‘Endüstri’ Kategorisi için Arşiv

2-a) Gezi Diyagramı:

Salı, 06 Kasım 2007

2-a) Gezi Diyagramı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] 1 2 3 4 5 6 7 1-Hammadde Stok

- 40 20 - - - - 2-Testere

- - - - 40 - - 3-Giyotin Makas

- - - 20 - - - 4-Abkant Pres

- - - - - 20 5-Torna Tezgah Grubu

- - - - - 40 - 6-Montaj Sahası

- - - - - - 2 7-Mamül Stok

- - - - - - - Hammadde stok-Testere

40 A 4 Testere-Torna tezgah grubu

40 A 4 Torna tezgah grubu-Montaj sahası

40 A 4 Hammadde stok-Giyotin makas

20 E 3 Giyotin makas-Abkant pres

20 E 3 Abkant pres-Montaj sahası

20 E 3 Montaj sahası-Mamül stok

2 O 1

2-b) Faaliyet İlişki Çizelgesi:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] X

X

X

X

X

A

E

X

O

X

X

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG] U

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

2-c) Faaliyet İlişki Diyagramı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]

1

2

5

7

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG]

3

4

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG]

2-d) Tezgahlar, İş Merkezleri ve İşlem Dışı Faaliyetlerin Alanlar Tablosu:

Tezgah

İş merkezi

İşlem dışı faaliyet 1-Hammadde Stok

- - 150 2-Testere

9 - - 3-Giyotin Makas

12 - - 4-Abkant Pres

12 - - 5-Torna Tezgah Grubu

- 24 - 6-Montaj Sahası

- 120 - 7-Mamül Stok

- - 180 NOT:Alanlar metrekare cinsindendir.

2-e) Alan İlişki Diyagramı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG]

2-f) Yerleşim Plan Seçenekleri:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image037.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image039.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image040.gif[/IMG]

1.Seçenek

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image043.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image044.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image045.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image046.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image048.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG]

2.Seçenek

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image050.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image051.gif[/IMG]

3) Yerleşim planı seçeneklerini geliştirirken Muhter’in (en küçük potansiyel enerji) analojisinden hareketle farklı konumlandırmalar bulunmuştur. Bu konumlandırmalarda bölümlerin birtakım çekici lastik bağlar ve itici yaylarla birleştirildiği düşünülerek iki bölüm arasında A ilişkisi varsa 4, E ilişkisi varsa 3, I ilişkisi varsa 2, O ilişkisi içinde 1 lastik bağ bulunduğu varsayılır. Burada dört paralel ‘çekici bağ’ dolayısıyla A ilişkisi bulunan bölümlerin yan yana gelmesi, ‘itici yay’ X ilişkisi bulunan bölümlerin uzaklaştırılmasıyla daha iyi bir yerleşim bulunması sonucuna gidilir.

4) Bu seçenekler türetilirken yakın ilişki içerisinde bulunan tezgahların yan yana gelmesi göz önüne alınarak geliştirilmiştir. Bu sonucun doğrultusunda bulunan seçeneklerden en uygununun 3.seçenek olduğuna karar verilmiştir. Bu seçenekteki tezgah yerleşimlerinin daha az alan kapladıklarını görülmektedir bu nedenledir ki en iyi seçeneğin 3. Seçenek olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca gezi diyagramı da bu seçeneğin seçilmesinde büyük bir etken olmuştur.

5) Tezgahların aralarındaki taşıma ve uzaklık matrisleri göz önüne alınarak tezgahların ikili yer değiştirmeleri sonucu oluşan maliyetler dikkate alınarak en düşük maliyetli yerleşim ‘Craft ‘ paket programı kullanılarak elde edilen çözümden daha iyi bir çözüm bulma sonucuna gidebiliriz.

Tesis Planlaması Proje Değerlendirme Formu

Salı, 06 Kasım 2007

Tesis Planlaması Proje Değerlendirme Formu

Hazırlayan : Kamuran ÇELİK 151319973014

1.Projenin adı………………….: Şanzıman Montaj Hattı İyileştirme

2.Ön proje ile karşılaştırma.:

a.Çalışma amaçlarına ulaştı mı?

Çalışma etkili bir biçimde amacına ulaşmıştır. Çalışma sonucunda atölyedeki yeni yerleşim ile alan tasarrufuna gidilmiş ayrıca yeni bant ve iş bölümlerinin yeniden yapılandırılması sonucunda ise standart süreye etkisi olmuştur.

b.Sorulara cevap bulundu mu?

İki ayrı taşıma bandı birleştirilerek işlevselliği arttırılmıştır. İş bölümleri yeniden düzenlenmiş ve darboğaz ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Kontrol istasyonundaki vinç yolu yeniden düzenlenerek iş kazası riski azaltılmaya ve işlevselliği arttırılmaya çalışılmıştır.

c.Kullandığınız tekniklerin probleminize uygunluğunu tartışın.

Zaman etüdü çalışması ile standart süreler tespit edilmiş ve darboğaz oluşan iş istasyonları belirlenmiştir. Bu süreler göz önüne alınarak metod etüdü ve hat dengeleme çalışmaları ile de yeni iş bölümleri ve yeni yerleşim planı ortaya çıkarılmıştır.

d.Ön projede belirdiğiniz çalışma süresini, gerçekleşenle karşılaştırın.

Beklenen Gerçekleşen

Veri toplama [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] 8 sa 11 sa

Veri değerlendirme [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] 8 sa 7 sa

Sonuç [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] 4 sa 7 sa

e.Proje maliyeti, karlılığı ve gerçekleştirme sürelerinde, proje ile ön proje arasındaki farkları tartışın. Nerede, nasıl ve ne kadar katkınız olduğunu belirtin.

Zaman arasındaki farklar fabrikaya gidildiğinde yararlanacak kişilerin iş yoğunluğundan zaman ayıramamalarına bağlıdır.

3.Proje çalışmanızı her madde birer sayfa olmak üzere aşağıdaki düzende verin.

b.Mevcut durumun tartışılması

Mevcut durumun gösterildiği krokide 4a ile belirtilen taşıma bandı üzerinde 2 adet fikstür bulunmaktadır. Taşıma bandının yanlış dizaynı yüzünden 2 fikstür tam randımanlı olarak çalışmamaktadır. 4 nolu tezgahta 1. fikstür üzerinde şanzıman işlendikten sonra fiktür bant boyunca ilerletilmekte ve bant sonunda son ayarlar yapımaktadır, 2. fikstür’de 4 nolu tezgahta işlenip bant boyunca ilerletildikten sonra onun üzerinde de ayarlar yapılmaya başlanmakta ancak 1. fikstür geriye getirilmemektedir. Böylece 4 nolu tezgah boş kalmaktadır.

2 nolu tezgahta çalışan işçi mil komplesini yapabilmek için krokide belirtilen 2a, 2b, 2c, 2d, 2f masa veya arabaları üzerinde bulunan yarı mamul veya hazır parçaları kullanabilmek için oldukça fazla yürümektedir. Bu ise işlem süresini uzatmaktadır.

Kontrol istasyonu ( 5 ) önündeki vinç yolu ise kullanım yolu açısından bakıldığı zaman etkisiz ve iş kazsına yol açabilecek bir yapıda olduğu belirlenmektedir.

c.Türetilen seçeneklerin tartışılması

Taşıma bandı önerilen durum krokisinde görüldüğü gibi birleştirilerek tek bir parça haline getirilmiş böylece fikstürlerin bir tarafa sıkışması engellenip akış hızlandırılmıştır.

Önerilen durumda 2 nolu tezgahta çalışan işçinin tek bir sıra halinde yanına dizi olan masa ve arabalar etrafına yerleştirilerek işçinin daha yürümesi sağlanacak böylece standart süre kısalacaktır.

Kontrol bölümündeki vinç yolu daha kullanışlı biçime getirilmiş böylece etkenliği arttırılmıştır. Ayrıca insanların dolaşamadığı yerlerden geçirilerek iş kazası riski azaltılmıştır.

Ekte şekil-1 olarak verilen zaman etüdü çalışması sonuçlarından hareketle yeni iş bölümü ise şekil-2’de verilmiştir. Buradan hareketle iyileştirmeden önce OP140 7,21 dk ile darboğaz yaratan bir tezgahtı 1 vardiyada 450 dk’lık çalışma süresi olduğu için 450/7,21=62 adet şanzıman üretilebiliyorken; iyileştirme sonrası darboğaz yaratan tezgah OP150 olmuştur. Ancak 450 / 6,63 =68 şanzıman üretim adedi artmıştır.

d.Uygulama planı

4.Projeyi yeniden ele alsaydınız yaklaşımınız nasıl olurdu?

Bu projeyi otosan’da staj yaparken bana bir görev olarak verilmişti ve orda da bu yaklaşımı kullanarak onlara bir rapor halinde sunmuştum. Bu aynı projeyi ikinci ele alışım ve farklı olarak bir şey gerçekleştirmedim. Sanırım bir kez daha aynı projeyi ele alsam bu defa çok ayrı yönlerden yaklaşırdım. Çünkü bu yolla sadece bu çözümlere ulaşabildim, ancak bence çok daha iyi ve güzel çözümlere ulaşılabilir.

3.

Salı, 06 Kasım 2007

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]

3.

Bu konumlandırma yapılırken en küçük potansiyel enerji ( Muther ) ilkesi benimsenmiştir. En küçük potansiyel enerji ilkesinde iş istasyonları arasındaki ilişkilere göre çekici bağ veya itici yaylar bulunduğu farz edilmektedir. Örneğin iki istasyon arasında sıkı bir ilişki varsa temsilen bu ilişki için araya lastik konulduğu kabul edilir. İlişkinin sıkılığına göre lastik sayısı arttırıldığında bu iş istasyonları birbirine daha çok yaklaşır bu da bize tesis yerleşimi yaparken bu ilişkinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösterir.

4.

Yerleşim planı seçeneklerine bakıldığında en az yer gerektiren ve ilişkilere göre en iyi sıralanmış plan 1. sıradakidir. Ekte şekil-1 de şanzuman montaj hattının şu anki yerleşim planı gösterilmiştir. Eğer bu yerleşim planı yukarıdaki seçeneklere uydurulduğunda Ekte verilen şekil-2 durumuna gelmektedir ve bu yerleşim öncekine göre daha az yer kaplamış ve ilişkiler daha bir gözönüne alınarak planlanmıştır.

5.

Ulaşılan sonucun bilgisayar ortamında daha da geliştirilmesi mümkündür. Çünkü günümüzdeki bilgisayarlar çok karmaşık ve uzun işlemleri kısa sürede çözebilme kapasitelerine sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde çok daha fazla veriyi karşılaştırıp daha uygun çözüm bulma olasılığı yüksektir.

2.

Salı, 06 Kasım 2007

2.

a) Taşıma miktarları günlük iş istasyonları aralarında 70’şer adettir.

b)

Faaliyet İlişki Çizelgesi

1. İş İstasyonu

2. İş İstasyonu

3. İş İstasuonu

4. İş İstasuonu

5. İş İstasyonu

1. İş İstasyonu

- A - - - 2. İş İstasyonu

A - A - - 3. İş İstasuonu

- A - A - 4. İş İstasuonu

- - A - A 5. İş İstasyonu

- - - A -

c)

Faaliyet İlişki Diyagramı

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]1 2 3 [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG] 5 4 [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

d)

Tezgahlar , İşmerkezi ve işlem dışı faaliyet için gereken alanların tablosu

1. iş istasyonu

12m2 2. İş İstasyonu

9 m2 3. İş İstasyonu

18 m2 4. İş İstasyonu

21 m2 5. İş istasyonu

24 m2

e)

Alan İlişki Diyagramı

1

2

3

4

5

f)

Yerleşim Planı Seçenekleri

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]

5

Teşekkür

Salı, 06 Kasım 2007

TEŞEKKÜR Bu çalışmanın konusunu bana veren, çalışmam sırasında beni yönlendiren ve her türlü yardımını esirgemeyen değerli hocam Yrd. Doç. Dr. Abdulkadir GÜLLÜ’ye teşekkürlerimi sunarım.

