Adli Görev Yetkileri
ÜNİTE 01-1800
ADLİ GÖREV YETKİLERİ
AMAÇLAR
Bu üniteyi işledikten sonra :
• Genel olarak arama kavramı, arama kararı alınmasını ve uygulanmasını bilip kavrayacak,
• El koymanın genel esaslarını, el koyma iÅŸleminin uygulanmasını kavrayacak,
• ÇeÅŸitli olayların soruÅŸturulması esnasında ÅŸahısları yakalama, gözaltına alma ve muhafaza altına esaslarını bilip kavrayacak,
• SoruÅŸturmanın en önemli kısımlarından olan ifade almanın genel esaslarını bilip kavrayacak,
• Tanığın tespit edilip dinlenmesi ve ifadesinin alınması esaslarını kavrayacak,
• Şüpheli ile Jandarmanın şüpheliye yaklaşım tarzını ve şüphelinin ifade tutanağını tanzim etmesini öğrenip uygulayabilecek,
• Suç iÅŸlendikten sonra ele geçirilen sanığın suçla ilgili itiraf ve baÄŸlarını deÄŸerlendirmek için temsili uygulama ve yer gösterme tutanağının tanzim edilme esaslarını kavrayacak,
• Suçların araÅŸtırılmasında olayın aydınlatılması için uzmanlık gerektiren konularda bilirkiÅŸiye baÅŸvurma usul ve esaslarını kavrayacak,
• SoruÅŸturma aÅŸamasında olay tanık ve şüpheli kiÅŸilerinin yüzleÅŸtirilmesinin yapılması ve buna ait tutanağın tanzim edilmesini kavrayacak,
• Suçlunun tespit edilmesi maksadı ile maÄŸdur ve suçlu/suçlular arasında yapılan teÅŸhis iÅŸlemini ve buna iliÅŸkin tutanak tanzimini bilip kavrayacaksınız.
İÇİNDEKİLER
GİRİŞ
SUBAY ASTSUBAY UZMAN
JANDARMA
Bilgi Kavr Uyg Bilgi Kavr Uyg Bilgi Kavr Uyg
1.Arama, uygulanacak
taktik ve teknikler + + +
2.El koyma ve Uygulanacak taktik ve teknikler + + +
3.Yakalama, gözaltına alma ve Muhafaza altına alma yetkisi Uyg. Tak. Tek. + + +
4.İfade almanın genel esasları + + +
5.Tanığın dinlenmesi ve ifade tutanağının düzenlenmesi + + +
6.Şüphelinin dinlenmesi ve ifade tutanağının düzenlenmesi + + +
7.Temsili uygulama ve yer gösterme tut. düz + + +
8.BilirkiÅŸiye baÅŸvurma + + +
9.Yüzleştirme ve tutanağının düzenlenmesi + + +
10.Teşhis ve tutanağının
düzenlenmesi + + +
11.Özet
13. Değerlendirme soruları
GİRİŞ
Temel görevi emniyet, asayiş ve kamu düzenini korumak olan Jandarma alınan tüm önlemlere rağmen suç işlendikten sonrada suçu aydınlatmak ve suçluları yakalayıp adalete teslim etmekle görevlidir. Jandarmanın adli görevini oluşturan bu faaliyetlerin yerine getirilmesi için bir takım yetkilere ihtiyacı olması ve bunları kullanması doğaldır. Adli görev yetkileri başlığı altında toplanan ve bu ünitede ayrıntıları ile ele alacağımız yetkilerin Jandarma tarafından çok iyi bilinmesi ve uygulanması zorunludur. Bir bakıma suç ve suçlularla savaş demek olan adli görevlerin başarı ile yerine getirilmesi ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Olayların ve mevcut durumun özelliğine göre eksik kullanılan veya bazen de yasanın tanıdığı sınırın üzerinde fazla kullanılan yetkiler Jandarmanın görevini olumsuz etkileyebileceği gibi personelinde yasalar önünde zor durumda kalmasına neden olabilecektir.
01-1801. ARAMA, UYGULANACAK TAKTİK VE TEKNİKLER
a. Arama Kavramı :
Arama; şüpheliyi yakalamak suç delillerini ve suçla ilgili nesneleri elde etmek için konut, işyeri , kapalı yer ve eklentileri ile insanların üzeri vb. yerlerde yasalar çerçevesinde yapılan araştırmadır (CMUK. Md.94).
Arama, şüphe altında bulunan kişilerin yakalanması amacıyla yapılabileceği gibi, somut delillerin ortaya çıkarılması umulan hallerde de yapılabilir. Bu nedenle, aramalarda hedef alınacak kişilerin mutlaka ceza kovuşturması altında bulunmaları zorunlu değildir.
Arama, gündüz ve hakim kararı ile yapılır. Ancak, aşağıdaki durum ve yerlerde hakim kararına gerek olmadan ve gecede arama yapılabilir :
a. Meşhut cürüm sırasında,
b. Gecikmede sakınca bulunan durumlarda,
c. Kaçmış olan bir tutuklu ya da hükümlünün girdiği ya da saklandığı yerlerde,
d. Genel güvenlik gözetimi altında bulunanların konut ve işyerleri ile eklentileri ve bunlara ait diğer kapalı yerlerde,
e. Gece herkesin girip çıkabileceği yerlerde,
f. Hükümlülerin toplanma, sığınma ya da suç sonucu elde ettikleri eşyayı sakladıkları yer olarak bilinen yerlerde,
g. Gizli kumar yeri olarak kolluk tarafından bilinen ya da genel evler gibi kolluk tarafından tanınan diğer yerlerde,
Aramanın gündüz yapılması aramaya gündüz başlanması demektir. Gündüz başlanan aramalar gecede sürdürülebilir.
Gece vakti güneşin batışından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğuşundan bir saat önceye kadar süren zamandır.
b. Arama Kararının Alınması :
Aramaya karar verme yetkisi hakimindir. Ancak, gecikmesinde sakınca umulan hallerde cumhuriyet savcıları ve savcıların muavini sıfatıyla emirlerini yerine getirmekle görevli olan kolluk makam ve memurları da arama yapabilirler (CMUK.md.97).
Aramayı gerektiren nedenler ortaya çıkmışsa, karar alınması için cumhuriyet savcılığına başvurulur. (EK-A) İlgili mahkeme ya da hakimlik makamının bir defaya mahsus olmak üzere vereceği arama kararı ile kişilerin üzerinde, konut ve işyerleriyle diğer kapalı yerlerde (istisnalar saklı kalmak üzere) gündüz arama yapılır.
Arama kararı ile aranan bir yerin tekrar aranması gerekirse ikinci defa arama kararı alınması ya da diğer yasal koşulların oluşması gereklidir (J.Yntl.md.114).
Kaçakçılık suçlarında 1918 Sayılı Kanunun 3, 6, 7, 8, 9, 10, 11 nci maddeleri uygulanır. Buna göre :
(1) Bölgenin en büyük mülki amirinin vereceği yazılı izinle,
(2) Mülki amirin izni bulunmadığı durumlarda, köylerde muhtar veya vekilinin ya da bunlar da bulunmadığı takdirde ihtiyar heyetinden, mahalle veya köy halkından iki kişinin hazır bulunması ile arama yapılır (1918 sayılı Kan.md.8).
(3) Kaçak eşya ile girilirken veya çıkılırken görülen veyahut kaçakçılık sayılan bir işin yapıldığı açık deliller ile tespit edilen durumlarda, usulüne uygun ve hemen aramak için gündüz izin almaya gerek yoktur. Bu hallerde arama (1)ve (2) fıkraları hükümleri dairesinde gece dahi yapılır.
c. Aramada Hareket Tarzı :
Gerek Jandarmanın istemi üzerine, gerekse ilgili adli veya askeri yargı makamları ve arama kararı vermeye yetkili diğer makamlar tarafından verilen arama kararlarının yerine getirilmesinde veya Jandarma tarafından doğrudan doğruya yapılacak aramalar sırasında aşağıdaki esaslara uyulur :
Resim 17-1 Resim17-2
Konut, İş Yeri ve Eklentileriyle Diğer Kapalı Yerlerin Aranmasında :
(1) Arama kararları, gerektiğinde zor kullanılarak yerine getirilecek yetkili makam emri olarak nitelenir.
(2) Arama sırasında kararı veren hakimin ya da cumhuriyet savcısının hazır bulunma zorunluluğu yoktur.
(3) Hakim ya da cumhuriyet savcısı hazır bulunmadığı durumlarda, o yerin muhtarı ve ihtiyar heyetinden, bu kişilerin bulunmaması durumunda aranacak kişinin komşularından iki kişi işlem tanığı olarak bulundurulur (CMUK.md.97/2). Aramanın emirle yerine getirilmesine ve emrine uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemi yapmaya Jandarma yetkilidir. Geceleyin herkesin girip çıktığı yerlerde, mahkumların toplanma veya suç ile elde edilen eşyayı saklama yerlerinde ve gizli kumar yerleri ile genelevler gibi kollukça bilinen yerlerde arama yapıldığında işlem tanığı bulundurmaya gerek yoktur (CMUK.md.97/3).
(4) Hakim ya da savcının hazır bulunması ile yürütülen aramalar sırasında işlem tanığı bulundurulmaz.
