‘Gıda’ Kategorisi için Arşiv

İşletmede Kontrol Altına Alınamayan Tehlikeler

Salı, 06 Kasım 2007

İŞLETMEDE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN TEHLİKELER

FORM – 9

ÜRÜN İSMİ/İSİMLERİ

İşletmede kontrol edilemeyen tüm Biyolojik, Kimyasal ve Fiziksel tehlikelerin listesini yap

Tehlikeler

Tehlikenin nasıl kontrol altına alınacağı konusundaki önerileri belirt

(ürün etiketi üzerine pişirme önerileri, tüketici eğitimi vs)

Gelen Materyal

Biyolojik

Satın alınan etler ısıya dayanıklı stafilokok enterotoksini içerebilir

Uygulanabilecek Programlar:

- hammadde üretimi konusunda çiftçi eğitimi

- üreticilerin uygun soğutucu kullanmasını sağlamak

- uygun çalışan hijyeninin uygulatılması

- uygun taşıma koşullarının uygulatılması

Kimyasal

Satın alınan etler antibiyotik içerebilir

Uygulanabilecek Programlar:

- hammadde üretimi konusunda çiftçi eğitimi

- belli periyotlarda numunelerin alınması ve kontrollerin yapılması

Kimyasal

Satın alınan etler hormon içerebilir

Uygulanabilecek Programlar:

- hammadde üretimi konusunda çiftçi eğitimi

- belli periyotlarda numunelerin alınması ve kontrollerin yapılması

Gıdaların Sınıflandırılması

Salı, 06 Kasım 2007

GIDALARIN SINIFLANDIRILMASI

Gıda Sınıfı Ürün Ambalaj Tipi Ambalaj Derecesi Koruyucu Fonksiyonu Yorumlar

6 Turşu Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 GD, TK, TS

7 Bira Teneke kutu 10 ç2, ç3, m1 GD, KT

7 Süt Karton kutu 10 ç2, ç3, m1 GD, KT

6 Soslar Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 GD, TK, TS

7 Gazoz (6’lı paket) Teneke kutu 20 ç2, ç3, GD, KT

6 Mayonez Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 TAE, TK, TS

6 Ketçap Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 TAE, GD, TK, TS

7 Pepsi (4’lü paket) Şişe / teneke kutu 20 ç2, ç3, GD, TK, TS

4 Nescafe Kavanoz 10 B, ç1, ç2, m3 GD, TK, TS

6 Reçel Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 TK, TS

7 Asya meyve suyu (6’lı pak.) Karton kutu 10 ç2, ç3, KT

6 Salça Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 TAE, GD, TK, TS

7 Şarap Şişe 10 ç1, ç2, ç3 GD

5 Zeytin yağı Şişe 10 ç1, ç2, ç3 GD, TK, TS

6 Bal Kavanoz 10 B, ç2, ç3, m3 TK, TS

6 Nar ekşisi Kavanoz 10 ç1, ç2, ç3 TAE, GD, TK, TS

Gıda sınıfını şu bölümler sayesinde belirledik:

1. Taze Sebze / Meyve Bölümü

2. Unlu Gıda bölümü

3. Soğuk Muhafaza Bölümü

4. Donmuş Gıda bölümü

5. Kuru Gıda / Bakliyat ve Yağ Bölümü

6. Dayanıklı Gıda (Konserve) Bölümü

7. İçecek Bölümü

Koruyucu Fonksiyonları ve Yorumlarımızı şu bilgilerden yararlanarak yaptık:

Bulaşma (B : Mikroplar, böcek / haşere, kir)

Çevre Koşulları (ç1 = Işık, ç2 = Nem, ç3 = Oksijen)

Mekanik Etkiler (m1 = Vurma / Çarpma, m2 = Titreşim, m3 = Sıkışma)

TAE = Tamper / Adulteration Evident.

GD = Geri Dönüşüm, TK = Tekrar Kullanım, TS = Tekrar kapatabilme.

KT = Kolay taşınabilme / Servis edilebilme.

BİLGİLER

Kahve ambalajlamasında Özellikle cam ambalajlar tercih edilmektedir. Burada plastik kapaklı ve bazen HDPE contalı cam kavanozlar kullanılarak, üründeki uçucu aroma maddelerinin korunması sağlanabilmekte ve nem alımı önlenmektedir.

Dondurulmuş gıdalarda İçindeki ürünü atmosferik oksijenden, yabancı kokulardan, ışıktan, mikroorganizma bulaşmasından korumak gerekir. Ayrıca depolama süresince su kaybını ve donyanığını önlemek için su buharı geçirmemelidir. Gaz geçirgenliği de az olmalı. Ambalaj materyali esnek ve ıslanabilir olmalı.

Mamaların ambalajlanmasında cam malzemeler tercih edilir. Çoğunlukla kahverengi ve teneke kapaklı küçük kavanozlar tercih edilir. Kağıt, daha çok etiket olarak kullanılır.

Kurutulmuş gıdalarda ise; bitkisel parşömen kağıdından imal edilmiş torbalar kullanılır.

Kuru gıdalar için ise kağıt laminantlardan poşetler kullanılmakta ve bunlar genellikle bariyer katmanlı kombinasyonlardan yapılmaktadır.

Krem kıvamındaki gıdalar için örneğin puding gibi … gıdalarda daha çok geniş ağızlı cam kaplar kullanılmaktadır. Bunların bazıları alüminyum esaslı yapışabilir özellikte bantlarla kapatılmalı.

Et suyu ve çeşitli soslar için, çeşitli hacimlerde kahverengi renkli geniş ağızlı cam kaplar kullanılmaktadır. Bunların ağızları Al/kağıt malzemeyle sıvanmakta ve bunun üzerine termoset nitelikte bir plastikten veya HDPE’den hazırlanan kapaklar kapatılmaktadır.

Özellikle instant kahve kakao ambalajlanmasında, plastik kapaklı ve bazen HDPE contalı cam kavanozlar kullanılır.

Cam kavanozlar bal ve sıvı şeker için tercih edilen ambalajdır. Ağızlarının kapatılmalarında termoset plastik kapaklar kullanılmaktadır. Kapak contası olarak ise kaplanmış kağıt veya karton plakalardan yararlanılır kavanoz ağzı ayrıca Al/kağıt laminant malzeme ile sıvanabilir.

Kağıt özellikle kristal şeker için tercih edilir.

Çikolata ve çikolata ürünlerinde kağıt ambalajlar tercih edilmektedir. Özellikle yağ geçirmez kağıtlar toz çikolatalar için kutu içine konulacak torbaların üretiminde kullanılır. Üzeri parlak lak ile laklanmış, bazen plastikle astarlanmış kağıt esaslı etiket ve bandrollardan da yararlanılır.

Alkolsüz içeceklerde, CO2 içeren hem de diğer içecekler için en uygun ambalaj malzemesi camdır. Çam şişeler geri dönüşlü yada tek kullanımlık olabilir. Şişe dizaynına ve içeriğin gaz oranına uygun kapak tipleri kullanılır. Kağıt, bu gıda grubu için etiket olarak kullanılır. Etiketler sudan etkilenmemeleri için parafin veya mikrokristalin vakslarla muamele edilebileceği gibi, PVDC veya LDPE ile ekstruzyon kaplama da yapılabilir.

Alkollü içeceklerde, örneğin şarap gibi… içeceklerde cam şişeler kullanılmaktadır. Şarap ve şampanya şişelerinin kapatılmasında, mantar ve bazen PE esaslı tıpalar; bira şişeleri için çoğunlukla taç kapak tercih edilmektedir. Küçük hacimli şişelerde ise vidalı kapaklar yaygınlaşmıştır. Gerek şarap ve şampanya gerekse bira şişeleri, ürünün ışıktan korunması amacıyla kahverengi veya yeşil renkten imal edilmiş olmalıdır. Alkollü içeceklerin ambalajlanmasında kağıttan daha çok etiket ve bandrol olarak yararlanılmaktadır.

Yemeklik sıvı yağlar için çeşitli hacimlerde cam şişelerden yararlanılmaktadır. Şişelerdeki etiket belirli derecede ışıktan korunma işlevi de görmelidir.

Yağ geçirmeyen ve suya dayanıklı olan çeşitli kağıt ürünleri tek başına yada plastik veya alüminyum ile birlikte özellikle margarinlerin ambalajlanmasında kullanılmaktadır.

T.C.

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

ZİRAAT FAKÜLTESİ

GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

GIDALARIN AMBALAJLANMASI

İNCELENEN YER : Antalya MİGROS

Ödev No: 1

CAM AMBALAJLARIN GIDA ENDÜSTRİSİNDE KULLANIMI VE KORUYUCU FONKSİYONLARININ BELİRLENMESİ

HAZIRLAYAN

Hilâl BOZOK

9811802010

ISPARTA – 2002

Adı – Soyadı : Hilal BOZOK

Numara : 9811802010

Ödev no : 1

Ödev Konusu : Cam Ambalajların Gıda Endüstrisinde Kullanımı ve Koruyucu

Fonksiyonlarının Belirlenmesi

Dersin Adı : Gıdaların Ambalajlanması

İncelenen Yer: Antalya Migros

Tehlikelerin Belirlenmesi: Kimyasal Tehlikeler

Salı, 06 Kasım 2007

TEHLİKELERİN BELİRLENMESİ: KİMYASAL TEHLİKELER

FORM –6-6A

ÜRÜN İSMİ/İSİMLERİ

Katkı maddeleri, diğer materyaller, İşleme, Ürün Akışına aıt tüm Kimyasal tehlikelerin listesini yap

Belirlenen Kimyasal Tehlikeler

Kontrol edildiği nokta

Materyaller:

Et:

- Antibiyotik ve hormon kalıntısı içerebilir.

Bak Form-9

Ambalaj Materyali:

- Dezenfektan kalıntısı içerebilir.

CCP 1BCP

Kuru İngrediyentler:

- Baharatlarda pestisit kalıntısı olabilir.

CCP 1BCP

Proses:

#1 Satın Alma

- Kontrat spesifikasyonlarına uygun olmayan ambalaj materyalleri dezenfektan kalıntısı içerebilir.

CCP 1BCP

#2 Etin Soğukta Dinlendirme

- Uygun olmayan depolama koşulları sebebiyle dezenfektan kalıntısı bulaşabilir. Ön Gerksinim Porgramları(Sanitasyon, Taşıma ve Depolama)

#3 Ambalaj Malzemelerinin Saklanması

- Dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Sanitasyon, Taşıma ve Depolama)

#4 Kuru İngrediyentlerin Saklanması

- Dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Sanitasyon, Taşıma ve Depolama)

#5 Etin Temizlenmesi

- Ekipmanda kalan dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Personel Eğitimi)

#7 Kuru İngrediyentlein Karıştırılması

- Ekipmanda kalan dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Personel Eğitimi)

#8 Uygun Ölçülerde Kesme

- Ekipmanda kalan dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Personel Eğitimi)

#9 Diğer Bileşenlerin İlavesi

- Ekipmanda kalan dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Personel Eğitimi)

#10 Şişe Dizme

- Ekipmanda kalan dezenfektan ve diğer kimyasal madde kalıntılarından bulaşma olabilir.

Ön Gerksinim Porgramları(Personel Eğitimi)

T.c. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü

Salı, 06 Kasım 2007

T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET İSTATİSTİK ENSTİTÜSÜ

TOPTAN EŞYA FİYATLARI İNDEKSİ VERİ TABANI

TEFE-Madde Fiyatları ( TL)

Yıl Kod Maddeler Ölçü Sektör Kasım

2002 23200113 FUEL OIL-6 TON Toplam 369,089,766

2002 23200113 FUEL OIL-6 TON Devlet 357,723,720

2002 23200113 FUEL OIL-6 TON Özel 475,202,913

İndekste takip edilen maddelerin fiyatları, yurtiçi peşin fiyatlardır.

Pazar / Satış Planlaması

Salı, 06 Kasım 2007

a1. PAZAR / SATIŞ PLANLAMASI

Neden Pastane?

Pasta , toplumumuzda her kesimde tüketilen ve bazı toplumsal değerlerle bütünleşmiş bir üründür. Mesela ; doğum günü kutlamaları , yıldönümleri , ev ve kişi ziyaretlerinde vazgeçilmez bir tüketim alanı oluşturmaktadır. Pastanın yerini bu gibi durumlarda alabilecek bir ürün henüz yoktur.

Pazarın Genel Durumu

Özellikle gıda sektörü insanlar için vazgeçilmez ihtiyaç ve alışkanlıklar yaratan bir sektördür. Bu nedenle pasta, her türlü nüfus bileşimine hitap ettiği gibi bizim hedef kitlemizi daha çok gençler oluşturmaktadır. Bunun nedeni, pasta tüketiminin belirli yaş sınırlarında daha çok olmasıdır. Bu yaş sınırının üzerindeki insanlarda şekerli gıda tüketim ihtiyacı daha az olmakta fakat gelişme çağındaki bir çocukta daha fazla olmaktadır.

Diğer sektörlerde olduğu gibi pastacılık sektöründe, tesis tasarımı aşamasında pazar ve talep araştırması yapmak gereklidir. Özellikle büyük yatırımlarla gelişmiş bir pastane açılacaksa sektörle ilgili şu konularda geniş çaplı analizler yapılması gereklidir;

 Her ürünün tanımı , özellikleri , kullanış yerleri ve şekilleri

 Çeşitli pazarlarda her ürünün payı her ürünün satış sığası

 Her ürünün karlılığı

 Her ürünün alıcı grubu ve özellikleri

 Her ürünün üretim sığası

 Her ürünün fiyat gelişmelerinin öngörüsü

 Her ürün için yıllık büyüme miktarı

Fakat günümüzde bir pastanenin kurulmasında bu denli ayrıntılı analiz ve araştırmalar yapılmamaktadır. Fakat gene de bazı soruların cevaplanmasına ihtiyaç duyulmaktadır;

Tüketici ne istiyor?

- Hangi özellikleri istiyor?

- Hangi fiyatlarda istiyor?

- Ne üretmeliyim?

- Bu ürünleri başka kimler üretiyor?

- Bu ürünleri pazara nasıl sürmeliyim?

- Kullanım alanları

- Ürün / hizmetin pazardaki ve tüketici gözündeki durumu

- Pazarın genel durumu

- Rekabet koşulları

- Fiyatlandırma

- Reklam çalışmaları etkinliği

- Ambalaj

- Marka politikaları

Yer Seçiminin Etkisi

Pastane kuracağımız yeri seçerken müşteriye daha yakın olma kriterine öncelik verdik. Ayrıca Adana’da insanların özellikle bizim hedef kitle olarak seçtiğimiz genç kesimin vakit geçirmeyi tercih ettiği bölgeleri ele aldık. Bu bölgeler arasında en çok müşteri yoğunluğunun diğer pastanelerin de en çok yoğunlaşmış olduğu şehir merkezinde olduğu sonucuna vardık. Bu bölgede rakip pastanelerin olması, tercih edilebilirlik olasılıkları ve müşteri alışkanlıkları dezavantajı vardır. Ancak müşteri davranışı farklı olabilmekte ve müşteri yeniliğe önem vermektedir. Bu nedenle kitlelere daha çabuk ulaşmak açısından avantajlıdır.

