Hukukun Yazılı Kaynakları

Hukukun Yazılı Kaynakları

Yazılı kaynaklar, devletin yetkili organları tarafından konulmuş olan bütün hukuk kurallarından oluşur. Bunlar adı üstünde “yazılı”dır. Bunlar “Resmî Gazete” yazılı olarak yayınlanırlar.

İşte devletin yetkili organları tarafından konulmuş ve yürürlükte bulunan hukuk kurallarının bütününü hukuk dilinde “pozitif hukuk ”, “mevzu hukuk” veya kısaca “mevzuat” denir. Mevzuat, anayasa, kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler ve yönetmeliklerden oluşur.

KUTU 3.1: Normlar Hiyerarşisi.- Bir hukuk düzeninde mevcut olan, anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik gibi normlar, dağınık hâlde ve rasgele değil, alt-alta, üst-üste bulunur. Bu normların arasında altlık-üstlük ilişkisi vardır. Buna “normlar hiyerarşisi” veya “hukuk düzeni piramidi” denir. Bu hiyerarşi de alt basamakta yer alan norm geçerliliğini üst basamakta yer alan normdan alır ve dolayısıyla ona uygun olmak zorundadır. Örneğin kanun Anayasaya, yönetmelik kanuna aykırı olamaz. *

* **************************Anayasa

*

*************************Kanun

*

************************Tüzük

*

************************Yönetmelik

Şimdi hiyerarşik bir şekilde sıralanan bu yazılı hukuk kaynaklarını görelim.

1. Anayasa

Anayasa kısaca şu şekilde tanımlanabilir:

TANIM: Anayasa, normlar hiyerarşisinde en üst sırayı işgal eden ve kanunlardan farklı ve daha zor bir usûlle konulan ve değiştirilebilen hukuk kurallarının bütünüdür.

Anayasa kuralları çoğunlukla devletin temel organlarının (yani yasama, yürütme ve yargı organlarının) kuruluşunu ve işleyişini ve keza devlet karşısında vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini düzenler. Türkiye’de 1876, 1921, 1924, 1961 ve 1982 yıllarında yeni anayasal yapılmıştır. Günümüzde yürürlükte olan Anayasa, 7 Kasım 1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıdır.

Anayasalar aslî kurucu iktidar *denen, devrim, hükümet darbesi, savaş gibi olağanüstü durumlarda ortaya çıkan ve sınırsız olan bir iktidar tarafından yapılır. Ancak Anayasal bir kez yapıldıktan sonra kendi belirledikleri usûle göre değiştirilirler. Anayasada değişiklik yapma iktidarına tali kurucu iktidar denir. 1982 Türk Anayasasına göre Anayasayı değiştirme yetkisi, esas itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Önce ad sürecini bir şema hâlinde gösterelim. Daha sonrada sürecin açıklamasını yapalım:

ŞEMA 3.2: Anayasa Değişikliği Usûlü

* ********* Teklif >*1/3 (184 MV) *

* * * * *

* Görüşme (İki defa) *

* * * * *

* * Kabul (Gizli Oy) * *

* * * * *

(330 MV) 3/5 ≤ Çoğunluk < 2/3 (366 MV) * Çoğunluk ≥ 2/3 (367 ve daha fazla Milletvekili)

