‘Halkla İlişkiler’ Kategorisi için Arşiv

İsntabul Avrasya Maratonu Tarihi

Salı, 06 Kasım 2007

İsntabul Avrasya Maratonu Tarihi

Bir umudun ve atletizme dair bir heyecanın ürünü olarak çıkmıştı Avrasya… Henüz böyle bir maratona dair belirli bir fikir yoktu ancak yarışın ilk organizatörleri dünyada ilk ve tek olabilecek bir atletizm olayı tasarlıyorlardı. Dünyanın gerek tarihi ve gerekse tabii özellikleri, coğrafyası ve turizmi ile eşsiz şehri İstanbul’da yapılacak bir maratona da ilk ve tek olmak yakışırdı… Tüm maddi sıkıntı ve imkansızlıklara rağmen Atletizme gönül vermiş birkaç genç Avrasya’nın tarihe geçecek temellerini atmışlardı. Yıl: 1979… 1978 yılında bana gelen bir haber, 1979 yılında İstanbul’u ziyaret edecek bir grup Alman turisti haber veriyordu. Türkiye’ye gelecek bu turistlerin bir özelliği de gittikleri ülkelerde maraton koşuyor olmalarıydı. Son kez Mısır’da Nil Maratonu’nu koşan bu turistler için derhal hayata geçirilmesi gereken Avrasya maratonu fikrinin pratik çalışmaları başlatıldı. Türkiye’nin ünlü atletleri de davet edilerek, organizasyonun daha renkli geçmesi sağlanacaktı. Maratonun düzenlenip düzenlenemeyeceği konusunda bir ara endişeye düşülmesine rağmen pürüzler ortadan kaldırılarak yarışın koşulmasına karar verildi. Karayolları hususunda çıkan pürüzlerin de halledilmesi üzerine 1979 yılında sözü edilen Alman kafilesi Türkiye’ye gelmişlerdi. Ani olmasına rağmen gerekli tüm hazırlıklar tamamlanmaya çalışılmıştı. 74 kişilik turist kafilesinde bulunan 34 maratoncu saat 09.00′da İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nün 700 metre gerisine toplanarak start için hazır olmuşlardı. Avrasya Maratonu’na anlamını kazandıran Boğaziçi Köprüsü ilk olarak bu yılda yerli ve yabancı maratoncuların adımlarına şahit olmuş ve yarışmacılar Asya’dan Avrupa’ya geçmişlerdi. Herkes için son derece büyük anlam taşıyan bu an, aynı zamanda Türk atletizmine damgasını vuracak bir büyük organizasyonun da ilk kıpırdanması oluyordu. İlk olarak 1979 yılında Asya’dan Avrupa’ya koşulan bu yarışın galibi 2.35.39′luk derecesiyle Zonguldak Bölgesi’nden Hasan Saylan olmuştu. 20 yıldır aralıksız süren Avrasya Maratonu’nun en büyük özelliklerinden biri de ilk organizasyonunda olduğu gibi bu gün de "Sevgiye, dostluğa ve barışa" koşması oldu…

Avrasya Maratonu’na en çok katılan sporcularımızdan

Mehmet Yurdadön (solda),

ülkemizi uluslararası yarışmalarda birçok defa temsil eden

Ahmet Altun (sağda)…

________________________________________

Kıtalararası Avrasya Maratonu başladığı günden bu yana tam üç defa güzergah değiştirdi. Bu sebeple dereceler arasında farklılıklar oldu. Avrasya Maratonu’na Ion Thompson, Terry Mitchel gibi ünlü atletler katılırken Türkiye’den de iyi maratoncuların çıkmasına vesile oldu. Avrasya Maratonu’da dereceye giren atletlerimiz dünyanın diğer büyük maratonlarında da çok iyi koştular…

İstanbul Avrasya Maratonunda üç kategoride yarış düzenlenmektedir.Bunlar

• Maraton

• 15 km’lik parkur

• Halk koşusudur.

“ Maraton ” ve “ 15 km’lik Parkur ” yarışları için 18 yaşını doldurmuş herkes katılabilir. “ Halk koşusunda ” ise yaş sınırlaması yoktur.

Parkur Rekoru

________________________________________

Erkekler : 2.13.37 Taye Moges 1997

Bayanlar : 2.34.39 Adriana Barbu 1997

Ne için Koşuyoruz

Son yıllarda düzenlenen yarışmalar, bazı konulara dikkat çekmek için farklı adlarla anılmışlardır. Aşağıda bununla ilgili örnekler bulunmaktadır.

________________________________________

1995

1996

1997

1998

1999

2000

Ödüller (2002 yılına ait)

________________________________________

MARATON

ERKEK BAYAN

1 20.000 $ 1 20.000 $

2 10.000 $ 2 10.000 $

3 5.000 $ 3 5.000 $

4 2.500 $ 4 2.000 $

5 1.500 $ 5 1.000 $

6 1.000 $ 6 500 $

7 900 $ 7 400 $

8 800 $ 8 300 $

9 600 $ 9 200 $

10 500 $ 10 200 $

11 300 $

12 300 $

13 300 $

14 300 $

15 300 $

16 200 $

17 200 $

18 200 $

19 200 $

20 200 $

TÜRKLER TASNİFİ

ERKEK BAYAN

1 1.500 $ 1 1.500 $

2 1.000 $ 2 1.000 $

3 500 $ 3 500 $

BALKAN TASNİFİ

ERKEK BAYAN

1 1.500 $ 1 1.500 $

2 1.000 $ 2 1.000 $

3 500 $ 3 500 $

TEKERLEKLİ İSKEMLE TASNİFİ

ERKEK BAYAN

1 1.500 $ 1 1.500 $

2 1.000 $ 2 1.000 $

3 500 $ 3 500 $

15 KM YOL KOŞUSU

ERKEK BAYAN

1 1.200 $ 1 1.200 $

2 700 $ 2 700 $

3 600 $ 3 600 $

4 400 $ 4 400 $

5 300 $ 5 300 $

6 200 $ 6 200 $

7 100 $

8 100 $

9 100 $

10 100 $

TIME BONUS

ERKEK BAYAN

1 2.13.00 500 $ 1 2.33.00 500 $

2 2.11.00 1.500 $ 2 2.29.00 1.000 $

3 2.10.00 2.500 $ 3 2.27.00 3.000 $

4 2.09.00 6.000 $ 4 2.26.00 5.000 $

5 2.08.00 15.000 $ 5 2.24.00 12.000 $

6 2.07.00 25.000 $ 6 2.22.00 25.000 $

7 2.05.38 100.000 $ 7 2.17.18 100.000 $

PARKUR REKORU

ERKEK 5.000 $ BAYAN 5.000 $

TÜRKİYE REKORU

ERKEK 3.000 $ BAYAN 3.000 $

________________________________________

Maraton ve 15 Km Yarış Kuralları

Maraton ve 15 km yarış kuralları :

• Göğüs numarası, kayıt sırasında verilen 4 adet çengelli iğne ile göğse tutturulacak, göğüs numarası olmayan hiçbir atlet maratona katılamayacaktır.

• Maratona katılacak sporcular, eşyalarını, kendilerine tahsis edilen belediye otobüslerine bırakabilecektir.

• Başlangıç noktasında maratoncular denetlenerek kendilerine özel bir işaret (stiker) verilecektir. Bu işareti taşımayanlar tasnife alınmayacaktır. Dönüş noktasında ise videolu denetimin yanında atletlere görevli hakemlerce değişik renklerde bu işaretlerden yapıştırılacaktır. Koşu bitiminde eksik işareti olan atletler diskalifiye olacaktır.

• Katılımcılara madalya ve tişörtleri yarıştan sonra verilecektir.

İpi Göğüsleyenler

İstanbul Avrasya Maratonu 1981- 2002

1981

1) Süleyman Sılacı 2.31.40

2) Veli Ballı 2.36.53

3) Cemal Polat 2.41.50

1982

1) İsmail Karagöz 2.41.13.0

2) Abdülkadir Moralı 2.45.15.0

3) İbrahim Şimşek 2.51.02.0

1983

1) İon Thompson (İngiltere) 2.32.35

2) Nick Agrapopulas (Yun.) 2.25.00

3) Gerry Staunton (İrlanda) 2.25.20

1984

1) Mehmet Yurdadön 2.22.30

2) Sefa Het 2.24.01

3) Sadık Salman 2.25.40

1985

1) Mehmet Terzi 2,12,50

2) Ahmet Altun 2.17.30

3) Mihlat Şahin 2.26.28

1986

1) Hanefi Atmaca 2.23.20

2) İbrahim Atıcı 2.26.49

3) Mehmet Kuş 2.26.53

1987

1) Jeus Worsner (Danimarka) 2.l6.08

2) Kristov Niedzionka (Polonya) 2.l6.42

3) Sefa Het 2.l7.l8

1988

1) Ahmet Altun 2.15.06

2) Mithat Şahin 2.15.20

3) İbaiyoviç (Yugoslav) 2.15.47

1989

1) Aydın Çeken 2.27.41

2) İbrahim Atıcı 2.39.08

3) İsmet Dönmez 2.30.09

1990

1) Gazi Aşıkoğlu 2.23.09

2) Mehmet Bayram 2.24.53

3) Aydın Çeken 2.25.35

1991

1) Terry Mitchell (İngiltere) 2.22.09.32

2) Mehmet Bayram 2.23.08.67

3) Cihangir Demirel 2.24.08.l7

Bayanlar / Women:

1) Jackie Davis (İngiltere) 2.49.24

2) Magarederova Amina (Rusya) 2.50.25

3) Loguna Raymonde (Fransa) 2.5l.56

1992

1) Cihangir Demirel (2.23.28.0)

2) Adri Hartvel (Hollanda) 2.23.5l.0

3) Terry Mitchall (İngiltere) 2.24.l4.0

Bayanlar / Women:

1)Buia Aurica (Romanya) 2.26.29.0

2)Canuta Anuta (Romanya) 2.46.36.0

3)Galina Goranova (Bulgaristan) 2.47.32.0

1993

1) Jacop Ngunzu (Kenya) 2.20.43.0

2) İgor Braslavski (Ukrayna) 2.21.32.0

3) Cihangir Demirel 2.23.23.0

Bayanlar / Women:

1) Elena Spetova (Rusya) 2.48.10.0

2) Simon Lidia (Romanya) 2.52.03.0

3) Galina Goronova (Bulgaristan) 2.52.50. 1994

1) Bigboy Goromonzi

(Zimbabve) 2.24.58

2) Julius Sumave (Tanzanya) 2.25.07

3) Haydar Doğan (Türkiye) 2.25.14

Bayanlar / Women:

1) Serap Aktaş (Türkiye) 2.46.42

2) Nina Kovrizkena (Ukrayna) 2.46.45

3) Marina İvanova (Rusya) 2.49.10.

1995

1) Stephen Langat (Kenya) 2.17.26

2) Zeki Öztürk (Türkiye) 2.18.34

3) Lemmi Cengere (Etopya) 2.19.46

Bayanlar / Women:

1) Firaya Sultanova (Rus) 2.34.44

2) Galina Goronova (Bul) 2.35.05

3) İrina Yagodina (Ukr) 2.37.07

1996

1) Stephen Langat (Kenya) 2.18.51

2) jacob Ngunzu (Kenya) 2.19.40

3) Anatoly Archakov (Rusya) 2.19.58

Bayanlar / Women:

1) Plastinina Elena (Ukrayna ) 2.37.38

2) Linda Milo (Belçika) 2.40.38

3) Lale Öztürk (Türkiye) 2.41.39

1997

1) Taye Moges (Etiyopya) 2.13.37

2) Stephen Langat (Kenya) 2.14.48

3) Adam Szanowicz (Polonya) 2.18.09

Bayanlar / Women:

1) Adriana Barbu (Romanya) 2.34.39

2) Natalia Galushko (Beyaz Rusya) 2.35.58

3) Ilyina Nadeshda (Rusya) 2.36.15

1998

1) Taye Moges (Etiyopya) 2.15.28

2) Stephen Langat (Kenya) 2.16.13

3) Sambu Andrea (Tanzanya) 2.16.55

Bayanlar / Women:

1) Natalia Galushko (Beyaz Rusya) 2.38.10

2) Adriana Barbu (Romanya) 2.40.14

3) Serap Aktaş (Türkiye) 2.41.00

1999

1) Taye Moges (Etiyopya) 2.13.55

2) Stephen Langat (Kenya) 2.14.21

3) William Koech (Kenya) 2.14.34

Bayanlar / Women:

1) Floria Pano (ROM) 2.35.54 (Derecesi iptal)

2) Adriana Barbu (ROM) 2.35.57

3) Natalia Galushka (Beyaz Rusya) 2.36.13

4) İrina Permitina (Rus) 2.38.12

2000

1) Rop Josephat (Kenya) 2.17.03

2) Tay Moges (Etiyopya) 2.18.21

3) Frans Chauke (G.A.F.) 2.18.43

Bayanlar / Women:

1) Rodica Chirata (Romanya) 2.37.39

2) Dita Costantina (Romanya) 2.37.57

3) Natalia Galushko (B.R.) 2.38.17

2001

1) Turbe Bedaso (Etiyopya) 2.18.21

2) Sreten Ninkovic (YUG) 2.18.22

3) M. Erraoui (Fas) 2.18.35

Bayanlar / Women:

1) Ludmila Puskina (Ukrayna) 2.38.21

2) Mehtap Sızmaz (Türkiye) 2.39.13

3) Milka Mihailova (Bulgaristan) 2.40.39

Yerleşme

Salı, 06 Kasım 2007

YERLEŞME

________________________________________

Konut Tipinde Etkili Faktörler

İklim ve bitki örtüsü: Nemli iklim bölgelerinde genellikle ahşap evler, kurak iklim

bölgelerinde ise toprak ve kerpiç evler vardır.örnek ; Karadeniz Bölgesinde ahşap ,

İç Anadolu, Doğu Anadolu ve G.Doğu Anadolu Bölgelerinde kerpiç evler hakimdir.

Doğal çevrede en fazla bulunan yapı malzemesi

Ekonomik ve sosyal yapı: Göçebe hayatı sürdürenlerde konut genelde çadırdır.

Ekonomik olarak gelişmişlik arttıkça betonarme yapılar artmaktadır.

Deprem bölgeleri

Yerleşme Tipleri

A-Kırsal Yerleşme

Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. İş bölümü , alt yapı hizmetleri, eğitim –sağlık hizmetleri gelişmemiştir. Kırsal yerleşmelerde en büyük yerleşim birimi köydür.

Köyden daha küçük olan yerleşim birimleri (köy altı yerleşmeleri) : Çiftlik , mezra. Kom , divan , yayla, oba gibi adlarla adlandırılır.

KIRSAL YERLEŞME

1.Toplu Yerleşme: Yağışın ve suyun az olduğu alanlarda görülür. İnsanlar su başlarında toplanmıştır. Yurdumuzun büyük bir kesiminde toplu yerleşme hakimdir.

2.Dağınık Yerleşme: Yağışın bol olduğu , su sıkıntısının olmadığı nemli iklim bölgelerinde eğimli arazilerde görülür. Evler arasında tarla , bağ ve bahçeler vardır. Yurdumuzda en fazla Doğu Karadeniz Bölümünde görülür.