ÜRÜN ÇEŞİTLERİ

Turtlar (1.5 ve 3 kg) Batonlar (1 kg) İçecekler

Karışık meyveli Karışık meyveli Meşrubatlar

Çikolatalı Çikolatalı Çay

Çikolata-fıstık Çikolata-fıstık Kahve

Muzlu Muzlu Cappuccino

Vişneli Vişneli Sahlep

Profiterollü Profiterollü Kakao

Krokantlı Krokantlı

Kestaneli Kestaneli

Tiramisu Tiramisu

Kabaklı Kabaklı

Çilekli Çilekli

Böğürtlenli Böğürtlenli

Frambuazlı Frambuazlı

Ürün Özellikleri

 Turtalar, yuvarlak şekilli ve 1,5 ya da 3 kg olmak üzere iki boyutta üretilmektedir.

 Batonlar, dikdörtgen şekilli ve 1 kg’lık standart ağırlıkta üretilmektedir.

 Pastalar günlük üretilip, dayanma süresi en fazla 3 gündür. Üçüncü günün sonunda kalan pastaların servisten kaldırılması gerekmektedir.

 Müşterilerin özel isteklerine göre pasta üretimi de yapılmaktadır.

 Üretilen ürünler sorumlu kişiler tarafından kalite kontrol denetimlerinden geçmektedir. Kalite kontrol belirli periyotlarla ürünlerden, ara ürün ve hammaddelerden alınan örneklemler yolu ile yapılmaktadır.

 Üretilen pastaların bir bölümü tüm satılmakta bir bölümü de servis edilmek üzere dilimlenmektedir.

 Üretilen ürünler belirli derecedeki soğutucu dolaplarda bulundurulmaktadır.

 Ürün yapımında kullanılan hammaddeler ;Baharat çeşitleri , çikolata , fındık , fıstık , kabartma tozu , kakao , katkı malzemeleri , marmelat çeşitleri , nişasta , süt ve yan ürünleri , şanti , şeker , tuz , un , vanilya , yağ , yaş ve kuru meyve çeşitleri , yumurta’dır. Pastanın çeşidine göre kremada kullanılan meyve çeşidi ve çikolata değişiklik göstermektedir.

 İçecekler türüne göre sıcak ya da soğuk olarak servis edilmektedir. Su olarak kapalı bardak su satılmaktadır. Kahve , çay , kakao ve cappuccino , kahve-çay makinesi ile hazırlanıp servis edilmektedir. Sahlep ise sahlep makinesi ile üretilmektedir.

 Pastalar müşterinin özel isteklerine göre yapılabildiği gibi normal koşullarda belirli standartlarda üretilir. Ancak pastanın dış görünüşü ve süslemesinde , pastayı yapan ustanın yaratıcılığı , müşteri ve çalışan önerileri değerlendirerek veya sektördeki gelişme ve değişiklikler izlenerek , yenilikler yapılabilir. Pasta çeşitlerinin de müşteri talebine göre arttırılması mümkün olup bunun kararını işletme yöneticisi vermelidir.

2. KAPASİTE PLANLAMASI

Kapasite genellikle bir üretim oranı olarak veya belirli bir zaman içindeki üretim miktarı olarak tanımlanır.

İstenilen miktarda ürünün istenilen zamanda üretilmesini sağlayacak olan planın duyarlılığı, kapasite değerlerinin gerçeğe uygun olması sağlanabilir. Öte yandan, bir işletmenin üretim kapasitesinde makine ve tesisler kadar önemli olan ikinci unsurun işgücü olduğu unutulmamalıdır.

İşletmemizde günlük kapasite;

• İstem/satış düzeyi

• Pastanenin içinde yer aldığı gıda sektörünün ekonomik ölçek değeri

• Pastanenin öngördüğü verimlilik, üretkenlik, ekonomiklik hedefleri

• Tesisin kapasitesinin oluşturulmasında yararlanılacak finansman olanakları

• Yararlanılacak teknoloji düzeyi ve imalat yöntemleri

• Üretimde kalite güvenliği

Göz önüne alınarak; 45 pasta/gün olarak belirlenmiştir.

Bu değer aynı zamanda karşılanamayan ve artan pasta sayıları açısından da optimum değer olarak bulunmuştur.

Her gün teşhir dolabına konulacak (45 pasta) + (kek) saklama dolabında depolanmak üzere pandispanya (pasta keki) üretilmektedir. Günlük teşhir dolabımda olması gereken 45 pastanın haricinde kek bekleme dolabında 15 kekin her an pasta yapımı için hazır bekletilmesi istenmektedir.

Günlük pasta üretim aşamasında ilk önce kek bekleme dolabında ki pandispanya sayısına bakılır.Örneğin dolapta 12 pasta olsun. Öncelikle bu 12 pandispanyadan pasta yapılacağı için o gün üretilecek pandispanya sayısı teşhir dolabına konulacak 45 pasta-eldeki 12 pandispanya+ 15 stoktaki olması istenen pandispanya sayısı, yani 48 pandispanyadır. Yani günlük pandispanya üretimimiz aşağıdaki formüle göre belirlenmektedir:

(Teşhir dolabındaki pasta sayısı) – (kek bekleme dolabındaki pandispanya sayısı) + (15 pandispanya)

Görüldüğü gibi pandispanya stok kontrolünde FİFO “ ilk giren ilk çıkar” yöntemi kullanılmaktadır. Pandispanyaların dayanma süresi 3 gün, pastanın ise 2 gündür. Belirtilen süre içerinde tüketilmeyen mamuller atılmaktadır.

İşletmemizde kullanılan elektrikli fırının kapasitesi 100 pastadır ve bu miktar günülük üretim kapasitesini fazlasıyla karşılamaktadır. Fırın kullanımı açısından oluşan atıl kapasite şu anki üretim düzeyiyle kapatılması olanaksız bir miktardır, ancak işletmenin hedefleri arasında yer alan sürekli büyüme anlayışıyla, zamanla fırının günde bir kereden daha fazla çalıştırılması beklenmektedir.

Yılbaşı, bayram, sevgililer günü gibi özel günlerde pastanenin kapasitesi 250 pasta/gün olarak belirlenmiştir. Bu günlerde fırının günde üç kez çalıştırılması gerekmektedir.

3. MALZEME PLANLAMASI

İşletmemizde malzeme planlamasında aşağıdaki ürünler yer almaktadır.

• Hammaddeler

• Ara ürünler

• Yardımcı maddeler (paketleme malzemeleri)

• Tesis kullanım malzemeleri ( temizlik malzemeleri vb )

• Yardımcı kullanım kaynakları ( elektrik, lpg, su vb )

1.Hammadde planlaması:

Kapasite planlamada da belirtildiği gibi pastanemizdeki üretim miktarı 45 pasta/gündür. 45 pasta için gerekli malzeme birimleri ise şu şekildedir.

malzeme miktarı

yumurta 150 adet

un 4000 gr

şeker 2400gr

süt 10 lt

nişasta 1800gr

yağ 2000gr

katkı maddeleri 3500gr

bu malzemelerin planlanması üç kısma ayrılmıştır.

a) Bütün pastaların yapımında kullanılan dayanıksız malzemeler olan süt ve yumurta her gün temin edilmektedir

b) Bütün pastaların yapımında kullanılan un, şeker, nişasta gibi ürünler haftalık sipariş yöntemiyle temin edilmektedir.

c) Pastaların her birine özel olan katlı maddeleri ise sürekli gözden geçirme yöntemiyle takip edilmektedir ve minimum değerin altına düştüğünde sipariş verilmektedir.

2. Ara ürün planlanması

İşletmemizde oluşan ara ürünler

o Pandispanya

o Krema

o Sos ‘tur.

Kapasite planlamasında da belirtildiği gibi pandispanya planlaması FİFO yöntemine göre yapılmaktır. Günlük pandispanya sayısı aşağıdaki formüle göre belirlenmektedir.

(Teşhir dolabındaki pasta sayısı) – (kek bekleme dolabındaki pandispanya sayısı) +(15 pandispanya )

Kreme ve sos günlük pastaya dönüştürülecek pandispanya sayısına göre yapılmaktadır ve gün içerisinde mutlaka tüketilmektedir.

3. Yardımcı malzeme planlaması

Yardımcı ürün kapsamına giren paketleme malzemeleri 3 aylık siparişlerle temin edilmektedir. Üç aylık sipariş miktarı

turta pastalar için 3000

baton pasta için 2000 olarak belirlenmiştir.

4. Tesis kullanım malzeme planlaması

Bu başlık altında incelenen temizlik malzemeleri, bakım onarım malzemeleri sürekli gözden geçirme yöntemiyle takip edilmektedir ve minimum miktarın altına inildiğinde sipariş verilmektedir.

5. Yardımcı kullanım kaynakları planlaması

İşletmemiz şehir merkezine kurulduğu için elektrik TEDAŞ’tan, su ise Belediye’den temin edilmektedir.

4. TEKNOLOJİ VE DONANIM PLANLAMASI

Hijyenik kurallara uyum sağlayabilmek üzere işletme binalarının planlanması, inşası, kullanılan yapı malzemesi, direnaj, kullanılan eğimler, çeşitli deşarj üniteleri, hammadde giriş-ürün çıkış bölümleri , depolama birimleri, elektrifikasyon, gaz-buhar-vakum donanımları ayrı ayrı önem taşımaktadır. Ancak bunların tasarımlarında öncelikle kullanılacak hammadde, üretilecek ürün nitelikleri, hammadde ve son ürün depolama süresi ayrıntılı bilgilerle değerlendirilmelidir. Ürün karakteri, proses akım şeması incelenmeli , gereksinimler bu doğrultuda saptanmalıdır. İşletmenin ışık , havalandırma, su temini ve drenajı açısından arazinin konumu, yönü de yine değerlendirilecek hususlardandır. Genel kural olarak kolay temizlenebilir, dezenfekte edilebilir zemin ve duvar malzemesi, asit ve nemden etkilenmeyen boya ve özel kaplama malzemeleri tercih edilmelidir. Küfler işletme tavanı ve duvarları için önemli sorun olacağından , bunlara karşı özel izolasyon-emprenye malzemelerden yararlanılması gerekmektedir. Camlar havalandırılmaya elverişli , telli veya dış konteminasyonlara karşı korunmuş dayanıklı çerçevelerle tamamlanmalıdır. Elektrik düğmeleri sudan etkilenmeyecek malzemeden yapılmalı, kolay ulaşılabilecek konumlara yerleştirilmelidir. Havalandırma sistemleri; özel alanlarda steril hava verebilecek veya aspirasyon yapabilecek şekilde, gereğinde homojen sirkülasyonu sağlayabilecek şekilde olmalıdır. Ziyaretçilerin işletmeye alınmadan izleyebileceği özel bölümler düşünülmelidir. Üretim ve kalite sorumlularının, ofislerinden de işletmeyi sürekli izlemesine olanak verilmelidir. Zeminin çizilmeyen, temizliği kolay, su biriktirmeyen, kaygan olmayan pürüzsüz malzemeden ve uygun eğimde yapılması sağlanmalıdır. İşletmenin kapı gereksinimleri ve açılma yönleri doğru belirlenmeli, tercihen ortadan açılan çarpma kapılar olmasına özen gösterilmeli, gerekirse sızdırmazlık sağlanmalıdır. Girişlerde özel kauçuk veya plastik, parçalı-şerit perdelerden de yararlanılabilir.

Ayrıca işletmeden atık su drenajı veya arıtılması, çöplerin uzaklaştırılması sorunlarına getirilecek çözümler önceden düşünülmelidir. Hammadde ve son ürünleri , haşere, kemirgen ve diğer zararlılardan koruyucu önlemler baştan alınmalıdır. Depolarda sıcaklık, nem, havalandırma gibi sorunları giderecek önlemler planlanmalıdır. Ürünlere göre kullanılacak hammaddede, gerekiyorsa manyetik toplama veya eleme yoluyla yabancı kirlilik yaratacak materyallerin ayıklanması önlemleri alınmalıdır. İşletme içi çapraz konteminasyonları önleyici önlemler yine baştan alınmalıdır.

Gıda ekipmanlarında paslanmaz çelik malzeme kullanımı, tercihen parlatılmış çelik olması yaygınlaşmıştır. Ekipmanların temizlik/dezenfeksiyona elverişli ve kullanım amacına uygun olması gerekir. Ayrıca yükleme-boşaltma işlemlerini aksatmayacak ve örnek alımına elverişli şekilde dizaynları esastır. Valf, dirsek, vana ve diğer kısımların çok keskin hatlarla tasarlanmamış olması, temizliğe elverişli kıvrım ve açılarda yapılması gerekir. Kolay sökülüp takılabilmeli, çizilmeye, diğer hasarlara ve korozyona karşı dayanıklı yapıda olmaları sağlanmalıdır. Çalışanlara zarar verecek keskin köşe ve kenarların bulunmaması, kesici düzenlerinin korunmalı olarak tasarlanması gerekir. Ekipmanlar basınç, vakum, yüksek sıcaklık ve dezenfektan uygulamalarına elverişli olmalıdır.

Uygun olmayan ekipmanların gıda işletmelerinde kullanımı , verimi önemli ölçüde düşürdüğü gibi çeşitli sorunlara da yol açmaktadır. Ekipmanlarla bulaşabilen gıda kökenli hastalık ve bozulma etmenleri ile buna yönelik çözümlere örnekler aşağıdaki çizelgede verilmiştir.

Ekipman Sorunlar Sonuçları Önlemler

Ticari fırınlar Isıl dağılımın iyi sağlanamaması Pişmemiş kısımlarda, çabuk bozulma, gıda kökenli hastalıklar İyi ısıl dağılımı sağlayacak düzenleme ve olası sorunların kontrolü

Tahta ekipmanlar Canlı mikroorganizmaları temizleme güçlüğü Mikrobiyal bozulma Tahta düzenekleri uygun metallerle değiştirme

Koku gidericiler Gereğince temizlenmeme veya elverişli olmayan konumlarda yerleştirilme Bulaşmalar İyi ve uygun temizlik uygulaması, pastörizatörden geçirme

Pompalar Aşınmalar Üründe bozulmalar Çabuk aşınan parçaların sıklıkla değiştirilmesi

Isı değiştiricileri Çatlak soğutma ünitelerinden kontamine su kaçakları Salmonellosis

(özellikle süt işletmelerinde) Isı değiştiricilerini yenileme

Bütün bunların dışında üretimde, ambalajlama vb. özel alanların UV lambalarla desteklenmesi gerekebilir. Bu uygulamada yeterli kapasite seçimi, uygun yerleştirme ve UV risklerinden korunma da ihmal edilmemelidir.

Pasta Yapımında Kullanılan Alet ve Ekipmanlar

1.Tava Arabası

Cinsi Yükseklik Genişlik Uzunluk Malzeme Cinsi

100-134 Döner Tava Arabası 181 cm 75 cm 98 cm Siyah Boru

Tekli Mat. Tava Arabası 188 cm 60 cm 96 cm Paslanmaz

Çiftli Mat. Tava Arabası 188 cm 60 cm 192 cm

Tünel Fırın Arabası 188 cm 70 cm 126 cm

Döner fırınlarda hamurların fırın içerisine yüklenmesi ve boşaltılması bu ünitelerle yapılmaktadır. Genellikle 13 veya 17 tavalı olarak imal edilirler.Oynar döküm tekerlekli olup orta kısmında merkezleme deliği mevcuttur.

2.Dinlendirme Dolabı

Cinsi En Yükseklik Uzunluk Malzeme Cinsi

Hamur Din. Odası 100-134-150 ( 2 arabalık ) 135 cm 200 cm 244 cm Alüminyum

Hamur Dinlendirme Odasında hamurun gelişmesi sağlanır.Bu işlem dış ortamdan yalıtılmış içerisi gerekli nem ve ısı şartlarına uygun bir yerde yapılır.Hamur dinlendirme odası paslanmayan ve çürüme özelliği olmayan alüminyum ve pvc malzemelerden imal edilmektedir.Bu sayede uzun ömür ve kolay temizleme imkanları sunulmuştur.Kapıda bulunan cam sayesinde hamurun gelişmesi izlenebilmektedir,istenildiğinde ayrıca gösterge paneli ilave edilebilmektedir.

