Erozyon
A-) Erozyonun Tanımı
Aşinmayi engelleyen bitki örtüsünün, biz insanlar tarafindan yok edilmesi sonucu korumasiz kalan topragin, su ve rüzgarin etkisiyle aşinmasina ve taşinmasina erozyon (toprak aşinimi) denir. Tanımlamada söylediğimiz gibi erozyonun temelinde, insan ve insanların doğaya karşı olan olumsuz etkileri rol oynamaktadır.
Bir de jeolojik (doğal) erozyon vardır. Bu erozyonda, isminden de anlaşılacağı gibi, insanın doğaya olumlu veya olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Her şey doğaldır. Jeolojik erozyon sayesinde birçok ova, plato gibi düzlükler oluşmuştur.
B-) Erozyon Çeşitleri
1-) Su Erozyonu
Su erozyonu; yağmurun, araziler üzerinde oluşturduğu yüzeysel akışlar ve akarsuların etkisiyle toprağın aşınması ve taşınması olayıdır. Ayrıca denizlerde oluşan dalgaların, kıyılardaki kayalara çarpması ve bu kayaları aşındırması ve taşıması da bir su erozyonudur. Su erozyonunun oluşmasında etkili etmenler iki grupta toplanır.
1-) Toprağı çözen ve parçalarını sürükleyen hareket halindeki su kuvvetleri. Bu kuvvetlere erozif denir.(Yağmur damlaları, akarsular,yüzeysel akış, vs.)
2-) Su kuvvetlerine karşi koymaya çalişan, erozyonu yavaşlatmaya çalişan, toprak ve topragin özelliklerini ifade eden, topragin erozyona ugrayabilme egilimi. Buna da erodibilite denir.
Erozif veya erodibilite ne kadar yüksek olursa, erozyonun yol açtığı negatif sorunlar da o kadar büyük olur.
Su erozyonu iki aşamalidir. Önce yagmur damlalarin darbeleriyle toprak çözünür. Daha sonra biriken yagmur sulariyla çözünen bu toprak egim yönüne dogru taşinir.
Hindistan’daki Ganj ve Çin’deki Sarı Irmak nehirleri her yıl milyonlarca ton toprağı denize taşır. Böylelikle nehirlerin denize döküldüğü alanlarda büyük deltalar oluÅŸur.
YaÄŸmur damlaları düz bir toprak yüzeyine dik olarak çarptığı zaman 60 cm yukarı, 1.5’er metre kadar da yanlara doÄŸru sıçrayabilmektedirler.* Tabi ki bu sıçrama esnasında toprağı da kendisiyle birlikte etrafa sıçratmaktadır. Bu sıçramalar eÄŸimli bir arazide olduÄŸu takdirde oluÅŸan etki daha ÅŸiddetli olmaktadır.
* Orman, Ormansızlık, Toprak, Erozyon; Turhan Günay
Yine ABD’nin Arizona bölgesindeki, bir kilometreyi aÅŸan derinligiyle muhteÅŸem bir görünüşe sahip olan Büyük Kanyon vadisi akarsularin aÅŸindirici etkisini ve gücünü gösteren en iyi örnektir. Bu vadi Colorado Irmagi’nin Colorado Yaylasi’ndaki kayalari aÅŸindirarak oymasiyla oluÅŸmuÅŸtur.*
Su erozyonunun yönü ve hızı;
-arazinin eÄŸimine,
-rüzgarın hızı, yönü ve damlanın toprağa çarpma açısına,
-damlanın büyüklüğüne,
-damlanın düşme ve çarpma hızına,
-toprağın bir bitki örtüsü ile örtülü olup olmamasına ve
-toprak yüzeyinin pürüzlülüğüne bağlıdır.
2-) Selcik Yarıntısı (Oluk) Erozyonu
Genelde bitki örtüsünden yoksun eÄŸimli araziler üzerinde ince oluklar meydana getiren bir erozyon ÅŸekline selcik yarıntısı (oluk) erozyonu denir. Bu oluklar 2-3 cm’den 25-30 cm’ye kadar olabilirler. Üzerinde tarım yapılan arazilerde, sürüm sonrası bu oluklar kaybolduÄŸu için erozyon fark edilemez. Aslında selcik yarıntısı (oluk) erozyonu, oyuntu erozyonun baÅŸlangıcıdır.
3-) Oyuntu Erozyonu
Eğimli bir yamaç üzerinde, yağmurdan sonra oluşan yüzeysel akış ile toprak derinlemesine oyulur. Ve oluk erozyonunda oluşan oluklardan daha büyük ve daha derin kanallar, vadiler veya vadicikler oluşur. Bunlara artık oluk değil oyuntu denir. Toprağın bu şekilde aşınmasına da oyuntu erozyonu denir. Aşinma; üst toprak katmanlari iyice aşinip gidene ve sert ana kaya yüzeye çikana veya egim sifirlanincaya kadar devam eder.
