Türkiye’de Gıda Sanayii’nin Yeri Ve Önemi
Salı, 06 Kasım 2007I. BÖLÜM
TÜRKİYEDE GIDA SANAYİİ
1. TÜRKİYE’DE GIDA SANAYİİ’NİN YERİ VE ÖNEMİ
Tarımsal hammaddeyi uygun yöntemlerle işleyen, hazırlayan, muhafaza eden ve ambalajlayan bir sanayi dalı olarak tanımlanan gıda sanayi, Türk ekonomisinin başlıca lokomotif sektörleri arasında yer almaktadır.
Gıda Sanayiimizin Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki payı 1993 ve 1994 verilerine göre sırasıyla %7,8 ve %8 olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. Sektörün imalat sanayiinde payı, aynı yıllar için sırasıyla %21,1 ve %22,6 olup, genel ihracattaki payı ise, %14,5 ve %13,9 olarak saptanmıştır. Bu payların 1995 yılı için tahmini rakamları ise, %22,4 ve %13,2 ‘dir.
Ana iÅŸlevi, tarımsal üretim artışının güvencesi olması gereken gıda sanayi, ülkemizde modern tesislerin yanı sıra birçok küçük kapasiteli ve dağınık bir bölgeye yerleÅŸmiÅŸ küçük-orta ölçekli iÅŸletmeler halindedir. Yapılan anket sonuçlarına göre ülkemizde halen 21.000 dolayında gıda sanayi tesisinin varolduÄŸu bilinmektedir. Bunların yaklaşık %50 ’si tahıl iÅŸleme, %17 ’si meyve ve sebze iÅŸleme, %15 ’si süt iÅŸleme, %5 ‘i bitkisel yaÄŸ, %5 ‘i ÅŸeker ve ÅŸekerleme, %3 ‘ü et iÅŸleme ve %5 ‘i ise, diÄŸer gıda grubunu oluÅŸturmaktadır.
Gıda sanayiinin, Türk ekonomisinde ve imalat Sanayii içinde önemli bir yeri vardır. Gıda Sanayii üretimi, ihracatı ve istihdam oranları, bunu kanıtlamaktadır. Gıda sanayii sektöründeki gelişmeler , genel ekonomik gelişmelerden ayrı düşünülemez. Bu nedenle önce genel ekonomik gelişmelere özet olarak göz atalım.
Türk Ekonomisinin büyüme hızı 1987 yılında %7,4 olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. 1989 yılı programına göre 1988 yılı büyüme hızı ise %6,5 olarak tahmin edilmektedir. Bu tahmin 1988 ‘in ikinci üç aylık döneminde imalat sanayii üretiminin artış hızının geçen yılın aynı dönemine oranla %1,6 olarak gerçekleÅŸmesine dayanmaktadır. 1988 ‘in ilk üç ayında bu oran %16,2 idi. 1988 yılının üçüncü üç ayında üretim artış hızında ise geçen yıla oranla %5-6 arasında gerileme vardır. Buna göre denebilir ki, 1988 yılında Türk ekonomisinin büyüme hızı 1989 programında öngörülen %6,5 ‘un çok gerisinde gerçekleÅŸecektir.
Üretimde bu gerilemenin yaklaşık %80 ‘lere ulaÅŸan enflasyon oranı ile birlikte meydana gelmesi, genel ekonomik gidiÅŸteki bozulmanın ciddiyetini artırmaktadır.
Gıda sanayii, imalat sanayiinin daha çok tüketim malları üreten sanayiler grubunda yer alır. Gıda sanayii, imalat sanayii içinde önemli bir paya sahipten, nihai malların ve girdilerinin özelliklerine baÄŸlı olarak, katma deÄŸer oranı diÄŸer sektörlere göre daha düşüktür. Bu durum, geliÅŸmiÅŸ ülkelerde de geçerli olduÄŸu cihetle Türkiye’de daha da belirgindir. Nitekim, 1982 yılı ortalaması olarak gıda sanayiinin katma deÄŸer oranı %21,4 iken, A.T. ülkeleri ortalaması %24,2 ‘dir. Bu oranlar, her iki taraf içinde, ortalamaların çok altındadır. Gıda Sanayii sektörü ileri teknoloji ve bazı makine teçhizat dışında bütün girdilerini yurt içinden saÄŸlayabilmektedir. Türk Ekonomisi bu sektörde karşılaÅŸtırmalı üstünlüğü sahiptir. Bugünkü teknoloji ve faktör fiyatları düzeyinde Türkiye’nin karşılaÅŸtırmalı üstünlüğünde öncelikle tarım ürünleri ve gıda maddelerin sanayiine dahil olan bir dizi ürünün yer aldığını, araÅŸtırmalar göstermektedir. Bu sebeple, gıda sanayiini geliÅŸtirmek, katma deÄŸer oranının yükseltmek ve ihracatını artırmak, Türk Ekonomisi için önemli katkılar saÄŸlayacaktır.
İşgücü yoğun ve katma değeri yüksek bir yatırım türü olmasına rağmen, Türk gıda sanayiinin olması gereken şekilde gelişememesinin nedenleri:
Mevcut işletmelerin önemli bir bölümünün (85), standartlar ve dış pazarlarla rekabet edebilme ve yeterince üretim yapabilme imkanından yoksun olmaları,
İşletmelerin genellikle %0 ‘nin altında bir kapasite ile çalışmaları sonucu yüksek maliyette üretim yapmaları,
Sanayiinin büyük bir bölümünün (özellikle zeytinyağı, şekerleme gibi) modern ve ihracata dönük bir kapasiteye sahip olmamaları,
İşletmelerin büyük bir çoğunluğunun verimlilik, kalite sağlama ve kontrolü, ambalaj, Pazar araştırma ve sağlama gibi konularda gereken titizliği göstermemeleri,
Dondurularak muhafaza edilen ürünlerin özellikle pazarlama aşamasında önem taşıyan soğuk zincir ve depolama gibi alt yapı tesislerinin yetersizliği ve bunun sonucu olarak ekonomik ve kalite kayıplarının artması,
Hızlı taşıma yöntem ve araçlarının uygulamaya sokulamaması,
Modern teknolojinin tarıma yeterince girmemiş olması,
Gıda sanayiinin ihtiyacına cevap verebilecek tutarlı bir tarım politikasının uygulanmamış olması,
Gıda teknolojisi konusunda eğitim görmüş insanların işletmelerde bulunmaması veya yetersizliği,
Ekonomik yetersizliklerden dolayı sanayi ye uygun teknolojik araştırmaların yapılamaması ve sanayi fakülte işbirliğinin istenen düzeyde kurulamamış olması.
Gıda sanayiimizin yeterince gelişememesinin temel sorunlarını bu şekilde belirttikten sonra gıda sanayiimizin problemlerini şu şekilde özetleyebiliriz:
Hammadde yetersizliği: Bu durum hem hedeflenen miktarda üretim yapılmasında hem de uygun tür ve çeşidin yeterince bulunabilmesinde karşımıza çıkmaktır.
Hammadde fiyatlarının bazı ürünler (portakal, şeker gibi) için dünya fiyatlarının üzerinde olmaları: Bu durum dış Pazar ve rekabet gücünü azaltmasına neden olmaktadır.
Teknoloji seçimi ve iÅŸletme büyüklüğü problemi: Türkiye’de gıda iÅŸletmelerinin sayı bakımından çoÄŸu DİE sayımlarına konu olmayan küçük ve orta ölçekli iÅŸletmeler olup, bunların üretim teknolojileri oldukça geridir.
Sermaye yetersizliği ve finansman: Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin sınırla bir öz kaynağa sahip olmaları sonucu ortaya çıktığı gibi, işletmenin büyütülmesi, çeşidin artırılması ve daha gelişmiş teknolojilerden yararlanma durumunda ortaya çıkmaktadır.
Kalite kontrol problemleri: Küçük ve orta ölçekli işletmelerin hemen hemen tamamında bu sorun var olduğu gibi bazı büyük işletmelerde de görülebilmektedir.
Çeşit yetersizliği: İşletmelerimizin bir çoğu, çeşit arttırmama durumundan dolayı belli dönemlerde uzun bir süre atıl durumda kalmaktadır.
Yasa ve Tüzüklerin getirdiği sorunlar: Bu durum işletmelerin karşılaştıkları en önemli sorunlardan birisidir. Bu konuda işletmeler devlet adına kimin yetkili olduğunu henüz anlamış değillerdir. Bilindiği gibi il sınırları içinde Belediyeler, sağlık bakanlığı, Sanayii ve Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Standartlar enstitüsü mevzuatlarla ilgili denetim ve numune alma yetkilerine sahiptirler.
Pazarlama problemleri: pazarlama sorununu yurt içi ve yurt dışı Pazar özelliklerini dikkate alarak incelemek gerekmektedir.
2. GIDA SANAYİİNDE KAPASİTE VE ÜRETİM GELİŞMELERİ
2.1. Gıda Sanayiinde Kapasite Gelişmeleri :
Gıda sanayiinde kapasite kavramı ayrı bir önem ve özel tanım taşımaktadır. Çünkü, imalat sektörünün bu iş kolunda işlenen ürün ve miktarı ile alet-ekipman donanımı ve kullanımı doğrudan ilişkilidir. Bu tanımlama ile tesisin kapasitesi, kuruluş yerine ve hammadde üretim dönemlerine bağlı olarak, gıdayı sağlama olanakları ile kampanya dönemlerine bağlı üretim koşulları dikkate alınarak belirlenir.
Mevcut gıda işletmelerinin kurulu kapasiteleri incelendiğinde birçoğunun yurtiçi tüketimi karşılayacak düzeyde oldukları görülmesine rağmen, kapasite kullanım oranları, işletmeden işletmeye değişmekle birlikte %6-83 arasında değişmektedir. Kapasite kullanım oranının düşüklüğünün birçok nedeni bulunmaktadır. Örneğin et işleme sanayiinde, kontrol dışı kesimden; içme sütünde, kontrol dışı pazarlamadan (sokak sütçülüğü); bitkisel yağ sanayiinde, hammadde seçimindeki hatadan; bisküvi sanayiinde, iç tüketim yetersizliğinden; donmuş gıdada ise, hammadde ve iç tüketim yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.
Kapasite kullanım oranının düşüklüğünün yarattığı olumsuzluklara ilaveten mevcut iÅŸletmelerden; ancak %1 ‘inin AR+GE ünitesi mevcut olup, kalite kontrol anlayışı açısından batılı iÅŸletmelerle aynı düzeyde ve her türlü rekabet etme gücünde olduÄŸu bilinmektedir.
