‘Hukuk Dersleri’ Kategorisi için Arşiv

Hukuk Sözlüğü

Salı, 06 Kasım 2007

A

abideler ve asar-ı atika: anıt ve abideler

abluka: bir devletin dışarı ile olan ilişkilerini zor kullanarak kesmek

acele itiraz: verilen kararın tefhim yada tebliğinden itibaren belirli bir süre içerisinde ( genellikle bir hafta ) yapılması gereken, kanunda açıkça sayılan itiraz türüdür. itiraz üzerine kararı veren makam değil itiraz mercii bir karar verir. (CMUK. 304)

acenta: ticari mümessil ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölge içinde daimi bir suretle ticari bir işletmeyi ilgilendiren akidlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinen kimse (TTK 116 vd.)

acir: kiraya veren kimse

aciz: bir şahsın borçlarını ödeyemeyecek durumda bulunması

aciz vesikası: alacaklı alacağının tamamını alamamışsa kalan miktar için kendisine verilen vesika (İİK 143)

açık artırma: bir malın, teklif veren kişiler arasında en yüksek bedeli öneren kimseye satılmasını sağlayan satış biçimi.

ada: çevresi yollarla sınırlandırılmış bulunan, çeşitli parselleri kapsayan arsa parçası.

adâd: adetler; sayılar

adalet: haklılık; hakka uygunluk

adem-i ifâ: yapmamak; yerine getirmemek; borcu ödememek

adem-i iştirak: katılmamak

adem-i selahiyet: yetkisizlik

adem-i vüsuk: gercek olmamak

adi kira: kiraya verenin, belli bir ücret karşılığında bir şeyin kullanılmasını kiracıya bıraktığı sözleşme.

adi şirket: iki veya daha çok kimsenin, ortak bir amaca ulaşmak için emeklerini ve mallarını birleştirmeyi kabul ettikleri sözleşme ile kurulan ortaklık.

adlî kaza: cezai, hukuki, ticari, nizalı, nizasız yargı

adlî müzaharet: adli yardım

ağlep: kuvvetli; büyük

ahar: başkası; üçüncü kişi; yabancı

ahde vefa: söze bağlılık, sözleşmeye bağlılık

âhir: son; sondaki; en son; en sondaki

ahit: söz verme

ahkam: hükümler

ahkâmı huzuriyye: hakim önünde yargılanmayla ilgili yöntem hükümleri

ahkâmı mahsusa: özel hükümler

ahkâmı müteferia: ayrıntılı hükümler

ahkâmı mütehalife: aykırı değişik hükümler

ahvâl: durumlar; haller; vaziyetler

ahz: almak

aile hukuku: Aile ilişkilerini düzeneleyen hukuk kurallarıdır.

aile şirketi: bir ailenin bireylerinden oluşan ortaklık.

aile yurdu: bir kimsenin, ailenin gereksiniminden büyük olmamak ve bizzat kendisinin veya ailesinin işletmesi ya da oturması koşuluyla, aile bireylerinin geçimi ve oturmasını sağlamak amacıyla ayırdığı taşınmaz ve ekleri.

akar: taşınmaz mal; kiraya verilen ve gelir sağlayan şeyler

akarâtı mevkufe: vakfedilmiş, gelir getiren mallar

akdetmek: sözleşmek; kararlaştırmak; düzenlemek; bağlamak

akd-i mebhusünanh: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme

akd-i mezbur: sözü geçen akit, anlaşma, sözleşme

akd-i muvazaa: karşılıklı ödün verilerek yapılan akit, anlaşma, sözleşme

akd-i sahih: geçerli, doğru, kusursuz akit, anlaşma, sözleşme

âkideyn:her akitte akdi yapan iki taraf

âkidîn: sözleşenler; sözleşme yapanlar

âkit: bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri; sözleşme veya mukavele yapan

alâhilâf’ül-kanun: kanun hilafına; yasaya aykırı olarak

alâkadar: ilgili; ilişkili

alât: aletler; araçlar

aledderecat: sırasıyla; derecesine göre

alelhesap: hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere; doğan kârdan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplatılmak üzere önceden ödenmesi

ale-l-ıtlak: genel olarak; rasgele; bir sınır ile bağlı olmayarak

ale-l-umûm: genel olarak; umumi bir biçimde; bütün

alelusul: usulüne uygun;

aleniyet: açıklık

alettakrib: takriben; yaklaşık olarak

amade: bir işi yapmaya hazır; hazırlanmış

amel: iş; edim; fiil

amele: işçi; emekçi, ırgat

amelî: işe dayanan; iş üstünde; tatbikî; pratik; uygulamalı

amenajman:doğal kaynakların işletilmesi

âmil: yapan; etken; etmen; sebep; faktör

âmir: emreden; buyuran; bir memurun vazife bakımından büyüğü; bir fiili yapmaya veya yapmamaya zorlayan, buna gücü yeten

âmm:genel; umumi; herkese ait

amme:kamu

âmme hükmî şahsiyeti: kamu tüzel kişiliği

amme intizamı : kamu düzeni

anagayrimenkul: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın bütünü.

anayapı: Kat mülkiyetine konu olan taşınmazın esas yapı kısmı.

angaje: sözle veya yazılı olarak bağlanan; bağımlı

ani edim: Bir anda yapılan belli davranış ya da davranışlarla yerine getirilen edim

ânif’ül-beyan: az önce beyan olunan, bildirilen

anmuhakemetin: muhakeme yaparak; yargılama yoluyla

antrepo: gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer; ardiye; ambar

âra: reyler; oylar

arazi mahlule: mutasarrıfın mirasçı bırakmadan ölümü ile mahlûl olan arazi-i emiriyye

arazi-i emiriyye: beytülmâle ait olarak devlet tarafından kişilere dağıtılan yerler, topraklar; beylik arazi

arâzi-i haraciyye: haraca bağlı arazi;

arâzi-i memlûke: mülk; timar toprağı; mülkiyet yolu ile tasarruf olunan yerler

arâzi-i metrûke: halkın gereksinimi ve kullanımı için terk edilen arazi

arâzi-i mevât: hiç kimsenin tasarrufu altında olmayan ve halka terk ve tahsis edilmemiş bulunan,yüksek sesli bir kimsenin sesi işitilmeyecek derecede köy ve kasabalar gibi yerlerden uzak bulunan kıraç, taşlık, pırnallık gibi yerler

arazi-i mevkufe: geliri belirli bir konuya tahsis olunan yer; vakıf olunmuş arazi

arazi-i miriye: devlete ait arazi

arâzi-i öşriye: ürününden onda bir Devlet payı alınan ve üzerinde her türlü mülkiyet tasarrufları bulunan arazi

âri: boş; çıplak; soyut; arınmış; yüksüz

âriyet: ödünç; eğreti; ödünç sözleşmesi

arîz ve amîk: genişlik ve derinliğine; enine boyuna;

arz: sunma; gösterme; bildirme; önüne koyma; anlatma (bir büyüğe)

arsa payı: Kat mülkiyetinde arsanın, kanunda belirtilen esasa göre bağımsız bölümlere ayrılan ortak mülkiyet payı.

arsa: Belediye sınırları içinde, belediye tarafından parsellenerek üzerine inşaat yapmak için ayrılan arazi parçası.

arzuhal: dilekçe

asgarî: en az; en aşağı; en azından; en düşük; en küçük

ashab-ı intikal: verasetin geçişinde hak sahipleri

asrî: zamana uygun; çağdaş; modern

ateh: bunama; bunaklık

atıf: yollama; yöneltme; yükleme; bağlama; eğme; meylettirme; ilişkili bulma

âtî: gelecek; gelen (kişi veya şey); gelecek zaman; istikbal

avans: alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme; öndelik

avârız: kazalar; belâlar; borçlanma ve hak kazanma yeterliliğini kısan veya yok eden haller

avdet: dönüş; geri gelme; dönme

ayn: para dışında, kazanılabilen bütün servet öğeleri

aynî: mala ilişkin; eşyaya bağlı; malın mülkiyeti ile ilgili; herkese karşı ileri sürülebilen

ayni haklar: Eşya üzerinde doğrudan doğruya mutlak egemenlik yetkisi veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar.

âzâ: uzuvlar; üyeler; organlar

âzâde: serbest; hür; özgür

azamî: en çok; en büyük; en yüksek

azimet: gidiş; yola çıkma

azil: Verilen temsil yetkisinin ortadan kaldırılması

At Yarışları Tüzüğü

Salı, 06 Kasım 2007

AT YARIŞLARI TÜZÜĞÜ (1) (2) (3)

Bakanlar Kurulu Kararırın Tarihi : 19.7.1955, No: 4/5592

Dayandığı Kanunun Tarihi : 10.7.1953, No: 6132

Yayımlandığı R. Gazetenin Tarihi : 23.8.1955, No: 9085

Yayımlandığı Düsturun Tertibi : 3, Cildi: 36, S: 1985

BÖLÜM : I

Umumi Hükümler ve Tarifler

Madde 1 - 6132 numaralı kanun hükümlerine göre yapılan bütün at yarışları-

nın tertip, tanzim ve idaresi bu Nizamname hükümleri dairesinde cereyan eder.

Madde 2 - (Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.)

Bu Tüzükte adı geçen deyimlerin ifade ettiği manalar aşağıda gösterilmiştir:

I) YARlŞ OTORİTESİ; Yarış Otoritesi deyimi Tarım Bakanlığını ifade eder

II) TANINAN YARIŞ OTORİTESİ; İngiltere Jokey Klübü ve kendi memleketlerinde-

ki at yarışlarının düzenlenme ve kontrolünden sorumlu ve yetkili milletlerarası

kuralları göre İngiltere Jokey Klübü tarafından tanınmış yarış teşekkülleridir.

III) YÜKSEK KOMİSERLER HEYETİ; Yarış Otoritesinin, at yarışları ile ilgili

olarak bu Tüzük hükümlerine göre verdiği görev ve yetkileri ifa eden mercidir.

IV) SOY KÜTÜĞÜ (STUD - BOOK - STAT - BUK); Yarış Otoritesince safkan yarış

atlarının tescil edildiği kütüktür.

V) YARIŞ MÜESSESESİ; At yarışları hakkındaki 6132 sayılı Kanunun 1 inci,

5 inci ve 6 ncı maddeleri hükümlerine göre yarış yapma yetkisini kullanan te-

şekkülü ifade eder.

VI) KAYIT BÜROSU; Yarış Müessesesi tarafından yarışlarla ilgili her türlü

kayıt ve tescil işlerini yürütmek üzere kurulan bürodur.

VII) YARIŞ BÜLTENİ; Yarışlarla ilgili olarak en az haftada bir defa Yarış

Müessesesi tarafından yayımı gereken bültendir.

VIII) YETİŞTİRİCİ; Atın doğumunda o atın anasına sahip bulunan kimsedir.

———————-

(1) 10/11/1975 tarih ve 7/10752 sayılı Kararname ile bu tüzükte geçen "mütehas-

sıs" deyimi "uzman" olarak değiştirilmiştir.

(2) Tüzükte geçen "Tarım Bakanlığı" deyimi, Bakanlar Kurulunun 21/2/1983 tarih-

li ve 83/6095 sayılı kararı ile "Tarım ve Orman Bakanlığı" olarak değişti-

rilmiştir.

(3) Bu Tüzükteki para cezalarının uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih

ve 5435 sayılı Kanunu değiştiren 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile

15/8/1957 tarih ve 9682 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan 20/5/1957 tarih

ve E. 1, K. 12 sayılı Yargıtay İ. Bir. Kur. Kararına bakınız.

IB) (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.) At sahibi; bir ata tamamen veya kıs-

men sahip bulunan kimsedir. Bir atı, belli süre için koşturmak üzere 1 kira ile

tutan kimse de bu süre içinde at sahibi sayılır. Bu takdirde kiraya veren, bu

süre için bu Tüzük yönünden at sahibi sayılmaz.

Atı kira ile tutan at sahipleri ile vekillerin de at sahiplerinin taşıdık-

ları nitelikleri haiz olduklarını gösteren belgeleri taşımaları şarttır.

(Ek: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Bu belgeleri her yıl Aralık ayı içinde, değişik-

lik olmuşsa, en geç 15 gün içinde Yarış Müessesesine vize ettirmek mecburiye-

tindedirler.

B) (Değişik: 23/7/1999-99/13185 K.) AT SAHİBİ VEKİLİ: At sahibinin koşular

ile ilgili haklarını kullanmak ve yükümlülüklerini yerine getirmek üzere no-

terlikçe düzenlenmiş vekaletnameyi taşıyan kimsedir. Bir şahsa at sahibi

vekilliği verilmesi at sahibinin yarışlarla ilgili sorumluluğunu ortadan

kaldırmaz.

BI) (Değişik: 21/2/1983 - 83/6095 K.) Antrenör, yarış atlarının talim,ter-

biye, idman, bakım, beslenme ve koşulara ilişkin hizmetlerinin yapılmasıyla

yükümlü ve sorumlu olan ve Lisans Yönetmeliği hükümlerine göre antrenör lisansı

taşıyan kişidir.

Antrenörler, genel, özel, yardımcı ve at sahibi antrenör olarak çalışırlar.

Antrenörlükte vekalet geçerli değildir.

BII) BİNİCİ; Jokey, jokey yamağı ve centilmen biniciyi kapsar.

a) JOKEY; Ücret mukabili koşularda ata binen kişilerdir. Bunların, usulle-

rine göre verilmiş bir lisansa sahip olmaları gerektir.

b) (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Jokey yamağı (apranti); at sahipleri

ya da antrenörlerine en az iki yıllık bir sözleşme ile bağlı olarak çalışan

jokey adayıdır.

c) CENTİLMEN BİNİCİ; Jokeyliği meslek edinmiş, amatör binicidir.

BIII) (Değişik: 21/2/1983 - 83/6095 K.) Seyis, yarış atlarının bakım, bes-

lenme, yarış alanına gidiş, dönüş ve gezinti işlerinde çalışan ve Lisans Yönet-

meliği hükümlerine göre seyis lisansı taşıyan kişidir.

Başarılı sicil almış ve en az 3 yıl seyislik yapmış olan seyisler, Lisans

Yönetmeliğinde belirtilen nitelikleri taşımak koşuluyla seyisbaşı olabilirler.

BIV) AT; At deyiminden at, kısrak, iğdiş, erkek ve dişi tay anlaşılır.

İğdişler, manialı koşulardan başka koşulara iştirak edemezler.

BV) KOŞUYA İŞTİRAK ETMİŞ AT; Hareket hakeminin emrine girmiş attır.

(Beyaz flamanın kaldırıldığı andan itibaren çıkış yerlerindeki her at o koşu

için hakemin emrine girmiş sayılır.)

BVI) VOKOVER (ğOLK OVER); Koşuya katılan birden fazla atın bulunmadığı ko-

şudur.

BVII) DEDHİT (DEAD - HEAT = ATBAŞI BERABER); Bir koşuyu birden fazla atın

başbaşa bitirmesi demektir.

BVIII) KOŞU; Önceden kaydı yapılmış atların çıkış (Start) ile varış (Muva-

salat) arasındaki mesafeyi almalarıdır.

BIB) YARIŞ; Aynı yerde, aynı gün sürekli olarak yapılan bütün koşulardır.

BB) MİTİNG (MEETİNG); Aynı yerde gün araları ile devam eden yarışların

tümüdür.

BBI) YARlŞ MEVSİMİ; Her takvim yılı için Yüksek Komiserler Heyetince tesbit

edilen yarış dönemidir.

BBII) KOŞU TÜRÜ; Deyiminden vadeli, açık, muayyen ikramiyeli ve yekünlu ko-

şular ile maçlar anlaşılır.

BBIII) VADELİ KOŞU; Koşunun özel şartlarında o koşunun icrasından belirli

bir süre önce kaydının yapılması, taksit ve pişmancalık ödenmesi öngörülen ve

taksit, kaydiye ve pişmancalıklar toplamının birincilik ikramiyesine eklendiği

koşudur.

BBIV) AÇIK KOŞU; Taksit, kaydiye ve pişmancalıklar toplamının birincilik

ikramiyesine eklendiği koşudur.

BBV) YEKÜNLU KOŞU; Koşuya katılan en az üç at sahibinin ödedikleri kaydiye,

taksit ve pişmancalıkların birinci ata veya koşunun özel şartlarına göre plase

atlara verildiği açık ve vadeli nitelikteki koşu veya maçlara denir.

İlave para veya başka mükafat konulması koşunun niteliğini değiştirmez.

BBVI) MAÇ; İki veya daha ziyade atın sahiplerinin muhtelif atları arasında

yapılan ve şartları kendi aralarında tesbit edilen koşulardır.

BBVII) MUAYYEN İKRAMİYELİ KOŞU; At sahiplerinin, atlarını koşuya kayıt et-

tirmek için ödedikleri duhuliyelerin ikramiyeye eklenmediği meydin, handikap,

satış, şartlı ve centilmen koşuları bu grupta yer alır.

BBVIII) MEYDİN (MAİDEN); Hayatında hiç koşu kazanmamış bir atı ifade eder.

(51 inci maddenin son fıkrasındaki haller hariçtir.)

Yalnız bu atların girdiği koşuya meydin koşusu denir.