(5) Konut, işyeri ve eklentileriyle diğer kapalı yerlere girilmesine engel ya da karşı konulması nedeniyle zor ve silah kullanılması gerekmişse ya da ulaşım ve haberleşme imkansızlığı yaratan ivedi durumlarda, işlem tanıkları arama yapılan yerden ayrılmadan önce ve işlemin bitiminde getirilebilirler. Düzenlenen tutanakta buna yol açan durum ve nedenler açıklanır. Zararlar işlem tanıklarıyla birlikte saptanarak tutanağa geçirilir.
(6) Zor kullanmayı gerektirmeyen durumlarda, aranacak yerin zilyedine hiçbir talep beklemeksizin önce arama kararı gösterilir, daha sonra işlem tanıklarıyla birlikte girilir. Aranacak yerin zilyedi ya da yerine çağrılanlara aramanın amacı açıklanır (CMUK.md.98/2).
Arama kararına gerek bulunmayan yer ve durumlarda (CMUK.md.96/2 yazılı durumlarda) ise arama yapılacağı uygun bir şekilde belirtilir. Ancak bu gibi durumlarda aramanın amacı açıklanmaz (CMUK.md.98/3).
(7) Arama sırasında, aranan yerin sahibi ya da zilyedi hazır bulunabilir. Aynı konutta oturanların aranan yer ve bölümde topluca bulunmaları söz konusu değildir. Bu bakımdan diğer kişilerin aramanın disiplin ve güvenliğine zarar vermemeleri için belli bir yerde durmaları, zorunlu ise konut dışına çıkarılmaları vb. önlemler alınabilir. Aranan yerin sahip veya zilyedi yoksa, iyiyi kötüden ayırabilen (mümeyyiz) hısımlardan biri ya da kendisiyle birlikte oturan kişi, o da bulunmazsa komşusu bulundurulur (CMUK.md.98/1).
(8) Arama yapılan yerde aramanın disiplin, düzen ve yürütülmesini kasıtlı olarak ihlal eden ya da yetki içinde alınan önlemlere karşı çıkanlar, işlemler sonuçlanıncaya dek gözaltına alınır; ancak bu süre 24 saati geçemez (CMUK.md.157).
(9) Jandarma, aramaya tabi olan kişinin suçla ilgili kağıtlarını zilyedi rıza göstermedikçe inceleyemez. Arama sırasında bulunan kağıtları tetkik yetkisi hakimindir. İncelenmesine rıza gösterilmeyen kağıtlar mümkünse zilyedinin huzurunda bir zarfa konarak resmi mühürle mühürlenir ve silsile yoluyla yetkili ve görevli hakime gönderilir (CMUK.md.102/1).
(10) Arama sonunda yapılmakta olan soruşturma ile ilgili bulunmayan; ancak başka bir suçla ilgili el koymayı gerektiren bir eşya bulunursa bu eşyaya da el konur ve durum cumhuriyet savcılığına bildirilir (CMUK.md.100).
(11) Aranan yerde soruşturma ile ilgili olup zilyedi tarafından rızası ile teslim edilen ya da el koyma işlemi uygulanarak rıza dışı elde edilen eşyanın tümünün yazıldığı bir liste (çizelge) düzenlenir. El konulan nesnelerin karışmaması veya değişmemesi için, delillerin ambalajlanması ve ambalajın mühürlenmesine ilişkin hükümler çerçevesinde gerekli önlemler alınır.
Resim 17-3
Ancak, az sayıda eşya elde edilen durumlarda ayrı bir çizelge düzenlenmez ve bu nesneler arama tutanağında belirtilir (CMUK.md.101).
(12) Aramanın bitiminde, arama işlemine tabi tutulan kişiye talebi üzerine aramanın yasal nedenlerini, aramanın ilişkin olduğu ve cezalandırılması öngörülen eylemin niteliğini belgeleyen bir kağıt verilir. Bu anlamda olmak üzere, arama işlemini belgelemek için düzenlenen tutanakta yukarıda belirtilen açıklamalara da yer verilerek, bu tutanağın bir örneği verilmekle yetinilebilir (CMUK.md.99).
(13) Kişilerin üzerlerinin aranmasında vücut tamlığına, ar ve haya duygularına özen gösterilir. Kadınların, kadınlar tarafından aranması için gerekli önlemler alınır
(14) Jandarma, askeri yerlerde güvenlik ve kolluk kuvveti olarak arama yapamaz (CMUK.md.97/son).
d. Arama Tutanağının Düzenlenmesi :
Arama işleminin belgelenmesi için aramanın bitiminde aramanın nedenlerini, yasal dayanaklarını, aramanın yapılış şeklini, el konulan eşyaları, aramaya katılanlar ile hazır bulunanların kimliklerini belirten arama tutanağı düzenlenir. Bir sureti aranan kişiye verilir. (EK-B-C)
Arama tutanağı aşağıda yazılı madde başlıklarını içerecek şekilde akıcı bir dil kullanılarak arama mahallinde düzenlenir. Arama tutanağı düzenlenirken CMUK ilgili maddeleri göz önüne alınarak prosedürün tam olarak uygulanmış olması sağlanır. Aksi halde yapılacak hatalar itiraza sebep olabileceği gibi suçların aydınlatılmasını sağlayacak delillerin çürütülmesi gibi sonuçlar doğabilir. Örneğin; arama saati gündüzden başlamalıdır , arama esnasında işlem tanıkları tüm arama faaliyetlerini izlemelidirler bulunacak tüm deliller onların gözü önünde bulunmuş olması gerekir.
Arama Sonunda Düzenlenecek Tutanağın Genel Planı Aşağıdaki Şekilde Olmalıdır :
(1) Tutanağın adı,
(2) Aramanın yapıldığı tarih ve saat,
(3) Arama kararının veya emrinin tarih ve numarası,
(4) Aramanın hangi suç için ve kim hakkında yapıldığı, arama yapılan yerin adresi,
(5) Arama yapılan yerin iç ve genel görünüşü,
(6) Aranılan yerde bulunanların kimlikleri,
(7) Aramada neyin, nerede ve nasıl elde edildiği, ele geçirilen eşyaların nitelikleri,
(8) Aramanın bitiş saati,
(9) Arama sonunda zarar ve ziyan olup olmadığı belirtilir,
(10) Tutanağın son bölümünde aramada bulunan kişilerin imzaları yer alır.
01-1802. EL KOYMA VE UYGULANACAK TAKTİK VE TEKNİKLER
a. El Koyma Kavramı :
Suç kovuşturması ile ilgili somut deliller, yasalarda belirtilen nitelikteki araç ve eşyalar ile zoralım konusu olabilen nesneler, zilyedin rızasına bakılmaksızın, yetkili makamlarca koruma yada güvenlik altına alınabilir (CMUK Md. 86, J. Yntl Md. 116/a). Yapılan bu işleme el koyma adı verilir.
b. El Koyma Kararının Alınması :
El koyma kararı verme yetkisi hakimindir. Ancak, gecikmesinde sakınca umulan hallerde cumhuriyet savcıları ve bunların muavini sıfatıyla emirlerini yerine getirmekle görevli olan jandarma adli kolluk makam ve memurları da el koyma işlemi yapmaya yetkilidirler (CMUK. md.90/1).
El koymayı gerektiren durumlar ortaya çıkmışsa, karar alınması için cumhuriyet savcılığına başvurulur. İlgili mahkeme ya da hakimlik makamının vereceği el koyma kararı üzerine, el koymaya gerekli bulunan nesne zilyedin rızasına bakılmaksızın zorla alınır ve ilgilinin zilyetliğinden çıkarılabilir.
Jandarma, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda çalınmış eşya ile suçun işlenmesinde kullanılmış olan anahtar, bıçak vb. suçun maddi sübut delillerinin elde edilmesinden sonra bunlara el koyar ve bir tutanak düzenler.
El koyma işlemine karar yetkisi, kamu davasının henüz açılmamış bulunduğu hallerde işlemin yapıldığı yerin sulh hakimine aittir (CMUK. md.90/4).
c. El Koyma İşleminin Uygulanması :
(1) El koyma kararları, gerektiğinde zor kullanılarak yerine getirilecek yetkili makam emri niteliği taşır.
(2) İşlemin yürütülmesinde, el koyma kararı veren hakim ya da savcının bulunması zorunlu değildir.
(3) Resmi dairelerde saklı evrak ve diğer belgelerin içeriklerinin açıklanması memleketin güvenliğine zarar vereceği o dairenin en büyük amiri tarafından belirtilirse bu evrak ve belgelerin gösterilmesi ya da teslimi istenemez. Bu açıklamanın yetersiz görülmesi durumunda ilgili bakanlığa başvurulması yönünden Jandarmanın görevi yoktur (CMUK. md.88).
(4) Hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi sırasında, ilgili kişi ya da iyiyi kötüden ayırabilen (mümeyyiz) hısımlarından biri hazır bulunmamış ya da hazır bulunmasına karşın el koyma işlemine açıkça itiraz etmişse, durum düzenlenen el koyma tutanağında belirtilir. Bu gibi durumlarda yapılan el koyma işleminin, üç gün içinde sulh hakimi ya da ilgili diğer hakime onaylatılması zorunludur. Bu şart yerine getirilmeden el konulan nesneler, adli emanet deposuna teslim edilmez ve teslim alınmaz (CMUK. md.90).
