Girişimcilik Kavramı
GİRİŞİMCİLİK KAVRAMI
Girişimci emek, teknoloji, sermaye ve doğal kaynaklar olarak sayılan üretim faktörlerini bir araya getirerek mal veya hizmet üreten bireydir.
[1] Girişimcilik; yaşanılan çevre içerisinde ortaya çıkan fırsatları sezme, o sezgilerden yola çıkarak* projeler oluşturma, projeleri yaşama taşıma ve zenginlik üreterek insan yaşamını kolaylaştırma becerisine sahip olmaktır.
[2] Tanımda da yer aldığı üzere giriÅŸimcilik ekonomik faaliyetlerin temelini oluÅŸturmaktadır. Ülkemizde TÜSİAD giriÅŸimciyi, “bilinenleri en iyi yapan ve hünerlerine aklını da katan, olaÄŸan ve olaÄŸan dışı koÅŸullarda iÅŸgücü ve sermaye kaynaklarını verimli bir biçimde kullanacak önlemleri düşünen, analiz eden, planlayan, yürürlüğe koyan, uygulayan ve sonuçlarını denetleyebilen kiÅŸi yaratıcı giriÅŸimcidir” diye tanımlamaktadır.
[3] Bu tanımda da girişimciliğin sadece maddi faktörler yoluyla değil bilişsel yeteneklerden yola çıkarak ortaya çıktığı ve geliştiği söylenebilir. Girişimci birey bilişsel özelliklere sahiptir ve yeni bilgi ve uygulamalara açıktır. [4]
4.Girişimde bulunma bir süreç olarak ele alınabilir ve yeni bir işletme kurmak için fırsatlar bulma, değerlendirme ve geliştirmeyi içerir.
[5] Girişimciliğin en önemli bileşeni* risk almaktır. Yani girişimci, fırsatları yakaladığında, her tür riski alarak projelerini gerçekleştirmeye çalışandır. Girişimcilik ise, girişimcilerin risk alma, fırsatları kovalama, hayata geçirme ve yenilik yapma süreçlerinin tümüne verilen addır. Bu yüzdendir ki hem şirket açma süreci, hem de yenilikler yapma süreci girişimcilik kapsamındadır.
[6] Dolayısıyla yenilik yapmakla birlikte şirket kuruluşları bir girişimcilik göstergesi olarak kabul edilebileceği düşünülmektedir. Ancak bu süreçte girişimciyi bazı riskler beklemektedir. Bunlar ekonomik risk, sosyal ilişkilerdeki risk, kariyer riski, psikolojik ve sağlık riski.
[7] Girişimci bu risklerle karşı karşıya olduğu gibi gerekli üretim faktörlerini de bir araya getirerek bir yenilik yapma peşindedir.
Girişimcilik tanımında yenilik vardır ve bu yenilik mevcut kaynakların yeni bir birleşimini ifade eder, bir diğer deyişle: yeni bir malın yada servisin üretimi, yeni bir üretim metodunun geliştirilmesi, yeni bir pazarın oluşturulması, yeni bir hammadde kaynağının bulunması ve endüstrinin yeniden yapılandırılması yeniliktir. Girişimcilerin özelliklerini şöyle sıralamak mümkündür; belirsizlik altında karar alabilen, kararlı ve azimli, güçlü sezgi sahibi, iyi gözlemci, hayal gücü yüksek, kaynaklara ulaşabilecek ilişkiler ağına sahip, çok yönlü düşünebilen, ikna gücüne sahip olan, bağımsız düşünebilen, esnek, yaratıcı, kendine güvenen kişilik. [8]
Girişimcilerin bulundukları topluma karşı görevleri ve katkıları bulunmaktadır. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz : [9]
1. Ülkemiz gibi* gelişmekte olan ülkelerde en önemli sorunlardan biri işsizliktir. İşsizlik ürün/hizmet üretimi için yeni yatırımların yapılmaması sonucunda doğar. Girişimci sayısı ne kadar artarsa, istihdam oranı da artmaktadır. Dolayısıyla işsizlikten kurtulmanın en etkin yolu, kişilerin kendi işlerini kurmalarıdır.
2. Toplumsal refah düzeyinin yükselmesi bireylerin refahlarıyla ilgilidir. Bireylerin refahını artıracak bir faktör ise kendi işine sahip olmasıdır. Dolayısıyla girişimcilik toplumsal refahın oluşturulmasında ve tabana yayılmasında etkin rol oynayabilecek bir mekanizmadır.
3. Girişimciler hem bilim ve teknolojiyi kullanarak, hem de bu alanlara kaynak aktararak bilim ve teknolojinin gelişmesine yardımcı* olmaktadırlar.
4. Girişimciler kullanılmayan potansiyelleri kullanarak, bunların atıl olmalarını önlerler.
Girişimcilik, finansal, fiziksel ve sosyal risklere katlanılarak parasal ödüller, kişisel tatmin ve bağımsızlık elde edilerek yeni bir değer yaratma sürecidir. Bu tanımda da yer aldığı üzere, hangi alanda olursa olsun girişimci olmanın dört temel yönünü vurgulamaktadır: Birincisi, girişimcilik yaratıcılık sürecini içinde barındırır. Yeni bir değer yaratma, girişimcinin kendisi ve toplum için bir değer ifade etmelidir. İkincisi, girişimcilik gerekli zamanın ve çabanın ayrılmasını gerektirir. Gerekli riskleri üstlenmek, girişimciliğin üçüncü yönüdür. Sonuncusu ise, girişimci olmanın ödülleriyle ilgilidir. Bunlar bağımsızlık, kişisel tatmin ve parasal ödüller gibi girişimciler için önemli olan ödüllerdir. [10]
GİRİŞİMCİLİĞİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Girişimciliği etkileyen faktörleri, girişimciye bağlı faktörler ve çevresel faktörler olarak ikiye aymak mümkündür. Girişimciye bağlı faktörler, girişimci adayının eksikliklerin olduğu yerlerdeki potansiyel iş fikirleri algılaması, bunu projeye dönüştürerek yatırıma yönlendirecek beceriye sahip olması, riskleri alarak girişimde bulunabilmesidir. Çevresel faktörler ise, engellerin az olması, kaynakların varolması ve varolan kaynaklara erişimin kolay olması olarak sıralamak mümkündür.
