<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>www.1bilgi.com</title>
	<link>http://www.1bilgi.com</link>
	<description>İnternetin Bilgi Platfotmu</description>
	<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 07:45:03 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Kadın Doğum Doktoru</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13989/kadin-dogum-doktoru.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13989/kadin-dogum-doktoru.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 07:45:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13989/kadin-dogum-doktoru.html</guid>
		<description><![CDATA[KLİNİĞİMİZDE YAPILAN UYGULAMALAR 

Gebelik takibi (Konusunda deneyimli doktorlarımızla gebeliğinizin her döneminde bebeğinizin gelişimini, annenin sağlık durumunu birlikte takip ediyoruz.) 
Riskli gebeliklerin takibi (Erken doğum, Gebelikte hipertansiyon, Gebelikte şeker hastalığı, tekrarlayan gebelik kayıpları artık Ankara Kliniks kadın doğum uzmanı Kliniğimiz ile takip altında) 
Fetal anomali taraması (Profesyonel görüntüleme teknikleri ve Dört boyutlu ultrason cihazlarımızla bebeğinizin her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KLİNİĞİMİZDE YAPILAN </strong><strong>UYGULAMALAR</strong> </p>
<h2></h2>
<ul><l   I><strong>Gebelik takibi</strong> (Konusunda deneyimli doktorlarımızla gebeliğinizin her döneminde bebeğinizin gelişimini, annenin sağlık durumunu birlikte takip ediyoruz.) </ul>
<ul><l   I><strong>Riskli gebeliklerin takibi </strong>(Erken doğum, Gebelikte hipertansiyon, Gebelikte şeker hastalığı, tekrarlayan gebelik kayıpları artık Ankara Kliniks <strong><a href="http://drahmetbostanci.com/">kadın doğum uzmanı</a></strong> Kliniğimiz ile takip altında) </ul>
<ul><l   I><strong>Fetal anomali taraması</strong> (Profesyonel görüntüleme teknikleri ve Dört boyutlu ultrason cihazlarımızla bebeğinizin her döneminde gelişmesini takip edebilirsiniz. Kliniks her zaman en son teknolojik tıbbi cihazları kullanmaktadır.) </p>
<ul><l   I>4D ultrasonografi&nbsp;&nbsp;&nbsp; (4 boyutlu ultrasonografi)&nbsp; <l   I>II. Basamak (detaylı) ultrasonografi <l   I>Doppler (renkli) ulltrasonografi </ul>
</ul>
<ul><l   I><strong>NST </strong>( Non reaktif test) (Bebeğinizin kalp atışlarını dinleyip iyilik durumunu ön görebiliriz.) </ul>
<ul><l   I><strong>Doğum sonrası anne eğitimi </strong></ul>
<ul><l   I><strong>Kısırlık ( kadın ve erkek infertilitesi ) tetkik ve tedavisi</strong> </p>
<ul><l   I>İnseminasyon (aşılama) tedavisi <l   I>IVF(tüp bebek) tedavisi (dış merkez ile anlaşmalı olarak yapılmaktadır) </ul>
</ul>
<ul><l   I><strong>Menapoz taraması ve tedavisi</strong> </ul>
<ul><l   I><strong>Jinekoestetik cerrahi</strong> (Doğum sonrası oluşan vajinal sarkma, açılma, epizyotomi yara izleri büyük ve küçük dudakların asimetrik yapılanması durumunda uygulanan estetik cerrahidir. (yeniden yapılandırma cerrahisi)) </ul>
<ul><l   I><strong>Rahim ağzı yara teşhis ve tedavisi </strong></ul>
<ul><l   I><strong>Rahim ağzı kanseri taraması ve aşı ile ilgili danışmanlık</strong> (Rahim ağzı kanseri erken tanı ile erken teşhis edilebilir ve zamanında yapılan tedavi ile kanserin önüne geçilebilir. Yıllık yaptıracağınız rahim ağzı smear testi ile hem kontrollerinizi yaptırabilir hemde koruna bilirsiniz. Rahim ağzı kanseri aşısı ise bu gün için dünyada etkinliğin ispatlanmış cinsel ilişki öncesinde yapılması şiddetle tavsiye edilir hale gelen bir tıbbi uygulama olmuştur. Tüm kadınlarımıza ve gençlerimize zamanında aşılanmalarını öneriyoruz) </ul>
<ul><l   I><strong>Vaginismus, cinsel istek bozukluklarının tedavisi </strong>(uzman <a href="http://drahmetbostanci.com/">jinekolog</a> ve deneyimli psikolog öncülüğünde ) </ul>
<ul><l   I><strong>Cinsel yol ile bulaşan hastalıkların tanı ve tedavisi </strong>(kadın - erkek ) </ul>
<ul><l   I><strong>Hymenoplasti</strong> (Kızlık zarının yeniden onarılması ile sağlanan tedavidir. Böylece hayatın bir döneminde kişiyi psikolojik strese sürükleyen yaşanmışlıklar kızlık zarı dikimi yolu ile tüm hayatını etkileyen bir hata olmaktan kızlık zarı tamiri yolu ile çıkarılabilir.) </ul>
<ul><l   I><strong>Adet düzensizliği ve yumurtlama bozukluklarının tedavisi</strong> </ul>
<ul><l   I><strong>Anormal kıllanma </strong>(hirsutizm), sivilce (akne) tedavisi </ul>
<ul><l   I><strong>İdrar kaçırma</strong> ( inkontinans) tedavisi </ul>
<ul><l   I><strong>Gebelikten korunma yöntemlerinin danışmanlığı ve hastaya özel yöntemlerin uygulanması</strong> </ul>
<ul><l   I><strong>Laboratuar&nbsp; hizmetleri</strong> (Dış Merkez Anlaşmalı) </ul>
<p>Kliniğimiz Kliniks tescilli markası adı altında Ankara&#8217;nın en merkezi yerinde değerli hastalarımıza profesyonel ve sağlıklı hasta dostu hizmet vermektedir. <span style="font-size: 16px">Ankara <a href="http://drahmetbostanci.com/">kadın doğum doktoru</a></span> kliniği olarak <strong>jinekoestetik</strong> ve <strong>cinsel işlev bozuklukları</strong>nızda da hizmet sunarak önemli bir ihtiyaca cevap vermektedir. Kadınların öz güven problemlerine yol açan genital estetik problemleri rejuvenasyon uygulayarak oldukça güzelleştirmektedir.</p>
<p>Kliniğimizde yapılan uygulamalar Türk Tabipler Birliğinin belirlemiş olduğu kat sayılar üzerinden fiyatlandırılmaktadır.Ücret ödemelerinde kliniğimizde kredi kartı geçerlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13989/kadin-dogum-doktoru.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Binoyun Oyun Oyna</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13988/binoyun-oyun-oyna.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13988/binoyun-oyun-oyna.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 11:41:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13988/binoyun-oyun-oyna.html</guid>
		<description><![CDATA[Kullanıcılarımız için oluşturmuş olduğumuz sitemiz aracılığı ile en yeni oyunların bulunduğu ulaşabilmektesiniz. En kaliteli oyun siteleri olan ve kelimelerinde sık sık karşımıza çıkan site tanıtımı yapmaktayız. Sürekli olarak sayfalarımızın güncellendiğiniz hatırlatmak isteriz. Favori oyunlar&#8217;ınızı özel olarak listenize ekleyebildiğiniz için, sonradan gelseniz de tekrar aynı oyunları oynayabiliyorsunuz. Oyun oynamak için sitemizi kullandığınız için memnun olacaksınız. Sonrasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kullanıcılarımız için oluşturmuş olduğumuz sitemiz aracılığı ile en yeni oyunların bulunduğu ulaşabilmektesiniz. En kaliteli oyun siteleri olan ve kelimelerinde sık sık karşımıza çıkan site tanıtımı yapmaktayız. Sürekli olarak sayfalarımızın güncellendiğiniz hatırlatmak isteriz. Favori oyunlar&#8217;ınızı özel olarak listenize ekleyebildiğiniz için, sonradan gelseniz de tekrar aynı oyunları oynayabiliyorsunuz. Oyun oynamak için sitemizi kullandığınız için memnun olacaksınız. Sonrasında zaten saatlerce sitemiz aracılığı ile <a href="http://www.binoyun.com">oyun oyna</a> keyfine erişip oyun sitemizden çıkamayacaksınız. En güncel oyunlar kendi sunucularımızda idare edilen oyun oyna sitemizde barınmaktadır.</p>
<p>Yıllardan beri <a href="http://www.binoyun.com">kız oyunları</a> adı altında alışkanlık haline gelmiş olan barbi oyunu oynamak içinde sayfalarımızı ziyaret edebilirsiniz.. Ayrıca beğenmiş olduğunuz oyunlarımız için favori oyunlar bölümümüz ve özel bir butonumuz bulunmaktadır. Boş vakitlerinizi değerlendirmek isterseniz, sitemiz aracılığı ile birçok güncel oyunu oynayabilirsiniz. <a href="http://www.binoyun.com">oyun</a> mak için bizi tercih edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13988/binoyun-oyun-oyna.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Binoyun dövüş oyunları oynama sitesi</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13987/binoyun-dovus-oyunlari-oynama-sitesi.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13987/binoyun-dovus-oyunlari-oynama-sitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 10:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13987/binoyun-dovus-oyunlari-oynama-sitesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Google arama motoru içerisinde yer alan oyun sitelerinin dışında farklı oyunları barındıran bir site ile yayın yapıyoruz. Çünkü bu sitede ağırlık olarak dövüş oyunu oynanmaktadır.
En güncel dövüş oyunları için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Üyelik almadan kısıtlamasız olarak tüm oyunları oynayabilmektesiniz. Güncel oyunlarımıza ulaşmak için lütfen iletişim sayfa referanslarımızdan gerekli linkleri kullanınız. Sonrasında zaten saatlerce sitemiz aracılığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Google arama motoru içerisinde yer alan oyun sitelerinin dışında farklı oyunları barındıran bir site ile yayın yapıyoruz. Çünkü bu sitede ağırlık olarak dövüş oyunu oynanmaktadır.</p>
<p>En güncel <a href="http://www.binoyun.com/kategori/dovus-oyunlari.html">dövüş oyunları</a> için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Üyelik almadan kısıtlamasız olarak tüm oyunları oynayabilmektesiniz. Güncel oyunlarımıza ulaşmak için lütfen iletişim sayfa referanslarımızdan gerekli linkleri kullanınız. Sonrasında zaten saatlerce sitemiz aracılığı ile oyun oynama keyfine erişip oyun sitemizden çıkamayacaksınız. En güncel <a href="http://www.binoyun.com">oyunlar</a> kendi sunucularımızda idare edilen <a href="http://www.binoyun.com">oyun oyna</a> sitemizde barınmaktadır. En güncel binoyun.com sitemizdedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13987/binoyun-dovus-oyunlari-oynama-sitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Binoyun Flash oyun oynama sitesi</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13986/binoyun-flash-oyun-oynama-sitesi.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13986/binoyun-flash-oyun-oynama-sitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 10:31:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13986/binoyun-flash-oyun-oynama-sitesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Sitemiz içerisinde kız oyunları adı altında yayınlanmakta olan, barbi oyunları ve çocuk oyunları oynamak için ziyaret etmeniz yeterli olacaktır.
Basit ve kullanıcı dostu olan sitemizde barbi dışında yine birçok oyunu içerisinde barındırmaktadır. İlginizi çeken herhangi bir oyun için bağlantıyı izleyebilirsiniz.