(5) Hayvan, orman ürünleri, taşıt aracı ve benzer nesnelere el konulduğunda götürülme, taşınma ve bakım güçlüğü gibi nedenlerle ya da suç eşyası olup olmadığından kuşku duyulması halinde güvenilir bir kişiye teslim edilir. Koşullar elveriyorsa eşya zilyedinin yanında da bırakılabilir. Gerek üçüncü kişilere teslim edilen, gerekse zilyedin tasarruf yetkisini kaldırarak zilyedi yanında bırakılan eşya için güven senedi düzenlenir. Bazı kanunların belli kişi ve kurumlara teslimi öngördüğü durumlarda başkasına teslim yapılmaz (1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu,6831 Sayılı Orman Kanunu).
Bu görevin kabulü yurttaşlar için zorunlu olmayıp, koruma ve bakım giderlerine ilişkin istekleri yerel olarak saptanan rayiç ya da emsal bedel üzerinden kovuşturma giderleri ödeneğinden karşılanır (J.Yntl.md.118/9).
(6) El konulan eÅŸyanın saklanması, korunması ve teslimi iÅŸlemleri "Suç EÅŸyası YönetmeliÄŸi"’ne göre yürütülür. El konulan eÅŸya, etiketi üzerine hazırlık veya esas defterinin sıra numarası yazılmak suretiyle emanet memuruna imza ile teslim edilir (Suç EÅŸya Yntl.md.4).
(7) Sanığa gönderilen mektup, telgraf ve diğer posta gönderilerine posta idarelerinden dağıtılmadan önce el konulması ancak hakim kararı ile olur. Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ve kabahat türü olmayan suçlarda savcının posta idaresine yönelik emri çerçevesinde olur. Jandarma kendiliğinden bu işlemi uygulayamaz.
El konulan bu nesneler ancak hakim tarafından incelenebilir; Jandarma bunları hiçbir şekilde açamaz.
Cumhuriyet savcısının isteği ile yapılan bu tür el koyma işlemleri, el konulacak nesne posta idaresince henüz teslim edilmemiş olsa bile, hakim tarafından üç gün içinde onaylanmamışsa hükümsüz kalır. Bu andan sonra el koyma işleminin tamamlanması yoluna gidilmez (CMUK. md.91-92).
(8) Jandarma, askeri yerlerde yapılacak el koyma işlemlerinde genel güvenlik ve kolluk kuvveti olarak hiçbir şekilde görevli değildir. Buralarda yapılacak el koyma işlemi, hakim ya da cumhuriyet savcısının talep ve iştirakiyle askeri makamlar tarafından yapılır (CMUK. md.90/6).
d. El Konulan Malzemeye Yapılacak İşlem ve Tutanak Düzenlenmesi :
(1) El Konulan Malzemeye Yapılacak İşlemler :
(a) Suç eşyası bozulmayacak, değiştirilmeyecek, kullanılmayacak ve mümkünse görülecek şekilde bağlanarak mumlanır.
(b) Mumun üzeri resmi mühürle mühürlenir.
(c) Ayrıca, suç eşyası üzerine bağlanacak bir etiket üzerine eşyanın cinsi, kimden alındığı ve soruşturma evrakının numarası yazılır ve silsile yoluyla cumhuriyet savcılığına teslim-tesellüm belgesi ile teslim edilir.
(2) El Koyma Tutanağının Düzenlenmesi :
Soruşturmayı yürütülen görevlilerce düzenlenecek tutanakta (EK-Ç) aşağıdaki bilgiler bulunur (Suç Eşyası Yntl. md.4) :
El koyma tutanağı başlı başına düzenlenebileceği gibi arama sonunda yapılacak el koyma işlemi arama tutanağında da belirtilerek tek bir tutanak düzenlenebilir. Ancak başlı başına sadece el koyma işleminin yapıldığı durumlarda el koyma tutanağı düzenlenmelidir. Düzenlenecek tutanakta CMUK ilgili maddeleri dikkate alınarak prosedürde hata yapılmamasına özen gösterilir.
(a) El konulan eşyanın cinsi, tür, marka, model ve ölçü gibi kendisini benzerlerinden ayırt etmeye yarayan tüm nitelikleri,
(b) BilirkiÅŸiye takdir ettirilen deÄŸeri,
(c) Hangi suçtan dolayı, kimden, nereden ve ne suretle alınmış olduğu,
(ç) Belli bir davacı veya mağdur ile sanığın kimlikleri,
(d) El koyma işlemi, gecikmesinde sakınca umulan hal nedeniyle hakim kararına dayanmaksızın yapılmışsa, ilgili kişi veya bunun mümeyyiz olan hısımlarından birinin bulunup bulunmadığı,
(e) Hazır bulunmuşsa, el koyma işlemine açıkça itiraz edip etmediği ve itiraz etmişse nedenleri yazılır. Tutanak görevliler, bilirkişi ve hazır bulunuyorlarsa davacı, ŞÜPHELİ ve tanıklar tarafından imzalanır. İmza bilmeyenlerin parmak izi alındıktan ve resmi mühür ile mühürlendikten sonra soruşturma evrakına eklenir. Bir sureti de malzemesine el konulan kişiye verilir.
01-1803. YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE MUHAFAZA ALTINA ALMA YETKİSİ, UYGULANACAK TAKTİK VE TEKNİKLER
a. Tanımlar :
Kolluk kuvveti (Zabıta) Polis, sahil güvenlik ve özel kolluk kuvvetlerini,
Yakalama : Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına alma veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce hakim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını,
Resim 17-4
Gözaltına Alma : Kanunun verdiği yetkiye göre yakalanan kişinin, hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, adli mercilere teslimine veya serbest bırakılmasına kadar kanuni süre içerisinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,
Muhafaza Altına Alma : Kanunun yetki verdiği hallerde yetkili merci önüne çıkarılması gereken kişilerin ilgili kurumlara veya kişilere teslimine kadar sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin kısıtlanıp alıkonulmasını,
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal : Derhal işlem yapılmadığı taktirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması ve şüphelinin kaçması veya kimliğinin saptanmaması ihtimalinin ortaya çıkması halini,
Meşhut Suç (Suçüstü Hali) : İşlenmekte olan suçu veya henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra, kolluk kuvveti veya suçtan zarar gören kişi veya başkaları tarafından izlenerek yakalanan kişinin veya fiilin pek az önce işlendiği gösteren eşya veya eser, iz veya emare veya delillerle yakalanan kimsenin işlediği suçu,
Toplu suç : Üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu,
Şüpheli : Hakkında hazırlık soruşturması yapılan veya hazırlık soruşturması açılmadan kolluk kuvvetinin yaptığı araştırmaya konu olan veya kimliğini bir belge ile veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyen veya gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilenler ile hakkında suç işlediğine ilişkin basit şüphe bulunan kişileri,
Bilgi alma : Bir suçun tespiti veya aydınlatılmasına yönelik olarak, henüz suç işleme şüphesi altında bulunmayan kişi veya tanık veya mağdurun dinlenmesini ve tutanağa geçirilmesini,
İfade alma : Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 135 nci maddesi hükümleri uyarınca, işlediğinden şüphe edilen fiil bildirilip, susma ve müdafiden yararlanma hakkı ile şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılarak ve eldeki bilgi veya bulgulardan yararlanılarak, suç işlediği şüphesi altında bulunan kişilerin kolluk kuvveti tarafından dinlenmesini ve tutanağa geçirilmesi,
Sanık : Cumhuriyet savcısı tarafından suç isnadı ile hakkında kamu davası açılan kişiyi,
Sorgu : Suç nedeni ile şüpheli veya sanığın ifadesinin hakim tarafından alınmasını,
Soruşturmanın Selameti : Soruşturmanın, suç delillerinin değiştirilmesine ve gizlenmesine veya yok edilmesine veya henüz yakalanmamış şüphelilerin kaçmasına meydan vermeyecek şekilde yürütülmesini,
Gözaltı ve Nezarethane Sorumlusu : Gözaltına veya muhafaza altına alınan kişilere haklarının okunmasını, kayıtların tutulmasını ve kanunlara uygun davranılmasını sağlamak amacıyla ilgili karakol komutanı/amiri veya büro amiri tarafından görevlendirilen personeli,
Gözaltı Birimi : Yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanarak adli mercilere sevk edilmesine veya serbest bırakılmasına kadar, kanuni süre içerisinde onu gözaltında tutmakla yetkili ve görevli kolluk kuvveti birimlerini,
Nezarethane : Şüpheli veya sanıkların haklarındaki işlemlerin tamamlanıp adli mercilere sevk edilinceye kadar bekletilmesi amacıyla yapılmış yerleri ifade eder.
b. Yakalama Gözaltına Alma ve Muhafaza Altına Alma Yetkisi
Kolluk Kuvveti
(1) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’ndan doÄŸan yakalama nedenleri :
(a) Tutuklama müzekkeresi olmaksızın meşhut cürüm sırasında rastlanan veya meşhut cürümden dolayı takip olunan, firar etmesi ihtimali bulunan veya hüviyetinin tayini hemen mümkün olmayan kişileri,
(b) Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhal amirlerine müracaat imkanı olmayan hallerde, hakkında tutuklama müzekkeresi kesilmesi gereken kişileri veya suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hallerde suç işlendiğine veya suç teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser emare ve delil bulunan şüphelileri,
(c) Kolluk kuvvetinin kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik edenleri ve aldığı tedbirlere uymayanları,
(d) Görev yaparken mukavemette bulunan veya görevinden alıkoymak maksadıyla kolluk kuvvetine zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları taktirde hareketlerine devam etmeleri ihtimali bulanan kişileri.