[11] GiriÅŸim faktörlerinin bir araya getirilmesine iliÅŸkin giriÅŸimsel süreç dört ana baÅŸlık altında toplanabilir; “fırsatın tanımlanması ve deÄŸerlendirilmesi”, “iÅŸ planının geliÅŸtirilmesi”, “gereksinim duyulan kaynaklar” ve “iÅŸletmenin yönetilmesi” [12] Bu süreç sonunda giriÅŸimci toplumsal faydanın maksimizasyonuna katkıda bulunmaya baÅŸlayacaktır.
GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNEMİ
Girişimcilik, işsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunduğu gibi ayrıca ekonomik büyümenin önemli bir bileşenidir. Girişimci, ekonomik kaynakların düşük üretkenlik alanlarından yüksek alanlara aktarılma sürecinde baş aktördür, çünkü üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar. Ayrıca kullanılmakta olan üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır. Bu yönüyle girişimci toplumsal fayda yaratan ekonomik bir aktördür.
Girişimci yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulamasını hızlandırır, ayrıca yeni endüstrilerin doğmasına yol açar, teknolojileri kullanan sektörlerde verimliliği artırır ve hızla büyüyen sektörler yarattığı için ekonomik büyümeyi hızlandırır. [13] Dolayısıyla girişimci ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesinde, istihdam yaratılmasında ve üretim faaliyetlerinde anahtar faktördür.
EKONOMİK GELİŞMEDE GİRİŞİMCİLİK UNSURU
Özellikle ülkemizde bölgeler arası geliÅŸmiÅŸlik farklılığı önemli bir sorun olarak karşımızdadır. Büyük ÅŸehirlerde ve özellikle Türkiye’nin batısında kümelenmiÅŸ olan sanayi toplulukları refahın tüm topluma yayılmasında yeterli iÅŸlevi görmemektedir. Türkiye’nin doÄŸu kısmında kalan ve geliÅŸmemiÅŸ illerdeki en önemli sorun iÅŸÅŸizlik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Türkiye’de istihdamın büyük bir kısmının KOBİ’ler tarafından karşılandığı düşünülürse giriÅŸimciliÄŸin önemi hem istihdam hem de üretim açısından karşımıza çıkmaktadır. GiriÅŸimciliÄŸin ekonomik geliÅŸmede önemli bir faktör olduÄŸu birçok araÅŸtırmada vurgulanan bir husustur. GiriÅŸimcilik, iÅŸletmeciliÄŸin ve toplumun yapısında bir deÄŸiÅŸimi baÅŸlatır ve geliÅŸtirir. Bu deÄŸiÅŸim büyümeyi ve üretimi artırmaktadır. Bu deÄŸiÅŸim ve geliÅŸmeyi kolaylaÅŸtıran anahtar yenilikçiliktir. Yenilikçilik; hem pazar için yeni mal ve hizmetlerin geliÅŸtirilmesini saÄŸlamakta, hem de kurulacak yeni iÅŸletmelere yatırım ilgisini tetiklemektedir. [14]
TÜRKİYE’DE GİRİŞİMCİLİK
Türkiye giriÅŸimcilik verilerine bakıldığında ülkemizin yeterli geliÅŸimi saÄŸlamadığı* gözlemlenmektedir. Uluslar arası giriÅŸimcilik endeksinde kullanılan 100 yetiÅŸkin içinde ÅŸirket kuran insanların sayısına bakıldığında Türkiye yirmi dokuz ülkenin gerisinde kalmış durumdadır. Türkiye’de her 100 yetiÅŸkin içinde ÅŸirket kuran sayısı 4,6 olmasına karşın bu sayı ABD’de 11,7, Güney Kore’de 15,* Meksika’da 18,7 dir. [15] * Türkiye’nin yeterli kamu kaynaklarına sahip olmaması ve son yıllarda yaÅŸanan ekonomik krizler de giriÅŸimcilere verilen kredi miktarını etkilemekte ve Türkiye’nin giriÅŸimci potansiyelinin ortaya çıkması mümkün olmamaktadır.
Kaynak : Tüsiad Basın Bülteni “Türkiyede GiriÅŸimcilik Özet Bulgular” , 27-02-2003, www.tusiad.org.tr
KAYNAKÇA:
[1] İsmet Mucuk, Modern İşletmecilik, Türkmen Kitabevi, İstanbul 2001, s.6
[2] http://www.ytukvk.org.tr/arsiv/barisyildiz1
[3] http://www.ytukvk.org.tr/arsiv/barisyildiz1
[4] David Johnson, What Is Innovation and Entrepreneurship? Lessons For Larger Organizations, Industrial and Commercial Training, Vol: 33 No:4 , 2001, p.136
[5] Adnan Ceylan, Nigar Demircan, Girişimciliği Etkileyen Faktörler ile Girişimci Kişilik Özellikleri Arasındaki İlişkilere Yönelik Bir Araştırma, 9. Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi Bildiriler Kitapçığı, İstanbul, 2001, s. 831
[6] Tüsiad Basın Bülteni “Türkiyede GiriÅŸimcilik Özet Bulgular” , 27-02-2003, www.tusiad.org.tr
[7] Hannu Littunen, Entrepreneurship and The charasteristics Of Entrepreneurial Personality, *International Journal Of* Entrepreneurial Behaviour&Research,* Vol:6 No:6 2000 p.295
[8] Tüsiad Basın Bülteni “Türkiyede GiriÅŸimcilik Özet Bulgular” , 27-02-2003, www.tusiad.org.tr
[9] http://www.ytukvk.org.tr/arsiv/barisyildiz1
[10] Selahattin Atik, Kültürün GiriÅŸimciliÄŸe Etkileri, http://www.kho.edu.tr/yayinlar/bilim…3/4_bilder.doc
[11] http://www.ytukvk.org.tr/arsiv/barisyildiz1
[12] Aykut Berber,* Girişimci İle Yönetici Profilinin Karşılaştırılması Ve Girişimcilikten Yöneticiliğe Geçiş Süreci, İ.Ü. İşletme Fakültesi Dergisi, C:29, S: 1/Nisan 2000, s.24
[13] Tüsiad Basın Bülteni “Türkiyede GiriÅŸimcilik Özet Bulgular” , 27-02-2003, www.tusiad.org.tr
[14] Selahattin Atik, Kültürün GiriÅŸimciliÄŸe Etkileri, http://www.kho.edu.tr/yayinlar/bilim…3/4_bilder.doc
[15] Tüsiad Basın Bülteni “Türkiyede GiriÅŸimcilik Özet Bulgular” , 27-02-2003, www.tusiad.org.tr
Öğr.Gör.Saffet Erdoğan
ANS Kampüsü Mühendislik Fakültesi Afyon Kocatepe Üniversitesi
saffet_erdogan@hotmail.com
http://www.aku.edu.tr/
Arş.Gör.Mustafa Kurt
Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Ensitüsü
mustafakurt90@hotmail.com http://www.aku.edu.tr/
GİRİŞİMCİLİK NEDİR? TÜRKİYE’NİN GİRİŞİMCİLİK PERFORMANSI
Girişimci kelimesi bir şeyi yapmaya başlayan kişi anlamına gelmekte olup, girişmek fiilinden türemiştir.