Yıllardan beri kız oyunları adı altında alışkanlık haline gelmiş olan barbi oyunu oynama hastalığı malesef bu yaşlarımızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sitemiz içerisinde kız oyunları adı altında yayınlanmakta olan, barbi oyunları ve <a href="http://www.binoyun.com/kategori/cocuk-oyunlari.html">çocuk oyunları</a> oynamak için ziyaret etmeniz yeterli olacaktır.</p>
<p>Basit ve kullanıcı dostu olan sitemizde barbi dışında yine birçok oyunu içerisinde barındırmaktadır. İlginizi çeken herhangi bir <a href="http://www.binoyun.com/">oyun</a> için bağlantıyı izleyebilirsiniz.</p>
<p>Yıllardan beri kız oyunları adı altında alışkanlık haline gelmiş olan barbi oyunu oynama hastalığı malesef bu yaşlarımızda dahi bizlerinde büyük bir sorunu olmakta. Aslında şikayetçi de sayılmayız. <a href="http://www.binoyun.com/">Oyun oyna</a> mak için çeşitli imkanlarımızın yanı sıra çeşitliliği de artık günümüzde bulabiliyoruz. Sizlerde bağlantıları izleyerek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/kategorilenmemis/13986/binoyun-flash-oyun-oynama-sitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Levha Tektoniği</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/cografya/13981/levha-tektonigi.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/cografya/13981/levha-tektonigi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:35:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1doktor.com/?p=13981</guid>
		<description><![CDATA[Levha Tektoniği 			 			 			 		 		 		 		LEVHA TEKTONİĞİ
Yeryuvarın yapı ve hareketlerini tüm olarak konu edinen Levha Tektoniği (Plate Tectonics) kavramına göre ;Yerin dış kısmını oluşturan 70-100 km. kalınlıkta ve rijit özellikteki Litosfer büyük ve birkaç küçük levhadan meydana gelmekte ve bu levhalar (Plates) Üst Mantonun Litosfere kıyasla daha yumuşak ve kısmen akıcı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Levha Tektoniği</b> 			 			 			 		 		 		 		<b>LEVHA TEKTONİĞİ</b></p>
<p>Yeryuvarın yapı ve hareketlerini tüm olarak konu edinen Levha Tektoniği (Plate Tectonics) kavramına göre ;Yerin dış kısmını oluşturan 70-100 km. kalınlıkta ve rijit özellikteki Litosfer büyük ve birkaç küçük levhadan meydana gelmekte ve bu levhalar (Plates) Üst Mantonun Litosfere kıyasla daha yumuşak ve kısmen akıcı bir bölgesi olan Astenosfer veya düşük hız zonu üzerinde kaymakta; hareket halinde bulunmaktadır.</p>
<p>Dünyanın katı olan en üst katmanı Litosfer (Taşyuvar), onun en üst kesimi ise Kabuk adı ile bilinir. Litosfer daha altta yeralan Astenosfer üzerinde hareket etmektedir.</p>
<p>Litosferi birbirinden farklı yönlere hareket eden birtakım parçalardan oluşmaktadır. Levha (Plate) adı verilen bu Litosfer parçalarının milyonlarca yıldır süregelen hareketleri kıtaların ve okyanusların oluşmasına ve bu uzun süreçte Dünyamızın şeklinin sürekli olarak değişmesine neden olmuştur. Jeolojinin levhaların hareketlerini inceleyen dalına Levha Tektoniği adı verilmektedir.Aşağıdaki harita bugün dünyamızdaki başlıca levhaları göstermektedir</p>
<p>Genellikle senede birkaç santimetre mertebesinde olan levha hareketleri bilhassa levha sınırları boyunca kayaların sıkışmasına, gerilmesine, kaymasına ve şiddetle deforme olmasına yolaçmaktadır. Bu hareketler sonucunda kayaların belli düzlemler boyunca kırılmasına Faylanma,faylar boyunca biriken enerjinin boşalmasına da Depremadı verilmektedir</p>
<p>Levha tektonigi kuramina gore litosfer olarak adlandirilan yerin ust kismi (kabuk+ust manto) parcalara (levhalara) bolunmustur. Yer icindeki isi kaynagI nedeniyle manto icinde olusan termal konveksiyon hareketleri, yuzeyde bulunan levhalarin hareketinin temel nedenidir. Isinarak yukselen manto malzemesi yukseldikce sogur ve dogal olarak yerin iclerine dogru tekrar batar. Bu konveksiyon hareketi bircok konveksiyon hucresi icinde gelisir. Ancak, levhalarin hareketini saglayan bu olay daha karmasiktir ve litosfere etkiyen cesitli kuvvetlerin kontrolunde meydana gelir. Deprem ve Volkanik hareketin nedeni budur.</p>
<p>Levhaların birbirleriyle etkileşimleri bakımından levha hareketlerini 3 ana başlıkta toplayabiliriz. Uzaklaşma-ayrılma; yakınlaşma-çarpışma; yanal yer değiştirme-sıyırma. Bu hareket türleri, aynı zamanda bu sınırlarda oluşan depremlerin ve volkanik faaliyetlerin niteliklerini de belirler</p>
<p><b>Uzaklaşan-Ayrılan Levhalar (Divergent Plates)</b></p>
<p>Birbirinden uzaklaşan levhalar, aralarına astenosferden gelen eriyik kayaçların sızdığı yarıklar oluşturur. Bu eriyik yüzeye çıktıkça katılaşır ve yerkabuğuna eklenir. Astenosfer&#8217;den gelen eriyik kuvvet uygulamaya ve böylece levhalar birbirinden ayrılmaya devam eder. Bu ayrılma genelde daha ince olan okyanus tabanında görülür ve Atlas Okyanusu ortasındaki sırt buna çok iyi bir örnektir. Bu ayrılma kıtada meydana gelirse yeni bir okyanus tabanı oluşuyor demektir. Doğu Afrika&#8217;daki ayrılma henüz bir deniz oluşması için yeterli değilse de, gidiş o yöndedir. Bu tür ayrılmalar, Astenosfer&#8217;den gelen eriyiğin katılaşarak Litosfer&#8217;e dönüşmesine ve levhaların büyümesine neden olur. </p>
<p>Uzaklaşan levhalar arasında Litosfer çok ince olduğu için, buralarda büyük depremlere yol açacak enerji birikimleri olmaz. Buradaki depremlerin odakları çoğu zaman yüzeye yakındır.</p>
<p><b>Yakınlaşan-Çarpışan Levhalar (Convergent Plates)</b></p>
<p>Levhaların birbirine yaklaşması ve çarpışması ise üç değişik şekilde olabilir: </p>
<p><b>Okyanusal ve kıtasal levha karşılaşmalarında</b>, daha yoğun olan okyanusal levha (yoğunluğu 2.8 - 3.0 gr/cm3) , kıtasal levhanın (yoğunluğu 2.7 gr/cm3) altına dalar (subduction). Alta dalan kısım derinlere indiğinde ergimeye başlar ve bu magmanın bir kısmı, kıta tarafında yanardağ kümelerinin oluşumuna neden olur. Güney Amerika Levhası&#8217;nın altına dalan Nazca Levhası&#8217;nın yol açtığı And Dağları buna bir örnektir. </p>
<p><b>İki okyanusal levhanın karşılaşmasında</b> da, yine bir levha diğerinin altına dalar. Yukarıdakine benzer şekilde yüzeye çıkan magma okyanus tabanında yanardağlar oluşturmaya başlar. Eğer bu aktivite devam ederse, yanardağ okyanus yüzeyini aşabilecek yüksekliğe erişir ve adalar oluşur. Filipinler&#8217;deki birçok volkanik ada bu şekilde oluşmuştur. </p>
<p><b>İki kıtasal levhanın karşılaşmasında</b> ise, genellikle levhalardan hiçbiri diğerinin altına dalmaz. Levhaların arada sıkışan bölümleri yeni dağlar oluşturur. Himalayalar&#8217;ın halen süren oluşumu buna iyi bir örnektir. </p>
<p>Yakınlaşan ve çarpışan levhaların sınırlarında oluşan depremler çok değişik derinliklerde ve büyüklüklerde olabilir. Özellikle bir levhanın diğerinin altına daldığı bölgelerde odakları derinlerde büyük depremler oluşur. </p>
<p><b>Yanal Yer Değiştirme-Sıyırma (Lateral Slipping)</b></p>
<p>İki levhanın birbirini sıyırarak yer değiştirmesi sırasında Litosfer&#8217;de artma veya azalma olmaz. İki levha arasındaki sürtünme çok fazla olduğu için harekete belli bir süre direnç gösterirler. Bu bölgede artan gerilim periyodik büyük depremler ile çözülür. Kuzey Anadolu fay hattı ve Kaliforniya&#8217;daki San Andreas fay hattında bu tip levha hareketi gözlenir. </p>
<p>Bu tip levha hareketlerinde oluşan depremlerin odakları çoğunlukla yüzeye yakın veya orta derinliktedir. Sürtünme ve kırılma uzunca bir hat boyunca oluşabileceği için büyük depremler meydana gelebilir</p>
<p>geovisit();</p>
<p><b>LEVHALAR VE LEVHA TEKTONİĞİ</b></p>
<p>KARA KÜTLELERİNİN SON 500 MİLYON YILLIK YOLCULUĞU</p>
<p>Antik süperkıtta Pangea ve onun çevresinde görülen ve bugünün Pasifik Okyanusu&#8217;nu oluşturacak olan Panthalassa Okyanusu görülmektedir. </p>
<p>Kuzey&#8217;de Laurasia isimli bugünkü Kuzey Amerika ve Avrasya Kıtaları&#8217;nı içine alan büyük bir kııta, güneyde ise Gondwana isimli ve bugünkü Güney Amerika ile Afrika Kıtaları&#8217;nı içine alan ayrı bir kıta mevcuttur. Bu iki antik büyük kıtanın yanı sıra, Hindistan Yarımadasıının, Avustutya&#8217;nın, Madagaskarın ve Antartika Kıtası&#8217;nın yavaş yavaş şekillendiğini görüyoruz. </p>
<p>Kuzey ve Güney Amerika K?talar? yavaş yavaş diğerlerinden ayrılarak, Atlantik Okyanusu&#8217;nun aluşmasına olanak vermişlerdirAlman Jeofizik Uzmanı Alfred Wegener (1880-1930)&#8217; in, ilk defa 1915 yılında yayınladığı bir makalede belirttiği gibi yeryüzündeki kara parçaları 500 milyon yıl kadar evvel birbirlerine yapışık olarak, Pangea ismi ile Güney Kutbu&#8217; nda bulunuyordu. Aşağıda 540 milyon yıl öncesinden bu yana, yerkabuğunun geçirdigi evreler görülmektedir. </p>
<p>Dünyanın yaşı 4.6 milyar, guneşin yaşı ise yaklaşık 5.5 milyar yıldır. Güneşin Hidrojen kaynağının 5 milyar yıl sonra tükeneceği tahmin edilmektedir. Dolayısı ile, dünyamızın da en az 5 milyar yıl daha ömrü vardır denilebilir. Yeryüzü kıta coğrafyasının bugünkü şeklini almasi için 540 milyon yıl geçtiği düşünülürse, böyle bir cografyanın, yeryüzünde en az 9 (dokuz) kere degiştiği ve bundan böyle de, en az 9 (dokuz) kere daha şekilden şekile gireceği varsayılabilir. Yerkabuğunu oluşturan okyanus ve katı parçaları (ki bunlara &quot;levha&quot; diyoruz), bir gölün üzerine serpiştirilmiş sallar gibi birbirlerine çarparlar, birbirlerinin altına girerler veya birbirlerine sürtünüp, sıyırarak hareket ederler. Hareket hızları, yılda 3 cm ila 15 cm arasındadir. Arabistan levhası kuzey-kuzeydoğu doğrultusunda yılda 4.5 cm hızla ilerleyerek, Anadolu levhasını devamlı sıkıştırmaktadır.. Türkiye&#8217;de meydana gelen depremlerin esas nedeni de, Arabistan levhasının bilinen bu hareketidir.</p>
<p>Kıtalar yavaş yavaş birbirlerinden ayrılıp saat akrebinin ters yönünde ve kuzeye doğru hareket etmektedirler. </p>
<p>Kıtaların birbirinden aynlması gitlikçe belirgin hale gelmektedir. </p>
<p>Kıtalar böylece bugünkü mevcut konumlarına gelmişlerdir. Ancak bu konum da geçicidir.Çünkü kıta hareketteri aynen devam elmektedir. Bugünden 500 milyon yıl sonra, yeryüzünün coğrafyasınıı tanımak mümkün olmayacaktır. Uzay çağının ölçüm teknikleri ile ayağımızın altındaki kıtaların bu inanılmaz hareketinin ileride yepyeni hir dünya coğrafyası oluşturacağı bilinmektedir. Mesala, bunyan I 00 milyon yıl sonra Afrika ve Arabislan llevhalarının hareketleri nedeni ile, Akdeniz , Karadeniz ve Ege. denizi tarihe. karışacak, Afrika ve Anadalu Avrupa ile birleşecektir.</p>
<p>YERKABUĞU SÜREKLİ HAREKET EDER</p>
<p>Derinlik arttıkça sıcaklığı artan yer içinde büyük boyutlu ısı hareketi vardır. Bu hareket, &quot;levha&quot; olrak adlandırılan yeryüzünü kaplayan katı ve kırılgan kabuk parçalarının hareket etmesine neden olmaktadır. Bu hareket sırasında levhalar birbirlerinden koparlar, birbirlerine göre yanal hareket ederler veya birbirlerine çarparlar.</p>
<p>Levha tektoniğinin keşfi ve gelişmesinde depremler önemli rol oynamıştır. Depremler levhaların birbirlerini dokunduğu sınırda oluşan deformasyon ve kırıklarla ilişkili olduğundan deprem dışmerkezleri ( yada merkezüsleri) levha sınırlarını belirler. Şekilde görülen deprem odaklarının belirgin sınırlar boyunca oluşturduğu diziler &quot;Deprem Kuşakları&quot; olarak adlandırılır</p>
<p>OKYANUS ORTASI SIRTLAR VE LEVHA SINIRLARI</p>
<p>Levhaların birbirlerinden uzaklaştığı sınırlarda mağmadan çıkan malzeme sınırın her iki yanındaki levhaları yana doğru iter. Bu olay genellikle okyanus ortası sırtları oluşur. Yanal atımlı hareketle iki levha ortak sınıra paralel olarak hareket ederler. Kuzey Anadolu Fayı ve Kuzey Amerika&#8217; daki San Andreas Fayı bu tür yanal atımlı sınırlardır. Levhalar, sınırları boyunca, birbirlerine göre sürekli hareket halindedirler. Levhaların birbirlerine göre yer değiştirme değerleri yılda birkaç santimetreden onlarca santimetreye kadar olabilirler.</p>
<p>OKYANUS ORTASI SIRT</p>
<p>Okyanus ortasındaki açılma nedeiynle Okyanus Levhasının kıta levhası altına dalış hareketi</p>
<p>Yer Kabuğu Hareketinin Şematik Anlatımı</p>
<p><b>SICAK NOKTALAR (HOT SPOTS)</b></p>
<p><b>Sıcak Noktalar (Hotspots)</b></p>
<p>Depremlerin ve volkanik aktivitenin büyük bir kısmı levha sınırları çevresinde oluşur. Ancak volkanik kökenli olan Hawaii ve çevresindeki adalar örneğinde olduğu gibi levha sınırlarına çok uzak volkanik oluşumlar da vardır. Bunlar mantoda sıcaklığı çok yüksek olan ve bu nedenle sıcak nokta adı verilen küçük bölgelerden yerkabuğu dışına kadar yükselen magma etkisiyle oluşur. Levhalar hareketli ama sıcak noktalar sabit olduğu için sıra sıra yanardağlar veya yanardağ adaları ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/cografya/13981/levha-tektonigi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçe&#8217;de Cümle Çeşitleri Testleri</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13980/turkce-de-cumle-cesitleri-testleri.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13980/turkce-de-cumle-cesitleri-testleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:35:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat - Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1doktor.com/?p=13980</guid>
		<description><![CDATA[CÜMLE ÇEŞİTLERİ
1. Aşağıdakilerden hangisi bir eylem cümlesi değildir?
A) Tek eğlencem, kitap okumaktı.