Tez çalışmam sırasında bana her türlü yardımda bulunan başta arkadaşım Kadir GÖK olmak üzere Doç. Dr. Ulvi ŞEKER hocama, ODTÜ Makine Bölüm Başkanı Prf. Dr. Erez SÖYLEMEZ’e, ODTÜ Makine Bölümü Arş. Görevlisi Barış CİVELEK’e benden maddi manevi desteklerini esirgemeyen Eda ŞEN’e, Yunus ÇOBAN’a, Volkan ŞİMŞEK’e, Muhlis TOSUN’a, Alper ŞERANER’e ve Erol KILIK’a teşekkürü bir borç bilirim.

Ayrıca benim bu günlere gelmemde hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Aileme sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

Ata YURDAKUL

Toplam Kalite Yönetimi

Salı, 06 Kasım 2007

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

Günümüz koşullarında kuruluş yöneticiliği klasik usullere göre yapılmaktadır. Yani en üst makam işin genel tanımını yapmakta, bu genel tanım daha alt kademelere inildikçe ayrıntılandırılmakta, ve en alt kademede de uygulanmaktadır. Uygulayıcının işi tarif edildiği şekilde yapmaktan başka sorumluluğu bulunmamaktadır. İş ile ilgili geliştirme faaliyetlerini düşünme ve planlama daha üst kademelerin görevidir. Oysa bir işi en iyi o işi yapan bilir. Bu nedenle işle ilgili geliştirme faaliyetlerine bizzat o işi yapanların katılımının sağlanması, işin başarı şansını artıracaktır. İşi bizzat yapanlar işin içerisinde üst kademedeki insanların hiçbir zaman göremeyeceği ve bilme olasılıklarının bulunmadığı pek çok sıkıntıyı yaşarlar ve o sıkıntının giderilmesine yönelik düşünceler geliştirirler. Aynı şekilde işte sıkıntı olmasa bile işin geliştirilmesi ile ilgili ilginç ve orijinal fikirler geliştirilir. Ancak bu düşünceleri ve ilginç ve orijinal fikirleri çoğunlukla kendilerinde saklı kalır, daha üst kademelere iletilemez. İşte bu düşünce ve fikirlerin yani yaratıcılığın özendirilmesi ve desteklenmesi işin kalitesini ve başarı oranını artırıcı yönde etki yapacaktır. Bu felsefeden yola çıkılarak, en alt kademeden üst kademelere doğru bir iletişim artışı gereği ortaya çıkmış ve neticede toplam kalite yönetimi uygulamalarına ulaşılmıştır. Böylece bir işletmede çalışanların tamamının, sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getiren, ancak bunun yanında yaptığı işin daha verimli yapılması, iş süreçlerinin geliştirilmesi konusunda sürekli düşünen ve belirlenmiş çeşitli sistematik katılım yöntemleri ile bu düşüncelerini ve becerilerini sisteme katan, yani yeni bir çalışan davranışı sergilemesini gerektiren, yöneticilerin de çalışanları teşvik edici, katılımını sağlayıcı, inisiyatif kullanmayı, sorumluluk almayı ve yenilikler yaratmayı teşvik eden bir insan kaynakları planlama sistemi kurmasını gerektiren bir oluşum ortaya çıkmıştır.

Toplam kalite yönetimi, tüm sosyal paydaşların dengeli bir şekilde mutlu kılınmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi’ni, salt mekanik unsurları ile değerlendirip, artık modası geçti diyen “guru”lar var. TKY’ nin yerini alacağını söyledikleri şeyler, hepsi kendi icadı olan yeni kavramlar. Ancak dikkatli bakıldığında, söyledikleri, Toplam Kalite Yönetiminin belli parçaları. Bunu niçin yapıyorlar? Profesyonel danışmanlık yaşantılarını devam ettirebilmek için yeni ve kendilerine özgün jargon icat etmekle yükümlü kılıyorlar kendilerini. Ama bu jargonun ifade ettikleri zaten toplam kalite yönetiminin içinde var.

Sizlerle toplam kalite yönetiminin ne olup ne olmadığını tartışmak istiyorum:

Toplam Kalite Yönetimi, salt iş dünyasında veya sanayi şirketlerinde kullanılabilecek, onlara özgü bir şey değildir. Bir yönetimin söz konusu olduğu her yerde kullanılabilir.

Toplam Kalite Yönetimi, ISO 9000 veya ISO 14000 değildir. Bunlar, TKY’nin minimum gerekleridir. Bunlar olmadan TKY olmaz; ama sadece bunlarla da TKY olmaz.

Toplam Kalite Yönetimi, Genel Müdür tarafından alt kademelere delege edilebilecek bir olgu değildir.

Toplam Kalite Yönetimi, ayrı bir mali bütçe ile özel bir departman tarafından yönetilen bir şey değildir.

Toplam Kalite Yönetimi, “Kalite Çemberleri” değildir. Bunlar, TKY’nin bir önceki aşaması olan TKK (Toplam Kalite Kontrolü)’nin unsurlarıdır ve çalışanların katılımı kavramının oluşmasında öncülük yapmışlardır.

Toplam Kalite Yönetimi, Balık kılçığı diyagramları, problem çözme teknikleri veya pareto analizleri değildir, ama bunlar TKY’de kullanılan unsurlardır.

Toplam Kalite Yönetimi, ödül almak için uygulanan ve ödülle kalitenizi belgeleyerek bunu PR olayı yaparak satışlarınızı artırmak için kullandığınız bir şey hiç değildir.

Toplam Kalite Yönetimi, fabrikalarınızda kuş, civciv besleme demek de değildir.

Çalışanın sendikalı veya sendikasız olması, Toplam Kalite Yönetimini etkilemez. Ancak TKY uygulanan işyerlerinde ezilen ve hakları gasp edilen olmadığından, sendikanın da klasik söylemleri değiştirmesi gerekir.

Toplam Kalite Yönetimi nedir?

Toplam kalite yönetimi; bir kuruluşun mevcut olan tüm faaliyetlerinin sürekli olarak iyileştirilmesi ve bu çalışmalar içerisinde görev alan tüm çalışanların sürekli iyileştirme çalışmalarına kesin ve aktif olarak katılmasıyla çalışanlar, hizmetten veya üretilenlerden faydalananlar ve bütün olarak toplumun memnun edilerek maksimum kazancın sağlanmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi her şeyden önce bir yönetim felsefesidir. Bu felsefe, insanın mutluluğunu esas alır. İnsan çalışanlarınızdır, insan müşterilerinizdir, insan ortaklarınızdır, insan bayilerinizdir, insan tedarikçilerinizdir, insan toplumdur. Şu anda insanlarla çalışıyoruz, yarın da insanlarla çalışacak isek, temelinde insan yatan bu felsefenin modası hiçbir zaman geçmeyecektir. Toplam Kalite Yönetimi, bir şemsiyedir ve esnek bir kavramdır; insanın mutluluğunu esas alan her türlü yönetim aracı bu şemsiyenin altına girer. Toplam Kalite Yönetimi, tüm sosyal paydaşların dengeli bir şekilde mutlu kılınmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi demokrasidir. Herkes fikrini serbestçe söyleyebilmeli ve herkes yönetime ve kararlara bir şekilde katılabilmelidir. Çalışanların önerilerini dinleme, onlara değer vermek ve ödüllendirmek gerekir.

Toplam Kalite Yönetiminde iletişim çok önemlidir. Tüm çalışanlarınızla çift yönlü ve sağlıklı iletişim kurmanız gerekir. Özellikle kurumunuzun vizyon ve misyonunu tüm çalışanların bilmesi, hedefe ulaşmada sinerjiyi sağlar. Bu iletişimi hızlandırmak için yalın organizasyona geçilmeli, hiyerarşi yok edilmeli ve açık kapı politikaları uygulanmalıdır.

Toplam Kalite Yönetimi “devamlı iyileştirme”yi esas alır. Tüm süreçlerinizi yeniden gözden geçirip nasıl daha iyi olabilir, nasıl daha hızlı olabilir diye sorgulamak ve devamlı iyileştirme yapmak gerekir. Bunun için ekip çalışmalarına, çalışanların önerilerine gereksinim vardır.

Kıyaslama ve ölçümler gereklidir. Tüm süreçlerinizde metrikler belirlemeli ve bunlardaki iyileşmeyi “dünyada en iyiler” ve “sektöründe en iyiler” ile kıyaslamalısınız.

Toplam Kalite Yönetiminde iç ve dış müşteriler belirlenmeli, onların beklentileri karşılanmalıdır.

Gümrük duvarlarının ve korumacılığın kalkması sonucu, uluslararası kuruluşlar, küreselleşen dünyanın her yerinde rakip olarak karşımıza çıkmaktadır.

Müşterilerin seçenek olanakları ve teknolojik beklentileri artmakta, hatalara karşı hoşgörüsü giderek azalmaktadır. Müşteriler artık standartlara uygun, beklentilerini aşan ürün ve hizmetleri; topluma, çevreye saygılı, müşteri için en iyiyi yapmaya hazır, kendisi ile satış sonrasında rahat bir diyalog kurabileceği ve kendi personelini tatmin etmiş, güler yüzlü kuruluşlardan temin etmektedir.

Müşterilerin bu davranış biçimi, ister istemez Toplam Kalite Yönetimi felsefesini getirmektedir ve getirmeye devam edecektir.

K A Y N A K L A R :

-www.tanjuargun.com

-www.sitetky.com

Önsöz Türkiye’de Son Yıllarda Hızlı Bir Gelişme Gösteren Turizm Sektörünü Ele

Salı, 06 Kasım 2007

ÖNSÖZ

Türkiye’de son yıllarda hızlı bir gelişme gösteren turizm sektörünü ele aldığımız çalışmamızda bu alandaki bir yatırımın yapılabilirliğini ve ülkeye olan katkısını ortaya koymaya çalıştık.

Bu çalışma; endüstri mühendislerinin imalat endüstrisinin yanı sıra hizmet sektöründe de başarılı çalışmalar yapabileceğini ve farklı yaklaşımlar getirebileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle turizm konusunu ele almamızın nedeni, turizmin hizmet sektörlerinin en çarpıcı örneklerinden biri olmasıdır.

Bizler turizm sektörünü, Türkiye’nin son 10 yıldır içinde bulunduğu ekonomik durgunluk ve işsizlik sorunundan kurtulmak için en kolay ve en ucuz yol olduğunu düşündük. Yaptığımız çalışma ile bunu da gözler önüne serdiğimize inanıyoruz.

Son olarak projelerimizin tamamlanmasında bizlere yön gösteren, değerli zamanlarını bizler için harcayan sevgili Yrd. Doç. Dr. Pınar Kılıçlaroğlu Ba ve Öğr. Gör. Ferial Arnas Işık hocalarımızın projedeki varlıklarının bizlere güven verdiğini belirtmek isteriz. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Ali Özkan, Bülent Umut Uluer HAZİRAN 2003

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ ………………………………………….. ……………………………….. ……….. ……………………….i

İÇİNDEKİLER ………………………………………….. ……………….. …… …………………………………ii.