Yaklaşık %3 ‘ü ise, modern teknoloji uygulayan ancak batı normlarına göre küçük fakat ülkemizde büyük sayılan tesislerdir. Modern teknolojiyi uygulamaya çalışan ve batı normlarına göre çok küçük ölçekli kabul edilen iÅŸletmeler ise, %10 ‘luk bir pay almaktadır.
Diğer geri kalan ve gıda sanayiinde önemli bir sayısal ağırlığa sahip olan işletmeler ise; imalathane, mandıra veya aile işletmelerinden oluşmaktadır.
1988 yılı içinde kapasite kullanım oranlarına bakıldığında da üretimdeki geliÅŸmelere paralel bir durum söz konusudur. 1988 ‘in ilk üç ayında imalat sanayii üretimi önemli ölçüde artarken, kapasite kullanım oranı da %71,3 ile en yüksek seviyeye eriÅŸmiÅŸti. İkinci üç aylık dönemde üretim gerilerken, kapasite kullanım oranı da %67,9 ‘a düşmüştür. Düşme üçüncü üç ayda da devam etmiÅŸ ve %56,4 olmuÅŸtur.
Gıda sanayiinin kapasite kullanım oranı ise 1988 ‘in ilk çeyreÄŸinde sırasıyla %65,6, %62,3 ve %62,2 olmuÅŸtur. Görüldüğü gibi,tartısız kapasite kullanım oranı imalat sanayii ortalamasının altındadır. Ancak üçüncü üç ayda baÅŸka yerde sınıflandırılmayan gıda maddeleri sanayiinin kapasite kullanım oranı %84,2 ile en yüksek kapasite kullanan sektör olmuÅŸtur.
Tartılı kapasite kullanım oranlarında da benzer geliÅŸmeler görülmektedir. Toplam imalat sanayii için 1988 ‘in ilk üç ayında tartılı kapasite kullanımının en yüksek noktasına ulaşılırken, daha sonra bu oranlar gerilemiÅŸtir. Sırasıyla %77,5, %74,4 ve %72,0 ‘dır. 1988 ‘in üçüncü üç aylık dönemi için gıda sanayiinin tartılı kapasite kullanım oranı %3,1 ‘dir. BaÅŸka yerde sınıflandırılmamış gıda sanayiinin ise %86,3 ‘tür. Tartılı kapasite kullanım oranları, tartısıza göre daha fazladır. Bu sonuç büyük sanayii iÅŸletmesinin kapasite kullanım oranlarında daha hızlı bir gerileme olduÄŸunu ifade eder. Yani krizden, büyük firmalar daha çok etkilenmekte ve küçülme yönüne gitmektedirler.
2.2. Gıda Sanayiinde Üretim Gelişmeleri :
Gıda Sanayii üretiminin artış hızı hedefleri 1986, 1987, 1988 ve 1989 yıları için sırasıyla %6,6, 5,9, 5,4 ve 3,9 ‘dur. Üretim artış hızı hedeflerinde bir azalma seyri dikkati çekmektedir. Artış hızı gerçekleÅŸmelerinde de yine bir azalma seyri dikkati çekmektedir. Artış hızı gerçekleÅŸmeleri 1986 ve 1987 ‘de %6,6 ve 5,7 olmuÅŸtur. 1988 yılı için yapılana gerçekleÅŸme tahmini ise %6,7 ‘dir. Yani hedef aşılmaktadır. Buna göre, üretim artış hızı hedeflerindeki azalmaya raÄŸmen, gerçekleÅŸmeler hedeflere uygun veya üzerinde olmaktadır.
1988 yılına ait imalat sanayii anketlerine göre, imalat sanayii üretiminde gerileme görülmektedir. Nitekim daha önce de belirtildiÄŸi gibi, 1988 yılının üçüncü üç aylık verilerine göre sektör üretimi %5,6 oranında gerilemiÅŸtir. Bu durum, 1980′den sonra ilk kez ortaya çıkmaktadır. Takip eden dönemde de gerileme eÄŸiliminin devam edeceÄŸi tahmin edilmektedir. Ancak, imalat sanayii üretiminin gerileme eÄŸilimine girdiÄŸi 1988 yılında Gıda Sanayiindeki üretim artış hızı gerçekleÅŸmelerine baktığımızda 1, 2, ve 3.’üncü üç aylık dönemler için sırasıyla, %14,2, %1,4 ve %11,1 ‘dir. Özellikle üretimin gerilediÄŸi üçüncü üç aylık dönemde gıda sanayiindeki üretim performansı dikkat çekicidir. Bu dönemde gıda sanayii alt sektörü, imalat sanayiinde üretimini arttıran üç sektörden biri ve artış hızı en yüksek olanıdır. Dokuz aylık ortalama büyüme ise %9,4 olmuÅŸtur. Aynı büyüme eÄŸiliminin yılın son çeyreÄŸinde devam etmesi mümkün görülmemektedir. Zira üçüncü üç aylık yüksek büyüme hızında, mevsimlik geliÅŸmelerin etkili olduÄŸu bilinmektedir. DiÄŸer taraftan 1988′in üçüncü üç ayında imalat sanayii içinde gıda sanayiinin payı %10,64 olmuÅŸtur.
Gıda Sanayii ihracatını, üretiminden bağımsız düşünemeyiz. Gıda sanayii üretiminin artış hızı, IV.Plân Döneminde(1978-1983) %5,6 ‘dır. Artış hızı 1984, 1985 ve1986 için %1,5, %6,6 ve %6,6 olmuÅŸtur.1987 hedefi ise %5,9 ‘dur.
Buna göre Türkiye’de Gıda Sanayii üretiminin, nüfus artış hızının iki katından fazla bir hızla arttığını söyleyebiliriz. Bu durum, ihracat için gerekli üretim fazlasının saÄŸlanması bakımından büyük önem arz eder. Ancak, gıda sanayii ürünleri talebinin, gelir elastikliÄŸi ve kiÅŸi başına reel gelir artış hızına baÄŸlı olarak oluÅŸan toplam talebinin daha yüksek bir hızla arttığı unutulmamalıdır.
Gıda Sanayii sektörü, genellikle girdisi yurt içinden sağlanabilen malları üretmektedir. Milli gıda sanayiimiz günümüzde, küçük ve orta boy sanayi işletmelerinin hakim olduğu bir yapıdan, kitle üretimi yapan entegre sanayilere doğru bir geçiş halindedir. Bu geçişin sebebi geniş iç Pazar imkânlar, yanında, artık dış Pazar taleplerinin de dikkate alınmaya başlanmasından ileri gelmektedir.
3. GIDA SEKTÖRÜNDEKİ İŞLETMELER
İmalat Sanayii içinde tarıma dayalı sanayiinin bir alt grubu olarak yer alan Gıda Sanayii, standart uluslararası ticaret gruplandırmasına göre;
1. Et ve Et Ürünleri Sanayii,
2. Süt ve Süt Ürünleri İşleme Sanayii,
3. Un ve Unlu Mamuller Sanayii,
4. Åžeker ve Åžekerli Mamuller Sanayii,
5. Bitkisel Ürünleri Sanayi,
gibi bölümlere ayrılabilir.
3.1. Et ve Et Ürünlerindeki İşletmeler :
Türkiye’de hayvancılıkla uÄŸraÅŸan iÅŸletme sayısının ancak %05 ‘i büyük iÅŸletme, geri kalan kısmı (%99,5) ise, küçük iÅŸletme niteliÄŸindedir. Bugün ülkemizdeki sığırların yaklaşık %65 ‘i, koyunların ise, büyük bir bölümü verimi düşük yerli ırktan oluÅŸmaktadır.
Bu durum hem çiftçilerin gelirini olumsuz yönde etkilemekte hem de et üretiminin istenilen düzeye ulaşmasını engellemektedir. Örneğin topluluk ülkelerinde sığır karkas ağırlığı ortalama 304 kg. iken, ülkemizde bu miktar dünya ortalamasından %26,2, AT ortalamasından ise %81 daha azdır. Bunun nedenleri araştırıldığında; yerli ırka dayalı bir hayvancılığın yapılıyor olması, meraya dayalı bir beslemenin yaygın oluşu ve bu konuda devlet desteğinin yetersiz kalması vurgulanması gereken ilk sorunlardır.
Anlaşılacağı gibi AB karşısında bu büyük dezavantajın ortadan kaldırılması çok güç görülmektedir. Ancak, etin iÅŸlenmesiyle elde edilen ürünlerle sektörün canlandırılması düşünülse de Ab ülkelerinde taze etin yaklaşık %10 ‘u iÅŸlenirken ülkemizde %1 ‘inin iÅŸlenmesinin gerçeÄŸi ve elde edilen bu mamul ürünlerin (sucuk, salam, sosis gibi) pahalı oluÅŸu büyük ÅŸehirlerdeki tüketicilerin bile ilgisini sınırlamaktadır.
Kırsal kesimde ise, durum daha değişiktir. Bu kesimdeki insanlar ağırlıklı olarak kullandıkları kavurma ve sucuk gibi ürünleri kendileri yapmakta ve başta tavuk eti olmak üzere taze et tüketimini tercih etmektedirler.
Son yıllarda hızlı şehirleşme yanında aile fertlerinin büyük bir kısmının çalışmaya başlaması ve "fast food" gıdalara özellikle genç neslin talep göstermesi sucuk, sosis, salam ve pastırma gibi ürünlere duyulan talebi arttırmıştır.
Bu durum, ürün kalitesini uluslar arası standartlara yükseltme çabasında olan, işletmeler için ihraç imkanını birlikte getirmiştir.
ÖRNEK 1.
KÖY - TÜR
Köy-Tür Holding A.Ş.
Tunalı Hilmi Cad. No: 22. 06660 Küçükesat / ANKARA
Tel : 0.312. 4178685 (pbx)
Fax: 0.312. 417 10 87
Türkiye’nin tavukçuluk sektöründeki en büyük entegrasyon modelidir. Model, üreticilerin verimini artırırken, tüketicilere daha kaliteli temiz ve taze ürünlerin hizmetini saÄŸlamaktadır.
Köy-Tür Holding koordinasyonundaki 15 damızlık ve Broiler ÅŸirketi, 1005′i ortak. toplam 2.710 Broiler üreticisi ile çalışmaktadır.
Köy-Tür, Türkiye Broiler üretiminin yaklaşık %25′ini, entegrasyonlar üretiminin %37’sini gerçekleÅŸtirmektedir. 1995 yılında, 1.000.000 adet Etlik damızlık civciv. 62.000.000 adet Etlik ticari civciv (Ross PM3), 33.000 ton Anaç yemi, 218.000 ton Broiler yemi, 110.000 ton Canlı piliç, 81 .000 ton TemizlenmiÅŸ piliç üretmiÅŸtir.
