Türkiye’nin Bor Madenleri ÖzelleÅŸtirilmemelidir
Türkiye’nin Bor Madenleri ÖzelleÅŸtirilmemelidir
BÖLÜM 1
Sizleri bir konuda aydınlatmak için bu yazıyı yazıyorum. Çoğunuzun zamanının elvermediğini düşündüğüm için bu yazıda çok fazla detaya girmek istemiyorum ancak Türkiye gündeminde olan konuda ilk elden bilgi vermek istedim.
Eti Holding Özelleştirilmesi İçinde bulunduğum kurum olan Eti Holding, IMF ile imzalanan stand-by anlaşmasında özelleştirilecek kurumlar arasına sokulmuştur. Bu karar verilen borca karşılık istenen diyettir ama lütfen, size argüman olarak sunulan, ancak gerçeklerden yola çıkan saptamalarımı okuyun:
Eti Holding’in Durumu Eti Holding, eski adıyla Etibank; 1935′ten itibaren Türkiye’de madencilik sektörüne lokomotiflik yapmış ve öncülük etmiÅŸtir.
Eti Holding son 15 yılda yaşanan tekrar tekrar yapılanmalar çerçevesinde şu anda sadece iki önemli işletmeye sahiptir:
Eti Bor ve Eti Alüminyum;
Eti Bor Karlılığı
Eti Bor geçen yıl karlılıkta Türkiye 6.sı olmuÅŸtur. Arçelik kadar karlıdır (150 milyon dolar net kar) . Arçelik rekabet koÅŸullarına açıktır ama Eti Bor oligopol karakterli dünya piyasasında her zaman için bu karı, kurumun içinde bulunduÄŸu hantallığa ve olanaksızlığa raÄŸmen yapar, hemde Türkiye’de hiç bir kurumun yapamadığı kar marjlarıyla yapar Dünya bor yataklarının %70 ‘i bu ülke sınırları içerisindedir. Rezervlerin toplam deÄŸeri, sıkı durun, en kötümser hesapla 300 milyar dolardır (Dış borcun 3 veya 4 katı). 300 milyar dolar veya daha fazlası; her sene 400-500 milyon dolar olarak dünya piyasalarından rahatlıkla tahvil edilebilir. Kısaca çoçuklarımızın, torunlarımızın hayatına katkı yapacak gelir özelleÅŸtirme kapsamına konmuÅŸtur.
Eti Alüminyum: daha az karlı ama büyük bir piyasada tek üretici ve karda.
Eti Holding’in Fiyatı
Åžimdi size soru: en kötümser hesapla ve sadece 300 milyar dolarlık bor rezervine sahip (diÄŸer maden rezervleri hariç) ve acaip karlı bir kuruluÅŸ olan Eti Bor ve bu kuruluÅŸun baÄŸlı olduÄŸu Eti Holding’in fiyatı kaç milyar dolardır????? (Eti Alüminyum Hariç)
BÖLÜM 2
Bor nedir?
Bor ancak 2300 derecede katı halden sıvı hale geçer. Sanayinin tuzu olarak adlandırılır. 2300 derecede ergimesi yangın geciktirici, içerdiÄŸi kimyasal özellikler yüzünden kaliteli bir yakıttır (Ruslar Sputnik-1′de yakıt maddesi olarak kullanmıştı) Özellikleri sayesinde fiberglas, e-glas, cam, uzay (otomobil camı, optik camı gibi kalite aranan ürünlerde), deterjan, seramik sektörleri gibi sektörlerde 250′den fazla kullanım alanı vardır ve çoÄŸunda alternatifsizdir. Teknolojilerin geliÅŸmesi boru daha cazip ve alternatifsiz yapmaktadır.
Bor Piyasası
Dünya bor pazarında iki firma fiyatları belirler: Eti Holding AŞ ve US Borax.
