PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAĞI
Paslanmaz çeliklerin en önemli özelliÄŸi paslanmamaları yani oksidasyona ve korozyona karşı dirençleridir. Bu özellik çeliÄŸin içeriÄŸine %12’den fazla miktarda krom katılmasıyla elde edilir. Artan krom miktarına baÄŸlı olarak da yüksek sıcaklıklarda oksidasyon dirençleri artmaktadır. ÇeliÄŸin içeriÄŸinde yalnız yüksek miktarlarda nikel bulunması da paslanmayı önlerse de, krom ile birlikte bulunması özellikle asidik ortamlarda yüksek bir korozyon direnci saÄŸlar. Nikelin yanı sıra molibden katkısı da çeÅŸitli korozyon türlerine karşı çeliÄŸi koror. Ancak %6,5’dan fazla molibden içeren paslanmaz çelikler ekonomik olarak üretilmezler.
Krom, çeliÄŸin yüksek sıcaklıklarda mekanik özelliklerini korunmasını saÄŸlar dolayısıyla kromlu paslanmaz çelikler, yüksek sıcaklıklarda sürünmeye karşı mukavemetli (creep resisting) çelikler olarak da kullanılmaktadırlar. Aslında çelikler diÄŸer demir alaşımlarının büyük bir kısmı gibi atmosferde oksitlenirler ve yüzeylerinde pas olarak adlandırdığımız bir oksit tabakası oluÅŸur. Alüminyum ve çinkonun yüzeyinde oluÅŸan koruyucu oksit tabakasının tersine çeliÄŸin yüzeyini kaplayan pas, oksitlenmenin iç kısımlara ilerlemesine engel olmaz. Paslanmaz çeliklerde ise korozyona direnç, artan krom miktarına baÄŸlı olmaktadır. Bu konuda yani çeliÄŸin paslanmazlığı üzerine birçok spekülatif görüşler oluÅŸmuÅŸ ve bunlardan en kabul göreni, sıkı ve ince bir oksit tabakasının paslanmaz çelik üzerinde oluÅŸtuÄŸu ve bu tabakanın oksidasyonun ve korozyonun ilerlemesine mani olduÄŸudur. Gerçekten, elektro-kimyasal gerilim serisine bakıldığında krom, demirden daha az asil olan bir metaldir. ÇeliÄŸin içerisindeki kromun koruyucu etkisi krom ile oksijen arasındaki affiniteden ileri gelmektedir. Krom içeren çelikler, yüzeyleri bir oksit tabakası ile örtülü olmadıkları sürece korozyona ve özellikle oksidasyona karşı çok hassastırlar. Bu taktirde bunlara “aktif” denir, buna karşın bu tabaka, oluÅŸma olanağı bulduÄŸunda alt tabaka metalini korozif ortamlara karşı korur, dolayısıyla da çelikler “pasif” olur. Pasivitenin sınırları ile derecesi ortamın türü ile paslanmaz çeliÄŸin tür ve bileÅŸimine baÄŸlıdır. KoÅŸulların uygun olduÄŸu hallerde pasivite kalıcıdır ve paslanmaz çelik çok yavaÅŸ bir korozyon hızına sahiptir.
Bu pasif film yok olduğunda ve yeniden oluşması için gerekli koşulların bulunmaması halinde paslanmaz çelik normal karbonlu ve az alaşımlı çelikler gibi korozyona uğrayabilir. İşte bu bakımdan paslanmaz çeliğin korozyon direncinin oluşabilmesi için en az %12 Cr içermesi ve de oksijene gereksinim vardır.
Paslanmaz çeliğin yüzeyinde pasif bir tabakanın oluşabilmesi için mutlaka bir kimyasal işleme de gerek yoktur. Bu film, yüzeyin oksijen ile teması halinde aniden oluşur yani pasivasyon işlemi yüzeyde bulunan serbest demirin, oksitlerin ve diğer yüzey kirlerinin uzaklaştırılması esasına dayanır.
Örneğin; çelikhaneden çıkan paslanmaz çelik genellikle nitrik asit ve florik asit karışımı bir asit banyosunda temizlendikten sonra parça hava ile temas ettiğinde hemen pasif bir film tabakası oluşur.
Günümüzde 170’den fazla türü bulunan paslanmaz çelikler, deÄŸiÅŸik amaçlar için endüstride oldukça yaygın uygulama alanı bulmuÅŸlardır.
Çeliklerin sınıflandırılması için kullanılan yaygın bir sistem Amerikan Demir ve Çelik Enstitüsü’nün (AISI) Karbon ve Alaşımlı Çelik Standardının Nümerik Gösterimi’dir. Bu AISI gösterim sistemi olarak bilinir ve kökeni Otomotiv Mühendisleri Odası’na (SAE) dayandığı için SAE sistemi olarak da bilinir. Bu nümerik sistem içerisinde çeliklerin guruplandırılması, Tablo – 1’de gösterilmiÅŸtir. Bu sistem geniÅŸletilmiÅŸtir ve bazı durumlarda belirli alaşımlı çeliklerin gösterimi için beÅŸ basamağın da kullanıldığı olur. Son iki basamak, karbon oranının yaklaşık ortalama deÄŸerini belirtmek için kullanılır. ÖrneÄŸin; 0.21 deÄŸeri, %0.18 – 0.23 aralığını belirtir. Bazı durumlarda, sistem bu kuraldan sapmalar gösterir ve bazı karbon aralıkları manganez, sülfür, fosfor, krom ve diÄŸer elementlerin oranlarını da kapsar. İki harf genellikle rakamlara örnek olarak kullanılır. C harfi, temel açık ocaklı karbon çeliÄŸini belirtir ve E harfi, elektrik fırınlı karbon ve alaşımlı çeliklerini belirtir. H harfi bazen sertleÅŸtirme limitlerinde imalatı yapılan çelikleri belirtmek için bir son ek olarak kullanılır. İlk iki basamak; manganez, nikel, krom, krom-molibden gibi temel alaşım metallerini belirtir. Yani bu sistem, bir çeliÄŸin temel bileÅŸenlerini ve çeliÄŸin yaklaşık karbon oranını göstermektedir. Aynı zamanda çeliÄŸin üretiminde kullanılan imalat metodunu da belirtmektedir.
Bugünün endüstride kullanılan paslanmaz çelik türleri üç grup altında toplanmaktadır:
- Martenzitik kromlu paslanmaz çelikler,
- Ferritik kromlu paslanmaz çelikler,
- Ostenitik krom-nitelli paslanmaz çelikler.
Seri
Gösterimi Tipler ve sınıflar
100xx Resülfürize edilmemiş karbon çeliği sınıfı
11xx
13xx
23xx
25xx
31xx
33xx
40xx
41xx Resülfürize edilmiş karbon çeliği sınıfı
%1,75 Manganez
%3,50 Nikel
%5,00 Nikel
%1,25 Nikel - %0,65 veya 0,80 Krom
%3,50 Nikel - %1,55 Krom
%0,25 Molibden
%0,50-0,95 Krom - %0,12 veya 0,20 Molibden
43xx
46xx
47xx
48xx
50xx
51xx
5xxxx
61xx
86xx
87xx
92xx
93xx
94xx
97xx
98xx %1,80 Nikel - %0,50 veya 0,80 Krom - %0,25 Molibden
%1,55 veya 1,80 nikel - %0,20 veya 0,25 molibden
%1,05 nikel - %0,45 krom - %0,25 molibden
%3,50 nikel - %0,25 molibden
%0,28 veya 0,40 krom
%0,80; 0,90; 0,95; 1,00 veya 1,05 krom
%1,00 karbon - %0,50; 1,00 veya 1,45 krom
%0,80 veya 0,95 krom - en az %0,10 veya 0,15 vanadyum
%0,55 nikel - %0,50 veya 0,65 krom - %0,20 molibden
%0,55 nikel - %0,50 krom - %0,25 molibden
%0,85 manganez - %2,00 silikon
%3,25 nikel - %1,20 krom - %0,12 molibden
%1,00 manganez - %0,45 nikel - %0,40 krom - %0,12 molibden
%0,55 nikel - %0,17 krom - %0,20 molibden
%1,00 nikel - %0,80 krom - %0,25 molibden
TABLO 1: Karbon ve alaşımlı çeliklerin AISI-SAE nümerik gösterimleri
Farklı türlerdeki paslanmaz çeliklerin fiziksel özellikler de birbirinden farklıdır ve bu
olay da kaynak işlemlerinde önemli rol oynamaktadır.
Kromlu paslanmaz çeliklerin ısı iletme katsayıları, alaşımsız çeliklerin yarısı kadardır.
Ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerinki ise, alaşımsız çeliklerinkinin üçte bir kadardır. Bu durum kaynak bölgesinde ısının uzun süre kalacağını gösterir ki, bu durum da bazı problemlerin ortaya çıkmasına neden olur.
Kromlu paslanmaz çelikler genellikle alaşımsız çelikler ile aynı ısıl genleşme katsayısına sahiptirler. Ostenitik krom-nikelli çeliklerde ise bu değer karbonlu ve az alaşımlı
çeliklerden %50 daha fazladır. Bu durum yalnız kaynakçıyı değil, konstrüktörü (tasarımcıyı) de yakından ilgilendirir.
Karbonlu ve alaşımlı çelikler, düşük elektrik iletme direncine sahiptirler. Paslanmaz çeliklerde ise, bu değer 4-7 kat daha fazladır. Bu nedenle paslanmaz çelik elektrotlar daha çubuk kızardıklarından, daha kısa olarak üretilirler ve normal elektrotlara göre %25 daha düşük akım şiddetiyle yüklenirler.
1- Martenzit Paslanmaz Çelikler
Bu gruba giren paslanmaz çelikler genel olarak %16’dan az Cr içerirler, birleÅŸimlerindeki C miktarı %0.5 %1.2 arasında deÄŸiÅŸir. Yüksek miktardı C içerenlerde Cr miktarı %18’e kadar çıkabilir. SoÄŸuma hızları yavaÅŸ olduÄŸundan martenzit oluÅŸumu çok yavaÅŸ meydana gelir. (sakin havada).
Martenzitik halde korozyon dirençleri çok iyidir. 815 oC’ye kadar paslanmazlık özelliklerini yitirmezler. Uzun süre sıcaklığı maruz kalırlarsa hafif korozyon baÅŸlangıcı olur. Bundan ötürü endüstride 700 oC üzerindeki sıcaklıklarda kullanılmazlar.
