‘Elektroteknik’ Kategorisi için ArÅŸiv

Radyo

Salı, 06 Kasım 2007

RADYO

Elektromanyetik ışınlarının uzayda yayılmasına dayanarak bilgi almak veya verme iÅŸlemini üstlenen sistemlere ‘radyo’ denir. Uzun mesafelere bilgi aktarımını saÄŸlayan önemli çaÄŸdaÅŸ tekniklerden biridir.

Bir kaynaktan gelen sinyal, büyütüldükten sonra, taşıyıcı bir dalgayı modüle etmekte kullanılır ve yeniden yükseltilip yayınlamak için antene gönderilir. Alıcıdaysa, önce radyo dalgası seçilir; bu dalga demodülasyondan geçer, büyütülür ve hoparlöre gönderilir.

Modülasyon:Radyo dalgaları alınırken istenilen program ile öteki programları birbirinden ayıracak herhangi bir düzenleme yoksa, alınan yayın çok bozuk olur. Üstelik belli bir alan içinde çok sayıda ve alınmak istenen program uzakça bir antenden yayınlanıyorsa,sonuç daha da kötüleÅŸir.bu sorunun üstesinden gelmek için modülasyon kullanılır. Her verici istasyonun, ‘taşıyıcı frekans’ denilen, kendine özgü bir ton yapısı kazanması saÄŸlanır. Böylece, istenilen yayın seçilir.

Yayınlanmak istenen sinyal yayınlanmadan önce taşıyıcı dalga üstüne bindirilir. (Bu iÅŸleme ‘modilasyon’ denir). Alıcı aygıt taşıyıcı dalga frekansına ayarlanır ve uygun bir elektronik devre yardımıyla taşıyıcı dalga, asıl sinyalden ayrılır. Demodülasyondan sonra sinyal, yükseltilip hoparlöre gönderilir.

Alıcılarda olduğu gibi vericilerde de, gerekli işlemler farklı tekniklerle gerçekleştirilebilir. Bir tek verici yada alıcı sistemde yapılacak düzenleme çeşitleri de çoktur. Bu yüzden, burada sık kullanılan temel düzenlemelere dayanan modülasyon tiplerini inceleyeceğiz.

AM radyo verici: Genlik modülasyonlu bir verici için ilk koÅŸul taşıyıcı frekansın deÄŸiÅŸmez tutulmasıdır. Tersi, alıcıdaki ses niteliÄŸinin bozulmasına ve sesin alçalıp yükselmesine neden olur. Frekansın deÄŸiÅŸmemesi için, billurlu asilatörlerden yararlanılır. Kullanılan piezoelektrik billurlar arasında, özellikleri en iyi olan kuvarstır. Bu uygulamalarda kullanılan kuvars asiletörler KUVARS SAATİ’ndekilere benzer. Billurlu asilatörlerden çıkan gerilim SİNÜS DALGASI biçimindedir ve seri baÄŸlanmış yükselticilerde yükseltilir.Yayın frekansları, uzun dalga ile çok kısa dalga arasında önemli deÄŸiÅŸiklikler gösterdiÄŸinden yükselticilere özel biçimler verilmesi gerekir. Radyo frekanslarına göre çalışan bu aygıtlara ‘radyo frekans (RF) yükselticileri’ denir.

Yayınlanacak sinyal, önce alçak frekans (LF) yükselticisine, sonrada modükülasyon yükselticilerine girer. Bundan çıkışta, yüksek taşıyıcı dalganın genliÄŸi gelen sinyalin apansız ÅŸiddet deÄŸiÅŸimlerine göre modüle edilmiÅŸ olur. Bu yönteme ‘genlik modülasyonu’ denir. Sinyali buradan uyum ÅŸebekelerine oradan da antene gönderilir.

Yukarıda tanımlanan devre, taşıyıcı dalga ile sinyalin birleÅŸtirilmesinden oluÅŸan ve ‘DSB’ adı verilen çift yan bant üretir. Genellikle F1 frekansında bir sinüs dalgası, baÅŸka bir F2 frekansıyla çarpıldığı zaman ortaya (F1+F2) veya (F1-F2)‘yi içeren bir dalga biçimi çıkar. Sinyal bir frekans aralığı içerdiÄŸinde, AM sinyali taşıyıcı frekansın iki tarafında oluÅŸur. Söz gelimi, sinyal frekansı 4 kHz, taşıyıcı dalga frekansı 100 kHz ise AM sinyalinin toplam frekans bant geniÅŸliÄŸi 100 kHz’nin iki yanında yer alan 8 kHz’dir.BaÅŸka bir deyiÅŸle,bütün kalınlık, 96 kHz ile 104 kHz arasında deÄŸiÅŸir.100kHz’nin iki tarafında kalan bu bölümlere ‘yan bant’ denir.

Bu yüzden bazı durumlarda, yan bantlardan biri filtre edilerek, yalnızca öteki yan bant SSB halinde yayınlanır.Filtre edilmiş sinyal bandı yerine başka bir sinyal bildirilerek, tek taşıyıcı ile iki değişik sinyal iletilebilir. Bu tip uygulamalara, uzaktan denetimli aygıtlarda ve stereo yayınlarda rastlanır.

AM alıcıları: Alıcı, yayın tayfı içinden herhangi birini seçebilmeli, yani özel bir taşıyıcı dalga ile bunun yan bantlarını algılayıp ötekileri filtre etmelidir.

Asıl sinyalin taşıyıcı dalgadan çözülmesinden önce, genellikle, alıcı antenden gelen bileşik sinyal yükseltilir. Bundan sonra bulucu devresiyle sinyal demodüle edilir ve taşıyıcıdan ayrılmış olarak bir LF yükselticisiyle yükseltilir. Frekans seçimi, demodülasyon işleminden önce, on yükseltici aşamasında gerçekleştirilir. Bunun için, rezonans frekansı bir kondansatörle değiştirilebilen rezonans devresi kullanılır.

Özellikle yayın tayfının düşük frekans aralığı çok kalabalık olduğundan, nitelikli ses almada, seçim işini düzenleyen akort devresinin önemi büyüktür. Bazı sistemlerde, iki ya da daha çok sayıda rezonans devresi, yükseltme aşamasında birbirine bağlanır. Bunlar, tek tek değişken kondansatörle akort edilir ve kolaylık sağlamak için ortak bir düğmeye bağlanırlar.

Çok kullanılan baÅŸka bir yöntem de, istenen frekansın kaba seçimini yapıp, bunu, ‘ara frekans’ denilen ayrı bir frekans tayfı bölümüne göndermektir. Bu amaçla, iki sinüs vuru örtecek biçimde yerleÅŸtirilir. Bu tip alıcılara Süper heterodin’ denir. Süper heterodin ilkesinde, devreyi taşıyıcı dalgaya akort etmek yerine, taşıyıcı dalga, frekansı deÄŸiÅŸmez bir devreye uyacak biçimde deÄŸiÅŸtirilir. Bu uygulamalarda, akort edilmiÅŸ devreler, en iyi özelliklere göre düzenlenirler. FiltrelenmiÅŸ sinyal, ara frekans (İF)yükselticisine, oradan da bulucuya gönderilir.

Ses Bozukluğu, Gürültü ve FM:Yalın radyo ilkelerinin, LF, İF ve RF yükselticileri, akort edilmiş devreler, bulucular gibi karmaşık düzenlemelere dönüştürülmesindeki temel amaç, taşıyıcı dalga ile sinyali, en iyi biçimde algılayıp ayırt etmektir. Sözgelimi, alçak ve yüksek frekansları aynı nitelikte yükseltebilecek bir yükseltici yapma olanaksızdır. Yükseltinin, bunlardan birine göre düzenlenmesi gerekir.

Elektrik devreleri ile hoparlörlerde üstünde durulması gerekli etmenler, ses bozukluÄŸu ve gürültüdür. Ses bozukluÄŸu yükselticinin doÄŸrusal çalışmaması nedeniyle ortaya çıkar. Söz gelimi 10 voltluk bir sinyal 20 V’a yükseltilir. 20 voltluk sinyal de 35 V’a çıkarılırsa, bütün giriÅŸ sinyalleri için kazanç aynı olmayacağından, ses bozulur.

Gürültü, istenmeyen sinyallerin tümüdür. Elektrikli makinelerin ya da çok sık kurulmuÅŸ verici istasyonlarının yarattığı giriÅŸim etkisi nedeniyle ortaya çıkar. AM sistemleri, gürültü etkisine karşı, FREKANS MODÜLASYONU (FM) sistemleri kadar, dayanıklı deÄŸildir.FM’ler de sinyal, genlik taşıyıcı deÄŸiÅŸmez frekansa bildirilmez, bunun yerine, taşıyıcı frekansı, sinyal deÄŸerine uygun biçimde kendi frekansından sapacak özellikte düzenlenir FM. Sinyaline karışacak herhangi gürültü, genliÄŸi etkiler. Ama frekansı etkilemediÄŸinden, sinyal, deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramadan yayılır. FM’nin önemli olumsuzluklarından biri de, verilen sinyali yaymak için AM’ye oranla çok daha büyük bir frekans bant kalınlığına gereksinimi olmasıdır. VHF ve UHF içinse bu bant daha da geniÅŸtir.

Antenler ve Uyum Şebekeleri: Bir havuza bir taş atıldığında dalgalar, eşmerkezli biçimde, dışa doğru yayılırlar. Bir iletkenden alternatif akım geçtiğinde de, benzer bir olay ortaya çıkar. Ancak, dalgalar elektromanyetik yapıdadır. Burada, iletken görevini alternatif akım görevini de yükselticiden çıkan AM ya da FM sinyalleri görür.

Düz bir anten kullanıldığında oluÅŸan dalgacıkları gözle görmek olanaklı olsaydı, sürekli kabaran mayalı hamura benzer bir görüntü izlenirdi. Bu tür bir antene “yönlendirilmiÅŸ anten” denir. Dikkatli bir anten düzeni yapılırsa ve dalgalar kullanılırsa radyo dalgaları yönlendirilebilir.

Bir antenle yayınlanabilecek en üst güç uyum ÅŸebekeleriyle elde edilir. Bunun ilkesi şöyle açıklanabilir: Bir bataryanın 8 ohm’luk bir iç direnci varsa, bataryanın dış devreye en büyük gücü vermesi için kutupları arasına 8 ohm’luk bir bir direnç baÄŸlanmalıdır. Bataryadan dış çevreye en iyi biçimde güç aktarılması için dirençler arasında uyum saÄŸlamak gerekir. Benzer bir durum alternatif akımlar için de geçerlidir. Ama bunlarda dengelenmesi gereken deÄŸer empedanstır.

Bir güç kaynağına (RF yükselticisi gibi) göre, antenin belirli bir empedansı vardır.Bu empedans yükselticini çıkış empedansına uydurulmalıdır.Bu işlevi uyum şebekeleri yerine getirir. Sistem içindeki herhangi bir noktadan güç aktarma ne kadar iyi olursa son sinyaller niteliği de o kadar iyi olur. Dolayısıyla hem yükselticiden yükselticiyle, hem de yükselticiden antene bağlantı birimlerinde uyum tekniklerinin önemi büyüktür.

Alıcı anten verici antenin tersi yönde işlem görür. Alıcı antende gelen sinyalin şiddetine göre indüklenen gerilim ve akımlar????????????????????

Radyonun Tarihçesi

Elektromanyetik dalgaların varlığını İngiliz fizikçi H. Hertz 1887’de elektromanyetik dalgaları laboratuarda deneysel olarak elde etmeyi baÅŸardı. Hertz ‘in deneylerini yenileyen İtalyan fizikçi G. Marconi, dalgaları ilkin 9m., sonradan 275m. Ve 3 km.lik uzaklıklara iletmeyi baÅŸardı. 1901’de de Atlas Okyanusu ötesine ilk telsiz mesajını iletti. Radyonun geliÅŸmesi açısından bundan sonraki en büyük adım, İngiliz fizikçi J. A. Fleming’in ilk elekrotlu lambayı geliÅŸtirmesi oldu. İçinden yalnızca bir yönde elektrik akımı geçebilen diyot, doÄŸrultucu iÅŸlevi yaptığından ötürü alıcılarda demodülatör olarak kullanılabiliyordu. İki elektrotlu lambada anot ile katot arasına ızgara biçiminde üçüncü bir elektrota yerleÅŸtirerek 1906’da triyot lambayı gerçekleÅŸtiren ABD’li mucit Lee De Forest, böylece, radyo verici ve alıcılarında asilatör ve yükselteç olarak kullanılabilen ve bu nedenle önemli bir geliÅŸmeyi simgeleyen buluÅŸu ortaya koymuÅŸ oluyordu. Triyot lambanın titreÅŸim üretici olarak kullanılabileceÄŸini ABD’li mucit Edwin H. Avustralya’ya ilk telsiz mesajı 1918’de ulaÅŸtırıldı. Önceleri yalnızca mors kodlu telgraf sinyalleri iletilebilirken, okyanus ötesiyle ilk kez 1915’te konuÅŸma içeren iletiÅŸim saÄŸlanabildi. Müzik ve konuÅŸma içeren kısa erimli ilk radyo yayını ise 24 Aralık 1906’da ABD’li mucit R.A Fessendon tarafından gerçekleÅŸtirildi. E.H. Armstrong’un radyonun geliÅŸme çizgisinde önemli bir yeri vardır. Geri besleme ilkesini bulan ve bu ilkeden yararlanarak triyotlu asilatör devresini 1912’de geliÅŸtiren Armstrong I. Dünya Savaşı sırasında da süperhederodin alıcını ilkelerini ortaya koydu; Armstrong’un bu alandaki son ve en önemli buluÅŸu ise frekans modülasyonu olmuÅŸtur (1993). Radyo tekniÄŸi açısından bundan sonraki önemli adımlar 1948’de transistörün buluÅŸu, baskı devre tekniÄŸinin ve 1960’larda tümleÅŸik devrelerin geliÅŸtirilmesi olmuÅŸtur.

Radyo’yu Bulan KiÅŸinin Hayatı

MARCONI, Guglielmo (1874-1937). Radyo iletiÅŸiminin babası sayılan Guglielmo Marconi, İtalya’nın Bologna kentinde doÄŸdu. Babası toprak sahibi bir İtalyan, annesi İrlandalı olan Marconi, Floransa’da ve Livorna’da eÄŸitim gördü. Profesör Rosa’nın yönetiminde çalıştı. Her iki profesör de günümüzde radyo dalgaları dediÄŸimiz Hertz dalgaları üzerinde deneyler yapıyorlardı. Genç Marconi de, ilk kez Alman bilim adamı Hainrich Hertz ürettiÄŸi için onun adıyla anılan bu dalgalarla deneyler yapmaya baÅŸladı.

Marconi kullandığı aygıtları kendi icat etmemişti; ama onlardan başka aygıtlar geliştirdi. Mors alfabesinden yararlanarak elektromanyetik dalgalarla mesaj gönderebileceğini belki de ilk düşünen Marconi oldu.Önceleri öbür araştırmacılar gibi Marconi de sinyalleri vericiden 100 metre uzaklığın ötesine göndermeyi başaramadı; ama sonra hem verici, hem de alıcıya yüksek birer anten ve bir toprak hattı bağlamayı düşünerek sonunda sinyalleri 2,4 kilometreye kadar ulaştırmayı başardı.

Böylece Marconi, elektromanyetik dalgaları yalnızca bilimsel bir ilgi konusu olmaktan çıkararak bütünüyle yeni bir iletiÅŸim biçimine dönüştürdü. BuluÅŸuna İtalya hükümetinin ilgi göstermemesi üzerine Marconi, yaptığı aygıtı alıp İngiltere’ye gitti ve çalışmalarını orada sürdürdü. Bu dönemde denizcilikte en ileri ülke olan İngiltere’nin denizdeki gemilerin birbirleriyle ve karayla haberleÅŸmesini saÄŸlayarak birçok insanın hayatını kurtarabilecek bu aygıtla ilgilenebileceÄŸini düşünmüştü.

Marconi 1896’da 22 yaşındayken dünyanın ilk telsiz telgraf patentini aldı. Ertesi yılda kendi ÅŸirketini kurdu.Küçük bir mühendis grubuyla telsiz telgrafı geliÅŸtirmek için yorulmak bilmez bir çalışmaya giriÅŸti. 1900’de birden fazla istasyonun sinyalleri birbirine karışmadan aynı anda yayın yapmasına olanak veren dalga boyu ayarlı telsiz telgraf sisteminin patentini aldı. 1901’de İngiltere’deki Poldhu’dan Newfoundland’deki St. John’s kasabasına okyanus ötesi telsiz telgraf sinyalleri göndererek tüm dünyayı ÅŸaşırttı. 1903’te The Times gazetesi için İngiltere’den ABD’ye düzenli haber yayını yapmaya baÅŸladı. 1907’de okyanus ötesi düzenli telgraf servisini baÅŸlattı.

Marconi, I. Dünya Savaşı (1914-1918) sırasında İtalya kuvvetlerinin telsiz aygıtlarının sorumluluğunu üstlendi. Daha kısa dalga boylu elektromanyetik dalgalarla çalışmalar yaptı ve onlarla daha uzaklara daha net mesaj gönderebildiğini ortaya koydu.

Birçok ülkeden onur ve baÅŸarı niÅŸanları olan Marconi,ye 1909’da Nobel Fizik Ödülü verildi. Öldüğü zaman tüm dünyadaki radyo istasyonları yayınlarını 2 dakika kesti. İtalya hükümetinin düzenlediÄŸi devlet töreninden sonra doÄŸduÄŸu yer olan Bologna’da gömüldü.

18 Haziran 2001 Pazartesi Firmanın Çalışmış Olduğu Fabrikada Yetkili Kişilerden Plc K

Salı, 06 Kasım 2007

18 Haziran 2001 Pazartesi firmanın çalışmış olduÄŸu fabrikada yetkili kiÅŸilerden PLC konusunda genel bir bilgi alındı. Bu bilgi ÅŸu ÅŸekilde alındı; PLC’nin çalışma prensibi , kullanım alanları , saÄŸladığı kolaylıklar ve fabrikadaki kullanım yerleri. Ayrıca PLC’ye baÄŸlanan sensörler hakkında genel bilgi çalışma prensipleri ve kullanım yerleri ve yine ayrıca PLC’nin çıkışına baÄŸlanan alıcı çeÅŸitleri hakkında genel bilgi alındı.

19 haziran 2001 Salı firmanın çalışmış olduÄŸu fabrikada uygulama aÅŸamasına geçildi. Bu uygulama aÅŸamasında PLC’nin giriÅŸine baÄŸlanan sensörler ayrı ayrı incelenerek çalışma prensipleri , çalışma gerilimleri ve çalışma ÅŸartları hakkında detaylı bilgi alınarak uçlarına gerilim verilip çalışmaları teker teker incelendi. Mesela bir manyetik switc’in algılama mesafesi , bir photo electric sensörün algılama mesafesi denenerek öğrenildi. Ayrıca PLC’nin çıkışına baÄŸlanan valf , kontaktör , röle gibi malzemelerin nasıl baÄŸlandığı ve baÄŸlana bilecek kontaktör , röle ve valflerin özellikleri öğrenildi. Bunlara gerilim verilerek ayrı ayrı çalışmaları görüldü. Bu konudaki çalışma ekte mevcuttur.

20 haziran 2001 Çarşamba günü PLC değil fabrikanın plastik üretim bölümünün tavanındaki daha önceden yapılmış fakat artık kullanılmayan sodyum buharlı aydınlatma lambaları sökülerek temizlenip yeniden kullanılmak üzere bakımları yapılarak depoya taşındı. Öğlenden sonra ise kalıp hane bölümünün tavanındaki sodyum buharlı lambalar aynı şekilde temizlenip bakımları yapıldıktan sonra depoya taşındı.

21 Haziran 2001 perşembe Fabrikada önceden kompresör dairesine çekilmiş olan

150 mm2 lik 9 adet kablo kompresör panosundan sökülerek geri çekildi ve bu kabloların yerine yine önceden çekilmiş olan 3 adet 3 x 150+75 mm2 lik kablolar kompresör panosuna getirilip bağlantıları yapıldı.Ayrıca kablolar kanallara sabitlendi.

22 haziran 2001 Cuma günü fabrikanın PCB üretim bölümündeki serigrafi kısmında asit buharından dolayı özelliğini kaybederek paslanmış olan kablo kanalları sökülüp yenileriyle değiştirildi.

25 haziran 2001 pazartesi günü fabrikanın PCB üretim bölümündeki makineleri besleyen kabloları taşıyan 40 cm’lik kanallar paslı olması nedeniyle yeni galvanizli kanallarla deÄŸiÅŸtirilmesi için sökülerek içindeki kablolar tavandaki konsola tutturuldu.

26 haziran 2001 Salı günü pazartesi sökülen kanalların yerine yeni gelen galvanizli kanalların montajı yapıldı. Böylece kanalların asit buharında paslanması söz konusu olmayacaktır.

27 haziran Çarşamba fabrikanın strofor üretim bölümünde yeni gelen kompresöre 3*75+50mm2 lik kablo çekilerek beslemesi yapıldı. Ayrıca bu çekilen kablo için 10 cm lik kanal işlendi.

28 Haziran PerÅŸembe günü trafo 6’nın bakımı yapıldı. Öncelikle trafonun enerjisi kesilerek emniyete alındı daha sonra trafo giriÅŸ ve çıkışları topraklandı. Trafo hücresi temizlendikten sonra trafonun giriÅŸ ve çıkışında bulunan baralar ve izolatörler temizlendikten sonra silikajerlerin rengine bakıldı açık renkte oldukları için yaÄŸ deÄŸiÅŸimine gerek duyulmadı , buÅŸinkler kontrol edilerek gevÅŸek olanlar sıkıldı ve trafo gövdesi silinip temizlendikten sonra hücreden çıkılıp enerji verildi.

29 Haziran Cuma günü fabrikanın çay ocağına yapılan hava sirkülasyon sistemine kumanda panosu yapılarak 1,5 kw’lık motora 4*1.5 TTR kablo çekildi.pano içerisine 3*10 amper sigorta 2,50…..4,00 ayar sahalı termik röle ve 10 amperlik kontaktör kullanıldı.Yapılan iÅŸin devresi aÅŸağıda görülmektedir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]R

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]S

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]T [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

L 6A G 16A

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG] e M

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG] Stop

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG] e

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG]M [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG] Start

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image037.gif[/IMG] M

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG]

2 Temmuz Pazartesi günü fabrikanın kazan dairesinde bulunan ve plastik enjeksiyon makinelrine soğuk su pompalayan GWK gurubu motorların bakımına başlandı. Bugün 18,5 kw lık pompa motoru sökülerek rulmanları değiştirilerek genel temizliği yapıldı.

3 temmuz Salı 2001 bir gün önceki yapılan motorun aynısı nın bakımı yapıldı

4 temmuz Çarşamba 2001 dünkü işe devam edildi.

5 Temmuz Perşembe 2001 GWK motorlarının 4. bakımı yapıldı.

6 Temmuz Cuma 2001 GWK motorlarının 5. bakımı yapıldı.

9 Temmuz pazartesi 2001 fabrikanın ısıtma ve kullanma suyunu pompalayan CHILLER gurubu motorların rulman değişimi ve genel temizlik işlerine başlandı.

10 Temmuz Salı 2001 motorların bakımına devam edildi.

11 Temmuz Çarşamba 2001 motorların bakımına devam edildi.

12 Temmuz Perşembe 2001 motorların bakımına devam edildi.

13 Temmuz Cuma 2001 motorların bakımına devam edildi.

16 temmuz 2001 pazartesi firmanın çalışmış olduğu fabrikada işimizin bitmesinden dolayı dışarıda olan islere başlandı Bugün bir toplu konut sitesinin bahçe aydınlatması yapıldı. Önce direkler dikildi uçlarına 400 w lık sodyum buharlı lambalar takılarak bunlara site genel panosundan yer altı hattı çekildi.

17 Temmuz 2001 Salı dünkü işe devam edildi.

18 Temmuz 2001 Çarşamba günü 16 katlı bir konutun merdiven otomatiği tesisatı arızası giderildi. Arızanın nedeni arandı ve yapılan ölçümlerde lamba devresinde kısa devre olduğu ve dolayısı ile merdiven otomatik röle sinin kontaklarının yapışmış olduğu anlaşıldı. Kısa devre nedeni araştırıldığında ise binaya yeni yapılan doğalgaz borularının tutturulduğu kelepçelerden birinin içerisinden merdiven otomatiği tesisatı geçen elektrik borusuna tesadüf ettiği görüldü. Kelepçe sökülerek boru içerisindeki kablolar yenilendi ve kelepçenin başka bir noktaya kaydırılması talimatı verildi. Ayrıca merdiven otomatiği yenisiyle değiştirildi.

19 Temmuz 2001 Perşembe günü bir gün önce yapılan konutun ve yanında bulunan konutların bahçesinde bulunan doğalgaz kutularına ve borularına topraklama yapıldı. Öncelikle topraklama çubukları çakıldı daha sonra bu çubuklara 16 mm2 lik kablo bağlandı ve 40 cm derinliğe gömülerek doğalgaz kutusuna ve borularına bağlandı.

20 Temmuz 2001 Cuma günü bir firmanın güvenlik sisteminde meydana gelen arıza bildirildi ve firmaya gidildi öncelikle arıza nedeni araştırıldı ve problemin ne olduğu soruldu sistemin tamamen durduğu , durmadan öncede elektrik kesintilerinden etkilenmemesi gerekirken , tam tersine alarmın kısa bir süre çalışıp devre dışı kaldığı bildirildi. Bu noktadan yola çıkarak çalışmamasının nedenini güç devresinden olabileceği tahmin edilerek güç devresi incelemeye alındı ve sigortasının atmış olduğu görüldü. Bunun nedeni araştırıldı ve öncelikle içerisinde buluna seri bağlı 2 adet 6 voltluk aküler ölçüldü. Ölçüm sonucunda akülerden birinin tamamen bozulduğu görüldü aküler ve sigorta değiştirilerek alarm tekrar devreye alındı ve gerekli denemeler yapıldı.

23 Temmuz 2001 Pazartesi günü bobinaj atölyede çalışmaya başlandı. Bugün ilk olarak iki faz sargısı yanmış olan 1.1 kw gücünde bir motor sarımı yapıldı.motor etiket değerleri alındı. Bunlar;

U=220/380 V

I=4.4/2.6 A

P=1.1 KW

N=3000 d/dak

Bu etiket değerleri alındıktan sonra motor sökülerek tel çapı , tel kesiti , sarım tipi , incelenerek kaydedildi. Bu aşamadan sonra sargıların sökülerek sipir sayılarına bakıldı ve buda kayda geçirildi. Sargılar söküldükten sonra stator temizlenerek presbant ölçüsü alındı ve presbantlar kesilerek stator oluklarına yerleştirildi. Daha sonra bobin ölçüsü alındı ve bu ölçüye göre sayılan sipir kadar sarıldı bundan sonraki aşamada bobinler oluklara yerleştirilerek üzerlerine presbant kapaklar kapatıldı ve bobin uçları bağlanarak izole edildi son aşama olarak tret ile guruplar sıkıca toparlanarak bobinlerin üzerine lak dökülüp kurumaya bırakıldı. Motor rulmanları kontrol edildi ve motor toplanarak faz akımları kontrol edildikten sonra işlem bitirilmiş oldu.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image039.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image040.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image043.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image044.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image045.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image045.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image046.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image046.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image043.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image048.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image050.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image051.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image052.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image053.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image054.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image055.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image045.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image056.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image057.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image057.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image058.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image059.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image060.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image059.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image060.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image061.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image062.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image063.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image064.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image065.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image066.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image067.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image068.gif[/IMG]

24 oluklu 2 kutuplu 3 fazlı bir motorun el tipi sarım şekli.

24 Temmuz 2001 Salı günü Bir önce ki gün yapılan motorun sarımına devam edildi.

25 Temmuz 2001 Çarşamba günü 0.37 kw gücünde bir pompa motoru yapıldı. Her zaman olduğu gibi önce etiket değerleri alındı ve sarım değerleri not edildi. Sarım şekline bakılarak aynı kesit aynı sipir ve aynı tipte sarıldı. Sarım şekli aşağıda görüldüğü gibi el tipi ve 4 kutuplu olarak sarıldı. Sarım öncesi aşamalar statorun temizliği gerekli bobin ve presbant ölçüleri olarak yerine getirildi.

26 Temmuz 2001 Perşembe günü dün sarılan motorun rulmanları değiştirilerek kapakları kapatıldı ve denemesi yapıldı faz akımları kontrol edildi.