Pazar payları sırasıyla %31 ve %37 olmasına raÄŸmen US Borax, sadece katma deÄŸerli ürünler satması nedeniyle daha fazla gelire sahiptir. Eti Holding, borları sadece cevher olarak çıkaran küçük özel iÅŸletlemelerin 1979 yılında devletleÅŸtirilmesinden sonra ton başına 40-50 doları bulan ham cevher fiyatlarını 150-300 dolarlara, %8 olan pazar payınıda % 31′lere kadar çıkarmış, daha fazla kar ve katma deÄŸer saÄŸlayan rafine bor ürünleri üretimine ve satışına geçmiÅŸtir. (daha gidecek yol çok ve aynı sorun ÅŸu anda seramik sektöründe hammadde olan feldspar ihracatında yaÅŸanmaktadır, feldspar çok ucuza özellikle italya pazarına verilmektedir, dolayısıyla zenginlik transferi.)
Türkiye’de Bor
Dünya bor rezervlerinin % 70′i Türkiye’dedir. Borların rezerv kalitesi olarak en kaliteli cevher Türkiye’de bulunmaktadır. (hadi petrol yok bor var) Rakip US Borax’ın kimyasal prosesten geçirdiÄŸi bor kalitesine bizim bor’umuz madenden çıktığında sahiptir ve Amerika uzay mekiÄŸi Challenger düştüğünde saÄŸlam kalan tek parçası Türk borlarından yapılmıştı.
Bor Hukuku
2840 sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan "bor tuzları, toryum ve uranyum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır." Bu kanun maddesiyle yüksek kar marjları elde edilen bor ürünleri devlette kalmıştır.
Borların Türkiye’ye Katkısı
Borlar Türkiye’ye her yıl 220 milyon dolar ihracat geliri, 150 milyon dolar net kar saÄŸlamaktadır. Yatırımların bürokratik engelleri aşıldığı takdirde orta ve uzun vadede ihracat geliri tahmini olarak 450 milyon dolara, karda 250 milyon dolara rahat çıkabilir (yapılacak yatırım 20 milyon dolarlık bir yatırım, New York’ta bir apartman daires fiyatı; bu ne garip ülke ya. Hele bir de iyi finans, iyi mühendislik, iyi Ar-ge, iyi insan kaynaklarıda devreye sokulursa…)
Soruya Benim Yanıtım: 300 milyar dolarlık bor rezervlerinin deÄŸeri aynıdır. 300 milyar dolar iki ana satıcı olması nedeniyle 700-900 milyar dolara kadar rahatlıkla çıkabilir. Bu para her sene düzenli olarak gelecektir. Ancak sadece Eti Bor’un karları nakit akışı tablosunda deÄŸerlendirildiÄŸinde sadece karların "Net Present Value"si yani net ÅŸimdiki deÄŸeri 26 milyar dolardır, gelirlerin net ÅŸimdiki deÄŸeri ise 47 milyar dolardır. (pazarın her sene %4 büyüdüğü varsayılmıştır.) Türk toplumuna dolaylı katkısı ( ulaÅŸtırma, bankacılık, makine aksamları, liman iÅŸletmeleri, çalışanlarının ekonomiye katkısı vs.) dahada katlanacaktır. Zaten tek uçakta taşınabilir bir ÅŸey olsaydı, kaçırılırdı.
Bor’da Oyuncular
Åžu anda gerçekte Eti Holding’in rakibi olan İngiliz-Avustralya kökenli yahudi sermayesi olan US Borax (sahibi Rio Tinto Zinc) ve son yıllarda Latin Amerika’da bulunan küçük bor yataklarını kapatan Citibank Venture Capital’dır yani Citibank. Her biri bir ulus-devlet gücüne ulaÅŸmış firmalar.
Görüldüğü üzere rakipler son derece güçlüdürler.Bunların yanında Park Holding, Alman sermayesine baÄŸlı olarak sadece ihracat yapmak için Eti Holding’e baÅŸvurmuÅŸtur. BaÅŸvurusu hukuksal olarak uymadığı için geri dönmüştür.