Tarihsel olarak baktığımızda giriÅŸimci diye Türkçe’ye çevrilen "entrepreneur" Fransızca kelime entreprendre’den gelmektedir ve anlamı bir ÅŸey yapmaktır.
Girişimci, risk alarak yenilik veya geliştirme yapan kişidir. Diğer bir deyişle, girişimci fırsatları gözleyen ve onları bulduğunda her tür riski alarak fikrini gerçekleştirmeye çalışandır. Dolayısı ile girişimcilik için fikir üretmek, yenilik üretmek ya da bir geliştirme yapmak gerekmektedir. Bu da Türk toplumunda fazlası ile vardır. Çoğu zaman fikir üretmek aşamasında kalsa da. Ama bu sadece ilk aşamadır ve diğer aşamalara geçememekte üstümüze yoktur.
Girişimcilik de, girişimcilerin risk alma, fırsatları kovalama, hayata geçirme ve yenilik yapma süreçlerinin tümüne verilen addır. Bu yüzdendir ki hem şirket açma süreci, hem de yenilikler yapma süreci girişimcilik kapsamındadır.
Girişimcilik tanımında yenilik vardır ve bu yenilik mevcut kaynakların yeni bir birleşimini ifade eder, bir diğer deyişle:
· yeni bir malın yada servisin üretimi,
· yeni bir üretim metodunun geliştirilmesi,
· yeni bir pazarın oluşturulması,
· yeni bir hammadde kaynağının bulunması ve
· endüstrinin yeniden yapılandırılması yeniliktir.
Eski ve/veya yeni, büyük ve/veya küçük, yavaş ve/veya hızlı büyüyen, özel ve/veya kamu şirket ve örgütlerinin başında görevde olan yöneticiler (şirket sahibi olabilir yada maaş alan profesyonel yönetici olabilir) veya örgüt çalışanları yenilikler yaptıkları zaman girişimci düşünce tarzı ve davranışı göstermiş olurlar.
Bunların dışında bir yöntemle girişimci olunamaz mı? Elbette ki olunabilir. Eskiden beri yapılan bir işi daha kaliteli, daha hızlı veya daha ucuza yapmak da girişimciliktir. Gerçi bunlarda da bir yenilik yaratma söz konusudur. Daha ucuza yapabiliyorsanız yeni bir know-how, daha kaliteli yapabiliyorsanız yeni bir standart, daha hızlı yapabiliyorsanız yeni bir süreç üretebilmişsiniz demektir. Evet bu da girişimcilik olarak değerlendirilebilir.
İYİ BİR GİRİŞİMCİDEKİ BAZI VASIFLAR
· Çoğunlukla içsel sesinin emirlerini yapar.
· Hızlı karar verir.
· Her zaman iyi niyetlidir.
· Her zaman pozitif düşünür.
· Risk alabilendir.
· İstikrarlı ve azimlidir.
· Başarı onları şımartmaz
· "Ben biliyorum, ben yaptım" demez.
· Aşk ve heyecan en büyük sermayesidir.
· Girişimci beynindeki ham rezervleri işleyen, düşüncelerini katma değere dönüştürendir.
· Yaş sınırı yoktur.
· Girişimci işinde pek seçici olmaz, kadercilik ağır basar.
· Ortam ve pozisyona çok çabuk adapte olur.
· Girişimci kendine güvenmez, kendine olan güveni de kaybetmez.
· Girişimci herkesi, her kesimi dinler, orijinal kütüphanesini büyütür.
· Girişimci her zaman kendi bildiğini yapar. Başkalarının tenkit veya iltifatı onu etkilemez.
· Hatasına her zaman sahip çıkar, başarısına asla.
· Hatayı kendine, başarısını ekibine verir.
· Hatayı her zaman kendinde arar.
· Kendisiyle her zaman barışıktır.
· Müspetler de, menfiler de onun için bir sınavdır.
· Girişimcinin işinde, yaşamında çok renklilik vardır, sıradışıdır.
· Girişimcinin zekasını bileyleyen, yaratıcı kılan yaşadığı zorluklardır. Her zorluk girişimciye yeni boyutlar kazandırır, yeni ufuklar açar.
· Girişimcinin ilacı problemlerdir. Problemi yoksa, problem yaratır. Problem girişimcinin yaşam tarzıdır, çünkü girişimci doğanın yaramaz çocuğudur.
YANLIŞ İNANIŞLAR/MİTLER
Toplumda genel kabul gören girişimciliğe dair bazı inanışlar vardır ve bunların birçoğu gerçeği yansıtmaz.
Yanlış İnanış: Girişimci doğulur, sonradan olunmaz.
Açıklama: Bazı doğal yetenekler olabilir ama bunların ortaya çıkarılması gerekir. Ayrıca, girişimciliğin temelinde olan birçok yetenek, bilgi, tecrübe ve ilişki ağını yıllar içinde geliştirerek girişimcilik kapasitesi oluşturmak mümkündür. Sahip olunması gereken en önemli değer özgüven ve takım çalışmasıdır. Mutlaka başaracağım diyebilmeli ve aynı fikir ve duyguları paylaşan iş ortakları takım arkadaşları ile paylaşılmalıdır.
Yanlış İnanış: Sermaye yeni iş için en önemli girdidir.
Açıklama: EÄŸer yetenek ve/veya yeni fikir var ise zor da olsa sermaye bulunabilir, oysa sermaye ile yetenek ve/veya yeni fikir bulunamaz. Sermaye sadece bir araçtır. Kendi tecrübelerimden çok iyi biliyorum… Zira ben iÅŸimi Sıfır Sermaye ile kurdum.. Leasing yapmadım, banka kredisi veya borç almadım. Sadece iÅŸimi kurarken bir yandan da satış yapmaya çalıştım. Ve yaptığım ilk satışlarla ÅŸirket kuruluÅŸ masrafları ve ofis kuruluÅŸ masraflarını karşıladım. İlk aldığım iÅŸ de yurt dışından bir yazılım iÅŸiydi.