27 Temmuz 2001 Cuma günü 4 kw’lık bir motor iki faz sargısının yanması nedeniyle arıza bildirildi ve motor sökülüp getirildi. Motor kapakları söküldü gerekli etiket ve bobin deÄŸerleri not edildi ve motorun söküm iÅŸlemine baÅŸlandı. Bobinler kesilerek çıkartıldı statordaki presbant kalıntıları temizlendi presbant ölçüsü alındı ve ardından da bobin ölçüsü alındı. Bobinler çıkrıkta sarılmaya baÅŸlandı gün bitiminde ancak 2 faz bobini sarılabildi iÅŸe Pazartesi devam edilmek üzere son verildi.

30 Temmuz 2001 Pazartesi günü Cuma gününden kalan motorun 3. faz sargısı sarıldı ve sargılar oyuklara yarleştirildi presbantlar kapatıldı. Bobin gurupları arasına presbant yerleştirilerek bobinler tretle sıkıca toparlanarak sarıldı vernik işlemi yapıldıktan sonra kurumaya bırakıldı.kuruduktan sonra rulmanlar kontrol edilip kapaklar kapatılarak motor denendi , faz akımları kontrol edildi. Motorun sarım şekli aşağıdaki gibi el tipi ve 4 kutuplu yani 1500 devir/ dak dır.

Z

U

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image070.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image070.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image071.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image071.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image072.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image072.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image074.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image074.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image074.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image075.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image075.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image075.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image076.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image076.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image076.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image076.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image076.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image075.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image075.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image074.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image074.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image078.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image078.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image078.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image079.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image080.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image081.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image082.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image083.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image084.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image085.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image085.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image086.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image086.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image087.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image087.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image088.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image089.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image090.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image088.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image090.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image089.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image091.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image092.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image093.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image094.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image095.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image090.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image089.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image089.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image088.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image088.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image070.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image082.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image096.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image097.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image090.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image098.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image098.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image099.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image099.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image095.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image100.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image101.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image102.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image103.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image103.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image104.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image104.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image105.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image105.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image082.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image106.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image070.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image107.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image107.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image108.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image108.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image109.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image109.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image092.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image110.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image091.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image111.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image112.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image112.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image111.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image113.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image113.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image115.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image116.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image114.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image117.gif[/IMG] Y

X

W

V

31 Temmuz 2001 Salı günü 5.5 kw’lık bir motor gövdeye kaçak nedeniyle arıza bildirildi ve motor sökülüp getirildi. Motor kapakları söküldü gerekli etiket ve bobin deÄŸerleri not edildi. Ve motorun söküm iÅŸlemine baÅŸlandı. Bobinler kesilerek çıkartıldı statordaki presbant kalıntıları temizlendi presbant ölçüsü alındı ve ardından da bobin ölçüsü alındı. Bobinler çıkrıkta sarılmaya baÅŸlandı gün bitiminde ancak 2 faz bobini sarılabildi iÅŸe ertesi gün devam edilmek üzere son verildi.

1 Ağustos 2001 Çarşamba gününden kalan motorun 3. faz sargısı sarıldı ve sargılar oyuklara yarleştirildi presbantlar kapatıldı. Bobin gurupları arasına presbant yerleştirilerek bobinler tretle sıkıca toparlanarak sarıldı vernik işlemi yapıldıktan sonra kurumaya bırakıldı.kuruduktan sonra rulmanlar kontrol edilip kapaklar kapatılarak motor denendi , faz akımları kontrol edildi. Motorun sarım şekli aşağıdaki gibi dengeli iç içe yarım kalıp ve 4 kutuplu yani 1500 devir/dak dır.

2 Ağustos 2001 Perşembe günü herhangi bir motor işi olmaması nedeniyle atölyede temizlik ve düzenleme çalışması yapıldı.

3 Ağustos 2001 Cuma pano atölyeye geçildi ve burada Pazartesi yeni bir panoya başlanacağı için atölyenin düzeltilmesi gerektiği ve panonun büyük olması nedeniylede yer açıldı. Gerekli tüm hazırlıklar yapıldı.

6 Ağustos 2001 Pazartesi günü pano atölyede çalışmaya başlandı. İki kısımdan oluşan bir pano getirildi. Yeni kurulan bir fabrikaya ait olan bu panonun yapımı 1 hafta sürdü. İlk gün panonun birinci kısmı olan dağıtım kısmının yapımına başlandı. 800 amperlik pano giriş kompaktı , 200 amperlik iki adet çıkış ve 400 amperlik ayrıca çıkış kompaktıyla birlikte kompanzasyon beslemesine de 630 amperlik kompakt koyuldu. Bunlar pano sacına monte edildi. Daha sonra pano içine baraları tutacak olan izolatörler yerleştirildi ve baralar ölçülerek kesildi. Baraların gerekli yerlerinden delikler delinerek deliklerin yerleri hariç kalan kısımlar boyandı. Baralar kompaktlara bağlandı sinyallere çıkış verildi ve ayrıca kompanzasyonada çıkış verildi. Bundan sonra panonun ikinci kısmı olan kompanzasyon kısmına başlandı. Önce güç devresi yapıldı yani baralardan sigortalara sigortalardan kontaktörlere ve kontaktörlerden de kondansatörlere giden bağlantılar yapıldı. Kondansatör gövdeleri topraklandı. T fazı üzerine akım trafosu yerleştirildi.(akım trafosunun buradaki görevi gecen akımı algılayarak röle ve cosQ metreye iletmektir). Bu faza yerleştirilmesinin nedeni aşağıdaki şekillerde görüleceği üzere röle ve cosQ metrenin besleme fazı olmasıdır. Röle 7 kademe reaktif güç kontrol rölesidir bu rölenin de bağlantısı aşağıdaki şekilde olduğu gibi yapıldı. CosQ metre bağlantısı yapıldı ve panoya 3 faz verilerek akım trafosu uçlarının doğru olup olmadığı denendi. Akım trafosu uçları ters olsaydı cosQ metre kapasitif gösterirdi. Burada kullanılan rölenin çalışma prensibi şöyledir: gerilimden ve akımdan aldığı örneklerle hangisinin ilerde veya geride olduğunu tesbit edip akım gerilimden ilerde ise devreye kademe uçlarına bağlı olan kondansatörleri otomatik olarak devreye almak veya durum tam tersi ise devreden çıkarmak.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image120.jpg[/IMG]

Kompanzasyon panosuna ait kumanda devresi(Röle bağlantı şeması).

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image122.jpg[/IMG]

Kompanzazyon panosuna ait güç devresi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image124.jpg[/IMG]

Dağıtım Panosu Güç Devresi

STAJ

EK DOSYASI

PLC

Ring Hattı İçin Gerilim Düşümü Hesabı

Salı, 06 Kasım 2007

Ring Hattı İçin Gerilim Düşümü Hesabı

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

3277 KW 1954 618 702 2012 3304 KW

TR1

1470 kVA

1323 KW

TR3

1466 kVA

1320 KW

TR2

1485 kVA

1336 KW

TR5

1455 kVA

1310 KW

TR4

1436 kVA

1292 KW

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG]

ÅžBK 2

TR1

1470 kVA

1323 KW

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG] 60m 280m 160m 160m 75m

ÅžBK 1

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]

TR2

1485 kVA

1336 KW

P1

P2

TR5

1455 kVA

1310 KW

TR4

1436 kVA

1292 KW

P1+P2 =1320 KW

Kopma noktasını Aktif Güce Göre Moment Alma Yöntemi İle Buluruz. ŞBK-2 ye göre moment alırız.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]

Çıkan aktif gücü şebekeye dağıttığımızda kesim noktasının 3. nolu nokta olduğu anlaşılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG]

Computer Aıded Control And Sımulatıon Of Robot Arm Movıng In Three Dımensıon

Salı, 06 Kasım 2007

COMPUTER AIDED CONTROL AND SIMULATION OF ROBOT ARM MOVING IN THREE DIMENSION

Osman GÜRDAL* Mehmet ALBAYRAK** Tuncay AYDOĞAN**

*GAZİ UNIVERSITY

Technical Education Faculty

Electrical Education Department

BeÅŸevler / ANKARA / TURKEY

**SÜLEYMAN DEMİREL UNIVERSITY

Technical Education Faculty

Electrical / Computer Education Department

ISPARTA / TURKEY

Abstract

Robot is a multipurpose manipulator that can be programmed in order to carry special tools and components, parts, etc., with its programmed movements. Robots have many application areas listed as industrial production, educational, medicine, nuclear research and chemical industry. Robots substitute humans rapidly due to their advantages in industry.

Observation of robot movements in simulation environment is important before the implementation of actual system in order to prevent from possible environmental hazards. In the robot control, forward kinematic is calculation of ultimate co-ordination points derived from arm length and angle of rotation. Inverse kinematic is the calculation of angle rotation for each arm when arm length and ultimate co-ordination points are known.

In this paper, a robot arm with three degrees of freedom is modelled analytically and forward and inverse kinematic are analysed and then according to the model a computer simulation is generated. In actual robot control system, three 1.8° stepper motor are used and controlled by a computer. The software program is prepared by Pascal Language with its I/O assembler routines.

Key words: Robot arm, forward and inverse kinematic, computer aided control.

1. Introduction

Robot is a multipurpose manipulator that can be programmed in order to carry special tools and components, parts, etc., with its programmed movements (1). Robots have many application areas listed as industrial production, educational, medicine, nuclear research and chemical industry. Robot arms are also included in Robot literature. Robots substitute humans rapidly due to their advantages in industry (2). In some comparison to human labor, some features are (3):

·They do not become distracted or fatigued, this means that they are capable of producing a job of consistent quality.

·Continuous working almost 24 hours per day, 7 days per week is possible. The only stops necessary for maintenance and repair.

·They can work in areas either unsafe or unpleasant for humans.

·Industrial robots do not demand wage increases, fringe benefits, etc.

·Material utilisation is improved.

·They can improve control of the manufacturing process and reduce material waste.

·The capital cost of a robot is essentially a once only payment, whereas labor costs are always present and increase every year.

·Robot costs are increasing at a slower rate than labor costs. Therefore as each year passes robots become a more investment in relation to human labor.

·Robots are much stronger and are able to lift heavier weights than humans can lift.

·Some robots can be very precise in their movements therefore they can do precise works.

Several types of robots are designed by considering electronic control and the programming technique (4). In the design of a robot, the first thing to be considered is the purpose where the robot is to be used. A robot can be examined under four section (5).

·Manipulators (mechanical structure).

·Actuators (power generation and transmission).

·Control units (electronic parts and program).

·End effector (carrier tools, hook, pencil, screwdriver, etc.).

The main part of a robot arm is the control unit. If the control unit is suitably designed, only by changing the control program it is possible to have the robot done several type works. In a system, before starting the target works, mathematical model of the system is simulated in a PC and may be shown on the monitor. Simulation provides investment in work power, time and material.

2. Mathematical Model of the System

In this paper, a robot arm with three degrees of freedom is modelled analytically and forward and inverse kinematic is analysed and then according to the model a computer simulation is generated (3). In actual robot control system, three 1.8° stepper motor are used and controlled by a computer.

Forward kinematic analysis: When the arm lengths (L1, L2, L3) and rotation angles (q1, q2, q3) are given, it is to compute the co-ordinates of final target P (Px, Py, Pz) which the robot arm reaches.

Inverse kinematic analysis: When the arm lengths (L1, L2, L3) and the co-ordinates of final target P (Px, Py, Pz) are given, it is to compute the rotation angles (q1, q2, q3). A principle robot arm with arm lengths (L1, L2, L3) and the rotation angles (q1, q2, q3) form each arm is shown in figure 1. Mathematical model below is used for forward and inverse kinematic analysis (5).

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG] Figure 1. The robot arm with arm lengths (L1, L2, L3) and the rotation angles (q1, q2, q3). Forward kinematic analysis to compute the co-ordinates of final target P ( Px, Py, Pz );

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG], [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG] for [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG] (1)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG] (2)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG] (3)

Inverse kinematic analysis to compute the rotation angles (q1, q2, q3);

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG] (4)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG] (5)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG] and [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG] (6)

3. Control Method

The mechanics of robot arm are activated by stepper motors which are controlled by computer aided control (6). For the computer aided control, a specially designed input/output (I/O) board is used. I/O board has 48 bits input and outputs. 17 of 48 bits is for used for the outputs. I/O control board connected to 300H address is programmed by the control program prepared (7).

The robot arm has three 1.8°, 2 phases hybrid stepper motors. Each stepper motor uses 4 bits and breaking unit uses 1 bit from the I/O board. Figure 2. shows cross section of stepper motor and stepper motor driver circuit (8). The pulses sent from the control card triggers the terminals A or B which corresponds to forward or reverse turn of stepper motor. The breaking circuit fixes the robot arm when it reached the desired position by supplying 5 volts to windings of the stepper motor as shown in figure 3.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG] (a) (b)

Figure 2. (a) Cross section of hybrid stepper motor, (b) stepper motor driver circuit.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG] Figure 3. Stepper motor breaking circuit.

4. Control and Simulation of Robot Arm

The on-line computer’s capability for process control makes possible sophisticated control strategies for continuous variables without the investment in conventional analog control hardware for each loop. The objective of such control systems for continuous process variables is to apply a measured corrective action to compensate for variations from the desired level.

Block diagram of the computer aided control of the robot arm is shown in figure 4. All the control units are gathered on only one board which includes address decoder, stepper motor driving and breaking circuits and programmable I/O. Stepper motors are mounted on shoulder of the robot arms. Control and simulation program is prepared by Pascal language with its I/O assembler routines.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG] Figure 4. Block diagram of the computer aided control of the robot arm. The software program consists of two section: one is the graphics supported simulation program showing the movements of the manipulator on the monitor simultaneously with the robot arm controlled. The other is the control program sending the control signals to stepper motors providing 3 dimensional movements of the robot arm.

The simulation program simulates the forward and inverse kinematic analysis of the robot arm at initial reference position. Forward kinematic analysis provides a 3 dimensional movements with desired angles, directions and stepping rates depending on initial reference position. Inverse kinematic analysis provides a movement from a 3 dimensional position to a desired 3 dimensional position when the robot arm at reference position. The position of the robot arm at the 3 dimensional co-ordinate system is computed with the datas given, and the simulation is done with the latest values. The result of simulation using 3 dimensional graphics and algorithms is shown on the monitor with x-y-z co-ordinate system.

Editor of the program has a simple menu with two choice. If ‘Forward kinematic’ is chosen, rotation of three joints of the robot arm is entered as angle variables. With choice of ‘Inverse kinematic’, the co-ordinates of the final target point P(Px, Py, Pz) are entered as cm. After entering the variable values, the program runs to simulate.

Control program processes and sends the simulation results of the variables values entered to the stepper motors of the robot arm. In the control program, the result rotation angles [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG] are computed and the number and order of pulses to be sent the I/O interface board by considering the step angles of each stepper motors are computed. The signals are then sent to 300H, 301H, 302H, 303H addresses as hexa-decimal values. The 300H address drives the control unit of the first stepper motor rotating the base of the robot arm. The 301H address drives the control unit of the second stepper motor rotating the shoulder of the robot arm. The 302H address drives the control unit of the third stepper motor rotating the elbow of the robot arm.

The complete simulation and control program is combined as one program and written by using Turbo Pascal 7.0 programming language (5). The algorithm of simulation and control program is shown in figure 5. Screen outputs for forward and inverse kinematics are shown in figure 6.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image040.gif[/IMG] Figure 5. Software algorithm. [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG] (a) [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image044.gif[/IMG] (b) Figure 6. Screen outputs for the simulations (a) Forward kinematic, (b) inverse kinematic.

5. Conclusions

In this paper, a robot arm with three degrees of freedom is modelled analytically and forward and inverse kinematic are analysed and then according to the model a computer simulation is generated. Movements of the actual robot arm are executed by 1.8° stepper motors controlled by a computer. Since the observation of robot movements is important before the implementation of actual system in order to prevent from possible environmental hazards, a simulation environment with control programming is prepared by Pascal language programming with its I/O assembler routines.

The simulation and control program prepared is applied to a prototype robot arm and any kind of movements within the limits of arm lengths are obtained. The robot arm is designed to have circles or arcs drawn by pencils. A hook instead of pencil may carry small loads from one point to another point. For carrying the large loads, pneumatic controlled systems may be necessary.

As the actual robot arm is aimed to be a prototype made of mostly wooden, the problems occurring from mechanics like over-weights, sudden change of arm positions, etc. are not considered. When the system is to be modified for another system like a large robot arm, the new parameters must be considered in the control and simulation program and I/O board. The parameters are; degrees of freedom, lengths of the arms, rotation angle of the stepper motors, addresses of I/O board, feedback system, etc.

Future experiments could include an actual robot arm mechanics rather than prototype designed by mechanical engineers. It could substitute a worker in industry or be used in education as a demonstration tool. Detailed information about the I/O board to control the stepper motors is planned to be given in another paper.

6. References

1.Dailey, D.J., "Small Computer Theory and Applications", McGraw Hill Book Co., International Edition, Singapore, 1988.

2.Durak, E., "Türkiye’de Robotlar Üzerine Bir AraÅŸtırma", Akdeniz Ün. Fen Bil. Ens. , MSc. Thesis, Isparta, 1993.

3.Mair, M. Gordon, "Industrial Robotics", Prentice Hall Ltd., UK., 1988.

4.Klafter, R.D., Chmielewski, A.T., Negin, M., "Robotic Engineering an Integrated Approach", 1989.

5.Albayrak, M., "Üç Boyutlu Uzayda Hareket Edebilen Robot Kolun Bilgisayar Destekli Kontrolü, Tasarımı ve Uygulaması", Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, MSc. Thesis, Ankara, 1997.

6.Acarnley, P.P., "Stepping Motors: A Guide to Modern Theory and Practice", Peter Peregrinus Ltd., Revised 2nd edition, London, 1984

7.Kenzo, T., "Stepping Motors and Their Microprocessor Controls", Oxford Science Publications, Oxford, 1985.

8.Slemon, G.R., "Electrical Machines, Drivers", Addison–Wesley Publishing Company Inc., 1992.

Röleler

Salı, 06 Kasım 2007

RÖLELER

BÖLÜM –1

GENEL

Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımında ana problemlerden biri korumadır. Genel anlamda koruma enerji üretim cihazlarının, iletim hatlarının ve bu enerjiyi kullanan cihazların, emniyetli işletme şartları içinde çalışmasını sağlamak ve herhangi bir nedenle önceden belirlenmiş bu şartların dışına çıkan bölümü (arızalı bölüm) şebekenin bütününden ayırmak ve izole etmektir. Bu sağlandığı takdirde koruma şebeke için iki yönde anlam kazanır. Birincisi, arızalı bölümü şebekeden ayırarak daha fazla tahrip olmamasını sağlamak; ikincisi ise, arızanın şebekeden daha geniş bir alana yayılmasını önlemektir. Koruma röleleri, özelliklerine göre, yukarıda belirtilen koruma fonksiyonlarından yalnız bir tanesini yada her ikisini birden gerçekleştirirler.

Örneğin bir sanayi tesisinin enerji dağıtım istasyonunda bulunan düşük ve aşırı gerilim röleleri yalnız tesisi, aynı enerji dağıtım istasyonu ana girişinde bulunan aşırı akım-kısa devre röleleri ise tesisi ve şebeke girişini korurlar.

Kısaca korumanın amacı, kesicilerle birlikte güç sisteminin her tip arızadan hızla temizlenmesini sağlamaktır.

Enerji sistemlerinin tüm bölümlerinin korunmasında, beş temel ilke her zaman akılda tutulmalı ve uygulanmalıdır:

Güvenilirlik :Her tür arızaya güvenilir ve etkin biçimde müdahale edebilmek.

Seçicilik :Sistemde devamlılığı sağlamak için, sistemde yalnız arızalı bölümün ayrılmasını sağlamak.

Hız :En düşük arıza zamanını ve en az teçhizat hasarını sağlamak.

Basitlik :En az donanım ve devre ile korumayı gerçekleştirmek.

Ekonomi :Minimum maliyet ile maksimum korumayı sağlamak.

Röle uygulamasının genel felsefesi, güç sistemini koruma bölümlerine ayırmak ve arızalarda en az miktarda sistem parçasını ana güç sisteminden ayırarak uygun korumayı sağlamaktır. Koruma bölümleri şunlardır:

Genaratörler

Barajlar

Enerji nakil hatları

Transformatör ve fiderler

Çeşitli yapıdaki rölelerin fonksiyonlarını ve ayarlarının yapılmasını inlemeden önce, onların iç yapısını bilmek gerekir. Günümüzde halen elektromekanik röleler çoğunlukta olmakla birlikte, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte bunların yerini hızla elektronik röleler almaktadır.

BÖLÜM-2

ÇALIŞMA PRENSİPLERİNE GÖRE RÖLELER

Çalışma prensiplerine göre röleleri dört grupta toplayabiliriz

1.Çekmeli röleler

2.Endüksiyon disk röleleri

3.Manyeto-elektrik röleler

4.Terazi kollu röleler

2.1.Çekmeli Röleler:

Çekmeli röleler magnetik devre prensiplerine göre çalışırlar. İhtiva ettikleri bobinleri içinde bir magnetik devre oluşur. Magnetik devre; karşısında bulunan ve magnetik malzemeden yapılan paleti çeker veya bırakır ve böylece paletin çekilip bırakılması ile kontaklar, kapanır veya açılır. Bu palet, bir yay vasıtası ile belirli bir konumda tutulur. Bu arada magnetik alanı meydana getiren bobinden geçen akım ayarlanan değere yükselince hasıl olan çekme kuvveti yayın aksi yönündeki tesirini yenerek paleti çeker ve böylece hareketli olan kontaklar açılır veya kapanır.

Bu şekilde tertip edilen rölelerin çok kullanılmasının sebeplerini imalat kolaylığı, maliyetinin düşük olması ve ayrıca sarfiyatlarının az oluşu şeklinde sıralayabiliriz. Bir iyi tarafları da geri dönüş oranlarının, diğer bir deyimle, geri gelme durumlarının; öbür rölelere rağmen, daha büyük olmasıdır. Rölenin ayar değerinde çalışmasını temin edebilecek minumum akıma çalışma akımı denir. Çalışmış olan bir rölenin bobininden geçen akım sürekli olarak azaltılır. Rölenin sükünete döndüğü an geçmekte olan akıma geri dönüş akımı denir. Bu akım çalıştırma akımından küçüktür. Mesela 5 amperde çalışan bir rölenin dönüş akımı 4 amper civarındadır.

Elektrik tesislerinde ( bilhassa darbeli çalışan yerlerde ) geri dönüş akımının, çalışma akımına yakın olması, başka bir ifadeyle, ikisi arasındaki farkın, küçük olması arzu edilir. İdeal durum ise, bu farkın sıfır olmasıdır. Fakat pratikte bunu yakalamak pek mümkün olmamaktadır.

Magnetik elemanın hareketli armatürü çekme kuvveti şu formülle ifade edilebilir.

CGS birimleriyle:

Burada N bobinin sarım sayısı, I bobin akımı, A kutup yüzeyi, R0 demir derenin relüktansı, x kutup merkezindeki hava aralığıdır.

Açık konumda x/A ya nazaran R0 küçük olduğundan

Åžekil 1’de deÄŸiÅŸik tipte çekmeli rölelerin basit biçimde çizilmiÅŸ ÅŸekilleri görülmektedir.

Åžekil 1

2.2.Endüksiyon Disk Röleleri:

Bu röleler en çok kullanılan röleler olup, çalışma prensipleri elektrik sayaçlarına benzer. Elektro mıknatısından ve iki ucu yataklanmış bir mile tespit edilmiş endüksiyon diskinden oluşurlar.

Diğer tiplere göre şu avantajı vardır:

Rölede sarf edilen birim VA için daha büyük moment elde edilir.

Bir adet bobine sahip oldukları için, bu bobine kalın kesitli iletken kullanılır.

Diferansiyel röle olarak kullanılmalarında; aynı diske iki elektro- mıknatıs ve bir damping mıknatısa bağlanabilir.

Rölelerin imalat ve dizaynında küçük sarfiyat ile büyük kontak basıncı istenmektedir. Kontak basıncının artması, arkı dolayısıyla da kontak tahribatını azaltmaktadır. Diskli rölelerde bu husus kolaylıkla gerçekleştirilebilmektedir.

Kalın kesitli bobin kullanmak ise kuvvetli kısa devrelerde rölenin tahrip olmasını önlemektedir.

Damping mıknatısı olarak ilk zamanlar kromlu çelikten yapılan daimi mıknatıslar kullanılmaktaydı yeni rölelerde daha stabil ve kuvvetli olan ALCOMAX tipi daimi mıknatıslar kullanılmaktadır.

Bu röleleri yapısal olarak iki şekilde ele alabiliriz:

a.Çift bobinli endüksiyon röleler

b.Tek bobinli endüksiyon röleler

2.2.a.Çift Bobinli Endüksiyon Röleler:

Bu tip röleler, manyetik olmayan hareketli bir disk ve iki bobinden oluÅŸur. Disk, iki ayrı akıyı oluÅŸturan (Φ1 ve Φ2 ) elektro mıknatıs kutuplarının hava aralığında bulunur. Birinci kutbun yarattığı akı ile, ikinci kutbun diskte endüklediÄŸi akımın yarattığı magnetik akı arasında oluÅŸan moment diski döndürür.(Åžekil 2)

Åžekil 2

Alternatif akımla çalışan bu rölelerin, her iki bobini de akımla veya bir bobini akım, bir bobini gerilimle çalışabilir.

Bobinlerden birinin akım giriş uçları değiştirildiğinde diskin dönme yönü değişeceğinden çift bobinli endüksiyon röleler yönlü rölelerdir.

Endüksiyon rölelerinde, bobinleri besleyen elektriki büyüklük (akım veya gerilim ) arttığında, dönme momenti de artacak ve bu nedenle disk daha hızlı dönecektir. Diskin hızlı dönmesi sonucu röle, kontakları daha hızlı açar veya kapatır.

Durum böyle olunca endüksiyon röleler ters zamanlıdır.

Çift bobinli endüksiyon röleler işletmemizde güç rölesi, yönlü toprak rölesi ve yön elemanı olarak kullanılmaktadır.

2.2.b.Tek Bobinli Endüksiyon Röleler:

Bu tip rölelere gölge kutuplu endüksiyon röleler de denir. Åžekil 3’de görüldüğü gibi elektromıknatısın her kutbunun yarısında bir bakır halka ya da bobin ile “gölge’’ oluÅŸturulur.

Åžekil 3

Elektromıknatıs kutbunun yarısında yer alan bakır halkada oluÅŸan akı (Φ1) ile kutbun diÄŸer yarısında oluÅŸan akı (Φ2) arasındaki faz farkı, dönme momentini oluÅŸturur.

Alternatif akımda çalışan tek bobinli endüksiyon röleler tek elektriki büyüklükle beslendiği için yönsüzdür.

Çalışma zamanı yönünden ters zamanlı olması ve tek büyüklükle çalışması nedeniyle enerji sistemlerinde aşırı akım ve toprak rölesi olarak kullanılırlar.

BilindiÄŸi gibi manyetik akı, akım ÅŸiddeti ve sarım sayısı ile doÄŸru orantılıdır. Bu durumda, röleyi çalıştıran manyetik akıyı elde edebilmek için, sarım sayısı azaltıldığında akım ÅŸiddetini arttırmak gerekir. Bu esastan hareketle tek bobinli endüksiyon rölelerinde, çalışma bobininin sarım sayısı deÄŸiÅŸtirilerek çalışma akımına etki edilir. Åžekil 4’te çalışma bobininden alınan çeÅŸitli sayıda uçların karşılığı olarak röle çalışma akımları belirlenmiÅŸtir.

Åžekil 4

Tek bobinli endüksiyon rölelerinde akım ayarı değişimi bir vida yardımıyla yapılır. İstenilen akım konumuna bir vidanın yerleştirilmesiyle belirli sarım sayısı devreye alınmış olur.

2.3.Manyeto-Elektrik Röleler:

2.3.a.Hareketli Bobinli Röleler:

Bu tip rölenin ÅŸematik yapısı ÅŸekil 5’te gösterilmiÅŸtir. Ölçü aletlerine benzer ÅŸekilde hareketli bobin sabit bir mıknatısın iki kutbu arasında dönmektedir. Bu tip rölelerle doÄŸru akım ölçümleri yapılmaktadır (aynı zamanda uygun doÄŸrultucularla alternatif akım ölçümleri de yapılabilir).

