Mikroküreler
MİKROKÜRELER
Seda KURT, Prof. Dr. Gökhan ERTAN
Ege Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Eczacılık Teknolojisi Bölümü
Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı 35100 Bornova/İzmir
GİRİŞ
Mikroküreler içlerindeki etken maddenin moleküler düzeyde ya da
makroskopik partiküller halinde disperse edildiÄŸi, birkaç μm’den mm boyutlarına kadar deÄŸiÅŸen çap dağılımına sahip, katı, küresel, partiküller ÅŸeklindeki kontrollü salınımı saÄŸlayan ilaç taşıyıcı sistemlerdir. Burada “Kontrollü salım” deyimi;
1-Etken maddenin salınım hızının
2-Etken maddenin vücuttaki biyolojik dağılımının kontrol edilmesini ifade
etmektedir. Dolayısıyla mikroküreler,
§Hem oral hem prenteral yolla sürekli etki elde edilmesi,
§İ.m., i.p., s.c., perkütan, intra-artiküler, oftalmik veya nazal yolla bölgesel kontrollü etken madde salımı,
§Kan dolaşımına enjeksiyonla etken maddenin etki yerine hedeflendirilmesi,
için kullanılabilmektedir. Böylece etken maddenin dozunun düşürülmesi ve yan etkilerinin azaltılması amaçlanmaktadır.. mikrokürelerin etki yerine hedeflendirilmesi iki farklı yolla saÄŸlanabilmektedir. Birincisi, ilaç taşıyıcı sistemin yapısı ve bileÅŸiminden bağımsız olarak i.v. enjeksiyondan sonra vücuttaki doÄŸal dağılımı ile oluÅŸan pasif hedeflemedir. Bu ÅŸekilde hedeflemede mikroküreler retiküloendotelyal sistem(RES) tarafından tutulurlar. Büyük partiküller (>7μm) akciÄŸerlerde tutulurken orta çaptaki partiküller(>100 nm, <7μm) karaciÄŸer ve dalaÄŸa yönlenirler. İkinci yol ise, belirli hücre ve reseptörlere özgü monoklonal antikorların mikroküre yüzeyine baÄŸlanması ile saÄŸlanan aktif hedeflemedir. Bu, çok spesifik bir yaklaşımdır. Mikroküre yüzeyine takılan, spesifik tanıma özelliÄŸine sahip biyomoleküller ile vücudun istenilen bölgesine hatta spesifik hücrelere hedefleme yapmak mümkündür.
Bunların dışında mikroküreleri manyetik partiküller ile yüklemek de dolaşım
sistemine verdikten sonra vücut dışından yönlendirerek istenilen bölgeye hedeflemeyi mümkün kılmaktadır.
Bu sistemlerin bilimsel araştırmalarda çoğunlukla uygulandıkları alanlar
şunlardır:
vKanser kemoterapisi
vKardiyovasküler uygulamalar
vİnsülin ve diğer peptid/protein salım sistemleri
vKontraseptif uygulama(özellikle hormon salımı)
vEnfeksiyonların tedavisi
·Antiviral ajanlar
·Antibiyotikler
·Antifungal ajanlar
·Antiparaziter ajanlar
vBağışıklık kazandırma
MİKROKÜRELERİ HAZIRLAMA YÖNTEMLERİ
Mikrokürelerin(manyetik olmayan) hazırlanmasında pek çok farklı maddenin
Kullanıldığı çeşitli teknikler vardır:Çözücü buharlaştırma yöntemiProtein jelleştirme yöntemleria)ısı ile denatürasyon
b)kimyasal yolla çapraz bağ oluşturulması
c)desolvasyonEmülsiyon polimerizasyonu yöntemleria) Epiklohidrin ile çapraz bağ oluşturulmuş nişasta mikroküreleri
b) Çapraz bağlı poliakril mikroküreler.
GENEL BİLGİLER
Bu çalışmada çeşitli şekillerde hazırlanan mikroküreler incelenmiş ve hangi etken madde ve polimer ile hazırlandıkları gözden geçirilip, bunlarla ilgili çeşitli grafik, şema ve fotoğraflar verilmiştir. Bu yapılan derlemenin amacı mikroküreler hakkında genel bir bilgi verilmesi ve yapılan bazı çalışmaların incelenmesidir.
