Trabzon Kenti İçme Suyu Sertliği Ve Sertliğin Giderilmesi

TRABZON KENTİ İÇME SUYU SERTLİĞİ VE SERTLİĞİN GİDERİLMESİ

Arıtma Tesisine dereden alınan ham suyun toplam sertliği analizlere göre , 4— 18 mg Ca C03 / lt arasında değişmektedir. Bu değerlere göre ham suyumuz yumuşak – orta derecede sert sular grubuna girmektedir. Ayrıca yapılan analiz sonuçlarına göre kalsiyum sertliği , toplam sertliğin %65 — 87 sini; Magnezyum tuzlan ise %13 — 35 ini oluşturmaktadır. Yine mevcut analizlere göre toplamı sertliğin %77 — 99 ‘ ü karbonat sertliği olup, ancak %1 — 23’lük kesimi karbonat olmayan sertlik niteliğindedir.

Buradan da anlaşılacağı gibi toplam sertliğin büyük bir bölümü CC iyonlarından oluşan karbonat sertliğidir. Arıtma Tesisine alman bu sertlikteki ham su orta derecede sert su olup arıtma (çökeltme) işlemine tabi tutulduktan sonra sertlik açısından daha düşük değere ulaşmaktadır. Bu nedenle Arıtma Tesisimizde gerek ham suyun gerekse de şehre verilen temiz suyun sertliğinin giderilmesi için özel bir işlem yapılmamaktadır.

Bununla beraber sudaki sertliğin giderilmesiyle ilgili çalışmalar şöyle açıklanabilir;

Sudaki sertliği meydana getiren kalsiyum ve magnezyum metallerinin suda eriyen bileşiklerin, erimeyen bileşikler haline çevrilerek çökeltilmesine veya kalsiyum ve magnezyum elemanlarının, sodyum elemanı ile yer değiştirme işlemine sert suların yumuşatılması denir.

Sertliğin giderilmesinde, bilinen en yaygın ve en ucuz yöntem suya kireç katılmasıdır. Kireç katmak suretiyle sudaki kalsiyum ve magnezyumun elemanları çökelmektedir. Kalsiyum ve magnezyumun suda sertlik oluşturan bileşikleri şunlardır.;

1. Kalsiyum bikarbonat : Ca( HCO

2. Kalsiyum sülfat : CaSO

3. Magnezyum bikarbonat :Mg (HCO3 )2

4. Magnezyum Sülfat : Mg S04

Suya kireç ( sönmüş veya sönmemiş ) verildiğinde bileşiklerin çökmesini sağlayan reaksiyonlar oluşur . Kireç önce sudaki karbondioksiti ortadan kaldırır. Sonra da sertliği oluşturan bileşikleri çökeltir.

C0 + Ca( OH )2 > Ca +1120

Ca ( HCO > Ca O +21120

Mg ( HCO3)2 + Ca(OH )2 Mg CO3+CaCO3 + 2H2O

Mg C03 Çökelmeyeceğinden ilave kireç verilerek magnezyum çökeltilir.

Bu şekilde bir yumuşatma işleminden daha düşük sertlikte bir su elde etmek istendiğinde, suda kalan kalsiyum ve magnezyum iyonlarım çökeltmek için soda (Na CO kullanılabilir. Fakat bu şekilde bir işlemin maliyeti çok yüksek olduğu için tavsiye edilmemektedir.

Yaygın ve ekonomik olarak uygun uygulanan kireç yönteminin dışında yumuşatma amacıyla kullanılan diğer metotlar da bilinmektedir. Bunlar ; soda kullanılması , katyon değiştiricilerin kullanılması, soğuk kireç- baryum işlemi, suya çamur katılması , iyon değiştirme sistemi ile yumuşatma, tuzlu su kullanılması gibi yöntemlerdir.

Ancak belirtildiği gibi bu işlemler sırasında kullanılan kimyasal ve sentetik malzemeler pahalı olduğundan kullanılma alanları çok azdır.

Kaynak: Trabzon Belediyesi Su Arıtma Tesisi Müdürlüğü

TRABZON KENTİ İÇMESUYU KAYNAĞI VE ARITILMASI

Trabzon kenti içme suyu temininde başlıca yerüstü su kaynağı olan Değirmendere deresi suyu kullanılmaktadır. Değirmendere Deresi ,dağlık alanlar ,yaylalar ve tepelerden inen küçük dere ve ırmak sularıyla beslenerek ortalama 300.000m su kapasitesine ulaşır. Dereyi besleyen ırmaklar genelde yeşil alanlar ve küçük yerleşim bölgelerinden (köy) geçtiğinde aşırı bir kirlenmeye maruz kalmaz. Ancak bilineceği gibi bu ırmakların birleşim noktası yaklaşık 7.000 kişilik nüfusa sahip Maçka ilçe merkezine rastlar ve Trabzon-Erzurum karayolunu takip ederek Karadeniz ‘e dökülür. Bu yerleşim alanlarından evsel ve kanalizasyon suları direkt olarak dereye yapıldığından az da olsa ham su için bir kirlilik teşkil eder. Yine bu yörede tarım alanlarında kullanılan zirai gübre ve ilaçlardan dolayı kirlenme söz konusu olabilir. Ancak dere akış debisinin fazla ve akış sahasının girintili çıkıntılı, taş ve kayaçlarla kaplı oluşu suyun havalanmasını ve su içindeki çözünmüş oksijen miktarının artmasını sağlayarak doğal olarak suyun temizlenmesine ve var olan kirliliklerin seyrelerek miktarlarının azalmasına sebep olmaktadır.

Trabzon şehir içme suyu Maçka- Esiroğlu mevkiinde inşa edilen TRABZON BELEDİYESİ İÇMESUYU ARITMA TESİSLERİ‘NDE arıtıldıktan sonra fiziksel, kimyasal, bakteriyolojik analizleri yapılıp ,içilebilir nitelik ve kalitede olduğu tespit ve rapor edilerek halkın tüketimine verilmektedir. 2002 yılı itibarıyla kentimizin ortalama günlük su tüketimi 100.000m ‘gün dür.

İçme suyu arıtma tesislerinin amacı; Halk sağlığına zararlı olan fiziksel,kimyasal ve bakteriyolojik unsurlardan arınmış bütün fiziksel ,kimyasal analizleri yapılmış TS 266 Standartlarına uygun su temin etmektir. Buna göre. İdeal bir içme suyu şu özellikler taşımalıdır.

A) Renksiz ve berrak olmalıdır.

B) İçimi hoş,kokusuz ve tabii tadda olmalıdır.

C) Tercihen 15°C den düşük sıcaklıkta olmalıdır.

D) Ne çok yum uşak nede çok sert olmalıdır.

E) Koro4f ve taş yapar nitelikte olmamalıdır.

F) H2S,Fe ve Mn,. ..gibi kimyasal maddeler içermemelidir.

G) Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.

H Toksik veya fizyolojik etki yapacak konsantrasyonda maddeleri içermemelidir

SUYUN ARITILMASINDA AŞAĞIDAKİ İŞLEMLER UYGULANIR

1-Su Alma Yapısı ve Izgaralar (Regülatör Ünitesi : Kentin içme ve kullanma suyu temini için kaynak olarak Esiroğlu beldesi mevkiinden geçen Değirmendere ve Galyan Deresi üzerinden su alınmaktadır. Ham su burada inşa edilen regülatörler tarafından temin edilir. (Regülatör: Derenin sürüklediği kaba malzemeleri ön ızgarada, daha küçük malzemeleri döner elek ünitesinde tutularak bir sonraki ünitelerde arıtma işleminin daha sağlıklı yapılmasını sağlar.)Çok yağışlı zamanlarda dere debisi artması ile sular tarafından sürüklenen kaba ve iri malzemenin tutulması ve daha sonraki birim arıtma işlemlerine kolaylık sağlanması için tesis girişinde ızgaralar, kum tutucu kanalar ve ön temizlik için döner elek sistemi düzenlenmiştir.

2-On Klorlama: Havalandırmayı takriben demirin ve amonyağın oksitlenerek giderilmesi, organik maddelerin parçalanması, rengin düzeltilmesi , bakteri ve aig gibi mikro organik maddelerin yok edilmesi gerekmektedir.

3-Ham Suda Ph Düzeltme: Koagülan madde olarak Al2 (S04)3 ‘in kullanıldığı durultma işleminin optimum ölçüde koagülan madde tüketimi ile en yüksek randımanda gerçekleştirilebilmesi için gerektiğinde ham suyun pH düzeltilmesi maksadıyla sülfirik asit

(H2SO4) kullanılır.Bazı hallerde suyun pH ‘mm optimum değerin altına düşmesi halinde de ham suyun pH’ının düzeltilmesi maksadıyla da suya kireç ilavesi yapılır.

4-Çökeltme / Durultma : Çökeltme ve Durultma işleminden bulanıklığın ve rengin .giderilmesi, demir ve amonyak ile askı halindeki maddelerin konsantrasyonunun azaltılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bulanıklık, mevsimsel olarak değişiklik göstermekte ve yağmurlu zamanlarda yüksek değerlere ulaşmaktadır. Bu nedenle ham sudaki bulanıklığın istenilen değerlere indirgenmesi için çeşitli birim işlemlere gerek duyulmamaktadır. Genellikle de evsel ve endüstriyel su temininde en yaygın olarak kullanılan temel işlem filtrasyondur. Ancak bir filtreleme işleminin etkili olarak çalışabilmesi için bu üniteden geçirilecek olan ham suyun, içerebileceği askıdaki katı maddelerin belirli sınırların altında olması gerekmektedir. Bu sınır bir arıtma sisteminin son kademelerinde kullanılan yavaş ve hızlı kum filtreleri için (2-5)x l0 3kg/m3 değerlerini aşmamalıdır. Halbuki birçok yüzeysel içme suyu kaynaklarının sularının taşıdığı askıdaki katı maddelerin konsantrasyonu bu değerin çok üstünde olabilmektedir.

Çökeltme, suyun arıtılması için belli bir süre bir hacimde bekletilmesi şeklinde yapılan durulaştırma işlemidir. Bu hacmin büyük bir kesit alanı (durultucu) sayesinde durgun bir akım meydana geldiği için suyun tank içindeki akış hızı oldukça yavaş olur. Yer çekimi kuvvetinin etkisi altında tanecikler içinde bulunduğu suyun kütle yoğunluğundan daha büyük kütle yoğunluğu ile aşağıya durultucu tabanına doğru hareket ederler buna “çökelme” denir. Böylece su durultucuyu askıdaki maddelerden arındırılmış olarak terk eder. Su içindeki bu taneciklin ebatları ve kütle yoğunlukları artıkça düşey çökelme hızları da arttığı gibi, tam bir durultma işlemi için gerekli olan zamanda daha kısa olmaktadır. Su içinde bulanıklığı meydana getiren bu tanecikleri birbiriyle temas haline getirmek için uygulanan çeşitli hızlı ve yavaş karıştırma sistemi ile taneciklerin ebatları yumaklaştırma ile suni olarak artırılabilir. Taneciklerin elektrik yükü taşımaları halinde, bunlar birbirini iteceklerdir ve yumaldaştırma ile bir araya getirme, yalnız karşı koyan elektrik kuvvetlerinin çeşitli koagülantların (Pıhtılaştırıcıların) suya ilave edilmesi suretiyle nötr hale getirilmesinden sonra mümkün olacaktır. Bu kimyasal pıhtılaştırma işlemine su arıtma teknolojisinde “Koagülasyon” adı verilmektedir. Suyun bulanıklığını oluşturan maddeler kolloid bünyede olup, çoğunun elektrik yükü de negatiftir. Bunun için teşekkül eden çökelti taneleri pozitif olmalıdır. Böylece kolloid taneleri ile çökelti taneleri birleşip gittikçe büyüyen çökelti parçalarının meydana getirirler. Bu maksat için kullanılan başlıca maddeler A1 , Fe ve CaO dır. Bugün demir tuzlan yerine daha fazla alüminyum sülfat tuzlan kullanılmaktadır. Burada suda vuku bulan reaksiyon ise Al ‘in suyun bikarbonat sertliğine tesir etmesindendir.

Al (S0 + 3Ca (HCO _________ 2Al (OH) 3CaSO +6C0

5-Filtreleme: Genel olarak, çökeltme tanklarından gelen durulmuş suyun, gözenekli bir ortamdan geçirilerek arıtılması ve saflaştırılması işlemine “filtrasyon “ denir. Filtreleme işlemi sırasında askıdaki ve kolloidal maddelerin tutulması,bakterilerin ve diğer organizmaların sayılarının azalması ve kimyasal bileşiklerindeki değişildiller yardımıyla suyun kalitesi artırılır.

Filtreleme işlemi sırasında, kirletici unsurlar sudan uzaklaştırılır. Bu unsurlar,filtre kumu taneciklerin yüzeyinde ve filtre yatağındaki tanecikler arasında bulunan boşluklarda birikirler. Bu nedenle etkili gözenek boşluğu zamanla azalır ve su akımı karşısındaki direnç de buna paralel olarak artar. Dolayısıyla, filtre yatağının hidrolik direnci maksimum kabul edilebilir bir değere ulaşınca filtre yatağının temizlenerek, bu kirletici unsurların filtre yatağı ortamından uzaklaştırılması için filtre geri yıkaması yapılması gerekir. Filtre geri yıkama sistemi,filtre yatağının su ve hava ile kabartılarak kirletici unsurların su yüzeyinde toplanmasını ve yine su ile bunların filtre ortamından uzaklaştırılması prensibine dayanmaktadır.

6-Son Klorlama :Tesis girişinde, ham su içindeki çeşitli kirletici unsurların giderilmesi veya bileşimlerinin değiştirilmesi ile organik maddelerin ve bakterilerin yok edilmesi için uygulanan ön klorlamadan sonra çökeltme tankından ve filtrelerden geçen suyun emniyeti yönünden dezenfeksiyonu maksadıyla son klorlama yapılır. Genellikle son klorlama işleminde 1.0-3.0 mg/lt arasında klor suya ilave edilir. Arıtılmış suyun içinde amonyak bulunmadığından 15-20 dakika içerisinde suyun ph değerine ve sıcakliğına bağlı olarak bakiye klor miktarı

-azalarak sıfira ulaşır. Kontrollerde arıtılınış su kalitesinde şebekelerde oluşabilecek değişikliklerde dikkate alınacak su içerisinde 0.1-0.3 mg/1t değerleri arasında bakiye klor bulunması arzu edilir

7-Son pH düzeltmesi :Su arıtma işleminde pH düzeltmesi koagülasyon işleminden önce uygun bir pH aralığı temin ederek optimum koagülan madde dozlaması yapılabilmek için yapılır. Bu iş için eğer su bazik özellikte ise asit, asitik özellikte ise kireç kullanılır . Ham suyun genellikle bazik olması durumunda suya asit katılır, ayrıca bu tür suların pıhtılaştırılmasmda kullamlan koagülan maddelerde suyun pH’ımn bir miktar azaltır. Bu nedenle filtrel6rden gecen suyun ph’ııun düzeltilmesi gerekir. Bu işlem için de genellikle kireç çözeltisi kullanılır.

Arıtma işlemi tamamlanan ve laboratuarda kontrol ve testleri yapılan su, 160 cm çapındaki çelik borularla Değirmendere dağıtım depolarına akıtılır,oradan da şehrimizin diğer semtlerindeki depolara pompalanarak, Şu İşleri Müdürlüğü ekipmanları tarafından kontrollü olarak şehir dağıtım şebekesi ham ile evlerimize kadar ulaşır.

Suyun arıtılması ve kalite-sağlık kontrolü Su Arıtma Tesis Müdürlüğü dağıtımı ise Şu İşleri Müdürlüğü nezaretindedir.

SU TASFİYE

Dünya teşekkül ettiğinden beri mevcut su miktarında bir değişme olmadığı bilinen bir gerçektir. Hepimizin de bildiği gibi su devamlı bir devri daim yapmaktadır. Saf suyun lezzeti, kokusu ve rengi yoktur. Fakat tabiatta tamamen saf su hiç bir yerde bulunmaz. Tabiatta mevcut suların içersinde daima yapancı maddeler çözülmüş halde bulunur. Mesela yağmur suyu CO2 baca gazları, bakteriler, toz partikülleri ve havadan aldığı mikroskobik partikülleri ihtiva eder. Yeraltı suları içersinde de çözünmüş hal de bol miktarda tuzlar ve mineraller vardır.

Bütün bu yapancı maddeler imal etmekte olduğumuz meşrubatın kalitesini etkiler. Lezzetin, rengin, kokunun değişmesi, iyi faz tutturamamamıza, köpürmelere veya çökmelere sebep olurlar. Meşrubatlarımızın kalitesini etkileyecek yapancı maddeler nelerdir? Şimdi onları görelim

Bulanıklık : Suyun içinde yüzen çözünmeyen partiküllerden ileri gelir.

Renk : Çürümüş nebatlar veya organik maddelerdir.

Mikrobiolejik Nesneler : Diatomitler, küf, bakteriler, yosunlar ve mayalardır. Bunların içinde insan sağlığına zararlı olanları da vardır.

Tuzlardan gelen alkalinice : Çözünen tuzlar meşrubatın tadını değiştirirler.

Minerallerden ileri gelen Asitlik : Bu tip sular korrosivtir ve meşrubat imalinde kullanılamazlar.

Hidrojen Sülfit : Bu gaz suda çözündüğü zaman korozyon ve suyun kötü kokmasına sebep olur.

Bu yukarda saydığımız yabancı maddeleri suyun içersinden gidermek için kireç – koagülasyon ve aşırı klorlama sistemi ile su tasfiyesi yapmaktayız.Yalnız burada unutulmaması gereken husus, bu şekilde tasfiye edilen suyun tamamen saf olmayıp, sadece suyun kalitesini etkileyebilecek yabancı maddelerden arıtılmış olduğudur.

Su tasfiye sistemi esas olarak 4 ameliyeyi gerçekleştirir. Alkali— nite azaltılması, aşırı klorlama, koagülasyon ve berraklaştırma Bunlardan başka su tasfiye sistemi içersinde filtrasyondan,aktif su içersindeki yabancı maddelerden bahsederken tuzlardan gelen alkaliniteye de değinmiştik. Su içersinde çözünmüş olarak kalsiyum ve magnezyum bikarbonatları ihtiva eder. Bazı durumlarda sodyum bikarbonatta mevcut olabilir.

Şimdiye kadar söylediklerimizin ışığı altında Kireç — koagülasyon aşırı klorlama ameliyesini inceleyelim.

Su içersindeki mineraller ve organik maddeler basit bir filltrasyon ameliyesi ile giderilemezler. Bu sebepten bu maddelerin giderilmesi için kimyasal ameliyelerden yararlanılması gerekir.

Bu da kireç — koagülasyon — aşırı klorlama ameliyesi ile sağlanır. Bu ameliyede şu reaksiyonlar meydana gelir.

1. Alkalinite azaltılması

2. Renk giderilmesi

3. Koku giderilmesi

4. Organik maddelerin giderilmesi

5. Suyun sterilize edilmesi

6. Bakiye klorun uzaklaştırılması

Bunların yanı sıra su tasfiyesi esnasında şu fiziksel ameliyeler de meydana gelir.

1. Koagülasyon

2. Berraklaştırma

3. Filtrasyon

4. Polisajlama

Su tasfiye ameliyesine şimdi kademe kademe inceleyelim Kireç ile alkalinite azaltılması

Kireç kendisi alkali (bazik) bir madde olmasına rağmen suda çözünmüş alkali tuzlarla (Ca ve Lig bikarbonat) çözünmeyen bir tuz verecek şekilde reaksiyona gelir.

– Seyyar Laboratuar Tam teçhizatlı karavan, kamyonet veya özel olarak yapılmış hareketli kalibrasyon laboratuvarını,

– Uygunluk Değerlendirmesi Bir ürün, işlem veya hizmetin belirli kuralları karşılayıp karşılamadığının sistematik olarak incelenmesini,

– Uygunluk Değerlendirme Kuruluşu Bir ürün, işlem veya hizmetin belirli kuralları karşılayıp karşılamadığının sistematik olarak incelenmesini yapan kuruluşu,

– Akreditasyon TÜRKAK tarafından; laboratuarların, muayene ve belgelendirme kuruluşlarının ulusal ve uluslararası kabul görmüş teknik kriterlere göre değerlendirilmesi, yeterliliğinin onaylanması ve düzenli aralıklarla denetlenmesini, ifade eder.

Temel şartlar

Madde 5— TÜRKAK’a akreditasyon başvurusunda bulunacak olan deney ve kalibrasyon laboratuarları, aşağıdaki standartlarda yer alan temel şartları sağlamalıdır.

– TS EN ISO/IEC l7025:Mayıs 2000 Deney ve Kalibrasyon Laboratuarlarının Yeterliliği için Genel Şartlar.

Başvuran laboratuarlar; ayrıca, aşağıda belirtilen ve TÜRKAK dokümanlarında yer alan şartları da sağlamalıdır.

– Ölçümlerin İzlenebilirliği Hakkında Tebliğ (Akreditasyon: 200 1/6),

– TÜRKAK Markalı Deney Raporları ve Kalibrasyon Sertifikalarına İlişkin Şartlar Hakkında Tebliğ (Akreditasyon:2001/7),

– TORKAK Akreditasyon Markası Kullanım Talimatı,

– Kalibrasyon Laboratuarlarında Ölçüm Belirsizliği Tahmini İçin TURKAK Prensipleri,

– Nicel Olarak Elde Edilen Deney Sonuçlarındaki Olçüm Belirsizliği Tahmini İçin TÜRKAK Prensipleri,

– Deney Laboratuarı için Akredite Edilecek Kapsamın Beyanı için Rehber,

– Laboratuarlar arası Deney Karşılaştırmaları ve Yeterlilik Deneyleri İçin TURKAK Prensipleri,

– Deney Laboratuarları için Akredite Edilecek Kapsamın Bildiriminde Belirtilecek Deney Alanları için Rehber,

– Kalibrasyon Laboratuarları için Akreditasyon Başvurusunda Bildirilecek Çalışma Alanları için Rehber,

– Akredite Kuruluşların Mesleki Sorumluluk Sigortası Yükümlülüğüne İlişkin Düzenleme.

Özel şartlar

Madde 6 – TÜRKAK gerekli görülen alanlar için, özel şartları ihtiva eden dokümanlar yayımlar. Akreditasyon başvurusunda bulunan laboratuarlara bu dokümanlar teslim edilir.

Seyyar olarak deney ve kalibrasyon gerçekleştiren laboratuvarlar ile geçici kalibrasyon

laboratuarları, temel şartlar dışında “Seyyar Kalibrasyon Hizmeti Veren

Bazı sularda sodyum bikarbonatta çözülmüş halde bulunabilir. Bu kireçleme reaksiyona girmez Na—bikarbonatı, kireçle reaksiyona sokabilmek için suya CaC1 ilavesi gerekir.

Su tasfiye sistemimizde herhangi bir aksaklık olduğunda sodyum alkalinitesinden şüphe edersek bunun mevcudiyetini şu şekilde kontrol edebiliriz Toplam alkalinite (yani suyun M değeri), ham suyumuzun sertliğinden büyük ise sodyum alkalinitesi mevcuttur.

Kireç İ1avesinin Kontrolü

Suyun tasfiyesi için gerekli kireç miktarı, suda mevcut bikarbonat miktarı ile doğru orantılıdır. Tasfiye edilmiş suya eğer az miktar kireç fazlası var ise, bu bize bikarbonatın tamamının karbonata dönüştüğünü gösterir. Fakat kirecin fazlası da istenmez. Zira fazla kireç imal edeceğimiz meşrubatın lezzetini ve kalitesini etkiler. Bu yüzden M değeri 50 ppm’in üzerinde olmamalıdır.

Tasfiye edilmiş suda az miktar kireç fazlası kalmasını istiyoruz, bunu da 2p—m deneyi ile kontrol ediyoruz. Kirecin tamamı ve karbonatın yarısı fenolftalein ile positiv reaksiyon verir. Karbonatın diğer yarısını tespit için metiloranj indikatörünü kullanılıyoruz. Bulduğumuz P değerini 2 ile çarpıp, bundan M değerini çıkarır sak bikarbonatın tamamının giderilip giderilmediğini ve kireç fazlası olup olmadığını anlayabiliriz.

Şimdi bunu biraz daha açıklayalım

2P — M değeri pozitif ise, yani 2P, M’den büyükse tasfiye edilmiş suda kireç fazlası vardır.

2 — M değeri negatif ise, yani 2P, M’den küçükse tasfiye edilmiş suda bikarbonatlar mevcut.

İyi bir kireç muamelesinin sağlanması için 2 — M değerinin +2 ila +7 arasında olması lazımdır. Bu arada M’nin de 50 ppm’i geçmemesi gerektiğini unutmayalım.

Koagülasyon

Alkalinite azaltılması ameliyesinde, az önce de gördüğümüz gibi hafif partiküller (karbonatlar) teşekkül etmektedir. Bunlara ilaveten suda yüzer halde başka ince tanecikler ve kolloidal maddeler bulunabilir. Bu küçük partikülleri daha büyük ve ağır hale getire rek kolaylıkla çökmelerini ve filtrelerde tutulabilmelerini temin etmemiz gerekir. İşte koagülasyonu bunu temin için yapıyoruz. Koagülant madde olarak da FeSO kullanıyoruz.

Ham suyu ilave ettiğimiz Fe50 önce kireçle yeşil renkli, jela— tinimsi Fe (OI meydana getiriyor. Sonra bunlar klorun etkisi ile kahve renkli Fe (OH) dönüşüyorlar.

Ham su içersinde mevcut yüzer haldeki ince partiküller de bu demir-3- hidroksite yapışarak iri ve ağır pıhtılar husule getirirler. Bu pıhtılar kolayca çamur halinde tankın dibine çökerler.

Aşırı klorlama

Kireç kaymağı şeklinde ham suya ilave ettiğimiz klor aşağıdakiişleri yapar

1. Bakterileri öldürür,

2. Organik maddeleri oksitler,

3. Demir —2— hidroksiti oksitler,

4. H — gibi kokuları giderir,

5. Organik ve bazı anorganik maddelerin sebep olduğu kötü koku ları giderir.

Bütün bunların sağlanması için yeterli miktar klora ihtiyaç vardır; hatta bir miktar fazlası dahi kalmalıdır. Kum çıkışında 6—8 ppm klor fazlası sağlayacak miktar kireç kaymağı kullanmamız gerekiyor.

Bütün bu su tasfiye ameliyelerinin doğru yürüyüp yürümediği kontrol testleri ile takip edilir. Bunlar sizlere kalite—kontrol bölümünde izah edilecektir. Yalnız burada standart dışı bir test neticesi bulduğunuzda herhangi bir tedbir almadan yapılması gereken hususları hatırlatalım.

1— Deneyi yeni bir numune ile tekrarlayın.

2— Ham suya FeSO/kireç kaymağı ilave ameliyesini kontrol edin.

3— Bu iki maddenin akış hızını kontrol edin.

4— Yeniden şarj durumunu kontrol edin.

5— Su tasfiyesi için kullanılan kimyevi maddelerin durumlarını (safiyetlerini) kontrol edin.

6— Reaksiyon tankına su akış hızını kontrol edin.

7— Kum ve karbon filtresinin valflerini kontrol edin.

8— Testi yaptığınız solüsyonları ve aletlerinizi kontrol edin.

Su kimyasal ameliyelerden geçtikten sonra kullanılabilir hale gelebilmesi için 3 ameliyeden daha geçmesi gereklidir.

1— Kum filtrasyonu

2— Aktif karbon fiıtrasyonu

3— Polisajlama Şimdi bunları sırası ile görelim

Kum filtresi

Kum filtresinin görevi, reaksiyon tankından gelen suda bulunabilmesi muhtemel pıhtıları, yüzen parçacıkları tutmaktır. İyi vazife göre bilmesi üniteden geçen suyun akış hızının iyi ayarlanmasına bağlıdır. Kum filtrelerinden özel bir kum kullanılır. Bu kumun yüzeyleri köşelidir. Bu şekilde kum yuvarlak kuma nazaran daha iyi filtrasyon yapabilir. Zamanla, devamlı geri yıkama yapılması sebebiyle kum tanecikleri birbirine sürtünerek yuvarlaklaşırlar..

Tecrübe gösterilmiştir ki, normal şartlar altında çalışan bir kum filtresi içersindeki kum her 3 senede bir yenilenmelidir.

Karbon filtresi

Karbon filtresi suda mevcut kloru ve renk, koku bakiyelerini tutar. Aynı kum filtresinde olduğu gibi su karbondan da önceden tespit edilmiş belirli bir akış hızı ile geçirilmelidir. Aksi halde aktif karbondan geçmiş olan su dahi klor ihtiva edebilir.

Aktif karbon filtresinin çalışması esnasında karbonparttikülleri birbiri üzerine sıkışırlar ve vazife gören yüzeyler azalır. Bu sebepten her gün geri yıkama yapmak suretiyle karbon kabartıl— malı ve yeni yüzeyler ortaya çıkartılmalıdır. Aktif karbonun ne zaman vazife göremez hale geldiğini tespit çok güç iştir. Bu bakımdan aktif karbon her sene çakıl yatak ise 3 senede bir yenilenmelidir.

Polişerler

Polisajlama su tasfiyesinin son kademesidir. Bu kademe su içinde bulunması muhtemel en küçük partiküller dahi tutulurlar.

Bu su içinde özel filtre malzemesi bulunan bir polişer ünitesinden geçirmek suretiyle yapılır.

Su Tasfiye Sistemindeki Teçhizatın Bakımı

Geri Yıkama:

Kum ve aktif karbon filtresinin iyi vazife görebilmelerinde geri yıkamanın rolü çok önemlidir.

Kum filtresinde geri yıkama ile kum kabartılır, kum taneciklerinin birbirlerine sürtünmesi temin edilerek aralarına birikmiş pıhtıların çamurların atılması sağlanır. Aktif karbonda ise geri yıkamadan maksat, karbon granülleri üzerindeki taze yüzeyleri meydana çıkarmaktır.

İyi bir geri yıkamada suyun akıştakinin 5—6 misli olmalıdır. Geri yıkamanın etkili olup olmadığını kontrol amacıyla kum ve karbon tanklarının üst kapakları açılarak yatakların durumu kontrol edilmelidir. Bu işi üniteleri geri yıkadıktan sonra yapınız. Aşağıdaki hususlara dikkat etmeniz gerekir.

1. Kum yüzeyinin durumuna bakın. Yüzey düzgün olmalıdır.Delikler veya tanecikler mevcut ise kum içersinde kanallar yok demektir.

2. Kumun yüzeyinde belirli pıhtı parçaları, çamur topakları birikmiş olmamalıdır.

3. Kum yüzeyinin takriben 30 cm altından bir numune alırız bu kum numunesini bir cam kaba koyarak çalkalayınız. Eğer su bulanık ve çamurlu bir hal alıyorsa, kirlenmiş demektir. Hemen değiştirilmelidir.

Aktif Karbon Filtresinde :

1. Aynen kum filtresinde olduğu gibi karbon yatağın yüzeyi düzgün olmalıdır.

2. Yüzeyin düzgün olmaması kanalların teşekkül ettiğine işaret eder.

3. Aktif karbon yüzeyinde pıhtı, çamur olmamalıdır.

Kum filtresi …………………………………………. Haftada iki defa

Aktif karbon filtresi ………………………………….Her gün

geri yıkanmalıdır.

Sanitation

Kum filtresi……………. en az 3 ayda bir 200 ppmklorlu su (30 dak.)

Aktif karbon taşıyıcı yatak 3 ayda bir 200 ppm. Klorlu şu

Aktif korbon…………………………….. Buhar ile 77-88°C (2 saat)

Boyasına dikkat :

Her 3 ayda bir.

Comments

  1. yaylamız bayburt sınırlıdır sularımızın kireç karışım durumunu öğrenebilirmiyim saygılar kolay gelsin teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir