelliğini belirler.

Yükseklik ve genişlik oranları, kapı boşluğuna uygulanan değişik genişlikleri süveler kapı kanatlarının, konstrüksiyon sistemlerinin ortaya koymuş olduğu profilli ya da profilsiz yüzeyler, cam kapılarda değişik boyuttaki camların kanat üzerindeki dağılışları kapıların biçimlendirilmesinde önemli rol oynarlar.

4.2 KAPI KANADI TİPLERİ

Kapı kanatları, uygulanan konstrüksiyon sistemine bağlı olarak birkaç tipte özetlenebilirler.

Bu kapılar;

I.Lata kapı (parmaklık kapı)

II.Çatkılı kapı

III.Sıkma kapı

IV.Camlı kapı

V.Çift katlı kapı

olarak adlandırılan kapılardır.

4.2.1 LATA KAPI

Genel olarak önemli sayılmayan hacimlerde kullanılmaları nedeniyle rendelenmiş ahşaptan, çıtaları ve kanadı deforme olmaktan koruyan iki seren ve bütün düşey parçaları birleştirmek için (iki kuşakla sarkmayı önlemek için) iki kuşağa dayalı diyagonal bir ahşaptan oluşurlar.

Bu kapılar kullanış yerinin önemine göre, örneğin bahçe kapısı olarak uygulaması halinde temiz rendeli, boyanmış olarak da imal edilebilir.

4.2.2 ÇATKILI KAPI

Taşıyıcı bir çerçeve (çatkı) ile, bu çatkının içinde kalan boşlukları dolduran, değişik kalınlıkta masif ahşap, kontrplak, çeşitli kalınlıklarda hazır konstrüksiyon plaklar veya cam yüzeylerden oluşurlar. Çatkı ve dolgu bileşim detayları ve çatkıyı oluşturan ahşabın meydana getirdiği deşen kapının karakterini belirler.

4.2.3 SIKMA KAPILAR

Ana taşıyıcı iskeleti meydana getiren bir çatkı ile bu çatkı içini dolduran ıskaradan meydana gelir, ıskara yerine çeşitle malzemelerden oluşan petek elemanlar da kullanılır. Kanadın iki yüzü çeşitli, sıkıştırılmış lif levhalarla veya kontrplakla kaplanır. Sıkma kapılarda, yüzeyler tamamen düzlem ve profilsiz olduğundan toz tutmaz, kolay temizlenirler. Diğer fiziksel özellikleri olan kapılar hakkında da ileride gerekli açıklama ve detaylar verilecektir.

4.2.4 CAMLI KAPILAR

Çatkı sistemi içinde kalan boşlukların cam ile doldurulması veya sıkma konstrüksiyonkapılarda istenen biçim ve boyutta camlı yüzeylerin oluşturulması ile imal edilirler.

4.2.5 ÇİFT KATLI KAPILAR

Bir ana taşıyıcı kanat ile bu taşıyıcıyı bir tarafından örten ve taşıyıcı niteliği olmaya kaplamadan oluşur.

Genel olarak dış kapılarda uygulanan bu sistemde kaplama dış tarafa gelir ve dış etkenlere dayanıklı ahşap türlerinden seçilir.

Bir kaplamayı çeşitli desenlerle oluşturmak mümkündür.

5. KAPI YAPIMINDA KULLANILAN AHŞAP

Kapı yapımında kullanılan ahşap genellikle çam türü olanlardır. İç kapılarda beyaz çam, dış kapı ve pencerelerde çıralı çamlar kullanılır. Kaplama kapılarda ceviz, meşe, kiraz, zeytin, maun vb. sert ağaç türleri kullanılır.

5.1AHŞAPTA NEM VE ÇALIŞMA

Sürekli dış hava etkisinde kalacak ahşap için % 12-15 nem normaldir. İç hacimler için bu nemin, doğramanın yapıya gelişi anında % 8-12 olması normal kabul edilir.

Piyasadaki satışa hazır ahşap % 30 kadar nemlidir. Depoda bekletilerek havalandırılan ahşapta bu nem %20 kadardır; bu nedenle doğramada kullanılacak ahşabın kurutulmuş olması gerekmektedir. Fazla yaş ahşap sonradan kuruma nedeni ile, yapımından sonra, boyutlarda tutarsızlıklara, çarpılmalara, derzlerin açılmasına neden olur, devamlı macunlama ve boyamaya ihtiyaç gösterir. Fazla kuru ahşap doğrama yerine konduktan sonra, yapı nemi etkisi ile şişme ve deformasyonlara neden olur. Bu nedenle kapıların da pencerelerde olduğu gibi marangoz atölyesinden çıkmadan evvel astar boya ile boyanması gerekir. En doğru uygulama kapıların, yapı yerine tam boyanmış olarak gelmesidir, böylece yapı nemine karşı etkin bir korunma sağlanmış olur.

5.2AHŞAPTA ÇALIŞMANIN İNCELENMESİ

Ahşap, hava nemi ve ısı etkisi ile, devamlı çalışan doğal bir yapı malzemesidir, konstrüksiyonda yanlış bir uygulama, örneğin bu çalışmaya engel olunması, yapı elemanında zararlara neden olur. Ancak, ahşaptan imal edilen her yapı elemanının çalışarak devamlı şekil değiştirmesi de pek istenmez, kapılarda çatkı içi tablalı sistemde kullanılan hazır plaklar bu bakımdan örnek olabilirler. Ayrıca birkaç tabakanın bir araya getirilerek yapıştırılması ile oluşturulan sıkma kapı kanatları da aynı örneğin devamıdır. Kontrplak ve aynı sistemde imal edilen hazır konstrüksiyon plaklar, toplam çalışmanın azaltılması bakımından en elverişli ahşap malzemelerdir. Bu çalışma hiçbir zaman (sıfır) olmaz, ancak, yapı elemanına zarar verecek büyük çalışmalar önlenir. Birbiri üzerine, orta eksene göre simetrik ve toplam tek sayıda katmanlardan oluşan plaklar iç ve dış kapılarda kullanılacağına göre su ve neme karşı dayanıklı tutkallarla imal edilmiş olmalıdır. En ince yapıştırma plaklar kontrplak adını alır. Yapıştırılmış toplam katman kalınlığı en az 3 mm olur. Kontrplak tek sayıda levhalardan meydana gelir. En az 3 katman olmak üzere 5, 7, 9……, mm gibi artan kalınlıklarda olurlar, birbiri üzerine yapışan plaklarda lif doğrultuları birbirine 900 açı ile ters yapıştırılırlar. Liflerin birbirine dik olması, çalışmalardan meydana gelen iç gerilmelerin birbirini karşılamasını sağlar ve ahşap plakların burulma, çatlama ve şişmesini önler.

5.3HAZIR KONTRÜKSİYON LEVHALAR

Bu levhalar, ahşap endüstrisi tarafından piyasaya çıkartılmakta olup kapı, lambri ve her çeşit mobilya yapımında kullanılır. Memleketimizde de Makine Kimya Endüstrisi tarafından imal edilmektedir.

16, 19, 22 mm kalın ve 2.50×1.30, 2.50×1.25 m boyutlarında imal edilen bu levhaların iki yüzü 3’er mm kalınlıkta gürgenle kaplıdır. Üzerine ayrıca ince sert ağaç kaplanabilmektedir. Bu ince kaplamaların kalınlıkları; 0.55, 0.60, 0.65, 0.75, 1.00 mm ve genellikle 0.60-3 mm arasındaki kalınlıklarda imal edilirler. Preslenmiş lif plaklarla aynı maksatlarla kullanılır.

Bu plaklar, ahşabın doğal liflerini çözerek tekrar bağlayıcılarla birleştirilmesi ve presten geçirilmesiyle elde edilirler. Birleştirmeler fenol reçinesi, veya kresol reçinesi ile yapılır. Çeşitli özelliklerde imal edilen bu plaklar yalıtıcı ve sert plaklardır. Bu plaklarla imal edilen sıkma kapı kanatlarında, kanat çatkısı ile bileşimde iç köşelerin yuvarlatılması gerekir. Aksi halde, çatkının çalışması sonucu, kaplamanın üzerinde köşe çizgileri belirir.

6. KAPI TAKIMLARI

Kapı kanadının hareketini, kapanıp açılması ve kilitlenmesini sağlayan mekanik malzemelerdir. Hırdavat malzemesi olarak adlandırılırlar; bunlar çeşitli kilitler, menteşeler, sürgüler ve benzerleridir. Hırdavat malzemesinin kalitesi ve yerine takılmasında gösterilen özen, kapının özürsüz çalışmasını sağlar. Kapıyla ilgili hırdavat malzemesinin iyi tanınması, arızasız bir kapı yapımında önemli rol oynar.

Seçilen takımı yerine doğru oturtmak ve doğru çalışmasını sağlamak için seçilen takım boyutlarına bağlı ahşap kalınlıkları, fatura genişlik ve derinliklere uygun çatkı, özellikle seren boyutlarının seçilmiş olması gerekir.

İyi hırdavat malzemesi uzun ömürlü, sağlam, pasa karşı korunmuş olmalı, ucuzluk tercih nedeni olmamalıdır. Kilitler, kilit dilleri, menteşe ve sürgüler sürme ve diğer özelliği olan kapılarda ray ve makaralar arada bir yağlanmalıdır.

7. KAPIDA BOYA İŞLERİ

Kalıcı bir boya için, boyanacak yüzeylerin iyi hazırlanmış olması lazımdır. Ancak boya kuru bir zemine yapılabileceğinden kapılarda nemin % 8-12 arasında olması gerekir ve en çok % 15’e kadar nem kabul edilir. Ahşap kapılar, imal edildiği atölyeden çıkmadan evvel, her tarafını sarar, yerine takıldıktan sonra kontrol olanağı olmayan noktalar da dahil, tümüyle en azından bir astar boya ile boyanmış olmalıdır. Ancak bu şekilde yapı neminden ve hava etkilerinden korunabilirler. Kapıların son kat boyası da, ilk koruyucu boyayı yapan firma ve aynı ustalar tarafından tamamlanmalıdır.