Bu rölede dikdörtgen şeklinde hafif bir bobin, iki kenarlı sabit mıknatısın iki kutbu ve yumuşak demir nüve arasına gelecek şekilde millendirilmiştir. Hareketli bobin aynı zamanda üstünde hareketli bir kontak bulunan bir kol taşımaktadır.

Şekil 5 Hareketli Bobinli Röle

Bobinden geçen akım Ir, manyetik akı Bm, bobin sarım sayısı Wr, bir tur sarımın uzunluÄŸu l ise; döndürme momenti M=k.Bm.Ir.Wr dir. Manyetik devredeki bütün hava aralıkları küçük olduÄŸundan radyal akı yoÄŸunluÄŸu düzgündür. Dolayısıyla Bm sabit olduÄŸundan M=k΄.Ir yazabiliriz. Böylelikle çalışma momenti akımla doÄŸru orantılı olur. Bu doÄŸru orantının sonucunda örneÄŸin akımın iki kat artması; momentin iki kat artması dolayısıyla bobinin dönüş zamanının yarıya düşmesi demektir. Böylelikle bu röleler ters çalışma karakteristiklerine sahiptirler. (ÅŸekil 6)

Şekil 6 Hareketli Bobinli Rölenin Zaman/Akım Karakteristiği

Hareketli bobinli rölelerde 30 milisaniyeye kadar çalışma zamanı elde edilmesine karşın daha düşük çalışma zamanı, yayın sarsıntıya dayanıklı olabilmesi için uygulanabilmesi için sönümleme (damping) momenti ile kısıtlanmıştır.

Rölede hareketin hafif olması VA gücünün çok düşük olmasını sağlar. Çekme ve bırakma değerleri yakındır. Hareketli bobinli röle mekanik röleler arasımda en duyarlı röle niteliğine sahiptir.

2.3.b. Polarize Röleler (Kutuplandırılmış Röleler):

Manyeto-elektrik rölenin deÄŸiÅŸik bir tipidir. Sabit magnetik alan içinde döner bobin yerine döner mıknatıs kullanılır. Sargılar ise daimi mıknatısın üzerine sarılmışlardır. DeÄŸiÅŸik dizayn ÅŸekilleri vardır. Åžekil 7’de köprü manyetik sistemle çalışan bir röle tipinin yapısı ÅŸematik olarak verilmiÅŸtir.

Şekil 7 Kutuplandırılmış Röle

Φp magnetin kendi daimi manyetik akısıdır. Sargıdan geçen Ir akımının meydana getirdiÄŸi manyetik akı ise Φr ile gösterilmiÅŸtir. Φp1 Φpa ve Φpb diye iki kola ayrılmaktadır. Magnetin ortadaki kutupların arasındaki ve sol taraftaki toplam magnetik akı (Φpb . Φr) ÅŸeklindedir. Ir akımının ayarlı olduÄŸu deÄŸerin üzerine çıkması veya yön deÄŸiÅŸtirmesi durumunda, hareketli mıknatıs yer deÄŸiÅŸtirecektir. Bu sistemin AC ile çalıştırılması titreÅŸimlere neden olduÄŸundan; DC ile çalıştırılması uygundur.

Polarize röleler genellikle çift elektrikli büyüklüğün kıyaslandığı diferansiyel rölelerde ve mesafe koruma rölelerinde kullanılır. Avantajları şunlardır:

Güç sarfiyatı düşük, çalışma hassasiyetleri yüksektir. Fiziki yapıları küçüktür.

Kısa süreli büyük akımlara dayanma süreleri fazladır.

Çalışma zamanı kısadır.

Dezavantajları ise; kontak kapasiteleri küçüktür. Bırakma değerinin çekme değerine oranı küçüktür, kontak aralıkları çok küçük olduğundan gereksiz atlamalar olabilir.

2.4.Terazi Kollu Röleler(Denge Kollu Elektromanyetik Röleler):

Ortadan yataklanmış olan paletle, bir taraftan yay kuvveti, diğer taraftan da elektromıknatısın çekme kuvveti etki yapmaktadır. Bobinden geçen akımla oluşan magnetik alanın çekme kuvveti, yayın ters yöndeki kuvvetini yendiğinde kontaklar açılır veya kapanır.(Şekil 8)

Şekil 8 Denge Kollu Elektromanyetik Röle

Denge koluna etki eden ters yöndeki yay kuvveti yerine, başka bir büyüklük ile beslenen ikinci bir elektromıknatıs kullanılabilir.

Ortadan yataklanmış terazi kolunun bir ucunda rölenin bobini diğer ucunda yay ya da (artık özelliğine göre) tutucu bobin bulunur. Tutucu bobin olanlarda çalışma durumu şöyledir: Bobinlerin meydana getirdikleri momentler, birbirlerine ters yönde tesirde bulunurlar. Kontağın kapanma yönündeki momenti veren çalıştırma bobini onun aksi yöndeki momenti doğuran tutucu bobindir.

Bu tertip yüksek süratli mesafe rölelerinde ve diferansiyel rölelerde en çok kullanılan tertiplerden biridir. Bu rölelerin "yüksek süratli" sınıfına girmelerinin nedeni, yarım periyotta çalışabilmeleridir.

Bu rölelerde, tutucu çalıştırma momentlerinin oranı, faz durumuna çok bağlıdır. Hemen şu da söylenebilir ki; Bu rölelerde geri dönüş oranı çok yüksektir. Ve bundan dolayı da yanlış açmalar olur. Çekmeli rölelerde olduğu gibi, bunlarda da kolun her iki ucundaki çekme kuvveti, hava aralığında ki akının karesi ile doğru orantılıdır. Öte yandan akı, akımla orantılıdır ve magnetik devrenin toplam hava aralığının takriben karesi ile ters orantılı olarak azalır. Bu bakımdan çalıştırıcı ve tutucu momentlerin oranı lineer olarak değişmez ve bu durumda rölenin yanılması söz konusu olur. Ayrıca hızlı çalışan bu röleler, faz açısına bağlı olarak ve geçici rejimlerde meydana gelen DC bileşenden dolayı da yanlış açma yapabilirler.

Faz hatalarından meydana gelen yanlış açmaları önlemek için, gerilim bobini parçalı veya üç bacaklı yapılır. Parçalı kutuplarda her iki kısmın akılarının magnetüsü eşit ve aralarında takriben 90 faz farkı olacak şekilde dizayn edilir. Trifaze sistemlerde akılar arasında 120 faz farkı bulunur.

Öbür yandan çalışma ve sükunete gelme oranları arasındaki farkı kısmen azaltmak için de, denge kolunun hareketi sınırlandırılır. Ayrıca kolun hareketi sebebi ile, reaktansın toplam değişimini azaltmak amacı ile akım kutbunun manyetik devresi, içinde hava aralığı tesis edilir.

Görülüyor ki, hangi koruma rölesi olursa olsun, bunların disiplinli bir şekilde çalışmaları istenmektedir. Çünkü ufacık bir yanılmalarında kaza tesisin enerjisini kestikleri gibi, bazı hassas ölçü yerlerinde hatalar yapılmasına neden olmaktadırlar. Bu bakımdan bütün imkanlar seferber edilerek, rölelerin duyarlılıkları ve geri gelme oranları üzerinde ısrarla durulur; Tabidir ki rölelerin seçimi ve ayarı da bu kapsamda kalır.

Transient arızalarda meydana gelen DC bileÅŸeninin meydana getirdiÄŸi hataları azaltmak için şönt reaktans (bobin) kullanılır. Bu Åžekil 9’da görülmektedir.

Åžekil 9

BÖLÜM-3

ÇALIŞMA ZAMANINA GÖRE RÖLELER

3.1. Ani Çalışmalı Röleler:

Ayarlandığı büyüklükte kontaklarını ani olarak açan veya kapatan rölelere denir. Kısa devre akımlarında veya servis dışı bırakılmak istendiği durumlarda kullanılır.

Ani çalışmada rölelerde, hareketli parçanın hareket yeteneği nedeniyle bir gecikme düşünülebilir. Ancak bu durum rölenin duyarlılığı ile ilgilidir. Kısaca, ani çalışmalı rölelerde bir zaman ayarı söz konusu değildir.

Elektromanyetik ve elektrodinamik prensibe göre çalışan röleler ani çalışmalıdırlar.

3.2. Zamanlı Çalışmalı röleler:

Ayarlandığı çalışma büyüklüğünde kontaklarını gecikmeli olarak açan veya kapatan rölelere zamanlı röleler denildiği gibi gecikmeli röleler de denir.

Sistemimizde oluşan arızalar çoğunlukla geçicidir. Böyle durumlarda arızalı kısmın anında servis dışı bırakılması istenmez bu nedenle zamanlı röleler kullanılır.

Ayrıca arttırıcı koruma elemanı olarak kullanılan bir rölenin belirli zaman gecikmesi sonunda işlev yapması gerekir. Bu nedenle de zamanlı çalışmalı röleler kullanılır.

Zaman çalışmalı röleler iki kısma ayrılır:

Sabit zamanlı

Ters zamanlı

3.2.a. Sabit Zamanlı Röleler:

Çalışma büyüklüğünün değerine bağlı kalmaksızın, ayarlandığı zaman sonunda işlev yapan rölelerdir.

Åžekil 10’da sabit zamanlı röle grafiÄŸi görülmektedir. Åžekilde görüldüğü gibi zaman eÄŸrisi bir doÄŸru ÅŸeklindedir. Zaman eÄŸrisinin çalışma zamanıyla kesiÅŸtiÄŸi noktada deÄŸer sabittir. Bu nedenle çalışma büyüklüğü ne olursa olsun röle, ayarlandığı çalışma zamanında kontaklarını açar veya kapatır. Åžekilde 8 sn. olarak ayarlanmıştır.

Åžekil 10

Sabit zaman özelliÄŸi, ani çalışmalı röle ile zaman rölesinin birlikte çalışması sonucu oluÅŸur. Åžekil 11’de bu özelliÄŸi oluÅŸturan prensip devresi görülmektedir. Söz konusu ÅŸekilde, ani çalışmalı aşırı akım rölesinin kontağının kapanması durumunda zaman rölesi doÄŸru akımla beslenecektir. Çalışmaya baÅŸlayan zaman rölesi, ayarlandığı zaman sonunda kontaklarını kapatması ile gerekli iÅŸlevi gerçekleÅŸtirecek olan yardımcı rölenin beslenmesini saÄŸlayacaktır.

Åžekil 11

Görüldüğü gibi sabit zamanlı rölede çalışma zamanı, çalışma büyüklüğü ile bağımlı değildir.

Sistemimizde pek çok kullanılan RT tipi elektromekanik zaman röleleri manyetik frenleme uygulanarak kontak kapanması geciktirilmiş elektromanyetik rölelerdir.

Zaman ayarı manyetik frenlemeyi sağlayan diskin konumunu değiştirmekle yapılır. Röle üzerindeki zaman ayar skalası, bir katsayı şeklinde belirtilir ve diskin konumu, bu skala üzerindeki ayar kolunun hareketi ile değiştirilir.(Şekil 12)

Åžekil 12

Röle zaman ayarı, röle etiketinde (C) harfiyle belirtilen zaman çarpanı ile ayar kolunun karşısındaki katsayının çarpılması ile bulunur.

ÖrneÄŸin Åžekil 12’de zaman ayar kolunun karşısındaki katsayı 5’tir. Röle etiketinde belirtilen çarpan deÄŸerinin C=0.5 sn. olduÄŸunu düşünürsek; röle zaman ayarı=0.5×5=2.5 sn. dir.

3.2.b. Ters Zamanlı Röleler:

Çalışma büyüklüğünün değerine göre çalışma zamanı değişen rölelerdir. Çalışma büyüklüğünün değeri ile çalışma zamanı ters orantılıdır.

Åžekil 13’da ters zamanlı röle grafiÄŸi görülmektedir.

Åžekil 13

Grafiğe göre çalışma büyüklüğünün iki katında röle çalışma zamanını bulalım:

Çalışma büyüklüğü ayar katlarını belirten yatay eksen üzerindeki iki sayısı işaretlenir. Buradan zaman eğrisine bir dik çizilir. Bu doğrunun zaman ekseni ile kesiştiği noktadan çalışma zamanını belirten dikey eksene bir doğru çizildiğinde röle çalışma zamanı 8 sn. olarak tespit edilmiş olur. Buna göre rölenin çalışma büyüklüğün 4 katında 5 sn. de 6 katında 3 sn. de işlem yaptığı söylenebilir.

Dikkat edilirse çalışma büyüklüğü arttığında çalışma zamanı kısalmaktadır. Bilindiği gibi güç trafosundan çekilen akım arttıkça trafonun yanma zamanı kısalır. Dolayısıyla güç trafosunun daha kısa zamanda servis dışı kalması istenir. Ayrıca geçici bir arıza olacağı göz önüne alınırsa ters zamanlı röle kullanmak daha iyi bir koruma şeklini oluşturur.

Kullanılan devrenin özelliğine göre aynı çalışma büyüklüğünde farklı çalışma zamanına gerek duyulabilir. Bu nedenle ters zamanlı rölelerde zaman eğrisi sayısının arttırılması ile aynı çalışma büyüklüğünde farklı çalışma zamanları elde edilir.

Åžekil 14’te örnek alınan grafikte görüldüğü gibi iki kat çalışma büyüklüğünde rölenin 1 no’lu eÄŸrisine ayarlanması durumuna çalışma zamanı 8 sn. ise, 2 no’lu zaman eÄŸrisine ayarlanması durumunda 11 sn. dir.

Åžekil 14

Sistemimizde kullanılan ters zamanlı aşırı akım rölelerinde zaman eğrileri 1 den 10 a veya 4-8-14-20 gibi sayılarla belirtilir.

Zaman eğrisinin ve buna bağlı olarak röle çalışma zamanını değişmesi:

Karşıt momenti oluşturan yayın konumunu değiştirmekle,

Kontakların konumunu yani başka bir deyişle hareketli kontağın sabit kontağa olan uzaklığını değiştirmekle, yapılabilir.

BÖLÜM-4

ANA KORUMA RÖLELERİ

Aşırı Akım Röleleri:

4.1.a. Bağımlı Aşırı Akım Koruma Rölesi:

Bağımlı aşırı akım ile selektif korumada açma zamanları kısa devre akımı ile bağımlıdır. Bu rölelerde hem akım ayarı hem de açma zaman faktörü ayarı yapılabilir. Åžekil 15’de rölenin ters zaman karakteristiÄŸi gösterilmiÅŸtir. Rölede bulunan ani açıcı kısa devre röleleriyle bu akım zaman eÄŸrisi sınıf deÄŸeri istenilen noktada tutularak kısa devre açma zamanı istenilen milisaniyeye ayarlanabilir.

Bağımlı röleler şebeke ve motor korumalarında kullanılabilir. Kısa süre darbeli çalışan motor korumasında ve motorun demaraj akımlarına karşı korumasında en uygun röledir.

Şekil 15 Bağımlı Aşırı Akım Rölesi Ters Zaman Karakteristiği

4.1.b Bağımsız Aşırı Akım Rölesi:

Bağımsız aşırı akım rölesinde zaman ayarı, akım ayarından bağımsız olarak gerçekleÅŸtirilebilir. Bağımsız aşırı akım röleleriyle selektif koruma Åžekil 16’da gösterilen ÅŸekilde yapılır ve ayarlar için basamak zamanı 500 ms seçilir ve t1>t2>t3>t4 olacak biçimde düzenlenir. Åžekil 16’da görüldüğü gibi her noktadaki arızada, en yakın röle devreyi açar ve selektivite saÄŸlanır. Bağımsız aşırı akım röleleri ÅŸebeke, generatör ve motor koruması için kullanılır.

Bağımlı aşırı akım röleleriyle donatılmış ve şebekeden beslenen bir yüksek gerilim tesisinde bağımsız aşırı akım röleleriyle selektif koruma mümkündür bu durumda zaman ayarlarının selektiviteyi sağlayacak şekilde yapılması gerekir.

Şekil 16 Bağımsız Aşırı Akım Rölelerinde Selektif Koruma İçin Zaman Ayarı

4.1.c Termik Karakteristikli Aşırı Akım Rölesi:

Saniyeler mertebesinde ayarlanabilen bağımlı ve bağımsız aşırı akım röleleri genellikle kısa devre korumasında kullanılır. Ancak bu rölelerin düşük ayarlanması ile korunulması gerekmeyen küçük yüklerde de sık açmalarla karşılaşılır. Öte yanda dakikalar mertebesinden aşırı yükler birçok şebeke ve yüksek gerilim tesislerinde her zaman mevcuttur. Elektronik ve elektromekanik bağımlı bağımlı ve bağımsız rölelerde çekme oranı 0,9 olarak düşünüldüğünde her röle çektiği değerden %10-20 oranında daha düşük değerde bıraktığında istenmeyen açmaları önlemek mümkün değildir. Bu nedenle kısa devre röleleri oldukça yüksek akım ve küçük zaman değerlerine ayarlanmalıdır.

Bu gibi durumlarda röle karakteristiğinde görüldüğü gibi, aşırı akımdan, dakikalar mertebesinde korunurken kısa devreden milisaniyeler mertebesinde korumak mümkündür. (Şekil 17)

Şekil 17 Termik Karakteristikli Aşırı Akım Rölesi Karakteristiği

4.1.d. Yönlü Aşırı Akım Rölesi:

Tek taraflı beslenen paralel ve ring şebekelerde ve iki taraftan beslenen normal şebekelerde selektif korumayı sağlamak için aşırı akım rölelerinin akım yönüne göre fonksiyon göstermeleri gerekebilir. Paralel çalışan tesislerde ve şebekelerde bu röleleri kullanmakla kısa devre durumlarında arızalanan bölümün iki yönden beslenmesi önledir ve böylece aşırı tahribat meydana gelmez.

Şimdi aşırı akım rölelerinin şebekeye bağlantılarından söz edelim;

Aşırı akım röleleri korudukları devrenin faz akımlarını yada fazların akımlarının toplamından beslenirler. Bir aşırı akım rölesinin, akım transformatörü üzerinden beslenmesi Åžekil 18’de gösterilmiÅŸtir.

Åžekil 18

Aşırı akım röleleri korudukları sistemin özelliÄŸine göre iki yada üç faza baÄŸlanırlar. İki aşırı akım rölesinin ÅŸebekeye baÄŸlantısı Åžekil 19’da güç ünitesinin baÄŸlantısı da Åžekil 20’de gösterilmiÅŸtir.

Åžekil 19 Åžekil 20

Sekonder sargı topraklamalarının amacı, aşırı gerilimlere karşı sargıyı ve bağlı teçhizatı korumak içim yapılan emniyet topraklamasınıdır. Akımlarının akışını etkilemez.

Åžekil 19’da iki akım transformatörü ve iki röle kullanıldığı taktirde, ÅŸekilde gösterilen gibi, primer devreden geçen Ia+ Ib+ Ic=0 olmasına raÄŸmen orta fazda akım transformatörü olmadığı için Ia akımı sekonder Jb akımını dengelemez ve sonuçta; Ja+ Jc= -Jb= Jn nötr akımı akacaktır. Çünkü Ia ile Ic arasında 1200 faz farkı vardır.

4.2 Mesafe Koruma Röleleri:

Röle ile arıza noktası arasındaki uzaklık, arıza akımı ve geriliminin referans alınarak elde edilen empedansın ölçülmesi ile saptanır ve kademeli açma sağlanır. Rölede ayarlanan mesafe/zaman karakteristiğine göre; röle, uygun olan kesiciyi açtırır veya back-up koruma görevi yapar. Mesafe koruma röleleri, birkaç yerden beslenen ağ şebekelerinde, çok hızlı ve seçici çalışırlar. Yardımcı link hatlarına gerek yoktur.

Åžekil 21

Åžekil 21’de mesafe koruma rölesinin mesafe/zaman karakteristiÄŸi gösterilmiÅŸtir. A, B, C istasyonları, A’daki röleye göre Aa İ’nci kademe empedansını göstermektedir. A=(%85-90)AB’dir.

Bu bölgedeki arızalarda, A’daki röle t1 zamanında açma yapar ki bu zaman ani açma zamanına eÅŸdeÄŸerdir. Ülkemizde orta gerilim ÅŸebekelerinde mesafe koruma uygulaması genelde yoktur. Bazı özel yerlerde çok kısıtlı olarak kullanılmaktadır.

4.3 Diferansiyel Röleler:

İki veya daha fazla benzer elektriki büyüklük arsındaki fark belirgin deÄŸeri aÅŸtığı zaman çalışan rölelere diferansiyel röle denir. Åžekil 22’de basit bir diferansiyel röleyi görmekteyiz.

Şekil 22 Basit Diferansiyel Röle Tertibatı

Noktalı çizgi ile gösterilen kısım diferansiyel röle tarafından korunan elemanı temsil etmektedir. Bu eleman bir hat parçası, generatör, transformatör, bara parçası vs. olabilir. Akım transformatörlerinin sekonderleri birbirine bağlanmış ve uçları arasında herhangi bir tip AC aşırı akım rölesi bağlanmıştır. Koruma alanı sadece iki ölçü akımı noktaları arasında sınırlıdır. Bu iki nokta dışında kalan arızaları korumaz ve böylece bir aşırı akım rölesi ile birlikte tam koruma görevi görür.

Akım transformatörlerinin dışındaki A noktasına doÄŸru akımın aktığını kabul edelim. Bu nokta arıza veya yükün baÄŸlı olduÄŸu yer olsun. Bu durum Åžekil 23’te gözükmektedir. EÄŸer her iki akım transformatörünün çevirme oranı ve diÄŸer özellikleri aynı ise devrede oklarla gösterilen yönde akımlar akar ve diferansiyel rölenin çalıştırma bobininden akım akmaz.

Şekil 23 Harici Arıza veya Yük Şartı

İki akım transformatörü arasında dahili bir arıza olduÄŸunu kabul edelim. Bu durum Åžekil 24’te görülmektedir.

Şekil 24 Dahili Arıza Şartları

Dahili arızada akımların yönü değişmiştir ve akım trafolarının sekonder akımlarının toplamı çalıştırma bobininden akmaktadır. Her zaman çift yönlü kaynak bulunmayabilir bu durumda dahili arıza meydana gelirse arıza şekline göre yalnızca bir akım transformatörünün sekonderinin empedansı çalıştırma bobinininkine göre çok yüksek olduğu için primerinden arıza akımı akan akım transformatörünün sekonder akımının tamamının çalıştırma bobininden aktığı kabul edilebilir.

Diferansiyel koruma sistemini besleyen akım transformatörlerinin yapılışlarında küçük bir miktar fark bulunabilir. Bu durumda normal akımında dahi çalıştırma bobininden bir fark akım akabilir. Harici arızalarda her iki akım transformatöründen çekilen akım çok büyük olacağı için bu akımla orantılı olarak fark akım miktarı da artar ve deÄŸeri çalıştırma sınırını aÅŸtığı vakit normal tip bir aşırı akım rölesi olan çalıştırma bobini kontakları kapatarak yanlış açmalara sebep olur. Bu hatayı ortadan kaldırmak için tutucu bobin içeren diferansiyel röleler kullanılır. Bu tip bir rölenin yapısını ÅŸekil 25’te görmekteyiz. Çalıştırma bobini tutucu bobinin orta ucuna baÄŸlanmıştır. Tutucu bobinin toplam sarım sayısı N ise toplam amper sarım; I1xN/2+I2xN/2=( I1+I2)xN/2 dir.

Şekil 25 Tutucu bobinli Diferansiyel Röle

Buradan tutucu bobinden akan eÅŸdeÄŸer akımın (I1+I2)/2 ile orantılı olduÄŸu görülür. Çalıştırma bobininden akan akım ise I1-I2 ile orantılıdır. Böyle bir rölenin çalışma karakteristiÄŸi ÅŸekil 26’da görülmektedir.

Şekil 26 Tutucu Bobinli Diferansiyel Röle Çalışma Karakteristiği

Gerek yukarıda belirtilen çevirme hatalarından gerekse geçici rejimlerde çok kısa anlarda akım trafolarını normal çevirme yapmalarından dolayı fark akım primer devreden geçen akıma baÄŸlı olarak normal bir aşırı akım rölesinden ibaret olan diferansiyel röleyi çalıştırabilirdi. Bu durum Åžekil 27’de görünmektedir.

Åžekil 27 Tutucu Bobinin Diferans Devreye Etkisi

Tutucu bobin eşdeğer akımı a büyüklüğüne çıktığı zaman akım trafolarının hatasından dolayı çalıştırma bobininden geçen akım Ic dir. Fark akımla beslenen tutucu devresi olmayan aşırı akım rölesinin çalıştırma değerine eriştiği için yanlış açmalara sebep olur. Aynı tutucu akım için yüzde karakteristiği haiz yani tutucu devreli diferansiyel rölenin çalışabilmesi için Ic2 akımı gereklidir. Ve bunun genliği akım trafo hata değerinden büyük olduğu için röle yanlış çalışmaz.

Yüzdeli diferansiyel röleler ikiden fazla terminalli yerlerde kullanılabilir. Her terminal bir tutucu bobin ihtiva eder ve her tutucu bobinin eÅŸit sarım sayısı mevcuttur. Bobinler diÄŸerlerinden ayrı olarak tutucu moment meydana getirirler ve onların momentleri aritmetik olarak toplanır. Åžekil 28’te 4 tane terminalli diferansiyel röle prensibi görülmektedir.

Şekil 28 Dört Terminalli Diferansiyel Röle

Yüzdeli diferansiyel röleler genellikle ani veya yüksek süratlidirler. Devrelerde kullanılan özel filtreler ve yüzde karakteristiklerinden diferansiyel rölelerin yanlış açmaları ortadan kaldırılabildiği için zaman gecikmeli çalışmaları istenmez. Bu özelliği arızaların süratli giderilmesini temin ettiği için hasarları azaltır.

Terminal sayısı rölenin tutucu bobin sayısından fazla olduğu zaman bir tutucu bobine aynı faza ait farklı iki terminalin akım trafoları bağlanabilir. Burada tabiidir ki tutucu bobinden geçen akımların toplamı o bobinin akım taşıyabilme kapasitesini aşmamalı ve tutucu bobinlerden akan karalı hal akımlarının takriben birbirine eşit olmasını sağlamak uygun olur. Bazı çok terminalli hallerde tutucu bobin akımlarını belirli değerin altına düşürmek mümkün olmamaktadır. Bundan dolayı en iyi çözüm tarzı olarak röle sayısını arttırmak ve açma kumandalarını paralel bağlamak yoluna gidilmelidir.

Son olarak diferansiyel rölelerin yapıları ve fonksiyonları itibariyle özelliklerini ;

Trifaze röle sistemi küçük bir yapıya sahiptir,

Kısa devre akımlarına karşı iyi bir dayanım içindedirler,

Dahili hatalara karşı büyük bir duyarlılık gösteririler,

Yardımcı besleme geriliminin büyüklüğüne bağlı kalmaksızın çok kısa süren açma zamanı,

Her faz için ayrı ayrı ve mükemmel bir koruma donanımı olduğundan, asimetrik arızalarda bile sabit ve değişmeyen bir açma karakteristiği,

Açma akımının yüksek olmasında dahi açma emniyetinin sağlanmış olması,

Kendi enerji sarfiyatının minimum oluşu,

Değiştirilebilir bir yardımcı gerilim sahası,

Akım klemenslerinin otomatikman kısa devre edilmeleri suretiyle, röle kutusundan çekilebilen aktif kısmının çekilişinde herhangi bir sakıncanın mevcut olmaması,

şeklinde sıralayabiliriz.

4.4. Toprak Kaçağı Koruma Röleleri:

Åžebekede her üç fazdan geçen akımların vektörel toplamı; Ia+ Ib+ Ic≠0 ise, bu sistemde dengesizlik olduÄŸu belirlenir ve nötrden sıfır bileÅŸen akımı geçer. Ia+ Ib+ Ic= 3I0 olarak tanımlanır. Fazlardan geçen akımlar, aşırı akım rölelerini çalıştıramayacak mertebede olabilirler. Bu tip arızaların algılanması In=3I0 dengesiz akımının geçtiÄŸi ve toprak rölesi olarak adlandırılan yönsüz koruma düzeni ile olur (Åžekil 29 a, b, c). Toprak rölesinden geçecek olan dengesiz akım JTR dir.

Åžekil 29

Toprak rölelerinin çalışma ilkesi aşırı akım röleleri gibidir. Sadece akım ayar değerleri daha küçüktür. O.G. fider ve transformatörlerinin korunmasında çok yaygın olarak kullanılır.

Toprak rölelerinin bağlantıları genelde iki şekilde yapılır;

Toprak rölesinin yalnız başına Åžekil 30-a iki aşırı akım rölesiyle birlikte Åžekil 30-b ve üç aşırı akım rölesiyle birlikte Åžekil 30-c’de akım transformatörüne baÄŸlantıları gösterilmiÅŸtir.