3.Pasa Arabaları

Cinsi Genişlik Yükseklik Uzunluk Malzeme Cinsi

Pasa (palet) arabaları 180 60 cm 182 cm 290 cm Siyah Boru, paslanmaz

Matador fırınlarda hamurların fırına boşaltılmasını sağlayan bu ünitenin fırın kapasitesine göre ebatları değişmektedir.

4.Hamur Pasası

Cinsi Genişlik Uzunluk Malzeme Cinsi

Hamur pasası 180 58 cm 280 cm Aliminyum, paslanmaz

Katlı fırınlarda hamurların fırına boşaltılmasını sağlayan bu ünitenin fırın kapasitesine göre ebatları değişmektedir.

5.Karıştırma Mikserleri

Pasta hamuru ve kremanın karıştırılmasında kullanılan ve genellikle paslanmaz çelikten üretilen makinelerdir. Çeşitli boyutlarda olabilmektedirler.

6. İşleme Tezgah:

Bir makinede işlem görüp başka bir makineye geçecek olan malzemenin geçiş esnasında çeşitli işlemler gördüğü tezgahlardır.Çeşitli boyutlarda olabilirler. Malzeme cinsi hijyen açısından mermer olmalıdır.

7.Kek Kalıpları

Pastaların istenen şekilde üretilmesini sağlar. Kek hamuru bu kalıplara dökülerek fırına sürülür. Çeşitli boyut ve şekilde olanları vardır. Malzemesinin paslanmaz alüminyum olması tercih edilir.

8. Pişirim Fırını

Kalıplara dökülmüş kek hamurunun pişirilerek kek haline gelmesinde kullanılır. Pasta türüne göre istenen sıcaklık derecesine ayarlanabilir ve istenen sürede pişirilir. Ayrıca pişmiş keklerin muhafazasında kullanılır. İmalathanenin diğer kısımlarından ayrı olması gerekir çünkü fırının olduğu bölümün sıcaklığı fazladır. Kalıpların konulması için içinde dört adet tepsi bulunmaktadır. Malzemesi ısıya dayanıklı, paslanmaz alüminyum olmalıdır.

9.Teşhir Dolabı

Pastaların müşterilere sunulmak üzere teşhir edildiği dolaptır. Ürünün tazeliğini koruması açısından belirli bir soğutma derecesinde çalışır. Ön kısmı müşterilerin görebilmesi için camdan yapılmıştır. Diğer kısımları da ısı yalıtımına elverişli malzemeden imal edilmiştir.

5. MALİ PLANLAMA:

Mali planlamanın yapılabilmesi için iki tür giderin belirlenmesi gereklidir;

 Yatırım giderleri

 Üretim giderleri

Toplam yatırım giderleri;

 Sabit sermaye

-Sabit yatırım

-Üretim öncesi sermaye giderleri

 Net işletme sermayesi

Sabit yatırım kalemleri;

 Arazi ve arazi hazırlanması

 Bina ve inşaat işleri

 Yardımcı donanımı da içeren tesis makine ve donanımı

 Endüstriyel mülkiyet hakları gibi bazı şirketleştirilmiş sabit değerler

Varsayımlar

 Tesis kurulumuyla ilgili tüm giderleri karşılayabilecek sermayenin olduğunu varsayılmıştır.

 Bir pastanede hammadde ihtiyacı toptancılar tarafından sağlanır. Fakat buradaki mali planlamaya yansıyan rakamlar tüketici fiyatlarıdır. Bu durum giderleri arttıran bir durum oluşturmuştur.

 Üretim giderleri, tesisin kurulma aşaması olduğundan hesaplara katılmamıştır.

Bu varsayımlara ve pastane kurulum aşamasında oluşan gider kalemlerine göre oluşacak mali tablo aşağıdaki gibidir;

Arazi giderleri 540.000.000.000 TL

Dekorasyon giderleri 80.000.000.000 TL

Makine ve donanım giderleri 58.250.000.000 TL

Birim hammadde maliyeti 878.000 TL

Birim işçilik maliyeti 4.000.000 TL

Birim enerji giderler 800.000 TL

Birim ambalaj giderleri 300.000 TL

Birim genel idare giderleri 650.000 TL

Bu mali verilere göre bir pastanın maliyeti aşağıdaki gibi belirlenmektedir;

Toplam birim maliyet= br. hammadde + br. işçilik + br. enerji + br. ambalaj + br. idare giderleri

Toplam birim maliyet ( bri pastanın maliyeti) = 3.925.000 TL olarak belirlenmiştir.

6. ORGANİZASYON PLANLAMASI:

İşletmemizde tek tip ürün üretilmesi ve belirli ana fonksiyonların bulunması nedeniyle organizasyon biçimlendirmede işlevsel yaklaşımı tercih ettik. Öncelikle üretim, mali ve idari işler olmak üzere ana fonksiyonlarımızı belirledik. Daha sonra yapılacak işleri, iş görenleri ve yer- araç ve yöntemleri belirleyerek organizasyon sürecini tamamladık.

Organizasyonun başarılı olabilmesi için temel organizasyon ilkelerine uyması gerekmektedir. Bu ilkeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Amaç Birliği: Her birim ve aktivitesi aynı amaca yönelmiştir.

2. İş Bölümü ve Uzlaşma: İş bölümü aynı emekle daha çok üretim sağlar.

3. Yetki ve Sorumluluk Denkliği: Yetki ve sorumluluk birbirine denktir. Yetkisiz personel sorumlu tutulamaz.

4. Hiyerarşi ( Basamaklar Sırası): Basamak sırası ile ast/üst ilişkileri oluşturulur.

5. İstisna (ayrılık) İlkesi: Ast tekrarlanan rutin çalışmalarda sorunlarda karar alma yetkisine sahiptir, bunun dışındaki durumlarda üste başvurmalıdır.

6. Komuta Birliği: Her ast yalnız bir üste bağlıdır.

7. Personeli İşe Yerleştirme İlkesi: adama göre iş değil, işe göre adam yerleştirme yoluyla verimli bir çalışma ortamının sağlanması.

8. Görev Tanımlama İlkesi: Organizasyondaki her bireyin görevleri, yetki ve sorumlulukları açık bir şekilde belirtilmiştir.

9. Denge İlkesi: Bölümler arası yetki dağılımının denk olması amaçlanır.

10. Kolaylık ilkesi: Yetkiler sorumluların yönetim işlerini ve liderliğini kolaylaştırmak için verilir.

İşletmenin üretim kapasite dikkate alınarak gerekli insan gücü sayısı tespit edildi. Çalışanlar organizasyon şemasında gösterilip personelin görev tanımları oluşturuldu.

7. İNSAN KAYNAKLARI PLANLAMASI:

İşletmemizde öncelikle işler gruplandırılıp bu gruplara göre işgücü grupları ve nitelikleri ortaya konmuştur. Böylelikle aşağıda görülen iş gücü yapısı elde edilmiştir..

İş Gücü Yapısı

İş Grupları İşgücü Sayısı İş Gücü Özellikleri

Pasta Üretim Grubu 3 Elle ve basit aletlerle çalışmada deneyimli,

becerikli, temiz çalışan, estetik ruha sahip,

yaratıcı olma, yenilikleri takip eden, hijyen bilgisi

olan, mesleki terim bilgisi, malzeme araç-gereç

ve ekipman bilgisi olan, ölçü bilgisi,

Temizlik Grubu 2 Dinamik ve verimli çalışan, pratik el becerileri,

Titiz çalışan, dikkatli, iş disiplinine sahip

Servis Grubu 6 İnsan ilişkileri iyi, iletişime açık, hızlı çalışan,

Dikkatli, iş disiplinine sahip

İdari İşler Grubu 1 İnsanları koordine edebilen, çabuk çözüm üretebilen,

Kalite kontrol, iş güvenliği konularında bilgi sahibi,

Öğretme yeteneğine sahip.

İşletmedeki personel ihtiyacı genelde iç kaynaklar göz önüne alınarak yapılmaktadır. Örneğin pasta ustasının yerine yeni bir pasta ustası almaktansa yardımcılarının bu göreve getirilmesi. Terfi yoluyla işe yerleştirme işletmemiz açısından hem daha az maliyetli hem de çalışanımızın motivasyonu açısından önem kazanıyor. İnsan kaynakları kapsamında ön yetiştirme, işin eskimesini önleme ve yeni beceriler geliştirme çalışmaları yapılmaktadır.

GÖREV, YETKİ ve SORUMLULUKLAR

Görevin Adı : Üretim Sorumlusu ( Pasta Ustası )

Bağlı Olduğu Birim : Genel Müdür

GÖREVLER

1. İmalathanenin kontrol ve koordinasyonun sağlar.

2. Üretimle ilgili kararlar alır.

3. Kalite ve verimliliği gözeten üretim yapılması

4. Yanında çalışanlara eğitim vermek

5. Kalite kontrol çalışması yapmak

YETKİLER

1. Hammadde ve malzeme alma kararı vermek

2. Çalıştığı personelin performansını kontrol etmek

3. Tedarikçi firmaları belirlemek.

SORUMLULUKLAR

1. Üretimde kalite ve verimliliğin sağlanması.

2. Yaratıcılığını geliştirmek ve ekonomik ürünler üretmek

3. Rakipleri izlemek, piyasa taleplerine hızlı cevap vermek.

4. Araç-gereç ve ekipmanları etkin şekilde kullanmak.

5. Yanında çalışanların genel temizliğini kontrol etmek

GÖREV, YETKİ ve SORUMLULUKLAR

Görevin Adı : İdari İşler Sorumlusu

Bağlı Olduğu Birim : Genel Müdür

GÖREVLER

1. Çalışanların denetim ve koordinasyonunu sağlamak.

2. Personelin çalışma planın hazırlamak.

3. İşletmenin iş gücü ihtiyaç planını hazırlamak ve iş gücü temini sağlamak.

4. Çalışanların performansını genel müdüre bildirmek.

5. Servis ve temizlik birimlerinde çalışanları denetlemek ve genel müdüre rapor etmek.

6. Çalışanların eğitim programlarının hazırlanması

7. Çalışanların ücretlerinin ödenmesi

YETKİLER

1. Tedarikçilerin belirlenmesi.

2. Fiyat listelerinin oluşturulması

SORUMLULUKLAR

1. Ambarlara gelen hammadde ve malzemenin kaydını tutmak, takip etmek

2. Aylık satış rakamlarını genel müdüre rapor etmek.

3. Tedarikçi firmalarla yapılacak sözleşme ve tekliflerin hazırlanması

GÖREV, YETKİ ve SORUMLULUKLAR

Görevin Adı : Genel Müdür

Bağlı Olduğu Birim : -

GÖREVLER

1. Maliyetlerin ve karlılığın izlenmesi

2. Tedarikçi firmalarla sözleşme ve tekliflerin onaylanması

3. Üretimin izlenmesi

4. Üretim akışının kontrol edilmesi, kararlar alınması

5. Tüm çalışanları arasında koordinasyonun sağlanması

6. Üretim ve idari işlerden gelen raporları değerlendirmek.

YETKİLER

1. Satış rakamlarını inceleyerek fiyatların güncellenmesi

2. Yeni personel alımına karar verme.

SORUMLULUKLAR

1. Çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak.

2. Pazarlama tekniklerinin uygulanmasını sağlamak

3. İşletmenin tanıtım çalışmalarını yürütmek

GÖREV, YETKİ ve SORUMLULUKLAR

Görevin Adı : Temizlik Sorumlusu

Bağlı Olduğu Birim : İdari İşler Sorumlusu

GÖREVLER

1. İmalathaneyi her sabah ve her günün sonunda temizlemek

2. İmalathanede üretimden dolayı oluşan bulaşıkları yıkamak

3. Servis salonunu her sabah ve her günün sonunda temizlemek

4. Sosyal alanların günlük temizliğini yapmak

SORUMLULUKLAR

1. Alet ve ekipmanlarını etkin bir şekilde kullanmak.

2. Kullandığı kimyasalların dikkatli tüketilmesini sağlamalıdır.

ORGANİZASYON ŞEMASI

8. KURULUŞ YERİ SEÇİMİ:

İşletmemizin kuruluş yerini tespit ederken öncelikle hangi ürünü üreteceğimiz, bu ürünün özelliklerinin ne olduğu, ürünümüzün hangi teknolojiyle üretileceği, ne tür üretim araçlarının gerektiği ve ne kadar üretim yapacağımızla ilgili kararlar verip bu kararlara cevap verebilecek bir yerleşim planı nitelikleri ortaya koyduk. İşletmemizi şehir içinde mi yoksa şehir dışında mı tesis edelim kararını aldık. İşletmemiz pastayı sadece üretip ve çeşitli yerlere dağıtımını yapan bir imalathane değildir. Ürettiği pastaları kendisi satışa sunan ve servis eden ayrıca sipariş üzerine üretim yapan bir pastanedir. Günlük kapasitesini de göz önüne alarak pastanemizin sadece servis salonunu değil imalathane kısmını da şehir içinde kurmaya karar verdik. Şehir içinde bir mekan edinip uzun yıllar o mekanla anılmak hedefi, işletmemiz için kuruluş yeri seçerken bir kriter olmuştur.

Genel olarak aşağıda sıralan etmenleri değerlendirdik:

1. Hammadde ve kaynaklar

2. Pazarlama ve ulaşım

3. İnsan gücü

4. Finansman

5. Su ve kanalizasyon sistemleri

6. Enerji ve yakıt kaynakları

7. Sosyal çevre özellikleri

8. Arsalar ( buraya dükkan da yazabiliriz)

Hammadde ve Kaynaklar:

Hammaddelerimiz sözleşme imzalanmış olduğumuz toptancı firmalardan temin edilmektedir. Hammaddelerin imalathaneye ulaşımı, ilgili firmanın dağıtım servisleriyle olmaktadır. İşletmemizde hammadde kontrolü yapılmamakla beraber alınan hammaddelerin ambalajlı oluşu ve üzerinde üretici firmanın kalite kontrol etiketinin olması bizim için yeterli olmaktadır.

Pazarlama ve Ulaşım:

Belirlemiş olduğumuz hedef kitlesi doğrultusunda rakip pastanelere yakın olmasını ve rekabet ortamı içinde üretim yapmayı tercih ettik. Şehir içinde olması neden ile ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır.

İnsan Gücü:

İşletmenin şehir merkezinde kurulacak olmasından dolayı personelin ulaşım sorunu olmamaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanmaktadır.

Finansman:

Cebimizde üretimini yapacağımız ürün için gerekli teknolojiyi alabilecek, bu teknolojinin kurulmasına olanak verecek yeri satın alabilecek parasal kaynak bulunmaktadır.

Su ve Kanalizasyon Sistemi:

İşletmemizi şehir dışında kurmuyor olmamızın en büyük avantajlarından biri su ve kanalizasyon sistemimizin hazır oluşudur. Eğer şehir dışında kuruyor olsaydık su ve kanalizasyon altyapısını, ilgili yasa ve prosedürlere uyarak, bizim oluşturmamız gerekecekti. Örneğin suyumuzun kalitesinin istenilen değerlerde olması için gerekli teknolojiyi edinmeliydik. İşletmenin şehir içinde kurulu olması sebebiyle almış olduğumuz binanın su ve kanalizasyon alt yapısı mevcut olup, şehir suyu kullanmaktayız.