Ülkemizde yumurta yönlü Pure-Lİne ve broiler yönlü Grand Parent alanında üretim yapan, ilk kuruluştur. PM3 ırkıyla, yumurta verimi, kuluçka randımanı ve broiler üretim verimliliğinde uluslararası standartlara ulaşmıştır.
Sektörün Hizmetine Sunulan Mal ve Hizmetler:
* Yumurtacılık Sektörü : Damızlık ve Ticari civcivler (Köy- Tür Ross Brown)
* Etlik Piliç Sektörü : Damızlık ve Ticari civciv Bütün ve Parça temiz piliç
* Karma Yemler : Damızlık, yumurtacı ve Broiler yemleri
* Tavukçulukta Proje, Yönetim Danışmanlığı, Sigorta Hizmetleri
* Veteriner İlaç ve Kanatlı Aşıları (Vineland)
Tüketicilerin Hizmetine Sunulan Ürünler :
Piliç - Kov- Tür ve Lades Marka, Taze ve Şoklu bütün ve Parça Piliç ürünleri.
Bal - Köy Tür Marka, Yayla, Narenciye, Çilek ve Çam Balları.
Süt - Köy-Tür Marka, Pastörize, UHT süt. Tereyağı, Tilsit, Gouda, diğer peynirler. Sofralık Yumurta - Köy-Tür marka.
ÖRNEK 2.
VAN - ET
ENTEGRE ET SAN. VE TİC. A.Ş.
Tunalıhilmi Cad. No: 112/8, Kavaklıdere / ANKARA
Tel : 0.312. 467 72 25 - 467 72 26
Fax: 0.312. 467 93 97
Van - Et A.Åž. Et ve et ürünleri üretiminde Türkiye’nin önde gelen entegre tesislerinden birisidir. Gövde ve parça etler ile tüm ÅŸarküteri ürünlerinin üretildiÄŸi Van-Et A.Åž. tesisleri AT ve ABD Tarım Bakanlığı USDA Standartlarında bir tesis olup AT ülkeleri normlarına uygun görülerek ihracat kontrol numarası verilen çok az tesisten biridir. Halkamızın damak zevkine uygun ürünlerin üretildiÄŸi tesislerde üretimde kalite ve çeÅŸitlilik çalışmaları aralıksız devam etmektedir.
3.2. Süt ve Süt Ürünlerindeki İşletmeler :
Ülkemizde süt üretimi, hayvancılık gelirlerinin 1/5 ‘i iken, AB ülkelerinde bu deÄŸer, yarıya yakın kısmını oluÅŸturmaktadır(ÅžimÅŸek 1991). Beslenmede önemli bir yere sahip olan süt ve süt ürünlerinin üretimi halkımızın ihtiyacını karşılayacak durumda deÄŸildir. Toplam üretimimizin; %66 ’sını inek, %21 ‘ini koyun, %10 ‘unu keçi ve %3 ‘ünü manda sütü oluÅŸturmaktadır. Topluluk ülkelerinde ise, üretilen sütün, tamamına yakın kısmı inek sütünden oluÅŸmaktadır.
Topluluk, 1986 yılından bu yana süt ve ürünleri sektöründe ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde üreticilerin gelirini güvenceye alan fiyat tespiti, sübvansiyon, destekleme alımı ve depolama sistemlerini kapsayan bir ortak piyasa düzeni kurmuÅŸtur. Türkiye’de ise, bu sistem benzerini kurmak için bazı kamu kurumlarını (Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu) devreye sokmuÅŸ (1963 yılı) ancak uygulamada birçok nedenden dolayı baÅŸarı saÄŸlanamamıştır.
Ayrıca yoğurt gibi ülkemize özgü ürünlerin yurt dışında etkin bir pazarlamasının yapılamamış olması, bu konuda bazı ülkelerin söz konusu ürünü sahiplenip kendi öz ürünleri gibi gerek AB ülkelerine gerekse dünya piyasalarına sokmalarına neden olmuştur.
Diğer bir ifade ile Türkiye AB ülkelerine süt ve mamullerini ihraç eden değil, ithal eden (özellikle süt tozu, krema ve peynir gibi ürünler) bir ülke olarak toplulukta bir öneme sahiptir.
Bu bilgiler ışığı altında Türkiye’nin topluluÄŸa uyumu en zor olacak sektörlerden biri olarak süt sanayii görülmektedir.
Halbuki halkımıza özgü Avrupa’nın yabancısı olduÄŸu ürünlerin modern iÅŸletmelerde üretimi ve bunların tanıtımı saÄŸlanabilirse en ÅŸanslı sektörlerden birisi olabilir. Bu sorun; verimi yüksek süt hayvanlarının devreye girmesi, standart ve kaliteli mamullerin üretimi ve ülkemize ait geleneksel ürünlerimizin daha etkin bir pazarlama sistemiyle tanıtılması yoluyla aşılabilecektir.
ÖRNEK 1.
KİRAZ SÜT
Kiraz Süt Mamulleri,
Yeni mahalle, 1. Sokak, No: 12, Kiraz / İZMİR
Tel : 0.232. 435 02 41 - 486 03 15
Fax: 0.232. 435 02 41
Can KardeÅŸler TereyaÄŸları 1930 yılında İzmir’de faaliyete geçmiÅŸtir. BaÅŸladığı yıllarda tereyağı çeÅŸitleri üzerine ürün çıkaran firma daha sonra Kiraz’da kurulan büyük mandırasıyla peynir ürünlerinde de üretime baÅŸlamıştır. Kiraz Süt’de günde yaklaşık olarak 150 ton süt iÅŸlenmektedir ve firma ürün yelpazesini giderek arttırmaktadır. Ürün çeÅŸitleri sırasıyla; 250 gr, 500 gr, 1000 gr ve dökme tereyağı, yarım yaÄŸlı, tam yaÄŸlı kültürlü, kültürsüz, koyun beyaz peyniri, deri ve teneke tulum, cryovac vakum ambalajda kaÅŸar peynir, eritme ve krem peynir, 10gr, 15gr, 20gr ‘lık kahvaltı çeÅŸidiyle satışlarını sürdürmektedir.
1933 yılında kurulan Aks pazarlama Ltd. Şti. ile ayran dağıtım organizasyonunu gerçekleştirmiştir ve halen 10 araçla İzmir içi ve dışına satışlarını yapmaktadır.
1995 yılına kadar ithalat ve ihracat işlerini Kiraz Süt Ürünleri firmasıyla gerçekleştirmiştir. Bu tarihten itibaren Sarey Tarım Ürünleri İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile Türkî Cumhuriyetleri, Lübnan ve tüm Arap ülkelerine, Avusturya, Kenya, Danimarka, Yeni Zelanda gibi ülkelerle ithalat ve ihracat işlerini sürdürmektedir.
ÖRNEK 2.
MİS - SÜT
Mis - Süt Sanayii A.Ş.
Merkez : Toros Binası 80630 Akatlar / İSTANBUL
Tel : 0.212. 281 22 00 (6 hat)
Fax : 0.212. 278 86 51 Teleks : 28158 mrb tr.
Mis Süt Sanayii A.Ş., Balıkesir ili Gönen ilçesinde 1977 yılında kurulmuştur. Tekfen Holding, Nestle S.A. International Finance Coorp. olmak üzere üç ortağı bulunan MİS SÜT bünyesinde 1.500 kişiyi istihdam etmektedir.
Åžirketin genel merkezi İstanbul’da olmakla birlikte tüm Türkiye’de 7 bölge müdürlüğü ve bulara baÄŸlı 160′ın üzerinde satış organizasyonu mevcuttur.
Üretim faaliyetlerini genel merkeze bağlı olarak sürdüren Mis Süt Sanayii A.Ş, Antalya, Ankara, Eskişehir, İzmir, Burdur, Gönen ve İstanbul tesislerinde uzun ömürlü ürünler, pastörize ürünler, toz ürünler, sanayii ürünleri ve diğer ürünler üretilen geniş bir ürün yelpazesine sahiptir.
Sektörün lider kuruluÅŸu olan Mis Süt Sanayii A.Åž., müşteri tatmini ve tüm ürünlerinde yüksek kaliteyi, büyümesinin temel felsefesi olarak kabul etmiÅŸ ve Türkiye’de ilk kez tüm dünyada geçerli olan ISO 9002 belgesini uluslar arası yetkilendirilmiÅŸ bir kuruluÅŸ olan SGS Yarsley International’dan alan gıda ÅŸirketi olmuÅŸtur. MİS SÜT geliÅŸimini pazarın ihtiyaçları doÄŸrultusunda her yıl yeni ürünler geliÅŸtirerek devam etmektedir. MİS SÜT, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile olan iliÅŸkilere önem vermiÅŸ ve Kazakistan’da gıda sanayiinde ilk Joint-Venture anlaÅŸması yapan Türk firması olmuÅŸtur. Kazakistan’ın en büyük süt tesisi olan Kustanay Moloko ile beraber %51′ine ortak olduÄŸu KOSMİS ÅŸirketini kurmuÅŸtur. DiÄŸer Türk Cumhuriyetlerinde de Joint-Venture’lar kurmak ve yatırım yapmak üzere çalışmalarına devam etmektedir.
3.3. Un ve Unlu Mamullerdeki İşletmeler :
BaÅŸta ekmek olmak üzere çeÅŸitli gıda maddelerinin ana hammaddesi olan un, belli randımanlarla ve kullanım amacına uygun olarak öğütme tekniklerindeki geliÅŸmeler sonucu elde edilebilmektedir. Ülkemizde gereÄŸinden çok fazla un fabrikalarının bulunması, onların atıl kapasitede kalmalarına neden olmaktadır. Ancak Rusya’dan sonra kiÅŸi başına un tüketiminde 2. sırada yer almamız ve özellikle son yıllarda Arap ülkelerine yapılan ihracatın yaklaşık %100 oranında artmasının gerçeÄŸi bu sektörün canlı kalmasını saÄŸlamaktadır.
Bisküvi sanayiimizi incelediÄŸimizde ise, optimum iÅŸletme büyüklüğünü yakaladığı görülmektedir. Gerçi geliÅŸmiÅŸ ülkelerdeki kiÅŸi başına düşen bisküvi tüketiminin ancak %25 ‘i ülkemizde tüketilmektedir. Uygun ambalaj malzemesi kullanımı ve ürün kalitelerinin yükseltilmesiyle AB ülkelerine olan yetersiz miktardaki ihracatımızın artırılacağı düşünülmektedir.