* * *

Cumhurbaşkanı * Cumhurbaşkanı

* * * * *

Halkoylaması Geri Gönderme Onay Halkoylaması Geri Gönderme

* * * * *

* Aynen Kabul ≥ 2/3 * * Aynen Kabul ≥ 2/3

* * * * *

* Cumhurbaşkanı * * Cumhurbaşkanı

* * * * *

************************* **Halkoylaması*** ***Onay **** ******************* **Halkoylaması*** *** Onay

* * * * * * * *

Anayasamızın *175’inci maddesine göre Anayasa değişikliği telifinin TBMM üye tamsayısının en az üçte biri (yani 184 milletvekilinin imzasıyla) tarafından verilmesi gerekir. Anayasa değişikliği teklifi TBMM’de iki defa görüşülür. İki görüşme arasında en az iki tam gün bulunur. Anayasa değişikliği teklifinin kabulü için yapılan oylama “gizli oy” ile yapılır. Değişiklik teklifinin kabul edilebilmesi için teklifin TBMM üye tamsayısının en az beşte üçü (330 milletvekili) tarafından kabul edilmesi gerekir. Değişiklik teklifi TBMM üye tamsayısının beşte üçünden fazla ama üçte ikisinden az oyla (yani 330 ilâ 366 oy) ile kabul edilmiş ise, Cumhurbaşkanının bu değişikliği ya halkoylaması sunar, ya da bir defa daha görüşülmek üzere TBMM’ne geri gönderir. TBMM bu değişikliği aynen kabul edebilmesi için en az üçte iki çoğunluğuyla (yani 367 ve daha fazla milletvekilinin oyuyla) kabul edebilir. Ad teklifi bu çoğunlukla kabul edilmiş ise, Cumhurbaşkanı bu değişikliği ya onaylamak, ya da halkoylamasına sunmak zorundadır.

TBMM, anayasa değişikliği teklifini doğrudan doğruya en az üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla (yani 367 ve daha fazla milletvekilinin oyuyla) kabul etmiş ise, Cumhurbaşkanı bu değişikliği onaylayabilir; halkoylamasına sunabilir veya bir kez daha görüşülmesi için TBMM’ne geri gönderebilir. TBMM, kendisine geri gönderilen değişikliği aynen ve aynı çoğunlukla (yani 367 ve daha fazla milletvekilinin oyuyla) kabul ederse bu takdirde Cumhurbaşkanı değişikliği onaylamak veya bir kez halkoylaması sunmak zorundadır.

2. Kanun

Kanun kısaca şu şekilde tanımlanabilir:

TANIM: Kanun, yasama organı tarafından kanun adı altında yapılan ve normlar hiyerarşisinde Anayasanın altında tüzüklerin üstünde yer alan çoğunlukla, genel soyut kurallar içeren hukukî metinlerdir.

Türkiye’de Cumhuriyet döneminde kabul edilmiş 12 500’den fazla kanun vardır. Ayrıca Türkiye’de Osmanlı döneminden kalan birkaç kanun da hâlâ yürürlüktedir.

Kanunların başlıca özellikleri şunlardır: Bir kere, kanunlar yazılıdır. İkinci olarak kanunlar çoğunlukla geneldir; yani bir veya birkaç kişiyi değil, aynı durumda olan herkes hakkında hüküm getirirler (Ancak istisnaen tek kişi için çıkarılmış kanunlar da vardır). Üçüncü olarak, kanunlar süreklidir; yani bir defa uygulanmak için değil, devamlı uygulanmak için çıkarılırlar (Ancak istisnaen belirli bir süreyle çıkarılan veya bir defa kullanılmak üzere çıkarılan kanunlar da vardır).

Kanunların Yapılış Usûlü.- Kanunların nasıl yapılacakları Anayasamızın 88 ve 89’uncu maddelerinde düzenlenmiştir. Öncelikle kanun yapma yetkisinin TBMM’ye ait olduğunu söyleyelim. Kanunlar dört aşamadan geçerek yürürlüğe girerler. Şöyle:

a) Öneri.- Kanunlar ya bakanlar kurulu ya da milletvekilleri tarafından önerilirler. Bakanlar kurulu tarafından yapılan kanun önerisine kanun tasarısı , milletvekilleri tarafından yapılan kanun önerisine ise kanun teklifi *denir.

b) Görüşme.- Kanun tasarı ve teklifleri, İçtüzükte belirtilen usul ve esaslara göre TBMM tarafında görüşülürler. Görüşmeler kural olarak açıktır ve Tutanak Dergisinde tam olarak yayımlanır.