BBIB) (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Handikap koşusu; bir yarıştaki atla-

rın kazanma şanslarını eşit kılmak için taşıyacakları farklı ağırlıkların han-

dikaperler tarafından, gerekiyorsa, bilgisayaryardımı ile ayarlandığı ve düzen-

lendiği koşudur.

BBB) SERBEST HANDİKAP; Atların taşıyacakları sikletler ilan ve kabul edi-

linceye kadar kaydiye ve pişmancalık ödemek mükellefiyeti olmaksızın vazgeçile-

bilen handikaptır.

BBBI) MAHDUT HANDİKAP; Azami veya asgari yahut hem azami hem asgari siklet-

leri koşu şartında tesbit edilmiş handikaptır.

BBBII) SATIŞ KOŞUSU; Yalnız satılık atların iştirak edebileceği koşudur.

Koşuda birinci gelen at, açık artırma, diğerleri kapalı zarf usulü ile satılır.

BBBIII) ŞARTLI KOŞU; Belirli dönmelerde kazanılan koşunun sayısı, değeri,

ikramiye oranı ve tutarları gibi atların koşulara kayıt olma ve katılmalarının

önceden sınıflandırıldığı koşudur.

BBBIV) YAŞA GÖRE SİKLET KOŞUSU; Atların koşularda taşıyacakları sikletle-

rin, yaş farklarına göre düzenlenmiş sabit siklet cetvellerine nazaran, tesbit

edildiği koşudur.

BBBV) MANİALI KOŞU; (Steeplechase); Engelli At Yarışları Hakkında Yönetme-

lik hükümlerine göre düzenlenip yapılan koşudur.

BBBVI) KAYDİYE; Bir atın koşuya kayıt edilebilmesi için ödenmesi gereken

paradır. Serbest handikapta bu para, sikletlerin ilan ve kabulünden sonra,

ödenir.

BBBVII) TAKSİT; Vadeli koşularda koşuya iştirak için kaydiyeden ayrı ola-

rak belirli tarihlerde ödenmesi gereken paradır.

BBBVIII) (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.Pişmancalık; (Forfe) koşunun

şartlarına göre koşuya kaydedilen atın, sahibi tarafından koşuya sokulmaması

veya koşudan çıkarılması hallerinde ödenmesi gereken paradır.

BBBIB) (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.) Ittıla; yarışlarla ilgili karar

ve diğer hususların veya borçlular listesine kaydedilmesi gereken hallerin hi-

podrom veya yarış yerindeki ilan tablolarına asılması veya yarış bültenine ya-

zılması yoluyla sağlanır.

Bu asılma veya yazılmayı müteakıp ıttıla hasıl olmuş sayılır.

Asma ve indirme işlemleri tutanakla saptanır.

Ayrıca, birinci fıkrada sözü edilen hususlar yarış günleri hoparlörlerle

duyurulur.

BBBB) DİSKALİFİYE; Diskalifiye deyiminden:

a) Bir atın muvakkat veya müebbed olarak yarışlara iştirakten menedilmesi

veya iştirak ettiği koşudan hariç tutulması;

b) Bir şahsın muvakkat veya müebbed olarak yarışlarla ilgili yerlerde sanat

icrasından veya yarış yerlerine, hipodromlara ve yarışlarla ilgili mahal ve te-

sislere girmekten yahut atlarını yarışa sokmaktan menedilmesi;

halleri anlaşılır.

(Tanınan yarış otoritelerince verilmiş diskalifiye kararları da bu Tüzük

hükümlerine göre verilen diskalifiye kararlarının sonuçlarını doğurur)

BBBBI) BORÇLULAR LİSTESİ; Yarış müessesesi tarafından bir yarış mevsiminde

en az iki defa ilan edilen ve kaydiye, taksit, pişmancalık, para cezası, yarış-

cılık ve atçılıkla ilgili her türlü ücretler, yardım paraları ve satış koşulla-

rından doğan satış bedeli borçlularının isimlerini ve borçlarının cins ve mik-

tarını gösteren listedir.

(Tanınan yarış otoritelerinin borçlular listelerinde yazılı bulunanlar,

Türkiye borçlular listesinde kayıtlı olanlar gibi işlem görürler.)

BLII) (Değişik:23/7/1999-99/13185 K.) YETİŞTİRİCİLİK PRİMİ: Koşunun şart-

larına göre dereceye giren atların yetiştiricilerine verilen ödüldür.Bu ödül

atlara verilen ikramiyelerin %10 undan az %25 `inden çok olamaz. Yetiştirici-

lik priminin, koşuların şartlarına göre dağılımı ve oranları yıllık yarış prog-

ramları genel hükümlerinde gösterilir.

BLIII) (Değişik:23/7/1999-99/13185 K.)AHIRDAŞ (EKÜRİE):Bir at sahibine veya

at ortaklığı bulunan şahıslara ait olan, aynı koşuya katılan ve yarış müesse-

sesince ahırdaş oldukları önceden ilan edilen atlar ile bir at sahibinin ken-

disi, kardeşi, bunların eş ve çocuklarına ait olup aynı koşuya katılan atla-

rın sahiplerince yazılı başvuruları üzerine yarış müessesesince ahırdaş olduk-

ları önceden ilan edilen atlara denir.

Madde 3 -Her hangi bir muameleyi icra için verilen müddetin son günü, resmi

tatil gününe tesadüf ettiği takdirde, bu müddet tatili takip eden iş gününün

hitamında sona erer. Ancak muamele, sözü geçen tatil günü icra edilecek bir ko-

şuya mütaallik ise bu müddet, tatil gününden bir evvelki iş gününün hitamında

sona erer.

BÖLÜM : II

Komiserler Heyetlerinin Teşekkül Sureti, Vazife ve Salahiyetleri

Madde 4 - (Değişik: 21/11/1960 - 5/560 K.)

Yüksek Komiserler Heyeti Tarım Bakanı tarafından seçilecek 8 kişi ile, Ta-

rım Bakanlığı Veteriner İşleri Umum Müdüründen teşekkül eder, Tarım Bakanı, He-

yet

üyelerinden birisine başkanlık görevini verir.Veteriner İşleri Umum Müdürü aynı

zamanda Heyetin Genel Sekreterlik vazifesini ifa eder.

Başkanın bulunmadığı zamanlarda Genel Sekreter, bunun da bulunmadığı zaman-

larda soyadı alfabe sırasına göre ilk gelen üye, Heyete başkanlık eder.

Heyet mürettep adedinin en az üçte ikisiyle toplanır. Kararlar mevcudun oy-

birliği veya çoğunluğu ile verilir. Oylarda eşitlik halinde Başkanın katıldığı

taraf çoğunluğu kazanmış sayılır.

Heyetin Başkan, Genel Sekreter ve üyeleri bu sıfatla yarışlara mütaallik

olarak fiilen başka hiçbir görev deruhte edemiyecekleri gibi yine bu sıfatla

Tüzükte yazılı görev ve yetkilerin dışında herhangi bir müdahale, rey ve müta-

laada bulunamazlar.

Madde 5 - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.)

Yüksek Komiserler Heyeti üç yıl için seçilir. Üyeliklerden birinin boşalma-

sı halinde yeni seçilen üye geriye kalan süreyi tamamlar.

Bir yarış mevsiminde özürsüz olarak beş toplantıya katılmıyanlar çekilmiş

sayılırlar.

Madde 6 - (Değişik: 29/8/1962 - 6/868 K.)

(Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Yüksek Komiserler Kurulunu meydana getiren

üyelerin Yarış Otoritesince tespit edilen ödenekleri her ayın sonunda ödenir.

Yüksek Komiserler Heyetini teşkil edenlerin harcırahları yarış müessesesi

mensuplarına ödenen en yüksek miktar üzerinden hesaplanır.

Ödenek ve harcırahlar yarış gelirinden verilir.

Madde 7 - (Değişik: 23/7/1999-99/13185 K.)

Üniversite mezunu olan ve at yetiştirme ve ıslahı konularında deneyimli

bulunan bir kişinin yönetiminde Yüksek Komiserler Kuruluna bağlı yeterli sa-

yıda personelden oluşan bir büro bulunur. Büronun ve burada çalışanların

ücret ve masrafları yarış gelirlerinden karşılanır. Büro personeli Yüksek

Komiserler Kurulunca atanır. Büronun çalışma esas ve usulleri ile görevlen-

dirilecek personelin nitelikleri bir Yönetmelikle düzenlenir.

Madde 8 - Yüksek Komiserler Heyetinin vazife ve selahiyetleri şunlardır:

a) (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Her miting için komiserleri, yardımcı

komiser ve teknik müşavirleri, hakemleri, handikaperleri, doping muayene heyeti

uzmanlarından şüpheli maddeleri almakla görevli olanları, saha veterinerlerini

ve gerektiğinde yardımcılarını atamak,

b) Bu Nizamnamenin lisansa tabi tuttuğu şahıslara lisans vermek ve icabında

verilen bir lisansı iptal etmek;

c) Koşu sahalarını, kantarları, start makinalarını muayene ve kontrol etmek

ve kullanılmalarına izin vermek ve icabında bu izinleri iptal etmek;

d) Müşterek bahis yekünlarından 6132 sayılı kanunun 3 üncü maddesi gereğin-

ce kesilecek muayyen yüzdeyi zaman zaman tesbit etmek;

e) Koşulara iştirak edecek atların gruplandırılmasına ve bu grupların bi-

rinden diğerine intikaline mütaallik esas ve şartları tesbit etmek;

f) At sahiplerinin, antrenörlerin, binicilerin ve seyislerin sicillerinin

ve yarış atlarının koşulardaki durumlarına ait kayıtların yarış müessesesince

tutulmasını temin ve bunların birer nüshasını muhafaza etmek;

g) Bu Nizamname hükümlerine göre itirazı kabil kararlara yapılacak itiraz-

ları tetkik ederek karara bağlamak;

h) Bin lirayı aşan para cezaları ile altı haftayı aşan muvakkat veya müebbet

men cezalarını vermek;

i) Komiserler Heyetince verilecek cezalara karşı yapılacak itirazları tetkik

ederek karara bağlamak;

j) (Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.) Yarış programlarını incelemek ve karara

bağlamak ve koşuların bölünme esas ve şartlarını tesbit etmek;

k) (Değişik: 23/7/1999-99/13185 K.) Yarış işlerinde görevlendirilenlerden

Tüzüğe aykırı hareket edenlere Tüzükte öngörülen cezaları vermek,

l) Jokey Kaza ve Yardım Sandığını idare etmek; (1)

m) Her sene yarış mevsimini tesbit etmek;

n) (Ek: 10/11/1975 - 7/10752 K.) Herhangi bir mitingi iptal etmek, kısmen

veya tamamen ertelemek veya gününü ve yerini değiştirmek,

o)(Değişik: 23/7/1999-99/13185 K.) At yarışları ile ilgili tüzük ve yönet-

melik taslaklarını hazırlamak, Yarış Otoritesi tarafından gerekli görülen at

yarışları ve yetiştiriciliği ile ilgili diğer konuları incelemek ve karara

bağlamak,

(Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.) a, c, d, e, j, k, l, m, n ve o bendle-

rinde yazılı kararlar Yarış Otoritesinin onayı ile kesinleşir. Diğer bendlerde-

ki işlem ve kararlar kesindir.

Madde 9 - Yüksek Komiserler Heyeti, yukarki maddeye göre yapılacak itiraz-

ları 15 gün zarfında tetkik etmek ve karara bağlamak mecburiyetindedir.

Madde 10 - (Değişik: birinci fıkra: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Komiserler Kurulu

üç kişiden oluşur. Bunlar, ilk toplantılarında bir başkan ve bir başkan vekili

seçerler ve durumu bir zabıtla belirtirler. Komiserler Kurulunda, ayrıca üç

yardımcı komiser ve iki teknik müşavir bulunur.

(Değişik: 17/6/1961 - 5/1344 K.) Görevine gelmeyen Komiserlerin yerlerini

münavebe ile yardımcı Komiserler alırlar. Karar ekseriyetle verilir.

Madde 11 - (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Komiser, yardımcı komiser ve teknik müşavirlere, görev yaptıkları her yarış

günü için, Yüksek Komiserler Kurulunca tespit edilecek miktarda ücret verilir.

Yardımcı komiserler, yarışa ait teknik ve idari işlerde, Komiserler Kuru-

lunca verilecek görevleri, komiser yetkisiyle görürler. Teknik Müşavirler Komi-

serler Kuruluna yardımcı olarak görev yaparlar.

Madde 12 - Komiserler Heyetinin vazife ve salahiyetleri şunlardır:

I - (Değişik: 23/7/1999-99/13185 K.) İhtiyaç görülen hallerde yarış mües-

sesesince temin edilecek elemanlarla komiserlik bürosunu kurmak,

II - Yarış günü hadis olan gayrikabili içtinap vaziyetler dolayısiyle koşu

veya yarışın icrasına imkan bulunmaması hallerinde koşu veya yarışı tehir veya

iptal etmek;

III- Yarışların icrasiyle alakalı her türlü tertip ve tedbirleri tesbit ve

bunların yarış müessesesince ifasını temin etmek;

IV - (Değişik: 23/7/1999-99/13185 K.) Görevli bulundukları yarış yerleri,

hipodrom ve yarışlarla ilgili yer ve tesislerden:

————————

(1) Bu bentte yeralan "Jokey Kaza Yardım Sandığı" ibaresi, 23/7/1999 tarih

ve 99/13185 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 34 üncü maddesiyle metne

işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

a) Bu Nizamname hükümleri dairesinde veya tanınan bir yarış otoritesince

yarış yerlerine, hipodromlara ve yarışlarla ilgili mahal ve tesislere girmekten

menedilmiş kimseleri (Cezaları müddetince),

b) Borçlular listesinde isimleri yazılı kimseleri (Borçlarını ödeyinceye

kadar),

c) Koşuların veyahut koşu yerlerinin ve tesislerinin sükün ve nizamını ih-

lal eden veya koşuların dürüstlüğünü bozabilecek harekette bulunan kimseleri,

Çıkarmak;

V - Bu Nizamname hükümleri dairesinde veya tanınan yarış otoritelerince ya-

rışlarla ilgili yerlerde sanat icrasından ve atların yarışlara iştirakinden

menlerine mütaallik olarak verilmiş cezaların icaplarına aykırı hareketleri ön-

lemek;

VI - (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.) İhtar cezasıyla ilgililerin savun-

malarını almak koşuluyla 1000 liraya kadar para cezası (1000 lira dahil) ve

altı haftaya kadar (altı hafta dahil) yarışlara katılmaktan ve yarışlarla ilgili

yerlerde sanat icrasından men cezası vermek ve derhal uygulamak, yetkilerini

aşan cezaları gerektiren fiilleri de Yüksek Komiserler Kuruluna bildirmek.

VII - Yarış atlarının ve yarışlarla ilgili kimselerin ve şüpheli gördükleri

şahısların hal ve hareketlerini takip etmek ve yarışların dürüstlüğünü ihlale

matuf fiil ve muamelelere mani olmak;

VIII- Yarış veya yarış yerlerine mütaallik hususların halli için gerekli

tetkikat ve tahkikatı yapmak ve icabında alakalıları davet ve ifadelerine müra-

caat etmek;

IB - Yarışlara mütaallik her türlü kararları, yarış yerlerinde ikinci mad-

denin 39 uncu bendinde yazılı usule ilaveten uygun gördükleri şekilde ilan et-

mek;

B - Diskalifiye edilmesini icabettirebilecek kanaat tahassülü halinde, bir

atı karardan önce koşuya iştirak ettirmemek veya koşuya iştirak etmiş ise ka-

zandıkları derecelerin haklarından faydalanmalarını neticeye kadar tehir etmek;

BI - İcabında yarış atlarını muayene etmek veya ettirmek,

BlI - Yarış yerlerinin inzıbatına memur emniyet mensuplarına vazife göre-

cekleri yerleri göstermek;

BIII - (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Müşterek bahislerin yönetiminde gö-

rülecek aksaklık ve düzensizlikleri gidermek ve startlarda sağlıklı giriş ve

çıkış yapmayan yada istikrarsız koşan atları, yeterince eğitilinceye kadar,müş-

terek bahis dışı koşturmak,

BIV - (Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.) Koşu neticelerini onaylamak, gerek-

tiğinde varış sırasını değiştirmek;

BV - Bu Nizamnamede yazılı hallerde startların hükümsüzlüğüne karar vermek;

BVI - Koşuların programda tesbit edilmiş başlama zamanlarını icabında tehir

etmek.

Komiserler Heyetinin yukarıda VI ve B uncu bentlerde yazılı husustan gayrı

işlere ait kararlarına itiraz edilemez.

BVII - (Ek: 21/11/1960 - 5/560 K;Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Yetkilerini

aşan cezaları gerektiren olaylarla yetkilerine giren olaylarda, geçici tedbir

olarak, bunları işleyenlerin yarış yerlerine, hipodromlara ve yarışlarla ilgili

yerlere girmele-

rini, sanatlarını icra etmelerini ve yarışlara katılmalarını yasaklamak, yarış

ikramiyelerine el koymak.