Yanlış İnanış: Herkes yeni bir iş kurabilir.
Açıklama: İş kurmak işin en kolayıdır, önemli olan şirketin devamını sağlamak, büyütmek ve kalıcı olmaktır. Girişimci için önemli olan fikrin başarılı şekilde ticarileşmesini ve/veya toplumsal faydaya dönüşmesini sağlamak ve geliştirmektir.
Yanlış İnanış: Girişimciler kumarbazdır.
Açıklama: BaÅŸarılı giriÅŸimciler tüm riskleri dikkatlice hesaplayanlardır. Ülkemizde önümüzü görmek ne kadar zor olsa da giriÅŸimcilerin risk analizi yapmaları gerekmektedir. En önemli riskiniz zamandır. Çünkü zaman en deÄŸerli ÅŸeydir. HaberleÅŸmenin olmadığı dönemlerde birçok buluÅŸ dünyanın dört bir köşesinde hemen hemen aynı zamanlarda gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Unutmayın ki sizin düşündüğünüzü baÅŸkaları da düşünüyor. Elinizi çabuk tutmalısınız…
Yanlış İnanış: Girişimciler genç ve enerjik olmalıdır.
Açıklama: YaÅŸ bir sınır deÄŸildir. Ama ÅŸurası bir gerçek ki gerektiÄŸinde hayat standardından fedakarlık edemeyecek birisinin giriÅŸimci olabilmesi daha zor olabilir. Hayat standardı da yaÅŸlandıkça vazgeçilmesi zorlaÅŸan bir ÅŸey olduÄŸundan giriÅŸimciliÄŸin yaÅŸla dolaylı da olsa bir baÄŸlantısı var. Genel ortalama 30′lu yaÅŸlar olmakla birlikte 60′lı yaÅŸlarında baÅŸarılı olan birçok giriÅŸimci vardır.
Yanlış İnanış: Başarılı girişimci, iyi okul performansı gösterir.
Açıklama: Girişimcilik yaratıcılık, motivasyon, bütünsellik, liderlik, takım kurma, analitik yetenek ve belirsizliklere ve zorluklarla başa çıkma yeteneklerinin karışımıdır. Dolayısıyla sadece okul performansı girişimcilik için gösterge olamaz. Hele hele, Lise birincilerinin üniversite sınavını kazanamadığı, üniversite birincilerinin iş bulamadığı bir ülkede, eğitim girişimcilik için hiç sağlıklı bir gösterge olmaz.
GİRİŞİMCİLİĞİN ÖNEMİ
· İşsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunduğu gibi ayrıca ekonomik büyümenin dinamosudur.
· Girişimci, ekonomik kaynakların düşük üretkenlik alanlarından yüksek alanlara aktarılma sürecinde baş aktördür, çünkü üretim kaynaklarını yeni bir tarzda birleştirerek kullanılmayan üretim faktörlerinin kullanılmasını sağlar, ama daha önemlisi kullanılmakta olan üretim araçlarının ve mevcut girdilerinin değişik şekillerde kullanımı ile üretimi artırır.
· Girişimci yeni düşüncelerin yaratılması, yayılması ve uygulamasını hızlandırır, ayrıca yeni endüstrilerin doğmasına yol açar, teknolojileri kullanan sektörlerde verimliliği artırır ve hızla büyüyen sektörler yarattığı için ekonomik büyümeyi hızlandırır.
TÜRKİYE’NİN DURUMU
Ülke Gelişimi Karşılaştırması
BirleÅŸmiÅŸ Milletler GeliÅŸme Programı tarafından çok sayıda sosyal, ekonomik, eÄŸitim ve politik faktörler göz önüne alınarak 2002 yılında yapılan İnsani GeliÅŸim Endeksi’nde Türkiye, 173 ülke içinde 85′inci sıradadır. Türkiye eÄŸitim, saÄŸlık, gıda, kadın ve çocukların durumu ve okuryazarlık gibi göstergelerde Küba, Malezya, Libya ve Ermenistan’dan daha kötü performans göstermektedir ve Avrupa’da sadece Arnavutluk ve Moldavya’dan iyi konumdadır.
Teknoloji Karşılaştırması
2000 yılında GSMH’nın sadece % 0,6’sını AraÅŸtırma-GeliÅŸtirme’ye (Ar-Ge) harcayan Türkiye’ye karşılık, İsveç % 3,8′ini, Finlandiya % 3,3′ünü, Japonya % 3,1′ini, İsrail % 2,8′ini ve ABD % 2,7’sini harcamaktadırlar. Türkiye’yi karşılaÅŸtırdığımız ülkeler grubu içinde sadece Meksika Türkiye’den daha az kaynağı Ar-Ge’ye harcıyor. Güney Kore Türkiye’nin 4,5 katı, İrlanda ise 2,6 katı Ar-Ge’ye kaynak ayırmaktadırlar.
İnsan Kaynakları & Eğitim Karşılaştırması
Türkiye karşılaştırma yapılan ülkeler arasında % 30 ile en fazla genç nüfus (0-14 yaş grubu) oranına sahip olan iki ülkeden biridir (diğeri Meksika). Bu genç nüfusa rağmen işsizlerin çoğunluğu (% 64) 30 yaşın altındaki gençlerdir.
Türkiye, eğitim konusunda sınıfta kalmıştır, çünkü okuma yazma bilmeme oranı yüksektir ve orta ve yüksek öğretimde eğitime katılan öğrenci oranları düşüktür.
Finans Karşılaştırması
Türkiye’de her büyüklükteki firmanın baÅŸlıca sorunlarından biri finansmandır. Türkiye’nin toplam ulusal kredi miktarı diÄŸer ülkelerle karşılaÅŸtırıldığında düşüktür.
Türkiye’de özel sektöre verilen ve bankalarca saÄŸlanan kredilerin GSYİH içindeki payları karşılaÅŸtırma yapılan ülkeler arasında bir tek Meksika’dan iyidir.
Yenilikçi ve teknolojiye dayalı firmaların geliÅŸmesinin arkasındaki en büyük destek olarak görülen risk sermaye sektörü, Türkiye’de henüz emekleme sürecine dahi girememiÅŸtir.