Åžekil 30

Görüldüğü gibi, toprak rölesinin bulunduğu koruma devrelerinde, normal şartlarda toprak rölesinin bulunduğu nötrden akım geçmemesi için mutlaka üç akım transformatörü kullanmak gereklidir. Şekil 30 da görüldüğü gibi, primer polarite uçlarının hepsi, hattın aynı tarafında olmalıdır. Sekonder polarite uçları buna uygun şekilde yine aynı tarafta olmalıdır. Eğer akım girişlerinde P2 uçları polarite olarak alınmışsa, bütün P2 ve S1, uçları P1, S1 sistemine benzer şekilde bağlanmalıdır. Polariteler gelişigüzel bağlanırsa, sekonder devrenin nötründen dengesiz akım geçerek toprak rölesini yalnız yere çalıştırabilir.

Kablo ÅŸebekelerinde hassas bir toprak koruma tertibi için toroidal yapıda akım transformatörü kullanılır. Ia+ Ib+ Ic≠0 olması durumunda toprak rölesinden akım geçecektir. Åžekil 31’de görüleceÄŸi gibi, kabloda her faz ayrı ya da üç faz bir arada olsun, ÅŸilt topraklama iletkeni, torun içinden geçirilerek topraklanmalıdır. Bu iletken dışarıdan geçirilirse, ÅŸebekede oluÅŸacak faz-toprak arızalarının kaçak akımları,saÄŸlam fazdaki dengeyi bozarak, toprak rölesini yanlış yere çalıştırabilir.

Åžekil 31

Åžekil 32’de verilen aşırı akım rölesinin koruduÄŸu bölümün empedansı Zr, solundaki kaynağın (sistem) empedansı Zs ile gösterilmiÅŸtir. Korunan bölümün sonundaki I nolu arızada, kısa devre arıza akımı;

Åžekil 32

Büyükse (Zr/ Zs deÄŸeri ne kadar küçükse), ters zamanlı röle kullanmak, teçhizatı daha iyi koruma yönünden yararlıdır. Bunlar için kesin bir kriter yoktur. Güçlü ÅŸebekelere baÄŸlı (Zs’in küçük olması) uzun hatlar veya küçük güçteki transformatörlerin, başında ve sonunda oluÅŸacak arızaların örneÄŸin Zr/ Zs >0.5 için her iki akımın oranı 1.5 deÄŸerini aÅŸar. EÄŸer ÅŸebeke zayıf ise ( Zs büyük) Zr/ Zs>2 olması halinde, arıza akımlarının deÄŸeri pek deÄŸiÅŸmez. Bu taktirde daha ucuz ve basit zamanlı röle kullanmak yararlı olur. Çünkü röleden geçen akım, fazla deÄŸiÅŸiklik göstermez.

4.5 Gerilim Röleleri

4.5.a Aşırı Ve Düşük Gerilim Rölesi:

Aşırı ve düşük gerilim rölesi alçak gerilim sistemlerinde, sistemi aşırı ve düşük gerilimlerin neden olabileceği hasar ve tahribata karşı koymak amacı ile kullanılır. Çalışma prensibi;

Åžekil 34’te rölenin baÄŸlantı ÅŸekli ve blok ÅŸeması görülmektedir. Rölenin koruduÄŸu sistemin;

Faz-faz arası gerilimi

Faz-nötr gerilimi ile çalışır.

Åžekil 34

GiriÅŸ Gerilim

100V AC

220V AC

380V AC

Düşük Gerilim Ayar Değeri

85V AC

185V AC

320V AC

Aşırı Gerilim Ayar Değeri

110V AC

240V AC

420V AC

Tablo 1

GiriÅŸ gerilimi aynı anda hem doÄŸrultulur hem de elektronik devrelerin kullanabileceÄŸi bir seviyeye (2-3V) indirilir. GiriÅŸ gerilimi ile orantılı bu bilgiler iki gerilim karşılaÅŸtırıcısına gönderilir. Bu karşılaÅŸtırıcılardan biri aşırı gerilim, diÄŸeri düşük gerilim karşılaÅŸtırıcısıdır. Her karşılaÅŸtırıcının ayar deÄŸeri sabit olup Tablo 1’de verilmiÅŸtir. Bununla beraber düşük gerilim, nominal gerilimin %70’inden daha küçük, aşırı gerilim deÄŸeri de nominal gerilim deÄŸerinin %120’sinden daha büyük olmamak koÅŸulu ile isteÄŸe göre de ayarlanabilmektedir.

KarşılaÅŸtırıcıların çıkışı bir “veya” kapısına verilmiÅŸtir. “Veya” kapısı da bir yardımcı röleyi enerjilemektedir. GiriÅŸ gerilimi düşük gerilim ayar deÄŸerinden daha küçük ise veya aşırı gerilim ayar deÄŸerinden daha büyükse düşük veya aşırı gerilim karşılaÅŸtırıcısının çıkışı “1” olarak “veya” kapısının yardımcı rölenin enerjilenmesini saÄŸlar. Böylece korunmakta olan sistem devre dışı bırakılmış olur.

Senkron Motorda V Eğrilerinin Belirlenmesi Ve Tepkin Güç Ayarının İncelenmesi

Salı, 06 Kasım 2007

Senkron Motorda V Eğrilerinin Belirlenmesi ve Tepkin Güç Ayarının İncelenmesi

Deneyin Yapılışı ve Amacı: Bu deneyin amacı senkron motorda V eğrilerinin belirlenmesi ve tepkin güç ayarının incelenmesidir. Sırasıyla boşta çalışmada, 4A, 5,5A ve 7A lik yük akımlarında bu yük akımları sabit tutularak senkron motorda tepkin güç ayarı ve yükleme biçimleri incelendi ve sonuç olarak endüvi akımı ile uyarma akımı arasındaki ilişki yani V eğrileri belirlendi.

Deney montajında da görüldüğü gibi senkron motor bir doÄŸru akım generatörüne ortak milde baÄŸlandı. Böylece senkron motorun, doÄŸru akım generatöründe endüvi akımı ve uyarma akımı If’e baÄŸlı olarak üretilen döndürme momenti ile yüklendi. Deney düzeneÄŸinde kullanılan makinelerin plaka deÄŸerleri aÅŸağıdaki gibidir:

Senkron Motor:

4,6 kVA, 190V, 14A, 3kW, 1500d/d, cosj=0,8

Uyarma generatörü:

0,3kW, 115V, 2,6 A, 1500d/d

Doğru akım generatörü:

2kW, 220V, 9,1 A, 1500d/d

Endüvi akımı ise yük direnci ile ayarlandı. Senkron motorun uyarması da motora ortak milde bağlı olan uyarma generatörü tarafından sağlandı.

Bu üç fazlı sistemde güç Aron montajı yardımıyla ölçüldü. Ölçülen a1 ve a2 değerleri ile sisteme ait j değeri aşağıdaki formül yardımı ile hesaplandı:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

Burada a1 büyük olan sapma olarak alındı.

Aktif gücün hesaplanması için;

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG] formülü kullanıldı. Burada Umax=220V, Imax=5A, amax=1000 ve kI=5 olarak alınmıştır. Buradan hesaplanan P1 ve P2 güçlerinin toplamı toplam aktif gücü verdi ki bu değerden de [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG] fomülü kullanılarak reaktif güç hesaplandı.

Senkron motora asenkron yol verilirken uyarma sargısı neden bir dirençle kısa devre edilir? Senkron makinenin uyarma sargısı çok sarımlıdır. Bu nedenle asenkron kalkış süresince bu sargıda yüksek değerli bir gerilim endüklenir ve bu gerilim de sargıya zarar verebilir. Bu sorunu önlemek için uyarma sargısı karkış süresince kendi direncinin 5 ile 10 katı arasında bir değere sahip olan bir dirençle kısa devre edilir.

Senkron motora asenkron kalkışı anlatınız. Asenkron yol verme söndürüm sargılı ve/veya kütlesel kutuplu senkron motorlarda kullanılır. Motor sadece asenkron motor moment etkisi ile ivmelenir. Motor, uyarma sargısı uyarılmadan doğrudan şebekeye bağlanır ve asenkron motordaki gibi kısa devre söndürüm sargıları üzerinden yol alır. Senkronlanıncaya kadar belli bir kayma değerinde asenkron motor olarak çalışır. Çıkık kutuplu senkron motorlarda kalkış süresince kütlesel kutup yüzeylerinden akan girdap akımlarının yarattığı asenkron momentten de yararlanılır. Böylece kalkış momenti attırılabilir veya motora yalnız bu momentle kalkış yaptırılabilir. Girdap akımlarının yarattığı moment,motoru tek başına ivmelendirmek için yeterli olmayabilir. Sonuç olarak asenkron kalkış için önemli olan, rotorda söndürüm etkisinin yaratılabilmesidir.

Asenkron motorda kullanılan yol verme yöntemleri senkron motorun asenkron kalkışında da kullanılabilir. Bu yöntemlerden en kullanışlısı, düşük kalkış akımı ile yüksek kalkış momentinin elde edildiÄŸi transformatörle yol vermedir. DiÄŸer bir asenkron yol verme yöntemi de, küçük ve orta büyüklükteki düşük hızlı senkron motorlarda kullanılan kısmi sargılı kalkıştır. Bu yöntemde, kalkışta stator sargısının yalnız bir kısmı kullanılır. Böylece kalkıştaki kaçak reaktans, tüm sargı kullanıldığındakine göre arttırılmış olur ve kalkış akımı küçülür. Döndürme momenti ise, tüm sargı kullanıldığındaki deÄŸerinin yaklaşık olarak %45 ..70’i kadardır.

Çıkık kutuplu senkron makinelerde manyetik simetrisizlik nedeniyle, asenkron işletmede endüvi akımının genliği maksimum ve minimum değerleri arasında salınır. Ayrıca, uyarma sargısı bir direnç üzerinden kısa devre edilmiş bütün senkron makinelerde, asenkron işletmede, uyarma sargısının tek fazlı oluşu, yani elektriksel simetrisizliği nedeniyle stator elektriksel büyüklüklerinde (1-2s), döndürme momentinde ise 2f frekansında salınan üst titreşimler vardır.

Akım yer eğrisini kulanarak senkron motorda tepkin güç ayarını anlatınız. Üreteç yön sistemine göre yapılan incelemeye göre;

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG] ve [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG]

Endüvi akımı I1, boÅŸta çalışma akımı I1o ile kısa devre akımı Ik1’in vektörel toplamına eÅŸittir.

Senkron makinede tepkin güç ayarı uyarma akımı ile yapılır. Senkron motorun ÜYS’ye göre çizilmiÅŸ akım yer eÄŸrisinde de görülebileceÄŸi gibi endüvi akımının geometrik yeri, akımın etkin bileÅŸeni sabit tutulmak koÅŸuluyla uyarma akımının büyüklüğüne baÄŸlı olarak motor çalışma bölgesinde herhangi bir yerde bulunabilir. Böylelikle uyarma akımı azaltılıp çoÄŸaltılarak, yani endüvi akımının tepkin bileÅŸeninin büyüklüğü deÄŸiÅŸtirilerek motorun ÅŸebekeden aldığı veya ÅŸebekeye verdiÄŸi tepkin gücün büyüklüğü deÄŸiÅŸtirilebilir.büyük uyarma akımı deÄŸerlerinde motor endüktif yüklenir ve ÅŸebekeye tepkin güç verir. Azalan uyarma akımı deÄŸerlerinde önce ÅŸebekeye verdiÄŸi tepkin güç azalır, sonra da ohmik çalışmaya geçer. Uyarma akımı azaltılmaya devam edilirse, motor kapasitif yüklenerek ÅŸebekeden tepkin güç alır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG]

Üç fazlı sistemlerde güç ölçümü nasıl yapılır? Üç fazlı sistemlerde güç üç ayrı yöntemle ölçülebilir:

Bir vatmetre metoduyapay sıfır noktalı bir vatmetre metoduiki vatmetre metodu (Aron montajı) Bir vatmetre metodu:

Bu en basit ölçüm metodudur. Burasa sistemin sismetrik yüklenmiş olduğu kabul edilir. Akım bobini üç fazdan birinde ve gerilim bobini de fazla nötr arasında bulunur. Bu yöntemle ölçülen gücün 3 katı toplam gücü verir.

Yapay sıfır noktalı, bir vatmetre metodu:

Sıfır noktası dışarı çıkartılacak gibi değil ise, bu amaçla hazırlanmış sıfır noktası direnci ile yapay olarak bu nokta oluşturulur. Vatmetrenin gerilim bobini aralarına üç direnç sokulmasıyla üç fazla birleştirilir. Burada r ve s dirençleri birbirine eşit ve ayrıca vatmetrenin gerilim bobini ile w direncinin toplamına eşit olmalıdırlar:

r=s=v+w

Bu bağlamada ölçülen gücün üç katı toplam gücü verir. Bu nedenle sadece simetrik yük durumunda kullanılır.

Yapay sıfır noktası oluşturularak üç fazlı sistemde güç ölçümü

İki vatmetre metodu – Aron montajı:

İki vatmetrenin akım bobinleri herhangi iki faza seri olarak bağlanır ve gerilim bobinleri de akım bobinlerinin bulundukları faz ile serbest kalan üçüncü faz arasına bağlanır. Böyle bir bağlamada sistemin toplam gücü vatmetrelerin gösterdikleri sapmaların isaretleri ile hesaplanmak suretiyle toplamına eşittir.

Toplam güç=W1 +W2

Güç Faktörünün Hesaplanması:

Üç fazlı sistemlerde üç fazın akımları ve faz kaymaları farklı olabilir. Bu şekilde her bir faz için yapılacak ölçülerle her fazın güç faktörü hesaplanır. Fakat önemli olan toplam sistemin güç faktörünün hesaplanmasıdır, ki bu da sistemin aktif gücünün görünür gücüne olan oranından hesaplanır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG]

Şekildeki aron bağlantısında akım ve gerilimlerin ortalamasından gidilerek sistemin güç faktörü,

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG] olarak bulunur.

Güç faktörü yalnızca vatmetrelerin sapmalarından da elde edilebilir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG] Burada a1 iki vatmetreye ait sapmalardan büyük olanı göstermektedir.

Aron montajı

Senkron motorda asenkron kalkış momenti söndürüm sargısının yapım malzemesine bağlı olarak nasıl değiştirilebilir? Senkron makinaya yol vermek için kutup ayaklarına amortisör çubukları yerleştirilir. Bunlar kutup tekerleği çevresi boyunca her iki yanda kısa devre edilerek iki adet kapalı kısa devre halkası oluşturulur. Saç paketli kutup ayaklarında kullanılan kısa devre çubukları dikdörtgen veya yuvarlak kesitli olabilir ve kutup ayağı yüzeyine yakın yerleştirilirler. Manyetik doymayı önlemek için ise amortisör oluklarından kutup yüzeyine doğru yarıklar açılır.

Bakırdan yapılan bu çubukları kısa devre eden yan halkalar bakır veya pirinçten yapılır. Kısa süreli de olsa zaman zaman bu çubukların oluşturduğu amortisör sarhgısı daha büyük akımlarla yüklenir. Bunun sonucu olarak sargı düzensiz bir ısınma zorlanmasına uğrar ve değişik parçaların sıcaklık dereceleri arasında büyük farklar oluştuğundan ısı gerilimleri meydana gelerek mekanik kuvvet etkilerine yol açar. Kısaca, kalkış momentini arttırmak için söndürüm kafesinin pirinç veya tunç gibi bakırdan daha kuvvetli alaşımlarla yapılmalıdır. Kalkış momentinin düşük olmasının zararlı olmayacağı durumlarda ise söndürüm kafesi bakırdan yapılabilir.

MikroiÅŸlemciler

Salı, 06 Kasım 2007

MİKROİŞLEMCİLER

Mikroişlemciler bilgisayar programlarının yapmak istediği tüm işlemleri yerine getirdiği için, çoğu zaman merkezi işlem ünitesi (CPU-Central Processing Unit) olarak anlandırılır.PC adı verdiğimiz kişisel bilgisayarlarda kullanıldığı gibi, bilgisayarla kontrol edilen sanayi tezgahlarında ve ev aygıtlarında kulanılabilmektedir.Bir mikroişlemcinin işlevini yerine getirebilmesi için aşağıda ki yardımcı elemanlara ihtiyaç duyar;

1-Input (giriş) ünitesi

2-Output (çıkış) ünitesi

3-Memory (bellek) ünitesi

Bu üniteler CPU chip’inin dışında, bilgisayarın ana kartı üzerinde bir yerde farklı chip’ler den veya elektronik elemanlardan oluÅŸur.Aralarında ki iletiÅŸimi ise veri yolu (Data Bus), adres yolu (Adress Bus) deni-len iletim hatları yapar.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG]

Bir Mikroişlemci Sisteminin Temel Bileşenlerinin Blok Diyagramı

MİKRODENETLEYİCİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]Bir bilgisayar içerisinde bulunması gereken temel bileşenlerden RAM, I/O ünitesinin tek bir chip içerisinde üretilmiş biçimine mikrodenetleyici (Microcontroller) denir.Bilgisayar teknolojisi gerktiren uygulamalarda kullanılmak üzere tasarlanmış olan mikrodenetleyiciler, mikroişlemcilere göre çok daha basit ve ucuzdur.Günümüz de mikrodenetleyiciler, otomobillerde,kameralarda,cep telefonlarında,fotokopi,tv ve bazı oyuncaklarda kullanılmaktadır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]

Bir Mikrodenetleyici Sisteminin Temel Bileşenlerinin Blok Diyagramı

MİKRODENETLEYİCİLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER

MikroiÅŸlemci üreticilerinin ürettiÄŸi birkaç mikrodenetleyici bulunmaktadır. Her firma ürettiÄŸi chip’e bir isim ve özelliklerini belirlemek için de parça numarası olarak da 12C508,16C84,16F84,16C711 gibi kodlamalar vermektedir.

Bir uygulamaya başlamadan önce hangi firmanın ürünü kullanılacağına, daha sonrada hangi numaralı denetleyicinin kullanılacağına karar vermek gerekir.

Bir mikrodenetleyici kullanmadan önce şu özellikler dikkate alınır ;

1-Programlanabilir dijital paralel giriş/çıkış

2-Programlanabilir analog giriş/çıkış

3- Seri giriş/çıkış (senkron, asenkron ve cihaz yönetimi)

4-Motor veya servo kontrol için pals sinyali çıkışı

5-Harici giriş vasıtasıyla kesme

6-Harici bellek arabirimi

7-Harici bus arabirimi (PC ISA gibi)

8-Dahili bellek tipi seçenekleri (ROM, EPROM, PROM, EEPROM)

9-Dahili RAM seçeneği

10-Kayan nokta hesaplaması

PIC’İN KULLANILMA SEBEPLERİ

Bilgisayar denetimi gerektiren bir uygulamayı geliştirirken seçilecek mikrodenetleyicinin ilk olarak tüm isteklerimizi yerine getirip getirmeyeceğine ve maliyetinin düşük olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca yapacağımız uygulamanın devresini kurmadan önce seçtiğimiz mikrodenetleyicinin desteklediği bir yazılımın üzerinde simülasyonunun yapılıp yapılmayacağı dikkate alınmalıdır.

PIC, adını ingilizcede ki Peripheral Interface Controller cümlesinde ki kelimelerin baÅŸ harflerinden almış olan bir mikrodenetleyicidir.Türkçesi, “çevresel üniteleri denetleyici arabirim” dir.PIC lamba, motor, röle, ısı ve ışık sensörü gibi I/O elemanların denetimini çok hızlı ÅŸekilde dizayn edilmiÅŸ bir chip’tir.RISC mimarisi adı verilen bir yöntem kullanılarak üretildiklerinden, bir PIC’i programlamak için kullanılacak komutlar oldukça basit ve azdır.ÖrneÄŸin; PIC16F84 mikrodenetleyicisi toplam 35 komut kullanılarak programlanabilmektedir.

Burada PIC16F84’ ün programlanması hakkında bilgi verilecektir.Çünkü, PIC16F84 (veya 16F84A) mikrodenetleyicisinin program belleÄŸi flash teknolojisiyle üretilmiÅŸtir.Flash memory teknolojisiyle üretilen bir belleÄŸe yüklenen bir program, chip’e uygulanan enerji kesilse bile

silinmez.Yine bu tip belleÄŸe istenirse program yeniden yazılabilir.Aynı zamanda PIC16F84’ ün programlama donanımı çok ucuz ve kullanışlıdır.

PIC PROGRAMLAMAK İÇİN GEREKLİ DONANIMLAR

1-IBM uyumlu bilgisayar

2-Bir metin editörünün kullanılmasını bilmek

3-PIC assembler programı

4-PIC programlayıcı donanımı

5-PIC programlayıcı yazılımı

6-Programlanmış PIC’in çalışmasını görmek için PIC deneme kartı

IBM UYUMLU BİLGİSAYAR

Assembly program kodlarını kolayca yazmak, doÄŸru ve hızlı bir ÅŸekilde PIC’ in program belleÄŸine göndermek için,bilgisayara ihtiyaç vardır.Bir metin editörü kullanarak yazılan program kodları, derlendikten sonra PIC’e gönderilmesi gerekir.Program kodlarının PIC’e yazdırma iÅŸlemi paralel veya seri porta baÄŸlanan PIC programlama kartı ile yapılır.Bu iÅŸleri yapabilmek için gereken minumum konfigürasyonlar;

1-DOS veya WINDOWS iÅŸletim sistemi

2-Basit bir editör (Edit, Notpad gibi)

3-Minumum 80486 CPU, 4 MB RAM, 100 MB harddisk ve CD-ROM sürücüsü

METİN EDİTÖRÜ

Assembly dili komutlarını yazıp bir metin dosyası oluşturmak için EDIT veya NotPad gibi bir editör kullanılır.İstenirse .ASM uzantılı metin dosyalarını yazabileceğimiz PFE editörü de kullanılabilir.Bu editörün hem DOS hem de WINDOWS altında çalışan versiyonları bulunmaktadır.

ASSEMBLY PROGRAMI

PIC, Assembly dili adı verilen ve toplam 35 komuttan oluÅŸan bir programlama dilidir.Bu dilin komutlarını PIC’ in anlayabileceÄŸi makine diline çeviren bir program daha gereklidir. Text dosyası biçiminde kaydedilmiÅŸ olan assembly dili komutlarını makine diline çeviren program MPASM programıdır.

PIC PROGRAMLIYICI DONANIMI

Makine diline çevrilmiÅŸ program kodlarını PC’ den alıp PIC 16/17 mikrode-netleyicisine yazmak için bir elektronik devreye ihtiyaç vardır.Bu elektronik devre, bir çok üretici firma tarafından piyasada satılmaktadır.

PIC PROGRAMLAYICI YAZILIMI

MPASM tarafından derlenerek makine diline dönüştürülmüş assembly programı kodlarının PIC’e yazdırılmasında kullanılan bir programa ihtiyaç vardır.Programlayıcı yazılımları , PIC’ i programlamak için kullanılan elektronik karta bağımlıdır.

PROGRAMLANMIÅž PIC’ LERİ DENEMEK İÇİN GEREKLİ MALZEMELER

Bir PIC!i programladıktan sonra yapılacak bir uygulama devresi üzerinde denemek gerekir. Denemenin amacı, gerçek uygulama devresine PIC’i baÄŸlamadan önce fazla zaman,emek, para harcamadan bir ön çalışma yapmaktır.EÄŸer devrenin çalışmasında bir aksaklık görülürse, geriye dönüp yeniden programlama yapılır.

PIC DONANIM ÖZELLİKLERİ

PIC ÇEŞİTLERİ

PIC ailelerine isim verilirken kelime boyu ( Word Lenght ) göze alınmıştır. Mikrodenetleyiciler kendi içlerinde ki dahili veri saklama alanları olan registerleri arasında ki veri alışveriÅŸini 16 – bit ile yaparken, Pentium iÅŸlemcileri 32 - bit’lik verilerle iletiÅŸim kurarlar. Bir CPU veya MCU’nun dahili veri yolu uzunluÄŸuna kelime boyu denir.

Mikrochip, PIC’leri 12/14/16 bitlik kelime boylarında üretmektedir. Mikrochip’in, ürettiÄŸi mikrodenetleyiciler 4 farklı gruba ayrılır:

1-PIC16C5XX ailesi 12- bit kelime boyu

2-PIC16CXXX ailesi 14- bit kelime boyu

3-PIC17CXXX ailesi 16- bit kelime boyu

4-PIC12CXXX ailesi 12- bit/14 bit kelime boyu

Bir CPU veya MCU’nun chip dışındaki harici ünitelerle veri alışveriÅŸini kaç bit ile yapıyorsa buna veri yolu bit sayısı denir.PIC’ler farklı kelime boylarında üretilsede harici veri yolu tüm PİC’lerde 8-bittir.

PİC programlayıcıları program kodlarını yazarken bir komutun kaç bitlik bir kelime boyundan oluÅŸtuÄŸuyla ilgilenmezler. Seçilen bir PIC’i programlarken uyulması gereken kuralları ve o PIC ile ilgili özelliklerin bilinmesi yeterlidir. Bu özellikler PIC’in bellek miktarı, I/O portu sayısı, A/D dönüştürücüye sahip olup olmadığı, kesme ( interrupt ) fonksiyonlarının olup olmadığı, bellek tipinin ne olduÄŸu ( Flash, EPROM, EEPROM vb. ), gibi bilgilerdir.

ÇeÅŸitli PİC’lerin özellikleri aÅŸağıdaki tabloda verilmiÅŸtir ;

FAMİLY ARCHİTECTURAL FEATURES

NAME

TECHNOLOGY

PRODUCTS

PIC17CXXX

8 Bit High- Perfor- mance MCU Family -16-bit wide instruction set -Internal / external vectored interrupts -DC-25 MHz clock speed -120 ns instruction cycle (@ 33 MHz) -Hardware multiply PIC17C4X OTP program memory, dıgıtal only PIC17C42A,PIC17C43,PIC17C44 PIC17CR4X ROM program memory, dıgıtal only PIC17CR42,PIC17CR43 PIC17C75XX OTP program memory wıth mixed-signal functions PIC17C756 PIC16CXXX

8-bit MidRange MCU Family -14-bit wide instruction set - Internal/external interrupts -DC-20 MHz clock speed -200 ns instruction cycle (@ 20 MHz) PIC14CXX OTP program memory wıth A/D and D/A functions PIC14C000 PIC16C55X OTP program memory, dıgıtal only PIC16C554,PIC16C556,PIC16C558 PIC16C6X OTP program memory, dıgıtal only PIC16C62,PIC16C62A, PIC16C63,PIC16C64, PIC16C64A,PIC16C65,PIC16C65A PIC16C66,PIC16C67 PIC16CR6X ROM program memory, dıgıtal only PIC16CR62,PIC16CR63, PIC16CR64,PIC16CR65 PIC16C62X OTP program memory With comparators PIC16C620,PIC16C621,PIC16C622 PIC16C7X OTP program memory wıthanalog functions (i.e. A/D) PIC16C710,PIC16C71,PIC16C711, PIC16C715, PIC16C72,PIC16C73, PIC16C73A, PIC16C74,PIC16C74A, PIC16C76,PIC16C77 PIC16F8X Flash program and EEPROM data memory PIC16C84 PIC16F83,PIC16F84 PIC16CR8X ROM program and EEPROM data memory PIC16CR83,PIC16CR84 PIC16C9XX OTP program memory, LCD driver PIC16C923,PIC16C924 PIC16C5X

8-bit Baseline MCU FAMİLY -12-bit wide instruction set -DC-20 MHz clock speed -200 ns instruction cycle (@ 20 MHz) PIC16C5X PIC16C5XA OTP program memory, dıgıtal only PIC16C52,PIC16C54,PIC16C54A, PIC16C55,PIC16C56,PIC16C57, PIC16C58A PIC16CR5X PIC16CR5XA ROM program memory, dıgıtal only PIC16CR54A,PIC16CR57B, PIC16CR58A PIC12CXXX 8-bit-8 Pin MCU Family -12 or 14-bit wide instruction set -DC-20 MHz clock speed -1000 ns instruction cycle (@ 4 MHz PIC12C5XX OTP program memory, dıgıtal only PIC12C508,PIC12C509 PIC12C67X OTP program memory wıth analog functions PIC12C671,PIC12C672

FAMİLY: PIC’ler program belleÄŸini kelime geniÅŸliÄŸine göre sınıflara ayrılmıştır.Bu sınıflardan her birine family (aile) denir. ARCHİTECTURAL FEATUARES: Kelime geniÅŸliÄŸi saat frekansı, kesme özellikleri gibi bilgilerin verildiÄŸi sütun.