Bu çeliklere 650 oC de gerilim giderme, 825 oC de yumuşatma tavı uygulanır. Düşük karbonlu martenzitik paslanmaz çelikler, bir takım önlemler alınarak kaynak edilirler. Yüksek karbonluların ise kaynak edilmelerinden kaçınılmalıdır. Düşük karbonlu martenzit paslanmaz çeliklerde martezit nispeten daha az ve serttir, dolayısıyla çatlamaya karşı eğilimi daha azdır.
Bu çelikler kaynaktan önce genellikle ön tavlamaya tabi tutulur. Bu ön tavlama yüksek C eÅŸdeÄŸerli çeliklerde olduÄŸu gibi ısının etkisi altında kalan bölgede bir sertlik azalması meydana getirmez. Yalnızca oluÅŸan ısıl gerilmeler azaldığından çatlama olasılığı azalır. Bu çeliklerin ön tavı için uygun görülen tav dereceleri 200 400 oC’dir. Kaynaktan hemen sonra çatlama olasılığını ortadan kaldırmak için parçalar, mümkün olan durumlarda kaynaktan sonra soÄŸumadan bir gerilim giderme tavına tabi tutulmalıdır. 820 870 oC’de 4 saat süre ile tavlanmalı ve fırında tercihen çok yavaÅŸ olarak 590 oC’ye düşürülmeli ve daha sonra sakin havada soÄŸutulmalıdır.
Karbon içeriÄŸine baÄŸlı olarak önerilen öntav sıcaklığı kaynak ısı girdisi durumu ve kaynak sonrası tavlama gereksinimi Tablo 2’de özetlenmiÅŸtir.
Tablo 2: Martenzitik paslanmaz çelikler için öntav, kaynak ısı girdisi ve son tav gereksinimi.
KARBON
% ÖNTAV*
SICAKLIĞI (oC) KAYNAK ISI GİRDİSİ SON TAV GEREKSİNİMİ
0,10 dan az 15 (minimum) Normal Isıl işlem yapılabilir
0,10 – 0,20 200 - 260 Normal YavaÅŸ soÄŸuma
Isıl işlem yapılabilir.
0,20 – 0,50 260 - 320 Normal Isıl iÅŸlem arzu edilir
0,50 den fazla 260 - 320 Yüksek Isıl işlem arzu edilir
* ASME Kazan ve basınçlı kaplar talimatnamesi, karbon bileşimine bakılmaksızın minimum ön tav sıcaklığını 200 oC önerilmektedir.
Martenzit paslanmaz çeliklerin kaynağında, kaynak dikişinin dayanımının çok önemli olmadığı, parçanın da kükürtlü ortamda bulunmadığı durumlarda ostenitik kaynak metali kullanılır (ostenitik elektrotlar). Ostenitik kaynak metalinin akma sınırının düşük olması kaynaktan sonra oluşan kendini çekme gerilmelerinin oluşturduğu çatlama olasılığını ortadan kaldırır. Yüksek C içeren ( %0.5-1.2 ) martenzit paslanmaz çelikler bütün bu önlemler yardımıyla bile sıhhatli bir şekilde kaynak edilemezler.
Tablo 3 ve 4’de AISI (Amerikan ÅŸartnameleri)ye göre martenzit paslanmaz çeliklerin 400 serisinin tanımı, kimyasal ve mekanik özellikleri gösterilmiÅŸtir. Martenzit paslanmaz çelikler; valfler, baÄŸlantı elemanları, diÅŸliler, pim, yük aktaran miller, zincirler; düşük karbonlu ise türbin kanat ve çarklarında, buhar türbinlerinde kullanılır. MaÄŸnetiklenme özellikleri yoktur.
Tablo -3 : Martenzit Paslanmaz Çeliklerin Kimyasal Kompozisyonu.
AISI Kompozisyon (%)
C Cr DiÄŸerleri
403 0,15 11,5 - 13,0 0,5 Si
410 0,15 11,5 - 13,5
414 0,15 11,5 - 13,5 1,25 - 2,5 Ni
416 0,15 12,0 - 14,0 1,25 Mn, 0,15 S (min.), 0,060 P, 0,60 Mo (opt.)
416 Se 0,15 12,0 - 14,0 1,25 Mn, 0,060 P, 0,15 Se (min.)
420 0,15 (min.) 12,0 - 14,0
431 0,2 15,0 - 17,0 1,25 - 2,5 Ni
440 A 0,60 - 0,75 16,0 - 18,0 0,75 Mo
440 B 0,75 - 0,95 16,0 - 18,0 0,75 Mo
440 C 0,95 - 1,20 16,0 - 18,0 0,75 Mo
* Verilen mekanik özellikler çubuklar içindir. Plakalar ve levhalarda biraz farklı olabilir.
2- Ferritik Paslanmaz Çelikler
Bu tür paslanmaz çelikler %1630Cr ve %0.250.5C içerirler. Bu tip çeliklerin en önemli özellikleri katı halde bir faz dönüşmesi oluşmadığından su verme yolu ile sertleştirilmeleri ve yüksek sıcaklıkta korozyon ve oksidasyon dirençlerinin yüksek olmasıdır.
Bu tür çeliklerin ancak soğuk şekil değiştirme ile sertleştirilmeleri olanaklıdır. Bundan ötürü az miktarda olsa soğuk şekil değiştirmenin neden olduğu sertlik, çeliğin biçimlendirilmesini zorlaştırdığından kullanma oranları azdır. Bu çelikler soğuk şekil değiştirme sertleşmesini ortadan kaldırmak için 750 800 oC sıcaklıkla yumuşatma tavına tabi tutulur.
Martenzit paslanmaz çeliklere oranla daha kolay kaynak edilir. Ferritik paslanmaz çeliklerin kaynağında karşılaşılan en önemli sorun bu malzemenin 1150 oC üzerindeki sıcaklıklarda tane büyümesine karşı olan aşırı eğilimidir. Kaynak sırasında ısının etkisi altında kalan bölgenin bir bölümü 1150 oC üzerindeki bir sıcaklığa kadar ısınır ve bu bölgede aşırı bir tane büyümesi oluşur. Bu malzemede katı halde ostenitin ferrite dönüşmesi olayı meydana gelmediğinde bir ısıl işlem ardımı ile tanelerin küçülmesi olanağı yoktur. Normal halde ferritik paslanmaz çelikler çok ince taneli sünek bir yapıya sahiptirler. Kaba taneli bir yapı haline geçince gevrekleşir, çentik darbe dayanımı düşer ve geçiş sıcaklığı yükselir. Tane büyümesini önlemek için bazı ferritik paslanmaz çeliklerin bileşimine AZOT eklenir. (Örneğin; AISI normuna göre 444 çeliği 0,035 maksimum ve 446 çeliği 0,25 maksimum).
Elektroda eklenen azot kaynak metalinin katılaÅŸma sonunda ince taneli olmasına yardımcı olur. Bu tip paslanmaz çeliklerin kaynağında öyle bir kaynak yöntemi uygulanmalıdır ki ısının etkisi altında kalan bölgede 1150 oC’yi aÅŸan sıcaklıklarda mümkün mertebe az kalmalıdır. Bu ise kaynağın çok kısa pasolarda yapılması ve hemen soÄŸutulması ile gerçekleÅŸebilir. Krom ferritik paslanmaz çeliklerin kaynağında bir baÅŸka sorunda krom ve demirin bir metaller arası fazı olan çok kırılgan ve gevrek (G) sigma fazının oluÅŸmasıdır. Bu olay çeliÄŸin uzun süre 400 550 oC arasında tutulması sonucu ortaya çıkar. Bu bakımdan bu çeliklere hiçbir zaman 400 oC üzerinde bir öne tavlama uygulanmamalıdır. Ancak 200 oC’lik bir ön tavlama uygulanabilir. DiÄŸer durumlarda bu çeliklerin kaynağında ön tav uygulanmaz.
Ferritik kromlu paslanmaz çeliklerin kaynağında ortaya çıkan bir tehlike de, ITAB’de taneler arası korozyona karşı aşırı hassasiyettir. Özellikle stabilize edilmemiÅŸ, yüksek krom ve karbon içeren türlerde karşılaşılan önemli bir sonudur. Bu olay, ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerde oluÅŸanın aksine, ferritik türlerde 900 oC’nin üzerindeki sıcaklıklardan hızlı soÄŸumada ortaya çıkmaktadır, çünkü ostenitik bir yapıya nazaran ferritik yapı içinde krom karbür çökelmesi daha yüksek oranlardadır. Ferritik kromlu paslanmaz çelikler kaynak edildiklerinde, dikiÅŸe komÅŸu bölgede taneler arası korozyona karşı hassastırlar, zira krom karbürler önce çözülürle, soÄŸuma sırasında yer alabildiÄŸince çabuk gerisin geriye tane sınırlarına partiler halinde çökelirler. Stabilize edilmemiÅŸ % 17 Cr’lu çeliklerden yapılan kaynaklı baÄŸlantılar, kaynaktan hemen sonra 750 oC’de tavlama iÅŸlemine tabi tutularak taneler arası korozyona karşı dirençli hale getirilebilirler. EÄŸer bu tür çelikler Ti veya Nb ile stabilize edilmiÅŸ ise kaynaklı baÄŸlantılar taneler arası korozyona karışı ısıl iÅŸlemsiz halde bile dirençli olacaklardır.
Ferritik kromlu paslanmaz çeliklerin kaynağında yapılacak bir ön tavlama, martenzitlik paslanmaz çeliklerin kaynağından farklı metarlurjik etkilere sahiptir. Bu tür çeliklerin kaynaklı baÄŸlantıları yavaÅŸ soÄŸutulduÄŸu zaman tane irileÅŸmesi ve tokluk azalması gösterirler. Bazı ferritik paslanmaz çelikler de tane sınırlarında martenzit oluÅŸumuna eÄŸilimlidirler. Bu çeliklere uygulanan ön tavlama ITAB’de çatlama tehlikesini ortadan kaldırır ve kaynaktan doÄŸan gerilmeleri sınırlar. Ön tavlama sıcaklığı, bileÅŸime , arzu edilen mekanik özelliklere, kalınlığa ve artık gerilmelere baÄŸlı olarak saptanır. Ön tav sıcaklığı normalde 150 – 250 oC arasında uygulanır ve pasolar arası sıcaklıklar da ön tav sıcaklığının biraz üzerinde tutulabilir.
Kaynaktan sonra 750 - 850 oC’lik bir tavlamayı takiben hızlı bir soÄŸutma, bu çeliklerde ITAB’nin sünekliÄŸinin ve taneler arası korozyona direncinin artmasına yardımcı olur.
Az karbonlu ferritik paslanmaz çelikleri 18/8 tipi %8.1den fazla C içeren çelikler için %25Cr ve %20Ni içeren elektrotlar iyi sonuç vermektedir. Tablo 5 ve 6 da ferritik paslanmaz çeliklerin kimyasal bileşikleri, mekanik özellikleri belirtilmektedir.