(2) Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 13 ve 17 nci Maddelerinde Belirlenen :
(a) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunda istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,
(b) Uyuşturucu maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,
(c) Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk halinde başkalarına saldıranları,
(d) Halkın huzur ve sükununu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,
(e) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,
(f) Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmi veya özel kurumlara yerleştirilmesine veya yetkili mercii önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri,
(g) Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,
(h) Kimliğini bir belge ile veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri aran kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmi dört saati geçmemek üzere, yakalama gözaltına alma veya muhafaza altına almaya yetkilidir.
Meşhut cürüm sırasında veya meşhut cürümden dolayı takip olunan kişilerin yakalanması hallerinde yakalama işlemi kolluk kuvvetinin yanı sıra herkes tarafından yapılabilir.
Takibi şikayete bağlı olup küçüklere veya beden veya akıl hastalığı veya maluliyet veya güçsüzlüğü nedeniyle kendini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen meşhut cürümlerde şüphelinin yakalanması şikayete bağlı değildir.
(3) Yakalama İşlemi :
Yukarıda belirtilen yetkiler çerçevesinde hakim kararı veya Cumhuriyet Savcısının emri ile veya doğrudan kolluk kuvveti tarafından yapılır.
Kolluk tarafından yapılacak yakalama işlemlerinin hangi şartlarda olacağı açıklanmıştır. Suç işledikleri hakkında şüphe bulunan şahısların yakalama işleminde, şüphenin basit şüphe olmayıp kuvvetli şüphe olması gerekmektedir. Bu da yakalanacak kişiler hakkında suçu işlediklerini kanıtlayacak delillerin bulunmasını gerektirmektedir.Yakalama işleminde tereddüde düşülen hallerde silsile yolu ile C.Savcısına danışmak gerekir. Yakalama yapılan hallerde zaten durumun derhal C.Savcısına bildirilmesi gerekmektedir.
Yakalanan kişinin ilk olarak üst araması yapılır ve kendisine veya başkalarına zarar verebilecek silah gibi, unsurlardan arındırılması sağlanır.
Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır.
Yakalama sırasında kişiye suç ayrımı gözetilmeksizin yakalanma nedeni, susma ve müdafiden yararlanma ve yakalandığını yakınlarına haber verme hakları bildirilir. Yakalama sırasında kişinin yakalandığının yakınlarına derhal duyurulması, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir sakınca doğmamasına bağlıdır.
Yakalama işlemi bir tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir. Bu kişi ayrıca haklarının yazılı olarak bildirildiğini ve kendisi tarafından da bu hususun anlaşıldığını belirten ve 3 suret olarak "Şüpheli ve Sanık Hakları Formu" (EK-D) tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir. Yakalanan kişi en kısa zamanda gözaltı birimine götürülür. Yakalama tutanağında şüpheli ve sanık hakları formunda belirtilen haklardan yerine getirilemeyenler belirtilir. Örneğin; avukat talep edip etmediği, yakalandığı yer itibarı ile yakınlarına haber verilememişse daha sonra karakola gelince yapılacağı gibi hususlar.
(4) Yakalanan ve Sevk Edilecek Şahıslara Uygulanacak Tedbirler :
Yakalanan kişinin direnmesi, saldırıya yeltenmesi veya saldırıda yakalanması hallerinde kendisine kelepçe takılır.18 yaşından küçüklere kelepçe takılamaz.
Yakalanan kişinin kaçma ihtimali varsa kelepçe takılması kolluk kuvvetinin takibine bağlıdır.
(5) Üst veya Vücut Araması :
Gözaltı birimine getirilen kişi hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır :
(a) Nezarethaneye konulmadan önce çok iyi bir şekilde aranır. Kadınların üzeri bir kadın görevli bu amaçla görevlendirilecek diğer bir kadın tarafından yapılır.
(b) Kendisine zarar verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden arındırılır.
(c) Üzerinden çıkan eşya ve paralar muhafaza altına alınır. Paraların seri numaraları ve miktarı, eşyanın vasıfları ve markası belirtilerek bunlar emanete alınır ve tutanak düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti üstü aranan kişiye verilir.
(6) Yakınlarına Haber Verme :
Yakalanan kiÅŸinin :
(a) Kendisi ile birlikte bir kişi varsa bu kişi vasıtasıyla,
(b) Suçun işlendiği yerde ikamet ediyorsa ve haber vereceği yakınının telefon numarasını biliyorsa telefon ile,
(c) Haber vereceği yakınının telefon numarasını bilmiyorsa bölge karakolu vasıtasıyla,
(d) Konutu suç yeri dışında ise telefon ile veya kişinin adresinin bulunduğu yeri sordurulmak suretiyle haber vermek istediği yakınına gözaltına alındığının haber verilmesi sağlanır.
Gözaltına alınan kişi yabancıysa vatandaşı olduğu ülkenin büyükelçiliği ve konsolosluğuna haber verilir.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda soruşturma konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir sakınca yoksa, kişinin yakalandığını aynı şekilde yakalandığı duyurulur.
Kişinin yakalandığının yakınlarından istediğine haber verilmesi soruşturmanın ve konusunun açığa çıkması bakımından kesin bir sakınca doğuruyorsa haber vermeyi engelleyen husus tutanağa geçirilir.
(8) Sağlık Kontrolü :
Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanarak yakalanması hallerinde doktor kontrolünden geçirilerek yakalanma anında sağlık durumu belirlenir.
Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler derhal doktor muayenesinden geçirilir.
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda, gözaltı süresinin uzatılması halinde iki kontrol arasındaki sürenin 4 günü geçmemesi koşulu ile gözaltına alınan kişinin sağlık durumu doktor raporu ile tespit edilir.
Doktor raporu 4 nüsha halinde düzenlenir. Bu nüshalardan birisi gözaltı biriminde muhafaza olunur, ikincisi sanık gözaltı biriminden çıkışında kendisine verilir, üçüncüsü soruşturma dosyasına eklenir, dördüncüsü ise sağlık kuruluşunda saklanır.
Soruşturmanın selameti ile doktor veya şüpheli veya sanığın güvenliği bakımından sakınca bulunmayan hallerde, doktor ile muayene edilen şahsın yalnız kalması sağlanır.
h. Nezarethane İşlemleri :
Üst araması yapılan kiÅŸinin nezarethaneye giriÅŸi, "Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Deftere (EK-F)’’ kaydedilerek saÄŸlanır. Kayıt iÅŸlemini gözaltı birimi sorumlusu durumunda olan personelce yerine getirilir. Kayıt iÅŸleminin yapılması örneÄŸi (EK-E) dedir. Uygulamada gözaltı birimi sorumlusu olarak karakollarda nöbetçi astsubayının tayin edilmesi uygun olur ancak; bu personele bu görevin verildiÄŸini belirleyen bir talimatın hazırlanması ve imza karşılığı görev alması doÄŸru olur.
Nezarethane İşlemlerinde :
(1) Aynı suçla ilgisi olanlar, birbirine hasım olanlar, erkek ve kadınlar bir araya konulmazlar, çocuklar yetişkinlerden ayrı tutulurlar.
(2) Nezarethanede zaruri haller dışında beşten fazla kişi bir arada bulundurulmaz.
(3) Tuvalet, temizlik gibi zorunlu ihtiyaçların giderilmesi görevli memurun gözetiminde sağlanır.
(4) Yiyecek ve içecek önceden kontrol edilir.
(5) Gözaltına alınan kişi saldırgan bir tutum sergilemeye başladığı veya kendine zarar vermeye kalkıştığı taktirde önce sözle kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu mümkün olmadığı taktirde, hareketini giderecek derecede kuvvet kullanılabilir. Ancak zaruri olmadıkça gerek kendisinin gerek başkasının hayatı, vücut bütünlüğü veya sağlığı tehlikeye girmedikçe kuvvet kullanılmaz. Durumdan C.Savcısına haber verilir. Doktor kontrolü yaptırılarak tutanak tutulması gerekir.
(6) Saldırgan tutum ve davranışları kontrol altına alınamayan kişiler tıbbi müdahalede bulunulması için sağlık kuruluşlarına gönderilirler.
(7) Gözaltındaki kişinin beslenme, nakil, sağlığının korunması ve gerektiğinde tedavisi, yakalandığının yakınlarına haber verilmesi giderleri bütçe ödeneklerinden karşılanır.
ı. Nezarete Alınanların Kaydına Ait Defter :
Gözaltı işlemleri nezarete alınanların kaydına ait deftere yazılmak suretiyle tespit edilir. Denetime tabi olan bu defterde:
(1) Kimlik bilgileri :
(a) Adı ve Soyadı,
(b) Baba adı,
(c) Cinsiyeti,
(ç) Doğum yeri ve tarihi,
(d) Nüfusa kayıtlı olduğu yer,
(e) Cilt, aile sıra ve kayıt numarası,
(f) Yabancılar için pasaport numarası,
(g) İkamet adresi, iş adresi ve telefon numaraları,
(2) Gözaltına alınmasına esas bilgiler :
(a) İsnat edilen suç, gözaltına alınma nedeni,
(b) Suç yeri ve tarihi,
(c) Kimin emri ile yakalandığı ve nezarete alındığı,
(ç) Haber verilen Cumhuriyet savcısının adı soyadı,
(d) Cumhuriyet savcısına haber verildiği tarih ve saat,
(e) Bilgi toplama işlem kısmı kaydı,
(3) GiriÅŸ iÅŸlemleri:
(a) Yakalamanın yeri, tarih ve saati,
(b) GiriÅŸ tarihi ve saati,
(c) Girişte alınan doktor raporunun verildiği makam, tarihi, sayısı ve özeti,
(ç) Üst aramasında teslim alınan malzemeler, teslim eden ve teslim alanın imzası,
(d) Giriş işlemini yapan görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
(e) Sanık ile ilgili işlemler.
