İndex
İNDEX
1.TÜRKİYE CUMHURİYETİ.
ÖZELLİKLERİ-KOORDİNATLARI-YÜZOLÇÜMÜ-SINIRLARI-NUFUSU
2.TÜRKİYE’NİN DOÄžAL YAPISI.
YÜZEY ŞEKİLLERİ-AKARSU VE GÖLLER
3.TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK ÖNEMİ.
JEOPOLİTİK VE JEOSTRATEJİK ÖNEM
4.TÜRKİYE HAKKINDA ÖĞRENCİNİN GÖRÜŞLERİ.
DÜNYADA TÜRKİYE
5.TÜRKİYE HARİTALARI.
TÜRKİYE HARİTASI-TÜRKİYE JEOLOJİ
HARİTASI-TÜRKİYE YOL HARİTASI -
TÜRKİYE’NİN AVRUPA HARİTASINDAKİ
YERİ.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
Türkiye, resmi adı Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının bir bölümü Avrupa’da, daha büyük bir bölümü Asya’da yer alan bir Akdeniz ve Orta DoÄŸu ülkesidir.Yüzölçümü, izdüşüm alan olarak 779,452 kilometrekaredir.
Yüzeyindeki tüm eğimli alanlarla birlikte gerçek alanı ise 814,578 kilometrekaredir.
Türkiye genel görünüm olarak doÄŸu-batı doÄŸrultusunda uzanan ve boyu 1600km eni de 600 km olan bir dikdörtgen biçimindedir.Bu dikdörtgenin en kuzey ucu Sinop ilindeki İnceburun(42°06’ kuzey enlemi, 34°58’ doÄŸu boylamı), en güneyi Hatay ilinin YayladaÄŸ ilçesi(35°51’ kuzey enlemi, 36°06’ doÄŸu boylamı), en doÄŸusu Küçük AÄŸrı Dağının doÄŸusundaki Türkiye-İran-Azerbaycan sınırı(39°37’ kuzey enlemi, 44°48’ doÄŸu boylamı), en batı ucu ise Gökçeada’nın en batı noktası olan Avlaka Burnudur(40°07’ kuzey enlemi, 25°40’ doÄŸu boylamı).
Türkiye’nin kara sınıları 2.753 km, deniz kıyıları ise 8.333 km uzunluÄŸundadır.Türkiye’nin, Gürcistan-Ermenistan-Azerbaycan sınırının uzunluÄŸu 610 km, İran sınırı 454 km, Irak sınırı 331 km, Suriye sınırı 877 km, Bulgaristan sınırı 269 km, Yünanistan sınırı ise 212 km uzunluÄŸundadır.
Üç yandan ılık denizlerle kuÅŸatılmış olan ülkenin baÅŸlıca özelliÄŸi, Kuzey Yarıküre’de Ekvator ile Kuzey Kutup Bölgesi arasında merkezi bir konumda olmasıdır.Eskidünya’nın karaları arasında yer almasına karşın denizlerle çevrilmiÅŸ ve orta kuÅŸak iklim içinde bulunması tarih boyunca bu topraklarda yaÅŸamış medeniyetlere önemli üstünlükler saÄŸlamıştır.
Türkiye’nin baÅŸkenti Ankara ve ortalam nüfusu 65 milyondur.Yönetsel açıdan 76 il ve 842 ilçeye (1992) bölünmüş olan Türkiye Asya ve Avrupa arasında bir köprü konumundadır.
TÜRKIYE’NIN DOÄžAL YAPISI
YÜZEY ŞEKİLLERİ
Türkiye’nin yüzey ÅŸekilleri açısından en belirgin özelliÄŸi yüksek bir ülke oluÅŸudur.Ortalama yükseltisi 1.131 m’dir. Bu yükseklik, Asya’nın 1.050 m’yi bulan ortalama yükseltisini bile aÅŸar.
Yüksek bir ülke olan Türkiye’de yüzey ÅŸekilleri önemli ölçüde çeÅŸitlilik gösterir. BirçoÄŸu birbirine koÅŸut sıralar halinde uzanan daÄŸlar, tek başına yada çizgisel bir diziliÅŸ gösteren sönmüş yanardaÄŸlar, üstleri yanardaÄŸ lavlarıyla yada eski göllere ait torul kayaçlarla kaplı olan vadilerle yayılmış ploto düzlükleri, vadiler boyunca uzanan alivyonlarla kaplı ovalar bu çeÅŸitliliÄŸin baÅŸlıca öğleridir.