B) Her sayfa onu dakikalarca oyalar.
C) Kitaba karşı ilgisi iyice arttı.
D) Davranışlarınız hoşuma giderdi.
E) Herkes erkenden işi bıraktı.
2.Aşağıdaki dizelerden hangisi, yüklemine göre diğerlerinden farklıdır?
A) Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
B) Yeşil pencerenden bir gül at bana
C) Bir alev yağmurudur gözlerinin her bakışı
O) Seslemdeki her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CÜMLE ÇEŞİTLERİ</p>
<p>1. Aşağıdakilerden hangisi bir eylem cümlesi değildir?</p>
<p>A) Tek eğlencem, kitap okumaktı.</p>
<p>B) Her sayfa onu dakikalarca oyalar.</p>
<p>C) Kitaba karşı ilgisi iyice arttı.</p>
<p>D) Davranışlarınız hoşuma giderdi.</p>
<p>E) Herkes erkenden işi bıraktı.</p>
<p>2.Aşağıdaki dizelerden hangisi, yüklemine göre diğerlerinden farklıdır?</p>
<p>A) Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak</p>
<p>B) Yeşil pencerenden bir gül at bana</p>
<p>C) Bir alev yağmurudur gözlerinin her bakışı</p>
<p>O) Seslemdeki her nağmede hâlâ sesin var</p>
<p>E) Gönlüm, yaz olduğunda Bebek bahçesindedir</p>
<p>3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, öğelerinin dizilişine göre &quot;Öldük, ölümden bir şeyler umarak&quot; dizesi ile özdeştir?</p>
<p>A) Güneşin batmak istemediği besbelli.</p>
<p>B) Neler vâdetmiyor akar suyun sesi.</p>
<p>C) Vefasız sandığımız turnalar döndü.</p>
<p>D) Çiçek açmış ağaçlar ne güzeldi.</p>
<p>E) Ben, dünyadan habersiz bir çocuğum.</p>
<p>4Aşağıdakilerden hangisinde eksiltin bir cümle vardır?</p>
<p>A) insanı bazen kendi yalnızlığı çağırır.</p>
<p>B) Öfkeleri, ümitleri, susuşları diner bir gün.</p>
<p>C) insan, sevgisiz kalabilir mi hiç?</p>
<p>D) Bütün doğaya hakim olan sessiz bir çığlık.</p>
<p>E) Hüzünleri, sevdaları, hayalleri vardır onun.</p>
<p>5. Aşağıdaki dizelerin hangisi, yüklemi bakımından &quot;En sevdiği mevsim ilkbahardı.&quot; cümlesi ite özdeştir?</p>
<p>A) Gözlerinden göğüme sayısız yıldızlar akar</p>
<p>B) Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi</p>
<p>C) Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden</p>
<p>D) Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın</p>
<p>E) Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma</p>
<p>6.Aşağıdakilerin hangisi, öğelerinin dizilişi yönüyle farklıdır?</p>
<p>A) Bir gönül yangınıdır günlerini karartan.</p>
<p>B) Islak bir yosun gibidir ay ışığı aynada.</p>
<p>C) Ay, odaya düşürdü solgun yaprağını.</p>
<p>D) Işık dalgalarıyla yıkanıyor kıyılar.</p>
<p>E) Bu güzellikler, bu sevinçler hep bizim.</p>
<p>7. Aşağıdakilerden hangisi kurallı bir isim cümlesidir?</p>
<p>A) Yollar, her zaman olduğu gibi yine tenhaydı.</p>
<p>B) Günlerce sürer bu bitmeyen yolculuk.</p>
<p>C) Şarkısını dinleyeceksin serin esen rüzgârların.</p>
<p>D) Yıldızlar gökyüzünde şimşek gibi savrulur.</p>
<p>E) Fıstıkların sesidir dallarda (pıtırdayarak açılan.</p>
<p>8. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yüklemine göre farklıdır?</p>
<p>A) Kaldırımlarda boy boy insan gölgeleri kımıldar.</p>
<p>B) Kızgın güneş altında uyuyan bir denize benzersin.</p>
<p>C) Gürül gürül akan çeşme başında biz yine susuzuz.</p>
<p>D) Bir gün ne gökyüzü para eder, ne deniz kenarı.</p>
<p>E) Benim de tabutumu taşıyacak üç beş dost bulunur.</p>
<p>9. Aşağıdakilerden hangisi yüklemine göre diğerlerinden farklıdır?</p>
<p>A) Senin güzelliğin cihanda, bir saltanatın güzelliğiydi.</p>
<p>B) Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.</p>
<p>C) Bugün her zamankinden daha sevinçliyim.</p>
<p>D) Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.</p>
<p>E) Sabaha doğru hava birden soğumuştu.</p>
<p>10.Aşağıdakilerden hangisi devrik bir isim cümlesidir?</p>
<p>A) Birer ikişer güverteye çıktı yolcular.</p>
<p>B) Akşam olunca duydu yalnızlık acısını.</p>
<p>C) Onu bu kadar öfkeli görmemişti ailesi.</p>
<p>D)Tahmin edemeyeceğin kadar azdı çocuğun parası.</p>
<p>E) Hastaneye gelir gelmez ameliyathaneye alındı.</p>
<p>YANITLAR : 1A 2B 3B 4D 5D 6E 7A 8C 9E 10D</p>
<p>CÜMLE ÇEŞİTLERİ TEST - 2</p>
<p>1. Aşağıdaki cümlelerin hangisi anlamca olumludur?</p>
<p>A) Böyle boş gezmek iyi değil.</p>
<p>B) Onun bu yaptıklarını anlamak mümkün değil.</p>
<p>C) Hareketleriyle bize ümit vermiyor değil.</p>
<p>D) Hâlâ bu İşi anlamış değil.</p>
<p>E) Onun davranışları çok samimi değil. </p>
<p>2. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca olumludur?</p>
<p>A) Ne ders çalışıyor, ne ödevini yapıyor?</p>
<p>B) Bu tehditlerden korkacak değilim.</p>
<p>C) İstanbul&#8217;un bazı semtleri hâlâ susuz.</p>
<p>D) Ben sizi hiç düşünmez iniyim?</p>
<p>E) Parasız kaldık diye toprak mı satılır?</p>
<p>3. Aşağıdaki cümlelerin hangisi şart cümlesidir?</p>
<p>A) O kitabı ararsan kütüphanede bulabilirsin.</p>
<p>B) Çalışan insan bir gün karşılığını görür.</p>
<p>C) Böyle olacağını daha önceden söylemeliydin.</p>
<p>D) Yarışmayı kazanacağını önceden biliyordu. </p>
<p>E) İşe gelmiyor ki görelim.</p>
<p>4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, anlamca diğerlerinden farklıdır?</p>
<p>A) Yalnızım diye hayıflanmayasın.</p>
<p>B) Görmeyeyim gözyaşını annemin.</p>
<p>C) Her gece rüyama giren sen değilsin artık.</p>
<p>D) Gençlik, gözünün yaşma bakmadan geçer. </p>
<p>E) Varsın can yoldaşım olmasın</p>
<p>5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi şekilce olumsuz olduğu halde anlamca olumludur?</p>
<p>A) Vefasızlığımı o henüz anlamış değil.</p>
<p>B) Bu sözler, yarama merhem olacak değil.</p>
<p>C) Ne dünkü, ne de bu günkü konuyu kavramış değilim.</p>
<p>D) Senin aradığın adam ben değilim. </p>
<p>E) Göklerde uçmayı istemiyor değilim.</p>
<p>6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde şart anlamı vardır?</p>
<p>A) Şu kitabı okusam &#8230;</p>
<p>B) Biraz güneşte kararsam &#8230;</p>
<p>C) Ah, oraya bir varsam &#8230;</p>
<p>D) Seni okulda bulursam ..</p>
<p>E) Bunu öğretmenime sorsam &#8230;</p>
<p>7. Aşağıdakilerden hangisi bir şart cümlesidir?</p>
<p>A) Robinson, ne İmreniyorum sana busen.</p>
<p>B) Bana da göstersen adana giden yolu.</p>
<p>C) Adan hala batmadıysa beni de götürsen.</p>
<p>D) İsterim tercümanım olasın, tan itası n beni balıklara.</p>
<p>E) Vahşi hayvanlara: &quot;Bizdendir&quot; diyesin benim için.</p>
<p>8. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yüklemine göre diğerlerinden farklıdır?</p>
<p>A) Taştın yine deli gönül.</p>
<p>B) Suyum alçaktan çekerim.</p>
<p>C) Dönüp yükseğe dökerim</p>
<p>D) Görün ben neler çekerim. </p>
<p>E) Derdim vardır dağlar boyu.</p>
<p>9. Aşağıdaki mısraların hangisinde, yüklem tür yönüyle farklıdır?</p>
<p>A) Sefil baykuş, ne gezersin bu yerde?</p>
<p>B) Yok mudur vatanın, illerin hani?</p>
<p>C) Küsmüş müsün,selamımı almadın?</p>
<p>D) Azat eyleseler uçamaz mısın?</p>
<p>E) Ecel tuzağını açamaz mısın?</p>
<p>10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi fiil değildir?</p>
<p>A) Affan Dede&#8217;ye para saydım.</p>
<p>B) Sattı bana çocukluğumu.</p>
<p>C) Uçurtmam bulutlardan yüce. </p>
<p>D) Ne güzel dönüyor çemberim.</p>
<p>E) Hiç bitmese horoz şekerim</p>
<p>YANITLAR : 1-C 2-D 3-A 4-D 5-E 6-D 7-C 8-E 9-B 10-C</p>
<p>CÜMLE ÇEŞİTLERİ TEST - 3</p>
<p>1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yüklemine göre farklıdır?</p>
<p>A) Çal, bağlamacı, çal eski türküleri. </p>
<p>B) Dirilt, nağmelerini ataların. </p>
<p>C) Dertli, Emrah, Ruhsati dile gelsinler. </p>
<p>D) Duyur sesini eski ustaların.</p>
<p>E) Bağlaman, şenliğidir meclislerin. </p>
<p>2. Aşağıdaki dizelerden hangisinde hem isim, hem fiil cümlesi vardır?</p>
<p>A) Susmam seni ürkütmesin, çağlayanlar var içimde.</p>
<p>B) Durma, bana türkü söyle Anadolu&#8217;dan.</p>
<p>C) Buralarda gezerdi o, şurada dinlenirdi.</p>
<p>D) Kalbim niçin bu kadar yabancı, sen niçin yoksun?</p>
<p>E) Hadi tut elimden, bitsin yalnızlığım.</p>
<p>3. Aşağıdakilerden hangisinde bir isim, ek eylem alarak yüklem olmuştur?</p>
<p>A) Çocuğun karnı iki gündür açtı.</p>
<p>B) Bana bütün dertlerini açtı.</p>
<p>C) Sonra da hemen yanımdan kaçtı.</p>
<p>D) Bilmiyorum neleri amaçladı.</p>
<p>E) Oysa her şeyi iyice kavramıştı.</p>
<p>4. Aşağıdaki tümcelerin hangisi devrik,olumsuz, ad tümcesidir?</p>
<p>A) Aradığım hiçbir şey yoktu bu markette.</p>
<p>B) Bir türlü okumayı öğrenememişti.</p>
<p>C) Tatlı bir gülümseme vardı yüzünde.</p>
<p>D) Bu yıl bu dağların karı erimez. </p>
<p>E) İki dakika şurada bekleyemedin.</p>
<p>5. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi bîr çekimli fiil değildir?</p>
<p>A) Derken otomobil çıkıyor yoldan.</p>
<p>B) O, dar gelirli bir memur çocuğuydu.</p>
<p>C) Pencerelerden martıları selamlıyor çocuklar.</p>
<p>D) Artık kavga görülmeyecek o yerlerde. </p>
<p>E) Dağ başında yapayalnız yaşıyor.</p>
<p>6. Aşağıdaki dizelerden hangisi bir isim cümlesi değildir?</p>
<p>A) Kars&#8217;ım Ankara&#8217;yım, Van&#8217;ım, Bolu&#8217;yum</p>
<p>B) Boğazlardan aşan fetih yoluyum.</p>
<p>C) Muradına ermiş Anadolu&#8217;yum.</p>
<p>D) Yıldız,&quot;Yıldızınım.&quot; diye göz kırpar. </p>
<p>E) Al, yeşil sulardır, akar gördüğüm.</p>
<p>7. Aşağıdaki cümlelerden hangisi isim cümlesidir?</p>
<p>A) Kendisi bir iş arıyor, ama hangi işi, neden aradığını bilmiyor.</p>
<p>B) Son görüşmemizde, seni pek dalgın gördüm.</p>
<p>C) Medeni olmayan bir insanın cesareti kaba bir cesarettir.</p>
<p>D) Çocukluğumda okuduğum bir kitabı dün yeniden okudum.</p>
<p>E) Tren, sıkıntılı bir yolculuktan sonra sabaha karşı İzmir&#8217;e vardı.</p>
<p>8. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yüklemine göre farklıdır?</p>
<p>A) Büyükler, çocuklara davranışlarıyla örnek olmalıdır.</p>
<p>B) Büyükler hareketlerine dikkat etmek zorundadır.</p>
<p>C) Her insan çevresinden ilgi bekler.</p>
<p>D) Çevresi, çocuğun davranışlarını etkiler.</p>
<p>E) Büyükler,gereksiz yere küçüklere kızarlar.</p>
<p>9. Aşağıdaki cümlelerden hangisi kurallı bir fiil cümlesidir?</p>
<p>A) Unutulmuş birer birer eski dostlar.</p>
<p>B) Bu bendeki, çölün suya çağrısı.</p>
<p>C) Anılar birer birer gözümde canlandı.</p>
<p>D) Sakın çıkma patika yollara.</p>
<p>E) Manda yuva yapmış söğüt dalına.</p>
<p>10. Aşağıdaki cümlelerin hangisi öğelerin dizilişi yönüyle diğer dördünden farklıdır?</p>
<p>A) Ilgaz Anadolu&#8217;nun sen yüce bir dağısın.</p>
<p>B) Süleyman Bey&#8217;in kızı çok çalışkanmış.</p>
<p>C) Dün hava çok yağışlı idi.</p>
<p>D) Gün doğar, zümrüt tepelerin ardından. </p>
<p>E) Gelenlerden haberim yok değildi.</p>
<p>YANITLAR : 1-E 2-A 3-A 4-A 5-B 6-D 7-C 8-B 9-C 10-D</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13980/turkce-de-cumle-cesitleri-testleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçe&#8217;de Cümle Öğeleri Testleri</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13979/turkce-de-cumle-ogeleri-testleri.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13979/turkce-de-cumle-ogeleri-testleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:35:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat - Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1doktor.com/?p=13979</guid>
		<description><![CDATA[CÜMLE ÖĞELERİ TEST - 1
1. Aşağıdakilerden hangisi, öznenin özelliklerinden olamaz?
A) Fiillerin mastarları özne olabilir.
B) İsimlere getirilen hal eklerini alabilir.
C) Şahıs ve soru zamirleri özne olabilir.
D) İsim ve sıfat tamlamaları özne olabilir
E) Eylemi yapan kişiyi gösterir. 
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde adlaşmış sıfat nesne görevinde kullanılmıştır?
A) Hırsız, kısa bir süre sonra yakalandı.
B) Yalancı adamı hemen susturdular.
C) Gençlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CÜMLE ÖĞELERİ TEST - 1</p>
<p>1. Aşağıdakilerden hangisi, öznenin özelliklerinden olamaz?</p>
<p>A) Fiillerin mastarları özne olabilir.</p>
<p>B) İsimlere getirilen hal eklerini alabilir.</p>
<p>C) Şahıs ve soru zamirleri özne olabilir.</p>
<p>D) İsim ve sıfat tamlamaları özne olabilir</p>
<p>E) Eylemi yapan kişiyi gösterir. </p>
<p>2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde adlaşmış sıfat nesne görevinde kullanılmıştır?</p>
<p>A) Hırsız, kısa bir süre sonra yakalandı.</p>
<p>B) Yalancı adamı hemen susturdular.</p>
<p>C) Gençlere her zaman sahip çıkmalıyız.</p>
<p>D) İhtiyarı, bu yaz ziyaret edeceklermiş. </p>
<p>E) Dilenciye on bin lira verdi.</p>
<p>3. Aşağıdaki cümlelerin hangisi &quot;kim, ne zaman, neyi ve kime?&quot; sorularının tümüne cevap vermektedir?</p>
<p>A) Okulun bahçesinde top oynarken gözlüğü kırılmıştı.</p>
<p>B) Bu kitabı, doğum günümde bana edebiyat öğretmenim almıştı.</p>
<p>C) Öğrenciler, akşamları ders çalışmayı pek sevmezler.</p>
<p>D) Sizde fazla olan kitapların bazısını bir arkadaşınıza verebilirsiniz.</p>
<p>E) O, bu yıl sosyal etkinliklere katılmayı hiç düşünmedi.</p>
<p>4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne yer almamıştır?</p>
<p>A) Küçük kardeşi bu yıl okula başlıyor</p>
<p>B) Çiçekçiye uğrayıp üç kırmızı gül aldım.</p>
<p>C) O, &quot;Altın Kelebek&quot; ödülünü bileğinin hakkıyla aldı.</p>
<p>D) Doğum gününde ona, sadece bîr kalem alabildik.</p>
<p>E) Şehirlerden kaçıp gitme düşüncesini içimizden atamadık.</p>
<p>5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru, özneyi bulmaya yöneliktir?</p>
<p>A) Üstüne yorgan mı örttüler?</p>
<p>B) Doktora dün beni mi sormuş?</p>
<p>C) Çocuğun başına taş mı düşmüş?</p>
<p>D) Yarışmaya seni mi gönderecekler?</p>
<p>E) Kendisi bu işi başarabilir mi?</p>
<p>6. &quot;Onlar her yerde onun karşısında idiler.&quot;</p>
<p>Cümlesinin öğe dizilişi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?</p>
<p>A) Özne + Z. Tümleci + Nesne + D. Tümleç + Yüklem</p>
<p>B) Özne + D. Tümleç + D. Tümleç + Yüklem</p>
<p>C) Özne + D. Tümleç + Yüklem</p>
<p>D) D. Tümleç + Özne + Yüklem</p>
<p>E) D. Tümleç + Özne + D. Tümleç + Yüklem</p>
<p>7. Yıllar öncesinin solgun eylül, ekim ayları, asırlık çınarlar ve titrek yapraklar arasında dönüp duruyor benimle birlikte.</p>
<p>Cümlesinin öznesi aşağıdakilerden hangisidir?</p>
<p>A) Eylül, ekim ayları.</p>
<p>B) Solgun eylül, ekim ayları</p>
<p>C) Yıllar öncesinin solgun eylül, ekim ayları</p>
<p>D) Asırlık çınarlar ve titrek yapraklar</p>
<p>E) Benimle birlikte</p>
<p>8. Aşağıdaki cümlelerden hangisi &quot;ne, neyi, nerede&quot; ve &quot;nasıl&quot; sorularının tümüne cevap vermektedir?</p>
<p>A) Ahmet toplantıda sana ne söyledi?</p>
<p>B) Orada bulunanlar, konuyu tartıştı.</p>
<p>C) Kuş, yuvasında yavrularını sevgiyle besliyordu.</p>
<p>D) Çocuklar bahçede oynamaya başladı.</p>
<p>E) Terbiyeli çocuk, herkese saygılı davranır.</p>
<p>9. &quot;Öğrencileriniz son günlerde neler okuyorlar.&quot;</p>
<p>Sorusuna verilecek cevap, cümlenin hangi öğesi olur?</p>
<p>A) Özne</p>
<p>B) Nesne</p>
<p>C) Dolaylı Tümleç</p>
<p>D) Zart Tümleci </p>
<p>E) Edat Tümleci</p>
<p>YANITLAR : 1-B 2-D 3-B 4-A 5-C 6-C 7-C 8-C 9-B</p>
<p>CÜMLE ÖĞELERİ TEST - 2</p>
<p>1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi özne ve yüklemden oluşmuştur?</p>
<p>A) Yarışmaya, birden fazla kişinin ortak çalışmayla oluşturduğu yapıtla da başvurulabilir.</p>
<p>B) Türkçe dışındaki dillerde yazılmış yapıtlarla da başvurulabilir.</p>
<p>C) Ödüle aday gösterilen yapıtın bir özeti gönderilmelidir.</p>
<p>D) Ödüle aday gösterilen yapıtlar tekrar incelendi.</p>
<p>E) Adaylar, ödül için birden fazla dalda başvuruda bulunabilir. </p>
<p>2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, tamlayanı düşmüş isim tamlaması özne görevindedir?</p>
<p>A) Yarışmanın heyecanından elleri tir tir titriyordu.</p>
<p>B) Gökkuşağını gözlerinde gördüm bu sabah.</p>
<p>C) Yazar, romanında gözleme büyük yer vermiş.</p>
<p>D) Şiirine hayran kalacak genç kuşaklar.</p>
<p>E) Onun şiirini anlamak için zamanı geriye çevirmek gerek.</p>
<p>3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?</p>
<p>A) Yağmurlardan sonra / buyurmuş / başak.</p>
<p>B) Tutsak bir kekliğin sesiyle / erirdi / kar.</p>
<p>C) Bir şahdamar gibi / vuruyor / hayaller.</p>
<p>D) Bir gün / gözlerimin / tâ içine / bak.</p>
<p>E) Sen doğu olursan / güneş / sana / gelecektir.</p>
<p>4. Aşağıdaki cümlelerde geçen deyimlerden hangisi, farklı bir öğe olarak kullanılmıştır?</p>
<p>A) Adamcağız, kulağına çalınan her şeye inanıyor.</p>
<p>B) Neyi nerede kullanacağını enine boyuna düşündü.</p>
<p>C) Önüne getirilen her belgeyi, kılı kırk yararcasına inceliyordu.</p>
<p>D) Toplantıda konuşulacak olan her şeyi, kulağını açıp dinlemelisin.</p>
<p>E) Ne yapacağınıza, iş işten geçmeden karar vermelisiniz.</p>
<p>5. Aşağıdakilerden hangisinde &quot;Beni zaman zaman ağlatan bu hazin hatıradır.&quot; cümlesinin öğe dizilişi doğru olarak verilmiştir?</p>
<p>A) Özne - Yüklem</p>
<p>B) Belirtili Nesne - Zarf Tümleci - Özne - Yüklem</p>
<p>C) Özne - Belirtili Nesne - Yüklem</p>
<p>D) Özne - Belirtili Nesne - Zarf Tümleci - Yüklem</p>
<p>E) Belirtili Nesne - Özne - Yüklem</p>
<p>6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözde özne kullanılmıştır?</p>
<p>A) Doktor, bu konuşmaların bana çok faydalı olacağını söylüyordu.</p>
<p>B) Yıl sonunda ailem tekrar köye taşınmıştı.</p>
<p>C) Bu resim çarşıda, tahta atın üstünde çekilmiş.</p>
<p>D) Arabalar on beş metre kadar aralıklarla ağır ağır yol alıyorlardı.</p>
<p>E) Sözümü bitirir bitirmez sanki bir yanardağ patlamıştı.</p>
<p>7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğeleri ayırmada yanlışlık yapılmıştır?</p>
<p>A) İki saat önce / gelen araba / hâlâ / buradaydı.</p>
<p>B) Seni gördüğüm gün / suratın / asıktı.</p>
<p>C) Köye onlardan önce gittiğimi / bilmiyorlar.</p>
<p>D) İnsanları böylesine sevmek / elbette / kolay değil.</p>
<p>E) Yaşama sevgisi / onda / bütün duyguların üstündeydi.</p>
<p>8. Sanatçının ailesini ziyaret ettikten sonra kimi nereye götürdüler.</p>
<p>Cümlesindeki öğelerin sıralanışı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?</p>
<p>A) Dolaylı Tümleç - Özne - Zarf Tümleci - Yüklem</p>
<p>B) Zarf Tümleci - Belirtili Nesne - Dolaylı Tümleç - Yüklem</p>
<p>C) Dolaylı Tümleç - Nesne - Zarf Tümleci -Yüklem</p>
<p>D) Dolaylı Tümleç - Nesne - Özne - Yüklem </p>
<p>E) Nesne - Dolaylı Tümleç - Özne - Yüklem</p>
<p>9. &quot;Üzerinde çalıştığı proje, birtakım ilavelerden sonra bitti.&quot;</p>
<p>Aşağıdaki cümlelerin hangisi yukarıdaki cümleyle öğelerin sıralanışı yönünden özdeştir?</p>
<p>A) Balığın kokusu yemekhaneden odalara yayıldı.</p>
<p>B) Komşumuzun çocuğu, karşısında beni görünce şaşırdı.</p>
<p>C) Uzun zamandır balık yemediğin belli oluyor.</p>
<p>D) Öğrenci, öğretmeni soru yağmuruna tutmuştu.</p>
<p>E) Olayların bu kadar büyütüleceğini tahmin edememişti.</p>
<p>YANITLAR : 1-C 2-A 3-D 4-A 5-A 6-C 7-A 8-B 9-B</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13979/turkce-de-cumle-ogeleri-testleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Dili Ve Edebiyatinda Nazim Türleri</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13978/turk-dili-ve-edebiyatinda-nazim-turleri.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13978/turk-dili-ve-edebiyatinda-nazim-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat - Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1doktor.com/?p=13978</guid>
		<description><![CDATA[&#8226; NAZIM TÜRLERİ 
Kahramanlık şiirleri 
&#8226; Yine soylu savaşçılarla, hükümdarların kahramanlıklarını ağırbaşlı, yüce, dramatik bir üslupla, belirli biçimsel kurallara bağlı kalarak anlatan şiirlerdir. Genellikle tek tip çalgı eşliğinde okunur ya da hal şarkısı olarak söylenirler. Halk ozanlarının yapıtları aracılığıyla kuşaktan kuşağa nakledilirler. Halk edebiyatında yiğitlik, yurt sevgisi gibi konuları ya da tarihsel olayları coşkulu bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8226; NAZIM TÜRLERİ </p>
<p>Kahramanlık şiirleri </p>
<p>&#8226; Yine soylu savaşçılarla, hükümdarların kahramanlıklarını ağırbaşlı, yüce, dramatik bir üslupla, belirli biçimsel kurallara bağlı kalarak anlatan şiirlerdir. Genellikle tek tip çalgı eşliğinde okunur ya da hal şarkısı olarak söylenirler. Halk ozanlarının yapıtları aracılığıyla kuşaktan kuşağa nakledilirler. Halk edebiyatında yiğitlik, yurt sevgisi gibi konuları ya da tarihsel olayları coşkulu bir anlatımla işleyen kahramanlık şiirleri vardır. Şiir, destan ve koçaklama türünde yazılmışlardır. </p>
<p>Halk şarkısı </p>
