80′li Yıllarda Yabancı Sermaye
Salı, 06 Kasım 200780′Lİ YILLARDA YABANCI SERMAYE
1980 öncesi zihniyetine göre %40 özkaynak + %60 borç sermaye formülü benimsenmiş;o yıllarda borç ağırlıklı yatırım yapmak rahat ve ucuz olmuştur.Fakat kur farkından doğan anapara ve faizin nominal artışı dövizle borçlanarak yatırım yapmanın cazibesini azaltmaya başlamıştır.
Bankaya borçlanarak veya kısır öz-kaynaklarla bir giriÅŸimde bulunmak yatırımcıları zor duruma sokmuÅŸtur.Bu nedenledir ki,ülke içi yatırımın yabancı sermayeye kucak açması zorunlu duruma gelmiÅŸtir.BaÅŸbakanlık bünyesinde CumhurbaÅŸkanlığı’nın 14 Ocak 1980 tarihli,444 sayılı tezkeresi ile bir ” Yabancı Sermaye Dairesi ” kurulması ve 6224 sayılı kanun ve diÄŸer kanunlarla Ticaret ve Maliye Bakanlıkları ile Devlet Planlama TeÅŸkilatı’nda bulunan görev ve yetkililerin bu daireye verilmesi uygun görülmüştür.
Özetle 24 Ocak kararları ile getirilen yeni düzenlemelerin ışığı altında yabancı sermayeye daha gerçekçi bir gözle bakılmış,geçmiÅŸte karşılaşılan güçlüklere süratli çözümler getirilmeye çalışılmış,yeni yabancı sermaye yatırımlarına izin verilmiÅŸ,garantisiz ticari borcların bir kısmının Türkiye’de yatırımlara dönüşmesi saÄŸlanmış,Türkiye2de faaliyet gösteren yabancı sermayeli kuruluÅŸların sayısında artış meydana gelmiÅŸ,herÅŸeyin üstünde yabancı sermayeye güven veren bir siyasi ve ekonomik ortam yaratılmıştır.
GÜNÜMÜZ TÜRKİYESİ’NDE YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI
Türkiye’ye giriÅŸine izin verilen yabancı sermaye yatırımlarının %90′ı
OECD ülkeleri tarafından yapılmaktadır.Avrupa Birliği ülkaleri açısından veriler değerlendirildiğinde,bu ülkelerin %56 lık bir payı olduğu görülmüştür.Geriye kalan %44 lük kısmın ise,%33 ü diğer OECD ülkeleri tarafından olmak üzere,%9 luk kısmı Kuzey Afrika ülkeleri,%2 lik kısmı diğer İslam ülkeleri tarafından paylaşılmaktadır.
Türkiye’deki ağır bürokrasi,özelleÅŸtirmelerin yavaÅŸ gerçekleÅŸmesi,mevzuatın uygun olmayışı gibi nedenlerle,yabancı sermaye giriÅŸinde problemler yaÅŸanmaktadır.Yaklaşık 70 milyonluk nüfusu ve ortalama % 5-6 oranındaki büyüme hızı ile ülkemizde yabancı sermeye yatırımlarının arttırılmasına büyük ihtiyaç duyulmaktadır.
Yabancı yatırım hedeflerine ulaşılamamasının temelinde ülkede yaÅŸanan siyasal ve ekonomik istikrarsızlık önemli bir yere sahiptir.Yabancı sermayenin, Türkiye’ye gelmemesi için de birçok neden var. Bunları da şöyle özetleyebiliriz: Bürokrasi ağır. Kayıtdışı ekonomi yaygın, buna mukabil kayıt içine giren ÅŸirketlerin vergi yükü yüksek. Enerji fiyatları, rakip ülkelere göre pahalı. Türkiye’de yaygın olarak özelleÅŸtirme ve yabancı sermayeye karşı olan bir duruÅŸ var.Yeterli derecede bu alanda faaliyet gösterilememekte,ekonomki karalar tam olarak uygulanamamaktadır.