(4) Sanık ile ilgili işlemler :
(a) Haber verilen yakını,
(b) Haber verilen diplomatik temsilciliğin adı ve telefon numarası,
(c) Tercüman temin edilip edilmediği, tercümanın adı soyadı ve imzası,
(ç) Avukat istediği hakkındaki beyanı ve imzası,
(d) Avukat istemiş ise baronun adı veya kendi avukatının adı soyadı,
(e) Gelen avukatın adı soyadı, sicil numarası, geliş saati ve imzası,
(f) Süre uzatımına karar veren makam, kararın tarihi, sayısı ve uzatılan süre.
(5) Çıkış işlemleri :
(a) Çıkarıldığı tarih ve saat,
(b) Çıkışta alınan doktor raporunun verildiği makam, raporun tarihi, sayısı ve süresi,
(c) Sevk edildiÄŸi makam,
(ç) Sevk evrakının tarihi ve sayısı,
(d) Teslim alan görevlinin adı soyadı ve imzası, (Gözaltı birimi sorumlusundan teslim alan devriye komutanıdır.)
(e) Kişinin kendisine teslim edilen malzemeler ve imzası,
(f) Görevliye teslim edilen malzemeler ve imzası,
(g) Geçici ayrılış,
(ğ) İlave işlemler ve sonuç,
(h) Çıkış işlemini yapan görevlinin adı, soyadı, rütbesi ve imzası,
(ı) Kontrol eden amirin adı soyadı, rütbesi ve imzası belirtilir.
Bu defterde, yukarıda belirtilen zorunlu bilgilerin dışında gerekli görülen diğer bilgilere de yer verilebilir.
i. Yakalanan kişiye, yakalama nedenleri ve hakkındaki iddialar yazılı; bunun hemen mümkün olmaması durumunda sözlü olarak derhal bildirilir. Toplu olarak işlenen suçlarda ise en geç hakim önüne çıkarılıncaya kadar bildirilir (Anayasa md.19/5).
j. Yakalanan kişi koşullar değerlendirildikten sonra serbest bırakılmayacaksa, haklı nedenler ve soruşturmanın zorunluluklarından ötürü en yakın hakime gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç 24 saat içinde hakim önüne çıkarılır. (Yakalama,Gözaltına alma ve ifade alma Yntl. md.13).
k. DGM kapsamındaki suçlarda dahil olmak üzere, üç ya da daha çok kişinin bir suçun işlenmesine katılmasıyla toplu olarak (CMUK.md.128) işlenen suçlarda, sanık sayısının çokluğu, sanıkların ya da delillerin durumu veya suçun niteliği nedeniyle 24 saatlik sürenin yeterli olmadığı anlaşıldığında, gözaltına alınan kişiler soruşturma bitinceye veya en çok (4) güne kadar; C.Savcısının yazılı emri ile sulh hakiminin kararı ile de en fazla (7) güne kadar uzatılabilir. İlk 4 günlük süreye kolluğun 24 saatlik süresi dahildir.
Jandarma adli kolluk makam ve memurları bu yetkiye doğrudan sahip değillerdir. Bu nedenle cumhuriyet savcılığından, gecikmesinde sakınca varsa sulh hakiminden yazılı izin almadıkça, topluca suç işlemiş olsalar bile yakaladıkları kişileri 24 saatten çok gözaltında tutamazlar (CMUK. md.128/2).
(1) Yakalama süresinin dolması veya hakimin serbest bırakma kararı üzerine serbest bırakılan kişi, yakalandığı eylem nedeniyle yeni ve yeterli bir delil elde edilmedikçe ve yeni ve yeterli delil elde edilse bile cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bu eyleminden dolayı kollukça yakalanamaz ve gözaltına alınamaz.
(2) Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin görev alanına giren suçlarda yakalanan sanığı göz altında tutma süresi (48) saattir. Üç veya daha fazla kiÅŸinin bir suçun iÅŸlenmesine katılması halinde (Toplu suçlarda) sanıklar tahkikatın bitiminde ve en geç (7) gün içerisinde hakim önüne çıkarılır. OlaÄŸanüstü hal ilan edilen bölgelerde bu süreler cumhuriyet savcısının veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde sulh hakiminin yazılı emri ile tek failli suçlarda (48) saat, toplu suçlarda (10) güne kadar çıkartılabilir. Ancak kolluk cumhuriyet savcısının veya sulh hakiminin yazılı emri olmadan sanığı veya sanıkları (48) saatten fazla göz altında tutamaz.
(3) Sıkıyönetim komutanı, sıkıyönetim ile ilgili suçlar nedeniyle yakalanan kimseleri 15 gün göz altında tutabilir. Ancak delillerin araştırılıp tespitinin uzun süre alması sebebiyle sanıkların 15 gün içinde hakim önüne çıkarılmalarına imkan bulunmaması halinde sanıklar soruşturmalarının bitiminde ve herhalde 30 gün içinde yetkili hakim önüne çıkarılırlar. Gözetim altında bulunanlar ilk 15 günün sonunda hakim önüne çıkarılamadıkları takdirde sıkıyönetim komutanı bu kişilerin durumunu bu süre sonunda inceler ve hakim önüne çıkarılıp çıkarılmamaları konusunda karar verir. Aynı kişi için aynı suç isnadı sebebiyle yeni deliller çıkması gibi haklı bir sebep yok iken bu yetki bir defadan fazla kullanılamaz (1402 sayılı Synt.K.md.15/son fıkra).
l. Bir suç nedeniyle doğrudan doğruya ya da bir resmi yazıya dayanarak yakalanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasında sakınca yaratmıyorsa yakınlarına derhal bildirilir (Anayasa md.19/7).
m. Yakalanan kişi kural olarak en yakın sulh hakimine; zoru gerektirilen müzekkere üzerine yakalananlar ise yetkili hakim önüne götürülür. Bu makamlara götürülen sanıklar için yolda geçen süre gözaltında tutma süresi dışındadır.
n. Zoru gerektiren müzekkereler üzerine yakalanan kişiler, durumun haklı gösterdiği zorunluluklar dışında gözaltında bekletilmez ve ilgili makama derhal teslim edilirler.
o. Zoru gerektiren müzekkerelerin yerine getirilmesi için alınacak önlemler çerçevesinde hazır bulundurulmak üzere gözaltına alınanlar, haklı nedenler ile yol hariç en çok 24 saat gözaltında tutulabilir. İhzar müzekkereliler için bu süre (48) saattir.
ö. Olayın suç olmadığı saptandığında, şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçildiğinde; suçun kanundaki cezasının üst sınırının bir ay hafif hapsi gerektirdiği ya da para cezasından başka ceza öngörülmediği durumlarda jandarma kendiliğinden; bu durumlar dışında ise savcının yazılı istemi üzerine yakalanan kişiyi serbest bırakır (J.Yntl.md.122).
Bu durumda serbest bırakma tutanağı (salıverme tutanağı) düzenlenir.Tutanakta sanığın kimliği, neden ve niçin yakalandığı, ne kadar süreyle gözaltında tutulduğu ve serbest bırakılma nedenleri açıkça belirtilir. Bu tutanak ve eklerinin bir örneği bilgi için cumhuriyet savcılığına gönderilir (J.Yntl.md.122). (Örnek 1700 kodlu konu EK-F)
p. Jandarma kanun ve nizamlara uygun olarak kişileri yakalama sırasında karşılaştığı direnmeleri kırmak, saldırıya yeltenen veya saldırıda bulunanları etkisiz duruma getirmek için uygun koşullarıyla zor kullanabilir.
r. Yakalanan kişinin kaçmasının önlenmesi, gözaltında bulundurulurken ciddi bir tehlike oluşturması ve özellikle birlikte bulundurulduğu kişiler ve personelin güvenliği için zorunlu görülmesi, intihara kalkışması veya bu yolda hazırlıkta bulunması durumunda, bu davranışlarına engel olmak için yakalanan kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınır (J.Yntl.md.38) (PVSK. md.13).
s. Jandarmaya silah kullanma imkanı veren kanunlar ve bunların silah kullanmaya ilişkin özel hükümleri bu yetki için de geçerlidir.
ş. Yakalananlardan uyuşturucu madde kullanmış olanlar ile alkollü olanların durumları; usulüne uygun olarak doktor raporu, doktor bulunmadığı hallerde yardımcı sağlık hizmetleri personelinden birinin, raporu ile tespit edilir (PVSK. md.13, PVS.Tüzüğü md.14,21).
t. Yakalanan kiÅŸinin önce üzeri aranarak durumunu belirtir doktor raporu alınıp, EK-D’deki talimat doÄŸrultusunda EK-E’deki emniyet ve nezaret odası defterine kayıt edildikten sonra, emniyet odasına konur. Çıkış iÅŸlemlerinde de defterin ilgili sütunları eksiksiz doldurulur.
u. Yakalanan kişi müdafi ile vekaletname aranmaksızın her zaman ve konuşulanların başkalarınca duyulamayacağı bir ortamda görüşebilir.DGM kapsamında ki suçlarda ise avukat ancak gözaltı süresinin hakim tarafından uzatılması halinde görüşebilir. Daha önce görüşme sağlanmaz.
v. Küçükler hakkında yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliğinin 18 maddesi hükümleri dikkate alınır.