W. IWADA ve arkadaÅŸları(1)(Kyoto Üniversitesi Biyomateryal ve Tıbbi Polimer AraÅŸtırma Merkezi) tarafından kasım 1989 tarihinde yayımlanan ve hidrofilik ilaçlar içeren Laktik asit oligomer mikroküreleri ile ilgili araÅŸtırmalarında, hidrofilik ilaçlar içeren biyolojik olarak parçalanabilir laktik asit oligomer mikrokürelerinin hazırlanışı için yeni bir metot geliÅŸtirilmiÅŸtir. Mikroküreler Y/Y emülsiyonlarından buharlaÅŸtırma ile çözücünün uçurulması vasıtasıyla elde edildi. Dispers faz için kullanılan çözücü asetonitrildi. Doksorubisin HCl (ADR) ve insülin 80%’den 90%’a yüksek tutulma yeterliliÄŸi ile mikroküreler içinde baÅŸarılı bir ÅŸekilde hapsedildi ve salınım profiline önemli bir ani etki eÅŸlik etmedi. İlaçların mikrokürelerden salınım oranları büyük ölçüde ilaçların baÅŸlangıç yükleri ve laktik asit oligomerlerinin moleküler ağırlığı tarafından etkilendi. İnsülinle yapılan invitro çalışmalarda serbest bırakılan oranlar 5 ile 7 günden sonra oldukça düşüktü ve bu deÄŸer birinci günün sonundaki serbest bırakılma oranının 20%’si kadardı(Åžekil-1).
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]
Figure 1-a: Effects of the molecular weight of L-lactic acid oligomer on the release profiles of ADR loaded from ADR-loaded L-lactic acid oligomer microspheres (indicated as average of three measurements; drug loading= 2%).
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]
Figure 1-b: Effects of the molecular weight of the L-lactic acid oligomer on the release profiles of insulin from insulin-loaded L-lactic acid oligomer microspheres (indicated as average of three measurements; insulin looading= 10%).
Toshinobu SEKI ve arkadaÅŸları(2) 1989 yılında yayımlanan araÅŸtırmalarında Poly-L-Laktik asit mikrokürelerinden 5-floro-2`-deoksiuridin’in 3`,5`-Diester önilaçlarının kontrollü salınımını incelediklerini bildirdiler.
5`-floro-2`-deoksiuridin(fud R) içeren Poly-L-Laktik asit (MW 6000) mikroküreleri veya FudR’nin 4 önilaç esterleri hazırlandı ve invitro salınıverme kinetikleri konusunda araÅŸtırıldı. Lipofilik önilaçların PLA-MS’ye katılım yeterliliÄŸi FudR’den veya hidrofilik önilaçlardan daha yüksekti. Lipofilik FudR önilaçlarının PLA-MS’den salınıverilmeleri FudR’nin PLA-MS’den salıverilmesine kıyasla sürekliydi. FudR önilaçlarının salıverilme kinetikleri, salıverilme aÅŸamasının erken dönemlerinde Higuchi, Baker ve Lansdale modeline uygun gözükür. BaÅŸlangıç ilaç yükü azaltılırken, PLA-MS’den divaleril-FudR’nin salıverilmesinin Baker ve Lansdale alanlarının eÄŸimi azaldı. FudR önilaçlarının aynı önilaç içerikli PLA-MS’den salıverilme oranlarının sırası, önilaçların su çözünürlüğü oranıyla aynıydı. Bu sonuçlar gösterir ki, ester önilaçları PLA-MS’den, su dolu kapiller veya birçok porun baÅŸtan baÅŸa yayılmasından çok PLA matrisinin baÅŸtan baÅŸa yayılmasıyla salıverilebilir.