Türkiye’nin ele alması gereken uygulamalar ÅŸunlardır :
_ Siyasi istikrarsızlığın önlenmesi,
_ Ekonomik istikrarsızlıkların azaltılamsa; bütçe açıklarının kapatılması,dış borç yükünün hafifletilmesi,enflasyonun ve faiz oranlarının indirilmesi,
_ Ekonomi politikalarındaki rekabet ve serbest piyasa uygulamalarının arttırılması,
_ Ekonomik yapının dünya ile bütünleşmesi,
_ İhracatı arttırıcı dinamiklerin yakalanması,
_ Özelleştirme çalışmalarının biran önce sonuçlandırılması,
_ Hukuki düzenlemeler yapılarak,mevzuatlar arasında uyum sağlanması,
_ Bürokratik işlemlerin azaltılması.
DiÄŸer bir durum ise; Türkiye’deki muhasebe standartları, yabancıların üzerinde durduÄŸu konuların başında gelmektedir.Uygulanan standartların uluslararası standartlardan farklı olması birçok sorun yaratmaktaydı.Fakat sermaye piyasasının önderliÄŸinde 2002 yılında baÅŸlayan Türkiye muhasebe standartının, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) ile uyumunun saÄŸlanması için yapılan çalışmalar 1 Ocak 2005 tarihinde sona ermiÅŸtir.91 ülke ile birlikte Türkiye’de de UFRS yürürlüğe girmiÅŸtir.Yabancı sermaye yatırımlarının gelmesi açısından büyük bir sorun da ortadan kalkmıştır.
GerçekleÅŸtirilmiÅŸ uygulamalar açısından ise; 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ‘DoÄŸrudan Yabancı Yatırım Yasası’ yabancı sermeye giriÅŸini rahatlatmıştır.Kısa bir taramayla yasa maddelerine bakmak, yabancı sermayeye nasılda destek verildiÄŸini gösteriyor. Ayrıca bu yasa ile doÄŸrudan yabancı yatırımlarında "ülke ekonomisinin geliÅŸmesine yararlı olmak" amacı kaldırılıyor, yerine "yabancı yatırımcıların haklarını korumak" amacı getiriliyor:
MADDE 1. – Bu kanunun amacı ,doÄŸrudan yabancı yatırımların özendirilmesine,yabancı yatırımcıların haklarının korunması ile yatırım ve yatırımcı tanımlarında uluslararası standartlara uyulmasına, doÄŸrudan yabancı yatırımların gerçekleÅŸtirilmesinde izin ve onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesine ve tespit edilen politikalar yoluyla doÄŸrudan yabancı yatırımların artırılmasına iliÅŸkin esasları düzenlemektir. Bu Kanun, doÄŸrudan yabancı yatırımlara uygulanacak muameleyi kapsar.
Doğrudan yabancı yatırımlara ilişkin esaslar
MADDE 3.- a) Yatırım serbestisi ve millî muamele
Uluslararası anlaşmalar ve özel kanun hükümleri tarafından aksi öngörülmedikçe;
1-Yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye’de doÄŸrudan yabancı yatırım yapılması serbesttir.
2- Yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabidirler.
b) Kamulaştırma ve devletleştirme
Doğrudan yabancı yatırımlar, yürürlükteki mevzuat gereğince; kamu yararı gerektirmedikçe ve karşılıkları ödenmedikçe kamulaştırılamaz veya devletleştirilemez.
c) Transferler
Yabancı yatırımcıların Türkiye’deki faaliyet ve iÅŸlemlerinden doÄŸan net kâr, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedelleri, lisans, yönetim ve benzeri anlaÅŸmalar karşılığında ödenecek meblaÄŸlar ile dış kredi ana para ve faiz ödemeleri, bankalar veya özel finans kurumları aracılığıyla yurt dışına serbestçe transfer edilebilir.
d) Taşınmaz edinimi
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya iÅŸtirak ettikleri tüzel kiÅŸiliÄŸe sahip ÅŸirketlerin, Türk vatandaÅŸlarının edinimine açık olan bölgelerde taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı aynî hak edinmeleri serbesttir.