01-1804. İFADE ALMANIN GENEL ESASLARI
Kolluk açısından ifade alma; idari veya adli soruşturmayla ilgili olarak mağdur, şüpheli, tanık, ihbarcı ve şikayetçi durumunda olan kişi veya kişilerin, bir olay veya suç hakkındaki görgü ve duygularının yazılı olarak sağlanması işlemidir.
İfade Almanın Genel Esasları Aşağıdaki Şekilde Sıralanabilir :
a. İfadesi alınanın insan olduğu unutulmamalıdır.
Resim 17-5
b. Hazırlık soruşturması ve işlemleri gizli olduğundan, bu zorunluluğa kesinlikle uyulmalıdır.
c. İfadesi alınan kişiye sosyal durumu, eğitim ve öğretim düzeyi ve kültürü göz önüne alınarak yaklaşılmalı ve hitap edilmelidir.
ç. İfade verenin konuşması zorunluluk olmadıkça kesilmemelidir. Bu sayede çok önemli ipuçları elde edilebilir.
d. İfade sahibinin kimliği doğru ve geniş saptanmalıdır.
e. İfade tutanağının başlık kısmına kimlik yazıldıktan sonra, metin kısmına söylenenler geçirilir. İfade tutanağının son kısmına ise imzalar atılır ve tarih yazılır. şüpheli ifade tutanağı CMUK md.135 esaslarına göre düzenlenir.
f. 3005 sayılı kanun kapsamına giren suçlarda kolluk, şüpheli ve tanıkların yazılı ifadelerini alma gibi zaman kaybettiren işlemlerden hiçbirini yapmaz. Bu gibi durumlarda suçüstü tutanağı düzenlenmesi yeterlidir (3005 Sayılı Kanun md.4, Yntl.md.16).
g. İfade verenin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, bedensel cebir ve şiddette bulunma, bazı araçlar uygulama gibi iradeyi bozan bedeni veya ruhi müdahaleler yapılamaz. Kanuna aykırı bir menfaat vaat edilemez. Bu gibi yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.
01-1805. TANIĞIN DİNLENMESİ VE BİLGİ TUTANAĞININ DÜZENLENMESİ
a. Jandarma tanıkların önce kimliğini saptanır; tanık hakkında kişisel bilgiler sorularak rahatlaması sağlanır ve olayla ilgili görgüsü duyduklarını sorulur. Tanıklar ayrı ayrı dinlenir.
b. Tanıktan gerekli, tam ve doğru bilgiler alınmaya çalışılır.
Resim 17-6
c. Delil olamayacak ve suçla ilgisi olmayan bilgiler üzerinde durulmaz ve tutanağa geçilmez.
ç. Tanığın, söylediklerini duyma ve görme olanağı olup olmadığı araştırılmalıdır.
d. Tanığın olayda maddi ve manevi bir zarar görüp görmediği veya yararlandığı bir durumun bulunup bulunmadığı, şüpheli veya suçtan zarar gören ile akrabalık, yakınlık derecesi araştırılmalıdır.
e. Tanığın sağlık ve eğitim durumu incelenmelidir.
f. Tanığın hafızasının kuvvetli olup olmadığı incelenmelidir.
g. Tanığın ruh hastası olup olmadığı incelenmelidir.
ğ. Tanığın heyecan ve başka duyguların etkisi altında olup olmadığı incelenmelidir.
h. Şüpheli hakkında kuvvetli deliller ele geçirilmişse, ifade alınırken bu delillerle ilgili sorular sorularak olayın aydınlatılmasına çalışılmalıdır.
ı. Tanığın söylediklerinde samimi olup olmadığı kesinlikle saptanmalıdır.
i. Tanığın sözleri, diğer tanık ve maddi delillerle karşılaştırılarak kontrol edilmelidir.
j. Tanıkların kasıt olmaksızın, söylenti ve dedikoduları bizzat kendi gördükleri gibi anlatılabilecekleri unutulmamalıdır.
k. İfade sırasında yalan söyledikleri saptanan ve güvenilmeyen kişilerin diledikleri kadar konuşmalarına fırsat verilerek, söyledikleri yalanların kendilerini bir çıkmaza götürmesi ve sonunda doğruyu söylemek zorunda kalmaları sağlanmalıdır.
l. Utangaç veya asabi mizaçlı kişilerin ifadeleri alınırken, resmi bir hava yerine bir sohbet ortamı yaratılmalıdır. Çocuklara güven verilmeli ve dostça yaklaşılmalıdır.
m. Genel olarak tanık önce dinlenmelidir. Daha sonra kendisine ustaca sorular yöneltilerek, olayın aydınlatılmasına yarayacak diğer bilgilerin elde edilmesine çalışılmalıdır.
n. Zorunluluk varsa, tanıklar veya tanık ile şüpheliler yüzleştirilerek çelişkiler giderilmeye çalışılır. Yüzleştirme yapıldığında yüzleştirme tutanağı tutulmalıdır.
o. Gerektiğinde ve zorunluluk varsa tanıklara, sanığı tanıma (teşhis) işlemi yaptırılır ve tanıma (teşhis) tutanağı düzenlenir.
ö. Tanık ifadesi yeminsiz olarak alınır.
p. Tanıklıktan çekilme hakkı olanlar, tanıklık yapmak istemezlerse bu konuda tutanak tutulur.
r. Tanığın söyledikleri bir tutanağa geçirilerek imzalanır. İmza işlemi bittikten sonra, tanık yeni bir açıklamada bulunursa, tutanağın altına bu durumu belirten açıklama yapılarak tanığın sözleri yazılır ve aynı kişilerce tekrar imzalanır.
s. Tanıkların öncelikle müdahalede bulunmaksızın anlatmaları beklenir, daha sonra ustaca sorular sorularak çelişkiler giderilmelidir.
ş. İfade Tutanağı :
(1) Kolluğun, kendisine intikal eden bir olayda, olayla ilgisi olmamakla birlikte bilgi ve görgüsü olan tanığın ifadesinin tespit edildiği belgedir. (EK-H)
(2) İfade tutanağının planı aşağıda belirtilmiştir :
(a) Başlık,
(b) İfadesi alınan kişinin :
(I) Adı soyadı,
(II) Baba adı,
(III) DoÄŸum yeri ve tarihi,
(IV) Nüfusa kayıtlı olduğu yer,
(V) Şu anda oturduğu ve çalıştığı yer,
(VI) Okuma- yazma bilip bilmediÄŸi,
(c) İfade verenin olay hakkındaki ifadesi,
(ç) Sonuç kısmı,
(d) Tutanağın düzenlenme tarihi, ifadeyi alan, yazan ve ifadeyi verenin adı soyadı, rütbe, makam ve imzaları.
01-1806. ŞÜPHELİNİN DİNLENMESİ VE İFADE TUTANAĞININ DÜZENLENMESİ
a. Önce şüphelinin kimliği saptanır. Kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermek zorundadır. Şüpheli ifadesi yeminsiz alınır.
b. Kimlik tespitinden sonra, kendisine kanuni hakları hatırlatılarak ifadesi alınır. (CMUK.md.135,135/a). Soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla ve yakalanan kişi isterse, vekaletname aranmaksızın sadece 1(bir) avukat ifade esnasında hazır bulunabilir. Müdafi, şüphelinin ifadesi alınırken onun yerini aldığı içlemini veren herhangi bir müdahalede bulunamaz ve sadece hukuki yardımda bulunabilir. Hukuki yardım maddi olayı karartabilecek müdahalenin yapılması anlamına gelmez. Müdafi, şüpheliye bütün kanuni haklarını hatırlatabilir ve müdafiinin her türlü müdahalesi tutanağa geçirilir.
Resim 17-7
c. Müdafi, kolluk kuvvetinde bulunan hazırlık evrakından yakalanan kişinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporlarını ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer işlemlerle ilişkin tutanakları her zaman inceleyebilir ve bunların bir suretini kolluk kuvvetinden alabilir. Bunlar dışında ki diğer evrakları ancak C.Savcısının izni ile talep eder.
ç. Şüphelinin suçsuz olduğunu kanıtlaması istenemez; kendisine aleyhine var olan şüphe sebeplerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek imkanı verilir.
d. Şüphelinin ifadesinde söylediklerinin, somut delillerle kanıtlanmadıkça hiçbir işe yaramayacağı unutulmamalıdır.
e. Kişiler çeşitli nedenlerle suçu üzerine alabilir; bu konuya özellikle dikkat edilmelidir.
f. Hakimin önünde ikrar ve itirafta bulunmadıkça ve bir tutanakla tespit edilmedikçe, Şüphelinin Jandarmadaki delile dayanmayan itiraflarının geçersiz olduğu unutulmamalıdır (CMUK.md.247).
g. Şüphelinin kendi lehine söyledikleri de tutanağa geçirilir. Şüphelinin ilk sorgusunda kim olduğu ve kişisel halleri hakkında bile bilgi alınır (CMUK.md.135).
ğ. İfadeyi alacak görevli, kendisine çekidüzen vermeli ve işine ciddiyetle sarılmalıdır.
h. İfadenin alınacağı odanın etrafında gerekli önlemler alınmalıdır. Şüphelinin kaçmasına ya da kendisini atmasına engel olmak için pencere, balkon, kapı gibi yerlerde önlem alınmalıdır.