c) Kabul.- Görüşme safhasından sonra kabul safhası gelir. Bu safhada oylama yapılır. Kanunun kabul edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda toplantıya katılanların salt çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekir. Örneğin 300 milletvekili toplantıya katılmış ise 151 kabul oyu, 140 ret oyu, 9 çekimser oy çıkmış ise kanun kabul edilmiş demektir. (Uyarı: Kabul oylarının sayısı 139’dan az olmamalıdır).

d) Yayım .- Bu şekilde TBMM tarafından kabul edilen kanunlar, Meclis Başkanı tarafından Cumhurbaşkanına gönderilir. Cumhurbaşkanı, 15 gün içinde, bu kanunu beğeniyorsa Resmi Gazetede yayımlar; beğenmiyorsa, bir defa daha görüşülmek üzere, 15 gün içinde TBMM’ne geri gönderir. TBMM geri gönderilen kanunu aynen (noktası virgülüne dokunmadan) kabul ederse, Cumhurbaşkanı artık bu kanunu tekrar geri gönderemez; Resmi Gazetede 15 gün içinde yayımlamak zorundadır.

Yürürlüğe Giriş Tarihi.- Kanunlar çoğunlukla hangi tarihte yürürlüğe gireceklerini sondan bir önceki maddede belirtirler. Eğer bir ihtimal kanun, kendi yürürlüğe gireceği tarihi belirtmemiş ise, kanun, Resmi Gazetede yayımlandığı günü izleyen günden itibaren 45 gün sonra yürürlüğü girer.

Denetim.- Bu şekilde kabul edilip yayımlanan kanunlar anayasaya aykırı olmamalıdır. Kanunlar, Anayasaya aykırı ise, belli makamların başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenirler ve gerçekten aykırıysalar Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilirler.

3. Kanun Hükmünde Kararname

Türk hukukunun yazılı kaynaklarından üçüncüsü kanun hükmünde kararnamelerdir. Bunlar adı üstünde kanun “hükmündedir”. Yani normlar hiyerarşisinde kanunlarla eş düzeyde yer alır. Kanun hükmünde kararnameler mevcut kanunları yürürlükten kaldırabilir; onlarda değişiklik yapabilir veya kanun konusu olmayan bir konuyu kanun gibi düzenleyebilir.

Kanun hükmünde kararnameler, şu şekilde tanımlanabilir:

TANIM: Kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisinden veya doğrudan Anayasadan aldığı bir yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulunun belli konuları düzenlemek için çıkardığı ve kanun düzeyinde yer alan yazılı hukuk kurallarıdır.

1982 Anayasası düzeninde olağan ve olağanüstü olmak üzeri iki çeşit kanun hükmünde kararname vardır.

a) Olağan Kanun Hükmünde Kararnameleri.- Olağan dönemlerde kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi Bakanlar Kuruluna aittir. Ancak Bakanlar Kurulu durup dururken kanun hükmünde kararname çıkaramaz. Bunun için öncelikle bir yetki kanunuyla Türkiye Büyük Millet Meclisinden yetki alması gerekir. Vatandaşların temel haklar ve ödevleri ile siyasî haklar ve ödevleri kanun hükmünde kararname ile düzenlenemez. Kanun hükmünde kararnameler başbakan ve bütün bakanlar tarafından imzalanır ve Cumhurbaşkanı tarafından Resmî Gazete yayımlanır. Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler ve aynı gün onay için Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulurlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin reddedeceği tarihe kadar kanun hükmünde kararname yürürlükte kalır. Türkiye Büyük Millet Meclisi görüşüp kanun hükmünde kararnameyi onaylarsa, kanun hükmünde kararname kanuna dönüşür; reddederse, kanun hükmünde kararname, ret kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Yani o tarihe kadar yürürlükte kalmış olur. Kanun hükmünde kararnamelerin Anayasaya şekil ve esas bakımından uygunluğunun denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yapılır.