e) Uyuşmazlıkların çözümü
Özel hukuka tabi olan yatırım sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü ile yabancı yatırımcıların idare ile yaptıkları kamu hizmeti imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden kaynaklanan yatırım uyuşmazlıklarının çözümlenmesi için; görevli ve yetkili mahkemelerin yanı sıra, ilgili mevzuatta yer alan koşulların oluşması ve tarafların anlaşması kaydıyla, milli veya milletlerarası tahkim ya da diğer uyuşmazlık çözüm yollarına başvurulabilinir.
f) Nakit dışı sermayenin değer tespiti
g)Yabancı personel istihdamı
Bu gelişmelerden başka yabancı yatırımcıları ülkemize çeken diğer şart ve olanaklara gözatabiliriz :
YABANCI SERMAYE TÜRKİYE’YE GELİRKEN HANGİ OLUMLU GEREKÇELERİ SAVUNUYOR?
Yabancı sermayenin Türkiye’ye gelmesi için çeÅŸitli nedenler var. Türkiye, istikrarı saÄŸladı, AB ile müzakere sürecine girdi. BulunduÄŸu bölge ve pazarlara yakınlığı açısından avantajlar sunuyor. Kendi iç pazarı da dinamiktir.
Türkiye Dünya’nın en büyük 15-20 pazarından biridir.Hem ulaşım,enerji ve yeterli teknolojik altyapıya,hem de insan kaynakları açısından yatırımcı için cazip koÅŸullara sahiptir.kolay eÄŸitilebilen vasıfsız iÅŸgücünün yanı sıra,çok iyi eÄŸitim görmüş bir yönetici sınıfı ve ortaklık yapabilecek son derece giriÅŸimci,dinamik bir kesime sahip durumdadır.İşgücü maliyetleri ve diÄŸer üretim faktörleri de diÄŸer ülkelere göre nispi olarak ucuz bulunmaktadır.CoÄŸrafi açıdan ise DoÄŸu Avrupa,Orta Asya ve Orta DoÄŸu’nun ortasında tüm pazarlarla iliÅŸki içinde olan bir jeopolitik konuma sahiptir.Orta DoÄŸu ve Kafkasya petrolü ile Orta Asya doÄŸal gazı ile batı arasında bir geçiÅŸ kapısı konumundadır.
Yabancı sermaye niye niye geliyor sorusunun cevabı için 2 krater önde tutulmaktadır: Karlılık ve güvenlik.
Geldiği ülkenin yabancı sermayeye verdiği güvence,el koymaların söz konusu olmaması,kar transferlerine izin verilmesi,verdiği kredilerin geri ödemelerinde sorun çıkmaması,mevzuatın yabancı sermaye aleyhine değiştirilmemesi aranılan güvenliğin ana unsurlarını oluşturmaktadır.
AB ile müzakereler içindeki Türkiye’de ciddi bir güvenlik sorunu yoktur.
Karlılık konusunda,Türkiye yabancı yatırımcılara istenilen ortamı sağlayabilmektedir.Örneğin;yabancıların borsadaki payları %67-68 civarındadır.Bir yıl içinde elde ettikleri kazanç %66.9 olarak tahmin edilmektedir.
Bu konuda üç grup katılımcıya da, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yatırım yaparken göz önünde bulundurdukları en önemli üç kriterin ne olduÄŸu hakkındaki görüşleri sorulmuÅŸtur :
KiÅŸisel görüşünüze göre, yabancı yatırımcıların Türkiye’de yatırım yaparken göz önünde bulundurdukları en önemli üç kriter nedir?