Not: Dağınık ve toplu yerleşme üzerinde etkili olan faktörler: Yağış ve yer şekilleridir.

B-KENTSEL YERLEŞME

Sanayi, ticaret, eğitim ve yönetim alanlarında çalışan insanların yaşadığı büyük yerleşim birimleridir.

Türkiye’de kentsel nüfus sürekli olarak artmaktadır. Sebebi ; köyden kente olan göçlerdir.

Türkiye’de kentleşme hızı , sanayileşme hızından daha yüksektir. Bu durum gecekondulaşmayı (Çarpık kentleşme) beraberinde getirmiştir. Ayrıca trafik, eğitim-sağlık problemleri , hava kirliliği ve fabrikaların kent içinde kalması gibi durumları oluşturmaktadır.

Kentleşme hızının en fazla olduğu bölgemiz Marmara iken, en düşük olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.

Şehirler Fonksiyonlarına Göre Şu Gruplara Ayrılır:

1.Tarım şehirleri: Ege Bölgesinde; Akhisar, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Ödemiş, Tire gibi.

Marmara Bölgesinde ; Kırklareli, İnegöl, Lüleburgaz gibi. Karadeniz Bölgesinde; Bafra, Çarşamba, Giresun ,Rize, Düzce, Niksar gibi.

İç Anadolu Bölgesinde; Karaman ,Aksaray, Akşehir, Kırşehir, Nevşehir, Niğde gibi:

2. Ticaret Şehirleri: İstanbul, İzmir, Denizli, Manisa, Aydın, Ankara, Konya, Bursa, Kayseri, Eskişehir, Afyon, Malatya, Van ,Elazığ, Ş.Urfa, G.Antep gibi.

3. Sanayi Şehirleri: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa, İzmir. Adana, Batman, Karabük Ereğli, Kırıkkale, Seydişehir, İskenderun gibi.

4. Liman Şehirleri: İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya, Samsun, Trabzon, İskenderun, Zonguldak gibi

5. Turizm Şehirleri: İstanbul, İzmir,Çeşme, Antalya, Bodrum; Marmaris,Fethiye, Kuşadası Alanya, Mersin, Bursa, Bolu, Nevşehir (Ürgüp-Göreme) gibi.

6. İdari Şehirler: Ankara (başkent), İstanbul, Bursa, Konya, Edirne (geçmişte başkent olmaları)

7. Askeri Şehirler: Sarıkamış, Çorlu, Erzurum, Konya, Malatya , Kırkağaç, Manisa gibi.

8. Kültürel Şehirler: İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere bazı yerleşim merkezlerimizin gelişmesinde o merkezlerde bulunan üniversiteler de etkili olmuştur.

GÖÇLER

İÇ GÖÇLER

İç göçler 1950 ‘den sonra Ulaşımın gelişmesi ve sanayileşme ile artış göstermiştir.

İç Göçün (Köyden Kente) Sebepleri:

1. Hızlı nüfus artışı,

2. Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,

3. Tarımda makinalaşma ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).

4. Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,

5. Kan davaları ve terör.

6. İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.

7. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).

8. İş imkanlarının sınırlı olması.

9. Kentlerde sanayinin gelişmiş olması.

Köyden Kente Göçün Sonuçları:

1. Nüfusun dağılışında dengesizlik olur.

2. Yatırımların dağılışında dengesizlik olur.

3. İşsizlik ortaya çıkar.

4. Konut sıkıntısı olur. Sonuçta gecekondulaşma olur.

5. Sanayi tesisleri (fabrikalar) kent içinde kalır.

6. Çevre sorunları artar.

7. Trafik, eğitim-sağlık problemleri olur.

8. Alt yapı hizmetlerinin götürülmesi zorlaşır.

9. Kültür çatışması olur.

10. Kırsal kesimdeki yatırımlarda verimsizlik olur.

Köyden Kente Göçü Önlemek İçin;

1. Sulamalı tarım yaygınlaştırılmalı,

2. Modern tarım yöntemleri yaygınlaştırılmalı.

3. Besi ve ahır hayvancılığı geliştirilmeli.

4. Eğitim –sağlık hizmetleri geliştirilmeli.

5. Tarıma dayalı sanayi kolları kırsal kesime kaydırılmalı

6. Alt yapı hizmetleri geliştirilmeli (yol ,su, elektrik, haberleşme).

DIŞ GÖÇLER

Ülkeler arası yapılan göçlerdir.

Dış Göçlerin Nedenleri

Savaşlar, baskı, zulüm, tehdit.

Tabii afetler (Depremler, salgın hastalıklar, kıtlık gibi)

Geçim sıkıntısı

Sınırların değişmesi

Uluslar arası antlaşmalarla sağlanan nüfus değişimi.

Dış Göçlerin Sonuçları

1.Ülkeler arası ekonomik ilişkiler gelişir.

2.Kültür alışverişi olur.

3.Turizmin gelişmesine katkı sağlar.

4.Döviz girdisi artar.

5.İşsizlik kısmen azalır.

6.Aileler bölünür.

7.Göç alan ülkede nüfus artar.

Avrupada Yönetici Eğitimi

Salı, 06 Kasım 2007

AVRUPADA YÖNETİCİ EĞİTİMİ

ALISON ALSBURY

Rekabetin giderek kızgınlaştığı bir piyasada, şirketler konumlarını sürsürebilmek için artık eğitime yeterli, tutarlı ve uzun vadeli yatırım yapma gereğini kavramaktadırlar. Bu yüzden dünya üzerindeki tüm büyük şirketlerde eğitime çok büyük önem vermektedirler.

Eğitim uygulamalarına ve değrlendirmesine ilişkin geniş bitr literatür bulunmakla birlikte, üst düzey yöneticilerine sunulan kısa kurslara ilişkin bir rehber bulunmamaktadır. Bu elkitabı, Avrupadaki kısa yönetici programlarına ilişkin ilk özet rehberdir.

Bu alanın genişliği dikkate alındığında, bu elkitabının seçici olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Okurlara belli bir yerde nelerin bulunduğunu değil, neyin iyi olduğunu söylemektedir. Maddelerin tümü, doğrudan ilgili eğitim kurumu tarafından sağlanan malzemeye veya kurumun personeli tarafından sağlanan bilgiye dayanmaktadır.

İş dünyası her zamankinden daha hızlı değişmektedir. Son radikal siyasal değişimler iş dünyası üzerinde doğrudan bir etki yapmıştır: Yeni Avrupa pazarı, Doğu Avrupa ve APS’nin hepsi etkili olmuştur. Çevreye ilişkin kaygılar siyasal alan kadar iş dünyasında da giderek daha fazla hesaba katılmaktadır. Üst düzey yöneticiler, bugün artık sürekli olarak değişen kale direklerinin olduğu bir sahada oynamaktadırlar. Yeni teknoloji, yeni bilgi sistemleri, yeni yönetim teknikleri, yeni yasalar hep becerileri güncelleştirmek için sürekli bir ihtiyacı ortaya çıkarmaktadırlar.

Yeni onyıl işletmenin ve yönetimin önceliklerinde önemli değişiklikleri başlatmıştır. Şirketler değişim yönetiminin en önemli önceliğe sahip olduğunu kavramakta ve bütçelerinin giderek artan bir bölümünü eğitime harcamaktadır. Eğitim kurumları da bu gelişmelerin kendi programlarına yansıması gerektiğinin farkındadırlar; çoğu eğitim gereksinimlerini belirlemek için önemli boyuta piyasa araştırması yapmaktadırlar.

• EL KİTABININ KULLANILMASI: Kitabın her bölümü yönetimim farklı bir yönünü ve fonsiyonel alanını ele almaktadır. Her bölümün başında, her programın hitap ettiği yönetim düzeyini özetleyen ve böylece bir yöneticinin kullanabileceği kursları belirlemesini kolaylaştıran bir tablo yer almaktadır. Daha sonra programlar, bunları sunan kurumlara göre alfabetik olarak sıralanmıştır.

2. bölüm genel yönetim programlarını ele almaktadır. Bu bölüm üç kesime ayrılmıştır:Birinci kesim genel olarak üst düzey yöneticileri için ileri yönetim eğitimi sağlayan genel yönetim programlarını ele almaktadır. Diğer iki kesim genel yönetimin daha spesifik alanlarını ele almaktadır: Strateji oluşturma ve proje yönetimi.

3. bölümde fonksiyonel programlar incelenmiştir. Burada beş ana kesim bulunmaktadır: İnsan kaynakları yönetimi, üretim ve teknoloji, finansman ve muhasebe, pazarlama ve satış yönetimi ve çevre yönetimi.

4. Bölüm Euro-yöneticiler için bir bölüm olarak tanımlanabilir. Bu bölüm yöneticileri bir uluslararası perspektifle donatan programları bir araya getirmektedir. Üç kesim farklı konuları ele almaktadır. Birinci kesim uluslararası yönetim eğitimini ele almakta, ikincisi iş ittifaklarını ve ortaklaklıkları kapsamakta ve son kesim kültür eğitimi ve yabancı dil programlarını anlatmaktadır.

Soru kağıtları aracılığıyla ortaya çıkan, işletme içi eğitime doğru büyük hareket, 5. 6. bölümlere yer verilmesini teşvik etmiştir. Bu iki bölüm, eğitimcilerin kendi programlarını tasarlamaları için gerekli olan kaynakları sağlamakta ve bu amacı gerçekleştirmek için mümkün eğitim ortaklıklarını belirtmektedir. 5. bölüm eğitimciler için eğitim programlarını ve kendini geliştirmeyi ve kendi kendine öğrenmeyi teşvik eden programlarını vermektedir. 6. bölüm iki amaca hizmet etmektedir. 2., 3. ve 4. bölümler, tüm kısa kursları veren eğitim kurumkarına ilişkin bilgi vermekte ve şirkete özel eğitim için bir rehber sunmaktadır.

Her bölümün başındaki tabloda belirtilen yönetim düzeylerine ilşkin genel bilgi verilmektedir. Bunlardan ilk dört tanesi yönetim düzeylerini tanımlamakta ve sonuncusu yöneticileri beceri ve fonksiyon açısından pruplandırmaktadır.

• Yönetim Kurulu Üyesi: En yüksek yönetim düzeyini belirmektedir. Genel müdürler, müdürler, diğerlerini yöneten ve işletmenin geleceğine ilişkin önemli kararları alan yöneticiler.

• Üst Düzey Yönetici: Birkaç departmanı yönetir, fonksiyonel olmayan, koordine edici bir rolü vardır.

• Departman Yöneticisi: Bir departmanı ve daha az sayıda üst düzey yöneticiyi yönetir yine de şirkete ilişkin stratejik kararlarda bir ölçüde etkisi ve bilgisi vardır.

• Kısım Yöneticisi: Bir departman yöneticisinden daha az kıdemlidir, bir özel departmanı veya kısmı yönetir.

• Fonksiyon Yöneticisi: Yöneticinin düzeyi veya kıdemi, beceri ve fonksiyonu kadar önemli değildir ve bu yüzden diğer herhangi bir düzeyde olabilir veya o düzeydeki birine bağlı olabilir.

3. bölümde bir programın bir fonksiyonel yönetici için uygun olduğu söylendiğinde, yöneticinin fonksiyonu, fonksiyonel programla aynı olmayabilir. Örneğin, finansal programlar ve muhasebe programları bölümünde, muhasebe dışındaki diğer tüm fonksiyonel yöneticilere özel bazı programlar bulunmaktadır.

• GENEL YÖNETİCİ EĞİTİMİ

Bu bölüm genel nitelikte ola, genel yönetim becerilerini öğrete, ortak yönetim sorunlarını paylaşan ve her düzeydeki yöneticiler karşılaşabilecekleri sorunları ele alan programları incelemektedir. bununla birlikte uluslararası boyutu veya Avrupa boyutu üzerinde duran programları dışta tutmaktadır. Bölümlemeler bir ölçüde yapay olmakla birlikte, bu bölüm üç kesime ayrılmıştır: Genel yönetim programları: strateji yönetimi ve proje yönetimi, bazı programlar her üçünüde kapsamaktadır. Bölümleme programın içeriğinin bütününe değil, esas vurgusuna dayalıdır. Temel örgütsel değişim genellikle stratejik amaçlardaki önemli bir değişikliğin bir sonucu olduğundan, stratejiye ilşkin kesim, örgütsel değişim ve bunun sonuçlarına ilişkin programları da içermektedir.

• GENEL YÖNETİM: Genel yönetim gereksinimleri, ideal olarak, bunun içinde yer alan yöneticiler kadar çeşitli olmalıdır. Meslek yaşamlarının farklı aşamalrında bulunan yöneticiler ve farklı örgütsel kültürlerden gelen yöneticilerin gereksinimleri farklı olacaktır. En üst düzey yöneticiler, belki de büyük örgütlerin genel müdürleri, kendilerini daha fazla geliştirebilmek için deneyimleri bir araya getirmeye ve entellektüel bir meydan okuma ile karşı karşıya kalmaya gereksinim duyabilirler. Genel müdürler, genel yönetim tekniklerin ilişkin deneyime sahip oldukları ve fonksiyonel yöneticilerin becerileri çok özel olabileceği için, genel müdürlerin gereksinimleri fonksiyonel yöneticilerden farklı olacaktır. Bu çeşitlilik tavsiye edilen programlara yansımıştır. Bunlar fonksiyonel yöneticilere genel yönetim becerilerini geliştirmede yardımcı olan programlardan hızla ilerlemek isteyen yöneticiler için hızlandırılmış geliştirme programlarına ve herhangi bir yönetim düzeyi için uygun olan liderlik becerilerine ilişkin kurslara kadar uzanmaktadır. Kursların biçimide önemli farklılıklar göstermektedir. Bazıları, esas olarak deneyimlerin paylaşılması için bir forum niteliğindedir, bazıları önemli öiçüde pratik beceri eğitimi vermektedir ve bazıları spesifik bir rolü ele almakta ve o rolün yönetimini incelemektedir. Genel yönetime ilişkin kesimde, politikanın çerçevesini çizme rollerinden ve kamusal sorumluluklarından dolayı farklı sorunlarla karşı karşıya kalan devlet yöneticileri ve kamu sektörü yöneticileri için iki program da yer almaktadır.

• Ashridge 1: Yönetim Kurulu Üyeleri Programı

Katılımcı Profili: Borsaya kote edilmiş ve veya aile şirketlerinin ve bağlı şirketlerin yönetim kurulu üyeleri

• Programın Yararları: Katılımcılar yönetim kurulu üyesi rollerine ilişkin bütünleşmiş ve yüksek derecede odaklaşmış bir bakış açısı kazanmış olarak geri döneceklerdir.

• İçerik: Program yönetmekten yöneltmeye dönüşümü gerçekleştirme üzerinde odaklaşmaktadır. Bu, programın çekirdeğini oluşturan üç önemli bakışı içermektedir:

• Örgütün tek bir fonksiyonu veya faaliyet altbirimi yerine genel performansının sorumluluğunu yüklenmek,

• Stratejik yönetim sorumluluğunu üzrine almak, bunun sonucunda kararların hem kapsam hem de zaman ufkunun genişlemesini sağlamak,

• Stratejik sürecin gerçekleştiği dış çevrenin daha iyi kavranması gerektiğini anlamak.