Yasal Düzenlemeler Karşılaştırması
Kamu dengesindeki bozulmaya paralel ortaya çıkan kaynak arayışı, kendini artan vergi oranları olarak göstermiÅŸ ve Türkiye, son on yıllık süre zarfında, kamu gelirlerini önemli ölçüde artırmıştır. OECD’nin yayınladığı vergi istatistiklerine bakıldığında, 1995-2000 yılları arasında OECD ülkelerinin ortalama vergi yükü %36.1′den %37.4′e yükselirken, Türkiye’de hızlı bir artış yaÅŸanmış ve vergi yükü aynı dönemde %22.6′dan %33.4′e yükselmiÅŸtir. 2001 yılı için toplam vergi gelirlerinin GSYİH içindeki oranı ele alındığında Türkiye’nin %35.8 ile OECD (%37.4) ve AB (%41.6) ortalamalarından daha düşük vergi yüküne sahip olduÄŸu görülmektedir. Özet olarak, Türkiye’de vergi yükü ekonomik gerekçeleri gözetmeksizin sürekli artış göstermekte, buna karşılık mükellef sayısında bir geliÅŸme yaÅŸanmaması yatırımcılar açısından vergi ortamını içinde yaÅŸanabilir olmaktan uzaklaÅŸtırmaktadır. Ayrıca, bütçe açıkları süreklilik kazanmış, kayıt dışı ekonomi büyümeye devam etmiÅŸ ve vergi sisteminin bir strateji çerçevesinde yeniden yapılandırılarak orta ve uzun vadeli ekonomik ve sosyal perspektiflerle uyumlu hale getirilmesi sürekli ertelenmiÅŸtir.
Vergi öncesi kar üzerinden alınan ortalama kurumlar vergisi oranları açısından Türkiye’nin İngiltere ile aynı, ABD’den ise daha düşük vergi uyguladığı görülür. Türkiye’nin yarısı kadar kurumlar vergisi uygulayan İrlanda ve Hong Kong, ÅŸirket karlarından en az vergi alınan ülkelerdir. Gelir vergisi oranlarına gelince, kiÅŸi başına GSYİH’nın %28′inin vergi olarak ödendiÄŸi Türkiye, gelir vergisi uygulamayan Çin ve Hindistan’ın birinci olduÄŸu sıralamada, 49 ülke arasında 40′ıncıdır. Türkiye’nin dolaylı vergiler yükü de OECD ve AB ülkelerine nispeten yüksektir. İşverenin zorunlu sosyal sigorta payına katkısının kiÅŸi başı GSYİH açısından Türkiye, bu oranın uygulanmadığı Çin ve Hindistan’ın 1. olduÄŸu sıralamada, 49 ülke arasında 33′üncüdür.
Türkiye, çalışma yasaları, ÅŸirketlere yönelik mevzuatlarda yaÅŸanan sorunlar ve bürokratik engeller yüzünden iÅŸ ve yatırım yapmaya uygunluk açısından kötü bir performansa sahiptir. İş ve yatırım yapmaya uygunluÄŸu ölçen birçok istatistik çalışmasında Türkiye oldukça kötü bir performans göstermektedir. ÖrneÄŸin, Ekonomist dergisinin endeksinde, 1996-2000 döneminde 60 ülke arasında yapılan iÅŸ ve yatırım yapmaya uygunluk deÄŸerlendirmesinde Türkiye 42′nci olmuÅŸtur. Bu oranın 2001-05 için yapılan tahmini senaryoda 46′ncılığa gerileyeceÄŸi tahmin edilmektedir. Benzer bir çalışma yapan BirleÅŸmiÅŸ Milletler Ticaret ve GeliÅŸme İşbirliÄŸi kurumunun endeksinde 1988-90 döneminde 112 ülke arasında 71′inci sırada olan Türkiye, 1998-2000 döneminde 137 ülke arasında 122′nci olmuÅŸtur. Bu endeksin ilk altı ülkesi sırasıyla ÅŸunlardır: Belçika, Lüksemburg, Hong Kong, İrlanda, İsveç ve Hollanda.
GİRİŞİMCİLİK PERFORMANSI
Uluslararası giriÅŸimcilik endeksinde kullanılan 100 yetiÅŸkin içinde ÅŸirket kuran insanların sayısına bakıldığında Türkiye 29 ülkeden daha az sayıda giriÅŸimciye sahiptir. Türkiye’de her 100 yetiÅŸkin içinde ÅŸirket kuran sayısı 4,6 iken bu sayı Meksika’da 18,7, İrlanda’da 12 ve ABD’nde 11,7′dir.
Yeni kurulan ÅŸirket sayıları açısından da Türkiye kötü bir performans göstermektedir. OECD üye ülkelerinde yeni kurulan iÅŸyerlerinin tüm iÅŸletmeler içinde oranı % 11-17, kapanan iÅŸyerlerinin oranı da % 9-14 arasında deÄŸiÅŸmekteyken, Türkiye’de bu oranlar sırasıyla % 3,5 ve % 0,9′dur.
Türkiye nüfusunun önemli bir giriÅŸimci potansiyeli olan kadınlar ve gençler giriÅŸimci olarak deÄŸerlendirilememektedir. Tüm iÅŸverenler arasında kadınların oranı % 3,3 gibi oldukça düşük bir orandır ve 30 yaşın altında bulunan gençlerin % 64′ü iÅŸsizdir.
GiriÅŸimci sayısıyla ilgili ilginç bir bulgu, giriÅŸimci erkek ve kadınların oranlarıdır. Çıkış ve iniÅŸlere raÄŸmen, kendi hesabına çalışan kadınlar toplam kendi hesabına çalışanların % 10′u civarındadır. Tüm iÅŸverenler içinde kadınların oranı ise % 3,3 gibi çok düşük bir orandır. Hem iÅŸverenleri, hem de kendi hesabına çalışanları giriÅŸimci diye düşünürsek Türkiye’de erkek giriÅŸimciler, kadın giriÅŸimcilerin 7 katıdır. GiriÅŸimciyi sadece iÅŸveren olarak tanımlayan uluslararası bir çalışmada bulunan 29 ülke sonuçlarına göre ise erkek giriÅŸimcilerin kadın giriÅŸimcilerin iki misli olduÄŸu saptanmıştır. Bu tanıma göre Türkiye’de erkek giriÅŸimciler kadın giriÅŸimcilerin 29 katıdır.
Türkiye genelinden şehirlerin girişimcilik performansına inildiğinde ise girişimcilik performansı en gelişkin olan illerin sadece İstanbul ve Kocaeli olduğu görülmektedir.
BİZE DÜŞEN GÖREVLER NELER?
Bu analizlerden yola çıkarak, Türkiye’de giriÅŸimciliÄŸin geliÅŸtirilmesi için yapılması gerekenlerden bazıları aÅŸağıdaki ana baÅŸlıklarda özetlenebilir:
1. Girişimcilik ile ilgili açık ve net bir vizyon oluşturulmalı, buna bağlı stratejiler geliştirildikten sonra hükümet programlarında öncelikli olarak yer almalıdır.