AKARSULAR VE GÖLLER
Türkiye akarsular ve göller açýsýndan zengin bir ülkedir.Türkiye topraklarından kaynaklana akrsular 6 önmli havzaya ve bazı kapalı havzalara su taşır.Ülkenin akarsularının büyük bir kesimi sularını Karadeniz Havza’sına gönderir.
Türkiye’de bulunan akarsuların rejimleri düzensizdir.Yıl içinde akasrulardan geçen su miktarı önmli ölçüde deÄŸiÅŸiklikler gösterir.Yazlar Türkiye’nin hemen her yerinde akarsuların en yoksul olduÄŸu mevsimdir.
Bu dönemde bazı akarsular kurur.Ancak suyu bol olan karst akarsularda kuruma görülmez.Sonbahar yağmurlarının başlamasıyla akarsuların su oranlarında da yükselme görülür.
Türkiye de yüzölçümünün yaklaşık 9.000 kilometre karesini kaplayan 200’den çok doÄŸal göl vardır.Bazı bölgelerde kümenlenmiÅŸ çok fazla sayıda göle rastlanırken bazı bölgeler göller bakımından yoksuldur.GüneydoÄŸu Anadolu Bölgesi neredeyse gölsüzken Akdeniz Bölgesi (Göller Yöresi) göller bakmından çok zengindir.
TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK ÖNEMİ
Türkiye, 185 dünya ülkesi içinde nüfus itibarıyla 16′ncı, toprak büyüklüğü itibarıyla 32′nci ve ekonomik gücü itibarıyla 16′ncı sırada olan bir dünya devletidir. Türkiye, jeopolitik ve jeostratejik mevkii itibarıyla;
- Dünyanın en önemli petrol rezervlerine sahip Orta Doğu ve Hazar Havzası,
- Önemli deniz ulaştırma yollarının kavşağı durumunda bulunan Akdeniz Havzası,
- Tarihte her zaman önemini sürdürmüş olan Karadeniz Havzası ve Türk Boğazları,
- SSCB ve Yugoslavya’nın dağılması sonucu yapısal deÄŸiÅŸikliklere uÄŸrayan Balkanlar,
- Etnik çatışmalar yanında, zengin tabiî kaynaklara sahip Kafkasya ve bunun daha ötesinde Orta Asya’nın oluÅŸturduÄŸu coÄŸrafyanın merkezinde etkili bir konumda bulunmaktadır.
Üç kıtayı birbirine baÄŸlayan ve çok önemli bir jeostratejik konuma sahip olan Türkiye, aynı anda bir Avrupa, Asya, Balkan, Kafkas, OrtadoÄŸu, Akdeniz ve Karadeniz ülkesidir. Kısacası Türkiye bir Avrasya ülkesidir. Türkiye’nin jeostratejik önemini pekiÅŸtiren diÄŸer özellikleri ise;
- Demokratik, lâik, sosyal hukuk devletine sahip ve piyasa ekonomisini kabul etmiş bir ülke olarak batı sistemlerini uygulaması ve batının tüm kurumlarıyla bütünleşmeyi benimsemiş olması,
- 1990′lı yıllardan itibaren büyük deÄŸiÅŸmelere sahne olan Balkanlar, OrtadoÄŸu, Kafkasya ve Orta Asya ülkeleriyle tarihten gelen kültür birliÄŸine ve geliÅŸen olumlu iliÅŸkilere sahip olması,
- Kafkasya ve Orta Asya petrol ve doğal gazının batıya ulaştırılması için belirlenen güzergâhlardan birini ve en önemlisini ihtiva etmesi,
- BM ve NATO’nun barışı koruma, bölgesel güvenlik ve istikrara yönelik giriÅŸimlerine iÅŸtirakleri ve bazılarında üstlendiÄŸi öncü rol ile Avrupa Güvenlik Mimarîsi üzerinde tartışılmaz bir ağırlığa sahip olmasıdır.