8. HAZIR KAPILAR

Atölyelerin işçiliğinin fabrika imalatına dönüşmesi kapıların gerek boyut gerekse kalite bakımından standart hale getirilmesi eğilimini doğurmuştur. Standartlaşma sayesinde, imalat kalitesinin yükseltilmesi, hazır mal halinde depo edilerek, büyük sayıdaki gereksinmelerin ivedi olarak karşılanması sağlanabilmektedir. Doğal olarak, bu konudaki teknik gelişmelerin uygulamada gecikmeden yer alması gerekir.

8.1 HAZIR KAPILAR İÇİN KABA YAPI BOŞLUĞU VE BOYUTLAR

Kapı yükseklikleri çeşitli hacimler için kabul edilmiş olan (+0.00) kotuna göre farklılıklar gösterir. Bu farklılaşmayı önlemek için kaba döşeme üzerine gelecek döşeme kaplamasını, bütün hacimlerde aynı kalınlıkta tutmak böylece kapı lento seviyelerini aynı kotta tutmak doğru olur. Özellikle standart kapılar için, değişmeyen yükseklikler önemli rol oynar. Bu yükseklik, standart tuğla boyutları göz önünde tutularak saptanmalıdır. Standart tuğla yüksekliği 5 cm olduğuna göre 37 tuğla sırası (+0.00) kabul edilen bitmiş döşeme üzerinden +233 cm yükseklik, 35 tuğla sırası 211 yükseklik vermektedir. Ara yüksekliklerin ayrıca saptanması gerekir. Ülkemizde ahşap standart kapılarla bazı imalatçı firmalar ilgilenmektedir. Ancak yapı katalogunda (teknik bilgi) adı altında yapılan açıklamalar yeterli olamamaktadır.

Kaba yapı boşluğunun, standart kapılara uygun olarak bırakılabilmesi için, peşin bir seçim yaparak, bu tip kapı yapılıp yapılmayacağına karar vermek gerekmektedir. Standart kapı kasalarının genişlik ve yüksekliğinin bilinmesi, boşluk boyutlarının saptanması için yeterlidir. Bu boyutlarla ilgili bir örnek de verilmiştir.

9. İÇ KAPI KONSTRÜKSİYONU

İç kapılar, bina içinde bulunmaları nedeniyle dış etkenlere karşı korunmuş durumda olan

kapılardır, ancak, nemli hacimlerde nemin doğuracağı zararlara karşı gerekli önlemler alınır. İç kapılarda kullanılan ahşap genel olarak beyaz çamdır. Özel durumlar dışında gerek hareketli gerekse sabit bölümler beyaz çamdan imal edilir.

Aşağıda iç kapılarda sabit ve hareketli bölümler ayrı ayrı ele alınarak bu bölümlerin konstrüksiyonları incelenecektir.

9.1 İÇ KAPILARDA KASA

İç kapılarda sabit bölüm, birkaç sistemde uygulanmaktadır. Genellikle basit iç kapılarda, depo vb. hacimlerde, kasaya gerek kalmadan kapı kanadı doğrudan kaba yapıda kapı için bırakılan boşluk üzerine kapanır. Kasa yoktur, kapı kanadı dövme demir veya soğuk bükme lamalardan hazırlanmış menteşelerle duvara asılır. Menteşenin duvara bağlı kanadı, kapı kanadını taşıyabilecek güçte kenetleriyle duvara gömülür.

Telaro kasa, blok kasa gibi derinliği olmayan kasalardan birini de beraber kullanmak gerekli olursa, bu kasaların demir kenetlerle duvara bağlanması ve kanadın bu sabit bölüme ayrıca menteşelerle asılması gerekir. İç kasalarda sabit bölüm (kasa) genellikle de değinildiği gibi;

·Telaro kasa

·Blok kasa

·Derin kasa

·Karma kasa

olarak adlandırılmıştır.

9.1.1 TELARO KASA

Kapılarda, kalınlığı kapı kanadı kalınlığında olan (45 mm) sabit bölüme, pencere telarosundan farklı olmaması nedeniyle (telaro kasa) adı verilmişti. Telaro kasa, duvar yanak yüzeylerinin ayrıca kaplanması gerekmediği hallerde kullanılır. Genişlikleri duvardaki bağlanış biçimine göre değişiklik gösterir. İç kapılarda kullanılmakla beraber, dış kapılarda, ahşabın dış etkenlerden korunması amacı ile, dışa taşmaması da sağlanır. İç kapılarda, kapı boşluğu yanakları dişsiz olması nedeniyle, konum yeri, ortada veya duvar yüzeyiyle aynı düzlemde kalabilir. Dişli bitişlerde diş derinliği üzerine basar. Telaro kasalarda gömme takozlara gerek yoktur, bu kasalar duvara demir kenetlerle bağlanır.

9.1.2 BLOK KASA

Dış kapılarda, genellikle ağır olan kanat, boyutları büyük olan blok kasa üzerine asılır.

Çift katlı dış kapılarda blok kasa kullanılması kalınlaşan kapı kanadıyla, detay bakımından daha uyumlu çözüm vermektedir.

Dış kapılarda, doğal veya yapay taşla hazırlanmış söve ile blok kasa görünüş bakımından da daha etkili olur.

Blok kasalar, dişsiz duvarda, kanadın açıldığı tarafa, duvar yüzüne, duvar yanaklarına ya da dişli biten duvarda diş içine otururlar. Blok kasaların duvarla bağlantısı, demir kenetlerle sağlanır. Blok kasalar, çıtalar yardımı ile veya kendinden profillendirilerek zengin görünüşler elde edilebilir.

9.1.3 DERİN KASA

Derin kasa, duvarın yanak yüzeyini tümü ile örten bir kaplama durumundadır, duvar köşelerinde sıva bitişini korur, duvar köşelerinin açık bırakılması mümkün olmakla beraber sıvanın kırılma ve açılma sakıncası her zaman için vardır.

Derin kasa bitişleri, sıva ile kasa bileşimindeki ara kesitin örtülmesi için yeterli değildir, bu nedenle açıkta kalan bu sıva-kasa bileşim çizgisi bir çıta ile örtülüdür. Bu çıta, pencerelerde olduğu gibi, kapılarda da pervaz adını alır. Kapı pervazlarının, hiç profilsiz, normal derecede profilli veya zengin profilli olması mümkündür. Pervaz çatısı yerine, sıva ile bağlanan metal profiller de kullanılabilir. Ancak döşeme üzerine kadar inen bu profillerin, sıva dibi ile bileşiminde doğru çözüm uygulamak, her ikisini, profil bakımından uyumlu biçimde birbirine bağlamak gerekir. Çok dikkatli olunması gereken bir konu da, wc, banyo gibi, yaş hacimlerin kapılarında, kasa ve pervazların yaş döşemeden 10-12 cm yukarıda bırakılmış olması, kaba döşemeyi örten döşeme kaplaması içine gömülmemesidir. Böylece kasa alt bitiminin bir süre sonra çürümesi önlenmiş olur.

Derin kasalarda derinlik duvar kalınlıklarına göre saptanır ve kapı boşluğuna gömme takozlarla bağlanır, kör kasa kullanılması kasa-duvar bağlantısı için daha sağlıklı çözüm verir ve sıvaya mastar olur. Ancak ekonomik olmaması nedeniyle uygulanmamaktadır.

Standart tuğla ile örülmüş iç duvarlardaki ½ tuğla, bir tuğla 11/2 tuğlaya kadar çıkabilen duvar kalınlıkları için normal kasa derinlikleri, duvar kalınlığına, her iki duvar yüzündeki sıva kalınlıkları eklenerek bulunur. Buna göre ;

½ tuğlalık duvarda kasa derinliği: 9 + 4 = 13 cm; 1 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 19 + 4 = 23 cm; 11/2 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 29 + 4 = 33 cm olur.

Bugün için pek kullanılmayan ve iki tuğlaya kadar çıkan kalınlıklar söz konusu olan duvarlarda, kasa derinliği 39 + 4 = 43 cm.ye varır. Duvar kalınlığının bir tuğla = 19 cm.yi geçmesi halinde, iç kapı kasalarının tek parça masif ahşap yerine, masif öldürülmüş veya yapıştırma, sıkma, ya da tablalı olarak yapımı, ahşabın çalışmasını en aza indirmek bakımından yararlı olur. Ancak bu düzenlemeler, kapı kanadı için saptanan sistemin dışını çıkmamalıdır.

9.1.4 KARMA KASA

Telaro ve blok kasa ile derin kasanın birleşiminden oluşan kasalara karma kasa adı verilmiştir. Bu kasalar gizli kapı, çift kapı, çarpma kapı gibi özelliği olan kapılar da uygulanabilir. Çift kapılarda, aynı tarafa açılan kanatlardan birinin daha küçük olması gerektiğinden, küçük kanadın açılabilmesi için derin kasaya bir telaro kasanın eklenmesi gerekmektedir. Duvar yüzüyle aynı düzlemde kalması gereken ve gizli kapı adını alan kapıların da, bulunduğu iki hacimden birinde belirsiz kalabilmesi ve kumaş veya kağıt kaplanabilmesi için derin kasaya bir blok ya da telaro kasa eklemek gerekmektedir. Çarpma kapılarda yalnız telaro ya da blok kasa uygulamak ve kanadı bu kasalara asmak mümkün olmakla beraber, tek başına bakılırsa, duvarın her iki yüzünde köşeler, sıvanmış halde, açık kalır, bozulma sakıncası ortaya çıkar ve ayrıca itinalı bir kapı yapımında derin kasa kullanılmaması görünüşü etkisiz hale getirir.