Potansiyel yatırımcı Fikir önderleri Analistler
Taban: Tüm katılımcılar 600 kişi
% 30 kiÅŸi
% 10 kiÅŸi
%
Karlılık veya yatırımın geri dönüşü 65 47 40
Siyasi istikrar 43 57 30
İşçilik Maliyeti 42 3 10
Ülke riski 33 40 30
CoÄŸrafi avantaj 21 17 10
Yönetimin kalitesi 16 3 0
İş Ahlakı ve İyi Kurumsal Yönetim 13 23 0
Yürürlükteki Kurallar ve yönetmelikler (mesela, AB’ye uyum) 12 57 50
Stratejik planlama 12 23 0
Sosyal ve kültürel bağlar 11 0 10
Ürün ve hizmetlerin kalitesi 8 0 0
Tecrübe/Geçmiş performans 5 20 0
Sürdürülebilirlik 0 0 20
DiÄŸer 6 10 60
Bunlardan hiç biri 0 0 0
Bilemiyorum 2 0 0
KAYNAK:MORI
Genel toplumda, yabancı yatırımcılar için en önemli kriterler arasında yatırımdan elde edilen gelir, siyasi kararlılık ve işçilik maliyetlerinin ön sırada yeraldığı görülürken, fikir önderleri ve analistler için ise kurallar ve yönetmeliklere uyuma daha fazla önem yüklenmektedir. İyi Kurumsal Yönetim, çoğu yabancı yatırımcı tarafından hayati bir kriter olarak algılanmamaktadır; zira katılımcıların sekizde biri (%13) ve yedi görüş lideri bu kavramı hayati olarak nitelemiştir.
Ülkemizde Yabancı Sermaye;
Bize lazım olan yeni sektörlere,üretim alanlarına deÄŸil;mevcut alanlara geliyor.Bunlarda faydalıdır ancak iÅŸsizlik sorunu olan Türkiye’de yeni iÅŸ alanlarının oluÅŸturulmasında yardımcı olamamaktadır.
Türkiye’de en çok yabancı sermaye çeken 20 ülke arasına girebilecektir. Siyasi ve ekonomik istikrarı yakalayan Türkiye’ye yabancı sermaye ilgisi artmaktadır.
2000 ‘de YS yatırım miktarı sıralamasında 89.sırada olan ülkemiz,2001-2003 yılları arasında 72, 2004 ‘te ise 35. sıraya yükselmiÅŸti.
2004 yılında Doğrudan YS girişi brüt 2.8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.
2005 te Türk Telekom’un Lübnan merkezli Oger’e devri,ABD’li General Electric’in Garanti Bankası ve Rus Alfa’nın Turkcelle ortak olması,Fortis’in Dışbank’ı satın alması önemli yabancı sermaye giriÅŸleri olarak dikkat çekmiÅŸtir.
2005 yılında Türkiye’ye 9.7 milyar dolarlık yabancı sermaye giriÅŸinin gerçekleÅŸtiÄŸi açıklandı.bu bir yıl öncesinin 2.5 katıdır. 9 milyar doları aÅŸkın bir rakamla en yüksek yıllık doÄŸrudan sermaye giriÅŸini de 2005′te görülmektedir.
Hazine MüsteÅŸarı İbrahim Çakançı’nın Açıklamasına Göre ;
Patlama yılı 2005
Bir yılda 9 milyar dolarlık sermaye girişi Türkiye için gerçekten şaşırtıcı
bir baÅŸarı. Çünkü bitiÅŸikteki tablo, 1980- 1999 arasını kapsayan 20 yıllık dönemdeki kadar yabancı sermayenin, sadece bir yılda çekilebildiÄŸini gösteriyor. 20 yıllık süreçteki toplam net yabancı sermaye giriÅŸi 9.4 milyar dolar olmuÅŸ. 2000-2004 arasındaki beÅŸ yıllık dönemde de 9.8 milyar dolarlık yabancı sermaye çekilmiÅŸ. 25 yılın toplamı ise 19.2 milyar dolar. 2005 yılındaki sermaye, son beÅŸ yılın toplamına eÅŸit, son 25 yıllın da yaklaşık yarısı düzeyinde. Bu da bize, yabancı sermayede 2005′in tam bir patlama yılı olduÄŸunu gösteriyor. Hem büyük özelleÅŸtirmelerin gerçekleÅŸtirilmesi hem de yerli büyük özel sektör ÅŸirketlerinin yabancı ortak alımı veya doÄŸrudan yabancıları satışı yoluyla böyle bir rakama ulaşıldı.
YABANCI SERMAYE’DE 2006 YILI
Merkezi Washington´da bulunan Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), Türkiye´ye bu yıl, en az 11 milyar dolar doÄŸrudan yabancı sermaye giriÅŸinin beklendiÄŸini bildirdi. A.A muhabirinin, dünya genelindeki bir çok banka ve mali kuruluÅŸun üye olduÄŸu IIF’nin raporundan derlediÄŸi bilgiye göre, Yükselen Avrupa
Piyasalarında, en çok doğrudan yabancı sermaye, AB ortalamasının
üstünde büyüyen Türkiye’ye gelecek. Rapora göre, yabancı sermaye
giriÅŸinde, Türkiye’yi, Romanya takip edecek.
