Analitik Felsefe
Analitik felsefe terimi, yirminci yüzyılın başından itibaren, özellikle Anglo-sakson coÄŸrafyada, deÄŸiÅŸik adlar altında olup tümü dilin analizine dayanan felsefi araÅŸtırmaları belirtmek için yaygın olarak kullanılmıştır. Analitik felsefe söz konusu olduÄŸunda. daha ilk bakışta ÅŸaşırtıcı olan ÅŸey, amajların, ilgi alanlarının ve yöntemlerin çeÅŸitliliÄŸidir. Bununla birlikte akımların. kuramların ve uygulamaların çeÅŸitliliÄŸi içinde bütün bu araÅŸtırmalar, analitik felsefe toplu adlandırmasını haklı gösteren bir esin ortaklığının tanıklığını yapmaktadır. Söz konusu olan, her durumda felsefi’ problemleri dil açısından ele almak ve bu problemlere dil analizi yaparak bir çözüm aramaktır…" J.G. Rossi.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de ve ABD ile bazı İskandinav ülkelerinde yaygınlaÅŸan ve felsefenin asıl uÄŸraÅŸ alanının dil ve dildeki kavramları çözümlemek olduÄŸunu, bu yolla “kafa karışıklığı” yaratan geleneksel felsefe sorunlarının çözülebileceÄŸini savunan felsefe akımı.
Akımın kurucusu ve en büyük temsilcisi Avusturyalı filozof Ludwig Wittgenstein’dir. 1945-60 yılları arasında geliÅŸen analitik felsefe bir ölçüde İngiliz düşünürleri Bertrand Russel ve G.E. Moore’un 1900’lerden baÅŸlayarak geliÅŸtirdikleri gerçekçilik ve çokçuluk düşüncesinden türemiÅŸ olan 1930’ların mantıksal olguculuÄŸunun devamıdır.
Analitik felsefenin temel hareket noktası felsefenin tek konusunun dil olduğu anlayışıdır. 20. yüzyıl başlarında gelişen mantıksal olguculuktan felsefenin kendisinin bilgi üretmediği görüşünü ve felsefe tarihinde yapıt vermiş düşünürlerin aslında dilin yarattığı sorunlarla uğraşmış oldukları görüşünü devralan analitik felsefe, felsefenin dilsel yapıları çözümlemekte asli uğraşını bulabileceğini savundu.
Analitik felsefe, Russel ve mantıksal olgucuların anlayışların temelinde yatan, mantık aracılığıyla bir mükemmel biçimsel dil kurmayı amaçlar. Ancak bu amacından uzak kalarak gündelik dile yönelmiÅŸtir. Buna göre saÄŸduyunun kaynağı olan ve “sıradan” insanların konuÅŸtukları dil, zaten tam ve yetkindir. Felsefeye düşen, dilin bu gündelik kullanımının dışına çıkması sonucu beliren sahte sorunları gidermektir.