9.1.5 KASA PERVAZ VE KANAT BİRLEŞİMLERİ

Kasa, pervaz ve kanat birleşimleri standart tiplerin dışında, çok çeşitli olarak düzenlenebilir. Telaro kasa ve blok kasalarda pervaz uygulaması ancak tek taraflı olarak, kasaların bir yüzü duvarla aynı düzlemde olması halinde mümkündür. Kapı boşluğu yanak üzerine oturması durumunda ancak derz örtü çıtaları kullanılabildiğinden pervaz söz konusu olamaz..

Çeşitli genişlik ve profillerle uygulanan pervazlara, derin kasalarla karma kasa tiplerinde gereksinme vardır.

Kapı kanadının kasayla bileşimi, telaro kasada genellikle çift faturalı olur. Faturasız bağlantı, bu tip kasa için yeterli değildir, kanat kasa arası tümüyle açık kalır. Blok kasa da ancak kasa üzerine açılan tek faturaya bastırılabilir. Derin kasa tiplerinde aynı tek faturanın uygulaması yapılabilir. Kapı kanadının kasaya, üstten bastırılarak, tek pano halinde bir görünüşün elde edilmesi ve menteşelerinde örtülerek gizlenmesi mümkündür. Kanat kasa birleşimlerinde çok uygulanan örnek, kanadın pervaz ve kasa üzerine çift fatura ile bastırılmasıdır. Bu durumda pervaz genişliği artar, kasa pervaz bağlantısı kolaylıkla sağlanır ve ayrıca tek parça masif kasa yerine değişik boyutlardaki ahşabın bileşimlerinden yararlanmak mümkün olur.

Derin kasaların, normal şartlarda duvar kalınlığında kalması ve her iki yüzeydeki sıva düzleminde bitirilmesi gerekirken, pervazsız uygulamalarda, genellikle, kasa sıva yüzeyinin dışına taşabilir ve kanat çift fatura ile kasa üçerine basar. Sıvanın kasaya yanaşmasıyla oluşan ara kesit, basit çözülmede, çıtalarla örtülebilir. Kasanın kalınlığı az ahşaptan yapımı zorunlu ise, çift faturayı elde edebilmek için kasa üzerine açıktan veya içten çıtalar eklenmesi gerekli olur.

Kasanın duvar sıvası ile oluşturduğu ara kesitin, ahşap çıta ile örtülmesi yerine alüminyum profillerden ya da bu bileşimler için imal edilmiş, galvanize sac, özel profillerden yararlanmak mümkündür.

9.1.6 İÇ KAPI EŞİKLERİ

Kapı kanadının kapalı durumda alt kenarına gelen döşeme kapı eşiğini oluşturur. İki hacmin bağlandığı çizgiyi oluşturan kapı eşiği, zorunlu hallerde, değişik fonksiyonu olan hacimlerde birkaç cm kot farkı gösterir, ya da döşemeler arasında kot farkı oluşturmak olanaksız ise yalnız eşik normal döşemeden yükseltilir.

Ancak kapı kanadının altının, ses ve rüzgar açısından geçirimsiz olması gerektiğinde ya döşeme kotlarını farklı yaparak ya da bir eşik çıkıntısı yaparak veya kanadın alt kenarına, kanat döşeme arasındaki aralığı örten plastik, sünger lastik, fırça şekillerindeki bantlar kullanılabilir.

Yükseltilen eşik uygulanması halinde sert ağaç kullanılması uygun olur. Farklı döşeme kaplama malzemesi ile kaplı hacimler arasında kalan kapı eşikleri, döşeme kotlarının aynı olması halinde, iki ayrı malzemenin birleşim çizgisinin, demir, alüminyum, bronz gibi, bir metal lama ile ayrılması iki malzemenin bitiş detayını daha temiz çözümler.

Mutfak, banyo, wc gibi yaş hacimleri kuru hacimlerden ayıran eşiklerden en az 2 cm.lik eşik farkı yapmak gerekir. Arada kapı kanadı olmayan hacimler arasında, gözle fark edilmeyecek kot farkı oluşmamasına dikkat etmek lazımdır. Kot farkı olan eşikler yerinde dökme mozaik, metal lama ya da uygun boyutlarda köşebent profillerle sağlanır, bunlar kaba döşemeye demir kenetlerle bağlıdır.

10. METAL KASALAR

Özel konutlarda ve genel olarak her tür yapıda geleneksel ahşap kasa ve kapı kanadı uygulanır. Ancak günümüzde turistik tesislerde, otel, okul, büro gibi iç hareketin yoğun olduğu kuruluşlarda, genel olarak, metal kasalar tercih edilir.

Genel olarak, ahşap kapılarda masif ahşap kasa ve blok telaro uygulaması, fazla miktarda ahşap harcamaya neden olduğundan, ahşap kanatlı kapılarda da metal kasa daha ekonomik olmaktadır.

11. BÜKME SAC KASALAR

11.1 KÖŞE KASASI

Kapısız duvar boşluklarında ve köşelerinin korunması gereken açık geçitlerde uygulanır, boyutları gereğine göre seçilir.

Koridor girişlerinde yalnız kapı kanadının oturacağı ve duvar köşesini örten tek ya da çift binili kasalar kullanmak mümkündür.

Belli kalınlıktaki duvarlara uygulanarak imal edilen, tek ya da çift bünyeli, dış firmaların imal ettiği kasalardan örnekler de verilmiştir.

Söz konusu tek parça kasalar tek kapı için imal edildiği gibi, ses yalıtımı sağlamak amacı ile, tek veya çift contalı olarak da imal edilmiştir.

11.2 İKİ PARÇALI BÜKME SAC KASA

Ülkemizde kanat kapılar için değişik duvar kalınlıklarına uygulanabilen ve parçalardan oluşan bükme sac kasalar imal edilmektedir.

11.3 TEK BİNİLİ BÜKME SAC KASA

Bu tür kasalar iki parçalıdır. Parçaların birbirine bağlanışı özel biçimlenmiş birleşim elemanı ile sağlanır, tek veya çift kanatlı olabilir.

Özel kullanımı gerektiren hacimlerde ve sinema, tiyatro gibi salonlarda çift kapı kullanmak gerekebilir.

11.4 ÇARPMA KAPI İÇİN BÜKME SAC KASA

Çarpma kapılar için, kapı kanadının duvar kalınlığı ekseninde kalmasını sağlamak amacı ile, iki parçalı olarak profillendirilmiş bükme sac kasa kullanılır, bu kapı kanadının, duvarın her iki yüzünden eşit olarak sarkması sağlanmış olur.

12. YANGINDA DAYANIKLI BÜKME SAC KASA VE KAPILAR

Geçen bölümlerde yangına dayanıklı kapı konusuna değinilmiş ve kullanım yerleri belirtilmiş olduğundan burada tekrar edilmemiştir.

Bu tür kapılar, özel kanatlar, iç yapıları gereği, yangının doğurduğu ısının öte tarafa geçmesini bir süre önler.

Yerli firmalarca imal edilen bu kapıların dayanma süreleri 45-90 dak olarak resmi kurumlarca onaylanmıştır. Bu süre gerekli önlemlerin alınması için yeterli olur.

13. DEĞİŞİK KALINLIKTA DUVARLAR İÇİN CONTALI BÜKME SAC KASALAR

Bu tür kasalar genel olarak yalnız iki parçadan oluşur. Parçanın, kapı kanadının oturduğu tarafı, ayrıca conta profilinin oturacağı conta yuvasını da içerir.

Kasanın, kapı kanadı olmayan tarafı dairesel köşeli veya pahlı düz köşeli olarak imal edilebilir. Bu kasalar 8.5, 13.5, 14.5 cm kalınlıktaki blok tuğla duvarlarda da kullanılabilir.

14. ALÜMİNYUM KASALAR

14.1 DEĞİŞİK KALINLIKTA DUVAR ALİMİNYUM KASA

Pencere doğramaları alüminyum olarak tasarlanmış yapılarda esas giriş kapıları, binanın cephe bütünlüğünü bozmamak için, alüminyum olarak imal edilir.

Bükme sac kasalarda olduğu gibi, bu tür kasalar da duvar kalınlığına göre uygulanabilir parçalardan oluşur.

14.2 TABLALI ALİMİNYUM KASALAR

Duvar kalınlıklarının artması durumunda duvar köşelerinde, galvanize kör kasaya oturan özel profil köşe kasası ve kapı kanadının oturacağı telaro profili ve bu iki profil arasına, genişliği duvar kalınlığına göre seçilen alüminyum levha katılır.

Tablalı alüminyum kasa kalınlıkları 24-30 cm.yi bulan ve bu kalınlığı aşan duvarlarda önceki örnek uygulanır, ancak tabla olarak adlandırabileceğimiz, kasalar arası levhaya geniş, özel alüminyum levha olarak, ya da genişliği fazla olması halinde, ortada birleştirici profil ile tamamlanan bir tabla olarak ara genişliği doldurur.

15. İÇ KAPILAR

15.1 İÇ KAPI EŞİKLERİ

Kapı kanadının kapalı durumda alt kenarına gelen döşeme kapı eşiğini oluşturur. İki hacmin bağlandığı çizgiyi oluşturan kapı eşiği, zorunlu hallerde, değişik fonksiyonu olan hacimlerde birkaç cm kot farkı gösterir, ya da döşemeler arasında kot farkı oluşturmak olanaksız ise yalnız eşik normal döşemeden yükseltilir.

Ancak kapı kanadının altının, ses ve rüzgar açısından geçirimsiz olması gerektiğinde ya döşeme kotlarını farklı yaparak ya da bir eşik çıkıntısı yaparak veya kanadın alt kenarına, kanat döşeme arasındaki aralığı örten plastik, sünger lastik, fırça şekillerindeki bantlar kullanılabilir.

Yükseltilen eşik uygulanması halinde sert ağaç kullanılması uygun olur. Farklı döşeme kaplama malzemesi ile kaplı hacimler arasında kalan kapı eşikleri, döşeme kotlarının aynı olması halinde, iki ayrı malzemenin birleşim çizgisinin, demir, alüminyum, bronz gibi, bir metal lama ile ayrılması iki malzemenin bitiş detayını daha temiz çözümler.