20′nci yüzyılın sonlarında dünyadaki köklü ve hızlı geliÅŸmeler, Türkiye’ye hem farklı sorumluluklar yüklemiÅŸ, hem de yeni fırsat ve ufuklar açmıştır. Türkiye, Kuzey Atlantik İttifakı’nın bir kanat ülkesi konumundan çıkmış, Avrupa’yı Asya’ya baÄŸlayan Avrasya kuÅŸağında merkezî bir duruma gelmiÅŸ, politik, güvenlik ve ekonomik açılardan büyük bir rol ve önem kazanmıştır.
Türkiye, geniÅŸ olduÄŸu kadar, sorunlar, çatışmalar ve istikrarsızlıklar içeren bir coÄŸrafyada yaÅŸamaktadır. Ancak Türkiye, böyle bir bölgede bir barış ve istikrar adası olma özelliÄŸini koruma baÅŸarısını göstermiÅŸtir. Türkiye, Avrupa’dan Pasifik’e ve Orta DoÄŸu’ya uzanan geniÅŸ coÄŸrafyada yer alan ender demokrasilerden biridir.
Anadolu Yarımadası’nın sunduÄŸu zenginlikler ile tarih boyunca jeopolitik bir kavÅŸak niteliÄŸi taşımış olan bu topraklarda yaratılan insanî deÄŸerlerin en güzel yönlerini benimseyen Türkiye Cumhuriyeti, çeÅŸitli kültürlerin güzel bir sentezini oluÅŸturmaktadır. Demokratik, müreffeh ve istikrarlı bir Türkiye, doÄŸu ile batının deÄŸerlerinin bütünleÅŸip, bir arada yaÅŸayabileceÄŸinin çarpıcı kanıtıdır. Türkiye’nin hem doÄŸulu, hem de batılı yönleri, üyesi olduÄŸu uluslararası örgütlerin çeÅŸitliliÄŸi ile de kendini göstermektedir. Türkiye aynı anda NATO, Avrupa Konseyi, Ekonomik İşbirliÄŸi ve Kalkınma Örgütü (OECD), Karadeniz Ekonomik İşbirliÄŸi (KEİ), Ekonomik İşbirliÄŸi TeÅŸkilâtı (ECO), D-20 ve İslâm Konferansı Örgütü (İKO) üyesi olan yegâne devlettir.
Türkiye, tarihî, coÄŸrafî ve kültürel açılardan doÄŸunun olduÄŸu kadar, yine aynı kıstaslarla deÄŸerlendirildiÄŸinde, tartışmasız biçimde batının da bir parçasıdır. Türkiye’nin altı asır boyunca Avrupa ile mevcut ortak tarihi bunun en belirgin kanıtıdır. Batının köklü demokrasileri ve pazar ekonomileri ile doÄŸunun ümit vadeden genç demokrasilerini, Karadeniz ile Akdeniz’i, NATO ile İslâm dünyasını, geliÅŸmiÅŸ ülkelerle geliÅŸmekte olanları ve farklı kıtaları birbirine baÄŸlayan Türkiye, İslâm ve diÄŸer dinler arasında da bir dostluk ve iÅŸ birliÄŸi köprüsüdür. Türk tarihi bu olgunun zenginlikleriyle doludur.
Türkiye ayrıca, gelecek yüzyılda Hazar ve Orta Asya doÄŸal kaynaklarının batıya ulaÅŸmasında doÄŸal bir köprü rolü üstlenmektedir. Dünya doÄŸal enerji kaynaklarının %70′i Türkiye’nin etrafında kümelenmiÅŸtir. Hazar petrollerinin batıya taşınmasını öngören ve uluslar arası camiadan büyük destek bulan Bakü-Ceyhan projesi, petrol nakil güzergâhı bakımından en istikrarlı ve güvenli ortamı sunmakta ve çevre korunması bakımından da en az riski taşımaktadır.
Bölgedeki zengin doÄŸal kaynakların iÅŸletilmesini ve batıya naklini bölgesel iÅŸ birliÄŸi ve refahın artırılması için altın bir fırsat olarak gören Türkiye, söz konusu kaynakların dünya pazarlarına nakli için birden çok hattın kullanımını desteklemekte ve bu yönde siyasî iradesini ortaya koymaktadır. Aynı ÅŸekilde, Hazar Havzası’nın doÄŸal zenginliklerinin dünya pazarlarına ulaÅŸmasıyla birlikte Kafkasya ve Orta Asya’ya yönelik insan ve mal trafiÄŸinde meydana gelen artışın gerekli kıldığı Trans-Kafkasya Ulaşım Koridoru’nun hayata geçirilmesi bakımından da Türkiye anahtar ülke durumundadır. Avrasya’nın karşısına tarihin çıkarmış olduÄŸu yeni potansiyel ekonomik fırsat iyi deÄŸerlendirildiÄŸi takdirde, bu coÄŸrafyada barış, istikrar, refah ve iÅŸ birliÄŸinin kalıcı hâle getirilmesi mümkün olabilecektir.
