1.GİRİŞ 3
2.TAMİR BAKIM FAALİYETLERİ ve KLASİK BAKIM YÖNTEMLERİ 5
2.1.Arıza ve hataların nedenleri 5
2.2.Klasik bakım yöntemleri 5
2.2.1.Arıza olduğu zaman bakım (Arızi bakım-Breakdown Maintenance) 7
2.2.2.Periyodik koruyucu bakım 7
2.2.3.Makinenin performansına dayalı bakım (Kestirimci Bakım) 8
2.3.İşletmelerde uygulanan bakım türlerinin prensipleri 8
2.4.Tamir bakım faaliyetlerinin üretime etkisi 9
3. TOPLAM ÜRETKEN BAKIM (TOTAL PRODUCTIVE MAİNTENANCE) 12
3.1.TÜB kavramının ortaya çıkışı 12
3.2.ÜB ın gelişimi 13
3.3.ÜB ile TÜB arasındaki farklar 14
3.4.TÜB ın Tanımı 15
3.5.TÜB ın gelişiminin 8 Önemli dayanak noktası 16
3.6.TÜB ın karakteristik özellikleri ve hedefleri 17
3.7.TÜB ın iş hedefleri 20
3.8.Üretimde verimliliği geliştirme ve TÜB 21
4.TOPLAM EKİPMAN ETKİNLİĞİNİN EN ÜST DÜZEYE YÜKSELTİLMESİ 26
4.1.Ekipman Etkinliğini Artırmanın Temel Prensipleri : 27
4.1.1.Çalışmadan Geçen Zaman 27
4.1.2.Hız Kayıpları 27
4.1.3.Hatalar 27
4.2.KAYIP SEBEPLERİ YAPISI 33
4.3.ALTI BÜYÜK KAYIP 37
4.4.STABİLİZASYON 51
5 TÜB İLE ÜRETİMDE KULLANILAN DİĞER SİSTEMLER ARASINDA İLİŞKİLER 51
5.1.TÜB ile Tam Zamanında Üretim (Just-In-Time) arasındaki ilişki 51
5..2.Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ile TÜB arasındaki ilişki 52
6 TÜB UYGULAMA PROGRAMI 54
6.1.TÜB uygulamasının on iki adımı 54
6.2.Hazırlık safhası 54
6.3.Ön geliştirme aşaması 54
6.4.Geliştirme aşaması 54
6.5.Stabilizasyon aşaması 55
6.6.TÜB geliştirmenin 12 adımının incelenmesi 55
6.7.Hazırlık aşaması 56
6.7.1.1.Adım: Üst yönetimin TÜB uygulamasına başlanacağını açıklaması 56
6.7.2.2. Adım: TÜB ın ilk aşama eğitimi 57
6.7.3. 3. Adım: TÜB organizasyonunun oluşturulması 57
6.7.4.4. Adım: TÜB hedeflerinin ve temel prensiplerinin oluşturulması 59
6.7.5.5. Adım: TÜB uygulaması için mastır plan yapılması 59
6.8..Ön geliştirme safhası 60
6.8.1.6. Adım: TÜB uygulanmasına başlanması 60
6.9.Geliştirme safhası 60
6.9.1.7. Adım: Ekipman etkinliğini geliştirmek 60
6.9.2.8. Adım: Operatörler için özerk kullanıcı bakım programının oluşturulması 61
6.9.3.9. Adım: Bakım bölümü için planlı bir bakım programının kurulması 63
6.9.4.10. Adım: Üretim ve bakım bölümlerinin becerilerinin geliştirme eğitimlerinin yönetimi 63
6.9.5.11. Adım: Yeni ekipman yönetim programı geliştirme 64
6.10Stabilizasyon safhası 66
6.10.1.12. Adım: TÜB uygulamasının tamamlanması ve ölçülü ilerleme 66
6.11.TÜB Faaliyetlerine genel etkileri 66
7 .BİLGİSAYAR DESTEKLİ BAKIM YÖNETİM SİSTEMİ UYGULAMALARININ SAĞLADIĞI TASARRUFLAR 68
8.TÜB UYGULAMALARINDAN ÖRNEKLER 70
8.1.TÜB çalışmalarında işçilerin yaklaşımları ve bir örnek 70
8.2.Somut bir örnekle TÜB in sonuçları 71
9.“TOPLAM VERİMLİ BAKIM” YÖNETİM SİSTEMİ UYGULAMA PLANI 76
9.1.Toplam Verimli Bakım : Tvb 77
9.3. Bakım Hakkında Bilgi Notu 84
10.SONUÇ 87
KAYNAKLAR 89
1.GİRİŞ
Üretimin, temel amacı mutlak müşteri memnuniyeti olarak söylenebilir. Gün geçtikçe firmalar arası rekabetin artması sonucu, firmalar için ayakta kalmanın şartı, firmanın bu amacı gerçekleştirmeleri olarak gösterilmiştir. Müşteri memnuniyeti için her firma çeşitli üretim metotlarını kendi üretim sistemi ve organizasyonlarına uyarlamaktadır.
Teknolojiyi maksimum insan gücünü de minimum olarak kullanan günde yirmi dört saat çalışan, üretim sistemlerinin gelişmesiyle ürün kalitesinin, verimlilik, maliyet, güvenlik, sağlık gibi temel öğelerin gittikçe ekipmana bağlanmakta olduğu söylenebilmektedir. Üretimin aksamaması, üretim kalitesinin düşmemesi, üretimde kayıpların ve bu kayıplarla birlikte maliyetlerin artmaması için, ekipmanın teknoloji ve otomasyon düzeyinin artmasıyla bakımın, bakım için gereken insan gücünün, eğitim becerisinin, motivasyonun ve organizasyonun önemi de artmaktadır.
Bakım faaliyetleri, bir üretim tesisinin en kritik faaliyetleri arasında olduğu belirtilmelidir. Bu faaliyetlerin bilinçli ve planlı bir şekilde yürütülmesi önemlidir. Üretilen malın maliyetinin %6 sının bakım giderlerinin oluşturduğu ve iyi bir planlama ile bu giderlerin %30 - %50 oranında azalabildiği görülmüştür.
Belirtilen amaçlar ve düşünceler dahilinde incelenecek temel konu olan son dönemin popüler yaklaşımlarından biri olan Toplam Üretken Bakım (TÜB), Japonya da üretim bölümünde uygulanan zamanla genişleterek tüm şirket genelinde uygulamaya geçilen bir yöntemdir. Yani üst yönetimden en uçtaki işçiye kadar herkesin katılımı esasına dayanır. İşletme için kayıpları en alt seviyeye indirmeyi hedefleyen, bunun için ekipman kalite ve fonksiyonlarının, operatörlerin sorumlu olduğu ekipman hakkında düşünce şekillerinin değiştirilmesi gerektiğini kabul eden bir sistem olarak TÜB ı açıklayabiliriz. Bünyesinde bilinen planlı ve arızi faaliyetleri barındırmasıyla birlikte bakım azaltma, tasarım aşamasında bakım kolaylaştırma, makine operatörlerinin sorumluluk ve motivasyonlarını arttırma çalışmalarını içeren, başarısı için de bütün işletmedeki tüm birimlerin birbirleriyle iletişimlerinin sürekli ve sağlıklı yürütülmesini gerektiren, bir anlayış olması TÜB ın özellikleri arasında sayılmaktadır.
Kısaca TÜB işletmelerin üretim performanslarını yükseltme amaçlı bir bakım yöntemi olarak belirtilebilir. TÜB ın incelenmesine, bakım sistemlerinin ve bakım kavramının incelenmesi ile başlayacak, TÜB ın tanımı farklılıkları ortaya konulacak, TÜB sistemlerle olan ilişkisi açıklanıp uygulama programının adımları incelenecektir.
Önemini henüz idrak etmeye baÅŸladığım daha doÄŸrusu yeni tanıştığım bu konuyu almamda beni teÅŸvik eden Sayın Doç.Dr.Mesut ÖZGÜRLER’e teÅŸekkürü bir borç bilirim.
2.TAMİR BAKIM FAALİYETLERİ ve KLASİK BAKIM YÖNTEMLERİ
2.1.Arıza ve hataların nedenleri
Kronik arızaların bir çok nedeni olmakla birlikte en önemli neden olarak insan faktörü olmaktadır. Arızalar, üretimin durması, üretim hatalarının ortaya çıkması teslimatların gecikmesi ve bunların sonucu olarak birbirlerine baÄŸlantılı olan parasal kayıp, müşteri kaybı, prestij kaybı gibi sonuçlar doÄŸurabilir, bu sonuçlarda bir tek makine da görülen arızadan bile kaynaklanabilir. Arızalardan kaçınmak için, elemanların arızalı ekipmanların anormal durumlarını (alışılmamış derecede ses ve titreÅŸim gibi) önceden tespit etmesi gerekmektedir.Arızaların nedenleri incelendiÄŸinde insan faktörlerinin önemli bir yer tutması nedeniyle “sıfır arıza” durumuna sahip bir iÅŸyeri meydana getirmek mümkün olabilecektir.
Arızaları azaltma veya ortadan kaldırmanın yollarından biri de TÜB dır. Sıfır hata için temel adım bakım elemanları tarafından yapılan uzmanlık düzeyindeki işlerin yanı sıra operatörler tarafından yerine getirilmesi gereken günlük kontroller ve diğer bakım işlemleridir. Fakat bu yeterli bir çalışma değildir; arızaların bir çok nedeni vardır ve problemler, bir veya birden çok olumsuzluğun birleşiminden kaynaklanabilmektedir.
Üretim aksaklıklarına yol açan kronikleşmiş hatalardan kaçınmak şarttır, bunun için sistemli bir çalışma ile arıza sebeplerini listelemek, ne kadar önemsiz olursa olsun bu sebepleri ortadan kaldırmak için gerekenler yapılmalıdır.