ı. Şüphelinin üzeri önceden aranmalı; muhtemel saldırılara karşı emniyet önlemleri alınmalıdır.
i. Şüpheli odaya kelepçesiz alınır; zorunlu hallerde kelepçeli olabilir. İfade sırasında odada ilgisiz kişiler olmamalıdır.
j. Şüphelinin yaklaşma yollarından biri seçilmelidir.
k. Peşin hükümlü olarak hareket edilmemelidir.
l. Eldeki deliller, zamanı geldiğinde ve şüpheli yalan söylemeye başladığında ileri sürülerek üstünlük sağlanmalıdır.
m. Şüphelinin yalan söyleyip söylemediği tespit edilmelidir (Örneğin; sık sık yutkunması, bakışlarını kaçırması vb.).
n. Şüphelinin sözleri kısa kısa not alınmalı; ifadesinde çelişki ve yalanlar varsa, yöneltilecek sorularla gerçeğin ortaya çıkarılması sağlanmalıdır.
o. Jandarma hukuka, ahlaka ve bilime uygun modern soruşturma tekniklerini kullanarak, olayın en önemli tanığı durumunda bulunan şüphelinin olayla ilgili bilgi ve görgüsünü saptamaya yetkilidir. Şüpheliye açıklamada bulunması için eziyet edilemez. Yapılacak sorgulamalar, istemli nitelik taşıyan açıklamaları sağlamaya yarayan ve yukarıda nitelikleri belirtilen soruşturma tekniklerinin öngördüğü esaslara göre yürütülür.
Şüphelinin Suçunu İtiraf Etmesi Durumunda, İtirafının :
(1) Maddi deliller ve tanık ifadeleri ile,
(2) TeÅŸhis,
(3) Temsili keÅŸif niteliÄŸinde uygulama,
(4) Suç yeri gösterme,
(5) Yüzleştirme işlemlerini yaparak delillendirilmesi ve kanıtlanması zorunludur. Yalnızca itirafa dayalı olarak sonuç elde edilmesi mümkün değildir.
Temsili keşif niteliğindeki uygulama, suç yeri gösterme vb. işlemlerin tutanakla belgelenmesi zorunludur (J.Yntl.md.124).
o. Şüpheli ile suçtan zarar görenin yakınlık, akrabalık ve aynı çatı altında olup olmadığı belirlenmelidir.
ö. İfade alma bittiğinde en az iki suret tutanak düzenlenmeli ve ayrı ayrı imzalanmalıdır. İmzadan imtina edilmişse sebebi yazılır.
p. 11 yaşını bitirmiş, ancak 18 yaşını doldurmamış olanlar kolluk tarafından yakalanırlar ancak ifade alma ve hazırlık soruşturması işlemleri C.Başsavcısı yada görevlendireceği C.Savcısı tarafından yapılır.
r. İfade Tutanağı :
(1) Kolluğun, kendisine intikal eden bir olayda sanığın ifadesini tespit ettiği belgedir. (EK-I)
(2) İfade tutanağının planı aşağıda belirtilmiştir :
(a) Başlık,
(b) İfadesi alınan kişinin :
(I) Adı soyadı,
(II) Baba adı,
(III) DoÄŸum yeri ve tarihi,
(IV) Nüfusa kayıtlı olduğu yer,
(V) Şu anda oturduğu ve çalıştığı yer,
(VI) Okuma-yazma bilip bilmediÄŸi,
(VII) Sabıkası olup olmadığı,
(c) İfadenin verildiği yer,
(ç) İfadenin verildiği tarih,
(d) İfade verene isnat edilen suç,
(e) İfade verenin kanuni hakları,
(f) Yerine getirilemeyen iÅŸlemler ve sebepleri (varsa),
(g) Savunma,
(ğ) Tutanağın düzenlendiği tarih, ifadeyi alan, yazan, avukat ve ifadeyi verenin adı soyadı, rütbe, makam ve imzaları.
01-1807. TEMSİLİ UYGULAMA VE YER GÖSTERME TUTANAĞININ DÜZENLENMESİ
a. Suçun işlenme şeklinin ve oluşunun, şüpheli veya mağdur tarafından suç yerinde tekrarlanması suretiyle olayın yerinde anlatılması ve yazılı olarak tespit edilmesine "temsili uygulama ve yer gösterme"; düzenlenen tutanağa da "temsili uygulama ve yer gösterme tutanağı" adı verilir.
b. Jandarma olayı aydınlatmak amacıyla (CMUK.md.156) olay yerinin, olayla ilgili nesnelerin temsili uygulama yoluyla incelemesini yapmaya yetkilidir. Olayın oluş şeklini ortaya koyan ve temsili olarak yapılan uygulama ve yer gösterme işlemi, keşif işlemi olarak tutanakla saptanır. Olay yerinin sistematik incelenmesine ilişkin işlemler de birer keşif işlemi niteliğindedir (J.Yntl.md.128).
c. Keşif kural olarak hakim tarafından yapılır (CMUK.md.78). Ancak, gecikmesinde sakınca varsa cumhuriyet savcısı ve onun yardımcısı sıfatıyla kolluk da keşif yapabilir. Özellikle kolluğun yaptığı keşif, acele önlemler kavramı içinde ve olayı aydınlatma amacı güder (CMUK.md.156). Tanık ya da şüpheli ifadelerinin doğruluk derecesini anlamak için de keşfe gerek duyulabilir. Kolluk genellikle, Şüpheli şüphesiyle yakaladığı kişinin ifadesinin doğruluğunu olay yerinde temsili uygulama ve yer gösterme suretiyle tespit eder. Şüphelinin ifadesindeki bilgilerin şüpheli olmayanlar tarafından bilinmesine ve yapılmasına imkan görülmeyen hallerde, temsili uygulama ve yer gösterme işlemi delil teşkil eder. Bu nedenle, olay yerinin doğru ve çok ayrıntılı olarak önceden "Olay Yeri Tespit Tutanağı"nda belirtilmesi gerekir. Şüphelinin temsili uygulama ve yer gösterme işlemi sırasında yaptığı ve gösterdiği davranışlar ile olay yeri tespit tutanağında bulunan bulgular aynı olduğu takdirde, suç aydınlatılmış ve delillendirilmiş olur. Şüphelinin bizi aldatmasını önlemek, ifadesinin doğruluğunu araştırmak ve ifadesini delile dayandırmak için uygulama ve yer gösterme işlemi yapmak şarttır. Şüphelinin olayın işlenişi, olay yerinin incelikleri veya ikna edici delilleri göstermesine özellikle dikkat edilmelidir. Temsili uygulama ve yer gösterme işleminin inandırıcı ve yeterli olması için olayın canlandırılması, iklim ve zaman koşullarının olay anındaki koşullarla aynı olması gerekir. Temsili uygulama ve yer gösterme işlemi de diğer soruşturma işlemleri gibi bir tutanakla belgelenmelidir. Tutanağa olayın oluşuna göre olması gerektiği halde bulunamayan eserlerin ve izlerin yokluğu da yazılır (CMUK.md.78/2). Uygulama sırasında bilirkişiden de yararlanılabilir.
ç. Uygulamada sadece mala karşı işlenen suçlarda ve şüpheli açısından yaptırılan temsili uygulama ve yer gösterme işlemi, mağdur açısından ve başka suçlarda da uygulanabilir (Konut dokunulmazlığı, alıkoyma, belli bir yerde işlenen adam öldürme olayları).
Genellikle suçlular suçlarını inkar ederler. Ancak, suçla ilgileri olmadığı halde çeşitli nedenlerle suçu işlediklerini söyleyenler de vardır. Bu durumun anlaşılabilmesi için, şüpheliden suçun işlendiği yeri, takip ettiği yolu, suçu nasıl ve hangi vasıtalar yardımıyla işlediğini göstermesi istenir.
Suç yerine gidilmeden önce suç yerini tarif etmesi, giriş çıkış noktalarını ve suçu nasıl işlediğini anlatması istenir. Olay yerine yaklaşıldığında kendisinden olay yerini göstermesi istenir. Sanığa müdahalede bulunulmaması, sadece gözlem yapılması ve gerekiyorsa anlattıklarının kısa notlar halinde alınması gereklidir. Sanığın anlattığı her şeyin doğru olmayabileceği unutulmamalıdır. Olay yerini gösterdikten sonra, bir hırsızlık olayı söz konusu ise şüpheliden eve nereden ve nasıl girdiği, evin içinde hangi odaları, nereleri karıştırdığı ve hangi odanın neresinden eşya aldığı, hangi yolu takip ederek evden çıktığını anlatması istenir.
Şüphelinin anlattıkları şikayetçinin ifadesine ve daha önce düzenlenen olay yeri tespit tutanağına uygun olduğu takdirde sanığın bu suçu işlemiş olduğu anlaşılır ve tutanağa geçirilir.
Temsili uygulama ve yer gösterme işlemleri, genellikle sanığın suça ilişkin itiraflarını sağlamlaştırmak için yapılır. Böylelikle sanığın lehindeki veya aleyhindeki deliller güç ve değer kazanır.
8-10 evden geceleyin hırsızlık yapmış bir kişi yakalandığında ve suçunu itiraf edip bir adet yer göstermeyi yaptığında; işlerin çokluğu, soruşturmanın bir an önce bitirilmesi, ya da başka bir nedenle kolluğun diğer suç yerlerine gitmemesi ve olay yeri tespit tutanaklarına göre karakolda uygulama ve yer gösterme tutanağı düzenlemesi hukuki yönden çok sakıncalıdır; sanığın lehine bir durum yaratılmış olur ve görevliler hakkında suç oluşturur.