Tablo - 5 : Ferritik Paslanmaz Çeliklerin Kimyasal Kompozisyonu.
AISI Kompozisyon (%)
C Cr M DiÄŸerleri
406 0,08 11,5 - 14,5 1,0 0,1 - 0,3 Al
430 0,12 14,0 - 18,0 1,0 0,060 P, 0,15 S (min.), 0,60 Mo (opt.)
430F 0,12 14,0 - 18,0 1,25 0,060 P, 0,060 S, 0,15 Se (min.)
430FSe 0,12 14,0 - 18,0 1,25
442 0,2 18,0 - 23,0 1,0
446 0,2 23,0 - 27,0 1,5 0,25 N
Tekli rakamlar max. %’leri gösterirler. Belirtilen miktarların diÄŸer alaşımları max. deÄŸerleri içerirler; kalanı demirdir.
Tablo -6: Ferritik Paslanmaz Çeliklerin Mekanik Özellikleri.
AISI Oda sıcaklığı Çalışma sıcaklığı Fo
Çekme kuvveti (1000 psi) Akma kuvveti 0,2% (1000 psi) Uzama 2 in. (%) Sertlik (Rockwell B’) Devamlı Kesintili
406 70 40 30 81 1400 1450
430 75 45 30 83 1550 1660
430F, 430FSe 80 55 25 87 1500 1600
442 80 45 20 90 1800 1900
446 80 50 25 86 1950 2060
3- Ostenitik Paslanmaz Çelikler
Bu tür paslanmaz çelikleri bileÅŸimlerinde %12 25 Cr ve %8 25 Ni içerirler. Nikel, kuvvetli bir ostenit yapıcı olduÄŸundan, bu çeliklerde katılaÅŸma sırasında ortaya çıkan ostenit oda sıcaklığının altındaki sıcaklıklarda bile dönüşmeden kalır. SoÄŸuma sırasında Ostenit – Ferrit dönüşümü olmadığından su verme yolu ile sertleÅŸtirilemezler. Bu grup içinde en fazla bilinen 18/8 çeliÄŸi diye isimlendirilen, birleÅŸiminde %18 Cr ve %8 Ni içeren türdür. Anti maÄŸnetik olan bu tür paslanmaz çeliklere korozyon dayanımını artırmak için bir miktar MOLİBDEN katılır. Ostenitik paslanmaz çeliklerin kaynak yeteneÄŸi açısından en önemli niteliklerini sıralayabiliriz.
1- Isı iletme katsayıları oda sıcaklığında az alaşımlı ve sade karbonlu çelikleri 1/3’ü kadardır.
2- Isıl genleşme katsayıları sade karbonlu ve az alaşımlı çeliklerden %50 daha fazladır.
3- Alaşımsız karbonlu çelikler düşük bir elektrik iletme direncine sahiptir, bu tür paslanmazlarda ise bu değer 5 ile 7 kat daha büyüktür.
Bu özelliklerden dolayı krom-nikelli çeliklerin kaynağında sade karbonlu çeliklerin
kaynağından daha fazla kendini çekme oluşur. Kaynak dikişinin soğuması sırasında büyük çekmelerin oluşumu sonucunda bu bölgede gözlemlenen iç gerilemeler çatlama tehlikesine yol açar. Bu tip paslanmazların çift taraflı iç köşe dikişlerinde sıcak çatlamaların oluşma olasılığı çok fazladır. Bu çeliklerde aşırı soğuk şekil değiştirmeleri özellikle dövme sonucunda kısmen martenzit bir yapı elde edilir. Özellikle 18/8 tipi ostenik paslanmaz çelikler 450 850 oC arasında bir sıcaklığa kadar ısıtılıp o sıcaklıkta tutulduklarında bir karbon çökelmesi eğilimi kendini gösterir.
Ostenik paslanmaz çeliklerin C içeriÄŸi en çok % 0.6, tercihen %0.03 civarında olmalıdır. Krom – Nikelli paslanmaz çeliklerde gerilim giderme tavlaması kaynaktan sonra zaman zaman uygulanır. Tav sıcaklığı 800 920 oC arasında seçilir. Tablo 7 ve 8 de ostenitik paslanmaz çeliklerin kimyasal bileÅŸimi ve mekanik özellikleri ile sıcaklık dereceleri gösterilmiÅŸtir.
Ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerin kaynak kabiliyetlerini etkileyen fiziksel özelliklerinin yanında bir dizi metalurjik etken de bu çeliklerin kaynağında önemli rol oynar; bunlar delta ferrit fazının oluşumu, taneler arası korozyona hassasiyet, gerilmeli korozyona hassasiyet ve sigma fazının oluşmasıdır.
Tablo-7: Ostanitik Paslanmaz Çeliklerin Kimyasal Kompazisyonu.
AISI Kompozisyonu (%)
C Cr Ni DiÄŸerleri (%)
201 0,15 16,0 - 18,0 3,5 - 5,5 2.5 N, 5.5 - 7.5 Mn, 0.060 P
202 0,15 17,0 - 19,0 4,0 - 6,0 2.5 N, 7.5 -10.0 Mn, 0.060 P
301 0,15 16,0 - 18,0 6,0 - 8,0
302 0,15 17,0 - 19,0 8,0 - 10,0
302 B 0,15 17,0 - 19,0 8,0 - 10,0 2.0 - 3.0 Si
303 0,15 17,0 - 19,0 8,0 - 10,0 0.20 P, 0.15 S (min) 0.60 Mo (opt)
303 Se 0,15 17,0 - 19,0 8,0 - 10,0 0.20 P, 0.06 S, 0.15 Se (min)
304 0,08 18,0 - 20,0 8,0 - 12,0
304 L 0,03 18,0 - 20,0 8,0 - 12,0
305 0,12 17,0 - 19,0 10,0 - 13,0
308 0,08 19,0 - 21,0 10,0 - 12,0
309 0,02 22,0 - 24,0 12,0 - 15,0
309 S 0,08 22,0 - 24,0 12,0 - 15,0
310 0,25 24,0 - 26,0 19,0 - 22,0 1.5 Si
310 S 0,08 24,0 - 26,0 19,0 - 22,0 1.5 Si
314 0,25 23,0 - 26,0 19,0 - 22,0 1.5 - 3.0 Si
316 0,08 16,0 - 18,0 10,0 - 14,0 2.0 - 3.0 Mo
316 L 0,03 16,0 - 18,0 10,0 - 14,0 2.0 - 3.0 Mo
317 0,08 18,0 - 20,0 11,0 - 15,0 3.0 - 4.0 Mo
321 0,08 17,0 - 19,0 9,0 - 12,0 Ti (5 x %C min)
347 0,08 17,0 - 19,0 9,0 - 13,0 Cb + Ta (10 x %C min)
348 0,08 17,0 - 19,0 9,0 - 13,0 Cb + Ta (10 x %Cmin 0.10 Ta max.), 0.20 Co
Tekil rakamlar aksi belirtilmedikçe en yüksek miktarlardır. Belirtilen alaşımların diğer elemanları en yüksek miktarları içerirler, geriye kalan yüzde demirdir.
Ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerin üretimlerinde, sıvı halden itibaren katılaşma başlayınca, ostenit ve -ferrit taneleri oluşmaya başlar. Bu ferrit ostenitin dönüşümü sonucunda ortaya çıkan ferrritten farklıdır. Katılaşma normal olarak çeliklerin yapısı ostenit taneleri arasına serpilmiş -ferrit taneciklerinde oluşur. Bu faz, krom ve ferriti dengeleyen elementler yönünden zengin, nikel ve osteniti dengeleyen elementler yönünden fakirdir. Bu fazın oluşumu çelik üreticilerinin istemediği bir durumdur: zira malzemenin sıcak şekillendirilmesini zorlaştırır ve malzemede çatlakların oluşumunu teşvik eder. Bu fazın sürekli olarak tanecik sınırlarında bulunması korozyon direncini azaltır. Ayrıca, yüksek sıcaklıklarda uzun süre -ferrit fazıyla karşı karşıya kalınması sonucunda da, malzemenin mukavemetini ve şekillendirilebilme kabiliyetini azaltıcı yönde etkileyen sert ve gevrek sigma fazının oluşumu gibi sorunlarla karşılaşılır.
Tablo-8: Ostanitik Paslanmaz Çeliklerin Mekanik Özellikleri
AISI Oda Sıcaklığı Çalışma Sıcaklığı Fo
Çekme Kuvveti (1000 Psı) Akma Kuvveti 0.2 % (1000 Psı) Uzama 2" (%) Sertlik (Rockwell B’) Devamlı Kesintili
201 115 55 55 90 1550 1450
202 105 55 55 90 1550 1450
301 110 40 60 85 1650 1500
302 90 40 50 85 1650 1500
302 B 95 40 55 85 1750 1600
304 84 42 55 80 1650 1550
304 L 81 39 55 79 1650 1550
305 85 38 50 80 1650
308 85 35 50 80 1700 1550
309 90 45 45 85 1950 1850
310 95 45 45 85 2050 1900
314 100 50 40 85
316 84 42 50 79 1650 1550
316 L 81 42 50 79 1650 1550
317 90 40 45 85 1700 1600
321 90 35 45 80 1650 1550
347 95 40 45 85 1650 1550
Bu değerler sadece çubuklar içindir. Plaka ve lamalar için biraz değişir. 1 PSİ: 0.0714 Kg/cm2
Ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerin kaynağında ortaya çıkan ikincil bir sorun da, özellikle 18/8 çeliÄŸi gibi bazı krom-nikelli çeliklerin 450 - 850 oC sıcaklık aralığındaki bir sıcaklıkta uzun süre kalmalarında oluÅŸan krom karbür çökelmesi eÄŸilimidir. Bu çelikler üretimleri sırasında krom karbürün ostenit içerisinde çözündüğü 1100 oC’den itibaren hızla soÄŸutulurlar. Bu ÅŸekilde bu elementlerin çökelme tehlikesi ortadan kalkmış olur ve oda sıcaklığında karbonun difüzyon hızı çok düşük olduÄŸundan, kullanım esnasında oluÅŸma olanağı yoktur. Sıcaklığı 450 oC’nin üzerine çıkması ile karbonun difüzyon hızı, karbonu tane sınırlarından dışarıya çıkartacak derecede artar. Tane sınırlarında biriken karbon, kroma karşı olan yüksek ilgisinden (affinitesinden) dolayı bu bölgede krom ile birleÅŸerek krom karbür oluÅŸturur (Fe, Cr23 C6). OluÅŸan krom karbürün ağırlık olarak %90’ını krom oluÅŸturduÄŸundan, tane sınırlarında bulunan çok az karbon bile ostenit tanelerin çevresindeki krom miktarını aşırı derecede azaltır (Åžekil 1). Bunun sonucu olarak malzeme krozif bir ortamda bulunduÄŸunda, kromca zayıflamış olan tane sınırlarında korozyon oluÅŸur. Bu ÅŸekilde ortaya çıkan taneler arası korozyon tüm malzemeyi çok kısa zamanda kullanılmaz hale getirir. ÇeliÄŸin karbon içeriÄŸi arttıkça bu olay ÅŸiddetlenir.