Enerji ve Yakıt Kaynakları:

İşletmemizde tüm enerji ihtiyacı elektrik enerjisiyle sağlanmaktadır. Ayrıca mevcut pasta pişirim fırınlarından birinin gazlı olması ve ocakların gazla çalışıyor olması sebebiyle tüp de enerji kaynakları arasındadır.

Sosyal Çevre Özellikleri:

İnsan yoğunluğunun fazla olduğu yerleri tercih ettik.

Arsalar:

Arsa seçiminde maliyet kriterinden sonra arsanın bulunduğu yer ve bizim hedef kitlemizin o yerdeki potansiyelini, müşterilerin kolaylıkla ulaşabileceği ve yerleşim birimlerine yakın oluşunu değerlendirdik.

Sonuç olarak işletme için gerekli elektriğin TEDAŞ’tan, suyun da belediyeden sağlanacağı ve atıkların atılması konusunda da az miktarda atık olacağı için sorun yaşanmayacağından dolayı bu etmenlerin tesis yeri seçiminde göz önüne alınmasına ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu yüzden yaptığımız araştırmalar sonucu kuracağımız pastanenin işlevselliğine ve kapasitesine uygun üç aday yer bulunmaktadır. Electra Yöntemiyle bu aday yerlerden en uygun olanını seçmek için yaptığımız çalışmalar aşağıda yer almaktadır.

 Seçeneklerin Oluşturulması:

Pastanemiz için aday üç yer bulunmaktadır.

1. Aday Yerin Özellikleri:

Yeri: Baraj Yolu 6.durak, Cadde üzeri

Alanı:150 metrekare

Biçimi:Tek katlı, dikdörtgen şeklinde

Fiyatı: Metrekaresi 2,500,000,000 TL

2. Aday Yerin Özellikleri

Yeri: Merkez Mado karşısı

Alanı: 200 metrekare

Biçimi Tek katlı, dikdörtgen şeklinde

Fiyatı: Metrekaresi 3,000,000,000 TL

3. Aday Yerin Özellikleri:

Yeri:Turgut Özal Bulvarı

Alanı:100 metrekare

Biçimi: İki katlı, kare şeklinde

Fiyatı: Metrekaresi 1,500,000,000 TL

 Ölçütlerin Oluşturulması:

Seçenekleri karşılaştırabilmek ve aralarından en uygunu seçmek için, bu seçenekleri bazı ölçütlere göre kıyaslamamız gerekmektedir. Pastane tesis yeri seçimi bu ölçütlerin aşağıdakiler gibi olmasına karar verilmiştir.

a) Fiyat

b) İşleklik

c) Dükkanın biçimi ve metrekaresi

d) Tesis yeri kapasite arttırabilmeye uygun mu?

e) Kurulacak tesisin civarında çok sayıda pastane var mı?

 Ölçütlerin Ağırlıklandırılması:

Ölçütler önem derecelerine göre sıralanır ve her ölçüte temel amaç göz önüne alınarak bir ağırlık puanı verilir.

“b” işleklik ölçütü bir pastanenin ……….. için en önemli ölçüt olduğundan, bu ölçütün ağırlığı 8 olarak belirlenmiştir.

“e” kurulacak pastanenin civarındaki pastane yoğunluğu ikinci önemli ölçüt olduğundan ölçüt ağırlığı 4 olarak belirlenmiştir.

“a” fiyat ve “c” dükkanın biçimi ve metrekaresinin ağırlıkları 3 olarak belirlenmiştir.

“d” tesis kapasitesinin arttırılmasıyla ilgili ölçüt çok büyük bir kapasite artışı olmadıkça makine sayısının artırılmasıyla sağlanacağından ve pastane için gerekli makineler çok büyük yer kaplamadığından, bu ölçütün ağırlığı 2 olarak belirlenmiştir.

Sonuç olarak ölçütler ve ağırlıkları şu şekildedir.

a=3

b=8

c=3

d=2

e=4

 Ölçeklerin Oluşturulması :

Her ölçüt için seçeneklere not verilmesi genellikle istenmeyen bir durumdur. Bunun yerine seçenekler ölçütlere göre şu şekilde değerlendirilebilir: “çok iyi”, “iyi”, “orta”, “kötü”, “çok kötü”. Bu ifadeler için sayısal bir skala belirlemek gerekmektedir, bunun için en iyi ve en kötü değerleri sayısal bir skalanın iki ucuna getirilir ve diğer değerler interpolasyon yöntemiyle bulunur.

Çok iyi= 10

İyi=7,5

Orta=5

Kötü=2,5

Çok kötü=0

Önem dereceleri farklı olan ölçütleri değerlendirirken yukarıdaki skaladan yararlanılarak her ölçüt için bir aralık saptanır. Örneğin en önemli ölçüt olan “işlekliğin” aralığı “0-10” seçilir. Diğer ölçütlerin aralıkları da önem derecelerine göre aşağıdaki gibi sıralanır.

b ölçütü için: 0-10

e ölçütü için: 3-7

a ölçütü için: 3-6

c ölçütü için: 3-6

d ölçütü için: 4-5

 Seçeneklerin Değerlendirilmesi:

A B C Ağırlık Ölçek

a 4 3 6 3 3-6

b 7 10 2 8 0-10

c 5 6 4 3 3-6

d 4 4 5 2 4-5

e 5 4 7 4 3-7

 Uyumluluk ve Uyumsuzluk Matrislerinin Oluşturulması:

Tüm seçeneklerin genel karşılaştırılması, gerçekleştirilmesi çok zor bir iş olduğu için ikili karşılaştırılmalar yapılacaktır. “A” ’nın “B” ye baskın olabilmesi için “A” ’ nın bazı ölçütlere göre “B” den çok kötü olmaksızın, birçok ölçüte göre en az “B” kadar iyi olması gerekir. Bu karşılaştırmaları yapabilmek için uyumluluk ve uyumsuzluk matrislerinden yararlanılacaktır.

Uyumluluk Matrisi:

“A” baskındır “B” varsayımı için uyumluluk göstergesi, “A”’ nın en az “B” kadar iyi olduğu ölçütlerin sayısı olabilir.

A B C

A - 0,65 0,45

B 0,45 - 0,45

C 0,55 0,55 -

1.Uyumsuzluk Matrisi:

“A” baskındır “B” varsayımı için uyumsuzluk ölçütü “A” nın “B” den düşük olduğu ölçütlerden yaralanılarak bulunur.

A B C

A - 0,1 0,1

B 0,3 - 0,2

C 0,2 0,3 -

2.Uyumsuzluk Matrisi:

2.uyumsuzluk matrisinin amacı 1.uyumsuzluk matrisiyle elde edilen sonuçları kontrol etmektir.

A B C

A - 0,1 0,1

B 0,1 - 0,2

C 0,2 0,3 -

 Seçim ve Karar:

P=0,5 , q=0,2 , s=1 değerleriyle yaptığımız tablo aşağıdaki gibidir:

A B C

A - X

B -

C X -

B C

A

Sonuç olarak “B” seçeneği en uygun seçenek olarak seçilir.

9. İŞYERİNİN DÜZENLENMESİ:

İnsan, malzeme, makine gibi üretim öğelerinden en iyi verimi alabilmek için bu öğelerin belirli faktörleri değerlendirerek düzenlenmesi gerekmektedir. Düzenleme yapılırken ilgili işlemlerin bir arada olmasına, yerleşimin malzeme hareketine olanak vermesine, donanım ve iş gören için gereksinim duyulan alanların oluşturulmasının sağlanmasına dikkat edilmiştir. Bölümlerin birbirlerine göre konumları belirlenirken öncelikle gıda işletmesi kurulurken uygulanması gereken mevzuata daha sonra da malzemenin akışına dikkat edilmiştir.

Yerleşim planını hazırlarken tesisi 3 genel bölümde inceleyebiliriz. Sosyal alan, üretim alanı ve servis alanı. Burada üretim alanının sosyal alan dediğimiz personelin giyinme odası, yemekhane, tuvaletler, çamaşırhaneyle kesin bir şekilde ayrılması gerekmektedir. Yine üretim alanı ile servis alanı yani tamamlanmış ürün ile henüz yapılmamış veya yarı mamul durumundaki ürün hiç bir şekilde yan yana gelmemelidir. Yine hammadde depolarımız ürün hammaddesi ve ambalaj hammaddesi olarak ayrılıp bu malzemelerin yan yana gelmesi engellenmelidir. Tüm bunlar gıda mevzuatı kapsamın uyulması gereken kurallardır.( bakınız ekler)

İşletmemizde iş akışı modeli olarak üretim hattı bakımından iş akışı modellerinden Doğrusal (düz) hattı tercih ettik. Gıda mevzuatı gereği hammadde mümkün olduğunca geriye dönmeden işlenmeli ve ürün hammaddenin girdiği yerden değil başka bir noktadan çıkmalıdır.

Makine sayısı ve iş gücü gereksinimini ortaya koyduktan sonra makinelerin yerleşiminde ürüne göre yerleşim planı uyguladık. Bunun sebebi tek tip ürün üretiyor olmamız. Makine ve ekipmanlarımızı kullanış sırasına göre yerleştirdik.

Yaptığımız çalışmalar sonucu yerleşimi aşağıda görmüş olduğumuz plana göre yaptık.

Eylem İlişki Şeması:

Yerleşim planına geçmeden önce bölümler arası ilişkinin nasıl olduğunu eylem ilişki şeması yardımıyla inceledik.

Hazırladığımız bu şemada ilişkinin önemi aşağıdaki gibi kodlanmıştır:

Değer İlişki

E Özellikle Önemli

U İlişkisiz

X Arzu Edilmiyor

XX Kesinlikle İstenmiyor

Kurmuş olduğumuz ilişkinin nedenleri aşağıda sıralanmıştır:

1. Türk Gıda Mevzuatına göre hammadde girdileri ile bitmiş ürün ambalajında, kullanılan malzemelerin bir arada depolanması sakıncalıdır.

2. Türk Gıda Mevzuatına göre hammadde depolanan alanda personel için ayrılan giyinme odası, yemekhane, tuvaletler ayrı olmalıdır.

3. Malzeme akışı vardır.

4. Türk Gıda Mevzuatına göre ambalaj deposu ile personelin ihtiyaçlarını giderdiği bölümle, üretimin yapıldığı bölümün birbirinden ayrı tutulması gerekmektedir.

5. Türk Gıda Mevzuatı gereği sosyal alan dediğimiz personel ihtiyaçlarının giderildiği alan, üretimin yapıldığı bölümden ayrı olmalıdır.

6. Türk Gıda Mevzuatına göre üretimin yapıldığı alan ile bulaşıkların yıkandığı temizlik alanı ayrı yerlerde olmalıdır.

7. Pişirim grubunda ( fırın ve ocak) yakıtın ortak kullanılması nedeniyle birbirine yakın olması istenmektedir.

8. Türk Gıda Mevzuatına göre pişmiş ürünle pişmemiş ürünün yan yana gelmesi asla istenmemektedir.

9. Pişirme işleminin yapıldığı alanın sıcaklığı diğer üretim alanlarına göre daha fazladır. Keki süslerken kullanılan malzemelerin ve kremanın sıcaklıktan

EYLEM İLİŞKİ ŞEMASI

YERLEŞİM PLANI

Ürün Tanımı

Salı, 06 Kasım 2007

ÜRÜN TANIMI

FORM – 1

1. ÜRÜN İSMİ/İSİMLERİ

Tüketime hazır donmuş döner

2. ÖNEMLİ ÜRÜN KARAKTERLERİ

Dondurulmuş ( -18°C), pH; 5.5-6.0, tuz oranı %1.28-2.08

3. ÜRÜNÜN NASIL KULLANILACAĞI/NE ŞEKİLDE TÜKETİLECEĞİ

Isıtılarak tüketim (ocak, mikrodalga, vb.)

4. PAKETLEME

Vakumlu paketleme

5. RAF ÖMRÜ

3 Ay (-18°C)

6. HEDEF TÜKETİCİ KİTLESİ

Her yaşta, bütün tüketici grupları

7. ETİKET BİLGİLERİ

-18 °C’de saklayınız, tüketime hazırdır pişirme gerektirmez

8. ÖZEL DAĞITIM KOŞULLARI

Soğuk hava donatımlı taşıma araçları.

TARİH: 25.04.2003

YETKİLİ: UTKU YILDIZ

INGREDİYENTLER VE DİĞER MATERYALLER LİSTESİ

FORM – 2

Hammadde

Ambalaj Materyalleri

Diğer Bileşenler

Et (Dana – Kalça Eti)

BCP

Polipropilen Köpük Tabak BCP

Streç Film

BCP

Tuz BP

Baharat BCP

TARİH: 25.04.2003

YETKİLİ: UTKU YILDIZ

Yüksek Fırın Teknolojisi Ve Sıcağının Belirlenmsi Ve Ölçülmesi

Salı, 06 Kasım 2007

4.7 HOMOJENİZATÖRLERİN TEMİZLİK VE DEZENFEKSİYONU

Hoinojenizatörlerde HTST unite— siiidc kullanilaii asit ye alkali vikamalartiiin avnisi ti~u.nlattir~ Bununla beraber kir durumn (rag, protein ye pastörize sütten gelen basit kalsivnm milan) HTST Utitesi nden çok daha at oldugu içi a asi m ‘c alkali vika mania u~~ulatna sOresi HTST Onitesi idc uvgulanan sürcdcn çok daha azdtr. Orne~ii. asit vikama HTST ütiitesinc tivi.~ulantrkei son 10 dakikastnda loinojenizatOrc uvgalanir. Yi nc alkali dctcrjanla HTST Onitcsi vikant rkei ilk 10 dakikastnda bu deberjantn homojenizatOrdcii gccncsi ye bunti vikainasi sağlanır. Alkali dctcr~an nvgulainastndan sonra (10 dak) liomojenizatOr uvgun ~ckildc soğutulur .

4.8 Pastörize Sütün Taşındığı Boruların ve Depolandığı Tankların Temizliği

Buradaki kirler çig sütün tasi ndtgi borulardaki lie çok beater re bunlar ~ag. protein binikiinleri ye bazı kalsivumn tuzlardir. Bununla bcrabcr pasmonizasvondan

sonra sütün kalitesini ve gtivcni rligi iii saglanuik ici a alct ~e ekipmanlartn teniizligi ye sanuzasvonu çok in vaptlinalidtr. Alkali vtkaina solusvonunun konsan— trasvonu çig sutun gectigi borulardakiuic gOre daha yüksektir ve bu 3000-3500 ppm arastndadzr. Bontla r ye tank için genellikle Once ilik su lIe vtkama ye bunt takiben 740C de 30 dakikalik bin alkali vtkatna vaptlir. Suvun serthgini gidermek icin alkali solusvonuna vakIa~tk 100 ppm klorin kattlabilir (8). Daha Onccdc bahscdildigi gibi alkali ~tkaina solus~’onu gcncl olarak ~ glann sabunla~mavla tcflhizlenmesiiii saglar ~c ilavc edilen klonin ise protcinlenin teinizlcnincsini saglar. ~A.Ikal i vikaina sirkilasvonundan sonra kalan licrhangi

air miicr~tI birikiiat,ti icmiileiitek ida pH si 4—5 ~..ix artnda oLin bir asiiic dnrtikinta ‘~ apilnta.lidtr

4.9 Krema Ve Kondens Süt Depolama Tankları Ve Transfer Boruları Temizliği

Buralardaki kirler de çiğ süttekine benzer .Fakat bileşenlerin oranı daima farklıdır.Örneğin kremadaki yağ oranı yüksek ve protein oranı çiğ süte göre düşüktür . Kondens süt hem yüksek oranda yağ hemde yüksek oranda protein içerir . Tankların ve transfer borularının temizliğinde çiğ süttekine göre daha yüksek alkalitiye sahip çözelti kullanılmalıdır . Yüksek miktardaki kirden dolayı alkali yıkama süresi çiğ süte göre 2-3 kat daha uzun olmalıdır .Alet ve ekipmanlardaki proteinlerin temizlenmesi için yıkamada yaklaşık 50 ppm civarında klorin ilave edilir . Bunun yanı sıra yıkama suyuna şelat ilave edilir ki suda bulunan mineralleri bağlasın .