Temsili uygulama ve yer gösterme tutanakları, (EK-İ, J) şüpheli ile birlikte olay yerine gidilerek burada düzenlenmelidir. Ayrıca, suç günün hangi saatlerinde işlendi ise, temsili uygulama ve yer göstermenin de olanaklar ölçüsünde aynı saatlerde yapılması gereklidir. Yer gösterme işleminde sanığı yalan beyana itecek yönlendirme yapılmamalıdır.
d. Temsili Uygulama ve Yer Gösterme Tutanağının Planı Aşağıda Belirtilmiştir:
(1) Başlık,
(2) Suçun işleniş yeri ve tarihi,
(3) Suçun ne olduğu,
(4) Şüpheli olarak yakalanan kişinin hüviyeti,
(5) Şüphelinin suça ilişkin ifadesi,
(6) Şüphelinin anlatım ve tarifine uygun olarak suç yerine gidiş ve dönüşü,
(7) Şüphelinin, işlenen suça göre suç yerindeki ifadesi,
(8) Bu ifadenin daha önce yapılan soruşturma ve tespitlere uygun olup olmadığı,
(9) Sonuç,
(10) Tarih ve imzalar.
01-1808. BİLİRKİŞİYE BAŞVURMA
a. Jandarma, olayın aydınlatılması için gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ve uzmanlık gerektiren konularda, alanlarında uzman kişilere başvurma, görüş ve düşüncelerini alma yetkisine sahiptir. Bu konuda kendi uzman personelinden yararlanabileceği gibi Polis teşkilatındaki uzman kişilerden de yararlanabilir.
Resim 17-8
Kanun ve nizamlarda gösterilen resmi bilirkişi kurum ve kuruluşları bulundukça bunlara başvurulması zorunludur. Hükümet tabibi varken özel doktora başvurulmaz. Jandarma bilirkişilere hiçbir şekilde yemin ettiremez. Bilirkişinin görüş ve açıklamaları kural olarak yazılı biçimde sağlanır. Sözlü görüş ve açıklamaları tutanakla saptanır (J.Yntl. md.127).
b. Ceza yargılaması sırasında görev yapan kolluk, savcı ya da hakim gibi yetkililere, uzmanlıklarına dayanarak yardımcı olan kişilere bilirkişi adı verilir. Bilirkişiler, bilimsel ve teknik bilgilerine dayanarak oy ve düşüncelerine başvurulmak üzere görevlendirilirler. Parmak izinin şüphe edilen kişiye ait olup olmadığını bildiren uzmanın hizmeti bilirkişiliğe bir örnektir.
c. BilirkiÅŸilik, kamu hizmeti niteliÄŸi taşıyan bir yükümlülüktür. BilirkiÅŸilik yapmakla görevlen-dirilebilecek olanlar, belli uzmanlığı olan gerçek kiÅŸiler olabileceÄŸi gibi, yasalarla kurulmuÅŸ bilirkiÅŸilik kurum ve kuruluÅŸları da olabilir. Konuyla ilgili en önemli kuruluÅŸ, Adli Tıp Kurumu’dur. Adli tabiplikler, hükümet ya da belediye tabiplikleri de bu anlamda resmi makamlardır. Madeni paralar ve altın sikkeler konusunda devlet darphanesi yetkilidir. Balistik, grafoloji ve sahtecilik, patlayıcı maddeler, teknik fotoÄŸraflar konularında kriminal polis laboratuarları resmi bilirkiÅŸi kurumlarıdır.
ç. Bilirkişiye başvurmak zorunlu değildir. Savcı veya kolluk, delil olabilecek nesneleri ayırt edebilmek için bilirkişiye başvurabilirler. Ancak, şüpheli ölüm olaylarında ve yasanın zorunlu gördüğü diğer özel durumlarda bilirkişiye başvurulması zorunludur.
d. Bilirkişiye başvurmak kural olarak hakime ait bir yetkidir. Ancak, hazırlık soruşturmasında ve gecikmesinde sakınca umulan hallerde cumhuriyet savcısı (CMUK. md.66) ile suçları aramak ve olayı aydınlatmak için kolluğun bilirkişiye başvurma yetkisi vardır ve kolluğun başvurduğu bu kişilere elverişli kişiler denir. (CMUK.md.156). Her ne kadar CMUK.md.66 kolluğa bilirkişi tayin etme yetkisi vermemiş ise ve de kolluğun dinlediği bilirkişiye uygulamada C.savcılığı tarafından ücret ödenmiyorsa da CMUK.md.156 gereğince kolluk; suçu aydınlatmak için gerekli acele tedbirleri almakla sorumlu ve yetkilidir. Bu nedenle bazı olaylarda ihtiyaç duyulan konularda kolluk konu ile ilgili yeterli bilgiye sahip kişilerde bilgi ve görüş almaya zorunlu kalmaktadır. Bu durumu da bir tutanakla tespit etmektedir. Bu tutanağa biz sadece "Tutanak" diye yazıp hazırlık soruşturmasına ekleyebiliriz. Hazırlık soruşturmasında, muayene edilmesi gereken kişilerin muayeneleri cumhuriyet savcısının isteği ile yapılır.
e. Resmi bilirkiÅŸilik kurum ve makamları, kendi görev alanlarını ilgilendirdiÄŸi ölçüde bilirkiÅŸilik istemini geri çeviremezler. BilirkiÅŸilik yapabilecek derecede bir fen ve sanatı meslek edinmiÅŸ veya mesleki diploma, sertifika, uzmanlık belgesiyle yetkili kılınmış memur ve serbest meslek sahibi kiÅŸiler, bilirkiÅŸilik görevi verildiÄŸinde yapmakla yükümlüdürler. Buna uymayanlar CMUK’un 70 nci maddesine göre cezalandırılırlar. Ancak, bilirkiÅŸiliÄŸe çaÄŸrılan kiÅŸinin bilirkiÅŸilikten çekinme yetkisi vardır (CMUK. md.69). Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve kiÅŸisel davacı bilirkiÅŸiyi reddedebilir.
f. Bilirkişiler, gerekli görürlerse ve sakınca yoksa tanıkları dinleyebilir, sanığı sorguya çekebilir ve soruşturma dosyasını inceleyebilirler. Kolluk, bu konuda şüpheye düştüğünde cumhuriyet savcısının görüşünü alır (CMUK. md.73). Hazırlık soruşturmasında yazılı olarak verilmeyen bilirkişi açıklamaları görüş ve düşünceleri tutanakla saptanmalıdır.
g. Bilirkişilere, yitirdikleri zamanın karşılığı olarak durumuna uygun bir ücret verilir. İnceleme sırasındaki zorunlu harcamaları ile yol giderleri ayrıca ödenir. Ödeme işlemi C.savcılığınca suçüstü ödeneğinden yapılır (CMUK.md.77).
01-1809. YÜZLEŞTİRME VE TUTANAĞIN DÜZENLENMESİ
a. Tanık ve şüpheli ifadelerinin birbirini tutmaması durumunda ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla bu kişilerin karşı karşıya getirilmesine "yüzleştirme" adı verilir. Bu işlemin yapılması durumunda yüzleştirme tutanağı düzenlenmelidir. (EK-K)
b. Yüzleştirme kural olarak son soruşturmada mahkeme tarafından yapılabilir. Ancak gecikmesinde sakınca varsa ve kimliğin tespit edilmesi için gerekli ise, hazırlık soruşturmasında kolluk tarafından da yüzleştirme yapılabilir (CMUK.md.54/2). Yüzleştirme tanıklar veya tanıkla şüpheli arasında da yapılabilir. Şikayetçinin yüzleştirilmesi kabul edilmemiştir. Gecikmesinde sakınca olan duruma tanığın yabancı bir ülkeye gitmek zorunda olması örnek gösterilebilir. Gecikmesinde sakınca olan durumun ne olduğu, bu konuda düzenlenen tutanakta belirtilmelidir.
01-1810. TEŞHİS VE TUTANAĞIN DÜZENLENMESİ
a. Suçun meydana gelmesinden sonra sanığın, suç eşyasının, suçta kullanılan aletlerin, tanıkların veya suçun mağduru tarafından tanınarak gösterilmesi işlemine "teşhis"; işlem sonucunda düzenlenen tutanağa "teşhis tutanağı" adı verilir. (EK-L). Örneğin; suç işlediğinden şüphe edilen kişinin veya fotoğrafının tanığa gösterilmesi bir teşhis işlemidir. Hüviyeti bilinmeyen ölünün, otopsi yapılmadan önce kendisini tanıyanlara veya tanıma ihtimali olanlara gösterilerek teşhis yapılır (CMUK.md.80). Yankesicilik, dolandırıcılık gibi kalabalık yerlerde işlenen suçlarda, tanıklar şüpheli hakkında yanılgıya düşebilir, bu durumlarda da teşhis işlemi yapılabilir.
Resim 17-9
b. Tanımada bazı hususlara dikkat edilmesi gereklidir. Tanıma, insan gözü ve hafızası ile ilgili olan bir olaydır. Yapılan incelemeler, aileden bir kişinin 40-80m mesafeden tanınmasının mümkün olduğunu göstermiştir. Kamburluk, aksaklık gibi özellikleri olmayan kişilerin ise ancak 25-30 m. den tanınabileceği anlaşılmıştır. İlk defa görülen bir kişinin ikinci defa görüldüğünde teşhis edilebilmesi için, bu kişinin 15-20m mesafeden görülm