Bu iki erozyon çeşidi (oluk ve oyuntu) yagmurlarla ilgili olduklari için su erozyonunun çeşitleri olarak da görülebilir.
* Temel Britannica; aÅŸinma
4-) Rüzgar Erozyonu
Rüzgar erozyonu, diğer erozyon tiplerindeki gibi önemli derecelerde toprak erozyonuna neden olur. Bitki örtüsünün herhangi bir nedenle kalktığı, kurak veya yarı kurak bölgelerde hafif topraklarda rüzgar erozyonu büyük sorunlar yaratabilir.
Yağış, rüzgar erozyonunda faydalı bir göreve sahiptir. Toprak ıslak veya nemli olunca rüzgarın onu alıp sürüklemesi oldukça güçtür. Fakat toprağın kuru bulunduğu dönemlerde veya yazın rüzgar etkili olabilir. İstanbul yakınlarındaki Terkos (Durusu), Ağaçlı ve Sinop/Sarıkum kumullarındaki gibi rüzgar erozyonuna neden olup büyük sorunlar ortaya çıkarabilir.*
Genellikle yerden 30 cm yüksekte, saniyede 5.4 metreden daha hızlı esen rüzgarlar, rüzgar erozyonuna neden olmaktadırlar.
Ülkemizde erozyon denince, ilk hatırlamamız gereken su erozyonudur. Rüzgar erozyonu ülkemiz koşullarında yaygın değildir.
C-) Erozyonun Nedenleri ve Bu Nedenlerden
Korunma Yolları
1-) Ormansızlaşma
a) Tarla Açma-Yerleşme
Bugün ülkemizde yer alan ormanlık, çalılık ve fundalık araziler bir taraftan tarla açma, bir taraftan da yerleşim amacı ile yerle bir ediliyor.
Ülkemizde sürekli bir bitki örtüsünün altında bulunması gereken 6.1 ha genişliğinde arazi usulsüz ve teknikle ilgisi olmayan bir şekilde işlenmektedir.* Arazileri böyle işleyen arazi sahipleri, arazilerinden hiçbir şekilde faydalanamaz. Çünkü, bu arazilerde erozyon tüm şiddetiyle devam etmekte ve kısa sürede toprağı verimsiz hale getirmektedir. Böylece arazi sahibi hem kendisi zarara uğramıştır, hem de araziyi öldürmüştür. Bu arazileri ağaçlandırarak tekrar verimli hale getirmek mümkün değildir. Çünkü, erozyon sonucu toprak gitmiş, yerini taş ve kayalıklara bırakmıştır. Bu sorunlarla sadece tarla açmak için değil, yerleşim amacı için açılmış topraklarda da görüyoruz.
Bunları önleyebilmek için; arazi açmak istiyorsak, usulüne uygun olarak açmalıyız. Yani toprağı erozyona karşı korumalıyız, onu öldürmemeliyiz.
* Orman, Ormansızlaşma, Toprak, Erozyon; Turhan Günay
b) AÅŸiri Faydalanmalar
Ormanların, belirli bir üretim gücü vardır. Bu üretim gücünün daha fazlasını istemek ve faydalanmak ormanın zedelenmesine, daha sonra da arazinin çıplaklaşmasına neden olur.
Ülkemizde gün geçtikçe artmakta olan kaçak kesimin önüne mutlaka geçilmelidir. Devlet, planlı olarak ormanları işletir ve kestiği ağaçları en kısa zamanda gençleştirme yöntemi ile tekrar yerine koyar.
Bu kanunsuz ve kaçak kesimleri önleyebilmek için devletin önlem alıp, kendi yönetiminde kesimler yapılmalıdır.
c) Orman Yangınları
Orman yangınları geçmişten bugüne ormanlarımıza, nefes kaynaklarımıza, büyük zararlar vermiş, bir çok alanın çıplaklaşmasına neden olmuş ve ne yazık ki hala zarar vermeye devam ediyor. 1996 yılı sonu itibariyle ülkemizde 1.455.000 ha genişliğinde orman kül olmuştur.* Yanan alanlar devlet denetiminde ağaçlandırma programına alınmış ve en kısa sürede ağaçlandırılmaya çalışılmıştır. Ancak, yangıların çoğu yazın ve sonbaharın ilk aylarında meydana gelmesi, sonbahar yağmurlarıyla da toprağın erozyona uğraması nedeniyle çoğu yerde program amacına ulaşamamıştır.
Orman yangınları, ülkemizin büyük sorunlarından biridir. Her yıl yaz aylarında, özellikle de Ege ve Akdeniz bölgelerinde büyük orman yangınlarına rastlamaktayız. Bunların önüne geçmek için insanlarımızın bilinçsizce ateş yakmamaları gerekmektedir.
2-) DoÄŸal/Fiziksel Nedenler
a) Arazinin EÄŸimi
Çıplak, eğimli arazilerde özellikle su erozyonu görülür. Eğim ve eğimin uzunluğu arttıkça erozyonun şiddeti de artar. Bu tip arazilerde rüzgar erozyonuna rastlanmaz.
b) Jeolojik Yapı ve Toprağın Erozyona Duyarlılığı
Toprak ve altındaki jeolojik temelin erozyonla çok sıkı bir ilişkisi vardır. Toprağın elemanları arasında yapıştırıcılık görevi yapan kil oranı ne kadar yüksek ise toprağın erozyona karşı direnci o kadar fazladır. Kum ve toz bakımından zengin toprakların ise erozyona karşı koyma güçleri çok azdır.
* Orman, Ormansızlaşma, Toprak, Erozyon; Turhan Günay
D-) Erozyonun Dereceleri
Toprak erozyonu, şiddet olarak, genelde dört derece üzerinden siniflandirilmaktadir.
Erozyon yok: Normal bir toprak kesiti
1.Derece: Hafif Erozyon
Üst toprağın %25’inden azı gitmiÅŸtir. Rüzgar erozyonunda hafif savrulmalar görülebilir.
2.Derece:Orta Åžiddette Erozyon
Üst toprağın %25-75’i gitmiÅŸtir. Seyrek oyuntular görülür. Oyuntular arası mesafe 30 m’den fazladır. Rüzgar erozyonunda 60 cm yüksekliÄŸinde tümsekler ve az miktarda rüzgarla savrulmuÅŸ alanlar vardır.
3.Derece:Åžiddetli Erozyon
Üst toprağın hemen hemen tümü, alt
toprağın ise %25 kadarı gitmiştir.
Oyuntular arası mesafe 30 m’nin altına
inmiÅŸtir ve alanin %75’ini etkilemiÅŸtir.
Rüzgar erozyonunda tümsekler 60 cm’den
Fazla, savrulmuÅŸ alanlar daha fazladir.
4.Derece:Çok Şiddetli Erozyon
Üst toprağın tümü, alt toprağın ise %75ten
fazlası gitmiştir. Taşlar ve kayalar yüzeye
çıkmıştır. Toprak sadece oyuntular arası
sırtlarda kalmıştır. Rüzgar erozyonunda
tüm arazi rüzgar ile savrulmuş, barkanlar
oluÅŸmuÅŸtur.
E-) Dünyada ve Türkiye’de Erozyon ve
Erozyonun Önemi
1-) Dünyada Erozyon
*Akarsuyun Adı Yıllık Ortalama Taşınan
Toprak Miktarı
(milyon ton)
Sarı Irmak (Çin) 2080
Ganj (Hindistan) 1600
Brahmaputra (BengladeÅŸ) 800
İndus (Pakistan) 480
Amazon (Brezilya) 400
Missisipi (K.Amerika) 344
Nil (Mısır) 122
Kongo (Kongo,Afrika) 71.3
Volga (Rusya) 21.7
Sen (Fransa) 1.2
Ren (Hollanda) 0.5
Tabloda görüldüğü gibi Çin’deki Sarı Irmak ve Hindistan’daki Ganj nehirleri dünyanın en çok toprak taşıyan nehirleridir. Dünyada en fazla suyu taşıyan, en yüksek debiye sahip olan Amozon nehri, bu iki nehirden daha az toprak taşımaktadır. Çünkü, Amozon nehrinin etrafı ormanlar ile kaplanmıştır.
2-) Türkiye’de Erozyon
*Akarsu havzası ve Yıllık ortalama taşınan Yıllık toplam
ölçüm istasyonu toprak (ton/km ) taşinan toprak
(milyon ton)
Karasu, Keban 525 33.5
Tortum 2500 2.5
Fırat, Dutluca 1167 108.2
Perisuyu, Seyitli 919 146
Dicle, Diyarbakır 1085 6.8
Kızılırmak, İnözü 923 44.9
Yeşilirmak, Çarşamba 1521 54.9
Kelkit, Faklı 1977 42.9
Ceyhan, Yeniköprü 922 19.6
* Orman, Ormansızlaşma, Toprak, Erozyon; Turhan Günay
3-) Erozyonun Önemi
Yukarıdaki tablolarda da gördüğümüz gibi erozyon hem ülkemiz, hem de dünyamız için çok büyük bir sorundur. Bu sorunun önüne mutlaka geçilmelidir. Sorun çözülmez ise dünyamız yavaÅŸ yavaÅŸ çölleÅŸecektir. Özellikle bizim ülkemizde TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, AÄŸaçlandırma ve DoÄŸal Varlıkları Koruma Vakfı) gibi vakıfların çabasıyla ‘Türkiye Çöl Olmasın’ programı devam etmektedir. EÄŸer nehirlerimiz ve yaÄŸmurlar topraklarımızı aşındırıp götürmeye devam ederse yaklaşık 8-10 sene sonra maalesef Anadolu tamamıyla çöle dönüşecektir. Bunun önüne mutlaka geçilmelidir.
Bir zamanlar ABD’nin batısında bizon ve antilop sürülerinin dolaÅŸtığı milyonlarca dönüm çayır vardı. Sığır çobanları, bu çayırların sürüleri otlatmak için çok elveriÅŸli olduÄŸunu fark ettiler. Sürülerin sayısı hızla artınca çayırlarda hızla tükendi ve kurudu. Bu alanlarda tarım yapılmaya baÅŸlanınca toprağın sürülen verimli üst katmanları rüzgar ve sularla sürüklendi; erozyon oldu. Çevrebilim çölleÅŸen bu alanları yeÅŸertmeye yardım etti. EÄŸimli topraklarda oluklar kazılarak su kaybı önlenmeye çalışıldı; toprağın üst katmanlarının savrulmasını önlemek için yulaf, darı, buÄŸday ekildi; aÄŸaçlar ekildi. Bir yıldan kısa bir süre içinde çölleÅŸen alanlar yeÅŸerdi. Tohumlar ekilerek çayır yetiÅŸtirildi ve bu alanlar sığır sürülerine tekrar açıldı.*
Bu örnekte görüldüğü gibi çölleşmeye başlamış toprakların hemen ağaçlandırma programına alınması gerekmektedir.
F-) Çevrenin (Toprağın) Korunmasının Erozyon
Bakımından Önemi
Çevrenin korunması ile erozyonun sadece toprak bakımından ilgisi vardır. Zaten erozyon toprak aşınımı demektir. Toprak ne kadar korunursa erozyon riski o kadar azalır. Yani toprak koruması ile erozyon arasında ters bir orantı vardır.
Toprak insanların en önemli tabii kaynaklarından biridir. Bu tabii kaynak korunmaz ise erozyon gibi birçok etmen toprağı alır, götürür.
Erozyonun denetim altına alınabilmesi konunun uzmanları ile bölge halkının iş birliğine bağlıdır. Sadece yöre halkının çabaları ile erozyonun önüne geçilmesi zordur.
Toprağın verimli olmasını istiyorsak, erozyona karşı önemli tedbirler almamız kaçınılamaz. Toprak erozyona yakalandığı takdirde toprağa eski verimini kazandırmak çok zordur.
* Temel Britannica; çevrebilim
G-) Erozyon ile İlgili Sözler
‘Çevresel bir olay olarak çölleÅŸme, insanlarin neden oldugu, sonuçlarindan insanlarin zarar görüp aci çektigi, savaÅŸimini da yine insanlarin yaptigi, insanligin bugününü ve yarinini yakindan ilgilendiren evrensel bir sorundur.’
Birleşmiş Milletler Çölleşme Konferansi,1997
Nairobi/Kenya
‘Su, çetin bir hasımdır. Bütün hataları keÅŸfetmesini bilir ve en küçük yanlışı pahalı ödetir.’
J.Chailley
‘Eski haliyle karÅŸilaÅŸtirildigi zaman topragimiz, hastaliktan çürümüş birinin iskeletine benzemektedir. Tombul ve yumuÅŸak taraflari kaybolmuÅŸ, geriye çiplak bir ceset/leÅŸ kalmiÅŸtir.’
Plato ‘Criticas’
(M.Ö.4. yüzyılda Atina toprakları üzerine bir değerlendirmesi)
‘Türkiye’den erozyon sonucu kaybedilen toprak, buradan Ay’a yol olur.’
Turhan Günay
KAYNAKÇA
• Temel Britannica; aÅŸinma, dagayi koruma, çevrebilim
• GeliÅŸim Hachette; toprak kaymasi
• Yeni Rehber Ansiklopedisi; çevre kirlenmesi
• Çevre Bilimi; Prof. Dr. Kazım Yıldız, Klimatolog Åžengün SipahioÄŸlu, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yılmaz; Gündüz EÄŸitim ve Yayımcılık
• Orman ’88 , Çevre KirliliÄŸi ve Orman Paneli, 23 Mart 1988, İzmit; Rota Yayımcılık
• Orman, OrmansızlaÅŸma, Toprak, Erozyon; Turhan Günay
• Çevre ve Ekoloji; Mine KışlalıoÄŸlu, Fikret Berkes
• Ekoloji ve Çevre Bilimleri; Fikret Berkes, Mine KışlalıoÄŸlu
• Ekoloji-Çevre Biyolojisi; Ahmet KocataÅŸ; 5. Baskı