4.10 YAYIKLARIN TEMI2L!I< VE DEZENFEKSIYONU

Yayiklardaki kirlenin esasini sut yagi ye iriorganik tuziar olu~turur.Temizieme i~leminde yayxk ilk olarak %0,2 trikaisiyum fosfat ilave ediimi~ 95C deki su ile yikanir.Temizlemede kulla*nilan suyun miktani toplam yayik kapa.sitesinin %10’una e~it ol*mali ye yayik i~Iem sirasinda 5 dakika sore lie maksimum hızda caii~tinilmaiidir.Sonra su ile iyice durulanır.

4.11. ŞİŞE YIKAMA MAKINALARINDA TEMİZL.İK VE DEZENFEKSIYONU

Şişe yüzeyindeki kirlerin kaynağını protein,yağ, laktoz organik tuzlar ile su ve sütten kaynaklanan inorganik tuzlar oluşturmaktadır.Temizleme işleminde % 2 lik sodyum hidroksit ve tri*sodyum fosfattır.Ayrıca şişe yıkama. makinelerini korozyondan korumak için % 0.3 sodyum ye potasyum silikat yaygın olarak kullanılmaktadır.Ancak temizleyici maddelerin bu şekilde bir kombi*nasyonu makinelerde tortu, kireç ve şişeler üzerinde de beyaz bir film tabakası oluşumuna neden olabilmektedir.Bu kusur temizleyici maddelerin uygun kombinasyonlarına konsantre fosfatların ilavesi ile giderilebilir.

4.12 Dezenleksiyon ye steri]izasyon i~1eni1erinde dikkat edilecek hususla.r:

Süt işletmelerinde ve özellikle sağım yapılan çiğ süt üretim yerlerindeki alet ve ekipmanların dezenfeksiyon ve sterilizasyonunda bazı hususlara dikkat edilxnesi gerekir. Bun]ann en Onexnlileri a~a~ida maddeler halinde belirtilmi~tfr:.

1. Süt üretim ciftlikierinde ye s5t topiama merkez]erlnde, so~utmah tanklar keslniikle buhar veya kaynar su lie temas ettirilmemelidir. cunku sogutma donanimjmn neden oldugu a~xn sogumu~ yUzeylerde ani sicakbk artx~1ari. metal yUzeylerin ezlimesi ye bozulmasi ~ibi sorunlara neden olur. Ayrica termometre ye tertnostatlar da zarare~uErar.

2. Silt Uretim çfft1ik1er~nde ye süt topiama inerkezierinde kullaniian ekipmanlar. nadiren buhax ile dezenfekte edilir. Bunun nedeni. buhar Uretirni 1cm, büyilk yatirimi gerektiren bir tesise gereksinim olmasidir. Süt üretim ciftlikler-mnde ye sQt toplama inerkezlerinde kullanilan ekipmaniann steriilzasvonu 1cm asit1endiriimi~ steak su kullanilmasi en uygun yOntem olarak bihnir.

3. Mekanlk ytkaytcilarda temlzlenen sUt gUguxnleri ye kapaklanntn km sa sürede kurumalart 1cm, buhar enjeksiyonu lie sanitize edilmeleri

gerekir.

4. Süt depolaxna tankian buharla dezenfekte edilmezler. Bunun nedeni çok büvilk hacimii olduklanndan, yilzevlerin stertlizasvon stcakhgtna ula~masi 1cm çok uzun zamana ihtivac olmastdtr. Bit tanklar ye benzeri geni~ hacimli veya yilzeyli eklpmanlann sterili*zasyonu 1cm en uYgun yOntetit. pUskürtme ba~ltkian lie kimyasal sterillzasyon ajanlannrn uygun konsantrasyondaki cozeltilerinin pUskürtSlmesidir. Depolama tanklarrnda cogu zaman pUskUrttne donanxmlan. imalat strasinda monte edilmi~tir.

5. Daha kUçuk But depolama tanklan, süt naklive tankerieri veya süt nakliye tanklarmda da benzer püskQrtme donarutnlart bulunabilir. Ancalc bu gibi eklpmaniar elle temiziendigi taktirde buhar sterili*zasyonu tavsiye edilir. çunku. die yapzlacak bir kitnyasal sterilizas*yonda, yuzeylenn yeterxnce kimyasal cazelti lie temas etmeieri ola*nakstzdtr.

Eger sUt i~1etmesinde kuilaiulan alet ye ekipmanlar CII’ sistemi ile temizlenmeye uygun ise, mutlaka bu yOntemin tercih edilrnesi gereklr. cunku alet ye ekipmanlartn ister steak suyun sirkUlasyonu yoluyla. isterse kiniyasal bir stertlizasyon çOzeltisinin sirkulasyonu yoluyla olsun en etkfll sanitasyon yOntemi CIP yöntemidir.

Buharla steiilizasyonun da ban sakincalari buiunrnaktadxr. Or*negin; alet ~‘e ekipmanlarin bazi kritik noktaianna buhar ula~xnasi mümkUn oiniavabilir. Ozellikle buharrn vogunla~tigi kOr noktalarda. oiusan su di~an atiimadigi sürece stcrihzasyonun saglanmasi cia*naksizdir. Bunlann disrnda buhar hortirniunun ye serbest buharin bazi alet ye ekipmaniara zarar vermesi. calisanlar win bir tehlike olu~turmasi her zatnan olasıdır .

6 .TEMİZLİK VE DEZENFEKSİYONUN KONTROLÜ

Ternizlik ye dezenfeksiyon i~lemleri yapildiktan sonra alet ye ekipmanlar da yeterli sanitasyonun yapilip yapilmadigini anlamak 1cm kontrol yaptlmasi gerekir. GunurnUzde gida bakteriyolojisi uzerinde ca1i~an ara~tiricilar mikroorganizmalann gida madclelerinin dayanikltligtnt ye kalitesini etkileyecegi uzerinde durulmaktadir. Son 20-30 ytlda geIi~en bakteriyolojik yOntemlerle kontroller artmi~ ye mikroorganizmalarin yalniz sagltk yOnunden sakincalari olrnayip buyuk ekonomik zararlarda o1u~turdugu anIa~i1mi~tir. Gida ile ilgili yerlerin kontrolu diger yerlere gore daha zordur. Hijyen bir i~Ietmeye gerek maddi gerekze zarnan yOnunden büyUk Olcude yardimda bulunmasina ragrnen direkt kazanç saglamadigi için cogu kez benimsenmi~ veya gerektigi gibi Onem veriImemi~tir. Ancak piyasaya surulen bozuk mamUl maddelerden gelen ~ikayet üzerine bakteriyolojik kontrollere ba~vurulrnaktadir. Bakteriyolojik kontrollerin amaci; insan sagligini ye urunU bozan mikroorganizmalari belirlemek ye bunlardan o i~yerinin korunrna yollarini saptarnaktir. Bakterilerin hangi devrede o gtdaya bu1a~tiklart anla~ilabiIir ye sonradan yok edilrne carelerine ba~vurarak i~yerinin daha fazla ekonomik zarara ugramasi Onlenir. her i~yeri yeni gelen hammadde vasitasiyla tekrar bakterilerle buIa~ik hale gelir. Bunlarin çogu sporsuz bakterilerdir ye hepsi az bir istda Olebilir veya inaktive edilebilen bakteri turleridir. Sporlu bakterilerin vejatatif ~eki1leri Istya kar~i dayanikli degildirler. 90 0C’nin alt,nda bir isi ile hepsi Oldurulebilir. Sporlarin Olrnesi ise 100 0C’nin ustunde bir tsiyla mOmkUndur. Dezenfeksiyon maddeleri ile sporlu bakterilerin vejatatif ~ekilleri Oldürülerek tekrar spor yapmalari Onlenir (Yildirim, 1996).

Bakteriyolojik kontroller düzenli olarak ye en geç haftada bir kez dezenfeksiyondan sonra yapilmaltdir. Kalite kontrolleri esas altnarak bakteriyolojik nurnune alinir. Dezenfeksiyon maddesinin genellikle 30 dakika etki ettikten sonra ye yuzey su ile durulandtktan sonra numune alinir. Kontroller basit, zahmetsiz ye yuzeydeki bakterileri mumkün olduğu kadar kapsayacak şekiIde olmahdir. Yani ahnan numune alindigi bOlgeyi temsil etmelidir (Yildinm, 1996).

A-Pamuk Sürtme yöntemi : Metod şöyledir ,15-20 cm uzunlugundaki odun cubugun bir ucuna pamuk sarilir. Bu odun cubuk pamuklu kisirn a~agi gelecek ~ekiIde bir tupun içine konarak agzi kapatilir. 2 saat 118 0C’de veya 20 dakika 121 0C’de sterilize edilir. Daha sonra tupun icinden çikarilan pamuklu cubuk Olçulu bir alan yüzeyine 30 0C’Iik aciyla 3 kez sürulur. Pamuklu cubuk tup içine konur. Agzi kapatilarak Iaboratuvara gOnderilir. Burada pamuklu cubuk tüp içinden ctkarilarak çubuk kismi kiriltr. 10 mltlik f’zyolojik su içerisine atilir. Iyice çalkalanir (en az 25 kez). Daha sonra uygun dukusyonlar hazirlanarak sayilmasi istenen mikroorganizmaya gore ekimler yapilir. Painugun suda eriyen cinste olmasi Onemli olur. Bu nedenle suda cabuk erime Ozelligine sahip olan “Alginat” pamugu, iyi eritilmesi amaciyla fizyolojik tuzlu su yerine ekseriya ringer çOzeltisi kullanilmaktadtr. ringer cOzeltisi %l oraninda Na*Hetametafosfat icerdiginden çOzulme i~Iemi kolay ye kisa zamanda olmaktadir (Bakirci, 2000; Yildirim, 1996).

B- Agar sucugu metodit (Baski yöntemi):

Ilk defa Ten Cate tarafindan uygulanan bu yOnteme Ten Cafe yOntemi de denir. YOntemin esasi besiyerini numune alinacak yüzeye direk temasi olu~turur. Numune almada araçlar ortadan kalktigi için daha cok bakteri alinmasi kontaminasyon riskinin kalkniasi ye sterilitenin bozulmasi olasiliginin azalmt~ olmasi gibi avantajlari vardir. Dezavantaji ise yalniz düz yuzeylerin bakteriyolojik kontrolleri 1cm kullanabilmeleri ye anaerob bakteriler için Ozel etüv gereksinimi ye ortamda fazla miktarda mikroorganizma varli~inda sayimin zorIa~masidir. Metodun uygulanmast; besiyeri eritilerek suni bagirsaga doldurulur. 15’er araliklarla ipe baglanir. Ortalarda 121 0C’de 15 dakika sterilize edilir. Hazirlanan agar sucugu so~utulur ye steril bir biçakla kesilir. Sonra siktlarak suni bagirsak.tan çikarilir. Numune alinacak yere basttriltr ye cikan agar 0.5-1 cm kalinltginda kesiiir. Sterii bir getiri kutusuna konur. Inkubasyona terkedilir. inkubasyon sonunda saylm ye teşhis yaptlir (Bakirci, 2000; Yiidirim, 1996).

C- Trigger yöntenIi:

Bu yöntem Alman profesOru Reuter tarafindan geIi~tiriimi~tir. Yöntem hep aynt buyukiUkteki yuzeyden stenderdizasyona gidilmeyi prensip oiarak esas aimt~ttr. AIet 10 cm uzunlugunda ye 16 mm capinda pasianmaz celikten yapilmi~ enjektore benzeyen ye icindebulunan bir yay yardimi ile her numune aimada 1 kg bastnç yapabiiecek ~ekiIde yapiImi~ttr. Enjektörun ci ile tutuian kismi 2 cm kadar yukari çekiiebiiir ye bu ~ekiide arzu edildigi kadar tutulabilir. Pamuk, celik borunun bir ucunda ye oynak kistmnda buiunan iki teiin arasina tutturuiur. Sonra yukari cekiiir. Aletin agzt kapatilarak 15 dak. 121 0C’de steriIizasyona tabi tutuiur. Numune aiimrken aletin yaninda buiunan kapak açilir ye alet numune altnacak yere konur. El ile tutulan yer hafif bir darbe lie serbest birakilinca alet kendiliginden I kgitk basinçla a~agi dogru iner. Sonra koi kendi ekseni etrafinda 360 derece donduruierek tekrar geriye, eski yerine çekilir ye alet kapatilir. Laboratuvarda steril bir pens yardimi lie di~ari aiinan paniuk, fizyolojik tuzlu suya veya Ringer cOzeltislne konarak eritiiir. Daha sonra istenilen miktarda bu ana çozeltiden suIandtrma yapilarak anaerob ye aerob bakteriierin saptanmasl 1cm çe~itIi besiyerlerine ekimler yapiiarak degerlendirmeye tabi tutuiur (Küçüköner , 1996).

6.1. Bakterilerin teşhisi

Bakteriyolojik kontrollerde toplam bakteri sayisi ye hangi familyaya alt olduklarinin bilinmesi yeterlidir. Identifikasyon genel olarak yapilmaz. Bakteri identifikasyonu selektif besiyerinin kullanilmasi ye mikroorganizmalarin tek olarak izole edilmesiyle yapilir . ( Bakırcı İ. 2000 )

Besiyerleri bakteri I erin ureyecegi ~ekiIde yapt Imaktadir. Besiyerlerine ekim yapildiktan sonra gerekli inkubasyon süresi sonunda besiyerinde ureyen koloniler saytltr. Saytlan bu koloniler canli Ureyebilen bakterilerdir. Bunlar 1 gramda veya I ml solusyondaki bakteri sayisi olarak hesailantr. Koloni saytminda yuzey ekirn yontemi ye dOkme yOntetni olarak iki ~eki1de yapiltr. Bu yOntemlerde aerob ye anaerob mikroorganizmalara gore farklt ~eki1de yOntemler geli~tirilmi~tir.

Türkiye’nin Gıda Dış Ticareti.

Salı, 06 Kasım 2007

TÜRKİYE’NİN GIDA DIŞ TİCARETİ.

GIDA İTHALATI

Türkiye’nin gıdada ticaret fazlası vermektedir.

Bazı kötü hasat dönemlerinde buğday gibi temel tarımsal mal ithalatı gereği doğsa da temel tarımsal mal üretiminde yeterlilik devam etmektedir.

İthalat, gıda imalat sanayiinin ihtiyaç duyduğu hammadde ve girdiler ile sınırlı miktardaki yüksek kalitedeki gıda ürünlerinden oluşmaktadır. Önemli bir kalemde yüksek verimlilikteki tohum ve damızlık ithalatı olmaktadır.

1996’da 3 milyar dolara - 1999’da 2 milyar dolara gerilemiştir. Bu azalış 1999’daki ithalattaki genel düşüşle uyumludur.

GIDA İTHALATIN – SEKTÖRSEL DAĞILIMI (SITC – REV.3) MİLYON DOLAR

1996 1997 1998 1999 Değ. %

Gıda Maddeleri 2 2831 2649 2311 2038 -11,8

Canlı hayvanlar ve gıda maddeleri 3 1776 1426 1165 1075 -7,8

Canlı hayvanlar 167 19 26 24 -9,4

Hububat ve mamulleri 6 788 719 480 418 -13

Meyve, sebze ve mamulleri 101 176 183 159 -13,1

Tabii bal, şeker ve mamulleri 294 44 14 17 17,3

Diğer Gıda Maddeleri 4 427 469 461 457 -0,9

İçkiler, tütün ve mamulleri 296 393 319 308 -3,6

Alkollü ve alkolsüz içkiler 19 10 12 15 22,1

Tütün ve mamulleri 7 277 383 307 293 -4,6

Hayvansal ve bitkisel yağlar ve mumlar 5 509 570 521 436 -16,3

Yağlı tohumlar ve meyvalar 250 260 305 219 -28,2

TARIMSAL ÜRÜNLER 1 4866 4926 4321 3399 -21,4

TOPLAM 43627 48559 45921 40687 -11,4

Tablo: Türkiye Gıda sanayii ürünleri dış ticareti (milyon $)

İTHALAT

1998 1531,1

1997 1820,8

1996 2062,9

Gıda İthalatı Hacmi Ve Temin Kaynakları.

temel bitkisel tarım ürünleri çoğunlukla başta ABD olmak üzere Kuzey ve Güney Amerika Ülkelerinden temin edilmektedir.

damızlık ve tohumluk gibi tarımsal ve gıda üretimi bakımından önemli girdiler ABD, AB, İsrail gibi gelişmiş Batı Ülkelerinden sağlanmaktadır.

mamül gıda ürünleri ithalatı başlıca temin kaynağı yine gelişmiş ülkelerdir.

Gıda İthalatının Yapısı

Gıda ithalatı tarımsal(damızlıklar, tohum) ve sınai gıda ithalatı olarak ana bir ayırımda ele alınabilir.

Yerli gıda sanayinin kullandığı ithal girdiler hammadde - katkı maddeleri gibi kimyasalları

Et sanayiinin ihtiyaçları doğrultusunda, canlı hayvan

Balık konserveciliği alanında da hammadde olarak ton balığı ithalatı yapılmaktadır.

Tarım ve gıda üretimi bakımından önemli girdiler olan damızlık ve tohumluk tarımsal ithalat

Türkiye’de yetişmeyen meyve, sebze - Hindistan cevizi gibi ya ülkemizde hiç yetişmemekte yada muz gibi sınırlı üretimin olduğu ürünlerdir.

Kahve ithalatı eskiden beri bu olanda en önemli üründür. Geleneksel kahve kullanım alışkanlığına bağlı olarak kurutulmuş kahve çekirdekleri olarak ithal edilmektedir.

Gıda sanayiinin girdileri arasında gıda ürünlerinin işlenmesi ve korunmasına yönelik gıda katkı maddeleri olarak ifade edilen gıda kimyasalları bir başka guruptur,

İthal edilen nihai (bitmiş) gıda ürünleri yüksek kalite ve fiyata sahip, Fransız şampanya ve İsviçre çikolataları vb ürünlerdir.

GIDA İHRACATI

İHRACATIN SEKTÖREL DAĞILIMI (SITC – REV.3) MİLYON DOLAR

1995 1996 1997 1998 1999 Değişim %

Gıda Maddeleri 1 4239 4557 5133 4688 4084 -12,9

Canlı hayvanlar ve gıda maddeleri 2 3424 3559 4079 3771 3190 -15,4

Canlı hayvanlar 132 85 83 48 12 -75,8

Hububat ve mamulleri 441 507 637 581 379 -34,7

Meyva, sebze ve mamulleri 3 2178 2219 2466 2357 2133 -9,5

Tabii bal, şeker ve mamulleri 197 211 270 232 217 -6,6

Diğer Gıda Maddeleri 476 537 624 553 450 -18,6

İçkiler, tütün ve mamulleri 4 469 742 754 645 602 -6,7

Alkollü ve alkolsüz içkiler 88 105 71 55 41 -25,3

Tütün ve mamulleri 5 381 638 683 590 561 -4,9

Hayvansal ve bitkisel yağlar ve mumlar 328 232 271 239 256 6,9

Yağlı tohumlar ve meyvalar 18 23 30 33 36 9,9

TOPLAM 21636 23224 26261 26974 26588 -1,4

Gıda sektörü Türkiye’nin önde gelen ihracat sektörlerinden biridir.

Gıda sanayiindeki gelişmelerle birlikte geleneksel tarım ürünleri yanına önemli miktarlara ulaşan gıda sanayii ürünü de eklenmiştir. Makarna, konservecilik, dondurulmuş gıda, meyve suyu ve ekstreleri alanında önemli ihracat miktar ve rakamlarına ulaşılabilmektedir.

1997 yılında 2,5 milyar dolar - 1998 yılında 2,1 milyar dolar seviyesine gerilemiştir. Bu düşüş Uzak Doğuda başlayan ve küreselleşen krizle ilişkilendirilebilir. Krizden oldukça fazla etkilenen önemli ihraç pazarlarımızdan biri olan BDT ülkelerinde yaşanan ekonomik kriz büyük rol oynamıştır.

ihracatında güçlü dallar işlenmiş meyve ve sebze, şeker ve şekerleme ürünleri, tahıla dayalı ürünler —————-et ve süt ürünleri sanayiilerinin rekabet gücü nispeten düşüktür

Türkiye’nin mukayeli üstünlük oranları gıda ve canlı hayvanlarda 2.97 et ürünlerinde 2.93,buğdayda 1.99, meyva ve sebzede 7.57, şekerde 3.27, tarımsal hammaddelerde 0.58 dir

Endüstri içi ticaret oranları meyvede 13 AB ile 25, tahıl ve tahıl ürünlerinde 106, 101, gıda ve canlı hayvanlarda 51,8 ve 34.1 dir

Gıda İhracatı Sistemi Ve Yapısı

Gıda ihracat sistemimiz ve yapısı, çoğunlukla, şu aşamada, ülkemizin bu alanda geniş olan hammadde olanaklarının değerlendirilmesine yöneliktir. Bir anlamda ülke içi tüketim fazlasının ihraç edilmesi söz konusudur.

İhracat Piyasaları Ve Başlıca Rakipler

Başlıca piyasalar ;Batılı piyasalar, Rusya, Orta Asya, Orta Doğu

Başlıca rakipleri ise benzer iklim kuşağı ve ürün gamına sahip Yunanistan, Akdeniz Havzasındaki İtalya, İspanya, Fransa gibi özellikle Kuzey Akdeniz İklim kuşağımdaki ülkelerdir.

Potensiyel İhraç Pazarları

Doğu Bloku’nda Rusya - Orta Doğu pazarlarına ilave olarak Doğu Avrupa ve Orta Asya pazarlarından söz edilebilir. Balkanlar ve Orta Asya’da - Güney Asya’da alım gücü giderek büyüyen yeni (emerging) piyasalardan söz edilebilir.

Tablo: 1991 yılı gıda sanayii ihracatının bölgelere göre dağılımı (%)

AB 38

DİĞER OECD 19

ORTA-DOĞU 20

DOĞU AVRUPA VE BDT 9

AFRİKA 8

DİĞER 6

Gıda ihracatına ilişkin sorunlar.

Gıda ihracatına ilişkin sorunlar: hammadde, üretim, ihracat rejimi, pazarlama ve dağıtım noktalarından ele alınabilir ve bütünü ihracat sistemi sorunları olarak değerlendirilebilir.

Tarımsal gıda alanında, özgün tabiat ve iklim şartlarının getirdiği, mukayeseli üstünlüğümüzün olduğu ürünlerde, sahip olunan avantajlar korunarak geliştirilmelidir. Bunlar, aynı zamanda, gıda sanayiimizin de stratejik hammaddeleridir.

Gıda sanayiinin ihtiyacı olan diğer hammaddelerin de üretiminde sağlanacak gelişmeler gıda ihracatımızın artarak sürdürülmesinde kritik öneme sahiptirler.

Bu alandaki geniş ihracat potensiyelleri de göz önünde tutularak gıda sanayii yatırım ve üretim desteklenmelidir. Üretim ve yatırımlarda önemli ölçek sorunlarının yaşandığı söylenebilir. Gıda sanayiinin yapısı bir dereceye kadar orta ve küçük ölçeklerde üretime verse de teknoloji ve hijyenite sorunlarının çözümünde daha büyük ölçeklere ihtiyaç duyulmaktadır.

Uluslar arası pazarlara girişte ihtiyaç duyulan bilgi ve becerinin açısından de ölçek büyüklüğü kritik bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Uluslar arası pazarlama ve dağıtım da diğer bir güçlük uluslar arası standart ve düzenlemeler uyumda yaşanan güçlüklerdir. Giderek hassasiyetin arttığı bu düzenlemelere uygun üretim, uluslararası pazarlara sevk ve dağıtım konularında gereken reflekslerin edinilmesi kaçınılmazdır. Son olarak bu alanda pazar araştırmalarının diğer sektörlere nazaran daha kritik önemde olduğu söylenebilir. Gıda tüketimde çeşitliliğin en yüksek olduğu alanların başında gelmektedir. Buna uygun esnek üretim ve ticari yöntemleri gerektirmektedir.

Beyaz Peynir Üretimi

Salı, 06 Kasım 2007

BEYAZ PEYNİR ÜRETİMİ

Beyaz peynir üretiminde sütün mayalama sıcaklığı, çeşitli kaynaklarda mevsimlere, yörelere, sütün çiğ veya ısıl işlem görmüş olmasına, hatta yağlı veya yağsız olmasına göre değişmektedir. Bu değerler, sütün çiğ veya pastörize durumuna bağlı olarak 21 - 32 0C arasında değişmekle birlikte genellikle 25 - 28 0C arasında mayalanmaktadır. 32 0C, Beyaz peynir için biraz fazla olmakta, daha çok 29 - 32 0C lik mayalama ısısı kullanılmaktadır. Çünkü, 21 - 27 0C ‘ler arasında elde edilen pıhtı yumuşak ve jelimsi, 27 0C ‘de elde edilenler sıkı ve kesim esnasında çok küçük parçalar halinde ufalanmayan nitelikte, 33 - 36 0C ‘ler arasında elde edilenler ise sert ve lastiğimsi bir niteliktedir. Bu nedenle, yumuşak peynir yapımında 30 0C ‘nin birkaç derece altı, mayalama sıcaklığı olarak seçilebilir.

Süt mayalama sıcaklığına soğutulduktan sonra maya ilave edilmeden önce, genellikle yarım saat kadar bekletilerek sütün asitliği belirli bir düzeye yükseltilir ve bu sürede sütün ön olgunlaşması sağlanır (6,5 - 6,3 pH). Bu sürenin sonunda sıvı veya toz maya kullanılarak süt pıhtılaştırılır. Genel bir kural olarak, pıhtılaşma süresi sert peynirlerde kısa, yumuşak peynirlerde ise uzun tutulur. Beyaz peynir için bu süre 90 - 120 dakikadır.

Mayanın süte ilave edilecek hale getirilmesi için sıvı ve toz mayalarda farklı işlemler yapılır. Sıvı maya kullanılacaksa gerekli miktar on katı temiz su ile seyreltilerek kullanıma hazır hale getirilir. Toz veya tablet maya ise süte katılmadan önce su içinde eritilir. Eritme işleminde tuzlu su kullanılması önerilir.

Mayanın kullanımdan önce kuvvetinin saptanması gerekir. Çünkü, maya kuvveti, sütün bileşimine, asitliğine ve mayalama sıcaklığına göre oldukça değişkenlik gösterebilmektedir. Bu nedenle, maya kuvveti mayalamaya hazır hale getirilmiş sütte belirlenmelidir. Bu sütten 25 ml. alınarak 1/10 ‘luk maya çözeltisinden belirli bir miktar, genellikle 1 ml. ilave edilerek ilk pıhtının görülmesine kadar geçen süre belirlenir. Maya kuvveti şu formülle hesaplanır;

2400 x V V : Alınan süt miktarı, ml.

Maya kuvveti = —————– t : Pıhtılaşma süresi, sn.

t x v v : Kullanılan maya miktarı, ml.

Asıl süte katılacak maya miktarı da aynı eşitlikten yararlanılarak belirlenir.

Yalnız burada ilk pıhtının görülme süresi (pıhtı oluşum süresi) ile kesilebilir bir jel oluşuna kadar geçen süre arasında belli bir oran vardır. Bu oran genellikle 1/2 ile 1/3 arasında olup çoğunlukla 1/3 düzeyindedir. Fakat pastörize sütlerden peynir işlendiğinde 1/4 oranı kullanılabilmektedir. Bu oranlar göz önüne alınarak gerekli peynir mayası miktarı hesaplanır ve bu maya sulandırılarak ve iyice karıştırılarak süte ilave edilir.

Belirlenen süre sonunda kesim olgunluğuna gelen pıhtı küp şeklinde kesilir. Küplerin kenar uzunluğu beyaz peynirde 1,5 ile 3 cm. arasında değişebilmektedir. Kesilen pıhtı parçaları (teleme) daha sonra süzme işlemi için cendere bezlerine alınır ve burada bir müddet kendi halinde süzmeye bırakılır (yaklaşık 30 dakika). Bu sürenin sonunda pıhtı baskıya alınır. Uygulanan baskı miktarı kullanılan sütün ağırlığının %25-40 ‘ı kadardır.

Baskılı ve baskısız süzme süresi 2 - 7 saat arasında olmakla birlikte, genellikle bu süre 2 - 3,5 saat arasındadır. Sıcaklık ve sütün başlangıç asitliği sinerez (telemeden suyun süzülmesi) üzerinde önemli rol oynamaktadır. Şöyle ki; Sıcaklığın artması sinerezisi artmakta, azalması ise sinerezisi (süzülme) yavaşlatmaktadır.

Baskı sonunda elde edilen teleme, 7 x 7 x 7 cm. veya 8 x 8 x 8 cm. ebatlarında kesilir (Bu amaç için tahta mastarlar kullanılmaktadır).

Porsiyonlama işlemini takiben kalıplar ya salamuraya konulur veya salamuraya konulmadan önce serum asitliği 15 - 20 0C SH oluncaya kadar dinlendirilir.

Beyaz peynirde tuzlamanın amaçlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

Peynire tat vermek,

Peynir suyu oranını ayarlamak,

Yapıyı düzeltmek,

Peynir mikroflorasını ayarlayıcı ve selekte edici etkisinden yararlanılarak olgunlaşmayı düzenlemek

Peynirin dayanıklılığını sağlamak.

Tuzlama süresi, salamuranın niteliğine, peynirde istenilen tuz oranına ve peynirin yağ oranına bağlıdır. Buna ilişkin değerler, peynir ağırlığı, şekli, salamuranın tuz konsantrasyonu, sıcaklığı ve asitlik derecesi de dikkate alınarak şu şekilde verilebilir:

Ağırlık(kg) Şekil Salamurada Kalma Süresi (saat) Salamuranın Tuz Kons. (%) Salamuranın Asitliği (0SH) Salamura Sıcaklığı (0C)

500 g Tüp 12-15 saat 14-16 4-15 15-16

Peynirlerde yapıyı düzeltici etki yaptığı için özellikle yeni hazırlanan salamuraya %0,02 oranında CaCl2 katılması yararlı olur. Aksi halde peynir yüzeylerinde yumuşama olasılığı artabilmektedir.

Salamuradan çıkarılan kalıplar 24 saat dinlendirildikten sonra ambalajlanır. Ambalajlama materyali olarak laklanmış teneke (4-5 g/m2 lak) kullanılmaktadır. yalnız tenekelenecek beyaz peynirlerin kitlede asitliğinin 65 0SH ‘dan düşük olmaması gerektiği belirtilmektedir.

Salamurada tuzlanan kalıplar, muntazam sıralar halinde ve sıraların arasına yağlı kağıt veya ince film halinde naylon konularak tenekelere yerleştirilir ve teneke ağzına kadar salamura ile doldurulur.

Gıda Maddeleri Tüzüğünde; Beyaz ve benzeri peynirlerin yapım tarihinden itibaren en az 90 gün 4 0C ‘de olgunlaştırıldıktan sonra tüketime sunulmasına izin verilmektedir. Ancak taze olarak tüketime sunulacak tuzlu ve tuzsuz peynirlerin pastörize edilmiş veya 72 0C ‘de 2 dakika ısıtılmış sütten yapılması ve bu durumun yani taze olduğunun etiketinde belirtilmesi zorunlu tutulmuştur.

ERİTME PEYNİRİ YAPIM TEKNİĞİ

GİRİŞ

Eritme peyniri; bir veya birkaç tip peynirin bir arada eritilip, yeknasak saklanması ve taşınıp satılması daha kolay bir duruma getirilmesi amacıyla yapılan peynirlerdir.

İlk eritme peynir çalışmaları 1916 yılında A.B.D. ‘de Cheddar’dan yapılmıştır. 1917 yılında Kraft Firması Chicago’da 5 librelik ambalajlarda Cheddar’dan eritme peyniri üretmiştir. Bugünde yaygın bir şekilde üretimi yapılmaktadır. Günümüzde Gravyer, Cheddar, Emmental, Limburger ve hatta Roqueforti zaman zaman eritme peyniri halinde satılmaktadır (Eralp, 1974).

T.S.E. 2176 ‘da Eritme peyniri bir veya birkaç çeşit peyniri, doğrudan doğruya veya gerektiğinden süt tozu, tereyağı ve krema gibi süt ürünlerinin katılmasıyla tekniğine uygun olarak eritme tuzlarının yardımıyla ve özel yöntemlerle eritilmesi istendiğinde içine katkı maddeleri konulmak suretiyle elde edilen bir peynir çeşidi olarak tanımlanmaktadır.

ERİTME PEYNİRİN YAPIMI

Eritme peynirinin yapım şeması Tablo 1 ‘de gösterilmiştir.

Hammaddenin Seçimi

Eritme peynirine kaşar, tulum, beyaz peynir ve bunlara ek olarak lor, makine altı, su, yoğurt ve gerekli durumlarda süt tozu karıştırılabilir. Bu maddelerin miktarı mevcut eritme peynir tipine göre değişir. Bunun yanında gerekli miktarda yağ ve krema ilavesiyle istenilen tipte eritme peynir imalatı gerçekleştirilebilir.

Eritme peyniri, bozuk peynir artıklarından yapıldığı hakkındaki inanış tamamıyla yanlıştır. Aksine eritme peyniri yapımında iyi kalitede hammadde kullanılır. Eritme peynirinin yapımında kullanılan maddelerin temizlenmesi, parçalanması ve karıştırılması işlemlerinin iyi bir eritme peyniri elde edilmesinde önemi vardır.

Depolama

Eritme peynirin yapımında kullanılan olgunlaşmış peynirler olgunlaşma odalarında 10 - 14 0C ‘de bekletilmeli ve olgunlaşmış peynirler ise buzdolabı şartlarında muhafaza edilmelidir.

Temizleme

Eritme peynirinde kullanılan yumuşak peynirlerin yüzeyindeki yapışkan kısımlar yıkanarak giderilir. Sert peynirlerin üzerindeki mum, film, küf ve benzeri yabancı maddeler keskin bir bıçakla kazınarak uzaklaştırılır ve ayrıca temiz sert peynirlerin kabukları buhar yardımıyla gevşetilmelidir.

Parçalama

Temizleme ve ayıklama işi bitince kullanılan peynirler küçük parçalar halinde kıyılır. Bu peynirlerin bıçaklar yardımıyla küçük parçalar halinde kesilmesi çok zaman ve iş gücüne ihtiyaç gösterir. Bu nedenle çeşitli tipte makineler geliştirilmiştir. Kıyma makinesine benzer makinelerden yararlanılmaktadır. Hatta çok büyük işletmelerde parçalama ve karıştırma işlemini yapan makineler kullanılmaktadır.

Karıştırma

Elde edilecek peynirin özelliği kullanılan peynire bağlıdır. Eritme peyniri yapılacak peynirler yüksek vasıflı olursa eritme peyniri de kaliteli olur. bunu sağlamak için peynirler itina ile seçilip özellikleri tespit edilmeli, birbirine uyan ve vasıfları birbirini tamamlayanlar belli oranda karıştırılmalıdır. Eski ve taze peynirler belli oranda karıştırılmalıdır. Çok taze peynir iyi yapı sert ve iyi dilimleme kabiliyeti gösterir. Eski peynir ise yüksek aroma vermektedir. Karışımı meydana getiren peynirlerin aroması da dikkatli olarak gözden geçirilmelidir. Asitliği fazla olan peynirler fazlaca katılmamalıdır. Seçilen peynirlerin bileşimi eritme peyniri için önemlidir. Kuru maddede yağ ve su oranı tüzüğe uygun olacak şekilde ayarlanmalıdır. Eski peynirlerden %25, orta eski peynirden %62,5 ve taze peynirden %12,5 oranında karıştırıldığında iyi vasıfta eritme peyniri yapılmaktadır.

Taze kaşarın zorunlu olarak kullanıldığı durumlarda tulum gibi olgun peynirlerin oranı yükseltilerek eritme peynir karışımındaki olgun ve taze peynir oranı dengelenmelidir. Tamamen taze peynir kullanıldığında kuvvetli eriticiler kullanılmalıdır

Pişirme - Eritme

Öğütülmüş ve karıştırılmış olan hammadde, eritme kazanına aktarılır. Bazı katkı maddeleri (tereyağı, peynir altı suyu, baharat) homojen bir biçimde karıştırılır ve bunun üzerine fosfat tuzları serpilerek karıştırılır ve sonra suda eritilmiş sitrat tuzları ilave edilir. Eritme tuzları peynirin akıcı olmasını sağlar.

Belli bir miktar su ilavesiyle krema görünümü alıncaya kadar eritme kazanında karıştırılır. Pişirme kazanına makine altı girildiğinde ilave edilen su miktarı artar. Çünkü maya diye adlandırılan bir gün öncesinin imalatı olan eritme peynirinin kullanılmasıyla elde edilen eritme peynirinin akışkanlığı düşük olur. Aynı zamanda makine altının konulduğu oranda işlem sırası kısaltılmış olur.

Pişirme zamanı karışımındaki tazelik ve olgunluk oranına göre 12 - 18 dakika arasında değişir. Buhar basıncını düşük yada yüksek tutmak pişirme süresinin uzaması yada kısalmasına neden olur. Isı 60 0C dolayında iken vakum işlemine geçilir. Vakum altına ısı 90 - 95 0C ‘ye kadar yükseltilerek eritme işlemi tamamlanır. Vakumun buradaki ana fonksiyonu peyniri içerisindeki hava kabarcıklarını yok etmek ve hammaddeden kaynaklanan kokuları emmektir.

Süt maya ile çöktürülüp peynir yapıldığına göre meydana gelen peynir çözülmez. Ancak ısıtılması durumunda kolloidal yapısı bozulur. Bu bozulma sırasında üç ana madde oluşur. Bunlar yağ, koloidal kazein ve sudur. Sodyum fosfat ve sodyum sitrat içeren eritme tuzları bu ısıtma ile oluşan kalsiyum kazein aşağıdaki gibi reaksiyon vererek onu eritmiş yani çözmüş olurlar.

Fosfat tuzları ile oluşan reaksiyon

Ca - Kazein + Na - Fosfat *****************________ Na - Kazeinat + Ca - Fosfat

Sitrat tuzları ile oluşan reaksiyon

Ca - Kazein + Na - Sitrat _________ Na Kazeinat + Ca - Fosfat

Oluşan Na - Kazeinat ısıtılabilir ve ayrışmaya uğramaz. Eritme tuzları peynirin pH ’sını düzenlerler. Eritime peynirinin pH aralığı 5.7 - 6.2 arasında değişmektedir.

Ülkemiz için en uygun pH aralığı 5.5 - 5.7 ‘dir. Eritme peynirinde pH ‘nın yüksek olması peynirin yumuşak, bazik ve tadının oldukça kuvvetli olmasına neden olur. pH ‘nın düşük olması durumunda ise peynirin sert ve kırılgan olmasına, tadının doğal ve dayanıklılığının artmasına neden olur. Bütün eritme tuzları birbirleriyle karıştırılabilir ve böylece peynirde gerekli pH ‘yı veren ideal bir karışım yapılabilir.

Mevsimlere göre eritme peynirlerinin pH değerleri farklılıklar gösterir. Bu değer kış aylarında 5.65, yaz aylarında ise 5.55 pH olmalıdır. pH değeri 6 ‘dan yukarı olursa muhafaza özelliklerinde tehlikeler başlar. Tadı tuzlu, acı ve sabunumsu olur. En önemlisi peynir yağ salmaya başlar.

Homojenizasyon

Eritme peynir yapan işletmelerin bir kısmında homojenizasyon işlemi uygulanır.

Paketleme

Homojenizatörden veya eritme makinesinden çıkan erimiş taze peynirin ambalajlanması için otomatik doldurma makineleri geliştirilmiştir. Doldurma makineleri paketleme ve etiketleme işlemini birlikte yapan kombine makinelerdir. Büyük kapasiteli peynir işletmelerinde peynir paketleme kısmına pompa ile sevk edilir. Küçük işletmelerde eritme peyniri kazandan doğrudan paketleme kısmına aktarılır. Paketleme makineleri eritme makinelerine bağlı olup, üretimin sürekli olmasını sağlarlar. Porsiyonlanan peynirler tek veya çift katlı folyolarla sarılır. Genellikle laklanmış alüminyum folyolar kullanılır. Makara halindeki folyo bandı makinenin baskı bölümünde bir taraftan gerekli biçimde şekillendirilirken diğer taraftan etiketlenir. Bu şekilde etiketlenmiş ve peynir porsiyonlarına göre form kazanmış olan şerit bant üzerinde akış halinde yürürken doldurma kanalından verilen belirli bir miktar eritme peyniriyle doldurulur. Makinenin bundan sonraki bölümünde kapak şeklindeki folyo ile örtülüp kenetlenir, üçgen veya yuvarlak biçimde ambalajlar çıkış noktasında otomatik olarak karton kutulara yerleştirilir.

Soğutma

Blok halindeki eritme peynirleri istiflenmiş durumda yavaş yavaş soğutulur. Diğer eritme peynirleri ise soğutma odalarında veya tünellerinde seri olarak 30 0C ‘nin altına kadar soğutulurlar. Kartonlara doldurulmuş peynirlerin soğuk depoya nakli arabalarla veya taşıyıcı bantlarla yapılır. Soğuk odada paketler aralıklı konarak aralarından soğuk havanın geçmesi sağlanır. Soğuk odanın sıcaklığı 16 - 18 0C olmalıdır. Paketler buzdolabına bu derecelere kadar soğumadan konmamalıdır.

Peynir soğuyunca yumuşak plastik bir yapı kazanır, iyice soğuyunca sertleşir. Oda ısısında eritme peyniri normal peynir kalitesini kazanır. Buzdolabı şartlarında yağ katılaşarak peynir iyice sertleşir.

Eritme peyniri yapımında etkili olan bazı faktörler Tablo 2 ‘de gösterilmiştir.

Tablo 2 : Eritme Peynir İmalatında

Kimyasal, Mekanik ve Isı Güçlerini Ayarlama Faktörleri

Muamele Durumları Sağlam Dilimlenebilen Blok Peynir Prosesi Sürülebilen Eritme Peynir Prosesi

Hammadde :

a. Ortalama Erginlik

b. Rölatif Kazein İçeriği

c. Bünyesi İç Yapı

Orta olgunlukta ve Tazelik Hakim

% 75 - 90

Uzunluk Hakim

Orta olgun, taze karışımı, Olgunluk fazla (hakim)

% 60 - 75

Oldukça Kısa

Su İlavesi Max. % 10 %20 - 45

Sıcaklık 65 - 70 C. 85 - 95 C.

pH Değeri 5.4 - 5.6 5.5 - 5.7

Kazanda Paletin Dönme Hızı Yavaş Hızlı

Makine Altı %0.2 - 1.0 %5 - 20

Homojenizasyon — Avantajdır

Doldurma Süresi 5 - 15 dakika 25 - 35 dakika

Soğutma Oda Sıcak. 10 - 12 saat Soğuk havada 15 - 30 dak.

Muamele Çok hafif ve dikkat Şiddetli

ERİTME PEYNİRİNDE GÖRÜLEN HATALAR

Dış Kısımlarında Görülen Hatalar

Peynir kütlesinden yağın sızması,

Peynirin su sızdırması ve ambalajı ıslatması,

Peynirin folyoya yapışması,

Küflerin yüzeyi kaplaması yani küf oluşumu,

Yumuşamaya bağlı olarak şeklin değişmesi.

Peynir Hamurunda Oluşan Hatalar

q Erimeden kalmış peynir parçacıkları,

q Hamurun kabarması,

q Granüllü görünüm,

q Hamurun süzülme özelliğini kaybetmesi,

q Peynirin sünmesi,

q Aşırı kremleşme,

q Mikroorganizmaların sebep olduğu değişim ve bozulmalar.

Koku ve Lezzet Hataları

Acımsı lezzet,

Madensel lezzet,

Fermantasyon kokusu,

Sabunumsu tad,

Ekşimsi tad,

Mayamsı tad,

Tuzlu ve tatlımsı tad.

GIDA MÜHENDİSLİĞİ IV.

ERİTME PEYNİRİ

Refiye ENGİN

GIDA MÜHENDİSLİĞİ IV.

BEYAZ PEYNİR ÜRETİMİ

Oya Olcay ÖZEN

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

GIDA MÜHENDİSLİĞİ IV.

BEYAZ PEYNİR ÜRETİMİ

Oya Olcay ÖZEN

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

GIDA MÜHENDİSLİĞİ IV.

ERİTME PEYNİRİ

Refiye ENGİN

Enzimatik Lesitin Modifikasyonu Ve

Salı, 06 Kasım 2007

ENZİMATİK LESİTİN MODİFİKASYONU VE

GIDA SANAYİİNDE KULLANIM ALANLARI

Lesitin, bir gliserol molekülüne 2 molekül yağ asidi ve bir molekül fosfokolin grubunun gelmesi ile oluşmuştur. Fosfokolin grubu polar özellikte olduğundan suya geçer, yağ asitleri grubu ise su yüzeyinde kalır. Bu nedenle lesitin yağın su içine geçmesinde önemli bir etkendir. Bu özelliğinden dolayı lesitin yağların dokularda kullanılmasında yardımcıdır.

Lesitin yüzey aktiflik özelliği sayesinde emülgatör, ıslatıcı ve dağıtıcı ajan olarak kullanılmaktadır.

Lesitin ilk olarak 1846 yılında Frenchman – Mourree Gobley tarafından yumurta sarısından izole edilmiştir. Lesitin günümüzde ticari kullanım için bir çok hammaddeden üretilmektedir. Fakat asıl üretildiği hammadde soya fasulyesidir. Lesitin soya yağının saflaştırılması sırasında elde edilir.

Yağda çözünen, suda hidratlanan ve emülsiyon formunda yayılan lesitin, hemen hemen emülsifiye edici sistemlerde kullanılabilen doğal bir emülgatör olması yanında, çözünürlüğü kolaylaştırma, nem tutma, viskoziteyi düzenleme, disperse etmek ve stabiliteyi sağlama özeliklerine de sahiptir.

O

ïï

X – C – OCÁ H2

ï

Y – C – O C2 H O

ïï ï ïï

O C3 H2 O – P – O - Z

ï

Oֿ

Lesitin molekülünün Kimyasal Yapısı

Lesitinin emülsifeye etme özellikleri, yağ asitleri ve fosfolipid bileşimine göre değişmektedir. Saf halde fosfotidilkolin güçlü bir şekilde suda yağ emülsiyonu oluşturma özeliği gösterirken; saf fosfotidiletonalamin, yağda su emülsiyonu oluşturma gücüne sahiptir. Ancak genel olarak, doğal lesitin her iki tipte de emülsiyon oluşturma özelliği göstermekte ve içerdiği fosfolipid çeşidi ve miktarı ürünün fonksiyonel özelliklerini doğrudan etkilemektedir.

Tablo 2. Soya Lesitinin ve Bazı Fosfolipidlerin Çözünürlük Özellikleri

Su Alkol Aseton

Soya Lesitini Çözünmez Çözünür Çözünmez

Fosfotidilkolin Çözünür Kolay çözünür Az çözünür

Fosfotidiletonalamin Kolay çözünür Çözünür Çözünmez

Fosfotidilinositol Kolay çözünür Çözünmez çözünmez

Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi, içerdiği fosfolipid oranları lesitinin çözünürlüğünü doğrudan etkilemektedir. Bu fosfolipidlerin emülsifiye etme özelliği fiziksel, kimyasal ve enzimatik modifikasyonlar yardımıyla geliştirilebilmektedir.

Alkol ve aseton ekstraksiyonu ile yapılan fiziksel modifikasyon ile lesitini oluşturan fosfolipidleri ayırmak ve lesitinden yağı uzaklaştırmak mümkün olmaktadır. Lesitin kimyasal olarak hidrojenasyon, hidroksilasyon, etoksilasyon, holojenizasyon, sülfanasyon, açillendirme ve fosferilasyon metodları ile modifiye edilebilmektedir.

Kimyasal modifikasyon, enzimatik modifikasyonun tersine kontrolsüz gerçekleşmekte ve seçici özellikte olmamaktadır. Enzimatik lesitin modifikasyonunda ise çoğunlukla fosfolipazlar kullanılmaktadır.

FOSFOLİPAZLAR

Lesitinin enzimatik olarak birçok yolla modifikasyonu mümkündür. Lipidleri parçalayan büyük bir enzim grubuna lipolitik denmektedir. Fosfolipazlar ve lipazlar bu grubun en çok incelenen enzimleridir. Fosfolipazlar fosfolipidlere etki etmektedir. Fosfolipaz enzimi fosfolipid molekülüne etki mekamizmasına göre A1, A2, B, C ve D olarak gruplandırılmaktadır.

FOSFOLİPAZ A1 VE FOSFOLİPAZ A2

Günümüzde Fosfolipaz A2 endüstriyel olarak lizofosfolipidin üretilmesinde kullanılmaktadır. Lizofosfolipidler, endüstriyel kullanımlarda fosfolipidlere göre daha uygundur. Lizofosfolipler diğer fosfolipidlere göre su içinde daha gelişmiş emülgatör özellikleri sağlayabilmekte ve teknolojik kullanım olanaklarını büyük miktarda artırmaktadır. İyonik olmayan yüzey aktif maddelere lizolesitin ilavesi suda yağ emülsiyonlarının stabilitesini artırmaktadır. Lizofosfolipidler amiloz lipid komplekleri oluşturur, nişastanın jelatinizasyon entalpisini düşürürler ve büyük olasılıkla amilopektin molekülüne bağlanırlar ve böylece nişastanın tekrar kristalizasyonunu geciktirirler.

Lizofosfolipidler, emülsiyonu pH ve sıcaklık değişimlerine karşı daha dayanıklı kılmaktadırlar. Ayrıca lizolesitinlerle oluşturulan emülsiyonlar magnezyum ve kalsiyum iyonlarından etkilenmemektedir. Bu olumlu özelliklerinden dolayı lizofosfolipidler gıda sanayiinde olduğu kadar kozmotik ve ilaç sanayilerinde de uygulama alanları bulmaktadır.

KOBAYASHI (1987); doğal lesitin içeren bir ürünü (yumurta sarısı, soya, ham lesitin ve benzerleri) fosfolipaz A2 ile muamele ederek, içerdiği fosfolipidleri lizofosfolipide dönüştürmüş ve daha sonra bu maddeyi püskürtmeli kurutucuda ve dondurarak kurutmuştur. Çalışma süresince reaksiyon karışımının sıcaklığının 600C’yi geçmemesine ve ürün son neminin %10 civarında kalmasına özellikle dikkat edilmiştir. Daha sonra lizofosfolipidler bu tozdan bir alkol ile ekstrakle edilmiştir. Elde edilen lizolesitinin kalıntı enzim aktivitesi içermediği belirlenmiştir.

Ayrıca lizofosfotidilkolin, monogliserid ve yağ asitleri belirli oranlarda karıştırılarak yeni bir katkı maddesi hazırlanmakta, bu madde ilaçların vücuda alınmasında ve kolay emilebilir kalori sağlanmasında kullanılmaktadır. Fakat bu katkı maddesi yüksek saflıkta ve izolasyonu pahalı lizofosfotidilkolin gerektirdiğinden, maliyet yükselmektedir.

Lizofosfotidik asit ve uygun fizyolojik tuzları, gıdalarında emülgatör olarak kullanılmakta ve özellikle ekmek kalitesini artırmada olumlu etkiler göstermektedirler.

Lizofosfotidik asit, fosfolipid karışımlarında çok az miktarda bulunmaktadır. Uygun enzimlerle modifikasyonu sonucu (fosfolipidlerin) miktarlarının artırılması mümkündür. En yaygın fosfolipid kaynağı soya lesitini olmasına rağmen, soya lesitinin fosfotidik asit içeriği de diğer fosfolipidler gibi düşüktür. Fakat fosfolipidlerin fosfolipaz D ve A ile muamelesi sonucunda bu sorun çözülmüş; lesitinin fosfolipaz D ile önceden reaksiyona sokulması sayesinde lizofosfotidik asit veriminin %30’ları aşması sağlanmıştır.

Lizofosfotidik asit veya en az %30 lizofosfotidik asit içeren karışımlar hamur kalitesini ve bu hamurdan üretilen ekmeklerin fiziksel özelliklerini geliştirmektedir.

Teknolojik olarak yumurta sarısı lesitini, mayonez gibi gıdaların hazırlanmasında etkili bir emülgatör olarak kullanılmaktadır. Fakat bu gibi emülgatörlerle hazırlanmış emülsiyonlar sterilize edilemezler; çünkü yüksek sıcaklıklarda emülsiyon bozulmaktadır.

Ayrıca bu tip ürünlerin pH’sı özellikle mikrobiyoloji açıdan stabilite sağlamak için gereken pH olan daha düşüktür ve bu da aroma açısından tüketici kabul edilirliğini düşürmektedir.

Fosfolipaz A2 enzimi, fosfolipidin bir protein ile kompleks oluşturduğu durumlarda da aktiftir ve bu kompleksi hidrolizleyerek lizofosfolipoproteinlerin oluşmasını sağlamaktadır. Lizofosfolipoproteinler veya modifiye fosfolipoproteinler özellikle yağ/su emülsiyonlarında emülsiyon stabilizatörü olarak kullanılabilmekte, ticari olarak raf ömrü uzun ve kusursuz krem tadı bulunan sterilize edilebilir bir emülsiyonun oluşmasını sağlamaktadır.

Lizofosfolipoproteinler, gıda sanayiinde soslar, mayonezler, süsleme, çorba ürünleri, kremalar, krema kalınlaştırıcılar, dondurmalar, içecekler, süt ürünleri, katkılar, şerbetler ve bunların karışımlarında %0,1’den %90’a kadar değişen oranlarda kullanılabilmektedirler.

VANDAM (1977); fosfolipoprotein kompleksi içeren yumurta sarısını, pankreastan izole edilen fosfolipaz A2 ile muamele etmiş ve modifiye ettiği bu yeni maddeyi emülsiyon stabilizatörü olarak kullanmıştır. Bu tür modifiye ürünlerle yapılan emülsiyonlar normal emülgatörlere nazaran daha yüksek ısı stabilizasyonu göstermektedir ve hazırlanmış emülsiyon 100 0C’de 30 dakika stabilizasyonu bozulmadan kalabilmiştir. Ayrıca düşük pH’larda emülsiyon hazırlamak yerine pH 4-6 değerlerinde emülsiyon hazırlanmış, sterilazasyondan sonra mikrobiyal bozulma görülmemiş ve ürünün emülsiyonunu bozmadan sıcak dolum yapmak mümkün hale gelmiştir.

FOSFOLİPAZ C

Fosfolipaz C lesitinaz olarak da adlandırılmakta ve a-toksin olarak bilinmektedir. Fosfolipaz C lesitin ve diğer fosfotidlerdeki gliserin ve fosfat bağlarını hidroliz etmektedir. Fosfolipaz C, Clostridium perfringens, Bocillus cereus, Pseudomonos aerughosa ve Stophylococcus aureus gibi bazı bakterilerin geliştirildiği kültür ortamlarında bulunmaktadır.

FOSFOLİPAZ D

Bitkiler iyi bir fosfolipaz kaynağıdır ve 30 yıldır Folfolipaz D’nin kabak yapraklarından ve fıstıktan izolasyonu incelenmektedir.

Fosfolipaz D’nin fosfolipidlerin kolin ve etonolamin gibi baz gruplarını hidrolizlediği ve ayrıca transfosfotidilasyon reaksiyonlarını da katolizlediği bulunmuştur. Fosfolipidlerin biyotransformasyonunda kullanılan ve kabak yapraklarından izole edilen tek fosfolipaz olan Fosfolipaz D, transfosfotidilasyon reaksiyonlarında başarıyla kullanılmaktadır. Fosfolipaz D mikrobiyal kaynaklardan da elde edilebilmektedir.

ZUZENA ve arkadaşları (1988), kabaktan elde edilen fosfolipaz D ile fosfotidilkolin ile serinin transfosfotidilasyon reaksiyonu sonucunda ilaçları vücuda taşınmasını sağlayan lipozamların oluşturulmasında kullanılan fosfotidilserinleri üretmişlerdir.

Az miktarda fosfolipid, uygun koşullarda suda çözünen aktif maddelere eklendiğinde, kendiliğinden bu aktif maddeleri kaplayan kesecikler meydana getirmektedir; bu kesecikler lipozam olarak adlandırılmaktadır. Fosfolipidler son yıllarda ilaç taşıyıcısı olarak ve gıda sanayiinde enzim enkapsülasyonu ve immobilizasyonunda kullanım alanı bulan lipozomların oluşturulmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Enzimle yüklü lipid kesecikleri sistemleri ile enzimatik reaksiyonun kontrolü mümkün olmakta, böylece gıdanın aroması geliştirilebilmektedir.

1985 yılında LAW ve KING, peynir olgunlaştırmasının hızlandırmasında böyle bir sistemin kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Araştırıcılar, proteinaz enzimlerini lesitin keseciklerinde enkapsüle etmişler; böylece peynir yapım aşamalarında enzim enkapsüle olduğundan, kazein matrikslerini bozmamış, olgunlaşma başladığında ise ortama çıkarak peynirin modifikasyonunu gerçekleştirmiştir.

SONUÇ

Lesitin, gıda sanayiinde yaygın olarak kullanılmakta, modifikasyonlar sayesinde her geçen gün kullanım alanları artmaktadır. Gıda sanayiinde enzimatik lesitin modifikasyonunun en yaygın kullanıldığı alan, lizolesitin üretimidir. Lizo lesitinlerle bir çok ürünün emülsiyon oluşturma yeteneği geliştirilirken, oluşturulan ürünlerin de stabiliteleri artırılmıştır. Ayrıca Fosfolipaz A kullanılarak lesitinin içerdiği yağ asitlerinin değiştirilmesi ve bu ürünlerin dietetik ve çeşitli fonksiyonel gıdalarda kullanılmaları da mümkün olmaktadır.

Kozmetik, gıda ve ecza sanayiinde yüksek Fosfotidilkolin içerikli lesitin için talep giderek artmak*tadır. Bu tür ürünler ve lizolesitin türevleri geniş pH aralıklarında yüzey aktif madde olarak fonksiyon gösterme yeteneğine sa*hiptir. Birçok metabolik sistemde tedavi edici etkisi bulunan fosfotidilkolin, kolestrol seviyesini düşürmekte ve sinirsel bozukluklarda tedavi edi*ci özellik göstermektedir. Fosfolipidlerin doğal olarak ciltte ve diğer biyolojik membranlarda bu*lunmasından dolayı, kolaylıkla modifiye edilerek kozmetik sanayiinde çeşitli formülasyonların hazırlanmasında da kulla*nılmaktadır. Bu modifiye formlar, ticari lesitinlerde bulunmayan ilave fonksiyonlara sahip olmalıdır. Örneğin FK ‘dan yapılan saf lipozomlar, yumurta veya soya fasulye*si lesitininden elde edilenlere göre, kuru ve yaşlı ciltlerin yumuşatılmasında daha et*kili olmaktadırlar

Çeşitli bitkilerden ve mikroorganizmalar*dan izole edilen Fosfolipaz D enzimi ile katalizlenen transfosfotidilasyon reaksiyon*ları sonucunda, eczacılık ve gıda uygulamalarında kullanım alanı bulan saf fosfo veya lizofosfolipidlerin üretimi mümkün olmakta ve bu konuda özellikle son 20 yılda birçok araştırmanın başladığı gözlemlen*mektedir. Bu reaksiyon sayesinde, yan ürünler içermeyen, çok daha saf maddeler, çok daha yumuşak koşullarda üretilebil*mektedir. Fakat endüstriyel boyutlardaki iş*lemlerde düşük verimle sonuçlanan yüksek substrat inhibisyonu ve enzimlerin henüz pahalı olması, enzimatik transfosfotidilas*yon reaksiyonlarda çözülmesi gereken en önemli problemleri oluşturmaktadır.

Enzimatik lesitin modifikasyonunda bir di*ğer önemli sorun ise, son üründe kalıntı fosfolipazların bulunmasının istenmemesi*dir. Isıya karşı yüksek stabilite gösteren bu enzimin üründe kalmaması, endüstriyel üretim aşamalarında uygulamayı zorlaştırı*cı etkiler yaratmaktadır. Şu anda yalnızca özel alanlarda kullanılan enzimatik lesitin modifikasyonu, yeni ve uygun fosfolipaz kaynaklarının bulunması, fosfolipaz enziminin daha fazla üretilebilmesi, çeşitli biyoteknolojik tekniklerle enzim fiyatının ucuzlaması sağlandığında, kimyasal ve fiziksel lesitin modifikasyonları ile rahatlıkla rekabet edebilecek düzeylere ulaşacaktır.