TABLO LİSTESİ ………………………………………….. …………………… ……….. ……………………..vii

ŞEKİL LİSTESİ ………………………………………….. ……………………. ……. ………………………….vii

KISALTMALAR LİSTESİ ……………………………………… …………………. ………………………..vii

ÖZET ………………………………………….. ………………………………………….. ………………………….viii

GİRİŞ……………………………………… ………………………………………….. ………………………………….1

BÖLÜM 1. TURİZM…………………………………….. ……………… …………………….. ………………3

1.1. Turizmi Tanımı…………………………………….. …… ………………………………………..3

1.2. Turizm Çeşitleri………………………………….. …….. ………………………………………..5

1.2.1.Deniz Turizmi ……………………………… ……….. ………………………………6

1.2.2.Kongre Turizmi ……………………………. …………. ……………………………7

1.2.3. Termal Turizm …………………………….. ………… …………………………….7

1.2.4. Yat Turizmi …………………………………. ………… …………………………….8

1.2.5. Mağara Turizmi ……………………………. ………….. ………………………….9

1.2.6. Dağ ve Kış Turizmi ……………………….. …….. ………………………………9

1.2.7. Av Turizmi ………………………………. ……………. …………………………..10

1.2.8. Golf Turizmi ………………………………. ………….. …………………………..11

1.2.9. İnanç Turizmi …………………………….. …………. …………………………..12

1.2.10.Yayla Turizmi …………………………… ……….. ……………………………..12

1.2.11. Akarsu Turizmi ………………………….. ………… …………………………..13

1.3. Türkiye Ekonomisinde Turizmin Yeri…………. ……… ……………………………….14

1.3.1. Turizm Yatırımları ………………………… …….. ……………………………..14

1.3.2. Turizm ve Dış Ödemeler Dengesi ………………. …………………………..16

1.3.3. Turizm ve Ulusal Gelir ………………………………. ………………………….17

1.3.4. Turizm ve İstihdam ……………………………………… ………………………..18

1.4. Uluslar Arası Turizm ve Geleceğe Yönelik Eğilimler…….. ………………………..20

1.4.1. Uluslar arası Turizm …………………………………….. ………………………..20

1.4.2. Uluslar arası Turizm Hareketlerinde geleceğe

Yönelik Eğilimler….. …………………………………….. ……………………….22

1.4.3. Türkiye Turizminde Geleceğe Yönelik Eğilimler. ……………………….29

1.5. Türkiye Turizminin Sorunları………………………………….. … ………………………….33

1.5.1. Pazarlama ve Tanıtım Eksikliği …………………….. ………………………..33

1.5.2. Turizm Eğitimi ………………………………………….. .. ………………………..34

1.5.3. Altyapı ………………………………………….. …………… ………………………..34

1.5.4. İşletmecilik ………………………………………….. …….. ………………………..34

1.5.5. Mali Düzenlemeler ………………………………………. ………………………..35

1.5.6. İç Turizm ………………………………………….. ……….. ………………………..36

1.5.7. Konaklama Tesislerinin Yanlış Yapılanması …… ………………………..37

1.5.8. Çevre Kirliliği ………………………………………….. . …………………………..37

1.5.9. Turizmin Çeşitlendirilmesi …………………………. …………………………..38

1.5.10. Mevsimlik Yoğunlaşma ………………………………… ………………………39

1.5.11. Ulaştırma………………………………….. ……………….. ………………………..39

1.5.12. Turizm Politikasının Oluşturulamaması ……… …………………………..40

1.5.13. Örgütlenme ………………………………………….. ….. …………………………40

1.5.14. İmaj Sorunu…………………………………….. ……….. …………………………41

BÖLÜM 2. TURİZM YATIRIM PROJELERİNİNDEĞERLENDİRİLMESİ …………………42

2.1. Turizm Yatırım Projelerinin Niteliği ………………………………………….. …………..42

2.1.1. Kavramlar ………………………………………….. …………………………………42

2.1.1.1. Yatırım Kavramı ………………………………………….. ………42

2.1.1.2. Turizm Yatırımı Kavramı ………….. …………………………44

2.1.1.3. Proje ve Yatırım Projesi Kavramı ……… …………………..45

2.1.1.4. Turizm Yatırım Projesi Kavramı ………….. ……………….47

2.1.1.5. Proje Değerlendirme Kavramları …………………………….47

2.1.2. Özellikler ………………………………………….. ………………………………….50

2.1.2.1. Sabit Sermaye Yoğunluğu ……………………………………..51

2.1.2.2. Emek Yoğunluğu ………………………………………….. ……..51

2.1.2.3. Sabit Giderlerin Yüksek Oluşu ……………………………….52

2.1.2.4. Tesis ve Alt Yapı Arasındaki İlişki …………………………53

2.1.2.5. Turizmde Talep-Yatırım İlişkisi ……………………………..54

2.1.2.6. Diğer Sektörler İle Mukayese …………………………………55

2.1.2.7. Fiziksel Planlama ………………………………………….. ……..55

2.2. Turizm Yatırım Projelerinin Yapılabilirlik İncelemeleri……………………………..56

2.2.1. Teknik İnceleme ………………………………………….. …………………………57

2.2.1.1. Kuruluş Yeri seçimi ………………………………………….. ….57

2.2.1.2. İşletme Büyüklüğü ve Kapasite Kullanımı ……………….60

2.2.1.3. Teknik sorunların İncelenmesi ………………………………..60

2.2.1.4. İşletme İçi Yerleştirme ………………………………………….. 61

2.2.1.5. Tesis Dönemi Uygulama Planı ……………………………….62

2.2.2. Örgütsel İnceleme ………………………………………….. ……………………….62

2.2.3. Mali İnceleme ………………………………………….. …………………………….65

2.2.3.1. Yatırım Tutarı ve Yıllara Dağılımı …………………………..65

2.2.3.2. Yatırım Harcamaları ve Finansman Planları ……………..65

2.2.3.3. Tahmini Gelir ve Gider Tabloları ……………………………66

2.2.3.4. Mali ve Ekonomik Analizler …………………………………..66

2.2.4. Ekonomik İnceleme ………………………………………….. …………………….68

2.2.4.1. Arz ve Talep İncelemesi …………………………………………68

2.2.4.2. Fiyatlar İncelemesi ………………………………………….. ……68

2.2.4.3. Yatırım Maliyetleri incelenmesi ………………………………69

2.2.4.4. Satış ve Rekabet incelenmesi ………………………………….69

2.2.4.5. Ekonomik Karlılık İncelemesi …………………………………69

2.3. Yatırım Projelerinin Ekonomik değerlendirilmesi ……………………………………..70

2.3.1. Turizm Yatırım Projelerinin Ekonomik Değerlendirilmesinde

Kullanılma Olasılığı Gösteren Yöntemler ………………………………….70

2.3.1.1. Net Güncel (Bugünkü) Değer Yöntemi ……………………71

2.3.1.2. İç Verim Oranı Yöntemi ………………………………………..72

2.3.1.3. Geri Ödeme Süresi Yöntemi …………………………………..73

2.3.1.4. Ortalama Karlılık Oranı Yöntemi ……………………………73

2.3.2. Yöntemlerin İrdelenmesi ………………………………………….. …………….74

2.3.3. Turizm Yatırımlarının Ekonomik sonuçları ……………………………….75

2.3.3.1. Yatırım Aşamasındaki ekonomik Sonuçları ……………..75

2.3.3.2. İşletme Aşamasındaki Ekonomik Sonuçları ……………. 76

BÖLÜM 3. BİR 5 YILDIZLI OTELİN YAPILABİLİRLİK ETÜDÜ ……………………………78

3.1. Teknik Etüd ………………………………………….. ………………………………………….. ..78

3.1.1. Kuruluş Yeri Seçimi ………………………………………….. ………………….78

3.1.2. İşletme Büyüklüğü ve Kapasite kullanımı ………………………………..82

3.2. Örgütsel İnceleme ………………………………………….. …………………………………….82

3.3. Ekonomik İnceleme ………………………………………….. ………………………………….84

3.3.1. Sektörün Tanımı ………………………………………….. ………………………..84

3.3.2. Arz……………………………………….. ………………………………………….. ….84

3.3.3. Talep……………………………………… ………………………………………….. …85

3.3.4. Fiyatlar…………………………………… ………………………………………….. …87

3.3.5. Fizibiliteye İlişkin Doluluk Oranları ve Varsayımlar …………………..87

3.3.6. Tam Dolulukta İşletme Giderleri ………………………………………….. ….88

3.3.6.1. Hizmet Giderleri ………………………………………….. ………88

3.3.6.2. Satış Giderleri ………………………………………….. ………….89

3.3.7.Yatırım Maliyetlerinin İncelenmesi …………………………………………89

3.3.7.1.Arsa Maliyeti ………………………………………….. ………………89

3.3.7.2. Diğer Yatırımlar Harcamaları ……………………………………89

3.3. Mali Etüd ………………………………………….. ………………………………………….. …….91

3.4.1. Yatırım Tutarı ve Yıllara Dağılımı ………………………………………….. .91

3.4.2. Yatırım Harcamaları ve Finansman Planları ………………………………91

3.4.3. Tahmini Gelir ve Gider Tabloları ………………………………………….. …92

3.4.4. Net Nakit Girişleri ………………………………………….. ……………………..94

3.5. Yatırım Projelerinin Ekonomik Değerlendirilmesi ……………………………………..95

3.5.1. Bir Dinamik Değerleme Yöntemi Olarak Net Güncel

Değer Yöntemi ………………………………………….. ………………………….95

3.5.1. Bir Statik Değerleme Yöntemi Olarak Geri Ödeme

Süresi Yöntemi ………………………………………….. ………………………….96

3.6. Değerlendirme Sonuçları ………………………………………….. … …………………………97

SONUÇ ………………………………………….. ………………………………………….. ………………………….98

KAYNAKLAR ………………………………………….. ………………………………………….. ………………101

ÖZGEÇMİŞLER ………………………………………….. ………………………………………….. ……………102

TABLO LİSTESİ

Tablo 1.1 Yıllar İtibariyle Turizm Yatırımlarının Sabit Sermaye

Yatırımları İçerisindeki Payı ………………………………………….. ………………………………………….. 16

Tablo 1.2 Turizm Yatırımlarının GSMH İçerisindeki Payı ………………………………………….. .18

Tablo 1.3 Türkiye’ye Gelen Toplam Yabancı Sayısı ve Yabancı

Başına Harcamanın Gelişimi…………………………………… ………………………………………….. …….19

Tablo 1.4 Uluslar Arası Turizm Hareketlerinin Sayısal Gelişimi (1990-1999)…………………25

Tablo 3.1 Turizm İşletme Belgeli Konaklama Tesislerinin Türlerine Göre Dağılımı………..85

Tablo 3.2 Antalya İlindeki Turistik İşletmelerde Doluluk Oranları……………………………….86

Tablo 3.3 Tam DoluluktaGiderler…………………………… ………………………………………….. ……90

Tablo 3.4 Tahmini Yıllık Gelirler…………………………………… …………………………………………92

Tablo 3.5 Tahmini Yıllık Giderler…………………………………… ……………………………………….93

ŞEKİL LİSTESİ

Şekil 3.1 Tahmini Doluluk Oranları ………………………………………….. ……………………………88

KISALTMALAR

B.B.N : Başabaş Noktası

N.B.D. : Net Bugünkü Değer

K.D.V. : Katma Değer Vergisi

SİMGELER

C : Yatırım Maliyeti

k : Iskonto Oranı

n : Yatırımın Ekonomik Ömrü

a : t Yılındaki Net Nakit Girişleri

ÖZET

Yapılabilirlik etüdlerinin düzenlenmesi ve değerlendirilme*sinde gerekli olan kapsamlı ve gerçek bilgilerin elde edi*lebilirliği ile bu bilgilerin doğru veya doğruya yakın şe*kilde gerçekleşmesi yapılabilirlik etüdüne dayanılarak yatırım kararı verilen girişimlerin başarısında rol oynaya*caktır .

Her yatırım kararı verilen belirsizliği altında alınır. Bu*rada ortaya çıkan önemli sorun bu tür belirsizlik ortamının önüne nasıl geçileceği ve bütün bunlara rağmen olanaklar ölçüsünde rasyonel kararların nasıl alınabileceğidir.

Bu gerçekten hareketle çalışmamızda, turizm yatırım proje*lerinde, sağlıklı değerlendirme çalışmaları yapılabilmesi için, kullanılacak yöntemlerin saptanması ve turizm olayı*nın karmaşıklığı ile çok yönlülüğü dikkate alınarak, çeşit*li önlemlerin üzerinde durulmasına da çaba gösterilmiştir.

Yatırım projelerinin girişimci açısından değerlendirme ko*nusu yapılması, uygulamada daha çok mali açıdan olmaktadır. Buna girişimcinin kar elde etme amacının önde gelmesi neden olmaktadır. Bununla beraber, projenin pazara dönük sorunla*rı da vardır. Bu sorunlar projenin girişimci açısından eko*nomik yönden değerlendirmenin konusunu oluştururlar. Bu gerçekten hareketle çalışmamızda Ekonomik/Mali değerlendir*me çalışmalarına ağırlık verilmiştir.