2.2.Klasik bakım yöntemleri
Yüksek verimli makinelerin ve bu makinelerden oluşan tesislerin kullanıldığı modern endüstride, her boydaki kuruluş için, üretim söz konusu olduğunda bakım onarım faaliyetleri vazgeçilmez bir uğraş olmak zorundadır. Arızaların oluşması üretim planını aksatıp büyük finansal kayıplara yol açtığı görülmüştür. İşletmelerde bakım onarımın değil üretimin planlara göre yürümesi zorunludur.(6)
İşletmeler kendileri için nasıl ve hangi ölçekte bir bakım sistemi ve yöntemi oluşturacaklarını düşünmek zorundadırlar. Böylece işletme ekonomisi bilimi içinde, işletmenin oluşturacağı ürün maliyetinde hem sermaye hem yatırım yapılan tesislerin amortisman ve faydalı ömür süreleri içinde, tesis ve mal varlıklarını koruyarak, optimum bir bakım maliyetini hedefleyerek, bakım yöntemini ve organizasyonunu oluşturmak, yönetimin en önemli görevi olmaktadır. (6)
Bu noktada bir tesisin düzenli ve sürekli çalışabilmesi, karlılığı, bakım ekibinin çalışma sistemine randımanı ve tecrübesine bağlıdır.(2)
İşletme için en önemli sorun bakım yönteminin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı konusu olarak dikkat çekmektedir. İşletme bu soruya cevap verebilmesi için iyi bir ekonomik analiz yapması gereklidir. İşletme bakımı dışarıya mı yaptıracağı yada kendi içinde bu işi yapacak ekip kuracağı kararına varılırken işletmedeki makine parkının büyüklüğü, üretim sürecinin niteliği bakım giderleri, eğitim sağlanması gibi faktörleri yöneticiler göz önüne almak zorundadır.
Bir diğer önemli konu da makinelerin belirli aralıklarla mı bakıma alınacağı, yada arıza çıkınca mı müdahale edileceğidir. Periyodik bakım k ararlarında en uygun bakım aralığının belirlenmesidir.(8)
Şekil 1: Tamir Bakım kararları
Yakın geçmişte kullanılmış üç adet bakım sisteminden bahsetmek mümkündür
Arıza oluştuğu zaman yapılan bakım
Periyodik koruyucu bakım
Makine performansına dayalı bakım
2.2.1.Arıza olduğu zaman bakım (Arızi bakım-Breakdown Maintenance)
Yüksek maliyeti olmayan ve çok sayıda yedeği bulunan tesis ve atölyelerde uygulanan bir arıza olduğunda uygulanan bakım sistemidir. Makinelerde beklenmedik bir arızada yedeğinin bulunmaması durumunda program dışı bir bakım gerekecektir. Bu bakım sisteminin başlıca dezavantajları:
Makinelerin yedeklerinin bulundurulması işletmeye hem sermaye hem de depolama açısından büyük yük getirmesi,
Hasarın ne zaman meydana geleceği bilinmediğinden gerçek bir üretim planı yapılması mümkün olmamasıdır.(2)
2.2.2.Periyodik koruyucu bakım
Endüstride en çok kullanılan bakım yöntemidir. Bakım ekibinin deneyimi, makinelerin geçmişteki performans ve çalışma şartları göz önüne alınarak bakıma alınacağı zaman ve bakımda hangi parçaların değiştirileceğine karar verilir.Bu bakım sisteminin amaçları:
Üretim için optimum sayıda ekipmanı hazır duruma getirmek,
Makinelerin ömrünü kabul edilebilir düzeye getirmek,
Makinelerin arızalanmalarını en aza indirmek,
Üretim giderlerini azaltmak.
Olarak sıralanabilir. (8)
Bu yöntemin dezavantajları ise:
Üretim, planlanan periyotlarda yine umulmadık, beklenmeyen arızalardan dolayı durmaya mahkumdur. Bu ani ve plansız üretim durmaları hem bakım ekibini güç durumda bırakabilir, hem de üretim planını bozar.
Bakım ekibi, plan ve programı yapılmış ama gerçekte belki o anda gerekmeyen bakım için zaman kaybedecektir. Bundan dolayı çok sayıda bakım personelini istihdam edilmesi gerekecektir.
Periyodik bakım sırasında, gerek istatistik ve gerekse tecrübelerle değişmesi planlanan parçalar, belki de ömürlerini tamamlamadan değiştirilmek zorunda kalacaktır. Ayrıca bir parçada oluşan hasar, hesapta olmayan başka parçalarda da hasar yaratacağından bir çok parçanın stokta hazır bulundurulması gerekecektir. Bu da yedek parça maliyetini arttıracağı gibi stoklama problemi de getirir
Planlı periyodik bakım sırasında, özellikle hassas makinelerin sökülüp tekrar monte edilmeleri, çalışma hassasiyetini ve ayarını bozabilir. Bu ayarsız süre içinde üretim hatalı ve düşük olacaktır. Periyodik bakımdan sonra, gerek ayar gerekse yeni parçalardaki sürtünme ve aşınmalar dolayısıyla makinenin rejim haline gelmesi için bir süre geçecektir. Yeni ayarlamalar ve ilk aşınmalardan sonra iyi çalışma şartların dönülecektir ama, bu arada üretim kalitesinde ve miktarında düşme olacaktır.(2)
Olmaktadır.
2.2.3.Makinenin performansına dayalı bakım (Kestirimci Bakım)
Bu bakım sisteminin ana prensibi, makinelerin performansının incelenerek ne zaman bakıma gerek olacağına karar verilmesidir. Kısa süre üretime ara verilerek daha önce den belirlenen arıza onarılmaktadır. Burada makinelerle ilgili bazı parametrelerin kontrolü ve ölçümü yapılması gerekmektedir. Bu ölçüm ve kontrollere göre makinenin çalışma şartları hakkında fikir oluşur ve hasarın gelişmesi izlenir ve hatayı oluşturan sebep belirlenir. Hatanın teşhisinden sonra, gerekli yedek parça temin edilerek, üretim durdurulur ve mümkün olan en kısa sürede bakım yapılıp tekrar üretime devam edilir.(2)
2.3.İşletmelerde uygulanan bakım türlerinin prensipleri
İşletmelerin, varlıklarını sürdürebilmesi için ürettiğini ekonomik koşullarda satıp kar etmesine bağlıdır. Ayrıca firmanın rakip firmalarla fiyat ve kalite yarışı yaparak ayakta kalması gerekmektedir. Bu açıdan üretim sisteminin tümü ile aksamadan çalışmasını sürdürmek için bakımı belli bir plan doğrultusunda yürütmek, beklenmedik arızaları minimumda tutmak, gereklidir böylece işletmenin güvenirliliği artacaktır.
İşletmelerde kullanılan bakım yöntemlerinin çıkışı üç ana prensipten ortaya çıkmaktadır:
Düzeltici bakım; arıza sonucu bakım olarak gözlenir, ortaya çıkışı plansızdır, arızaları ortadan kaldırmak ve acilen çare bularak tamir edilmesi amaçlı yapılır
Önleyici bakım; denetleme ve izleme yöntemidir, belirli aralıklarla yapılan denetimlerle ve istatistiksel yöntemlerle beklenmedik arızalara karşı belli bir emniyet sağlanır. Bünyesinde ilk prensibin uygulamalarını barındıran planlı bir bakım yöntemidir.
İyileştirme-geliştirme amaçlı bakım; makinenin tüm ekipmanının orijinali üzerinde tasarımı ile ilgili değişikliklere kadar giden bakım faaliyetidir
2.4.Tamir bakım faaliyetlerinin üretime etkisi
Bir tesisin verimli ve karlı bir biçimde çalışması için önde gelen koÅŸullardan birisi uygun bir kapasitede kurulması ve bu kapasiteden azami düzeyde yararlanılmasıdır. Makine ve tesislerin kapasitelerinden nominal olarak faydalanamamanın çeÅŸitli nedenleri bulunmaktadır (projelerin iyi hazırlanamamaları, iÅŸ gücü verimliliÄŸi düşüklüğü, yönetim yetersizliÄŸi, genel ekonomik koÅŸullar, …vb.). Bunlara ek olarak, özellikle otomasyon ağırlıklı sektörlerde arızalar nedeniyle makine duruÅŸlarının kapasitenin düşük kullanımında, yani üretim programının aksamasına yol açmasında büyük payı olduÄŸu bir gerçektir. Buda iÅŸletmenin ayakta kalabilmesi için ortadan kaldırması veya minimum düzeye getirmesi gerektiÄŸi üretimi etkileyen faktörlerden biridir.
Bu noktada vurgulanması gereken üretim için makine ve teçhizat kullanımı söz konusu olduğunda bakımın vazgeçilmez bir uğraş olmasıdır.(6)
Tamir ve bakım faaliyetlerindeki aksaklıklar üretim akışını, verimliliği ve dolayısıyla üretilen mamulün maliyetini olumsuz etkileyeceği unutulmamalıdır. Ayrıca bakım sorunlarını tasarım aşamasında çözümleyebilecekken, ihmal veya bilgisizlik nedeniyle geciktirilerek sonraki aşamalarda ele alınması yapılacak modifikasyonun maliyetinin katlanarak artmasını sağlar. Üretilen malın maliyetinin %6 sına kadar çıkan payın bakım giderlerine ait olduğu bilinmektedir. Bakım sorunlarını tesisin faaliyette olduğu sürece doğru zamanda ele almak işletme için önemli yararlar sağlayabilmektedir.
0,1 Ön etüdler aşaması, sözleşmeden önce
1 Tasarım aşaması, sözleşmeden sonra
10 İmalat safhası, imalatçının fabrikasında
100 Montaj aşaması, işletmeye almadan önce
1000 İşletme dönemi
Tablo 1: Maliyetlerin Katlanarak Artması
Bir özet olarak tamir-bakım faaliyetlerinin üretimini etkileyen ve işletmelerin tamir-bakım politikaların oluştururken dikkate alması gereken çeşitli özellikler aşağıda sıralandığı gibidir:
Üretim sisteminin büyümesi veya üretim miktarının artması tamir bakım faaliyetlerinin önemini arttırmaktadır. Sürekli ve özelliklede proses imalat tüplerinde sipariş tipi üretime göre bakım planlamasının daha önem taşıdığı görülmektedir sipariş tipi üretimde arızalanan veya bakıma alınan makinelerin yokluğunu bir ölçüde giderme olanağı bulunmaktadır.