• Süre: Beş gün Ücret: 2.400 sterlin konaklama dahil Sıklık: Yılda beş kez

• FONKSİYONEL YÖNETİCİ EĞİTİMİ

Bu bölüm beş kesime ayrılmıştır. Yönetimin tüm fonksiyonel alanları: imalat ve teknoloji, finasman ve muhasebe, pazarlama, satış ve çevresel yönetim. Her kesim kendi içinde açıklayıcıdır, fakat kısa bir özet, sunulan programların çok fazla olan çeşitlerine ilişkin bir bilgi vermektedir.

İnsan Kaynakları: Soru kağıtları insan kaynakları yönetiminde, yönetimin diğer herhangi bir alanına göre, hem içerik hem de biçim açısından çok daha fazla çeşitliliği ortaya koymuştur. Burada çoklu beceriye dayalı programlar tavsiye edilmiştir: Danışmanlık, pazarlık ve etkileme becerilerini, işe alma ve seçme stratejilerini, haberleşme ve sunuşu öğreten kursların tümü popüler kurslar olarak belirlenmiştir. Bir diğer program kategorisi insan kaynakları yönetiminin günlük işleyişinde söz konusu olan sorunları ve bir insan kaynakları politikasının geliştirilmesini incelemeştir.

İmalat ve Teknoloji Yönetimi: Genellikle imalat sürecinin etkin yönetimi, Ar-Ge’ den bilgi teknolojisine kadar tüm teknoloji yönetimini içerdiğinden bu iki alan aynı grupta toplanmıştır. Bu kesimde, üretim sürecinin yönetimini ele alan programların yanı sıra, toplam kalite yönetimi, Ar-Ge yönetimi, bilgi teknolojisi stratejisi ve yönetimi ve lojistiğe ilişkin programlar yer almaktadır.

Finansman ve Muhasebe: Bu programların düzeyi oldukça farklılık göstermektedir. Tavsiye edilen çok çeşitli kurslar finansman yöneticilerinin ihtiyaç duyduğu becerileri ve bir stratejik perspektif geliştirmeye duydukları ihtiyacı ele almaktadır. Bazı kurslar finansal perfonmansın iyileştirilmesini incelemektedir. Ancak insan kaynakları müdürleri, finansmancı olmayan müdürler için finansmna ve muhasebe becerileri sağlayan programları da tavsiye etmiştir; bunlardan bazıları karmaşık finansal karar vermeyi ele alan programlara gerek olduğunu da belirtmiştir. bu kesim, tüm bu programların iyi bir bileşimini vermeye çalışmaktadır.

Pazarlama ve Satış Yönetimi: Bir işletmeden diğerine pazarlama, pazarlama yönetimi ve stratejisi, satış gücünün yönetimi dahil, bu iki alanın üm boyutları bu kesimde saptanmıştır. Teknolojik ürün ve sanayi ürünü pazarlamasıve profesyonel hizmetler dahil, hizmet işleteleri için pazarlama.

Çevre: Çevreye ilişkin olarakyönetimin tavırları hızla değişmektedir. Çevre bilinci ve çevreye ilişkin olarak duyulan sorumluluk, bugün bir şirketin halkla ilişkilerinde önemlidir ve genellikle pazarlama stratejisinin bir parçasıdır. Birkaç eğitim kurumu çevresel yönetim konusunda pratik eğitim kurslarının gereğini kavramaya başlamıştır. Çevreye ilişkin konuların halledilmesi az sayıdaki genel yönetim programında yer almakla birlikte, işletmecilik okullarının çoğu henüz çevresel yönetim programları geliştirmemeiştir. Burada yer alan programlar yalnızca tavsiye edilenlerden oluşmaktadır.

INSEAD 1: İnsanların Yönetimi

Katılımcı Profili: İnsan kaynakları politikalarında daha etkin olma gereğini kavrayan genel müdürler diğer kıdemli yöneticiler, örgütlerinin politika ve uygulamalarını formüle teme sorumluluğunu üstlenmiş personel ve insan kaynakları yöneticileri. Bu program uluslararası örgütlerde çalışanların ilgi alanlarına özel bir dikkat göstermektedir.

Prıgramın Yararları: Bu program katılımcılara, işletme ve örgüt stratejisinin insan kaynakları yönetimi üzerideki etkilerini gözden geçirmek için bir olanak sağlamaktadır. İnsan kaynaklarını planlama ve geliştirmenin, stratejik ve örgütsel ihtiyaçlarla, bireyin kişisel ve mesleki gelişmeye duyduğu ihtiyacı nasıl bağdaştırdığını görmelerini sağlar. Kurs, ortaya çıkmakta olan insan kaynakları sorunlarının yanı sıra bunların temelinde yatan değişim ve uygulama görevlerinin üstesinden gelmek için bir fırsat oluşturmayı hedeflemektir.

İçerik: Program iki bölüme ayrılmıştır. İlk dört gün, seminerin seminrin temelini oluşturan dört modüle ayrılmıştır. Stratejik ve örgütsel sorunlar, insan kaynakları yönetiminin çokuluslu koşulları, insan kaynakalrı yönetimi yoluyla rekabet avantajı, insan kaynakları planlaması ve uygulaması

Süre: Dokuz gün Sıklık: Yılda birkez Ücret:37.000 FF Konaklama için haftada 3500 FF

• ULUSLARARSI PERSPEKTİF

Görüş ufku ulusal düzeyden Avrupa sınırlarına kaydıkça ve siyasal gruplamalar değiştikçe, yöneticilerin içinde faaliyet gösterdikleri uluslararası çevre de aynı biçimde değişmektedir. Bir çok kıdemli yönetici, ya uzun süre yurt dışında çalışarak veya çok uluslu bir örgütün çeşitli ulusal bölümlerinde çalışarak çok uluslu bir perspektif edinmiş durumdadır.

Yanlızca ulusal perspektife sahib olan fakat şimdi ufuklarını genişletmelerini gerektiğini kavrayan yöneticiler için çeşitli programlar mevcuttur. Bunlardan bazıları uluslar arası yönetim sorunlarını ele almaktadırlar: bunlar arasında, artık genellikle uluısal sınırların ötesine giden şirket birleşmeleri ve şirket satın alınması ile ilgil olanlar vardır. Bu bölümün ilk iki kesimi bu programları anlatmaktadır. Önce uluslararası yönetim programları daha sonra da şirket ittifakları ve satın almalarına ilişkin bir kesim bulunmaktadır. Bazı programlar çok uluslu şirketlerdeki yöneticilerin karşı karşıya kaldıkları sorunlar üzerinde odaklaşmaktadır. Programların hepsi, Avrupa’lı yöneticileri yeni piyasa güçlüklerine karşı koyabilmek için donatma çabasıyla faaliyet alınını ulusaldan uluslararası alana genişletmektedir.

Yönetimin tüm düzeyleri için, doğası gereği, hem kültürel eğitim, hem de dil eğitimi aynı biçimde geçerli olduğundan, ilgili yönetim düzeylerin belirten tablolar verilmemiştir. Bilgi verilen dil kursları, kurslarını iş adamlarının ihtiyaçlarına göre düzenlemiş olanlarla sınırlı tutulmuştur: Birçok şirket, sayıı sıralanamayacak kadar fazla olan yerel dil okullarından yararlanmıştır. Yurt dışındaki yöneticilere ingilizce öğreten iki kurs hakkında da bilgi verilmiştir.

Irish Management Institute(IMI):

Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolcaya

Başlangıç Programları: Katılımcı Profili: Tümüyle yeni başlayanlar için

Programın Yararları: Kurs, dört adet üçer günlük bloklar biçiminde dört aya yayılmıştır ve yalnızca 12 gün sürmektedir. Uzaktan öğrenim malzemesini sağladığı motivasyon ve izleme sayesinde, katılımcıların bu 12 gün içinde çok daha uzun düzenli bir kursdaki kadar öğrenmeleri mümkündür. Bu da programa katılan örgüt için açık bir tasarruf sağlamaktadır.

İçerik: Eğitim yöntemleri çeşitlidir: Rol oynama, iki kişinin karşılıklı konuşması, eğitimci ile bire bir eğitim seansları, audio bantlar. Eğitimciler tüm kurs malzemelrini ve kelimeleri, özellikle işin ihtiyaçlarıyla uyumlu olacak biçimde tasarlamışladır.

Kurs katılımcılara şunları öğretecektir.

• Tüm temel yapıların kullanılması,

• İş koşullarında ve sosyal ortamlarda dilin kendine güvenle konuşulması,

• Kendi dilini ortalama bir hızla konuşan yabancıların söylediklerinin anlaşılması,

• Mektup ve telekslerin tercümesi,

• Alışveriş, gezi, misafir karşılama, toplantı düzenleme, basit telefon konuşmaları yapılması,

• Katılımcının hizmet veya ürünün basit biçimde sunulması.

Süre: Ayda bir kez, 4 ay süren, 4 tane üçer günlüjk modüller biçiminde 12 gün

Sıklık: Her dil kursu yılda iki kez Ücret: 965 Sterlin

EĞİTİMDEKİ GELİŞMELER

Eğitim Becerilerinin Geliştirilmesi: Eğitime ilişkin perspektifler bir defalık kurlardan her bireyin ve grubun ihtiyaçlarına göre planlanmış eğitim programlarına doğru değişmektedir. Eğitimcinin rolü artık daha geniş bir çerçevede görülmektedir: Sorunları teşhis eden, kara vermeyi etkileyen ve yöneticilere, eğitim ihtiyaçlarına ilişkin bir analizde belirlenen tüm konularda danışmanlık yapan uzmanlarla kıdemli yöneticiler arasında daha yakın bir ilişki mevcuttur. Eğitimcilerin iş perfonmansını artıran eğitim faaliyetlerini gerçekleştirebilmeleri ve değişimin etkin biçimde yönetiminin gerçekleştirilebilmesi için eğitimcilerin eğitilmesi yaşamsal önemde bir görev durumuna gelmektedir. Eğitim ihtiyaçlarının belirlnmesi, bir eğiim programının tasarlanması, eğitimin değerlendirilmesi, açık öğretimin yönetimi, eğitimcinin eğitilmesi gereken konulardır.

Eğitimciler giderek, yöneticilere zor ve değişen koşullar için eğitim sağlama durumunda kaldıklarından, ihtiyaçların analizi, program tasarıımı, sunuş ve analiz konusundaki temel uzmanlıklarının ötesine giderek kişisel gelişme ve bireysel gelişme alanlarına yönelmeleri gerekmektedir. Bunu kolaylaştıran kurslar, diğerlerini bir derin öğrenme sürecinden geçirebilmek için, eğitimcileri kendi tavırları, değerleri ve inançları ile karşı karşıya kalmalarını sağlamaktadır. Bu gelişme, bundan sonraki kesimde ele alınacak olan kendini geliştirme ile paralel gitmektedir.

Kendi kendine eğitim, eğitim alnındaki bir diğer ilginç gelişmedir. Bu yolu seçen eğitimciler, kendi yönetim deneyimlerine öğrenme ihtiaçlarına ve örgütlerinin kültürüne uygun olacak biçimde kendi eğitimlerini tasarlamak ve denetlemek isteyen yöneticileri geliştirmeyi umut etmektedirler. Roffey Park, yeni "uluslararsı kendi kendine eğitim merkezi" ile bu yaklaşımda öncü olmuştur. Bu kurum kişinin kendisi tarafından yönetilen bir eğitim programının planlanması, bunun bir örgütün yuapısı ve yönetim geliştirme faaliyeti ile bütünleştirmesi konusunda pratik kurslar vermektedir.

Roffey Park Management College 4:

Kişilerarası İlişki Becerisi Eğitimi Yöntemleri:

Katılımcı Profili: Eğitimciler, yönetim geliştirme uzmanlrı, personel uzmanları ve eğitim yöneticileri.

Programın yararları: Bu program kişilerarası ilişki becerisi eğitimine ilişkin bir dizi yaklaşımı sunmayı amaçlamaktadır. Bu yaklaşımların avantaj, dezanantaj ve uygunluklarını inceleyecektir. Eğitimcinin kişiler arası ilişki becerileri, eğitime ilişkin çeşitli rolleri ve sorumluluklarını inceleyerek bu tür bit eğitimi daha etkin biçime getirecek ve kişinin bilgisini artıracaktır.

İçerik: Program, kişilerarası ilşki becerileri eğitimine bir genel bakışın yanı sıra aşağıdaki çeşitli yaklaşımları ele alacaktır.

• Davranış analizi,

• Faaliyetsel analiz,

• Takım geliştirme modelleri,

• Farklılıkların yönetimi,

• Gestalt: Kökeni ve IST’de kullanımı,

• Nöro dilci programlama.

Kişiler arası ilişki becerisi uygulamasında eğitimcinin rolü, geri besleme yönetimi ve bu rolün ortaya çıkardığı mesleki sorunlar ele alınmaktadır.

Süre: 5 gün Sıklık: Yılda 3 kez Ücret: 1650 Sterlin+KDV Konaklama dahil

EĞİTİM KURUMLARI VE SUNDUKLARI ŞİRKETE ÖZEL EĞİTİM OLANAKLARI

Yaptığımız anket, olayı tam olarak veriyorsa, büyük şirketlerin hepsinin şirket içi eğitimlerinin en azından bir bölümüünü ya kendi olanaklarını kullanarak, ya da bir eğitim kurumu ilr birlikte şirkete özel programlar düzenleyerek örgütledikleri belirtilebilir. Bunun iki açık nedeni vardır: Genellikle şirket tarafından dışarıdan uzman konuşmacılar getirilerek düzenlenen bir kurs çok daka ucuza mal olacağı için birinci neden maliyettir. Görüştüğüm bazı şirketler bu yolu seçmektedir. Çoğu kez gerekli dış girdiyi sağlamak için işletmecilik okullarından profesörleri veya sektörden uzmanları getirerek kendi kurs ve seminer dizilerini oluşturmaktadırlar.

İkinci ve belki de daha önemli neden, konunun ilgisidir: Şirkete özel spesifik bir kurs şirketin içinde yer aldığı sektöre özel bir eğitimi verir ve bu sektöre uygun eğitim malzemelerini kullanır. Şirket içi eğitim ayrıca şirketim kültür, örgütsel yapı ve stratejik amaçlarını da yansıtabilir. Büyük şirketlerde genellikle bölümler arası iletişimin artması biçiminde ek bir yarar daha sağlar.

Londra İşletmecilik Okulu(LBS)

Londra işletmecilik okulu, Londrada Regents Parkın kenarında yer almaktadır. Tesisleri büyüleyicidir ve bigi teknolojisinden sağlık merkezlerine kadar çok çeşitlidir. LBS Avrupadaki en büyük işletmecilik kütphanesini geliştirmiştir ve bu kütüphane 20′den fazla On-Line servisi bulunan hayli itibarlı bir bilgi servisine sahiptir. LBS yöneticilere kendilerine daha fazla güven duyan daha etkin ve rekabetçi duruma gelebilmeleri için kariyerlerinin her aşamasında onlara yardımcı olmak için bir yönetici programları portföyü sunmakatadır. Hızlandırılmış geliştirme programı belki de yüksek potansiyelli yöneticiler için dünya üzerindeki etkin kurstur.