ŞEKİL 1: Ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerde tane sınırlarında krom karbür çökelmesine bağlı olarak krom azalması (şematik)
Ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerin kaynağı esnasında eriyen bölge çok kısa bir zamanda katılaşıp hızla soğuduğundan ve elektrot olarak kullanılan alaşımların karbon içeriği de düşük olduğundan kaynak metali, yani kaynak dikişi için karbür çökelme tehlikesi yoktur. Bana karşın ısının tesiri altında kalan bölge (ITAB), kaynak süresi boyunca, 500 - 900 oC sıcaklık aralığında tavlı olarak kalmakta ve aynı zamanda da burası esas metal olduğundan, karbon içeriğinin yüksek olması halinde ostenit tane sınırlarında taneler arası korozyona neden olacak karbür çökelmesi olayı ortaya çıkmaktadır. Belli bir karbon içeriği için karbür çökelmesi olayının şiddeti, sıcaklık ve zamana bağlıdır. Çökelme başlamadan önce sıcaklık ve değişen bir kuluçka periyodu vardır. Sıcaklık ve çeliğin karbon içeriğine göre en kısa sürede çökelmenin başladığı bir sıcaklık vardır ki buna kritik sıcaklık adı verilir. (Tablo 9)
Karbon içeriği (%) Kuluçka Periyodu (dakika) Kritik Sıcaklık (oC)
0,03 11 650
0,05 7 650
0,06 2,5 670
0,08 0,3 750
Tablo 9: Krom karbür çökelmesinin karbon içeriği, zaman ve sıcaklığa bağlılığı.
Tek paso ile yapılan ark kaynağında ITAB, 650 - 750 oC arasındaki sıcaklığa bir dakikadan az bir süre maruz kalır. Buna karşın çok pasolu kaynak halinde, bu süre üç dakikanın üzerine çıkar ve dolayısıyla karbür çökelme tehlikesi kendini gösterir. Karbür çökelmesinin oluÅŸabilmesi için, çeliÄŸin karbon içeriÄŸinin belirli bir miktarın üzerinde olması gerekir. Tablo 9’da görüldüğü üzere karbon içeriÄŸini azalması, kuluçka periyodunu uzattığından bu tehlike ortadan kalkacaktır. Bu bakımdan, kaynak ile birleÅŸtirilmesi gereken ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerin, karbon içeriÄŸin en çok %0,06, optimum %0,03 civarında olması gerekmektedir. Bu amaçla, ostenitik krom-nikelli paslanmaz çeliklerin özel olarak üretilen bazı türlerinde (X2CrNi 19 11, X2CrNiMo 17 13 2), karbon miktarı düşürülerek korozyon direncinin arttırılması amaçlanmıştır.
Taneler arası korozyonun oluşturulmasını önlemek amacı ile uygulanan bir başka yöntem de çeliğin stabilizasyonu olarak adlandırılır; bu durumda karbonun kroma karışı olan ilgisinden daha yüksek bir ilgiye sahip bir elementin çeliğin bileşimine katılması ile gerçekleştirilir. Bu şekilde çeliğin bileşimindeki karbon ile bu yeni element karbür oluşturur ve dolayısıyla iç yapının bazı bölgelerinde ortaya çıkan krom azalması olayı oluşmaz. Stabilizasyon için ilave edilen elementler titanyum, niyobyum ve tantalyumdur. Bu elementlerin karbürleri, tane sınırları boyunca değil, ostenit taneler içerisinde, ince zerreler halinde dağılmış olduklarından, çeliğin mekanik özelliklerinde de bir değişiklik oluşturmaz. Stabilizyonun gerçekleşebilesi için ilave edilen titanyum karbonun dört katı, niyobyumun seki-on katı, tantalyumun onaltı katı olması gereklidir.
Çeliklerde maliyet açısından titanyum, elektrotlarda titanyumun arktaki fazla kaybından dolayı niyobyum tercih edilir.
PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAK METODLARI
MARTENZİTİK PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAĞI
Martenzitik paslanmaz çeliklerin kaynak koşullarının seçimi konusunda, en çok kullanılanlar örtülü elektrot, tozaltı, MIG, TIG ve plazma kaynaklarıdır.
ÖRTÜLÜ ELEKTROTLAR
Bu çeliklerin elle kaynağı için çeÅŸitli elektrot tipleri kullanılır. Banlar ana metalle aynı bileÅŸimde olabilirler, ancak ergimiÅŸ metalin Cr ve Mn’den yana muhtemel fakirleÅŸme ve karbondan yana muhtemel bir zenginleÅŸmesini karşılamak üzere C, Mn ve Cr oranları sınırlarında bazen deÄŸiÅŸikliklere yer verilir (karbondan yana zenginleÅŸme, alçak karbonlu çeliklerde vaki olur) veya aÅŸağıdaki gibi bileÅŸimi farklı olabilir.
• Yüksek karbonlu (C>%.050) çeliklerde ergimiÅŸ metalin bürüt soÄŸumuÅŸ halde daha az kırılgan olmasını saÄŸlamak üzere karbon oranı deÄŸiÅŸik olur.
• ErgimiÅŸ metal çok yüksek oranda ostenit içerecek ÅŸekilde C, Cr ve Ni oranları deÄŸiÅŸik olur ( ostenit, ergimiÅŸ metala büyük süneklik saÄŸlar). Böyle bir ilave metal yüksek karbonlu ve martenzitik dönüşümden sonra çökelme ile sertleÅŸmiÅŸ çeliklerin kaynağında kullanılabilir, ancak bunun için ergimiÅŸ metalin alçak mekanik nitelikleri ile öbür yandan böylece oluÅŸan elekto-ÅŸimik çiftin korozyon açısından olumsuz etkisi göze alınacaktır, yani çeliÄŸin kullanılacağı korozif ortam koÅŸullarının çok ağır olmaması gerekir.
Genellikle bazik örtülü elektrot kullanılıp (elektrot + ) oldukça kısa bir arkla çalışır.
Zor pozisyonlarda (dik ya da tavan kaynağı ) akım şiddeti daha düşük olacaktır.
Aşağıda akım şiddeti için verilmiş sınırlar değişik kaynak koşullarına göre
saptanmıştır. Kaynak ağızlarının şekilleri, aşağıda genel olarak yüksek alaşımlı çelikleri için verilmiş olanlar gibidir. 3mm kalınlığına kadar kaynak tek pasoda yapılır, ama bu takdirde terste bir mesnet levhası kullanılacaktır.
Çok pasolu kaynaklarda ilk pasonun iyi nüfuz etmiş olmasıyla son pasoların yüzey durumlarına özen gösterilecektir. Her paso arasında cüruf paslanmaz çelikten çekiş ve fırça ile iyice yok edilecek ve birleşme yeri sıcaklığının, ön ısıtma sıcaklığının altına düşmemesine dikkat edilecektir.
Elektrot Akım Şiddeti
Çekirdek Çapı (mm) (A) .
2,0 25 – 60
2,5 40 – 75
3,2 60 – 90
4,0 65 – 120
5,0 120 – 175
TIG KAYNAÄžI
Saf hidrojen, rutubetten tamamen arındırılmış argon ve kalınlık 2 3mm’yi geçtiÄŸinde çıplak çubuk ya da tel ÅŸeklinde ilave metal kullanılacaktır. Bu sonuncusu için genellikle ana metalinkine yakın ama çoÄŸu kez daha düşük karbonlu bileÅŸimde malzeme ile çalışılacaktır. Bununla birlikte, yüksek karbonlu (C>%025)ya da doÄŸruca martenzitik dönüşümle çökelme sertleÅŸmesi çeliklerin kaynağında, örtülü elektrotlar için söylenmiÅŸ sakıncalar da hesaba katılarak yüksek oranda ostenit terk eden ilave metal de kullanılabilecektir.
Tungsten elektrot (-) kutba bağlanmakla iyi bir nüfuziyet elde edilir.
Kaynak tersten de argon akımıyla korunacaktır.
3mm’ye kadar kaynak aÄŸzı gerekmez. Daha kalın parçalara yaklaşık 1,5mm’lik bir kök yüksekliÄŸi ile 70o’lik V aÄŸzı açılır.
Parça Kalınlığı Akım Şiddeti İlave metal tel çapı (mm)
(mm) (A) (mm) (ortalama) .
1,0 25 – 75 2
2,0 50 – 125 2
3,0 80 – 150 3
4,0 100 – 180 3 – 4
6,0 120 – 250 5
8,0 225 – 300 5
10,0 225 – 350 6
MIG KAYNAÄžI
Koruma gazı saf yada içine az miktarda O2, CO2 gibi gazlar karıştırılmış argondur. Oksijen taşıyıcı (O2, CO2) bir gazın ilavesi arkın stabilitesini artırır, metalin “ıslanma”sını iyileÅŸtirip nüfuziyeti artırır, bununla birlikte metalin oksitlenebilir alaşım elementlerinden, özellikle Cr’dan yana, fakirleÅŸmesi tehlikesini ve temizlenmesi gereken yüzeysel bir oksitlenme meydana getirebilir.
Martenzitik paslanmaz çeliklerin MIG kaynağında üç süreç kullanılabilir; bunlardan her biri farklı bir ergime şeklini ve ilave metal geçişini ortaya koyar.
• YaÄŸmur ÅŸeklinde (çok ince damlacıklar halinde) geçiÅŸ; bu süreç yüksek bir kaynak akım ÅŸiddetini gerektirir (elektrot teli + ). Bu yüzden stabil nüfuziyet fazla, terk edilen metal hızı yüksek olur, ama ergimiÅŸ banyo hacmi oldukça önemli olup yatay pozisyonda ve 3mm’den az olmayan kalınlıkların kaynağında bu tekniÄŸin kullanılmasını sınırlar. Åžekil-2’de mutat kaynak koÅŸulları görülür.
Koruma gazı genellikle içine %1-2 oksijen karıştırılmış argondur. Hazırlık örtülü elektrotta olduğu gibi alttan bir destek çoğu kez faydalıdır. Buna imkan bulunmazsa, genellikle birinci ya da tek paso için kısa devre geçişli kaynak yöntemi kullanılır. Dikişin altı bu takdirde bir argon akımıyla korunacaktır.