Makarna sanayiimiz de bisküvi sanayii gibi hızla geliÅŸen bir sektör durumundadır. Yatırımlarında yabancı sermayeye rastlanmamaktadır. Büyük firmalarda kapasite kullanım oranı, %80 ‘lere ulaşırken; küçük iÅŸletmelerde bu oran, %50 ‘lere düşmektedir. Bu sektördeki yapılan ihracatın büyük bir bölümü, AB ülkeleri ile Amerika’ya yapılmaktadır.
Kısaca açıklanmaya çalışılan un ve unlu mamullerde üretimi artırmak için; ürün maliyetini olumsuz yönde etkileyen buğday fiyatlarında istikrarlı bir politika izlenmesi, makarnalık, bisküvilik ve ekmeklik buğday çeşitlerinde istenilen özellikleri artırıcı malzeme çalışmalarının yapılması, fabrikaların modernleştirilmesi, iç ve dış talebe uygun yeni ürünlerin üretilmesi ve ambalaj faktörüne gereken önemin verilmesi gerekmektedir. Bu durum, AB ülkeleri için yeni bir Pazar yaratmasa da mevcut pazarımızı koruma açısından önemli görülmektedir.
ÖRNEK 1.
ÖZKAŞIKCI
Özkaşıkçı Un Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Merkez: Samyeli Sokak, No: 10, İskitler 06080 / ANKARA
Tel : 0.312. 341 21 20 (4 hat)
Fax: 0.312. 341 44 32
Åžirket1957 yılında Bulkon Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Åžti. olarak 2.500.000 TL sermaye ile Ankara İskitler’de kurulmuÅŸtur.
Günlük 40 ton/gün buÄŸday kırma kapasitesi ile faaliyete geçen ÅŸirket artan talep karşısında üretim kapasitesini arttırarak, 1975 yılından itibaren 90 ton/gün ‘den 1977 yılında 300/gün kapasiteye ulaÅŸmıştır.
Tüm revize ve kapasite artırım işlemlerinde dünyada kullanılan en iyi ve en yeni teknoloji satın alınarak ülkemize getirilmiştir. Halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek her kalite ve tipte un imal etmeyi hedefleyen şirket, Özkaşıkçı Un Sanayi ve Ticaret A.Ş. adıyla bugün 85.000.000.000 TL kayıtlı, 76.536.453.000 TL. ödenmiş sermayesi ile faaliyet göstermektedir.
Kuruluşundan bugüne ürettiği un çeşitleri ile itibarını ve kalitesini Türkiye içinde olduğu gibi dış ülkelerde de kanıtlayan şirket, dinamik yapısın daima muhafaza etmektedir. Üretiminin büyük bölümünü iç piyasaya satmakla beraber 1977 yılından beri kesintisiz olarak Avrupa, Orta ve Uzakdoğu ülkelerine ihracat yapmaktadır. 1992-1994 yılları arasında 63.000 ton ihracat gerçekleştirilmiştir.
Özkaşıkçı Un Sanayii, bugün Türkiye ve Orta Doğunun en büyük ve en modern un fabrikası olacak Sincan fabrikasında 3 ayrı ünite ile günlük 1050 ton buğday kırma kapasitesine ulaşacaktır. Halen 350 tonluk 1. bölüm üretim yapmaktadır. Tamamıyla bilgisayar kontrollü üretim yapan yeni fabrikanın en önemli özelliği müşterilerin isteği doğrultusunda her türlü standartta un üretebilecek teknolojik imkanlara sahip olmasıdır. Sincan fabrikasının tamamıyla devreye girmesiyle günlük kırma kapasitesi 1400 tona ulaşacaktır.
ÖRNEK 2.
PİYALE
MAKTAŞ - MAKARNACILIK VE TİCARET T.A.Ş.
P.K. 636 Bayraklı / İZMİR
Tel : 0.232. 435 03 20 (7 hat)
Fax: 0.232. 435 01 62 Telex : 536/16 piya tr.
Tahsin Piyale tarafından İzmir’de 1922′de kuruldu. MaktaÅŸ, 1960 yılında ihracata baÅŸlayıp, yatırımlarını hızlandırdı. 1965 yılından sonra Konya’daki fabrikadan Türkiye’nin her yerine Piyale adıyla makarna satılmasına baÅŸlandı.
1987 ‘de Piyale, kendi alanında dünyanın en tanınmış markalarından biri olan Dr. Oetker ile anlaÅŸma imzalayarak, Piyale-Dr. Oetker adıyla ikinci bir ÅŸirket kurdu. Bu ÅŸirket, puding, kek, un, krem ÅŸanti, hamur kabartma tozu gibi ürünlerle Türk tüketicisine yeni lezzetler sunmaya baÅŸladı.
Türk mutfaklarının ve sofralarının ağız tadı ve güven geleneÄŸi Piyale markası, Türk Gıda Sektörü’nün TS-ISO-9001 Kalite Güvencesi Belgesini almıştır. Makarnadan çorbaya, pirinç unundan niÅŸastaya, irmiÄŸe, bulgurdan geleneksel pilav çeÅŸitlerine kadar Anadolu’nun zengin kültür mirasını, yine Anadolu’nun dünyaca meÅŸhur sert, has durum buÄŸdayıyla soframıza getiren Piyale, tam yedi farklı ürün grubunda Kalite Güvencesi Sistemi TS-ISO-9001′e layık görülmüştür. TS-ISO-9002 ve 9003′ü içine alan en kapsamlı ISO-9000 belgesi olan TS-ISO-9001 Kalite Güvencesi belgesiyle Piyale’nin, insan ve üretim kaynaklarını, en iÅŸlevsel ve doÄŸru bir biçimde plânlayarak dış pazarlarda rekabet gücünü önemli ölçüde artırdığı vurgulanmaktadır.
İlk diyet makarnayı üreten Piyale, 1 kiloluk ekonomik paket makarnayı da ilk kez tüketicinin beÄŸenisine sunan Piyale’nin makarna, çorba, un, bulgur, niÅŸasta, irmik, pirinç unu grupları baÅŸta olmak üzere son derece geniÅŸ bir ürün yelpazesi bulunmaktadır.
3.4. Şeker ve Şekerli Mamullerdeki İşletmeler :
Ülkemizde ÅŸeker sanayiini KİT statüsündeki büyük iÅŸletmeler oluÅŸturmaktadır. Türkiye’de ilk ÅŸeker fabrikasının kurulması ve üretime geçmesi Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ve 1926 yılında biri Alpullu, diÄŸeri UÅŸak’ta olmak üzere iki ÅŸeker fabrikası birden üretime geçmiÅŸtir. Daha sonra EskiÅŸehir ve 1934 yılında da Turhal ÅŸeker fabrikalarının kurulmasıyla ÅŸeker fabrikalarımızın sayısı 4 ‘e yükselmiÅŸtir. O yıllardaki ekonomik kriz nedeniyle söz konusu fabrikalar, 1935 yılında Ziraat Bankası, Sümerbank ve İş Bankası’nın katılımıyla kurulan "Türkiye Åžeker Fabrikaları Anonim Åžirketi" tarafından tek bir kuruluÅŸ halinde birleÅŸtirilmiÅŸtir. Sonraki yıllarda diÄŸer fabrikaların da katılımıyla bugün toplam 16 adet ÅŸeker fabrikamız bulunmaktadır.
Bu fabrikalarımız ülke ekonomisine getirdikleri ve götürdükleri yakın bir geçmişte Türk kamuoyunu önemli derecede meşgul etmiştir. Bu nedenle konumuzla ilgili olarak sadece şu anki perspektif verilmekle yetinilmiştir.
Diğer taraftan çikolata sanayiimiz son yıllarda bir kıpırdama içindedir. Ancak bunun yeterli seviyede olduğu söylenemez. AB ülkeleriyle mukayese ettiğimizde hâlâ küçük ölçekte olan işletmelerimizin gelişme çabası içinde oldukları görülmektedir.
Bu sektörün en önemli sorunu; hammadde fiyatlarının dövize endeksli oluşu nedeniyle yüksek olması ve ülkemizdeki çikolata tüketiminin AB ülkelerinden yaklaşık 70-100 kat daha az olması sayılabilir. Ancak, kakaolu mamuller sanayiinde; fındığın kakaolu mamullerde kullanılmaya başlaması halinde AB ülkelerindeki durumumuzun önemli derecede değişeceği görüşü hakim olmaktadır.
Ayrıca helva, lokum ve cezerye gibi ülkemize özgü ürünlerin üretimlerinin de imalathanelerden kurtarılıp, büyük modern işletmeler haline dönüştürülmesi ve etkin bir pazarlama sistemlerinin uygulanması rekabet şansı az olan diğer ürünlere (çikolata gibi) göre ihracat şansını artırabilecektir.
ÖRNEK 1.
ÜLKER GIDA
Ülker Gıda Sanayii ve Ticaret A.Ş.
Davutpaşa Cad., No:10-18-20 34015 Topkapı / İSTANBUL
Tel : 0. 212. 567 68 00 (20 hat)
Fax: 0. 212. 577 76 28 Telex : 22985 ugt tr.
Ankara / Fabrika Tel : 0. 312. 313 17 50, Fax : 0. 312. 312. 37 53
1944 yılında küçük bir atölyede günde 200 kg. bisküvi üreterek işe başlayan Ülker Gıda Sanayii bugün sektörün en güçlü kuruluşudur.
Günde 80 kamyon üretimini 1.00 araçlık pazarlama filosuyla toplam 200.000 satış noktasına ulaÅŸtırabilen Ülker, tüm ürünlerini TSE garantisiyle piyasaya sunmaktadır. Ülker Gıda Sanayi (1944), Anadolu Gıda Sanayi (1970), Üstün Gıda Sanayi (1991), Dan Cake (1995) ile bir arada; bisküvi, çikolata, ÅŸeker ve ÅŸekerleme, çiklet, kakao, kek çeÅŸitleri ile çikolata kaplamalı ürünlerin dahil olduÄŸu 350′yi aÅŸkın ürün çeÅŸidini robot kontrollü üstün teknolojik sistemlerle, en kaliteli ve saÄŸlıklı imalat yöntemleriyle üretmektedir. Ayrıca yine gıda sektöründe Ülker Grubu’na baÄŸlı olarak Birlik Pazarlama, soya yağı iÅŸleme, Besler Gıda, sıvı yaÄŸ ve margarin üretimi, PNS, niÅŸasta ve glikoz üretimi konularında hizmet vermektedir.