NAME: Bir aile içinde farklı özellikte üretilenlerin isimleri

TECNOLOGY: Program ve data belleğini belirten sütun

PRODUCTS: PIC’in anma adı

PIC BELLEK ÇEŞİTLERİ PIC’lerin farklı özellikte bellekleri vardır.Bunlar ;

1-Silenebilir ve programlanabilir bellek (Erasable PROgrammable Memory-EPROM)

2-Elektriksel olarak silinebilir olarak silinebilir ve programlanabilir belllek (Electrically

Erasable PROgrammable Memory-EEPROM).FLASH bellek de denir.

3-Sadece okunabilir bellek. (Read Only Memory-ROM)

Her bir bellek tipinin kullanılacağı uygulamaya göre avantajları vardır.

PIC16F84

RA2 RA3 RA4 MCRL Vss RB0 RB1 RB2 RB3

TOCK1 INT

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG] 1 2 3 4 5 6 7 8 9

18 17 16 15 14 13 12 11 10

RA1 RA0 OSC OSC Vdd RB7 RB6 RB5 RB4

CLKIN CLKOUT

PIC16F84’ÜN GÖRÜNÜŞÜ

CMOS teknolojisiyle üretilmiş olan PIC16F84 çok az enerji harcar. Flash belleğe sahip olması nedeniyle clock girişine uygulanan sinyal kesildiğinde registerleri içersin de ki veri aynen kalır. Clock sinyali tekrar verildiğinde PIC içersinde ki program, kaldığı yerden devam eder. RA0 - RA3 pinleri ve RB0 - RB7 pinleri I/O portlarıdır. Bu portlardan girilen dijital sinyaller vasıtasıyla PIC içersinde çalışan programa veri girilmiş olur. Program verileri değerlendirerek portları kullanmak suretiyle dış ortama sinyaller gönderir. Dış ortama gönderilen sinyallerin akımı yeterli olmadığı durumda, yükselteç devreleri ( Röle,Transistör, vb.. ) ile yükseltilerek kumanda edilecek cihaza uygulanır. Bu akımlar bir led sürebilecek yeterliliktedir;

I/O pini I/O pini

SİNK AKIMI 25 mA SOURCE AKIMI 20 mA

13

PIC16F84

13

PIC16F84

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]Gerilim kaynağından çıkış portuna doÄŸru akan akıma sink akımı,I/O pininden GND’ye doÄŸru akan akımada source akımı denir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG] Sink Akımı Source Akımı

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG]+5 V

RB7 RB7

PIC16F84’ün çektiÄŸi akım,besleme gerilimine,clock giriÅŸine uygulanan sinyalin frekansına ve I/O pinlerinde ki yüke baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸir.Tipik olarak 4 MHz’lik clock frekansında çektiÄŸi akım 2 mA kadardır. Bu akım uygulama modunda (Sleep Mode) yaklaşık olarak 40 mikroampere kadar düşer.

BESLEME GERİLİMİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG] 14 Vdd

PIC16F84

5 Vss [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG] +5 volt

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG] 0,1 μF

PIC’ in besleme gerilimi 5 ve 14 nolu pinlerden uygulanır.5 nolu Vdd ucu +5 V’ta , 14 nolu Vss ucu topraÄŸa baÄŸlanır.PIC’e ilk defa enerji verildiÄŸinde meydana gelebilecek gerilim dalgalanmaları nedeniyle is-tenmeyen arızaları önlemek amacıyla Vdd ile Vss arasına 0,1 μF’lık bir dekuplaj kondansatörü baÄŸlamak gerekir.

CLOCK UCLARI ve CLOCK OSİLATÖRÜ ÇEŞTLERİ

PIC belleÄŸinde bulunan program komutlarının çalıştırılması için bir kare dalga sinyale ihtiyaç vardır. Bu sinyale clock (saat) sinyali denilir.PIC16F84 ‘ün clock sinyali için kullanılan iki ucu vardır.Bunlar 16 nolu uç OSC1 ve 15 nolu uç OSC2 ‘dir.Bu uclara farklı tipte osilatörlerden elde edilen clock sinyalleri uygulanabilir.Clock osilatör tipleri 4’ eayrılır ;

1-RC (Direnç / kondansatör)

2-XT (Kristal veya seramik resonatör)

3- HS (Yüksek hızlı kristal veya seramik resonatör)

4- LP (Düşük frekanslı kristal)

Seçilecek olan osilatör tipi PIC’in kontrol ettiÄŸi devrenin hız gereksinimine baÄŸlı olarak seçilir. Kul-lanılan osilatör tiplerinin kullanılacağı frekans sınırları ;

Osilatör Tipi Frekans Sınırı

RC 0-4 MHz

LP 5-200 KHz

XT 100 KHz-4 MHz

HS(-04) 4 MHz

HS(-10) 4-10 MHz

HS(-20) 4-20 MHz

PIC’e baÄŸlanan clock osilatörün tipi proglama esnasında PIC içersinde bulunan konfigürasyon bitle-rine yazılmalıdır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG]+5V

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image037.gif[/IMG] RC CLOCK OSİLATÖRÜ :

PIC16F84

15 OSC1

16 OSC2

R

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image039.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG] PIC’ in kontrol ettiÄŸi elektronik devrede ki zamanlamanın

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image040.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image041.gif[/IMG] C hassas olması gerekmeyen yerlerde kullanılır.Belirlenen değerden

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image042.gif[/IMG] fosc/ 4 yaklaşık %20 sapma gösterir.

KRİSTAL KONTROLLÜ CLOCK OSİLATÖRLERİ :

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG] +5 V Zamanlamanın çok hassas olduğu devrelerde

PIC16F84

15 OSC1

16 OSC2

kullanılır.Bu tip clock osilatörleri metal bir kutu görü-

nümündedir.Bu tip osilatör devrelerine kondansatör

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image043.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image044.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG] 4 MHz Clock Osilatör

bağlantısı gerekmez.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image045.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image046.gif[/IMG]

1 7

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image048.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image050.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG] PIC16F84

15 OSC1

16 OSC2

KRİSTAL VE KONDANSATÖR

Zamanlamanın önemli olduğu yerlerde kullanılır.

Kristal osilatörlerin kullanıldığı devrede kristale bağlanacak

C1 kondansatörün seçimine özen göstermek gerekir.

Seçilen kondansatör değerlerinin yanlış seçilirse

elde edilen kare dalgaların bozuk olmasına ve PIC’in çalış-

Kristal mamasına neden olur.C1 ve C2 kondansatörlerinin değer-

leri birbirine eşit olmalıdır.

C2

SERAMİK RESONATÖRLER

İçersinde kondansatörleri hazır bulunan kristal osilatörlerdir.Fiyatları ucuz ve hassastırlar.3 ucu vardır.Bu uçlardan orta uç toprağa, diğer iki uç OSC1 ve OSC2 uçlarına bağlanır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image051.gif[/IMG]RESET UÇLARI ve RESET DEVRESİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image052.gif[/IMG]

+5 V

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image053.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image054.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image055.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image056.gif[/IMG] 10 K

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG] PIC16F84

MCLR

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image057.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image058.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG] PIC16F84’ün besleme uçlarına gerilim uygulandığı anda

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image047.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image057.gif[/IMG] bellekteki programın başlangıç adresinden itibaren çalışmasını

sağlayan bir reset devresi vardır.Bu reset devresi PIC içersin-

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image059.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image060.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG] 100Ω dedir ve Power-on-Reset denir

MCLR ucu ise kullanıcının programı kesip, kasti olarak

baÅŸlangıca döndürebilmesi için kullanılır.PIC’in 4 nolu MCLR

ucuna uygulanan gerilim 0 V olunca, programın çalışması baş-

langıç adresine döner.Programın ilk adresten itibaren tekrar

Reset Butonu çalışabilmesi için reset ucuna uygulanan gerilimin +5 V olması

gerekir.Bir buton aracılığıyla reset işlemini yapan devre şekil-

de görülmektedir.

I / O PORTLARI PIC16F84 ‘ün 13 adet giriÅŸ/çıkış portu vardır.Bunlardan beÅŸ tanesine A portu (RA0-RA4), sekiz tanesine de,B portu (RB0-RB7) denir.13 portun her biri giriÅŸ yada çıkış olarak kullanılabilir.PIC içersinde TRIS denilen özel bir data yönlendirme registeri vardır.Bu register aracılığıyla portların giriÅŸ/çıkış yönlendirmesi yapılır.

I/O portlarından geçebilecek 25 mA’lik bir sink akımı veya 20mA’lik source akımı ledleri doÄŸrudan sürebilir.Bu akımlar aynı zamanda LCD,lojik entegre hatta 220 V’luk ÅŸehir ÅŸebekesine baÄŸlı bir lambayı kontrol eden triyakı bile tetiklemeye yeterlidir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image061.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image062.gif[/IMG]

220 V

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image049.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image063.gif[/IMG] Triyak

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image064.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image065.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG] Led Lamba

PIC16F84′ün portlarıyla kontrol edilen 220 V’luk lamba ve led PIC16F84′ün B port uçlarının dahili olarak

pull-up yapılması

B portunun 8 nolu ucu, PIC içersinde dahili olarak 50 KΩ’ luk dirençlerle pull-up yapılmış gibi etki gösterir.Bu durum ÅŸekilde temsili olarak görülmektedir.PIC’in içersinde gerçekte bir pull-up direnci deÄŸil, farklı bir mantıksal devre vardır.

Bu 8 nolu ucun pull-up direncinin tamamı option register içersindeki yazılım aracılığıyla iptal (Disab-le) edilebilir veya geçerli (Enable) kılınabilir.Port uclarından herhangi birisi çıkış olarak yönlendirildiÄŸinde o uçtaki pull-up direnci otomatik olarak iptal edilir.PIC’e enerji verildiÄŸinde (Power-on-reset) ise tüm pull-up’lar iptal edilir.

A portunun 4. biti,TOCK1 adı verilen harici timer/counter giriÅŸ ucu ile ortaklaÅŸa kullanılır.Bu nedenle 16F84′ün pin görünüşü üzerinde 3 nolu pin ucu RA4/TOCK1 yazılmıştır.RA4 ucu çıkış olarak yönlendirildi-ÄŸinde açık kollektör özellÄŸinden dolayı harici olarak muhakkak bir pull-up direncine baÄŸlanmalıdır.

PIC16F84′ÜN BELLEĞİ PIC16F84 mikrodenetleyicisinin belleÄŸi, program ve RAM belleÄŸi olmak üzere iki ayrı bellek bloÄŸun-dan oluÅŸur.

PROGRAM BELLEĞİ:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image066.gif[/IMG]

1

2

3

1023

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image067.gif[/IMG]0X000 0X001 Bellek Adreslerinin

Heksadesimal

sayılarla gösterimi Bellek Adreslerinin ondalık sayılarla gösterimi

14 bit uzunluğundaki komutların depolandığı alan

PIC16F84’ün 1 Kbyte’lık program belleÄŸi vardır. Her bir bellek hücresi içerisine 14 bit uzunluÄŸundaki komutları saklanır. Program belleÄŸi flash ( elektiriksel olarak yazılıp silinebilir ) olmasına raÄŸmen, programın çalışması esnasında sadece okunabilir.

PIC16F84’ün program belleÄŸi içerisinde sadece assembly komutları saklanır.Bu komutlar dışında RETLW komutu ile birlikte kullanılan sınırlı miktarda data da yüklenebilir.

NOT:

Yukarıda PIC16F84’ün program bellek haritasındaki adresler gösterilirken sol tarafta heksadesimal notasyon kullanılmıştır. PIC programlama esnasında da bellek adresleri bu ÅŸekilde yazılır. 0 x XX heksadesimal notasyonunda X’ler 0 - F arasındaki herhangi bir sayıyı, “0x” ise bu sayıların heksadesimal olduÄŸunu belirtir. ÖrneÄŸin 0 x 0F, heksadesimal 0F sayısı demektir. 0 x 3FF ise 3FF heksadesimal sayısını gösterir. PIC16F84’ün program belleÄŸine 14 bit uzunluÄŸunda toplam 1024 tane komut yazılabilir. Bellek haritasında son bellek adresinin 0×3FF=1023 gösterilmesinin nedeni, adresin 0’dan baÅŸlamasındandır.Adres 1’den baÅŸlasaydı son adres 0×400=1024 olacaktı.

RAM BELLEK

PIC16F84’ün 0×00-0×4F adres aralığında ayrılmış olan RAM belleÄŸi vardır.Bu bellek içerisindeki file göstergeleri içerisine yerleÅŸtirilen veriler PIC CPU’sunun çalışmasını kontrol ederler.File göstergelerinin bellek uzunluÄŸu 8 bit’tir.Sadece PCLATH registeri 5 bit uzunluÄŸundadır. File register adı verilen özel veri alanlarının dışında kalan diÄŸer bellek alanları ,normal RAM bellek olarak kullanılır.Yani bu alanlarda prog-ramda içerisindeki deÄŸiÅŸkenler için kullanılır.

FİLE REGİSTER HARİTASI

TMRO

INDF

0X00 0X80

OPTION

INDF

0X01 0X81

PCL

PCL

0X02 STATUS

STATUS

0X82

FSR

FSR

0X83

0X03 0X84

TRISA

PORTA

0X04

TRISB

PORTB

0X05 0X85

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image068.gif[/IMG]0X06[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image068.gif[/IMG] 0X86

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image069.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image069.gif[/IMG] EEPROM Bellek Alanı:

PCLATH

PCLATH

INTCON

INTCON

0×0A 0×08A

0×0B

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image070.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image070.gif[/IMG] 0×08B

0×0C 0×08C

Genel amaçlı registerlerin kullanacağı alan

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image069.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image069.gif[/IMG]

0X4F 0XCF

BANK 0 BANK 1

PIC16F84’ün RAM belleÄŸi iki sayfadan (bankdan) meydana gelir.BANKO’ da ki registerlerin ad-resleri 0×00 ile 0×4F arasında ,BAK 1’de ki registerlerin adresleri de 0×80 ile 0xCF arasındadır.Toplam 80 tane file register vardır.0×0C adresinden sonra RAM (Data BelleÄŸi) olarak kullanılan bölgedeki veriler

0×8C adresinden itibaren gölgelendirilmiÅŸtir (shadowed).Gölgeleme, otomatik kopyalama iÅŸlemi olarak algı-landığın da anlaşılması daha kolay olacaktır.Bir bankda ki registeri kullanabilmek için o Bank’a geçmek gerekir.

W RGİSTER

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image071.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image072.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image073.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG] POTRB

W Register

PIC16F84’ün RAM bellek alanında görülmeyen birde W registeri vardır.W register bir akümülatör veya geçici depolama alanı olarak düşünülebilir.W registerine direkt olarak ulaÅŸmak mümkün deÄŸildir.Ancak diÄŸer registerlerin içersinde ki verileri aktarırken, eriÅŸmek mümkündür.Bir PIC’de gerçekleÅŸen tüm aritmetik iÅŸlemler ve atama iÅŸlemleri için W register kullanılmak zorunluluÄŸu vardır.

POTA

PIC ASSEMBLY ASSEMBLER NEDİR ?

Asembler,bir text editöründe asembly dili kurallarına göre yazılmış olan komutları PIC’in anlayabileceÄŸi hexadesimal kodlara çeviren (derleyen) bir programdır.Microchip firmasının hazırladığı MPASM bu iÅŸi yapan asembler programıdır.Asembler’e çoÄŸu zaman compiler de (derleyici) denilir.

PIC ASSEMBLY DİLİ NEDİR?

Assembly dili,bir PIC’e yaptırılması istenen iÅŸlerin belirli kurallara göre yazılmış komutlar dizisidir.Assembly dili komutları İngilizce dilindeki bazı kısaltmalardan meydana gelir.Bu kısaltmalar genellikle bir komutun çalışmasını ifade eden cümlenin baÅŸ harflerinden oluÅŸur.Böylece elde edilen komut, bellekte tutlması kolay (mnemonıc) bir hale getirilmiÅŸtir.

Örneğin;

BTFSC(Bit TestF Skip if Clear)File registerdeki Bit’i test et, eÄŸer sıfırsa bir sonraki komutu atla,anlamında kullanılan İngilizcecümlenin kısaltmasıdır.

PIC ASSEMBLY DİLİ YAZIM KURALLARI

Windows altında çalışan NOTPAD veya DOS altında çalışan EDIT en uygundur.Bunların dışında printer kontrol komutları içermeyen ve ASCII kodunda dosya üretebilen herhangi bir editör de kullanıla-bilir.MPLAB kullanıldığında ayrıca bir editör kullanmaya gerek yoktur.Çünkü MPLAB’ın içinde hem bir text editörü hem de MPASM bulunmaktadır.

MPASM assember programının yazılan komutları doÄŸru olarak algılayıp, PIC’in anlayabileceÄŸi hek-sadesimal kodlara dönüştürebilmesi için ÅŸu bilgiler program içinde özel formatta yazılması gerekir;

1-Komutların hangi PIC16XX için yazıldığı,

2-Programın bellekteki hangi adresten başlayacağı,

3-Komutların ve etiketlerin nelerin olduğu,

4-Programın bitiş yeri.

Basit bir örnekle bu bilgilerin program içinde nasıl yazıldığını gösterelim.Program ilk olarak PIC16F84’e B portunun 8 ucunu da çıkış olarak tanıtacak Daha sonra bu porttaki ilk dört bitini lojik 1,sonraki dört bitini de lojik 0 yapacak. Son olarak program sonsuz bir döngüye girecektir.Bu iÅŸlemleri yapacak olan programın akış diyagramı ve komutları aÅŸağıdaki gibi olacaktır.

;*************PIC.ASM***********************************************

LIST P=16F84

;**********Adres Tanımlama Bloğu***************************************

STATUS EQU 0×03

PORTB EQU 0×06

TRISB EQU 0×86

ORG 0×00 ; Programı 0X00′dan baÅŸlat

;***********Portların Durumunu Belirleme Bloğu*****************************

START

CLRF PORTB ; PortB’nin içini sıfırla

BSF STATUS,5 ; BANK1′e geç

CLRF TRISB ; portB’nin uçlarını output yap

BCF STATUS,5 ; tekrar BANKO’a geç

;***********Program BloÄŸu************************************************

MOVLW 0×0F ; W registerine 0×0F’i yükle

MOVWF PORTB ; W’i portB’ye yükle

;***********Sonlandırma Bloğu*********************************************

DONGU

GOTO DONGU

END

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image074.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image071.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image075.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image076.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image077.gif[/IMG]

Noktalı Virgül( ; )

Baş tarafına ( ; ) konulan satır, assembler tarafından heksadesimal kodlara dönüştürülmez.Bu satır-lar programın geliştirilmesi esnasında hatırlatıcı açıklamaların yazılmasında kullanılır.

Girintiler ve Program Bölümleri

Text editörlerinde birbirinden farklı uzunlukta girintiler veren TAB özelliği vardır.Bu özellikten ya-rarlanarak assembly komutları üç kolono bölünerek yazılır.Bir assembly programı temel olarak dört bölüme ayrılır.Bunlar : Başlık,atama,program, ve sonuç bölümleridir.

Assembler Bildirileri

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image078.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG] Başlık

BloÄŸu LIST PIC16F84

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image079.gif[/IMG]

Etiket Atama BloÄŸu Hex Adres

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image080.gif[/IMG] Atama

BloÄŸu STATUS EQU 0×03

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image081.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image082.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image083.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image083.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image083.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image083.gif[/IMG] Etiket Komut Hex Adres

Program ORG 0×00

BloÄŸu START CLRF PORTB

MOVLW 0×0F

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image081.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image084.gif[/IMG] Sonlandırma

Bloğu DÖNGÜ GOTO DÖNGÜ

END

BAÅžLIK

Programın en başında ki bilgilere başlık bölümü denir.

LIST P = 16F84

BaÅŸlık bölümünde program dosyasının adı ve hazırlandığı tarih yazılabilir.” LIST P = 16F84 satırı, programın hangi PIC için yazıldığını belirtir.LIST bir compiler bildirisidir.Yani compileri yönlendiren ko-muttur ve tek kullanış amacı yeri burasıdır.

BaÅŸlık bölümünde, ” INCLUDE” komutuda kullanılabilir.INCLUDE komutu adresleri sabit olan STATUS,PORTA,PORTB,TRISA,TRISB gibi özel registerlerin atamalar bloÄŸunda adresleri her defasında belirtme zorunluluÄŸunu ortadan kaldırmak için kullanılan bir compiler bildirisidir.

ETİKETLER

PIC belleÄŸindeki bir adresin atandığını,hatırlamayı kolaylaÅŸtıran kısaltmalardan meydana gelen sembolik isimlere etiket denir.ÖrneÄŸin PORTB etiketi,PIC16F84′ün file register belleÄŸinde ki B portunun bulunduÄŸu adresi temsil eden etikettir.Etiketler program içinde 1. kolona yazılır.

PORTB EQU 0×06 ifadesi program içersinde yazıldıktan sonra B portunun hangi adreste oldu-ÄŸunu akılda tutmaya gerek yoktur.EQU (eÅŸitleme) ifadesidir.Bu ifade BASIC programlama dilinde ki (=), PASCAL programlama dilinde ki (: =) ifade ile aynı anlamdadır.Programın herhangi bir yerinde PORTB etiketi kullanıldığında, B portunun adresi olan 0×06 yazılmış gibi iÅŸlem görür.

Birinci kolona yazılan ve adres atanmayan etiketler de kullanılabilir.Örneğin, START ve DONGU bu tip etiketlerdir.Bu etiketler program akışını istenilen bir yere dallanmasını sağlamak amacıyla kullanılır. Program akışı yukardan aşağıya doğru devam ederken GOTO DONGU komutu ile, akış DONGU yazılan etikete dallandırılır.Bu etiketin adresi bir özel register adresi gibi fiziksel bir adres değildir.Bu şekilde tanım-lanan bir etikete assembler otomatik olarak bir adres atar.Bu adresi bizim bilmemize gerek yoktur.

Etiket Tanımlarken Uyulması Gereken Kurallar Şunlardır :

1-Etiketler birinci kolona yazılmalıdır.

2-Etiketler bir harfle veya alt çizgiyle başlamalıdır.

3-Etiketler içersinde Türkçe karakterler kullanılmaz.

4-Etiketler bir assembly komutundan oluÅŸamaz.

5-Etiketler içersinde alt çizgi, rakam,soru işareti bulunabilir.

6-Etiketler en fazla 31 karakter uzunluÄŸunda olabilir.

7-Etiketler büyük/küçük harf duyarlılığı vardır.

ATAMA DEYİMİ

EQU deyimi PIC16F84’ün belleÄŸinde ki bir hexadesimal adresi belirlenen bir etikete atamak için kullanılır.Örnek :

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image085.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image086.gif[/IMG] Etiket Atama Deyimi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image087.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image088.gif[/IMG]PORTB EQU 0×06

Hexadesimal Sayıyı İfade Eder Hexadesimal Adres

SABİTLER :

PIC assembly dilinde hexadecimal sayılar birer sabittir.Sabitler MOVLW ve bazı mantıksal ve aritmetiksel işlem komutlarında kullanılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image089.gif[/IMG] Komut

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image090.gif[/IMG]Etiket

START MOVLW 0×02 [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image091.gif[/IMG] Sabit

ORG DEYİMİ :

ORG deyimi iki amaç için kullanılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image092.gif[/IMG] Program komutlarının hangi adresten başladığını gösterir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image093.gif[/IMG]ORG 0×00 0×000 ilk program komutunun bellek adresi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image094.gif[/IMG]

PIC16F84’ ün ınterrupt alt programlarının baÅŸlangıç adresini belirlemede kullanılır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image095.gif[/IMG]ORG 0×004 0×004 adresi,ınterrupt alt programlarının

başlangıç adresi

SONLANDIRMA BLOÄžU :

PIC16F84 ‘ün duraklama (halt ) komutu yoktur.Programı belli bir yerde duraklatmak için bazen sonsuz döngü kullanılır.

DONGU

GOTO DONGU

END

Yukarıda ki sonsuz döngüde DONGU etiketine assembler otomatik olarak bir adres verir.GOTO DONGU komutu ise program akışını devamlı olarak aynı adrese gönderir.Bu durumda program belirlenen adreste duraklatılmış olur.

END deyimi ise program komutlarının sona erdiğini assemblere bildirir.Her program sonunda END deyimi mutlaka kullanılmalıdır.Aksi halde program derlenirken dosya sonunun belirtilmediğini belirten bir hata mesajı verecektir.

BÜYÜK VE KÜÇÜK HARFLERİN KULLANIMI :

PIC assembler komutlarının büyük veya küçük harfle yazlması önemli değildir.İstenirse büyük /kü-çük harf karışımı komutlarda kullanılabilir.Örneğin, mOVlw, MOVlw, movlw, MOVLW komutları arasında fark yoktur. Ancak etiketler büyük/küçük harfe duyarlıdır.Start ile START birbirinin aynısı değildir. Herhangi bir karışıklığa neden olmaması için hep büyük veya hep küçük harf kullanılması en iyi seçimdir.

PIC ASSEMBLY KOMUTLARININ YAZILIŞ BİÇİMİ

PIC16F84 ‘ün toplam 35 komutu vardır.Bu komutların yazılış biçimi üç grupta toplanır ;

1-Byte-yönlendirmeli komutlar

2-Bit - yönlendirmeli komutlar

3-Sabit iÅŸleyen komutlar

4-Kontrol komutlar

Komutlarda kullanılan harflerin anlamları :

f : File register

d : Destination (gönderilen yer )

d = 0____W register

d = 1____file register

k : Sabit veya adres etiketi

b : Bit tanımlayıcı

b : Binary sayıları belirleyen harf ( ÖrneÄŸin b’00001111’gibi)

d : Desimal sayıları belirleyen harf ( ÖrneÄŸin d’16’ gibi )

Byte – Yönlendirmeli Komutlar :

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image096.gif[/IMG] File Register

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image097.gif[/IMG] Hexadesimal adres veya file registerin adı

f , d

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image098.gif[/IMG]

Komut Destination ( Gönderilecek Yer )

Komutun çalışmasından sonra so

#ifndef Player_h

Salı, 06 Kasım 2007

#ifndef Player_H

#define Player_H

#include "DefinedValues.h"

//Player class declaration

class Player

{

private:

char Name[MAX_NAME_LENGTH]; //to store the name

POSITIONS Position; // user-defined enumarated type

US Age;

US Number;

US Tackling, Skill, Agility, Accuracy;

float Avg;

// DisplayPlayer public method uses these private display methods

void PrintPosition() const ;

US GetAttribute(ATTRIBUTE_FLAGS flag) const;

public:

Player();

Player(const char * theName,US pos,US ag,US nmb,US tack,US sk,US agl,US acc);

// accessors…

const char* GetName() const

{ return Name; }

US GetAge() const

{ return Age; }

US GetNumber() const

{ return Number; }

POSITIONS GetPosition()

{ return Position; }

float GetAvg() const

{ return Avg; }

//other methods…

void PlayerAvg() ;

void DisplayPlayer() const ;

void SetPlayer() ;

void ModifyPlayer();

} ; //end of class declaration

#endif

1. Programlanabilir Lojik Kontrol Sistemleri

Salı, 06 Kasım 2007

1. PROGRAMLANABİLİR LOJİK KONTROL SİSTEMLERİ

1.1GİRİŞ:

Endüstriyel uygulamaların her dalında yapılan genel amaçlı kumanda ve otomasyon çalışmalarının bir sonucu olan PLC tekniÄŸi, kullanıcılara A’dan Z’ye her türlü çözümü getiren komple bir, teknoloji alt grubudur.

Endüstriyel kontrolün geliÅŸimi PLC’lerin gerçek yerini belirlemiÅŸtir. İlk önce analog kontrolle baÅŸlayan, elektronik kontrol sistemleri zamanla yetersiz kalınca, çözüm analog bilgisayar adını verebileceÄŸiz sistemlerden, dijital kökenli sistemlere geçmiÅŸtir. Dijital sistemlerin zamanla daha hızlanması ve birçok fonksiyonu, çok küçük bir hacimle dahi yapılabilmeleri onları daha da aktif kılmıştır. Fakat esas geliÅŸim, programlanabilir dijital sistemlerin ortaya çıkması ve mikroiÅŸlemcili kontrolün aktif kullanıma geçirilmesinin bir sonucudur. MikroiÅŸlemcili kontrolün, mikroiÅŸlemci tabanlı komple sistemlere yerini bırakmak zorunda kalması, Z80 ile aylarca süren tasarlama süresinin yanında, baskı devre yaptırmak zorunda kalınması ve en küçük deÄŸiÅŸikliÄŸin bile ağır bir yük olmasının sonucudur. İşte bu noktada PLC’ler hayatımıza girmeye baÅŸlamıştır.