• Kısa devreli geçiÅŸ; Bu süreçte düşük akım ÅŸiddeti uygulanır. Metal geçiÅŸi, arkın saniyede 20 ila 200 kez kesilmesi nedeniyle birleÅŸmede az ısı giriÅŸiyle saÄŸlanır (elektrot teli +). Bu yöntem, dolayısıyla, az kalınlıkta parçaların kaynağına olanak verir ve deformasyonlar az olur. Ayrıca zor pozisyonlarda (dik kaynak…) ve parçalar arasında aralığın fazlaca olduÄŸu hallerde kaynak gerçekleÅŸtirilebilir.
• İri damla halinde geçiÅŸ; Bu konuda ferritik paslanmaz çeliklerin MIG kaynağı için söylenenler martenzitik paslanmaz çelikler için de geçerlidir.
TOZALTI KAYNAÄžI
Bu yöntem, büyük bir ısı girişi ile belirlenir. Kullanılacak, elektrot teli hususunda TIG kaynak ilave metali için söylenenler burada da geçerlidir.
Kaynak doğru akımla olduğu gibi alternatif akımla da gerçekleştirilebilir, bununla beraber en az kalın malzemelerin kaynağı için doğru akım tercih edilir. Doğru akımda telin polaritesi nüfuziyeti etkiler; (+) kutupta bu nüfuziyet daha kuvvetli, (-) kutupta minimumda olur.
10mm kalınlığa kadar tek pasolu kaynak mümkün olup bu kalınlıkta akım şiddeti 500 ile 700 A arasında olur. Bundan daha kalın parçalar çok pasolu olup her paso yine bu akım şiddetleriyle çekilir.
Toz altı kaynağında en çok kullanılan hazırlık ÅŸekli, birleÅŸecek parça kalınlığının üçte bir mertebesinde bir kök yüksekliÄŸi ile 90o’lik X aÄŸzı olup az kalın parçalarda bu hazırlık aÅŸağıdaki gibi basitleÅŸtirilir.
• 8mm altında kalınlıklarda alttan destekli küt alın kaynağı uygulanabilir.
• 8 ile 15mm arasında, kök yüksekliÄŸi ve alttan destekle V aÄŸzı üzerinde bir paso veya küt alın halinde birbirine nüfuz etmiÅŸ iki paso çekilir.
• 15 ile yaklaşık 30mm arasında, 3 ila 5mm kök yüksekliÄŸi ile V aÄŸzı üzerine bir paso veya 8 – 15mm kök yüksekliÄŸi ile birinci paso V aÄŸzı için olmak üzere iki paso çekilir.
• DikiÅŸin geniÅŸlik/derinlik oranı yeteri kadar yüksek bir deÄŸerde tutulmalıdır.
PLAZMA KAYNAÄžI
Aşağıda feritik paslanmaz çeliklerin plazma kaynağı için söylenenler martenzitik paslanmaz çelikler için de aynen geçerlidir.
Bu çok önemli konu, yani hidrojenin varlığından ileri gelen çatlaklar, göreceli olarak büyük ilgi çekmiÅŸ olmakla birlikte gevÅŸekleÅŸmenin kesin mekanizması henüz kesin olarak anlaşılmış deÄŸildir. Şöyle ki doÄŸruca deneyle doÄŸrulanabilecek, kimyasal ve metalürjik reaksiyonlarla ifa edilen yetir sayıda mekanizmanın ortaya konması mümkün olmamıştır. Buna karşılık, hidrojen çatlamasıyla sonuçlanan toplu koÅŸullar “bir sert mikro içyapıda, yaklaşık 150oC’nin altında bir sıcaklıkta yeterli hidrojen ve yeterli gerilme” olarak tanımlanabilmektedir.
Gerçekten hidrojen tarafından meydana getirilen çatlama aynı zamanda soğuk çatlak ya da gecikmiş çatlak veya dikiş altı çatlağı olarak bilinir. Bu aynı zamanda çeliklerde de, imal sırasında, işleme sırasında ya da çalışma sırasında vaki olur. Bu itibarla sadece kaynağı münhasır olmamakla birlikte, kaynak sonucu olarak ortaya çıktığında çatlaklar doğrudan kaynak metalinin kendisinde görülür.
Hidrojen tarafından hasıl edilen çatlama, aşağıda belirtilen üç koşulun bir arada bulunmaları halinde vaki olur.
1- Hidrojen mevcuttur.
Bu, kaynakta kullanılan örtü, toz, dekapan vs. de var olan rutubet ve sair menbalardan kaçınılmaz şekilde ortaya çıkar.
2- Çekme gerilmeleri kaynak üzerinde etki yapar
Soğuma sırasında ısıl büzülmelerden kaçınılmaz şekilde meydana gelen
gerilmeler, birleştirilecek kısımların rijitliğinin sonucu olarak gelişen başka
gerilmelerle de takviye olur.
3- Hassas bir mikro içyapısı mevcuttur.
Ana metalin yeterince yüksek sıcaklığa çıkmasıyla hızla ferritten ostenite ve yine ferrite dönüşmesiyle, hidrojen gevşekleşmesine daha yatkın mikro içyapılar hasıl olur.
FERRİTİK PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAĞI
Ferritik paslanmaz çeliklerin kaynağı için kullanılabilecek yöntemler daha çok bir koruyucu gaz akımını devreye sokanlar olan TIG, MIG ve plazma kaynaklarıdır.
TIG KAYNAÄžI
Bu yöntemde saf argon kullanılacak olup gazda hiç rutubet bulunmayacaktır. BirleÅŸtirilecek parçaların kalınlığı 2 – 3 mm’yi geçtiÄŸinde, çubuk ya da tel halinde çıplak ilave metal kullanılacaktır. Genel olarak bu, ana metalinkine yakın bileÅŸimde olacaktır. Tamamen ferritik çeliklerin kaynağı için ilave metaller Ti ve Nb içerirler, daha yüksek Cr oranı ve ergimiÅŸ metalde martenzitin ortaya çıkmasını önlemek üzere de daha düşük karbon oranına haizdirler.
ErgimiÅŸ metale bir ostenitik – ferritik doku saÄŸlamak için bir ostenitik ilave metale baÅŸvurulması halinde bu ostenitik metal, alçak karbonlular arasından seçilecektir.
Tungesten elektrot (-) kutba bağlanarak iyi bir nüfuziyet sağlar. Kaynağın ters tarafı bir yardımcı argon kaynağıyla korunmalıdır.
Tablo – 10’da kaynak edilecek ürünlerin kalınlığına göre uygulanacak akım ÅŸiddeti sınırları verilmiÅŸ olup bu akım ÅŸiddeti, bu sınırlar içinde öbür kaynak koÅŸulları baÅŸlıca pozisyon (dik ve tavan kaynağında A daha az), hazırlık ekli (bindirme halinde daha yüksek, kaynak aÄŸzında daha az) ne göre deÄŸiÅŸir.
Kaynaklanan ürünün kalınlığı (mm) 1 2 3 4 5 6 7
Akım Åžiddeti (A) 30 - 70 50 - 100 70 - 150 100 – 180 140 - 220 160 - 250 180 –260
Tablo – 10 :Kaynak edilecek ürünlerin kalınlığına göre uygulanacak akım ÅŸiddeti
Akım şiddeti otomatik kaynakta daha yüksek olabilir.
3mm’den aÅŸağı kalınlıkta, kaynak aÄŸzına gerek yoktur. Daha yukarı kalınlıklarda 70o’lik bir V aÄŸzı ve 1,5 mm kadar bir kök yüksekliÄŸi uygulanır. Tersten kaynağın mümkün olması halinde buna gerek yoktur.
MIG KAYNAÄžI
Koruma gazı olarak (ülkemizde ÅŸimdilik helyum bahis konusu olmadığına göre) O2, CO2, H2 gibi baÅŸka gazlardan az miktarda karıştırılmış argon kullanılır. Oksijenin varlığı arkın stabilitesini arttır, ana metalin “ıslanma”sını düzeltir ve nüfuziyeti arttırır. Bununla birlikte, metalin özellikle Cr ve Ti gibi oksitlenebilen alaşım elementlerinden fakirleÅŸtirme tehlikesini meydana getirir ve sonradan yok edilmesi gereken bir yüzeysel oksitlenme hasıl eder.
Ferritik çeliklerin MIG kaynağı için kullanılabilir ilave metaller TIG kaynağında kullanılanların tipinde olabilirse de, kaynak banyosunun desoksidasyonu ile ana metalin ıslanmasını iyileÅŸtirmek üzere biraz daha fazla silisyum (%1,1’e kadar) içereceklerdir, ama genellikle bu ilave metal telleri ostenitik çeliktendirler.
Kaynak koşulları itibariyle sadece bir alçak akım gerektiren süreçler kullanılacaktır. Bu itibarla yağmur şeklinde geçiş sağlayanlar bırakılacak, kısa devreli ve iri damlalı geçiş saylayanlar yeğlenecektir.
• Kısa devreli geçiÅŸ; bu süreçte, alçak akım ÅŸiddetleri bahis konusudur. Metal geçiÅŸi, birleÅŸmede zayıf bir ısı çıkışıyla elde edilir. Bu yöntemle az kalınlıkta parçaların az ÅŸekil deÄŸiÅŸtirmeyle kaynağı saÄŸlanır, aynı zamanda zor pozisyonlarda da (dik kaynağı, tavan kaynağı……) veya parçalar arasında aralığın fazla olduÄŸu kaynağın gerçekleÅŸtirilmesi mümkündür. Bununla birlikte nüfuziyeti daha az olup 3mm’nin altında kalınlıklardaki ince parçalarda hazırlık gerekmez.
1,5 mm’ye kadar 0,56 mm, 1,5 – 4 mm kalınlıktakiler için de 0,8 – 1,2 mm çapında tel kullanılır.
Parça Kalınlığı Akım Şiddeti
(mm) (A)
0,5 10 – 60
1,0 25 – 75
1,5 50 – 85
2,5 60 – 90
3,0 75 – 110
4,0 90 – 125
• İri damlalı geçiÅŸ; yakın zamanda geliÅŸtirilmiÅŸ bir yöntem olup bir çift beslenme menbaını gerektirir. Birinci menba telin (+kutupta) ergimesini saÄŸlayan arkı idame ettirir, ikinci menba ise arada bir fazla gerilim (sürtansiyon)getirmekle önceden ergimiÅŸ metalin geçiÅŸini saÄŸlar. 3mm’den fazla kalınlıkta parçalar 70o’lik bir V kaynak aÄŸzı açılır ve 1,5mm’lik kök yüksekliÄŸi bırakılır. Bu yöntem özel bir posta ile çalışır.