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]
Figure 3: Cumulative amount of C5-FudR released from PLA-MS
Ichiro YAMAKAWA ve arkadaÅŸları(3), ekim 1991’de, suda yaÄŸ çözücü buharlaÅŸması ile oluÅŸmuÅŸ poli(dl-laktik asit) mikroküreleri içeren nörotensin analoÄŸu’nun hazırlanışı il ilgili bir rapor yayımladılar.
Bu rapor nörotensin aktiviteleri bir hekzapeptid olan NA içeren enjektabl mikrokürelerin hazırlanmalarını anlatır. NA, hidrofilik ilaç, yeni suda yağ çözücü buharlaştırma metodu ile hazırlanmış poli(dl-laktik asit) mikroküreleri içinde başarı ile tutuldu. Hazırlama metodu NA bölünmesinin polimerin hızlı faz ve yağlı faza ayrılması konusunda araştırıldı. Başarılı bir tutulma aşağıdaki durumlarda elde edildi:
1)Alkali su fazı
2)Yağlı faza yağ asidi tuzunun eklenmesi
3)Yağlı faza su ile karışabilir biz çözücü katımı.
Bu ÅŸartlar altında NA tamamen 3’den büyük poli(dl-laktik asit):NA molar oranlarında mikroküreler içinde tutuldu.
Ichiro YAMAKAWA ve arkadaÅŸları(4), yayımlanan araÅŸtırmalarında yeni suda yaÄŸ çözücü buharlaÅŸtırma metodu ila hazırlanan nörotensin analoÄŸu içeren poli(dl-laktik asit) mikroküreleri’nin in vitro ve invivo salınımını incelediler.
Nörotensin analoÄŸu içeren [NA;H(CH3)-Arg-Lys-Pro-Trp-tert-Lev-Lev-Oet.3Hcl]PLA mikroküreleri yeni su içinde yaÄŸ(Y/S) çözücü buharlaÅŸtırma metodu ile hazırlandı ve salıverilme davranışları invitro olarak deÄŸerlendirildi. Yüklü NA’nın yaklaşık 20%’si baÅŸlangıçta salıverildi ve moleküler ağırlığı 2000(PLA2000) olan PLA ile hazırlanmış mikrokürelerden bir sonraki salıverilme 1 ay sürdü. PLA4000 ve PLA6000 mikrokürelerinden daha küçük ilk salınım bulundu fakat ilacın salınmadığı 2-3 haftalık gecikme zamanı PLA4000 ve PLA6000 mikroküreleri ile gözlendi. Nispeten hidrofilik monogliseritlerin eklenmesi, gecikme zamanını azalttı ve NA’nın tamamen sabit salınımı baÅŸarıldı. NA’nın PLA2000 mikrokürelerinde farmakokinetik hareketi sıçanlarda çalışıldı. Subkütan enjeksiyondan sonra ilaç salınımı 1 ay yalancı düzensiz kinetik(pseudo-zero-order kinetics) sergiledi. İlacın mikrokürelerden baÅŸlangıç salınımı, NA di-ester formunun plazma seviyelerinde keskin bir düşüşle gösterildi ve takip eden düzenli-durum seviyeleri, sabit infüzyon kinetiklerinin analizinden elde edilen tahmin edilmiÅŸ seviyelerle iyi uyuÅŸtu.
J. E. EYLES ve arkadaÅŸları ÅŸubat 1997’de, oral dağıtım ve poli(laktik asit) mikrokürelerinin akıbeti-farelerde enkapsüle interferon baÅŸlıklı bir makale yayınladılar.
Partiküle materyalin absorbe edilebildiÄŸini ve bundan dolayı Gİ yolaktan sistemik olarak saçılabildiÄŸini öne süren önceki buluÅŸların ışığında, eriyebilir ve mikroküre enkapsülü radyoiÅŸaretli interferon-g’nın distrübüsyonu ve oral alınımını araÅŸtırdılar.