Türkiye bir barış ve istikrar adası olma niteliğine ilâveten kaynaklarının zenginliği, demografik yapısı, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygıya dayanan demokratik, lâik rejimi, ekonomisinin dinamizmi, üretim kapasitesi, endüstrisinin rekabet gücü ile bir cazibe merkezi olarak içinde bulunduğu sancılı coğrafyanın barış, istikrar ve refah yönünde değişiminin itici gücü olabilir. Türkiye, bu yapısı ile bölgede örnek bir ülkedir ve değişen dünya konjonktüründe jeopolitik, jeostratejik ve ekostratejik konumu nedeniyle önemi giderek artmaktadır.
Türkiye, dünya ekonomileriyle bütünleÅŸme bakımından, bir taraftan küreselleÅŸme hareketleri içinde yeralmış, diÄŸer taraftan da ekonomik güç odaklarından Kuzey Amerika Serbest Ticaret AntlaÅŸması (NAFTA) ve Türkiye’nin Atlantik-Avrupa ve Avrasya kuÅŸakları içinde özel bir konumu vardır. Batı toplumu ile bütünleÅŸme hedefi güden, ayrıca islâm aleminin demokratik, lâik ve çaÄŸdaÅŸ üyesi olan bir ülke durumundadır. Türkiye; Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya’da Türkçe konuÅŸan 200 milyonluk bir nüfusun da merkezinde bulunmaktadır. BaÅŸta Türk dilleri konuÅŸan toplumlar olmak üzere, yeni bağımsız devletlerin örnek aldıkları bir model teÅŸkil etmektedir. Türkiye, varlığı ve baÅŸarılarıyla, islâmiyetle demokrasinin baÄŸdaÅŸtığının; ekonomik, sosyal ve kültürel bir kalkınmanın demokratik bir ortamda da gerçekleÅŸtirilebileceÄŸinin somut bir kanıtıdır. Dünyanın aradığı uzlaÅŸmalar Türkiye’nin bünyesinde mevcuttur. Türkiye dış politikasında etkinliÄŸini; bu bünyeden alan bir uzlaÅŸtırma, barıştırma ve iÅŸ birliÄŸinde buluÅŸturma iÅŸlevini sürdürme kararlılığındadır.
Avrupa güvenliÄŸinin Balkanlar, DoÄŸu Avrupa, OrtadoÄŸu ve Kafkasya’da pekiÅŸtirilmesi, barış ve iÅŸ birliÄŸinin güçlendirilmesi hedefleri ancak Türkiye’nin katılımıyla ve somut katkısı ile gerçekleÅŸtirilebilir. Türkiye uluslar arası iliÅŸkilerde geçerli olması gereken çaÄŸdaÅŸ norm ve davranış kurallarının savunucusudur. Bunların global ve bölgesel düzeylerde yaÅŸama geçirilmesi için her türlü çabayı göstermektedir.
Türkiye’nin dışarıda izlediÄŸi siyasî hedeflerin bir yandan çevresindeki mevcut ve potansiyel ihtilâfların kontrol altına alınmasına, diÄŸer yandan bölgesel entegrasyon ve iÅŸ birliÄŸi yoluyla kalıcı barış ve istikrarın saÄŸlanmasına yönelik olması tabiîdir. Türkiye’nin bölgede oynadığı rolün temel felsefesini; ekonomik iliÅŸkilerin geliÅŸtirilmesi, siyasî istikrarın tesisi ve bölge ülkelerinin dünya ile entegrasyonunun saÄŸlanması hedefleri oluÅŸturmaktadır. Türkiye bu anlayışla demokrasiyi, hoÅŸgörüyü, hukuk devleti niteliklerini ve lâikliÄŸi çevresine yansıtmaktadır. Zira Türkiye bunları en iyi yapabilecek durumda bulunan nadir ülkelerden biridir ve bu konuda sorumluluklarını üstlenmektedir.
