Robert Boyle

Robert Boyle İngiliz fizik ve kimya bilgini olmasına raÄŸmen felsefeye oldukça gerekli bir ekti yaratmıştır. 25 Ocak 1626′da İrlanda’da doÄŸmuÅŸ olup, 30 Aralık 1691′de Londra’da ölmüştür. Boyle, ilk olarak kiliseye girmeyi planlıyordu fakat saÄŸlık durumunun zayıflığı nedeniyle, Fransa, İtalya ve İsviçre’de yaptığı bir kaç seyahatten sonra Stalbridge’deki çiftliÄŸine çekilerek servetini bilimsel incelemelere tahsis etti. İngiltere’deki iç savaÅŸları ve kargaÅŸalıklar arasında 1645′ten itibaren felsefi kolej üyelerinin arasında Kral cemiyeti kurulmadan önce, mevcut olan bilginler toplantısında eserlerini hazırladı.

Boyle, II. Charles tarafından Londra’da açılmasına izin verilen Kral Cemiyeti’nin kurucularından biri oldu. Servetini, bilim iÅŸleriyle, hayır iÅŸlerine ve Hindistan’daki misyoner kurullarına harcadı. Ünü bütün Avrupa’ya yayılmıştı. Öldüğü zaman Westminster kilisesi mezarlığına gömüldü. Yeni kimyanın kurucusu olan Boyle, simyacılara ÅŸiddetle hücum etmiÅŸ, havanın özelliklerini açıklayan gözlem ve deneylemelerle hem fizik hem de kimyaya hizmet etmiÅŸtir.

Ona göre kimya, cisimlerin maddesel bileÅŸiklerini inceleyen bir bilimdir. De Ispa Natura’sında doÄŸayı canlı bir kiÅŸiymiÅŸ gibi anlayan görüşlere hücum ederek, doÄŸada gizli bir esas güç yada ruhsal gücün bulunmadığını hatta onun bir ‘ÅŸey’ bile olmadığını ileri sürerek dedr ki; "DoÄŸa eÅŸyanın büyük yaratan tarafından eylemsiz olarak güçlerle cisimlerin etkilemesi ve etkilenmesi için belirttiÄŸi bir düzgü sistemidir. "Evreni ve atomların hareketlerini Tanrı yaratmıştır ve tanrı, doÄŸanın akışına karışabilir; fakat âlemi biz düzenli bir surette iÅŸleyen saat, "kozmik bir mekanizm" gibi anlamaya mecburuz. Bu nedenle Boyle, mistisizmin gizli güçleriyle Paracelsus’un doÄŸa felsefesinin, Aristo ve skolastiklerin ‘tözel’ biçimlerine son vermiÅŸ olur.

Boyle, Descartes metafiziÄŸini de reddeder ve atom felsefesine yeni bir anlayışla katılır. Boyle’a göre, cisimlerde müşterek, uzamlı içine girilemeyen, fakat bölünebilen bir öz’ün niteliklerini taşıyan bir madde vardır. Tanrı, maddeyi hareketle birlikte, biçim ve durumlarda birçok küçük ‘zerreler’in meydana gelmesine neden olur, bunlar birleÅŸmek ve karışmak suretiyle bileÅŸik olan ‘moleküller’i oluÅŸtururlar.

Boyle’in atomculuÄŸu, Epikür’ün ve daha çok Gassendi’nin atomculuÄŸuna benzer. Bunun eskilerin atom anlayışından farkı, Boyle’nin Descartes’la birlikte, atomların hareketleri yüzünden maddenin parçalanmasını kabul etmesivle bu hareketleri bilinmez bir nedenin ya da doÄŸrudan doÄŸruya Tanrı’nın oluÅŸturduÄŸunu iddia etmesidir. Bu görüş, Newton’un çekim teorisini yıkmıştır.

Yorum Yapın


Destekliyoruz arkadaþ - arkadas - partner - partner - arkadaþ - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - wordpress - wordpress tema - seo - backlink - video izle - jinekolog - kadýn dogum doktoru - kadýn doðum uzmaný -