b) Sıkıyönetim ve Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnameleri.- Sıkıyönetim ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerini çıkarma yetkisi normal bakanlar kuruluna değil, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kuruluna aittir. Bu tür kanun hükmünde kararnameler çıkarılması için yetki kanuna ihtiyaç yoktur. Sıkıyönetim ve olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri konu sınırlandırmasına da tâbi değildir; temel hak ve hürriyetler dahil gerekli olan her konu bu tür kanun hükmünde kararnameler ile düzenlenebilir. Bu kararnameler de Resmî Gazetede yayımlanır ve onay için Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin reddedeceği tarihe kadar kanun hükmünde kararname yürürlükte kalır. TBMM görüşüp kanun hükmünde kararnameyi onaylarsa, kanun hükmünde kararname kanuna dönüşür; reddederse, kanun hükmünde kararname, ret kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Yani o tarihe kadar yürürlükte kalmış olur. Sıkıyönetim ve olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamelerinin yargısal denetimi mümkün değildir. Yani bu tür kamu hizmetleri karşı Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.

4. Uluslararası Andlaşma

Türkiye’de usûlüne uygun olarak onaylanmış ve yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmalar kanun değerindedir. Yani bunlar da kanunlar gibi bağlayıcıdır. Usûlüne göre yürürlüğe konulmuş antlaşmaları mahkemeler ve idarî makamlar aynı bir kanun gibi uygulamak zorundadırlar. O nedenle Türkiye’de onaylanmış ve yürürlüğe konulmuş antlaşmalar da Türk hukukunun bir kaynağıdır.

Uluslararası antlaşmalar kısaca şu şekilde tanımlanabilir:

TANIM: Uluslararası andlaşmalar, iki veya daha fazla devlet tarafından akdedilmiş olan ve Türkiye’de Cumhurbaşkanının onayıyla Resmî Gazetede yürürlüğe konulan Türkiye’de değerinde bulunun bağlayıcı hukuk kurallarıdır.

Türkiye’de uluslararası antlaşma akdetme ve imzalama yetkisi Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanına aittir. Bunların dışında Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen kişiler de Türkiye adına milletlerarası andlaşma yapma yetkisine sahiptirler.

Yukarıdaki kişilerce yapılan andlaşmanın bağlayıcılık kazanması için “onaylanması ve yayımlanması” gerekir. Andlaşmaları onaylama ve yayımlama yetkisi ise, Cumhurbaşkanına verilmiştir (Anayasa, m.104).

Ancak Cumhurbaşkanının bu onaylama yetkisini kullanabilmesi için, TBMM’nin andlaşmanın onaylanmasını bir kanunla uygun bulması gerekir (Anayasa, m.90/1). Andlaşmaların onaylanmasının bir kanunla nasıl uygun bulanacağı hususu Anayasamızın 90’ıncı maddesinde düzenlenmiştir. Milletlerarası andlaşmaların onaylanması bakımından milletlerarası andlaşmalar konusunda ikili bir ayrım yapmak gerekir:

a) Onaylanması İçin Kanunla Uygun Bulunması Gereken Andlaşmalar.- Kural olarak, milletlerarası andlaşmaların onaylanması için, onaylanmanın bir kanunla uygun bulunması gerekir. Bu konudaki kural Anayasanın 90’ıncı maddesinin birinci fıkrasında ifade edilmiştir:

“Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylanması bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır”.

Bu kural, milletlerarası andlaşmaların onaylanması*konusundaki genel kuraldır. Buna göre, TBMM uygun bulmayı bir kanunla kabul ettikten sonra, Cumhurbaşkanı andlaşmayı onaylayacak ve yayımlayacaktır.

b) Onaylanması İçin Kanunla Uygun Bulunmaları Gerekmeyen Andlaşmalar.- Anayasamızın 90’ıncı maddesinin ikinci fıkrasına göre ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, devlet maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaş-malar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur. Keza, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî, teknik veya idarî andlaşma-ların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.