Bu değerlendirmede yararlandığımız verileri, ülkemizin turizm başkenti diyebileceğimiz Antalya’nın en çekici yörelerinden biri olan Manavgat Side’deki otellerden özellikle Arum otelden alınmış gerçekleşmiş verilerdir. Sadece veri bazında değil birebir görüşmelerimizle de konuyu en tecrübeli kişelrin bakış açılarıyla da değerlendirme fırsatı bulduk. Makro düzeydeki veriler ise Turizm Bakanlığından sağlanmıştır.

Bizler bu veriler ışığında turizm yatırımlarının yapılabilirliğini ve sağladığı faydayı ortaya koymaya çalıştık. Ortaya çıkan sonuçları değerlendirip yorumladık ve tüm bunlar sonucunda bireysel olarak cazip görünmese de turizm yatırımlarının ülke ekonomisi için vazgeçilmez yatırım türlerinden biri olduğunu ortaya koyduk.

Yarı İletkenler

Salı, 06 Kasım 2007

YARI İLETKENLER

A – İLETKEN, YALITKAN VE YARI İLETKEN

1.İletkenler

İletkenler, elektrik akımının geçmesine kolaylık gösteren maddelerdir. Aşağıdaki şekilde, bakır iletkeninin kesiti görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] Valans elektronlar

Bakır iletken

Şekil 1 – 1: Bakır iletkeninin kesiti

Bakır atomunun en dış yörüngesinde (valans yörünge) sadece bir elektron bulunur. En dış yörüngede sadece bir elektronun bulunması, iletkenlik yönünden anahtar faktördür. En dış yörüngede bulunan elektrona valans elektron adı verilir.

Çok küçük bir bakır parçasında bile, her biri valans elektrona sahip milyarlarca atom vardır. Bu valans elektronlar, atom çekirdeğine zayıf olarak bağlıdır. Bu nedenle, valans elektronları, bulundukları yörüngeden koparmak kolaydır. Bir bakır iletken uçlarına gerilim uygulanırsa, iletkendeki milyarlarca valans elektron, kendi atomlarından kopacak ve gerilim kaynağının pozitif ucuna doğru hareket edecektir. Bu nedenle, bakır çok iyi bir iletkendir ve direnci çok düşüktür.

Bakır en yaygın olarak kullanılan iletkendir. Elektrik ve elektronik devrelerinin pek çoğunda, iletken olarak bakır kullanılır. Baskılı devrelerde de iletken yollar bakırdır. İyi bir iletken oluşu, ucuzluğu ve kolay lehimlenebilmesi, bakırı tercih edilen bir iletken haline getirmiştir.

Gümüş,direnci en düşük olan iletkendir. Ayrıca lehimlemesi de kolaydır. Bakıra oranla çok pahalı olması, yaygın olarak kullanılmamasının en büyük sebebidir. Bununla birlikte, çok hassas bazı elektronik devrelerde, gümüş iletken olarak kullanılmaktadır.

Altın da iyi bir iletkendir ve bakır ile gümüşe nazaran paslanması daha azdır. Bu nedenle hareketli kontaklarda altın kaplama kullanılmaktadır.

YalıtkanlarYalıtkanlar, elektrik akımını iletmeyen maddelerdir. Yalıtkanlara örnek olarak, plastik, mika, kağıt gösterilebilir. Yalıtkan maddelerin en dış (valans) yörüngelerinde 8 elektron bulunur. Yani en dış yörüngede ne eksik, ne de fazla elektron vardır. Bu tip yörüngelere doymuş yörünge adı verilir. Doymuş yörüngelerden elektron koparmak çok zor olduğu için yalıtkan maddelerde serbest elektron sayısı çok azdır. Bu nedenle elektrik akımını iletmezler. Yalıtkan maddeler, elektrik kablolarının izolasyonunda kullanılırlar.

3.Yarı İletkenler

Yarı iletkenler, elektriksel iletkenlik bakımından, yalıtkanlarla iletkenler arasında yer alırlar. Germanyum ve silisyum, elektronik alanında yaygın olarak kullanılan yarı iletkenlerdir. Germanyum ve silisyumun en dış (valans) yörüngelerinde 4 elektron bulunur. Germanyum ve silisyum yarı iletkenler maddeleri, bu yarı iletkenlere katkı maddesi ilave edilerek elektronik devre elemanı imalinde (diyot, transistör, tristör, triyak, vb.) kullanılırlar.

B – SAF (KATKISIZ) GERMANYUMUN KRİSTAL YAPISI VE KOVALENT BAĞ

Germanyum atomunda 32 proton vardır. Elektronların yörüngelere göre dağılımı ise şöyledir: Birinci yörüngede 2 elektron, ikinci yörüngede 8 elektron, üçüncü yörüngede 18 elektron ve en dış yörüngede 4 elektron. Şekil 1 –2 ‘de germanyum atomunun yapısı görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

Şekil 1 – 3: Saf germanyum maddesindeki kovalent bağlar

Kovalent Bağlar

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

Germanyum atomuyla ilgili olarak bilinmesi gereken en önemli husus, en son yörüngedeki 4 valans elektrondur. Bu kural, bütün yarı iletkenler için geçerlidir. Hepsinin atomlarının en dış yörüngesinde 4 elektron bulunur. Buna göre germanyum atomu basitleştirilmiş olarak çizildiğinde sadece en dıştaki 4 elektron gösterilir. Şekil 1 – 4’te germanyum atomunun basitleştirilmiş çizimi görülmektedir.

En dış yörüngelerinde 4 elektron bulunan maddeler, kimyasal olarak başka maddelerle birleşme eğilimi gösterirler. Bu maddeler, en dış yörüngelerindeki elektron sayısını 8’e tamamlama eğilimindedirler. Herhangi bir katkı maddesi katılmazsa, birbirine komşu germanyum atomları, en dış yörüngelerindeki elektronları ortak kullanarak 8 sayısına ulaşırlar. Bu paylaşma işlemi sonucunda komşu atomlar arasında “Kovalent Bağlar” oluşur. Şekil 1 – 3’te saf germanyum maddesinde oluşan kovalent bağlar görülmektedir.

Söz konusu şekilde de görüldüğü gibi, saf germanyum maddesinde, komşu atomlar, son yörüngelerindeki elektronları ortak olarak kullanmaktadırlar. Bu nedenle saf germanyum maddesi, kimyasal olarak kristal bir yapıya sahiptir. Kristal yapı, komşu atomlar arasındaki kovalent bağların sonucudur.

C – SAF (KATKISIZ) SİLİSYUMUN YAPISI

Saf silisyum maddesinin atomunda 14 proton ve 14 elektron bulunur. Silisyumun son yörüngesinde de, germanyum atomunda olduğu gibi 4 valans elektron vardır. Bu nedenle silisyum da bir yarı iletkendir. Aşağıdaki şekilde silisyumun atom yapısı görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

Silisyumun son yörüngesinde de 4 elektron bulunduğu ve biz de daha ziyade bu 4 elektronla ilgilendiğimiz için silisyum atomunun basitleştirilmiş yapısını şekil 1 – 6’da görüldüğü gibi çizebiliriz.

Diyot, transistör, tristör ve triyak gibi elektronik devre elemanlarının imalinde, silisyum germanyuma göre çok daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Buraya kadar, saf germanyum ve saf silisyum maddeleri incelendi. Elektronik devre elemanları yapımında, germanyum ve silisyum maddeleri saf olarak kullanılmaz, içlerine katkı maddeleri enjekte edilerek N (negatif) ve P (pozitif) tipi yarı iletkenler elde edilirler.

D – N TİPİ YARI İLETKENLER

Saf silisyum maddesine, “Arsenik” maddesi ilavesi edilerek “N tipi yarı iletken” elde edilir. Arsenik maddesinin atomlarının en dış yörüngesinde 5 elektron bulunur. Aşağıdaki şekilde arsenik atomunun basitleştirilmiş şekli görülmektedir (Sadece en dış yörünge çizilmiş).

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG]

Şekil 1 – 7: Arsenik atomunun basitleştirilmiş çizimi

Saf silisyum maddesine, atomlarının en dış yörüngesinde 5 elektron bulunan arsenik maddesi katılırsa, silisyum atomları, komşu arsenik atomlarının en dış yörüngesindeki 5 elektrondan 4 tanesiyle kovalent bağlar kurar. 5. elektron ise açıkta kalır. Bu elektron, katkılı kristal yapı içerisinde serbest elektron olarak ortaya çıkar. Bu yolla, yeni kristal yapı içerisinde birçok serbest elektron meydana gelmiş olur. Şekil 1 – 8’de, arsenik katkılı silisyum maddesinin yapısı görülmektedir.

Bu maddede elektronlar protonlara göre daha fazla olduğu için madde negatif özellik kazanır ve bu nedenle N tipi madde olarak adlandırılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

E – P TİPİ YARI İLETKENLER

Saf germanyum veya silisyum maddesine, “Bor” maddesi ilavesi edilerek “P tipi yarı iletken” elde edilir. Bor maddesinin atomlarının en dış yörüngesinde 3 elektron bulunur. Aşağıdaki şekilde, bor atomunun basitleştirilmiş çizimi görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

Şekil 1 – 9: Bor atomunun basitleştirilmiş çizimi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]

Silisyum maddesine, bor maddesi enjekte edildiğinde, bor atomlarının en dış yörüngelerindeki 3 elektron, silisyum atomlarıyla kovalent bağ kurar, buna karşılık bor atomunun en dış yörüngesindeki elektron sayısı 3 olduğu için bir kovalent bağ eksik kalır. Yani her bor atomu 1 elektronluk eksiklik meydana getirir. Bu elektron eksikliği veya boşluğu “oyuk” olarak da adlandırılır. Katkılı maddede meydana gelen elektron eksikliği, bu maddenin pozitif bir yapı kazanmasına yol açar. Bu nedenle bu madde, P tipi yarı iletken olarak adlandırılır. Şekil 1 – 10’da bor katkılı silisyum maddesi görülmektedir.

Buraya kadar anlatılanları şöyle özetleyebiliriz:

Saf silisyum veya germanyum maddesine, bir miktar arsenik maddesi katılırsa, elde edilen bileşimde elektron fazlalığı ortaya çıkar ve bu madde “N tipi yarı iletken” olarak adlandırılır.

Saf silisyum veya germanyum maddesine, bir miktar bor maddesi katılırsa, elde edilen bileşimde elektron eksikliği (oyuk) ortaya çıkar ve bu madde “P tipi yarı iletken” olarak adlandırılır.

F – N VE P TİPİ YARIİLETKENLERDE ELEKTRON VE OYUK HAREKETLERİ

N tipi yarı iletkenlerde elektronlar, P tipi yarı iletkenlerde ise oyuklar akım taşıyıcı olarak görev yaparlar.

N tipi bir yarı iletken, DC gerilim kaynağına bağlandığında, bu maddedeki elektronlar (akım taşıyıcılar), gerilim kaynağının negatif kutbu tarafından itilirler ve pozitif kutbu tarafından çekilirler. Böylece gerilim kaynağının negatif kutbundan pozitif kutbuna doğru bir elektron akışı meydana gelir. Şekil 1 – 11’de, N tipi bir yarı iletkende elektron hareketi görülmektedir.

P tipi bir yarı iletken, DC gerilim kaynağına bağlandığında ise, akım oyuklar tarafından taşınır. Oyuklar, gerilim kaynağının pozitif kutbu tarafından itilirler ve negatif kutbu tarafından çekilirler. Böylece, gerilim kaynağının pozitif kutbundan negatif kutbuna doğru bir oyuk hareketi meydana gelir. Şekil 1 – 12’de ise, P tipi bir yarı iletkende oyuk hareketi görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG]

Şekil 1 – 11: N tipi yarı iletkende elektronların akışı

- +

Şekil 1 – 12: P tipi yarı iletkende oyukların hareketi

- +

Oyuklar, kendileri bir varlık olmayıp, bulundukları yerde bir elektron eksikliği anlamına gelirler. Oyukların hareketini şekil 1 – 13’te görülen otomobillerin hareketi sırasında ters yönde giden boşlukla kıyaslayabiliriz. Söz konusu şekilde, en üstteki sırada, trafik lambasının kırmızı yanması sırasında duran arabalar görülüyor. Arabaların ilk durduğu anda, en öndeki arabayla trafik lambası arasında bir arabanın durabileceği bir boşluk kalmıştır. En öndeki araba bunu değerlendirecek ve ilerleyecektir. Bu durumda öndeki boşluk dolacak ve en öndeki arabanın daha önce bulunduğu yer boşalacaktır. Bu durumda, ilk anda en önde bulunan boşluk bir geriye hareket etmiş olur. Şimdi boşluk birinci araba ile ikinci araba arasındadır. İkinci arabanın da aynı şekilde davranarak önündeki boşluğa ilerlediğini düşünelim. Bu durumda boşluk bir geriye doğru hareket etmiş olacaktır. Bütün arabalar sırayla ilerlediklerinde boşluk en önden en arkaya doğru hareket etmiş olur.