Programlanabilir lojik kontrolörlerin çıkışı 60′li yılların sonu ile 70′li yılların baÅŸlarına dayanır. İlk kumanda kontrolörleri baÄŸlantı programlamalı cihazlardı. Bu cihazların fonksiyonları, lojik modüllerin birbirine baÄŸlantı yapılarak birleÅŸtirilmesi ile gerçekleÅŸtiriliyordu. Bu cihazlarla çalışmak hem zordu, hem de kullanım ve programlama olanakları sınırlıydı. Bugünkü PLC’ler ile karşılaÅŸtırıldığında son derece basit cihazlardı. PLC’lerin ortaya çıkarılma amacı, röleli kumanda sistemlerinin gerçekleÅŸtirdiÄŸi fonksiyonların mikroiÅŸlemcili kontrol sistemleri ile yerine getirilebilmesidir. Lojik temelli röle sistemlerine alternatif olarak dizayn edildiklerinden PROGRAMLANABILIR LOJIK KONTROLÖR (Programmable Logic Controller) adi verilmiÅŸtir.

İlerleyen zaman içinde çeÅŸitli firmalar muhtelif kapasitelerde PLC’ler üretmiÅŸlerdir.Bu firmalar arasında Mitsubishi, Toshiba gibi firmalar küçük tipte, kapasite bakımından alt ve orta sinif PLC’ler üretmiÅŸlerdir. Siemens, Omron, Allen-Bradley, General Electric, Westinghouse gibi firmalar da PLC sistemlerini daha geniÅŸ bir tabana yayarak alt, orta ve üst sınıflarda PLC’ler üretmiÅŸlerdir.

1.2 PLC

Günümüzde endüstride hemen hemen her alanda el deÄŸmeden eÄŸitim sürecine girilmiÅŸtir. El deÄŸmeden gerçekleÅŸtirilen üretimlerde PLC’ler kullanılmaktadır. PLC “Programlanabilir Lojik Kontrolör İngilizce kelimelerinin baÅŸ harflerinin alınarak kısaltılması ile oluÅŸur.

PLC bir bilgisayara benzetilirse; girişlerinde Mouse ve klavye yerine basit giriş bağlantıları vardır. Yine çıkışlarında ekran yerine basit çıkış bağlantıları vardır. Girişlere bağlanan elemanlara sensör, çıkışlara bağlanan elemanlara da iş elemanı denir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.jpg[/IMG]

Şekil-1.1 PLC Genel Blok Şeması

Üstteki şekildeki blok diyagramda gösterildiği gibi PLC sensörlerden aldığı bilgiyi kendine göre işleyen ve iş elemanlarına göre aktaran bir mikroişlemci sistemidir. Sensörlere örnek olarak, herhangi bir metali algılayan endüktif sensör, PLC girişine uygun gerilim vermede kullanılan buton ve anahtarlar verilebilir. İş elemanları için PLC çıkışından alınan gerilimi kullanan kontaktörler, bir cismi itme veya çekmede kullanılan pnömatik silindirleri süren elektro-valfler, lambalar uygun örnektirler.

1.3PLC SİSTEMLERİNİN AVANTAJLARI

PLC’lerin, daha önce kullanılan konvansiyonel sistemler ile karşılaÅŸtırıldığında bir çok avantajı vardır. Eski sistemlerin getirdiÄŸi birtakım zorluklar bugün PLC’lerin yaygınlaÅŸması ile aşı1mıştır. PLC sistemleri önceki sistemlere göre daha az yer kaplamaktadır. Dolayısıyla kontrol sisteminin yer aldığı dolap yada pano boyutları oldukça küçülmektedir. Sınırlı alanlarda kontrol mekanizmasının kurulması imkanı ortaya çıkmıştır. Sistem için sarf edilen kablo maliyetleri nispeten daha azalmıştır. Ayrıca PLC sisteminin kurulmasının kolay olması ve kullanıcıya, kurulu hazır bir sistemin üzerinde deÄŸiÅŸiklik ve ilaveleri kolayca yapabilme esnekliÄŸinin saÄŸlanması, PLC’lerin giderek yaygınlaÅŸmasına ve endüstride her geçen gün daha fazla kullanılmalarına neden olmuÅŸtur. Bu avantajlar ile proje maliyetleri de azaltılarak, proje mühendislerine de ticari açıdan büyük faydalar saÄŸlamıştır.

1.3.1 PLC İLE RÖLELİ SİSTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

1.PLC ile daha üst seviyede otomasyon sağlanır.

2.Az sayıda denetim yapılan durumlarda tesis yatırımı PLC’ de daha fazladır.

3.PLC’li sistem daha uzun süre bakımsız çalışır ve ortalama bakım onarım süresi (MTTR-Meal Time To Repair) daha azdır.

4.Arızalar arası ortalama süre (MTBF-Mean Time Between Feilures) PLC’li sistem için 8000 saatten daha fazladır.

5.Teknik gereksinimler deÄŸiÅŸip arttıkça PLC’li sistem az bir deÄŸiÅŸiklikle ya da hiçbir deÄŸiÅŸikliÄŸe gereksinim duyulmadan yeniliÄŸe adapte edilebilirken röleli sistemde bu oldukça zordur.

6.PLC’ler daha az bir yer kaplar ve enerji harcarlar

1.3.2 PLC’LER İLE BİLGİSAYARLI KONTROL SİSTEMLERİNİN KARÅžILAÅžTIRILMASI

Endüstriyel kontroldeki yeni trendler, software tabanlı kontrol sistemlerini gündeme getirdi. PC tabanlı kontrol sistemi seçimiyle sürecin sadece ilk adımı atılmaktadır. Peki ya daha sonrası?

Kontrol sistemleri için PC tabanlı ya da PLC’ ye dayalı kontrol yapısında karar vermeden önce, dikkate alınması gereken tüm noktaların titizlikle analiz edildiÄŸinden emin olunmalıdır.

Yazılım

PC tabanlı kontrol sistemleri, uygulama için gerekli operasyonları gerçekleştirecek şekilde geliştirilen bir yazılım programıdır. Bu nedenle, bu tip sistemler, aynı zamanda yazılım motoru (soft control engine) olarak da adlandırılmaktadır. Unutulmamalıdır ki, PC tabanlı kontrol sistemi sipariş edildiğinde, özel bir işletim sistemi için geliştirilmektedir. Bu noktada asıl mesele bu işletim sisteminin seçimidir.

Windows NT, gerçek zamanlı (real time) veya bir baÅŸka gerçek zamanlı iÅŸletim sisteminin seçimi yapılmalıdır. Bu sistemler için en yaygın olarak kullanılanı Windows NT’dir. Bu iÅŸletim sisteminin zorlu endüstriyel ortamlarda gerçek zamanlı kontrol amaçlı dizayn edilmemiÅŸ olması nedeniyle, üzerinde yoÄŸunlaÅŸan tartışmalara raÄŸmen, PC tabanlı kontrol sistemlerinde, % 90 civarında bu iÅŸletim sisteminin kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Konuya genel olarak bakıldığında, Windows NT, kabul edilebilir bir işletim sistemi olarak düşünülebilir.

Donanım

Sistem seçiminin en kritik etkenlerinden birisi de donanımdır. Yazılım üzerinde koşacağı donanım için genellikle şu seçenekler söz konusudur;

·Endüstriyel PC

·Ticari bir PC

·Açık kontrolörler (open controller)

Her hangi bir bilgisayar satıcısından kolayca temin edilebilen ticari PC’ler, ekonomik fiyat ve temin kolaylığı avantajlarına sahiptir. Buna karşılık endüstriyel koÅŸullarda çalışma performansı yeterli düzeyde deÄŸildir.

DiÄŸer taraftan endüstriyel PLC’ler sanayideki ağır çalışma koÅŸulları için geliÅŸmiÅŸ özelliklere sahip cihazlardır. (sarsıntılı, nemli, tozlu, gürültülü ortamlar için önleyici donanımlara sahiptirler). 0- 60 C ortam ısılarında ve %0 ve %95 arası nem oranı olan ortamlarda çalışabilir.

Bununla birlikte farklı programlama dili, arıza bulma ve bakım kolaylıklarının olması gibi özelliklerden dolayı bilgisayarlardan farklıdırlar. Bilgisayarların arıza ve bakım servisi ile programlama dillerinin öğrenilmesi için özel bir eğitime gerek vardır.

PLC programlama dili klasik kumanda devrelerinde uygunluk saÄŸlayacak ÅŸekildedir. Bütün PLC’lerde hemen hemen aynı olan AND, OR, NOT (VE, VEYA, DEĞİL) gibi boolean ifadeleri kullanılır. Programlama klasik kumanda sistemini bilen birisi tarafından kolayca yapılabilir.

Büyük çaplı kontrol sistemleri için bilgisayarların mikroişlemcilerin kullanılması, 10 adet röle kontaktör elemanlarından daha az eleman gerektiren kontrol devrelerinde de klasik kumamda devrelerinin kullanılması daha avantajlı ve gereklidir.

Diğer seçenek olan açık kontrolörler ise, PLC yapısının içine, PC tabanlı kontrol yapısının entegre edilmesiyle ortaya çıkmaktadır.

Hafıza

MByte ve GByte düzeyinde hafıza gereksinimi olan uygulamalarda PLC’ler genelde yardımcı iÅŸlemci (coprocessor) desteÄŸine ihtiyaç duyulmaktadır PC tabanlı sistemlerin , sabit disklerinin GByte düzeyine eriÅŸmesi, yüksek hafıza gereksinimi olan uygulamalarda avantaj saÄŸlamaktadır.

Özet olarak PLC ile PC hakkında şunlar söylenebilir;

1.PLC’li sistem endüstriyel ortamdaki yüksek düzeydeki elektriksel gürültü elektromanyetik parazitler, mekanik titreÅŸimler, yüksek sıcaklıklar gibi olumsuz koÅŸullar altında çalışabilir.

2.PLC’lerin yazılım ve donanımları o tesisin elemanlarınca kullanılmak üzere tasarlanmıştır.

3.Teşhis yazılarıyla hatalar kolayca bulunabilir.

4.Yazılım, alışagelmiş röle sistemleri ile yapılabilir.

5.Bilgisayarlar birden fazla programı deÄŸiÅŸik sıralarla esnek bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirirken, PLC’ler tek bir programı sıralı bir ÅŸekilde baÅŸtan sona gerçekleÅŸtirir.

6.Ayrıca PC tabanlı sistemin, güncel teknolojideki yeniliklere adapte olabilmesi açısından kullanım süresi daha kısadır.

2. PLC KULLANIM AMACI

2.1 GENEL KULLANIM AMACI

Genel olarak PLC, endüstri alanında kullanılmak üzere tasarlanmış, dijital prensiplere göre yazılan fonksiyonu gerçekleyen, bir sistemi yada sistem gruplarını, giriÅŸ çıkış kartları ile denetleyen, içinde barındırdığı zamanlama, sayma, saklama ve aritmetik iÅŸlem fonksiyonları ile genel kontrol saÄŸlayan elektronik bir cihazdır. Aritmetik iÅŸlem yetenekleri PLC’lere daha sonradan eklenerek bu cihazların geri beslemeli kontrol sistemlerinde de kullanılabilmeleri saÄŸlanmıştır.

PLC sistemi sahada meydana gelen fiziksel olayları, değişimleri ve hareketleri çeşit1i ölçüm cihazları ile belirleyerek, gelen bilgileri yazılan kullanıcı programına göre bir değerlendirmeye tabi tutar. Mantıksal iş1emler sonucu ortaya çıkan sonuçları da kumanda ettiği elemanlar aracılığıyla sahaya yansıtır: Sahadan gelen bilgiler ortamda meydana gelen aksiyonların elektriksel sinyallere dönüşmüş halidir. Bu bilgiler analog yada dijital olabilir. Bu sinyaller bir transduserden, bir kontaktöre yardımcı kontağından gelebilir. Gelen bilgi analog ise, gelen değerin belli bir aralığı için, dijital ise sinyalin olması yada olmamasına göre sorgulama yapılabilir.Bu hissetme olayları giriş kartları ile, müdahale olayları da çıkış kartları ile yapılır.

PLC ile kontrolü yapılacak sistem büyüklük açısından farklılıklar gösterebilir. Sadece bir makine kontrolü yapılabileceÄŸi gibi, bir fabrikanın komple kumandası da gerçekleÅŸtirilebilir. Aradaki fark sadece kullanılan kontrolörün kapasitesidir. PLC’ler, bugün akla gelebilecek her sektörde yer almaktadır. Kimya sektöründen gıda sektörüne, üretim hatlarından depolama sistemlerine, marketlerden rafinerilere kadar çok geniÅŸ bir yelpazede kullanılan PLC’ler, bugün kontrol mühendisliÄŸinde kendilerine hakli bir yer edinmiÅŸlerdir. Elektronik sektöründeki hızlı geliÅŸmelere paralel olarak geliÅŸen PLC teknolojisi, gün geçtikçe ilerlemekte otomasyon alanında mühendislere yeni ufuklar açmaktadır. Bu yüzden de her teknikerin yüzeysel bile olsa biraz bilgi sahibi olması gereken bir dal konumuna gelmektedir.

2.2 GENEL UYGULAMA ALANLARI

Yakın zamana dek PLC’lerin bugünkü kadar yaygın kullanılmamasının 2 nedeni vardır. MikroiÅŸlemcilerin ve ilgili parçaların fiyatlarının oldukça düşmesiyle maliyet verimliliÄŸinin (I/O noktası başına maliyet) artması ve karmaşık hesap ve iletiÅŸim görevlerini üstlenme yeteneÄŸinin, PLC’ yi daha önce özelleÅŸtirilmiÅŸ bir bilgisayarın kullanılıyor olduÄŸu yerlerde kullanılabilir hala getirmesi. PLC uygulamaları iki sınıfta toplanabilir: Genel ve Endüstriyel uygulamalar hem ayrık hem de proses sanayilerinde mevcuttur. PLC’lerin doÄŸduÄŸu sanayi olan otomotiv, en büyük uygulama alanı olmayı sürdürmektedir. Yiyecek iÅŸleme ve hizmetleri gibi sanayilerde ÅŸu an dünyada geliÅŸen alanlar arasında PLC’lerin kullanıldığı 5 genel uygulama alanı vardır. Tipik bir kurulum, kontrol sistemi sorununa çözümü, bunların bir ya da daha çoÄŸunu içererek bulunur. Bu 5 alan ÅŸunlardır:

2.2.1 SIRA (SEQUENCE) KONTROL

PLC’lerin en büyük ve en çok kullanılan ve “sıralı çalışma “ özelliÄŸiyle röleli sistemlere en yakın olan uygulamasıdır. Uygulama açısından, bağımsız makinalarda ya da makine hatlarında, konveyör ve paketleme makinalarında ve hatta modern asansör denetim sistemlerinde bile kullanılmaktadır.

2.2.2 HAREKET KONTROLÜ

Bu doÄŸrusal ve döner hareket denetim sistemlerinin PLC’ de tümleÅŸtirilmesidir ve servo adım ve hidrolik sürücülerde kullanılabilen tek yada çok eksenli bir sistem denetimi olabilir. PLC hareket denetimi uygulamaları, sonsuz bir makine çeÅŸitliliÄŸi içerir. (örn. metal kesme,metal ÅŸekillendirme, montaj makinaları) ve ÅŸoklu hareket eksenleri ayrık parça ve süreç sanayi uygulamalarında koordine edebilirler. Bunlara örnek olarak; kartezyen robotlar, film, kauçuk ve dokunmamış kumaÅŸ tekstil sistemleri gibi, aÄŸla ilgili süreçler verilebilir.

2.2.3 SÜREÇ DENETİMİ

Bu uygulama PLC’nin birkaç fiziksel parametreyi (sıcaklık, basınç, debi, hız, ağırlık vb gibi) denetleme yeteneÄŸiyle ilgilidir. Bu da bir kapalı çevrim denetim sistemi oluÅŸturmak için, analog I/O gerektirir. PID yazılımının kullanımıyla PLC, tek başına çalışan çevrim denetleyicilerinin (single loop controllers) iÅŸlevini üstlenmiÅŸtir. DiÄŸer bir seçenek de her ikisinin en iyi özelliklerini kullanarak PLC ile kontrolörlerin tümleÅŸtirilmesidir. Buna tipik örnekler de plastik enjeksiyon makinaları, yeniden ısıtma fırınları ve bir çok diÄŸer yığın denetimi (batch-control) uygulamasıdır.

2.2.4 VERİ YÖNETİMİ

PLC’yle veri toplama, inceleme ve iÅŸleme son yıllarda geliÅŸmiÅŸtir. İleri eÄŸitim setleri ve yeni PLC’lerin geniÅŸletilmiÅŸ bellek kapasiteleriyle sistem, artık denetlediÄŸi makine veya proses hakkında veri yoÄŸunlaÅŸtırıcı olarak kullanılabilir. Sonra bu veri, denetleyicinin belleÄŸindeki referans veri ile karşılaÅŸtırılır ya da inceleme ve rapor alımı için baÅŸka bir aygıta aktarılabilir. Bu uygulamada büyük malzeme iÅŸleme sistemlerinde ve kağıt, birincil metaller ve yiyecek iÅŸleme gibi bir çok proses sanayinde sıkça kullanılır.

2.3 SMATIC S7-200 MICRO PLC

2.3.1 SIMATIC S7-200 PLC NEYE YARAR?

Küçük boyutları ve güçlü komut seti ile S7-200 ‘ü, küçük otomasyon projelerinin her dalında kullanabiliriz. Bazı uygulama alanları bina otomasyonu, hidrolik presler, trafik lambaları, otomatik kapılar, asansörler, ısı kontrolü gereken fırınlar, karıştırıcılar, ÅŸiÅŸeleme makineleri, paketleme makineleri, pompalar, hidrolik pnömatik kaldırma platformları gibi birçok dalda kullanılır.

Bu örnekleri daha ayrıntılı olarak incelersek;

1.Konveyör Sistemi: Motorları durdurmak-çalıştırmak ve gelen malzemeleri saymak için bir program yazmak için 15 dakika ayırmak yeterlidir. Ayrı ayrı taşınan malzemeleri sayabilir ve stoklarınızı da dah rahat tutabilirsiniz.

2.Kapı Kontrol Sistemi: Küçük boyutları ile en küçük makinelere bile sığar; mesela giriş çıkışlarda kapıların kontrolünü yapabilir, araç geldiğinde kapıları otomatik olarak açıp kapayabilir.

3.Trafik Lambaları: Trfiğin durumuna ve hatta yoğunluğuna göre trafiği yönlendirebilirsiniz.

4.Fırınlar: Isı ve proses değerlerinin ölçülmesi, sıcaklığın ve prosesin istenilen şekilde yönlendirilmesi ve vanaların açılıp-kapatılması için 50 satırlık bir program yazarak, hem yer, hem de maliyet olarak daha avantajlı ve daha güvenilir bir sistemle çalışacaksınız. Sistemde hata bulmanız kolaylaşacak, fırın ısısını ve çalışma süresini kontrol etmek için kolaylıkla ekran takabileceksiniz.

5.Pompalar: Bir Pompanız var, son seferde kaç litre satış yaptınız veya makine açıldığından beri kaç litre satış çıkış elde ettiniz. Litre fiyatınız ne kadar ve müşteri size ne kadar bir ücret ödeyecek. Programını yazın ve gerektiğinde birim fiyatları değiştirin, yada fiyat artışını otomatiğe bağlayın ve mesela ayda %10 otomatik artış yaptırın.

2.3.2 SIMATIC S7-200 MICRO PLC’NİN TEMEL PARÇALARI VE FONKSİYONLARI

CPU adı verilen bölüm PLC’nin ana beyni olarak iÅŸlev görür, bir bilgisayarın merkezi iÅŸlem birimi olarak da tanımlanabilir. Bu bölümün iç yapısında mikroiÅŸlemcileri, mikrokontrolörleri ve Ram-EEPROM gibi hafıza birimlerini içerir. CPU, PLC’nin en önemli parçası olup, onun tüm fonksiyonlarını saÄŸlayan beynidir. Bizim için etkili olan temel özellikleri ise hızı, iÅŸleyebildiÄŸi komutlarının sayısı ve bu komutların yeterince etkili olmasıdır. Biz genellikle CPU’nun, programlanmasıyla, özel fonksiyonlarının ayarlanmasıyla ve dolayısıyla, istediÄŸimiz özelliklerde çalışmasıyla ilgileniriz.

S7-200 ün 6 çeÅŸit CPU’su vardır. CPU seçerken önemli bir noktada, CPU’ların hızıdır. S7-200’lerin iÅŸlemci hızları çok yüksektir. CPU 212, 1024 tane binary iÅŸlemi 1.3ms ve CPU 214 ise 0.8ms de tamamlar. Yani yaklaşık olarak 1.000.000 adet iÅŸlemi 1 saniyede yapabilirler. Uygulamanızın gerektirdiÄŸi hıza göre CPU’ların hızını da dikkate almanız düşük hızlı CPU’ları satın alırken önemli bir faktör olmakla beraber, S7-200 gibi yüksek hızlı PLC kullanıyorsanız, pek sorun olmaz!

Bu önemli nokta da CPU-212 veya CPU-214 seçmeye karar vermektir. Programlama ve birçok fonksiyon açısından birbirinin aynı olan bu iki tipten CPU-214’de CPU-212’de olmayan bazı önemli noktalar bulunuyor. 2 tane 7kHz’lik hızlı sayıcı ve 2 tane PTO/PWM darbe geniÅŸliÄŸi modülasyonu çıkışlarını kullanmak bazı durumlarda faydalı olabilir. PTO çıkışlarla STEP motorları veya DC motorları rahatlıkla ve ayrıca masraf yapmadan kontrol edebilirsiniz yada PWM çıkışlarla lamba ışık ÅŸiddetini arttırıp azaltabilirsiniz. PTO çıkışlar Türkçe darbe katarı çıkış olarak adlandırılır ve istediÄŸiniz frekansta ve istediÄŸiniz miktarda kare dalga çıkış vermenizi saÄŸlar. PWM çıkışta ise, kare dalganın frekansını ve simetrisini deÄŸiÅŸtirebilirsiniz.

Bunların yanında S7-214’de ki yüksek hızlı sayıcıları da unutmamak lazım. Bu sayıcılarda, bir ÅŸaftın dönüşünü kontrol edebilmeniz için uygun modlar vardır ve bu komple sistem, ayrıca ÅŸaft encoder kullanarak; motor hız ve pozisyonlama kontrolü yapabilmenizi belli ölçüler dahilinde mümkün kılar.

PLC’lerin haberleÅŸme yetenekleri, onların dış dünyaya uyum saÄŸlama güçleriyle doÄŸru orantılıdır. PLC’nizi tek başına herÅŸeyi yöneten ve bütün ihtiyaçlarını tek başına saÄŸlayan bir adam gibi tasavvur etmeyin. CPU’nuz bir çok aletle bilgi alış veriÅŸinde bulunup, görevlerini yerine getirebilir. S7-212’yi düşünebileceÄŸiniz birçok alete çok rahatlıkla baÄŸlayabilir ve bilgi transferi gerçekleÅŸtirebilirsiniz. CPU’nun kendi haberleÅŸme portu RS-485 olup birçok cihazın aynı hat üzerinden haberleÅŸmesini saÄŸlayabilir. CPU’nuzu bilgisayara baÄŸlamak için kullandığınız RS-232 seri haberleÅŸme portuna taktığınız özel kabloyu, barkod okuyucu veya yazıcı gibi RS-232 haberleÅŸme protokolünü kullanan cihazlarla bilgi alış veriÅŸinde bulunmak içinde kullanabilir olmanız size iki ayrı protokol tipini de, kullanma avantajını verir.

Barkod okuyucudan aldığınız bilgilerle stok tutabilir, yazıcınızdan her türlü bilgiyi bastırabilir yada bilgisayarınızla istediğiniz gibi haberleşme yapabilirsiniz. Bu arada başka bir PLC ile de haberleşmeniz mümkün.

Immediate I/O adıyla anılan komutları kullanarak normalde her çevrimin başında gerçekleştirilen okuma ve yine her çevrimin sonunda gerçekleştirilen dışarıya yazma işlemini çevrimin ortasında o komutlar işlenildiği anda gerçekleştirmenizi sağlar.

S7-214’ün bildiÄŸimiz 24 saatlik gerçek bir saati vardır. Aynı zamanda gün-yıl ayarlaması ve okuması yapabilen, bu saati kullanarak, zamana baÄŸlı olayları daha iyi kumanda edebilirsiniz.

S7200’ün makine tasarımında ve daha sonra program geliÅŸtirlmesinde çok faydalı olacak, test ve hata bulmaya yönelik fonksiyonları vardır. Bu fonksiyonları deÄŸiÅŸken adı verilen: zamanlayıcı(timer), sayıcı(counter), hafıza bitleri(memory bits), özel hafıza bitleri(special memory bits) ve normal hafıza bölgesi(variable memory) gibi programlama sırasında kullandığımız gereçleri daha iyi kontrol etmek için kullanırız. Bu fonksiyonları sıralarsak,

·Çok deÄŸiÅŸkeni takip etme fonksiyonu(taking snapshots): Programınızın çalışması esnasında CPU 212’de 1, CPU 214’de 8 defa olmak üzere 8 ayrı deÄŸiÅŸkeninin deÄŸerini önceden belirlediÄŸiniz komutlardan sonra kaydedilmesini saÄŸlayabilirsiniz. Böylece program hatalarını bulmanız kolaylaşır.

·Bir deÄŸiÅŸkeni takip etme fonksiyonu(tracing): Programın her çevrimi sonunda yani her iÅŸleyiÅŸinin sonunda önceden belirlediÄŸiniz bir deÄŸiÅŸken (zamanlayıcı, sayıcı, hafıza bölgesi…) kaydedilir ve kaydedilen bu deÄŸerleri daha sonra programınızdaki hataları bulma amacıyla kullanabilirsiniz.

·Tek veya çok çevrim(single/multiple scan): Programınızın istediÄŸiniz çevrim sayısı süresince çalışmasını, sonrada durmasını saÄŸlayıp, PLC’yi ara basamaklarda kontrol edebilirsiniz. Bu sayede sistem üzerinde çok daha kolay düzeltmeler yapabilirsiniz.

·DeÄŸiÅŸkenlerin deÄŸerlerini program dışında zorlama ile deÄŸiÅŸtirme (force) fonksiyonu: Bu fonksiyonu kullanarak giriÅŸleri, istediÄŸiniz deÄŸerler geliyormuÅŸ gibi çalışmaya zorlayabilir (yani giriÅŸlerin ve içeride bulunan deÄŸiÅŸkenlerin (zamanlayıcı-sayıcı-hafıza bitleri…) deÄŸerlerini gerçekte olmayan bir deÄŸere getirip sabitleme yapabilirsiniz), ve böylece programın iÅŸleyiÅŸinden etkilenmeyecek bir giriÅŸ simulatörü(input simulator) elde edebilirsiniz. DeÄŸiÅŸkenleri istediÄŸiniz gibi belli deÄŸerlere sabitleyebilir ve programın kontrölünü, atlama(jump) komutlarından evvel gelen deÄŸiÅŸkenlerin deÄŸerlerini deÄŸiÅŸtirerek, programda belli kısımların, istemediÄŸiniz zamanlarda iÅŸlenmemesini saÄŸlayabilirsiniz. Bu özelliÄŸi kullanırken dikkatli olmanızı önermek yerinde olur, çalışan bir sistemde bir çıkış bitini, “1”e sabitleyerek, bir motoru, programın kontrölü dışında çalıştırabilir ve dolayısıyla mesela motoru fazla zorlayıp yakarak sistemi bozabilir ve insanlara zarar verebilirsiniz.

·Hafıza kartuÅŸu, S7214’de bulunan ek bir özelliktir. Bu kartuÅŸ özellikle yurt dışına veya veya uzak yerlere yollandığınız makinalar için özellikle faydalı olacaktır. Programda yapacağınız deÄŸiÅŸiklikleri ofisinizde yapacak ve daha sonra bunu S7-214’ün üzerinde bulunan kartuÅŸ takma bölümünü kullanarak hafıza kartuÅŸuna yükleyeceksiniz. Bundan sonra, hafıza kartuÅŸunu makinanızın bulunduÄŸu yere yollamanız ve kartuÅŸu S7-214’e yüklemeniz mümkün. PLC’ye giren elektiriÄŸi kesip kartuÅŸu takacak, daha sonrada PLC’yi çalıştıracaksınız. PLC üstünde dolu bir kartuÅŸ görünce, bir evvelki programını silerek, yeni programı kendi içindeki EEPROM hafızaya yükleyecektir ve tabi hafıza kartuÅŸunu daha sonra çıkarmalısınız.