Görev Süresi

Salı, 06 Kasım 2007

GÖREV SÜRESİ

11 KASIM 1938

22 MAYIS 1950

1884 yilinda Izmir’de dogdu. Ilk ve orta ögrenimini Sivas’ ta tamamladiktan sonra Mühendishane Idadisini (Askerî Lise) bitirdi.

1903 yilinda Kara Harp Okulu’ndan, 1906 yilinda Harp Akademisi’ nden mezun olarak, ordunun çesitli kademelerinde görev yapti.

1910-1913 yillari arasinda Yemen Isyani’nin bastirilmasi harekâtina katildi. Bu ve bundan önceki görevlerinde hudut problemleri ve asilerle yapilan anlasmalarda basarili hizmetleri ve meslekî özellikleriyle dikkati çekti. Birinci Dünya Savasi sirasinda Kafkas Cephesi’nde Kolordu Komutani olarak Atatürk’ün emrinde çalisti ve ögrencilik yillarindan beri devam eden dostluklari ile devletin gelecegi hakkinda ortak fikirleri gelisti. Suriye Cephesi’nde savasti; Millî Mücadele sirasinda Atatürk’ün en yakin silâh arkadasi olarak çalisti. Edirne milletvekilligi ve bakanlik yapti. Albay Ismet Bey, mebusluk ve bakanlik da uhdesinde kalarak Garp Cephesi Komutanligi’na getirildi. 25 Ekim 1920′den sonra Bati Cephesi Komutani olarak Çerkez Ethem isyanini bastirdi. Birinci ve Ikinci Inönü Savaslarini yönetti. Tuggeneral rütbesine yükseldi.

Sakarya Meydan Savasi ve Büyük Taarruz’dan sonra kazanilan zafer üzerine Mudanya Mütarekesi’nde Büyük Millet Meclisi’ni temsil etti. Lozan Baris Konferansi’na Disisleri Bakani ve Türk heyeti baskani olarak katildi. 24 Temmuz 1923′te Lozan Andlasmasi’ni imzaladi.

Cumhuriyetin ilânindan sonra 1923-1924 yillarinda ilk hükûmette Basbakan olarak görev aldi, 1924-1937 yillari arasinda bu görevini sürdürdü.

Inönü, Atatürk Inkilâplarinin gerçeklesmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin saglam temeller üzerine oturtulmasinda Atatürk’ün en yakin mesai arkadasiydi.

Atatürk’ün ölümünden sonra, 1938 yilinda, TBMM tarafindan Türkiye’nin ikinci Cumhurbaskani olarak seçildi. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Türkiye’yi savas felâketinin disinda tutmayi basardi. Savastan sonra çok partili siyasî rejime geçilmesinde en büyük destek oldu. 1950 yilinda, yapilan seçimleri kaybettikten sonra, 1960 yilina kadar Ana Muhalefet Partisi Baskani olarak siyasî yasamini sürdürdü. 27 Mayis harekâtindan sonra Kurucu Meclis üyeligine seçildi ve 10 Kasim 1961 tarihinde Basbakanliga atandi.

1965 yilinda bu görevden ayrildiktan sonra milletvekili olarak siyasî yasamina devam etti, 1972′de Parti Genel Baskanligi ve milletvekilliginden istifa ederek; ölünceye kadar (25 Aralik 1973) Anayasa geregince Cumhuriyet Senatosu tabiî üyeligi görevinde bulundu.

İş Analizi

Salı, 06 Kasım 2007

İş ANALİZİ

Bölüm 4

________________________________________

4.1. İŞ ANALİZİ VE İŞ ANALİZİNİN İÇERDİĞİ BAŞLICA UNSURLAR

İşletmelerde önceden belirlenen amaçların gerçekleşebilmesi için çalışanlar ve yaptıkları işler, bölüm, birim, departman gibi çeşitli adlarla anılan gruplara ayrılmışlardır. İşletme faaliyetlerinin etkinliği açısından bu grupların sınırlarının belirlenmesi, özelliklerinin bilinmesi ve görevlerinin tanımlanması gerekmektedir. Bunun için de her birimde gerçekleştirilen faaliyetleri oluşturan işler ve birbirleri ile ilişkileri saptanmalıdır. İşletmelerde işlere ilişkin çeşitli ayrıntıları ve özellikleri saptamak amacıyla yapılan iş analizi çalışmalarına bu nedenle gerek duyulmaktadır. [1]

Yeterli bilgi olmadan, uygun yönetsel kararların alınamayacağı açıktır. Organizasyondaki işlere eleman seçmek ve istihdam etmek, onları gerektiği gibi eğitmek, ücretlerini belirlemek, performanslarını değerlendirmek için yöneticinin her işin gereklerini ve bu işlerin iyi yapılıp yapılmadığı konusunda karar verirken kullanılacak ölçütleri bilmesi gerekir. Her işin bir amacı olmalı ve her iş organizasyonun amaçlarına uzanan bir zincirin halkası gibi görülmelidir. İşin yerine getirilmesinin neleri gerektirdiği bilinmezse, elemanın kapasite ve ilgilerinin o işe uygun olup olmadığı yeterince anlaşılmaz. [2]

İş analizi, bir işin en önemli yönlerini ortaya çıkararak o işi tanımlama ve çözümleme sürecidir. İş analizi faaliyetleri işletmelerdeki, işlerin içerdiği görev, sorumluluk ve çalışma koşullarını belirlemeye yönelik çabalardan oluşur. Bu çalışmalarda ayrıca işleri yapacak olan kişilerde bulunması gereken bilgi, beceri ve yetenekler de belirlenmeye çalışılır. İş analizi sürecinde işlere ilişkin veriler çeşitli yöntemlerle sağlanır. Bu veriler genel olarak işlerin içerdiği görevlerin nasıl yapıldığını, kullanılan araç, gereç, malzeme ve teçhizatı, çalışma koşullarının özellilerini ve işlerin diğer işlerle olan ilişkilerini kapsar. [3] Çalışma biriminin ya da bölümünün analizi tamamlandıktan sonra, işleri birbirinden ayıran sınırları ve onları meydana getiren özgül görevlerin ayrıntılarını ortaya koyan iş tarifinin temeli, iş analizi olur. İş analizinden ve iş tarifinden yola çıkılarak, bir elemanın o işi iyi yapabilmek için sahip olması gereken asgari nitelikler saptanır. Bu tekniklerin ( birim analizi, iş analizi, iş tarifi ve iş nitelikleri ) dördü bir arada kullanılarak, çalışanların performanslarının değerlendirilebileceği bir dizi standart saptanabilir. [4]

Genel olarak iş analizleri iki yaklaşımla incelenebilir. Bunlardan birincisi iş analizlerini personel yönetimi açısından ele alır. Bu tür iş analizleri işletmelerde personel planlama, ücret-maaş yönetimi, eğitim v.b. konulardaki personel programlarına veri sağlayacak nitelikte hazırlanmıştır. İkinci yaklaşım ise, iş analizi kavramını daha geniş olarak tanımlar ve bu kavramın kapsamına ayrıca sanayi mühendisleri tarafından işlere ilişkin yapılan birtakım kantitatif çalışmaları da ekler. Bu yaklaşıma örnek olarak iş basitleştirme, zaman-hareket etütleri, yöntem geliştirme, iş ölçümü gibi faaliyetleri belirtebiliriz.

İş analizleri ilk kez 1900’lerin başında bir yönetim tekniği olarak geliştirilmiş ve Bilimsel Yönetim Hareketinin etkinlik sağlayıcı programlarının birçoğunda temel araç olarak kullanılmıştır. Sanayileşme sürecinde işletmelerin karşılaştıkları çeşitli belirsizliklere çözüm arayan F. Taylor, verimliliği artırmak için iş ve yöntem araştırmalarından hareket ederek, parça başı ücret sistemi, iş değerlendirme, seçim ve yerleştirme teknikleri, çalışmaların yakından ve ayrıntılı olarak kontrolü konularını bilimsel olarak ele alırken, bu çalışmaların başlangıç aşamasını ve temelini iş analizleri oluşturmuştur.

Beşeri ilişkiler hareketi sırasında iş analizlerine ilgi göreceli olarak azalmış ve 1960’lı yıllarda psikolog ve davranış bilimcilerinin örgütsel araştırmalarda iş değişkenine dikkatlerini yoğunlaştırmaları ile konuya ilgi yeniden doğmuştur. Özellikle iş dizaynı ya da işin yeniden dizaynı konusundaki kuramsal ve uygulamalı çalışmalar, iş unsurunun örgütsel yaşamdaki önemini ortaya koymuştur. Bu nedenle 1980’li yıllar iş analizinin de daha geniş bir perspektif içinde ele alınma gereğinin hissedildiği ve bu doğrultuda çalışmaların yapıldığı yıllar olmuştur. [5]

İş analizinin tarihsel gelişiminden bahsettikten sonra genel olarak iş analizi; bir örgütte yerine getirilen her işin niteliğini, işin görüldüğü çevreyi ve koşulları gözlem ve inceleme yoluyla belirleyerek, bu bilgileri yazılı hale getirme işlemidir. Böylelikle “ personele verilen görev, yetki ve sorumluluklar bütünü ” olarak tanımlayabileceğimiz işi oluşturan çalışmalar ve ödevler saptanır. İşin başarılı biçimde yerine getirilebilmesi için gereken uzmanlık, bilgi yetenek ve sorumluluk belirlenir. İşin ne tür bir ortamda ve hangi koşullar altında yapıldığı ortaya konur. [6]

İş analizini herhangi bir işe ilişkin gerekli bilgilerin toplanması çalışması olarak tanımladığımızda, bu tanım bize iş görenin neyi, nasıl, neden ve hangi bilgi ve becerilerle yaptığını araştırmamız gerektiğini bildirmektedir. Ancak daha derinliğine yapılacak çalışmalarda “ gerekli bilgiler ” deyimini de tanımlamamız ve sınırlarını belirlememiz gerekir. Bu konuda geliştirilmiş çeşitli modeller mevcuttur. U.S. Departman of Labor tarafından 1972 yılında geliştirilmiş bir model, E.J. McCormıck tarafından iş

analizi çalışmalarını sınıflandıran model örnek gösterilebilir. [1] İş analizinin içerdiği başlıca unsurlar aşağıdadır:

Unvan ve bağlı olunan birim : Görevin adı ve örgütte hangi birimde yer aldığı gösterilir. Unvan stadardizasyonu olması istenir.

İşin özeti : İş tanımında bir iki cümleyle açıklama yapılır.

Görevler : Her bir iş görev sayılır. Harcanan süre belirtilir. İşin nasıl yerine getirileceğini de içerir.

Makine araç-gereç, donanım : İşte kullanılan araçlar sıralanır.

Malzeme, ürün, hizmet : Kullanılan hammadde, üretilen ürün, sunulan hizmetler yer alır.

Yöneticilik : Emir ve gözetim altında bulunanların sayısı ve unvanı gösterilir.

Diğer görevlerle ilişkisi : Bu göreve yükselebilecek görevler ve bu görevden yükselenebilecek görevler gösterilir.

Zihinsel çaba : Karmaşık veriler ve görüşlerin yorumlanması, değişik durumlarla uğraşılması, başkalarını ikna yeteneği gibi zihinsel becerileri içerir.

Fiziksel çaba : Fiziksel çalışmanın türü ve süresi, oturarak ya da ayakta çalışma pozisyonu.

Fiziksel beceri : Örneğin ustalık, göz-el-ayakla uyumlu çalışma.

Sorumluluk : Örneğin, üründen, donanımdan sorumluluk ve mali sorumluluk

Çalışma koşulları : Soğukta, sıcakta, gürültülü ortamda vb. koşullarda çalışma.

İş riski : İşin hangi riskleri olduğu, iş kazası olma olasılığı gibi konular.

Öğrenim düzeyi : Mantıksal işlemlerde, yabancı dil bilgisinde, matematik işlemlerinde vb. gerekli beceriyi kazanabilmek için şart koşulan öğrenim süresi.

Mesleki hazırlık : Mesleki eğitim, çıraklık eğitimi, iş öncesi deneyim, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim konularını kapsar. [2]

4.2. İŞ ANALİZLERİNİN AMAÇLARI

İş analizlerinin işletmelerdeki amaç ve kullanım alanlarını belirlemek için öncelikle çeşitli örgütsel faaliyetlerle, söz konusu çalışmanın ilişkisini belirlemek yararlı olacaktır. Özellikle günümüzde personel programlarının çoğu için iş analizleri önemli bir veri kaynağı oluşturmaktadır. Ancak iş analizlerindeki çeşitli nedenlerden kaynaklanan aksaklıklar, yetersizlikler ve sorunlar ilişkili olduğu personel programına da yansımakta ve bu programların başarısını da olumsuz olarak etkilemektedir. Aşağıda iş analizlerinin çeşitli personel faaliyetleri ve diğer bazı örgütsel unsurlarla olan ilişkisi ele alınarak, bu tür çalışmaların işletmelerdeki başlıca kullanım alanları belirlenecektir:

İş Dizaynı: Şekil 4.1 ’den de anlaşılacağı gibi, iş analizlerinin özellikle hazırlık aşamasında personel yönetiminin çalışma yaşamının kalitesini geliştirici doğrultudaki programları etkili olmaktadır. Bu tür programların en önemlisi olan iş dizaynı çalışmaları ile işletmelerdeki işlerin yapıları, çalışanlar için daha çok iş tatmini yaratacak şekle dönüştürülmeye çalışılır. İşlerin yapılarının monotonluk ve rutinlikten uzak, kişiye daha fazla sorumluluk ve kendini geliştirme imkanı sağlayacak şekilde değiştirilmesinden sonra yapılacak iş analizlerinde, işlerin bu tür programlarla kazandığı yeni özellikleri içerecektir.

Tepe Yönetiminin Amaçları: İş dizaynı programları ile olan ilişkisinden başka, iş analizleri örgütün tepe yönetimin amaçları doğrultusunda yaratılırlar. Bu amaçlar aynı zamanda performans standartlarını da belirleyici unsurlardır. Bu nedenle belirli bir işi söz konusu standarda göre yapmak için gereken bireysel özellikler de tepe yönetimin amaçları ile şekillenir. Tepe yönetimin amaçlarının iş analizi çalışmalarını şekillendiren özelliğinin yanı sıra, tepe yönetiminin desteği de bu konuda çok önemlidir. Çalışmaların çeşitli aşamalarında ortaya çıkacak, örneğin işlerin yeniden dizaynı, bazı işlerin eliminasyonu, işlerin sınıflandırılması gibi faaliyetlerin birer maliyet unsuru olduğunu tepe yönetim bilmeli ve bu doğrultuda programa destek vermelidir.