Madde 13 - Yarış otoritesince tavzif edilenlerle Yüksek Komiserler ve komi-

serler müstesna olmak üzere diğer vazifeliler ancak vazifeleriyle alakalı mahal

ve tesislere girebilirler. Yarış otoritesince tavzif edilenlerle Yüksek Komiser-

ler ve komiserler; yarış otoritesinin tesbit edeceği şekilde rozet taşırlar.

BÖLÜM: III

Yarış Hizmetleriyle Alakalı Diğer Resmi Vazifeliler

Madde 14 - Yarış hizmetleri ile alakalı diğer resmi vazifeliler şunlardır:

a) Hakemler (Muvasalat, tartı, hareket, ring, yan, eğerleme, pist muayene

hakemleri);

b) Handikaperler;

c) Saha veterineri;

d) Doping muayene heyeti mütehassısları;

e) Yukarda yazılı vazifelilerin yardımcıları.

Madde 15 - (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Varış hakemi, atların koşuyu bitiriş sıralarını, bitirmeye aralıklarını,

koşunun derecesini tespit etmek ve sonucu ilan etmekle birlikte hemen ve yazılı

olarak tartı hakemine bildirmekle görevlidir. Bitirme aralıklarında ölçü; at

boyu, boyun, baş ve burundur. Beş boydan sonraki aralıklar, uzak deyimi ile be-

lirtilir.

Varış hakemi, atlar varış çizgisini geçtiklerinde varış kulesinde bulunmak

zorundadır.

Varış hakemi, kararını, varsa ve gerek görüyorsa, fotofinişi inceledikten

sonra bildirir.

Varış hakeminin kararları kesindir. Ancak, Tüzükte, itiraz edilebileceği

belirtilen kararları, Komiserler Kurulunca değiştirilebilir.

Hipodromlarda kurulu kapalı devre video televizyonun yarışlarda kullanılma-

sına ait esaslar yönetmelikte gösterilir.

Madde 16 - Tartı hakeminin vazifeleri şunlardır:

a) Bu Nizamname hükümlerine göre koşulara iştirak edecek veya etmiş binici-

leri tartmak ve icabında bunların lisanslarını tetkik etmek ve tartıya gelme-

yenlerin derhal Komiserler Heyetine bildirmek;

b) Atların start numaralarını kura ile tayin etmek ve bunların sıra ve start

numaralarını ve binicilerinin isimlerini ihtiva eden listeyi zamanında hazırla-

yarak hareket hakemine ve ilan tablosu memuruna vermek;

c) Hareket hakeminin emrine girmeyen atları hareket hakeminden haber alır

almaz derhal Komiserler Heyetine ve yarış müessesesine bildirmek ve koşu neti-

celerini muvasalat hakeminin yazılı iş`arı üzerine Komiserler Heyetine ve Komi-

serler Heyetinin tasdikinden sonra yarış müessesesine bildirmek;

d) Herhangi bir atın, programda gösterilen sıkletinde değişiklik yapılması

halinde bu değişikliğin ilan tablosunda gösterilmesini temin etmek;

e) Her yarış gününün hitamında programlarda yazılı olan ve koşularda taşı-

nan sıkletleri ve varsa bunlar arasındaki farkları atların numaralarını ve

binicilerin isimlerini ihtiva eden tartı fişlerini kayıt bürosuna vermek;

f) Her koşuyu mütaakıp tartı neticelerini, varsa şikayet ve protestoları

derhal Komiserler Heyetine bildirmek, formaların renklerini kontrol etmek;

g) (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.) Borsaların ve jokey kıyafetlerinin

programa uygun olup olmadığını incelemek ve satış koşullarını yönetmek,

Madde 17 - Hareket hakemi; atları koşuya başlatmak ve başlamanın sıhhatine

hükmetmek selahiyetine haiz kimsedir.

Başlıca vazifeleri şunlardır:

a) Atların hareket yerine binili ve kenterle getirilmelerini, bunların müm-

kün olduğu kadar düz bir hat üzerinde start makinasına makul bir mesafede iken

çıkışlarını temin etmek, muntazam ve kazasız bir start için gerekli diğer ted-

birleri almak ve lüzumlu emirleri vermek;

b) Atların start numaralarını ve binicilerin isimlerini okuyarak sıraya

dizmek (Atların çokluğu halinde sıranın birden fazla olması caizdir.) ve beyaz

flamanın kaldırılmasını emretmek; (Beyaz flama kaldırılınca atlar hareket hake-

minin emrine girmiş addolunur.)

c) (Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.) Huysuz atların start numarasına isabet

eden yerlerini, diğer at ve binicilerin koşuyu kazanmak şanslarını aksatmıyacak

ve bunlar için tehlike teşkil etmiyecek şekilde değiştirmek veya müteakıp sıra-

ya almak; (Koşuya birden fazla at iştirak ettiren at sahibi istediği takdirde,

atlarına ait start numaralarına ilişkin yerlerin değiştirilmesi caizdir.)

d) İcabında huysuz bir atın startta yedekte tutulmasına müsaade etmek veya

emir vermek ve startı geciktirmesi halinde huysuz bir atı beklemeden hareket

emrini vermek;

e) Start makinasının bulunmaması veya bir arızaya uğraması hallerinde koşu-

nun başlamasını bayrakla temin etmek; (Bayrakla verilen startlarda atlar hare-

ket hattına adi yürüyüşle yaklaştırılır ve start yürüyüş halinde verilir.)

f) Koşuya başlamayan veya emri altına girmeyen atları, süratle tartı hake-

mine bildirmek;

g) Sıhhatli bir çıkışın yapılmamış olduğuna kanaat getirdiği hallerde çıkı-

şı hükümsüz saymak ve kırmızı geri çağırma flaması ile atları döndürmek ve ye-

niden çıkışın yapılmasını temin etmek;

h) Startın gecikmesine sebebiyet veren veya her hangi bir yolsuz harekette

flamanın binicileri, cezalandırmak üzere Komiserler Heyetine bildirmek.

Madde 18 - Ring hakemi, ring mahallinin inzıbat ve intizamından, koşuya iş-

tirak edecek atların ve binicilerin vaktinde ringe getirilmelerinden ve vaktin-

de piste çıkarılmalarından kıyafet, forma ve teçhizatlarının bu Nizamname hü-

kümlerine uygun olmasını teminden mesul kimsedir.

Başlıca vazifeleri şunlardır:

a) Huysuz atların zamanından evvel piste çıkarılmasına veya yedekte götü-

rülmesine müsaade etmek;

b) Koşuya iştirak edecek atların ringe getirilmeden veya binili olmaksızın

piste sevkedilmelerine mani olmak;

c) Ringin inzıbat ve intızamını bozan veya yarış dürüstlüğünü ve koşuların

hüsnü surette cereyanını haleldar edebilecek hareketlerde bulunan koşu ve koşu

atları ile alakalı kimseleri cezalandırılmak üzere Komiserler Heyetine bildir-

mek;

d) Diskalifiye edilmiş atların ve şahısların mevcudiyeti halinde bunları

Komiserler Heyetine haber vermek;

Madde 19 - Yan hakemleri, koşu pistinde yer alarak koşuların dürüst bir şe-

kilde cereyan edip etmediğini tetkik ve tesbit etmek ve koşu dürüstlüğüne aykı-

rı hareketleri Komiserler Heyetine bildirmekle mükellef kimselerdir.

Madde 20 - Eğerleme hakemi; eğerleme mahallinin inzıbat ve intizamından ve

atların ringe zamanında sevklerinden mesul olan kimsedir.

Madde 21 - (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.)

Handikaper; handikap koşularında atların performanslarına göre verilecek

puanları tesbit etmekle görevli kimsedir.

Handikaper tarafından tespit ve ilan edilen puanlara itiraz edilemez ve

puanlar ile bunlara ait liste hiçbir surette değiştirilemez. Ancak, puanların

ilanından sonra ve handikap koşularının yapılmasından önce diğer koşulara

katılıp birincilik kazanan atların puanlarına handikaper tarafından 5 kiloya

kadar ek puan verilebilir. Ek puanın en geç handikap koşusunun yapılacağı günün

saat 9 una kadar tesbit ve ilan edilmesi şarttır.

Usulüne uygun olarak kaydı yapıldığı halde adı veya puanı handikap listesine

herhangi bir nedenle girmemiş atlar, komiserler kurulunun izni ile listeye

alınabilir.

Handikaperin veya yardımcısının görev aldıkları yarışlarda bizzat hazır bu-

lunmaları gereklidir.

Handikap puanları ve sikletlerin tespit ve ilan edilmesine dair esas ve

usuller her yıl düzenlenen yarış programı genel hükümlerinde gösterilir.

Madde 22 - Saha veterinerinin vazifeleri şunlardır:

a) Ringde koşuya iştirak edecek atların seriri muayenelerini yapmak;

b) Koşuların dürüstlüğü bakımından şüpheli gördüğü durumları Komiserler He-

yetine bildirmek;

c) Ani vakalarda ilk sıhhi tedbirleri almak.

Madde 23 - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.)

(Değişik birinci fıkra: 21/2/1983 - 83/6095 K.) Komiserler Kurulunun gerek-

li görmesi üzerine, 165 inci maddeye göre şüpheli maddeleri almaya Doping Mua-

yene Kurulu uzmanları yetkilidir.

Alınan şüpheli maddelerin ilk tahlili, Yarış Otoritesine bağlı bir labora-

tuvarda Doping Muayene Heyeti Uzmanları tarafından yapılır.

İlk tahlil sonucu müsbet çıktığı takdirde son tahlili altı uzman kişiden

oluşan bir heyet tarafından yapılır. Bunların üçü ilk tahlili yapan Doping Mua-

yene Heyeti Uzmanları olup, diğer üçü bu konuya ilgili uzmanlar arasından Yarış

Otoritesince seçilir.

Uzmanların ücretleri, Yarış Otoritesince saptanacak miktarlar üzerinden ya-

rış gelirlerinden ödenir.

Madde 24 - Bu Nizamname hükümlerine göre vazifelendirilen kimselerin aynı

günde birden fazla vazife görmeleri caiz değildir.

Esas vazifelinin bulunmaması halinde o iş yardımcısı tarafından görülür.

Yardımcının da bulunmaması halinde bir yarış gününe munhasır olmak üzere Komi-

serler Heyetinin uygun göreceği kimse o işle vazifelendirilebilir. Handikaper-

ler bu hükümden müstesnadır.

Vazifelilere verilecek ücret, Yüksek Komiserler Heyetince tesbit edilir. Bu

ücretler ve başka yerlerde vazifelendirilmeleri halinde zaruri masraflar, yarış

gelirinden ödenir.

Vazifeliler hakkındaki her türlü şikayetler, Komiserler Heyetine, komiser-

ler hakkındaki şikayetler Yüksek Komiserler Heyetine yazılı olarak yapılır.

Komiserlerin, tartı hareket ve muvasalat hakemlerinin, handikaper ve saha

veterinerinin adları günlük resmi yarış programında yazılır.

Madde 25 - Hipodrom ve koşu pistlerinin tanzimi, maksada elverişli şekilde

bulundurulması ve sahanın ölçme ve işaretleme ve sağlık işleri ile hipodrom

idaresi vazifeli ve bunlardan dolayı Komiserler Heyetine karşı mesuldür.

Hipodromların hususiyetlerine göre mali ve inzıbati idaresine ve yarış mü-

essesesinin murakabesine ait hususat yarış otoritesince hazırlanacak talimatna-

melerde belirtilir.

BÖLÜM: IV

Koşuların Sureti İcrasına Ait Hükümler

Madde 26 - (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.)Yüksek Komiserler Kurulunca

her yıl saptanan yarış takvimi esaslarına göre, yıllık yarış programlarını ha-

zırlamak üzere 5 kişiden oluşan bir program kurulu kurulur. Kurulun 2 üyesi,

yarış müessesesince önerilen 4 kişi arasından 3 üyesi, kendi üyeleri arasından

Yüksek Komiserler Kurulunca seçilir. Kurul, ilk toplantısında üyeleri arasından

bir başkan seçer. Kurulca yarış atı yetiştiricileri ve sahipleri dernekleri

yetkililerinin de görüşleri alınarak hazırlanan yarış programlarının en geç

kasım ayı sonuna kadar Yarış Otoritesine gönderilmesi gerekir.

(Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Yarış programları, Yüksek Komiserler Kuru-

lunca incelenip karara bağlanır ve Yarış Otoritesinin onayı ile kesinleşir. Ke-

sinleşmiş yarış programlarının aynen uygulanması mecburidir. Ancak, zorlayıcı

sebeplerle ve aynı metodla herhangi bir miting iptal edilebilir, kısmen ya da

tamamen ertelenebilir ya da gün ve yeri değiştirilebilir ve ek koşullar yapıla-

bilir.

Madde 27 -

I) Koşularda mesafe 800 metreden aşağı olamaz.

II) (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.) Bir at aynı veya değişik hipodrom-

larda aynı günde veya birbirini izleyen iki gün içinde birden fazla koşuya

katılamaz.

III) (Değişik:23/7/1999-99/13185 K.) Bütün koşularda jokey ve jokey yamak-

larına mahmuz takma izni verilemez.

Diğer koşularda ancak tartı hakeminin müsaadesi ile mahmuz takılabilir.

IV) Atların koşulara nizami yarış teçhizatı ile iştirak ettirilmesi mecbu-

ridir.

V) Nalları mahmuzlu (Kum pistleri hariç), tırnaklı veya, alaturka olan at-

larla ön ayakları nalsız atlar koşulara iştirak edemez.

VI) (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Kamçılar düz olacak, uzunluğu 70 cm. yi

geçmeyecektir. Koşularda birden çok kamçı kullanılamaz.

Madde - (Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.)

Miting programlarının düzenlenmesinde, her miting için en az iki koşu, mün-

hasıran jokey yamaklarının binmesine tahsis olunur.

Madde 29 - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.) Bir atın handikap koşullarına

kaydedilebilmesi için en az üç koşuya katılmış veya bir koşu kazanmış olması

şarttır.

Madde 30) - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.)

Jokey yamakları, yamaklık süresinde ikramiyesi her yıl programında saptanan

ikramiyeden fazla olan açık ve vadeli koşular dışındaki koşularda saptanmış

ağırlıklara nazaran, atlara, aşağıda yazılı şartlar ve oranlar içinde noksan

ağırlıkla binerler:

a) 1 - 15 koşu kazanıncaya kadar 4 kilogram,

b) 16 - 30 koşu kazanıncaya kadar 3 kilogram,

c) 31 - 50 koşu kazanıncaya kadar 2 kilogram,

d) 50 den fazla koşu kazanmış olan yamaklar için ağırlık indirimi yapılmaz,

bunlar jokey olmak hakkını kazanırlar. Başvurmalarında hemen jokey lisansı ala-

bilirler.

Jokey yamakları bağlı oldukları at sahibine ait bulunan veya bağlı bulun-

dukları antrenörün idman ettirdiği atlardan başka bir ata bindikleri takdirde

kilo haklarının yarısından faydalanırlar.

Koşunun şartında aksine bir hüküm yoksa, jokey yamaklarına tanınan ağırlık

indirimi hakkı kendi sınıflarına özgü koşularda gözönünde tutulmaz. 23 yaşını

dolduran jokey yamakları ağırlık indirimi haklarını kaybederler.

Madde 31 - Yarış atının yaşı; doğduğu senenin Ocak ayının birinci gününden

itibaren hesap olunur.

Madde 32 - İki yaşından aşağı İngiliz, üç yaşından aşağı Arap atları, hiç

bir koşuya iştirak ettirilemez.

Madde 33 - Hiç bir yarış atı, isimsiz olarak koşuya iştirak ettirilemez.

Yarış atlarının ismi, sahibinin yarış otoritesine yazılı müracaatı üzerine

kendi arzusuna göre verilir. Ancak talep edilen ismin başka bir at için daha

evvel tescil edilmemiş olması ve meşhur bir ata ait bulunmaması şarttır. Bunun-

la beraber bu kabil isimlerin sonlarını bir numara ilave edilmek suretiyle baş-

ka atlar için tescil caizdir.

Aynı isim, iki at sahibi tarafından aynı zamanda talep edilirse ismin han-

gisinin atına ait olacağını yarış otoritesinin ilgili dairesi kur`a ile tayin

eder.

Türkiye haricinde isimleri tescil ettirilmiş olarak memlekete gelen atlar

için, Türkiye`de aynı isimle tescil edilmiş at bulunduğu takdirde, sonuna bir

numara ilave edilerek aynı isim tescil ve muhafaza edilebilir.

Memlekette tescil edilmiş bir atın ismi değiştirilemez.