·S7-200’de bulunan ÅŸifre koruma sistemi, makinanızın taklit edilemez olmasını ve yetkisiz kiÅŸilerce programınızın deÄŸiÅŸtirilememesini saÄŸlar. Kendinizin ve makinanızın güvenliÄŸi için rahatça kullanabileceÄŸiniz bu metodun üreticilerimize faydalı olacaÄŸnı düşünüyoruz.

3. PLC’ NİN YAPISI

·Güç kaynakları

·Merkezi işlem üniteleri (CPU)

·Dijital giriş/çıkış birimleri(Dijital I/ O Modules)

·Analog giriş / çıkış birimleri(Analog I/ OMmodules)

·Akıllı giriş/çıkış birimleri (İntelligent I/O Modules)

·Özel modüller

·Haberleşme modülleri (Communication Modules)

·Kartların takıldığı raflar (Subrack’s)

·Bağlantı modülleri (Interface Modules)

·Tamamlayıcı ekipmanlar

3.1GÜÇ KAYNAKLARI

Bu modüller PLC içindeki kartların beslemelerini (GiriÅŸ çıkış kartları hariç saklamakla yükümlüdür. Dış kaynak beslemelerini PLC’nin iç voltaj seviyelerine indirirler. PLC içindeki kartların güç sarfiyatına göre kaynağın maksimum çıkış akımı deÄŸiÅŸik deÄŸerlerde seçilebilir. Çıkış akımının çok yüksek olduÄŸu durumlarda fan ünitesi ile soÄŸutma gerekliliÄŸi yoktur.Güç kaynağının içindeki hafıza yedekleme pili ile CPU içindeki kullanıcı programı, kalıcı ‘retentive’ iÅŸaretleyiciler, sayıcı ve zamanlayıcı içerikleri gerilim kesilmesine karşı korunabilir. Bu yedekleme pili enerji yokken deÄŸiÅŸtirilecekse, dışarıdan bir kaynakla güç kaynağı beslenmelidir.

3.2MERKEZİ İŞLEM BİRİMLERİ (CPU’s)

Merkezi iÅŸlem birimleri PLC sisteminin beyni olarak düşünülebilir. Bu birimler kumanda edilen sisteme ait yazılımın(sadece mantık yazılımının) saklandığı ve bu yazılımın iÅŸlendiÄŸi kartlardır.Merkezi iÅŸlemci haricinde program hafızası ve programlama cihazı baÄŸlantısı için bir interface içerir.Ayrıca bazı modellerde baÅŸka PLC gurupları ile beraber çalışabilmeleri için özel interface’lerde bulunur.

CPU’lar çoklu iÅŸlemci sistemi ile dizayn edilmiÅŸtir.Bir standart mikroiÅŸlemcinin yanı sıra CPU tipi ile baÄŸlantılı olarak bir yada daha fazla Gate-Array TekniÄŸi ile özel olarak geliÅŸtirilmiÅŸ dil iÅŸlemcisi bulunur. Bu dil iÅŸlemcileri tanımlanmış olan kumanda komutlarını çok kısa sürede iÅŸlerler.Dil iÅŸlemcilerinin iÅŸleyemediÄŸi komutları da standart mikro iÅŸlemci yorumlar.Standart mikroiÅŸlemci ile dil iÅŸlemcisinin yada iÅŸlemcilerinin Co-Procsssing diye adlandırılan bu çalışma tarzı ile çalışmaları, PLC kumanda programının çok kısa zaman aralıklarında iÅŸlenmesini saÄŸlar.Standart mikroiÅŸlemci aynı zamanda iÅŸletim sisteminin çalışmasından ve interface’lerin sorgulanmasından sorumludur.Sadece okumaya yönelik (ROM) hafıza içinde iÅŸletim sistemi bulunur.Kullanıcı tarafından yazılan PLC programı ise CPU’nun okunabilir-yazılabilir (RAM) hafızası içinde yer alır.Örnek olarak CPU 944’ün iç yapısı ÅŸu ÅŸekildedir;

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.jpg[/IMG]

Åžekil-3.1 CPU 944’ün iç yapısı

Sistemde kullanılacak CPU’nun seiçimi önemlidir. İstenen fonksiyounu uygun ÅŸekilde yerine getirebilmesi için CPU’nun iÅŸlem hızı, hafıza kapasitesi ve spesifik özelliklerinin process’in minimum gereklerini saÄŸlaması ÅŸarttır. CPU ne kadar güçlü ise saklanabilecek kullanıcı programı o kadar geniÅŸ, bu programın iÅŸlenebilmesi de o kadar kısa sürede gerçekleÅŸecektir. Bir baÅŸka deyiÅŸle process’i kontrol eden sistemin kendi kontrol mekanizması (CPU) process’e göre atıl kalmamalıdır. Örnek olarak SIMATIC 115U serisi CPU’lar düşünülecek olursa ,bu serideki CPU’lar CPU 941,CPU 942, CPU 943, CPU 943, CPU 944, ve CPU 945 olarak beÅŸ çeÅŸittir.

Serinin en alt modeli olan 941 modelinde bir bit operasyonu yerine getirilmesi için gereken zaman 1,6 uS iken, serinin en üst modeli olan CPU 945’te aynı iÅŸlem 0,1uS’dir. Buradan da anlaşılacağı üzere sistemi kontrol eden CPU^nun performansı sahadaki aksiyonları farketme, deÄŸerlendirme ve karara varma aÅŸamalarını minimum zamanda gerçekleyebilecek durumda olmalıdır.

CPU’lar ayrıca kumanda edilen sisteme göre PID fonksiyonlarını da iÅŸleyebilir.Analog modüller ve PID yardımcı software ile baÄŸlantılı olarak sekiz PID kontrol çevrimine kadar iÅŸlem yapılabilir. CPU’ların program iÅŸlemesi daha ileride detaylı olarak iÅŸlenecektir.

3.3DİJİTAL GİRİŞ/ÇIKIŞ BİRİMLERİ (Dijital I/O Modules)

PLC’nin giriÅŸ bilgileri kontrol edilen ortamdan veya makinadan gelir. Gelen bu bilgiler içimde PLC var yada yok ÅŸeklinde deÄŸerlendirilmeye tabi tutulan sinyaller sisteminin dijital giriÅŸlerini oluÅŸturur. Dijital giriÅŸler PLC ‘ye çeÅŸitli saha ölçüm cihazlarından gelir. Bu cihazlar farketmeleri gereken olay gerçekleÅŸtiÄŸinde PLC’nin ilgili giriÅŸ bitimini ‘0’ sinyal seviyesinden ‘1’ sinyal seviyesine çıkarırlar. Böylece sistemin sahada olan hadiselerden haberdar olmasını saÄŸlar. Dolayısıyla sistem içindeki fiziksel deÄŸiÅŸimleri PLC’nin anlayabileceÄŸi 0-1 sinyallerine dönüştürürler. PLC’nin giriÅŸine gelen sinyaller basınç ÅŸalterlerinden ,sınır ÅŸalterlerinden , yaklaşım ÅŸalterlerinden vaye herhangi bir röle,kontaktör yada otomatın yardımcı kontağından gelebilir. Sinyal PLC dışı binary sinyaldir ve giriÅŸ modüllerinde PLC’nin iç sinyal seviyesine indirirler. Tek bir giriÅŸ modüllerinde 8, 16 yada 32 bit dijital saha bilgisi okunabilir. Modüller üzerinde her giriÅŸe ait bir LED bulunur ve gelen sinyalin seviyesi buradan anlaşılabilir. PLC’nin giriÅŸ sinyallerini okuyabilmesi için bu sinyallerin kartın tipine göre ilgili aralıkta olması gerekmektedir. Örnek olarak SIMATIC S5 –115U PLC’nin giriÅŸ modüllerinde 24V DC bir giriÅŸ için 0 sinyal seviyesi –30V ile +5V arasındadır aynı giriÅŸin bir sinyal seviyesi için olması gereken gerilim seviyesi ise, +13V ile +30V aralığında olmalıdır. Alternatif gerilimli giriÅŸler için gerilim seviyesinin yanı sıra gelen sinyalin frekansında önem taşımaktadır. Bu sinyallerin izin verilen frekans aralığı 47Hz ile 63Hz’dir. Bazı giriÅŸ modüllerinde giriÅŸlerin okunması yine baÅŸka bir giriÅŸin tetiklenmesi ile engellenebilir. Bu ÅŸekilde istenilen sinyaller için PLC kör olarak çalıştırılabilir. Yarıca giriÅŸ modülleri kesmeli çalışma (interrupt) modunda çalışabilir.

PLC’nin sahadaki yada prosesdeki bir ÅŸeye binary olarak müdahale edeceÄŸi zaman kullanıldığı birimler dijital çıkış birimleridir. Dijital çıkış modülleri PLC iç sinyal seviyeleri prosesin ihtiyaç duyduÄŸu binary sinyal seviyeleri çeviren elemanlardır. Bu modüller üzerinden bir çıkışın set edilmesi ile sahadaki yada kumanda panosu içimdeki herhangi bir eleman kumanda edilebilir. Bu eleman bir lamba, bir röle yada bir kontaktör olabilir. Dijital çıkış modülleri röle, triyak yada transistör çıkışlı olabilir. Sahaya yapılan kumandanın hızlı olması gerektiÄŸi durumlarda doÄŸru gerilimle çalışıyorsa transistör, alternatif gerilimle ile çalışıyorsa triyak kullanımlı yüzden de kart üzerine çekilecek max. Çıkış akımlarına dikkat etmek gerekir. SIMATIC S5-115U sistemlerinde kullanılan 24V çıkış modüllerinde max. Çıkış akımı 0,5A olabilir. Alternatif akım çıkışlarında ise çıkış akımı 2A’e kadar çıkabilir. Dijital çıkış kartları da, giriÅŸ kartları gibi 8, 16 yada 32 bit olabilir. Bu modüllerde de her bite ait sinyal durumunu gösteren bir LED bulunur. Ayrıca kartın özelliÄŸine göre kısa devre dedektörü de bulunabilir.

Sadece giriş sinyalleri okutan ve sadece çıkış sinyallerini gösteren kartlar yanında hem giriş hem de çıkış birimleri içeren kombine giriş çıkış kartlarıda vardır. Bu kartlar sınırlı sayıda giriş çıkışı için yer tasarrufu sağlar.

3.4ANALOG GİRİŞ/ÇIKIŞ BİRİMLERİ (Anolog I/O Modules)

Kontrol edilen sistemdeki bütün sinyallerin varlıklarına yada yokluklarına göre sorulan sinyaller beklenemez. Örnek olarak bir sıcaklık yada basınç deÄŸeri dijital olarak sorgulanabilir ancak bu deÄŸerin net bir ÅŸekilde belirlenmesi dijital giriÅŸ modülleri ile mümkün olmaz. İşte burada devreye analog olarak yapılan kontrol devreye girer. Analog deÄŸer kullanımında alt sınır ve üst sınır deÄŸerlerin arasında kalan bölgeye kontrol yapılır. Bu kontrollerin yapılması analog giriÅŸ çıkış kartları ile mümkün olmaktadır. Analog giriÅŸ modülleri prosesten gelen analog deÄŸerleri dijital deÄŸerlere dönüştürür. Yalnız öncelikle ölçümü yapılan fiziksel büyüklüğün PLC’nin anlayacağı dile çevrilmesi gerekir. Bu iÅŸlemi gerçekleÅŸtiren cihazlara transmitter adı verilir. Transmitterler problarından ölçtükleri büyülüğü deÄŸerlendirerek 0-20mA, 4-20mA yada 0-10V gibi belli aralıkta ifade edilen sinyallere çevirirler. Bu sinyaller de PLC’nin analog giriÅŸ kartları ile intern bus hattı üzerinden CPU’ya okutulur. Böylece PLC belli aralıklarda deÄŸiÅŸen deÄŸerleri iÅŸleyebilir duruma gelir.

SIMATIC analog giriÅŸ kartlarında ölçüm yapıla aralığı belirleyen ‘ölçüm aralık modülleri’ bulunur. Bu modülün takılması ile beraber analog kart üzerindeki switch ayarı da yapılarak analog deÄŸer okuma için gerekli ÅŸartlar yerine getirilmiÅŸ olur. Analog deÄŸer kartları mümkün olduÄŸu kadar gürültüye karşı korumalı üretilirler. Bütün modüller deÄŸer aralığı aşımını belirleyebilir ve kablo kopma durumunu ihbar edebilir. SIMATIC S5-115U kartları 50mV, 500mV, Pt100, 1V, 5V, 10V, 20mA +4-20mA aralıklarında ölçüm yapabilirler.

Analog çıkış modülleri sisteme analog olarak müdahale edilmesi gereken durumlarda kullanılır. Bu modüllerle sahadaki bir eleman 0-10V, 0-20mA yada 4-20mA çıkışları ile oransal olarak kontrol edilebilir. PLC’nin analog çıkışları ile bir actuator yönetilebilir. CPU tarafından karar verilen çıkış deÄŸerleri dijital formda analog çıkış kartının iÅŸlemcisine iletilir. Bu deÄŸerler bir dijital-analog çevirici ile analog voltaj deÄŸerlerine çevrilir. Ayrıca bir voltaj-akım çevirici ile çıkış akımları oluÅŸturulur.

Bir programlanabilir lojik kontrolör CPU’sunun performansı o CPU’nun analog deÄŸer iÅŸlemesi ile orantılıdır.

3.5AKILLI GİRİŞ/ÇIKIŞ MODÜLLLERİ (intelligent I/Q Modules)

PLC’lerin normal lojik fonksiyonları dışında birtakım özel fonksiyonları da bulunmaktadır. Bu fonksiyonlarla çıkış gözetimli, diÄŸer bir deyiÅŸle kapalı çevrim geri besleme kontrol uygulamaları gerçekleÅŸtirilebilir. Bu tip modüller yüksek hızda ve çok ileri derecede hassas kontrol imkanları saÄŸlamak için tasarlanmışlardır.Akıllı giriÅŸ-çıkış kartları kapalı çevrim kontrolünde, pozisyonlamada, sayma ve oranlamada ve analog deÄŸer iÅŸlemede kullanılır .

Akıllı I/Q modüllerin saÄŸladığı avantaj, bu modüllerin zaman açısından kritik olan görevlerini tamamıyla kendilerinin görmesidir. Birçok durumda bu kontrolleri kendi özerk iÅŸlemçileri gerçekleÅŸtirirler. Böylece CPU’nun kendi görevlerine konsantre olması saÄŸlanarak sistemin kontrol hızı büyük oranda arttırılmış olur. Bu akıllı giriÅŸ-çıkış modülleri, saha ile birebir giriÅŸ-çıkış kanalları üzerinden baÄŸlantılıdırlar.

3.6ÖZEL MODÜLLER

PLC ler için tasarlanmış özel modüller isminden de anlaşılacağı üzere PLC nin vazifesi olmayan daha çok kiÅŸisel bilgisayarların görevi olan bilgi saklama uygulamalarında kullanılır. Bu saklanacak bilgilerin CPU içerisinde sabit olarak yer alması gereksiz ve çoÄŸu zaman imkansızdır.Bu yüzden PLC sistemi içine dahil edilen bir kart ile bilgi alınması, alınan bu bilgilerin iÅŸlenmesi ve büyük oranlarda (CPU içerisinde saklanamayacak boyutta) saklanması saÄŸlanır.Bu tür iÅŸlemlerin gerçekleÅŸtirilebilmesi için özel modül içerisinde birtakım yazılımlar yapılması gerekir.CPU bu kartlara bilgileri “internal bus’’ hattı üzerinden çeÅŸitli komutalarla gönderir. Dos ortamı komutlarını çalıştırabilir ve örnek olarak database içerisinde bilgi saklayabilir. PLC ye takılabilen bu tip kart modeli PC’ler ayrıca flopy drive üzerinden bilgilerin backup olarak yedeklenmesini de saÄŸlarlar. Burada saklanan deÄŸerlere ulaşılabilmesi için CPU içerisinde ilgili data blokların açılmış olması gerekmektedir. CPU içindeki STEP5 data blokları herhangi bir ara iÅŸlem gerektirmeden excel yada lotus dosyaları içine entegre edilebilir.

3.7HABERLEŞME MODÜLLERİ (Communication modules)

Kominikasyon modülleri PLC’lerle giriÅŸ-çıkış birimleri arasındaki yada baÅŸka PC’ler arasındaki data alışveriÅŸini saÄŸlarlar. Bu modüller direkt baÄŸlantı (point to poinı) ile iÅŸletilebileceÄŸi gibi bir network üzerinden de iÅŸletilebilir. Bire bir baÄŸlantıda baÄŸlantı yapılan CPU çift interface içerir. Bir porta programlama cihazı ile ulaşılırken diÄŸeri üzerinden haberleÅŸme saÄŸlanır. Böylece sisteme daha fazla sayıda I/Q dahil edilmesi mümkün olur. Ayrıca LAN (local area network) üzerinden de data alışveriÅŸi saÄŸlanır. Bu networklar içinde PLC’ler PC’ler saha elemanları ve Workstationlar bulunabilir . Prosesin monitör üzerinden izlenmesi printer raporlamaları da bu tip haberleÅŸme modülleri üzerinden yapılır.

3.8KARTLARIN TAKILDIÄžI RAFLAR (Rack’s)

PLC kartlarının takıldığı bu raflar PLC sınıflarına göre farklılıklar göstermektedir. PLC grubu içinde S5-90 ve S5-95 direkt olarak raylı montaj olup herhangi bir rafa monte edilmemektedir. S5-100 kartları submodüle olarak tabir edilen elemanlar üzerine monte edilmektedir. Bu elemanlar üzerinde bulunan bus hattı ile haberleÅŸme saÄŸlanmaktadır.Ayrıca modüler yapıda olan bu elemanlar montaj kolaylığı saÄŸlamaktadır. Submodüler ray üzerine takılırlar. S5-100 tipi PLC’ye ait kartlarda submodüller üzerine vidalanmak suretiyle monte edilir. S5-115 sistemlerinde submodüllerin görevlerini subrack’ler yerine getirir. Subrack’ler ray sistemine uyumlu olmayıp vida montajı ile sabitlenirler. Bu elemanların ihtiyaca göre deÄŸiÅŸik tipleri bulunmaktadır. Bazı modellere sadece giriÅŸ-çıkış kartları takılabildiÄŸi gibi bazılarına da çeÅŸitli özel modüller takılabilmektedir. S5-115 sistemi subrack’lerin de ayrıca bazı yüksek akım çekebilen kartların soÄŸutulabilmesi için fan ünitesi montajı da yapılabilmektedir. S5-135 ve S5-155 sistemlerinde kartların takıldığı raflar daha özellikli olup PLC de kullanılan kartların beslemelerini saÄŸlayan güç kaynağı da barındırmaktadır. Ayrıca bu güç kaynağı içinde soÄŸutucu fanlar bulunmaktadır.

4. PLC LER ARASI HABERLEŞME (BUS) SİSTEMİ

4.1 GİRİŞ

Bir üretim hattı birden fazla CPU’nun kumanda ettiÄŸi istasyonlardan oluÅŸuyor ise bu istasyonların birbiri ile uyum içinde çalışmaları gerekir. Uyumlu çalışmanın yolu istasyonları kumanda eden CPU’ların birbirleri ile veri alış veriÅŸlerinin düzenli saÄŸlaması ile olur.

Örneğin; iki istasyondan meydana gelen bir sistemde, 1. istasyonda ölçme 2. istasyonda ölçüm sonucuna göre ayırma işlemi yapılacaktır. 1. istasyonda ölçülen parçanın 2. istasyona gönderebilmesi için 2. istasyonun hazır olduğuna dair bilginin 1. istasyon tarafından alınması gerekir. 2.istasyon ölçme sonucu elde edilen ayırma bilgileri (kalın, normal, ince) 1. istasyondan almalı ve ona göre parçayı farklı bantlara gönderebilmelidir.

CPU’lar arasında iletilecek bilgi sayısı kadar hat çekmek (paralel haberleÅŸme) gereksizdir ve ekonomik deÄŸildir. Bunun yerine gönderilecek bilgiler gönderici CPU tarafından tek hat üzerinden protokol çerçevesinde sıra ile gönderilir. Alıcı CPU aynı protokol ile gönderilen bilgileri alır, düzenler ve kullanır. (seri haberleÅŸme).

Bu ve benzer haberleÅŸme sistemlerimde her zaman CPU’ların haberleÅŸmesi söz konusu deÄŸildir. ÇoÄŸu zaman merkezde bir CPU (master) ve bunun ilk farklı istasyonlardaki giriÅŸ çıkış verilerinin merkeze iletilmesi amacıyla kullanılan yardımcı birimlerde (slave) oluÅŸur. Bu yapıya BUS sistemi denir. Åžekil-4.1’de bu yapı ayrıntılı olarak gözükmektedir. S5-155U ana PLC dir. DiÄŸer PLC lerden gelen bilgiler bu PLC de derlenir.

Burada şöyle bir soru akla gelebilir. PLC sistemlerinde çok sayıda giriş çıkış sayısına ulaşabilir. Dolayısıyla her istasyonda bir CPU olacak şekilde çok sayıda CPU mu? Yoksa tek CPU kullanılarak istasyonlar ile slavelerle haberleşme mi kullanılmalı?

Bu öncelikle sistemlerin büyüklüğü ve istasyonların birbiri ile olan bağımlılığı ile ilgili bir durumdur. Öncelikle farklı sistemleri tek CPU ile kumanda etmek demektir, sistemleri birbiri ile kilitlemek demektir. Yani, sistemlerden veya CPU’lardan herhangi birinden oluÅŸan bir arıza diÄŸer sistem veya CPU’da çalışmamasına neden olur. Ayrıca programın çok uzaması demek çevrim süresinin yani giriÅŸ ve çıkışların güncelleÅŸtirilme süresinin çok uzaması demektir. Bu da programlanmada istenmeyen bir durumdur. Ancak her sistem içimde farklı bir CPU kullanmak demek sistemin maliyetinin artması demektir.

Günümüzde otomasyon alanında üretim yapan bir çok firmanın ürettiği bir BUS sistemi vardır. Bu sistemleri birbirinden ayıran temel özellikler şunlardır.

§Veri ve kumanda hatlarının birbiri ile nasıl bağlandığı (topoloji şekli:ağaç, yıldız, düz hat, daire)

§Maksimum iletim hattı uzunluğu

§Veri iletim hızı

§Hatasız veri transferi

§Bağlanabilecek maksimum giriş çıkış elemanı sayısı

§Piyasada bulunan saha elemanlarına (sensör ve çalıma elemanları) uyumlu olması

§Saha elemanlarının sistem çalışırken değiştirilebilir olması v.b.

Bu bölümde veri alış verişi sağlamak amacıyla kullanılan BUS sistemlerinden,

§MPI

§AS-I

§PROFIBUS ağ sistemlerinin üzerinde durulacaktır.

4.2 MPI HABERLEŞME SİSTEMİ (Multipoint İnterface)

MPI haberleÅŸme sistemi özellikle CPU’lar arası haberleÅŸme iÅŸlemlerinde çok yoÄŸun olarak kullanılır. Konfigürasyon ve kullanımı oldukça basittir. İki damarlı (profibus) kablosu bir kablo ve MPI baÄŸlantı konnektörü dışında bir donanıma ihtiyaç duymazlar.

HaberleÅŸme kablosu (profibus kablosu) MPI hattına, programlama cihazı baÄŸlantı kablosu (MPI kablosu) baÄŸlanıyormuÅŸ gibi baÄŸlanmalıdır. Maksimum 32 adet katılımcı baÄŸlanabilir ve iletim hattı uzunluÄŸu en fazla 50 metre olabilir, 50 metrenin üzerindeki mesafeler için RS 485 yükseltici kullanmak gerekir. Her yükseltici hat uzunluÄŸu 1000m kadar çıkarabilir. Toplam 10 yükseltici kullanılabilir. İletim hattının baÅŸlangıç ve bitiÅŸ noktalarındaki konnektörlere sonlama direnci konmalıdır. (konnektör “on” konumuna alınmalıdır)

4.3 AS-I HABERLEÅžME SİSTEMİ (Aktuator Sensor –İnterface)

Giriş sinyalleri ile çıkış elemanlarının birbiri ile bağlanarak bir şebeke oluşturdukları alt seviyeli bir haberleşme sistemidir. Mevcut bir haberleşme sisteminin tamamlayıcısı olarak düşünülebilirler.

Özel yassı bir kablo ve buna takılan bir bağlantı elemanı ile sistemin oluşturulması, devreye alınması, sonradan eleman eklenip çıkarılması oldukça basit bir yapıdadır. Sisteme eklenmesi düşünülen giriş veya çıkış elamanları kuplaj modülleri ile AS-I kablosuna eklenir (özel formdaki bir modül bastırılarak kablo izolasyonu delinerek kontak sağlanır)

Bir CPU’nun AS-I ile haberleÅŸebilmesi için AS-I master AS-I slave’lerin kullanılması gerekir. AS-I master, CPU montaj rayına takılan AS-I haberleÅŸme iÅŸlemcisidir. (CP 342-2). DiÄŸer sinyal modülleri ile aynı özellikte kullanılır. CPU ile dahili bus sistemi üzerinden haberleÅŸir.

AS-I hattına baÄŸlanan sensör veya çalışma elemanlarının, master tarafından yapılan bildirimleri anlamaları ve kendi verilerini master’a iletebilmeleri için AS-I slave’ler kullanılır. Slave’ler AS-I kablosu üzerine eklenen ve özel bir adresleme ünitesi yardımı ile 1 ile 31 arasında adreslenen elemanlardır. Yeni alınan bir slave fabrika tarafından adreslenmemiÅŸse “0” adresine sahiptir. Slave’ler sadece master tarafından kendilerine bildirilen emri alır ve kendi durumunu master’a bildirirler.

Her AS-I slave’i giriÅŸ veya çıkış olarak kullanılabilir. Her slave’e 4 bit transferi yapabilir. Bu durumda bir AS-I hattına maksimum 31 eleman takılabilir ve her eleman 4 bit transferi yapabildiÄŸine göre 4×31=124 ikili sinyal iletebilir.

AS-I besleme gerilimi 30Vcc ve her bir slave’e baÄŸlı sensör çalışma elemanı için de 100mA’dir. AS-I hattından hem besleme hem de veri aktarımı yapıldığından özel bir besleme ünitesine ihtiyaç duyurulur. Maksimum hat uzunluÄŸu 100m’dir. Daha uzun mesafeler için kullanılmalıdır.

4.4 PROFİBUS HABERLEŞME SİSTEMİ (Process Field Bus)

Profibus haberleÅŸme sistemi Siemens’inde içinde bulunduÄŸu bir çok PLC üretici firma tarafından geliÅŸtirilen ve standart olarak kabul edilen bir aÄŸ sistemidir.Farklı amaçlar için geliÅŸtirilen PROFIBUS sistemleri olmasına raÄŸmen biz sadece PROFIBUS DP (merkezi olmayan çevresel birimlerin) üzerinde duracağız.

PROFIBUS DP (dezentrale peripherie) otomasyon cihazı ile merkezi olmayan cihazlar arsında hızlı bir ÅŸekilde ver alış veriÅŸimi saÄŸlayan bir haberleÅŸme sistemidir. Özellikle PLC’nin merkezde, çevre birimlerinin (slave) çalıma sahasında (iÅŸin yapıldığı yerde) olduÄŸu durularda iletim hatlarının oluÅŸturulması çok kolay bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirilmektedir.

Merkezdeki CPU (master) giriÅŸ bilgilerini slave’lerden okur, bunları iÅŸler ve çıkış bilgilerini slave’lerin çıkışlarına yazar.

Profibus teknik özellikleri

§Her bir bus bölümüne 32, toplam 126 katılımcı bağlanabilir.

§Çevre birimleri (slave’ler ve saha elemanları (sensör, motor) çalışma esnasında takılıp çıkarılabilir.

§Bu dağılımı “token-passing” sisteminin “master-slave” sisteminin yönetimine göre yapılır.

§Veri transferi iki damarlı blendajlı kablo veya optik iletkenler ile yapılır.

§Veri iletim mesafesi elektrik kabloları ile 12 km , optik kablolar ile 23.8 km kadar olabilir.

Modüler değiştirme ve cihazların değiştirilebilmesi mümkündür.

PROFIBUS DP iki ÅŸekilde oluÅŸturulabilir;

1.Mono master

2.Multi master,

4.4.1 Mono Master (DPM 1: DP- Master 1. Sınıf) Sistemi

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.jpg[/IMG]

Tek merkezli kumanda ÅŸeklidir. Merkezi kumanda birimi olarak PLC kullanılır ve çevresel birimler (slave’ler PLC’e baÄŸlanırlar. Program belirlenen çevrim dahilinde slave’lerden bilgileri alır ve onları deÄŸerlendirir.

Åžekil-4.2 Mono Master Sistemi

4.4.2 Multi Master (DPM : DP – Master 2. Sınıf) Sistemi

Bu sistemde birden fazla master bulunur. Bu masterlar birbirinden bağımsız olarak, her biri bir master ve ona ait slavelerden meydana gelen alt sistemleri oluştururlar. Ana sisteme ait farklı görevleri yerine getiriler. İlave görselleştirme, arıza takip düzeneği gibi.

Slavelere ait giriÅŸ çıkış görüntüleri bütün masterlerden okunabilir. Çıkışlara bir ÅŸey yazılması ise sadece iliÅŸkilendirilmiÅŸ master tarafından gerçekleÅŸtirilebilir. Masterler birbirileri ile veri alışveriÅŸi yapabilirler. Multi master sisteminde çevrim süresi oldukça uzundur. Bu sistemler “Token Passing” (bayrak yarışı) sistemine göre çalışırlar, yani bayraÄŸa sahip olan gönderme hakkına sahip olur. Bu hak master den mastere belli zaman aralıklarında devredilir.

5. PLC PROGRAMLAMA

5.1 BİLGİSAYAR PROGRAMLARIYLA PLC PROGRAMLARININ FARKI

Bilgisayar programları yaptıkları iÅŸleri, sırasıyla ve birbiri ardınca test edebilen belli mantık iÅŸlemlerine göre yerine getirirler. Fakat PLC ‘ler için durum biraz daha farklıdır. PLC programı devamlı bir cevrim halindedir. Bütün komutlar sırasıyla iÅŸletilir ve yine baÅŸa dönülür. PLC programının tamamı bilgisayar dillerinde döngü adı verilen kısımlar gibidir. PLC programı yüksek seviyeli programlama dillerinde While/Wend komutları arasında yazılmış program parçalarına benzer ÅŸekilde çalıştırılır. Fakat PLC programının iÅŸlem tarzı itibariyle, biraz farkı vardır. PLC ‘de program aynı anda birkaç olayı gerçekleÅŸtirir. Dolayısıyla birbirinden bağımsız olayların ve dolayısıyla komutların aynı anda iÅŸletilmesi, yani bir olay bitmeden diÄŸerine baÅŸlanılması gerekir. Bu iÅŸ için en ideal iÅŸleyiÅŸ tarzı, bir döngü içine bütün komutları yazmak ve döngüyü de bütün olayların en iyi ÅŸekilde kontrolü için döngüyü mümkün olan en yüksek hızda çalıştırmaktır.

PLC ‘lerde, bilgisayarlarda olduÄŸu gibi bir iÅŸlemi bitirip baÅŸka bir iÅŸleme geçmek mantıklı deÄŸildir. Mesela bir motora kapıyı kapaması için çıkışlardan voltaj veriyorsunuz. Bu iÅŸi bir bilgisayar programı yazarak yapıyorsanız, kapanma komutunu verirsiniz ve kapı kapanana kadar dolayısıyla iÅŸlem bitene kadar Program alt satıra geçmez, yani bu sırada baÅŸka hiçbir iÅŸlemi yapamazsınız. PLC sistemlerinde ise iÅŸlemin tamamlanması önemli deÄŸildir, program baÅŸtan sona saniyede binlerce kez iletilir. Programda komutlar, yapılması gerekiyorsa, yani önlerindeki mantıksal iÅŸlemin sonucu izin veriyorsa iÅŸletilir. Böylelikle aynı anda birbirinden bağımsız olarak hem A kapısı açılıyor hem de B vanası kapatılıyor ve bu sırada yazıcıya bilgi yollanıyor olabilir.

5.2 PROGRAMLAMA AÇISINDAN PLC ‘NİN BİLGİSAYARA GÖRE AVANTAJLARI

Bir makinanın, bir fabrikanın yada her hangi bir prosesin gerçekleştirilmesi sırasında aynı anda bir çok olay meydana gelir ve bunların bir sıra halinde olması gerekmez. Dolayısıyla normal bilgisayar programlarıyla bu gibi bir prosesi kontrol edemezsiniz. Fakat bir PLC için aynı anda gerçekleşen bir çok olayı kumanda etmek hiç sorun değildir.

Bu arada sırf kumanda işlemlerine yönelik bir çok komutu da fazladan ihtiva etmesi sebebiyle, PLC ile bu tip programları yazmak ve çalıştırmak kolaydır.

CPU ‘yu programlayabilmek için LAD (merdiven diyagramı) ve STL (program listesi) gibi çeÅŸitli diller kullanılabilir.

5.3 STANDART PROGRAMLAMA

SIMATIC CPU’ların programlanmasında STEP5 adlı programlama paketi kullanılır. Bu paket basit mantık kurma fonksiyonlardan, kullanıcı programı tarafından çaÄŸrılabilecek kompleks sistem fonksiyonlarına kadar birçok özelliÄŸi içerir. STEP5 ile programlama yapılırken, programlayıcı, mesleki kökenine göre sunulan imkanlardan birini seçerek kendine en uygun programlama ortamını yaratabilir. SIMATIC programı, merdiven mantığı (Ladder Diagram ‘LAD’), lojik kapı mantığı (Control System Flowchart ‘CSF’) veya komut listesi (Statement List ‘STL’) olarak hazırlanabilir. Bu gösterimler DIN 19239 standardına göre hzırlanmıştır. Röle mantığına aÅŸina olanlar Ladder Diagram ile, mantıksal kapı iÅŸlemlerine aÅŸina olanlar Control System Flowchart ile program yazılabilir.

Üç program gösterimi arasındaki farklar özellikle binary operasyonlarda göze çarpmaktadır. Yazılan program çok özel komutlar içermediÄŸi sürece bir gösterimden diÄŸerine kolaylıkla dönüştürülebilir. Ayrıca bu programlama imkanları içinde kapasite farklılığı vardır. Sözgelimi LAD ile gerçekleÅŸtirilemeyen bazı fonksiyonlar CSF ile, CSF ile gerçekleÅŸtirilemeyen bazı fonksiyonlar da STL ile gerçekleÅŸtirilebilir. STEP5 programlama dilinde lojik operasyona tabi tutulacak sinyaller adreslenirken öncelikle adresin yer aldığı byte yazılır. Byte ve bit numarası nokta ile ayrılır. Örnek olarak 19. byte içinde ilk bit kastediliyor ise bu adres “19.0” olarak yazılmalıdır. Bu adresin giriÅŸ mi yoksa çıkış mı olduÄŸu ise bu adresin önüne yazılan harf ile belirtilir. Yazılmak istenen adres çıkış ise, İngilizce versiyonda “Q19.0” olarak yazılır.Misal olarak bir giriÅŸin olup diÄŸerinin olmadığı (10.0 var, 10.1 yoksa, çıkış 20.0 verilsin) bir VE fonksiyonu gerçekleÅŸtirilmek isteniyor olsun. Bu fonksiyonu yerine getiren program 3 ayrı gösterimde ÅŸu ÅŸekilde gösterilir;

5.3.1LOJİK KAPI GÖSTERİMİ (CSF)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.jpg[/IMG]Yazılan programın CSF ile gösteriminde kullanıcı programını kutucuklar olarak görmektedir. Bir lojik kilitleme en az bir kilitleme kutucuğu ve bir sonuç kutucuğundan oluşmaktadır. Her kilitleme başlı başına bir birimdir ve STEP5 yazılımında segment olarak tabir

edilen bir birimi kapsar. Yapılacak olan lojik iÅŸlemin yerine getirilmesi gereken ÅŸartları, kilitleme kutucuÄŸunun sol tarafında yer alırlar. Burada operasyona giren sinyal var olmasına göre sorgulanacak ise düz bir çizgi ile, var olmamasına göre sorgulanacak ise, düz çizgi ve bir çember ile gösterilir. Kutucukların saÄŸ tarafında yapılan lojik iÅŸlemin sonucu yer alır ve bu sonuç “=” iÅŸaretiyle gösterilir. Teorik olarak bir çok “ve” ya da “veya” kapısı yazılabilir. Bunun sınırı kullanıcı hafızası ile ilgilidir. Bu program modunda yapılan lojik kilitlemeler her segment için sadece bir sonuca baÄŸlanabilmektedir. CSF modunda STEP5 komutlarının tamamı gösterilmemektedir. Bu fonksiyonların gösterilebilmesi için STL moduna geçilmelidir. EÄŸer program grafik olarak gösterilemeyen komutlar içeriyorsa, ekrana getirilmesinde ilgili segment otomatik olarak STL modunda gösterilir.

5.3.2KONTAK PLAN GÖSTERİMİ (LAD)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image012.jpg[/IMG]Program LAD modunda yazılacak yada izlenecek ise, binary kilitlemeler kontak sembollerinin ard arda yada alt alta sıralanması ÅŸeklinde yapılır. Operasyona tabi tutulacak sinyaller köşeli parantezler olarak resmedilirler. Sinyal lojik 1 seviyesine göre sorulacak ise köşeli parantez içerisi boÅŸ halde, lojik 0 seviyesine göre sorulacak ise köşeli parantez içerisine “/ “ ÅŸekli ile gösterilir. Sorgulama sonucu, bir akım yolu hattı gibi resmedilen lojik kilitlemenin saÄŸ tarafına eklenen parantez ile gösterilen bobindir. Kilitlenme ÅŸartları saÄŸlandığında bu bobinin enerjilendiÄŸi düşünülebilir. Kontaklar normalde açık ve normalde kapalı kontak olarak kilitleme ÅŸartları meydana getirilebilir. Grafik olarak gösterilemeyen komutlar CSF’ de olduÄŸu gibi otomatik olarak STL’e geçilerek ekrana getirilir.

5.3.3KOMUT LİSTESİNİN GÖSTERİMİ (STL)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.jpg[/IMG]Bir diÄŸer programlama cinsi olan STL modunda, yerine getirilmesi istenen lojik fonksiyonun ÅŸartları ve sonuçları ve komut listesi (mnemonic) olarak hazırlanmaktadır. Mnemonic komutlar iki kısımdan oluÅŸur. Birinci kısım operasyon kısmıdır ve prosesörün bu komutla ne yapması gerektiÄŸini belirler. İkinci kısım ise operand kısmıdır. Bu kısımda da operasyon kısmında ki iÅŸlemin hangi sinyale uygulanacağı belirlenir. Mnemonic komutlar prosesör tarafından ekranda görüldüğü haliyle yukarıdan aÅŸağıya doÄŸru ilerlemekte ve her lojik ÅŸart sırası geldiÄŸinde sorgulanmaktadır. Bu programlama / izleme modunda meydana getirilen her sonucun tek tek segmentlere yerleÅŸtirilmesine gerek yoktur. Bir segment içinde birden fazla lojik iÅŸlem gerçekleÅŸtirilebilir.Bu modda lojik 0 sorgulaması yapılacaksa komutun arkasına “N” not harfi eklenir

5.4 PROGRAMLAMA

Genel olarak, bir kumanda devresi tasarımı için temel lojik işlem komutları yeterlidir ve bu komutlara zamanlayıcı komutları da eklendiğinde bütün kontaklı kumanda devreleri gerçekleştirilebilir.

Herhangi bir kontaklı kumanda devresi bir lojik fonksiyon ile ifade edilebilir. Biz burada temel PLC komutlarını göreceğiz:

5.4.1 VE (AND) İŞLEMİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.jpg[/IMG]Bu örnekte yapılan iş, I 0.0 olarak adlandırılan girişten gelen sinyalin değeri ile I 0.1 girişinden gelen sinyalin değerinin mantıksal VE işleminden geçirilmesidir. Ayrıca normalde açık kontak için seri bağlantı komutudur.

Bu diyagramın STL karşılığı ise:

LD I 0.0 //I0.0 GiriÅŸini oku

A I 0.1 //ve bu sonucu I0.1 giriÅŸi ile A(nd) yani VE iÅŸlemine tabi tut

= Q0.0 //And işleminin sonucuna göre Q0.0 çıkışını 1 yap

5.4.2 VEYA (OR) İŞLEMİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.jpg[/IMG]Bu örnekte I0.0 girişi ile I0.1 girişinin mantıksal OR işleminden geçirilmesidir. Normalde açık kontaklar için paralel bağlantı komutudur.

Bu diyagramın STL karşılığı;

LD I 0.0 //I0.0 GiriÅŸini oku

O I 0.1 //bu sonucu I0.1 giriÅŸiyle O(r) yani VEYA iÅŸlemine tabi tut

= Q0.0 //Or işleminin sonucuna göre Q0.0 çıkışını 1 yap

5.4.3VE DEĞİL (AND NOT) İŞLEMİ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.jpg[/IMG]Normalde kapalı kontaklar için paralel bağlantı komutudur.

Bu LAD diyagramın STL karşılığı;

LD I 0.0 //I 0.0 GiriÅŸini oku

AN I 0.1 //I 0.0 ile I 0.1’i Ve DeÄŸil iÅŸlemine tabi tut

= Q0.0 //Ve Değil işleminin sonucuna göre Q0.0 çıkışını 1 yap

5.4.4VEYA DEĞİL (OR NOT) İŞLEMİ

Normalde kapalı kontaklar için paralel bağlantı komutu.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.jpg[/IMG]

Bu diyagramın STL karşılığı;

LD I 0.0 //I 0.0 giriÅŸini oku

OR I 0.1 //I 0.0 giriÅŸi ile I0.1 giriÅŸini Veya DeÄŸil iÅŸlemine tabi tut

= Q0.0 //Veya Değil işleminin sonucuna göre Q0.0 çıkışını 1 yap

5.5 PROGRAMLAMADA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

1.PLC kumanda devresinde sinyal akışı soldan sağa doğrudur.

2.Elemanların hiçbirisinin dağıtım hattına direkt olarak bağlantı yapılamaz. Eğer gerekli olursa programda kullanılmayan yardımcı rölelerin normalde kapalı kontaklar üzerinden bağlantı yapılabilir.

3.Herhangi bir röle bobininden sonra kontak bağlantısı yapılamaz. Eğer gerekli ise bu kontağın röle bobininden önceye alınması geekir.

4.İki veya daha fazla röle bobini paralel bağlanabilir.

5.Kontak ve bobin numaraları o PLC’ye ait kullanma kılavuzundan öğrenilmelidir.

6. ÖRNEK SİSTEMLER

6.1PRESLEME MAKİNESİNİN PLC İLE KONTROLÜ

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.jpg[/IMG]

Aşağıda şema olarak gösterilen presleme makinesi çalışma prensibi şu şekilde olacaktır. Magazin içerisinden aşağı alınacak parça V1 valfi ile kontrol edilen itici piston tarafından yuvaya sürülür. Daha sonra V4 valfi ile kontrol edilen sıkıştırıcı piston aşağı harekete başlayarak parçayı presler ve bu konumda 3 saniye bekler. Bekleme süresi sonunda itici ve sıkıştırıcı aynı anda harekete başlayarak ilk konumlarına geri dönerler. Daha sonra V3 valfi ile basınçlı hava püskürtülmesi, V2 valfi ile de atıcının yukarıya hareketi sağlanır. Basınçlı hava ile atılan parça S4 sensörü tarafından hissedilerek atıcının aşağı konuma, V3 valfinin de kapalı konuma gelmesi sağlanır. Böylece bir hareket periyodu tamamlanmış olur. S5 sensörü işlenmiş parça bölümünün dolması halinde lamba ikazı vererek yeni bir periyoda başlanmasını engelleyecektir.

Şekil-6.1 Pnömatik Presleme Makinesi

Sensörlerin çıkışlarını PLC girişlerine, PLC çıkışlarını da elektrikli valf girişlerine bağlarız.Yazacağımız küçük bir PLC programı ile bu sistemi kolay bir şekilde kontrol edebiliriz.

Program içerisinde kullanılacak sinyaller şunlardır:

GİRİŞLER: ÇIKIŞLAR:

I 0.0 Start Butonu Q 1.0 Lamba Yakma

I 0.1 S1 Sensörü Q 1.1 V1 Aç Sinyali

I 0.3 S3 Sensörü Q 1.2 V2 Aç Sinyali

I 0.4 S4 Sensörü Q 1.3 V3 Aç Sinyali

I 0.5 S5 Sensörü Q 1.4 V4 Aç Sinyali

6.1.1 BASİTLEŞTİRİLMİŞ PROGRAM:

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.jpg[/IMG]

Segment 1: Start sinyali geldiğinde V1 valfinin aç sinyalini gönderen kısımdır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.jpg[/IMG]

Segment 2: Q 1.1 sinyali geldikten sonra ve itici silindirin tamamen dışarı çıktığını bildiren sinyal geldiğinde V4 valfini yani presleyecek silindiri dışarı çıkaracak sinyali gönderir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.jpg[/IMG]

Segment 3: Q 1.4 sinyali geldikten sonra ve presleyici silindirin tamamen dışarı çıktığını bildiren I 0.3 sinyali geldikten zamanlayıcı çalışır.

Segment 4: Zamanlayıcı çıkışlarını 1 yaptığı anda ve itici ve presleyici silindirler içeri girdiği zaman parçayı itecek olan basınçlı hava(V3 valfi) ve atıcı silindiri dışarı çıkaracak olan V2 valfine sinyal gönderir.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.jpg[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.jpg[/IMG]

Segment 5:İşlenmiş parça bölümünün dolduğunu bildiren sensörden gelen I 0.5 sinyali ikaz lambasını yakarak yeni bir periyoda başlanmasını engeller.

6.2 NAUTOS MONİTORİNG SİSTEM

Nautos Monitoring sistemi Gemilerde Makine Kontrol Odalarında (MCR) bulunan bir izleme sistemidir. İncelediğim donanmamızın savaş gemilerinde Nautos sistemi Siemensin S5 marka PLC leri kullanılarak yapılmıştır. Gemi içerisindeki tüm sensörler MCR daki PLC lere gelerek işlenir.

Nautos monitoring sistemine gemi dahilindeki tüm sıcaklık, yakıt, ve su seviyeleri gelmektedir. Ana dizeller, yardımcı makinalar ve GT leri burada oluÅŸan bilgileri ile sürekli gözetim altında tutarız. Bütün makinalara ait her türlü bilgi (sıcaklık, basınç, devir, on/off durumları gibi…) buraya gelir. Makinalardan veya baÅŸka herhangi bir yerden gelen tüm alarmlar hem monitörde yazılı olarak gözükür hem de alarm geldiÄŸine dair sesli ikaz duyulur. Aynı zamanda gelen tüm alarmlar printer ile de yazılır. Bu sistemde her 4 yardımcı makine için ayrı ayrı bulunan ageler vasıtası ile monitörden yardımcı makinaları kontrol etme imkanı vardır. Monitörden yardımcı makinalar start/ stop edilebilir, istenilen makinanın ÅŸalteri kurulabilir.

Şekil-6.2 de Nautos Sistemi ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Bu şekilde genel olarak PLC lerin ve yardımcı birimlerin birbirleri ile bağlantıları gösterilmiştir. PLC ve yardımcı elemanları daha ayrıntılı olarak anlatırsak;

Watch Panel Geminin Köprü üstündedir. Önemli alarmlar buraya da gelir

Adı Ve Soyadı: M.merve Yılmaz

Salı, 06 Kasım 2007

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]

ADI ve SOYADI: M.MERVE YILMAZ

NUMARASI: 2030003

BÖLÜM: BIYOMEDIKAL CIHAZ TEKNOLOJISI-2

PLL(FAZ KİLİTLEMELİ DÖNGÜ) Bir faz dedektörü, bir alçak geçiren filtre ve gerilim kontrollü osilatörden oluÅŸan elektronik bir devredir.PLL’nin yaygın kullanım alanları arasında ÅŸunlar sayılabilir:

1-Bir referans sinyal frekansının katlarını üreten frekans sentezleyici (örneğin bir halk bandı (CB) biriminin taşıyıcı frekansı veya denizcilikte kullanılan radyo bandı biriminin çoklu kanalları, tek kristal kontrollü bir frekans ve bunun katları bir PLL kullanılarak elde edilebilir.)

2-Giriş sinyal frekansı ile PLL çıkış gerilimi arasında mükemmel bir doğrusallığa sahip FM demodülasyon devreleri

3-Frekans kaydırmalı anahtarlama (FSK) çalışmasında kullanılan sayısal veri iletimindeki taşıyıcı frekanslarının veya iki veri iletiminin demodülasyonu

4-Modemler, telemetre alıcı ve vericileri, ton kod çözücülerini, genlik modülasyonu (AM) dedektörleri ve izleme filtreleri de dahil olmak üzere çok çeşitli uygulama alanları.

Vİ giriÅŸ sinyali ile VCO’dan elde edilen Vo bir faz karşılaÅŸtırıcıda karşılaÅŸtırılır ve bu iÅŸlemin sonunda bu iki sinyal arasındaki faz farkını gösteren bir çıkış gerilimi (Ve) üretilir.Bu gerilim daha sonra PLL’en çıkış gerilimi olarak alınabilen ve VCO frekansını modüle eden bir gerilim olarak kullanılabilen bir çıkış gerilimi (gerektiÄŸinde yükseltilebilir) saÄŸlayan bir alçak geçiren filtreye uygulanır.Devrenin kapalı döngü olarak çalışmasının nedeni, VCO frekansının giriÅŸ sinyal frekansına kilitlenmesidir.

Vi Ve

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]Giriş sinyali Faz dedektörü AlçakG.filtre yükselteç çıkış sinyali

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG] Fi fi+fo fi-fo

Vo

fo

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG] VCO Vd

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG]

Temel faz kilitlemeli döngü’nün (PLL) blok diyagramı -TEMEL PLL ÇALIÅžMASI- PLL devresinin temel çalışması, PLL’nin blok diyagramına göre açıklanabilir.İlk önce, döngü kilitlendiÄŸi zaman (giriÅŸ sinyali frekansı ile VOC’nin frekansı aynıdır.)Faz kilitlemeli döngünün içindeki çeÅŸitli devrelerin çalışmasını inceleyeceÄŸiz.GiriÅŸ sinyal frekansı ile VCO’dan karşılaÅŸtırma devresine gelen frekans aynı olduÄŸu zaman çıkış olarak alınan Vd gerilimi, VCO’yu giriÅŸ sinyali ile kilitli tutmak için gereken deÄŸerdir.Ardından VCO, giriÅŸ frekansında sabit genlikli kare dalga sinyali üretir.En iyi çalışma, VCO merkez frekansının (fo), kendi doÄŸrusal çalışma aralığının ortasındaki dc öngerilim noktasına ayarlanmasıyla elde edilir.Yükselteç, filtre devresinin çıkışı olarak elde edilen dc geriliminin ayarlanmasını mümkün kılar.Döngü kilitli olduÄŸu zaman, karşılaÅŸtırıcıya uygulanan iki sinyal, aynı fazda olmasa da aynı frekanstadır.KarşılaÅŸtırıcıya uygulanan iki sinyal arasındaki sabit faz farkı, VCO için sabit bir dc gerilimi oluÅŸturur.Bu durumda giriÅŸ sinyali frekansındaki deÄŸiÅŸmeler, VCO’ya uygulana dc geriliminin deÄŸiÅŸmesine neden olur.Yakalama ve kilitleme frekans aralığında dc gerilimi, VCO frekansını sürerek giriÅŸ frekansıyla eÅŸitlenmesini saÄŸlar.

Döngü, kilitlenme durumuna geçmeye çalışırken, faz karşılaştırıcının çıkışı, karşılaştırılan sinyallerin toplam ve fark sinyal bileşenlerini içerir.Alçak geçiren filtre, döngünün giriş ile VCO sinyalleri arasında kilitleme sağlayabilmesi için sinyalin sadece alçak frekans bileşenlerini geçirir.

VCO’nun sınırlı çalışma aralığı ve PLL devresinin geribesleme baÄŸlantısından dolayı, PLL için belirlenen iki önemli frekans bandı vardır.PLL’nin yakalama aralığı, döngünün giriÅŸ sinyali ile kilitlenme saÄŸlayabildiÄŸi VCO serbest çalışma frekansı fo civarında merkezlenen frekans aralığıdır.PLL, yakalamayı gerçekleÅŸtirdikten sonra, kilitleme aralığı olarak adlandırılan biraz daha geniÅŸ frekans aralığında giriÅŸ sinyaliyle kilitlenmeyi sürdürür.

UYGULAMALAR

PLL, frekans demodülasyonu, frekans sentezi ve frekans kaydırmalı anahtarlama (FSK) kod çözücüleri de dahil olmak üzere birçok uygulama alanında kullanılabilir.

FREKANS DEMODÜLASYONU

FM demodülasyonu veya dedeksiyonu doğrudan doğruya PLL devresi kullanılarak gerçekleştirilebilir.PLL merkez frekansının FM taşıyıcı frekansında

seçilmesi halinde PLL blok diyagramındaki gibi filtrelenmiş gerilim veya çıkış

gerilimi, değeri sinyal frekansındaki değişmeyle orantılı olarak değişen demodülasyonlu gerilimdir.Böylece PLL devresi, FM alıcılarında kullanılan ara frekans devresi, sınırlayıcı ve demodülatör gibi çalışır.

Popüler bir PLL birimi, 565 tir.565 kısmen içten baÄŸlı bir faz dedektörü, bir yükselteç ve gerilim kontrollü osilatörden oluÅŸur.VCO’nun serbest çalışma veya merkez frekansını ayarlamak için R1 dış direnci ve c1 dış kondansatörü kullanılmaktadır.İkinci bir dış kondansatör(C2), alçak geçiren filtrenin geçirme bandını ayarlamak için kullanılır.Burada PLL döngüsünü kapatmak için VCO çıkışının geriye faz dedektörünün giriÅŸine baÄŸlanması gerekir.565 tipik olarak iki güç kaynağı kullanılır.(V+ ve V-)

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image011.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image013.jpg[/IMG] 2

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image014.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG] faz dedektörü yükselteç 7

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image016.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image017.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image019.gif[/IMG] 3 demod.çıkış

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image020.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image015.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image021.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image022.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image023.gif[/IMG] 5 ref.

6 çıkış

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image024.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image025.gif[/IMG]giriÅŸ 4 VCO

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image026.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image027.gif[/IMG] 8 9 1

R1 C1 V-

-565 PLL blok diyagramı- -FREKANS SENTEZİ-

Frekans sentezleyici blok diyagramında görüldüğü gibi bir PLL kullanılarak yapılır.VCO çıkışı ile faz karşılaştırıcı arasına bir frekans bölücü konur.Böylece karşılaştırıcıya uygulanan döngü sinyali fo frekansında iken , VCO çıkışı Nfo frekansında olur.Bu çıkış, döngü kilitli olduğu sürece giriş frekansının tam katlarıdır.Giriş sinyali, f1 noktasında kristal yardımıyla kararlı duruma getirilebilir.Bu durumda döngünün temel frekansta (fo=f1 iken) kilitlenecek

şekilde ayarlanması halinde, VCO çıkışı Nf1 frekansında olacaktır.

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image028.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image029.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image030.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image031.gif[/IMG]giriş faz alçak geçiren filtre yükselteç

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image032.gif[/IMG] f1 karşılaştırıcı

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image034.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image035.gif[/IMG] fo

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image033.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image036.gif[/IMG]

[IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image037.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image018.gif[/IMG][IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Yasin/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image038.gif[/IMG] +N VCO

çıkış Nfo -Frekans sentezleyici blok diyagramı- -FSK KOD ÇÖZÜCÜLERİ-

Kod çözücü, RS-232C’nin iÅŸaret (mark, -5V) ve boÅŸluk (space, +14V) mantık düzeylerini gösteren, sırasıyla 1270Hz ve 1070Hz lik iki ayrı taşıyıcı frekanslarından birine sahip bir sinyal alır.Sinyal giriÅŸte görüldüğünde, döngü giriÅŸ frekansına kilitlenir ve çıkıştaki ilgili dc kaymasına sahip iki olsı frekans arasından giriÅŸi izler.


Destekliyoruz arkadas - arkadas - oyun oyna - oyun - en güzel oyunlar jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadýn doðum doktoru kadýn doðum uzmaný