Otomasyonun ağırlı taşıdığı sektörlerde arızaların giderilmesi için iyi yetiştirilmiş personele ihtiyaç vardır
Tamir bakım faaliyetleri sadece üretimin aksamasını minimum düzeyde tutmak olarak düşünülmemelidir; bir makinenin bakıma alınması diğer makinelerin boş kalmasına yol açıyorsa kapasite kaybı var demektir. Çok makineli sistemlerde bu kaybın önlenmesi de ayrı bir sorundur.
Tamir bakım işlerini yürütecek insan gücünden yararlanma oranının yüksek tutulması gerekmektedir.bu oranın %100 olması arızanın belirsizlikleri yüzünden imkansızdır. Bu oranın yüksek oluşu tamir bakım faaliyetlerinin düşürülmesi açısından önemlidir.
Tamir bakım faaliyetlerindeki aksaklıkların üretim akışını, maliyetleri ve verimliliği kötü yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.
Bakım sorunlarını doğru zamanda ele almak işletme için önemli yararlar sağlayabilmektedir.
Bakım faaliyetlerinde tesislerin teknolojik şartlar yanında işletme ve çevre şartları ile yakından ilgilidir. Bu nedenle her işletme kendi durumuna göre bir bakım politikası dizayn etmesi zorunludur.
Makinelerin arıza yapana kadar çalıştırılması genellikle işletmenin orta ve uygun vadeli ekonomisine uygun düşmemektedir.
Periyodik bakımların yapılmasına rağmen endüstride, çoğu hallerde, malzemenin faydalı ömründen yararlanılamadığı görülmüştür.
Sonuçta bakım yöneticisi asgari maliyetle ürünün devamlılığın sağlamak amacıyla makinelerin ihtiyacı olan bakım işlerini asgariye indirip duruş zamanı azaltmak, zamanında bakım sağlamak, direkt işçilik ve malzeme giderlerini azaltıp, malzemenin ömründen azami yararlanılarak ekonomiklik sağlamak için çalışacaktır. (6)
Tamir-bakım faaliyetlerinde görülen aksaklıkların maliyetlere yansıması aşağıdaki gibidir:
Makine ve onları çalıştıran operatörlerin boş kalması.
Dolaylı işçilik ve imalat masraflarının artması.
Müşteri taleplerinin karşılanamaması ve dolayısıyla müşteri memnuniyetinin düşmesi.
Aksaklığın meydana geldiği departmanla ilgili olan departmanlardaki gecikme ve boş beklemeler.
Hatalı ürün oranının artması ve beklenen kaliteyi yakalayamama.
Siparişlerin zamanında teslim edilememesi sebebiyle müşteri kaybetme.
3. TOPLAM ÜRETKEN BAKIM (TOTAL PRODUCTIVE MAİNTENANCE)
3.1.TÜB kavramının ortaya çıkışı
Özellikle 2. Dünya Savaşından sonra Japon endüstri yönetimi imalat beceri tekniklerini ABD ‘den ithal edip bir takım deÄŸiÅŸikliklerden sonra kendi tekniklerini uygulamaya baÅŸlamışlardır. Japon ürünlerinin, bu süreçten ve uygulamalardan sonra kazandıkları üstün kalite özelliklerinin tüm dünyaya yayılmasıyla bütün dünya gözlerini Japon yönetim sistemlerine çevirmiÅŸtir.
Japonlar elli yıl öncesinin amerikan tarzı bir bakım sistemi olan Üretken Bakımı kendi ülkelerine ithal etmiştir. 1969 yılında bir Toyota gurubu üyesi olan, otomobil parçaları üreticisi Nippodenso Co. Ltd. tarafından tanıtılmış ve şirket tüm üyelerin katılımıyla üretken bakım sistemini; Toplam Üretken Bakımı benimsemiştir. 1971 mali yılında PM (Japonya)ödülü kazanmıştır. Böylelikle TÜB ilk olarak Toyota şirketler gurubunda yayılmıştır.
TÜB ın temeli, operatörün makinesini sahiplenmesi, makinesinin farkına varması, makine, enerji hammadde ve kendisi ile ürün, yani girdiler ile çıktılar arasında ilişkiyi kurması, makine ve enerji bilgilerini ön plana çıkararak bunları iş hayatına yansıtması şeklindedir.
TÜB’ ın temel amacı üretimde çalışana verilen deÄŸeri ön plana çıkararak kalite ve verimliliÄŸi maksimum deÄŸere ulaÅŸtırmaktır.TÜB, üretim araçlarının sıfır hata ve sıfır kayıp ile üretir hale getire bilinmesiyle, kalite ve verimliliÄŸin üst sınırlarının sürekli zorlandığı bir sistem olarak ürünlerin, firmalar arası artan rekabetin içinde, rekabet güçlerini devamlı geliÅŸtirebilmek amacıyla uygulanacak bir sistemdir.
TÜB ilk Toyota gurubu içinde yayılmakla beraber sonraları otomobil, makine, yarı iletken endüstrileri gibi imalat ve montaj endüstrilerinde uygulanmaya geçilmiş, 1980 lerde kimyasal gıda maddeleri, çimento, ve seramik gibi proses endüstrilerinde uygulanmaları görülmüştür.
TÜB ın ilk uygulamaları üretim faaliyetlerinde görülmekle beraber, son zamanlarda üretim kapsamı genişletilerek şirketin bütün departmanlarına (örnek olarak sekreterlik ve mühendislik gibi) yayılmasıyla, TÜB ın üretimle sınırlandırılmasına oranla çok daha etkili olması sağlanmıştır. Bu sayede şirketin daha etkileyici sonuçlar alması sağlanır, ve en üst yönetimden, işçilere, ofis sekreterlerinden tüm mühendislere kadar tüm birimlerin iştiraki gerçekleştirilir.
3.2.ÜB ın gelişimi
Toplam üretken bakım ın temelini teşkil eden, Üretken Bakım (PM-Productive maintenance), Koruyucu bakım , koruyucu bakımın bir parçası olarak yapılan ve ekipmanı ilk durumuna getirici rol oynayan üretim tipinin de ötesinde bir yere sahip olan; ayni arızanın tekrar meydana gelme ihtimalini düşüren, onarımları özendirici rol oynayan Düzeltici Bakım(CM-Corrective maintenance), bakımı kolay ve daha iyi bir ekipman imal edebilme amacına yönelik bir çaba ile tasarım aşamasını da bünyesine dahil eden Bakım Koruması kavramlarından doğmuştur.
Bakım sözcüğünün anlamı, belli şartları idame ettirebilmek için ihtiyaç duyulan faaliyetler olarak belirtilir. Bu faaliyetler kalite, performans ve emniyet faktörlerini de kapsayan üretime ilişkin en uygun şartların tümünden oluşuyorsa, PM kavramına bu şartların sürekli korunması için ihtiyaç vardır. Çünkü, PM verimliliğin maksimum düzeye çıkarılması amacına yöneliktir.
Yukarıda özetlenmiş olan, PM nin içine aldığı dört faaliyet türü aşağıda gösterilmiş ve en önemlileri olan ilk üçü açıklanmıştır:
Koruyucu Bakım: Arızaların ve hatalı ürünlerin önlenmesini amaçlar, günlük faaliyetler, ekipman kontrolleri, hassas ölçümler, belirli periyotlarda kısmi veya genel bakımlar, yağ değiştirme, yağlama ve benzeri rutin işlemleri içerir. Ayrıca işçiler ekipmanların bozulmalarının kayıtlarını tutar, böylece problemlere sebep olmadan önce değiştirilmesi ya da onarılması gereken aşınmış parçalar belirlenir.
İyileştirme Amaçlı Bakım:Faaliyetleri, ekipmanın durumunu iyileştirme ve dolayısıyla ileride meydana gelebilecek arıza ve hataları azaltmaya yönelik çalışmalardır. Ekipman bakımını kolaylaştırıcı bir yönü de vardır, kullanılan ekipmanın zayıf yönleri tespit edildiğinde bunları ortadan kaldırmak için tasarlanmış bazı iyileştirme işlemleri yapılmalıdır. Bu, ekipman operatörlerinin her günkü rutin işlerinin yanı sıra, kontrol, yağlama, parça değiştirme işlemlerinde kolaylaştıracaktır.
Bakım Koruması: Yeni bir ekipmanın geliştirilmesinde bakım koruma karamı projelendirme safhasında önem kazanmaktadır. Bu amaca yönelik faaliyetlerle; ekipmanın güvenirliliği, kolay bakımı olması, kullanıcıyla dost kılınması sağlanır ve böylece operatörlerin takım sökme, takma, bağlama, ayar vb. gibi işlemleri kolaylıkla yapması, makineyi kolay kullanabilmesi amaçlanır.
Olay Sonrası Bakım
3.3.ÜB ile TÜB arasındaki farklar
TÜB ın tanımına geçilmeden önce TÜB anlayışının temeli olan ÜB ile TÜB arasındaki farkların gösterilmesi sayesinde TÜB tanım ve gelişim süreci daha iyi anlaşılabilecektir.
TARZ ÖZELLİKLER
1. TÜB TÜB mümkün olan en büyük derecede üretim sistemlerinin verimliliğinin geliştirilmesi için baştan başa bütün uğraşlar için tasarlanmıştır.
ÜB Ekipman uzmanlarına odaklanmıştır. O nedenle ÜB, ekipman üretimi ve bakımı yolu ile ekipman verimliliğini maksimize etmek için her ne kadar çabalasa da , baştan başa bir üretim verimliliğini gerçekleştiremez..
2. TÜB TÜB’ ın karakteristiÄŸi, operatörlerin kendi ekipmanlarının bakımını yapmak ve korumak zorunda oluÅŸudur. Ekipman kontrolü (arızanın teÅŸhisi) ve tamiri uzman bakım personeli tarafından bakılırken, rutin bakım (temizlik, yaÄŸlama, contaların sıkılması, kontrol vb.) operatörlerin sorumluluÄŸu altındadır.
ÜB Rutin bakım, kontrol ve tamiri de kapsayan bütün bakım işleri bakım personelinin sorumluluğunda iken, operatörler üretime adanmışlardır.