[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]
21′nci asırda Türkiye’nin vizyonu; bölgesel zenginliklerini, entegre olma hedefi içinde olduÄŸu Avrupa’ya taşıyan, küreselleÅŸme olgusunu ileri götüren ve bu hareket içinde belli baÅŸlı bir rol sahibi olarak ortaya çıkan ve nihayet kalkınma ve iÅŸ birliÄŸi hamlelerinde barıştan yana ve öncü bir ülke olmaktır. Bu vizyon gerçekleÅŸme yolundadır. Balkanlardan Orta Asya’ya kadar Türkiye’nin önünde yeni ufuklar açılmış, yepyeni iÅŸ birliÄŸi ve dayanışma imkânlarına kavuÅŸulmuÅŸtur. Bu anlayışla Türkiye, dışarıya daha fazla açılmakta ve coÄŸrafî uzaklığın önemli olmadığı günümüz dünyasında, Uzak DoÄŸu’dan Lâtin Amerika’ya kadar uzanan geniÅŸ bir yelpaze içinde dostlar, pazarlar ve yeni iliÅŸki aÄŸları aramakta, kısaca bir dünya devleti olma yolunda hızla ilerlemektedir.
Türkiye, sorumluluklarının bilincinde olarak, kendisini 21′nci yüzyılda üstleneceÄŸi role hazırlamaktadır. Zira Türkiye, lâik ve demokratik rejimiyle bir model ülkedir ve bu niteliklerini 21′nci yüzyılda da korumaya devam edecektir. Ayrıca Türkiye, yeni yüzyılda çok taraflı bir ekonomik iliÅŸkiler ağının merkezi hâline gelecektir. Öte yandan Türkiye, doÄŸu ile batı arasında çeÅŸitli açılardan baÅŸarıyla ifa ettiÄŸi köprü vazifesini, 21′nci yüzyılda daha etkin biçimde sürdürecektir.
DÜNYADA TÜRKİYE
Üç tarafı denizlerle çevrili bir eskidünya ülkesi olan Türkiye, dünya üzerindeki yeri ve konumu bakımından önemli ayrıcalıklar kazanan bir ülke konumundadır.Asya ve Avrupa kıtaları arasında bir köprü konumuda olması ve önemli yer altı kaynaklarına sahip olduÄŸundan dolayı tüm dünya ülkelerinin gözü Türkiye’nin verimli topraklarındadır.
İklim ve doğal güzellik bakımından da şanslı bir ülke olan Türkiye, ılıman iklim kuşağında olduğundan yılda dört mevsimi yaşayabilen bir ülkedir.Bu özelliği tarım alanında önemli bir etken olmuştur.Her türlü tarıma açık olan Türkiye toprakları, verimli olup her mevsim işlenebilme özelliğine sahiptir.
DoÄŸal güzellikleri ve denizlere kıyısı olması nedeniyle turizm alanında önemli ayrıcalıklar kazanan ülkemiz ne yazık ki izlenen yanlış politikalardan dolayı bu özelliÄŸinden yeteri kadar yararlanamamaktadır.Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin hemen hemen tamamının bu özelliklerinden en iyi ÅŸekilde yararlanmalarına karşın ülkemizde turizm için yapılan çalışmalar yeterli olmamaktadır.
Asya ve Avrupa’yı birbirine baÄŸlayan boÄŸazlar gibi önemli geçiÅŸ yollarına sahip olması da Türkiye için önemli bir ÅŸanstır.Bu geçiÅŸ yolları gerektiÄŸi gibi kullanılırsa Türkiye’ye önemli kazanç kaynakları yaratabilir.
NATO gibi askeri birliklerde bulunması Türkiye’nin lehinde yer alan önemli ayrıcalıklardan biridir.
Tüm bu ayrıcalıklara rahmen Türkiye tehtid eden çeÅŸitli unsurlarda mevcuttur.Bu unsurlardan en önemlisi artık yavaÅŸ yavaÅŸ etkisini kaybeden terördür.Terörle mücadele için ayrılan bütçe ülke ekonomiside önemli yaralar açmaktadır.Ayrıca komÅŸu ülkelerle olan sorunlarıda Türkiye’nin önemli sorunlarından biridir.Bunların yanında enerji ve ekonomik sorunlarlada uÄŸraÅŸan Türkiye’miz bu zorlukları yenip aydınlığa çıkacak güçte bir ülkedir.