15.2 İÇ KAPILARDA KANAT

İç kapı kanatları gerek yapı gerekse görünüş bakımından değişiklikler gösterirler. Yapım sistemine göre, ya bir dış çerçeve içini dolduran levhalar veya masif dolgudan oluşur ya da çatkı içini dolduran ıskara ve çatkı, tümüyle bir plakla iki yüzden kaplanır veya çatkı içi, çatkı kalınlığındaki masif ahşapla doldurulur. Çatkı içinin, bu çatkının oluşturduğu biçime bağlı kalınarak camla doldurulması ile (camlı kapı) haline getirilmesi mümkündür.

Böylece bu tür kanatların tablalı, camlı, masif dolgulu olarak düzenlenmesi de mümkün olur.

İç kapılar, dış hava etkilerine dayanıklı olması gereken dış kapılara kıyasla, gerek yapı gerek malzeme bakımından değişiklik gösterirler, hafif olmaları mümkündür, ahşap malzeme olarak beyaz çamla imal edilirler.

Uygulanan sistem hangisi olursa olsun, kanat kalınlığı ülkemizde genellikle 4.5 cm.dir. Ahşabın türüne göre, kalınlığın 3 cm.ye kadar indirilmesi mümkündür.

İç kapılar tek, iki ve daha çok kanatlı olarak tertiplenebilir. Yükseklik 1.90-2.10 m.dir. Bu yükseklik kapının bağlı olduğu mekanın yüksekliğine göre artabilir. Çok kanatlı kapılar çoğunlukla toplantı hacimleri arasındaki bağlantı için elverişli olmaktadır.

15.3 LATA KAPI KANADI

Kiler, depo benzeri, içerisinin havalandırılması gereken hacimler için elverişli olurlar, ahşabı rendelemeden kullanmak mümkündür, genellikle geçme ve tutkallama yapmaya gerek yoktur, bağlantılar yalnız çivilerle sağlanır, bu nedenle, bu kapılara (çakma kapı) adı verilir.

Latalar 30/50 mm yahut 26/50 mm.dir. Piyasada bulunabilecek daha değişik boyuttaki ahşaptan yararlanmak da mümkün olur. Kanadın iki yanlarında seren olarak 120-150 mm genişlikte ahşaplar kullanılır, gerek seren gerek latalar kuşaklarla birleştirilir ve kanadın sarkmasını önlemek için üst kuşaklarla birleştirilir ve kanadın sarkmasını önlemek için üst kuşakla alt kuşak arası bir çaprazla birbirine birleştirilir. Çapraz ahşabı en az saran genişlik ve kalınlığında seçilir,

Çiviler lata ve kuşak toplam kalınlığından daha uzun olarak seçilir, çakılmada boşta kalan çivi ucu kıvrılır ve kuşak üzerine döndürülerek geri çakılır.Lata kapılar doğrudan kasasız olarak, duvar sıvası üzerine bastırılır.

15.4 KANAT KONNSTRÜKSİYON

Bukapılar ikinci derecedeki hacimlerde kullanılmakla beraber, seçilmiş ahşap ve itinalı bir işçilik uygulanarak kullanış yerinin değiştirilmesi mümkündür. Örneğin, kırsal yapılarda ve şehir içi yapılarında, kahve, lokanta bu gibi hacimlerde kullanılabilir.

Tahtalar, zıvana-lambalı veya kirişli olarak tutkalsız yan yana gelir. Kuşaklar lataları birbirine bağlar, ayrıca çapraz ağaçla kanadın sarkması önlenir. Çaprazlar, kanat yükünü alt menteşeye aktaracak yönde bağlanır. Çaprazın eğimi 600’den daha yatık olmalıdır.

Kuşaklar, kanadın alt ve üstünde, kanat yüksekliğinin 1/6’sı kadar içeride olmalıdır. Çapraz, kuşaktan daha dar olmaz. Çivi uçları, lata kapılarda olduğu gibi, döndürülerek geri çakılır. Ahşap rendelenerek itinalı bir kanat yapılacaksa çivi yerine vidalar kullanmak gerekir. Vidanın uzunluğu lata ve kuşak ahşabı toplam kalınlığından 1 cm kısa olmalıdır.

Tutkallı masif ahşap kapılarda ahşap kalınlığının 30 mm.den daha az olmaması lazımdır. Bağlantılar geçmesi olarak tutkalla yapılır. Alt ve üstteki iki kuşak kanada vidalanır. Uzun menteşeler kuşaklara vidalarla bağlıdır. Vida uçları kanat ahşabına girmez ve bu bölümün serbest çalışması sağlanır.

15.5 ÇATKILI KANAT KONSTRÜKSİYONU

Çatkılı kapılar taşıyıcı bir çatkı ile, bu çatkının oluşturduğu boşlukları dolduran ahşap yüzeylerden meydana gelir. Çatkı, düşey ve yatay elemanlardan oluşur, düşey elemanlardan en üst ve en alttakiler üst başlık ve alt başlıktır. Bu iki başlık arasında gereğine göre bir veya daha fazla yatay elemanlar bulunabilir, bunlar kuşak olarak adlandırılırlar, kuşaklarının görevi kapı kanadının sarkmasını önlemek üzere, bağlantıları takviye etmektir. Aynı zamanda kanadın istenildiği sayıda panolara bölmek de kuşakların görevidir.

Bütün yatay ve düşey elemanlar, birbirleriyle geçmelerin yardımı ile ve tutkallı olarak birleşirler. Geçmeler zıvana-lamba ile ve kamalarla veya kavelalarla birleşirler. Lambalar, alt başlıkta, alt kenardan 60-70 mm yukarıda açılan zıvana içine geçerler.

Seren genişlikleri için piyasada mevcut ahşap genişlikleri ve detaylandırmada öngörülen boyutlamalar önemli rol oynamakla beraber, hazır hırdavat malzemelerinin özellikle kilitlerle ilgili boyutların her zaman göz önünde bulundurulması lazımdır. Kilitler gömme, ahşap kesitli içinde ya da kapazlama (yüzeyden) olanlardan seçilebilir.

Seren genişliklerinin, kilit mili açıklığına göre saptanması, daha düzenli bir görünüş sağladığından, bu milin seren ortasına getirilmesine dikkat etmek gerekir. Kilit mili açıklıkları 40, 45, 30, 55 mm gibi değişiklikler gösterir. Bu boyutlara göre 105, 110,120 mm gibi seren genişlikleri uygun gözükmektedir.

Çatkı içi yüzeyler tablalı, masif veya camlı olarak tertiplenebilir ve kapının bulunduğu mekana göre değişir.

Kuşakların tertibinde herhangi bir kural yoktur, sayısı mimari düzene bağlıdır. Ancak kapı kolu yüksekliği olarak kabul edilen 105, 110, 120 cm hizasında herhangi bir yatay elemanın bulunmaması tercih edilir. Aksi halde kilit, kuşak-seren bağlantı noktasına rastlayacağından, kuşak lambasının, kilidin gömülebilmesi için parçalanmasına, zayıflamasına neden olacaktır. Çatkı elemanları zıvana-lamba yerine kavelya (ağaç çivi)’larla da birleştirilebilir, bu sistemde yapımda hız sağlandığı gibi, ahşaptan da % 10 kadar ekonomi sağlanır. Kavelyalar, seren kenarından taşmadığı, içeride kaldığı için ahşap kesiti, zıvana-lambalı bileşimde olduğu gibi dışarıya taşmaz.

İç kapılarda kullanılan kavelyalar kuru gürgen ahşabından, dış kapılardaki, aynı özellikte meşeden hazırlanmış olmalıdır. Kavelya çapları 45 mm kalın kapı kanadı için 16-18 mm olmalıdır. Kavelyaların serene giren uçlarının yalnız geri yanı tutkallanır. Dış kapılarda sudan etkilenmeyecek tutkal kullanmak gerekir. İç veya dış kapılarda iki menteşe kullanmak normaldir. Ağır kanat kullanılması halinde menteşe sayısının üçe çıkarılması doğru olur.

Yağlıboya ile boyanan kapılarda gömme menteşeler gömme çivilerle, cilalı kapılarda sarı vidalarla bağlanır.

Tek faturalı olarak detaylandırılan iç kapıda pomel menteşeler kullanılır. Çift faturalı kapanışlar için gömme menteşeler veya özel şekilde imal edilmiş, pomel sistemi menteşeler kullanılır.

Gerek tek gerekse çift faturalı oturan kanatlar için rapid ve bant menteşe olarak adlandırılmış olan menteşeler de kullanılmaktadır.

15.6 ÇATKI İÇİ TABLALI KANAT

Tabla çatkı alanı veya alanlarını dolduran tek parça görünüşlü bir elemandır, tabla 15-22

mm kalın ahşaptan oluşur, genişliği kanat genişliğ

Ahşap Kapılar

06 Kasım 2007

AHŞAP KAPILAR

Kapı: Bina içindeki veya dışındaki açıklıları örten yapı elemanıdır. Görevi, iç hacimlerden birbirine geçmeyi,dışarıdan iç hacimlere girmeyi ve hacimlerin birbirine karşı kapanmasını sağlamaktır. Bu kapanış sağlanırken emniyetin de sağlanması gerekir. Dış kapı olması halinde ise her çeşit dış-etkenlere karşı koruyucu olması, binanın dışa karşı da emniyetini sağlaması gerekir.

Kapıların büyüklük ve kanat sayıları,bina içinde veya dışında olduğuna göre binanın tümü veya iç hacim boyutları ile uygun oranda seçilmiş olmalıdır. Bir iç kapının bulunduğu hacimlerin fonksiyon ve önemine göre, değişik malzeme ve boyutlarda olması mümkün olduğu gibi, bir dış kapının da bina ana girişini belirlemesi nedeniyle etkileyici ve belirgin bir yeri ve görünüşü olmalıdır.