PLAZMA KAYNAÄžI
Paslanmaz çeliklerin plazma kaynağıyla birleştirilmesinde genellikle transfer olmuş (direkt) ark yöntemi kullanılır.
Plazma hasıl edici gaz (ağız gazı) argon olup debisi nispeten azdır. (1 – 10 lt/dak)
Koruma gazı da yanı olup debisi daha yüksektir (>15 lt/dak.).
Plazma kaynağının karakteristik “ anahtar deliÄŸi”nden kaçınmak istendiÄŸinde ağız gazı debisi azaltılıp TIG kaynağındakiyle aynı tipte bir ilave metal kullanılır. Ancak bunun çapı daha küçük olmalıdır.
Parça Kalınlığı Akım Şiddeti
(mm) (A)
1,0 30 – 75
2,0 60 – 130
3,0 100 – 160
4,0 130 – 180
5,0 160 – 230
6,0 180 – 260
Genel uygulamada, 12mm’ye kadar olan kalınlıkta parçalar uç uca (küt alın) kaynak aÄŸzı ve ilave olmaksızın kaynatılabilmektedir.
Kalorifik girdinin aşırı derecede sınırlandırılmasının gerektiÄŸi durumlar için de mikro-plazma tekniÄŸi geliÅŸtirilmiÅŸ olup bunun 0,01mm kalınlıkta levhalar 0,1 A akım ÅŸiddetiyle kaynak edilebilmektedir. Transfer olmuÅŸ (direkt) arka akım ÅŸiddeti (A) genellikle kaynak edilecek mamul kalınlığının (mm) 10 ila 20 katıdır. Mikro-plazma’da kaynağın tersi yine argonla korunacaktır.
Her ne kadar plazma kaynağı, arkın yoÄŸunlaÅŸtırılmış olması sayesinde 12mm’ye kadar küt alın kaynağını, tam nüfuziyetle gerçekleÅŸtirebiliyorsa da (ilave metalsiz), ağızların birbirlerine yakın olmaları gereÄŸi bu kaynağın bir koÅŸulu olmaktadır. Şöyle ki parçalar arasında aralık, kalınlığı 1/10’undan az olacaktır. Aksi halde ilave metal (ince tel halinde) zorunlu olur.
Örtülü elektrotla kaynakta elektrot çekirdeği alçak karbonlu çelikten, örtüsü bazik olmalıdır.
FERRİTİK ÇELİKLERİN ERGİTME KAYNAĞI
Yukarıda, titanyum ilavesiyle kaynak bakımından saf ferritik hale getirilmiÅŸ %16 veya %17 Cr’lu çeliklerden söz etmiÅŸtik. Yüksek sıcaklıkta stabil titanyum karbürlerinin varlığı ile yavaÅŸlatıldığından bu çeliklerde tane büyümesi klasik %17 Cr’lu çeliklerinkinden pek farklı deÄŸildir.
Kaynakları soÄŸumadan sonra genellikle çok kaba taneli tamamen ferritik bir dokuya sahip %13 Cr’lu ve alüminyum ilaveli çeliklerle % 20 – 30 Cr’lu çeliklerde durum aynı deÄŸildir. Bununla beraber kromdan yana nispeten fakir ve karbondan yana zengin bazı bileÅŸimler kaynaklı halde az miktarda martenzit ihtiva edebilirle. Bu martenzitin teÅŸekkül yolu %17 Cr’lu çeliklerinkinin aynıdır.
Ferritik paslanmaz çeliklerde kaynaklar, çevre sıcaklığında özellikle yüksek bir çentik hassasiyetine ve krom oranı yüksek olduÄŸunda sahiptirler. Bununla birlikte sertlikleri ılımlı kalır ve kırılganlık geçiÅŸ eÄŸrilerinin ÅŸekli de %17 Cr’lu çeliklerinki gibi olur.
Bu çentik hassasiyeti nedeniyle % 25 – 30 Cr’lu ferritik refrakter çelikler kaynaklı olarak çok az kullanılırlar. Zorunluluk halleri genellikle %24 Cr - %12 Ni veya %29 Cr - %9 Ni tipinde ostenitik veya osteno – ferritik kaynak metali kullanılır.
Keza, %13 Cr’lu bu ferritik çelikten kaynaklı birleÅŸmeler de çok yaygın deÄŸildir. Ergime kaynağı ya %13 Cr’lu veya % 18 Cr % 10 Ni’li bir ostenitik kaynak metali ile gerçekleÅŸtirilebilir.
FERRİTİK ÇELİKLERDE KAYNAKLI BİRLEŞMELERİN
KOROZYONA MUKAVEMETİ
Kaynağın ısıl devresi ferritik çeliklerin korozyona mukavemetini bozar Bu bozma sülfürik, nitrik ve flüo-nitrik asit ortamlara klasik daldırma deneyleriyle belirlenebilir.
Yaklaşık 950oC’in üstünde bir sıcaklığa ısıtılmış ve hızla soÄŸutulmuÅŸ ferritik çeliklerin adı geçen asit ortamlarında, öncelikle tane birleÅŸmelerini etkileyen bir korozyona hassas oldukları görülür. ÇeliÄŸin bu taneler arası (veya kristaller arası) korozyona hassas kılan ısıl iÅŸleme, hassaslaÅŸtırma iÅŸlemi adı verilir. Tane birleÅŸmelerini teÅŸkil eden metalin veya bunlara hemen komÅŸu kısımların hızla erimesi tanelerin soyulması ve metal baÄŸlantılarının hızla çözülmesi soncu görülebilir.
Ferritik paslanmaz çelikten kaynaklı birleÅŸmelerde bu korozyon, ergimiÅŸ metale yakın IEB’de ve daha az ölçüde olmak üzere, ergimiÅŸ metalde kendini gösterir; hasıl ettiÄŸi çözülme, birleÅŸmenin hızla mahvına sebep olabilir.
Yaklaşık 650oC ile 900oC arasında bir ısıl işleme tabi tutularak hassaslaştırılmış metalin korozyona mukavemetini eski haline getirmek mümkündür. Metalin rejenasyonuna olanak sağlayan ısı alanı hassaslaştırma alanının altında bulunduğu kaynağın bir lokal işlemi, örneğin üfleçle ısıtma, kaynağın korozyona mukavemetini ıslah eder. Ostenitik çeliklerde olduğu gibi hassaslaştırma sıcaklığı rejenarasyon sıcaklığının altında olsaydı lokal işlem sadece hassaslaştırılmış bölgeyi kaydırabilirdi.
475oC’ta % 17 – 26 Cr’lu çelikler meneviÅŸ (temper) gevrekliÄŸi adı verilen bir sertleÅŸme ve gevrekleÅŸmeye uÄŸrarlar. Bunun, mekanik olumsuz yanının dışında, korozyon ve özellikle HNO3’e karşı dirence azalttığı da ileri sürülmektedir.
Bu itibarla, %17 Cr’lu çeliklerin kaynaklarında uygulanan 800oC’ta ısıl iÅŸlem, kaynağın korozyona mukavemetini iade ettirebilir.
Krom oranının bu tip korozyon üzerinde fazla bir etkisi olduğu sanılmıyor. Her ne kadar karbon miktarının azalması, birleşmelerin kaynaktan brüt halde taneler arası korozyona mukavemetini ıslah ederse de bu korozyon % 0,01 karbonla daha vaki olabilir. 525 kromlu bir çeliğin hassaslaşma eğilimini yok etmek için % 0,002 karbona kadar inmek gerekir.
Ostenitik paslanmaz çeliklere göre daha ucuza mal olan ferritik çeliklerin kaynağındaki korozyon sorununun çözümü, endüstriyel deÄŸerini koruyor. Bu cümleden olmak üzere yukarıda söylendiÄŸi gibi “çok düşük karbonlu” (ELC) paslanmaz çeliklerin üretiminin yanı sıra, karbonun kromla (genellikle daha önce gördüğümüz Cr23C6 tipinde)karbür oluÅŸturmasını önlemek amacıyla çelik, karbonla daha kolayca karbür oluÅŸturan ve böylece de “stabilizatör eleman” adı verilen Ti, Nb+Ta gibi elementlerde alaşımlandırılır. Bu yönde Ti/C=7, Nb/C=8-10 oranı uygulanır. Ayrıca, özellikle klorlu ortamlarda delik (pitting) korozyonuna karşı direnci yükseltmek amacıyla, kuvvetli bir ferrit yapıcı alanını büyüten Mo katılır (yaklaşık %2,0)
Ferritik çeliklere, kaynak sonrası mekanik karakteristiklerin ıslahı amacıyla 150 – 220oC’lik bir ön ısıtma; gevrekliÄŸi azaltmak ve Cr karbürü çökeltmesi soncu oluÅŸan Cr’dan yana fakirleÅŸmeyi dengelemek ve korozyon direncini yükseltmek üzere “sekonder difüzyon tavlaması” olara 750 – 850oC’ta bir kaynak sonrası ısıl iÅŸlemi uygulanır.
OSTENİTİK PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAĞI
Krom-nikelli paslanmaz çelikler uygulamada, çeliğin diğer bir çelikle veya hadde ürünü bir paslanmaz çelikle birleştirilmesi veya paslanmaz çeliklerin tamiri halinde kaynak uygulamalarına konu olurlar. Ostenitik paslanmaz çeliklerin kaynak uygulamalarında genel olarak örtülü elektrot ile elektrik ark kaynağı, TIG ve MIG gibi elektrik ark kaynak yöntemleri yaygın bir uygulama alanına sahiptirler. Bir çözeltiye alma tavını izleyen bir hızlı soğutma işlemi ile tok ve homojen bir hale getirildikten sonra endüstride kullanılan ostenitik paslanmaz çeliklerin kaynak işleminde, genel olarak hadde ürünü ostenitik paslanmaz çeliklere uygulanan kaynak prosedürü takip edilir.
Bu tür paslanmaz çeliklerde özellikle iyi bir çözeltiye alma tavının dahi yok edemediği tane sınırı segregasyonları ile karşılaşılır ve kaynak sırasında da düşük ergime sıcaklığına sahip olan bu çökeltiler sıvı hale geçer ve kaynak sırasında oluşan kendini çekme gerilmelerinin etkisi ile de sıcak çatlak oluşumunu teşvik ederler. Bu konuda yapılan uygulamalar göstermiştir ki kaynak işlemi sırasında alınacak bazı basit önlemler yardımı ile bu sıcak çatlak tehlikesini azaltma olanağı vardır. Örneğin, hazırlanmış olan kaynak ağızları pnömatik veya normal bir çekiç ile soğuk halde dövüldüğü taktirde bu bölgedeki taneler deforme olur ve tane sınırlarındaki çökeltiler kırılarak sürekli ağları parçalanır. Kaynak sırasında ısınma sonucu bu bölge yeniden kristalleşmeye uğrar ve kaynak düzlemlerinde ve birincil tanelerin sınırlarında oluşur.