Gıda dışında, Atlas Pazarlama, Yurtiçi Pazarlama, İstanbul Gıda, Yurtdışı Pazarlama, Merkez pazarlama, Pazarlama ve Akaryakıt ile ilgili alanlarda Ülker Grubu kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Ambalaj ve ambalaj malzemesi üretimi konusunda, BomsaÅŸ, Dura Gıda(1993), Farmamak, Polinas yine Ülker Grubu’na baÄŸlı olarak çalışan Ülker Grubu Åžirketleri’dir.
Ayrıca Ülker Nakliyat, Datateknik, Yıldız Gıda, Piomak, Murat Kimya, Topkapı Makine, Omco gibi farklı sektörlerdeki kuruluşlarıyla Ülker hizmet ağını her geçen gün farklı sektörlerde de genişletmektedir.
1994 yılında basketbol sporuna hizmet etmek gayesiyle kurulan Ülkerspor Basketbol Klübü, genç sporcuların yetiÅŸtiÄŸi bir basketbol okulu olmasının yanı sıra, genç bir ekip olarak 1995-1996 sezonunda Türkiye ÅžampiyonluÄŸu’nu kucaklamanın gururunu yaÅŸamıştır.
1995 yılı cirosu 300 Milyon $’ı aÅŸan Ülker Gıda Sanayi, tüm dünya üzerinde uyguladığı baÅŸarılı ihracat anlayışıyla yurt dışına toplam 100 Milyon$ tutarında ürün ihraç etmeyi baÅŸarmıştır.
Toplam 500 ‘i aÅŸan çalışanıyla Ülker hizmetin ve ürünlerinin en kalitelisini sunmayı ilke edinmiÅŸtir.
ÖRNEK 2.
KENT GIDA
Kent Gıda Maddeleri Sanayii ve Tic. A.Ş.
Merkez Fabrika: Bomonti, Fırın Sokak No: 40, Şişli 80260 / İSTANBUL
Tel : 0. 212. 233 00 40 (4 hat)
Fax: 0. 212. 241 38 28 Telex : 26504 Tahn tr.
Tahinci Holding bünyesindeki ÅŸirketlerden ve 1956 yılından beri Türkiye’nin önde gelen ÅŸekerleme ürünleri üreticisi ve ihracatçısı olan Kent Gıda Maddeleri Sanayi ve ticaret A.Åž ürün çeÅŸitleri içerisinde sert ve yumuÅŸak ÅŸekerlemeler,y ferahlatıcı bonbonlar, sakızlar ve balonlu sakızlar, jelibonlar, lolipoplar, kakao tozu ve çikolata çeÅŸitleri ile fındıklı, kakaolu kokolinler bulunmaktadır.
Kent üç değişik üretim tesisinde faaliyetini sürdürmekte olup, bu tesisler yüksek teknolojiye sahip makine ve ekipmanla donatılarak en iyi hijyenik koşullarda ürünler elde edilmesi sağlanmıştır. Sektöründe Türk Standartları Kalite Belgesine sahip olan ilk şirket konumunda olup şu andaki tüm ürünlerinde de TSE kalite sertifikası bulunmaktadır.
Kent; Türkiye sathına yayılmış 12 dağıtım şirketi, 600 kişilik satış organizasyonu ve 500 adet dağıtım aracı ile direkt olarak Hiper ve Süpermarketlere, perakendecilere ve toptancılara hizmet götürmektedir.
Şirketin Türkiye şekerleme pazarında %60, sakız pazarında %30 ve çikolata pazarında %10 hissesi bulunmaktadır.
Kent; Rusya, Ukrayna, Polonya, Romanya, Çek Cumhuriyeti ve Bulgaristan’da 6 dağıtım ÅŸirketi kurmuÅŸ ve bu ülkelerdeki yüksek talebi karşılayabilmek için 200 kiÅŸilik güçlü satış teÅŸkilatıyla hizmet vermektedir.
Çok iyi bilinen, yüksek kaliteli ürünlerine örnek olarak "Turbo, Bonibon, Topitop, Olips, Tofy, Tipitip, Power, Jelibon, Soft&Fresh, Minti, Tofita ve Nuti"yi gösterebiliriz. Kent ihracat pazarında da çok büyük deneyime sahip olup 80 ‘in üzerinde ülkeye ürünlerini ulaÅŸtırmaktadır.
ÖRNEK 3.
SEÄžMEN
SeÄŸmen KardeÅŸler A.Åž.
Posta Cad. Tenekeciler Sok. No: 29, Ulus / ANKARA
Tel : 0. 312. 311 38 60 - 311 59 82
Fax: 0. 312. 311 16 46
1940 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren bir kuruluştur. Bir aile ortaklığı şeklinde gıda ticareti ile başlanan çalışmalar 1958 yılında kurulan bir kollektif şirket çatısı altında gıda üretimi ile devam etmiş, 1987 yılında dönüştürülen anonim şirket ve buna bağlı üç pazarlama şirketi ile, gıda üretimi, ambalajlaması, pazarlama ve ihracatı ile faaliyetlerine devam etmektedir.
Kuruluşundan bugüne kadar tüketiciye kaliteli ve sağlıklı ürünler sunmak amacında olan Seğmen; kendi tescilli markası altında reçel, bal, helva, tahin, pekmez, fındık kreması, kuruyemiş, baharat ve bakliyat gibi konularda faaliyetlerini yürütmekte olup tüm üretimi modern teknolojiye uygun koşullarda ve hijyenik şartlarda gerçekleştirilmektedir.
Hammadde alımında titiz seçimle başlayan, nihai ambalajlamaya kadar devam eden tüm üretim kademeleri laboratuar kontrolünde gerçekleştirilerek standartlara ve tüketici damak zevkine en uygun mamuller ortaya konulmaktadır.
Yapılan bu titiz çalışmalar sonucu üretilen tüm mamuller, toplu tüketim merkezlerinin, büyük hipermarket ve mağazalar zincirlerinin yanında yurt dışından da talep görmekte olup, 1976 yılından bu yana özellikle Avrupa memleketlerine ihracatı devam etmektedir.
Kendi bünyesinde bulunan şoklama ünitesi ile, reçel üretiminde kullanılan meyveler, mevsiminde taze olarak -40 derecede şoklanarak- 20 derecede muhafaza edilmekte, böylece özellikleri hiç bozulmayan, kendine has renk ve kokusunu kaybetmeyen meyveler ile vakum altında pişirilerek kaliteli ve sağlıklı olarak piyasaya sürülmektedir.
Halkımızın geleneksel tercihi olan özel tahinli pekmez karışımı, genç neslin tercihi olan fındık kremaları özel formülleri ile üretilmektedir.
Baharat üretiminde ise daha da hassas davranılarak, tamamen saf, katışıksız, tabii ve sağlıklı olarak özenle üretilen tüm baharat çeşitleri tüketicilere sunulmaktadır.
3.5. Bitkisel Ürünlerdeki İşletmeler :
Ülkemizde bitkisel yaÄŸ sanayiini oluÅŸturan ham yaÄŸ, likit rafine yaÄŸ ve margarin fabrikalarının üretim kapasiteleri tüketim taleplerinin çok üstünde bulunmaktadır. Bu durum, atıl kapasitenin artmasına neden olmaktadır. Ancak AB’ye tam üyeliÄŸine girmemiz halinde yaÄŸ sektöründe; tarım alanlarımızın da elveriÅŸli olmasının yarattığı avantajla Türkiye açısından büyük imkanlar doÄŸabilecektir. Ancak, ucuz olarak ithal edilen ham yaÄŸ ve ayçiçeÄŸinin iÅŸletmelerde hammadde olarak kullanılmasının Türk çiftçisi üzerindeki olumsuz etkilerinin de göz ardı edilmesi gerekmektedir.
ÖRNEK 1.
TARİŞ
Tariş Tarım Satış Koop. Birliği
1492 Sokak, No: 14, Alsancak / İZMİR
Tel : 0. 232. 463 55 00 - 422 21 95
Fax: 0. 232. 421 00 66 - 463 65 55
TariÅŸ; İncir, Üzüm, Pamuk, Zeytin ve Zeytinyağı Birlikleri, İzmir, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Manisa, MuÄŸla ilindeki kooperatifleri ve 125.000 ‘i aÅŸan tarım üreticisi ortağı ve dev tesisleri ile Türkiye’nin ilk ve en büyük kooperatif kuruluÅŸudur. Tarım üreticisi ortağı yanında ortağı olmayan üreticilerin de piyasa koÅŸullarında ezilmemesi için ürünlerini deÄŸer fiyatlarla alarak en iyi ÅŸartlarda deÄŸerlendiren ve üreticilere ekonomik güç kazandıran TariÅŸ; kaliteli olarak ürettiÄŸi ürünlerini ucuz fiyatlarla piyasaya sunarak tüketiciyi de korumaktadır.
Ana ürünleri olan pamuk, üzüm, incir ve zeytin ve zeytinyağının yanı sıra bu ürünlerden elde ettiÄŸi tali ürünleri de en iyi ÅŸekilde iÅŸleyerek ülke ekonomisine önemli katkıları bulunan TariÅŸ’in, iç piyasada tüketilen ürünlerinin yanı sıra dış pazarlarda da önemli bir yeri bulunmaktadır.
ÖRNEK 2.
ERTAÅž
ErtaÅŸ Zeytincilik Ticaret ve Sanayii Ltd. Åžti.
Kumyaka Köyü / MUDANYA
Bursa Tel : 0. 224. 566 20 17 Fax: 0.224 565 24 12
Mudanya Tel : 0. 224. 544 25 74 - 544 10 70
45 yıllık tecrübesi ışığı altında, zeytin sektöründe hizmet eden bir kuruluÅŸtur. 1985 yılından itibaren Öz ErtaÅŸ Zeytincilik Tic. Ve San. Ltd. Åžti. adı altında faaliyette bulunan firma, yeÅŸil ve siyah zeytin alanında Türkiye’nin önde gelen ÅŸirketlerindendir.
Özellikle siyah zeytinle yurt içinde adını duyuran Öz Ertaş Zeytincilik, 1994 yılından itibaren "Meserya" markasıyla üretimini sürdürdüğü pastörize edilmiş ve tuz derecesi oldukça düşük olan konserve tipi zeytinle ihracat alanında da ülkenin önde gelen zeytin firmalarından olduğunu ispat etmiştir. Bugün, başta Almanya, Portekiz, Ukrayna, Bulgaristan, Brezilya ve Gürcistan olmak üzere birçok yurt dışı piyasasında boy göstermektedir. Firma, dünya zeytin ticaretinde büyük bir aya sahip olan İspanyol ve İtalyan zeytin üreticileriyle rekabet edebilecek potansiyelde olup gözünü bu ülkelerin pazarlarına dikmiştir.
