‘Endüstri’ Kategorisi için ArÅŸiv

2-a) Gezi Diyagramı:

Salı, 06 Kasım 2007

2-a) Gezi Diyagramı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] 1 2 3 4 5 6 7 1-Hammadde Stok

- 40 20 - - - - 2-Testere

- - - - 40 - - 3-Giyotin Makas

- - - 20 - - - 4-Abkant Pres

- - - - - 20 5-Torna Tezgah Grubu

- - - - - 40 - 6-Montaj Sahası

- - - - - - 2 7-Mamül Stok

- - - - - - - Hammadde stok-Testere

40 A 4 Testere-Torna tezgah grubu

40 A 4 Torna tezgah grubu-Montaj sahası

40 A 4 Hammadde stok-Giyotin makas

20 E 3 Giyotin makas-Abkant pres

20 E 3 Abkant pres-Montaj sahası

20 E 3 Montaj sahası-Mamül stok

2 O 1

2-b) Faaliyet İlişki Çizelgesi:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] X

X

X

X

X

A

E

X

O

X

X

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG] U

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

2-c) Faaliyet İlişki Diyagramı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]

1

2

5

7

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG]

3

4

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG]

2-d) Tezgahlar, İş Merkezleri ve İşlem Dışı Faaliyetlerin Alanlar Tablosu:

Tezgah

İş merkezi

İşlem dışı faaliyet 1-Hammadde Stok

- - 150 2-Testere

9 - - 3-Giyotin Makas

12 - - 4-Abkant Pres

12 - - 5-Torna Tezgah Grubu

- 24 - 6-Montaj Sahası

- 120 - 7-Mamül Stok

- - 180 NOT:Alanlar metrekare cinsindendir.

2-e) Alan İlişki Diyagramı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG]

2-f) Yerleşim Plan Seçenekleri:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image037.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image039.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image040.gif[/IMG]

1.Seçenek

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image043.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image044.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image045.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image046.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image048.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG]

2.Seçenek

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image050.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image051.gif[/IMG]

3) YerleÅŸim planı seçeneklerini geliÅŸtirirken Muhter’in (en küçük potansiyel enerji) analojisinden hareketle farklı konumlandırmalar bulunmuÅŸtur. Bu konumlandırmalarda bölümlerin birtakım çekici lastik baÄŸlar ve itici yaylarla birleÅŸtirildiÄŸi düşünülerek iki bölüm arasında A iliÅŸkisi varsa 4, E iliÅŸkisi varsa 3, I iliÅŸkisi varsa 2, O iliÅŸkisi içinde 1 lastik baÄŸ bulunduÄŸu varsayılır. Burada dört paralel ‘çekici baÄŸ’ dolayısıyla A iliÅŸkisi bulunan bölümlerin yan yana gelmesi, ‘itici yay’ X iliÅŸkisi bulunan bölümlerin uzaklaÅŸtırılmasıyla daha iyi bir yerleÅŸim bulunması sonucuna gidilir.

4) Bu seçenekler türetilirken yakın ilişki içerisinde bulunan tezgahların yan yana gelmesi göz önüne alınarak geliştirilmiştir. Bu sonucun doğrultusunda bulunan seçeneklerden en uygununun 3.seçenek olduğuna karar verilmiştir. Bu seçenekteki tezgah yerleşimlerinin daha az alan kapladıklarını görülmektedir bu nedenledir ki en iyi seçeneğin 3. Seçenek olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca gezi diyagramı da bu seçeneğin seçilmesinde büyük bir etken olmuştur.

5) Tezgahların aralarındaki taşıma ve uzaklık matrisleri göz önüne alınarak tezgahların ikili yer deÄŸiÅŸtirmeleri sonucu oluÅŸan maliyetler dikkate alınarak en düşük maliyetli yerleÅŸim ‘Craft ‘ paket programı kullanılarak elde edilen çözümden daha iyi bir çözüm bulma sonucuna gidebiliriz.

Tesis Planlaması Proje Değerlendirme Formu

Salı, 06 Kasım 2007

Tesis Planlaması Proje Değerlendirme Formu

Hazırlayan : Kamuran ÇELİK 151319973014

1.Projenin adı………………….: Åžanzıman Montaj Hattı İyileÅŸtirme

2.Ön proje ile karşılaştırma.:

a.Çalışma amaçlarına ulaştı mı?

Çalışma etkili bir biçimde amacına ulaşmıştır. Çalışma sonucunda atölyedeki yeni yerleşim ile alan tasarrufuna gidilmiş ayrıca yeni bant ve iş bölümlerinin yeniden yapılandırılması sonucunda ise standart süreye etkisi olmuştur.

b.Sorulara cevap bulundu mu?

İki ayrı taşıma bandı birleştirilerek işlevselliği arttırılmıştır. İş bölümleri yeniden düzenlenmiş ve darboğaz ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Kontrol istasyonundaki vinç yolu yeniden düzenlenerek iş kazası riski azaltılmaya ve işlevselliği arttırılmaya çalışılmıştır.

c.Kullandığınız tekniklerin probleminize uygunluğunu tartışın.

Zaman etüdü çalışması ile standart süreler tespit edilmiş ve darboğaz oluşan iş istasyonları belirlenmiştir. Bu süreler göz önüne alınarak metod etüdü ve hat dengeleme çalışmaları ile de yeni iş bölümleri ve yeni yerleşim planı ortaya çıkarılmıştır.

d.Ön projede belirdiğiniz çalışma süresini, gerçekleşenle karşılaştırın.

Beklenen Gerçekleşen

Veri toplama [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] 8 sa 11 sa

Veri deÄŸerlendirme [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] 8 sa 7 sa

Sonuç [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] 4 sa 7 sa

e.Proje maliyeti, karlılığı ve gerçekleştirme sürelerinde, proje ile ön proje arasındaki farkları tartışın. Nerede, nasıl ve ne kadar katkınız olduğunu belirtin.

Zaman arasındaki farklar fabrikaya gidildiğinde yararlanacak kişilerin iş yoğunluğundan zaman ayıramamalarına bağlıdır.

3.Proje çalışmanızı her madde birer sayfa olmak üzere aşağıdaki düzende verin.

b.Mevcut durumun tartışılması

Mevcut durumun gösterildiÄŸi krokide 4a ile belirtilen taşıma bandı üzerinde 2 adet fikstür bulunmaktadır. Taşıma bandının yanlış dizaynı yüzünden 2 fikstür tam randımanlı olarak çalışmamaktadır. 4 nolu tezgahta 1. fikstür üzerinde ÅŸanzıman iÅŸlendikten sonra fiktür bant boyunca ilerletilmekte ve bant sonunda son ayarlar yapımaktadır, 2. fikstür’de 4 nolu tezgahta iÅŸlenip bant boyunca ilerletildikten sonra onun üzerinde de ayarlar yapılmaya baÅŸlanmakta ancak 1. fikstür geriye getirilmemektedir. Böylece 4 nolu tezgah boÅŸ kalmaktadır.

2 nolu tezgahta çalışan işçi mil komplesini yapabilmek için krokide belirtilen 2a, 2b, 2c, 2d, 2f masa veya arabaları üzerinde bulunan yarı mamul veya hazır parçaları kullanabilmek için oldukça fazla yürümektedir. Bu ise işlem süresini uzatmaktadır.

Kontrol istasyonu ( 5 ) önündeki vinç yolu ise kullanım yolu açısından bakıldığı zaman etkisiz ve iş kazsına yol açabilecek bir yapıda olduğu belirlenmektedir.

c.Türetilen seçeneklerin tartışılması

Taşıma bandı önerilen durum krokisinde görüldüğü gibi birleştirilerek tek bir parça haline getirilmiş böylece fikstürlerin bir tarafa sıkışması engellenip akış hızlandırılmıştır.

Önerilen durumda 2 nolu tezgahta çalışan işçinin tek bir sıra halinde yanına dizi olan masa ve arabalar etrafına yerleştirilerek işçinin daha yürümesi sağlanacak böylece standart süre kısalacaktır.

Kontrol bölümündeki vinç yolu daha kullanışlı biçime getirilmiş böylece etkenliği arttırılmıştır. Ayrıca insanların dolaşamadığı yerlerden geçirilerek iş kazası riski azaltılmıştır.

Ekte ÅŸekil-1 olarak verilen zaman etüdü çalışması sonuçlarından hareketle yeni iÅŸ bölümü ise ÅŸekil-2’de verilmiÅŸtir. Buradan hareketle iyileÅŸtirmeden önce OP140 7,21 dk ile darboÄŸaz yaratan bir tezgahtı 1 vardiyada 450 dk’lık çalışma süresi olduÄŸu için 450/7,21=62 adet ÅŸanzıman üretilebiliyorken; iyileÅŸtirme sonrası darboÄŸaz yaratan tezgah OP150 olmuÅŸtur. Ancak 450 / 6,63 =68 ÅŸanzıman üretim adedi artmıştır.

d.Uygulama planı

4.Projeyi yeniden ele alsaydınız yaklaşımınız nasıl olurdu?

Bu projeyi otosan’da staj yaparken bana bir görev olarak verilmiÅŸti ve orda da bu yaklaşımı kullanarak onlara bir rapor halinde sunmuÅŸtum. Bu aynı projeyi ikinci ele alışım ve farklı olarak bir ÅŸey gerçekleÅŸtirmedim. Sanırım bir kez daha aynı projeyi ele alsam bu defa çok ayrı yönlerden yaklaşırdım. Çünkü bu yolla sadece bu çözümlere ulaÅŸabildim, ancak bence çok daha iyi ve güzel çözümlere ulaşılabilir.

3.

Salı, 06 Kasım 2007

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]

3.

Bu konumlandırma yapılırken en küçük potansiyel enerji ( Muther ) ilkesi benimsenmiştir. En küçük potansiyel enerji ilkesinde iş istasyonları arasındaki ilişkilere göre çekici bağ veya itici yaylar bulunduğu farz edilmektedir. Örneğin iki istasyon arasında sıkı bir ilişki varsa temsilen bu ilişki için araya lastik konulduğu kabul edilir. İlişkinin sıkılığına göre lastik sayısı arttırıldığında bu iş istasyonları birbirine daha çok yaklaşır bu da bize tesis yerleşimi yaparken bu ilişkinin göz ardı edilmemesi gerektiğini gösterir.

4.

Yerleşim planı seçeneklerine bakıldığında en az yer gerektiren ve ilişkilere göre en iyi sıralanmış plan 1. sıradakidir. Ekte şekil-1 de şanzuman montaj hattının şu anki yerleşim planı gösterilmiştir. Eğer bu yerleşim planı yukarıdaki seçeneklere uydurulduğunda Ekte verilen şekil-2 durumuna gelmektedir ve bu yerleşim öncekine göre daha az yer kaplamış ve ilişkiler daha bir gözönüne alınarak planlanmıştır.

5.

Ulaşılan sonucun bilgisayar ortamında daha da geliştirilmesi mümkündür. Çünkü günümüzdeki bilgisayarlar çok karmaşık ve uzun işlemleri kısa sürede çözebilme kapasitelerine sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde çok daha fazla veriyi karşılaştırıp daha uygun çözüm bulma olasılığı yüksektir.

2.

Salı, 06 Kasım 2007

Teşekkür

Salı, 06 Kasım 2007

TEÅžEKKÜR Bu çalışmanın konusunu bana veren, çalışmam sırasında beni yönlendiren ve her türlü yardımını esirgemeyen deÄŸerli hocam Yrd. Doç. Dr. Abdulkadir GÜLLÜ’ye teÅŸekkürlerimi sunarım.

Tez çalışmam sırasında bana her türlü yardımda bulunan baÅŸta arkadaşım Kadir GÖK olmak üzere Doç. Dr. Ulvi ÅžEKER hocama, ODTÜ Makine Bölüm BaÅŸkanı Prf. Dr. Erez SÖYLEMEZ’e, ODTÜ Makine Bölümü ArÅŸ. Görevlisi Barış CİVELEK’e benden maddi manevi desteklerini esirgemeyen Eda ÅžEN’e, Yunus ÇOBAN’a, Volkan ŞİMÅžEK’e, Muhlis TOSUN’a, Alper ÅžERANER’e ve Erol KILIK’a teÅŸekkürü bir borç bilirim.

Ayrıca benim bu günlere gelmemde hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Aileme sonsuz saygı ve şükranlarımı sunuyorum.

Ata YURDAKUL

Toplam Kalite Yönetimi

Salı, 06 Kasım 2007

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

Günümüz koşullarında kuruluş yöneticiliği klasik usullere göre yapılmaktadır. Yani en üst makam işin genel tanımını yapmakta, bu genel tanım daha alt kademelere inildikçe ayrıntılandırılmakta, ve en alt kademede de uygulanmaktadır. Uygulayıcının işi tarif edildiği şekilde yapmaktan başka sorumluluğu bulunmamaktadır. İş ile ilgili geliştirme faaliyetlerini düşünme ve planlama daha üst kademelerin görevidir. Oysa bir işi en iyi o işi yapan bilir. Bu nedenle işle ilgili geliştirme faaliyetlerine bizzat o işi yapanların katılımının sağlanması, işin başarı şansını artıracaktır. İşi bizzat yapanlar işin içerisinde üst kademedeki insanların hiçbir zaman göremeyeceği ve bilme olasılıklarının bulunmadığı pek çok sıkıntıyı yaşarlar ve o sıkıntının giderilmesine yönelik düşünceler geliştirirler. Aynı şekilde işte sıkıntı olmasa bile işin geliştirilmesi ile ilgili ilginç ve orijinal fikirler geliştirilir. Ancak bu düşünceleri ve ilginç ve orijinal fikirleri çoğunlukla kendilerinde saklı kalır, daha üst kademelere iletilemez. İşte bu düşünce ve fikirlerin yani yaratıcılığın özendirilmesi ve desteklenmesi işin kalitesini ve başarı oranını artırıcı yönde etki yapacaktır. Bu felsefeden yola çıkılarak, en alt kademeden üst kademelere doğru bir iletişim artışı gereği ortaya çıkmış ve neticede toplam kalite yönetimi uygulamalarına ulaşılmıştır. Böylece bir işletmede çalışanların tamamının, sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getiren, ancak bunun yanında yaptığı işin daha verimli yapılması, iş süreçlerinin geliştirilmesi konusunda sürekli düşünen ve belirlenmiş çeşitli sistematik katılım yöntemleri ile bu düşüncelerini ve becerilerini sisteme katan, yani yeni bir çalışan davranışı sergilemesini gerektiren, yöneticilerin de çalışanları teşvik edici, katılımını sağlayıcı, inisiyatif kullanmayı, sorumluluk almayı ve yenilikler yaratmayı teşvik eden bir insan kaynakları planlama sistemi kurmasını gerektiren bir oluşum ortaya çıkmıştır.

Toplam kalite yönetimi, tüm sosyal paydaşların dengeli bir şekilde mutlu kılınmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi’ni, salt mekanik unsurları ile deÄŸerlendirip, artık modası geçti diyen “guru”lar var. TKY’ nin yerini alacağını söyledikleri ÅŸeyler, hepsi kendi icadı olan yeni kavramlar. Ancak dikkatli bakıldığında, söyledikleri, Toplam Kalite Yönetiminin belli parçaları. Bunu niçin yapıyorlar? Profesyonel danışmanlık yaÅŸantılarını devam ettirebilmek için yeni ve kendilerine özgün jargon icat etmekle yükümlü kılıyorlar kendilerini. Ama bu jargonun ifade ettikleri zaten toplam kalite yönetiminin içinde var.

Sizlerle toplam kalite yönetiminin ne olup ne olmadığını tartışmak istiyorum:

Toplam Kalite Yönetimi, salt iş dünyasında veya sanayi şirketlerinde kullanılabilecek, onlara özgü bir şey değildir. Bir yönetimin söz konusu olduğu her yerde kullanılabilir.

Toplam Kalite Yönetimi, ISO 9000 veya ISO 14000 deÄŸildir. Bunlar, TKY’nin minimum gerekleridir. Bunlar olmadan TKY olmaz; ama sadece bunlarla da TKY olmaz.

Toplam Kalite Yönetimi, Genel Müdür tarafından alt kademelere delege edilebilecek bir olgu değildir.