Madde 34 - Aşağıda yazılı hallerde hiç bir at koşulara kayıt edilemez ve

koşturulamaz. Kayıt edilmiş ise kayıt hükümsüz sayılır:

I) At diskalifiye edilmiş ise ve ceza devam ediyorsa;

II) At diskalifiye edilmiş şahısların mülkiyetinde, kirası altında veya or-

taklığında ise veya atın herhangi bir muvaffakiyetinde diskalifiye edilmiş bir

şahsın menfaat ve münasebeti varsa (Cezanın devam müddetince);

III) At diskalifiye edilmiş bir şahsın mülkiyetinde, emri altında veya ida-

resinde bulunan ahırlarda barındırılıyorsa veya idman etmede ve bakımında dis-

kalifiye edilmiş bir antrenör, binici veya seyisin alakası varsa (Cezasının de-

vamı müddetince);

IV) Borçlular listesinde ismi mevcut kimselerin mülkiyetinde, ortaklığında

veya kirası yahut idmanı altında bulunuyorsa (Borç ödeninceye kadar);

V) Pediğrisi sahte ise yahut kendisine ait değil ise veya iptal olunmuş ise.

tahrifat yapıldığı veya pediğrisinin hilafı hakikat beyana müstenit elde edil-

diği anlaşılırsa;

VI) İdmanı, sahibi veya antrenörü tarafından deruhte edilmemiş ise;

VII) Hakkında henüz diskalifiye kararı verilmemiş olmakla beraber daha ev-

velki bir koşuda hileye alet edilmiş ise.

Madde 35 - 34 üncü maddede yazılı haller bir tahkik mevzuu yapıldığı ve vu-

kuu hakkında karineler mevcut bulunduğu takdirde at, koşuya iştirakten komiser-

ler heyetince muvakkat bir tedbir olarak menedilebilir.

Madde 36 -(Değişik:23/7/1999-99/13185 K.)

Safkan atlara mahsus koşulara,koşunun şartlarında ve yıllık yarış prog-

ramları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe aşağıdaki ırklara mensup ve

Türkiye At Soy Kütüğüne kayıtlı atlar katılır.Aşım yaptırılmak üzere yurt

dışına giden kısraklardan doğan taylar Türkiyede doğmuş sayılır.

A)Safkan İngiliz atları:

I)Türkiyede doğmuş safkan İngiliz atları,

II)Doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen safkan İngiliz atları,

III)Yabancı ülkelerden getirilen safkan İngiliz atları,

B)Safkan Arap atları:

I)Türkiyede doğmuş safkan Arap atları,

II)Doğduğu yıl içinde yabancı ülkelerden getirilen safkan Arap atları,

III) Yabancı ülkelerden getirilen safkan Arap atları

Madde 37 - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.)

Atların koşulara kaydı, sahibinin veya vekilinin yahut antrenörünün yazılı

başvurması üzerine kayıt bürosunca yapılır.

At kiralanmış ise noterlikçe düzenlenmiş kira sözleşmesinin de önceden

yarış müessesesine verilmesi şarttır.

Kira süresi bir yıldan az olamaz.

İvedili hallerde başvurma bildiriminde yer alan hususları kapsamak şartıyla

kayıt için telgrafla da başvurabilir.

Ancak telgrafın kayıt bürosuna kayıt süresinin bitiminden önce gelmesi

şarttır.

Kayıt için diğer hipodromlara da başvurulabilir. Kayıt bürosunun yeri ve

kayıt tarih ve süreleri yarış müessesesince belirtilir ve duyurulur.

Kayıt süresinin bitiminden sonra kayıtlarda hiç bir ek ve değişiklik yapı-

lamaz.

Madde 38 -((Değişik:23/7/1999-99/13185 K.)

İki ve üç yaşındaki İngiliz atlarına mahsus koşulara koşunun şartlarında

aksi belirtilmedikçe münhasıran 36 ncı maddenin (A) bendinde belirtilen

safkan İngiliz atları katılabilir.

Ancak,Gazi,Cumhurbaşkanlığı ve Ankara koşularına sadece Türkiyede doğmuş

safkan İngiliz atları katılır. Koşunun şartlarında aksi belirtilmedikçe

Çaldıran,Kısrak,Erkek ve Dişi Tay deneme koşularına 36 ncı maddenin (A)

bendinde belirtilen atlar katılır.

İki ve daha yukarı,üç ve daha yukarı,dört ve daha yukarı safkan İngiliz

atlarına mahsus karışık yaşlı koşulara koşunun şartlarında aksi belirtilmedikçe

36 ncı maddenin (a) bendinde belirtilen bütün safkan İngiliz atları katılabi-

lir.

Madde 39 -(Değişik:23/7/1999-99/13185 K.)

Safkan Arap atı yarışlarına koşunun şartlarında ve yıllık yarış program-

ları genel hükümlerinde aksi belirtilmedikçe 36 ncı maddenin (B) bendinde

belirtilen bütün atlar katılır.Ancak,Cumhuriyet,Türkiye Büyük Millet Meclisi,

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı koşularına sadece Türkiyede doğmuş safkan Arap

atları katılır.

Madde 40 - (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Kayıt sırasında atın anası, babası, sahibi, antrenörü, seyisinin adları ile

birlikte lisans numaraları, atın doğum tarihi, ırkı, taşıyacağı yarış rengi ve

kazancı belirtilir. Kayıt Bürosu istediği takdirde, safkanlarda pedigrinin, ya-

rımkanlarda menşe şahadetnamesinin gösterilmesi mecburidir.

Madde 41 - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.)

Handikap ağırlıkları kayıtların kapanmasından en geç 48 saat içerisinde du-

yurulur.

Madde 42 - Koşu kayıtlarına mütaallik beyannamelerin muhtevasından beyanna-

meyi imzalayan kimse mesuldür.

Madde 43 - (Değişik:10/11/1975 - 7/10752 K.)

Her at sahibinin yarışlarda kullanacağı renk ve şekilleri, yarış müessese-

sine tescil ettirmesi ve gerekli masrafı ödemesi zorunludur. Aksi halde koşula-

ra iştirak edilemez. Bir at sahibi namına tescil edilmiş olan bu renk ve şekil-

ler 5 yıldan önce değiştirilemez ve başkaları tarafından kullanılamaz. Aynı ya-

rış renkleri üzerine birden fazla at sahibi hak iddia ederse bu renklerin kime

ait olacağı komiserler heyetince kur`a ile saptanır. Kayıt bürosu birbirine

karışabilecek renk ve şekilleri tescil etmez.

Madde 44 - (Değişik : 23/7/1999 - 99/13185 K.) Kaydiye, taksit ve pişman-

calıklar, alındı karşılığında Kayıt Bürosuna ödenir. Kaydiyelerin kayıt

sırasında ve vadeli koşu taksitlerinin taksit gününde ödenmeleri zorunludur.

Kaydın telgrafla veya faksla yapılması halinde, kaydiyeler koşu gününe kadar

ödenebilir. Vadeli koşu taksitlerinin gününde ödenmemesi halinde kayıt silinir.

Ancak, 15 gün içinde müracaat edilip,ödenmeyen taksit tutarlarının beş katını

ya da son taksit gününe kadar bütün taksit tutarlarının beş katını ödemek

koşuluyla kayıt devam eder. Vadeli koşularda son kaydın, diğer koşularda kayıt-

ların yapıldığı sırada her at için Jokey Kaza ve Yardım Sandığı hesabına binme

ücretinin %10`u oranında yardım parası ödenir.

(Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.) İptal edilen koşular dışında kaydiye,

taksit, pişmancalık ve yardım paraları geri verilmez. (1)

Madde 45 - Vadeli koşularda atlarını koşuya sokmaktan vazgeçenler keyfiyeti

kayıt bürosuna yazılı olarak bildirmedikçe mütebaki taksitleri ödemek mecburi-

yetindedirler.

Vazgeçenin vazgeçtiğini bildirdiği tarihe kadar tahakkuk eden taksit bedel-

leri pişmancalık addolunur.

Madde 46 - Vadeli koşulara kayıtlı atların satılmaları veya kiralanmaları

halinde bu kayıttan doğan taahhütlerde atların yeni sahip veya kiracılarına in-

tikal eder.

Satış ve kiralama tarihinden evvel ödenmemiş bulunan veya bu tarihten iti-

baren tahakkuk edecek olan pişmancalıklarla taksitlerin ödenmesinden satın alan

veya kiralayan mesüldür.

—————–

(1) 10/11/1975 tarih ve 7/10752 sayılı Kararnamenin birinci maddesinde bu mad-

denin değiştirildiği belirtilmiş ise de, eski ve yeni hükümlerin incelenme-

sinden sadece birinci fıkranın değiştirilmiş ve iki fıkra halinde düzenlen-

miş olduğu anlaşılmaktadır. Maddenin son fıkrasının uygulanmasında bu husu-

sun gözönünde bulundurulması ve ikinci fıkra deyimi ile metnin son şeklin-

deki üçüncü fıkranın kastedildiğinin anlaşılması gerekmektedir.

Madde 47 - Borçlular listesinin yarış müessesesi tarafından yılda en az iki

defa olmak üzere Haziran ve Eylül aylarının sonlarında ilanı mecburidir.

Borçlular listesinde ismi bulunan at, satış veya kiralama suretiyle sahip

değiştirirse, yeni sahibi veya kiralayan tarafından bu atla alakalı borçların

tamamı ödendiği takdirde bu ata ait yarışa iştirak memnuiyeti kalkar. Borcu öde-

deyen kimse bu parayı esas borçludan alamadığı takdirde esas borçlunun adını

kendisine borçlu gösterilmek suretiyle borçlular listesine ilan ettirebilir. Bu

suretle listeye giren hakkındaki eski memnuiyetler avdet eder.

İlan edilen barçlar, kayıt bürosuna tediye olunmadıkça borçlunun ve atın

ismi listeden çıkarılmayıp mütaakıp listelerde tekrarlanır.

Madde 48 - Jokey yamaklarının imtiyazlı bulunduğu koşular hariç hiç bir ku-

şuda 40 kilodan aşağı sıklet taşınamaz.

Madde 49 - (Değişik: 10/11/1975 - 7/10752 K.)

Handikap ve centilmenlik koşuları dışındaki koşularda atların taşıyacağı

ağırlıklar bu Tüzüğe bağlı (1) ve (2) sayılı çizelgelerde gösterilmiştir.

Ancak bu çizelgelerde gösterilen ağırlıklar gerektiğinde Yüksek Komiserler

Heyetinin önerisi üzerine Yarış Otoritesinin onayı ile değiştirilebilir.

Madde 50 - Koşu şartlarına göre yapılacak sıklet ilavelerinde, atın muayyen

devrelerdeki kazancı veya muayyen koşuların birinciliği veya kazanılan koşu

aded ve ikramiyeleri gibi esaslar nazara alınır.

Madde 51 - (Değişik birinci fıkra: 21/2/1983 - 83/6095 K.) Bir atın kazancı,

kazandığı ikramiyelerin toplamıdır.

Bu meblağa kupa kıymeti, kaydiye, taksit ve pişmancalık yekünları dahil de-

ğildir. Centilmen koşuları ile jokey yamaklarına mahsus koşulardaki kazançlar

hiç bir sıklet zammına esas olamaz.

Ded-hit hallerinde, atın hissesine düşen net kazancı hesaba alınır. Ancak

ded-hit yapılan yarışlar ismen sıklet zammına esas teşkil ediyorsa ded-hit ile

birinci olarak bitiren bütün atlar, koşuyu münferiden kazanmış gibi zamma tabi

tutulurlar.

Arap atlarının Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve yarış otoritesince tesbit

edilecek sair yerler koşularındaki her türlü kazançları, memleketin diğer yer-

lerinde icra edilen yarışlarda nazarı itibara alınır. Memleketin diğer yerlerin-

deki yarışlarda Arap atlarının elde ettikleri koşu kazançları, Ankara, İstanbul,

İzmir, Adana ve yarış otoritesince tesbit edilecek sair yerler yarışlarındaki

koşularda hiç bir suretle nazari itibara alınmaz.

Madde 52 - (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.) Yabancı ülkelerde kazanılan

ikramiyelerin Türk Lirası üzerinden değeri, koşunun yapıldığı yılın birinci gü-

nündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının döviz satış kuruna göre hesap-

lanır.

Madde 53 - Kısraklar, aygırlarla beraber koştukları takdirde bir buçuk kilo

noksan ağırlık taşırlar.

Madde 54 - Ellinci maddede yazılı esaslara göre mütaaddit sıklet zamlarına

tabi tutulması lazımgelen bir at, o koşu şartlarında hususi bir sarahat olmadık-

ça bu zamların yekünuna değil, en ağırına tabi tutulur.

Madde 55 - (Değişik: 18/10/1961 - 5/1801 K.)

Satış koşuları hariç diğer bütün koşularda bir atın taşıyacağı nizami sıkle-

te nazaran herhangi bir fazlalık veya eksiklik olduğu takdirde atın antrenörü

keyfiyeti beyan etmek ve tashih ettirmekle mükelleftir.

Resmi koşu programında sıklet bakımından vukubulacak hatalı kayıt antrenörü

bu mesuliyetten kurtaramaz.

Madde 56 - (Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Jokey yamağı ayrıcalıklarına göre eksik taşınacak ağırlıkların, 59 uncu mad-

de gereğince yapılacak tebligat sırasında, belirtilmesi zorunludur. Buna uyul-

mazsa ata jokey yamağı bindirilemez.

Maade 57 - Hiç bir at, bir veya daha fazla koşuda geçildiğinden dolayı sık-

let tenzilatına tabi tutulamıyacağı gibi taşıması lazımgelen fazla sıkletten de

affedilemez.

Hiç koşu kazanmamış veya muayyen bir zaman zarfında koşu kazanmamış veya

muayyen bir ikramiye veya muayyen mesafede koşu kazanmamış atlara, girecekleri

koşu şartları dahilinde sıklet tenzilatı tanınması caizdir.

Madde 58 - Tartı odasına, Komiserler Heyetince hususi müsaade verilmiş şa-

hıslardan ve tartısı icra edilen koşuya kayıtlı at sahipleri, sahiplerin vekil-

leri, antrenörleri, binicileri ve seyislerinden başka kimse giremez.

Madde 59 - (Değişik: 17/2/1968 - 6/9622 K.)

Koşulara kayıtlı atların, koşulara iştirak edip etmiyeceğini bildirme süre-

si, kayıt bürosunca kayıtların bitiminde ilan edilir. Bu bildirme süresi, yarış

günü saat 9 dan sonra ve bu saatten geriye doğru hesaplanacak 72 saatlik bir

süreden önce olamaz.

Koşuya kayıtlı atın sahibi, sahibinin vekili veya antrenörü, atın o koşuya

iştirak edip etmiyeceğini, atın binicisinin adını ve ata gözlük takılıp takılmı-

yacağını yazılı ve imzalı olarak kayıt bürosuna bildirmek zorundadır. Bu bildir-

me zorunluluğu yerine getirilmediği takdirde, at koşuya iştirak ettirilmez.

Koşulara girecek atların start numaraları, bildirme süresinden 15 dakika

sonra tartı hakemlerinden birinin önünde çekilir. Bu çekilişte, koşuya Kayıtlı

atların sahipleri, sahiplerinin vekilleri veya antrenörleri bulunabilir. Tartı

hakemlerinden birinin belli saatte bulunmaması halinde, kayıt bürosunca bir tu-

tanak düzenlenerek start numaraları çekilir. Start numaraları çekildikten sonra,

koşulara iştirak edecek atların programdaki numaraları, start numaraları ve bi-

nicilerin adları tabloda ilan edilir.

Koşuya iştirak edeceği bildirilen bir atın hastalık veya arıza sebepleri

ile koşudan çekilmesi, ancak, saha veterinerinin raporu üzerine, komiserler he-

yetinin vereceği karar ile mümkündür.

Atın koşudan çekilmesi veya 65 inci madde gereğince binicinin değiştirilmesi

halleri de tabloda ilan edilir.

Koşuya iştirak edecek atın sahibi, sahibinin vekili veya antrenörü, her ko-

şunun başlamasından önce verilen çan işareti üzerine, gerekli tartıyı yaptırmak

zorundadır. Tartıdan sonra o koşuya iştirak edecek atların programdaki numarala-

rı, start numaraları ve binicilerinin adları tabloda ayrıca ilan edilir.

Madde 60 - Bir koşuya iştirak edecek olan atların binicileri, tartı hakemi

tarafından o koşunun başlamasından en geç 15 dakika evvel tartılmış bulunurlar.

Her binici, koşuda atının taşıyacağı sıkleti daha evvelden tanzim etmeğe

mecburdur.

Madde 61 - Koşularda, binicinin sıkleti fazla olması dolayısiyle bir ata

programda yazılı ağırlıktan en çok iki kilogram fazla sıklet taşıtılabilir. Bi-

nicinin, bu durumu, koşunun tartısı başlamadan önce tartı hakemine bildirmesi

mecburidir.

Madde 62 - (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.)

Koşuya iştirak edecek bir atın eyeri, martingalı, gözlük ve göğüslüğü o atın

binicisinin sıkletine dahildir. Binicinin canyeleği, kamçısı, atın getr, başlık

ve bandajları sıklete dahil değildir. Binicilerin yarış müessesinin tartı ye-

rinde bulunduracağı standart can yeleğini giymeleri zorunludur.

Madde 63 - Koşulara girecek her atın programdaki numarasını taşıyan bir haşa

bezinin usulü dairesinde ve numarası vazıhan görülecek şekilde eğerinin altına

konması mecburidir.

Her binici, koşu esnasında kullandığı haşa bezini, koşudan sonra ve tartıyı

mütaakıp, tartı hakemine teslime mecburdur.

Madde 64 - Bir koşu için tartılan her binici, tartı hakeminin müsaadesi ol-

madan soyunma odasından çıkamıyacağı gibi o koşuda bindiği atın sahibi, sahibin

vekili, antrenörü, vazifeli memur ve komiserlerden başka hiçbir kimse ile temas

edemez.