Ürün çeşitleri; bütün, çekirdeksiz ve dilimlenmiş siyah zeytin, kokteyl, çekirdeksiz, biberli, dilimlenmiş kırma ve çizme yeşil zeytindir. Konserve kutu (200 gr, 450 gr, 700 gr.), teneke kutu (3 kg, 4 kg, 10 kg), plastik bidon (3 kg, 4 kg, 5 kg, 10 kg, 20 kg, 150 kg.) ve cam kavanoz (250 gr ve 400 gr) tipi ürünlerdir.
ÖRNEK 3.
TAMEK
Tamek Gıda Sanayii A. Ş.
Evren Mah. Gülbahar Cad. A.1 Blok, No: 60, Kat:1, 34540 Güneşli / İSTANBUL
Tel : 0. 212. 656 62 80
Fax: 0. 212. 656 62 90 Telex : 28834 tame tr.
31 Mart 1955 yılında kurulmuştur. Tamek, yurdumuzun değişik yörelerinde üretilen sebze ve meyveleri, çağdaş yöntemler uygulayarak değerlendirmek amacıyla 41 yıl önce kurulmuş ve kurulduğundan bu yana da ürünlerinin yüksek kalitesi ve gelişen çeşitleriyle haklı üne sahip olmuştur.
Geleceğe yönelik araştırmalar ve yatırımlar firmanın daha iyiye yönelmesinde vazgeçilmez aktivitelerdir. İhracat figürleri son üç yılda ikiye katlanmıştır.
Yurt düzeyinde Tamek markası ile piyasaya sunulan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde de Türtamek markası altında ihraç edilen ürünleri aşağıdaki gruplarda toplayabiliriz:
Domates Ürünleri (salça, domates suyu, ketçap, soyulmuş domates ve püresi),
Hazır Yemekler,
Hazır Dolmalar,
Sebzeler,
Haşlanmış Sebzeler, Reçeller, Marmelatlar,
Kompostolar,
Çorbalar,
Pudingler,
Poşet Reçel, poşet Marmelat, Bal,
Toz İçecekler,
DondurulmuÅŸ sebze, meyve ve hamur.
II. BÖLÜM
İŞLETMELERİN KURULUŞU VE
İŞLETMELERDE KURULUŞ YERİ SEÇİMİ
1. İŞLETME KURULMASININ NEDENLERİ
İhtiyaçların karşılanması amacıyla mal ve hizmet üretiminde bulunan işletmelerin kurulmaları fertlerin, girişimlerin ve devletin üstlendiği işlevler bakımından üç başlık altında ele alınabilir. Fertler açısından işletmelerin kurulmaları gerekli olanakların sağlanması halinde bile çoğu kere gerçekleştirilmesi kolay bir olay değildir. Her şeyden önce kurulmaları aşamaları öncesinde ekonomik yönden oluşturulmalarının yarar sağlayıp sağlamayacağının, kurulması düşünülen tesisler ve üretilecek malların maliyetinin ne olacağının, satışlardan bir kazanç elde edilip edilemeyeceği gibi soruların karşılıklarının bulunmasını gerektir.
Bu değerlendirmelerin ışığı altında işletme kurmanın çok geniş ve kapsamlı bir sorun olmasının yanı sıra ekonomik, teknik, finansal ve hukuki yönleri olan bir konu olduğu ortaya çıkmaktadır.
İşletmelerin kuruluşlarında temel etkin kazanç sağlamak olduğu genel bir doğru olarak ifade edilebilirse de bu isteğin yanı sıra; bağımsız (kendi başına) çalışma, daha fazla ve sürekli kazanabilme, miras yoluyla aktarım, sosyal prestij sağlama, orijinal bir fikre veya buluşa sahip olma veya başka bir olanağın kalmaması gibi nedenler de işletme kurma konusundaki kararlar üzerinde etkili olurlar.
Girişimler de daha büyük Pazar payına sahip olmak belirli özellikteki hammadde kaynaklarına istikrarlı olarak sahip olma isteği veya zorunluluğu, ürettikleri malların dağıtımını bizzat gerçekleştirme ve prestij gibi nedenlerle yeni işletmeler kurarlar. Bu şekilde büyüyen girişimler kendilerine bazı avantajlar sağlamış olurlar.
Girişimlerin yeni işletmeler kurarak büyümeleri iki şekilde ele alınabilir:
İç büyüme.
Dış Büyüme.
İç Büyüme :
Girişimlerin kendi bünyeleri içerisinde genişlemesini ifade eden iç büyüme; girişimin aynı mal üreten veya pazarlayan yeni işletmeler kurmak yada aynı malın değişik türlerini üretmek üzere faaliyetlerini genişletirse "yatay", üretim veya pazarlamanın birbirini izleyen iki veya daha fazla aşamasında yeni işletmeler kurulması şeklinde ise "dikey" büyüme olarak adlandırılır.
Dış Büyüme :
Girişimlerin başka işletmeleri satın alma veya çeşitli şekillerde anlaşmalara gitmeleri ve ekonomik birlikler şeklinde birleşmeleri biçiminde ortaya çıkmaktadır.
Kişiler ve girişimlerin yanı sıra devletin de değişik alanlarda faaliyette bulunan işletmeler kurduğu görülmektedir. Genel bir kavram olarak kamu işletmeleri olarak ifade edilen bu işletmelerin ortaya çıkması toplumların sahip oldukları siyasi sisteme ve sosyo-ekonomik özelliklerine göre ülkeden ülkeye değişebilmektedir. Ancak ekonomik hayat içerisinde yer alma dereceleri ve kurulma gerekçeleri zamanla değişme göstermekle birlikte, ekonomik, sosyal, politik, finansal ve askeri yanları yanı sıra doğal kaynakları rasyonel kullanmak, ekonomik gelişmeyi başlatmak ve hızlandırmak, teknolojik gelişmeyi sağlamak, çevre kirlenmesini önlemek, bölgelerarası dengeyi sağlamak tüketicileri korumak, iç güvenliği geliştirmek gibi birçok nedenlerle de devletin işletmeler kurduğunu görüyoruz.
2. İŞLETMELERDE KURULUŞ ANALİZİ VE KURULUŞ PLANLAMA
İşletmelerin kurulması bir dizi ekonomik, teknik, finansal ve hukuki yönlü olaylar sonucunda olmaktadır. İşletme kavramı çok yönlü ufak bir ekonomik birimi ifade edebileceği gibi bu büyük ve kompleks bir birim de olabilir. Doğaldır ki bir ufak işletmeyi aktif hale geçirmek için uzman kişiler kullanmaya gerek yoktur ve yapılması gereken bazı ön çalışmalar işletmeci tarafından bizzat yapılabilir. Büyük bir işletmenin ise başarılı bir şekilde kurulabilmesi için bazı ilkeleri temel alarak kuruluş çalışmalarının yürütülmesi gerekir. Bu nedenle de kuruluşun her aşamasında en ayrıntılı kısımlara kadar planlama ve incelemeler zorunludur.
Genel olarak herhangi bir işletmenin kuruluş analizinin planlamasının ne şekilde yürütüldüğünün ana hatlarıyla açıklanacağı bu kesimden sonra, kuruluş yeri seçimine ilişkin örneklerin verildiği bölüm gelmektedir.
Kuruluş aşamasındaki işletmeye proje veya yatırım projesi adı verilmektedir.
Proje :
İleride daha çok yarar sağlamak amacıyla, yapılacak olan yatırımlar ve bunların üretecekleri, ortaya koyacakları yararlarla ilgili olarak bu yönden yapılan bir plân şeklinde ifade edilebilir.
Yatırım :
İşletmenin kurulması ve çalıştırılabilmesi için alınan tüm malzeme, tesis ve araçlar yatırım olarak tanımlanabilir. Ancak farklı amaçlar bakımından yatırım farklı anlamlar ifade etmektedir. Ekonomi için; milli gelirin, yeni üretim birimleri kurmak veya eskiyen birimleri yenilemek için ayrılan kısmı anlamına gelirken, girişimci için; nakdi sermayenin üretimini gerçekleştirecek ayni sermayeye (makine ve teçhizata) dönüştürülmesidir.
Girişimci bir yatırım kararı alabilmesi için kendisine yakın olan konulara ve yatırım yapmayı düşündüğü yere ilişkin öl bilgiler toplar/toplatır. Bu amaçla;
Yatırıma gerekli hammadde,
Üretilecek malların maliyeti,
Malların fiyat esnekliği,
Projenin büyüklüğü ve yeri,
Gerekli kapasiteler,
Yatırım tutarı,
Yatırım finansmanı
ile ilgili bilgileri toplar. Toplanan bu bilgilerin ışığı altında yatırım konularından birini seçer ki bu tür çalışmalara yapılabilirlik araştırması (fizibilite etüdü veya ön-proje etüdü) denilmekte olup ekonomik, teknik ve finansal yönleri bulunan bir çalışma sürecidir.
Ekonomik Etüd :
Ön proje etüdü içerisinde bulunan ekonomik etüd başlıca; Pazar araştırmaları ve talep tahmini, işletme kapasitesinin saptanması, kuruluş yeri gibi konuları içerir.
Teknik Etüd :
Gerçekleştirilmesi düşünülen projenin büyüklüğüne göre oluşturulan bir ekip (ekonomist, mühendis, mali analist, muhasebeci vb.) tarafından hazırlanan teknik etüdlerin oluşturulmasında dikkate alınması gereken konular ise şu şekilde özetlenebilir:
Projenin teknik tanımı; fabrikanın kurulacağı arazinin zemin etüdleri, laboratuar testleri.
Üretim yöntemi; seçilen üretim yönteminin tanımlanması ve seçilme gerekçesi, patent konusunun olup olmadığı ve diğer üretim yöntemi seçenekleriyle karşılaştırma.
Makine ve ekipman; fabrikada kullanılacak makine ve ekipmanların nitelikleri ekonomik ve teknolojik ömürleri, maliyetleri ve tercih nedenleri.
Tesislerin yerleşme plânı.
İnşaat işleri; ana üretim tesisleri ile su enerji gibi girdileri sağlayan yardımcı tesisler ve sosyal ve idari binalar ve işletme iç ve dış yol bağlantılarının yapı, biçim ve özellikleri.
Montaj işleri varsa bunların nasıl ve kimler tarafından yapılacağı ve maliyeti.
Uygulama plânı, işletmenin kurulma aşamalarını gösteren iş plânı (termin plânı)
Finansal Etüd :
Kurulması düşünülen işletmenin yatırım tutarının hesaplanması, işletmenin gelir ve gider öngörmeleri (tahminleri), finansman etüdleri ve organizasyon gibi konular bu bölümde ele alınmaktadır.