Toplam Kalite Yönetimi, ayrı bir mali bütçe ile özel bir departman tarafından yönetilen bir şey değildir.

Toplam Kalite Yönetimi, “Kalite Çemberleri” deÄŸildir. Bunlar, TKY’nin bir önceki aÅŸaması olan TKK (Toplam Kalite Kontrolü)’nin unsurlarıdır ve çalışanların katılımı kavramının oluÅŸmasında öncülük yapmışlardır.

Toplam Kalite Yönetimi, Balık kılçığı diyagramları, problem çözme teknikleri veya pareto analizleri deÄŸildir, ama bunlar TKY’de kullanılan unsurlardır.

Toplam Kalite Yönetimi, ödül almak için uygulanan ve ödülle kalitenizi belgeleyerek bunu PR olayı yaparak satışlarınızı artırmak için kullandığınız bir şey hiç değildir.

Toplam Kalite Yönetimi, fabrikalarınızda kuş, civciv besleme demek de değildir.

Çalışanın sendikalı veya sendikasız olması, Toplam Kalite Yönetimini etkilemez. Ancak TKY uygulanan işyerlerinde ezilen ve hakları gasp edilen olmadığından, sendikanın da klasik söylemleri değiştirmesi gerekir.

Toplam Kalite Yönetimi nedir?

Toplam kalite yönetimi; bir kuruluşun mevcut olan tüm faaliyetlerinin sürekli olarak iyileştirilmesi ve bu çalışmalar içerisinde görev alan tüm çalışanların sürekli iyileştirme çalışmalarına kesin ve aktif olarak katılmasıyla çalışanlar, hizmetten veya üretilenlerden faydalananlar ve bütün olarak toplumun memnun edilerek maksimum kazancın sağlanmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi her şeyden önce bir yönetim felsefesidir. Bu felsefe, insanın mutluluğunu esas alır. İnsan çalışanlarınızdır, insan müşterilerinizdir, insan ortaklarınızdır, insan bayilerinizdir, insan tedarikçilerinizdir, insan toplumdur. Şu anda insanlarla çalışıyoruz, yarın da insanlarla çalışacak isek, temelinde insan yatan bu felsefenin modası hiçbir zaman geçmeyecektir. Toplam Kalite Yönetimi, bir şemsiyedir ve esnek bir kavramdır; insanın mutluluğunu esas alan her türlü yönetim aracı bu şemsiyenin altına girer. Toplam Kalite Yönetimi, tüm sosyal paydaşların dengeli bir şekilde mutlu kılınmasıdır.

Toplam Kalite Yönetimi demokrasidir. Herkes fikrini serbestçe söyleyebilmeli ve herkes yönetime ve kararlara bir şekilde katılabilmelidir. Çalışanların önerilerini dinleme, onlara değer vermek ve ödüllendirmek gerekir.

Toplam Kalite Yönetiminde iletişim çok önemlidir. Tüm çalışanlarınızla çift yönlü ve sağlıklı iletişim kurmanız gerekir. Özellikle kurumunuzun vizyon ve misyonunu tüm çalışanların bilmesi, hedefe ulaşmada sinerjiyi sağlar. Bu iletişimi hızlandırmak için yalın organizasyona geçilmeli, hiyerarşi yok edilmeli ve açık kapı politikaları uygulanmalıdır.

Toplam Kalite Yönetimi “devamlı iyileÅŸtirme”yi esas alır. Tüm süreçlerinizi yeniden gözden geçirip nasıl daha iyi olabilir, nasıl daha hızlı olabilir diye sorgulamak ve devamlı iyileÅŸtirme yapmak gerekir. Bunun için ekip çalışmalarına, çalışanların önerilerine gereksinim vardır.

Kıyaslama ve ölçümler gereklidir. Tüm süreçlerinizde metrikler belirlemeli ve bunlardaki iyileÅŸmeyi “dünyada en iyiler” ve “sektöründe en iyiler” ile kıyaslamalısınız.

Toplam Kalite Yönetiminde iç ve dış müşteriler belirlenmeli, onların beklentileri karşılanmalıdır.

Gümrük duvarlarının ve korumacılığın kalkması sonucu, uluslararası kuruluşlar, küreselleşen dünyanın her yerinde rakip olarak karşımıza çıkmaktadır.

Müşterilerin seçenek olanakları ve teknolojik beklentileri artmakta, hatalara karşı hoşgörüsü giderek azalmaktadır. Müşteriler artık standartlara uygun, beklentilerini aşan ürün ve hizmetleri; topluma, çevreye saygılı, müşteri için en iyiyi yapmaya hazır, kendisi ile satış sonrasında rahat bir diyalog kurabileceği ve kendi personelini tatmin etmiş, güler yüzlü kuruluşlardan temin etmektedir.

Müşterilerin bu davranış biçimi, ister istemez Toplam Kalite Yönetimi felsefesini getirmektedir ve getirmeye devam edecektir.

K A Y N A K L A R :

-www.tanjuargun.com

-www.sitetky.com

Önsöz Türkiye’de Son Yıllarda Hızlı Bir GeliÅŸme Gösteren Turizm Sektörünü Ele

Salı, 06 Kasım 2007

ÖNSÖZ

Türkiye’de son yıllarda hızlı bir geliÅŸme gösteren turizm sektörünü ele aldığımız çalışmamızda bu alandaki bir yatırımın yapılabilirliÄŸini ve ülkeye olan katkısını ortaya koymaya çalıştık.

Bu çalışma; endüstri mühendislerinin imalat endüstrisinin yanı sıra hizmet sektöründe de başarılı çalışmalar yapabileceğini ve farklı yaklaşımlar getirebileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle turizm konusunu ele almamızın nedeni, turizmin hizmet sektörlerinin en çarpıcı örneklerinden biri olmasıdır.

Bizler turizm sektörünü, Türkiye’nin son 10 yıldır içinde bulunduÄŸu ekonomik durgunluk ve iÅŸsizlik sorunundan kurtulmak için en kolay ve en ucuz yol olduÄŸunu düşündük. Yaptığımız çalışma ile bunu da gözler önüne serdiÄŸimize inanıyoruz.

Son olarak projelerimizin tamamlanmasında bizlere yön gösteren, değerli zamanlarını bizler için harcayan sevgili Yrd. Doç. Dr. Pınar Kılıçlaroğlu Ba ve Öğr. Gör. Ferial Arnas Işık hocalarımızın projedeki varlıklarının bizlere güven verdiğini belirtmek isteriz. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Ali Özkan, Bülent Umut Uluer HAZİRAN 2003

İÇİNDEKİLER

ÖNSÖZ ………………………………………….. ……………………………….. ……….. ……………………….i

İÇİNDEKİLER ………………………………………….. ……………….. …… …………………………………ii.

TABLO LİSTESİ ………………………………………….. …………………… ……….. ……………………..vii

ÅžEKİL LİSTESİ ………………………………………….. ……………………. ……. ………………………….vii

KISALTMALAR LİSTESİ ……………………………………… …………………. ………………………..vii

ÖZET ………………………………………….. ………………………………………….. ………………………….viii

GİRİŞ……………………………………… ………………………………………….. ………………………………….1

BÖLÜM 1. TURİZM…………………………………….. ……………… …………………….. ………………3

1.1. Turizmi Tanımı…………………………………….. …… ………………………………………..3

1.2. Turizm ÇeÅŸitleri………………………………….. …….. ………………………………………..5

1.2.1.Deniz Turizmi ……………………………… ……….. ………………………………6

1.2.2.Kongre Turizmi ……………………………. …………. ……………………………7

1.2.3. Termal Turizm …………………………….. ………… …………………………….7

1.2.4. Yat Turizmi …………………………………. ………… …………………………….8

1.2.5. MaÄŸara Turizmi ……………………………. ………….. ………………………….9

1.2.6. DaÄŸ ve Kış Turizmi ……………………….. …….. ………………………………9

1.2.7. Av Turizmi ………………………………. ……………. …………………………..10

1.2.8. Golf Turizmi ………………………………. ………….. …………………………..11

1.2.9. İnanç Turizmi …………………………….. …………. …………………………..12

1.2.10.Yayla Turizmi …………………………… ……….. ……………………………..12

1.2.11. Akarsu Turizmi ………………………….. ………… …………………………..13

1.3. Türkiye Ekonomisinde Turizmin Yeri…………. ……… ……………………………….14

1.3.1. Turizm Yatırımları ………………………… …….. ……………………………..14

1.3.2. Turizm ve Dış Ödemeler Dengesi ………………. …………………………..16

1.3.3. Turizm ve Ulusal Gelir ………………………………. ………………………….17

1.3.4. Turizm ve İstihdam ……………………………………… ………………………..18

1.4. Uluslar Arası Turizm ve GeleceÄŸe Yönelik EÄŸilimler…….. ………………………..20

1.4.1. Uluslar arası Turizm …………………………………….. ………………………..20

1.4.2. Uluslar arası Turizm Hareketlerinde geleceğe

Yönelik EÄŸilimler….. …………………………………….. ……………………….22

1.4.3. Türkiye Turizminde GeleceÄŸe Yönelik EÄŸilimler. ……………………….29

1.5. Türkiye Turizminin Sorunları………………………………….. … ………………………….33

1.5.1. Pazarlama ve Tanıtım EksikliÄŸi …………………….. ………………………..33

1.5.2. Turizm EÄŸitimi ………………………………………….. .. ………………………..34

1.5.3. Altyapı ………………………………………….. …………… ………………………..34

1.5.4. İşletmecilik ………………………………………….. …….. ………………………..34

1.5.5. Mali Düzenlemeler ………………………………………. ………………………..35

1.5.6. İç Turizm ………………………………………….. ……….. ………………………..36

1.5.7. Konaklama Tesislerinin Yanlış Yapılanması …… ………………………..37

1.5.8. Çevre KirliliÄŸi ………………………………………….. . …………………………..37

1.5.9. Turizmin ÇeÅŸitlendirilmesi …………………………. …………………………..38

1.5.10. Mevsimlik YoÄŸunlaÅŸma ………………………………… ………………………39

1.5.11. UlaÅŸtırma………………………………….. ……………….. ………………………..39

1.5.12. Turizm Politikasının OluÅŸturulamaması ……… …………………………..40

1.5.13. Örgütlenme ………………………………………….. ….. …………………………40

1.5.14. İmaj Sorunu…………………………………….. ……….. …………………………41

BÖLÜM 2. TURİZM YATIRIM PROJELERİNİNDEÄžERLENDİRİLMESİ …………………42

2.1. Turizm Yatırım Projelerinin NiteliÄŸi ………………………………………….. …………..42

2.1.1. Kavramlar ………………………………………….. …………………………………42

2.1.1.1. Yatırım Kavramı ………………………………………….. ………42

2.1.1.2. Turizm Yatırımı Kavramı ………….. …………………………44

2.1.1.3. Proje ve Yatırım Projesi Kavramı ……… …………………..45

2.1.1.4. Turizm Yatırım Projesi Kavramı ………….. ……………….47

2.1.1.5. Proje DeÄŸerlendirme Kavramları …………………………….47

2.1.2. Özellikler ………………………………………….. ………………………………….50

2.1.2.1. Sabit Sermaye YoÄŸunluÄŸu ……………………………………..51

2.1.2.2. Emek YoÄŸunluÄŸu ………………………………………….. ……..51

2.1.2.3. Sabit Giderlerin Yüksek OluÅŸu ……………………………….52

2.1.2.4. Tesis ve Alt Yapı Arasındaki İliÅŸki …………………………53

2.1.2.5. Turizmde Talep-Yatırım İliÅŸkisi ……………………………..54

2.1.2.6. DiÄŸer Sektörler İle Mukayese …………………………………55

2.1.2.7. Fiziksel Planlama ………………………………………….. ……..55

2.2. Turizm Yatırım Projelerinin Yapılabilirlik İncelemeleri……………………………..56

2.2.1. Teknik İnceleme ………………………………………….. …………………………57

2.2.1.1. KuruluÅŸ Yeri seçimi ………………………………………….. ….57

2.2.1.2. İşletme Büyüklüğü ve Kapasite Kullanımı ……………….60

2.2.1.3. Teknik sorunların İncelenmesi ………………………………..60

2.2.1.4. İşletme İçi YerleÅŸtirme ………………………………………….. 61

2.2.1.5. Tesis Dönemi Uygulama Planı ……………………………….62

2.2.2. Örgütsel İnceleme ………………………………………….. ……………………….62

2.2.3. Mali İnceleme ………………………………………….. …………………………….65

2.2.3.1. Yatırım Tutarı ve Yıllara Dağılımı …………………………..65

2.2.3.2. Yatırım Harcamaları ve Finansman Planları ……………..65

2.2.3.3. Tahmini Gelir ve Gider Tabloları ……………………………66

2.2.3.4. Mali ve Ekonomik Analizler …………………………………..66

2.2.4. Ekonomik İnceleme ………………………………………….. …………………….68

2.2.4.1. Arz ve Talep İncelemesi …………………………………………68

2.2.4.2. Fiyatlar İncelemesi ………………………………………….. ……68

2.2.4.3. Yatırım Maliyetleri incelenmesi ………………………………69

2.2.4.4. Satış ve Rekabet incelenmesi ………………………………….69

2.2.4.5. Ekonomik Karlılık İncelemesi …………………………………69

2.3. Yatırım Projelerinin Ekonomik deÄŸerlendirilmesi ……………………………………..70

2.3.1. Turizm Yatırım Projelerinin Ekonomik Değerlendirilmesinde

Kullanılma Olasılığı Gösteren Yöntemler ………………………………….70

2.3.1.1. Net Güncel (Bugünkü) DeÄŸer Yöntemi ……………………71

2.3.1.2. İç Verim Oranı Yöntemi ………………………………………..72

2.3.1.3. Geri Ödeme Süresi Yöntemi …………………………………..73

2.3.1.4. Ortalama Karlılık Oranı Yöntemi ……………………………73

2.3.2. Yöntemlerin İrdelenmesi ………………………………………….. …………….74

2.3.3. Turizm Yatırımlarının Ekonomik sonuçları ……………………………….75

2.3.3.1. Yatırım AÅŸamasındaki ekonomik Sonuçları ……………..75

2.3.3.2. İşletme AÅŸamasındaki Ekonomik Sonuçları ……………. 76

BÖLÜM 3. BİR 5 YILDIZLI OTELİN YAPILABİLİRLİK ETÜDÜ ……………………………78

3.1. Teknik Etüd ………………………………………….. ………………………………………….. ..78

3.1.1. KuruluÅŸ Yeri Seçimi ………………………………………….. ………………….78

3.1.2. İşletme Büyüklüğü ve Kapasite kullanımı ………………………………..82

3.2. Örgütsel İnceleme ………………………………………….. …………………………………….82

3.3. Ekonomik İnceleme ………………………………………….. ………………………………….84

3.3.1. Sektörün Tanımı ………………………………………….. ………………………..84

3.3.2. Arz……………………………………….. ………………………………………….. ….84

3.3.3. Talep……………………………………… ………………………………………….. …85

3.3.4. Fiyatlar…………………………………… ………………………………………….. …87

3.3.5. Fizibiliteye İliÅŸkin Doluluk Oranları ve Varsayımlar …………………..87

3.3.6. Tam Dolulukta İşletme Giderleri ………………………………………….. ….88

3.3.6.1. Hizmet Giderleri ………………………………………….. ………88

3.3.6.2. Satış Giderleri ………………………………………….. ………….89

3.3.7.Yatırım Maliyetlerinin İncelenmesi …………………………………………89

3.3.7.1.Arsa Maliyeti ………………………………………….. ………………89

3.3.7.2. DiÄŸer Yatırımlar Harcamaları ……………………………………89

3.3. Mali Etüd ………………………………………….. ………………………………………….. …….91

3.4.1. Yatırım Tutarı ve Yıllara Dağılımı ………………………………………….. .91

3.4.2. Yatırım Harcamaları ve Finansman Planları ………………………………91

3.4.3. Tahmini Gelir ve Gider Tabloları ………………………………………….. …92

3.4.4. Net Nakit GiriÅŸleri ………………………………………….. ……………………..94

3.5. Yatırım Projelerinin Ekonomik DeÄŸerlendirilmesi ……………………………………..95

3.5.1. Bir Dinamik Değerleme Yöntemi Olarak Net Güncel

DeÄŸer Yöntemi ………………………………………….. ………………………….95

3.5.1. Bir Statik Değerleme Yöntemi Olarak Geri Ödeme

Süresi Yöntemi ………………………………………….. ………………………….96

3.6. DeÄŸerlendirme Sonuçları ………………………………………….. … …………………………97

SONUÇ ………………………………………….. ………………………………………….. ………………………….98

KAYNAKLAR ………………………………………….. ………………………………………….. ………………101

ÖZGEÇMİŞLER ………………………………………….. ………………………………………….. ……………102

TABLO LİSTESİ

Tablo 1.1 Yıllar İtibariyle Turizm Yatırımlarının Sabit Sermaye

Yatırımları İçerisindeki Payı ………………………………………….. ………………………………………….. 16

Tablo 1.2 Turizm Yatırımlarının GSMH İçerisindeki Payı ………………………………………….. .18

Tablo 1.3 Türkiye’ye Gelen Toplam Yabancı Sayısı ve Yabancı

Başına Harcamanın GeliÅŸimi…………………………………… ………………………………………….. …….19

Tablo 1.4 Uluslar Arası Turizm Hareketlerinin Sayısal GeliÅŸimi (1990-1999)…………………25