<p>&#8226; En eski halk edebiyatı biçimlerinden biridir. Sözlü gelenek içinde yaşayan, daha çok duyarak, yani kulaktan öğrenilen ve alilerle sınırlı toplumsal gruplar içinde yayılan şarkılardır. En belirgin özelliği, günlük yaşamdaki etkinliklerle yakın ilişkili olmasıdır. Köylerde bu tür etkinlikler ekin, hasat, harman, iplik eğirme, dokuma, bebek uyutma, içki, oyun oynama gibi etkinliklerdir. Halk şarkılarının haber ve dedikodu iletmek, yerel tarihle, aile kütüklerini belgelemek, bir topluluğun bilgi ve edebiyat birikimini korumak, sürdürmek gibi işlevleri de vardır. </p>
<p>Koşma </p>
<p>&#8226; Halk edebiyatımızda doğa, aşk, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar gibi konuların işlendiği en sık kullanılan şiir türü. Dörder dizelik bendlerden oluşur. Bend sayısı genellikle 3, 5 arasındadır. Hece ölçüsünün 6+5 veya 4+4+3 duraklı 11&#8217;li kalıbıyla yazılır. Şair koşmanın son bendinde ismini ya da mahlasını söyler. Koşmalar dile gitirilen duygular ve söylenişlerine göre koçaklama, güzelleme, taşlama, ağıt gibi isimler alır. Karşılıklı konuşma şeklinde yani &quot;dedim&quot; &quot;dedi&quot; diye başlayan dizelerle de söylenebilir. Bu tür koşmalara &quot;mürâcaa&quot; ismi verilir. Bütün kafiyeleri cinaslı olan koşmalara &quot;tecnis&quot; denir. </p>
<p>ÖRNEK KOŞMA: Karacaoğlan </p>
<p>ÖRNEK MÜRÂCAA KOŞMA: Kul Nesimi </p>
<p>ÖRNEK TECNİS KOŞMA: </p>
<p>Derd-i dilim arttı yârimin derdim </p>
<p>Seksende doksanda yüzde seyr eyle </p>
<p>Gonca güllerini yârimin derdim </p>
<p>Gerdanda dudakta yüzde seyr eyle </p>
<p>Sel gelince yıkılırmış yar dedim </p>
<p>Al hançeri vur sineye yâr dedim </p>
<p>Yeter cevr ü cefa etme yâr dedim </p>
<p>Cism ü bedenimi yüz de seyr eyle </p>
<p>Çeşmîyâ bin gazel yazdım dîvâne </p>
<p>El bağladım yâre durdum dîvâne </p>
<p>Dedi var yıkıl git behey dîvâne </p>
<p>Aşkın deryasında yüz de seyr eyle </p>
<p>Çeşmi </p>
<p>Koşmalar ezgilerine göre ve yapılarına göre olmak üzere ikiye ayrılır. </p>
<p>Ezgilerine göre koşmalar: Özel bir zegiyle okunurlar ve hece sayısı dikkate alınmaz. Ankara koşması, Acem koşması, Kerem, kesik Kerem, Gevherî, Sümmâni koşması gibi. </p>
<p>Yapılarına göre koşmalar: Koşmalar yapılarına göre 7&#8217;ye ayrılır. </p>
<p>Düz koşma: Âşık edebiyatında en sık kullanılar tür. Adi koşma olarak da adlandırılır. </p>
<p>Yedekli koşma: İki şekli vardır. İlki koşma-mani halidir. Koşma bendlerinin arasına aynı kafiyede bir bayati bendi ya da 7 heceli bend girer. İkincisi yedekli 5&#8217;li koşma diye adlandırılır. 8&#8217;li hece ölçüsüyle yazılır. İlk bend 5, ikinci ve yedek sayılan bend 4 dizelidir. </p>
<p>ÖRNEK KOŞMA-MANİ: Zülalî </p>
<p>Musammat koşma: Divan edebiyatındaki musammat gazele benzer. İç kafiyeli koşmalardır. Her dizenin birinci ve ikinci kısımları kafiyelidir. 6+5 duraklı kalıpla yazılır. </p>
<p>ÖRNEK MUSAMMAT KOŞMA: Miratî </p>
<p>Ayaklı koşma: İlk bendin dize sonlarına, diğer bendlerin ise sadece son dizelerine ziyade eklenerek oluşturulur. Ziyadeler 5 hecelidir. Genellikle musammat koşma şeklinde yazıldıklarından musammat ayaklı koşma da denir. </p>
<p>ÖRNEK AYAKLI KOŞMA: Gedâyî </p>
<p>Zincirleme koşma: Bendlerinin dördüncü dizesinin kafiyesi bir sonraki bendin ilk dizesinin başında tekrarlanan koşmalardır. Genellikle destanlarda kullanılır. </p>
<p>ÖRNEK ZİNCİRLEME KOŞMA: Zülalî </p>
<p>Zincirleme ayaklı koşma: Zincirleme koşmalara ziyadeler eklenerek yazılır. </p>
<p>Koşma şarkı: Her bendinin dördüncü dizelere aynı olan kavuştaklı koşmalardır. </p>
<p>Türkü </p>
<p>&#8226; Türkiye&#8217;nin sözlü geleneğinde, bir ezgi ile söylenen halk şiirinin her çeşidini göstermek için en çok kullanılan ad &quot;türkü&quot;dür. Özel durumlarda ya da ezginin, sözlerin çeşitlemesine göre ninni, ağıt, deyiş, hava adları da kullanılmaktadır. Türk halk edebiyatı nazım şekli ve türüdür. Ezgisi yönüyle diğer halk şiiri türlerinden ayrılır. Türküler genellikle anonimdir. İsimleri bilinen saz şairlerinin söyledikleri de giderek halka mal olmuştur. İlk türkü söyleme &quot;Türkü yakmak&quot; diye anılır. Türkü adı Türk sözcüğüne Arapça &quot;ı&quot; eki eklenmesiyle ortaya çıkmıştır. &quot;Türk&#8217;e özge&quot; anlamına gelir. </p>
<p>Türkü, Türk halk şiirinin en eski türlerindendir. Bu kelime ilk defa XV. Yüzyılda Doğu Türkleri tarafından kullanılmıştır. Hikmet Dizdaroğlu, Anadolu&#8217;da türkünün ilk örneğini Öksüz Dede&#8217;nin verdiğini belirtir. Türküler genellikle hece vezninin 7, 8 ve 11&#8217;li kalıplarıyla kıtalar halinde söylenir. Her kıta türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bend ile nakarattan meydana gelir. Nakarat her bendin sonunda tekrarlanır. Bu kısım bağlama veya kavuştak diye de bilinir. Türküleri kesin ayrıma sokmak güçtür. Bir yörede yakılan türkü diğer bir yöreye şekli ve söyleniş biçimi değişerek geçebilir. Türküler ezgilerine, konularına ve yapılarına göre ayrılır. </p>
<p>1. Ezgilerine Göre Türküler </p>
<p>a. Usulsüzler: Uzun havalardır. Divan, koşma, hoyrat gibi çeşitlere ayrılır. </p>
<p>b. Usullüler: Oyun havalarıdır. Bu türe Konya&#8217;da oturak, Urfa&#8217;da kırık denilir. </p>
<p>2. Konularına Göre Türküler: </p>
<p>Ninniler ve çocuk türküleri, tabiat üzerine türküler, aşk türküleri, kahramanlık türküleri, askerlik türküleri, tören türküleri, iş türküleri, eşkıya türküleri, acıklı olaylarla ilgili türküler, güldürücü türküler, karşılıklı söylenen türküler, oyun türküleri, ağıtlar. </p>
<p>3. Yapılarına Göre Türküler: </p>
<p>a. Mani kıt&#8217;alarından kurulu türküler: Birbirleriyle ilgili konularda söylenmiş manilerin sıralanarak ezgiyle okunmasından meydana gelir. </p>
<p>b. Dörtlüklerle kurulu türküler. </p>
<p>ÖRNEK: </p>
<p>HAVADA BULUT </p>
<p>Havada bulut yok bu ne dumandır </p>
<p>Mahlede ölüm yok bu ne figandır </p>
<p>Adı Yemen&#8217;dir gülü çemendir </p>
<p>Giden gelmiyor acep nedendir </p>
<p>Burası Muş&#8217;tur yolu yokuştur </p>
<p>Giden gelmiyor acep nedendir </p>
<p>Kışlanın önünde redif sesi var </p>
<p>Bakın çantasına acep nesi var </p>
<p>Bir çift kundurayla bir de fesi var </p>
<p>Adı Yemen&#8217;dir gülü çimendir </p>
<p>Giden gelmiyor acep nedendir </p>
<p>Burası Muş&#8217;tur yolu yokuştur </p>
<p>Giden gelmiyor acep nedendir </p>
<p>HAM MEYVE </p>
<p>Çamlığı başında tüter bir tütün </p>
<p>Acı çekmeyenin yüreği bütün </p>
<p>Ziyamın atını pazara çekin </p>
<p>Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler </p>
<p>Uzun olur gemilerin direği </p>
<p>Yanık olur anaların yüreği </p>
<p>Ne sen gelin oldun ne ben güveyi </p>
<p>Onun için açık gider gözlerim </p>
<p>Ham meyveyi kopardılar dalından </p>
<p>Beni ayırdılar nazlı yârimden </p>
<p>Eğer yârim tutmaz ise elimden </p>
<p>Onun için açık gider gözlerim </p>
<p>Benim yârim yaylalarda oturur </p>
<p>Ak ellerin soğuk suya batırır </p>
<p>Demedim mi nazlı yârim ben sana </p>
<p>Çok muhabbet tez ayrılık getirir </p>
<p>Taşlama </p>
<p>&#8226; Bir kimseyi yermek veya toplunun bozuk yönlerini iğneleyici bir dille eleştirmek için yazılan şiir. Halk edebiyatı nazım türüdür. </p>
<p>ÖRNEK TAŞLAMA: Ruhsatî </p>
<p>Tekerleme </p>
<p>&#8226; Sözlüklerde &quot;ağızda yuvarlanan söz, saçma sapan söz, eşsesli kelimelerle kurulu konuşma&quot; anlamlarına gelen tekerleme masal, hikaye, bilmece, halk tiyatrosu gibi bazı edebi türler içinde veya bağımsız olarak söylenen ölçülü ve kafiyeli sözlerdir. Çokluk çocuk folklorunda hoşça vakit geçirmek, konuşma kabiliyeti kazanmak, oyunlarda eş ve ebe seçmek için bu yola başvurulur. Masal tekerlemesi, oyun tekerlemesi gibi adlar alırlar. En çok çocuk oyunlarında, masalların baş, orta ve sonunda söylenirler. Yöreye göre değişik isimle de söylenirler. Doğu Anadolu&#8217;da döşeme, Güney Anadolu&#8217;da sayışma denir. Karagöz ve ortaoyununda muhavere, çocuk oyununda ebe, çıkarmada ise sayışma diyebiliriz. Türk edebiyatında ilk tekerleme örneklerine XI. yüzyıldan itibaren rastlanır. Divanü Lügati&#8217;t Türk&#8217;te bazı tekerlemeler yer alır.</p>
<p>ÖRNEK TEKERLEME: </p>
<p>Yağ yağ yağmur </p>
<p>Tarlada çamur </p>
<p>Teknere hamur </p>
<p>Ver Allahım ver </p>
<p>Sellice yağmur </p>
<p>Evvel zaman içinde </p>
<p>Kalbur zaman içinde </p>
<p>Deve tellal iken </p>
<p>Sinek berber iken </p>
<p>Ben annemin babamın beşiğini </p>
<p>Tıngır mıngır sallar iken </p>
<p>O yalan bu yalan </p>
<p>Fili yuttu bir yılan </p>
<p>Bu da mı yalan&#8230; </p>
<p>Tekerleme </p>
<p>&#8226; Âşık fasıllarında, saz şairlerinin yaptıkları şiir yarışmaları. Halk dilinde tekerleme, âşıklar arasında tekellüm olarak adlandırılır. Bu tür şiirler ya söylenmesi zor sözcüklerden meydana getirilir ya da darayak şeklindedir. Ayak daraldıkça kafiye bulmak zorlaşır. Âşıklardan biri fasal aralarında tekerlemeye başlar ve yeni bir ayak açar.</p>
<p>ÖRNEK TEKERLEME: Kâtibî </p>
<p>Mani </p>