Dış kapının, binanın pencereleriyle beraber bulunması nedeniyle hep birlikte uygun bir oranda düzenlenmiş olması gerekmektedir. İç kapıların planın gerektirdiği sayıda ve doğru düzende yerleşmiş olmaları gerekir. Yanlış yerlere gereksiz konan kapılar, iç hacimlerin görünüşünü bozar ve özellikle eşya yerleştirilmesini zorlaştırır. Ayrıca, kapıların açılış yönlerinin de doğru olması gerekir.

l)Kapının Plandaki Yeri

Kapılar binada içte ve dışta olmak üzere birbirinden tamamen ayrı iki noktada bulunur. İç kapılar, oda kapıları,mutfak5 banyo, wc gibi hacimlerde,bodrum katı hacimlerinde ve toplu konut giriş kapıları olarak görev yaparlar. Dış kapılar, bina esas giriş kapıları, garaj, ahır ve bahçe kapılarıdır.

2)Kapılarda Açılış Yönü ve Duvardaki Yeri

Kapılar iç ve dış kapılar olarak ayrıldıklarına göre bulundukları bölüme göre de değişik yönlerde açılabilirler. İç kapılar, hacim içine doğru ve dışına doğru açılırlar. Konutlarda hacim içine doğru açılırlar, toplu çalışılan hacimlerin kapıları koridor tarafına açılırlar.

Duvar ortasına yerleştirilen kapı, büyük hacimlerde etkili bir görünüş sağlar.

Küçük hacimlerde ise böyle bir uygulama eşyaların yerleştirilememesi nedeniyle umumiyetle resmi yerlerde; sınıflar, büro, sinema ve okul gibi yerlerde ise herhangi bir tehlike anında kapılar dışa doğru açılır. Böylece tehlike anında kaçış için kolaylık sağlanır.

3)Kapılarda Genişlik ve Yükseklik

Kapılar bulundukları hacimlere göre genişlik ve yükseklik gösterir. Kapıların temiz boyutları kaba yapıda tespit edilir ve uygulama projelerinde ve detaylarda gösterilir. Kapı boşlukları bırakılırken yanak kısımların düzgün ayarlanması ve yükseklikte ise kasaların birleşme mesafesi ve döşeme mesafeleri dikkate alınmalıdır.

Kapılarda genişlik yaşma hacimleri için en az 80cm,standart ise 90cm olmalıdır. Bu genişlik daire girişlerinde l00cm olmaktadır. Ayrıca duş, wc gibi yerlerde genişlik 60cm yeterli olabilir. Bahçe kapılarında ise 180-250 cm arasında yeterli görülür.

Kapı yükseklikleri binalarda 205-215 cm arasında olmaktadır. Dükkan, işyeri gibi büyük hacimli yerlerde 250-300cm olabilir. Bu genişlik ve yükseklik değerleri çift kanatlı kapılarda 140-180cm genişlik, okullarda 95-100 cm, tiyatro, toplantı salonu gibi umumi ve resmi yerlerde bu değerler kişi sayısına göre değişmektedir. Sinemalarda, 600 kişiye kadar hacimlerde her 125 kişi için genişlik 100cm;600 kişiden fazla olan hacimlerde ise her 165 kişi için l00cm genişlik ayan yapılmalıdır. Büyük mağazalarda, her l00m2 için 30cm, ayrıca üst katlarda en az l00cm kapı genişliği olmalıdır. Ahır kapılarında genişlik tek kanatlı kapılarda 125cm; iki kanatlılarda ise 165cm olmalıdır. Yükseklik ise 220cm normaldir. Garaj kapılarında genişlik 195-220cm;yükseklik de 195-220cm olmalıdır.

4)Kapıların Kanat Açılışına Göre Tipleri

a) Sağa ya da Sola veya Dışa Açılan Kapılar: en yaygın kullanılan kapı açılış şeklidir. Eğer kapı sağa açılıyorsa sağa açılan kapı; sola açılıyorsa sola açılan kapı adını almaktadır. Binalarda genellikle bu kapılar kullanılır. Oda kapıları içe doğru,bina giriş kapıları da içe doğru, tiyatro, sinema gibi yerlerde tehlike anında kaçışın kolay olması için dışa doğru açılırlar. Bu kapılar tek kanatlı olabileceği gibi çift kanatlı da olabilir. Bu kapıların açılış yönleri, sadece bir hacme açılacaksa kanatlardan birisi küçük olu eğer ayrı hacimlere açılmaları söz konusu ise kanatlar birbirinin aynı olur. Bu tip kapılar genellikle postane, istasyon gibi yerlerde kullanılır.

Ayrıca üç veya daha çok kanatlı olan kapılarda kasaya menteşe ile bağlı kanada öteki kanatlar da asılmıştır. Asılan kanatlar aynı boyutta veya daha küçük olabilirler.

b)Çarpma Kapılar: Her iki yöne de açılan kapılardır. Özel yaylı menteşe sayesinde iki tarafa da hareket edebilir. Giriş çıkışın fazla olduğu binalarda, büyük mutfaklarda görevlilerin devamlı giriş-çıkışı için çok uygundur. İki taraftan da gelenlerin görülebilmesi için camlı yapılırlar. Tek kanatlı veya çift kanatlı olabilirler. Kanatlar ister çift isterse de tek olsun kanat veya düşey kenarların birbirine çarpmaması için aralarına 3 mm kadar boşluk bırakılması gerekir. Kapıların kilitlenmesi içinse döşeme veya lentolara yapılan sürgüler sayesinde uygulanır.

c)Katlama Kapılar: Bu kapılar geniş açıklıkların örtülmesi için elverişli olurlar. Kanatlar katlama ve sürme hareketini birlikte yaparlar. Kanatlar ya bir duvar tarafına veya her iki tarafa açılarak katlanmış halde toplanırlar. Katlama kapılar, lentoya iki kanatta bir olmak üzere menteşe doğrultusunda asılırlar. Kanat genişlikleri birbirine eşittir. Bu kapılar gerekirse yanaklarda hazırlanmış nişler içinde toplanır.

d)Armonik Kapılar: Kanatlar yalnız ortalarından lentodaki raya asılmıştır. Kanat tek tarafa ya da sağa-sola toplanır veya duvar nişi içine toplu halde girer. Normal kanatlar eşit genişlikte ve 60-80cm dir. En çok 90cm ye kadar çıkabilir. Sabit kasaya bağlı ilk kanat normal kanatların yarı genişliğindedir. Kanatların lentoya ortadan asılması nedeniyle ayrıca eşikte ray kullanmak zorunlu değildir. Ancak 2,5 kanattan fazla kanat olması halinde ray kullanmak gerekir.

e)Akordeon Kapılar: Bu kapılar,metal makaslardan oluşan bir iskelet sistemi üzerine iki paçadan oluşan birbirine mafsallı ahşap plakalar veya bükülebilir malzeme olarak yapay deri (PVC kaplı kumaş) ile iki yüzeyi kaplanmıştır. İki yüzeyin kaplanmış olması nedeniyle arada kalan hava tabakasının oldukça yalıtıcı etkisi vardır. Ayrıca ses yalıtıcı (cam yünü) ilavesi ile ses yalıtımı sağlanır. Akordeon kapılar, lento da derin kasaya asılı duran veya gömülü olarak yerleştirilen ray ve makaralar sadesinde sürülür; veya lento da makarasız olarak raya takılıdır. Buna karşın eşikte bil yalı yataklar yardımı ile hareket ettirilir. Doğrudan tavan yüzünde hareket eden akordeon kapıda ray,tavana sıva ile aynı düzlemde kalacak şekilde gömülür veya varsa tavan kaplaması arasına girerek gene aynı düzlemde kalır. Tavana asılan raylar yarıçapı 1.20 m daire olacak şekilde bükülebildiklerinden dalgalı olarak geniş bölmeler halinde de uygulanabilirler ve tek veya çift taraflı olarak sürülebilirler.

f) Teleskop Kapılar: Tek veya çift katlı olarak imal edilen teleskop kapılar yan yana ya da iç içe sürülebilirler. Sürülen ilk kanat açılış sırasında kendinden sonra gelen kanatları da birbirine takılan çıtalar yardımı ile sürükleyerek açar ya da kapatır. Duvar önüne açıkta uygulanan teleskop kapılar, yalnız dış kapı olarak tertiplenirler. İç kapılar için kanatların duvar cebi içine girmeleri mümkündür. Sürme takım olarak sürme kapı takımlarından uygun olanı kullanılır. Her kanat için ayrı sürgü takımı kullanmak gerekir. Çift cidarlı teleskop kapı ses yalıtımı açısından iyi sonuç verir. Bu nedenle toplantı gibi hacimlerde kullanılır. İç içe giren bu kapılarda ortada kalan iki kanat tek katlı, ses yalıtımı sağlanmış kanatlardır. Sıkma kanat olarak imal edilmişlerdir. Ancak geri kalan kanatlar tek katlı orta kanatları ve kendinden sonra gelenleri içine alacak şekilde kutular halindedir. Lentoya rastlayan kasa her kapı kanadı kalınlığı için ayrı ayrı genişlikte kanallara ayrılmış olduğundan,kapalı durumda geçirimsiz bir kapanış sağlanmış olur. Döşemede kanatlar altındaki yalıtıcı bant veya fırçalarla döşemeye sıkıca bastığından burada da kapanış geçirimsiz kapanış sağlanır. Teleskop kapının tamamen duvar içine gömülebilmesi için gerekli duvar içi cep boşluğu bırakılması, projelendirme sırasında kapının yapımında uzman firma ile beraber çalışılması, tavsiyelere ve diğer teknik özelliklere önem verilmesi gerekir.

g)Garaj Kapıları: Garajlarda,büyük menteşelerle asılı ağır kanatlı kapılar yerine mafsallı sürme kapılar kullanmak daha pratik olmaktadır. Sürülüş ya yalnız bir tarafa ya da büyük kapılarda olduğu gibi iki kanat, ayrı ayrı sağa sola ayrılır. Bu kapılarda ilk kanat,yana sürülüşü kolaylaştırmak için yan dönel kanat olarak düzenlenir. Bu yan dönel ilk kanat,garaja giriş çıkışı da sağlar. Bu kapılar yatay sürülerek açılabildikleri gibi,düşey sürme veya basküllü olarak da açılabilirler. Her iki açılışta da kanat ağırlığının, karşı ağırlıklarla dengelenmesi ya da bir motordan yaralanılması gerekir.

h)Döner Kapılar: Bina esas girişinde rüzgar ve soğuğun içeri girmesini engeller. Bir eksen etrafında 2,3,4 kanat halinde olurlar. Giriş çıkışın çok olduğu umumi ve resmi yerlerde kullanılırlar. İki kanatlı döner kapılar hava akımını tam önleyemediği için pek kullanılmaz. Kapı ortasında bir mile bağlanarak bir silindirin içinde hareket ederler. Yazın kapılar toplanarak iç hacmin hava alması sağlanır.