Burada ayrıca belirtelim ki, Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmanın onaylanabilmesi için TBMM tarafından onaylanmalarının uygun bulunması gerekir.

Anayasamızın 90’ıncı maddesinin son fıkrasına göre “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz”.

5. Tüzük

Tüzükler*bir kanunun uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştayın incelemesinden geçirilmek şartıyla Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Tüzük çıkarma yetkisi*Bakanlar Kuruluna aittir. Tüzüklerin konusu*“kanunun uygulanmasını göstermek” veya “emrettiği işleri belirtmek”tir. Tüzükler*Danıştayın incelemesinden geçirilmek şartıyla çıkarılırlar. Danıştay tüzükler hakkında verdiği inceleme kararı bağlayıcı değil, istişarî niteliktedir. Bakanlar Kurulu Danıştayın görüşüyle bağlı değildir. Bakanlar Kurulu kendi hazırladığı tüzük tasarısını olduğu gibi kabul edebilir. Ancak mutlaka Danıştayın görüşünü almak zorundadır. Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi Resmî Gazetede yayımlanır. Tüzükler in yargısal denetimi Danıştayda yapılır.

6. Yönetmelik

Yönetmelikler , Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkardıkları yazılı hukuk kurallarıdır. Yönetmelik çıkarmaya, Bakanlar Kurulu, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri (üniversiteler, belediyeler, KİT’ler, meslek kuruluşları, RTR, TÜBİTAK, SSK, Bağ-Kur, vs.) yetkilidir. Yönetmeliklerin konusu, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin “görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak”tır. Tüzüklerin tersine yönetmelikler için belli bir şekil şartı getirilmemiştir. Tüzüklerin Danıştayın incelemesinden geçirilmesi şart olmasına rağmen yönetmelikler için böyle bir şart yoktur. Ayrıca yönetmeliklerin Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmaları da gerekmez (İstisnaen Bakanlar Kurulu yönetmelikleri Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmalıdırlar). Keza her yönetmeliğin Resmî Gazetede yayımlanması da şart değildir. Bakanlıkların yönetmelikleri ile kamu kuruluşlarının ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ülke çapında uygulanacak yönetmeliklerinin yargısal denetimi, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda yapılır. Kamu kurumu ile kamu kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşlarının belli bir yörede uygulanacak olan yönetmeliklerinin yargısal denetimi ise, o yerde bulunan genel görevli idarî yargı yeri olan idare mahkemelerinde yapılır.

TABLO 3-1: Hukukun Yazılı Kaynakları

* KANUN OLAĞAN DÖNEM KHK’Sİ OLAĞANÜSTÜ HÂL KHK’Sİ TÜZÜK YÖNETMELİK

Yetki TBMM Bakanlar Kurulu

*+Yetki Kanunu Cumhurbaşkanın Başkanlığında Bakanlar Kurulu (Yetki Kanununa Gerek Yok) Bakanlar

Kurulu Başbakanlık,

Bakanlıklar ve Kamu Tüzel

Kişileri

Konu Sınırlama Yok Temel Hak ve Hürriyetler

Düzenlenemez (Sosyal Haklar Hariç) Konu

Sınırlaması

Yok “Kanunun Uygulanmasını Göstermek” veya “Emrettiği İşleri Belirtmek” Kanunların ve Tüzüklerin

Uygulanmasını Sağlamak

Cumhurbaşka-nının İmzası Var Var Var Var Yok

Resmî Gazetede Yayın Var Var Var Var Hepsi İçin Şart Değil

TBMM’nin Onayı Var Var Var Yok Yok

Danıştayın İncelemesi Yok Yok Yok Var Yok

Yargısal Denetim Anayasa Mahkemesi Anayasa

Mahkemesi Denetim yok Danıştay Danıştay / İdare Mahkemeleri

Yorum Yapın


Destekliyoruz arkada - arkadas - partner - partner - arkada - proxy - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - Proxy