2. Şirket kuruluşu, işleyişi ve kapanışına ait bürokratik engeller azaltılmalıdır.
3. Vergi işlemleri kolaylaştırılmalıdır.
4. Teknoloji transferinin başarılı biçimde gerçekleşmesini sağlayacak örgütler oluşturulmalıdır. Yeni teknoloji kullanımı yatırım tutarı ne olursa olsun vergilerden yatırım indirimi yapılarak teşvik edilmeli.
5. KOBİ’ lere verilen krediler artırılmalıdır.
6. Finansman seçenekleri artırılmalı leasing teşvik edilmeli ve risk sermaye sektörü kurulmalıdır, desteklenmelidir.
7. Girişimciler ve girişimciliği destekleyen kuruluşların oluşturduğu platformlar/ girişimci ağları kurulmalı ve bu platformlar aracılığıyla koordinasyon sağlanmalıdır.
8. Girişimciliğin desteklendiği bir kültürel ortamın yaratılması için topluma olan katkısı ve ekonomik büyümedeki önemli rolünün anlatılması gerekmektedir.
9. Teknolojik girişimcilik başta olmak üzere her tür girişimcilik performansı düzenli olarak ülke çapında ölçülmeli ve uluslararası ekonomilerle karşılaştırmalıdır. Dış ticaret mevzuatına teknoloji ihracatı için yeni eklemeler yapılmalıdır.
10. Eğitime yapılan yatırım artırılmalı, girişimci eğitim merkezlerine destek verilmelidir.
11. Vergi sistemi yeniden yapılandırılmalı, kayıt dışı ekonomi kayıtlı hale getirilmelidir.
12. Büyük küpürlü paralar tedavülden kaldırılmalı (Prof. Dr. Osman AltuÄŸ’un projesi), kredi kartı ve EFT ile ödeme özendirilmelidir.
13. Girişimcileri teşvik edecek bir ortam için kamu borçlarının azaltıldığı, yolsuzlukların engellendiği ve faiz ve enflasyonun düşürüldüğü bir ortam yaratılmalıdır.
14. Politik süreklilik ve istikrar sağlanmalıdır.
Yapılması gerekenler listesinde belirtilen ilk 10 madde doğrudan girişimciliğe etkisi olacak önlemler ve önerileri içermektedir. Son beş madde ise ülke genelinde yapılması gereken çok genel önermelerdir. Fakat unutmamak gerekir ki, genel ülke altyapısı güçlendirilmeden girişimcilik ile ilgili yapılan faaliyetler ve iyileştirmeler bir sonuç vermeyecektir.
Ekonomik büyümeyi baÅŸaran ülkeler incelendiÄŸinde görüldüğü gibi, endüstriyel yapının iyileÅŸtirilmesi, rekabet gücünün artırılması, ekonomik büyümenin hızlandırılması, istihdamın artması ve gelir düzeyinin iyileÅŸtirilmesi için ekonomik yapının giriÅŸimci ve yenilikçi olması gerekir. Bu yüzden, ekonomik canlanmayı saÄŸlamak ve sık sık sürüklendiÄŸi krizlerden kurtulmak için Türkiye’nin günü kurtaran geçici çözümler deÄŸil uzun vadeli bir çıkış yolu bulması gerekir ve bu yol giriÅŸimcilikten geçmektedir.
Girişimin Önemi
Hem kendi ideallerinizi gerçekleştirmek adına hem de ülkemize faydalı birer işadamı olmak adına bunu yapmalısınız. Denemeden başaramazsınız. Ama sakın sadece işsiz kaldığınız için girişimci olmaya kalkmayın. Zira, işsiz kalmanız girişimci olmanıza ancak ve ancak vesile olabilir.
Tabi bir de şu var; girişimciliği okuluna giderek öğrenebilir misiniz? Elbette ki bu da mümkün. Böyle bir okul bulabilirseniz çok faydalı olabilir.
Åžurası bir gerçektir ki ideallerinizi gerçekleÅŸtirebileceÄŸiniz bir ortamı ücretli çalışma hayatında kesinlikle bulamazsınız. İşinizle ilgili sizin ürettiÄŸiniz fikirler/projeler hep müdürlerin, genel müdürlerin baÅŸarı hanesine yazılır. Ve onlar için bir tehdit unsuru olduÄŸunuz gerçeÄŸi iÅŸsiz kalmanıza bile sebep olabilir. Tecrübeyle sabit…
Aynı zamanda ülkemizin temel sorunlarından biri olan "İşsizlik Sorunu" da sizin gibi girişimcilerin sayesinde büyük ölçüde çözümlenebilecektir. Zira kurduğunuz iş mutlaka birilerine istihdam olanağı sağlayacaktır. 1 kişi, 2 kişi veya 100 kişi hiç farketmez, yaptığınız katkı çok büyük. İşiniz "One Man Show" olsa bile! En azından işsizler hanesinden bir kişi eksilecek üretenler hanesine bir kişi yazılacaktır. Ki bu bile 2-0 öne geçmek demektir.
İdeal Girişim Çağları?
Girişiminizi yapabileceğiniz en ideal yaş nedir? Bence Üniversiteyi bitirmeden hemen önce veya bitirdikten en geç 1 sene sonra girişiminizi gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Yoksa maaşla çalışmanın getireceği rehavetten kolay kolay kurtulamazsınız. Tabiki bunu yapabilmeniz için üniversite yıllarınızı boş geçirmemiş olmanız gerekir. Mesela bir kulüpte faal olarak görev almak, stajınızda fotokopi odasından kurtulabilmiş olmak önemli faaliyetlerdir. Öğrencilik tabiriyle; "Sudan çıkmış balık olmamanız gerekir."
Ne yapacaksınız ve nasıl yapacaksınız?
Öncelikle yapmayı düşündüğünüz işle ilgili bir yapılabilirlik (Fizibilite) çalışması hazırlamanız gerekir. Bu konuda internette birçok örnek ve kaynak bulabilirsiniz.
Bu çalışmadan sonra hemen bir İş Planı yapmalısınız. Pazar Araştırmaları, Pazarlama ve Satış Planları, İşgücü Planları, Tahmini Satış Rakamları, Finansal Veriler genel olarak birbiri ile uyumlu olacak şekilde ve mantıklı dayanaklarla hazırlanmalı, fazla hayalci olmamalı.