I)Sürme Kapılar: Kapıların içe veya dışarı açılması mahzurlu olduğu durumlarda sürme kapılar kullanılır. Kanatlar üstten lentoya, ray üzerinde hareket eden makaralar yardımı ile asılıdır. Ayrıca alttan döşeme içine gömülmüş raylar yardımı ile sarsılmadan, yalpasız hareket eder. Bu kapılar duvar önüne sürülecek şekilde ya da duvar arasına gizlenecek şekilde yapılır. Tek veya çift kanatlı yapılır.

Kapılarda Kasa Çeşitleri

1)Telaro Kasa: Kapılarda,kalınlığı kapı kanadı kalınlığında olan (45mm)sabit bölüme, pencere telarosundan farklı olmaması nedeniyle bu adı alır. Telaro kasa, duvar yanak yüzeylerinin ayrıca kaplanması gerekmediği hallerde kullanılır. Genişlikleri duvardaki bağlanış biçimine göre değişiklik gösterir. İç kapılarda kullanılmakla beraber dış kapılarda, ahşabın korunması suretiyle kullanılır. İç kapılarda, kapı boşluğu yanakları dişsiz olması nedeniyle konum yeri ortada veya duvar yüzeyiyle aynı düzlemde kalabilir. Dişli bitişlerde diş derinliği üzerine basar. Telaro kasada gömme takozlara gerek yoktur;bu kasalar duvara demir kenetlerle bağlıdır.

2)Blok Kasa: Dış kapılarda genellikle ağır olan kanat, boyutları büyük olan blok kasa üzerine asılıdır. Çift katlı dış kapılarda blok kasa kullanılması kalınlaşan kapı kanadıyla detay bakımından daha uyumlu çözüm vermektedir. Blok kasalar dişsiz duvarda,kanadın açıldığı tarafa, duvar yüzüne, duvar yanaklarına ya da dişli biten duvarda diş içine otururlar. Blok kasaların duvara bağlantısı demir kenetlerle olur. Blok kasalar çıtalar yardımı ile veya kendinden profillendirilerek zengin görünüş elde edilir.

3)Derin Kasa: Duvarın yanak kısmını tümü ile örten bir kaplama durumundadır. Duvar köşelerinde sıva bitişini korur; duvar köşelerinin açık bırakılması mümkün olmakla beraber sıvanın kırılma ve açılma sakıncası her zaman vardır. Derin kasa bitişleri sıva ile kasa bileşimindeki ara kesitin örtülmesi için yeterli değildir. Bunun için kasa ile sıva birleşim yerlerine çıta çakılır (Pervaz). Derin kasalarda derinlik duvar kalınlıklarına göre belirlenir. Kapı boşluğuna takozlarla bağlanır. Kör kasa kullanılması duvar-kasa bağlantısı için daha uygun olur. Sıvaya mastar olur ancak ekonomik olmadığından uygulanmaz. Bazı kasa derinlikleri:

1/2 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 9 + 4=13cm

l tuğlalık duvarda kasa derinliği: 19 + 4 = 23cm

l ‘/2 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 29 + 4 = 33\cm

Ayrıca bugün pek kullanılmayan iki tuğla kalınlığında kasa derinlikleri de mevcuttur (3 9+4=43 cm).

4) Karma Kasa: Telaro,blok ve derin kasanın birleşmesinden oluşan kasalardır. Bu kasalar gizli kapı, çarpma kapı ve çift kapı gibi özelliği olan kapılarda kullanılır. Çift kapılarda aynı yöne açılan kanatlarda birinin daha küçük olması gerektiğinden küçük kanadın açılabilmesi için derin kasaya telaro kasanın eklenmesi gerekir. Duvar yüzü ile aynı düzlemde kalması gereken ve gizli kapı adını alan kapıların da bulunduğu iki hacimden birinde belirsiz kalabilmesi; kumaş veya kağıt kaplanabilmesi için derin kasaya blok ya da telaro kasa eklenmelidir. Çarpma kapılarda yalnız telaro ya da blok kasa uygulamak ve kanadı bu kasalara asmak mümkün olmakla beraber tek başına bakılırsa,duvarın her iki yüzünde köşeler sıvanmış halde açık kalır, kırılıp bozulma durumu oluşur. Ayrıca itinalı kapı yapımında derin kasa kullanılmaması görünüşü olumsuz etkiler.

İç Kapılarda Kanat Tipleri

a) Lata Kapı Kanadı: Kiler, depo benzeri içersinin havalandırılması gereken hacimler için elverişli olurlar. Ahşabı rendelemeden kullanmak mümkündür. Genellikle geçme ve tutkallamaya gerek yoktur. Bağlantılar yalnız çivilerle sağlanır. Bu nedenle bu kapılara çakma kapı da denir. Latalar 30/50mm ya da 26/50mm’dir. Piyasada bulunabilecek daha değişik boyuttaki ahşaptan yararlanmak ta mümkündür. Kanadın iki yanlarında seren olarak 120-150mm genişlikte ahşaplar kullanılır,gerek seren gerekse latalar kuşaklarla birleştirilir ve kanadın sarkmasını önlemek için üst kuşakla alt kuşak arası bir çaprazla birbirine birleştirilir? Çapraz ahşabı en az seren genişlik ve kalınlığında seçilir. Çiviler lata ve kuşak toplam kalınlığından daha uzun olarak seçilir. Çakılmada boşta kalan çivinin ucu kıvrılır ve kuşak üzerine geri çevrilerek çakılır. Lata kapılar doğrudan kasasız olarak duvar sıvası üzerine bastırılır.

b) İçi Masif Tablalı Kanat: Butip kanatlar,gerek iç gerekse dış kapı kanatlarında,gereksinmeye göre çatkı kalınlığında,45mm ya da en az 35-36 mm kalınlığında ahşapla doldurulabilir. Banyo,mutfak gibi nemli hacimlerde iç tarafta oluşabilecek yoğuşma sularının geçmelere girmeden akması sağlanır. Çatkı içi masif dolgunun oldukça değişik şekillerde tertiplenmesi mümkündür. Yatay, düşey, eğimli, profilli çizgilerle, dar ya da geniş aralıklı olabilirler.

Ahşap genişlikleri lata yahut padavra genişliğinde olabilir. Ekler ise zıvana -lambalı ya da kinişli olabilir. Kiniş çıtaları, masif ahşap, kontrplak veya alüminyum lamalardan olabilir. Masif dolgu ahşabının genişlikleri 8-10cm olarak seçilebilir. Masif dolgunun çatkı ile bağlantısı zıvana-lambalıdır.

3) Sıkma Kapılar: Memleketimizde fabrika yapısı olarak da bilinirler. Kanat yüzeyleri tamamen düzdür. Kontrplak kaplamalar, hazırlanmış taşıyıcı bir iç çatkı üzerine kaplanır. Çatkı kapısı normal sıkma kapılarda da tablalı kapı çatkısından farklı değildir. Tabla yerini çeşitli aralıklarla sık veya seyrek bir ıskara dolgu alır. Çatkıyı dolduran ıskara boşluklarının l0cm kadar geniş tutulması yeterli olduğu gibi, normal çatkıda (120-140mm) genişliğinde ağaçların kullanılması da mümkündür. Iskara, petek ve dolgunun dış kaplama üzerine ayrıca ince kaplama yapılırken preste ezilmeyi önlemek için yeter derecede rijit olması gerekir. Kanatların taşıyıcı iskeleti,yan yana gelen 20-50mm geniş çıtalardan veya 5-6mm geniş çubuklardan oluşabilir. Gerek çıtalar gerekse çubuklar aralarında birbirine yapışık değildir. Kontrplak bu çıta veya çubuklara yapışır. Yukarıda belirtildiği gibi diğer prese ahşap lif levhalar, sıkma kapılarda kaplama olarak kullanıldığında 4-6 mm kalınlık yeterli olur. Sıkma kapılarda kontrplak kaplama yerine sıkıştırılmış sert ahşap levhalarda kullanılabilir, kanadın yapımı ve tutkallama sırasında, yapım yerinin durumuna bağlı olarak boşluklar nemlenebilir, bu nedenle sıkmanın iç boşluğunun havalandırılması gerekir. Kanat içinde hava akımım sağlamak için yatay çıta veya kuşaklara delik açılmalı veya seren kenarında 1,5-2 cm boşluk bırakılır. Kontrplak kaplama kapılar genel olarak yağlı boya ile boyanır veya cilalanır, cila üstüne ince levhalar kaplanabilir.

4- Çatkı içi camlı kanat: Çatkı içi tabla veya masif dolgu kapılar camlı kapı olarak ve dolgu yerine cam takılarak imal edilebilirler. Camlar iç kapılarda çıtalar yardımıyla yerine oturtulur. Cam boyutlarının küçülmesi ve görünüş bakımından değişiklik arzu ediliyor veya gerekiyorsa camların pencerelerde olduğu gibi kayıtlarla bölünmesi de mümkündür.