3. TÜB TÜB, bütün üyelerin katılımındaki küçük gurup faaliyetlerini belirtir. Resmi organizasyonla birleÅŸtirilmiÅŸ küçük gurup aktiviteleri anlamına gelir (en üst yönetimden, orta kademeli personele, iÅŸletmedeki en uçtaki işçiye kadar). Bu ‘üst üste bindirilmiÅŸ küçük gurup faaliyetleri’ olarak adlandırılmaktadır.
ÜB Tüm üyelerin katılımının sağlandığı küçük gurup faaliyetleri yoktur.
Tablo 2: ÜB ve TÜB Arasındaki Farklar(1)
3.4.TÜB ın Tanımı
TÜB ilk ileri sürüldüğünde sıkı bir şekilde üretim bölümünün içindeyken, daha sonraları TÜB ın faaliyetleri daha da genişleyerek şirket geneline uygulanmaya başlanmıştır. Bu açıdan her iki uygulamanın tanımı da incelenecektir.
·1 TÜB ekipman etkinliğini maksimize etmeyi hedefler(baştan başa verimli çalışma ilerlemesi).
·2 TÜB ekipmanın bütün ömrü için tasarlanan Üretken bakımın toplam bir sistemini kurmayı amaçlar.
·3 TÜB ekipman gerektiren planlama, imalat, ve bakım bölümünü de içeren tüm bölümlerde işler.
·4 TÜB en üst yönetimden makine başındaki işçiye kadar herkesin katılımı esasına dayanır.
·5 TÜB, üretken bakım yöntemini motivasyon yönetimi sayesinde uygulamaktadır (küçük gurup faaliyetleri gibi).
Tablo 3: TÜB Tanımı (üretim Kısmı İçin)
·6 TÜB ekipman etkinliğini maksimize eden ortak bir sistem yaratmayı hedefler (baştan başa verimli çalışma ilerlemesi).
·7 TÜB iÅŸletmenin en uç kısmındaki oluÅŸabilecek tüm kayıpları önlemek için bir sistem yaratır ve son ürün üzerine odaklanır. Bu sistem, üretim sisteminin tüm ömür çevirimine “sıfır iÅŸ kazası, sıfır arıza ve sıfır hata” hedeflerini gerçekleÅŸtiren sistemler içerir.
·8 TÜB üretim, geliştirme ve idari bölümlerde kapsayan tüm bölümlerde uygulanır.
·9 TÜB en üst yönetimden makine başındaki işçiye kadar herkesin katılımı esasına dayanır.
·10 TÜB, organizasyondaki tüm kademelerdeki küçük gurup faaliyetleri sayesinde sıfır kayıp elde etmeyi başarır.
Tablo 4: Yeni TÜB Tanımı (Şirket Genelinde TÜB) (1)
Tanımlardan hareketle TÜB, ekipman için toplam verimi hedefleyen, koruyucu bakım sistemi, iyileştirme amaçlı bakım, bakım koruması gibi üretken bakım faaliyetlerinin toplamı şeklinde bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte TÜB, en üst yönetimden makine başındaki işçiye kadar tüm elemanları kapsayan bir organizasyonla küçük gurup faaliyetleri oluşturulup üretken bakımı özendirici veya geliştirici çalışmalar yapılmasını sağlayan bir sistem oluşturulmasını da kapsar.
3.5.TÜB ın gelişiminin 8 Önemli dayanak noktası
Başta TÜB gerçekleşmesinde beş temel öğe uygulanmaktaydı:
Ekipman verimini arttırmak üzere tasarlanmış iyileÅŸtirme faaliyetlerini uygulamaya koymak. Bunun için “yedi büyük kayıp” olarak sınıflandırılan ekipman verimliliÄŸin karşısına olumsuz bir etki olarak çıkan
kriterleri ortadan kaldırmak suretiyle sağlanır.
Ekipman operatörleri tarafından yürütülecek bir kullanıcı bakım sistemi tesis etmek. Bu sistem operatörlerin “ekipman bilinci” ve “ekipman becerisi”ne sahip olacak ÅŸekilde yetiÅŸtirilmesinden sonra olur.
Bir planlı bakım sistemi tesis etmek. Bu, şekilde bakım bölümünün verimi arttırılır.
Yetiştirme kursları düzenlemek. Bu kurslar, ekipman operatörlerine kendi beceri düzeylerini yükseltmelerine yardımcı olur.
Bakım koruması tasarımı ve erken ekipman yönetimi için bir sistem oluşturmak. Bakım koruması tasarımı, daha az bakım gerektiren özellikte ekipman vücuda getirir; erken ekipmanın normal olarak belli bir üretim miktarını daha az süre çalışarak sağlayabilmesini mümkün kılar(1)(2)
TÜB ın üretim bölümünden, tüm ÅŸirket çapında uygulanmasına geçilmesiyle birlikte beÅŸ temel öğede deÄŸiÅŸiklik yapılarak ve üç yeni öğe eklenerek TÜB ın sekiz öğesi oluÅŸturuldu. TÜB üretim bölümünde uygulanan beÅŸ temel öğesinden ilk dördü “Üretim bölümü için verimlilik geliÅŸtirme sisteminin kurulması” içinde birleÅŸtirildi. BeÅŸinci öğede ise “yeni ürünler ve yeni ekipmanlar için bakım koruması ve erken ekipman yönetimi” ÅŸekliyle odaklanma ürün tasarımından ileri götürüldü.
Yeni üç temel öğe ise:
Kalite bakım sisteminin kurulması
İdari ve denetim bölümlerinde verimlilik geliştirme sistemi kurulması
Güvenlik/hijyen ve çevresel sistemlerin kurulması(1)
Olarak belirtilmiÅŸtir.
3.6.TÜB ın karakteristik özellikleri ve hedefleri
TÜB ın sıfır hedefleri: Bu kavram engelleme ile açıklanabilir sıfır durumunun sağlanabilmesi için engelleme, engelleme içinde önceden tespit şarttır. Bu mantıkla yola çıkarak operatörlerin temizleme , yağlama, muayene etme gibi rutin işleri aksaksız yapması yapmasıyla ileride meydana gelecek bozuklukların önlenmesi, ekipman üzerinde gözlemlenen anormalliklerin erken teşhisi ile olmaktadır. Operatörlerin kendi tecrübe ve ölçümlerine dayanarak tespit edecekleri bozukluk için önlem alınmalıdır. Bunun için, operatörlerin ve bakım personelinin anormalliklere zamanında tepki vermeleri gerekmektedir. Böylece sıfır hata ve sıfır arıza işletme için ulaşılabilir olmaktadır.
Sistem oluşturulması: İşyeri ortamında insan ve makine iç içe bulunmaktadır. TÜB, işyerlerinde insanlar ve makinelerin rollerinin açık biçimde anlaşılacağı bir sistem oluşturulmasını amaçlar. Söz konusu roller optimum düzeyde bir insan- makine sistemi yaratmak üzere doğru yapılandırması sağlanmalıdır;böylece insan-makine sistemlerinden oluşan işyerleri için en uygun şartları geliştirilmesi sağlanır. TÜB insanların rollerini belirlerken, çalışanların kişisel sorumluluklarını üstlenmelerini amaçlar. Bu noktada operatörler için kalite bilincinin yerleştirilmesi ve geliştirilmesi, kullandıkları ekipmanla ilgili hareket tarzlarını ve düşüncelerini değiştirmesinin sağlanması gereklidir. Üretim ve bakım elemanlarının ortak çalışmaları ile, sorumlulukları paylaşarak, tutum ve davranışların değiştirilmesine karşı oluşabilecek direnç aşılabilir. Ayrıca çalışanlara kendi işleriyle gurur duymalarını ve motivasyon sağlanması da önemlidir. Bu çalışmanın da temeli çalışanlara geniş bir kurum kültürü aşılamak sayesinde olabilmektedir.
.
Özet olarak TÜB ın temel hedeflerinden birinin işyerinin toplam kalitesini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Bunun için TÜB ın ilgi alanı ekipman, insan, ve işyerindeki değişikliklerdir.
TÜB aslında bu geliÅŸmeyi saÄŸlarken, bir noktada makinelere dokunmamaları, fikirlerini ifade etmemeleri ve proses, materyal, ürünler hakkında geliÅŸmeler için yeni öneriler yaratmamaları söylenen işçi ve operatörlerin morallerini düzeltmede önemli bir adım atmıştır. Operatörler, TÜB ile birlikte yeni rollerini üstlenerek yeni iÅŸgücü pazarları için alt yapı oluÅŸturabileceklerdir. Ayrıca iÅŸ güvenliÄŸini arttırmak için çalışmalar yapabileceklerdir. Bu iki tarafında kazançlı çıktığı bir durum olarak dikkati çekmektedir. Böylece operatörler Dr. William Edwards Deming in tanımladığı gibi ; “Geleneklerce yoksun bırakılmış işçiler için temel hak” olan onurlarını kazanacaklardır.
Bakım teknikerlerinin makinelerin temizleme, yağlama, ayarlama ve kurma işlemleri gibi rutin işleri operatörler tarafından yapılması sonucu daha çok zamanlarını kendi işlerine vererek PM programına uyabilecekler, çok nadir olarak ihmal edecekler ve üretken bakımı uygulamak için daha iyi yollar bulabileceklerdir.
Şekil 2: TÜB Hedefleri
3.7.TÜB ın iş hedefleri
TÜB, işletmeler için aşağıdaki iş hedeflerini sunmaktadır:
Dünya çapında başarı
Müşteri memnuniyeti
Maliyette rekabet edebilme gücü
Pazar payının arttırılması
Yukarda ki hedeflere yönelmek için TÜB ın tek başına bir yönerge olmadığı belirtilmelidir.Bu hedeflere yönelmek için TÜB ın, işletmenin iş yapma biçimi, vizyonu gibi kavramlarla ilgisi mantıksal bağı bulunmaktadır.
Şekil 3: TÜB ve İş hedefleri İlişkisi
3.8.Üretimde verimliliği geliştirme ve TÜB
İşletme girdilerinden en yüksek derecede faydalanarak daha çok çıktı elde etmek yüksek verimlilik amaçlarının ifadesidir.