<p>&#8226; Başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım türü. Çoğunlukla 7 heceli dört dezilek bir bendden meydana gelir. Ama dizeleri 4-5-8-10-14 heceli kalıplarla söylenmiş maniler de vardır. Birinci, ikinci dördüncü dizeler birbirleriyle kafiyeli, üçüncü dize serbesttir. Yani kafiye dizilişi aaxa&#8217;dır. Aaaxa düzeninde maniler de var. İlk iki dize hazırlık dizeleridir. Son iki dize ile anlam bağlantısı yoktur. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. Bir çok mani çeşidi vardır. En çok kullanılanlar düz ya da tam mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani, artık mani&#8217;dir. </p>
<p>Düz mani: Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır. </p>
<p>ÖRNEK MANİLER: </p>
<p>Akşamlar olmasaydı </p>
<p>Badeler dolmasaydı </p>
<p>Yâr koynuna girince </p>
<p>Hiç sabah olmasaydı </p>
<p>A benim bahtiyarım </p>
<p>Gönülde tahtı yârim </p>
<p>Yüzünde göz izi var </p>
<p>Sana kim baktı yârim </p>
<p>Anne demeye geldim </p>
<p>Kaymak yemeye geldim </p>
<p>Meramım kaymak değil </p>
<p>Yâri görmeye geldim </p>
<p>Bağlarında üzüm var </p>
<p>Mor şalvarda gözüm var </p>
<p>Kaçma yârim uzağa </p>
<p>Sana bir çift sözüm var </p>
<p>Dağlarda gezer oldum </p>
<p>Okuyup yazar oldum </p>
<p>Ben bir güzel uğruna </p>
<p>Kuruyup gazel oldum </p>
<p>Hıçkırık tuttu beni </p>
<p>Tuttu kuruttu beni </p>
<p>Elin oğlu değil mi </p>
<p>Gitti unuttu beni </p>
<p>Kahve Yemen&#8217;den gelir </p>
<p>Bülbül çimenden gelir </p>
<p>Ak topuk beyaz gerdan </p>
<p>Her gün hamamdan gelir </p>
<p>Kesik mani: Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar. Eğer meydan ve kahvehanelerde söylenen ve ilk dizeleri &quot;aman aman&quot; ünlemi ile doldurulan manilerse bunlara İstanbul manileri denir.</p>
<p>ÖRNEK KESİK MANİ: </p>
<p>Karaca</p>
<p>Aldım aşkın tüfeğin </p>
<p>Vurdum bir kaç karaca </p>
<p>Dünyada bir yâr sevdim </p>
<p>Kaşı gözü karaca </p>
<p>Dağ bana </p>
<p>Bahçe sana bağ bana </p>
<p>Değme zincir kâr etmez </p>
<p>Zülfin teli bağ bana </p>
<p>Ayağı </p>
<p>Kuşlardan bir kuş gördüm </p>
<p>Var başında ayağı </p>
<p>Üstad manici isen </p>
<p>Aç maniden ayağı </p>
<p>Cinaslı mani: Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.</p>
<p>Yedekli mani: Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır. Yedekli maniye artık mani de denir.</p>
<p>ÖRNEK ARTIK MANİ: </p>
<p>Ağlarım çağlar gibi </p>
<p>Derdim var dağlar gibi </p>
<p>Ciğerden yaralıyım </p>
<p>Gülerim çağlar gibi </p>
<p>Her gelen bir gül ister </p>
<p>Sahipsiz bağlar gibi </p>
<p>Tası yok tası yok </p>
<p>Ne viran çeşme imiş </p>
<p>Su içecek tası yok </p>
<p>Yıkıldı viran gönlüm </p>
<p>Yapacak ustası yok </p>
<p>Şu vefasız dünyanın </p>
<p>Ucu var ortası yok </p>
<p>Deyiş: İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır. </p>
<p>ÖRNEK DEYİŞ: </p>
<p>Adilem sen naçarsın </p>
<p>İnci mercan saçarsın </p>
<p>Dünya deniz olanda </p>
<p>Gönlüm nere kaçarsın </p>
<p>Ağam derim naçarım </p>
<p>İnci mercan saçarım </p>
<p>Dünya deniz olunca </p>
<p>Ben kuş olup kaçarım </p>
<p>Adilem sen naçarsın </p>
<p>La&#8217;l ü gevher saçarsın </p>
<p>Ben bir şahin olunca </p>
<p>Yavrum nere kaçarsın </p>
<p>Ağam derim naçarım </p>
<p>La&#8217;l ü gevher saçarım </p>
<p>Sen bir şahin olunca </p>
<p>Ben yerlere kaçarım </p>
<p>Adilem sen naçarsın </p>
<p>La&#8217;lü gevher saçarsın </p>
<p>Ben azrail olunca </p>
<p>Kuzum nere kaçarsın </p>
<p>Ağam derim naçarım </p>
<p>La&#8217;l ü gevher saçarım </p>
<p>Sen azrail olunca </p>
<p>Ben cennete kaçarım </p>
<p>Ninni </p>
<p>&#8226; Çocuğun uyumasının sağlanması ya da ağlamasının durması için, sade bir dille ve hece ölçüsüne göre ezgili olarak söylenen ürünler. Söyleyeni belli olmayan bu ürünler dörtlüklerden ve nakarat bölümlerinden oluşur. Özel bir beste ile söylenir. Bu sözler annenin o andaki ruh durumunu yansıtır. Ninniler genellikle mani türünde bir dörtlükten meydana gelen bir çeşit türküdür. Ninni, Divanü Lügati&#8217;t Türk de &quot;balubalu&quot; diye adlandırılır. Öteki Türk boylarında değişik isimler verilmiştir. </p>
<p>ÖRNEK NİNNİ: </p>
<p>Dandini dandini danalı bebek </p>
<p>Elleri kolları kınalı bebek </p>
<p>Benim oğlum nazlı bebek </p>
<p>Uyusun yavrum ninni </p>
<p>(Manisa yöresinden) </p>
<p>Çaya vardım çay susuz </p>
<p>Çadır kurdum yaylasız </p>
<p>Benim yavrum pek huysuz </p>
<p>Ninni yavrum ninni </p>
<p>(Denizli yöresinden) </p>
<p>Ağıt </p>
<p>&#8226; Doğal afetler, ölüm, hastalık vb. çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili ürünlerdir. Ağıt söyleme işine ağıt yakma, ağıt söyleyenlere ise ağıtçı denilmektedir. </p>
<p>ÖRNEK AĞIT: Celali </p>
<p>İlahi </p>
<p>&#8226; Tanrıyı övmek, ona yakarmak için söylenilen dini şarkılara ilahi denir. Tekke edebiyatında ise din ve ahlakla ilgili şiirler ilahi adıyla tanımlanır. Hem koşma, hem semai biçiminde ve hem hece hem de aruz ölçüsüyle yazılmış şiirlerdir. Hece ölçüsünde 7, 8 ve 11&#8217;li kalıplar tercih edilmiştir. İlahi yazarı halk şairleri içinde ilk akla gelen Yunus Emre&#8217;dir. Daha sonra Eşrefoğlu Rumi, Niyazi-i Mısrai, Aziz Mahmut Hüdayi, Yunus Emre&#8217;nin etkisinde kalarak ilahiler yazmışlardır. Bektaşi ilahilerine &quot;nefes&quot;, Alevi ilahilerine &quot;nefes&quot;, &quot;deme&quot;, &quot;deyiş&quot;, Mevlevi ilahilerine &quot;ayin&quot;, Gülşeni ilahilerine &quot;tapuğ&quot;, Halveti ilahilerine &quot;durak&quot;, diğer tarikatlar da ise cumhur veya ilahi adı verilir. Dörtlüklerle yazılanlarda kafiye düzeni koşmaya, beyitlerle yazılanlarda kafiye düzeni gazele benzer. </p>
<p>Giriş bölümüne zemin, gelişme ve sonuç bölümüne miyan denir. Bu ikisinin arasında nakarat bölümleri bulunur. Müzik parçası olarak bakıldığında zemin-nakarat-meyan-nakarat sistemindeki bir kalıba uyarlar. Toplu halde seslendirilmek için bestelenmiş ilahiler &quot;cumhur ilahi&quot; diye bilinir. Solo ilahilerde de koronun söylediği parçaya &quot;cumhur&quot; adı verilir. İlahiler okundukları yer ve zamana göre cami ilahisi, tekke ilahisi, mektep ilahisi, ramazan ve muharrem ilahisi, Mekke ilahisi, Kadir Gecesi ilahisi gibi adlarla anılır. </p>
<p>ÖRNEK İLAHİ: Yunus Emre </p>
<p>Semai </p>
<p>&#8226; Halk şiirinde hecenin sekizli ölçüsü ile koşma biçiminde düzenlenen ve özel bir ezgi ile söylenen şiirlerdir. Genellikle en az üç, en fazla beş dörtlükten oluşurlar. Çoğunlukla doğa, güzellik, ayrılık. kavuşma gibi duygusal ve lirik temaları işlerler. Semainin hece ölçüsünün yanında aruz kullanılarak yazılanları da vardır. </p>
<p>ÖRNEK SEMAİ: Karacaoğlan </p>
<p>Varsağı </p>
<p>&#8226; Özel bir ezgiyle söylenen koşmaya denir. Önce Güney Anadolu&#8217;da yaşayan Varsak Türkleri tarafından söylendiği için bu adla anılır. Semâiye benzer. Hece ölçüsünün en çok sekizli kalıbıyla yazılır. 4+4 duraklı veya duraksız olur. Kafiye şeması şöyledir: Xaxa bbba ccca. </p>
<p>Semâiden ezgi yönüyle ayrılır. Varsağı yiğitçe bir havayla okunur. Çokluk içinde &quot;bre&quot;, &quot;hey&quot;, &quot;hey gidi&quot;, gibi ünlümler yer alır. Bu ünlemlerin bulunmadığı varsağılar ezgisiyle fark edilir. </p>
<p>ÖRNEK VARSAĞI: Karacaoğlan </p>
<p>Selis </p>
<p>&#8226; Halk edebiyatında aruz ölçüsü kullanılarak yazılan şiirlerdir. Genellikle 19&#8217;uncu yüzyıl aşıkları tarafından kullanılan selisin en fazla yazılan tipi gazeldir. Hece ölçüsünün on beşli kalıbına da uyan selislerin en belirgin özellikleri farklı bir ezgiye sahip olmalıdır. </p>
<p>Nefes </p>
<p>&#8226; Dini temellere bağlı aşık edebiyatı nazım şekillerinden ilahilerin Alevi-Bekteşi aşıklarınca yazılanlarına denir. Konusu genellikle tasavvuftaki vahdet-i vücud, Alevi-Bektaşi ilkeleri, tarikat kurallarıyla ilgilidir. Dili sade bir Türkçe olan nefesler biçim olarak koşmaya benzer. Dörtlükler halinde hece ölçüsünün 7, 8, 11&#8217;li kalıpları ile ya da az da olsa aruzla yazılanlara rastlanmaktadır. Dörtlük sayısı 3-7 arasında değişir. Fazla da olabilir. </p>
<p>ÖRNEK NEFES: </p>
<p>Biz Urum Abdallarıyız </p>
<p>Maksadımız yârdır bizim </p>
<p>Geçtik ziynet kabâsından </p>
<p>Gencinemiz erdir bizim </p>
<p>Dâim kılarız biz zârı </p>
<p>Harceyleriz elden var, </p>
<p>Dost yoluna verdik seri </p>
<p>Mürkirimiz hârdır bizim </p>
<p>Aşk bülbülüyüz öteriz </p>
<p>Râh-i Hakka yüz tutarız </p>
<p>Mânâ gevherin satarız </p>
<p>Mürşidimiz vardır bizim </p>
<p>İstivâyı gözler gözüm </p>
<p>Seb&#8217;almesanidir yüzüm </p>
<p>Ene&#8217;l Hakk&#8217;ı söyler sözüm </p>
<p>Mi&#8217;râcımız dârdır bizim </p>
<p>Haber aldık mahkemâttan </p>
<p>Geçmeyiz zâttan sıfattan </p>
<p>Balım nihan söyler Haktan </p>
<p>İrşâdımız sırdır bizim </p>
<p>Balım Sultan </p>
<p>Ayin </p>
<p>&#8226; Mutasavvıflara has bazı hal ve hareketleri ifade etmek için ilk defa İranlılar tarafından kullanılan ayin, daha sonra Türk Tasavvuf Edebiyatı&#8217;na da geçmiş Mevleviler&#8217;in sema meclislerinde söyledikleri ilahilere verilen ad olmuştur. </p>
<p>Tapuğ </p>
<p>&#8226; Gülşeni adlı tarikata bağlı şairlerin ayinler sırasında okudukları makamlı şiirlere tapuğ adı verilir. </p>
<p>Cumhur </p>
<p>&#8226; Mevlevi ve Bektaşi dergahları dışındaki dergah ve tarikatlarda topluca okunan ilahilere verilen addır. </p>
<p>Hikmet </p>
<p>&#8226; Dini ve tasavvufi halk şiirinde şairin anlayış ve sezgilerine göre din konularını işleyen şiirlere hikmet denir. </p>