Yatırım tutarının hesaplanması; işletmenin faaliyete geçene kadar yapılacak olan tüm harcamaları yatırım tutarının hesabında dikkate alınır. Örnek bir X projesinin yatırım tutarını tabloda olduğu gibi yazabiliriz.
Tablodan anlaşılacağı gibi X projesi hem iç hem de dış finansman gerektirmektedir. Doğal olarak dış para gereksinimi her zaman söz konusu olmayabilir. Diğer yandan bir projenin yatırım tutarı sabit yatırım sermayesi ile işletme sermayesi toplamından oluşmaktadır.
Tablo : X Projesinin Yatırım Tutarı (1.000TL)
Harcama Unsurları İç Para Dış para Toplam
1 Etüd ve proje giderleri 250.000 — 250.000
2 Patent, know-how 350.000 — 350.000
3 Arazi bedeli 2.500.000 5.000.000 7.5000.000
4 Arazinin düzenlenmesi 200.000 — 200.000
5 İnşaat işleri 50.000.000 70.000.000 120.000.000
6 UlaÅŸtırma yatırımları 30.000.000 — 30.000.000
7 Makine ve ekipman (CIF) 100.000.000 100.000.000 200.000.000
8 İthal ve gümrükleme 100.000 — 100.000
9 Montaj giderleri 500.000 — 500.000
10 Genel giderler 500.000 — 500.000
11 Taşıt araçları 5.000.000 — 5.000.000
12 İşletmeye alma giderleri 500.000 — 500.000
13 Beklenmeyen giderler 1.000.000 — 1.000.000
14 Faizler 2.000.000 1.000.000 3.000.000
SABİT YATIRIM TOPLAMI 192.900.000 176.000.000 368.900.000
15 İşletme Sermayesi 50.000.000 50.000.000 100.000.000
PROJENİN TOPLAM 242.900.000 226.000.000 468.900.000
İşletmenin Gelir ve Gider Tahminleri :
Kurulacak işletmenin gelir ve giderlerinin bütçelenmesi ve gelirler ile giderlerin ne olabileceğinin ayrı ayrı hesaplanmasıdır. İşletmenin elde edebileceği toplam gelirlerden (ana ürün ve yan ürün satışları, diğer satışlar) yıllık işletme giderlerinin çıkarılması ile bulunacak değerlerin her yıl için ayrı ayrı yapılması ve karşılaştırılmasıdır. İşletmenin elde edebileceği net kâr ise vergi ve diğer kesintiler de dikkate alınarak saptanabilir.
Finansman Etüdü :
İşletmenin en uygun zamanda ve şekilde iç ve dış finans gereksinmesinin karşılanması ve bu yönde alınacak önlemlerin işletme kurulmadan önce belirlenmesine yönelik çalışmalardır. Yalın bir anlatımla, "Proje için hangi kaynaktan ne kadar para, ne zaman sağlanmalıdır?" sorusunun karşılığını bulmaktır.
Finansman etüdü; sermaye girişlerinin işletmenin emrine hazır olması gereken tarihler, iç ve gerekli ise dış parayla finansman kaynaklar ve miktarlar ile kullanım tabloları, gelecekte işletmenin finansal yapısının sağlamlık derecesini gösteren katsayılar gibi konuları içerir.
Organizasyon (Örgüt) :
Ön proje etüdünde organizasyonla ilgili şu sorulara yanıt bulmak için araştırma yapılır.
Kurulması teklif edilen girişim tipi, bu kararın nedenleri, girişimin yapısı.
İşletmenin yatırım aşamasındaki örgüt şeması ve kadroları.
İşletme dönemindeki örgüt şeması ve kadroları.
İşletmenin kurulması aşamasından işletme aşamasındaki örgüte nasıl geçileceği,
Projenin uygulanmasıyla ilgili hukuki ve kurumsal sorunlar, patentler, lisanslar ve diğer sorunların nasıl çözümleneceği,
Projeyle ilgili olan, diğer kamu kuruluşları veya özel kişilerce yapılması gereken işler,
Teknik ve yönetsel (idari) personelin sağlanması ve eğitimiyle ilgili işler.
Bir işletmenin kurulmasına karar verebilmek için, dikkatli ve kapsamlı ön-proje etüdlerinin yapılması gerekir. Bu etüdler yukarıda kısaca açıklanmıştır. Bu etüdlerin yanı sıra, ön-proje etüdleri, aynı zamanda şu amaçlara da hizmet etmektedir.
İşletmenin kesin olarak kurulmasına karar vermek,
İşletme büyüklüğünün ne olacağı ve nerede kurulacağını belirlemek,
İşletmenin kurulması için iç ve dış finansmana gereksinim varsa, para sağlamayı beklediği iç-dış bankalara, öteki kuruluşlara ön-projeyi sunmak.
İşletme, yatırım indirimlerinden (teşvik tedbirlerinden), kredi ve döviz tahsislerinden yararlanacaksa, ilgili kurum ve kuruluşlara projeyi tanıtmak,
Projenin uygulanması döneminde karşılaşılacak güçlükleri önceden görmek ve bu konuda gerekli önlemleri almak.
Yatırım Projesi Aşamaları :
Görüldüğü üzere, bir ön-proje etüdünün önemi ve gereği açık ve seçik biçimde ortadadır. Ön-proje hazırlıkları yalnızca ön-proje çalışmaları ile sınırlı kalmamakta, aşağıdaki görülen proje aşamalarında öteki çalışmalar da yapılmaktadır.
Bir Yatırım Projesinin Aşamaları :
Aşama : Proje Düşüncesi.
Proje fikri, bir girişimcinin zihninde olabilir. Yeni bir proje (işletme) veya mevcut işletmede ek bir yatırım söz konusu olabilir.
Aşama : Ekonomik, Teknik ve Finansal Etüd.
Normal olarak herhangi bir faaliyetin teknik bakımdan uygun, kârlılık bakımından yeterli olacağı düşüncesiyle başlayan hayali bir aşamadaki proje düşüncesi, bu aşamada ikinci bir çalışma diyebileceğimiz proje-öncesi çalışması aşamasına geçer.
Aşama : Ön-proje:
İkinci aşamada yapılan çalışmalar sonucu ön-proje (yapılabilirlik projesi) ortaya çıkmaktadır.
Aşama : Değerlendirme ve yatırım Kararları.
Ön-proje aşamasına kadar bulunan sonuçlar, girişimci yada görevli proje ekibince değerlendirmeye alınır.
AÅŸama: kesin Proje.
Bu aşamada, kurulacak olan işletmenin hangi tür hukuki yapıya sahip olacağı, yapılacak inşaatın ayrıntılı kesin hesaplamaları, yatırım tutarı, proje kapasitesi, finansman kaynakları, alınacak makine, araç ve gereçlerin kesin kapasiteleri, teknolojik özellikleri ve maliyetleri vb. gibi konuların bilinmesi gerekir.
Aşama: Projenin Uygulanması.
Uygulama döneminde yatırım, fiziksel olarak gerçekleşmekte, bir yandan kesin siparişler verilirken öte yandan fiziksel yatırımlar başlamaktadır.
Aşama : Deneme Üretimi (İşletme)
Bir yatırım projesinin son aşaması, işletmenin deneme üretimine kadar olan bütün çalışmaları kapsar. Deneme üretiminin bitişi ile birlikte, projenin yatırım dönemi tamamlanır ve üretim dönemi başlar. Yani işletme üretime geçmektedir.
3. KURULUŞ YERİ SEÇİMİ
Sistemli bir şekilde işletmeyi ve sürekliliğini isteyen her girişim belirli amaçlara sahiptir. Bu amaçlara ulaşmak isteyen girişimci işletme için en iyi kuruluş yerini seçmek zorundadır. Genel anlamda işletmelerin ana faaliyetlerini devam ettirdiği coğrafi yer olarak ifade edilen kuruluş yeri; tedarik, üretim, depolama ve dağıtım gibi temel işlevlerin ve bu işlevlere bağlı ekonomik amaçların gerçekleştirilebileceği en uygun yer olarak tanımlanabilir.
Bir başka deyişle kuruluş yeri kavram olarak belirli özelliklere sahip ve üzerinde işletmenin üretim unsurlarını en geniş ölçüde verimli yapabilmek amacıyla girişimin yerleştirildiği yer şeklinde de ifade edilebilir. İşletmenin kuruluş yerinin ön seçimi ve kesin seçiminin iyi bir şekilde yapılası önemlidir. Çünkü söz konusu yer girişimin tüm yaşamı sürecince çalışmalarını yürüteceği yer durumundadır.
Farklı çalışma alanlarında faaliyette bulunan işletmelerin yanı sıra bir tarıma dayalı sanayi veya gıda sanayi işletmesi de kurulurken, girişimcinin başarı veya başarısızlığını belirleyecek olan ve birbirlerinden ayrı düşünülemeyen üç temel kararı almak durumundadır:
Kapasite,
Üretim Yönetimi,
KuruluÅŸ Yeri.
Bu üç karar birbiriyle sıkı ilişki içinde olduklarından işletmeci bakımından birlikte düşünülmesi gereken öğelerdir.
Birbirini etkileyen kapasite, üretim yöntemi ve kuruluş yeri öğelerinin üretim süreci içerisinde yer aldıkları konumları şemadaki gibi ifade edilebilir.
Şekil 3.1. Temel Kararlar ve Üretim Süreci
Kuruluş yeri seçimi için yapılacak araştırmaların her zaman yeni kurulacak işletmeler bakımından ele alınması zorunlu olmayıp seçim işlemi başlıca üç nedenden kaynaklanır;
a. Yeni bir üretim ünitesinin kurulması,
b. Mevcut bir üretim ünitesinin genişletilmesi,
c. Değişen koşullar nedeniyle ekonomik olma özelliğini kaybeden bir ünitenin yenilenmesidir.
Bu nedenlere bağlı olarak farklı durumlar alabilen kuruluş yeri seçimi kararının dikkatli bir şekilde alınması gerekir.
Kuruluş yeri seçimi ile ilgili çalışmalarda her bir özel soruna doğrudan uygulanamayan ancak uyulması gereken bazı temel esaslar şu şekilde özetlenebilir:
Kuruluş yeri ile ilgili olarak işletme gereksinimleri tarafsız bir şekilde ve bilimsel ölçülerle saptanmalıdır.
Seçilmesi düşünülen yerin tesisin faaliyetlerine yapabileceği etkileri ve sağlayabileceği katkıları ortaya koyna özellikler değerlendirilmelidir.
Yer seçimi ile ilgili çalışmalar belirli aşamalar birbirine karıştırılmadan sıra ile yürütülmelidir.
Kuruluş yeri seçiminin her aşamasında bilgi ve deneyiminden yararlanılabilecek uzman kişi ve kuruluşlar belirlenmeli ve onlardan en üst düzeyde yararlanılmalıdır.
Kuruluş yeri seçimi ile ilgili karar, mümkün olduğunca uzun bir dönem dikkate alınarak verilmelidir.
Yer seçimi alternatiflere olabildiğince çok ve çeşitli kaynaklardan geniş, uygun, tam ve kesin bilgiler derlenmeli ve böylelikle çalışma güvenilirliği arttırılmalıdır.
3.1. Kuruluş Yeri Seçimini Etkileyen Faktörler :
Girişimlerin kuruluş yeri ile ilgili kararı üzerinde etkili olan ve dolayısıyla böyle bir kakarın alınması süresinde dikkatle değerlendirilmesi gereken bazı faktörler vardır. Yapılan birçok çalışmada kuruluş yeri seçimini etkileyen unsurların tümü çok çeşitli liste ve gruplar halinde ortaya konmaya çalışılmış ise de olayı daha basit olarak ele alabilmek amacıyla bu faktörleri hem genel karakterli işletmeler hem de gıda işletmeleri için esas olarak ekonomik ve çevresel faktörler olarak iki başlık altında ele alabiliriz.
Ekonomik Faktörler :
Ekonomik faktörler, büyük bir genelleme ile işletmenin denetim alanı içinde bulunan ve işletme yönetimi tarafından alınan kararlarla etkilenebilen faktörlerdir ve bunların maliyet ile kârlılık üzerine etkileri çok belirgin ve kesindir.
Bunların başlıcaları:
Pazar, hammadde, taşıma olanakları, kuruluş maliyetleri, işletme maliyetleri, benzer diğer işletmelere yakınlık ve mevcut yatırımlar, devletin özendirici ve caydırıcı politikalarıdır.
Pazara İlişkin Özellikler :
İşletmelerin sadece kuruluş yeri bakımından değil kurulup kurulmaması gerektiğinin belirlenmesi yönünden de önemli rol oynayan Pazar faktörü; işletmelerin kapasitesi, taşıma sistemlerine bağımlılık, diğer işletmelerle rekabet durumu gibi konular bakımından da belirleyici özelliğe sahiptir. Doğal olarak geniş hacimli pazarlara yakın kurulan işletmeler, daha hızlı ve daha düşük maliyetlerle dağıtım ve satış imkanları nedeniyle pazarda belirli bir üstünlük sağlarlar.
Hammaddeye İlişkin Özellikler :
Özellikle organik kökenli olan ve tarıma dayalı sanayi tesislerince işlenen çabuk bozulabilme, hacim ve ağırlıklar nedeniyle taşınmalar güç ve masraflı olan veya üretim süreci sonunda hacim ve ağırlığını önemli ölçüde yitiren hammaddeler işletmeler bakımından büyük önem taşıyan bir faktördür.
Taşıma Olanakları :
İşletmelerin işleyecekleri hammaddeleri uygun maliyetlerle tedarik etmesi yanı sıra onları tesise ve üretilen mamulleri de işletmeden tüketicilerin bulunduğu pazarlara uygun maliyetlerle götürebilmesi büyük önem taşır.
KuruluÅŸ Maliyetleri :
Yer seçimi konusunda değerlendirilmesi gereken faktörler bakımından bölgeler arasında ortaya çıkan ekonomik ve sosyal gelişme farklılıkları, teknik hizmetlerden yararlanma olanakları, coğrafi konum gibi faktörler kuruluş maliyetlerini farklılaştıran ve bundan dolayı da değerlendirilmesi gereken faktörlerdir.
İşletme Maliyetleri :
İşletme maliyetlerini oluşturan hammadde, yardımcı malzeme, işçilik, enerji, su, bakım-yönetim gibi giderler kuruluş yerlerine bağlı olarak önemli farklılıklar gösterebilirler. Söz konusu giderlerin göreli olarak kolay, ucuz ve istenen özelliklerde elde edilebilmeleri ölçüsünde işletmeler önemli avantajlara sahip olmakta ve kuruluş yeri seçimi bakımından ayırımlar ortaya çıkmaktadır.
Benzer Konuda Faaliyette bulunan İşletmelere Yakınlık ve Mevcut Yatırımlar :
Aynı veya benzer alanlarda faaliyette bulunan işletmelere yakın olmak veya söz konusu alanda işletmeye ait daha önce yapılmış yatırımların bulunması işletmeye kuruluş ve işletme maliyetleri açısından önemli avantajlar sağlar. Varolan yatırımları genişletmek, çoğu kere yeni bir tesis oluşturmaktan daha ucuza mal olmaktadır.
Diğer yandan, işletmelerin kolay çalışabilmesi bakımından gerekli taşıma, depolama, vasıflı işgücü temini, haberleşme, sağlık, eğitim, atıkların uzaklaştırılması ve değerlendirilmesi vb. bir dizi hizmetin sağlanmasında kolaylıklar getirmektedir.
Devletin TeÅŸvikleri :
Devletin ilgili organları tarafından yürütülen farklı maliye ve ekonomi politikaları nedeniyle ortaya çıkan sermaye maliyetinin bölgelerarası farklılığı işletmelerin yer seçiminde etkili olur. belirli alanlarda yapılacak yatırımlara düşük faizli ve uzun vadeli kredi olanaklarının sağlanması vergi ve gümrük ayrıcalıkları, yatırım indirimi ve benzeri uygulamalar sermaye maliyetini düşürerek yatırımların bu bölgelere yapılması bakımından özendirici etkenler olabilir.
Çevresel Faktörler :
İşletmelerin kuruluş yeri seçimi üzerinde etkili olan ve ekonomik özellikli olanlar dışında kalan faktörler çevresel faktörler olarak değerlendirilebilir ve bölgesel, ulusal ve uluslar arası olarak başlıca üç farklı düzeyde ele alınabilir.
Bölgesel Faktörler :
Kuruluş yeri olarak seçilmesi düşünülen yol, su, enerji, haberleşme, ulaşım olanakları, teknik ve yönetici personel ile kalifiye işgücünün sağlanabilmesi gibi faktörlerin yanı sıra iklimsel koşulların uygun oluşu, arazi yapısı ve fiyatları, organize sanayi alanlarının, bulunuşu tarım ve yerleşim alanlarının durumu, bölgesel vergi politikalar gibi faktörler de bölgesel faktörler arasında ifade edilebilir.
Ulusal Faktörler :
Ülkenin izlediği dış ticaret ve kalkınma politikalar işletmeleri dış satımı daha kolay yapabilecekleri yerlere çekebilmektedir.
Uluslar arası Faktörler :
Bir ülke tarafından izlenen ekonomik politikalar ve bağlı olunan uluslar arası ekonomik ve siyasi örgütler, söz konusu ülkenin kamu ve özel işletmelerinin iç ve dış pazarlarını, ticaret şeklini, teknoloji düzeyini ve finansman kaynaklarını belirlemede önemli rol oynarlar. Böylelikle de kuruluş yeri kararı üzerinde dolaylı olarak da olsa büyük önem taşırlar.
İşletmelerin kuruluş yeri kararı üzerinde etkili olan ve iki başlık altında ele alınan bu faktörlerin her birinin önem derecesinin farklı olduğu ve bir işletme kuruluş yerinin belirleyicileri üzerine yapılan bir çalışmada meyve-sebze işletmeleri ile tavuk eti işleyen tesislerde Pazar ilk sıralardaki belirleyici faktör iken deniz ürünleri işleyen tesislerde altyapı faktörü ilk sırada bulunmuştur. Denilebilir ki kuruluş yeri seçiminde genel bir çözüm şekli yoktur. Her kuruluş yeri kendi özel koşulları içinde ele alınıp değerlendirilmeli ve optimal çözüme daha önce sözü edilen tüm faktörlerin seçenekleri olarak dikkatle analiz edilmesiyle ulaşılmalıdır.
3.2. En İyi Kuruluş Yerinin Saptanması
3.2.1. En İyi Kuruluş Yerinin Seçiminde Kullanılan Kriterler :
Kuruluş yeri seçimine etki eden unsurlar belirlendikten sonra bunlardan hangilerinin aday kuruluş yerleri bakımından uygun seçenekler arasında yer alacağının saptanması gerekir.
Seçim için çok çeşitli kriterler kullanılabilir ve işletmelerin faaliyet gösterdiği alana göre bunların alacağı öncelikler değişebilir ise de bunlardan başlıcalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
- Toplam başarı,
İşletme kolaylığı,
Maliyet ve kazanç,
Risk,
Büyüme ve genişleme,
Kaynaklar,
Ulusal ekonomiye katkı,
Dışsatım,
KiÅŸisel.
Hem genel karakterli hem de tarıma dayalı sanayi tesislerinde ve bu arada gıda işletmelerinde kuruluş yeri seçiminde en çok kullanılan ölçütler şunlardır:
Kazanç Kriteri :
Bu kritere göre kazancın elde edildiği unsurlar, satış gelirleri ve maliyet giderleri alternatif her yer için ayrı ayrı hesaplanır ve söz konusu alternatifler içinde en büyük kazanç sağlayan yer uygun olarak belirlenir. Bir yönüyle, maliyetlerden hareketle yer seçimini yapmanın daha doğru olacağı düşünülürse de hammadde, işgücü, enerji gibi giderlerin her birinde yükselme yönünde ortaya çıkabilecek belirli değişimler daha başka yer alternatiflerinin en küçük maliyetli yerler olarak belirmesine neden olabilir veya üretim unsurları olarak kullanılan miktarların daha az olması da böyle bir durumu ortaya çıkarabilir.
Bir gıda sanayi işletmesi için kazanç kriterini esas alarak uygun kuruluş yeri seçiminin belirlenmesi bakımından bir uygulama tablo 3.1. de örnek olarak verilmiştir.
Tabloda verilen değerlere göre kazanç kriteri esas alındığında söz konusu gıda sanayi tesisi için kuruluş yeri olarak seçim sırasının başında en büyük kazancı sağlayan alternatif yer olması nedeniyle, B yeri bulunacaktır.
Tablo 3.1. Kazanç Kriterine Göre Kuruluş Yeri Seçimi
Muhtemel KuruluÅŸ Yerleri
A B C D
Giderler (Milyon TL)
1. Materyal Giderleri 250 236 270 264
- Hammadde 150 148 177 168
- Yardımcı Madde 47 37 43 50
- İşletme Maddeleri 53 51 50 46
2. Ücretler ve Aylıklar 210 205 160 187
3. DiÄŸer Giderler 170 143 153 160
- Amortismanlar 5