Madde 65 - (Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.)

Muayyen bir ata bineceği resmi programda duyurulmuş binici değiştirilemez.

Ancak, binicinin start hakeminin emrine girmeden evvel koşuya katılmasına engel

olacak bir kaza veya hastalık özürü olduğu saha tabibince saptanırsa onun bine-

ceği ata resmi programda ilan edilen binici jokey ise jokey, jokey yamağı ise

jokey yamağının binmesine Komiserler Kurulunca izin verilebilir. Bu durumda koşu

ertelenmez.

Bunun dışında belgelenmek koşuluyla zorunlu sebeplerle belli saatte tartı

yerine gelmeyen binicinin değiştirilmesine, birinci fıkrada yazılı koşullarla

Komiserler Kurulunca izin verilebilir. Kurul, yarışların dürüstlükle yürümesini

sağlamak amacıyla gerekiyorsa koşudan önce biniciyi ata binmekten yasaklar.

Madde 66 - (Değişik birinci fıkra: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Koşunun başlamasına

en geç 10 dakika kala koşuya girecek atların ve binicilerinin ringe gelmeleri

mecburidir.

Resmi programdaki koşu zamanına kadar ringe getirilmeyen atlar beklenmez;

start yerine hareket edilir. Bu şekilde geciken atlar hareket hakeminin emrine

girmemiş addolunur.

Start mahalline vasıl olan her binici derhal start numarasına göre yerini

alır. Start numarası bir olan at, koşu sol yandan koşulan hipodromlarda, start

hattının sol tarafını, sağ yandan koşulan hipodromlarda, start hattının sağ

tarafını işgal eder.

Mütaakıp numaralar, buna nazaran yerlerini alırlar.

Madde 67 - Her koşunun startı, hareket hakemi tarafında icra edilir. Koşu-

lara iştirak edecek bütün atlar, start zamanında start yerinde hazır bulunmaya

mecburdur.

Madde 68 - Hareket hakeminin emrine girmiş olan atların hiç biri koşudan

çekilemez. Startları, start hattının önünde yanlış mesafede veya yanlış sıklet-

lerde icra edilmiş koşuların startı hükümsüz sayılarak tekrar icra edilir.

Birinci starta iştirak etmiş atların sahiplerinden arzu edenler, Komiser-

ler Heyetinin müsaadesi ile birinci starta iştirak etmiş atlarını ikinci defa

starta iştirak ettirmekten sarfınazar edebilirler. Bu gibi atlar, start hakemi-

nin emrine girmemiş addolunur.

Startı hükümsüz sayılmış bir koşu aynı günkü koşuların sonunda tekrarlanır.

Buna imkan bulunmayan hallerde o koşu Komiserler Heyetinin kararı ile lağvedi-

lir.

Madde 69 - Koşuya giren her at, o koşuyu kazanmak gaye ve gayreti ile koş-

turulur.

Koşu esnasında koşu sahasının takibi şarttır. Saha haricine çıkan at, o ko-

şu için koşu harici sayılır. Ancak koşu bitmeden önce, sahayı terkettiği nokta-

dan tekrar girmek suretiyle muayyen mesafeyi ikmal ederse koşu harici sayılmaz.

Madde 70 - Koşuya birden fazla iştirak edecek at olmadığı hallerde, bu atın

tekmil mesafeyi koşmasına lüzum olmayıp binilmiş olarak hakem kulesinin önünden

geçmesi, koşuya iştirak etmiş ve kazanmış olması için kafidir.

Madde 71 - Dedhit hallerinde, dedhit yapan atlar tekrar koşturulmaz.

Birincilik için dedhit yapan atların hepsi birinci addedilir. (51 nci mad-

denin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur.)

Madde 72 - (Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.)

Birincilik için tedhit yapan atların sayısı iki ise, birincilik ile ikin-

cilik ikramiyeleri toplamı, bu iki at arasında yarıyarıya taksim edilir. Üçün-

cülük ikramiyesi, koşuyu bunların arkasında bitiren ata verilir.

Birincilik için ikiden fazla at dedhit yaparsa, koşunun birincilik, ikinci-

lik ve üçüncülük ikramiyeleri toplamı bunlar arasında eşit olarak taksim edilir.

Koşuların ikincilik ve üçüncülüklerinde dedhit olduğu zaman ikramiyeler

aynı esasa göre taksim edilir.

Madde 73 - Bir koşuda derece alan atlardan herhangi biri koşu harici addolu-

nur veya diskalifiye edilirse bunun derecesini ve ikramiyesini ondan sonra gelen

at alır.

Madde 74 - Dedhit hallerinde, kupa ve buna mümasil taksimi kabil olmayan ik-

ramiyelerin tevziinde bir anlaşmazlık çıktığı takdirde komiserler heyeti, bu ih-

tilafı icabında kur`a ile hallederek at sahiplerinin birbirlerine ödemeleri la-

zımgelen meblağı tayin eder.

Madde 75 - Dedhit ile neticelenen maçlar, yapılmamış addolunur. Bu Nizamna-

menin 26 ncı maddesine aykırı olarak yapılan yarışlar hukümsüz sayılır.

Madde 76 - Koşuda ikramiye derecelerinden birini kazanan atların binicileri

ile Komiserler Heyetinin tartılmasına lüzum gördüğü bütün biniciler, koşuyu

mütaakıp binili olarak tartı dairesinin önüne kadar gelmek ve tartıya dahil bü-

tün malzemeleriyle birlikte tartılmak üzere tartı hakemine müracaat etmek mec-

buriyetindedirler. Koşu esnasında vukua gelmiş bir kaza yüzünden tartılması

icabeden bir binicinin, tartı dairesinin önüne kadar binili olarak gelmesine

imkan olmadığı hallerde binici, yürüyerek tartı dairesine gelir veya taşınarak

getirilir.

Uğradığı kaza dolayısiyle tartıya getirilmesinde sıhhi ve fenni mahzur bulu-

nan binicilerin koşudan sonraki tartılmalarından Komiserler Heyeti sarfınazar

edebilir.

Madde 77 - (Değişik : 10/11/1975 - 7/10752 K.)

Binicilerin yarış öncesi ve yarış sonrası tartılarının aynı olması şarttır.

Ancak 450 gramı geçmeyen eksiklik ve fazlalıklar kabul olunur.

Madde 78 - (Değişik : 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Yarışın tamamlanmasından başlayarak beş dakika içinde şikayet olmadığı ve

tartı 77 nci madde hükmüne uygun sonuç verdiği takdirde,tartı hakeminin tebliga-

tı üzerine,Komiserler Kurulu,hakem kulesine,yarışın sonucunun kesinleştiğini be-

lirten mavi ışığın yakılmasını ya da mavi bayrağın çekilmesini emreder.

Şikayet yapılmışsa ya da 77 nci madde hükmüne aykırı sonuç alınmışsa,kesin

karara varılıncaya kadar sarı ışık yakılır ya da sarı bayrak çekilir.

Mavi ışık yandıktan ya da mavi bayrak çekildikten sonra ilan tablosundaki

yarış sonuçları üzerinde değişiklik yapılamaz.

Madde 79 - Kupa vesair mükafatlar; vadeli koşularda kaydiye,taksit ve piş-

mancalıkların yekünu ve açık koşularda kaydiyeler mecmuu,birinci gelen atın ik-

ramiyesine ilave edilir.

Madde 80- (Değişik : 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Vadeli koşunun ikramiye toplamı 100.000 liradan aşağı olamaz.

Madde 81 - (Değişik : 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Koşunun özel şartlarında aksine hüküm yoksa, her koşu türü için yarış prog-

ramlarında ayrılan birincilik ikramiyesinin tamamı birinciye verilir. İkincilik

ikramiyesi bunun % 40`ı, üçüncülük ikramiyesi % 20`si, dördüncülük ikramiyesi

% 10`u dur.

Birincilik ikramiyesi,ikramiye toplamının %50 sinden az olamaz.

(Değişik: 23/7/1999 - 99/13185 K.) Bir sene önceki yarış gelirinin %40`ından

az olmamak koşuluyla ayrılan ikramiye tutarı, koşullarda dereceye giren atlara

ikramiye ve yetiştiricilik primi olarak dağıtılır. Ancak, bir koşuda Türkiyede

doğmuş atlarla ithal edilen atların birlikte koşmaları halinde, dereceye giren

Türkiyede doğmuş atlar o koşu için konulan ikramiyelerin % 100`ünü, ithal edilen

atlar ise %75`ini alırlar. Bir koşuda, yalnız, ithal edilen atların koşması

halinde de dereceye giren atlara o koşu için konulan ikramiyelerin %75`i ödenir.

Bu koşullarda ikramiye olarak ayrılan miktarın dağıtılmayan kısmı ertesi yılın

koşu ikramiyelerine eklenir.

Koşu kazanan at sahiplerinin ikramiye ve ödüllerinin ödenme metodu Yarış

Otoritesince bir yönetmelikte düzenlenir.

Madde 82 - (Değişik : 7/8/1981 - 8/3419 K.)

Muayyen ikramiyeli ya da açık koşularda at başına alınacak kaydiye,o koşunun

ikramiye toplamının % 2 sinden çok olamaz.

Madde 83 - Bir koşuda Vok-Over yapıldığı takdirde,o koşuyu kazanana verilmek

üzere ilan edilmiş olan ikramiye,mükafat, kupa ve hediyeler. Vok-Over yapan ata

verilir.

Madde 84 - Bir koşuya şeraiti haiz hiç bir atın iştirak edemediği hallerde,

o koşu iptal edilir.

Madde 85 - (Değişik : 1/8/1980 - 8/1416 K.)

Satış koşularına katılan bütün atlar satılıktır. Satışları, bir komiserin

denetimi altında tartı hakemi yöntir. Bu koşularda at sahibi, kendi atının

satışına dolaylı da olsa katılamaz. Satış koşusuna katılacak atların koşu

saatinden en az yarım saat önce bandajsız ve tozluksuz olarak ikinci ringe

getirilmeleri ve koşu başlayıncaya kadar ringde bulundurulmaları mecburidir.

Madde 86 - Koşudan evvelki satışlar, aşağıda yazılı şekilde kapalı zarf

usulüyle yapılır.

Tartı dairesinde tartı hakeminin yanında kapağı mühürlü ve içine zarf atıla-

bilecek şekilde yapılmış bir kutu bulundurulur.

Satışa girecek kimseler, istedikleri atın adını ve o atın resmi programdaki

satış fiyatı ile o koşunun birincilik ikramiyesi yekünundan aşağı olmamak üzere

teklif ettikleri bedeli ve kendi sarih hüviyet ve adreslerini bir kağıda yazarak

kapalı zarf içinde kutuya atarlar.

Koşunun başlamasına yarım saat kala, kutunun zarf atmağa mahsus yeri tartı

hakemi tarafından kapatılarak mühürlenir ve zarf atılmasına müsaade edilmez.

Koşunun başlamasına 15 dakika kala kutu, tartı hakemi tarafından açılır. Atlar

en yüksek fiyatı teklif etmiş olana satılır. Bir ata birden fazla kimseler aynı

fiyatı teklif etmiş iseler, satış kur`a ile tayin edilir. Koşudan önce satılan

atlar, satış koşusuna ve o gün için kayıtlı bulundukları diğer koşulara giremez-

ler. Bu yüzden koşuya girecek at kalmadığı takdirde koşu iptal edilir.

(Ek: 19/11/1965 - 6/5490 K.) Hiçbir kimse kapalı zarf usulü ile yapılan sa-

tış koşusuna kayıtlı atlardan birden fazlasına talip olamaz.

Madde 87 - (Değişik birinci fıkra: 19/11/1965 - 6/5490 K.) Satış koşusunda

ikramiyeli dereceleri alan veya dedhit yapan atlar aşağıda yazılı şekilde açık

artırma ile satılır.

Artırma, koşu neticesi katileştikten sonra başlar ve yapılan teklifler tel-

lal tarafından ilan edilir. Teklif ve rağbet kesildikten sonra tellalın üç defa

bağırmasını mütaakıp at, resmi programdaki yazılı bedeli bulmuş olmak şartı ile

en fazla verene satılır.

Madde 88 - (Değişik birinci fıkra: 1/8/1980 - 8/1416 K.) Satışlara katıl-

mak isteyenlerin, almak istedikleri atın yarış programında yazılı satış bedeli-

nin % 20`si tutarındaki teminatı kapalı zarf yoluyla yapılacak satışlarda zarf-

ların açılmasından 5 dakika öncesine kadar, açık artırmayla yapılacak satışlar-

da ise artırmanın başlamasından önce, alındı karşılığında, tartı hakemine yatı-

rımları mecburidir.

(Değişik: 19/11/1965 - 6/5490 K.) Doping muayenesine tabi tutulan atın sa-

tış bedeli Yarış Müessesesince emanet hesabına alınır. Tahlil neticesi müsbet

çıkmadığı takdirde, bu bedel derhal satıcıya verilir. Aksi halde alıcı teminatı

geri alarak atı satın almaktan vazgeçebilir.

(Değişik: 1/8/1980 - 8/1416 K.) İsteklinin almaktan vazgeçmesi halinde, te-

minat parası, Kızılay Derneğine verilir.

Madde 89 - Kapalı zarf usulünde, en yüksek bedeli teklif etmiş olanın satın

almadan vazgeçmesi halinde, satış tekrarlanmaz. Ancak vazgeçenin teklif ettiği

fiyata en yakın fiyatı vermiş olana, kabulü halinde, satış yapılır. Bunlar mü-

taaddit ise aralarında kur`a çekilir.

Açık artırma usulünde, aynı halin vukuunda talip varsa artırma tekrar edile-

bilir.

Madde 90 - Kapalı zarf usuliyle yapılan satışta, at bedelinin yarışın başla-

masına beş dakika kalıncaya kadar ödenmesi veya at sahibinin kabul edeceği bir

teminata bağlanması şarttır. Aksi halde, atı satın alan satın almaktan vazgeçmiş

sayılır ve 88 inci maddenin son ve 89 uncu maddenin 1 inci fıkralarına göre mua-

mele yapılır. Satışın tahakkuku mümkün olmazsa, at koşuya iştirak ettirilir.

Madde 91 - Açık artırma usuliyle yapılan satışta, satıştan itibaren yarım

saat zarfında, at bedelinin ödenmesi veya sahibinin kabul edeceği bir teminata

bağlanması şarttır. Aksi halde, atı satın alan, satın almaktan vazgeçmiş sayı-

lır ve 88 inci maddenin son fıkrasiyle 89 uncu maddenin son fıkrası hükümlerine

göre muamele yapılır.

Madde 92 - Bir at, kapalı zarf usulünde, resmi programdaki satış fiyatı ile

koşunun birincilik ikramiyesi yekünunden ve açık artırma usulünde, resmi prog-

ramdaki satış fiyatından fazlaya satıldığı takdirde, aradaki fark Kızılay Cemi-

yetine verilir.

BÖLÜM: V

Antrenör, Centilmen Binici, Jokey ve Jokey Yamakları

Madde 93 - (Değişik: 21/2/1983 - 83/6095 K.)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı

Salı, 06 Kasım 2007

Adalet Bakanlığı tarafından ilgili diğer kurum ve kuruluşlara görüş alınmak üzere gönderilen, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı Taslağı:

Tıklayın

Hukuk Arşivi

Salı, 06 Kasım 2007

TÜRK CEZA KANUNU

Kanun No. 5237

Kabul Tarihi : 26.9.2004

BİRİNCİ KİTAP

Genel Hükümler

BİRİNCİ KISIM

Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı

BİRİNCİ BÖLÜM

Temel İlkeler ve Tanımlar

Ceza Kanununun amacı

MADDE 1. - (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.

Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi

MADDE 2. - (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.

(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi

MADDE 3. - (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, millî veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.

Kanunun bağlayıcılığı

MADDE 4. - (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.

(2) Ancak sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için meşru sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmaz.

Özel kanunlarla ilişki

MADDE 5. - (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.

Tanımlar

MADDE 6. - (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;

a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,

b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,

c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,

d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve hâkimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,

e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi,

f) Silâh deyiminden;

1. Ateşli silâhlar,

2. Patlayıcı maddeler,

3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,

4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,

5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,

g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,

h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,

i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,

j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,

Anlaşılır.

İKİNCİ BÖLÜM

Kanunun Uygulama Alanı

Zaman bakımından uygulama

MADDE 7. - (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

(3) Güvenlik tedbirleri hakkında, infaz rejimi yönünden hüküm zamanında yürürlükte bulunan kanun uygulanır.

(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.

Yer bakımından uygulama

MADDE 8. - (1) Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.

(2) Suç;

a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,

b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,

c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,

d) Türkiye’nin kıt’a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,

İşlendiğinde Türkiye’de işlenmiş sayılır.

Yabancı ülkede hüküm verilmesi

MADDE 9. - (1) Türkiye’de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye’de yeniden yargılanır.

Görev suçları

MADDE 10. - (1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye’de yeniden yargılanır.

Vatandaş tarafından işlenen suç

MADDE 11. - (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye’de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.