Enkapsülsüz interferon-g’nın eÅŸit dozlarını alan kontrol grubuna kıyasla çok az yüklü(0,01% S/S interferon) mikroküreler için radyoaktivitenin oldukça farklı distrübüsyonu oral uygulamadan sonra invivo olarak 15 ve 240 dakika gözlemlendi. Tiroid bezi aktivitesi, kontrol hayvanlarında, çok az miktarda mikroenkapsüllü interferon-g alan kemiricilerde ortaya çıkarılan miktarda önemli miktarda(öldürecek kadar) yüksekti (P£ 0,05). Daha yüksek interferon yüklü poli(L-Laktid) için iki deneysel grup arasındaki fark daha az önemliydi (0,97% S/S interferon-g). İnvitro kuluçka sırasında, çok az yüklü partiküller, 0,97% S/S yüklü mikrokürelere kıyasla önemli derecede daha düşük interferon-g oranı açığa çıkardılar.
Çok az miktarda enkapsülsüz ve mikroenkapsüllü interferon-g oral olarak tedavi edilen farelerden alınan biyo-distrübüsyon verisi, araÅŸtırmacıları “proteinlerin mikroenkapsüllenmesi, muhtemelen post-absorbsiyon farmakokinetik parametreleri ile beraber oral alınımını belirgin ÅŸekilde etkiler” gibi kesin olmayan bir sonuca ulaÅŸtırdı.
Ann L. DAUGHERTY ve arkadaÅŸları(6), ÅŸubat 1997’de aşılanmış polilaktik-ko-glikolik asit mikrokürelerinine doku cevabının farmakolojik hafiflemesi üzerine bir makale yayımladılar.
Protein terapötiklerinin devamlı dağıtımı için umut verici salınım sistemi olarak polilaktik mikroküreler tanımlanmıştır. Mikroküreleri (30-50m) ya PLA monomerleri, 12-karbon uç grupları içeren PLGA monomerleri(bloke PLGA, B-PLGA) veya modifiye edilmiş polilaktik-ko-glikolik asit monomerlerinden(bloke olmamış PLGA, UB-PLGA) hazırladılar, ve bunları sıçanların kürek kemiği arası bölgesine subkütan olarak enjekte ettiler.
ÇeÅŸitli zamanlarda denetlenen polimerlere 30 ün boyunca hücresel ve fibrotik cevaplarda göze çarpan farklılıklar gözlemlendi. Rekombinant insan insülin benzeri büyüme faktörü-I’in B-PLGA ve UB-PLGA mikroküreleri ile sırasıyla 14,8% ve 15,5% oranlarında birleÅŸtirilmesi, dokunun bu polimere cevabını deÄŸiÅŸtirmedi. Böyle bir manipülasyonun mümkün olduÄŸunu gösteren doku cevabıyla ilgili hücresel ve fibrotik olayları farmakolojik olarak modifiye etmek için çeÅŸitli ajanların infüzyonu tasarlandı. Aynı zamanda sonuçlarımız PLA, B-PLGA ve UB-PLGA’nın mevcut fiziksel ve kimyasal özelliklerinin doku cevabının biyolojik görüşlerini bir dereceye kadar yönettiÄŸini fakat farmakolojik müdahale sırasında bu doku cevabı olaylarının hafiflemesi ihtimaline yol açtığını gösterdi.
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.jpg[/IMG]
Figure 5: Temporal nature of cellular and fibrotic events associated with the tissue response. The Y-axis depicts relative intensity or magnitude of the various cell types or tissue events associated with the tissue response. Sequence of each tissue responce-associated event can take place over a time-span lasting from days to weeks. The figure was modified from Anderson.
Patrick B. O’DONNELL ve James W. McGINITY(7), haziran 1997’de, tiyoridazin HCl içeren biyolojik olarak parçalanabilir mikrokürelerin özellikleri ve stabilitesi üzerinde iÅŸlem metodu etkisini inceledikleri çalışmaları anlatan bir makale yayımladılar.
Bu çalışmalarda, tiyoridazin HCl içeren PLGA’nın biyolojik olarak parçalanabilir mikrokürelerini 4 emülsiyon-çözücü buharlaÅŸtırma metodu ile üretildi: Y/Y emülsiyon metodu, S/Y/S çoklu emülsiyon metodu ve S/Y/Y/Y çoklu emülsiyon metodu, jel nüfuz kromotografisi, polimerin iÅŸlemden önce ve sonra moleküler ağırlığını saptamak için kullanılmıştır. Meydana gelen mikroküreler ya 40oC fırında kuluçkaya bırakıldı ya da 20oC odada depolandı. Polimerin moleküler ağırlığındaki deÄŸiÅŸmeler, zamana baÄŸlı olarak denetlendi. Polimerin erken parçalanması, Y/S konvansiyonel çözücü buharlaÅŸtırma metodu ile üretilen mikrokürelerde belliydi. PLGA’nın hidrolizini katalize eden tiyoridazin HCl, Y/S mikrokürelerinin normale döndürülmüş mikroküreler ağırlık distrübüsyon alanlarında belliydi. Tiyoridazin HCl’nin, potentiometrik dispersiyon ile üretilmiÅŸ çok fazlı mikrokürelerden invitro salınımı, aynı polimerden hazırlanmış konvansiyonel mikrokürelerden ilaç salınımı ile karşılaÅŸtırıldı. S/Y/Y/Y tipinin çok fazlı mikrokürelerinden tiyoridazin HCl salınımı ilaç salınımının baÅŸlangıç safhası sırasında difüzyon ile meydana gelmiÅŸtir.
F. GABOR ve arkadaÅŸları(8), ketoprofen-poli(D,L-laktik-ko-glikolik asit) mikrokürelerinde imal parametrelerinin ve polimer tipinin salınım karakteristiklerine etkisi konusunda inceleme yaptılar, ve aralık 1997’de incelemeleri ile ilgili bir makale yayımladılar.
Çözücü buharlaÅŸtırma metodu ila hazırlanmış biyolojik olarak parçalanabilen ve biyo-uyumlu PLGA mikroküreleri içeren ketoprofen’in ilaç yükü ve hacmi üzerine, imal edilen parametrelerin etkileri araÅŸtırıldı. Her iki boÅŸ ve ilaç yüklü mikroküreler için, organik fazın hareketlenen oranı veya hacminin arttırılması ile sınırlı hacimde, distrübüsyonlu daha küçük mikroküreler elde edildi. Arttırmak için, organik fazın artan hacmi ve sulu fazın azalan pH’ı ile birlikte ketoprofen’in katılımı bulundu. Fakat kullanılan PLGA’nın mevcut viskozitesinden ve asiditesinden bağımsızdı. Mikrokürelerden ketoprofen’in bifazik salıverilme profili, hacme ve ilaç yüküne olduÄŸu gibi, PLGA’nın tipine baÄŸlıydı. İki parametre imal aÅŸaması ile kontrol edildi. İlk ani etki, mikrokürelerin hazırlanmaları sırasında ketoprofen’in azaltılmış sürekli dağıtımı, matrisin mevcut viskozitesine baÄŸlı olan gecikmiÅŸ salınım fazı oranı, hacim, yük ve pH ile ilgiliydi. Böylece imal parametrelerinin ve PLGA tipinin seçimi ile; oral uygulama ve GI yan etkiler arasındaki zaman aralıklarının mümkün olan azaltılması ile terapi saÄŸlayan, ketoprofen’in uzatılmış salınımı için kontrollü ilaç dağıtım sistemini dizayn etmek mümkündür.