TÜB, üç anlamı bünyesinde barındırır
Toplam verimlilik: Ekonomik karlılık ve verimlilik
Toplam bakım sistemi: Bakım önlemesi ve bakım geliştirme tekniklerin koruyucu bakıma eklenmesi
Toplam katılım: Küçük gurup aktiviteleriyle, operatörlerce yapılacak bakım.
TÜB ın işletmeler için önemini vurgulamak için TÜB ı uygulayan firmalardaki verimlilik artışı örnek olarak gösterilebilir. İşletmeler Birinci sınıf bir bakım verimliliğini TÜB ile %100 den %200 lere çıkarabilmektedir. Bugün, dünya çapında 1/3 bilyon dolarlık bakım harcamalarının sadece çöpe atıldığını bilmek TÜB ın önemini kavranması için yeterli olabilmektedir. Sonuçta işletmeler kıt kaynakları en akılcı , en ekonomik biçimde kullanmak zorundadırlar. Bu noktada işletmeler minimum girdiden maksimum çıktı elde ederek verimliliği yükseltme çalışmalarında bulunurlar. İşletmenin girdileri, genel sınıflandırmaya göre:
İnsan gücü,
Makine
Malzeme
Sermaye
Yönetim
Olarak sınıflandırılabilir.
Çıktılar ise:
Üretim miktarı
Kalite
Maliyet
Teslimat
Güvenlik/sağlık
Moral
Olmaktadır. Çıktılar sınıflandırılırken genellikle tek başına ürün olarak sınıflandırılması bir hatadır. TÜB için verimlilik kavramı için girdi ve çıktı arasındaki ilişki aşağıdaki paragraftaki gibi belirtilebil:
TÜB, toplam ekipman etkinliÄŸini hedef almaktadır, bir yandan da ekipmanın çalışma koÅŸullarının ideale ulaÅŸmasını amaçlamaktadır. Buradan hareketle TÜB, ekipmanın genel çalışma koÅŸullarını ideale getirmeye çalışırken çıktıların ise maksimizasyonuna, bir yandan da girdilerin minmizasyonuna, özen göstererek verimliliÄŸi arttırmada bir yardımcı olarak ifade edilebilmektedir.”
Üretimde otomasyonun artmasıyla daha çok çıktı için ekipmanın etkin çalışması sağlanması gerekmektedir. Verimliliğin gelişmesine olumsuz bir şekilde etkileyen en önemli faktörlerin başında kayıplar gelmektedir. İşletme için verimliliği etkileyen ve TÜB ın yoğun bir biçimde savaştığı yedi kayıbı da içeren on altı kayıp aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:
(1) Makine verimliliğini etkileyen 7 büyük kayıp
Arıza kayıpları
Kurma/ayar kayıpları
Kesici takım kayıpları
Isınma kayıpları
Küçük duruşlar/önemsiz kayıplar
Hız kayıpları
Eksikler/yeniden çalışma kayıpları
(2) Ekipman işleme hızını etkileyen kayıp
Fabrikayı kapatma (SD) kayıpları
(3)İmalatçı çalışma verimliliğini etkileyen 5 büyük kayıp
Yönetimsel kayıplar
Harekete geçmedeki gecikmeler
Tertip, düzen kayıpları
Otomatik sistemlerin eksikliği sonucu ortaya çıkan kayıplar
İşleme ve işe alışma kayıpları
(4)Üretim kaynaklarının kullanımını etkileyen 3 büyük kayıp
Ürün kayıpları
Enerji kayıplaruı
Kalıp, jig, fikstür kaypları
Tablo 5: On Altı Büyük Kayıp
TÜB yöneticilerin verimlilikte üstlenmeleri gereken görevler aşağıda belirtilmiştir.
Şekil 4: TÜB Yöneticilerinin Verimlilikte Üstlenmesi Gereken Görevler
Verimlilik kavramında girdi ve çıktı, aşağıdaki tabloda açıklanmıştır.
GİRDİ MALİ KAYNAK YÖNETİM METODU
ÇIKTI
İNSAN GÜCÜ
MAKİNE
MALZEME
ÜRETİM ÜRETİM KONTROL
KALİTE KALİTE KONTROL
MALİYET MALİYET KONTROL
TESLİMAT TESLİMAT KONTROL
GÜVENLİK GÜVENLİK/ ÇEVRE
MORAL BEŞERİ İLİŞKİLER
METODLAR
İNSAN GÜCÜ PLANLAMA
TESİS MÜHENDİSLİK
/BAKIM
ENVANTER KONTROL
ÇIKTI / GİRDİ= VERİMLİLİK
Tablo 6: Girdi ve Çıktı Faaliyetleri Arasındaki İlişkiler
3.9. Tüb In Başarıya Ulaşması Ve İnsan Faktörü
TÜB ın başarıya ulaşması için altı faktör bulunmaktadır:
Çalışma isteği ve motivasyon
Yetenekli elemanlar
İşletmelerde tüm departmanların desteği
Sistemli gurup çalışmaları
Etkin haberleÅŸme
EÄŸitim
Bu altı faktörden bahsederken ilk üç faktörün diğerlerine nazaran daha çok önemli olduğu söylenmektedir.
TÜB, bütün çalışanların katılımıyla gerçekleşmektedir. Bu açıdan ve değişimin merkezinde insanın bulunması açısından TÜB ile başarıya ulaşmak için ilk ihtiyaç duyulanların başında iyi, saygılı, sabırlı dinleyiciler ve eski konseptteki otoritenin yerini alan, bütün insanların yardımlarına tam ilgi gösteren, tanıma ve kabul etme fonksiyonlarını bulunduran liderlik çevresi gelmektedir.
Kısacası TÜB ın eğitici, kolaylaştırıcı, rolleri hakkında bilinçli liderlere ihtiyacı olduğu söylenmelidir. Ancak bu yolla işçilerin,değişime karşı çıkışları engellenebilir, kendine güvenlerini kazanmaları sağlanabilir, kendine olan saygılarını büyütebilir ve prosesler, materyaller, ve ürünlerdeki gelişmeler hakkında yeni fikirler yaratabilir.
4.TOPLAM EKİPMAN ETKİNLİĞİNİN EN ÜST DÜZEYE YÜKSELTİLMESİ
Bir üretim ortamında girdiler çok genel olarak İNSANGÜCÜ, MAKİNE ve MALZEME olarak sınıflanabilir. Çıktılar ise genel olarak altı özellikle tanımlanır. Bunlar;
ÜRETİM MİKTARI
KALİTE
MALİYET
TESLİMAT
SAĞLIK/GÜVENLİK (İSİG)
MORAL ‘ dir.
VERİMLİLİK artışı girdilerin en aza indirilerek, çıktıların en üst düzeye çıkartılması ile
Çıktı
mümkündür ( Verimlilik = ) .
Girdi
TABLO 2’de GİRDİLER ile ÇIKTILAR arasındaki iliÅŸkiler gösterilmiÅŸtir. Çıktılar içinde yer alan MALİYET’in bileÅŸenleri ise TABLO-3’te, yine maliyetlere temel teÅŸkil eden KAYIPların bileÅŸenleri de TABLO-4’te açıklanmıştır.
4.1.Ekipman Etkinliğini Artırmanın Temel Prensipleri :
Bunun için;
Detaylı ve doğru ölçümlerin yapılması,
Kesin önceliklerin belirlenmesi,
Açık Hedeflerin tayini gereklidir.
TVB bir ekipmanın/prosesin genel çalışma koÅŸullarını en iyi düzeye getirebilmek için süreç öncesinde, sırasında ve sonrasında oluÅŸabilecek KAYIPLARI sıfır düzeyine getirmeye çalışır. Üretim sürecinde oluÅŸan onaltı büyük kayıp; İŞ GÜCÜ kayıplarını, ENERJİ ve MALZEME kayıplarını da içermektedir. TABLO-5’te detaylı olarak açıklanmıştır.
Toplam Ekipman Verimliliğinin hesaplanmasında kullanılan kayıplar üç ana kategoride ve altı ayrı başlık altında toplanmaktadır. Japon yaklaşımı buna son yıllarda bir kayıp daha eklemiştir. Bkz. TABLO-6. (TOPLAM EKİPMAN Verimliliğinin Hesaplanması)
Oluşan 6 kayıp şunlardır;
I. 4.1.1.Çalışmadan Geçen Zaman
Ekipman Arızası
Kurma ve ayarlar (Kalıp değiştirme, ürün değiştirme, renk değiştirme vb.)
II. 4.1.2.Hız Kayıpları
Boş kalma ve küçük duruşlar (malzeme hattında tıkanıklık vb.)
Düşük hızda çalışma (Tasarım hızı ile fiili hız farkları)
III. 4.1.3.Hatalar
KALİTE hataları (Kalite bozuklukları, ıskartalar, tamir gerektiren ürünler)
BaÅŸlangıçtaki (start-up) düşük verim (üretim baÅŸlangıcındaki “ısınma” zamanı)
Altı kayıbın önlenebilmesi için öncelikle bunların sebep olduÄŸu kayıpların sayısal olarak ölçülebilmesi gerekir. TVB yaklaşımı bu amaçla TABLO-6 ‘da gösterilen hesaplama yöntemini
önermektedir. Bu tabloda küçük duruÅŸların ve düşük hızın birlikte ölçümü olarak tanımlanan PERFORMANS VERİMİ ’nin alt bileÅŸenleri de ÅŸu ÅŸekilde açıklanmaktadır :
1.1.1.1.1.1.1 TABLO - 5
PERFORMANS= ( NET ÇALIŞMA ORANI ) x (NET ÇALIŞMA HIZI ORANI)
GÜNLÜK ÜRETİM x FİİLİ BİRİM ÜRETİM ZAMANI İDEAL BİRİM ÜRETİM ZAMANI
= x
GÜNLÜK ÇALIŞMA ZAMANI FİİLİ BİRİM ÜRETİM ZAMANI
Bu formülde “NET ÇALIÅžMA ORANI” küçük duruÅŸların “performans verimi” üzerindeki etkisini gösterirken, “NET ÇALIÅžMA HIZI ORANI” da hattaki düşük hızın etkisini göstermektedir.