(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikâyetine bağlıdır. Bu durumda şikâyet, vatandaşın Türkiye’ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.

Yabancı tarafından işlenen suç

MADDE 12. - (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.

(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye’de bulunması hâlinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.

(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı hâlinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:

a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.

b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.

(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye’de yeniden yargılama yapılır.

Diğer suçlar

MADDE 13. - (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi hâlinde, Türk kanunları uygulanır:

a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.

b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.

c) İşkence (madde 94, 95).

d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).

e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).

f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).

g) Fuhuş (madde 227).

h) Rüşvet (madde 252).

i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.

(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.

Seçimlik cezalarda soruşturma

MADDE 14. - (1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hâllerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adlî para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.

Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması

MADDE 15. - (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hâllerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanunî ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanunî hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.

Cezadan mahsup

MADDE 16. - (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilir.

Hak yoksunlukları

MADDE 17. - (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hâllerde mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.

Geri verme

MADDE 18. - (1) Yabancı bir ülkede işlenen veya işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza kovuşturması başlatılan veya mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir yabancı, talep üzerine, kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla geri verilebilir. Ancak, geri verme talebine esas teşkil eden fiil;

a) Türk kanunlarına göre suç değilse,

b) Düşünce suçu veya siyasî ya da askerî suç niteliğinde ise,

c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmişse,

d) Türkiye’nin yargılama yetkisine giren bir suç ise,

e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise,

Geri verme talebi kabul edilmez.

(2) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaş suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

(3) Kişinin, talep eden devlete geri verilmesi hâlinde ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri nedeniyle kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul edilmez.

(4) Kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi hakkında bu madde ve Türkiye’nin taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

(5) Mahkeme geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verirse, bu kararın yerine getirilip getirilmemesi Bakanlar Kurulunun takdirine bağlıdır.

(6) Geri verilmesi istenen kişi hakkında koruma tedbirlerine başvurulmasına, Türkiye’nin taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verilebilir.

(7) Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi hâlinde, ayrıca Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre tutuklama kararı verilebilir veya diğer koruma tedbirlerine başvurulabilir.

(8) Geri verme hâlinde, kişi ancak geri verme kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir.

Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması

MADDE 19. - (1) Türkiye’nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye’de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz.

(2) Ancak suçun;

a) Türkiye’nin güvenliğine karşı veya zararına olarak,

b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,

İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.

İKİNCİ KISIM

Ceza Sorumluluğunun Esasları

BİRİNCİ BÖLÜM

Ceza Sorumluluğunun Şahsîliği, Kast ve Taksir

Ceza sorumluluğunun şahsîliği

MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.

(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.

Kast

MADDE 21. - (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

(2) Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Bu hâlde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.

Taksir

MADDE 22. - (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır.

(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.

(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.

(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.

Netice sebebiyle ağırlaşmış suç

MADDE 23. - (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.

İKİNCİ BÖLÜM

Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler

Kanunun hükmü ve amirin emri

MADDE 24. - (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.

(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.

(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.

(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.

Meşru savunma ve zorunluluk hâli

MADDE 25. - (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası

MADDE 26. - (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.

(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.

Sınırın aşılması

MADDE 27. - (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması hâlinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.

(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.

Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit

MADDE 28. - (1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hâllerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.

Haksız tahrik

MADDE 29. - (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Hata

MADDE 30. - (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanunî tanımındaki maddî unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır.

(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.

(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.

Yaş küçüklüğü

MADDE 31. - (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde yedi yıldan dokuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte ikisi indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası altı yıldan fazla olamaz.

(3) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde ondört yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası sekiz yıldan fazla olamaz.

Akıl hastalığı

MADDE 32. - (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

Sağır ve dilsizlik

MADDE 33. - (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır.

Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma

MADDE 34. - (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.

(2) İradî olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Suça Teşebbüs

Suça teşebbüs

MADDE 35. - (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.

(2) Suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Gönüllü vazgeçme

MADDE 36. - (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Suça İştirak

Faillik

MADDE 37. - (1) Suçun kanunî tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.

(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.

Azmettirme

MADDE 38. - (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.

(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme hâlinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi hâlinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.

(3) Azmettirenin belli olmaması hâlinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hâllerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.

Yardım etme

MADDE 39. - (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.

(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:

a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.

b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.

c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.

Bağlılık kuralı

MADDE 40. - (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.

(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.

(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.

İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme

MADDE 41. - (1) İştirak hâlinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.

(2) Suçun;

a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,

b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,

Hâllerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Suçların İçtimaı

Bileşik suç

MADDE 42. - (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.

Zincirleme suç

MADDE 43. - (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Fikrî içtima

MADDE 44. - (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Yaptırımlar

BİRİNCİ BÖLÜM

Cezalar

Cezalar

MADDE 45. - (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.

Hapis cezaları

MADDE 46. - (1) Hapis cezaları şunlardır:

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.

b) Müebbet hapis cezası.

c) Süreli hapis cezası.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

MADDE 47. - (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.

Müebbet hapis cezası

MADDE 48. - (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.

Süreli hapis cezası

MADDE 49. - (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.

(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.

Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

MADDE 50. - (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;

a) Adlî para cezasına,

b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,

c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,

d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,

e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,

f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,

Çevrilebilir.

(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.

(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.

(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz.

(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.

(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.

Hapis cezasının ertelenmesi

MADDE 51. - (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,

Gerekir.

(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir.

(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

(4) Denetim süresi içinde;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,

Mahkemece karar verilebilir.

(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.

(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.

(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

Adlî para cezası

MADDE 52. - (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.

(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

(4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.

İKİNCİ BÖLÜM

Güvenlik Tedbirleri

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

MADDE 53. - (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

Yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Eşya müsaderesi

MADDE 54. - (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.

(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkânsız kılınması hâlinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.

(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.

(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.

(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.

(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.

Kazanç müsaderesi

MADDE 55. - (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddî menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddî menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.

(2) Müsadere konusu eşya veya maddî menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hâllerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.

Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri

MADDE 56. - (1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.

Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri

MADDE 57. - (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.

(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilir.

(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbî kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.

(4) Tıbbî kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.

(5) Tıbbî kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.

(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.

(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hâkim kararıyla serbest bırakılabilir.

Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular

MADDE 58. - (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.

(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;

a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,

b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,

Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

(3) Tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.

(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.

(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.

(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

Sınır dışı edilme

MADDE 59. - (1) İşlediği suç nedeniyle iki yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancının, cezasının infazından sonra derhâl sınır dışı edilmesine de hükmolunur.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri

MADDE 60. - (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet hâlinde, iznin iptaline karar verilir.

(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.

(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hâkim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.

(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hâllerde uygulanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi

Yeni Trafik Kanunu !

Salı, 06 Kasım 2007

TBMM İçişleri Komisyonu’nda, Trafik Kanunu Tasarısı kabul edildi. Tasarıyla, Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyelere bundan böyle trafik cezası kesebilmeleri imkanı getirildi. Tasarıyla tek gözü görmeyenlere de ehliyet imkanı doğdu. Yine tasarıyla, sürücü belgesi almaya hak kazananlara 2 yıllık stajyer sürücü belgesi verilecek. Özellikle büyük şehirlerde bazı cadde ve sokaklarda halktan yetkisiz oldukları halde otopark parası alan ve otopark mafyası olarak bilinen kişilere bu suçlarından dolayı 3 aydan 6 aya kadar hapis cezasıyla 760 YTL adli para cezası verilecek. Trafik para cezaları Maliye Bakanlığı’nca tahsil edilecek. Tasarının yasalaşması halinde, kredi kartıyla da trafik cezası ödenebilecek.

Karayolları Trafik Kanunu’nda bir çok değişiklikler getiren tasarı, TBMM İçişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Tasarının komisyondaki görüşmeleri sırasında Büyükşehir Belediyeleri’ne yanlış park edenlere ceza ve araç çekme yetkisi yanında sinyalizasyon sistemi kurularak, buna aykırı hareket edenlere ceza verilmesi yetkisi de İçişleri Bakanlığı’nın karşı çıkmasına rağmen kabul edildi. Buna göre, büyük şehir belediyeleri trafiği izlemek amacıyla sinyalizasyon sistemi kurabilecek. Büyük şehir belediyeleri trafik lamba ve işaretlerinin yanına kuracakları kamera sistemiyle trafik kurallarına aykırı hareket edenleri tespit ederek, bunlar için ceza ve tutanak düzenleyebilecek. Cezalardan sağlanan gelirlerin yüzde 60′ı belediyelerde kalacak, gelirlerin yüzde 40′ı da emniyete ayni yardım olarak aktarılacak. Büyükşehir Belediyeleri kendi bünyelerinde Trafik Daire Başkanlığı kuracaklar.

Büyükşehir Belediyeleri dışında nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyeler ise, yanlış yere park eden araçlara para cezası kesme ve araçları çekme yetkisine de sahip olacak. Şehir içindeki taksi ve dolmuş sayılarının sınırlandırılmasına veya sayılarda değişiklik yapılmasına belediyeler karar verecek.

DUBLE YOLDA HIZ SINIRI 110 KM

Tasarıyla getirilen bazı düzenlemeler ise şöyle:

- Belediyeler, kendi sınırları içindeki karayollarının yapım, bakım ve onarımından sorumlu olacak. Kendi sınırları içindeki viyadük, alt ve üst geçitle her türlü sanat yapısını inşa etmek ve bakımını sağlayacakla da yükümlü olacaklar.

- Yasal olarak bulundurması gerektiği halde hız sınırlayıcı cihaz, takograf bulundurmayan, kullanmayan, kullanılabilir durumda bulundurmayanlara 188 YTL para cezası verilecek.

- Tasarıyla sürücü belgeleri yeni bir sınıflandırma sistemine tabi tutuluyor. Eski sürücü belgeleri yasa yürürlüğe girdikten sonra yeni sınıflandırmaya göre 3 yıl içinde değiştirilecek. Bunun için harç ödenmeyecek.

- Sürücü belgesi almaya hak kazananlara 2 yıllık stajyer sürücü belgesi verilecek. 2 yıllık süre içinde 5 kez kırmızı ışık kuralını ihlal eden, 5 kez hız sınırlarını aşan ve her ne derecede olursa olsun alkollü ve uyuşturucu madde alarak araç kullanan, asli kusurlu olarak ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına neden olan ve 75 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri geri alınarak iptal edilecek. Bu kişiler yeniden sürücü kursuna giderek sınava girmek durumunda kalacaklar. 2 yıl süreyle bu tür suçları işlemeyenlere 1 yıl içinde başvurmaları halinde sürücü belgesi verilecek.

-Tek gözü görmeyenler de ehliyet alabilecek. Ancak bu tip durumdaki veya başkaca sağlık sorunları olanların sürücü belgesine sahip olup olamayacakları İçişleri ve

Sağlık Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

- Uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçlarından hüküm giymiş olanlara sürücü belgesi verilmeyecek. Sürücü belgesi almak için ilkokul veya ilköğretim mezunu olma şartı aranacak.

OKUL TAŞITI SÜRÜCÜLERİNE 3 YILLIK SÜRÜCÜ BELGESİ

- Hız sınırı şehirlerarası karayollarında şimdiye kadar olduğu gibi saatte 90 kilometre olarak uygulanacak. Bölünmüş yol olarak bilinen duble yollarda hız sınırı 110 kilometre, otoyollarda ise 120 kilometre olacak.

- Okul servislerinde her öğrenci için bir emniyet kemeri bulundurulacak. Okul taşıtları kullananlar en az 3 yıllık sürücü belgesi sahibi olacak.

- Özellikle büyük şehirlerde bazı cadde ve sokaklarda halktan yetkisiz oldukları halde otopark parası alan ve otopark mafyası olarak bilinen kişilere bu suçlarından dolayı 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile 760 YTL adli para cezası verilecek. Suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasıyla birlikte bin 143 YTL ile bin 904 YTL arasında adli para cezası uygulanacak.

- Tescil plakaları Şoförler Odalarınca temin edilerek araç sahiplerine satılacak. Plakaların satış fiyatı İçişleri, Maliye ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca ortak belirlenecek.

- Trafik para cezaları Maliye Bakanlığı’nca tahsil edilecek. Tasarının yasalaşması halinde kredi kartıyla da trafik cezası ödenebilecek.

- Milli Eğitim Bakanlığı’nca okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında trafik ve ilk yardım dersi konulacak.

Adalette Pazarlık Dönemi

Salı, 06 Kasım 2007

Hükümetin TBMM’ye gönderdiği tasarıya göre, öldürme, yaralama, kötü muamele dahil birçok suçta dava açılmadan mağdurla zanlı uzlaşabilecek. Bazı suçlarda savcı kamu davasını, mahkeme de hükmü erteleyebilecek

Hükümetin "Temel Ceza Yasalarına Uyum" başlığıyla TBMM’ye gönderdiği tasarıdan, hukuk sistemini kökten değiştiren tartışmalı bir düzenleme çıktı. Savcılar, "Kusur sonucu adam öldürme, adam yaralama, kötü muamele, çocuk kaçırma" dahil birçok suçla ilgili olarak "toplumda saygınlığı olan kişiler" aracılığıyla uzlaşma arayacak.

Üst sınırı 2 yıl hapis cezası olan suçlarda savcı, kamu davasını, mahkeme de hükmün açıklanmasını erteleyebilecek.

230′un üzerinde yasada 700 civarında maddeyi değiştiren 2 maddelik tasarının TBMM Adalet Alt Komisyonu’ndaki görüşmesinde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Adalet Komisyonu’nda 2 yıl önce reddedilen "uzlaştırma modeli", geçen hafta alt komisyonda kabul edildi. Düzenlemeye göre, kusur sonucu adam yaralamak gibi şikâyete bağlı birkaç suç türünde 1 yıldır kısmen uygulanan yöntem, kapsamlı bir model olarak hukuk sistemine getiriliyor.

Terörde ‘uzlaştırma’ yok

Tasarıya göre, terör gibi "etkin pişmanlık" hükümlerine yer verilen suçlarla cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemiyor. Savcı veya yargıcın uzlaştırma yoluna gidebileceği suç türleri şöyle:

1. Taksirle öldürme.

2. Kasten yaralama.

3. Taksirle yaralama.

4. Tehdit.

5. Konut dokunulmazlığının ihlali.

6. Haksız arama.

7. Kişisel verilerin kaydedilmesi.

8. Verileri hukuka aykırı ele geçirme.

9. Hakkı olmayan yere tecavüz.

10. Kötü muamele.

11. Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali.

12. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması.

13. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgilerin açıklanması.

14. Bilişim sistemine girme.

15. Sistemi engelleme, verileri yok etme veya değiştirme.

16. Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf.

Avukat veya ’saygın kişiler’ aracı olacak

Sistem şöyle işleyecek: Savcı, zanlıyla mağdura uzlaşma teklifinde bulunacak. Mağdur, en geç üç gün içinde kararını savcıya bildirmezse teklifi reddetmiş sayılacak. Birden fazla kişinin mağduriyetinde, zarar görenlerin hepsinin onayı aranacak.

Savcı isterse uzlaştırmacı olarak barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilecek veya kamu görevlileri ya da toplumda saygınlığı olan kişiler arasından uzlaştırmacı atayabilecek.

Böylece toplum önderleri, hukuk sisteminde rol oynayabilecek. Uzlaştırıcı da soruşturmanın gizliliği ilkesine uymakla yükümlü olacak. Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülecek.

Müzakere tutanakları delil olarak kullanılamayacak. Kamu davası açıldıktan sonra uzlaşma söz konusu olursa, mahkeme karar verecek.

Dava veya hüküm ertelenebilecek

Ceza sistemine, "Kamu davasının veya hükmün ertelenmesi" usulleri de getiriliyor. Uzlaşma kapsamına girmese de, üst sınırı 2 yıla kadar olan suçlar için, "Yeterli şüphenin varlığına rağmen" 5 yıl süreyle erteleme kararı verilebilecek. Bunun için şu şartlar aranacak:

- Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olmama.

- Suç işlemeyeceği kanaati.

- Ertelemenin, davadan daha yararlı görülmesi.

Erteleme şartları, İnkılap Kanunları’ndaki suçlarla ilgili olarak uygulanamayacak. Erteleme süresince zaman aşımı işlemeyecek.

Bir meslek sahibi olan şüphelinin eğitim programına devam etmesi, kamu kurumunda çalışması erteleme için bir neden olacak.

‘Pazarlıkla adalet olmaz’

Alt komisyonun CHP’li üyesi Orhan Eraslan, tasarıyı şöyle eleştirdi:

- Mahkemeler, adalet dağıtma yerine pazarlıkla uğraşacak.

- Kayırmacılığı öne çıkaracak, yargının etkinliğini sarsacak.

- Erteleme kıstasları sübjektif.

- "Adalet mülkün temelidir" yerine, "Parayı veren düdüğü çalar" ve "Zenginin arabası dağdan aşar, fakirinki düz yolda şaşar" özdeyişi yaşama geçirilmiş olacak.

- Mafya, şeyhler, ağalar yargı erkini kullanacak.