M. IWATA ve arkadaÅŸları(9), sulu ve susuz çözücü uçurma metodu ile hazırlanan suda çözünür maddeler içeren poly(D,L-laktik-ko-glikolik asit) çok fazlı mikrokürelerin partikül büyüklüğü ve yükleme yeterliliÄŸi hakkında incelemeler yapmışlar. Bu incelemelerde PLGA çok fazlı mikroküreler, çoklu emülsiyon çözücü buharlaÅŸtırma metodu ile, buharlaÅŸma aracı olan polimer çözücü ve mineral yaÄŸ olarak asetonitril kullanarak hazırlandı. Hazırlama iÅŸlemi, suda çözünür model ilaç maddeleri kullanılmış olan parlak mavinin(brilliant blue), ağır serum albümin(BSA) ve tümör nekroz faktör-α(TNF- α)’nın yükleme kapasitesini artırmak ve partikül büyüklüğünü azaltmak için bugünkü çalışmalarda daha fazla geliÅŸtirildi. BuharlaÅŸma aracında 1% S/S seviyesinde sunulan sorbitan seski-oleat(SO-15EX), yaÄŸ içinde katı(K/Y) süspansiyonunu ana faz olarak içeren mikrokürelerde aglomerasyonu önledi. Bu K/Y süspansiyon çekirdeÄŸi, S/Y emülsiyonuna göre proteinlere önemli derecede daha yüksek yükleme yeterliliÄŸi saÄŸladı. S/Y emülsiyon sistemi protein yüklü mikrokürelerin aglomerasyonu ile sonuçlandı ve yükleme yeterliliÄŸi önemli derecede azaldı. Parlak mavi, model bileÅŸik olarak dahil edildiÄŸinde, çekirdek tipi yükleme yeterliliklerini etkilemedi. Daha önce bildirilen hafif mineral yaÄŸa tercihen ağır mineral yaÄŸ, dispers katılaÅŸmamış mikroküreleri stabilize etmek için kullanıldı. K/Y emülsiyon çekirdeÄŸi kullanan ve TNF- α dispersiyonu içeren susuz emülsiyon sistemi aktivite kaybı olmaksızın proteinin enkapsüllenmesini saÄŸladı. S/Y emülsiyon sistemine alternatif olarak uygun bir yaklaşım olduÄŸu sonucuna varıldı(ÅŸekil 1).
(A) Anhydrous system
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]
(B) Hydrous system
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]
Figure 1. Particle size distributions of multiphase microspheres prepared by the anhydrous(A) and by the hydrous(B) solvent evoporation techniques, in light mineral oil containing various amount of dispersing agent (SO-15EX). Agglomeration was observed under optical microscope.
L. RAMIREZ ve arkadaÅŸları(10), mayıs 1998’de yayımladıkları makalede, tetrakain HCl içeren biyolojik olarak parçalanabilir poli(DL-laktik-ko-glikolik asit) mikrokürelerinde invitro salınım üzerine çalışmalar yaptıklarını bildirdiler.
Bu çalışmalar sonucunda, tetrakain kullanımının, kısa süreli etkisinden dolayı trigeminal nevraljinin sebep olduÄŸu kolay kontrol edilemeyen acıda, etkili bir tedavi ile sonuçlanmadığını bildirdiler. Sürekli salınım sisteminin uygulama alanlarında ilacın kontrollü dağıtımı artarda uygulamalardan kaçınacaktır. Tetrakain HCl, poli(DL-laktik-ko-glikolik asit)(PLGA) 50:50 kullanarak Y/Y emülsiyonlarından çözücü buharlaÅŸtırması temeline dayanan bir teknikle enkapsüle edilmiÅŸtir. Mikroküreler 3 fraksiyona ayrılmıştır; 106-212, 212-300, 300-425 mm’dir. Mikrokürelere ilaç yüklenmesine, imal metotlarının iki deÄŸiÅŸkeninin etkileri(emülsiyonun iç faz hacmi ve dış faza eklenen sürfaktan hacmi), mikrokürelerin SEM karakterizasyonu ve erime profilleri deÄŸerlendirildi. Tetrakain HCl içeren mikroküreler(94%’e kadar kuramsal bahsedilen) invitro olacak ilacı 35 gün boyunca salıvermiÅŸtir. Tetrakain HCl, “zero-order-kinetics”e göre, 5. günden salınım denemesinin sonuna kadar dağıtılmıştır. İlaç salınımının oranı baÅŸlıca düzensiz fazın viskozitesine ve mikropartiküllerin hacmine baÄŸlı olmuÅŸtur. 212-300 mm sınırları içinde, mikropartiküllerin hemen hemen 80%’i olan en yüksek volümde sürfaktan kullanırken mikroküre hacmi daha homojen olmuÅŸtur.