Örnek : GÜNLÜK ÜRETİM MİKTARI : 400 adet
FİİLİ BİRİM ÜRETİM ZAMANI : 0.8 dak./birim
GÜNLÜK ÇALIÅžMA ZAMANI : 400 dak. [GÜNLÜK YÜKLEME ZAMANI – (ARIZA +
KURMA AYAR) ZAMANI] ÖRN : 460 dak. – 60 dak.
İDEAL BİRİM ÜRETİM ZAMANI : 0.5 dak./birim
olduÄŸunda;
400 adet x 0.8 dak./birim 0.5 dak./birim
PERFORMANS VERİMİ = x x 100 = %50
400 dak. 0.8 dak./birim
0.8 0.63
“FİİLİ BİRİM ÜRETİM” zamanı, “İDEAL BİRİM ÜRETİM” zamanına (TEORİK HIZ) yaklaÅŸtığı oranda, “NET ÇALIÅžMA HIZI ORANI” artar.
“NET ÇALIÅžMA HIZI ORANLARI” çeÅŸitli proseslerde (otomasyonlu hatlarda) %90-100 arasında deÄŸiÅŸmektedir. “NET ÇALIÅžMA HIZI ORANLARI” ise yine proseslere baÄŸlı olarak %60-80 arasındadır.
“PERFORMANS VERİMİ” ise yine proseslere baÄŸlı olarak %60 ile %85 arasında deÄŸiÅŸebilmektedir. Örnekte de görüldüğü gibi, “NET ÇALIÅžMA HIZI ORANI” arttırılabilirse, PERFORMANS VERİMİ de artmış olur.
III. 4.2.KAYIP SEBEPLERİ YAPISI
Kayıp sebepleri temel olarak iki kategoriye ayrılmaktadır :
Aniden ortaya çıkan kayıplar,
Kronik Tip kayıplar
Aniden ortaya çıkan kayıp tek bir sebebe dayanabilir.
Kronik kayıp ise birden fazla sebepten kaynaklandığı gibi bileşik sebeplerden de ortaya çıkabilir.
Kronik kayıplar; sebepleri direkt analiz etmek yerine bütün faktörler incelenerek ve bütün kötü sebeplerin ölçümü yapılarak incelenerek ortadan kaldırılmalıdır.
TABLO-7 ve TABLO-8 ‘de Kayıp Sebeplerinin Yapısı ÅŸematik olarak açıklanmıştır.
Tablo-6’da gösterilen üretim sürecinde oluÅŸan altı kayıbın analizi aÅŸağıdaki bölümde yer almaktadır.
IV. 4.3.ALTI BÜYÜK KAYIP
1) 4.3.1.EKİPMAN ARIZASI KAYIPLARI :
Ekipman arızaları ekipmanın tamamen duruşuna yol açan arızalar olduğu gibi, hız kaybı, ayar zorlukları, sık küçük duruşlar gibi durumlara yol açan arızalarda olabilir. Ekipman arızalarının önlenmesinde çok kesin ekipman hatalarının giderilmesi kadar, önemsiz gibi görünen, gözden kaçan, gizli kalabilen hataların da giderilmesi gerekir.
Ekipman hatalarının gizli kalabilmesinin sebepleri şunlardır :
Fiziki sebepler : Yetersiz kontrol; kötü ekipman yerleşimi veya montajı, tozlanma ve kirlenme,
Psikolojik sebepler; görünen hatalara bilinçli olarak önem vermemek; problemi olduğundan küçük tahmin etmek; semptomları ortada olmasına rağmen problemi görmemek.
Her türlü hatanın ortaya çıkartılıp, giderilmesinde aşağıdaki beş önlem esas kabul edilebilir;
Tasarım zayıflıklarının düzeltilmesi,
Doğru işletme prosedürlerine uyulması
Standart fonksiyonlardan sapmaların giderilmesi
İyi tanımlanmış bazı temel şartların (temizleme, yağlama, sıkılama gibi) sürdürülmesi,
Operatör ve bakım becerilerinin geliştirilmesi
TABLO-9’da Fiziki ve Psikolojik sebepler gösterilmiÅŸtir.
TOPLAM VERİMLİ BAKIM çalışmaları kapsamında SIFIR ARIZAYA ULAÅžMAK için atılması gereken adımlar TABLO-10’da detaylı bir ÅŸekilde açıklanmıştır. AÅŸamalar : 1) Arıza dağılım frekansının düzensizliÄŸini azaltma 2) Parça ömrünü uzatma 3) Bozulan kısımları onararak orijinal hale getirmek, 4) Parça ömrünü kestirmekten oluÅŸmaktadır.
TVB’nin beÅŸ prensibinin sıfır arızaya ulaÅŸmanın koÅŸulları ile uyuÅŸumu da TABLO-11’de gösterilmiÅŸtir.
2) 4.3.2.KURMA VE AYAR KAYIPLARI
Bir ekipman üzerinde bir ürünün üretiminin tamamlandığı andan, diÄŸer bir ürünün standart kalitede üretiminin baÅŸladığı ana kadar geçen zaman o ekipmanın "kurma ve ayar” zamanı olarak görülebilir (örnek : Sürekli dökümler KALIP ebat deÄŸiÅŸimi, Haddehaneler A,B,C programları vb.) .
Kurma ve ayar faaliyetlerinin bileÅŸenlerinin ağırlıkları örnek olarak TABLO-12’de verilmiÅŸtir.
FAALİYET %
Kalıpların ve aparatların sökülmesi %15
Temizlik %5
Kalıpların ve aparatların hazırlanıp, yerleştirilmesi %20
Merkezleme, ölçme %10
Deneme üretimi ve ayarlar %50
TABLO-12
Kurma ve ayar zamanlarını olumlu yönde etkileyebilmek ve bu kayıpları azaltabilmek için sistematik bir araştırma yapmak ve çalışmaları standartlaştırmak gerekir. Bunun için aşağıda sıralanan değişkenleri iyi anlamak, aralarındaki ilişkileri iyi tespit etmek ve incelemek şarttır. Bunlar;
İŞ METODLARI (Yöntemler, operatörün fiziki imkanları ve becerileri),
KALIPLAR ve APARATLAR (Fiziki şekiller, mekanizmaları, doğruluk düzeyleri),
DOĞRULUK (Gereken doğruluk düzeyi, doğruluk ve ayar ilişkisi),
TEKNİK PROBLEMLER (Gerekli teknik iyileştirmeler),
YÖNETİM ve DENETİM (değerlendirme gereksinimleri).
Metodlarda, yöntemlerde, kullanılan aparatlarda, yapılan ayarlarda bir rast gelelik varsa veya operatöre göre değişiyorsa, kurma ve ayarları kontrol etmek, azaltmak zorlaşacaktır ve hatta bu durum zaman içinde üretim problemlerine yol açacaktır.
Kurma (setup) zamanının azaltılmasında ilk adım, ekipman çalışırken yapılabilecek, HARİCİ KURMA olarak adlandırılan faaliyetlerin icrası için ekipmanın durmasını gerektiren ve DAHİLİ KURMA olarak tanımlanan faaliyetlerden ayrılmasıdır.
HARİCİ KURMA : Kalıpların ve aparatların önceden hazırlanması, çalışma alanının ve stok yerlerinin hazırlanması, kısmi setup ve ön ısıtmadır. Bu çalışmalar planlanarak önceden yapılmalıdır.
DAHİLİ KURMA : Aparat değiştirme, kalıp değiştirme, merkezleme, ince ayarlar gibi faaliyetlerdir. Yedek parça, malzeme, alet-edevat vb. malzemelerin önceden hazır olması ve düzenli bir iş akışı planı bulunması çok büyük zaman tasarrufları sağlayacaktır. Bazen, harici kurma olarak nitelenebilecek faaliyetler dahili kurma faaliyetleri arasına gizlenir. Bunları tespit için aşağıdaki sorulara yanıt verilmelidir:
Önceden yapılabilecek hazırlıklar nelerdir?
Hangi gereçler hazır tutulmalıdır?
Lazım olan gereçler ve aparatlar, kalıplar iyi durumda mıdır?
Sökülen kalıplar ve aparatlar nereye konacaktır, nasıl taşınacaktır?
Gerekli olan parçalar ve/veya yedekler var mıdır kaç adet gereklidir?
Ekipmanın duruş süresini en aza indirmeye yönelik olarak dahili kurmanın üç temel kuralı vardır :
Parça ve gereç aranmaması
Gereksiz hareket edilmemesi
Yanlış parça veya gereç kullanılmaması
“Öte yandan, dahili kurma içerisindeki bazı faaliyetlerin modifiye edilerek kısmen veya tamamen harici kurma içine alınmaları mümkündür.” Bunun için kullanılabilecek yöntemler ÅŸunlardır :
Ön Montaj;
Çok amaçlı aparatların geliştirilmesi;
Dahili kurma içerisindeki ayarların mümkün olduğunca önlenmesi
Dahili kurma içerisindeki faaliyetlerin hızlandırılması için :
Tespit mekanizmalarının basitleştirilmesi; hidrolik kenetleme mekanizmalarının adaptasyonu
Kolay monte edilen aparat ve kalıpların tasarımı, geliştirilmesi;
Birden fazla operatör kullanımı gerektiğinde, işlerin paralel yapılması, iş bölümünün bilinçli olması
Ayar faaliyetleri temelde malzemelerin, parçaların, kalıpların doğru yerleştirilmesine, merkezlemeye ve ölçmeye yöneliktir. Zaman kayıplarının en aza indirilebilmesi için ayarların amaçlarının, metodlarının, sebeplerinin ve alternatiflerinin incelenmesi gerekir.
3) BOŞ KALMA VE KÜÇÜK DURUŞ KAYIPLARI :
“BoÅŸ kalma (rölantide çalışma) ekipmanın üretim yapmadan çalışmasıdır. Genellikle, gerek boÅŸ kalmaya, gerekse küçük duruÅŸlara GEÇİCİ AKSAKLIKLAR sebep olur (malzemenin transfer hattında takılması, bir sensörün aktive olarak ekipmanı durdurması gibi).”