Benim Yorumum
Bunlarda aptal deÄŸil aksine gayet zeki. İngiliz-Yahudi sermayesi İngiliz Büyükelçisini Eti Holding’e göndermiÅŸtir. Citibank’ta bir konsorsiyum içinde Türkiye’ye 1 milyar dolar borç (geri ödenmek üzere) vermiÅŸtir. Ancak ne olduysa son kriz sonucu (bizler panik, adamlar soÄŸukkanlı) ÖzelleÅŸtirme idaresinin çok önceleri yapılan programınada ters bir ÅŸekilde Eti Holding A.Åž. aniden özelleÅŸtirme programına alınmıştır. IMF de bu arada kullanılan bir mekanizma. Adamlar bir koyuyorlar, üç alıyorlar (borç, borçun faizi ve Eti Holding ama bu kendi hesaplarında) Eti Bor ve baÄŸlı olduÄŸu Eti Holding altın yumurtlayan tavuktur. Yumurtayı büyütmek yerine tavuÄŸu elden kaçırağız. Türkiye’de bor’a dayalı ileri seviyede bir endüstri kurulabilecekken sadece uzaktan yönetilen bir cevher olacaktır. Zenginliklerde elden gidince müstemleke olmaktan ileri gidemeyiz. 47 milyar dolar net deÄŸere sahip bir zenginliÄŸi mirasyedi gibi bir günde 3-4 milyar dolara pazarlıyacağımıza, 800-900 milyar doları garanti edecek bir sisteme kavuÅŸturmak bu ülkenin ve dolayısıyla ait olduÄŸumuz yerin çok açık farkla yararınadır.
Sonuç
Borların ÖzelleÅŸtirilmesi durumunda Türk Halkı, Türk Devleti, ve Tüm Türkiye elinde bulunan gelecek yıllara yayılı bulunan en aÅŸağı 300 milyar dolarlık gelirden mahrum olacak ve Türk Borları ya New York’a yada Londra’ya zenginlik aktarmaya baÅŸlayacaktır.
BOR ZENGİNLİĞİNİN TÜRKİYE’DE KALMASI İÇİN BOR ÖZELLEÅžTİRİLMEMELİDİR.
(Daha fazla gelir için Eti Bor A.Ş. Erdemir gibi özerk bir statüde olmalıdır)
YAZI - 2
LÜTFEN BU TEZGAHI ÖĞRENİN VE HERKESE DAÄžITARAK BU OLAYA TEPKİNİZİ KOYUN…..
BildiÄŸiniz üzere kasım ayında yaÅŸadığımız ekonomik krizin hemen ardından, krizden çıkış yollarından birisi olarak dünya toplam rezervlerinin %70 ‘ine sahip olduÄŸumuz bor madenlerinin özelleÅŸtirilmesi gündeme getirilmiÅŸ ve hükümet içinde baÅŸta sayın Şükrü Sina Gürel olmak üzere bir kaç bakanın direniÅŸi sonucu bor madenlerinin özelleÅŸtirilmesiyle ilgili dosya kısa bir süre için rafa kaldırılmıştır.Bu tartışmanın hemen ardından nedenleri hala tam olarak bilinmeyen ÅŸubat krizi patlak vermiÅŸtir…Ve bugün Türkiye bir kaç milyar dolar bulabilmek için herÅŸeyi yapabilecek bir duruma sürüklenmiÅŸtir.
Çok kısa bir süre sonra bor madenlerinin özelleÅŸtirme yoluyla yabancı sermayeye satışı yeniden gündeme getirilecektir…Ve korkarız bu kez ülkenin içine düşürüldüğü ağır ekonomik buhran nedeniyle hiç kimse bu özelleÅŸtirme iÅŸlemine karşı direnmeyecektir…
AÅŸağıda bor mineralinin stratejik önemi ve deÄŸeriyle ilgili "Yeni Avrasya" dergisinin Mart 2001 tarihli sayısından özetlenerek alınmış bir yazı bulacaksınız…
Yüzlerce bilimadamının "21.yüzyılın petrolü" diye tanımladığı ve uzay teknolojisinden,biliÅŸim sektörüne,nükleer teknolojiden savaÅŸ sanayiine kadar pek çok alanın vazgeçilmez hammaddesi durumuna gelen bor madeni ülkemizin ve çocuklarımızın geleceÄŸidir…
Üzerinde oturduÄŸumuz bu zenginliÄŸin stratejik ve ekonomik öneminin farkına armamız,bugünümüzü ve yarınımızı daha iyi deÄŸerlendirmemizi saÄŸlayacaktır…
20. yüzyıl boyunca dünyada yaşanan her türlü siyasi,iktisadi ve askeri gelişmenin baş aktörü durumunda olan petrol yerini bor madenine bırakmıştır.Petrol üzerinde oynanan oyunları hatırlamamız,ülkemizin sürüklendiği ekonomik ve siyasi krizi de kavramamıza
yardımcı olacaktır…
Ülkemizin ve bor madenlerinin geleceÄŸine sahip çıkmamız kendi geleceÄŸimize sahip çıkmamız demektir…Ham haldeki deÄŸeri yaklaşık 1 trilyon dolar olan ve iÅŸlendiÄŸi zaman deÄŸeri 6-7 trilyon dolara ulaÅŸan bor rezervlerimiz bir kaç milyar dolara elimizden alınacaktır…
Kamuoyunda deÄŸeri/ önemi pek bilinmeyen ve maalesef hiç tartışılmayan bu konuya dikkatinizi çekmek istedik…Amacımız ülkemizin ve toplumumuzun geleceÄŸinde çok önemli bir rol oynayacak bu konuda ortak bir yurttaÅŸlık bilincinin oluÅŸmasına katkıda bulunmaktır…
Konuya sizin de ilgi göstereceğinize inanıyor,saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Yurttaş 2001 İletişim Grubu
YAZI – 3
2000′Lİ YILLAR BİZİM OLACAK PETROL ORADA İSE "BOR" DA BURADA !
BİR BAŞKA ANADOLU MUCİZESİ YAŞANIYOR VE BOR MİNERALİ İLETİŞİM ÇAĞININ GÖZBEBEĞİ OLUYOR
Türkiye yaklaşık 2.5 milyar tonluk bor rezerviyle zengin bir ülkedir.Ham haldeyken tonu 400 dolar olan bor mineralinin değeri, işlenerek süper iletken hale dönüştüğünde kat be kat artacaktır.
"Bilim adamları,tahmin edilenden çok daha yüksek derecelerde bile,neredeyse hiç dirençle karşılaÅŸmadan elektrik taşıyabilen metal bir bileÅŸim tesbit etti.Dünya bilim çevrelerini ÅŸaşırtan bu bileÅŸimin,özellikle süper hızlı bilgisayarların üretiminde kullanılabileceÄŸi belirtildi….
…
…
Çok daha hızlı bilgisayarların yapımında,oksijen içeren maddelerle çalışmanın zor olduÄŸu yerlerde,magnezyum-bor bileÅŸiminin kullanılmaya baÅŸlanacağı haberi üzerine, Nortwestern Üniversitesi’nden Profesör John Rowell;bilim adamlarının düşük sıcaklıklı maddeler üzerinde daha fazla çalıştığını hatırlatarak,bunların yerine magnezyum-bor bileÅŸiminin kullanılmasının daha avantajlı olacağını söyledi.Rowell’a göre magnezyum-bor yüksek ısıdaki iletkenliÄŸi sayesinde bilgisayar bileÅŸenlerinin 4 kat daha hızlı çalışmasını saÄŸlayabilir…"
BOR MİNERALİ STRATEJİK BİR ZENGİNLİKTİR Deterjan sanayiinden uzay teknolojisine kadar yüzlerce deÄŸiÅŸik alanda kullanılan bor minerali,petrol ve doÄŸalgaz kadar büyük bir stratejik öneme sahip.20 yüzyılda sınırların çizilmesinde temel unsur olan petrol Orta DoÄŸu için nasıl bir lütufsa,bor da Anadolu için bir lütuftur.Bir ton borun 400 dolar deÄŸerinde olduÄŸu ve Türkiye’nin yaklaşık 2.5
milyar ton bora sahip olduğu göz önüne alındığında ,bu emsalsiz cevherin Türkiye için ne derece büyük bir zenginlik kaynağı olduğu daha iyi anlaşılır.Toplam 1 trilyon dolardan fazla olan bu rakam ülkemizin toplam 106 milyar dolar olan dış borcunun yaklaşık 10 katına denk değerdedir..
Amerikan uzay mekiÄŸi Challenger’ın infilakından geriye sadece Türk borlarından imal edilen kabin kesiminin kaldığı düşünülecek olursa borun uzay teknolojisi için ne denli hayati bir madde olduÄŸu da anlaşılabilir.Tüm dünyayı kontrol etme gayretinde olan ABD’nin dünya bor rezervlerindeki payının sadece % 13 olduÄŸunu da düşünürsek , ABD-Türkiye iliÅŸkilerinin seyrinde bor mineralinin çok önemli bir rol oynadığını rahatlıkla görebiliriz.
Bor minerali,sanayide alternatifi olmayan,vazgeçilmez bir zenginlik.Dünyada bor minerali bakımından en zengin ülke ise Türkiye.Ülkemiz dünya toplam bor rezervinin % 70′ine sahip.
Bor’un bir çeÅŸidi olan tinkal EskiÅŸehir’in Kırka bölgesinde yoÄŸun olarak bulunuyor.Kolemanit cevheri de Kütahya-Emet,Balıkesir-Bigadiç ve Bursa-Kestelek bölgelerinde yer alıyor.
Türkiye’nin 1999 yılındaki tabii boratlar toptan ihracatı 121 milyon dolar olarak gerçekleÅŸti…Türkiye 1999 yılında toplam 30 sanayileÅŸmiÅŸ ülkeye bor ve kimyasalları ihraç etti…
Bor madenlerinin ruhsat ve saha iÅŸletme hakları 01.10.1978 tarih ve 2172 sayı ve 10.06.1983 tarih ve 2840 sayılı kanunlar gereÄŸince ETİ Holding Anonim Åžirketi’ne ait.
"Devletçe İşletilecek Madenler Hakkında Kanun"la ,2172 sayılı kanunun 2.maddesinde yer alan "bor tuzları,uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır" ibaresi gereği bor sahaları ve bor türevleri işletmelerinin özelleştirilmesi mümkün değil.
ETİ Holding’in aniden özelleÅŸtirme kapsamına alınması,bünyesinde bulunan yüksek kar marjlı bor iÅŸletmeleri nedeniyle,yurt dışından pek çok deÄŸiÅŸik çevrenin ilgisini çekti.Birer dev sanayi ülkesi olan batı dünyasının,sanayilerini ayakta tutabilmek için muhtaç oldukları bor madenine Türkiye’deki bor iÅŸletmelerinin özelleÅŸtirilmesi yoluyla ulaÅŸabilmeleri ihtimalinin ortaya çıkması pek çok soruyu da beraberinde getirdi.
Bor işletmelerinin,yurtdışından gelen baskılar sonucu özelleştirme kapsamına alındığı,yapılacak ihalenin kuralına uygun olmayacağına dair söylentiler de hala gündemdedir.
BOR TÜRK EKONOMİSİNİN VAZGEÇİLMEZİDİR Özelleştirilmek istenen ETİ Holding 2000 yılında 30 trilyon liralık harcamayla,83.8 trilyon lirası iç satış,147.1 trilyon lirası dış satış olmak üzere toplam 231 trilyon liralık hasılat elde etmiştir.
Yılda 700 bin ton ham,350 bin ton rafine bor ürünleri satışı gerçekleÅŸtiren ETİ Holding’in küçük bir teknoloji yenileme operasyonuyla mevcut üretimini ve satışını kat be kat artırabileceÄŸi söylenmektedir.
Bor madenlerinin özelleştirilmesiyle, bu büyük ulusal servet yabancı sermayenin eline geçecektir. Dünyadaki diğer örneklerde olduğu gibi yabancı sermaye bu stratejik maddeyi işlemek için kaynağında tesis kurmak yerine kendi ülkesine götürerek işleyecek ve Türkiye kendi elleriyle kendi servetini gelişmiş sanayii ülkelerine teslim etmiş olacaktır.
Başımıza gelecek olanları engelleyebilecek gücümüz yok belki ama; en azından "3.dünya ülkesi Türkiye’yi nasıl da punduna getirip en deÄŸerli varlığını elinden aldık" dedirtmeyelim ÅŸu adamlara!!!
14 Ocak 2008, 12:22 tarihinde.
hepsini indirecem
24 Ocak 2008, 13:22 tarihinde.
bu yaziyi butun turkiye ye yayiyoruz.82 li denizastsubaylari
24 Ocak 2008, 13:23 tarihinde.
ayrica bu ulkenin mustafa kemalleri olarak sessiz kalmayacagiz.bu vatan bizim.kurtulus savasini unutmus iseler bir kere daha okusunlar.
03 Nisan 2008, 02:01 tarihinde.
VE BİZ BUNLAR İÇİN BİŞEY YAPAMIYOZ
15 Nisan 2008, 07:36 tarihinde.
iiiii:D