J. T. GARCIA ve arkadaÅŸları(11), mayıs 1998’de yayımladıkları makalede, poli(etilenglikol) deriveleri ile poli(DL-laktid-ko-glikolit)’in biyolojik olarak parçalanabilen mikrokürelerin karşılaÅŸtırmalı enerji kaybı üzerine çalışmalar yaptıklarını bildirdiler.
Poli(DL-laktid-ko-glikolit)(PLGA) ve poli(etilenglikol)(PEG)’ün biyolojik olarak parçalanabilen polimerleri son birkaç yıldır ilaçların salınımının kontrolünde kullanılmaya baÅŸlandı. PEG birimlerinin katılımı, yarı ömrü yükselmiÅŸ mikropartiküller üretir. PEG’ün metoksilasyonu mikropartiküllerin polimerizasyon reaksiyonunun kontrolüne reaktif terminallerden birinin bloke olması ile izin verir. Burada çalışılması gereken önemli görüş, bu polimerlerin degradasyonudur. objektif görüş, PLGA ve PLGA-PEG yapımı mikrokürelerin degradasyonunun karşılaÅŸtırılmasında(aynı zamanda metoksilli PEG türevleri ile) odaklandı. Mikrokürelerin degradasyonu ile 37oC ‘de nötr pH’ta çalışıldı. Örnekler; polimerin distribüsyon hacmine, ortalama çapına, moleküler ağırlığı ve yapısal bileÅŸimine karar vermek için, farklı zamanlarda alındı. Moleküler ağırlıktaki en hızlı düşüş, PLGA mikroküreleri örneÄŸinde gözlemlenir. PLGA-PEG mikroküreleri ÅŸiÅŸme iÅŸleminden dolayı önemli bir hacim yükselmesi gösterir(24,5’dan 90 mm’ye kadar). Tg deÄŸerlerindeki herhangi bir farkedilebilir deÄŸiÅŸiklik, deneme boyunca gözlemlendi(30 gün).
MİKROKÜRELER
DERLEYEN : Seda KURT
DANIŞMAN : Prof. Dr. Gökhan ERTAN
Ege Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi
Farmasötik Teknoloji Bölümü
KAYNAKLAR
1)W. IWADA, S. H. HYON and Y. IKADA:Journal of pharmaceutical sciences 919 vol. 79, no:10 1990
2)Toshinobu SEKI, Takeo KAWAGUCHI, Hirotaka ENDOH, Kozo ISHIKAWA, Kazuhiko JUNI and Masahıro NAKANO: Journal of pharmaceutical sciences 985 vol. 79, no:11 1990
3)Ichiro YAMAKAWA, Yuki TSUSHIMA, Ryoichi MACHIDA and Sumio WATANABE: Journal of pharmaceutical sciences 1899 vol. 81, no:9 1992
4)Ichiro YAMAKAWA, Yuki TSUSHIMA, Ryoichi MACHIA and Sumio WATANABE: Journal of pharmaceutical sciences 808-811 vol. 81, no:8 1992
5)J. E. EYLES, H. O. ALPAR, B. R. CONWAY and M. KESWICK: Journal of pharmaceutical sciences 669-674, 1997
6)Ann L. DAUGHERTY, Jeffrey L. CLELAND, Eileen M. DUENOS, Randall J. MRSNY: European Journal of pharmaceutics and biopharmaceutics 44(1637) 89-102, 1997
7)Patrick B. O`DONNELL, James W. McGINITY: European Journal of pharmaceutics and biopharmaceutics 45(1998), 83-94
F. GABOR, B. ERTLI, M. WIRTH and R. MALLINGER: Journal of Microencapsulation, 1999, vol.16, no:1, 1-12
9)M. IWATA, Y. NAKAMURA and J. W. McGINITY: Journal of Microencapsulation, 1999, vol.16, no:1, 49-58
10)L. RAMIREZ, P. PASTORIZA and R. HERRERO-VANRELL: Journal of Microencapsulation, 1999, vol.16, no:1, 105-115
11)J. T. GARCIA, J. B. FARINA, O. MUNGUIA and M. LLABRES: Journal of Microencapsulation, 1999, vol.16, no:1, 83-94