Teknoloji: Örgütlerde kullanılan teknoloji işlerin yapısını doğrudan etkileyen faktörlerin en önemlisidir. Genel olarak çalışma yaşamındaki teknolojik gelişmeler, işlerin çalışanlar için olumsuz hale dönüşmesine neden olmuştur. Mekanizasyon ya da otomasyon gibi uygulamalar kişinin işi başında duyduğu tatmin duygusunu azaltmış, işlerin rutin, tekrarlı, monoton ve basit hale dönüşmesi iş görenlerin giderek işlerine yabancılaşmalarına neden olmuştur. Çalışma yaşamında ki bu olumsuz gelişmelere işletme yönetimleri kayıtsız kalmamış ve işlerin yapısından kaynaklanan bu tür sorunlara çözüm getirmek amacıyla işlerin yapılarının kişi için daha tatmin edici bir biçimde değiştirilmesi yönünde programlar uygulamaya başlamışlardır. Bu çalışmalarda da doğal olarak işlerin o anki özellikleri hakkındaki bilgileri iş analizleri yolu ile elde etmeleri gerekmiştir.

Örgüt Yapısının Oluşturulması ve İnsan Gücü Planlama: Tepe yönetimin belirlediği amaçların gerçekleştirilmesi için gereken faaliyetler saptandıktan sonra, bunlar belirli işler halinde örgüt yapısındaki çeşitli pozisyonlarda yerlerini alırlar. Bu da bize örgüt yapısının oluşturulması ile iş analizi sürecinin esaslı bir biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu durumda iş analizleri ve örgüt şemaları söz konusu süreçlerin karşılıklı etkileşimi ve bilgi alışverişi sonucunda ortaya çıkacaktır. Yapı oluşturulup, işler tanımlandıktan sonra, o işleri yapacak kişilerde bulunması gereken özellikler belirlenir. Daha sonra hazırlanan bu iş gereklerine göre işletmenin insan gücü ihtiyacının nitelik ve nicelik olarak saptanmasına yani insan gücü planlama faaliyetlerine sıra gelir.

Personelin Sağlanması, Seçimi ve İşe Yerleştirilmesi: Personelin işe alınmasında en önemli husus kuşkusuz işin gerekleri ile iş görenin nitelikleri arasındaki uygunluğun sağlanmasıdır. İşetmelerde bu amaçla çeşitli testler, görüşmeler vb. programlar uygulanır. Ancak bu programların etkililiğinin temelinde iyi hazırlanmış iş tanımı ve iş gereklerinin varlığı söz konusudur. İşe alma sürecinde kullanılan testlerin geçerliliği de, zaten söz konusu iş tanımlarında belirtilen görevler için gerekli için gerekli kişisel özellikleri ölçebildiği ölçüde artacaktır. Bu nedenle işletmeler personel seçimi ve yerleştirme faaliyetlerinde iş analizlerinin önemini hiçbir zaman gözden uzak tutmamalıdır.

Eğitim Faaliyetleri: İşletmelerde eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi konusunda iş tanım ve gerekleri görevliler için oldukça önemli birer araçtır. Hazırlanacak eğitim programlarının içeriği bu yoldan belirlenebileceği gibi, eğitime katılması gerekli kişilerin seçimi de böylece daha kolaylaşacaktır. İşletmeler işe yeni başlayan elemanlarına iş tanımlarını vermeyi ihmal etmemelidirler. Çünkü kişi kendinden neler beklendiğini ve geliştirmesi gereken özellik ve bilgilerini de böylece daha kolay anlayacaktır.

Ücret ve Maaş Yönetimi: Ücret ve maaş yönetiminde işleri, önem güçlük derecelerini dikkate alarak, nispi olarak değerlemeye yönelik yapılan iş değerleme çalışmalarında, iş analizleri sistemi gerekli ve önemli bilgilerle besler. İş değerleme sisteminde kullanılan ücret belirleyici nitelikteki değerleme faktörleri iş analizi ve iş gereklerine dayanarak oluşturulurken, işlerin çeşitli sınıflara ayrılmasında da gene iş gereklerinden yararlanılmaktadır. Ayrıca işletme içi ücretlerin adil olup olmadığını anlamak için benzer işlere diğer işletmelerin verdikleri ücretleri belirlemek amacı ile yapılan piyasa ücret araştırmalarında da iş analizi verileri ve iş tanımları kullanılmaktadır. Bu çalışmalarda iş analizi ve iş tanımlarından yararlanarak diğer işletmelerde ki işler ile kendi işletmemizdeki işlerin ne oranda benzer olduğunu ve ortak özelliklerini saptamış oluruz.

Performans Değerlendirme: İşletmelerde yürütülen performans değerlendirme çalışmalarının etkinliği, önemli ölçüde önceden belirlenen performans standartlarına bağlıdır. Performans standartlarının genellikle sayısal olması arzulanırsa da, birçok işte sayısal standartların saptanması oldukça güçtür. Ancak, standartların gerçekçi, anlaşılabilir, kesin, spesifik, yapılan işle ilgili olması gibi özellikleri de sayısal olmaları kadar önemlidir. Bu özelliklere sahip standartları belirlerken en güçlü bilgi kaynağımız iş analizleri/iş tanımlarıdır. Bu nedenle, bir performans değerleme çalışmasına başlarken öncelikle iş tanımlarımızın yeterli olup olmadığını araştırmak olacaktır. Eğer elimizdeki iş tanımlarımız yeterince güvenilir değilse, söz konusu programa başlamadan bu eksiğimizi tamamlamamız gerekecektir.

İş güvenliği ve İş Gören Sağlığı: Ayrıntılı olarak hazırlanmış iş analizleri, işletmedeki tehlikeli ve sağlığa zararlı olan koşulların belirlenmesinde ilgililere yardımcı olurlar. İşletmelerdeki belirli işlerin sağlığa zararlı ve tehlikeli koşullarda gerçekleştiriliyor olması kaçınılmazdır. Ancak bu koşulların önceden ayrıntılı olarak incelenip, tanımlanması, bu doğrultuda önleyici önlemlerin alınmasını sağlar. Ayrıca iş analizlerinden elde edilen bilgiler tehlikenin işin kendisinden mi, yoksa çevresinden mi kaynaklandığını anlamamızı ve yerinde önlemler almamızı kolaylaştırır. [1]

4.3. İŞ ANALİZLERİNDE BİLGİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ

İyi yönetim, iyi bilgi almaya bağlıdır. Etkili bir iş analizi sistemi, organizasyon ve o organizasyondaki işlerle elemanlar hakkında güvenilir bilgi sağlar. İyi bir iş analizi, işlerin incelenmesiyle başlamaz. Analiz organizasyonun kendisinin, felsefesinin, görev ve amaçlarının ve her birimin organizasyon içindeki stratejik rolünün iyice anlaşılmasıyla başlamalı ve bu doğrultuda sürdürülmelidir. İş analizi tek başına hiçbir anlam ifade etmez; organizasyonun amaçlarına ulaşmasına katkıda bulunduğu ölçüde bir anlamı vardır. Dolayısıyla, iş analizi programının doğasını ve sınırlarını, bu analizden elde edilecek bilginin kullanım amacı belirler. İnsan kaynakları fonksiyonunun etkisini en üst düzeye çıkarması, bu bilgilerin zamanında elde edilmesine ve doğruluğuna bağlıdır. [2]

İşletmeler klasik veri toplama yöntemlerinin bir veya birkaçını birlikte kullanarak, iş analizlerinin içermesi gereken bilgileri kendilerine özgü prosedürlerle sağlayabilecekleri gibi, önceden geliştirilmiş bazı standart tekniklerin yardımı ile de iş analizi çalışmalarını sürdürebilirler. Bu tür standart prosedürlerin kullanılması durumunda, aynı prosedürleri izleyen işletmeler arasında özellikle ücret/maaş yönetimi konusundaki bilgi alışverişi daha kolay olacaktır. Özellikle piyasa ücret araştırması yapan işletmeler birbirlerinden elde ettikleri bilgilerden daha rahat yararlanabileceklerdir. Genellikle belirli bir standart yapı ve formatı olan tekniklere Fonksiyonel İş analizi, Yönetici Pozisyon Tanımı Anketi, Hay Planı, Metot Analizi, Pozisyon Analizi Anketi gibi örnekler verilebilir.

Aşağıda iş analizi sürecinde yararlanılan başlıca veri toplama yöntemleri kısaca ele alınacaktır.

4.3.1. GÖZLEM: Analizi yapan kişinin işe ilişkin genel bir izlenim edinmesini sağlarsa da, bu yöntem tek başına her tür işin analizinde yeterli olmayabilir. Gözlem yolu ile analist işin yapıldığı ortam ve koşulları, tehlikeleri, kullanılan araç ve teçhizatı tanıyabilir. Ancak söz konusu işin kişide ne tür bilgi ve beceriler gerektirdiğinin gözlem yolu ile anlaşılması her zaman için kolay değildir. Bu nedenle, ele alınacak diğer bilgi toplama yöntemlerinden bir veya birkaçı ile birlikte uygulanması halinde daha etkin sonuçlar alınacaktır.

Gözlem yöntemi basit, tekrarlardan oluşan ve tamamlama süresi kısa olan işlerin incelenmesinde, özellikle zaman ve hareket etütlerinin yapılışında tek başına yararlanılan bir yöntemdir.

4.3.2. ANKET: Özellikle iş değerlemesi amacı ile yapılan iş analizlerinde bu yönteme başvurulduğu görülmektedir. Ayrıntılı olarak hazırlanan formlar iş görene dağıtılır. Bazı durumlarda iş görenler formları doldurduktan sonra, formlar üstleri tarafından da kontrol edilir ve daha sonra personel departmanına iade edilir. Eğitim yetersizliği nedeni ile bazı iş görenlerin fikirlerini ifade edememeleri, eksik ya da yoruma açık bilgiler vermeleri bu yöntemin sakıncaları arasında belirtilebilir.

4.3.3. MÜLAKAT: En çok kullanılan iş analizi yöntemidir. Daha sonra iş tanımı hazırlayacak olan analist, burada gerek duyacağı bilgileri sağlamak için uygun sorular sorabilir, bunları yorumlayabilir. Toplanan bilgilerin fazla ve gereksiz olanları daha sonra analist tarafından ayıklanabilir. Bu yöntem anketle birlikte kullanıldığında, daha etkin sonuçlar alınacaktır.

4.3.4. DİĞER YÖNTEMLER: İş analizi çalışmalarında yukarıda belirtilen üç temel yöntemin bazen tek başına, bazen de birkaçının birlikte kullanıldığı görülmektedir. Bu yöntemlerden başka uzmanların bilgisine başvurma, günlük kayıtlardan yararlanma, işaretleme listesi vb. yöntemler de çok yaygın olmamakla birlikte iş analizlerinde bilgi toplamak amacı ile kullanılmaktadır. [3]

4.4. İŞ TANIMLARI VE İŞ GEREKLERİ

İşe ilişkin verilerin toplandığı ve incelendiği bir süreç olan iş analizinde, sağlanan bu veriler daha sonra düzenlenerek iş tanımları ve iş gerekleri haline dönüştürülür.

İŞ TANIMLARI: İş analizi sürecinde toplanan bilgilerin özetlenerek formüle edildiği belgelere iş tanımları denir. İş tanımlarında işlerin aşağıdaki belirtilen özelliklerine ilişkin bilgiler mevcuttur:

a. İş tanımlarının içerdiği bilgiler:

- İşin tanıtılması: İşin ünvanı, varsa kod numarası, ait olduğu bölüm ve işin özeti bu bölümde ele alınır. Bu bölüme kısa bir özet ilave edilmesinin nedeni, bazen işin adı ve ünvanının işin tanıtılmasında yeterli olmamasıdır.

- İşin içerdiği görevler: Bu bölüm iş tanımının yazılması en güç bölümüdür. Hangi görevlerin nasıl yapıldığının çok ayrıntısına girilmeden anlatıldığı bu bölümde, görevlerin yapılış amaçları da kısaca belirtilmelidir. Görevler yapılış sırasına ya da kronolojik esasa göre (günlük, haftalık, aylık) ele alınmalı ayrıca söz konusu görevin işin bütünü içinde ne süre gerektirdiği de tahmin edilmelidir.İşlerin yapılışına ilişkin bu bölümde, belirli bir dil kullanılır. Bu dil genellikle üçüncü tekil şahıs olup, geniş zamanlıdır. Bu üslubun amacı ifadeye açıklık ve kesinlik kazandırarak haberleşmeyi kolaylaştırmaktır.

- İşin ilişkili olduğu diğer işler ve işin gerektirdiği gözetim: Bu bölümde işin yatay ve dikey olarak diğer işlerle olan ilişkisi belirlenir. Dikey ilişkiler gerektirdiğinde terfilerle ilgili kararlara yardımcı olacaktır. Yatay ilişkilerle de iş akışı ve işin prosedürleri belirlenecektir.

İş tanımının bu bölümüne ayrıca gözetimle ilgili hususlar da eklenir. Örneğin, işin kendisinin gerektirdiği gözetim ve işin hangi işlerin gözetiminden sorumlu olduğu gibi. Bu arada gözetimin türü de anında, yakından ya da genel gözetim gibi belirtilir.

İş tanımları yukarıda belirtilenlerden başka işin yapıldığı koşulları (nemli, sıcak, soğuk, gürültülü vb.) ve işlerin yapılışında kullanılan malzeme, araç, gereç ve teçhizatı da içerir. Bu bölümde ayrıca çalışma koşullarındaki tehlikeli durumlar ve tehlike yaratacak faktörler de ayrıca belirtilmelidir.

İşin yapılışına ilişkin bilgiler bölümünde teknik ya da anlaşılmayan sözcük ya da terimler, herkes tarafından anlaşılacak şekilde yeniden tanımlanmalı ve açıklanmalıdır.

Yöneticilerin iş tanımları ise diğer bazı özel farklılıklar içerir. Yöneticilerin görevlerini kesin sınırları ile tanımlamak güç olduğundan, amaçlar ve durumsal faktörler, bu tür iş tanımlarında önem kazanır. Bazı iş tanımlarında söz konusu amaçlar fiziksel kaynaklar, sorumlu olunan süreç, program ve sistemler, beşeri kaynaklar gibi boşluklar altında diğer ikincil amaçlara ayrılarak tanımlanmaya çalışılır.

b. İş tanımlarının hazırlanmasında dikkat edilecek hususlar:

Yukarıda hangi tür bilgiler içereceği açıklanan iş tanımları, işi yapan kişiyi değil, işin kendisini tanımlamalıdır. İş yerine, kişinin tanımlandığı durumlarda, bu kişinin işten ayrılması, terfi etmesi ya da başka bir işe nakli iş tanımında bir istikrarsızlık yaratacaktır. Ancak bu konuda bazı istisnalar olabilir. Örneğin, işletmenin genel müdürü ya da yeni bir uzmanlık dalında görev alacak bir elemanı için, söz konusu kişilerde bulunan bilgi, beceri ve yetenekleri tanımlayan, kişiye özgü iş tanımları hazırlanabilir.