ABD’de var

Prof. Dr. Köksal Bayraktar, sistemin en yaygın olarak ABD’de uygulandığını belirtti. Bayraktar, Türkiye’de takibi şikâyete bağlı suçlardaki dar kapsamlı uygulamanın bile adli mekanizmayı hızlandırmak yerine yavaşlattığını söyledi. Prof. Bayraktar, 29 suç türü için bu sistemin getirilmek istendiğini belirterek, "Savcıyı hakem yerine koyuyor" dedi. Tasarıya katkıda bulunan Prof. Dr. Bahri Öztürk, ABD’nin yanı sıra Japonya ve Almanya’da da bu modelin uygulandığını belirtti.

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da yeni tasarıyı şöyle değerlendirdi: "Yaşam hakkıyla ilgili suçlarda adalet özel kişilere havale edilemez. Zamanla işin içine para ve farklı güç odakları girebilir."

KAYNAK: HABERTÜRK

——————————————————————————–

1.Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, genel gerekçe ve madde gerekçelerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Direk ulaşmak için tıklayınız. Bilgisayarınıza kaydetmek için ise, linke sağ tıklayarak "Farklı Kaydet"i seçmeniz yeterlidir (.pdf uzantılı dosya olması ve metnin uzun olması sebebiyle 14.1 Mb).

Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı (Genel gerekçesi ve madde gerekçeleri)

2.Tasarı’ya daha rahat ve daha hızlı olarak aşağıdaki linkten de ulaşabilirsiniz (Genel gerekçe ve madde gerekçeleri bu linkte yer almamaktadır).

Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı

Rekabetin Korunması Hakkında Kanun !

Salı, 06 Kasım 2007

REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Kanun Numarası : 4054

Kabul Tarihi : 7/12/1994

Yayımlandığı Resmi Gazete : Tarih : 13/12/1994 Sayı : 22140

Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 34 Sayfa :

BİRİNCİ KISIM

Amaç, Kapsam, Tanımlar

Amaç

Madde 1- Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.

Kapsam

Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.

Tanımlar

Madde 3- Bu Kanunun uygulanmasında;

Bakanlık : Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,

Rekabet : Mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarışı,

Hâkim Durum : Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü,

Teşebbüs : Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri,

Teşebbüs Birliği : Teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikleri,

Mal : Ticarete konu olan her türlü taşınır ve taşınmaz eşyayı,

Hizmet : Bir bedel veya menfaat karşılığında yapılan bedenî, fikrî veya her ikisi beraber olan faaliyetleri,

Kurum : Rekabet Kurumunu,

Kurul : Rekabet Kurulunu,

İfade eder.

Tüketici Hakları

Salı, 06 Kasım 2007

AYIPLI MAL

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre; satın aldığınız malın varsa standardına uygun olması, standardı yoksa tatmin edici bir kalitede olması zorunludur.

Satın aldığınız mal ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yada reklam ve ilanlarında belirtilen veya satıcı tarafından size anlatılan özellikleri taşımaması yada sizin kullanım amacınıza aykırı eksiklikler taşıması durumunda o mal ayıplı(kusurlu) demektir.

HAKLARINIZ

Satın aldığınız malın ayıplı olduğunu, daha kullanmaya başlamadan anladığınız taktirde, malı teslim aldığınız tarihten itibaren 30 gün içinde satıcıya şikayetinizi bildiriniz.

Satın aldığınız malın kullanımı sırasında ortaya çıkan bir ayıp söz konusu ise bu gizli ayıp anlamına gelir. Bu durumda da malın teslim tarihinden itibaren 2 yıl içinde haklarınızı kullanabilirsiniz. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda 5 yıldır.

Her iki durumda da 4 seçimlik hakkınız var.

1- Ödediğiniz bedelin iade edilmesini,

2- Malın ayıpsız olanıyla değiştirilmesini,

3- Ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini,

4- Ücretsiz olarak tamir edilmesini,

isteyebilirsiniz.

ÇÖZÜM ORGANLARI

* Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine,

* Tüketici Mahkemelerine

Şikayet konusunu içeren bir dilekçe ve ekinde konuya ait belgelerle( fatura, fiş, garanti belgesi,satış sözleşmesi vb.) başvurabilirsiniz.

Hakem heyetleri illerde Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü, ilçelerde ise Kaymakamlık binalarındadır.

Tüketici Mahkemeleri ise her il ve ilçenin Adliye binalarında bulunmaktadır.

Hakem heyetlerine yapılan başvurulardan her hangi bir ücret alınmaz.

Evrensel Tüketici Hakları Beyannamesi

Salı, 06 Kasım 2007

Evrensel Tüketici Hakları BeyannamesiI-HEDEFLER

Madde 1 : Bütün ülkelerdeki, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki tüketicilerin menfaatlerini ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak tüketicilerin çoğu zaman ekonomik şartlar, eğitim seviyeleri ve pazarlık gücü yönünden dengesizliklerle karşılaştıklarının idrakinde olarak; ve adil, tarafsız ve idame ettirilebilecek ekonomik ve sosyal bir gelişmeyi teşvik etmenin önemi kadar, tüketicilerin zararlı olmayan ürünlere erişme haklarına sahip olması gerektiği düşüncesi ile tüketicinin korunmasına ilişkin temel esaslar aşağıdaki şu hedefleri ihtiva eder:

a) Ülkelere, halklarına, tüketici olarak yeterli korumayı sağlamak ve idame ettirmek yönünde yardımcı olmak.

b) Tüketicilerin ihtiyaçlarına ve isteklerine cevap verecek üretim ve dağıtım şekillerini kolaylaştırmak,

c) Malların üretimi ve dağıtımı ve tüketicilere hizmet vermekle iştigal edenler için yüksek ahlaki davranış seviyesini teşvik etmek,

d) Tüketicileri olumsuz yönde etkileyen ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyette bulunan bütün teşebbüslerin iş yolsuzluklarına mani olmak için ülkelere yardımcı olmak,

e) Bağımsız tüketici gruplarının gelişmesini kolaylaştırmak,

f) Tüketiciyi koruma alanında uluslararası işbirliğini kolaylaştırmak,

g) Tüketiciye daha düşük fiyatlarla daha çok seçenek temin edecek pazar şartlarının gelişmesini teşvik etmek.

II- GENEL İLKELER

Madde 2 : Hükümetler, aşağıda belirtilen ilkeleri göz önünde tutarak güçlü bir tüketiciyi koruma politikası geliştirip, kuvvetlendirmeli veya idame ettirmelidir. Bunu yaparken her hükümet, tüketicilerin korunması ve sosyal şartları ile halkının ihtiyaçları doğrultusunda ve önerilen tedbirlerin bedelini ve yararlarını idrak etmiş olarak kendi önceliklerini tayin etmelidirler.

Madde 3 : Tüketicilerin karşılanması istenilen yasal ihtiyaçları şunlardır:

a) Tüketicilerin kendi sağlık ve güvenliklerine karşı tehlikelerden korunması,

b) Tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin geliştirilmesi ve korunması,

c) Tüketicilere, kendi ferdi istek ve ihtiyaçlarına göre bilinçli seçim imkanı sağlamak için yeterli bilgilere erişim sağlanması,

d) Tüketici eğitimi,

e) Etkili bir hata telafi merciinin tüketicilere temini,

f) Tüketici ve diğer ilgili grup ve kuruluşların oluşturulması özgürlüğü ve bu gibi kuruluşların kendilerini etkileyen karar verme işlemlerinde kendi görüşlerini ortaya koyma fırsatı,

Madde 4 : Hükümetler, tüketiciyi koruma politikalarını geliştirmek, uygulamak, kontrol etmek için yeterli bir altyapı temin etmeli ve idame ettirmelidir. Tüketiciyi koruma tedbirlerinin, nüfusun tüm bölümlerinin, bilhassa kırsal nüfusun menfaatleri için uygulanmasını sağlamak amacıyla özel çaba harcanmalıdır.

Madde 5 : Bütün teşebbüsler, sınırları içinde iş yaptıkları ülkelerin ilgili kanun ve kurallarına uymalıdırlar. Ayrıca söz konusu ülkenin yetkili kişilerince kabul edilmiş bulunan uluslararası koruma standartlarının uygun hükümlerine itaat etmelidirler.

Madde 6 : Tüketiciyi koruma politikası geliştirilirken araştırma yapan üniversiteler ile özel ve kamu teşebbüslerinin olumlu rolünün potansiyeli göz önünde bulundurulmalıdır.

III- ESASLAR

Madde 7 : aşağıdaki esaslar hem mahalli olarak üretilen mal ve hizmetlere, hem de ithal edilenlere uygulanmalıdır.

Madde 8 : Tüketiciyi korumak için herhangi bir usul veya kural tatbik edilirken bunların uluslararası ticarete engel teşkil etmemesine ve uluslararası ticaret taahhütleri ile uyumlu olmalarını temin etmek için gerekli özen gösterilmelidir.

(Bu esaslardan ülkemiz için öncelikli olanlar aşağıdadır.)

A- FİZİKİ GÜVENLİK:

Madde 10 : İmalatçıların ürettiği malların öngörülen veya tahmini normal kullanım süreleri boyunca güvenli olmalarını sağlamak için uygun politikalar temin edilmelidir. Malları pazara getirmekle yükümlü olanlar, bilhassa müteahhitler, ihraç ve ithal edenler, perakendeciler ve benzerleri (Bunlar bundan böyle dağıtımcılar olarak anılacaktır) bu malların uygunsuz muamele veya depolama sonucunda güvenli olmayan bir hale gelmiş olmamasına ve bu mallar kendi gözetimleri altında iken uygunsuz muamele veya depolama sebebiyle güvenli olmayan bir hale gelmemelerini sağlamalıdırlar. Tüketiciler malların usulüne uygun kullanımı hususunda uyarılmalı ve öngörülen veya tahmini kullanım süresince içerebilecekleri tehlikeler bildirilmelidir. Önemli güvenlik bilgileri mümkün olan her yerde tüketiciye uluslararası anlaşılabilen semboller vasıtasıyla aktarılmalıdır.

Madde 11 : İmalatçıların veya dağıtımcıların ürünlerinin pazara çıkartılmasından sonra, daha önce fark edilmeyen tehlikelerin farkına varıldığında, ilgili yetkilileri ve gerekirse halkı, vakit geçirmeden haberdar etmeleri uygun politikalarla temin edilmelidir. Hükümetler de, tüketicilerin bu gibi tehlikeler hakkında uygun şekilde haberdar edilmelerini temin için yollar araştırmalıdır.

Madde 12 : Hükümetler gerektiğinde bir ürünün ciddi bir şekilde hatalı oldugu veya usulünce kullanıldığı taktirde dahi külliyetli ve şiddetli bir tehlike arz ettiği tespit edilirse, imalatçıların veya dağıtımcıların o malı geri almasını ve değiştirmesini veya ta’dil etmesini veya yerine başka bir ürün vermesini ve bunları makul bir zaman içinde yapması kabil değilse, tüketicinin yeterli şekilde tazminini sağlayacak politikaları benimsetmelidirler.

B- TÜKETİCİLERİN EKONOMİK KARLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ VE KORUNMASI

Madde 14 : Hükümetler, mal ve hizmetlerin temini ile ilgili imalatçılar, dağıtımcılar ve diğerlerinin yürürlükteki kanunlara ve zorunlu standartlara uymalarını sağlamak suretiyle tüketicilerin ekonomik çıkarlarına aykırı olan icraatları önleme gayretlerini artırmalıdırlar.

Madde 15 : Tüketici kuruluşları, gıdaların katkı maddeleri ile saflıklarının bozulması, pazarlama sırasında yanlış veya yanıltıcı beyanlarda bulunulması gibi hileli uygulamaları izlemeleri için teşvik edilmelidir.

Madde 16 : Hükümetler, malların makul dayanıklılık, kullanışlılık ve güvenirlilik ve kullanım maksatlarına uygunluk gereklerinin yerine getirildiğini gözetmeleri mecburiyetini açıklayan politikaları geliştirmeli veya idame ettirmelidirler. Benzer politikalar hizmetlerin temini için de uygulanmalıdır.

Madde 17 : Hükümetler, tüketicilere en çok ürün ve hizmet seçeneğinin en düşük fiyatlarla temini için adil ve etkin bir rekabeti teşvik etmelidirler.

Madde 18 : Hükümetler, gereken hallerde imalatçıların veya perakendecilerin güvenilir ve satış sonrası hizmeti ve yedek parçaları yeterli bir şekilde temin etmelerini sağlamalıdırlar.

Madde 19 : Tüketiciler, tek taraflı standart sözleşmeler ve sözleşmeler içinde temel hakların bulunmaması gibi sözleşme yolsuzluklarına ve satıcıların vicdana aykırı kredi şartları uygulamalarına karşı korunmalıdırlar.

Madde 20 : Satış yükseltici pazarlama ve satış faaliyetleri tüketicilere adil muamele edilmesi prensibi ile yönlendirilmeli ve hukuki gereksinimlere uyulmalıdır. Bu tüketicilerin bilinçli ve de verilen bilgilerin doğru olması gereklerini sağlayacak tedbirleri içerir.

Madde 21 : Hükümetler tüketici mallarının her yönü hakkında doğru bilgilerin serbest akışına tüm ilgililerin iştiraklerini teşvik etmelidirler.

Madde 22 : Hükümetler, kendi milli bünyeleri içinde ve tüketici kuruluşlarıyla işbirliği yaparak, tüketicilerin yeterli korunması için pazarlama ve diğer iş faaliyetlerinde kuralların belirlenmesini ve uygulanmasını teşvik etmelidir.

Madde 23 : Hükümetler muntazaman ölçüler ve ayarlarla ilgili kanunları gözden geçirmeli ve bu kanunların infaz mekanizmasının yeterliliğini değerlendirmelidir.

C- TÜKETİCİ MALLARI VE HİZMETLERİNİN

GÜVENLİK VE KALİTESİ İÇİN STANDARTLAR

Madde 26 : Hükümetler temel tüketim malları ile hizmetlerin güvenlik, kalite ve performanslarını testlere tabi tutarak sınayabilecek ve belgeleyecek tesislerin mevcudiyetini teşvik ve temin etmelidirler.

E- TÜKETİCİLERE TANZİM İMKANI SAĞLAMA

TEDBİRLERİ

Madde 28 : Hükümetler tüketicilerin veya uygun olduğu takdirde ilgili kuruluşların süratli, adil, ucuz ve ulaşılabilir resmi veya gayri resmi usullerle tazmin edilebilmeleri imkanını sağlayacak hukuki veya idari tedbirleri tesis ve idame ettirmelidir. Bu gibi usuller özellikle düşük gelirli tüketicilerin ihtiyaçlarını göz önüne almalıdır.

Madde 29 : Hükümetler geçici uyuşmazlıklarının, adil, süratli ve gayri resmi yoldan çözebilecek teşebbüsleri teşvik etmeli ve tüketicilere danışmanlık hizmetleri ve gayri resmi şikayet usulleri hakkında yardımcı olacak gönüllü mekanizmaları tesis etmelidir.

Madde 30 : Mevcut tazmin şekilleri ve diğer uyuşmazlık çözme usulleri hakkındaki bilgiler tüketiciye sunulmalıdır.

F- EĞİTİM VE BİLGİ PROGRAMLARI

Madde 31 : Hükümetler ilgili halkın kültürel geleneklerini de göz önüne alarak, genel tüketici eğilim ve bilinçlendirme programlarının geliştirilmesini sağlamalı veya teşvik etmelidir. Bu gibi programların amacı halkın kendi hak ve sorumluluklarının idrakinde olarak mal ve hizmetleri bilinçli bir şekilde seçebilmesi

ve bu şekilde ayırım yapabilen tüketici olmalarına imkan sağlanmaktadır. Bu programların geliştirilmesinde gerek kırsal, gerekse kent kesimindeki düşük gelirli ve okuma yazma bilmeyen mağdur tüketicilere özel önem verilmelidir.

Madde 32 : Tüketici eğitimi, müsait olduğunda öğrenim sisteminin temel müfredatının tercihen mevcut konuların bölünmez bir parçası haline getirilmelidir.

Madde 33 : Tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları aşağıda belirtilen önemli yönleri de kapsamalıdır:

a) Sağlık, beslenme, gıda kökenli hastalıkların ve gıdalara gereksiz katkı maddelerinin konulmasının önlenmesi,

b) Ürün tehlikeleri,

c) Ürünlerin etiketlenmesi,

d) İlgili kanunlar, tazmin sağlanması ve tüketiciyi korumak için teşkilatlar ve kuruluşlar,

e) Ölçüler ve ayarlar, fiyatlar, kalite, kredi şartları ve temel ihtiyaçların mevcudiyeti hakkında bilgiler,

f) Gerekirse kirlilik ve çevre.

Madde 34 : Hükümetler tüketici kuruluşlar ve basın dahil diğer ilgili grupları eğitim ve bilinçlendirme programlarını özellikle kırsal kesim ve kentteki düşük gelirli tüketicilerin menfaatine önem vererek ele almaları için teşvik etmelidir.

Madde 35 : İş kesimi müsait olduğunda, gerçeğe uygun ve geçerli tüketici eğitim ve bilinçlendirme programları yapmalı veya bunlara iştirak etmelidir.

Madde 36 : Kırsal kesim tüketicilerini ve okuma yazma bilmeyen tüketicileri dikkate alarak, hükümetler müsait olduğunda, toplu basın ve yayında tüketici bilgi programlarının geliştirilmesini sağlamalı veya teşvik etmelidir.