N tipi yarı iletkenlerde de aynı şeyler olmaktadır. Elektronlar, önlerinde bulunan oyukların yerini aldıkça, bu elektronların bıraktığı oyuklar, tam ters yönde hareket etmiş olmaktadır.

Şekil 1 – 13: Otomobiller arasındaki boşluğun ters yöndeki hareketi

F – ÇOĞUNLUK VE AZINLIK AKIM TAŞIYICILAR

P ve N tipi yarı iletken elde edilirken, saf germanyum veya silisyum maddelerine, yaklaşık olarak milyonda bir oranında katkı maddesi enjekte edilir. Bu demektir ki, çok az miktarda arsenik veya bor maddesi, saf germanyum veya silisyum kristaline enjekte edilmektedir. Diğer taraftan germanyum ve silisyum kristallerini tam saf (pure) olarak elde etmek mümkün olmaz. Örneğin saf germanyum veya silisyum kristalinde, son yörüngesinde 3 elektron olan veya 5 elektron olan atomlar da bulunacaktır. Bundan dolayı, P tipi yarı iletkenlerde çok az da olsa serbest elektronlar, N tipi yarı iletkenlerde de yine çok az oyuklar bulunacaktır. Ancak, P tipi yarı iletkenlerde oyuklar, N tipi yarı iletkenlerde de elektronlar çoğunluktadır. P tipi yarı iletkenlerdeki oyuklar, “çoğunluk akım taşıyıcı”, elektronlar ise “azınlık akım taşıyıcı” olarak adlandırılır. N tipi yarı iletkenlerde ise, elektronlar, “çoğunluk akım taşıyıcı”, serbest oyuklar ise “azınlık akım taşıyıcı” olarak adlandırılırlar.

Özetle, N tipi yarı iletkenlerde elektronlar, P tipi yarı iletkenlerde oyuklar, akım taşıyıcı olarak görev yaparlar. Azınlık akım taşıyıcılar ise yarı iletken devre elemanında sızıntı akımına yol açarlar.

Günümüzde, germanyum ve silisyum, saflığa çok yakın bir şekilde elde edilebilmektedir. Böylece, azınlık akım taşıyıcılar en aza indirilmiş olmaktadır. Bununla birlikte, yarı iletken devre elemanının çalışması sırasında ısınması, azınlık akım taşıyıcılarının artmasına sebep olur ve bu da devrenin çalışma karakteristiğinin bozulmasına yol açar. Bunun önüne geçmek için, özellikle yüksek akımdan dolayı ısı artışı olabilecek yarı iletken devre elemanları (örneğin yüksek akımlı diyot, transistör ve tristörler) soğutucu metal kılıflar (case) içerisinde imal edilirler.

Bölüm1

Salı, 06 Kasım 2007

BÖLÜM1

1.1.TÜKETİCİ KREDİLERİ

Bir mal ya da hizmetin satın alınması amacına bağlı olarak ya da olmaksızın, ticari amaçlar dışında gerçek kişilere , belli faiz, taksit ve ödeme şartlarında geri ödenmek üzere kullandırılan krediler tüketici kredisi olarak tanımlanmaktadır.

Tüketici kredileri , ülkeler , bankalar ve banka dışı tüketici kredi kurumları , konu ve müşteri itibariyle farklılık arz etmektedir. Ancak esas itibariyle,

a)Doğrudan nakit şeklinde ve

b)Mal ve hizmet satın alımının finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla , kullandırılan krediler olmak üzere iki tür tüketici kredisi tanımlanmaktadır.

Tüketici kredilerinde vade , kullanıcının ihtiyaçlarına bağlı olmakla beraber genelde3 ila 18 ay cıvarındadır.

Faiz oranı , piyasa koşullarına ve bankaların plasman politikalarına bağlı olarak değişmektedir.

Konut , araba ve dayanıklı tüketim malları alımının finansmanı ve daha birçok konuda tüketici kredisi kullanma imkanı bulunmaktadır.

Halihazırda bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların yarısından fazlası tüketici kredisi kullandırmaktadır. Ayrıca 545 sayılı KHK ile değişik 90 sayılı KHK hükümlerine göre faaliyet gösteren finansman şirketleri de tüketici kredilerini kullandırmaya yetkilendirilmiştir. 1996 yıl sonu itibariyle 4 finansman şirketi faaliyet göstermektedir.

1.2.TÜKETİCİ KREDİLERİNİN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

Banka ve Tüketici finansman şirketleri , tüketicilere olduğu kadar üretici ve satıcılara da birçok olanak sağlamaktadır. Tüketiciler , ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri nakit para kullanmaksızın alma imkanına kavuşurken , üretici ve satıcılar da mallarının parasını peşin olarak tahsil edebilmektedir.

Artan rekabet şartları altında faaliyet gösteren bankaların tüketici kredileri kullandırmaları , ilave plasman yoluyla bu bankaların kar kaynaklarını artırmaktadır. Öte yandan , yoğun tüketici kredisi kullandırılması , bankalar için riskin dağıtılması sonucunu beraberinde getirmektedir.

Tüketici kredileri yoluyla efektif talep artmakta , bu da üretimi ve dolayısıyla milli geliri artırmakta ve ekonomik faaliyet hacmini canlı tutmaktadır. Öte yandan tüketici refahı da artmaktadır.

Bu kredilerin aşırı kullanımının , insanları gereksiz tüketime iteceği , tasarrufları azaltacağı ve gelecekteki tasarrufların bugünden harcanması sonucunu doğuracağı ve böylelikle de reel yatırımlarda düşme görüleceği ileri sürülmektedir . İlave olarak , yoğun tüketici kredisi kullanımının talep artışı yoluyla enflasyonist etki doğuracağı da ileri sürülmektedir. Ayrıca , ithalat eğilimi yüksek bazı gelişmekte olan ülkelerde bu tip kredilerin dış ticaret dengesini bozucu etki yaratacağı da savunulan görüşler arasında dır. Bu görüşlerin haklı yönlerinin olması mümkün görülmekte birlikte , kesin yargıya ancak ampirik çalışmaların neticesinde varılması gerekmektedir.

Öte yandan , artan bireysel tüketici kredileri hacminin , ekonomik daralma dönemlerinde konjonktürden etkilenmesi neticesinde bu tip kredilerin dalgalanmalara olan esnekliğinin yüksek olması nedeniyle önemli tutarda risk teşkil etmesi mümkündür. Bir başka deyimle , bu tip işlemlerde kredi değerliliği konusu önem kazanmaktadır.

BÖLÜM 2.

TÜKETİCİ KREDİSİ UYGULAMASINDA FİNANSMAN ŞİRKETLERİ VE 90 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE İLGİLİ MEVZUAT

2.1.ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİ HAKKINDA 90 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Ödünç para verme işleri ile uğraşanların faaliyetleri ve denetlenmelerine ilişkin esaslar 90 sayılı KHK’de 5/4/1983 tarih ve 2810 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 30/9/1983 tarihinde kararlaştırılmış ve 6/10/1983 tarih ve 18183 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış ve 6/10/1983tarih ve 18183 sayılı Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

2.1.1.AMAÇ

90 Sayılı KHK’nin amacı , faiz veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak süretiyle sürekli olarak ödünç para verme işleriyle uğraşan gerçek kişilerin ve finansman şirketleri ile faktoring şirketlerinin faaliyetlerinin düzenlenmesi.

2.1.2.KAPSAM

İkrazatçılar , finansman şirketleri ve faktoring şirketleri bu KHK hükümlerine tabidir.

2.1.3.TANIMLAR

Kanun Hükmünde Kararname’de geçen;

Finansman şirketi: Devamlı ve mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren tüketici kredi şirketlerini,

Bakanlık: Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakanlığı,

Müsteşarlık: Hazine Müsteşarlığı,

İfade etmektedir.

2.1.4.KURLUŞ VE FAALİYET ŞARTLARI

Finansman şirketleri Müsteşarlığın ön izni ile kurulurlar. Bu şirketlerin ;

a)Anonim şirket olmaları,

b)Sermayelerinin Müsteşarlıkça belirlenen miktardan az olmaması,

c)Sermayelerinin %10 ve daha fazlasına sahip ortakları ile , yönetim kurulu üyeleri , genel müdürleri , genel müdür yardımcıları ve 1. dereceden imza yetkililerin:

a)35 sayılı KHK ile ek ve değişiklikleri uyarınca haklarında tasfiye kararı alınanlar,

b)Müflis veya konkordato talep etmemiş ,

c)Vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymemiş ,

d)Ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut zimmet , ihtilas , irtikap , rüşvet , hırsızlık , dolandırıcılık , sahtecilik , inancı kötüye kullanma , dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmamış kişiler olması,

gerekmektedir.

Finansman şirketleri kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde faaliyet izni almak için Müsteşarlığa başvururlar. Süresi içinde başvurmayanlara izin verilmez.

2.1.5.DÜZENLEME YETKİSİ

Müsteşarlık , TCMB’nın görüşünü alarak , finansman şirketlerinin kuruluş ve faaliyetleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir.

Müsteşarlık , TCMB’nın görüşünü alarak bu KHK hükümlerine göre faaliyette bulunacak finansman şirketlerinin uygulayacakları faiz oranları ile alacakları masraf ve gelirlerin azami oranlarını tespite veya serbest bırakamaya yetkilidir.

Finansman şirketleri ;

a)Ana faaliyet konuları dışında başka işle iştigal edemezler,

b)Teminat mektubu veremezler,

c)Mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar . Sermaye Piyasası Kanununa göre menkul kıymet ihracı ile uluslararası piyasalardan ödünç para alınması bu hükmün dışındadır.

Finansman şirketlerinin ana sözleşme değişikliklerine izin verilebilmesi Müsteşarlıktan uygun görüşünün alınmasına bağlıdır.

Müsteşarlık bu KHK’nin uygulanmasını izlemek amacıyla , Finansman şirketlerinden belirleyeceği esaslar ve örneklere uygun olarak cetvel rapor ve mali tablolar istemeye , mali bünyeleri ve kaynaklarının kullanımı ile ilgili standart rasyoları ile mali tablolarının gerekli gördüğü takdirde yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları , TCMB’nın da görüşlerini alarak tespite yetkilidir. İlgili kişi ve kuruluşlar bu cetvel , rapor ve mali tabloları Müsteşarlığa tevdi etmek ve tespit edilecek rasyolara uymak zorundadırlar.

2.1.6.DENETLEME

Kanun Hükmünde Kararnameye tabi gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri Müsteşarlıkça denetlenir.

Maliye Bakanlığı da , bu KHK’ ye tabi gerçek ve tüzel kişileri her halükarda denetleme yetkisini haizdir.

Bu KHK’ye tabi gerçek ve tüzel kişiler , denetim elemanlarınca istenecek her türlü bilgiyi vermek , defter ve belgelerini ibraz etmek ve incelemelere hazır tutmak zorundadır.

Müsteşarlık bu KHK’ye tabi gerçek ve tüzel kişilerden her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir.

2.1.7.PARA VE HAPİS CEZALARI

KHK’nin Kuruluş ve faaliyete geçme şartları düzenleme yetkisi ve denetleme konusundaki maddelerinde yazılı yükümlülük ve sorumlulukları yerine getirmeyenler 100.000 liradan 500.000 liraya kadar ağır para cezasına çarptırılırlar.

Bu suçların tekrarı halinde cezalar 3 katına çıkarılarak hüküm olunur.

Bakanlar Kurulu , bu maddede yazılı parasal miktarları 1983 yılı temel olmak üzere , Ticaret Bakanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları indeksinin gerektirdiği sınırları aşmamak kaydıyla artırmaya yetkilidir.

2.2.ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİ HAKKINDA KHK’NİN GEÇİCİ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN 545 SAYILI KHK’NİN GEÇİCİ MADDESİ

Geçici 1. Madde KHK’de yapılması öngörülen düzenlemelere ilişkin yönetmenliklerin 6 ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulacağı hükme bağlanmıştır.

2.3.FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN KURULUŞ VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

Kararnamenin 13. Ve geçici 1. Maddesi gereği 26/7/94 tarih ve 22002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik aşağıda değerlendirilmiştir.

2.3.1.AMAÇ VE KAPSAM

Yönetmeliğin amacı , Ödünç Para Verme İşleri Hakkında 30/9/83 tarihli ve 90 sayılı KHK’nin 545 sayılı KHK ile değişik 13 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde , devamlı ve mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren finansman şirketlerinin kuruluş ve çalışma esas ve kurallarını belirlemektir.

Yönetmelik hükümleri , taksitli satış , basım ve yayım yoluyla kapsamlı satış ve kapıdan satışlar ile bu satışları yapan gerçek ve tüzel kişilere uygulanmaz.

2.3.2.TANIMLAR

Bu Yönetmelikte geçen;

a)Finansman Şirketi: Devamlı ve Mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren tüketici kredi şirketlerini,

b)Finansman Şirketi Faaliyet İzin Belgesi: Faaliyette bulunmasına izin verilen finansman şirketlerinin merkezleri adına düzenlenen imzalı soğuk damgalı belgeyi,

c)Finansman Şirketi Şube İzin Belgesi : Finansman şirketlerinin Müsteşarlıkça açılmasına izin verilen şubeleri için bulundukları mahallin adı belirtilmek süretiyle düzenlenen imzalı ve damgalı belgeyi,

d)Şube : Münhasıran finansman şirketine bağlı olarak çalışan idaresi yönetim kurulu kararıyla atanan yönetici vasıtasıyla yürütülen mahalli teşkilatı,

e)Tüketici : Malı veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi,

f)Satıcı : Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal satan veya hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiyi,

g)Mal : Ticaret konusu taşınır eşyayı,

h)Müsteşarlık : Hazine Müsteşarlığını ,

ifade etmektedir.

2.3.3.KURULUŞ İZNİ

Kurucular , finansman şirketi kuruluşu için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte , ön izin almak üzere Müsteşarlığa başvuruda bulunurlar.

Müracaatları Müsteşarlıkça uygun görülenlere ön izin verilir.

2.3.4.KURULUŞ İZİN ŞARTLARI

Finansman şirketlerinin kuruluşlarına izin verilebilmesi için ;

a)Anonim şirket şeklinde kurulmaları,

b)Ödenmiş sermayelerinin 200 milyar TL’ndan az olmaması ,

c)Hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılması ,

d)Sermayenin %10 ve daha fazlasına sahip ortakların ,

1)35 sayılı KHK ile ek ve değişiklikleri uyarınca haklarında tasfiye kararı alınmamış olması ,

2)Müflis veya konkordato talep etmiş olmamaları,

3)Ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut zimmet , ihtilas , irtikap , rüşvet , hırsızlık , dolandırıcılık , sahtecilik inancı kötüye kullanma , dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkumiyetlerinin bulunmaması ve vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymemiş olmaları ,

e)Tüzel kişi ortakların %10 ve daha fazla paya sahip olan ortaklarının ,bu maddenin (d) bendinde sayılan şartları taşımaları,

f)Tüzel kişi ortakların , mali bünyelerinin , şirketin kuruluşunda taahhüt ettikleri sermaye miktarını karşılayabilir düzeyde olması ,

gerekmektedir.

Bu maddede belirtilen ödenmiş sermaye tutarı , kredi konusu sektörler itibariyle Müsteşarlıkça artırılabilir. Ancak , bu tutar , belirlenen 200 milyar liranın 5 katını aşamaz.

2.3.5.İZİN İÇİN İSTENEN BİLGİ VE BELGELER

Finansman şirketinin kuruluşunda aşağıdaki bilgi ve belgeler istenir;

a)Şirket ana sözleşmesi,

b)Gerçek kişi kurucu ortakların,

1)Ayrıntılı özgeçmişleri, nüfus kağıdı örnekleri , ikametgah ilmuhaberleri kururcu tanıtım formları,

2)Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (d) bendinde yer alan şartları haiz olduklarına dair ilgili mercilerden alınan belgeler ,

c)Tüzel kişi kurucu ortakların bir önceki faaliyet yılına ait bilanço ,kar-zarar tabloları ve faaliyet raporların ile kurucu tanıtım formları,

d)Şirketin kurulması ile ilgili olarak hazırlanan ve yapılması düşünülen kredilendirme işlemlerine ve kredi konusu mal ve hizmet türlerine ilişkin açıklamaları içeren rapor,

2.3.6.FAALİYETE GEÇİŞ ŞARTLARI

Finansman şirketleri , kuruluşlarının Ticaret Siciline tescili tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde faaliyet izni almak için Müsteşarlığa başvururlar.

Ancak bu süre , ön izin tarihinden itibaren 9 ayı geçemez.

Başvuru sırasında aranacak bilgi ve belgeler şunlardır;

a)Ana sözleşmenin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesinin bir nüshası,

b)İmza yetkisini haiz kişilerin noter tasdikli imza sirküleri ,

c)Genel Müdür ve genel müdür yardımcıları ile 1.derece imza yetkisine sahip olan yöneticilerinin yüksek öğrenim gördüklerine ve Yönetmeliğin 4. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan şartları haiz olduklarına ilişkin belgeler,

d)Uygun hizmet birimlerinin kurulmuş olduğunu , bu birimler için yeterli personel kadrosunun oluşturulduğunu , iç kontrol sisteminin kurulduğunu ve personelin bunu uygun görev tanımları ile yetki ve sorumluluklarını gösterir bilgi ve belgeler.

2.3.7.İZİN BELGESİ VE ALENİYET

Faaliyette bulunmaları uygun görülenlere , Müsteşarlıkça “Finansman Şirketi Faaliyet İzin Belgesi” verilir. İzin belgesi , herkesin görebileceği şekilde , işyerinde asılı bulundurulur.

2.3.8.FAALİYET İZNİNİN İPTALİ

Verilen izne uygun olarak belge tarihini izleyen 1 yıl içinde faaliyete geçilmemesi veya faaliyete sürekli olarak 1 yıl veya daha fazla ara verilmesi halinde Müsteşarlıkça verilen faaliyet izin belgeleri iptal edilir.

Denetlemeler sonucu bu Yönetmelik hükümlerine ve genel mevzuata aykırı işlem yapıldığının tespit edilmesi veya bu Yönetmelik uyarınca Müsteşarlıkça verilen faaliyet izin belgeleri iptal edilir.

Denetlenmeler sonucu bu Yönetmelik hükümlerine ve genel mevzuata aykırı işlem yapıldığının tespit edilmesi veya bu yönetmelik uyarınca Müsteşarlık tarafından istenen bilgi ve belgelerin süreleri içerisinde gönderilmemesi halinde Müsteşarlıkça finansman şirketlerinin ve şubelerinin faaliyetleri 1 ay süreyle geçici olarak durdurulur ve iki yıl içerisinde faaliyetleri iki kez geçici olarak durdurulan finansman şirketlerine bu tedbir üçüncü kez uygulanmaz faaliyet izin belgeleri iptal edilir.

Faaliyet izni bulunmayanlar ve faaliyet izni iptal edilenler faaliyette bulunmaz ; ticaret unvanlarında , ilan ve reklamlarında veya işyerlerinde faaliyette bulundukları izlenimini yaratacak hiçbir kelime , deyim ve işaret kullanamazlar.

2.3.9.HİSSE DEVRİ VE ANA SÖZLEŞME DEĞİŞİKLİĞİ

Sermayenin %10 ve daha fazlasını temsil eden veya bir kişiye ait sermaye payının bu oranı aşması sonucunu veren hisse senedi devirleri , Müsteşarlığın iznine tabidir. Yeni ortakların , kurucu ortaklarda aranan şartları taşımları ve bu Yönetmeliğin 5. Maddesinde sayılan belgeleri Müsteşarlığa ibraz etmeleri zorunludur.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca finansman şirketlerinin ana sözleşme değişikliklerine izin verilebilmesi , Müsteşarlığın uygun görüşünün alınmasına bağlıdır.

2.3.10.ŞUBE AÇILMASI VE İZİN BELGESİ

Finansman şirketleri merkezlerinin dışında şube açabilirler. Şube açılması Müsteşarlığın iznine tabidir. Finansman şirketlerinin şube açmalarına izin verilebilmesi için;

a)Şube açılmasına duyulan ihtiyacı ve potansiyel iş hacmini belirleyen bir raporun finansman şirketince hazırlanması,

b)Hizmetin gerektirdiği yeterli mekan ve teknik donanımın sağlanmış , iş yerinin amaca uygun olarak tefriş edilmiş olması ,

c)Bu Yönetmeliğin 4. Maddesinin (d) bendinde belirtilen nitelikleri haiz en az lise mezunu bir müdür veya şube sorumlusu ile şubenin ihtiyacına uygun yeterli personelin sağlanmış olması ,

d)Her bir şube için , Yönetmeliğin 4. Maddesinin (b) bendinde belirtilen miktarın yarısının , ödenmiş sermayeye eklenmesi ,

şartları aranır.

Şubeler , Müsteşarlıktan izin alındıktan sonra , 90 gün içerisinde Ticaret Siciline tescil ve ilan ettirilerek faaliyete geçerler. Finansman şirketleri , şubelerinin faaliyete geçişini en geç 30 gün içerisinde müsteşarlığa bildirirler.

Müsteşarlıkça şubelere ayrıca “Finansman Şirketi Şube İzin Belgesi” verilir. Bu belge herkesin görebileceği şekilde şubelerde asılı bulundurulur.

2.3.11.FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN YAPAMAYACAKLARI İŞ VE İŞLEMLER

Finansman şirketleri ,

a)Ana Faaliyetleri dışında başka işle iştigal edemezler,

b)Teminat mektubu veremezler,

c)Mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar . Sermaye Piyasası kanununa göre menkul kıymet ihracı ile mali piyasalardan ödünç para alınması bu hükmün dışındadır.

2.3.12.FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN FAALİYETLERİ VE GENEL SÖZLEŞME ZORUNLULUĞU

Yönetmelikte belirtilen şartları yerine getirerek “Finansman Şirket İzin Belgesi” almış finansman şirketlerinin başlıca işlevi , devamlı ve mutad meslek halinde her türlü tüketim malı ve hizmet alımını kredilendirmek suretiyle , tüketicinin finansmanını sağlamaktır.

Finansman şirketleri , kredilendirecekleri mal ve hizmetleri temin eden satıcılarla önceden genel bir sözleşme yaparlar. Genel sözleşmede mal ve hizmetin teminine ilişkin genel şartların yanında , tüketiciye uygulanacak faiz ve diğer masraflar serbestçe belirlenir . Genel sözleşmenin bir örneği imza tarihinden itibaren 30 gün içinde Müsteşarlığa gönderilir.

Finansman şirketlerince açılan krediler , genel sözleşmedeki esaslara göre tüketicinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim ve temini ile birlikte , doğrudan satıcıya ödenir. Ancak kredi geri ödemeleri , adına kredi açılanlar tarafından finansman şirketlerine yapılır.

2.3.13.YAZILI SÖZLEŞME ZORUNLULUĞU

Yönetmelik hükümlerine göre kendilerine faaliyet izni verilen finansman şirketlerinin; tüketicilerle kredi işlemleri , mal üreten ya da hizmet arz eden satıcılarla finansman ilişkisi , taraflar arasında yapılacak yazılı sözleşmelere dayandırılır.

Söz konusu Sözleşmelerde ;

a)Tüketicinin kredi Sözleşmesinden doğan yükümlülüğün , kredi konusu malın ve hizmetin tesliminden önce başlamayacağına ,

b)Erken geri ödemelerde tüketicinin hangi oranlarda faiz indirimine hak kazanacağına,

c)Başlangıçta belirlenen kredi şartlarının , sözleşme süresi içinde tüketicinin aleyhine değiştirilemeyeceğine , ilişkin hükümlerin bulunması, ayrıca sözleşme hükümlerinin açık ve kolayca okunabilir olması ve tüketiciyi yanıltıcı ifadeler içermemesi gerekir.

2.3.14.BİLGİ VERME

Finansman şirketleri,

a)Yıllık bilanço , kar-zarar cetvelleri ile faaliyet raporunun birer örneğini , genel kurul toplantılarının yapılmasını takip eden ayın sonuna kadar,

b)Şekil ve kapsamı Müsteşarlıkça belirlenecek istatistiki tabloları istenilen sürelerde, Müsteşarlığa gönderirler.

2.3.15.DENETİM

Finansman şirketlerinin faaliyetleri , Müsteşarlık ve Maliye Bakanlığının denetim elemanlarınca denetlenir.

Finansman şirketleri , denetim elemanlarınca istenecek her türlü bilgiyi vermek , defter ve belgeleri ibraz etmek ve incelemeye hazır tutmak zorundadırlar.

Şirketin mali tablo ve raporları bağımsız denetleme kuruluşlarına denetlettirilir , denetleme raporunun bir örneği Müsteşarlığa gönderilir.

2.4.YURTDIŞINDA TÜKETİCİ KREDİLERİ UYGULAMASI

2.4.1.AMERİKA’DA

Tüketici kredileri ile ilgili düzenlemeler, 1960’lı yıllardan itibaren tüketici kredilerinin hızla yaygınlaşması üzerine ortaya çıkan problemlere çözüm bulmak amacıyla uygulamaya konmuştur. Düzenlemeler; tüketici kredileri ile ilgili kanunlar , açıklayıcı kanunlar ve medeni kanun ile tüketici kredilerinin kullandırılması , toplanması ve raporlanması alanındaki ihmallere karşı koruyucu önlemlerden oluşan kanunlar olmak üzere temelde üç grupta toplanmaktadır. Tüketici kredileri ile ilgili kanunlarda , temel olarak düzenlemeler yapma yetkisi Federal Reserve Guvernorler Kurulu’ndadır.

Mevduat toplayan kurumlar için Tüketici kanunlarının uygulanmasında , öncelikle sorumluluk federal denetim biriminde bulunmaktadır. Perakende satış yapan mağazalar ile finans şirketleri dışındaki kreditör kurumlar için Federal Ticaret Komisyonu , Tüketici Kredileri Kanunlarının uygulanmasında birincil sorumluluğa sahiptir. Komisyonun fonksiyonunu tüketici şikayetlerini değerlendirerek yerine getirmektir.

Amerika’da konuyla ilgili temel Kanunlar aşağıda verilmiştir

a)Kredi vermede doğruluk yasası

Federal Reserve’in Z düzenlemesi

Tüketici Kiralama Yasası

Federal Reserve’in M Düzenlemesi

Gayrimenkul Ödeme Prosedürleri Kanunu

Ev ve Şehir geliştirme İdaresinin X Düzenlemesi

Eşit fırsat Kanunu

Federal Reserve’in B Düzenlemesi

Ev İpoteği Açıklama Kanunu

Federal Reserve’in C Düzenlemesi

Adil Konut Kanunu

Adil Kredi Raporlama Kanunu

Adil Borç Tahsil Uygulamaları Kanunu

Finansal Gizlilik Hakkı Kanunu

Federal Ticaret Komisyonu Geliştirme Kanunu

Federal Reserve Sistemi ,Bankalararası Çek Takas Merkezi ve EFTS Hizmetleri aracılığıyla ödemelerin transferi ile ilgilidir. Fed’in ödemeler sistemine aktif katılımı piyasada tarafların istikrarlı davranışlarının devamını sağlamaktadır. Ayrıca , bankalar ve diğer mevduat kurumları , federal düzeyde ve genel olarak sayısız düzenleme ve denetlemeye tabidirler. Finansal kurumların özel faaliyetleri aynı zamanda Federal Ticaret Komisyonu , Menkul Kıymetler Komisyonu , Hazine Departmanın gözetimindedir. Federal Reserve Güvernörler Kurulu 1978 Elektronik Transfer Kanunu’nun yürürlüğe girmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Kağıda dayalı ödeme işlemleri ; sahtekarlık durumlarında veya çekte tahrifat ve çek ödemesini durdurma hakkı konularında sorumlulukları belirleyerek tüketicinin korunmasını düzenleyen Ticaret Kanunu’na tabidir. Federal Reserve Guvernörler Kurulu’nun düzenlenmesi için yetki içermektedir. Buna göre , J Düzenlemesi ; federal Reserve Sisteminin Bankalararası Çek takas kuralları ve EFTS konusunda hükümler koymuştur. Ayrıca modern ödeme sistemlerinde tüketicinin korunması için Elektronik Fon Transfer Kanunu ve Federal Reserve’in E Düzenlemeleri bulunmaktadır.

2.4.2.İNGİLTERE’DE

İngiltere’de 1974 yılında Tüketici Kredisi Kanunu çıkarılmıştır. Kanun ; denetim , tüketicinin bilgilendirilmesi ve korunması konusunda ayrıntılı hükümler ihtiva etmektedir. Yasanın en önemli özelliği , finans kurumlarının kredi açabilmeleri için Lisans Sistemini getirmesidir. Lisans verme bankaları iki yönden etkilemektedir. Eğer tüketici kredisi vermek ve Kanun’da sayılan diğer kredi verme işlemleriyle uğraşmak istiyorlarsa bankalar da lisans almak zorundadır. Ayrıca , bazı düzenlenmiş anlaşmalarla tüketici kredisi veren diğer mali kurumları bankalar finanse edecekleri zaman onların lisans sahibi olması gerekmektedir.

Merkez Bankası aktif bir biçimde ödeme takas hizmetleri birliğinin tam üyesi olarak , sistemde yer almaktadır. Aynı zamanda banka olarak , takasa girmektedir. Banka’nın ana politika konusu , tüm takas faaliyetlerinin istikrarını ve gerçekleşmesini ve etkinliği temin etmektedir. Ödeme sisteminde kamu ağırlıklı başka bir düzenleyici kurum yoktur. Ayrıca , 1987’deki Bankalar Kanunu’na göre , Merkez Bankası İngiltere’de faaliyet gösteren ve mevduat kabul eden kurumların denetiminden sorumludur. Mevduat Koruma Kanunu , mevduat sahipleri tarafından yapılan ödemelerde , ihmal durumlarında düzenlemeler öngörmektedir. 1986 Yapı Kurumlar Kanunu , halihazırda , geniş yelpazede ödeme hizmetleri sunmasına izin vererek aynı zamanda bu kurumların Yapı Kurumları Komisyonu tarafından denetlenmesi konularında hükümleri içermektedir. Ayrıca 1973 Ticaret Kanunu ve Yasak Ticari Uygulamalar Kanunu ; kartel anlaşmaları , rekabet dışı yasak uygulamalar konusunda ve EFTS ile ilgili hükümler ihtiva etmektedir.

BÖLÜM 3

TÜKETİCİ FİNANSMANI ŞİRKETLERİ

Tüketici Finansmanı Şirketleri, münhasıran tüketicilere kredi vermek amacıyla kurulan, kredi kurumlarından biridir. Bu bölümde öncelikle genel olarak tüketiciyi kredilendiren kurumlardan kısaca bahsedilmekte, daha sonra da Yurtdışında ve Türkiye’de Tüketici Finansmanı Şirketleri’nin tanımı, türleri, gelişimi, yasal dayanağı ve örnekleri üzerinde durulmaktadır.

“Tüketici Kredi Kurumlan : Amerikan ekonomisindeki tüketicilere kullandırılan kredilerin çoğunu aracı kurumlar (ticari bankalar, mevduat bankaları ve mevduat ve kredi kurumları) oluşturur. (Örneğin; 1988 Şubatı itibariyle tüketicilere kullandırılan 625 milyar USD ipoteksiz kredinin 578 milyar USD kadarını, bir başka ifadeyle %90′ını aracı kurumlar açmıştır. Aracı kurumlar aynı zamanda taksitsiz krediler ve ipotekli ev kredilerinde de en büyük paya sahiptir. Genel olarak herbir finansal kurum, tüketici kredilerinin bir ya da birkaç türünde branşlaşmak isterse de, son yıllarda bu kurumların kullandırdıkları kredilerde bir çeşitlenme eğilimi başlamıştır. Bu çeşitlendirmenin en önemli sonucu da bütün büyük kredi kurumlarını direkt bir rekabete zorlamasıdır.”

3.1 YURTDIŞINDA FİNANSMAN ŞİRKETLERİ

Yurtdışında finansman şirketleri, 70-80 yıllık bir geçmişe sahip olup, geniş bir uygulama alanı bulmuşlardır. Aşağıda tüketici finansmanı şirketlerinin tanımı, türleri ve yurtdışı uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir.

3.1.1 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN TANIMI VE TÜRLERİ :

“Finansman şirketleri tüketicilere ve kuruluşlara otomobilden, iş ekipmanlarına, tıbbi malzemelerden, ev araç gereçlerine kadar çok geniş bir yelpazede kredi kullandıran kurumlardır. Batı’da uzun bir geçmişe sahip olan bu şirketler, binlerce küçük kredi ofisi ile tüketici1ere direk ulaşarak kredi kullandırırlar. Ancak genellikle kredilere uygulayabilecekleri faiz oranı veya maksimum kredi miktarı ile ilgili olarak devlet yasa1arıyla sınırlandırılmışlardır.”·

“Amerika’daki uygulamada bu tür şirketlere "Finance Company", İngiltere’deki uygulamada ise "Finance House" ya da “Secondary Banks”-İkincil Banka" denilmektedir. Fakat yasal açıdan finansman şirketleri banka değildir. Aşağıda kısaca Amerika ve İngiltere’deki uygulamalar hakkında bilgi verilmektedir”

a) İngiltere : Büyük Britanya’da Finans evlerinin ana iştigal konusu taksitli satışların finansmanıdır. Finans evleri bir malı büyük bir iskonto ile peşin olarak üretici veya satıcıdan alır ve bunu tüketiciye taksitle daha yüksek bir fiyatla satar. Bu amaçla alıcı ile satıcı arasında taksitli satış anlaşması imzalanır. Bu işlemleri yürütebilmek için finans evleri ticari bankalardan büyük tutarlarda kredi kullanırlar veya kamudan bankalara göre daha yüksek faiz hadleri ile mevduat toplarlar. Bu yüzden İngiltere’de finans evlerine ikincil banka (secondary banks) denilmektedir. Bu duruma rağmen bu tür kuruluşlar yasal açıdan banka sayılmazlar. İngiltere’deki uygulamada finans evleri, bankalar, sonra da bir üst kuruluş olan Finans Evleri Birliği (Finance Houses Association) tarafından denetlenir. İngiltere’de Finans Evleri Birliği 1945 yılında Londra’da kurulmuş olup, Ülkedeki büyük ve önemli finans evleri bu Birliğin üyesi bulunmaktadır.

b) Amerika : Amerika Birleşik Devletleri’nde finansman şirketleri tüketicilere ve küçük iş adamlarına ödünç veren kuruluşlardır. Bu yüzden, finansman şirketlerinin müşterileri tipik olarak banka müşterilerine göre kredi alma standardı daha düşük ve bu bakımdan bankalara başvuramayan gruplardır. Tasarruf kurumlarından farklı olarak, finansman şirketleri tüketiciden mevduat kabul edemezler."

"Otoritelerin çoğu bu endüstrideki firmaları üç gruba ayırır: tüketici finansmanı şirketleri, satış finansman şirketleri, ticari finansman şirketleri:

i) Tüketici Finansmanı Şirketleri (Consumer Finance Companies) :

Tüketici finansmanı şirketleri (Consumer Finance Companies), çok sayıda bireysel kredi kullandırdıklarından aynı zamanda küçük kredi şirketleri olarak bilinirler. Kredilerinin büyük bir kısmını otomobil kredileri ve ev gereçleri oluşturmaktadır. Bununla birlikte hastane harcamaları, eğitim ve tatil giderleri, ev tadilatı ve enerji faturaları da tüketici finansmanı şirketlerinin kredilerinin odağı olmaya başlamıştır. Tüketici kredileri pek çok finansal kurum için en karlı plasman yöntemidir. Bununla birlikte, bu kredilerin diğerlerine oranla daha fazla risk taşıdığı, maliyetli olduğu da kanıtlanmıştır. Ancak, kredi veren kurum faiz oranlarını yüksek tutarak bu maliyetleri dengeler. Genel olarak tüketici kredileri piyasası kurumsal kredilere göre daha az rekabetçi bir piyasa olduğu için kredi kurumları açısından daha avantajlıdır.

ii) Satış Finansman Şirketleri (Sales Finance Companies) :

Satış Finansman Şirketleri (Sales Finance Companies), otomobil ve diğer dayanıklı tüketim ürünleri satan bayilerden taksitli satışların senetlerini satın almak suretiyle tüketicilere dolaylı krediler verirler. Bu şirketlerin çoğu bir bayi ya da üretici tarafından kontrol edilen (captive) firmalardır. Bunların ana fonksiyonu sponsor firmanın ürün ve hizmetlerini kredilendirerek satışlarını arttırmaktır. Bu tür satıcı finansmanı şirketlerine sahip olan kuruluşlara General Motors, General Electric, Motorola, Sears ve Wards örneği. verilebilir. Genellikle satış finansman şirketleri perakendeci bayilere sözleşmenin vade, minimum ödemeler ve kredi oranlan gibi kabul edebilecekleri unsurlarını önceden bildirirler. Çoğunlukla bu şirketler, bayilere satış yapıldığı zaman dolduracakları bir kontrat formu verirler. Hemen ardından bu kontrat bayi tarafından finansman şirketine satılır.

iii) Ticari Finansman Şirketleri (Commercial Finance Companies) :

Ticari Finansman Şirketleri (Commercial Finance Companies), çogunlukla şirketlere kredi kullandırırlar. Bu şirketlerin büyük bir kısmı küçük ve orta ölçekli üretici ve toptancılara alacak senetleri finansmanı ya da faktoring hizmeti temin eder. Alacak senedi finansmanı yoluyla ticari finansman şirketi alacak senetlerini elinde bulunduran firmaya doğrudan bir nakit kredi açmış olur. Alternatif olarak finansman şirketinin alacak senetleri olan firmanın bu hesaplarını uygun bir orandan iskonto ederek satın alacağı bir faktoring düzenlemesi yapılabilir. Ticari finansman şirketlerinin pek çoğu bugün kredi verme hizmetlerini sadece alacakların finansmanıyla sınırlamaz, aynı zamanda iş makineleri ve diğer sabit kıymetlerle teminatlandırılan krediler de verir. Bunların yanında uçak, demiryolu araçları ve büyük ekipmanların alımı için finansal kiralama hizmeti verdikleri gibi kısa vadeli teminatsız nakit krediler de verirler.

Finansman şirketlerinin türleri arasındaki farkların üzerinde çok fazla durmaya gerek yoktur. Büyük şirketler üç alanda da aktiftirler. Bunun yanında, bugün pek çok finansman şirketi kredi çeşitlerini işletme sermayesi kredilerinden, finansal kiralama planlarına, ve sermaye yatırımlarını destekleyen uzun vadeli kredilere kadar çeşitlendirmişlerdir. Finansman şirketlerinin verdikleri krediler içinde en önemli yeri tutan kurumsal kredilerdir, ikinci sırada tüketici kredileri gelir, bunu da az miktarda ipoteklere verilen krediler izler."

"Bu sınıflamanın dışında Amerika’da yüzde yüz sermayesi ana şirketin elinde bulunan finansman şirketleri "Captive Finance Companies" diye adlandırılır. Bu tip finansman şirketlerinin asıl amacı ana şirketten mal alan tüketicileri finanse etmektir. General Motors Acceptance Corporation "General Motors" mamullerini satın alan müşterilere kredi veren kuruluşlara örnek olarak gösterilebilir.

Amerika’da finansman şirketleri bulundukları eyaletin yasalarına göre çalışırlar. Fakat bu arada uymaları gerekli federal kurallar da mevcuttur. Bu tür yasal düzenleme daha çok tüketici işlemleri, ödünç vadeleri, müşteriden alınacak faiz oranı ve tahsilat işlemlerinde odaklaşır. Bu sınırlandırıcı düzenlemeler, finansman şirketleri ile ticari bankalar arasındaki her gün artan rekabetten kaynaklanmaktadır. Bu yüzden Amerika’da finansman şirketlerinin büyümesi ve gelişmesi tüketiciye kredi veren diğer benzer kuruluşlara göre yavaşlamış durumdadır"

3.1.2 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN YURTDIŞINDAKİ GELİŞİMİ:

"Finansman şirketlerinin, aktif olarak çok sayıda küçük kredi ofisi ile tüketiciye doğrudan, veya bayilerden taksit senetlerini satın almak suretiyle dolaylı olarak kredi Kullandırmalarının uzun bir geçmişi vardır. Ancak yakın zamanlarda, finansman şirketleri kurumlar arasındaki rekabetin değişmesinden etkilendi.

Yaygın şube ağının olmayışı onların, bu kredileri talep ederken rahatlığı tercih eden tüketici ünitelere ulaşmalarında bir dezavantaj oluşturuyordu. Sonuç olarak hem ticari bankalar hem de banka olmayan özel mevduat kurumları finansman şirketlerinin aleyhine tüketici kredileri pazarının büyük bir kısmını ellerinde tuttular. Örneğin Ulusal Rezerv Kurulu (Federal Reserve Board)’un derlediği datalara göre, 1950′de finansman şirketleri tarafından verilen krediler finansal kurumların açtığı kredilerin %45′ini oluşturmaktaydı. Bu oran 1987 yılında %23′e düştü. Aynı periyotta kredi üniteleri tüketici kredileri pazarındaki paylarını üçe katladılar. Uzmanların çoğu şu anda finansman şirketleri için en hızlı büyüyen pazarın tüketiciye yönelen finansal hizmetlerden ziyade kurumlara yönelik krediler olduğu görüşündeler. İpoteklere verilen krediler, ekipmanların finansal kiralaması için verilen kredilerdir , finansman şirketlerinin verdiği krediler arasında en hızla artan kredilerdir. Finansman şirketleri yakın zamanlarda, düşük faizler ve reklam yoluyla bankaların ve diğer kredi ünitelerinin pazarından otomobil kredilerinde önemli bir pay almayı başardılar."

3.1.3 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNIN FON KAYNAKLARI :

"Finansman şirketlerinin kaynak yaratmada en çok başvurdukları yöntemler banka kredileri, finansman bonosu ihracı ve yine bankalara, sigorta şirketlerine ve mali olmayan kurumlara sattıkları uzun vadeli tahvillerdir. Bu kaynaklardan hangi dönemlerde hangilerine daha sıklıkla başvurduklarını faiz oranları belirler. Uzun vadeli faiz oranlarının yüksek olduğu dönemlerde, bu firmalar kaynak olarak kısa vadeli banka kredilerini ve finansman bonosu ihracını tercih ederler. Uzun vadeli faizlerin düşük olduğu dönemlerde ise tahvil ihracına ağırlık verirler.”

3.1.4 FİNANSMAN ŞİRKETLERINİN NİTELİKLERİNDE SON GELİŞMELER :

"Finansman endüstrisi yakın zamanlarda önemli ölçüde değişti. Kredi üniteleri ile mevduat ve kredi kurumlarında (savings & loans) olduğu gibi finansman şirketlerinin de sayısı, şirket hacimlerinin artmasına rağmen, azalma trendinde. Ulusal Rezerv Kurulu’nun bir araştırmasına göre Amerika’da 1960′da 6.400 den fazla finansman şirketi varken, 1980′de 2.000 bağımsız firma bulunabildi. Büyük bankaları olan holdingler yeni finans şirketleri kurdukları için 1970′lerde firma sayısında bir miktar artış yaşandı.

Finansman endüstrisinin popülasyonundaki bu uzun vadeli trendi ekonomideki bazı gelişmeler zorunlu hale getirdi. Yükselen maliyetlerin baskısı, pazarın genişlemesi, yenilik ihtiyacı ve diğer finansal kurumlarla olan yoğun rekabet finansman şirketlerini daha büyük hacim ve verimlilikle çalışmaya teşvik etti. Pek çok küçük şirket daha büyüklere satıldı. Azalan sayılarına rağmen finansman şirketleri Amerika’da aracı kurumlar arasında en hızlı gelişenidir ve kurumsal ve bireysel krediler pazarında potansiyel bir güç olmağa devam etmektedir."

3.1.5 YURTDIŞINDAKİ FİNANSMAN ŞİRKETLERİNE BİR ÖRNEK: CETELEM

Cetelem firması sadece Fransa’da 2.600 çalışanı 170 ofisi ve diğer Avrupa Ülkelerinde (İtalya, İspanya, Belçika ve Portekiz) 1.000 çalışanı ve 93 ofisi ile "Tüketici Kredisi" konusunda hizmet vermektedir. Tüketim malları ve motorlu araç finansmanını, satış noktaları ve doğrudan pazarlama kanalları ile sağlamaktadır. 1994 yılı rakamları ile kredi hacmi 59.7 milyar FF (yaklaşık 465 trilyon (1994 yıl sonu dolar kuru:38.765 TL; 12 milyar USD) civarındadır.

Yaklaşık 40 yıldır faaliyetini sürdürmekte olan Şirkette hemen tüm işlemler bilgisayar desteği ile yürümektedir. Şirketin ana birimlerini şu başlıklar altında incelemek mümkündür:

Tahsilat grubu,

Voice Authorization merkezi,

Bölge müdürlüğü (ofis), Satış noktası (Coforama),

Bilgi İşlem Merkezi,

Cofıca (motorlu araç kredileri şirketi)

i) Tahsilat Grubu :

Tamamen kağıtsız bir ofis yaratılmaya çalışılmıştır ve neredeyse tüm organizasyon bilgisayar tarafından yapılmaktadır. Her görevliye gün başında 100 ödeme problemi olan tüketici atanmaktadır. Bu seçim yapılırken müşteriler özellikle daha önceden kendisini arayan görevli ile eşleştirilmekte ve bunun psikolojik olarak fayda sağladığı düşünülmektedir.

Terminallere bağlanmış otomatik telefon arayıcılar yardımı ile müşterinin telefonu çevrilmekte, eğer telefon meşgul ise otomatik olarak sırada arkalara atılmakta, cevap vermiyor ise sıradan çıkartmaktadır. Ortalama 100 kişiden 40′ı ile görüşmek mümkün olabilmektedir. Görüşme sırasında . ekranda kişinin kredi tarihçesi ile ilgili tüm detay izlenebilmekte ve yapılan görüşmenin sonucu da ayrıca sisteme kaydedilebilmektedir.

Müşterilerin her ay sonunda %3.9′u normal ödeme alışkanlığı ve kabul edilebilir risk seviyesinin dışında bir duruma geçmektedir. Bu durumdaki müşteriler önce mektup daha sonra telefon ile uyarılarak normal hesap durumuna döndürtümeye çalışılmaktadır. Sadece %0.09 oranında yasal yollara başvurulmak zorunda kalınmaktadır.

Çalışanlar genelde lise mezunu ve iş başı eğitim dışında özel bir eğitim almıyorlar.

ii) Ses Otorizasyon Merkezi (Voice Authorization Center) :

Telefon ile gelen provizyon isteklerinin bilgisayar sistemine girildiği ve alınan onay kodunun bildirildiği merkezde genelde öğrenciler çalışmaktadır. Bir ışıklı pano yardımı ile kaç kişinin görevde olduğu, kaç telefonun o anda cevaplandığını, hatta bekleyenlerin sayısını, kaç kişinin vazgeçip telefonu kapattığını ve ortalama kaç kez çalmada cevap verilebildiğini izlemek mümkündür.

Merkez sorumlusu panodan elde ettiği verilere göre gerekirse diğer bölümlerden yardım almak yolu ile cevaplama süresini makul bir oranda tutmaya çalışmaktadır.

iii) Bölge Müdürlüğü :

Her bölge müdürlüğü veya ofis kendi içinde pazarlama ve operasyon olarak iki alt bölümden oluşmaktadır. Operasyon