Tablo 3.1 Turizm İşletme Belgeli Konaklama Tesislerinin Türlerine Göre Dağılımı………..85

Tablo 3.2 Antalya İlindeki Turistik İşletmelerde Doluluk Oranları……………………………….86

Tablo 3.3 Tam DoluluktaGiderler…………………………… ………………………………………….. ……90

Tablo 3.4 Tahmini Yıllık Gelirler…………………………………… …………………………………………92

Tablo 3.5 Tahmini Yıllık Giderler…………………………………… ……………………………………….93

ŞEKİL LİSTESİ

Åžekil 3.1 Tahmini Doluluk Oranları ………………………………………….. ……………………………88

KISALTMALAR

B.B.N : Başabaş Noktası

N.B.D. : Net Bugünkü Değer

K.D.V. : Katma DeÄŸer Vergisi

SİMGELER

C : Yatırım Maliyeti

k : Iskonto Oranı

n : Yatırımın Ekonomik Ömrü

a : t Yılındaki Net Nakit Girişleri

ÖZET

Yapılabilirlik etüdlerinin düzenlenmesi ve değerlendirilme*sinde gerekli olan kapsamlı ve gerçek bilgilerin elde edi*lebilirliği ile bu bilgilerin doğru veya doğruya yakın şe*kilde gerçekleşmesi yapılabilirlik etüdüne dayanılarak yatırım kararı verilen girişimlerin başarısında rol oynaya*caktır .

Her yatırım kararı verilen belirsizliği altında alınır. Bu*rada ortaya çıkan önemli sorun bu tür belirsizlik ortamının önüne nasıl geçileceği ve bütün bunlara rağmen olanaklar ölçüsünde rasyonel kararların nasıl alınabileceğidir.

Bu gerçekten hareketle çalışmamızda, turizm yatırım proje*lerinde, sağlıklı değerlendirme çalışmaları yapılabilmesi için, kullanılacak yöntemlerin saptanması ve turizm olayı*nın karmaşıklığı ile çok yönlülüğü dikkate alınarak, çeşit*li önlemlerin üzerinde durulmasına da çaba gösterilmiştir.

Yatırım projelerinin girişimci açısından değerlendirme ko*nusu yapılması, uygulamada daha çok mali açıdan olmaktadır. Buna girişimcinin kar elde etme amacının önde gelmesi neden olmaktadır. Bununla beraber, projenin pazara dönük sorunla*rı da vardır. Bu sorunlar projenin girişimci açısından eko*nomik yönden değerlendirmenin konusunu oluştururlar. Bu gerçekten hareketle çalışmamızda Ekonomik/Mali değerlendir*me çalışmalarına ağırlık verilmiştir.

Bu deÄŸerlendirmede yararlandığımız verileri, ülkemizin turizm baÅŸkenti diyebileceÄŸimiz Antalya’nın en çekici yörelerinden biri olan Manavgat Side’deki otellerden özellikle Arum otelden alınmış gerçekleÅŸmiÅŸ verilerdir. Sadece veri bazında deÄŸil birebir görüşmelerimizle de konuyu en tecrübeli kiÅŸelrin bakış açılarıyla da deÄŸerlendirme fırsatı bulduk. Makro düzeydeki veriler ise Turizm Bakanlığından saÄŸlanmıştır.

Bizler bu veriler ışığında turizm yatırımlarının yapılabilirliğini ve sağladığı faydayı ortaya koymaya çalıştık. Ortaya çıkan sonuçları değerlendirip yorumladık ve tüm bunlar sonucunda bireysel olarak cazip görünmese de turizm yatırımlarının ülke ekonomisi için vazgeçilmez yatırım türlerinden biri olduğunu ortaya koyduk.

Yarı İletkenler

Salı, 06 Kasım 2007

YARI İLETKENLER

A – İLETKEN, YALITKAN VE YARI İLETKEN

1.İletkenler

İletkenler, elektrik akımının geçmesine kolaylık gösteren maddelerdir. Aşağıdaki şekilde, bakır iletkeninin kesiti görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] Valans elektronlar

Bakır iletken

Åžekil 1 – 1: Bakır iletkeninin kesiti

Bakır atomunun en dış yörüngesinde (valans yörünge) sadece bir elektron bulunur. En dış yörüngede sadece bir elektronun bulunması, iletkenlik yönünden anahtar faktördür. En dış yörüngede bulunan elektrona valans elektron adı verilir.

Çok küçük bir bakır parçasında bile, her biri valans elektrona sahip milyarlarca atom vardır. Bu valans elektronlar, atom çekirdeğine zayıf olarak bağlıdır. Bu nedenle, valans elektronları, bulundukları yörüngeden koparmak kolaydır. Bir bakır iletken uçlarına gerilim uygulanırsa, iletkendeki milyarlarca valans elektron, kendi atomlarından kopacak ve gerilim kaynağının pozitif ucuna doğru hareket edecektir. Bu nedenle, bakır çok iyi bir iletkendir ve direnci çok düşüktür.

Bakır en yaygın olarak kullanılan iletkendir. Elektrik ve elektronik devrelerinin pek çoğunda, iletken olarak bakır kullanılır. Baskılı devrelerde de iletken yollar bakırdır. İyi bir iletken oluşu, ucuzluğu ve kolay lehimlenebilmesi, bakırı tercih edilen bir iletken haline getirmiştir.

Gümüş,direnci en düşük olan iletkendir. Ayrıca lehimlemesi de kolaydır. Bakıra oranla çok pahalı olması, yaygın olarak kullanılmamasının en büyük sebebidir. Bununla birlikte, çok hassas bazı elektronik devrelerde, gümüş iletken olarak kullanılmaktadır.

Altın da iyi bir iletkendir ve bakır ile gümüşe nazaran paslanması daha azdır. Bu nedenle hareketli kontaklarda altın kaplama kullanılmaktadır.

YalıtkanlarYalıtkanlar, elektrik akımını iletmeyen maddelerdir. Yalıtkanlara örnek olarak, plastik, mika, kağıt gösterilebilir. Yalıtkan maddelerin en dış (valans) yörüngelerinde 8 elektron bulunur. Yani en dış yörüngede ne eksik, ne de fazla elektron vardır. Bu tip yörüngelere doymuş yörünge adı verilir. Doymuş yörüngelerden elektron koparmak çok zor olduğu için yalıtkan maddelerde serbest elektron sayısı çok azdır. Bu nedenle elektrik akımını iletmezler. Yalıtkan maddeler, elektrik kablolarının izolasyonunda kullanılırlar.

3.Yarı İletkenler

Yarı iletkenler, elektriksel iletkenlik bakımından, yalıtkanlarla iletkenler arasında yer alırlar. Germanyum ve silisyum, elektronik alanında yaygın olarak kullanılan yarı iletkenlerdir. Germanyum ve silisyumun en dış (valans) yörüngelerinde 4 elektron bulunur. Germanyum ve silisyum yarı iletkenler maddeleri, bu yarı iletkenlere katkı maddesi ilave edilerek elektronik devre elemanı imalinde (diyot, transistör, tristör, triyak, vb.) kullanılırlar.

B – SAF (KATKISIZ) GERMANYUMUN KRİSTAL YAPISI VE KOVALENT BAÄž

Germanyum atomunda 32 proton vardır. Elektronların yörüngelere göre dağılımı ise şöyledir: Birinci yörüngede 2 elektron, ikinci yörüngede 8 elektron, üçüncü yörüngede 18 elektron ve en dış yörüngede 4 elektron. Åžekil 1 –2 ‘de germanyum atomunun yapısı görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

Åžekil 1 – 3: Saf germanyum maddesindeki kovalent baÄŸlar

Kovalent BaÄŸlar

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

Germanyum atomuyla ilgili olarak bilinmesi gereken en önemli husus, en son yörüngedeki 4 valans elektrondur. Bu kural, bütün yarı iletkenler için geçerlidir. Hepsinin atomlarının en dış yörüngesinde 4 elektron bulunur. Buna göre germanyum atomu basitleÅŸtirilmiÅŸ olarak çizildiÄŸinde sadece en dıştaki 4 elektron gösterilir. Åžekil 1 – 4’te germanyum atomunun basitleÅŸtirilmiÅŸ çizimi görülmektedir.

En dış yörüngelerinde 4 elektron bulunan maddeler, kimyasal olarak baÅŸka maddelerle birleÅŸme eÄŸilimi gösterirler. Bu maddeler, en dış yörüngelerindeki elektron sayısını 8’e tamamlama eÄŸilimindedirler. Herhangi bir katkı maddesi katılmazsa, birbirine komÅŸu germanyum atomları, en dış yörüngelerindeki elektronları ortak kullanarak 8 sayısına ulaşırlar. Bu paylaÅŸma iÅŸlemi sonucunda komÅŸu atomlar arasında “Kovalent BaÄŸlar” oluÅŸur. Åžekil 1 – 3’te saf germanyum maddesinde oluÅŸan kovalent baÄŸlar görülmektedir.

Söz konusu şekilde de görüldüğü gibi, saf germanyum maddesinde, komşu atomlar, son yörüngelerindeki elektronları ortak olarak kullanmaktadırlar. Bu nedenle saf germanyum maddesi, kimyasal olarak kristal bir yapıya sahiptir. Kristal yapı, komşu atomlar arasındaki kovalent bağların sonucudur.

C – SAF (KATKISIZ) SİLİSYUMUN YAPISI

Saf silisyum maddesinin atomunda 14 proton ve 14 elektron bulunur. Silisyumun son yörüngesinde de, germanyum atomunda olduğu gibi 4 valans elektron vardır. Bu nedenle silisyum da bir yarı iletkendir. Aşağıdaki şekilde silisyumun atom yapısı görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

Silisyumun son yörüngesinde de 4 elektron bulunduÄŸu ve biz de daha ziyade bu 4 elektronla ilgilendiÄŸimiz için silisyum atomunun basitleÅŸtirilmiÅŸ yapısını ÅŸekil 1 – 6’da görüldüğü gibi çizebiliriz.

Diyot, transistör, tristör ve triyak gibi elektronik devre elemanlarının imalinde, silisyum germanyuma göre çok daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Buraya kadar, saf germanyum ve saf silisyum maddeleri incelendi. Elektronik devre elemanları yapımında, germanyum ve silisyum maddeleri saf olarak kullanılmaz, içlerine katkı maddeleri enjekte edilerek N (negatif) ve P (pozitif) tipi yarı iletkenler elde edilirler.

D – N TİPİ YARI İLETKENLER

Saf silisyum maddesine, “Arsenik” maddesi ilavesi edilerek “N tipi yarı iletken” elde edilir. Arsenik maddesinin atomlarının en dış yörüngesinde 5 elektron bulunur. AÅŸağıdaki ÅŸekilde arsenik atomunun basitleÅŸtirilmiÅŸ ÅŸekli görülmektedir (Sadece en dış yörünge çizilmiÅŸ).

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG]

Åžekil 1 – 7: Arsenik atomunun basitleÅŸtirilmiÅŸ çizimi

Saf silisyum maddesine, atomlarının en dış yörüngesinde 5 elektron bulunan arsenik maddesi katılırsa, silisyum atomları, komÅŸu arsenik atomlarının en dış yörüngesindeki 5 elektrondan 4 tanesiyle kovalent baÄŸlar kurar. 5. elektron ise açıkta kalır. Bu elektron, katkılı kristal yapı içerisinde serbest elektron olarak ortaya çıkar. Bu yolla, yeni kristal yapı içerisinde birçok serbest elektron meydana gelmiÅŸ olur. Åžekil 1 – 8’de, arsenik katkılı silisyum maddesinin yapısı görülmektedir.

Bu maddede elektronlar protonlara göre daha fazla olduğu için madde negatif özellik kazanır ve bu nedenle N tipi madde olarak adlandırılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

E – P TİPİ YARI İLETKENLER

Saf germanyum veya silisyum maddesine, “Bor” maddesi ilavesi edilerek “P tipi yarı iletken” elde edilir. Bor maddesinin atomlarının en dış yörüngesinde 3 elektron bulunur. AÅŸağıdaki ÅŸekilde, bor atomunun basitleÅŸtirilmiÅŸ çizimi görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

Åžekil 1 – 9: Bor atomunun basitleÅŸtirilmiÅŸ çizimi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]

Silisyum maddesine, bor maddesi enjekte edildiÄŸinde, bor atomlarının en dış yörüngelerindeki 3 elektron, silisyum atomlarıyla kovalent baÄŸ kurar, buna karşılık bor atomunun en dış yörüngesindeki elektron sayısı 3 olduÄŸu için bir kovalent baÄŸ eksik kalır. Yani her bor atomu 1 elektronluk eksiklik meydana getirir. Bu elektron eksikliÄŸi veya boÅŸluÄŸu “oyuk” olarak da adlandırılır. Katkılı maddede meydana gelen elektron eksikliÄŸi, bu maddenin pozitif bir yapı kazanmasına yol açar. Bu nedenle bu madde, P tipi yarı iletken olarak adlandırılır. Åžekil 1 – 10’da bor katkılı silisyum maddesi görülmektedir.

Buraya kadar anlatılanları şöyle özetleyebiliriz:

Saf silisyum veya germanyum maddesine, bir miktar arsenik maddesi katılırsa, elde edilen bileÅŸimde elektron fazlalığı ortaya çıkar ve bu madde “N tipi yarı iletken” olarak adlandırılır.

Saf silisyum veya germanyum maddesine, bir miktar bor maddesi katılırsa, elde edilen bileÅŸimde elektron eksikliÄŸi (oyuk) ortaya çıkar ve bu madde “P tipi yarı iletken” olarak adlandırılır.

F – N VE P TİPİ YARIİLETKENLERDE ELEKTRON VE OYUK HAREKETLERİ

N tipi yarı iletkenlerde elektronlar, P tipi yarı iletkenlerde ise oyuklar akım taşıyıcı olarak görev yaparlar.

N tipi bir yarı iletken, DC gerilim kaynağına baÄŸlandığında, bu maddedeki elektronlar (akım taşıyıcılar), gerilim kaynağının negatif kutbu tarafından itilirler ve pozitif kutbu tarafından çekilirler. Böylece gerilim kaynağının negatif kutbundan pozitif kutbuna doÄŸru bir elektron akışı meydana gelir. Åžekil 1 – 11’de, N tipi bir yarı iletkende elektron hareketi görülmektedir.

P tipi bir yarı iletken, DC gerilim kaynağına baÄŸlandığında ise, akım oyuklar tarafından taşınır. Oyuklar, gerilim kaynağının pozitif kutbu tarafından itilirler ve negatif kutbu tarafından çekilirler. Böylece, gerilim kaynağının pozitif kutbundan negatif kutbuna doÄŸru bir oyuk hareketi meydana gelir. Åžekil 1 – 12’de ise, P tipi bir yarı iletkende oyuk hareketi görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG]

Åžekil 1 – 11: N tipi yarı iletkende elektronların akışı

- +

Åžekil 1 – 12: P tipi yarı iletkende oyukların hareketi

- +

Oyuklar, kendileri bir varlık olmayıp, bulundukları yerde bir elektron eksikliÄŸi anlamına gelirler. Oyukların hareketini ÅŸekil 1 – 13’te görülen otomobillerin hareketi sırasında ters yönde giden boÅŸlukla kıyaslayabiliriz. Söz konusu ÅŸekilde, en üstteki sırada, trafik lambasının kırmızı yanması sırasında duran arabalar görülüyor. Arabaların ilk durduÄŸu anda, en öndeki arabayla trafik lambası arasında bir arabanın durabileceÄŸi bir boÅŸluk kalmıştır. En öndeki araba bunu deÄŸerlendirecek ve ilerleyecektir. Bu durumda öndeki boÅŸluk dolacak ve en öndeki arabanın daha önce bulunduÄŸu yer boÅŸalacaktır. Bu durumda, ilk anda en önde bulunan boÅŸluk bir geriye hareket etmiÅŸ olur. Åžimdi boÅŸluk birinci araba ile ikinci araba arasındadır. İkinci arabanın da aynı ÅŸekilde davranarak önündeki boÅŸluÄŸa ilerlediÄŸini düşünelim. Bu durumda boÅŸluk bir geriye doÄŸru hareket etmiÅŸ olacaktır. Bütün arabalar sırayla ilerlediklerinde boÅŸluk en önden en arkaya doÄŸru hareket etmiÅŸ olur.

N tipi yarı iletkenlerde de aynı şeyler olmaktadır. Elektronlar, önlerinde bulunan oyukların yerini aldıkça, bu elektronların bıraktığı oyuklar, tam ters yönde hareket etmiş olmaktadır.

Åžekil 1 – 13: Otomobiller arasındaki boÅŸluÄŸun ters yöndeki hareketi

F – ÇOÄžUNLUK VE AZINLIK AKIM TAÅžIYICILAR

P ve N tipi yarı iletken elde edilirken, saf germanyum veya silisyum maddelerine, yaklaşık olarak milyonda bir oranında katkı maddesi enjekte edilir. Bu demektir ki, çok az miktarda arsenik veya bor maddesi, saf germanyum veya silisyum kristaline enjekte edilmektedir. DiÄŸer taraftan germanyum ve silisyum kristallerini tam saf (pure) olarak elde etmek mümkün olmaz. ÖrneÄŸin saf germanyum veya silisyum kristalinde, son yörüngesinde 3 elektron olan veya 5 elektron olan atomlar da bulunacaktır. Bundan dolayı, P tipi yarı iletkenlerde çok az da olsa serbest elektronlar, N tipi yarı iletkenlerde de yine çok az oyuklar bulunacaktır. Ancak, P tipi yarı iletkenlerde oyuklar, N tipi yarı iletkenlerde de elektronlar çoÄŸunluktadır. P tipi yarı iletkenlerdeki oyuklar, “çoÄŸunluk akım taşıyıcı”, elektronlar ise “azınlık akım taşıyıcı” olarak adlandırılır. N tipi yarı iletkenlerde ise, elektronlar, “çoÄŸunluk akım taşıyıcı”, serbest oyuklar ise “azınlık akım taşıyıcı” olarak adlandırılırlar.

Özetle, N tipi yarı iletkenlerde elektronlar, P tipi yarı iletkenlerde oyuklar, akım taşıyıcı olarak görev yaparlar. Azınlık akım taşıyıcılar ise yarı iletken devre elemanında sızıntı akımına yol açarlar.

Günümüzde, germanyum ve silisyum, saflığa çok yakın bir şekilde elde edilebilmektedir. Böylece, azınlık akım taşıyıcılar en aza indirilmiş olmaktadır. Bununla birlikte, yarı iletken devre elemanının çalışması sırasında ısınması, azınlık akım taşıyıcılarının artmasına sebep olur ve bu da devrenin çalışma karakteristiğinin bozulmasına yol açar. Bunun önüne geçmek için, özellikle yüksek akımdan dolayı ısı artışı olabilecek yarı iletken devre elemanları (örneğin yüksek akımlı diyot, transistör ve tristörler) soğutucu metal kılıflar (case) içerisinde imal edilirler.

Bölüm1

Salı, 06 Kasım 2007

BÖLÜM1

1.1.TÜKETİCİ KREDİLERİ

Bir mal ya da hizmetin satın alınması amacına bağlı olarak ya da olmaksızın, ticari amaçlar dışında gerçek kişilere , belli faiz, taksit ve ödeme şartlarında geri ödenmek üzere kullandırılan krediler tüketici kredisi olarak tanımlanmaktadır.

Tüketici kredileri , ülkeler , bankalar ve banka dışı tüketici kredi kurumları , konu ve müşteri itibariyle farklılık arz etmektedir. Ancak esas itibariyle,

a)DoÄŸrudan nakit ÅŸeklinde ve

b)Mal ve hizmet satın alımının finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla , kullandırılan krediler olmak üzere iki tür tüketici kredisi tanımlanmaktadır.

Tüketici kredilerinde vade , kullanıcının ihtiyaçlarına bağlı olmakla beraber genelde3 ila 18 ay cıvarındadır.

Faiz oranı , piyasa koşullarına ve bankaların plasman politikalarına bağlı olarak değişmektedir.

Konut , araba ve dayanıklı tüketim malları alımının finansmanı ve daha birçok konuda tüketici kredisi kullanma imkanı bulunmaktadır.

Halihazırda bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların yarısından fazlası tüketici kredisi kullandırmaktadır. Ayrıca 545 sayılı KHK ile değişik 90 sayılı KHK hükümlerine göre faaliyet gösteren finansman şirketleri de tüketici kredilerini kullandırmaya yetkilendirilmiştir. 1996 yıl sonu itibariyle 4 finansman şirketi faaliyet göstermektedir.

1.2.TÜKETİCİ KREDİLERİNİN OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİ

Banka ve Tüketici finansman şirketleri , tüketicilere olduğu kadar üretici ve satıcılara da birçok olanak sağlamaktadır. Tüketiciler , ihtiyaç duydukları mal ve hizmetleri nakit para kullanmaksızın alma imkanına kavuşurken , üretici ve satıcılar da mallarının parasını peşin olarak tahsil edebilmektedir.

Artan rekabet şartları altında faaliyet gösteren bankaların tüketici kredileri kullandırmaları , ilave plasman yoluyla bu bankaların kar kaynaklarını artırmaktadır. Öte yandan , yoğun tüketici kredisi kullandırılması , bankalar için riskin dağıtılması sonucunu beraberinde getirmektedir.

Tüketici kredileri yoluyla efektif talep artmakta , bu da üretimi ve dolayısıyla milli geliri artırmakta ve ekonomik faaliyet hacmini canlı tutmaktadır. Öte yandan tüketici refahı da artmaktadır.

Bu kredilerin aşırı kullanımının , insanları gereksiz tüketime iteceği , tasarrufları azaltacağı ve gelecekteki tasarrufların bugünden harcanması sonucunu doğuracağı ve böylelikle de reel yatırımlarda düşme görüleceği ileri sürülmektedir . İlave olarak , yoğun tüketici kredisi kullanımının talep artışı yoluyla enflasyonist etki doğuracağı da ileri sürülmektedir. Ayrıca , ithalat eğilimi yüksek bazı gelişmekte olan ülkelerde bu tip kredilerin dış ticaret dengesini bozucu etki yaratacağı da savunulan görüşler arasında dır. Bu görüşlerin haklı yönlerinin olması mümkün görülmekte birlikte , kesin yargıya ancak ampirik çalışmaların neticesinde varılması gerekmektedir.

Öte yandan , artan bireysel tüketici kredileri hacminin , ekonomik daralma dönemlerinde konjonktürden etkilenmesi neticesinde bu tip kredilerin dalgalanmalara olan esnekliğinin yüksek olması nedeniyle önemli tutarda risk teşkil etmesi mümkündür. Bir başka deyimle , bu tip işlemlerde kredi değerliliği konusu önem kazanmaktadır.

BÖLÜM 2.

TÜKETİCİ KREDİSİ UYGULAMASINDA FİNANSMAN ŞİRKETLERİ VE 90 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE İLGİLİ MEVZUAT

2.1.ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİ HAKKINDA 90 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Ödünç para verme iÅŸleri ile uÄŸraÅŸanların faaliyetleri ve denetlenmelerine iliÅŸkin esaslar 90 sayılı KHK’de 5/4/1983 tarih ve 2810 sayılı Kanun’un verdiÄŸi yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 30/9/1983 tarihinde kararlaÅŸtırılmış ve 6/10/1983 tarih ve 18183 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış ve 6/10/1983tarih ve 18183 sayılı Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiÅŸtir.

2.1.1.AMAÇ

90 Sayılı KHK’nin amacı , faiz veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı veya ipotek almak süretiyle sürekli olarak ödünç para verme iÅŸleriyle uÄŸraÅŸan gerçek kiÅŸilerin ve finansman ÅŸirketleri ile faktoring ÅŸirketlerinin faaliyetlerinin düzenlenmesi.

2.1.2.KAPSAM

İkrazatçılar , finansman şirketleri ve faktoring şirketleri bu KHK hükümlerine tabidir.

2.1.3.TANIMLAR

Kanun Hükmünde Kararname’de geçen;

Finansman şirketi: Devamlı ve mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren tüketici kredi şirketlerini,

Bakanlık: Hazine MüsteÅŸarlığı’nın baÄŸlı olduÄŸu Bakanlığı,

Müsteşarlık: Hazine Müsteşarlığı,

İfade etmektedir.

2.1.4.KURLUŞ VE FAALİYET ŞARTLARI

Finansman şirketleri Müsteşarlığın ön izni ile kurulurlar. Bu şirketlerin ;

a)Anonim şirket olmaları,

b)Sermayelerinin Müsteşarlıkça belirlenen miktardan az olmaması,

c)Sermayelerinin %10 ve daha fazlasına sahip ortakları ile , yönetim kurulu üyeleri , genel müdürleri , genel müdür yardımcıları ve 1. dereceden imza yetkililerin:

a)35 sayılı KHK ile ek ve değişiklikleri uyarınca haklarında tasfiye kararı alınanlar,

b)Müflis veya konkordato talep etmemiş ,

c)Vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymemiş ,

d)Ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut zimmet , ihtilas , irtikap , rüşvet , hırsızlık , dolandırıcılık , sahtecilik , inancı kötüye kullanma , dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmamış kişiler olması,

gerekmektedir.

Finansman şirketleri kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde faaliyet izni almak için Müsteşarlığa başvururlar. Süresi içinde başvurmayanlara izin verilmez.

2.1.5.DÜZENLEME YETKİSİ

MüsteÅŸarlık , TCMB’nın görüşünü alarak , finansman ÅŸirketlerinin kuruluÅŸ ve faaliyetleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir.

MüsteÅŸarlık , TCMB’nın görüşünü alarak bu KHK hükümlerine göre faaliyette bulunacak finansman ÅŸirketlerinin uygulayacakları faiz oranları ile alacakları masraf ve gelirlerin azami oranlarını tespite veya serbest bırakamaya yetkilidir.

Finansman ÅŸirketleri ;

a)Ana faaliyet konuları dışında başka işle iştigal edemezler,

b)Teminat mektubu veremezler,

c)Mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar . Sermaye Piyasası Kanununa göre menkul kıymet ihracı ile uluslararası piyasalardan ödünç para alınması bu hükmün dışındadır.

Finansman şirketlerinin ana sözleşme değişikliklerine izin verilebilmesi Müsteşarlıktan uygun görüşünün alınmasına bağlıdır.

MüsteÅŸarlık bu KHK’nin uygulanmasını izlemek amacıyla , Finansman ÅŸirketlerinden belirleyeceÄŸi esaslar ve örneklere uygun olarak cetvel rapor ve mali tablolar istemeye , mali bünyeleri ve kaynaklarının kullanımı ile ilgili standart rasyoları ile mali tablolarının gerekli gördüğü takdirde yayımlanmasına iliÅŸkin usul ve esasları , TCMB’nın da görüşlerini alarak tespite yetkilidir. İlgili kiÅŸi ve kuruluÅŸlar bu cetvel , rapor ve mali tabloları MüsteÅŸarlığa tevdi etmek ve tespit edilecek rasyolara uymak zorundadırlar.

2.1.6.DENETLEME

Kanun Hükmünde Kararnameye tabi gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri Müsteşarlıkça denetlenir.

Maliye Bakanlığı da , bu KHK’ ye tabi gerçek ve tüzel kiÅŸileri her halükarda denetleme yetkisini haizdir.

Bu KHK’ye tabi gerçek ve tüzel kiÅŸiler , denetim elemanlarınca istenecek her türlü bilgiyi vermek , defter ve belgelerini ibraz etmek ve incelemelere hazır tutmak zorundadır.

MüsteÅŸarlık bu KHK’ye tabi gerçek ve tüzel kiÅŸilerden her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir.

2.1.7.PARA VE HAPİS CEZALARI

KHK’nin KuruluÅŸ ve faaliyete geçme ÅŸartları düzenleme yetkisi ve denetleme konusundaki maddelerinde yazılı yükümlülük ve sorumlulukları yerine getirmeyenler 100.000 liradan 500.000 liraya kadar ağır para cezasına çarptırılırlar.

Bu suçların tekrarı halinde cezalar 3 katına çıkarılarak hüküm olunur.

Bakanlar Kurulu , bu maddede yazılı parasal miktarları 1983 yılı temel olmak üzere , Ticaret Bakanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları indeksinin gerektirdiği sınırları aşmamak kaydıyla artırmaya yetkilidir.

2.2.ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİ HAKKINDA KHK’NİN GEÇİCİ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN 545 SAYILI KHK’NİN GEÇİCİ MADDESİ

Geçici 1. Madde KHK’de yapılması öngörülen düzenlemelere iliÅŸkin yönetmenliklerin 6 ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulacağı hükme baÄŸlanmıştır.

2.3.FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN KURULUŞ VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

Kararnamenin 13. Ve geçici 1. Maddesi gereği 26/7/94 tarih ve 22002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik aşağıda değerlendirilmiştir.

2.3.1.AMAÇ VE KAPSAM

YönetmeliÄŸin amacı , Ödünç Para Verme İşleri Hakkında 30/9/83 tarihli ve 90 sayılı KHK’nin 545 sayılı KHK ile deÄŸiÅŸik 13 üncü maddesi hükümleri çerçevesinde , devamlı ve mutad iÅŸtigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren finansman ÅŸirketlerinin kuruluÅŸ ve çalışma esas ve kurallarını belirlemektir.

Yönetmelik hükümleri , taksitli satış , basım ve yayım yoluyla kapsamlı satış ve kapıdan satışlar ile bu satışları yapan gerçek ve tüzel kişilere uygulanmaz.

2.3.2.TANIMLAR

Bu Yönetmelikte geçen;

a)Finansman Şirketi: Devamlı ve Mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren tüketici kredi şirketlerini,

b)Finansman Şirketi Faaliyet İzin Belgesi: Faaliyette bulunmasına izin verilen finansman şirketlerinin merkezleri adına düzenlenen imzalı soğuk damgalı belgeyi,

c)Finansman Şirketi Şube İzin Belgesi : Finansman şirketlerinin Müsteşarlıkça açılmasına izin verilen şubeleri için bulundukları mahallin adı belirtilmek süretiyle düzenlenen imzalı ve damgalı belgeyi,

d)Şube : Münhasıran finansman şirketine bağlı olarak çalışan idaresi yönetim kurulu kararıyla atanan yönetici vasıtasıyla yürütülen mahalli teşkilatı,

e)Tüketici : Malı veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişiyi,

f)Satıcı : Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal satan veya hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiyi,

g)Mal : Ticaret konusu taşınır eşyayı,

h)Müsteşarlık : Hazine Müsteşarlığını ,

ifade etmektedir.

2.3.3.KURULUŞ İZNİ

Kurucular , finansman şirketi kuruluşu için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte , ön izin almak üzere Müsteşarlığa başvuruda bulunurlar.

Müracaatları Müsteşarlıkça uygun görülenlere ön izin verilir.

2.3.4.KURULUŞ İZİN ŞARTLARI

Finansman şirketlerinin kuruluşlarına izin verilebilmesi için ;

a)Anonim şirket şeklinde kurulmaları,

b)ÖdenmiÅŸ sermayelerinin 200 milyar TL’ndan az olmaması ,

c)Hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılması ,

d)Sermayenin %10 ve daha fazlasına sahip ortakların ,

1)35 sayılı KHK ile ek ve değişiklikleri uyarınca haklarında tasfiye kararı alınmamış olması ,

2)Müflis veya konkordato talep etmiş olmamaları,

3)Ağır hapis veya 5 yıldan fazla hapis yahut zimmet , ihtilas , irtikap , rüşvet , hırsızlık , dolandırıcılık , sahtecilik inancı kötüye kullanma , dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkumiyetlerinin bulunmaması ve vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs suçlarından dolayı hüküm giymemiş olmaları ,

e)Tüzel kişi ortakların %10 ve daha fazla paya sahip olan ortaklarının ,bu maddenin (d) bendinde sayılan şartları taşımaları,

f)Tüzel kişi ortakların , mali bünyelerinin , şirketin kuruluşunda taahhüt ettikleri sermaye miktarını karşılayabilir düzeyde olması ,

gerekmektedir.

Bu maddede belirtilen ödenmiş sermaye tutarı , kredi konusu sektörler itibariyle Müsteşarlıkça artırılabilir. Ancak , bu tutar , belirlenen 200 milyar liranın 5 katını aşamaz.

2.3.5.İZİN İÇİN İSTENEN BİLGİ VE BELGELER

Finansman şirketinin kuruluşunda aşağıdaki bilgi ve belgeler istenir;

a)Şirket ana sözleşmesi,

b)Gerçek kişi kurucu ortakların,

1)Ayrıntılı özgeçmişleri, nüfus kağıdı örnekleri , ikametgah ilmuhaberleri kururcu tanıtım formları,

2)Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (d) bendinde yer alan şartları haiz olduklarına dair ilgili mercilerden alınan belgeler ,

c)Tüzel kişi kurucu ortakların bir önceki faaliyet yılına ait bilanço ,kar-zarar tabloları ve faaliyet raporların ile kurucu tanıtım formları,

d)Şirketin kurulması ile ilgili olarak hazırlanan ve yapılması düşünülen kredilendirme işlemlerine ve kredi konusu mal ve hizmet türlerine ilişkin açıklamaları içeren rapor,

2.3.6.FAALİYETE GEÇİŞ ŞARTLARI

Finansman şirketleri , kuruluşlarının Ticaret Siciline tescili tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde faaliyet izni almak için Müsteşarlığa başvururlar.

Ancak bu süre , ön izin tarihinden itibaren 9 ayı geçemez.

Başvuru sırasında aranacak bilgi ve belgeler şunlardır;

a)Ana sözleşmenin yayımlandığı Ticaret Sicil Gazetesinin bir nüshası,

b)İmza yetkisini haiz kişilerin noter tasdikli imza sirküleri ,

c)Genel Müdür ve genel müdür yardımcıları ile 1.derece imza yetkisine sahip olan yöneticilerinin yüksek öğrenim gördüklerine ve Yönetmeliğin 4. Maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan şartları haiz olduklarına ilişkin belgeler,

d)Uygun hizmet birimlerinin kurulmuş olduğunu , bu birimler için yeterli personel kadrosunun oluşturulduğunu , iç kontrol sisteminin kurulduğunu ve personelin bunu uygun görev tanımları ile yetki ve sorumluluklarını gösterir bilgi ve belgeler.

2.3.7.İZİN BELGESİ VE ALENİYET

Faaliyette bulunmaları uygun görülenlere , MüsteÅŸarlıkça “Finansman Åžirketi Faaliyet İzin Belgesi” verilir. İzin belgesi , herkesin görebileceÄŸi ÅŸekilde , iÅŸyerinde asılı bulundurulur.

2.3.8.FAALİYET İZNİNİN İPTALİ

Verilen izne uygun olarak belge tarihini izleyen 1 yıl içinde faaliyete geçilmemesi veya faaliyete sürekli olarak 1 yıl veya daha fazla ara verilmesi halinde Müsteşarlıkça verilen faaliyet izin belgeleri iptal edilir.

Denetlemeler sonucu bu Yönetmelik hükümlerine ve genel mevzuata aykırı işlem yapıldığının tespit edilmesi veya bu Yönetmelik uyarınca Müsteşarlıkça verilen faaliyet izin belgeleri iptal edilir.

Denetlenmeler sonucu bu Yönetmelik hükümlerine ve genel mevzuata aykırı işlem yapıldığının tespit edilmesi veya bu yönetmelik uyarınca Müsteşarlık tarafından istenen bilgi ve belgelerin süreleri içerisinde gönderilmemesi halinde Müsteşarlıkça finansman şirketlerinin ve şubelerinin faaliyetleri 1 ay süreyle geçici olarak durdurulur ve iki yıl içerisinde faaliyetleri iki kez geçici olarak durdurulan finansman şirketlerine bu tedbir üçüncü kez uygulanmaz faaliyet izin belgeleri iptal edilir.

Faaliyet izni bulunmayanlar ve faaliyet izni iptal edilenler faaliyette bulunmaz ; ticaret unvanlarında , ilan ve reklamlarında veya işyerlerinde faaliyette bulundukları izlenimini yaratacak hiçbir kelime , deyim ve işaret kullanamazlar.

2.3.9.HİSSE DEVRİ VE ANA SÖZLEŞME DEĞİŞİKLİĞİ

Sermayenin %10 ve daha fazlasını temsil eden veya bir kişiye ait sermaye payının bu oranı aşması sonucunu veren hisse senedi devirleri , Müsteşarlığın iznine tabidir. Yeni ortakların , kurucu ortaklarda aranan şartları taşımları ve bu Yönetmeliğin 5. Maddesinde sayılan belgeleri Müsteşarlığa ibraz etmeleri zorunludur.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca finansman şirketlerinin ana sözleşme değişikliklerine izin verilebilmesi , Müsteşarlığın uygun görüşünün alınmasına bağlıdır.

2.3.10.ŞUBE AÇILMASI VE İZİN BELGESİ

Finansman şirketleri merkezlerinin dışında şube açabilirler. Şube açılması Müsteşarlığın iznine tabidir. Finansman şirketlerinin şube açmalarına izin verilebilmesi için;

a)Şube açılmasına duyulan ihtiyacı ve potansiyel iş hacmini belirleyen bir raporun finansman şirketince hazırlanması,

b)Hizmetin gerektirdiği yeterli mekan ve teknik donanımın sağlanmış , iş yerinin amaca uygun olarak tefriş edilmiş olması ,

c)Bu Yönetmeliğin 4. Maddesinin (d) bendinde belirtilen nitelikleri haiz en az lise mezunu bir müdür veya şube sorumlusu ile şubenin ihtiyacına uygun yeterli personelin sağlanmış olması ,

d)Her bir şube için , Yönetmeliğin 4. Maddesinin (b) bendinde belirtilen miktarın yarısının , ödenmiş sermayeye eklenmesi ,

şartları aranır.

Şubeler , Müsteşarlıktan izin alındıktan sonra , 90 gün içerisinde Ticaret Siciline tescil ve ilan ettirilerek faaliyete geçerler. Finansman şirketleri , şubelerinin faaliyete geçişini en geç 30 gün içerisinde müsteşarlığa bildirirler.

MüsteÅŸarlıkça ÅŸubelere ayrıca “Finansman Åžirketi Åžube İzin Belgesi” verilir. Bu belge herkesin görebileceÄŸi ÅŸekilde ÅŸubelerde asılı bulundurulur.

2.3.11.FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN YAPAMAYACAKLARI İŞ VE İŞLEMLER

Finansman ÅŸirketleri ,

a)Ana Faaliyetleri dışında başka işle iştigal edemezler,

b)Teminat mektubu veremezler,

c)Mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar . Sermaye Piyasası kanununa göre menkul kıymet ihracı ile mali piyasalardan ödünç para alınması bu hükmün dışındadır.

2.3.12.FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN FAALİYETLERİ VE GENEL SÖZLEŞME ZORUNLULUĞU

Yönetmelikte belirtilen ÅŸartları yerine getirerek “Finansman Åžirket İzin Belgesi” almış finansman ÅŸirketlerinin baÅŸlıca iÅŸlevi , devamlı ve mutad meslek halinde her türlü tüketim malı ve hizmet alımını kredilendirmek suretiyle , tüketicinin finansmanını saÄŸlamaktır.

Finansman şirketleri , kredilendirecekleri mal ve hizmetleri temin eden satıcılarla önceden genel bir sözleşme yaparlar. Genel sözleşmede mal ve hizmetin teminine ilişkin genel şartların yanında , tüketiciye uygulanacak faiz ve diğer masraflar serbestçe belirlenir . Genel sözleşmenin bir örneği imza tarihinden itibaren 30 gün içinde Müsteşarlığa gönderilir.

Finansman şirketlerince açılan krediler , genel sözleşmedeki esaslara göre tüketicinin nam ve hesabına mal veya hizmetin teslim ve temini ile birlikte , doğrudan satıcıya ödenir. Ancak kredi geri ödemeleri , adına kredi açılanlar tarafından finansman şirketlerine yapılır.

2.3.13.YAZILI SÖZLEŞME ZORUNLULUĞU

Yönetmelik hükümlerine göre kendilerine faaliyet izni verilen finansman şirketlerinin; tüketicilerle kredi işlemleri , mal üreten ya da hizmet arz eden satıcılarla finansman ilişkisi , taraflar arasında yapılacak yazılı sözleşmelere dayandırılır.

Söz konusu Sözleşmelerde ;

a)Tüketicinin kredi Sözleşmesinden doğan yükümlülüğün , kredi konusu malın ve hizmetin tesliminden önce başlamayacağına ,

b)Erken geri ödemelerde tüketicinin hangi oranlarda faiz indirimine hak kazanacağına,

c)Başlangıçta belirlenen kredi şartlarının , sözleşme süresi içinde tüketicinin aleyhine değiştirilemeyeceğine , ilişkin hükümlerin bulunması, ayrıca sözleşme hükümlerinin açık ve kolayca okunabilir olması ve tüketiciyi yanıltıcı ifadeler içermemesi gerekir.

2.3.14.BİLGİ VERME

Finansman ÅŸirketleri,

a)Yıllık bilanço , kar-zarar cetvelleri ile faaliyet raporunun birer örneğini , genel kurul toplantılarının yapılmasını takip eden ayın sonuna kadar,

b)Şekil ve kapsamı Müsteşarlıkça belirlenecek istatistiki tabloları istenilen sürelerde, Müsteşarlığa gönderirler.

2.3.15.DENETİM

Finansman şirketlerinin faaliyetleri , Müsteşarlık ve Maliye Bakanlığının denetim elemanlarınca denetlenir.

Finansman şirketleri , denetim elemanlarınca istenecek her türlü bilgiyi vermek , defter ve belgeleri ibraz etmek ve incelemeye hazır tutmak zorundadırlar.

Şirketin mali tablo ve raporları bağımsız denetleme kuruluşlarına denetlettirilir , denetleme raporunun bir örneği Müsteşarlığa gönderilir.

2.4.YURTDIŞINDA TÜKETİCİ KREDİLERİ UYGULAMASI

2.4.1.AMERİKA’DA

Tüketici kredileri ile ilgili düzenlemeler, 1960’lı yıllardan itibaren tüketici kredilerinin hızla yaygınlaÅŸması üzerine ortaya çıkan problemlere çözüm bulmak amacıyla uygulamaya konmuÅŸtur. Düzenlemeler; tüketici kredileri ile ilgili kanunlar , açıklayıcı kanunlar ve medeni kanun ile tüketici kredilerinin kullandırılması , toplanması ve raporlanması alanındaki ihmallere karşı koruyucu önlemlerden oluÅŸan kanunlar olmak üzere temelde üç grupta toplanmaktadır. Tüketici kredileri ile ilgili kanunlarda , temel olarak düzenlemeler yapma yetkisi Federal Reserve Guvernorler Kurulu’ndadır.

Mevduat toplayan kurumlar için Tüketici kanunlarının uygulanmasında , öncelikle sorumluluk federal denetim biriminde bulunmaktadır. Perakende satış yapan mağazalar ile finans şirketleri dışındaki kreditör kurumlar için Federal Ticaret Komisyonu , Tüketici Kredileri Kanunlarının uygulanmasında birincil sorumluluğa sahiptir. Komisyonun fonksiyonunu tüketici şikayetlerini değerlendirerek yerine getirmektir.

Amerika’da konuyla ilgili temel Kanunlar aÅŸağıda verilmiÅŸtir

a)Kredi vermede doğruluk yasası

Federal Reserve’in Z düzenlemesi

Tüketici Kiralama Yasası

Federal Reserve’in M Düzenlemesi

Gayrimenkul Ödeme Prosedürleri Kanunu

Ev ve Şehir geliştirme İdaresinin X Düzenlemesi

Eşit fırsat Kanunu

Federal Reserve’in B Düzenlemesi

Ev İpoteği Açıklama Kanunu

Federal Reserve’in C Düzenlemesi

Adil Konut Kanunu

Adil Kredi Raporlama Kanunu

Adil Borç Tahsil Uygulamaları Kanunu

Finansal Gizlilik Hakkı Kanunu

Federal Ticaret Komisyonu GeliÅŸtirme Kanunu

Federal Reserve Sistemi ,Bankalararası Çek Takas Merkezi ve EFTS Hizmetleri aracılığıyla ödemelerin transferi ile ilgilidir. Fed’in ödemeler sistemine aktif katılımı piyasada tarafların istikrarlı davranışlarının devamını saÄŸlamaktadır. Ayrıca , bankalar ve diÄŸer mevduat kurumları , federal düzeyde ve genel olarak sayısız düzenleme ve denetlemeye tabidirler. Finansal kurumların özel faaliyetleri aynı zamanda Federal Ticaret Komisyonu , Menkul Kıymetler Komisyonu , Hazine Departmanın gözetimindedir. Federal Reserve Güvernörler Kurulu 1978 Elektronik Transfer Kanunu’nun yürürlüğe girmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Kağıda dayalı ödeme iÅŸlemleri ; sahtekarlık durumlarında veya çekte tahrifat ve çek ödemesini durdurma hakkı konularında sorumlulukları belirleyerek tüketicinin korunmasını düzenleyen Ticaret Kanunu’na tabidir. Federal Reserve Guvernörler Kurulu’nun düzenlenmesi için yetki içermektedir. Buna göre , J Düzenlemesi ; federal Reserve Sisteminin Bankalararası Çek takas kuralları ve EFTS konusunda hükümler koymuÅŸtur. Ayrıca modern ödeme sistemlerinde tüketicinin korunması için Elektronik Fon Transfer Kanunu ve Federal Reserve’in E Düzenlemeleri bulunmaktadır.

2.4.2.İNGİLTERE’DE

İngiltere’de 1974 yılında Tüketici Kredisi Kanunu çıkarılmıştır. Kanun ; denetim , tüketicinin bilgilendirilmesi ve korunması konusunda ayrıntılı hükümler ihtiva etmektedir. Yasanın en önemli özelliÄŸi , finans kurumlarının kredi açabilmeleri için Lisans Sistemini getirmesidir. Lisans verme bankaları iki yönden etkilemektedir. EÄŸer tüketici kredisi vermek ve Kanun’da sayılan diÄŸer kredi verme iÅŸlemleriyle uÄŸraÅŸmak istiyorlarsa bankalar da lisans almak zorundadır. Ayrıca , bazı düzenlenmiÅŸ anlaÅŸmalarla tüketici kredisi veren diÄŸer mali kurumları bankalar finanse edecekleri zaman onların lisans sahibi olması gerekmektedir.

Merkez Bankası aktif bir biçimde ödeme takas hizmetleri birliÄŸinin tam üyesi olarak , sistemde yer almaktadır. Aynı zamanda banka olarak , takasa girmektedir. Banka’nın ana politika konusu , tüm takas faaliyetlerinin istikrarını ve gerçekleÅŸmesini ve etkinliÄŸi temin etmektedir. Ödeme sisteminde kamu ağırlıklı baÅŸka bir düzenleyici kurum yoktur. Ayrıca , 1987’deki Bankalar Kanunu’na göre , Merkez Bankası İngiltere’de faaliyet gösteren ve mevduat kabul eden kurumların denetiminden sorumludur. Mevduat Koruma Kanunu , mevduat sahipleri tarafından yapılan ödemelerde , ihmal durumlarında düzenlemeler öngörmektedir. 1986 Yapı Kurumlar Kanunu , halihazırda , geniÅŸ yelpazede ödeme hizmetleri sunmasına izin vererek aynı zamanda bu kurumların Yapı Kurumları Komisyonu tarafından denetlenmesi konularında hükümleri içermektedir. Ayrıca 1973 Ticaret Kanunu ve Yasak Ticari Uygulamalar Kanunu ; kartel anlaÅŸmaları , rekabet dışı yasak uygulamalar konusunda ve EFTS ile ilgili hükümler ihtiva etmektedir.

BÖLÜM 3

TÜKETİCİ FİNANSMANI ŞİRKETLERİ

Tüketici Finansmanı Åžirketleri, münhasıran tüketicilere kredi vermek amacıyla kurulan, kredi kurumlarından biridir. Bu bölümde öncelikle genel olarak tüketiciyi kredilendiren kurumlardan kısaca bahsedilmekte, daha sonra da Yurtdışında ve Türkiye’de Tüketici Finansmanı Åžirketleri’nin tanımı, türleri, geliÅŸimi, yasal dayanağı ve örnekleri üzerinde durulmaktadır.

“Tüketici Kredi Kurumlan : Amerikan ekonomisindeki tüketicilere kullandırılan kredilerin çoÄŸunu aracı kurumlar (ticari bankalar, mevduat bankaları ve mevduat ve kredi kurumları) oluÅŸturur. (ÖrneÄŸin; 1988 Åžubatı itibariyle tüketicilere kullandırılan 625 milyar USD ipoteksiz kredinin 578 milyar USD kadarını, bir baÅŸka ifadeyle %90′ını aracı kurumlar açmıştır. Aracı kurumlar aynı zamanda taksitsiz krediler ve ipotekli ev kredilerinde de en büyük paya sahiptir. Genel olarak herbir finansal kurum, tüketici kredilerinin bir ya da birkaç türünde branÅŸlaÅŸmak isterse de, son yıllarda bu kurumların kullandırdıkları kredilerde bir çeÅŸitlenme eÄŸilimi baÅŸlamıştır. Bu çeÅŸitlendirmenin en önemli sonucu da bütün büyük kredi kurumlarını direkt bir rekabete zorlamasıdır.”

3.1 YURTDIŞINDA FİNANSMAN ŞİRKETLERİ

Yurtdışında finansman şirketleri, 70-80 yıllık bir geçmişe sahip olup, geniş bir uygulama alanı bulmuşlardır. Aşağıda tüketici finansmanı şirketlerinin tanımı, türleri ve yurtdışı uygulamaları hakkında bilgiler verilmiştir.

3.1.1 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN TANIMI VE TÜRLERİ :

“Finansman ÅŸirketleri tüketicilere ve kuruluÅŸlara otomobilden, iÅŸ ekipmanlarına, tıbbi malzemelerden, ev araç gereçlerine kadar çok geniÅŸ bir yelpazede kredi kullandıran kurumlardır. Batı’da uzun bir geçmiÅŸe sahip olan bu ÅŸirketler, binlerce küçük kredi ofisi ile tüketici1ere direk ulaÅŸarak kredi kullandırırlar. Ancak genellikle kredilere uygulayabilecekleri faiz oranı veya maksimum kredi miktarı ile ilgili olarak devlet yasa1arıyla sınırlandırılmışlardır.”·

“Amerika’daki uygulamada bu tür ÅŸirketlere "Finance Company", İngiltere’deki uygulamada ise "Finance House" ya da “Secondary Banks”-İkincil Banka" denilmektedir. Fakat yasal açıdan finansman ÅŸirketleri banka deÄŸildir. AÅŸağıda kısaca Amerika ve İngiltere’deki uygulamalar hakkında bilgi verilmektedir”

a) İngiltere : Büyük Britanya’da Finans evlerinin ana iÅŸtigal konusu taksitli satışların finansmanıdır. Finans evleri bir malı büyük bir iskonto ile peÅŸin olarak üretici veya satıcıdan alır ve bunu tüketiciye taksitle daha yüksek bir fiyatla satar. Bu amaçla alıcı ile satıcı arasında taksitli satış anlaÅŸması imzalanır. Bu iÅŸlemleri yürütebilmek için finans evleri ticari bankalardan büyük tutarlarda kredi kullanırlar veya kamudan bankalara göre daha yüksek faiz hadleri ile mevduat toplarlar. Bu yüzden İngiltere’de finans evlerine ikincil banka (secondary banks) denilmektedir. Bu duruma raÄŸmen bu tür kuruluÅŸlar yasal açıdan banka sayılmazlar. İngiltere’deki uygulamada finans evleri, bankalar, sonra da bir üst kuruluÅŸ olan Finans Evleri BirliÄŸi (Finance Houses Association) tarafından denetlenir. İngiltere’de Finans Evleri BirliÄŸi 1945 yılında Londra’da kurulmuÅŸ olup, Ülkedeki büyük ve önemli finans evleri bu BirliÄŸin üyesi bulunmaktadır.

b) Amerika : Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde finansman ÅŸirketleri tüketicilere ve küçük iÅŸ adamlarına ödünç veren kuruluÅŸlardır. Bu yüzden, finansman ÅŸirketlerinin müşterileri tipik olarak banka müşterilerine göre kredi alma standardı daha düşük ve bu bakımdan bankalara baÅŸvuramayan gruplardır. Tasarruf kurumlarından farklı olarak, finansman ÅŸirketleri tüketiciden mevduat kabul edemezler."

"Otoritelerin çoğu bu endüstrideki firmaları üç gruba ayırır: tüketici finansmanı şirketleri, satış finansman şirketleri, ticari finansman şirketleri:

i) Tüketici Finansmanı Şirketleri (Consumer Finance Companies) :

Tüketici finansmanı şirketleri (Consumer Finance Companies), çok sayıda bireysel kredi kullandırdıklarından aynı zamanda küçük kredi şirketleri olarak bilinirler. Kredilerinin büyük bir kısmını otomobil kredileri ve ev gereçleri oluşturmaktadır. Bununla birlikte hastane harcamaları, eğitim ve tatil giderleri, ev tadilatı ve enerji faturaları da tüketici finansmanı şirketlerinin kredilerinin odağı olmaya başlamıştır. Tüketici kredileri pek çok finansal kurum için en karlı plasman yöntemidir. Bununla birlikte, bu kredilerin diğerlerine oranla daha fazla risk taşıdığı, maliyetli olduğu da kanıtlanmıştır. Ancak, kredi veren kurum faiz oranlarını yüksek tutarak bu maliyetleri dengeler. Genel olarak tüketici kredileri piyasası kurumsal kredilere göre daha az rekabetçi bir piyasa olduğu için kredi kurumları açısından daha avantajlıdır.

ii) Satış Finansman Şirketleri (Sales Finance Companies) :

Satış Finansman Şirketleri (Sales Finance Companies), otomobil ve diğer dayanıklı tüketim ürünleri satan bayilerden taksitli satışların senetlerini satın almak suretiyle tüketicilere dolaylı krediler verirler. Bu şirketlerin çoğu bir bayi ya da üretici tarafından kontrol edilen (captive) firmalardır. Bunların ana fonksiyonu sponsor firmanın ürün ve hizmetlerini kredilendirerek satışlarını arttırmaktır. Bu tür satıcı finansmanı şirketlerine sahip olan kuruluşlara General Motors, General Electric, Motorola, Sears ve Wards örneği. verilebilir. Genellikle satış finansman şirketleri perakendeci bayilere sözleşmenin vade, minimum ödemeler ve kredi oranlan gibi kabul edebilecekleri unsurlarını önceden bildirirler. Çoğunlukla bu şirketler, bayilere satış yapıldığı zaman dolduracakları bir kontrat formu verirler. Hemen ardından bu kontrat bayi tarafından finansman şirketine satılır.

iii) Ticari Finansman Åžirketleri (Commercial Finance Companies) :

Ticari Finansman Şirketleri (Commercial Finance Companies), çogunlukla şirketlere kredi kullandırırlar. Bu şirketlerin büyük bir kısmı küçük ve orta ölçekli üretici ve toptancılara alacak senetleri finansmanı ya da faktoring hizmeti temin eder. Alacak senedi finansmanı yoluyla ticari finansman şirketi alacak senetlerini elinde bulunduran firmaya doğrudan bir nakit kredi açmış olur. Alternatif olarak finansman şirketinin alacak senetleri olan firmanın bu hesaplarını uygun bir orandan iskonto ederek satın alacağı bir faktoring düzenlemesi yapılabilir. Ticari finansman şirketlerinin pek çoğu bugün kredi verme hizmetlerini sadece alacakların finansmanıyla sınırlamaz, aynı zamanda iş makineleri ve diğer sabit kıymetlerle teminatlandırılan krediler de verir. Bunların yanında uçak, demiryolu araçları ve büyük ekipmanların alımı için finansal kiralama hizmeti verdikleri gibi kısa vadeli teminatsız nakit krediler de verirler.

Finansman şirketlerinin türleri arasındaki farkların üzerinde çok fazla durmaya gerek yoktur. Büyük şirketler üç alanda da aktiftirler. Bunun yanında, bugün pek çok finansman şirketi kredi çeşitlerini işletme sermayesi kredilerinden, finansal kiralama planlarına, ve sermaye yatırımlarını destekleyen uzun vadeli kredilere kadar çeşitlendirmişlerdir. Finansman şirketlerinin verdikleri krediler içinde en önemli yeri tutan kurumsal kredilerdir, ikinci sırada tüketici kredileri gelir, bunu da az miktarda ipoteklere verilen krediler izler."

"Bu sınıflamanın dışında Amerika’da yüzde yüz sermayesi ana ÅŸirketin elinde bulunan finansman ÅŸirketleri "Captive Finance Companies" diye adlandırılır. Bu tip finansman ÅŸirketlerinin asıl amacı ana ÅŸirketten mal alan tüketicileri finanse etmektir. General Motors Acceptance Corporation "General Motors" mamullerini satın alan müşterilere kredi veren kuruluÅŸlara örnek olarak gösterilebilir.

Amerika’da finansman ÅŸirketleri bulundukları eyaletin yasalarına göre çalışırlar. Fakat bu arada uymaları gerekli federal kurallar da mevcuttur. Bu tür yasal düzenleme daha çok tüketici iÅŸlemleri, ödünç vadeleri, müşteriden alınacak faiz oranı ve tahsilat iÅŸlemlerinde odaklaşır. Bu sınırlandırıcı düzenlemeler, finansman ÅŸirketleri ile ticari bankalar arasındaki her gün artan rekabetten kaynaklanmaktadır. Bu yüzden Amerika’da finansman ÅŸirketlerinin büyümesi ve geliÅŸmesi tüketiciye kredi veren diÄŸer benzer kuruluÅŸlara göre yavaÅŸlamış durumdadır"

3.1.2 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN YURTDIŞINDAKİ GELİŞİMİ:

"Finansman şirketlerinin, aktif olarak çok sayıda küçük kredi ofisi ile tüketiciye doğrudan, veya bayilerden taksit senetlerini satın almak suretiyle dolaylı olarak kredi Kullandırmalarının uzun bir geçmişi vardır. Ancak yakın zamanlarda, finansman şirketleri kurumlar arasındaki rekabetin değişmesinden etkilendi.

Yaygın ÅŸube ağının olmayışı onların, bu kredileri talep ederken rahatlığı tercih eden tüketici ünitelere ulaÅŸmalarında bir dezavantaj oluÅŸturuyordu. Sonuç olarak hem ticari bankalar hem de banka olmayan özel mevduat kurumları finansman ÅŸirketlerinin aleyhine tüketici kredileri pazarının büyük bir kısmını ellerinde tuttular. ÖrneÄŸin Ulusal Rezerv Kurulu (Federal Reserve Board)’un derlediÄŸi datalara göre, 1950′de finansman ÅŸirketleri tarafından verilen krediler finansal kurumların açtığı kredilerin %45′ini oluÅŸturmaktaydı. Bu oran 1987 yılında %23′e düştü. Aynı periyotta kredi üniteleri tüketici kredileri pazarındaki paylarını üçe katladılar. Uzmanların çoÄŸu ÅŸu anda finansman ÅŸirketleri için en hızlı büyüyen pazarın tüketiciye yönelen finansal hizmetlerden ziyade kurumlara yönelik krediler olduÄŸu görüşündeler. İpoteklere verilen krediler, ekipmanların finansal kiralaması için verilen kredilerdir , finansman ÅŸirketlerinin verdiÄŸi krediler arasında en hızla artan kredilerdir. Finansman ÅŸirketleri yakın zamanlarda, düşük faizler ve reklam yoluyla bankaların ve diÄŸer kredi ünitelerinin pazarından otomobil kredilerinde önemli bir pay almayı baÅŸardılar."

3.1.3 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNIN FON KAYNAKLARI :

"Finansman ÅŸirketlerinin kaynak yaratmada en çok baÅŸvurdukları yöntemler banka kredileri, finansman bonosu ihracı ve yine bankalara, sigorta ÅŸirketlerine ve mali olmayan kurumlara sattıkları uzun vadeli tahvillerdir. Bu kaynaklardan hangi dönemlerde hangilerine daha sıklıkla baÅŸvurduklarını faiz oranları belirler. Uzun vadeli faiz oranlarının yüksek olduÄŸu dönemlerde, bu firmalar kaynak olarak kısa vadeli banka kredilerini ve finansman bonosu ihracını tercih ederler. Uzun vadeli faizlerin düşük olduÄŸu dönemlerde ise tahvil ihracına ağırlık verirler.”

3.1.4 FİNANSMAN ŞİRKETLERINİN NİTELİKLERİNDE SON GELİŞMELER :

"Finansman endüstrisi yakın zamanlarda önemli ölçüde deÄŸiÅŸti. Kredi üniteleri ile mevduat ve kredi kurumlarında (savings & loans) olduÄŸu gibi finansman ÅŸirketlerinin de sayısı, ÅŸirket hacimlerinin artmasına raÄŸmen, azalma trendinde. Ulusal Rezerv Kurulu’nun bir araÅŸtırmasına göre Amerika’da 1960′da 6.400 den fazla finansman ÅŸirketi varken, 1980′de 2.000 bağımsız firma bulunabildi. Büyük bankaları olan holdingler yeni finans ÅŸirketleri kurdukları için 1970′lerde firma sayısında bir miktar artış yaÅŸandı.

Finansman endüstrisinin popülasyonundaki bu uzun vadeli trendi ekonomideki bazı geliÅŸmeler zorunlu hale getirdi. Yükselen maliyetlerin baskısı, pazarın geniÅŸlemesi, yenilik ihtiyacı ve diÄŸer finansal kurumlarla olan yoÄŸun rekabet finansman ÅŸirketlerini daha büyük hacim ve verimlilikle çalışmaya teÅŸvik etti. Pek çok küçük ÅŸirket daha büyüklere satıldı. Azalan sayılarına raÄŸmen finansman ÅŸirketleri Amerika’da aracı kurumlar arasında en hızlı geliÅŸenidir ve kurumsal ve bireysel krediler pazarında potansiyel bir güç olmaÄŸa devam etmektedir."

3.1.5 YURTDIŞINDAKİ FİNANSMAN ŞİRKETLERİNE BİR ÖRNEK: CETELEM

Cetelem firması sadece Fransa’da 2.600 çalışanı 170 ofisi ve diÄŸer Avrupa Ülkelerinde (İtalya, İspanya, Belçika ve Portekiz) 1.000 çalışanı ve 93 ofisi ile "Tüketici Kredisi" konusunda hizmet vermektedir. Tüketim malları ve motorlu araç finansmanını, satış noktaları ve doÄŸrudan pazarlama kanalları ile saÄŸlamaktadır. 1994 yılı rakamları ile kredi hacmi 59.7 milyar FF (yaklaşık 465 trilyon (1994 yıl sonu dolar kuru:38.765 TL; 12 milyar USD) civarındadır.

Yaklaşık 40 yıldır faaliyetini sürdürmekte olan Şirkette hemen tüm işlemler bilgisayar desteği ile yürümektedir. Şirketin ana birimlerini şu başlıklar altında incelemek mümkündür:

Tahsilat grubu,

Voice Authorization merkezi,

Bölge müdürlüğü (ofis), Satış noktası (Coforama),

Bilgi İşlem Merkezi,

Cofıca (motorlu araç kredileri şirketi)

i) Tahsilat Grubu :

Tamamen kağıtsız bir ofis yaratılmaya çalışılmıştır ve neredeyse tüm organizasyon bilgisayar tarafından yapılmaktadır. Her görevliye gün başında 100 ödeme problemi olan tüketici atanmaktadır. Bu seçim yapılırken müşteriler özellikle daha önceden kendisini arayan görevli ile eşleştirilmekte ve bunun psikolojik olarak fayda sağladığı düşünülmektedir.

Terminallere baÄŸlanmış otomatik telefon arayıcılar yardımı ile müşterinin telefonu çevrilmekte, eÄŸer telefon meÅŸgul ise otomatik olarak sırada arkalara atılmakta, cevap vermiyor ise sıradan çıkartmaktadır. Ortalama 100 kiÅŸiden 40′ı ile görüşmek mümkün olabilmektedir. Görüşme sırasında . ekranda kiÅŸinin kredi tarihçesi ile ilgili tüm detay izlenebilmekte ve yapılan görüşmenin sonucu da ayrıca sisteme kaydedilebilmektedir.

Müşterilerin her ay sonunda %3.9′u normal ödeme alışkanlığı ve kabul edilebilir risk seviyesinin dışında bir duruma geçmektedir. Bu durumdaki müşteriler önce mektup daha sonra telefon ile uyarılarak normal hesap durumuna döndürtümeye çalışılmaktadır. Sadece %0.09 oranında yasal yollara baÅŸvurulmak zorunda kalınmaktadır.

Çalışanlar genelde lise mezunu ve iş başı eğitim dışında özel bir eğitim almıyorlar.

ii) Ses Otorizasyon Merkezi (Voice Authorization Center) :

Telefon ile gelen provizyon isteklerinin bilgisayar sistemine girildiği ve alınan onay kodunun bildirildiği merkezde genelde öğrenciler çalışmaktadır. Bir ışıklı pano yardımı ile kaç kişinin görevde olduğu, kaç telefonun o anda cevaplandığını, hatta bekleyenlerin sayısını, kaç kişinin vazgeçip telefonu kapattığını ve ortalama kaç kez çalmada cevap verilebildiğini izlemek mümkündür.

Merkez sorumlusu panodan elde ettiği verilere göre gerekirse diğer bölümlerden yardım almak yolu ile cevaplama süresini makul bir oranda tutmaya çalışmaktadır.

iii) Bölge Müdürlüğü :

Her bölge müdürlüğü veya ofis kendi içinde pazarlama ve operasyon olarak iki alt bölümden oluşmaktadır. Operasyon satış noktalarından gelen sözleşmelerin doğruluğunu kontrol etmekte, satış noktaları ile konuşarak yardıma ihtiyaçları olup olmadığını belirlemekte gerekirse eğitimli öğrencileri bu mağazalara göndererek satışları arttırmaya çalışmaktadır. Ayrıca belirli bir kadro sürekli olarak satış noktalarını dolaşarak problemleri çözmeye çalışmaktadır.

Bilgisayarı ve yazıcısı olan mağazalar, sistemden otomatik olarak provizyon alıp sözleşmeyi yazdırmakta ve daha sonra da bu ofise göndermektedirler. Büyük olan mağazalardan günlük bu belgeler toplanırken, küçüklerden posta vb yöntemler ile alınmaktadır.

Sistemin ürettiği provizyon numarasının son digiti operasyon merkezine bilgi vermek için kullanılmaktadır. Son hanesi 9 olan sözleşmeler ayrıca incelenmekte, bordro, kimlik vb belgelerin bulunması aranmaktadır. Sistemin provizyon vermediği kişiler için ise (yasal olarak sistem red cevabını otomatik verememekte ancak araya bir operatör konularak bu cevap iletilmekte) telefon ile gelen istek doğrultusunda ana sistemde scoring yapılmakta, cevap buradan alınan bilgiye göre aktarılmaktadır.

Yazıcısı olmayan maÄŸazalar, sistemden aldıkları bilgiyi elle sözleÅŸmeye aktarmaktadırlar. Bu bilgiler daha sonra ofıs’te sisteme girilmektedir. Bilgisayarı olmayan maÄŸazalar ise telefon yolu ile provizyon talep edip formu elle doldurmaktadırlar.

iv) Satış Noktası :

Örnek olarak Coforama mağazası ele alınırsa, krediler bölümünde 7 terminal bulunmaktadır. Bunlar yardımı ile kredi talepleri realtime olarak sisteme girilip değerlendirilmekte ve merkez bilgisayarda yapılan scoring sonucuna göre provizyon alınabilmektedir. Ayrıca eğer Aurore kartı var ise ödemeyi bununla da yapmak mümkün olmaktadır. Satış noktası görevlilerin eğitimi için Cetelem 1994 yılında toplam 1.500 kurs düzenlemiş ve bu konuda pazarda eğitime en çok önem veren kuruluş olduklarını belirtmekteler.

v) Bilgi İşlem Merkezi :

Bu merkezde yaklaşık 120 kişi görev yapmaktadır. 8 alt müdürlükten (işletim, sistem, uluslararası ilişkiler, güvenlik, dahili destek, dış cihazlar, koordinasyon, araştırma- geliştirme) oluşan merkezde bir ana bilgisayar ve 6 orta boy sistem (provizyon vermekte kullanılan) bulunmaktadır. Ayrıca toplam 2.500 sayfa/dakika kapasiteli 4 laser yazıcı ayda ortalama 6 milyon sayfa döküm (ekstre, mektup vb). almaktadır. Kadronun 55 kişisi geliştirme ve araştırma bölümünde, 25 kişisi ise işletim bölümünde görev yapmaktadır. Özellikle ana sistemde görece eski bir teknoloji kullanılmaktadır. Provizyon sistemi ise en azından açık sistem mimarisine uygun bilgisayarlarda çalışabilmektedir (Sun sistemleri).

Toplam 1.000 GB bilgi saklama kapasiteli sistemde halen 11 milyon civarında müşterinin bilgisi tutulmaktadır. Bunun yaklaşık 8.5 milyonu aktif müşterilerden oluşmaktadır. Dış bağlantılar için l70 hat sürekli açık tutulmakta, bu hatlar üzerinden günde ortalama 1.1 milyon transaction sisteme gelmektedir. Yoğun saatler 11.00 ve 16.00 civarları olmaktadır.

Doğrudan ana bilgisayara bağlı terminal sayısı 2.500 civarında olup bu sayıya satış noktalarında kullanılan cihazlar dahil değildir. Bu terminallere bağlı yazıcı sayısı ise (genelde matrix) 1.200 civarındadır. Aylık iletişim maliyeti 1.6 milyon FF (340.000 USD), ana bilgisayar sisteminde kullanılan yazılımların lisans ücreti ise aylık 500.000 FF (100.000 USD) şeklindedir.

vi) Cofica :

Cetelem’in bir alt ÅŸirketi olan Cofıca motorlu araç kredisi vermektedir. Bilgisayar sistemini Cetelem ile ortak kullanmakta ancak, satış noktalarında farklı uygulamalarda kullanabilmektedir (Video konferans gibi). Cofıca, 1994 yılında 255.000′i Fransada olmak üzere toplam 305.000 araç finanse etmiÅŸtir. 350.000 Aurore kartı kullanımda bulunmaktadır. 4 milyar USD’lik kredi hacmi ile pazarın %13.2’sine sahiptirler.

3.1.6 YURTDIŞINDAKİ FİNANSMAN ŞİRKETLERİNE DİĞER BİR ÖRNEK: GENERAL ELECTRİC CAPİTAL CORPORATION (GE CAPİTAL)

General Electric, ABD’de hizmet veren bir ÅŸirkettir. 12 iÅŸ alanında faaliyet göstermektedir. 60 milyar USD gelirleri, 5.1 milyar USD net geliri olan global bir firmadır. 12 iÅŸ alanı aÅŸağıdaki gibidir :

-Motor

-Bilgi hizmetleri

-Elektrik Dağıtımı ve kontrolü

-Plastik

-NBC

-Sağlık Sistemleri

-Aydınlatma

-Endüstriyel ve Güç Sistemleri

-GE Capital Services

-Makine ve teçhizat

-Uçak Motorları

-Taşıma Sistemleri

General Electric’in yan ÅŸirketlerinden biri olan GE Capital Åžirketinin perakende finansal hizmet (Retailer Financial Services) paketi çok geniÅŸ bir yelpazeyi kapsamaktadır :

-Tüketici kart programları

-Uygulama Prosesi

-Kredi Otorizasyonu

-Risk Yönetimi

-Ödeme Prosesi

-Direk Emtia Programları

-Müşteri Hizmetleri

-Geri Ödemelerin Tahsilatı

-Tüketici ve Ticari Hukuki Uzmanlık

-Düzenli Hesap Dökümleri

-Pazarlama Sistemleri ve Raporlama

-Müşteri Hizmeti Grubu

-Program Yöneticisi ve Pazarlama Desteği

-Fonlama

GE Capital Şirketinin vermiş olduğu tüketici hizmetlerini; tüketici kredi kartları, otomobil finansmanı, taksit ve ipotek hizmetleri diye gruplamak mümkündür. Şirketin 71 milyon kredi kartı hesabı vardır. Şirket özel etiketli kredi kartları üretiminde bir numaradır. 400.000: otomobil satışını finanse etmiştir. 1 numaralı non-captive firmadır. Yani sermayesinin tamamı ana şirketin elinde değildir ve dolayısıyla sadece ana şirketin mal ve hizmetlerini kredilendirmez. 85 milyar USD tutarında ev ipoteği için hizmet vermektedir, bu anlamda ipotek hizmeti konusunda en hızlı büyüyen şirkettir. Finansal kurumlar vasıtasıyla satılan yatırım ürünlerini temin eden şirketler arasında bir numaradır.

GE Capital Şirketinin tüketici kredi kartı grubunun yapılanması da dört birimde gerçekleşmiştir;

-Perakende finansal hizmetler- NA.Inc.

-GE İş hizmetleri, Inc.

-GE Tüketici Kartı Hizmetleri

-Uluslararası Tüketici Finansal Hizmetleri

Tüketici kredi kartları hizmetleri; Masterkart ve Visa, "GE Rewards" Kart, Exxon Co-Branded Master kart ve Bankkart Hizmetlerinin en üst 15 ihraççısı olmak üzere bir hayli geniştir.

Bu uluslararası kartlar; Avusturya, Kanada, Honk Kong, Hindistan, Endonezya, Meksika, Norveç, İspanya, İsveç ve İngiltere gibi ülkelerde kullanımdadır.

GE Capital Şirketinin risk yönetimi konusunda kullandığı temel araç kredi scoring modelidir. Bu yöntem, müşteri istatistiklerine ve demografık öğelere dayanır. Gelecekteki performansın tahminleri üzerine score hesaplanır. Geçmişteki performans için de her bir score seviyesinde oranlar tespit edilir.

GE Capital Şirketinin pazarlama konusunda çalışmaları pazar payını arttırmaya, pazar yatırımların optimize etmeye, yeni pazar segmentleri tespit etmeye, müşteriye ve endüstriye özel entegre planlar yaratmaya ve sonuçları analiz edip karlılığı ölçebilmeye yöneliktir. Bu stratejiler aşağıdaki gibi gruplanabilir :

-Müşteriyi tanımlama ve GE’nin amaçlarını tespit etme

-Portföy analizleri yapma

-Pazar planlaması yapma

-Program / Test Tasarımı ve İdaresi

-Analiz ve öneriler

3.2TÜRKİYE’DE FİNANSMAN ŞİRKETLERİ :

Batı mali piyasalarında 20. yüzyılın başlarından itibaren başarı ile uygulanan finansman şirketleri, ülkemize ancak 70-80 yıl sonra gelebilmiştir.

3.2.1FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN TANIMI VE YASAL DÜZENLEMELER:

AÅŸağıda tüketici finansmanı ÅŸirketlerinin Türkiye’deki yasal dayanağı, geliÅŸimi, iÅŸlevleri, ilgili vergi düzenlemeleri incelenmiÅŸ ve Türkiye’deki ilk tüketici finansmanı ÅŸirketi olan Koçfinans örnek olarak incelenmiÅŸtir.

3.2.1.1 TANIM VE YASAL DAYANAK :

27 Haziran 1994 tarih, 21973 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 545 sayılı KHK ile 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında KHK’nin bazı maddeleri deÄŸiÅŸtirilerek, finansman ÅŸirketlerinin kurularak çalışmasına olanak saÄŸlanmıştır. Kanunla verilen yetki uyarınca Hazine MüsteÅŸarlığı’nca 26 Temmuz 1994 tarihinde yayınlanan "Finansman Åžirketlerinin KuruluÅŸ, Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik" ile kuruluÅŸ ve çalışma esasları belirlenmiÅŸtir.

Bu yönetmelikte amaç-kapsam, tanımlar, kuruluş izni, izin için istenen bilgi ve belgeler, faaliyet izninin iptali, sözleşme değişikliği ve hisse devri, şube açılması, bu tür şirketlerin yapamayacağı iş ve işlemler, sözleşme esasları, bilgi verme ve denetim gibi konular yer almaktadır.

Kanun ve Yönetmelikte finansman şirketleri ; "Devamlı ve mutad iştigal konusu olarak her türlü mal ve hizmet alımını kredilendirmek üzere ödünç para veren tüketici kredi şirketleri olarak tanımlanmıştır.

3.2.1.2 KURULUÅž VE SERMAYE

YönetmeliÄŸin 4′ncü maddesinde de belirlendiÄŸi üzere, finansman ÅŸirketleri anonim ÅŸirket statüsünde kurulabilirler. ÖdenmiÅŸ asgari sermayelerinin 200 milyar TL olması zorunludur.

Bu tür şirketlerde ayrıca, hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılması gerekmektedir. Ayrıca bu şirketlerin %10 veya daha fazla payına sahip ortaklarında, bankerlerle ilgili yasal düzenleme gereğince tasfiye edilmemiş olma, müflis veya konkordato talep etmemiş olma, bir kısım haysiyet kırıcı suçlarla mahkum olmama koşulları aranmaktadır. Mali bünyesi finansman şirketlerine taahhüt edeceği sermayeyi karşılamaya yeterli tüzel kişiler de, finansman şirketlerine ortak olabilecektir. Finansman şirketlerine kurucu olacak tüzel kişilerin %10 veya daha fazla payına sahip ortakları için de, gerçek kişi ortaklarda olduğu gibi, sabıka kaydı ve müflis olmama gibi koşullar aynen aranacaktır. Kuruluştan sonra ortak olacaklar ile mevcut payları devralarak pay oranını %10 veya daha yukarı yükseltecek olanlar için de bu koşul geçerli olacaktır. Müsteşarlık, hisse devirlerini denetim altında tutarak, finansman şirketlerinin kötü niyetli kişiler veya Kuruluşlar eline geçmesini önlemeye çalışmıştır.

Yönetmeliğin 3.maddesine göre, finansman şirketlerinin kuruluşunda, banka kuruluşlarında olduğu üzere, Hazine Müsteşarlığından izin almak gerekmektedir. Bunun için gerekli bilgi ve belgelerle başvuruda bulunulması zorunludur. Müsteşarlık gerekli incelemeleri yaptıktan sonra kuruluş iznini verecektir.

Finansman şirketlerinin kurulduktan sonra faaliyete geçebilmesi için Yönetmeliğin 7.maddesi gereğince, faaliyet izin belgesi alınması gereklidir. Faaliyet izninin alınmasından itibaren bir yıl içinde faaliyete geçmesi koşulu getirilmiştir. Bu süre içinde faaliyete geçilmemesi veya çalışmaya sürekli veya birden fazla ara verilmesi halinde faaliyet izin belgesi Müsteşarlıkça iptal edilebilecektir.

545 sayılı KHK’nin "genel gerekçe" ve "madde gerekçeleri"nde, finansman ÅŸirketlerinin kuruluÅŸ, faaliyet konusu ve koÅŸullarının belirlenmesine temel alınan ilkeler belirlenerek ;

"Mali sektörümüzün dünya ile bütünleÅŸmesi sürecine yönelik çalışmalar çerçevesinde bankacılık ve sigortacılık ile ilgili yeni düzenlemeler yapılırken sektördeki bütünlüğün saÄŸlanması için Ödünç Para verme İşleri Hakkında 90 sayılı KHK’nin de günün geliÅŸen ÅŸart re ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleme gereÄŸinin ortaya çıktığı, bankacılık, sigortacılık, finansal kiralama ve sermaye piyasasından oluÅŸan mali kesimimizin yeni müesseselerle çeÅŸitlendirilmesi gereÄŸi duyulduÄŸundan, finansman ihtiyacı olanlara kredi saÄŸlayan finansman ÅŸirketlerinin yasal çerçeveye oturtulduÄŸu, tüketici finansmanına yönelik olarak çalışacak finansman ÅŸirketlerinin faaliyete geçmeleri ile ekonomik hayatın gerektiÄŸi gibi iÅŸlemesine katkı saÄŸlanacağı" belirtilmiÅŸtir.

Görüleceği üzere, Yasa gerekçesinde de mali sektörümüzün dünya ile bütünleşme sürecinde sektörde bütünlük sağlanması ve ekonomik hayatın gerektiğince işlemesine katkı sağlanması amaçlanarak, kurumlaşma süreci içerisinde finansman şirketlerinin kuruluşu öngörülmüştür.

3.2.1.3 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN ÇALIŞMA KONUSU :

Yasa ve yönetmelikteki tanımlamalara göre finansman şirketlerinin başlıca işlevi, devamlı ve mutad meslek halinde her türlü tüketim malı ve hizmet alımını kredilendirmek süretiyle tüketicinin finansmanının sağlanmasıdır. Yani asıl faaliyet konusu kredi şeklinde ödünç para verilmesidir.

3.2.1.4 Açılacak Krediler ve Yapılacak Sözleşmeler :

Kredilendirme işlemleri imzalanan sözleşmeler ile yapılmaktadır. Finansman şirketlerinin iki tür genel sözleşme kullanmaları gerekmektedir :

Birincisi, satıcı (üretici) firma ile yapacakları genel anlaşmadır. Bu tür anlaşmada, finansman şirketleri, kredilendirecekleri mal ve hizmetleri temin eden satıcılarla önceden genel bir sözleşme yaparlar. Genel sözleşmede mal ve hizmetin teminine ilişkin genel şartların yanında tüketiciye uygulanacak faiz ve diğer masraflar serbestçe belirlenir. Genel sözleşmenin bir örneği, imza tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine Müsteşarlığına gönderilecektir.

İkincisi, tüketiciler ile yapılacak genel sözleşmelerdir. Finansman şirketleri ayrıca, tüketicilerle kredi işlemleri için yazılı sözleşme imzalamak zorundadırlar. Bu sözleşmede tüketicinin kredi sözleşmesinden doğan yükümlülüğü açıkça belirlenecektir.

Yönetmeliğin 12.maddesi gereğince finansman şirketlerince açılan krediler, satıcılarla yapılan genel sözleşmedeki esaslara göre tüketicinin nam ve hesabına mal ve hizmet teslimi ve temini ile birlikte, doğrudan satıcıya ödenmektedir. Ancak geri ödemeler, adına kredi açılanlar tarafından finansman şirketlerine yapılmaktadır.

Bankalar tarafından açılan tüketici kredilerinde ödeme doğrudan doğruya tüketiciye yapıldığı halde, finansman şirketlerince açılan kredi, mal üreten veya hizmet arz eden satıcıya yönelmiştir. Bu şekilde açılan kredinin amaç dışında kullanılması olanağı ortadan kalkmaktadır.

3.2.1.5 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN YAPAMAYACAKLARI İŞ VE İŞLEMLER :

Yönetmeliğin 11. Maddesine göre bankalarca yapılması gerekli bazı iş ve işlemlerin finansman şirketlerince yapılması yasaklanmıştır. Buna göre;

a)Ana faaliyetleri dışında başka işlerle iştigal edemezler.

b)Teminat mektubu veremezler.

c)Mevduat veya her ne ad altında olursa olsun bir ivaz karşılığı para toplayamazlar.

SPK’na göre menkul kıymet ihracı ile mali piyasalardan ödünç para alınması bu yasak . kapsamının dışındadır.

3.2.1.6 BİLGİ VERME VE DENETİM:

YönetmeliÄŸin 14.maddesine göre, finansman ÅŸirketleri yıllık bilanço ile kar-zarar tablolarını ve faaliyet raporlarımı bir örneÄŸini genel kurul toplantısının yapılmasını izleyen ayın sonuna kadar Hazine MüsteÅŸarlığı’na göndermek zorundadırlar. MüsteÅŸarlık ayrıca ÅŸeklini belirleyeceÄŸi formlara göre, ÅŸirketten istatistiki bilgiler de isteyebilecektir.

Finansman şirketlerinin faaliyet ve işlemleri, Hazine Müsteşarlığı ile Maliye

Bakanlığı’nın denetim elemanlarınca denetlenecektir. Bu kuruluÅŸlar kurumlar vergisi mükellefi olarak, denetim elemanlarına her türlü bilgiyi vermek, defter ve belgelerini ibraz etmek zorundadırlar. .

Genel hükümlere göre, finansman ÅŸirketlerinin iÅŸlemleri ayrıca bağımsız denetim kuruluÅŸlarına da denetlettirilir. Bu takdirde denetleme raporlarının bir örneÄŸi Hazine MüsteÅŸarlığı’na gönderilecektir.

3.2.2 FİNANSMAN ŞİRKETLERİNİN TÜRKİYE’DEKİ GELİŞİMİ VE İŞLEVLERİ:

Ülkemizde tüketici kredileri, benzeri ilk uygulama, T.C. Ziraat Bankası’nın 1950′li yıllarda "Marshall Planı" çerçevesinde baÅŸlatarak daha sonra kendi kaynaklarından finanse ettiÄŸi "Donatma ve techiz" kredileridir. Bu yolla nihai kullanıcı olarak çiftçilere önemli sayıda traktör, biçer döğer ve diÄŸer tarım araçları kredileri açılarak, halen uygulanan tüketici kredileri yönteminin hemen hemen aynısı (malın çiftçiye teslimi, bedelin bayiye ödenmesi ÅŸeklinde) uygulanmak süretiyle Ülkemiz tarımsal üretim, teknoloji ve sanayiine çok büyük katkılar saÄŸlanmıştır.

Bugünkü anlamda yaygın tüketici kredisi uygulaması ise 1988 yılından itibaren bankalarca uygulanmaya başlamıştır. Bunun yanında bugüne kadar, üretici, dağıtım firmaları ve bayiler seviyesinde dayanıklı tüketim ürünleri ve otomotiv satışları kredilendirilmiştir.

Bankaların kullandırdıkları tüketici kredileri tutarı ve kredi kullandırılan kişi sayısı T. Bankalar Birliğin raporlarından tespit etmek mümkündür. Buna göre :

Yıllar

Kredi Tutarı (mil. T.L.)

Kişi Adedi (küm.)

GSMH artışı (%)

1989

548.593

195.312

1.6

1990

4.170.701

1.132.954

9.4

1991

7.897.851

1.603.981

0.3

1992

16.685.412

2.097.624

6.4

1993

51.473.147

3.252.946

8.1

1994

75.899.978

3.466.435

-6.1

1995

124.471.329

3.679.924

8.0

Tablo 1:Bankaların kullandırdıkları Tüketici kredi tutarları ve kişi adedi

GörüleceÄŸi üzere bankalarca kullandırılan tüketici kredilerinde sürekli bir artış görülmektedir, özellikle 1993 yılında bir önceki yıla göre %208.49 gibi çok yüksek artış kaydedilmiÅŸ, buna baÄŸlı olarak üretim de benzeri oranlarda artmıştır. 1993 yılı GSMH artışının da yüksek oranda gerçekleÅŸmesi (%8.1) dikkat çekicidir. 1995 yılında da kullandırılan tüketici kredileri tutarında %67.95 oranında bir artış, GSMH’da ise %8 gibi yine yüksek oranda bir artış gerçekleÅŸmiÅŸtir.

Yapılan bir araştırmaya göre tüketici kredileri; otomotiv sektöründe satışları %88. Dayanıklı Tüketim Ürünlerinde %47 oranında artırmaktadır.

Ancak, bankacılık sektöründe kullandırılan tüketici kredileri hacmi bilinmekle beraber, üretici, dağıtıcı firmalar ve bayilerce kullandırılan tüketici kredilerinin hacmi tam olarak bilinmemektedir. Bu krediler her ne kadar tüketici kredisi olarak adlandırılmamakla birlikte, üretici, dağıtım / pazarlama şirketi ve bayiler seviyesinde, "taksitli satış", "kampanyalı satış" adı altında gerçekleştirilmektedir. Kredilerin finansmanı ise üretici veya dağıtım firmaları fonları yanında bayiler seviyesinde, ilave olarak bayiler fonlarından sağlanmaktadır.

Yapılan araÅŸtırmalara göre, dayanıklı tüketim ürünleri sektöründe satışların %85′nin taksitli / kampanyalı satışlarla gerçekleÅŸtirildiÄŸi belirtilmektedir. Otomotiv satışlarının önemli bir kısmı banka kredileri ile gerçekleÅŸtirilmekte birlikte, bu sektörde de önemli bir hacimde üretici, dağıtıcı firma ve bayi kredilerinin varlığı anlaşılmaktadır. Buradan, dayanıklı tüketim ve otomotiv sektörlerinde çok önemli boyutlarda kredi yoluyla finansmanın bulunduÄŸu ortaya çıkmaktadır.

Üretici, dağıtıcı ve bayi kredilerinin mevcut uygulamada, taksitli satış ve kampanyalı satış adı altında gerçekleştirilmesinde, malın fiyatına vade farkı da eklenerek satış faturası düzenlenmekte veya vadeli fiyat ilan edilerek, peşin ödemelerde peşin indirimi uygulanmaktadır. Özellikle dayanıklı tüketim ürünleri sektöründe çok yaygın olan uygulama ise; peşin fiyatın içerisinde belli bir oranda vade farkı ekleyerek satış fiyatı bulunması, buna nispeten piyasanın altındaki bir faiz oranıyla vade farkı uygulayarak taksitli satış yapılmasıdır. Bu yöntemle, görünüşteki düşük faiz oranı ile satışları teşvik edilmektedir.

GörüleceÄŸi üzere taksitli ve kampanyalı satış yöntemlerinde ürün fiyatları gerçekte olması gerekenin üzerine suni bir fiyat artışını yaratmakta, bu da genel tüketici fiyatlar seviyesini yükseltmektedir. Nitekim, bu etkinin sakıncası görülerek, ürünün üretici dağıtıcı - bayi güzergahında oluÅŸan vade farkı (faiz tutan) dolayısıyla fiyat seviyesinin yükselmesi ve vade farklarının da gider kalemi olarak mali tablolarda yer almasının engellenmesi amacıyla Maliyece düzenleme yapılmıştır. 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15′ci maddesi, 01.01.1996 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 4008 sayılı Kanunla eklenen bent ile, "V.U.K. hükümlerine göre dönem sonu stoklarını son giren ilk çıkar yöntemine göre deÄŸerleyen veya amortismana tabi kıymetlerini yeniden deÄŸerlemeye tabi tutan kurumların, Gelir Vergisi Kanununun 41′ci maddesi 8 numaralı bendeki esaslar çerçevesinde hesapladıkları giderlerin" belirli bir oranını gider olarak yazılamayacağı hükmüne baÄŸlanmıştır.

Kronik Enflasyon sorununu yaÅŸayan Ülkemizde, hem bu nedenle, hem de Gümrük BirliÄŸi’ne geçilmesi safhasında ürün fiyatlarının gerçek seviyesine çekilmesinde yukarıda açıklanan uygulamaların yerine geçecek sistemin kurulmasında finansman ÅŸirketlerinin önemli bir misyonu bulunmaktadır.

Finansman şirketleri münhasıran tüketici kredisi vermek üzere kurulan finans kuruluşu hüviyeti ile bir ihtisas kurumu fonksiyonunu yerine getirerek; asıl fonksiyonu üretim veya pazarlama olan kuruluşların asli faaliyetlerinden uzaklaşarak kredi veren kurumlar haline gelmelerini önleyecek, üretici firmalar karlılıkları sadece üretimden doğan karlılıklarını ifade ederek, gerçek karlılıklarının ölçülmesine imkan verecek, dağıtım şirketlerinin fiyatlar genel seviyesini yükseltici etkisi giderilecek ve tüketiciler bayiler yerine münhasırın kredi vermek özere kurulmuş ciddi ihtisas kurumları ile karşılaşarak güven duyacak ve tüketicilerin istismarı engellenecektir.

Ayrıca, bankalardan kredi kullanamayan, çeşitli nedenlerle bankalardan çekinen düşük gelirli tüketiciler, bir ihtisas kurumunun güvencesi altında bayiler seviyesinde kredi kullanabileceklerdir. Bununla birlikte, bu sistem ile bayilik sistemi de kendisine çeki düzen verecek, vade farkı ve fiyatlama, faturalama konusunda çok farklı uygulamalar bulunan sektörde kayıt dışı işlemler ve vergi kaçakları da önlenecektir.

Diğer taraftan finansman şirketleri, kredilerin fonlamasını önemli ölçüde VDMK satışları ile sağlayacağından, mevcut alacak portföyünün menkul kıymetleştirilmesi yoluyla sağlanan ve gerçek bir alacak hakkı ve tahsilata dayalı olan yöntem ile piyasada da toplam fon arz ve talebi etkilenmeden finansman sağlanacağından talep artışı yoluyla fiyatlar genel seviyesi etkilenmeyecektir.

Özetlenirse :

Finansman Şirketlerinin piyasalarda gerçek yerini alması ile birlikte :

-Sektördeki vade farkı ve peşin fiyatta gizli vade farkı uygulaması nedeniyle fiy

Zaman Etüdü Ölçüm Sonuçları

Salı, 06 Kasım 2007

OP120

Grup dişlisi ara montajı

0,31 Avara dişlisi ara montajı

0,61 3-4 vites çatal hazırlanması

0,47

1,39 OP130

1-2 vites senkromeç komple toplanması

1,14 3-4 vites senkromeç komple toplanması

0,57 Anamil 1. Taraf montajı

2,87 Anamil 2. Taraf montajı

2,11 Anamil komplesinin fikstüre konması

0,34

7,03 OP140

Arka kutunun fikstüre yüklenmesi ve çakılması

1,67 Arka kutuya keçe çakma

0,38 Vites çatalarının fikstüre yüklenmesi

0,6 Çıkıç flaşına keçe çakma

0,37 Çıkış falnşı montajı

0,76 Çıkış flanşına somun takma

1,64 Kilit boncuk takma

1,79

7,21 OP150

Tapa Takma

2,19 Şanzıman çevirme ve mıknatıs yerleştirilmesi

0,22 Önkutuya seler sürme

0,85 Önkutuyu arka kutu ile birleştirme

1,58

4,84 OP160

Şanzıman çevirme 3. Fikstüre bağlama

0,33 Birleştirme, avara dişli bağlantı civatalarının sıkılması

1,21 3-4-5-geri vites çatal kilidinin takılması

1,27 vites kolu konumlayıcı vidalarının montajı

1,42 Giriş mili, Grup mili rulman tutucularının sıkılması

3,28 Giriş mili tutucusu ara montajı

0,82 Grup mili tutucusu ara montajı

0,4 Grup miline segman takma

0,4

9,13 OP170

Sızdırmazlık testi

0,5 Vites kolu ve havalandırıcı montajı

0,18 Fonksiyon testi

4,97 Son iÅŸlemler

1,11

6,56

Standart Süre : 36,16


Destekliyoruz arkadaþ - arkadas - partner - partner - arkadaþ - yemek tarifi - powermta - powermta administrator - wordpress - wordpress tema - seo - backlink - video izle - jinekolog - kadýn dogum doktoru - kadýn doðum uzmaný -