Bu aksaklıklar çabuk farkedilir ve olağan operasyona dönüş kolaylıkla ve hızla gerçekleştirilir. Ancak, boş kalmanın ve küçük duruşların sıklaşması ekipman etkinliğini belirgin şekilde olumsuz etkileyecektir. Öte yandan, otomasyonun artması ile birlikte, boş kalma ve küçük duruşlar artma eğilimine girerlerken, bunların fark edilmelerinde de gecikmeler başlayabilir.
“BoÅŸ kalma ve küçük duruÅŸların önlenebilmesi için öncelikle bunların iyi tanımlanması, özelliklerinin ve sebeplerinin bilinmesi gerekir. Küçük duruÅŸların en çok rastlanan sebebi ekipmanın (veya transfer hattının) aşırı yüklenmesi ile malzeme veya iÅŸlenen parçada kalite, ÅŸekil anormallikleridir. BoÅŸ kalmanın en sık rastlanan sebebi ise malzeme akışının durmasıdır. Burada transfer hattındaki gizli hatalar ve aksaklıklar ile duruÅŸu hemen fark edecek sensörler önemlidir (otomasyon). “
Boş kalma ve küçük duruşların sistematik bir şekilde üzerine gidilmeyip, süregelmelerinde aşağıdaki özellikler önemlidir:
Farkedildiklerinde kolay giderilmeleri dolayısı ile operatörler ve bakım elemanları tarafından problem olarak görülmemeleri, hoş görülmeleri;
Oluşum zamanlarının ve sıklığının çok değişir olması;
Oluşum yerlerinin çok değişir olması;
Sebep oldukları kayıpların fark edilmemesi veya ölçülememesi.
Boş kalma ve küçük duruşların önlenmesine yönelik olarak takip edilecek temel stratejiler şunlardır:
Parça ve aparatlardaki küçük hataların giderilmesi,
İyi tanımlanmış temel ekipman şartlarının sürdürülmesi,
Doğru işletme prosedürlerinin gözden geçirilmesi,
Optimal şartların tanımlanması,
Tasarım zayıflıklarının düzeltilmesi.
4.3.3. DÜŞÜK HIZDA ÇALIŞMA KAYIPLARI :
Hız kaybı ile kast edilen; ekipmanın tasarım hızı ile, gerçekleÅŸen (fiili) üretim hızı arasındaki farka karşılık gelen üretim kayıplarıdır; doÄŸal olarak bu gibi kayıpları önlemenin yolu ekipmanı tasarım hızında çalıştırmaktır. Öte yandan, tasarım aÅŸamasında belirlenen hızlara eriÅŸmekte pratik problemler bulunabilir; tasarım zayıflıkları, üretim hattındaki deÄŸiÅŸiklikler, ürün ÅŸekillerindeki deÄŸiÅŸiklikler (product mix) tasarım hızına eriÅŸmeyi fiilen imkansız kılabilir. Dolayısı ile, her ekipman ve her ürün tipi için bir “STANDARD” HIZ belirlenmesi ve hız kaybı ölçümlerinde baz olarak, tasarım hızı yerine bu STANDARD HIZIN kullanılması daha yaygın ve doÄŸru bir uygulamadır. Ekipman hızının standart hıza arttırmada en sık karşılaşılan problemler ÅŸunlardır :
Muğlak Ekipman Özellikleri : Tasarım aşamasında hedeflenen tasarım hızının açıkça belirtilmesi atlanmış olabilir. Bu durum ekipmanın doğal hızının ötesinde çalıştırılarak hızlı yıpranmasına, arızalara veya gereksiz yere çok yavaş çalıştırılarak hız kayıplarına yol açabilir. Bu durum eski veya kuruluş içi tasarlanmış ekipmanlarda daha sık görülür.
GeçmiÅŸte YaÅŸanan Kalite veya Mekanik Problemleri : GeçmiÅŸte ortaya çıkmış ve çözülmemiÅŸ olan bazı kalite veya mekanik problemleri yüzünden ekipmanı STANDART HIZINDA çalıştırmaktan kaçınma olabilir. Bu çözülmemiÅŸ problemler zaman içinde “çözümü imkansız” olarak kabul edilir ve gerçek sebeplerinin araÅŸtırılmasına çaba gösterilmeyerek, düşük hız ile kifayet edilir. Ancak çoÄŸu kez bu gibi problemler küçük hatalardan ortaya çıkmaktadır veya geliÅŸen teknolojik imkanlar ve kontrol mekanizmaları ile rahatlıkla çözülebilecek konumdadır.
Hız artışının ortaya çıkardığı problemlerin yetersiz incelenmesi : Bazen hız artışları ekipmanda mevcut bulunan ancak düşük hızlarda fark edilmeyen gizli hataları ortaya çıkarırlar. Bu gibi durumlarda, hız artışı gizli hataları ortaya çıkaran basit ve etkin bir yöntem olarak görülmelidir. Ancak, birçok kuruluş bu şekilde ortaya çıkan problemlerin sebeplerini araştırmak yerine, sadece artan hatalı üretim, arızalar ve ayar sıklıkları gibi, semptomlarını gidermeye çalışırlar. Bu yaklaşımın sonucu olarak da fiili hız STANDARD hızın altında kalır.
STANDART HIZA eriÅŸmek için yapılacak sistematik bir inceleme aÅŸağıda TABLO –13 ’te özetlenmiÅŸtir.
1) Mevcut Düzeylerin Tespiti - Hız
- Darboğaz İşlemler
- Duruş Sıklığı
- Hatalı Üretim Oranı
2) Spesifikasyonlarla mevcut durumun karşılaştırılması - Spesifikasyonlar nelerdir?
- Standard hız ile fiili hızın farkı
- Değişik ürünlerin hızlarının farkları
3) Geçmiş Problemlerin İncelenmesi - Hız artışı denenmiş mi?
- Çıkan problemler ve alınan önlemler
- Hatalı ürün oranlarındaki eğilimler
- Benzer ekipmanlarda görülen farklar
4) Ekipmanın çalışma prensiplerinin ve teorisinin incelenmesi - Teori ve prensiplerle ilgili problemler
- İşlem çevre şartları
- Teorik deÄŸerler
5) Fiili Mekanizmaların İncelenmesi - Girdi/Çıktı oranları
- Stress araştırılması
- Dönen parçaların incelenmesi
- Parça spesifikasyonların incelenmesi
6) Mevcut Durumun İncelenmesi - Birim işlem zamanı
- Boş (rölanti) zaman
- Parçaların doğruluk düzeyleri
- Göz, kulak ve dokunma ile kontrol
7) Problemlerin Listelenmesi - Optimal şartlarda karşılaştırma
- Mekanik problemler
- DoÄŸruluk problemleri
- Teori ve prensiplerden kaynaklanan problemler
Problemleri Çözmeye Yönelik Önlemler
Alınması
- Öncelik sırasına göre önlemler
9) Deneme Çalıştırmaları
TABLO-13 : Standart Hıza Erişme Çalışmasının Aşamaları
4.3.4.KALİTE HATALARI KAYIPLARI
Kalite hataları kayıpları bir ekipmanın ürettiği tamamen veya kısmen hatalı ürünlerin yol açtığı kayıplardır. Düzeltilemeyecek düzeyde hatalı ürünlerin sebep olacağı kayıplar açıktır. Ancak, bazı hatalı ürünler tamir edilecek veya düzeltilecek durumda olsalar bile ilgili işçilik ve ekipman zamanı bir KALİTE HATASI KAYBI olarak nitelendirilmelidir.
Kalite hataları kayıplarının önlenmesinde önemli olan faktörler şunlardır :
Ekipman çalışma prensipleri,
Ekipman fiziki mekanizması,
DoÄŸru ayarlar ve iÅŸletme,
Aparatların ve kalıpların doğruluk düzeyi,
Çalışma metodları
Kalite hatalarının kaynaklarının belirlenmesinde en sık kullanılan yöntem normal (hatasız) ürünlerin ve şartların, anormal (hatalı) ürün ve şartlarla karşılaştırılarak, belirgin farkların (yer, biçim, düzey ve sebepleri olarak) tespitidir. Bu çerçevede öncelikle hatalı ve hatasız ürünler karşılaştırılır, şartlar bazında takip edilir. Daha sonra, hatalı ürünleri üreten ekipman, proses, aparat ve kalıplar, hatasız ürünleri üretenlerle şekil, boyut, yüzey vb. farklarını belirlemek için karşılaştırılır. Bundan sonra da hatalı ve hatasız ürünleri üreten ekipmanların aparat ve kalıpları değiştirilerek üretim ve karşılaştırma yapılır.
4.3.5.BASLANGIÇ KAYIPLARI
Bir ürünün üretiminin başlaması sırasında, kararlı hız (Stabil Hız) ve kalitede üretime erişene kadar geçen sürede, üretim sürecinden, aparatlarından, kalıplarından, ayarlardan, operatör becerisinden kaynaklanan verim düşüklükleri BAŞLANGIÇ KAYIPLARI olarak adlandırılır. Ekipman başına üretilen ürün çeşidi çok olan kuruluşlarda bu kayıplar önemli düzeylere varabilir. Yukarıda sayılan her bir madde iyileştirme alanı olarak kabul edilir ve başlangıç kayıplarının azaltılması çareleri aranır.
4.4.BİREYSEL İYİLEŞTİRMENİN 7 ADIMI
KAYIPLARIN azaltılması ve VERİMLİLİĞİN artırılması önceki bölümlerde detaylı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Ancak her süreçte olduÄŸu gibi bu iyileÅŸtirmeleri yapacak olanlarda çalışanlar ve iÅŸgücüdür. Toplam Verimli Bakım felsefesi ışığında Bireysel İyileÅŸtirmeler nasıl olmalı sorusuna cevap verebilecek sistematik bir yaklaşımı TABLO-14’te vermekteyiz. Ulaşılacak sonuç; bireysel iyileÅŸtirme çabaları ile iyileÅŸtirme ekiplerinin oluÅŸturulması ve toplam verimliliÄŸin artırılmasıdır. Buna göre; çalışmalar 1) Hazırlık ve 2) Uygulama olmak iki aÅŸamadan oluÅŸmaktadır. Hazırlık aÅŸamasında yer alan adımlar :
Hedef üretim hatları ve ekipmanların seçimi
Proje ekiplerinin oluşturulması
Mevcut kayıpların ölçülmesi,
Uygulama aşamasında yer alan adımlar ise :
İyileştirme konusu ve hedef belirleme
İyileştirme Planının hazırlanması
Analiz yöntemleri ve karşı önlemlerin planlanması ve değerlendirilmesi
İyileştirmelerin uygulanması
Etkilerin doğrulanması
Problemin tekrar oluşmasını önlemek için tedbir alınması,
YaygınlaÅŸtırma ‘dır.