<p>Devriye </p>
<p>&#8226; Dini ve tasavvufi halk edebiyatında devir felsefesini savunan ve anlatan şirlerdir. Devriye, evrenin ve insanın tanrıdan çıkıp, tekrar tanrıya döndüğünü savunan felsefedir. </p>
<p>Şathiye </p>
<p>&#8226; Dini ve tasavvufi halk şiirinde genel olarak mizahi manzumelere şathiye adı verilir. Şathiyeler, mutasavvuf şairlerce söylenmiş ya da yazılmış, tasavvufi inançları dile getiren, anlaşılması yorumlanmasına bağlı şiirlerdir. Tasavvufi konuları işleyenleri şathiyat-ı sûfiyâne adını alırlar. Şathiyelerde Allah&#8217;ın celâl sıfatının değil, cemâl sıfatının ön plana çıkarıldığı görülür. Bu tür şiirlere genellikle Bektaşi-Alevi şairlerinde rastlanır. Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır. </p>
<p>ÖRNEK ŞATHİYE: Azmî </p>
<p>Tevhid </p>
<p>&#8226; Allah&#8217;ı, yaratılış ve kainatın aslı gibi unsurları bir arada yorumlayan manzumelere &quot;tevhid&quot; denir. Çoğunlukla Divan edebiyatı nazım türleri olan gazel, kaside ve mesnevi biçimlerinde kaleme alınmışlardır. Ve ölçüleri de çoğunlukla aruzdur. </p>
<p>Nutuk </p>
<p>&#8226; Tekkelerde tarikat ulularının özellikle eğitici mahiyette olmak üzere söyledikleri şiirlerdir. </p>
<p>Deme </p>
<p>&#8226; Alevi-Bektaşi tarikatından tasavvuf şiirlerinin tarikatlarını ve hareketleriyle ilgili temaları işleyen, sorunlarını konu edinen şiirlerine &quot;deme&quot; adı verilir. Genellikle 8&#8217;li hece ölçüsüyle yazılan demeler saz eşliğinde kendine özgü bir makamla söylenir. </p>
<p>Duvaz </p>
<p>&#8226; Yine Alevi ve Bektaşi şiirinde bir türdür. Düvaz imam, düvaze, imam da denilen duvazlar On İki İmam&#8217;ı öven nefeslerdir. </p>
<p>Güzelleme </p>
<p>&#8226; Âşık edebiyatında insan ve doğa güzelliklerini işleyen koşmalar. Genellikle aşık olunan kadın, kız, gelin, dağ ağaç, hayvan, çiçek gibi unsurlar işlenir. </p>
<p>ÖRNEK GÜZELLEME: Ruhsatî </p>
<p>Hoyrat ya da Horyat </p>
<p>&#8226; Dört dizelik serbest tarzda halk edebiyatı nazım türü. Söz ve ezgisinde yiğitlik havası hakimdir. Irak&#8217;ta Türkler&#8217;in yoğun olduğu Kerkük ve Erbil ile Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Kars yörelerimizde yaygındır. Basit üsluplu, derin anlamlı, uyumlu, cinaslı sözcüklerden kuruludur. Genellikle 7 hecelidir. Benzer dizelerin başına veya sonuna konulan ve miyan denilen ek sözcüklerle vezin bozulabilir. İlk dize bir anlam ifade eden ve diğer dizelere ayak veren cinaslı bir sözcüktür. Hoyran söyleyenlere hoyrat çağıran ya da sazlıyan (yas törenlerinde ağıt yakan anlamında) denir. Anadolu&#8217;da hoyratların bir bölümüne ayaklı mani, kesik mani adı da verilir. </p>
<p>ÖRNEK HOYRAT: </p>
<p>Dolandı gün </p>
<p>Döndü gün dolandı gün </p>
<p>Men sene daldalandım </p>
<p>Sene de dolandı gün </p>
<p>Güle naz </p>
<p>Bilbil eyler güle naz </p>
<p>Girdim dost bağçasına </p>
<p>Ağlayan çok gülen az </p>
<p>Yüz aya değer </p>
<p>Hüsniv yüz aya değer </p>
<p>Ay var bir güne değmez </p>
<p>Gün var yüz aya değer </p>
<p>Düşte gör </p>
<p>Hayalde gör </p>
<p>Hayalde gör düşte gör </p>
<p>Düşenin dosti olmaz </p>
<p>İnanmazsan düşte gör </p>
<p>Kalenderî </p>
<p>&#8226; Halk şairleri tarafından aruzun mef&#8217;ûlü mefâ&#8217;îlü kalıbıyla gazel, murabba, muhammes, müseddes biçiminde söylenen şiire denir. Özel bir ezgiyle okunur. Ezgisi bakımından düz kalenderî, Acem kalenderisi, Emrah kalenderisi gibi çeşitlere ayrılır. Kafiye düzeni divan ve semaî ile aynıdır. Bu tür şiirler 3+4+3+4 veya 7+7 şeklinde ondört heeceli iken, sonradan yerine aruz vezninin geçtiğini ileri sürenler vardır. </p>
<p>ÖRNEK KALENDERÎ: Tokatlı Nurî </p>
<p>Kavuştak </p>
<p>&#8226; Halk edebiyatında bentler arasında tekrarlanan dizelerdir. Bağlama ve nakaratla aynı anlamdadır. Türkülerde sık kullanılır. </p>
<p>ÖRNEK KAVUŞTAK: </p>
<p>Keklikte gelek olmaz </p>
<p>Sen boyda melek olmaz </p>
<p>Gözünü sevdiğim yâr </p>
<p>Her yerde henek olmaz </p>
<p>Gel gel yanıma keklik </p>
<p>Kadan canıma keklik </p>
<p>Kınalı parmakların </p>
<p>Batır kanıma keklik </p>
<p>Tüyünü döker gelir </p>
<p>Ayağın seker gelir </p>
<p>Yâri arzulayan da </p>
<p>Dağları söker gelir </p>
<p>Gel gel yanıma keklik </p>
<p>Kadan canıma keklik </p>
<p>Kınalı parmakların </p>
<p>Batır kanıma keklik </p>
<p>Koçaklama </p>
<p>&#8226; Konusu savaş, yiğitlik, kahramanlık olan halk edebiyatı şiirleri. Çoşkun ve yüksek tempolu söyleyişleri vardır. Halk edebiyatımızda bu türün en güzel örneklerini Köroğlu ile Dadaloğlu vermiştir. </p>
<p>ÖRNEK KOÇAKLAMA: Köroğlu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13978/turk-dili-ve-edebiyatinda-nazim-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkçe&#8217;nin Tarihi Gelişimi Ve Devirleri</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13977/turkce-nin-tarihi-gelisimi-ve-devirleri.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13977/turkce-nin-tarihi-gelisimi-ve-devirleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat - Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1doktor.com/?p=13977</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKÇE&#8217;NİN TARİHİ GELİŞİMİ VE DEVİRLERİ 
TÜRK EDEBİYATI 
Türkçe&#8217;nin ilk devresi hakkında açık ve kesin bir bilgi yoktur. İlk devrede Ana Türkçe ve daha sonraki devresinde İlk Türkçe adı verilmektedir. Bu devrelerden bugüne örnek kalmamıştır. Ana Türkçe farazî bir devredir. İlk Türkçe devresi, tarih sahnesinde görüldüğümüz zamana aittir. İlk Türkçe devresi; Büyük Hun İmparatorluğu zamanındaki Türkçe&#8217;dir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKÇE&#8217;NİN TARİHİ GELİŞİMİ VE DEVİRLERİ </p>
<p>TÜRK EDEBİYATI </p>
<p>Türkçe&#8217;nin ilk devresi hakkında açık ve kesin bir bilgi yoktur. İlk devrede Ana Türkçe ve daha sonraki devresinde İlk Türkçe adı verilmektedir. Bu devrelerden bugüne örnek kalmamıştır. Ana Türkçe farazî bir devredir. İlk Türkçe devresi, tarih sahnesinde görüldüğümüz zamana aittir. İlk Türkçe devresi; Büyük Hun İmparatorluğu zamanındaki Türkçe&#8217;dir. Bu devreden elimize herhangi bir örnek geçmemiştir. Hun devrinde söylenmiş bâzı şiirleri Çince metinlerden öğrenmek mümkündür. Vesikalara dayanan devre; Eski Türkçe adı verilen devrededir. Bu devrede milâdın başlangıcından II. asra kadar devam etmiştir. (Eski </p>
<p>Türkçe denince ilmî araştırmalarda II. asır akla gelir.) Türkçe&#8217;nin tarihî gelişmesi üç devreye ayrılmaktadır. </p>
<p>1- Eski Türkçe devresi : Başlangıçtan, II. asra kadar. </p>
<p>2- Orta Türkçe devresi : II. asır - 13. asır arası. </p>
<p>3- Yeni Türkçe devesi : 13. asır - 20. asır arası. </p>
<p>1. ESKİ TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrenin bilinen ilk metinleri 8. yüzyılda dikilmiş olan Orhun anıtlarıdır. Bu devre de içinde ikiye ayrılır. </p>
<p>a) Göktürkçe : Kendi yazımız olan Göktürk alfabesi kullanılmıştır. Bugüne kadar gelen en eski metindir. Göktürk yazısı ile yazılmış anıtlardır. </p>
<p>b) Uygurca : İslâmiyet&#8217;ten önceki bu Eski Türkçe devresinin Göktürk yazıtlarından sonraki yazılı ürünleri Uygur Türkçesi metinleridir. </p>
<p>Uygur Türkleri; Göktürklerin millî yazı dillerini bırakmış İranlılarla akraba olan bir kavim Soğdların yazısını ve Mani-Buda dinlerini kabul etmişlerdir. Eski Türkçe devresinin ikinci bölümünü teşkîl eden Uygur Türkçesi ile yazılmış eserler dinî mahiyettedir. </p>
<p>2. ORTA TÜRKÇE DEVRESİ : Bu devrede gerek Türk dilinde, gerek Türk kültüründe önemli değişmeler olmuştur. 10. asırda İslâmiyet resmen kabul edilmiş ve yazı olarak Arap harfleri alınmıştır. Bu devrede Karahanlı devletinin bulunması dolayısıyla Karahanlı Türkçesi de denmektedir. İslâmiyet&#8217;ten sonraki Türk edebiyatının ilk eseri Kutadgu Bilig&#8217;dir. </p>
<p>11. asırda yeni yazı dillerinin meydana gelem temayülü gösterdiği bir çağdır. Eski Türkçe devresindeki yazı dilinin ve bunun son safhası olan Uygur Türkçesi&#8217;nin bir devamı sayılmakla beraber zamanında Hakaniye Türkçesi diye adlandırılan Karahanlı Türkçesi, Doğu Türkçesi yazı dilinin başlangıcı olarak da kabul edilmektedir. Doğu, Batı ve Kuzey Türkçeleri olarak 13. asırdan itibaren ortaya çıkmaya başlayan yeni yazı dilleri devresi ile Eski Türkçe devresi arasındaki bu döneme; Orta Türkçe devresi veya geçiş devresi denmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13977/turkce-nin-tarihi-gelisimi-ve-devirleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yazım Kuralları</title>
		<link>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13976/yazim-kurallari.html</link>
		<comments>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13976/yazim-kurallari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat - Türkçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1doktor.com/?p=13976</guid>
		<description><![CDATA[Yazım Kuralları :
&#34;ile&#34; Sözcüğünün Ek Olarak Yazımı: &#34;ile&#34; sözcüğü kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılırsa şu kurallara dikkat edilir :
A) Ünsüzle biten bir sözcüğe ile getirildiğinde başındaki &#34; i &#34; sesi düşer ve ünlü uyumuna uyar.