Genellikle örtülü elektrot ile elektrik ark kaynağının çok sık uygulandığı ostenitik paslanmaz çeliklerin kaynağında benzer bileÅŸimdeki elektrotlar tercih edilir. İşlem sırasında, uygun bir kaynak sırası uygulanarak kaynak gerilmeleri asgariye indirilmeye çalışılır; kalın kesitler halinde 100 150oC’lik bir öne tav ile her pasodan sonra kaynak dikiÅŸinin çekiçlenmesi de kaynak gerilmelerinin azaltılmasında uygulanan klasik bir yönetimdir. Pek çok uygulamadaki benzer bileÅŸimdeki elektrot ile bir tampon tabaka uygulaması sonuçların baÅŸarısını arttırmaktadır.
Her pasodan hemen sonra, karbür çökelmesini ve bunu takiben ortaya çıkan taneler arası korozyonu önlemek için, kaynaklı bölgenin hızlı bir biçimde soÄŸutulması sadece %0,06’dan fazla karbon içeren çeliklere uygulanan bir yöntemdir. Paslanmaz çelik döküm parçaların döküm hatalarının kaynakla giderilmesi halinde iÅŸlem sonrası çözeltiye alma tavı ve ani soÄŸutma, normal olarak ostenitik paslanmaz çelik döküm parçalara uygulanan ısıl iÅŸlem bu tamirat sonrası da tekrarlanmalıdır.
Krom-nikelli ostenitik çelikler kaynakta sıcak çatlak teşekkülüne meyillidirler. Eğer kaynak yapılan metalde kritik miktarda fosfor, kükürt, silisyum ve niyobyum mevcut ise, katılaşma sırasında bunlar dentritler arasında segregasyon teşkil edecek olan düşük erime noktasına sahip alaşımlar meydana getirirler. Bu husus, bu tip çeliklerdeki büyük kendini çekme tesiri ile birlikte, katılaşmanın son safhasında kolaylıkla taneler arası çatlaklar (sıcak çatlaklar) oluşur.
Eriyen metalde bir miktar - ferritin mevcudiyeti sıcak çatlamaya olan meyili azaltır. Diğer taraftan - ferrit korozyon mukavemetini düşürür. Fakat - ferritin az miktarda bulunduğu hallerde, korozyon mukavemeti yeter derece iyidir. - ferrit teşekkül ettiği zaman, toplam tane sınırları alanı o kadar büyür ki, düşük erime sıcaklığına sahip alaşımların tehlikeli konsantrasyonu segregasyon sırasında görülmez.
Yapı, ferrit teşkil eden elemanların miktarlarına benzer tarzda, ostenit teşkil eden elemanların miktarına da bağlıdır. Değişik elemanların tesirleri de değişiktir. Schaeffler Diyagramında ferrit teşkil eden elemanların tesiri krom eşdeğeri ile belirtilmiştir. Bu da, çelikteki ferrit yapıcı elemanların toplamının yaptığı tesire eşit tesir hasıl edebilecek krom miktarı şeklinde tarif edilir. Ostenit yapıcı elemanlar ise, benzer tarzda nikel eşdeğeri ile belirtilmiştir. Nikel eşdeğeri diyagramın ordinatına ve krom eşdeğeri de apsisine taşınmıştır. Kaynak metalinin kimyasal analizi bilinirse, buradan krom ve nikel eşdeğerleri hesaplanabilir ve sonradan Schaeffler Diyagramından muhtemel iç yapı belirtilebilir.
Doldurulan metal daima bir dereceye kadar esas metal ile karıştığından, erimiÅŸ metal yalnız elektrotla belirtilemez. Esas metalin ve kullanılan elektrot için yığılan metalin kimyasal analizleri bilinirse, bunların kaynak esnasındaki karışımlarının terkibi yaklaşık olarak tespit edilebilir ve buradan da Schaeffer Diyagramı yardımıyla kaynak metalinin iç yapısı hakkında bir tahmin yapılabilir. Misal: Krom eÅŸdeÄŸeri 5 ve Nikel eÅŸdeÄŸeri 9 olan (A) esas metali, yığılan kaynak metali krom eÅŸdeÄŸeri 24 ve nikel eÅŸdeÄŸeri 13,5 olan bir elektrot ile kaynak yapılacaktır. Åžekil 59’daki Schaeffer Diyagramı üzerinde esas metal (X) ve elektrot da (Y) ile gösterilmiÅŸtir. Bu iki nokta arasını birleÅŸtiren çizgi 10 eÅŸit parçaya bölünmüştür. Çizgi üzerindeki rakamlar, esas metalin eriyen metal içerisindeki yüzde nispetini verir.
Sekil 59
Bu diyagram tetkik edilirse, esas metalin eriyen metal içerisindeki nispeti %38’den az olduÄŸu zaman, kaynak metalinde martenzit meydana gelmeyecektir. EÄŸer eriyen metal %38’den daha fazla esas metal ihtiva ederse, kaynak metali martenzit ve ostenit karışımından müteÅŸekkil olur. Bu halde - ferrit ancak, eriyen metalde, esas metalin nispeti %30’dan az bulunduÄŸu zaman görülebilecektir.
Paslanmaz çeliklerin âdi yumuşak çeliklerle kaynak edilmesi nadir bir olay değildir. Bu gibi hallerde yüksek alaşımlı elektrotlar kullanılmazsa, martenzitik bir yapının meydana gelmesi mümkündür. Ostenitik çeliklerin yumuşak çeliklere kaynağında %25 krom ve %20 nikel ihtiva eden yüksek alaşımlı elektrotların kullanılması icap eder. Bu elektrotlarla önce kaynak ağızları kaynak edilir ve sonra ağız normal 18/8 tipi elektrotlarla doldurulur.
Krom-nikelli ostenitik çeliklerin kaynağında ayrıca bir ön tavlamaya ihtiyaç yoktur ve düşük ısı miktarı kullanılır. EÄŸer bir gerilme giderme ısıl iÅŸlemine ihtiyaç varsa, malzemenin iyi ısı mukavemeti dolayısıyla, yumuÅŸak çeliklere nazaran daha yüksek sıcaklıklarda yapılmalıdır. Gerilme giderme tavlaması 800 ilâ 925 oC’ye kadar çıkarılabilir. Fakat bu, karbür çökelme tehlikesi olan çelikler için kullanılamaz.
Ostenitik krom-nitelli paslanmaz çelikler sıcak çatlamaya karşı duyarlıdırlar. Bu durum özellikle örtülü elektrotla yapılan elektrik ark kaynağında kendini gösterir. Bu durumda alınması gereken önlemler ve dikkat edilmesi gereken konuları şöyle sıralayabiliriz.
1- En küçük elektrot çapı seçilmeli,
2- En düşük akım şiddeti kullanılmalı,
3- Elektroda zig zag hareketi verilmemeli ve pasolar ince çekilmeli,
4- Çok pasolu kaynaklarda her paso çekildikten sonra parça oda sıcaklığına kadar soğutulmalı ve ikinci paso sonra çekilmelidir. Soğuma olanaklar ölçüsünde hızlı bir şekilde gerçekleştirilmelidir.
5- Kaynağın bitimindeki krater mutlaka doldurulmalı, kaynak sırasında çatlak saptanırsa taşlanarak yok edilmeli ve sonra kaynatılmalıdır.
OSTANİTİK PASLANMAZ ÇELİKLERİN KAYNAK KABİLİYETİ
Dokuları nedeniyle ostenitik çeliklerin kaynakları, martenzitik çeliklerde karşılaşılan çatlama tipine hassas değildir. Ostenitik çelik kaynakları bazı hallerde, aşağıdaki iki belirtici özelliği olan çatlama şekline hassas olurlar.
1- Çatlama, çok yüksek sıcaklıklarda, muhtemelen 1200oC’nin üstünde, soÄŸuma sırasında vaki olur. Bu sıcaklık alanında metalin yapısı iyice bilinmediÄŸinden bu tip çatlamanın etüdü hayli güç olmaktadır.
2- Çatlaklar dendritler arasında olur, yani soğuma dokusunun kristal sınır birleşmelerini takip ederler.
Genel olarak, tam soğumadan sonra tamamen ostenitik olan kaynakların, çatlamaya en hassaları oldukça müşahede odilir. Bütün öbür koşullar aynı kalmak kaydıyla ergimiş metalin yüksek sıcaklıkta çatlamaya hassasiyeti ferritik eğilimi arttıkça, yok olana kadar azalır. Belirli bir tespit şekliyle soğumadan sonra ergimiş metalde öyle bir ferrit oranı vardır ki bu oranın üstünde metal artık çatlamaya hassas değildir. Bu husus deneysel olarak gözlenir.
Bu bağışıklığı elde etmek için gerekli ferrit oranı, tespit koşulları, alaşım elementlerinin cins ve miktarı, metalde mevcut ilave ve saflığı bozan maddelere bağlıdır. Keza kaynak ısısından etkilenmiş bölge de yüksek sıcaklıkta çatlamaya hassas olabilir. Yine ana metale yeterli bir ferritik eğilim vererek bu çatlamayı önlemek mümkündür.
Doğal olarak çatlamanın temel nedeni çekme gerilmelerinin varlığında aranır. Aynı çekme gerilmesi koşulları altında metalürjik nedenler bazı paslanmaz çelikleri diğerlerinden çatlamaya daha hassas kılarlar.
Bu çatlama tipinin belirtici karakteri itibariyle onun nedeni, çok yüksek sıcaklıkta hasıl olan fiziko-şimik olaylarda aranır. Gerçekten öne sürülen bütün izah tarzları, yüksek sıcaklıkta çatlamayı katılaşmada ayrılıp toplanma (segregasyon)olaylarına bağlamaktadır. Bu ayrılmanın sonucunda katılaşma ilerleyip çekme gerilmeleri arttıkça geri kalan sıvı baz elementlerden yana zenginleşiyor. Alaşım ve ilave elementler bakımından deney, aşağıdaki sonuçlara götürmüştür.
1- Artan zararlılık sırasına göre zikredilmiş nikel, tantal, silisyum ve titanyum çatlamaya eğilimini artırır. Bakının etkisi tartışma konusudur. Karbonunki bazı çeliklerde olumsuz, bazılarında da yararlıdır.
2- Krom, tungsten, manganez, molibden ve azot çatlama eğilimini azaltır.