İş gücü piyasasının durumu bazen iş tanımlarını etkileyebilir. Eğer işletmeler belirli işler için eleman bulmakta güçlük çekiyorlarsa, işe alma politikalarını iş gücü piyasasında ki değişiklik ve sınırlamalara göre yeniden belirleyeceklerdir. Bu durumda iş tanımlarının da koşullara uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi ve düzenlenmesi gerekecektir.Bazı yöneticiler iş tanımlarının kullanım alanlarını iyi bilmediklerinden, esneklik ve yaratıcılıklarının engelleneceği düşüncesi ile iş tanımlarını kullanmak istemezler ancak iyi hazırlanmış iş tanımları işin gerektirdiği esneklik ve yaratıcılık özelliklerini de yansıtabilecektir.Diğer bazı yöneticiler ise iş tanımlarını gerçekçi olamayan bir biçimde aşırı ayrıntı ile doldururlar. Bu gibi durumlarda da iş tanımları asıl amacından uzaklaşır ve kullanım kolaylığını kaybeder.

Özetlenecek olursa, iş tanımlarından işletmelerde etkin bir biçimde yararlanabilmek için aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır: [1]

- Kişilerin sorumlulukları açık seçik ve anlaşılır bir biçimde ifade edilmelidir. Sorumlulukların iyi ifade edilmesi hem performansı geliştirir, hem de iş tatminini artırır.

- İşler arasındaki ilişkiler açıkça belirlenmelidir. İşletmelerde bir işin gerçekleştirilebilmesi için bu işin yatay, dikey ve diagonal olarak diğer bazı işlerle etkileşim ve bağımlılığı söz konusudur. Bu tür ilişkiler ne denli, belirgin olarak ortaya konursa, sistemin amaçları doğrultusunda faaliyet göstermesi de, o denli kolaylaşacaktır.

-İş tanımlarının, düzenlendikten sonra ilgili gözetimci ve personel departmanı tarafından kontrol edilmesinde yarar vardır. Gözetimcinin iş tanımını kontrolü, bir açıdan iş gören ile gözetimcinin söz konusu işin amacına ilişkin ortak bir fikirde birleşmelerini sağlayacaktır.

-Personel departmanının özellikle yapısı ve diğer özellikleri değişen işlere ait tanımları sık sık gözden geçirmesi gerekir. Çünkü bir iş tanımında yapılan değişiklik, diğer bazı tanımların da değiştirilmesini gerektirecektir.

İŞ GEREKLERİ: İş gerekleri herhangi bir işi uygun bir biçimde yapabilmek için kişide bulunması gereken özellikleri içerir. İş gerekleri, belirli bir işi yerine getirmek için gerekli yetenek ve becerileri tanımladığından gerçekte bir eleman tarif namesidir. Böyle bir tarif namenin hazırlanması, büyük bir duyarlılık ve politik beceri gerektirir. İş gerekleri, iş analizi sürecinde toplanan bilgilerle ve genellikle de iş tanımlarının hazırlanmasından sonra, iş tanımlarındaki belirli görev ve sorumlulukları temel alarak hazırlanır. İş gerekleri işin yapılması için gerekli becerileri, fiziksel ve zihinsel çabayı bazen de alınacak sorumluluklara ilişkin birkaç değinmeyi içerir. “ Zihinsel çaba ” sözünden, normal olarak, işin doğurduğu stres ya da gerektirdiği yoğun konsantrasyon anlaşılır. “ Fiziksel çaba ” ise, kaldırılacak ağırlık, ayakta durma, yürüme gibi fiziksel gerekleri anlatır. İşin gerektirdiği beceriler bazen eğitim ve deneyim açısından da tarif edilir. Eğitimle ilgili beklentiler, elemanın sahip olması gereken diploma, sertifika gibi belgelerle ifade edilebilir. Deneyimle ilgili beklentiler ise, elemanın benzeri bir işte kaç yıl çalışmış olması gerektiğini anlatır.

İş gereklerinde belirtilen deneyim ve becerilerin gerçekçi bir değerlendirmeyle saptanmış olması çok önemlidir. Listeye işin yapılması için gerçekten gerekli olmayan maddelerin dahil edilmesi, iş yasalarını ihlal edebilir. İşveren, çalışanlardan beklenen her özelliğin iş için gerçekten gerekli olduğunu ispatlayabilmelidir. Bir organizasyon, iyi bir performans için gerekli olduğunu kanıtlayamadığı diplomaları elemanlardan talep edemez.

Titizlikle hazırlanmamış iş nitelikleri uygun bir eğitime sahip olmayan elemanların işe alınmasına yol açabilir. Bu konuda dikkatsizlik gösterilmesi, organizasyona karşı ayrımcılık suçlamasıyla dava açılmasına da neden olabilir. Ayrıca bu durumda iş doğru değerlendirilmeyebilir; bu da ücret ve ikramiye konularında adaletsiz kararlar alınmasına yol açar. İş gerekleri organizasyonun kabul edilebilir gördüğü performans düzeyine ve nihai amaca ulaşmak için ikame edilebilecek becerileri de göz önünde bulundurur. Bedensel bir sakatlığı olan birinin işe gerektiği gibi yapamayacağı varsayılmamalıdır; böyle bir elemanın aynı işi farklı ya da alışılmadık bir yoldan iyi bir şekilde yerine getirmesi mümkündür. Dolayısıyla iş gereklerinde işin asgari gerekleri yer almalıdır. [2]

İş gereklerinin hazırlanmasında ilgili gözetimci ya da amirin yardımına ihtiyaç duyulur. Bazı işlerde, o işleri tanıyan bir kaç kişi daha, personel uzmanı ve gözetimci ile işbirliği içinde çalışabilir.

4.5. İŞ ANALİZİ PROGRAMLARININ YÜRÜTÜLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

İş analizleri çeşitli personel fonksiyonlarının gerçekleştirilmesinde gerekli olan bilgilere kaynak oluşturduğundan, işletmelerde genellikle bu programların yürütülme sorumluluğu personel bölümüne verilmiştir. Ancak çalışmalar sırasında tepe yönetimin, diğer yöneticilerin ve özellikle de işleri en yakından tanıyan kişiler olarak gözetimcilerin personel uzmanı ya da görevlilerine yardım ve destekleri gerekecektir.

İş tanım ve gerekleri nihai halini almadan önce, bir kez de işi yapan kişiye gösterilip, onunda görüşleri alınmalıdır. Özellikle yönetsel pozisyonlardaki işler için bu yolun izlenmesi daha önemlidir.

4.5.1. İŞ ANALİZİ PROGRAMLARINDA GÖREV ALACAK KİŞİLER

Küçük işletmelerde iş analizi programının tüm sorumluluğunu personel yöneticisi üstlenebilir ve iş analizlerinin kullanım amaç ya da amaçlarına göre, işletmede söz konusu faaliyetlerle ilgili olan kişilerde bu programlarda personel yöneticisi ile birlikte çalışırlar. Örneğin, ücret-maaş konusu ile ilgili kişinin, iş değerlemesi amacı ile gerçekleştirilen iş analizi programında görev alması gibi.

Daha büyük işletmelerde, özellikle iş analizleri çok amaçlı kullanılmak istendiğinde, bu kez işin genişleyen kapsamına göre çeşitli sayıda analistin görevlendirilmesi gerekecektir.

Bazı işletmeler bu konuda ek personel görevlendirmeden ya da işletme dışı bir kuruluştan yardım almadan bu çalışmaları yürütmek isteyebilirler. Ancak bu gibi durumlarda, işletme içinde söz konusu çalışmada deneyimli kişi ya da kişilere mutlaka gerek duyulacaktır. Bu kişiler de ayrıca birlikte çalışacakları kişilere programın ruhunu ve felsefesini açıklayacak bilgiyi ve gerekli eğitimi vermeyi ihmal etmemelidirler.

4.5.2. İŞ ANALİSTLERİNİN SEÇİMİ

İş analistlerinin seçiminde en önemli husus kişinin inceleyeceği tüm işlere ilişkin bilgi sahibi olması değil, olaylara ve işlere ilişkin verileri toplayıp, bunları değerlendirebilme ve düzenleyebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Bu nedenle analistin incelenecek tüm işler hakkında önceden ayrıntılı bilgi sahibi olması gerekmeyebilir, ancak işler hakkında bilgisi olan analistler doğal olarak yaptıkları mülakatlarda işin sahibine daha isabetli sorular sorabilecekler, gözlemlerinde önemli ve kritik hususları gözden kaçırmayacaklardır.

Tecrübesiz analistlerin de belirli bir eğitimden geçmesi mutlaka yararlı olacaktır. Bu tür bir eğitimde işletmenin yapısı, işlerin bu yapı içindeki konumu, işletmenin iş analizlerini kullanım amaçları, veri toplama yöntemleri konularının ele alınması uygun olacaktır. Yeni analistlere tecrübe kazandırmanın diğer bir yolu da ilk birkaç analizin tecrübeli bir analist eşliğinde yapılmasıdır.

4.5.3. İŞ ANALİZLERİNİN GEÇERLİLİK VE GÜVENİLİRLİLİĞİ

Geleneksel olarak sayısal veriler olmadığından, iş analizlerinin geçerlilik ve güvenilirliğini ölçmek oldukça zordur. Ancak belirli hususları dikkate alarak yürütülen iş analizi çalışmalarının sonuçları daha geçerli ve güvenilir olacaktır. Örneğin, özellikle geçerlilik ve güvenilirliğinden kuşku duyulan işleri birden fazla analistin birbirlerinden bağımsız olarak incelemeleri ve sonuçları daha sonra karşılaştırmaları bu konuda yararlı olacaktır. Ya da, iş analizi verileri ile düzenlenen iş tanım ve gerekleri kesin hale dönüştürülmeden, iş gören ve ilk üstünün onayının ya da görüşlerinin alınması geçerlilik ve güvenirliğini doğal olarak etkileyecektir.

Çeşitli yönetim hareketleri içinde zaman zaman abartılarak ele alınmış, bazen de ihmal edilmiş bir örgüt öğesi olan iş, günümüzde iş analizi adı verilen çalışmalarla işletmelerdeki önemini somut olarak kabul ettirmiş durumdadır. İş analizleri çeşitli örgütsel süreçlerin etkinlikle işleyebilmesi için temel bir araç niteliğinde olup, özellikle de personel yönetimi fonksiyon ve programları açısından oldukça yararlı ve vazgeçilmez bilgiler içermektedir. Bu bilgiler çoğunlukla söz konusu programların başarısında etkili olduğundan, işletmelerde iş analizlerinin kavramsal ve uygulamalı niteliklerinin gayet iyi anlaşılmasından ve söz konusu çalışmalara iş görenleri de bu konuda eğittikten sonra başlanması çok daha akılcı olacaktır. [3]

Tablo 4.1 İş Analizi soru formu örneği

İŞYERİNİN ADI : …………………………….. İŞ KOLU : …………………………

DEPARTMAN : ….. ………………………… İŞİN ADI : …………………………

BÖLÜM : ……………………………… TARİH : …………………………

Cevap vermeden önce soruları dikkatle okuyunuz. Kısa ve özlü cevaplar veriniz.

Görevlerin Tanımı : Yaptığınız işin genel amacı nedir ?

1. İşinizi, yapış biçimini ve işlerinizin türünü açıklayınız. (Kimden veya nereden iş alırsınız, aldığınız iş üzerinde ne gibi değişiklikler yaparsınız ve yaptığınız işi kime veya nereye verirsiniz. Bu soruyu cevaplarken günlük işlerinizi göz önüne getiriniz.)

2. Haftalık, aylık gibi dönemsel görevleriniz varsa nelerdir, açıklayınız.

3. Belirsiz zaman aralıkları ile yaptığınız işler varsa açıklayınız.

4. Emrinizde çalışanlar varsa, nezaret ettiğiniz işlerin adını ve her işte çalışanlar sayısını belirtiniz.

5. Kime karşı sorumlusunuz ve işin yapımı ile ilgili olarak kimden talimat alırsınız ?

Görevlerin Yapımı :

A. Düşünsel Gerekler

7. Yapmakta olduğunuz işin iyi bir biçimde yapılabilmesi için gerekli örgütün eğitim düzeyi nedir ?

8. İşinizin yapımı ile ilgili gerekli yaygın eğitim kapsamını süre ve konu yönünden açıklayınız.

B. İş Tecrübesi ve Beceriler

9. Yapmakta olduğunuz iş için gerekli iş tecrübesi ve becerinin kazanılabilmesi için gerekli süre nedir ve söz konusu beceri ve iş tecrübesinin nitelikleri nelerdir ?

10. Hangi görev kademelerinde çalışanlar, eğitim yoluyla yapmakta olduğunuz işi yapabilir duruma getirilebilir.

11. Yapmakta olduğunuz işten sonra göreceğiniz ilave eğitimle hangi üst görevlere geçebilirsiniz

12. Yapmakta olduğunuz işin güç yönleri nelerdir ve bu güçlüklerin nedenlerini açıklayınız

C. Bedeni Gayret :

13. Çalışma sürenizin; ayakta, oturarak, hareket ederek ve başka bir biçimde geçen sürelerini yüzde olarak belirtiniz.

Ayakta % , Oturarak % , Hareket ederek % , Diğer %

14. Yapmakta olduğunuz işle ilgili bedeni gerekler nelerdir ?

Sorumluluk:

15. Yapmakta olduğunuz işin parasal, nezaret ve başkaca değer taşıyan sorumlulukları nelerdir açıklayınız

Çalışma Şartları :

16. Çalışma saatleriniz nelerdir ?

17. Yapmakta olduğunuz işin hoş olmayan yönleri nelerdir ?

Not : İşinizle ilgili gerekli gördüğünüz başkaca açıklamalar varsa belirtiniz

Adınız Soyadınız :

Yapmakta olduğunuz görevde kıdeminiz :

Tablo 4.2. İş Tarifi Formu Örneği,

İŞYERİNİN ADI : ………………………………… İŞ KODU :

DEPARTMAN : ………………………………… İŞİN ADI :

BÖLÜM : ………………………………… TARİH :

1.İŞİNÖZETİ : ………………………………………….. ………………………………………….. ……..

………………………………………….. ………………………………………….. ……….

2.GÖREVLER : ( Belirli görevlerin tanımlanması, her görev için tüm çalışma zamanına oranla yüzde kaç zaman ayrıldığının yazılması )

Temel Görevler :

% 1) ………………………………………….. ………………………………………….. ………………

% 2 ) ………………………………………….. ………………………………………….. ………………

% 3 ) ………………………………………….. ………………………………………….. ………………

Periyodik Görevler :

% 1 ) ………………………………………….. ………………………………………….. ……………..

% 2 ) ………………………………………….. ………………………………………….. ……………..

Arızi Görevler :

% 1 ) ………………………………………….. ………………………………………….. …………….

% 2 ) ………………………………………….. ………………………………………….. ……………

3.ORGANİZASYONEL İLİŞKİLER VE NEZARET :

Çalışmalarını Nezaret Ettiği Kişiler ………………………………………….. …………………….

Çalışmasına Nezaret Eden Kişi ………………………………………….. ……………………..

İşbirliği Yaptığı Birimler ve Görevler ………………………………………….. ………………..

4.İŞİN YAPIMI İÇİN GEREKLİ ASGARİ NİTELİKLER

Eğitim : ………………………………………….. …………………. CİNSİYET

İş Tecrübesi : ………………………………………….. …………………. Kadın Erkek

Beceri : ………………………………………….. ………………….

Sorumluluk : ………………………………………….. ………………….. Ya ş

İş Bilgisi : ………………………………………….. …………………..

ÇALIŞMA ŞARTLARI : ………………………………………….. …………………………………..

Kaynak Ferhat Şenatalar , Personel Yönetimi ve Beşeri İlişkileri,İstanbul Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 1978, s.81

ANA SAYFAYA DÖNÜŞ BİTİRME ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

undefined

undefined

More…

[Close]

[Close]

Click Here

İnkılapçılık

Salı, 06 Kasım 2007

İNKILAPÇILIK

Türk Yenini,İyinin,Güzelin ve Doğrunun Arayıcısı :

ATATÜRK ilkelerinin özünü, iyiye, güzele ve doğruya gitmek oluşturur.İnsa-

na yakışan, insanca olan her şey bu özde yerini bulur.İnsanı öteki yaratıklar-

dan ayıran nitelik akıl olduğu gibi, yaşamındaki sürekli gelişimdir de… Bu sü-

rekli gelişim hareketi gerektirir.Duran şey gelişmez.İçinde bulunduğu dururmu

kabulemek de bir duruştur. İnsan tabiatta her geçen gün bir başka yeninin

ardındadır.Elindekiyle yetinmez.Bir başka yeniyi, bir başka güzeli ve bir baş-

ka doğruyu arar durur.Ona yakışan da budur.Yoksa, en basit deyim ile, öteki

yaratıklardan ne ayrılığı olurdu?

İnsanların oluşturduğu toplumlar da böyledir.Milletler hep aynı çağın Koşulları içinde yaşamaya razı olsalar, yaşama güçlerini yitirirler.Nitekim

tarih bu gibi milletlerin örnekleriyle doludur.Uygarlığın geliştirdiği çağ koşul-

larına uymayan ya da uymuyan milletler tarihin karanlıkları içinde yok olup

gitmişlerdir.

Genel tarih bize gösteriyor ki Türk milleti, en eski çağlardan beri, yep iyinin,güzelin,doğrunun ve yeninin arayıcısı olmuştur.Bu nedenlerledir ki,

Türk milleti yaşamını sürekli olarak sürdürmüştür.Öncelikle şunu belirtelim ki

Türk’ün ruhunda ”aramak” hep bir ateş gibi yanıp durmuştur.Bu ateş onu Asya’nın doğusundan Avrupa’nın batı ucuna, Afrika’nın ortasına kadar koş-

turmuştur.O, bu ateşle birbiri ardı sıra gelen devletleri tarihe armağan etmiş, her çağda yeninin habercisi, müjdecisi olmuştur.

Bütün bu hareketleri yaparken içinde bulunduğu koşullardan sıyrılıp çağdaş uygarlık düzeyindeki yerini almıştır.Kendisine engel olan durumları ortadan kaldırmasını bilmiştir.Ancak, ne zaman bunu yapmamışsa, kısa ya da uzun süreli bunalımların içinde kalmıştır.Bu nedenledir ki Türk’e durmak hiçbir zaman yaraşmamıştır.

Bütün bunalrdan şuraya varırız ki ”yenileşmek için hareket” demek olan inkılap, Türk’ün yabancı olmadığı bir kavramdır.İnkilapçılık Türk’ün ruhun-

da vardır.Türk yaradılıştan inkilapçıdır.

Öyleyse şimdi ATATÜRK ilkelerinden biri olan inkılapçılık ilkesini an-

atmakta zorluk çekmeyiz.

Tez Özeti

Salı, 06 Kasım 2007

TEZ ÖZETİ

Rekabetin hızla arttığı, teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde, herşey süratle değişmektedir. Bu değişim içinde yer alabilmek ancak nitelikli işgücüne sahip olmakla mümkün görülmektedir. Bu ise ancak insana yapılacak yatırımla ve onu verimlilik eksenli geliştirmekle gerçekleştirilebilecektir.

Yönetici geliştirmenin verimlilik üzerindeki etkisini konu alan bu araştırmanın birinci bölümünde, genel olarak kavram ve kapsamı açıklanmıştır.

Ikinci bölümde ise verimlilik ve verimliliği etkileyen unsurlar ele alınmıştır.

Üçüncü bölümde ise yönetici ve verimlilik geliştirme sürecine değinilmişir. Daha sonra yönetici geliştirmenin ne olduğu, ilkeler, yönetici geliştirmenin amaçları açıklanmıştır.

Dördüncü böülümde ise yönetici geliştirme ve verimliliği artırma çabaları, yönetici eğitim yöntemlerine değinilmiştir.

Yönetici geliştirmenin verimlilik üzerindeki etkisinin yadsınamaz bir gerçek olduğu, gelişen insanın geliştiren insan olacağı düşüncesinde hareketle, yönetici geliştirmenin verimlilik üzerindeki etkisini konu edinmiş olan bu araştırma, verimliliği artırmak için insan kaynağına daha fazla yatırım yapmanın gereğini ortaya koymakta ve bunun özel bir faaliyet olarak değil değişimi de dile getirmektedir.

İÇİNDEKİLER SAYFA

1.BÖLÜM: GİRİŞ……………………………………………………………………………..1

1.1.GENEL TANIMLAR.………..…………..…………….………………………………….1

1.2.YÖNETİMİN KAVRAMI.…………..…………………………………………………….1

1.2.1.Yöneticinin Özellikleri….…….……….………………….…..………………..1

1.2.2.Yönetici Kavramı.…………….………………………………….………………2

1.2.3.Yönetici Özellikleri………….…………………………………..………………2

1.2.4.Yöneticinin Görevi Nedir……..……………………………….….……………3

1.2.5. Yöneticide Bulunması Gereken Beceriler………… ………….….…………..3

1.2.6. Günümüz Yöneticisinde Bulunması Gereken Özellikler…….…….…………3

1.3.ORGANİZASYON……………………………..…………………………………………..4

1.3.1. Organizasyon –Yönetici -Davranış……….…………………………………4-5

2.BÖLÜM………………………………………………………………………………………6

2.1.VERİMLİLİK……….…………………………………….……………………………….6

2.1.1.Verimlilik Kavramı………….…….………………….…………………………6

2.1.2.Verimliliğin Önemi……….……….…………….………………………………7

2.1.3.İşletme Açısından Önemi…..…..……….…..……………………………….7-8

2.1.4.Verimliliği Etkileyen Faktörler…….………….………………….………….8-9

3.BÖLÜM:…………………………………………..………………………………………..10

3.1.YÖNETİCİ VE VERİMLİLİK GELİŞTİRME……….………………………………….10

3.2.GELİŞTİRME KAVRAMI VE SÜRECİ………………….……………………………..10

3.3.GELİŞME KAVRAMI…………………………………………..………….…………10-11

3.3.1.Yönetici Eğitimi……………….………………………………….…………..11

3.3.2.Yönetici Yetiştirme……………………………………………….……………11

3.3.3.Örgüt Geliştirme……………..…………………….………………..…….11-12

3.3.4.Yönetici Geliştirme…………..…………………….………………………….12

3.4.VERİMLİLİK GELİŞTİRME…………………………………..……………………….12

3.4.1. İşletmelerde Verimliliği Sağlayacak Ortam Nasıl Yaratılır……………..…12

3.4.2.Verimli Olan Bir İşletmede Gereken Üç Öğe..………….……………….…. 13

3.4.3.Verimliliğin İnsani Koşulu…….…………………………….………….……14

3.4.4.Değişen Koşullar ve Verimlilik..…………………………….……………….14

3.4.5.Organizasyonları Verimli Kılan Nedir……………………….…………..14-15

3.4.6.Verimliliğe Etkisi Olan Organizasyonun Özellikleri………..……………15-16

3.4.7.Verimlilik İçin Gereken İş Yapısı………………………….…………………16

3.4.8.Verimliliği Artırma Çabaları ve İnsan Unsurları………….…………….16-17

4.BÖLÜM……………………………………………………………………………………..18

4.1.YÖNETİCİ GELİŞTİRME VE VERİMLİLİĞİ ARTIRMA ÇABALARI……………..18

4.1.1.Yöneticilerin Geliştirilmesi………………………………………………..….18

4.1.2.Yönetici Geliştirmenin Nedenleri…………………………………………18-19

4.1.3.Yönetici Geliştirmenin İlkeleri………………………………………….……19

4.1.4.Yönetici Nasıl Geliştirilir……..……..………………………………….…19-20

4.1.5Geliştirme Davranışında Göz Önünde Bulundurulması Gerekenler……..…20

4.1.6Geliştirme Nedeni Olarak Yönetici Değerleme ve Yöntemleri……..…………20

4.2.VERİMLİLİĞİ ARTIRMA ÇABALARI……………………………………………..….20

4.2.1.Yönetimin Rolü……………………………………………….…………..…..21

4.2.2.Örgüt Yapısı ve Kültürü……………………………………….…………..….21

4.2.3.Yöntem Biçimleri…………………………………………….…………..……21

4.2.4.İşğücünün Güdülenmesi……………………………………..……………21-22

4.2.5.İş Örgütleme………………………………………………………………22-23

4.2.6.Verimlilik Eğitimi………………………………………….……………..…..23

4.2.7.Verimlilik ve İnsan…………………………………………………………24-25

5.BÖLÜM:SONUÇ……….…………………………………………………………….…26

ŞEKİL LİSTELERİ

Şekil 1. İşletmelerde Genel Verimlilik Modeli……………………………………………6

Şekil 2. Düşük Verimlilik Tuzağı…………………………………………………………7

Şekil 3. İşin Yeniden Yapılandırma Biçimi………………………………………………23

Şekil 4. İhsan Kaynağı Gelişmenin Üç Boyutlu Matriksi………………………………..24

1.GİRİŞ

1.1.GENEL TANIMLAR

1.2.YÖNETİMİN KAVRAMI

Yönetimin ne olduğu ile ilgili birçok tanımlar yapılmasına karşın yönetimin üzerinde az çok görüş birliğine varılan tanımı,”işletmeciliğin ilk ve genel işlevinin adı yönetimdir.””Yönetim,başkaları vasıtasıyla iş görmektedir” şeklinde yapılan tanımı olmuştur.Böylece yönetim ancak bir den çok kişinin varlığı ile ortaya çıkan ve bu yönü ile ekonomik faaliyetten ayrılan,bir grup faaliyeti (sosyal faaliyet) oldugu genel kabul görmüş bulunmaktadır.

Başka bir tanımlamaya göre,belli amaçlara ulaşmak için başta insanlar olmak üzere maddi kaynakları ve uygulatma süreçlerinin toplamıdır şeklinde tanımlanmaktadır.

1.2.1.Yönetimin Özellikleri

Bir faaliyet veya şüreç olarak yönetimin başlıca özelliklerine kısaca değinecek

olursak;

Amaç Özelliği:Yönetim bir veya birden fazla amaçları gerçekleştirmeye yöneliktir.

İşbölümü ve Uzmanlaşma:Yönetim grup ekonomisinden en iyi şekilde yararlanmayı ,diğer bir deyimle herkesin herşeyi yapması yerine her insanın bilgi,yetenek ve tecrübesi doğrultusunda en iyi yapacağı şeyleri yapmasını ve bu işbölümü çerçevesinde belirli işleri ekonomik şekilde yapacak biçimde uzmanlaşmasını sağlar.

Yaratıcılık Özelliği:Yönetimde etkililiği ve verimliliği sürekli yükseltmek mümkün olduğuna göre yöneticilerin yaratıcılığı motive etmeleri gerekir.

Grup Niteliği:Yönetimde birden çok kişiye ihtiyaç vardır.Bir kişinin olduğu yerde yönetimden söz edilemez.

Bilim ve Sanat Olma Özelliği:Yönetim kendineözgü teori,yaklaşım,model ve kavramları olduğu için bilimdir.tüm ilke teorilerinin,yaklaşımların uygulamaya maharetle götürülmesi için sanattır.

İletişim Özelliği:Yönetim,yönetici ve yönetilenler arasında ahenk ve uyumu,kurulan düzenin işleyişini sağlamak için haberleşme kanallarının kurulmasını öngören temel bir faktördür.

1.2.2 Yönetici kavramı

Yönetici kavramının çeşitli tanımları yapılmıştır.bir tanıma göre yönetici,bir zaman dilimi içinde bir takım amaçlara ulaşmak için insan, para, hammadde, malzeme, makine, demirbaş vb. Üretim araçlarını bir araya getiren, onlar arasında uygun bir bileşim,uyumlaşma ve ahenkleşmeyi sağlayan bir kimsedir.

Farklı bir tanımlama daise yönetici birey olarak,örgütlerde tek veya daha fazla kişinin iş performansından sorumlu olan birey olarak, örgütlerde tek veya daha fazla kişinin iş performansından sorumlu olan birey olarak tanımlanmaktadır.

Yönetici mesleğinin içerdigi tek bir evrensel olgu vardır.Örgütlerde insan ve materyal kaynaklarını yüksek performansta kullanarak örgüt amaçlarına ulaşmasına yardımcı olmaktır.

1.2.3. Yöneticinin Özellikleri

Yönetici yüklendiği görev ve taşıdığı sorumluluklar gereği bir takım niteliklere ve özelliklere sahip olmalıdır.Bu özellikle yoğun rekabet ortamında faaliyet gösteren işletmelerin daha verimli ve etkin yönetilebilmesi için gerekli koşul olmaktan ziyade bir zorunluluk olarak da belirmektedir.

Buradan hareketle günümüz yöneticisinin sahip olması gereken özellikler üç grupta incelenebilir.

Yöneticinin Entellektüel Özellikleri

• Genel Kültür

• Mantıklılık

• Analiz Ruhu

• Sentez Ruhu

• Sezgi Gücü

• Hayal Gücü

• Düşünceleri açık ve seçik ifade edebilme yeteneği.

Bu nitelik ve özellikler yöneticiyi çevresindeki insanları etlileme, onlara yol

gösterme, düşünce ve kararlarını kabul ettirerek yönlendirme becerisini sağlayacaktır.

Yöneticinin Karakterine İlişkin Özellikleri

• Akıl ile duygu arası denge

• Dikkatlilik

• Girişkenlik

• Hafıza gücü

• Dinamiklik

• Azim ve sebatkarlık

• Tertiplilik ve düzenlilik

• Yöntemlilik

• Süratlilik

• Ciddilik

Yöneticinin Sosyal Özellikleri

• Dış görünüşünü, giyim kuşamı ile çevresinden kabul görmelidir.

• Gruba hitap edebilecek nitelikte olmalıdır.

• İş yaparken uyulması gereken iyi alışkanlıkların yerleşmesine çalışmalı, kötü alışkanlıklarla mücadele edebilmelidir.

• Kendisi ile beraber çalışacak her insandan yararlanmayı bilmeli ve onlarla işbirliği edebilmelidir.

• Bilgi tecrübe, adalet, güven, özel hayatındaki dikkatlilik ile çevresinde etkili otorite sahibi ve ikna gücü olan birkimse olarak tanınmalıdır.

1.2.4.Yöneticinin Görevi Nedir?

Bir yöneticinin işi, kuruluşun karşı karşıya olduğu sorunlara karşı çözüm üretmekle başlamalı ve geleceği yönetebilecek şekilde devam etmelidir. Yönetici eylemlerin sonuçlarından da sorumlu olan ve onlara katkısı olan kişidir.Bu nedenle yöneticinin yetkisi geniş olmalıdır. Yönetici, organizasyonun ne olduğunu ve bu yapıda yer alan her üyenin açıkça tanımlanmış bir rolü olduğunu bilmesi gerekir.

1.2.5.Yöneticide Bulunması Gereken Beceriler

Yüklendikleri sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirebilmek için yöneticilerin genel anlamda bir takım becerilere sahip olması gerekmektedir.

• Teknik Beceri

• Beşeri Beceri

• Mental Beceri

1.2.6.Günümüz Yöneticisinde Bulunması Gereken Özellikler

• Global Ölçekte Düşünme

• Global Stratejist Olma

• Vizyon Kazandırma

• Global Ölçekte Yaratıcı Olma

• Global Çevrede Değişimi Belirleme ve Gerçekleştirme

• Problem Çözme ve Hızlı Karar Verme

• Self ve Örgütsel Motivasyon

• Zamanı Etkin Kullanma ve Yönetme

• Rekabete Açık Olma ve Engelleyici Olmama

1.3.ORGANİZASYON

Organizasyonun çeşitli tanımlamaları yapılmıştır. Organizasyon;İnsanların beraberce iş görme ve verimli şekilde çalışmasını sağlayan bir yapı oluşturma olarak kısaca tanımlanacağı gibi, organizasyonu;işletmenin amaçlarına erişebilmesi için bir örgüt oluşturma veya örgütün etkili olarak çalışabilmesi için seçilen işler, kişiler ve işyerleri arasında yetkili ilişkilerinin kurulması faaliyetlerinin tümü olarak da tanımlanmaktadır.

Organizasyon kavramı bir yapı, iskelet, önceden planlanmış ilişkiler topluluğu anlamına gelmektedir.Bunun dışında organizasyon kavramı bir yapının oluşturulması sürecini, bir seri faaliyeti, organize etme faaliyetlerini de ifade eder.

Organizasyon, toplumdaki diğer varlıklar arasında bir sosyal sistem olarak da tanımlanmaktadır.

1.3.1. Organizasyon - Yönetici - Davranış

İşletme yönetiminin başında bulunan yönetici, organizasyonda yer alan diğer kişileri çalışmasını sağlayarak, yönlendirerek, işletmeyi amacına ulaştıracağına göre, kendisiyle birlikte çalışan kişilerin tutumlarını, davranışlarını, isteklerini ve bunlar üzerinde ki işletme içi ve işletme dişı etkileri göz önünde bulundurmak zorundadır.

Organizasyonda görev almış kişilerin beklentileri üzerinde, herşeyden önce o insanların bağlı bulunduğu kültürel çevrenin ve ortamın önemli etkisi vardır. Bu nedenle yönetici, buyruğu altında çalıştırdığı insanların davranışlarını, tutumlarını ve güdülerini anlamaya çalışmalı ve çalıştırdığı insanların davranışlarınınaynı yolda olması gerektiği ön yargısınada kendisini kurtarmalıdır. Çünkü her insanın düşüncesi ve bakış açısı farklı olacağına göre katılımcılığın esasını oluşturan demokratik ortam sayesinde organizasyonda görev almış kişilere, davranışsal açıdan bir serbesti tanınarak organızasyonla daha iyi bütünleşmeleri sağlanabilecektir.

İnsanları etki altında bulunduran, maddi olmayan çeşitli faktörler vardır. İnsan geniş ölçüde, sosyal alışkanlıklarının, ailesinin ve sosyal çevresinin etkisi altındadır. Aynı zamanda kendine göre bir doğru ve onur anlayışı, adelet anlayışı vardır. Bunlar göz önünde tutulmadan yalnız dolgun bir ücret verilmesi veya iyi iş koşullarının sağlanması, kişilerin organizasyonla bütünleşmeleri için yeterli olmayacağı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Her insan kendisine davranış şekline göre belirli bir tepki gösterir.

İnsanlar akılları kadar duygularınında etkisi altındadır. İşletme içi ve işletme dışı sosyal grupların, bu duygular üzerinde çeşitli etkileri olur. Sözün kısası çalışanları en verimli bir biçimde çalıştırabilmek için akıl kadar duygularıda göz önünde bulundurmak gerekir. Bütün bunlar, insancıl ilişkilerin geliştirilmesinde önemlidir. İnsancıl ilişkilerin iyi bir biçimde düzenlenmemesi, verimliliğin ve işin kalitesinin düşmesi, işçi değişimi çabukluğunun artması, işletme içi disiplinin bozulması, işçilerin dirlik ve düzenliğinin yitirilmesi, işe düzenli bir biçimde gelmemelerin çoğalması iş kazalarının artması sonucunu verir.Bu bakımdan gerek işletme içinde gerek toplunsal düzende rahatlığın sağlanması için insancıl ilişkilerin önemi kendiliğinden anlaşılır. Aksi durumda, işletme içinde düzensizlikler artar bu öteki işletmelere de yayılır ve sonuçta toplumda hastalık belirtileri görülür.

Bu bakımdan işçilerin özel dertleriyle uğraşarak sır saklamasını bilen uzman dert dinleyicilerin işletmede bulundurulması yoluna gidilmelidir.

2.BÖLÜM

2.1.VERİMLİLİK

2.1.1.VERİMLİLİK KAVRAMI

Verimliliğin kalkınma ve gelişme üzerindeki rölü bugün herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu nedenle gelişmiş yada gelişmekte olan ülkeler iki soruya yanıt bulmak zorundadırlar. ” Hem insan hem de sermaye kaynaklarını daha etkili kullanmak.” Her ülke için önemli sorun, ekonomik gelişmenin yaygın ve yoğun yöntemleri arasında optimal bir denge kurmaktır. Modern donanımın ve insan kaynaklarının gelişmesi birlikte yürümektedir. Bu nedenle verimlilik artışı ya da var olan kaynakların etkili kullanımının, herhangi bir toplumun gelişebilmesinin en iyi, hatta tek yolu olduğunun bilinmesi gerekir.

Verimlilik aynı zamanda sonuçlarla, bu sonucu elde etmek için harcanan zaman arasındaki ilişki olarak da tanımlanabilir. Başka bir verimlilik tanımıysa;aynı miktar kaynakla daha çok üretmek ya da aynı girdiyle daha çok çıktı elde etmektir. Bu ilişkiyi şöyle ifade ebiliriz:

Görülüyor ki, literatürde verimlilikle ilgili çeşitli tanımlamalara rastlamak mümkündür. Ancak bu tanımlam aların çoğunun ortak yönü, verimliliğin belirli bir zaman parçası içerisinde üretimden elde edilenlerin aynı zaman parçası içerisinde üretimde harcanan üretim faktörlerinin oranı şeklinde ifade edilmesidir. Verimlilik modelini bir şemada gösterecek olursak:

Şekil 1. İşletmelerde Genel Verimlilik Modeli

2.1.2. Verimliliğin Önemi

Sosyal ve ekonomik gelişme sırasında, çok az şey verimliliğin arttırılmasından daha önemlidir. Çünkü verimlilik artışından yararlanmayan hiçbir insan etkinliği yoktur ve işletmecilikte başarılı olmanın, başarı değerlemenin çeşitli kriterlerinden biride verimliliktir.

Verimliliği etkileyen çeşitli değişkenler ve etmenler arasındaki ilişki basitçe Şekil 2’ de görülebilir.

Şekil 2. Düşük Verimlilik Tuzağı Modeli

Verimlilik artışı, yaşam standartlarında doğrudan artış sağlar. Bu nedenle günümüzde verimliliğin, gerçek ekonomik kalkınmanın, sosyal ilerlemenin ve hayat standardı artışının, tüm dünyadaki tek kaynağı olduğu söylenebilir.

Verimliliği önemli hale getiren nedenler kişiler, işletmeler ve ülkeler açısından ele alınabilir.

2.1.3.İşletme Açısından Önemi

Verimlilik konusuna işletme açısından bakılacak olursa, denilebilir ki verimlilik çok daha fazla önem arzetmektedir.

İşletmenin amacı kar elde etmek olduğuna göre, karında işletmenin verimliliğine bağlı olması bu önemi ortaya koymaktadır. Tüketici için önemli olan tükettiği maldan elde ettiği faydadır. Üretimde ise fayda yerine verimlilikten söz edilmektedir. Üretimde önemli olan üretim faktörlerinin verimliliğidir.

Verimlilik bir sektörün veya bir işletmenin ekonomik anlamda büyüme ve gelişme düzeyinin tespitinde en nesnel ölçütlerden birisi olarak kullanılmaktadır. Çünkü serbest rekabete dayanan bir ekonomik düzende, işletmelerin hayatiyetini sürgit kılmak bir nevi verimliliği artırma yarışında derece almaya bağlıdır. Modern toplumların ekonomik etkinlikleri kitle halinde üretim ve tüketime yönelmiştir. Böyle bir ortamdaki endüstriler için verimlilik ile ilgili tedbirlerin alınmasında zorunluluk vardır.

İşletmelerde büyüme ve gelişmenin en önemli göstergelerinden biri olan verimlilik, çıktı değerinin girdi değerinden daha yüksek kılınması olarak tanımlandığından, daha bilinçli kullanma yoluyla daha az girdi ile aynı miktarda veya daha çok çıktının elde edilmesi üretim maliyetinin etkili bir kontrolünü de gerçekleştirir. Böylece tüketiciler de aynı para ile çok mal ve hizmet sağlama imkanına kavuşur ve paranın değeri korunmuş olur. Şu halde maliyet giderlerinin düşük olabilmesi için verimliliğin yüksek olması gerekir.

2.1.4.VERİMLİLİĞİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Verimlilik, genel olarak bir üretim yada hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile bu çıktıyı yaratmak için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir. Bu nedenle verimlilik olgusunda, çeşitli mal ve hizmetlerin, üretimdeki kaynakların emek, sermaye, malzeme, enerji, bilginin etkin kullanımı söz konusudur.

Bütün ekonomik ve sosyal sistemlerde yaygın evrensel bir kavram olan verimlilik her bir üretim unsurunun etkili kullanım derecesidir. Üretim unsurları hiç israf edilmeden ne derece etkili kullanılırsa, verimlilik o derece yüksek olacaktır.

İşletmeler ve birey açısından verimlilik nasıl başarıya ulaşmanın bir aracıyla ülkeler açısından da verimlilik siyasal ve sosyal yönden bir saygınlık ve prestij sayılmaktadır. Hatta verimlilik yalnız ülkeler arasında değil aynı ülkedeki işletmeler arasında da bir yarışa sebeptir.

Verimlilik artışında üretime katılan ve üretim aşamasından sonra ortaya çıkan unsurlara bağlı olarak şu unsurlar etkilidir.

• Emek unsuru

• Makine ve teçhizatın randımanı

• Örgüt ve yönetim unsuru

• İşletmenin büyüklüğü ve kuruluş yeri

• İşletmenin çalışma kapasitesi

• Pazarlama imkanları

• Ekonomik şartlar ve enflasyon

• Diğer unsurlar

3. BÖLÜM

3.1. YÖNETİCİ VE VERİMLİLİK GELİŞTİRME

3.2.GELİŞME KAVRAMI VE SÜRECİ

Çağımız her şeyi ile bir yönetim çağıdır. Modern düşünceye sahip yeni önderler kuşağının yetişmesini sağlayacak ortamın oluşturulması ancak insana ve onun gelişmesine yapılacak yatırımlarla mümkün olacaktır. Bugün, günümüzün sorunlarının çoğunun nedeni araştırıldığında, altında yönetim sorununun olduğu açıkça görülmektedir.

Öyleyse yapılacak iş, bu sorunları en aza indirerek, ortadan kalkmasını sağlayacak modern ve çağdaş düşünceye sahip yeni bir yönetici kadrosunun yetiştirilmesinin (geliştirilmesinin) sağlanması olacaktır. Bu da ancak çok çeşitli program ve eğitim sayesinde, böylesi bir hedefe ulaşmak amacıyla, sürekli gelişimci ve yenilikçi bir model anlayışıyla gerçekleştirilebilir.

3.3.GELİŞME KAVRAMI

Geliştirme kavramı geleceğe yönelik bir kavram olarak, literatürde çoğu zaman eğitim ve yetiştirme kavramlarıyla aynı anlamda kullanılmakla birlikte, bazen farklı anlamlarda kullanılmakta bazen de belirli ölçülerde ortak anlama sahip bulunmaktadır.

Gelişme kavramı; belirli bir amacı gerçekleştirmek ve kısa vadeli olmak yerine, yöneticiyi organizasyonda değişim yapacak (change agent) bir eleman olarak ele alarak, onun organizasyonun iç yapı ve işleyişini, toplum içindeki yerini, kendi rolünü daha iyi görebilme ve yapabilmesi için yetiştirilme ve eğitilmesini ifade etmektedir. Bu nedenle geliştirme, yöneticinin "doğru işler yapması” olarak değiştirilmesidir.

Geliştirmenin genel amacı; yönetici durumunda olan veya olacak kişilere planlama, örgütleme, yöneltme, düzenleştirme, denetim ve yönetimini temel işlevleri hakkında gerekli bilgi ve becerilerin kazandırılması olduğu söylenebilir.

Teknik yetenek (beceri);belirli bir alan ile ilgili uzmanlık bilgisini ve analiz yeteneğini ve bu alana ilişkin analız araç ve tekniklerini kullanabilme becerisini kapsamaktadır. Organizasyonun alt kademelerinde önemli olan bu beceridir, fakat kademeler yükseldikçe teknik becerinin oransal (nisbi) önemi azalmaktadır.

Beşeri maharet (insancıl beceri); insanlarla çalışabilmeyi ifade etmektedir. Teknik becerinin süreçler ve maddesel varlıklarla ilgisi olmasına karşılık, insancıl beceri, kişilerle ilgilidir. Bu becerisi gelişmiş bir yönetici, kendisinin, başka kişiler hakkındaki tutum, varsayım ve inançlarının farkındadır.

Kavramsal yetenek işletmeyi bir bütün olarak görülebilmeyi, organizasyonun çeşitli fonksiyonları arasındaki karşılıklı bağlılığı ve birisindeki bir değişmenin diğerlerini nasıl etkilediğini görebilmeyi, tek tek işletme birimleri ile endüstri kolu ve toplum ile siyasal, sosyal ve ekonomik güçler arasındaki ilişkileri görebilmeyi ifade eder. Bu yönü ile kavramsal beceri, bir “genelci yönetim görüş açısı”dır. Birbirine zıt amaç ve yollar arasındaki belirsiz (tam görülmeyen) ilişkileri ve genel gidiş yollarını