Madde 37: Hükümetler tüketici bilinçlendirme ve öğrenim programlarının yürütülmesini sağlayabilmek için eğitimcilere, toplu iletişim uzmanlarına ve tüketici danışmanlarına uygun eğitim programları düzenlemeli ve bunları teşvik etmelidirler

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun

Salı, 06 Kasım 2007

TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR

AMAÇ

Madde 1; Teoride geniş bir yelpazede değerlendirilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’ un amacı; ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin ekonomik çıkarlarını, sağlığını ve güvenliği korumak, zararlarını tazmin etmek, aydınlatmak ve eğitmek, çevresel tehlikelerden korumaya yönelik girişimleri düzenlemek, bu konudaki politikaların oluşturulmasında yarar sağlayacak gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.

KAPSAM

Madde 2; Kanun, yukarıda belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar.

TANIMLAR

Madde 3; Bu Kanun’ un hazırlanması ve uygulanması sırasında sözü edilen bazı terimler;

a) Bakanlık; Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı,

b) Mal; Ticaret konusu taşınır eşya,

c) Hizmet; Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni veya fikri faaliyet,

d) Standart; Türk Standardı,

e) Üretici; Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini ya da ara mallarını üretenler…

f) Satıcı; Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler…

g)Tüketici; Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan ve tüketen gerçek veya tüzel kişi…

h) Tüketici Örgütleri; Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf ve tüketim kooperatifleridir.

TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE AYDINLATILMASI

Buna göre Kanun’ un tüketicilere sağladığı yararlardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz;

AYIPLI MAL VE HİZMETLER

Madde 4; Ambalajında, etiketinde veya kullanma kılavuzunda yer alan ya da satıcı tarafından vaad edilen nitelik ve niceliğe aykırı olan, maddi, hukuki, ekonomik eksiklikler içeren mal ve hizmetler "Ayıplı Mal veya Ayıplı Hizmet" olarak kabul edilir.

Alınan hizmet ya da malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, malı teslim aldığı tarihten itibaren 15 (on beş) gün içinde satıcı firmaya geri vererek, değiştirilmesini, ödediği bedelin iadesini veya ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini ya da ücretsiz olarak tamir edilmesini talep edebilir. Tüketici bu taleplerden herhangi birini tercihte serbesttir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ayıplı maldan veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı, bayi, acente, imalatçı, üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Satılan malın ayıbı gizli ise veya ayıp tüketiciden bilinçli olarak gizlenmişse, satıcı söz konusu malın ayıbı nedeniyle 2 (iki) yıl süreyle sorumludur.

Ayıplı hizmetler hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır. Ancak, ayıplı hizmetin yeniden görülmesi imkansızlaşmışsa veya amaca aykırı sonuçlar doğuracak nitelikte ise, bedel iadesinde tüketicinin ayıplı hizmetten sağladığı fayda kadar indirim yapılır.

Satışa sunulan kullanılmış, tamir edilmiş ayıplı mal üzerine veya ambalajına tüketicinin rahatlıkla görebileceği şekilde "Özürlüdür" uyarısının konulması yasal zorunluluktur. Bu durum tüketiciye verilecek fatura, fiş veya satış belgesinde de gösterilir. Özürlü olduğu bilinerek alınan mallar için herhangi bir hak talep edilemez.

SATIŞTAN KAÇINMA

Madde 5; Üzerinde "Numunedir" veya "Satılık Değildir" ibaresi bulunmayan mallar, ticari bir kuruluşun vitrininde veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilemez. Satıcı teşhir ettiği malların satışından kaçınamaz.

Satıcı, bir mal veya hizmetin satışını, o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat veya süresi kadar satın alınması ya da başka bir malın veya hizmetin satın alınması koşuluna bağlı kılamaz.

TAKSİTLİ SATIŞLAR

Madde 6; Taksitli satışlarda tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Bu durumda satıcı, ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.

Taksitli satışlarda satıcı, aşağıdaki bilgileri yazılı olarak tüketiciye bildirmek ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek zorundadır.

a) Mal ve hizmetlerin peşin satış fiyatları,

b) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek toplam satış fiyatı,

c) Faiz miktarı, faizin hesaplandığı yıllık oran ve gecikme faizi oranı,

d) Ön ödeme tutarı,

e) Ödeme planı.

KAMPANYALI SATIŞLAR

Madde 7; Gazete, radyo ve televizyon ilanı ile halka duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul etmek suretiyle ve malın veya hizmetin bilahare teslim edilmesi veya yerine getirilmesi vaadiyle yapılan satışlarda, ilan ve taahhüt edilen mal ve hizmetlerin teslimatının zamanında yapılmaması, fiyat, nitelik ve miktarında anlaşmalara aykırı davranılması durumunda, satıcı, bayi, acenta, temsilci, imalatçı, üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Kampanyalı satışlarda satıcı, yukarıda belirtilen bilgilere ek olarak, "Kampanya Giriş Tarihi" ve "Malın Ya Da Hizmetin Teslim Veya Yerine Getirilme Tarih Ve Şekli" ne ilişkin bilgileri de yazılı olarak tüketiciye vermekle yükümlüdür.

KAPIDAN SATIŞLAR

Madde 8; İş yeri ve fuar gibi satış mekanları dışında, önceden bir anlaşma olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.

Bu tür satışlarda; tüketici, 7 (yedi) günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbesttir. Satıcı almış olduğu bedeli, kıymetli evrakları ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgeyi, cayma bildiriminin kendisine iadeli taahhütlü mektup ya da noter aracılığı ile ulaşması veya bizzat teslim edilmesi tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde tüketiciye iade etmekle ve 20 (yirmi) gün içinde de malı geri almakla yükümlüdür.

Taksitle yapılan kapıdan satışlarda ayrıca "Kampanyalı Satışlar" maddesi hükümleri de uygulanır.

KAPIDAN SATIŞLARDA SATICININ YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Madde 9; Kapıdan satışlarda satıcı, hazırladığı sözleşme, fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte, en az 12 (on iki) punto siyah, koyu harflerle yazılmış "Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin 7 (yedi) gün içinde malı reddederek alım, satım işleminden cayma hakkının varolduğunu ve cayma ihbarının satıcıya bildirimi tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde de, tüketicinin vermiş olduğu bedelin, kıymetli evrakların ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgenin satıcı tarafından iade edileceği" ni bildiren bir belgeyi; sahip olduğu hakların kendisine anlatıldığını, cayma hakkının kendisine anlatıldığını, cayma hakkını açıklayan belgenin kendisine teslim edilip, satıcının açık adresinin bildirilmiş olduğunu beyan eden ve tüketici tarafından da imzalanmış olan bir tutanak karşılığında tüketiciye vermekle yükümlüdür.

TÜKETİCİ KREDİSİ

Madde 10; Tüketicilerin banka veya benzeri finans kurumlarına bir mal veya hizmetin satın alınması amacıyla, tüketici kredisi almak için başvurmaları durumunda, banka veya finansman kuruluşları ile tüketiciler arasında yazılı bir sözleşme yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi içersinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

Sözleşmede;

a) Faizin hesaplandığı yıllık oran,

b) Ödeme tarihleri, ana para, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,

c) Tüketici Kredisi tutarı,

d) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı,

e) İstenecek teminatlar,

f) Gecikme faizi oranı,

g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,

h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar aranır.

Banka veya finans kurumlarının, tüketici kredisini belli bir mal veya hizmetin satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak hukuki işlem koşulu ile vermeleri durumunda bunlar, satılan mal veya hizmetin ayıbından ötürü tüketiciye karşı satıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.

SÜRELİ YAYINLAR

Madde 11; Süreli yayınlara abone olan tüketiciler, abonelik sözleşmesinde yer alan fiyat ve niteliğe ilişkin konular aykırı davranılması hallerinde, abone işlemlerini yapan sorumlu kişiye ya da yayın kurumuna isteklerini yazılı olarak (iadeli taahhütlü veya noter kanalıyla) bildirmek suretiyle aboneliklerine tek taraflı olarak son verebilirler. Yayıncı abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın 15 (on beş) gün içinde iade etmekle yükümlüdür.

Tüketicinin aboneliğine son verme isteği; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren günlük yayınlarda 15 (on beş) gün, haftalık yayınlarda 1 (bir) ay, aylık yayınlarda 3 (üç) ay sonra yürürlüğe girer. Daha uzun süreli yayınlarda ise, bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.

(Ek: 15/01/1997 - 4226/1 md.) Süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenen ve her ne amaç ve şekilde olursa olsun, bilet, kupon, iştirak numarası, oyun, çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir ürün verilmesinin taahhüt edildiği kampanyalarda; kitap, dergi, ansiklopedi, afiş, bayrak, poster, sözlü veya görüntülü manyetik bant ya da optik disk gibi süreli yayıncılık amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımı yapılamaz. Her halükârda bu mal veya hizmetin piyasa değeri, tüketicinin ilgili kampanya süresince yayını satın almak için ödediği toplam bedelin %50′ sini aşamaz ve bu şekildeki kampanyaların süresi 60 (altmış) günü geçemez. Kampanya konusu mal ve hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması, bu mal veya hizmetin ikinci ürün sayılmasına engel değildir.

(Ek: 15/01/1997 - 4226/1 md.) Kampanya süresince, süreli yayının satış fiyatı, ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı maliyet artışı nedeniyle arttırılamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek yapılamayacağı gibi, bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da bütünleyici parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline getirilemez.

ETİKET

Madde 12; Ticaret konusu olan ve perakende satışa sunulan malların ambalajlarının veya kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde o malın menşei, cinsi ve fiyatı hakkında bilgileri içeren etiket konulması zorunludur.

GARANTİ BELGESİ

Madde 13; İthalatçı veya imalatçı firmalar, ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorundadırlar. Garanti belgesinin onaylanarak tüketiciye verilmesi sorumluluğu, tüketicinin malı satın aldığı satıcı, acente, bayii ya da temsilciliklere aittir. Garanti süreleri malın teslim alındığı tarihten itibaren başlar ve asgari 1 (bir) yıldır. Garanti belgelerinde, satın alınan mala ilişkin faturanın tarih ve sayısı ile bandrol ve seri numarası bulunması zorunluluğu vardır.

Satıcı, garanti kapsamındaki malların, garanti süresi içinde, gerek malzeme ve işçilik gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.

Garanti süresi içersinde sık sık arızalanan maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması hallerinde tüketici, malın ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebine karşı satıcı, bayi, acente, imalatçı ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.

TANITMA VE KULLANMA KILAVUZU

Madde 14; Sanayi mallarından ithal edilmiş olanların, bakım, onarım ve kullanılmasına ait tanıtma ve kullanım kılavuzlarının aslına uygun Türkçe çevirileriyle, yurt içinde üretilenlerin bakım, onarın ve kullanılmasını gösterir Türkçe tanıtım ve kullanım kılavuzlarıyla birlikte satılması zorunludur.

SERVİS HİZMETLERİ

Madde 15; İthalatçı veya imalatçılar sattıkları sanayi malları için, o malın Bakanlık’ ça tespit ve ilan edilen kullanım ömrü süresince bakım, onarım ve servis hizmetlerini yürütecek istasyonları kurmak ve yeterli teknisyen kadrosu ile yedek parça stoku bulundurmak zorundadırlar.

TİCARİ REKLAMLAR VE İLANLAR

Madde 16; Ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun, dürüst ve doğru olmaları esastır. Tüketiciyi aldatıcı, yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve özürlüleri istismar edici reklamlar ve ilanlar yapılamaz.

REKLAM KURULU

Madde 17; Ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirler. Belirlenen bu ilkeler doğrultusunda ticari ilan ve reklamları inceler. İnceleme sonucuna göre 16. madde hükümlerine aykırı hareket edenleri cezalandırır, söz konusu reklam ve ilanların yayınlanmasını durdurur veya düzeltilmesi hususunda Bakanlığa öneride bulunur.

ZARALI VE TEHLİKELİ MAL VE HİZMETLER

Madde 18; Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi ve çevre sağlığına zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda, bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya ekli kullanım kılavuzlarına, bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar açıkça görülebilecek şekilde konulur veya yazılır.

KALİTE DENETİMİ

Madde 19; Bakanlık, tüketicinin can ve mal güvenliği ile fizik ve çevre sağlığına ve bu konularda bilgilendirilmesine ilişkin, standardına göre veya standardı yoksa standarda esas teşkil etmek üzere belirlenecek özelliklere göre yapılacak kalite denetim ile mal, hizmet ve tesislerin belgelendirilmesi hakkındaki usul ve esasları, Türk Standartları Enstitüsü’ nün görüşünü alarak tespit ve ilanla görevlidir.

Ancak 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca Turizm Bakanlığı’ ndan belgeli ve belgelendirilecek tesisler bu uygulamadan muaftır.

TÜKETİCİNİN EĞİTİLMESİ

Madde 20; Tüketicinin eğitilmesi konusunda her derecedeki okulların ders programlarına Milli Eğitim Bakanlığı’ nca gerekli ilaveler yapılır.

Tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılması için kitap, dergi ve broşür çıkarılmasına ve tüketicinin bilinçlendirilmesi için radyo ve televizyonlarda programlar düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar, Tüketici Konseyi’ nin önerisi ile Bakanlık’ ça tespit ve ilan olunur.

TÜKETİCİ KURULUŞLARI

TÜKETİCİ KONSEYİ

Madde 21; Tüketicinin sorunlarını, ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak, sorunların tüketici lehine çözülmesi için alınacak tedbirlerle, bu Kanun’ un uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri ilgili mercilere iletmek amacıyla, Bakanlığın koordinatörlüğünde bir "Tüketici Konseyi" kurulur.

TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ

Madde 22; Bakanlık, il ve ilçe merkezlerinde, tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla belediyelerle koordineli olarak, en az bir "Tüketici Sorunları Hakem Heyeti" oluşturmakla görevlidir.

Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri’ nin vereceği kararlar, Tüketici Mahkemeleri’ nde delil olarak ileri sürülebilir. Uyuşmazlık konusu mal veya hizmet bedelinin, o dönem için tespit edilen bedeli geçmemesi durumunda, bu heyetlerce verilmiş bir karar olmaksızın Tüketici Mahkemeleri’ ne başvurulamaz.

25. maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlara ilişkin uyuşmazlıklar, Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri’ nin görev ve yetkileri kapsamının dışındadır.

CEZALARDA YETKİ, İTİRAZ VE ZAMANAŞIMI

Madde 26; Bu kanunda düzenlenen her türlü para cezası idari niteliktedir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 (yedi) gün içinde yetkili İdare Mahkemesi’ ne itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine İdare Mahkemesi’ nce verilen kararlar kesindir.

Bu Kanun’ da düzenlenen idari para cezalarının ödenmesine ilişkin cezai zamanaşımı süresi 1 (bir) yıldır. Zamanaşımı süresi, bu Kanun hükümlerine aykırı fiilin işlendiği tarihte başlar.

Sürekli veya tekrarlana ihlaller söz konusu ise süre, ihlalin sona erdiği ya da en son tekrarlandığı günden itibaren başlar. Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuş olması tahsil zamanaşımını keser.

Cezalar, cezayı vermeye yetkili merci tarafından 7 (yedi) gün içinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.

ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

DENETİM

Madde 27; Bu Kanun’ un uygulanmasında, Bakanlık müfettişleri ve kontrolörleri ile Bakanlıkça ve belediyelerce görevlendirilecek personel; fabrika, mağaza, dükkan, ticarethane, depo, ambar gibi her türlü mal konulan, satılan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme, inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidirler.

Bu Kanun’ un kapsamına giren hususlarda yetkili, görevli kişi ve kuruluşlara her türlü bilgi ve belgelerin doğru olarak gösterilmesi, asıl ve onaylı kopyalarının verilmesi zorunludur.

LABORATUAR

Madde 28; Bakanlık, bu Kanun’ un uygulanması için laboratuarlar kurabilir veya Bakanlık’ ların kurulu laboratuarlarından faydalanabilir. Kalite kontrolü yapacak resmi ve özel kuruluş laboratuarlarında bulunması gereken asgari teknik özellikleri, ilgili Bakanlıklar ile müştereken tespit ve ilanla görevlidir.

Bakanlıkça yapılan denetimler sırasında alınan numunelerin tahlilleri resmi veya özel kuruluş laboratuarlarında yaptırılabilir. Tahlil sonuçlarının standartlara aykırı çıkması halinde, buna ilişkin tün giderler üretici kişi veya kuruluş tarafından ödenir.

ÖDENEK

Madde 29; Bu Kanun ile kurulan Tüketici Konseyi, Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Reklam Kurulu’ nun kuruluş ve çalışmalarına ilişkin masraflar ile sair harcamalar, Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.

DİĞER HÜKÜMLER

Madde 30; Bu Kanun’ da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.

YÖNETMELİKLER VE DÜZENLEMELER

Madde 31; Bu Kanun’ da öngörülen yönetmelikler, Kanun’ un yayımı tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içinde ilgili kamu kuruluşları, mesleki üst kuruluşlar ve tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak Bakanlık’ ça çıkarılır