3- İlave elementlerle saflığı bozanlar arasında zirkonyum, bor, kükürt ve fosfor çatlama eğilimini arttırırlar; oksijen de bu kategoriye girer.
Bazı araştırıcılar, bazı element segregasyonunun katılaşma sonunda, düşük ergime noktalı dendtritler arası bir sıvı film hasıl ettiğini, bu filmin, bir yandan çekme zorlamaları kendini hissettirirken, dokuyu bağlantı kabiliyetinden yoksun bıraktığını ileri sürüyorlar. Bazılarına göre de katı halde katılaşma dokusunun bir gevrekleşmesi hasıl olmaktadır. Çatlama yine segregasyon nedeniyle vaki olmakta fakat bu segregasyon yüksek sıcaklıkta tane sınırlarının mekanik mukavemetini, tane göbeğinikine nazaran azalatmaktadır.
Isıdan etkilenmiş bölgelerin çatlama sebepleri de, alt tabaka dokusunun kristal birleşmelerinin alaşım elementlerinden veya saflığı bozan elementlerden yana zenginleşmesine bağlanıyor. Bu elementler katılaşma noktasını yerel olarak düşürüp dokuyu gevrekleştiriyor.
Ostenitik çeliklerde çatlama yüksek sıcaklıkta vaki olduğundan kaynakların ön ısıtmasının pratik bir yararı olmaz, zira normal ön ısıtma sıcaklıkları soğuma hızını ve çatlamanın hasıl olduğu sıcaklıkta çekme zorlamalarının şiddetini çok az değiştirir.
Genel olarak, çatlama mukavemeti üzerinde olumsuz rol oynayan ilave elementlerle saflığı bozan elementler ostenite nazaran ferrit içinde daha çok erirler. Ergimiş metal içinde dendtritler arası pozisyonda önemli nispette ferrit bulunduğunda, zikredilen zararlı elementler bununla eriyik haline girer ve böylece düşük katılaşma noktalı veya gevrekleştirici film teşekkülü önlenmiş olur. Ayrıcı, yüksek sıcaklıkta ferritin şekil değiştirmeye mukavemeti ostenitinkinden çok düşüktür. Yeterli miktarda ferrit bulunuyorsa çekme gerilmelerinin giderilmesi daha çabuk olur.
Yüksek sıcaklıkta çatlamaya dayanmaya yeterli ferritik eğilim elde etmek için kaynak metalinin bileşimini ayar etmek gerekir. Bu önlem birçok ostenitik çeliklerde uygulanır, fakat ferritik eğilimi hiç bulunmayan tiplere tatbik edilmez. Bunun için alınacak önlemler arasında şunlar sayılabilir.
İçinde olumsuz etkisi bilinen ilave element bulunmayan yeterli derecede saf kaynak metali kullanmak. Vakumda ergitme, çok saf malzeme kullanma genel olarak durumu düzeltir. Muhtemelen böylece kükürt, fosfor ve oksijen oranları düşer.
Ostenitik çeliklerin, yüksek sıcaklıkta korozyona mukavemetlerini artırmak için çoÄŸu zaman %1’den fazla silisyum bulunur. ErgimiÅŸ metalin kendisinden %1’den fazla silisyum bulunursa çatlamayı önlemek çok zor olur. Keza karbon miktarının silisyumunkine oranı 0,5 civarında olursa, bu çeliklerin yüksek sıcaklıkta süneklik ve çatlamaya mukavemetleri azami olur, bu oran düşecek olursa çatlama eÄŸilimi hızla artar.
Ve ayrıca bu çeliklerin kaynağı için yüksek oranda manganez ihtiva eden kaynak metali kullanılır. Bütün paslanmaz çelik tiplerinin tamamen ostenitik kaynaklarının %7 10 manganez içermeleri halinde yüksek sıcaklıkta çatlamaya daha iyi dayandıklarını deneyler göstermiştir. Bu mukavemet artışının mekanizması pek iyi bilinmemektedir.
PASLANMAZ ÇELİKLERİN DÖVÜLMESİ VE ISIL İŞLEMLERİ
Paslanmaz çelikler oldukça kalabalık bir türe sahiptir. Fakat genel sınıflandırma
haricinde ısıl işleme hassasiyetleri bakımından başlıca dört grupta toplanırlar.
1- Kromlu “MARTENZİTİK”paslanmaz çelikler
a) Yüksek karbonlu
b) Alçak karbonlu
2- Demirler sınıfına giren “FERRİTİK”paslanmaz çelikler
3- Nikel-Kromlu “OSTENİTİK paslanmaz çelikler
4- Nikelce zengin “OSTENİTİK”paslanmaz çelikler.
a) Yüksek Karbonlu “MARTENZİTİK” Paslanmaz Çelikler: Bu çelikler karbon muhtevasından dolayı ısıl iÅŸlemle sertleÅŸmeye gayet müsaittir. YumuÅŸatma yapılabilir ve dövülebilir. Yalnız dövülmeleri, sıcaklığa mukavemetleri yüzünden orta karbonlu çelikler kadar kolay deÄŸildir. Zira dövme sırasında ÅŸekillenme kabiliyetleri azalır. Bu sebeple paslanmaz çelikler hangi gruptan olursa olsun, dövmeden önce 800oC civarında (sıcaklık parçanın merkezine nüfuz edinceye kadar) tavlanır ki bu zaman karbonlu çeliklerin ısıtılma zamanından fazladır.
Komplike parçalar iÅŸlem durumuna göre birkaç ön ısıtma gerektirir. Dövme sıcaklık aralıkları oldukça dardır. Ayrıca iç ve dış çatlaklıklardan kaçınmak için dövmeden sonra soÄŸutma tedrici ve üniform olmalıdır. Bu çeliklerin, çok az karbonlu olanları hariç, diÄŸerleri havada soÄŸutmakla sertleÅŸebilirler. Bu sebepten havada soÄŸutarak dövülmeleri onları sert yapar. Bu ÅŸartlar altında dövme yapmak doÄŸru deÄŸildir. Dövmenin daima çabuk ve hızlı darbelerle 900 – 1150oC arasında yapılmasına dikkate etmeli ve 850oC altında asla devam etmemelidir. Zira çeliÄŸin bu sıcaklık altında sıcak iÅŸlem görmesi aşırı iç gerilmeler meydana getirir.
Tablo-1’de en çok kullanılan kromlu paslanmaz çeliklerin analizleri ve ısıl iÅŸlem dereceleri verilmiÅŸtir. Bu tabloda görüldüğü gibi bazı çelikler diÄŸerlerinden daha fazla C ihtiva etmektedir. Yüksek karbonlu çelikler, dövme için daha yüksek bir derecede tavlanmayı gerektirirler. Fakat çok yüksek bir dövme sıcaklığı tane irileÅŸmesi ve sertleÅŸtirmede güçlük meydana getirir.
Bu çeliklerden işlenebilme özellikleri istenildiği zaman, işlenebilme özelliğinin tamamen iadesi için tam temperlenir. Daha kolay işlenebilme için tam yumuşatma şart değildir.
Yüksek karbonlu çelikler, sertleştirme işleminden sonra değişik sıcaklıklarda temperlenirse oldukça değişik özellikler elde edilir. Şekil-1 bu neticeler hakkında fikir vermektedir.
EÄŸer bu çeliklere su verilir, sonra da 450 – 650oC arasında temperlenirse (temperleme sıcaklığı yükseldikçe) korozyona mukavemet azalır. Sadece Cr’lu çelikler 500oC civarında ön ısıtma sebebiyle astar ÅŸeklinde korozyona uÄŸrayabilir. Bu durum 750oC tavlama ile giderilir.
b) Alçak Karbonlu “MARTENZİTİK” Paslanmaz Çelikler: %0,1, %11,5-14 Cr ihtiva ederler. Isıl iÅŸlemle sertleÅŸtirilebilir. SertleÅŸtirme sıcaklığı 950-1000oC arasında, temperleme sıcaklığı ise 300 – 750oC arasındadır. Sıcaklık yükseldikçe korozyona mukavemet azalır (tane sınırlarında krom azalması). Bu çelikler otomobillerde ve kapı tutamaklarında, atmosferik korozyona maruz mukavemet istenen yerlerde kullanılır. Bu gruba giren diÄŸer çelik terkipleri ve ısıl iÅŸlem deÄŸerleri Tablo-1’de verilmiÅŸtir.
2. Demirler Sınıfına Giren “FERRİTİK” Paslanmaz Çelikler: Çok az karbon ihtiva ettikleri
için oldukça yumuşaktırlar. Az karbon (%0,1) ve fazla Cr (%17-28) ihtiva etmeleri sebebiyle sertleştirilemezler (ince taneli yapılamazlar)
1000oC üzerinde özüne kadar ısıtma ile tane büyümesi abartılı ÅŸekilde olduÄŸu için çok kırılgan bir yapı hasıl olur. Hatta 350 – 600oC arasındaki temperlemede yüksek Cr muhteviyatından dolayı kırılganlık tesiri olur. Kırılganlığa mani olmak için kritik noktadan çabucak soÄŸutulmalıdır. Bu çeliklerin yumuÅŸatma sıcaklığı 750 – 900oC arasıdır.
Dövme hafif darbelerle baÅŸlayıp tedricen düşen bir sıcaklık takip edilmelidir. Yüksek sıcaklıkta dövmemeye dikkat etmeli, ayrıca 900oC’nin altında da dövme yapılmamalıdır. Aşırı ısıtmadan ne pahasına olursa olsun kaçınılmalıdır, zira aşırı ısıtma hem dayanıklılıkla sünekliÄŸin azalmasına, hem de tane büyümesine sebep olur.
En iyi yapı şartları dövme işleminin alt limit sıcaklıkta bitirilmesiyle elde edilir.
Dövmeden mütevellit gerilmelerin kaldırılması: 750 – 800oC’ye kadar tavlayıp havada soÄŸutulma ile olur. Tablo-2 bu gruba giren esas çelikleri ve dövme sıcaklıklarını göstermektedir. Dikkatle ön ısıtma ve dövmeyi müteakip, dikkatle soÄŸutmayı icap ettirler.
Bu çelikler, korozyona mukavemetle beraber dövülebilme kabiliyeti ve oldukça fazla süneklik, istenen gayeler için özel olarak hazırlanır.
4- Nikel-Kromlu “OSTENİTİK” Paslanmaz Çelikler: Paslanmaz çeliklerin en popüler grubudur. Fe-Ni-Cr alaşımıdır. %18-20 Cr, %8 – 10 Ni ihtiva derler. %17 – 18 Cr, %7 – 8 Ni, %0,10 – 0,12 C terkibindeki çelik en çok