İlk zamanlarda ne yapacağınıza karar vermişsinizdir ama nasıl yapacağınız konusunda sürekli değişiklikler olur. Çünkü teknolojiler ve uygulamalar da sürekli gelişir ve değişir. Bu değişimi özümseyebilmeniz gerekmektedir. Sırf trendi takip etmek için bir yöne giderseniz hapı yuttunuz demektir. Yeni teknoloji lansmanlarında reklamlara sakın kanmayın! Ürünü iyice incelemeden bu alanda yoğunlaşmak gibi bir risk almayın. Siz tam kendinize bir yol, bir strateji belirlemişken birden yepyeni uygulamalar çıkar ve siz yine bu yeni uygulamaları kovalamak zorunda kalırsınız.. Yaptığınız planlara uymaya çalışın ve her aksaklıkta planlarınızı revize etmekten de korkmayın.
Girişiminizi, Ürününüzü Kime Satacaksınız?
GiriÅŸiminizi baÅŸarıya dönüştürebilmeniz için kimlerle iÅŸ yapacağınızı anlamanız gerekir. Türkiye’deki ve Dünya’daki ÅŸirketlerin ve ürünlerin soy aÄŸacını ana hatları ile çıkartabilmelisiniz. Mesela; hangi marka kime ait… Kim kiminle iÅŸ yapıyor… Åžirketlerin yönetiminde kimler çalışıyor… Aile iliÅŸkileri… edinmeniz gereken temel bilgiler. İş dünyasından uzak birisinin giriÅŸim yapabilmesi mümkün deÄŸil demiyeceÄŸim ama çok zordur. Zira bu iliÅŸkiler yumağını (Matrix) tanımlayamazsanız bu yumaÄŸa dolanır kalırsınız.
Peki bu ÅŸirketleri, CEO’ları nasıl tanıyacak ve onlarla nasıl tanışacaksınız? Fuarlara, konferanslara katılın ve bol bol dinleyin. Kokteyllere katılın, içkinizi (veya meyvasuyunuzu) için, çerezinizi yiyin.. Ayak üstü birilerine hemen yanaşın. En kodaman amcalarla muhabbete girin. Terslenebilirsiniz yılmayın. Çünkü onların çoÄŸu da orada birileri ile konuÅŸmak ve tanışmak için bulunuyor. Kalabalığa karışın ki yeni insanlarla tanışasınız. İleride bu tanıştığınız kiÅŸiler sizin için bir bilgi kaynağı, bir partner ve hatta bir müşteri olabilir.
Nasıl Pazarlayacaksınız
İlk aylarda hiç pazarlama yapmanıza gerek yokmuş gibi gelir size. Çünkü kendinize göre siz çok değerlisinizdir. Fikirleriniz de çok değerlidir, ürünleriniz de, ama sadece size göre. Müşteri size gelecek sanırsınız. Yanılıyorsunuz.. Fikirleriniz ne kadar değerli olursa olsun müşterinin ayağına siz gitmek zorundasınız. Ve de bıkmadan usanmadan anlatmanız gerekir, kendinizi, ürünlerinizi. Kendinizi de anlatmalısınız, çünkü "İnsanlar sevdikleri şeyleri sevdikleri insanlardan alır." Yani kendinizi sevdirmek zorundasınız. Ama bıktırmadan anlatmaya dikkat edin.
En kötüsü ise hiç referansınız yoktur. Ve herkes de size "Bizim sektörden kiminle çalıştınız" demektedir. Siz de kendi kendinize "Ah birkaç müşteri kopartabilsem o zaman kimse beni tutamaz" dersiniz.. Bu sorunu yavaş yavaş aşarsınız.. Merak etmeyin ilk 1 seneyi kazasız belasız atlatabildiyseniz fena sayılmayacak sayıda referans yapmışsınız demektir. Artık referanslarınızda nitelik aramaya başlarsınız.. Yani daha büyük ve tanınmış firmalara yönelme ihtiyacı hissedersiniz.
Büyük müşterilerde rekabet daha yoğun bir şekilde karşınıza çıkar.. Büyük şirketlerle çalışmanın olumsuz bir tarafı da işler çok ağır yürür; "Yönetim Kurulundan imza bekliyoruz.", "X Departmanından henüz bana dönmediler." gibi gerekçeler öne sürerler. En çok pazarlığı da büyük şirketler yapar ve de paranızı ödemeyi de hep geciktirirler. Büyük firmalarla çalışmanın birçok iyi tarafı da vardır diye sıralanan birçok gerekçenin hemen hepsi geçersizdir. En önemli gerekçeniz yapılacak işin karşılığında alınacak para ve referans listenize ekleyeceğiniz sağlam markalar/logolardır.. Dolayısı ile büyük şirketlerle mutlaka çalışın en azından önem verdiğiniz birkaç sektörde hedefler belirleyin ve maliyetine de olsa mutlaka iş yapın. Çünkü bu referanslar küçük şirketlerin gözünde sizin değerinizi arttıracaktır.
Küçük Müşterilerle çalışmanın da avantajları vardır; mesela rekabet yok denecek kadar azdır, bürokrasiye takılmazsınız, paranızı zamanında alırsınız. Küçük ÅŸirketler borçlarına sadıktırlar. Küçük ÅŸirketlerle çalışmanın dezavantajı ise bu tür ÅŸirketlerin yeni teknolojiler vb. konularda bilgili elemanları yoktur. Kendinizi anlatmakta güçlük çekebilirsiniz. Dolayısı ile gereksiz ayrıntılara girmeyin, iÅŸinizi nasıl yapacağınız ve hangi teknolojileri kullanacağınız gibi ayrıntıları anlatmanıza gerek yok.. Direkt olarak iÅŸinizi yapın. DiÄŸer bir dezavantaj ise ne istediklerini tam olarak bilemezler. İstedikleri ÅŸeyin ne olduÄŸunu çok iyi tanımlayın ve onlara da projeye baÅŸlamadan önce mutlaka onaylatın. Zira yaptığınız bir iÅŸi tekrar tekrar yapmak en tatsız ÅŸeylerden biridir. Size hem zaman hem para kaybettirir. Müşterinizle külahları deÄŸiÅŸtirme noktasına bile gelebilirsiniz. Aman dikkat…
Risk Sermayedarlarından Yatırım Almak İçin İş Planı Nasıl Hazırlanır?
Risk sermayedarlarına gitmeyi düşünmüyorsanız bile bu iş planını mutlaka yapın çünkü fikrinizi, girişiminizi önce kendinize satabilmelisiniz. Bu iş planı ile girişiminizin güçlü ve zayıf yönlerini görme şansınız da olur. Aynada kendini ikna edebilmek gibi birşey yani.