TABLO-15’te açıklandığı gibi TVB’nin nihai amacı OTONOM BAKIM’ın gerçekleÅŸtirilmesidir. Bu program “BAÅžLANGIÇ TEMİZLİĞİ” ile baÅŸlamakta ve “TAM OTONOM YÖNETİM” ile devam etmektedir. 7 BASAMAKTAN oluÅŸan programın detayları tabloda verilmiÅŸtir. Burada önemli olan konu programın adımlarının uygulanmasında aceleci davranmamak, bu kültürün geliÅŸmesinin ve yerleÅŸiminin sindirilerek yapılmasıdır. Tesislerin (Fabrikaların) büyüklüğüne, küçüklüğüne baÄŸlı olarak programın orta vadede ŞİRKET hayatına adapte edilmesidir.
TABLO-16’da böyle bir programın “MASTER PLANI” verilmiÅŸtir. ERDEMİR örnek olarak alınmıştır. ERDEMİR’in alt yapı olarak büyük oranda hazırlıkları vardır. Bunlar;
TVB Yönetim Sisteminin alt yapısını oluşturan BİLGİSAYAR DESTEKLİ BAKIM SİSTEMİ (BYS) Projesi 1997 yılında başlatılmış, 1999 yılı Ağustos ayında 8 aylık test süresine geçilmiş ancak eksiklikler nedeniyle verimli bir şekilde kullanıma sunulamamıştır. Çalışmalar devam etmektedir. Sonuç alınacaktır.
Bakım Sisteminin saha alt yapısını oluÅŸturan KESTİRİMCİ BAKIM Felsefesi ve bunu destekleyen ölçüm ve analiz cihazları bakım gruplarımız tarafından kullanılmaya baÅŸlamıştır. 22 Bakım mühendisi bu konuda eÄŸitilmiÅŸtir. “ENSPEKTÖR” (muayeneci) personel rotalı ekipman ölçümlerini yapmaya baÅŸlamışlardır.
Bazı ünitelerimizde İYİLEŞTİRME TAKIMLARI kurulmuş ve çok verimli sonuçlar alınmıştır. Yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır.
Bakım Yönetim Sistemi ile bütünlük oluşturan ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ 14001 ve OHSAS 18001 YÖNETİM SİSTEMİ çalışmaları devam etmektedir.
ERDEMİR İYİLEŞTİRME TAKIMLARI (ERİT) projesi ile teşvik sistemi kurulmaktadır. ERÖS etkin bir şekilde çalışmaktadır.
BAKIM ve İŞLETME personeli yoğun bir şekilde meslek eğitimlerine tabi tutulmaktadır. Ünite için Eğitim Sistemi etkin bir şekilde yapılmaktadır.
Sonuç olarak ERDEMİR birçok yönden konuya hazır konumdadır. Yapılacak tek şey planlı bir başlangıca START vermektir.
4.5. TPM UYGULAMASINDA ONEMLİ ADIMLAR
“TOPLAM VERİMLİ BAKIM” ‘ın temel hedefi çalışanların ve ekipmanların verimliliÄŸini arttırarak kuruluÅŸta köklü geliÅŸmeler saÄŸlamak, klasik çalışma kültürünü olumlu yönde deÄŸiÅŸime uÄŸratmaktır. Bu bakımdan TVB Sistemine geçiÅŸ baÅŸlangıcından itibaren 3-4 sene alan uzun nefes gerektiren bir maratondur. Süreyi kısaltma çabaları gerçekçi deÄŸildir. Åžirketin verimli bakım konusunda bir alt yapısı ve çalışmaları var ise TVB’ye geçiÅŸ daha kolay olmaktadır.
Başarılı bir uygulamaya geçişin temel gereksinimleri beş maddede özetlenebilir:
Ekipman etkinliğini arttırmak için altı kayıbın sıfırlanması veya en aza indirilmesi,
Operatörlere yönelik (OTONOM BAKIM) bir özgün bakım programı geliştirilmesi,
Bakım birimleri için çizelgeli bakım programı geliştirilmesi,
Operatörlerin ve bakım personelinin becerilerinin arttırılması,
Yeni ekipman yönetim programı geliştirilmesi.
TVB uygulamasına geçiş üç aşamada, 12 temel adımda açıklanabilir :
I. 4.5.1.HAZIRLIK AÅžAMASI
Üst Yönetimin TVB Sistemine karar verildiğini duyurması : TVB ile ilgili ŞİRKET içi konferansta üst yönetimin açıklaması. Dergi vb. gibi araçlarla çalışanlara duyurum.
TVB’yi tanıtmak için eÄŸitim ve kampanya baÅŸlatılması : Yöneticilere düzeye göre seminer, slide gösterileri, uygulamayı yapan firmalardan konferanslar.
TVB’yi yaymak ve oturtmak için organizasyonların kurulması : Her düzeyde özel TVB komiteleri kurulması; bir merkez belirlenip, sekreterya kurulması.
TVB’nin TEMEL HEDEF ve POLİTİKALARININ belirlenmesi : Mevcut durumun deÄŸerlendirilmesi; Buna göre hedefler konulması; Sonuçların tahmin edilmesi.
TVB geliştirme için bir MASTER PLAN hazırlanması : Beş temel faaliyet için detaylı uygulama planlarının hazırlanması.
II. 4.5.2.ÖN UYGULAMA AŞAMASI
TVB’ye baÅŸlamanın kutlanması : Müşterileri, yan sanayi kuruluÅŸlarını, tedarikçilerin
davet edilmesi,
III. 4.5.3.TVB UYGULAMA AÅžAMASI
Her ekipmanın etkinliğinin arttırılması : Pilot ekipmanların seçimi, proje ekiplerinin kurulması.
Operatörlere Yönelik bir bakım programı geliştirilmesi : Yedi adımın başlatılması; çalışanlarda teşhis yeteneğinin geliştirilmesi; çalışan sertifikasyon prosedürlerinin tanımı.
Bakım birimi için planlı bakım programı geliştirilmesi : Dönemsel ve kestirimci bakımları içermesi; yedek parça, ekipman, çizelge yönetimi içermesi.
Operasyon ve bakım becerilerini geliştirme için egzersiz yapılması : Grup liderlerinin birlikte eğitimi; liderlerin kendi gruplarına egzersiz yaptırması ve bilgi yayması.
Yeni ekipman yönetim programı geliştirilmesi : Bakım azaltıcı tasarım; Yaşam Boyu toplam maliyeti analizleri
4.4.STABİLİZASYON
TVB Uygulamasını İyileştirme ve TVB düzeylerini yükseltme :
TVB ödülleri için hazırlık; daha yüksek hedefler belirlenmesi.
ERDEMİR, ISO 9002 Kalite Güvence Sistemi ve ISO 14001 ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ uygulamalarında başlangıç için benzer metodolojileri uygulamıştır. Bu yönde geniş tecrübesi vardır. Notlarımızda yer yer değinildiği gibi böyle bir programın uygulanması uzun soluklu bir iştir. Planlı ve dikkatli hareket edildiği, aceleye yer verilmediği oranda başarı kaçınılmazdır. TOPLAM VERİMLİ BAKIM bir YÖNETİM Sistemidir. Böyle bir projenin başarılı olabilmesi için birinci koşul ÜST ve ORTA YÖNETİMİN bu işe tam katılımıdır. En önemli koşullardan ikincisi ise ÇALIŞANLARIN bu olaya inandırılması ve ikna edilmesidir.
5 TÜB İLE ÜRETİMDE KULLANILAN DİĞER SİSTEMLER ARASINDA İLİŞKİLER
5.1.TÜB ile Tam Zamanında Üretim (Just-In-Time) arasındaki ilişki
TZÜ (Tam Zamanında Üretim) ile TÜB arasında sıkı ilişki söz konusudur. Son zamanların popüler üretim sistemlerinden biri olan TZÜ, üretimin tüm aşamalarındaki israfın önlenerek maliyetlerin azaltılması amacını taşıyan bir sistemdir. Burada israf ürünün değerini arttırmayan tüm unsurları ifade etmektedir. Ve yine bu sisteme göre en temel israflar, üretimin her aşamasındaki stoklar (hammadde, ara mamul, mamul) ile kalitesizlik(satın alınan ve imal edilen parça ve mamullerde hatalar ) en temel israf unsurları olarak belirlenmiştir. Bu açıdan:
Sıfır stok
Sıfır hata
TZÜ felsefesinin öne sürdüğü işletme hedefleri olmaktadır. Bu iki hedef doğrultusunda sürekli gelişebilme çabalarını yoğunlaştırarak, israfın önlenerek maliyetlerin azaltılıp, işletmenin karlılığının arttırılması hedeflenmiştir.
Üretim aşaması için TZÜ belirsizlik kaynaklarını ortadan kaldırmak üzerine odaklanmıştır. Belirsizliklerin başında bir üretim hattında ürünün hat üzerindeki akışını kesintiye uğratan en önemli nedenlerden birisi olan makine arızaları gelmektedir. Yani TZÜ in başarıya ulaşımı için ara sıra oluşan kayıplar, küçük duruşlar, ve arızaların sayısını sıfıra indirmek gerekmektedir. Bu noktada TÜB uygulanan örneklere bakıldığında, TÜB ın sonuçlarının en mükemmel olduğu fabrikalarda genellikle TZÜ sisteminin benimsenmiş olduğu görülmektedir.
En genel biçimiyle TZÜ ve TÜB arasındaki ilişki aşağıdaki beş madde ile açıklanmıştır:
Şirket genelinde imalat teknolojisi ve yönetim bir zincirin halkaları olarak bağlanmış
İsrafların tamamıyla yok edilmesi
İleride ortaya çıkabilecek hataları önlenmesi<