Örnek : Okulla ev arası yarım saat sürüyor. (okul + ile okulla)
Erzurum&#8217;a kadar trenle gittim. (tren + ile trenle)
B) Ünlüyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazım Kuralları :</p>
<p>&quot;ile&quot; Sözcüğünün Ek Olarak Yazımı: &quot;ile&quot; sözcüğü kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılırsa şu kurallara dikkat edilir :</p>
<p>A) Ünsüzle biten bir sözcüğe ile getirildiğinde başındaki &quot; i &quot; sesi düşer ve ünlü uyumuna uyar.</p>
<p>Örnek : Okulla ev arası yarım saat sürüyor. (okul + ile okulla)</p>
<p>Erzurum&#8217;a kadar trenle gittim. (tren + ile trenle)</p>
<p>B) Ünlüyle biten bir sözcüğe, ile getirildiğinde, başındaki &quot; i &quot; sesi &quot; y &quot; ye dönüşür, yine ünlü uyumuna uyar. Örnek : Buraya kendi ayağıyla geldi. (ayağı + ile ayağıyla)</p>
<p>Silgiyle kalem istedi benden. ( silgi + ile silgiyle)</p>
<p>&quot;ki&quot; nin Yazımı: &quot;ki&quot; eğer bağlaçsa;</p>
<p>A) Genel olarak iki cümleyi bağlama görevi yapar. Örnek:</p>
<p>Hava o kadar güzeldi ki kendimi hemen sokağa attım.</p>
<p>1. cümle 2. Cümle</p>
<p>Bir de baktım ki ortalıkta kimse kalmamış.</p>
<p>1. cümle 2. Cümle</p>
<p>B) Kişi ve işaret zamirlerinden sonra gelen &quot;ki&quot; de bağlaç olup ayrı yazılır. Örnek :</p>
<p>Ben ki, Bizler ki, Durum o ki</p>
<p>Kişi zamiri kişi zamiri işaret zamiri</p>
<p>C) Bazı bağlaçlarla birlikte kullanılmasına karşı, kalıplaşmış &quot;ki&quot; ayrı yazılır. Örnek :</p>
<p>Öyle ki, yeter ki, kaldı ki</p>
<p>UYARI : &quot;ki&quot;, eğer bağlaçsa daima ayrı bir sözcük olarak yazılır. Ayrıca kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine uyum gösterip &quot;kı&quot; olmaz.</p>
<p>Kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılan &quot;ki&quot; ler ise şunlardır :</p>
<p>A) &quot;de&quot; durum ekinden sonra gelip addan sıfat yapan &quot;ki&quot; : Örnek :</p>
<p>ü evdeki hesap, kafamdaki plan, yoldaki insanlar</p>
<p>B) İlgi zamiri olan &quot;ki&quot; : Örnek</p>
<p>ü Seninki, sınıfınki, bizimki</p>
<p>C) Bazı bağlaçlarla kalıplaşan &quot;ki&quot; : Örnek :</p>
<p>ü Oysaki, mademki, halbuki, sanki</p>
<p>D) Zaman bildiren sözcüklerden sonra gelen &quot;ki&quot; : Örnek :</p>
<p>ü Dünkü, akşamki, az önceki</p>
<p>&quot;de,da&quot; Bağlacının Yazımı:</p>
<p>A) Genel olarak &quot;dahi, bile&quot; bağlaçlarıyla aynı anlamdadır. Bağlaç olup olmadığını anlamak için cümleden çıkarmayı deneriz. Cümleden çıkarıldığında, cümle yapısı bozulmazsa bağlaç olduğunu anlarız ve ayrı bir sözcük olarak yazarız. Örnek :</p>
<p>ü Buraya kadar gelip de ona uğramamak olmaz.</p>
<p>ü Sen de çok oldun artık!</p>
<p>B) Bu bağlaç kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine kalınlık-incelik yönünden uyar. Örnek:</p>
<p>ü Gençliğimizle birlikte umutlarımız da uçup gitti.</p>
<p>ü Onu gördüyse de görmezlikten geldi.</p>
<p>C) Kendinden önce gelen sözcük, sert ünsüzle bitse bile, bu bağlaç sertleşerek &quot;te,ta&quot; biçiminde yazılamaz. Yazılırsa yazım yanlışı ortaya çıkar. Örnek :</p>
<p>ü Bu iş küçük te sen gözünde büyütüyorsun. (Yanlış)</p>
<p>ü Bu iş küçük de sen gözünde büyütüyorsun. (Doğru)</p>
<p>Bağlaç olan &quot;de, da&quot; ile, ad durum eki olan &quot;-de, -da&quot; karıştırılmamalıdır. &quot;-de, -da&quot; eğer ad ad durum ekiyse kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı da yapısı da bozulur. Örnek :</p>
<p>ü Bir süre sessizce yolda yürüdük.</p>
<p>ü Çiçeklerin kökünde bir hastalık var.</p>
<p>İki &quot;de, da&quot; üstüste gelirse birincisinin ad durum eki, ikincisinin bağlaç olduğu dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Örnek : Telefon ettim evde de yokmuş.</p>
<p>&quot;mi&quot; Soru Edatının Yazımı:</p>
<p>A) &quot;mi&quot; soru edatı, cümleye soru anlamı katsa da katmasa da kendinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır : Örnek :</p>
<p>ü O da bizimle gelecek mi?</p>
<p>ü Gördün mü şimdi yaptığını!</p>
<p>ü Konuşmaya başladı mı susmaz.</p>
<p>B) &quot;mi&quot; soru edatı, ayrı yazılmasına karşın kendinden önce gelen sözcüğe, kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık yönünden uyum sağlar. Örnek :</p>
<p>ü Okudun mu?</p>
<p>ü Güzel mi?</p>
<p>ü Akıllı mı?</p>
<p>C) &quot;mi&quot; soru edatından sonra gelen zaman ve kişi eklentileri soru edatıyla bitişik yazılır. Örnek :</p>
<p>ü Onunla sık sık görüşüyor musunuz?</p>
<p>ü Olanları bilir miydi de?</p>
<p>Tarihlerin Yazımı:</p>
<p>A) Gün ve ay adları, yanlarında rakam olmadan yazıldığında, küçük harfle başlar. Örnek :</p>
<p>ü Oğlum aralık ayının soğuk bir gününde doğdu.</p>
<p>ü Önümüzdeki hafta, salı günü onu görmeye gidelim.</p>
<p>B) Belirli bir tarihi gösteren ay ve gün adları her yerde büyük harfle başlar. Örnek :</p>
<p>ü 1986&#8242;nın Mart ayında başladı göreve.</p>
<p>ü Cumhuriyet 29 Ekim 1923 &#8216;te ilan edildi.</p>
<p>C) Gün ve ay bildiren tarihler şu şekilde yazılabilir : Örnek :</p>
<p>ü 4 Aralık 1996</p>
<p>ü 2.12.1996</p>
<p>ü 4/12/1996</p>
<p>İkilemelerin Yazımı: İkilemeler daima ayrı yazılır ve ikilemeyi oluşturan sözcüklerin arasına hiçbir noktalama işareti konulmaz. Örnek :</p>
<p>ü Soruları düşüne düşüne çözmelisin. (Doğru)</p>
<p>ü Yavaş, yavaş yerinden doğruldu. (Yanlış)</p>
<p>Pekiştirmelerin Yazımı: Sıfatların başına gelerek onların anlamlarını pekiştirmeye yarayan ön ekler, daima sıfata bitişik yazılır. Örnek :</p>
<p>ü Bembeyaz örtü (Doğru)</p>
<p>ü Yapa yalnız adam (Yanlış)</p>
<p>Sayıların Yazımı: Sayıların rakamlarla gösterilmesi ya da yazıyla yazılmasına ilişkin başlıca kurallar şunlardır :</p>
<p>A) Herhangi bir anlatım türünde (roman, öykü, deneme, mektup) kesinlik anlamı önem taşımayan sayılar, yazıyla gösterilir. Örnek :</p>
<p>ü Bu kitabı yazalı beş yıl oldu.</p>
<p>ü Bahçede dört beş çocuk oynuyordu.</p>
<p>B) Kesinlik anlamı önem kazanan konularda, bilimsel yazılarda sayılar rakamla gösterilir.</p>
<p>ü Marmaris&#8217;te 2000 hektar orman yandı.</p>
<p>ü Baktım, termometre 30 dereceyi gösteriyordu.</p>
<p>C) Çok sıfırlı sayıların ana sayılardan sonraki basamakları yazı ile gösterilebilir . Örnek :</p>
<p>ü 13 milyar, 20 trilyon</p>
<p>UYARI : Çek ve senetlerde sayı basamakları bitişik yazılır.</p>
<p>Kısaltmaların Yazımı:</p>
<p>A) Tek heceli sözcükler, ilk harfleri alınarak kısaltılır. Kısaltmanın sonuna nokta konur :</p>
<p>ü Sözcük kısaltılmış şekli</p>
<p>Zarf z.</p>
<p>Test t. </p>
<p>B) Çok heceli sözcükler, genellikle baştan iki ya da üç harf alınarak kısaltılır : örnek :</p>
<p>ü Sözcük kısaltılmış şekli</p>
<p>Cadde cad.</p>
<p>Doçent doç.</p>
<p>Bölük bl.</p>
<p>C) Özel adlar genellikle her sözcüğün ilk harfi alınarak kısaltılır. Kısaltmada harfler arasına nokta konmaz : Örnek :</p>
<p>ü Özel Ad Kısaltılmış şekli</p>
<p>Posta Telefon Telgraf PTT</p>
<p>Devlet Malzeme Ofisi DMO</p>
<p>D) Özel adların kısaltmalarına getirilen ekler, kesme işaretiyle ayrılır : Örnek :</p>
<p>ü Doğru Yanlış</p>
<p>TV&#8217;de TV&#8217;da</p>
<p>DMO&#8217;ya DMO&#8217;ne</p>
<p>ODTÜ&#8217;ye ODTÜ&#8217;ne </p>
<p>Bileşik Sözcüklerin Yazımı:</p>
<p>A) Kurallı (özel) bileşik eylemler daima bitişik yazılır : Örnek :</p>
<p>ü Gidedur (mak), bakıver (mek), öleyaz (mak)</p>
<p>B) Yardımcı eylemlerle kurulan bileşik eylemlerde : </p>
<p>ü Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte herhangi bir ses düşmesi veya ses türemesi olmuyorsa ayrı yazılır : Örnek : Terk et(mek), pişman ol(mak)</p>
<p>ü Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte bir ses düşmesi ya da ses türemesi meydana gelirse bitişik yazılır. Örnek : seyir- seyret(mek), kahır- kahrol(mak), his-hisset(mek)</p>
<p>C) İki ya da daha çok sözcükten oluşmuş yerleşim merkezi adları bitişik yazılır : Örnek :</p>
<p>ü Bahçelievler, Sivrihisar, Çanakkale</p>
<p>D) Bir heceli sözcüklerin başına geldiği bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek :</p>
<p>ü İlkbahar, Akdeniz, Önsöz, İlknur</p>
<p>E) Sıfat ya da ad tamlaması biçiminde oluşmuş ve öylece kalıplaşmış olan bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek :</p>
<p>ü Sivrisinek, Atakule, Topkapı, Beşevler</p>
<p>Deyimlerin Yazımı: Deyimler kaç sözcükten oluşursa oluşsun, deyimi oluşturan her sözcük ayrı yazılır. Örnek :</p>
<p>ü Son günlerde bu şarkıyı diline doladı.</p>
<p>ü Bütün gece gözüme uyku girmedi.</p>
<p>ü Çok titizdir, her şeyde ince eleyip sık dokur.</p>
<p>ü Vurdumduymaz, kabadayı, çıtkırıldım.</p>
<p>Ünlüyle Biten Eylemlerin Yazımı: &quot;a&quot; ya da &quot;e&quot; geniş ünlüsüyle biten eylem kök ya da gövdelerine gene bu geniş ünlülerle başlayan herhangi bir ek getirildiğinde bu geniş ünlülerde herhangi bir ses daralması olmaz. Örnek :</p>
<p>ü Yanlış Doğru</p>
<p>Gelmiyen gelmeyen</p>
<p>Bilmiyerek bilmeyerek</p>
<p>Anlamıyan anlamayan</p>
<p>Kesme işaretinin Kullanımı: </p>
<p>A) Özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır : Örnek :</p>
<p>ü Hikmet&#8217;ten, Yardım Sevenler Derneği&#8217;ne</p>
<p>B) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmada kullanılır. Örnek :</p>
<p>ü TRT&#8217;ye, TMO&#8217;nun, ODTÜ&#8217;den</p>
<p>C) Sayılardan sonra gelen ekleri ayırmada kullanılır : Örnek :</p>
<p>ü 1963&#8242;ten, 3&#8242;ün katları, 5&#8242;inci kat</p>
<p>D) Özel adlara gelen ve adlara aile anlamı katan &quot;-ler&quot; çoğul eki, kesme işaretiyle ayrılmaz. Özel adlara gelen &quot;ve benzerleri&quot; anlamı katan &quot;-ler&quot; çoğul eki kesme işaretiyle ayrılır :</p>
<p>ü Akşam Ayşeler bize gelecek. (aile anlamında)</p>
<p>ü Bu topraklar daha nice Atatürk&#8217;ler yetiştirir. (ve benzeri anlamında)</p>
<p>E) Özel adlara gelen yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz. Örnek :</p>
<p>ü Urfalı, Çince, Türklük</p>
<p>F) Özel adlara gelen yapım eklerinden sonra eklenen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz.</p>
<p>ü Adıyamanlılar, Fransızcadan, Atatürkçülerden</p>
<p>Büyük Harflerin Kullanımı: </p>
<p>A) Her cümlenin ilk harfi büyük yazılır. Örnek :</p>
<p>ü Ona her konuda yardımcı olduk.</p>
<p>ü Ülkemizde yedi bölge vardır.</p>
<p>B) Şiirde her dizenin ilk harfi büyük olur : Örnek :</p>
<p>ü Bu şehirden gidiyorum</p>
<p>Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi</p>
<p>C) Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük olur : Örnek :</p>
<p>ü Sıfatların Genel Özellikleri</p>
<p>ü Ziraatte Yeni Buluşlar</p>
<p>D) Belli bir tarihi gösteren ay ve gün adları büyük harfle başlar : Örnek :</p>
<p>ü 17 Mayıs, 1997, Salı</p>
<p>E) Bütün özel adlar büyük harfle başlar. Başlıca özel adlar şunlardır:</p>
<p>ü Kişi ad ve soyadları. Örnek : Kemal Cantürk</p>
<p>ü Hayvanlara verilen adlar. Örnek : Tekir, Karabaş</p>
<p>ü Ulus, din, mezhep, tarikat adları. Örnek : Araplar, İslamiyet, Alevilik</p>
<p>ü Ülke adları. Örnek : İspanya, Fransa</p>
<p>ü İl,ilçe,kasaba ve köy adları. Örnek : Manisa, Ayvalık, Gölcük</p>
<p>ü Bulvar, cadde ve sokak adları. Örnek : Atatürk Bulvarı, Çiğdem Mahallesi</p>
<p>ü Kıta, bölge, okyanus, deniz, göl, ırmak, dağ, ova ve orman adları. Örnek : Avrupa, Van Gölü</p>
<p>ü Özel bir ada bağlı olarak kullanılan yön adları. Örnek : Doğu Karadeniz, İç Anadolu</p>
<p>ü Kurum, kuruluş, dernek, makam ve işyeri adları. Örnek : Türk Tarih Kurumu, İş Bankası</p>
<p>ü Yapı, yapıt ve ören adları. Örnek : Ankara Kalesi, İnce Minare</p>
<p>ü Kitap, Dergi, Gazete, Yasa adları. Örnek : Nokta, Yeni Yüzyıl, Medeni Kanun</p>
<p>ü Bütün dil adları. Örnek : İngilizce, Farsça, Almanca</p>
<p>ü Bir özel ada bağlı olarak kullanılan ünvan ve takma adlar. Örnek :İnce Memet, Uzun Hasan</p>
<p>ü Tüm gezegen adları. Örnek : Merkür, Venüs, Mars</p>
<p>ü Özel adlardan türeyen sözcükler. Örnek : Türkçülük, Adıyamanlı, Kemalizm</p>
<p>UYARI : Dünya, Güneş ve Ay sözcükleri, gezegen anlamıyla (coğrafi terim) kullanılırsa büyük harfle, mecaz anlamda kullanılırsa küçük harfle başlar.</p>
<p>ü Dünya Güneş&#8217;in uydusudur, Ay da Dünya&#8217;nın</p>
<p>ü Başımda dünya kadar iş var.</p>
<p>ü Pencereden içeri güneş girdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1bilgi.com/edebiyat-turkce/13976/yazim-kurallari.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