İş planınızın özeti kısa olmalı ve hazırlayacağınız demeç iki sayfayı aşmamalıdır. Bu alan içinde bütün iş planınızın özeti yer almalıdır.
İş planınızın temel unsurları şunlar olmalıdır:
1. İşin genel kavramı: İşin kendisini, ürünleri ve satılacak pazarı açıklayın. Tam olarak ne satılacak, kime satılacak, kimlerle rekabet edilecek gibi konularda bilgi verin. Ayrıca sizi rekabette farklı kılan özel rekabet gücünüzü tanımlayın.
2. Finansal özellikler: Önemli finansal noktaları, örneğin satış hedefleri, kârı, nakit akışı ve yatırımın geri dönüşünü öne çıkarın.
3. Finansal gereksinimler: Tam olarak işi başlatıp ve büyütmek için ne kadar sermaye gerektiğini ifade edin. Bu sermayenin nasıl kullanılacağını açıklayın.
4. Nihai durum: Şirketin güncel durumu ve bununla ilgili önemli bilgileri sağlayın (kuruluş tarihi, sahipler, çalışanlar, vs.). Yönetim kurulunun kısa özgeçmişlerini eklemeyi unutmayın.
5. Pazar ve rekabet: Sektörün Türkiye’deki ve uluslararası arenadaki durumunu, pazarın büyüklüğünü, rekabet içinde olduÄŸunuz kurumları açıklayın. Rekabet gücünüz ile ilgili olumlu ve olumsuz yönleri açıklayın.
6. Büyük başarılar: Şirketin başarısı için büyük önem taşıyan gelişmeleri açıklayın. Bu tür gelişmeler; patentler, prototipler, konum avantajı, her türlü ürünün gelişmesi için çok önem taşıyan siparişler veya yaptığınız bir deneme pazarlamasının sonuçlarını kapsayabilir.
Genel İstatistikler
Amerikadaki istatistiklere göre yeni kurulan iÅŸletmelerden %17 si ilk 2 yıl içinde kapanıyor. İlk 2 yılı atlatan ÅŸirketlerin sadece %8′i kapanıyor. DiÄŸerleri yollarına uzun yıllar devam ediyor.
Åžirketleri; çalışanları olan ve çalışanları olmayan (tek kiÅŸilik) ÅŸirketler olarak ikiye ayırırsak; Çalışanları olduÄŸu halde kapanan ÅŸirketlerin % 57’sinin ve çalışanları olmayan (tek kiÅŸilik) ÅŸirketlerin %38′inin sahiplerinin iyi bir iÅŸ teklifi aldığı için ÅŸirketini kapattığı gerçeÄŸi de aslında bu kapanan ÅŸirketlerin önemli bir bölümünün gerçekte batmadığını ortaya koyuyor.
Türkiye ile ilgili elimizde güvenilir bir istatistik olmamakla birlikte ekonomik konjonktürün sürekli deÄŸiÅŸkenliÄŸi, siyasi istikrarsızlık, bürokratik iktidarsızlık, para ve iÅŸ piyasalarının oynaklığı, giriÅŸimi özendirici/destekleyici faaliyetlerin olmaması gibi pek çok faktör benzeri istatistiklerin Türkiye’de çok daha yüksek olması gerektiÄŸine iÅŸaret ediyor. Elimizdeki tek istatistiki veri olan TOBB’un verilerine göre yılda yaklaşık 55.000 ÅŸirket kuruluyor, yaklaşık 28.000 ÅŸirket de kapanıyor. Yeni kurulan ÅŸirketlerin ne kadarının, ne kadar zaman sonra kapandığına dair bir istatistiÄŸe maalesef ulaÅŸamadım. Böyle bir istatistiÄŸe sahip olan varsa kaynağını da belirterek emailime gönderebilir.
Sonuç
Ülkemizde girişimciliğin çok fazla desteklenmediği bir gerçek. Ülkemizde kurulan risk sermayesi şirketleri girişimciliğin desteklenmesi adına olumlu bir gelişme. Ama olumsuz tarafı bu yatırımcıların veya şirketlerin işe başlamamış projelere, satış yapmaya başlamamış girişimlere yatırım yapmaması..
Ayrıca özel şirketler sponsorluğunda birtakım girişim merkezleri kurulmuştur. Sadece sosyal katkı amacıyla ve dolaylı beklentiler amacıyla kurulduğu söylenen bu merkezler amaçlarını değiştirmiş, üzerilerindeki kuzu postunu atmışlardır. Uzun bir süre gayet başarılı çalışmalara imza atmış bu merkezler de artık yozlaşarak ticari kaygılara ve projeleri sahiplenmeye başladılar. Bu merkezlerin yöneticilerinin de girişimciler arasında menfaat karşılığı kayırma yaptığı yönünde bir takım ciddi bulgular var. Dolayısı ile bu gibi merkezlerin de girişimciliği destekleyemeyeceği ortaya çıkmış oldu.
Peki giriÅŸimcilere kim destek verecek veya vermeli; bence 2 alternatif var: 1. Devletimiz 2. GiriÅŸim Okulları. Maalesef ÅŸu anki yasalar ve yönetmelikler giriÅŸimcilere yeterli desteÄŸi veremiyor. İmalat yapmayan, yani hizmet sunan projelere neredeyse hiç destek vermiyor. Vergi Muafiyeti, düşük faizli kredi imkanları ve eÄŸitim desteÄŸi devletimizin giriÅŸimcilere saÄŸlayabileceÄŸi imkanlar. Bu konuda çeÅŸitli otoritelerin çalışmaları olmakla birlikte henüz somut, radikal bir adım atılmış deÄŸil. Umarız… demekle kalıyoruz.
Bir de "Girişimcik Okulu" olsa çok faydalı olurdu. Girişim yapmak isteyenler, veya girişimini yapmış ama iş modellerinde aksaklıklar eksiklikler olanların bilgilenebileceği bir rehber olsa harika olurdu. Sizce de öyle değil mi? Bu misyonu da Üniversiteler ve Eğitim Firmaları üstlenebilir. İşte burada biz birşeyler yapabiliriz. Öyle değil mi?
KAYNAK
Doruk Aktoprak
doruk@verim.com
12 Mart 2008, 08:32 tarihinde.
Çok kötü olmuş.Çünkü istediğim bilgiler yok.Çok az araştırma yapılmışşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş.