Çocuk Hakları Sözleşmesi
Salı, 06 Kasım 2007Çocuk Haklarına Dair Sözleşme
Madde 29 (1), Çocuk Haklarına Dair Sözleşme
"1. Taraf Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlara yönelik olmasını kabul ederler;
(a) Çocuğun kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi;
(b) İnsan haklarına ve temel özgürlüklere, BirleÅŸmiÅŸ Milletler Åžartı’nda benimsenen ilkelere saygının geliÅŸtirilmesi;
(c) Çocuğun ana-babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya geldiği menşe ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygının geliştirilmesi;
(d) Çocuğun anlayış, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister ulusal, ister dini gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla, özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması;
(e) Doğal çevreye saygının geliştirilmesi."
EK
GENEL GÖRÜŞ 1 (2001):EĞİTİMİN HEDEFLERİ
Madde 29 (1)’in önemi,
1. Çocuk Haklarına Dair SözleÅŸmenin 29 ncu madde 1 nci paragrafı geniÅŸ kapsamlı bir öneme sahiptir. Tüm taraf Devletlerin üzerinde anlaÅŸmaya vardığı bu madde ile ortaya konulan eÄŸitimin hedefleri; SözleÅŸmenin temel deÄŸeri olan, her çocuÄŸun doÄŸuÅŸtan sahip olduÄŸu insani saygınlığın ve çocuÄŸun eÅŸit ve devredilemez haklarının geliÅŸtirilmesi, desteklenmesi ve korunmasıdır. Madde 29 (1)’in beÅŸ alt paragrafı ile ortaya konulan bu hedefler, çocuÄŸun özel geliÅŸme ihtiyaçları ve farklı yetenekleri dikkate alınmak suretiyle çocuÄŸun insani saygınlığının ve haklarının tanınması ile doÄŸrudan doÄŸruya iliÅŸkilidir. Bu hedefler; çocuÄŸun mevcut yeteneklerinin en üst seviyede geliÅŸtirilmesi (29 (1) (a)), insan haklarına saygının geliÅŸtirilmesi (29 (1) (b)), çocuÄŸun kimliÄŸine ve deÄŸerlerine olan duyarlılığın en üst seviyede arttırılması (29 (1) (c)), çocuÄŸun sosyalleÅŸmesi ve diÄŸer kiÅŸilerle etkileÅŸiminin geliÅŸtirilmesi (29 (1) (d)) ve çocuÄŸun çevreye olan saygısının geliÅŸtirilmesidir.
2. Madde 29 (1), madde 28 (a) ile tanınan eğitim hakkına, çocuğun doğuştan sahip olduğu saygınlığı ve haklarını yansıtan kaliteli bir yön eklemekle kalmayıp, aynı zamanda eğitimin çocuk merkezli, çocuğa yönelik ve çocuğa yetki veren bir eğitim olması gerektiğine duyulan ihtiyacı vurgular ve eğitim sürecinin kendisi tarafından ortaya konulan ilkelere dayanması gerektiğini belirtir (1). Her çocuğun kendisine yaşam becerileri kazandırmaya, insan haklarından tam anlamı ile yararlanmasını sağlayacak şekilde kapasitesini güçlendirmeye ve uygun insan hakları değerleri ile desteklenmiş bir şekilde sahip olduğu kültürü geliştirmeye yönelik bir eğitim almaya hakkı vardır. Amaç; yeteneklerini, öğrenme ve diğer yetilerini, insani saygınlığını, kendine olan saygısını ve kendine güvenini geliştirmek yolu ile çocuğu güçlü kılmaktır. Bu anlamda "Eğitim", klasik anlamda okula göndermenin çok ötesine geçer ve çocukların bireysel ve toplu olarak kişiliklerini, yeteneklerini ve becerilerini geliştirmelerini ve toplumda tam ve tatminkar bir hayat yaşamalarını sağlayacak geniş kapsamlı hayat tecrübelerini ve öğrenme sürecini içerir.
3. ÇocuÄŸun eÄŸitim hakkı sadece eÄŸitime eriÅŸim (madde 28) sorunu deÄŸil, aynı zamanda eÄŸitimin içeriÄŸi sorunudur. İçeriÄŸi madde 29 (1) ile getirilen deÄŸerlere tam anlamı ile dayanan bir eÄŸitim; her çocuÄŸun yaÅŸamı boyunca dengeli, küreselleÅŸme süreci ile ortaya çıkan kökten deÄŸiÅŸim döneminde karşılaÅŸacağı durumlara insan haklarına saygılı bir ÅŸekilde yaklaÅŸmasını saÄŸlayacak, yeni teknolojilere ve diÄŸer olaÄŸanüstü durumlara uyumunu kolaylaÅŸtıracak vazgeçilmez bir araçtır. Bu durumlar; diÄŸerlerinin yanı sıra (inter alia), küresel ve yerel; bireysel ve toplu; gelenekçi ve modern; uzun dönemli ve kısa dönemli deÄŸerlendirmeler; rekabet ve fırsat eÅŸitliÄŸi; bilginin geniÅŸlemesi ve bunu özümseme yeteneÄŸi ve manevi ve maddi deÄŸerler arasındaki çekiÅŸmeyi içerir (2) . Buna raÄŸmen eÄŸitim hakkındaki ulusal ve uluslararası programlar ve politikalar, madde 29 (1)’de yer alan hususları içeriyor gözükseler bile ya eksik noktalar taşırlar ya da düzenlenen bu hususlar yalnızca bir süs niteliÄŸindedir.
4. Madde 29 (1), Taraf Devletlerin, eÄŸitimin geniÅŸ kapsamlı deÄŸerlere yönelik oldukları hususunda anlaÅŸmaya vardıklarını belirtir. Bu anlaÅŸma dünyanın dört bir yanındaki din, ulus ve kültür sınırlarının üstesinden gelmektedir. İlk bakışta madde 29 (1)’de ifade edilen bazı deÄŸerlerin belli durumlarda birbiri ile çeliÅŸebileceÄŸi düşünülebilir. Bu bakımdan, paragraf (1) (d)’de belirtilen, bütün insanlar arasında anlayış, hoÅŸgörü ve dostluÄŸu geliÅŸtirme çabaları; paragraf 1(c)’de yer alan çocuÄŸun kendi kültürel kimliÄŸine, dil ve deÄŸerlerine, çocuÄŸun yaÅŸadığı veya geldiÄŸi menÅŸe ülkenin ulusal deÄŸerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara saygının geliÅŸtirilmesi doÄŸrultusunda ortaya konulan politikalar ile her durumda doÄŸrudan doÄŸruya uygunluk göstermeyebilir. Ancak gerçekte; bu hükmün önemi, eÄŸitime dengeli bir yaklaşım geliÅŸtirmeye duyulan ihtiyacı ortaya koymasında ve bir biri ile çeliÅŸen deÄŸerleri, karşılıklı görüşme ve farklılıklara saygı yolu ile uzlaÅŸtırmasında yatmaktadır. Ayrıca tarihsel süreç içinde kiÅŸi topluluklarının birbirinden ayrılmasına neden olmuÅŸ farklılıkları uzlaÅŸtırma konusunda çocukların sahip olduÄŸu benzersiz bir yetenek bulunmaktadır.
Madde 29 (1)’in İşlevi
5. Madde 29 (1), eÄŸitimin ulaÅŸmaya çalıştığı farklı amaçları ortaya koyan bir listenin ya da çizelgenin çok ötesindedir. SözleÅŸme’nin genel çerçevesi içerisinde diÄŸerlerinin yanı sıra aÅŸağıda belirtilen boyutları vurgulamaya yönelik bir iÅŸlev üstlenmiÅŸtir.
6. Bu madde öncelikle Sözleşme hükümlerinin ayrılamaz bir şekilde birbirine bağlı yapısını ortaya koymaktadır. Madde, çeşitli hükümlere dikkati çekmekte, bu hükümleri pekiştirmekte, birbirine bağlamakta ve yorum getirmektedir; maddenin bu hükümler olmaksızın tam olarak anlaşılması mümkün değildir. Sözleşmenin genel ilkelerine -ayrım gözetmeme (madde 2), çocuğun yüksek yararı (madde 3), çocuğun yaşama, hayatta kalma ve gelişme hakkı (madde 6) ve çocuğun görüşlerini ifade etme ve bu görüşlerin dikkate alınması hakkı (madde 12)- ilave olarak aşağıdakilerle sınırlı olmamak kaydı ile diğer pek çok hüküm de belirtilebilir; ana-babanın hakları ve sorumlulukları (madde 18), çocuğun görüşlerini ifade etme hakkı (madde 13), çocuğun düşünce özgürlüğü (madde 14), çocuğun bilgilere erişim hakkı (madde 17), özürlü çocukların hakları (madde 23), çocuğun sağlık hakkı (madde 24), çocuğun eğitim hakkı (madde 28), azınlık gruplarına mensup çocukların dillerine yönelik ve kültürel hakları (madde 30).
7. Çocuk hakları içerikten yoksun ayrıştırılmış ya da bağımsız deÄŸerler olmayıp, kısmen madde 29 (1) ile SözleÅŸme’nin önsözünde tanımlanan geniÅŸ ahlaki çerçeve içinde yer alırlar. SözleÅŸme’ye yönelik pek çok eleÅŸtiri, özellikle bu hüküm ile cevaplanmıştır. ÖrneÄŸin bu madde; ana-babaya saygının önemini; hakları geniÅŸ bir ahlaki, tinsel, manevi, kültürel ve sosyal çerçeve içinde ele almaya duyulan ihtiyacı ve pek çok çocuk hakkının dışarıdan zorlama yolu ile yerleÅŸtirilmekten uzak olup, yerel toplumun deÄŸerleri arasında yer aldığını vurgulamaktadır.
8. İkinci olarak madde, eÄŸitim hakkının geliÅŸtirilmesi sürecine de büyük önem vermektedir. Bu baÄŸlamda, diÄŸer hakların kullanımını geliÅŸtirme çabaları hafife alınmamalı, tam tersine eÄŸitim sürecinde yer alan deÄŸerlerle desteklenmelidir. Bu sadece müfredatın içeriÄŸini deÄŸil, aynı zamanda eÄŸitim sürecini, pedagojik yöntemleri, ev, okul ya da baÅŸka bir yer olsun eÄŸitimin verildiÄŸi çevreyi kapsamına almaktadır. Okul kapısından içeri girmekle çocuklar insan haklarını kaybetmezler. Bu baÄŸlamda, örneÄŸin eÄŸitim, çocuÄŸun doÄŸuÅŸtan sahip olduÄŸu saygınlığa saygı göstermeyi saÄŸlayacak ve çocuÄŸun madde 12 (1)’e uyumlu olarak görüşlerini serbestçe açıklamasına ve okul hayatına katılmasına imkan verecek ÅŸekilde olmalıdır. Madde 28 (2)’de vurgulanan disiplinin sınırlarına tam anlamı ile uyan ve okullarda ÅŸiddet karşıtı olmayı teÅŸvik eden bir eÄŸitim saÄŸlanmalıdır. Komite’nin sonuç gözlemlerinde tekrar tekrar belirttiÄŸi gibi fiziksel ceza ne çocuÄŸun doÄŸuÅŸtan sahip olduÄŸu saygınlık ne de okul disiplininin katı sınırları ile baÄŸdaşır. Madde 29 (1) ile getirilen deÄŸerlere uygunluk, okulların tam anlamı ile çocuk merkezli olmasını ve tüm açılardan çocuÄŸun saygınlığına uygun davranmasını gerektirir. ÇocuÄŸun okul hayatına katılımı, okul topluluklarının ve konseylerinin oluÅŸturulması, çocuÄŸa yakın eÄŸitim ve danışmanlık ve çocukların okulun disiplin görüşmelerinde yer alması, öğrenmenin ve haklarını kullanmanın bir parçası olarak desteklenmelidir.
9. Üçüncü olarak; madde 28 Taraf Devletlerin eğitim sistemlerinin kurulması ve bunlara erişimin sağlanmasına yönelik yükümlülüklerine odaklanırken, madde 29 (1) bireysel ve sübjektif özel nitelikli eğitim hakkını vurgulamaktadır. Çocuğun üstün yararına uygun davranmanın önemini vurgulayan Sözleşme ile uyumlu olarak bu madde ile, çocuk merkezli eğitimin önemi vurgulanmaktadır: Buna göre eğitimin temel hedefi, her çocuğun kendine özgü karakter özellikleri, merakları, becerileri ve öğrenme ihtiyaçları olduğu gerçeğini göz önüne alarak, bireysel olarak çocuğun kişiliğini, yeteneklerini ve becerilerini geliştirmektir (3). Böylece, müfredatın çocuğun, sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik içeriğinin yanı sıra hem mevcut hem de gelecekteki ihtiyaçları ile doğrudan ilgili bulunması ve çocuğun gelişen yeteneklerini tam anlamı ile dikkate alması gerekir; öğretim yöntemleri farklı çocukların farklı ihtiyaçları doğrultusunda biçimlenmelidir. Ayrıca eğitim, her çocuğun gerekli yaşam becerilerini kazanması ve okulu bitiren her çocuğun hayatta karşılaşacağı çeşitli durumlarla baş edebilme becerisine sahip olmasını güvence altına alma amacına yönelmelidir.
10. SözleÅŸmenin 2 nci maddesinde sayılan herhangi bir nedenden kaynaklanan, açık ya da kapalı ayırımcılık, çocuÄŸun insani saygınlığına zarar verir ve çocuÄŸun eÄŸitim olanaklarından yararlanma imkanını ya sekteye uÄŸratır ya da tamamen yok eder. ÇocuÄŸun eÄŸitim olanaklarına eriÅŸimini engellemek, esasen SözleÅŸme’nin 28 nci maddesi kapsamında ele alınacak bir sorun olmakla beraber, 29 (1) maddesi ile getirilen hükümlerle çeliÅŸmek de benzer bir etki doÄŸuracaktır. Bu konuya iliÅŸkin uç bir örnek olarak, kadın-erkek eÅŸitliÄŸi ile baÄŸdaÅŸmayan ilkeler içeren bir müfredat hazırlanarak, uygulamalar ile cinsiyet ayrımcılığının yaratılması, düzenlemeler ile kızlara sunulan eÄŸitim olanaklarından yararlanma hakkının kısıtlanması, kızların katılımının güvenli ya da uygun olmayan çevresel etkenlerle özendirilmemesi verilebilir. Pek çok eÄŸitim sistemlerinde ve ev de dahil olmak, eÄŸitim verilen diÄŸer yerlerde özürlü çocuklar bakımından yapılan ayrımcılıkla da sıklıkla karşılaşılır (4). HIV/AIDS virüsü taşıyan çocuklara karşı da her durumda ve her yerde ayrımcılık yapılmaktadır (5). Bütün bu ayırımcı uygulamalar, madde 29 (1) (a) ile ortaya konan eÄŸitimin çocuÄŸun kiÅŸiliÄŸini, yeteneklerini, zihinsel ve fiziksel becerilerini en üst düzeyde geliÅŸtirmeye yönelik olması gereÄŸi ile doÄŸrudan çeliÅŸmektedir.
11. Ayrıca Komite madde 29 (1) ile, ırkçılığa, ırk ayrımcılığına, yabancı düşmanlığına ve hoşgörüsüz davranışlara karşı verilen mücadele arasındaki bağlantıya dikkat çekmek istemektedir. Cehaletin; ırksal, etnik, dinsel, kültürel, dilsel ve diğer farklılıklara karşı duyulan yersiz korkunun; ön yargıların bulunduğu ya da bu değerlerin öğretildiği veya yayıldığı ortamlarda, ırkçılık ve benzeri yaklaşımlar büyük bir artış göstermektedir. Bu durumların güvenilir ve daimi panzehiri, 29 (1) maddesi ile ortaya konan değerleri anlayan ve yansıtan, farklılıklara saygıyı ve ayrımcılık ile ön yargının her çeşidine karşı mücadeleyi içeren bir eğitimdir. Eğitim, ırkçılığın ve benzeri durumların kötü yönlerine karşı düzenlenen bütün kampanyalarda birinci öncelikli konu olarak ele alınmalıdır. Ayrıca tarihsel süreç içinde yaşandığı ve bazı toplumlarda açıkça ortaya konulduğu gibi ırkçılık hakkında öğretime önem verilmesi gerekir. Irkçı davranış sadece "diğerleri" tarafından gerçekleştirilen bir şey değildir. Bu nedenle, insan ve çocuk hakları ile ayrımcılık yapmama konularında eğitim verilirken çocuğun içinde bulunduğu topluluğa odaklanmak da çok önemlidir. Böyle bir eğitim ile, ırkçılığın, etnik ayrımcılığın, yabancı düşmanlığının ve diğer hoşgörü içermeyen davranışların engellenmesi yolunda önemli bir katkıda bulunulmuş olur.
12. Dördüncü olarak, madde 29 (1), sunulan eğitim olanaklarının, eğitimin fiziksel , zihinsel, ruhsal ve duygusal yönleri ile fikri, sosyal ve uygulama boyutunu, çocukluğu ve ömür boyu süren yönlerini dengeli bir şekilde geliştirmeye yöneldiği, geniş kapsamlı bir eğitim yaklaşımı getirmektedir. Eğitiminin genel amacı, çocuğun yeteneklerini geliştirme ve çocuğun özgür bir topluma tam ve sorumlu bir şekilde katılımına fırsat tanımaktır. Ayrıca, özellikle bilgilerin, öğretilmesine, rekabetin körüklenmesine ve çocuk üzerine büyük yük binmesine yol açan bir öğretim tipinin, çocuğun yetenek ve becerilerinin en üst düzeyde uyumlu olarak gelişimini ciddi bir şekilde engelleyeceği hususu belirtilmelidir. Eğitim, çocuk merkezli olmalı, bir birey olarak çocuğa ilham vermeli ve çocuğu güdülemelidir. Okullarda insani bir ortam yaratılmalı ve yetenekleri doğrultusunda çocukların gelişimine olanak tanınmalıdır.
13. BeÅŸinci olarak, SözleÅŸme ile ortaya konan, birleÅŸtirilmiÅŸ ve geniÅŸ anlamda, barış, hoÅŸgörü ve doÄŸal çevreye saygı için eÄŸitimi de kapsayan, çeÅŸitli özel ahlaki deÄŸerleri geliÅŸtiren ve vurgulayan nitelikte geliÅŸtirilen bir eÄŸitime duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır. Bu çok yönlü (multidisipliner) bir yaklaşımı gerektirebilir. Madde 29 (1)’deki deÄŸerlerin geliÅŸtirilmesi ve uygulanması sadece baÅŸka yerlerdeki sorunlara deÄŸil, çocuÄŸun kendi toplumunda yaÅŸanan sorunlara odaklanmak için de gereklidir. Bu baÄŸlamda eÄŸitim aile içinde gerçekleÅŸtirilmelidir, ancak okulun ve toplumun da önemli bir rol üstlenmesi gerekir. ÖrneÄŸin; doÄŸal çevreye saygısının geliÅŸtirilmesi için, eÄŸitimin çevre ile ilgili hususlar ve sürdürülebilir geliÅŸme ile sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve nüfus unsurları arasında baÄŸlantı kurması zorunludur. Benzer ÅŸekilde, doÄŸal çevreye saygı çocuk tarafından evde, okulda ve toplumda öğrenilmeli, ulusal ve uluslar arası sorunlar kapsama alınmalı; çocuk yerel, bölgesel ve küresel çevre ile ilgili projelere aktif bir biçimde katılmalıdır.
14. Altıncı olarak, diğer insan haklarının geliştirilmesi ve birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunun anlatılabilmesi için uygun eğitim olanaklarının hayati bir önemi olduğu vurgulanmaktadır. Çocuğun, özgür bir topluma tam ve sorumlu bir şekilde katılma yeteneği, sadece eğitime erişiminin engellenmesi ile değil, aynı zamanda bu madde ile benimsenen değerlerin geliştirilmemesi ve yaygınlaştırılmaması ile de sınırlanabilir veya yok edilebilir.
İnsan Hakları Eğitimi
15. Madde 29 (1), 1993 yılında Viyana’da toplanan İnsan Hakları Dünya Konferansı’nda insan hakları eÄŸitimine iliÅŸkin çeÅŸitli programların temel taşı olarak görülmüş ve uluslar arası kuruluÅŸlar tarafından teÅŸvik edilmiÅŸtir. Bununla birlikte, belirtilen faaliyetler esnasında çocuk haklarına her zaman gereken önem verilmemektedir. İnsan hakları eÄŸitiminin, insan haklarına yönelik anlaÅŸmaların içeriÄŸi hakkında da bilgi saÄŸlaması gerekir. Ayrıca çocukların ister evde, ister okulda, isterse toplumda olsun, insan haklarını, insan hakları standartlarının uygulamaya geçirildiÄŸini görerek öğrenmesi gerekir. İnsan hakları eÄŸitimi kapsamlı, yaÅŸam boyu süren bir süreç olmalı ve çocukların günlük hayatlarına insan hakları deÄŸerlerinin yansıtılması ile baÅŸlanmalıdır (6).
16. Madde 29 (1) ile getirilen deÄŸerler barış ortamlarında yaÅŸayan çocuklar için önemli olmakla birlikte, çatışma ve savaÅŸ koÅŸullarında yaÅŸayan çocuklar için çok daha önemlidir. Dakar Eylem Planında belirtildiÄŸi gibi; karşılıklı anlayış, barış ve hoÅŸgörüyü teÅŸvik ederek ÅŸiddet ve çatışmayı önlemeye çalışan eÄŸitim programlarının, çatışma, doÄŸal düşmanlıklar ve dengesiz durumlardan etkilenen eÄŸitim sistemlerinin içeriÄŸine dahil edilmesi gerekir (7). Uluslar arası insan hakları hukuku hakkında eÄŸitim de önemli olmakla birlikte, genellikle madde 29 (1)’in etkisini arttıracak çabalar ihmal edilmektedir.
Uygulama, İzleme ve Değerlendirme
17. Bu maddede ortaya konan hedefler ve değerler genel bir ifade ile açıklanmış olup etkileri çok geniş kapsamlıdır. Bu durum bir çok Taraf Devleti, ilgili ilkeleri yasal düzenlemelerinde ya da idari yönergelerinde yansıtma gereğini yersiz veya gereksiz görmeye itmiştir. Bu esasen, temeli olmayan bir düşüncedir. Ulusal hukuk ve politikada özel yasal düzenlemelerin bulunmadığı durumlarda, ilgili ilkelerin eğitim politikalarını gerçek anlamda etkileyecek şekilde kullanılması mümkün gözükmemektedir. Bu nedenle Komite tüm Taraf Devletleri; bu ilkeleri tüm eğitim politikalarına ve mevzuatlarına her düzeyde koymak konusunda gerekli önlemleri almaya davet etmektedir.
18. Madde 29 (1)’in etkili bir ÅŸekilde uygulamaya geçebilmesi için, okul programlarına eÄŸitimin çeÅŸitli hedeflerinin eklenmesi yolunda ciddi çalışmalar yapılmalı, ders kitapları ve diÄŸer öğretim materyalleri ile teknolojiler ve okul politikaları gözden geçirilmelidir. Hedefleri ve deÄŸerleri, gerçek anlamda deÄŸiÅŸiklikler yapmaksızın mevcut sisteme katmaya çalışan yaklaşımların yetersiz kalacağı açıktır. İlgili deÄŸerlerin, geniÅŸletilmiÅŸ okul programları ile bütünleÅŸtirilmesi ve uygulanması, bu deÄŸerleri baÅŸkalarına aktaracak, geliÅŸtirecek, öğretecek kiÅŸiler bu deÄŸerlerin önemini benimsemedikçe mümkün deÄŸildir. Madde 29 (1) ile ortaya konan ilkelerin yaygınlaÅŸtırılabilmesi için, öğretmenlere, eÄŸitimde görev alan yöneticilere ve çocuk eÄŸitimi ile ilgilenen diÄŸer kiÅŸilere hizmet öncesi ve hizmet içi eÄŸitim verilmesi zorunludur. Okullardaki eÄŸitim yöntemlerinin Çocuk Haklarına Dair SözleÅŸme’nin ruhu ile eÄŸitim felsefesini ve madde 29 (1) ile ön görülen eÄŸitim hedeflerin yansıtması gerekir.
19. Ek olarak okul ortamının madde 29 (1) (b) ve (d)’de ortaya konduÄŸu gibi, etnik, ulusal ve dini gruplar ile yerli gruplara mensup kiÅŸiler de dahil tüm insanlar arasında anlayış, barış, hoÅŸ görü, eÅŸitlik ve dostluk ruhunu yansıtması gerekir. Åžiddete ve ayrımcı uygulamalara izin veren bir okul, madde 29 (1) ilkelerine uygun olamaz. "İnsan Hakları EÄŸitimi" terimi genellikle asıl kapsamından çok farklı bir düzeyde kullanılmaktadır. Klasik insan hakları eÄŸitimine ek olarak ihtiyaç duyulan, insan hakları ile deÄŸer ve politikaların sadece okullar ve üniversiteler bünyesinde deÄŸil, tüm toplum düzeyinde yaygınlaÅŸtırılmasıdır.
20. Genel olarak bakıldığında, Taraf Devletler, SözleÅŸme’den kaynaklanan yükümlülüklerini; madde 42 ile getirilen hükümlere uygun olarak SözleÅŸme metninin geniÅŸ kapsamlı dağılımını gerçekleÅŸtirmedikleri sürece, tam anlamı ile yerine getiremezler. Bu durum, çocukların da günlük hayatlarında çocuk hakları savunucuları ve ilkelerin yayılmasını saÄŸlayan kiÅŸiler olması sonucunu doÄŸuracaktır. GeniÅŸ kapsamlı bir dağıtımın saÄŸlanabilmesi için Taraf Devletler bu amacı gerçekleÅŸtirmek uÄŸruna aldıkları önlemleri bildirmeli ve İnsan Hakları Yüksek KomiserliÄŸi Bürosu SözleÅŸmenin deÄŸiÅŸik dillerden kopyasını içeren kapsamlı bir veri tabanı oluÅŸturmalıdır.
21. Madde 29 (1) ile ortaya konan deÄŸerlerin ve hedeflerin yaygınlaÅŸtırılmasının yanı sıra bu amaçları yaygınlaÅŸtıran diÄŸer kiÅŸilerin çabalarının göz ardı edilmemesinin saÄŸlanmasında, geniÅŸ bir açıdan bakıldığında medyanın da kilit bir rol üstlendiÄŸi görülür. Hükümetler SözleÅŸme’nin 17 (a) maddesi uyarınca "kitle iletiÅŸim araçlarını çocuk bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan bilgi ve belgeyi yaymak için teÅŸvik etmeye" yönelik her türlü uygun tedbiri almak zorundadır(8).
22. Komite, Taraf Devletleri, eğitime dinamik bir süreç olarak daha fazla bir özen göstermeye ve madde 29 (1) çerçevesinde zaman içinde meydana gelen değişikliklere ayak uydurmaya davet eder. Her çocuğun kaliteli bir eğitim alma hakkı vardır ve bu kaliteli eğitim, öğrenimin olduğu ortamın kalitesine, öğretme ve öğrenme süreçleri ile materyallere ve ortaya çıkan sonuçlara göre belirlenir. Komite kaydedilen ilerlemeyi gösterecek araştırmaların (anketlerin) yapılmasının önemini vurgular; bu araştırmalar sürece katılan tüm tarafların, halen okumakta olsun ya da olmasın çocukların, öğretmenlerin ve gençlik önderlerinin, ana-babaların, eğitim alanındaki eğitici ve idarecilerin görüşlerine dayanmalıdır. Bu bağlamda Komite; çocukların ana-babaların ve öğretmenlerin eğitime ilişkin kararlara katkıda bulunması amacını taşıyan ulusal düzeyde izleme çalışmalarının önemini vurgulamaktadır.
23. Komite, Taraf Devletleri, madde 29 (1)’de sıralanan amaçları gerçekleÅŸtirmek ve izlemek üzere ulusal düzeyde kapsamlı bir eylem planı oluÅŸturmaya davet etmektedir. Bu plan geniÅŸ kapsamlı olarak, çocuklar için ulusal eylem planı, ulusal insan hakları eylem planı ya da ulusal insan hakları eÄŸitimi stratejisi olarak geliÅŸtirecek olursa, hükümetin bu planda madde 29 (1) ile ortaya konulan tüm konulara deÄŸinildiÄŸini ve çocuk hakları açısından bir bakış açısı geliÅŸtirildiÄŸini güvence altına alması gerekir. Komite, eÄŸitim politikası ve insan hakları eÄŸitimi ile ilgilenen BirleÅŸmiÅŸ Milletleri ve diÄŸer uluslar arası kuruluÅŸları, madde 29’un uygulanmasını etkin kılmak için daha iyi bir koordinasyon kurmaya teÅŸvik eder.
24. Bu maddede yer alan değerleri yaygınlaştırmaya yönelik yöntem ve programların, insan hakları ihlali içeren tüm durumlarda hükümetin göstereceği standart tepkinin bir parçası olması gerekir. Bu bağlamda örneğin, ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve benzeri durumların 18 yaşından küçüklere yönelik olduğu durumlarda, hükümetin genel olarak Sözleşme ile ve özelde madde 29 (1) ile getirilen değerleri tam olarak yayamadığı düşünülebilir. Bu durumda madde 29 (1) çerçevesinde uygun olan ek tedbirlerin alınması ve Sözleşme ile tanınan haklara sahip çıkmada olumlu rol oynayacak eğitim tekniklerinin araştırılması ve benimsenmesi gerekir.
25. Taraf Devletler, madde 29 (1)’e uygun olmayan mevcut politika ve uygulamalar dolayısıyla ortaya çıkacak ÅŸikayetlere cevap verecek bir yeniden deÄŸerlendirme yöntemi oluÅŸturmayı düşünmelidir. Böyle bir gözden geçirme yöntemi, mutlaka yeni, hukuki, idari ya da eÄŸitici kurumların oluÅŸturulmasını gerektirmez. Bu mevcut ulusal insan hakları enstitüleri ya da idari kurumlar tarafından yapılabilir. Komite, bu maddeye iliÅŸkin rapor sunan her Taraf Devletten, SözleÅŸme ile uyumlu olmadığı ileri sürülen tüm mevcut yaklaşımları yeniden gözden geçirecek ulusal ya da yerel düzeydeki olanakları belirlemelerini rica etmektedir. Bu gözden geçirmenin nasıl baÅŸladığı ve rapor dönemi boyunca ne kadar gözden geçirme yapıldığına iliÅŸkin bilginin verilmesi gerekir.
26. Madde 29 (1) ile ilgili Taraf Devlet raporlarının incelenmesine daha iyi bir ÅŸekilde odaklanmak için ve madde 44’de ön görülen raporların mevcut durumu ve karşılaşılan zorlukları yansıtması gerekliliÄŸinden hareketle, Komite her taraf devletten periyodik raporunda, devletin kendi yetki alanı içinde bu hükümdeki deÄŸerleri yaygınlaÅŸtırmak için gösterilen en üstün çabayı ve belirlenen sorunlara geçen beÅŸ yıl içinde en uygun çözümü getiren faaliyeti ayrıntılı bir ÅŸekilde açıklamasını istemektedir.
27. Komite, SözleÅŸme’nin 45 nci maddesinde rolü belirlenen BirleÅŸmiÅŸ Milletler organlarını, temsilcilerini ve diÄŸer ilgili organları Komite’nin madde 29 (1) ile ilgili olarak çalışmalarına daha aktif ve sistematik olarak katılmaya çağırmaktadır.
28. Madde 29 (1) ile uyumu gerçekleÅŸtirmeye yönelik ulusal eylem planlarının uygulamaya konulması madde 4’de belirtildiÄŸi gibi insani ve mali kaynakların mümkün olan en üst düzeyde kullanılabilir olmasına baÄŸlıdır. Bu nedenle Komite, Taraf Devletin zorunlu önlemleri almamasının kaynaklardaki kısıtlılığa baÄŸlanmasını bir gerekçe olarak kabul etmemektedir. Bu baÄŸlamda ve Taraf Devletlere yüklenen uluslar arası iÅŸbirliÄŸini hem genel olarak (SözleÅŸme’nin 4 ncü ve 45 nci maddeleri) hem de eÄŸitime iliÅŸkin olarak (madde 28 (3)) teÅŸvik etme ve yaygınlaÅŸtırma yükümlülüğünün ışığı altında, Komite Taraf Devletleri madde 29 (1) ile getirilen ilkeleri gerçekleÅŸtirmeye yönelik programlar hakkında geliÅŸen bir iÅŸbirliÄŸi saÄŸlamaya teÅŸvik etmektedir.
NOTLAR
1. Bu baÄŸlamda, Komite; Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesinin eÄŸitim hakkına iliÅŸkin, diÄŸerlerinin yanı sıra (inter alia) Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar SözleÅŸmesinin 13 (1) maddesi gereÄŸince, eÄŸitimin hedefleri ile ilgili Genel Görüş No.13 (1999)’u da dikkate alır. Ayrıca Komite, SözleÅŸmenin 44 ncü madde 1 (b) paragrafı uyarınca taraf Devletler tarafından sunulması gereken periyodik raporların ÅŸekil ve içeriÄŸine iliÅŸkin genel ilkelere de dikkati çekmektedir. (CRC/C/58) parag.112-116.
2. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı, Learning: The Treasure Within (Öğrenme: İçindeki Hazine), 21 nci Yüzyılda Eğitim Hakkında Uluslararası Komisyon Raporu, 1996, s.16-18.
3.BirleşmişMilletlerEğitim,Bilim ve Kültür Teşkilâtı, The Salamanca Statement and Framework for Action on Special Needs Education (Özel İhtiyaçlar Eğitimi Hakkında Salamanca Belgesi ve Eylem Planı), 1994, s.viii.
4. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesinin özürlü kişiler hakkındaki 5 nolu Genel Görüşüne (1994) bakınız.
5. Çocuk Hakları Komitesi tarafından, HIV/AIDS’in bulunduÄŸu dünyada yaÅŸayan çocuklar hakkında 1998 yılında yapılan genel görüşmenin ardından benimsenen tavsiyelere bakınız (A/55/41, parag.1536).
6. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları On Yılını ilan eden 23 Aralık 1994 tarih ve 49/184 sayılı Genel Kurul kararına bakınız.
7. Herkes için Eğitim: Toplu Taahhütlerimizi Kaynaştırma, Dünya Eğitim Forumunda kabul edilen, Dakar, 26-28 Nisan 2000.
8. Komite, 1996 yılında çocuk ve medya hakkındaki genel tartışmada ortaya atılan tavsiyeleri hatırlatmaktadır. (bkz.A/53/41 parag.1396).
1996 – 2001
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları
Yüksek Komiserliği Bürosu
Cenevre, İsviçre