Büyük tek parça camlı olarak düzenlenmesi gereken kapılarda, cam kalınlığının ve ağırlığının artması nedeniyle, çatkı ahşabının kesit boyutları da arttırılır. Cam çıtalarında geleneksel zengin profillerden yararlanılabileceği gibi günün koşullan gereği daha sade ve makine ile kolayca yapılabilecek profiller daha kolay yapıma olanak sağlar.

Özellikle temizleme bakımından sade profiller kullanılır. Çatkı içinin tek parça büyük camla tertiplenmesi mümkün olmakla beraber kanadın çarparak camın kırılmasına neden olabileceği için, böyle bir sakıncanın söz konusu olabileceği durumlarda tekli tertipten vazgeçmek gerekir. En uygun çözüm, camın kayıtlarla uygun oranlarda, daha küçük parçalara bölünmesidir. Gerek iç, gerekse dış kapı camlan yerine macunla oturtulur, ayrı olarak takılan çıtalar dış kapılarda kanadın iç tarafına getirilir. Camların, çatı kenarına ve kayıtlara oturtulabilmesi için yeter derinlikte (en az 10 mm) faturalar açılır. Camın tam olarak oturabilmesi için faturanın içi 1,5- 2 mm

kalınlıkta macunlanır, cam, bu macuna bastırıldıktan sonra çıta ile sıkıştırılarak

sallanması önlenir, bina içinde kalan camlı kapı ve camekanlarda kullanılan

çıtalar kanatta kullanılan ahşaptan yapılır. İnce profilleri olan çıtaların, yağlı

boya ile boyanması söz konusu olsa da profil açılmasına elverişli sert bir ağaç

kullanmakta yarar vardır. Bu çıtalar yağlı boya kanat üzerine cilalı olarak da

uygulanabilirler. Camlı kapı ve camekanlarda kullanılacak cam kalınlıkları canı

boyutlarına göre seçilir; İnce camlarda 1.8 mm 60×180 cm Orta kalınlıkta 2.8 mm 120×220 cm çift kalınlıkta 3.8 mm 140×240 cm.

Kırılıp dağılma ve tehlike yaratma sakıncası olan kapı ve camekanlarda telli camlar kullanılır. Camlı kapı yapımı için çatkılı sistemin seçilmesi zorunlu değildir, sıkma kapıların da camlı kapı olarak tertiplenmesi mümkündür. Ancak sıkma kanat üzerine, sabit olarak oturan ve camı çerçeveleyen çıtalara gereksinme vardır.

5-Çatkı içi tablalı kanat : Tabla, çatkı alanı veya alanlarını dolduran tek parça görünüşlü bir elemandır, Tabla 15-22 mm kalın ahşaptan oluşur, genişliği kanat genişliğine bağlı ve değişkendir. Normal kanat genişliği 90 cm kabul edilirse tabla genişliği için 65 cm kalır ki tek parça ahşapla doldurulması mümkün değildir. Bu nedenle tablanın parçalı olarak hazırlanması gerekir. Ekler, düz yapıştırma, zıvana- lamba, kinişli veya dişli olarak gerçekleştirilebilir. Tabla çatkı bileşimleri zıvana -lamba eklerle sağlanır, zıvana derinliği 12-15 mm’dir. Lamba 2-3 mm kısa tutulur, böylece çatkı ve tablanın bağımsız çalışmaları sağlanmış olur. lamba ve zıvana genişliği çatkı kalınlığının 1/3 ü kadardır. Çatkı içi tabla dolgu için hazır plaklardan yararlanmak da mümkündür. Tabla yapımına elverişli 20 mm kalın hazır konstrüksiyon plaklar tabla olarak kullanılabilir.

Çatkı- tabla bileşimleri düz ve sade biçimlerde oluşturulabileceği gibi profillerle de süslenebilir, bu profiller çatkı üzerinde kendinden veya ayrı hazırlanmış olarak tabla- çatkı bileşim çizgisini örter. Doğramacılıkta bu profiller (Avadanlık) adını alır. Doğrudan çatkı ahşabı üzerine açılan profiller (kendinden avadanlık) dışarıda hazırlanıp takılanlar (eğreti avadanlık) olarak adlandırılır. Eğreti avadanlıklar çatkı ve tabla için geniş ve rahat çalışma ve zengin bir görünüş sağlarlar ve geleneksel doğramacılıkta çok kullanılmıştır.

6- Çift katlı kapılar : Bir ana taşıyıcıyı 9 kanat ile bu taşıyıcıyı bir tarafından örten ve taşıyıcı niteliği olmayan kaplamadan oluşur. Genel olarak dış kapılarda uygulanan bu sistemde kaplama dış tarafa gelir ve dış etkenlere dayanıklı ahşap türlerden seçilir. Bir kaplamayı çeşitli desenlerle oluşturmak mümkündür.

Dış Kapılarda Kanat Tipleri

a) Lata Kapı: Lata kapılar bina dışında bahçe kapısı olarak uygulanabilirler. Ancak kuşak ve çapraz gibi bağlantılarında yağmur sularım kalmaması için doğru bir bileşim sağlanmalı ve özellikle açıkta kalan ahşap boya ve diğer koruyucularla korunmalıdır. Genellikle çakma kapı adım alan bu kapılarda, temiz rendeli çıtaların aralıklı olarak çakılması ve sadece seren ahşaplarının daha geniş ahşaptan seçilerek menteşe ve kilitlerin rahat oturması sağlanır. En az iki kuşak ve bir çapraz ağaçla kanadın sarkması önlenir, çıta boyutları 5*5 cm aralıkları 5 cm olabilir.

b) Çatkılı Dış Kapı : İç kapılarda çok uygulanan ve ana taşıyıcısı çatkılı olan sistem dış kapılarda da aynı görünüş ve biçimlendirme ileuygulanabilir.

Ancak kar ve yağmur etkilerinin göz önünde tutulması, kanat-kasa, kanat-eşik bileşimlerinde bu bakımdan alınan önlemler kadar kanat yüzeyinde de çatkı içi dolgu elemanlarının, çatkı ile bileşim detaylarında suların kesitler içine girmesini önleyecek önlemlerin alınması gerekir.

c) Çatkı Tablalı Dış Kapı: Çatkılı dış kapılarda tabla uygulanabilmekle beraber,iç kapılarda olduğu gibi geniş alanlı olmaması daha olumlu görülmektedir. Çünkü, geniş tabla dış kapı için göz önünde tutulması gereken (kırılabilme)ye karşı emniyetli olduğundan kalın ahşap kullanılması gerekir. Geniş alanın tabla ile örtülmesi ahşabın çalışması bakımından da sakınca doğurabilir. Bu nedenle çatkılı dış kapıların mümkün olduğu kadar küçük tabla alanlarına ayrılması ve tablaların kalın masif ahşaptan seçilmesi uygundur.

Tablaların küçük seçilmesi bir kaçının camlı ve parmaklıklı olarak tertiplenmesini sağlar. Gerektiğinde tüm tabla alanlarının camlı ve parmaklıklı yapılması da mümkündür. Çatkılı dış kapılarda başlıkların ve kuşakların serenlerle bileşimi için aynı bağlantılar uygulanır. Kilit yuvasının, kesin olarak kuşak -seren bağlantı noktasına gelinmemesi gerekir. İç kapılarda belirtildiği gibi bağlantının zayıflamasına sebep olur. Dış kapıda kapı topunun eşikten yüksekliği 120 cm olur.

Çatkı ahşabının genişliği,kanat büyüklüğü ve ağırlığına bağlıdır. Çatkı ağaçları için en az genişlik 14 cm’dir. Alt başlığın 20-25 cm ye kadar çıkarılması mümkündür. Kanat görünüşünde ahşabın fazla geniş görünmemesi istenirse, kalınlığın profiller kullanılarak azaltılması mümkündür.

d)Çatkılı Masif Tablalı Dış Kapı: Çatkılı dış kapılarda,ana taşıyıcıyı meydana getiren çatkı içi aynı çatkı kalınlığında (45mm) veya 30-32 mm kalınlığında, yatay veya düşey olarak bir araya gelen masif ahşapla doldurulabilir. Çatkının düzenlenmesinde uygun görülen desene göre tek veya birkaç panodan meydana gelen dolgu yüzeyler, kar-yağmur gibi etkenlere karşı gerekli önlemler alınarak geçmelerin sudan etkilenmeyeceği bir detayla bileşimi sağlanır.

e)Çift Katlı Dış Kapılar: Genel olarak çift katlı kapılar bir ana taşıyıcı kanat ile bunun üzerine,dışa gelmek üzere kaplanan 5-15 cm genişliğinde latalardan meydana gelir. Taşıyıcı olan kanat basit bir padavra kapı olabilir. Padavra tahtaları aralarında tutkallı olarak kinişli ya da zıvana -lambalı eklerle birleşir. Taşıyıcı, çatkılı tablalı veya çatkılı masif ahşap dolguludur. Veya sıkma kanat olarak hazırlanmıştır. Sıkma plaklarda kullanılan tutkalın yağmur ve neme dayanıklı türden seçilmiş olması gerekir. Çift katlı dış kapılar için çok çeşitli dış görünüşler düzenlemek olanakları vardır. Kaplama ahşabının genişlikleri yatay, düşey, eğimli olarak uygulanmaları olanaklıdır. Ayrıca değişik ahşap profiller kullanılarak güzel görünüşlü malzemeler de elde edilir. Kaplamalar ya kapı kasası hizasına kadar, kasa dış düzlemi ile aynı düzlemde kalarak devam eder, ya da yalnız üç dış kenarda kenar çıtaları ile birleşir. Çıtalar kapatma kesitlerini ve bileşimlerini örter. Dışa gelen kaplama ahşabının taşıyıcı kanat üzerine bağlantısının,bu kaplamanın serbest çalışmasını engellemeyecek şekilde yapılması lazımdır. Bu kapılarda büyük boyutlu pencere tertiplemek mümkün değildir, kapı eksenine uyan ufak pencere ya da delik koymak yeterlidir.