Türkiye’ye en az 11 milyar dolarlık doÄŸrudan yatırım giriÅŸinin
beklendiÄŸi, Romanya’ya da 7 milyar dolar bir giriÅŸ tahmin edildiÄŸi
ifade edilmiÅŸtir.
Raporda, 2006 yılında, enerji özelleştirmelerinin damgasını
vuracağı, elektrik dağıtım ihaleleri sonucu, 3,5 ile 5 milyar dolar
arasında bir gelir elde edilmesinin beklendiği kaydedildi.
Önemli özelleştirmelerin gerçekleştirilmeye başlandığına dikkat
çekilen raporda, özelleştirmelerin yabancı sermaye girişinde önemli
rol oynadığını belirtildi.
Portföy cinsinden yabancı sermayenin de Türkiye’de artış
gösterdiği anlatılan raporda, bu yıl 6 milyar dolarlık bir portföy
yatırımının beklendiği ifade edildi.
Raporda, Türkiye’de hisse senetlerinin önemli bir getirisinin
olduğu, bu nedenle, menkul kıymetler piyasasına olan yabancı ilgisinin
devam ettiÄŸi kaydedildi. Raporda, Yükselen Avrupa Piyasalarında Türkiye ve Rusya, ile Latin Amerika’da Kolombiya ve Arjantin borsalarının cazip borsalar olduÄŸu ifade edildi. Yerel para birimi cinsinden bonolara yatırım açısından da, Türkiye, Polonya, Macaristan, Meksika ve Brezilya’nın en likid piyasalar olduÄŸu vurgulandı.
Rapora göre bu yıl, toplam küresel sermaye dolaşımının 322 milyar
dolar olması bekleniyor. Toplam küresel net doğrudan yabancı sermayenin, bu yıl 155 milyar dolara ulaşması bekleniyor, geçen yıl, bu rakam 136 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.Geçen 61,5 milyar dolar olan toplam küresel portföy cinsinden
yabancı sermaye yatırımının, gelişmiş ülkelerdeki faiz koşullarına
bağlı olarak, bu yıl 50 milyar dolara gerilemesi bekleniyor.Küresel ekonomide, sermaye dolaşımı açısından en büyük riskler ise büyük ülkelerin artan Cari İşlemler
Açığı ile artan petrol fiyatları gösterildi
‘Reputation of Capital Markets and Good Corporate Governance in Turkey’
SIR BOB WORCESTER.
Ve günümüzde cari açık sorunu da war.Bunun için ise cari açık rekorda ama yabancı sermaye giriÅŸide rekorda denmektedir.Yani yabancı sermaye cari açığın ilacı olarak görülmektedir.Türkiye yakın vadede cari açığı düşüremeyecek, ama bunun yüzde 40′ını doÄŸrudan yabancı sermayeyle finanse edecek duruma gelmiÅŸtir. 2005 yılında 9 milyar dolarla son 25 yılın toplam yabancı sermaye miktarının neredeyse yarısına ulaşılacaktır.
HAZİNE MüsteÅŸarlığı da, ödemeler dengesi istatistiklerine göre bu yıl ocak ayında doÄŸrudan yabancı sermaye fiili giriÅŸinin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7.3 oranında artarak 206 milyon dolar olduÄŸunu belirtti. Geçen yılın tamamında yabancı sermaye fiili giriÅŸi 9.65 milyar dolar olmuÅŸtu. Hazine’den yapılan açıklamaya göre, yabancı sermayeli ÅŸirketlerce gerçekleÅŸtirilecek yatırımlar için 2006 yılı Ocak ayında 19 adet teÅŸvik belgesi düzenlendi. Yatırımların toplamı 147.2 milyon dolar oldu. TeÅŸvik belgesinin 9 adedi imalat, 10 adedi hizmetler sektörlerinde düzenlendi. Haziran 2003 yılında DoÄŸrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte kurulan yabancı sermayeli ÅŸirket sayısında artış olduÄŸu belirtilerek, "2006 yılı ocak ayı sonu itibariyle 9.785 adet yabancı sermayeli ÅŸirket ve ÅŸubesi kuruldu; 2.019 adet yerli sermayeli ÅŸirkete de yabancı sermaye iÅŸtiraki gerçekleÅŸmiÅŸtir. Türkiye’de toplam 11.804 adet yabancı sermayeli ÅŸirket faaliyette bulunuyor" denildi.
Bu arada, Merkez Bankası Danışmanı Ercan Türkan, Türkiye’de Ekonomik Aktivite İçinde Yabancı Sermaye Payı baÅŸlıklı bir araÅŸtırma yapmıştır. Türkan, yaygın "tabu"ların aksine, Türkiye ekonomisinde önemli bir yabancı sermaye katılımı veya etkisi olduÄŸunu belirlemiÅŸtir.AraÅŸtırmada, yabancı sermayenin Türkiye’de ekonomik aktiviteye katılım oranlarının aktivite türüne göre deÄŸiÅŸiklik göstermesine raÄŸmen yüzde 14.3 ile yüzde 26.3 arasında bir büyüklüğe sahip olduÄŸu vurgulanmıştır.
Türkiye YS ‘si hakkındaki diger yorum ve görüşlere bakarsak;
_ İstanbul_OECD danışmanı Declan Murphy; Türkiye AB ve OECD nin diÄŸer ülkeleriyle kıyaslandığında hala önemli bir oyuncu olmadığını,ama Türkiye’nin büyük bir büyüme potansiyeli olduÄŸunu,Hazinenin de YS ye desteÄŸinin artmasıyla çok iyi paylar alınılabileceÄŸini düşünmektedir.
_ Uluslararası Yatırımcılar DerneÄŸi (YASED) yönetim kurulu baÅŸkanı ÅžABAN ERDİKLER ve Koç Holding Üst Yöneticisi (CEO) BÜLENT ÖZAYDINLI; ‘’ Küresel Sermaye:Efsaneler ve Gerçekler ‘’ konulu konferansta görüşlerini bildirmiÅŸlerdir.
Åžaban Erdikler; Türkiye’nin Yabancı Yatırım Stratejisi olmadığını ve YS konusunun bilgi kirlenmesinin en yoÄŸun oldugu alanlardan biri olduÄŸunu söylemiÅŸtir.
Özaydınlı ise ;Türkiye’nin 2005-2050 yılları arasında dolar bazında GSMh ‘de % 5.6 ortalama büyümeyle dünyanın en hızlı büyüyen 4.ülke olmasının beklendiÄŸini ,diÄŸet ülkelerin ise Hindistan,Endonezya,Çin olacağını belirtti.
_ Türk Telekom Kurulu BaÅŸkan’ı PAUL DOANY ; Türkiye’nin uzun vadeli çıkarının,uzun vadeli yatırımdan geçtiÄŸini,Türkiye’nin yatırımcıyı kendisine uzun süreli olarak baÄŸlaması gerektiÄŸini düşünmektedir.
YS alanında degiÅŸik bir geliÅŸme ise SaÄŸlık Bakanlıgı’nın çalışmalarıdır. SaÄŸlık Bakanlığı, yabancı sermaye yardımıyla aşı üretmeye hazırlanıyor. ‘Kamu-özel ortaklığı’ modeli ile hayata geçirilecek projenin yasal hazırlıkları tamamlandı. 2006 yılının Bütçe Kanunu’na SaÄŸlık Bakanlığı’na "Aşı sipariÅŸi verebilir ve özel sektörle aşı üretebilir" diye bir madde eklendi. Buna göre bakanlık, alım garantisi vererek yabancı ÅŸirketlerin Türkiye’de aşı üretmesine izin verecek. AnlaÅŸma 10 yıl için geçerli olacak. Åžartnameye göre, ÅŸirketler kuÅŸ gribi gibi yeni aşıların geliÅŸtirilmesi için de Ar-Ge çalışması yapacaktır.