Bu kapılar meşe, çam, kestane veya dişbudaktan imal edilir. Sert ağaçların kullanılması halinde doğal rengini korumak amacıyla dış etkilere karşı cilalamak gerekir. Çift katlı kapılar normal sıkma kapı kanadı üzerine dış kaplama olarak ta uygulanır. Masif dolgu kapıların iç yüzeylerinin de nemli hacimlere dönük olması halinde aynen dış yüzeyleri gibi iç yüzeyde oluşacak yoğuşma sularından etkilenmeyecek, geçmelere su girmesini önleyecek şekilde detaylandırılması gerekir.

f)Çatkılı Camlı Dış Kapı: Camlı dış kapılar bina giriş holünün ayrı bir penceresi olmaması halinde kapı çatkısı içinin tamamı veya bir bölümünün camla doldurulmasıyla yapılır. Ancak camın pencerelerde olduğu gibi açık macunla yalıtılması görünüş bakımından kapı kanadında ön görülen titiz bir uygulama ile bağdaşmaz. Bu nedenle camın iç taraftan bir macun tabakasına bastırılması ve camın iç kenarlarının çıtalarla çevrilmesi gerekir. Camların iç yüzeyinde yoğuşma söz konusu ise çıtalarında ayrıca macuna gömülerek yerine oturtulması lazımdır. Çıtalar gömme çivi veya vidalarla bağlanır. Kapı kanadı üzerinde küçük ya da normal boyutta açılabilir camlı kanat gerekmesi halinde hem süsleme hem de koruyucu olarak bir metal parmaklık kullanılabilir. Cam temizliğinin yapılabilmesi için parmaklıklı camlı yüzeylerin açılabilir olması gerekir.

Kapı Yapımında Kullanılan Ahşap

Kapı yapımında kullanılan ahşap genellikle çam türü olanlardır. İç kapılarda beyaz çam, dış kapı ve pencerelerde çıralı çamlar kullanılır. Kaplama kapılarda ceviz, meşe, kiraz, zeytin, maun vb. sert ağaç türleri kullanılır.

Ahşapta Nem Ve Çalışma

Sürekli dış hava etkisinde kalacak ahşap için %12-15 nem normaldir. İç hacimler için bu nemin, doğramanın yapıya gelişi anında %8-12 olması normal kabul edilir. Piyasadaki satışa hazır ahşap %30 kadar nemlidir. Depoda bekletilerek havalandırılan ahşapta bu nem %20 kadardır; bu nedenle doğramada kullanılacak ahşabın kurutulmuş olması gerekmektedir. Fazla yaş ahşap sonradan kuruma nedeni ile, yapımdan sonra, boyutlarda tutarsızlıklara, çarpılmalara, derzlerin açılmasına neden olur, devamlı macunlama ve boyamaya ihtiyaç gösterir. Fazla kuru ahşap, doğrama yerine konduktan sonra, yapı nemi etkisi ile şişme ve deformasyonlara neden olur. Bu nedenle kapıların da pencerelerde olduğu gibi marangoz atölyesinden çıkmadan evvel astar boya ile boyanması gerekir. En doğru uygulama kapıların, yapı yerine tam boyanmış olarak gelmesidir, böylece yapı nemine karşı etkin korunma sağlanmış olur.

Ahşapta Çalışmanın Önlenmesi

Ahşap, hava nemi ve ısı etkisi ile, devamlı çalışan doğal bir yapı malzemesidir, konstrüksiyonda yanlış bir uygulama, örneğin bu çalışmaya engel olunması, yapı elemanında zararlara neden olur. Ancak, ahşaptan imal edilen her yapı elemanının çalışarak devamlı şekil değiştirmesi de pek istenmez, kapılarda çatkı içi tablalı sistemde kullanılan hazır plaklar bu bakımdan örnek olabilirler. Ayrıca birkaç tabakanın bir araya getirilerek yapıştırılması ile oluşturulan sıkma kapı kanatları da aynı örneğin devamıdır.

Kontrplak ve aynı sistemde imal edilen hazır konstrüksiyon plaklar, toplam çalışmanın azaltılması bakımından en elverişli ahşap malzemelerdir. Bu çalışma hiçbir zaman (sıfır) olmaz, ancak, yapı elemanına zarar verecek büyük çalışmalar önlenir.

Hazır Konstrüksiyon Levhalar

Bu levhalar, ahşap endüstrisi tarafından piyasaya çıkartılmakta olup kapı, lambri ve her çeşit mobilya yapımında kullanılır. Memleketimizde de Makine Kimya Endüstrisi tarafından imal edilmektedir. Bu plaklar, ahşabın doğal liflerini çözerek tekrar bağlayıcılarla birleştirilmesi ve presten geçirilmesi ile elde edilirler. Birleştirmeler fenol reçinesi veya kresol reçinesi ile yapılır. Çeşitli özelliklerde imal edilen bu plaklar yalıtıcı ve sert plaklardır. Bu plaklarla imal edilen sıkma kapı kanatlarında, kanat çatkısı ile bileşimde iç köşelerin yuvarlatılması gerekir. Aksi halde, çatkının çalışması sonucu, kaplamanın üzerinde köşe çizgileri belirir.

Kapı Takımları

Kapı kanadının hareketini, kapanıp açılması ve kilitlenmesini sağlayan mekanik malzemelerdir. Hırdavat malzemesi olarak adlandırılırlar; bunlar çeşitli kilitler, menteşeler, sürgüler vb.dir.

Kapıda Boya İşleri

Ahşap kapılar, imal edildiği atölyeden çıkmadan evvel, her tarafını saran, yerine takıldıktan sonra kontrol olanağı olmayan noktaları da dahil, tümüyle en azından bir astar boya ile boyanmış olmalıdır. Ancak bu şekilde yapı neminden ve hava etkilerinden korunabilirler. Kapıların son kat boyası da, ilk koruyucu boyayı yapan firma ve aynı ustalar tarafından tamamlanmalıdır.

Hazır Kapılar

Atölye işçiliğinin fabrika imalatına dönüşmesi kapıların gerek boyut gerekse kalite bakımından standart hale getirilmesi eğilimini doğurmuştur. Standartlaşma sayesinde, imalat kalitesinin yükseltilmesi, hazır mal halinde depo edilerek, büyük sayıdaki gereksinmelerin ivedi olarak karşılanması sağlanabilmektedir.

Özel Yapım Gerektiren Ahşap Kapılar

Özel yapım gerektiren kapılar yangına, ısı kaybına, ses ve ışınlara karşı donatılmış kapılardır. Yangın etkisi bakımından, belli bir süre, kurtarma veya kaçma süresinde ateşe dayanma sözkonusudur. Normal ısı korunumu bakımından dış-iç ısı farklarının karşılanması söz konusu olan kapılarla, soğuk depoların kapılarıdır.

Işınlara karşı korunum, röntgen ışınlarının yayıldığı hacimlerde kullanılan kapılar ve bağlı oldukları duvarlar için geçerlidir.

Sese karşı korunum, binanın hemen bütün dış kabuğu ve buna bağlı pencere iç ve dış kapılarla bazı özel iç hacim kapılarında, hareketli ve sabit bölümler için gerekli olmaktadır.

Ahşap Kapıda Yangına Karşı Önlem

Ateşin, başka hacimlere yayılmasını önlemek için yangın çıkma tehlikesi olan hacimlerde ateşe dayanıklı kapılar kullanmak gerekir. Bazen de, ateşe dayanıklı kapının normal bir ahşap kapı yanında yer alması gerektiğinden, ateşe dayanıklı kapının da ahşaptan olması istenir. Bu kapılar için 40 mm kalın, 100 mm geniş, lifleri düzgün meşe ağacı kullanılması ve ağaçların birbiri ile bileşimlerinin, gen esert ağaçtan hazırlanmış 12×30 mm lik kinişlerle yapılması öngörülmektedir. Bu kapılarda özel tutkal kullanılması da ayrıca tavsiye edilmektedir.

Ahşap Kapıda Sese Karşı Önlem

Normal, sıkma kapılarda 1m² kapı alanı 10-12 kg gelir. Kaplama ve çatkısı ile birlikte ve normal kapanabilmesi halinde 20 dB lik bir ses yalıtımı sağlar. Derzlerin iyi kapanmaması halinde ses yalıtımı 15 dB’ye kadar düşer. Derzlerin özel profilli elastik bantlarla takviye edilmesi halinde ise 20-28 dB’lik bir yalıtım elde etmek olasılığı vardır.

Ahşap Kapıda Isı Yalıtımı

Dış kapılar, pencereler gibi derzlerinden çok fazla ısı kaybına neden olurlar ve normal konstrüksiyon şekillerinde, duvarlar kadar ısı yalıtımı sağlayamazlar.

Isı yalıtımı bakımından, kapılarda derzlerin geçirimsiz olarak kapanması gerekir. Bu geçirimsizlik kapıda ses korunumu için de yardımcı olur.

Isı korunumunun yeterli olmaması halinde, kapıların iç yüzeyinde su buharı yoğuşması oluşabilir. Kanadın metal kapı olması halinde, pasa dayanıklı olması, ahşap olması halinde iyi korunmuş olması bir sakınca yaratmaz.

Ahşap Kapıda Işın Korunumu

Röntgen odalarına giriş kapıları, ışınla tedavi hacimleri, radyoaktif malzeme ile çalışan laboratuar kapılarında yalıtım kurşun plaklarla sağlanır, böylece bu tür hacimlere yakın çalışan personelin zarar görmesi önlenir.

Işınların şiddetine göre 1 veya 2 adet kurşun levha kullanılır. Levha kalınlıkları gereksinmeye göre saptanır.


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy