‘Elektronik & Bilgisayar’ Kategorisi için Arşiv

Dosya Uzantıları

Salı, 06 Kasım 2007

Dosya Uzantıları

Dosya uzantıları ilgili dosyanın türünü belirttikleri için oldukça önemlidir.

Bu uzantılar, dosya isminin sonuna eklenerek ilgili dosyanın hangi uygulamayla açılması gerektiği konusunda kullanıcıya ipucu verir. Aşağıdaki uzantıları inceleyerek merak ettiğiniz uzantıların işlevini öğrenebilir, hangi uygulamayla açılabileceğini öğrenebilirsiniz. ————————————————————————————————————— .$$$ - Bazı geçici dosyalar bu uzantıyı taşır, bellekte yüklü bir uygulama bulunmuyorsa bu dosyaları silmenizde bir sakınca yoktur.

.386 - Takas dosyası, Windows XP’den önceki 32 bit’lik Windows sürümleri tarafından kullanılan sanal bellek dosyasıdır.

.AI - Abode Illustarot dosyası, Illustrator yazılımının uygun sürümü kullanılarak açılabilir.

.AIF, AIFF - Uzantısı "Audio Interchange File Format" olan AIFF, Apple Computer tarafından, ses parçalarının ve şarkıların kaliteden ödün vermeden saklanabilmesi için geliştirilmiş "sıkıştırma sağlamayan" bir dosya formatıdır. Bu ses dosyalarını açmak için QuickTime veya iTunes yazılımlarından faydalanabilirsiniz.

.ANI - Animasyonlu fare imleçleri, kullanmak için C:\Windows\Cursors klasörüne kopyalamanız yeterlidir.

.ARC - Bir dosya sıkıştırma formatıdır.

.ARJ - ARJ, uzun dosya isimlerini desteklemediği için artık yaykın olarak kullanılmayan bir dosya sıkıştırma ve arşivleme formatıdır.

.ASF - Açılımı "Active Streaming File" olan ASF dosyaları genellikle akışkan video dosyalarının alımı için kullanılır. ASF dosyası bir akışkan video dosyalarının alımı için kullanılır. ASF dosyası bir akışkan sunucusunu gösterebileceği gibi izlemek istediğiniz videonun tümünü de barındırabilir.

.ASP - Active Server Page (Aktif Sunucu Sayfası - ASP) sayfaları, sunucu tarafından çalıştırılan, web sitelerinin dinamik içerik sunmalarına olanak tanıyan dosyalardır. Çalıştırılmaları için gerekli ASP eklentilerine sahip bir web sunucusuna ihtiyacınız bulunur.

.AU - Sun Microsystems ve diğer UNIX tabanlı bilgisayarlar üzerinde kullanılan bir ses dosyası türüdür.

.AVI - Çeşitli codec’lere sahip video ve ses parçalarını barındırabilen dosyalardır. AVI dosyalarını görüntüleyebilmeniz için, içerdiği ses ve görüntü parçalarının codec’leri sisteminizde yüklü bulunmalıdır.

.AVS - İntel’in geliştirdiği video yakalma formatı.

.BAK - Dosyaların yedek amaçlı kopyaları BAK uzantısına sahiptir. Bu dosyalar ana uygulama tarafından geçici olarak oluşturulur.

.BAS - Basic dilinde kod barındıran dosyalar genellikle BAS uzantısına sahiptr. BAS uzantılı dosyalar Visual Studio kapsamındaki Visual Basic’de, Word ve Excel kapsamındaki Visual Basic for Applications’da VBA halen kullanılmaktadır.

.BAT - Yığın dosyalarının uzantısı.BAT’tır. Bu dosyaları çalıştırdığınızda bi sıra DOS komutu art arda çalıştırılır.

.BIN - Binary (ikili) veri barındıran doya türleri genellikle bu uzantıyı alırlar. .BIN dosya uzantısı CD/DVD imajlarının sonun da eklenir. Bu dosyanın bulunduğu klasörde CUE dosyaları da bulunabilir, CUE dosyası BIN’in ne gibi bilgiler barındırdığını anlatan açıklayıcı dosyalardır. BIN CD/DVD imajları Daemon Tolls kullanılarak açılabilir.

.C - Derlenmiş C programcıkları bu uzantıyla saklanır. .C dosyaları aslında birer salt metin dosyasıdır. Bir betin editörüyle kolaylıkla açılabilirler. Derlenebilmeleri içinse uygun bir C derleyicisine ihtiyaç vardır.

.CAB - Microsoft tarafından hayata geçirilmiş ZIP benzeri bir sıkıştırma ve arşivleme formatıdır. Windows’un güncel sürümleri herhangi bir yardımcı uygulamaya ihtiyaç duymadan CAB arşivlerinin içeriğini görüntüleyebilir.

.CDA - Açılımı "CD Audio track" olan CDA dosyaları, CD/DVD ROM sürücünüze yerleştirdiğiniz müzik CD’lerinizi dinlemenize yardımcı olur. CDA dosyalarının her biri CD7deki bir şarkıya kısayol niteliğindendir. Örneğin 5.CDA uzantılı dosyayı çalıştırılarak Windows Media Player’in CD’deki 5. şarkıyı çalmasını sağlayabilirsiniz. CDA dosyalarınızı sabit diskinize kopyalarsanız CD’deki ilgili parçalar diskinize kopyalanmayacaktır, bu iş için bir CDex gibi Audio CD-Rip yazılımı kullanmanız gerekir.

.CMD, .COM, .EXE - İkili veri barındıran çalıştırılabilir dosyalardır.

.CPL - Windows denetim masası dosyasıdır. Üzerine çift tıklanarak çalıştırılabilirler.

.CSS - Web ortamında kullanılan hazır stil şablonlarıdır. Ana dokümandan çağrılan CSS dosyaları, yazı tipi, büyüklüğü, satır aralığı gibi parametreler etki eder.

.CSV - Virgülle ayrılmış veriler içeren metin tabanlı dosyalardır.

.CUR - Windows imleç dosyasıdır.

.DAT - Genel veri dosyası. Video CD’lerde bulunan DAT dosyalarıysa sıkıştırılmamış ses ve MPEG görüntü barındıran basit video dosyalarıdır.

.DLL - Açılımı dynamic link library olan DLL dosyaları, uygulamalarının çalışabilmesi için gerekli fonksiyonlar içerir.

.DOC - Microsoft Word dokümanı. Word dokümanları Microsoft Word ile açılabilkitleri gibi, Wordpad, OenOffice.org, Ability Write gibi yazılımlarla da açılabilir.

.DOT - Microsoft Word doküman şablonu.

.DRV - Sürücü dosyası. Genellikle bir donanıma veya çere birimine aittir.

.EPS - PostScript formatı. Genel kabul görmüş, dokümanların vektörel olarak saklanmasına olanak tanıyan bir formattır.

.FLC, .FLI - AutoDesk animasyon dosyaları.

.FNT, .FON, .TTF - Yazı tipi (font) dosyaları. Görüntülemek için üzerine çift tıklamanız, sisteminize yüklemek içinse C:Windows\Fonts klasörüne kopyalamanız yeterlidir.

.HLP - Yardım (Help) dosyalarının genel uzantısı .HLP’dir. Bir yardım dosyasını görüntülemek için tek yapmanız gereken üzerine çift tıklamaktır. Programcılar günümüzde CHM uzantılı / HTML tabanlı yardım dosyalarını da sıklıkla kullanıyorlar.

.HTM, .HTML - Çeşitli komutlar kullanılarak biçimlendirilmiş, web tarayıcılar tarafından görüntülenebilen, metin tabanlı dosyalardır. HTML formatındaki dosyalar basit bir metin editörüyle oluşturulabileceği gibi Frontpage, Dreamveawer gibi yazılımlarla da hazırlanabilirler. (Örnek)

.ICO - Windows simge (icon) dosyası.

.INF - Bilgi (Information) dosyaları. Genellikle salt metin içeren bu dosyalar, bir uygulama veya dosya hakkında bilgi içerebildikleri gibi donanım sürücülerinin yüklenmesine de aracılık ederler. Donanım sürücülerinin bulunduğu klasördeki INF dosyasını inceleyerek hangi donanıma ait olduğunu ortaya çıkarabilir, INF dosyası üzerine sağ tıklayarak Yükle’yi seçip ilgili aygıt sürücülerinin yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

.INI - Açılımı Initialization olan bu dosyaları uygulamaların çalışma parametrelerini saklar.

.JPEG, .JPG, .JIF, . JFF, .JFIF - Bu uzantıların hepsi JPEG formatını anlatır. Joint Photographic Experts Group tarafından geliştirilen JPEG formatı günümüzde halen yaygın olarak kullanılır. Popüler tüm grafik uygulamaları JPEG formatındaki dosyaları açabilir. Bir ISO/ITU standardı olan JPEG’de minimum kayıplı sıkıştırma 1/20′dir. Bu sıkıştırma oranı tercih edildiğinde fotoğraf fazla zarar görmeden etkili bir sıkıştırma sağlanır. En yüksek sıkıştırma oranıysa 1/100′dür. Bu oran kullanıldığında JPEG’in tüm sıkıştırma zaafları görülebilir.

.LOG - Log (kütük) dosyaları, uygulamalarda oluşan hataları veya çalışma adımlarını kontrol etmenize izin veren bilgilendirici dosyalardır. Herhangi bir metin editörüyle açılabilirler.

.MDB - Access veritabanı dosyasıdır.

.MID - MIDI ses dosyası, Windows Medio Player kullanılarak oynatılabilirler.

.MP3 - MPEG l video dosyalarının 3. katmanı olan ses katmanı ayrılarak bu katmana MP^uzantısı verilmiştir. MP3 dosyaları hemen her medya oynatıcı tarafından görüntülenebilir.

.MPE, .MPEG, . MPG - Motion Pictures Expert Group tarafından geliştirilmiş olan bir formattır. Video dosyaları bu uzantıyı taşır.

.OCX - Uygulamalara çeşitli özellikler kazandıran kütüphane dosyalarıdır.

.PCX - Zsoft tarafından geliştirilmiş bir grafik formatıdır.

.PIF - Microsoft tarafından geliştirilen ve açılımı "Program Information File" olan bu dosya, uygulamanın hangi parametreler kullanılarak çalıştırılacağını Windows’a anlatır.

.PNG - Açılımı "Portable Network Graphics" olan bu imaj formatı halen yaygın olarak kullanılmaktadır. Imajları yüksek oranda sıkıştırabilen bu format, görüntüde herhangi bir kayba sebep olmaz. Quickview, Internet Explorer, xırfanview gibi yazılımlar PNG uzantılı dosyaları gösterebilir.

.PPS - PowerPoint Slayt göserisi. Bir PowerPoint sunumunun (PPT) uzantısını PPS olarak değiştirirseniz dosyanın üzerine çift tıkladığınızda sunum otomatik olarak dönmeye başlar.

.PPT - PowerPoint sunum dosyaları PPT uzantısını taşır ve Microsoft PowerPoint uygulamasıyla açılabilir.

.PSD - Photoshop’un varsayılan imaj formatıdır.

.MOV, .QT - QuickTime dosyaları, Apple tarafından sunulan QuickTime uygulaması kullanılarak görüntülenebilir. Bu iki uzantıya sahip olan dosyalar, bir müzik parçası, video görüntüsü veya çevresel görüntü barındırabilir.

.RA, .RAM, .RM - Real Neworks (www.real.com) tarafından geliştirilmiş ses/video dosyalarıdır.

.RAR - Yüksek sıkıştırma oranı sağlayabilen bir sıkıştırma / arşivleme dosya türü, WinRaR kullanılarak açılabilir.

.RAW - Ham (işlenmemiş) görüntü formatıdır. İlgili makine üreticisinin sunduğu imaj işleme yazılımıyla açılıp, kullanılabilir bir imaj formatına çevrilmeleri gerekir.

.REG - Kayıt dosyası. Bu dosyaların üzerine çift tıkladığınızda içerisindeki bilgiler Windows Kayıt Defteri’ne (Regedit.exe) işlenecektir.

.RTF - Rich Text Format (Zengin metin biçimi). Microsoft tarafından hayata geçirilmiş, yazı tipi, renk ve vurgulama barındıran metin tabanlı dosyalar hazırlamanıza olanak tanıyan bir formattır.

.SIT - Apple Macintosh bilgisayarlarda kullanılan bir dosya sıkıştırma - arşivleme formatıdır. SIT dosyalarını açabilmek için sisteminizde Stuffit Expander (www.stuffit.com) uygulaması yüklü bulunmalıdır.

.SCR - Ekran koruyucu dosyalarıdr. Bu dosyaların çalıştırılabilir EXE, COM, MSI gibi dosyalardan farkları bulunmaz. Üzerlerine çift tıklayarak SCR dosyalarını çalıştırıbilirsiniz.

.SYS - Sistem dosyalarıdır.

.TAR - "Tape Archive" ifadesinin kısaltılmasından oluşan bu uzantı UNIW tabanlı işletim sistemlerinde kullanılır. TAR dosya formatında arşivlenip bir araya getirilen dosyalarda sıkıştırma işlemi gerçekleştirilmez. TAR dosyaları zaman zaman yardımcı uygulamalarla sıkıştırılarak .tar.gz, .tar.Z veya .tgz. gibi uzantılara kavuşurlar.

.THEME - Microsoft’un Windows 95′ten itiberen kullanmaya başladığı bu dosya uzantısı arayüz temasını değiştirebilen dosyalara eklenir.

.TIF, TIFF - Grafik dosyalarıdır. Photoshop, Irfanview gibi uygulamalar kullanılarak görüntülenebilirler.

.TMP - Geçici (Temporary) dosyalarıdır.

.TXT - ASCII standardı belirlenmiş karakterleri kullanan metin dosyalarıdır.

.WAB - "Windows Address Book" ifadesinin bir kısaltması olan WAB uzantısı, kısaltmadan anlaşılabileceği gibi adres defteri barındıran dosyaların sonuna eklenir. Outlook Express, WAB dosyalarını kullanan uygulamaların başında gelir. Herhangi bir WAB dosyasını açmak, içeriğini görüntülemek ve değiştirmek için üzerine çift tıklamanız yeterlidir.

.WAV - Herhangi bir sıkıştırma rutini barındırmayan ham ses dosyasıdır.

.WMF - Popüler bir vektörel grafik formatıdır. WMF dosyalarının sağladığı avantaj, vektörel olmasının sağladığı avantaj ile kaliteden ödrün vermeksizin istenilen büyüklükte kullanılabilmesidir. Hemen her grafik uygulaması bu formatı tanır.

.WRI - Karşılaşılması oldukça zor olan bir dosya formatıdır. RTF formatına benzeyen bir biçime sahip olan WRI dosyaları, Windows 3.1 ve NT 3.51 bünyesindeki Write uygulamasıyla hazırlanır. Wordpad, MS Word gibi popüler kelime işlemciler bu dosyaları açabilirler.

.XLS - Excel çalışma tablosu. Tahmin edilebileceği gibi Microsoft Excel uygulamasıyla oluşturulabilir ve açılabilir.

.Z - Unix’de kullanılan dosya sıkıştırma formatıdır. Bu dosya uzantısını taşıyan dosyaları açmak için 7 Zip (www.7-zip.org) veya benzeri ücretsiz bir uygulamadan faydalanabilirsiniz.

.ZIP - Sıkıştırılmış arşiv dosyasıdır. Çeşitli sıkıştırma uygulamaları tarafından oluşturulabilen ve açılabilen dosya türüdür. Windows Me ve üzeri işletim sistemleri ZIP dosyalarını açmak için herhangi bir uygulamaya ihtiyaç duymazlar.

*Dosya uzantılarını görebilmek için herhangi bir klasör içerisinde (Araçlar > Klasör Seçenekleri > Görünüm’ den Bilinen Dosya Türleri için uzantıları gizle seçeneğini pasif hale getiriniz.)

Pıd (Proportional-ıntegral-derivative)

Salı, 06 Kasım 2007

PID (Proportional-Integral-Derivative) günümüzde çok kullanılan bir kontrol yöntemidir. Endüstrideki uygulamaların %75’inde uygulanmıştır. Çok geniş bir uygulama alanının olmasına rağmen PID uygulamaları için standart bir tanımlama yoktur. Karl Astrom’a göre PID algoritması aşağıdaki gibidir:

Burada u(t) kontrol değişkeni, e(t) toplama noktası, y(t) çıkıştan ölçülen değerle aynıdır. K, Ti, Td PID parametreleridir. Yukarıdaki formülü biraz daha basite indirgersek:

P: Oransal

I: İntegral

D:Türevsel

PID AYARI

Sistemin istenilen şekilde çalışabilmesi için PID parametrelerinin ayarlanması gerekmektedir. Bunun için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır: Elle ayarlama veya parametrelerin hesaplanması (Ziegler-Nichols metodu).

Ziegler-Nichols metodu 2 şekildedir:

1-Sistemin açık çevrim step cevabında aşağıdaki değerler hesaplanır.

2- PID kontrolörün I,D katsayıları 0 yapılır. P sistem osilasyona gidene kadar yavaş yavaş arttırılır. Sistemin osilasyona gittiği andaki P değerine Ku, osilasyon frakansına Pu dersek

PID Örnekler

PID kontrol her alanda kullanılması nedeniyle bir çok örnekleri vardır. Burada sistemin kendisine uygulama yerine simulasyon örneklerini bulabilirsiniz.

Örnek:

Matematiksel modeli aşağıdaki gibi olan bir sistem için Matlab ile simulasyonunun yapılması

Burada PID parametreleri değiştirilerek simulasyonu çalıştırırsak sistem davranışını Scope ile aşağıdaki gibi görebiliriz.

Uygun PID parametrelerini bulmak için sisteme Ziegler Nichols yöntemini uygulayalım. Bunun için PID’nin I ve D parametrelerini 0 yapılarak P katsayısı sistem osilasyon yapana kadar yavaş yavaş artırılır. Şekildeki sistem için bu P=8 de gerçekleşmektedir. Osilasyon anındaki kazanca Ku osilasyon zaman aralığına Pu diyelim. Burada Ku 3.2 Pu ise yaklaşık 4 birim zamandır. Ziegler-Nichols yönteminden PID parametrelerini yeniden hesaplarsak aşağıdaki değerler elde edilir:

P= Ku /1.7= 1.92 I= 2 / Pu = 0.5 D= Pu / 8 = 0.5

PID

Burada oransal (P), integral (I) ve türevsel (D) denetleyicilerin her birinin karakteristiklerini ve istenilen tepkiyi bulmakta nasıl kullanıldıklarını inceleyeceğiz. İşlemlerimizde aşağıdaki geri beslemeli sistemi tercih edeceğiz.

Plant: kontrol edilecek sistem

Denetleyici; Plant için uyarı sağlar; sistem davranışı denetlemek için tasarlanmıştır.

Üç Terimli Denetleyici

PID denetleyicinin transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir:

<LI class=MsoNormal>Kp = Oransal kazanç <LI class=MsoNormal>Ki = İntegral kazancı Kd = Türevsel kazanç Yukarıdaki şemadaki kapalı döngülü sistem kullanılmış PID denetleyicinin nasıl çalıştığını inceleyelim. Değişken (e) izleme hatasını, istenilen giriş değeri (R) ile gerçek çıkış değeri (Y) arasındaki farkı gösterir. Bu (e) hata sinyali PID denetleyiciye gönderir ve denetleyici bu hata sinyalinin hem türevini hem de integralini hesaplar. Sadece denetleyiciden geçen (u) sinyali, oransal kazanç (KP) ile hata değeri, integral kazancı (Ki) ile hatanın integrali, türevsel kazanç (Kd) ile hatanın türevi çarpımlarının toplamına eşittir.

Bu (u) sinyali denetlenen sisteme gönderilir ve yeni çıkış (y) elde edilmiş olur. Bu (y) çıkış sinyali algılayıcıya geri gönderilerek yeni hata sinyali (e) bulunur. Denetleyici yeni hata sinyaline aynı işlemleri uygular ve bu işlem böyle devam eder.

P, I ve Denetleyicilerin karakteristikleri:

Oransal denetleyicilerin (Kp), yükselme zamanını azaltmada etkisi vardır ve azaltır, ama asla tamamen yok etmez (kararlı hal hatası). İntegral denetleyicinin (Ki) karalı hal hatasının çıkarılmasında etkisi vardır ancak bu geçici tepkinin daha kötü olmasına sebep olabilir. Türevsel denetleyicinin (Kd) sistemin kararlılığının artmasında etkisi vardır, aşmayı azaltır ve geçici tepkiyi düzeltir. Kapalı döngülü bir sistemde, her bir denetleyicinin etkisi Kp, Kd ve Ki aşağıdaki tabloda özet olarak gösterilmiştir.

[IMG]http://www.supermp3.org/[/IMG]

Unutmamalı ki bu düzeltmeler tam olarak geçerli değildir. Çünkü Kp, Ki ve Kd birbirlerine bağımlıdırlar. Yani değişkenlerden birinin değişimi diğer ikisinin etkisini değiştirebilir. Bu yüzden tablo Ki, Kp ve Kd değerlerinin belirlenmesinde sadece bir referanstır.

Örnek:

Basit bir kütle, yay ve tampondan oluşan bir problemimiz olduğunu varsayalım..

Bu sistemin model denklemi;

Mx + bx + kx = F

Yukarıdaki denklemin laplace dönüşümünü alırsak;

Ms2X(s) + bsX(s) + kX(s) = F(s)

olur. <LI class=MsoNormal>M = 1kg <LI class=MsoNormal>b = 10 N.s/m <LI class=MsoNormal>k = 20 N/m F(s) = 1 olarak alıp değerleri yerine koyduğumuzda transfer fonksiyonu aşağıdaki gibi olur.

Bu problemin amacı Kp, Ki ve Kd’nin her birinin hızlı yükselme zamanı, minimum aşma ve hatasız kararlı hal elde etmedeki faydalarını görmektir.<LI class=MsoNormal>Hızlı yükselme zamanı <LI class=MsoNormal>Minimum aşmaKararlı hal elde etme Açık Döngü Adım Tepkisi

İlk önce açık döngü adım tepkisini Matlab komutları ile ifade edelim.

num=1;den=[1 10 20];step(num,den)Bu m-kütük’ün Matlab komutlarıyla çalıştırılmasıyla aşağıdaki grafik elde edilir.

Denetlenen sisteme ait transfer fonksiyonunun DC kazancı 1/20’dir, bu yüzden birim basamak girişi uygulandığında çıkış değeri en yüksek 0,05 olur. Bu kararlı hal hatasının 0,95’i ile uyuşur, yani 1 büyüktür. Ayrıca, yükselme zamanı yaklaşık 1 saniye ve yerleşme zamanı yaklaşık 1,5 saniyedir.

Oransal kontrol

Tablo-1-de oransal denetleyicinin (Kp)yükselme zamanını düşürdüğünü, aşmayı arttırdığını ve kararlı hal hatasını azalttığını görmüştük. Yukarıdaki sistemin oransal denetleyicili kapalı döngü transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir.

Oransal kazancı (Kp) 300’e eşit kabul edelim ve kütüğü şu şekilde değiştirelim.

Kp=300; num=[Kp]; den=[1 10 20+Kp]; t=0:0.01:2; step(num,den,t)Bu kütüğün Matlab komutlarıyla çalıştırılması halinde aşağıdaki grafik elde edilir

NOT: cloopolarak adlandırılan Matlab fonksiyonuyla kapalı döngü transfer fonksiyonu, açık döngü transfer fonksiyonundan direkt olarak elde edilir. Cloop komutunun kullanılmasıyla yukarıdakiyle özdeş bir grafik elde edilir

num=1;den=[1 10 20];Kp=300; [numCL,denCL]=cloop(Kp*num,den);t=0:0.01:2;step(numCL, denCL,t)

Yukarıdaki grafik bize oransal denetleyicinin yükselme zamanını ve kararlı hal hatasını düşürdüğünü, aşmayı arttırdığını ve yerleşme zamanını az bir miktarda düşürdüğünü göstermektedir.

Oransal-Türevsel Kontrol

Şimdi PD kontrolü inceleyelim. Tablo-1’e göre türevsel denetleyici (KD), yerleşme zamanını ve aşmayı azaltır. PD kontrollü bir sistemin kapalı döngü transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir.

Kp’yi 300 ve KD’yi 10 alalım ve m_kütüğü aşağıdaki gibi değiştirelim.

Kp=300;Kd=10;num=[Kd Kp];den=[1 10+Kd 20+Kp]; t=0:0.01:2;step(num,den,t)

Yukarıdaki grafiğe göre türevsel denetleyici aşma ve yerleşme zamanını azaltır, yükselme zamanını ve kararlı hal hatasını çok az etkiler.

Oransal-İntegral Denetleyici

PID denetleyiciye girmeden önce PI denetleyiciyi inceleyelim. tablo-1’e göre integral denetleyici (Ki) yükselme zamanını azaltır,aşma ve yerleşme zamanını arttırır, kararlı hal hatasını yok eder. PI kontrollü bir sistemin kapalı döngü transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir.

Kp’yi 30 ve Ki’yi 70 kabul edelim. M_kütükü şu şekilde değiştirelim.

Kp=30;

Ki=70;num=[Kp Ki];

den=[1 10 20+Kp Ki];

t=0:0.01:2;

step(num,den,t)

Bu m_kütük Matlab komutlarıyla çalıştırıldığında aşağıdaki grafik elde edilir.

Hem oransal kazanç (Kp) hem de integral denetleyici yükselme zamanını azalttığı, aşmayı arttırdığı için çift etki oluşur. Bu etki integral denetleyicinin kararlı hal hatasını yok ettiğini gösterir.

Oransal-İntegral-Türevsel Denetleyici

Şimdi PID kontrolünü inceleyelim. PID kontrollü bir sistemin kapalı döngü transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir.

Birkaç denemeden sonra istenilen tepkiyi elde etmek için kazançları Kp=350 Ki=300 KD=50 alalım. Bu durumda m_kütük aşağıdaki gibi olur.

Kp=350;Ki=300;Kd=50; num=[Kd Kp Ki];den=[1 10+Kd 20+Kp Ki]; t=0:0.01:2;step(num,den,t)

Genel PID denetleyici tasarımı için ipuçları:

PID denetleyici tasarımında istenilen tepkiyi elde etmek için aşağıdaki adımlar izlenir:

1.Açık döngü tepkisi bulunur ve ihtiyaçlar belirlenir.

2.Yükselme zamanını düzeltmek için oransal denetleyici eklenir.

3.Aşmayı düzeltmek için türevsel denetleyici eklenir.

4.Kararlı hal hatasını yok etmek için integral denetleyici eklenir.

5.İstenilen tepki elde edilene kadar Kp, Ki ve KD ayarlanır. Hangi denetleyicinin hangi karakteristiği kontrol ettiğini tablo-1’den yararlanılarak bulabiliriz.

Denetleyici tasarımında mümkün olduğu kadar basit tasarıma gidilmelidir. Eğer PI denetleyici ile istenilen tepki sağlanıyorsa, sisteme türevsel denetleyici eklenip sistem karmaşıklaştırılmamalıdır.

Örnek: PID tasarım metodu ile DC motor hız kontrolü

-Oransal kontrol

-PID kontrol

-Kazançların ayarı

* rotor eylemsizlik momenti (J) = 0.01 kg.m^2/s^2

* mekanik sistemin sönüm oranı (b) = 0.1 Nms

* elektromotor kuvvet sabiti (K=Ke=Kt) = 0.01 Nm/Amp

* rezistans (R) = 1 ohm

* indüktans (L) = 0.5 H

* giriş (V): kaynak voltajı

* çıkış(theta): mil durumu

* rotor ve milin sert olmadığı kabul edilir

Bu problemde, DC motorun dinamik eşitliği ve açık döngü transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir.

ve sistem şeması şöyledir:

1 rad/sn basamak girişli tasarım kriterleri: <LI class=MsoNormal>2 saniyeden az yerleşme zamanı <LI class=MsoNormal>%5’den az aşma%1’den az kararlı hal hatası Şimdi bir PID denetleyici tasarlayalım ve sisteme dahil edelim. İlk önce yeni bir m_kütük oluşturalım.

J=0.01;b=0.1;K=0.01;R=1;L=0.5;num=K;den=[(J*L) ((J*R)+(L*b)) ((b*R)+K^2)];PID kontrolü transfer fonksiyonu aşağıdaki gibidir:

Oransal kontrol

İlk önce kazancı 100 olan oransal denetleyici kullanarak inceleyelim. M_kütüğümüzün sonuna aşağıdaki komut dizisini ekleyelim.

Kp=100;numa=Kp*num;dena=den; kapalı döngülü transfer fonksiyonunu çözmek için, cloopkomutu kullanılır. Bunu kütüğe aşağıdaki gibi ekleyelim

[numac,denac]=cloop(numa,dena); numac ve denac kapalı döngü transfer fonksiyonu numaratör ve denumaratörüdür.

Şimdi adım tepkisini nasıl göreceğimize bakalım ve bunu aşağıdaki gibi kütüğün sonuna ekleyelim.

t=0:0.01:5;step(numac,denac,t)title(’Step response with Proportion Control’) aşağıdaki grafik elde edilir.

PID kontrol

Yukarıdaki grafikten kararlı hal hatasının ve aşmanın çok büyük olduğu görülür. İntegral halinin eklenmesinin kararlı hal hatasını yok ettiğini ve türev halinin aşmayı azalttığını daha önce görmüştük. Küçük Ki ve KD’ye sahip PID denetleyiciyi inceleyelim. kütüğümüzü aşağıdaki gibi değiştirelim. Bu kütük çalıştırıldığında aşağıda verilen grafik elde edilir.

J=0.01;b=0.1;K=0.01;R=1;L=0.5;num=K;den=[(J*L) ((J*R)+(L*b)) ((b*R)+K^2)]; Kp=100;Ki=1;Kd=1;numc=[Kd, Kp, Ki];denc=[1 0];numa=conv(num,numc);dena=conv(den,denc);[numac,denac]=cloop(numa,dena);step(numac,denac)title(’PID Control with small Ki and Kd’)

Kazanç ayarı

Yükselme zamanını çok uzun yapalım.Yükselme zamanını azaltmak için Ki’yi arttıralım.Kütükte Ki’yi 200 olarak değiştirelim. Bu durumda aşağıdaki grafik elde edilir.

Şimdi etkinin öncesinden daha hızlı ama büyük olduğunu görüyoruz. Ki kötü bir geçici tepkiye sahip olur (büyük aşma). Aşmayı düşürmek için KD’yi arttıralım. kütükte KD’yi 10 olarak değiştirelim. Bu durumda aşağıdaki grafik elde edilir.

Böylece, Kp=100,Ki=200, KD=10 alınarak PID denetleyicili tasarım için gereklilikler karşılanmış olur

Ptc2289 Entegresıyle Efect Yapma

Salı, 06 Kasım 2007

Arkadaşlar PTC2389 adlı Princeton firmasının entegresi ile çok güzel efektler yapılabiliyor.

Jazz,Classic,Pop,Rock,Flat,Bled,3D efektlerini tek tuşla yapabilirsiniz.

Bu devreyi ses siteminize amfiden önce ekleyeyebilirsiniz.

Ayrıca devrede bass booster özelliği de var.

Devreyi 5-9 volt aralığında besleyebilirsiniz.

Mikroişlemciler

Salı, 06 Kasım 2007

mikroişlemci nedir???

CALİŞMA prensipleri

mikroişlemci ile temel bilgiler

http://rapidshare.com/files/2880118/Mikroislemciler.zip

yine size mikroişlemcinin calısmasını daha iyi anlamak için pc de uyguluması olan bir programmmmm

epey yardımı oalcak olan bir program.

http://rapidshare.com/files/2880613/emulator-demo.zip

Regüleli Sabit Gerilim Doğru Akım Güç Kaynağı Devresi

Salı, 06 Kasım 2007

Regüleli Sabit Gerilim Doğru Akım Güç Kaynağı

Şekil 1′deki devre bir kaç elemanla sabit bir gerilim regülatörü kullanarak istediğiniz doğru gerilimi elde etmek için kullanılır. Devrenin yapımı oldukça basit olup bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. İstediğiniz doğru gerilim değeri için aşağıdaki tablodan regülatörü seçiniz. Mesela 5 V isteniyorsa 7805 entegresi kullanılmalıdır.

78XX serisi regülatörlerin çalışması için giriş geriliminin çıkıs gerilimi değerinden yaklaşık 3 V fazla olması gereklidir. Aksi takdirde çıkış geriliminiz istediğiniz değerde olmayacaktır. Dolayısıyla 5 V çıkış için minimum 8 V DC gerilimin entegrenin girişine uygulanması gereklidir. Şekil 1′deki devrenin girişi alternatif bir gerilimdir. Bu alternatif gerilim D1 diyodu ve C1 kapasitesi ile (tek fazlı yarım dalga doğrultucu) doğru gerilime dönüştürülür. Elinizde doğru gerilim varsa D1 diyoduna gereksinim yoktur. Mesela hepimizin evinde bulunan adaptörün çıkışını 9 V’a ayarlayıp bu devrenin girişine bağlıyabilirsiniz. Daha da basiti 9 V’luk bir pil kullanarak rahatlıkla 5 V elde edebilirsiniz. Bu devreden yaklaşık olarak 200 mA değerine kadar akım çekebilirsiniz. Bu akım seviyesinde entegreye soğutucu bağlamanıza gerek olmayabilir. Daha fazla akım çekmek istiyorsanız girişe bağladığınız kaynağın güçlü olması gereklidir (7805 iyi bir soğutucuya monte edildiği takdirde 1 A ve üzerinde akım verebilir).

Şekil 1: Regüleli doğru akım güç kaynağı.

Regüleli doğru akım güç kaynağı devresi için parça listesi D11N4001 diyotC1330 µF 25V elektrolitik kapasitörU17805: +5 V için

7812: +12 V için

7815: +15 V için C20.1 µF 25V seramik kapasitör</B>

Bilgisayar Parçaları (Donanım) Hakkında Ayrıntılı Açıklamalar

Salı, 06 Kasım 2007

İşlemci (CPU- Central Processing Unit) :Ana işlem Ünitesi, Merkezi işlemci ya da kısaca işlemci. Bilgisayarın program komutlarını bellekten aldıktan sonra kodlarını çözen ve karşılışı olan işlemleri yerine getiren merkez birimi. CPU genellikle bilgisayarın beyni olarak tanımlanır. Çünkü tüm işlemler CPU tarafından yapılır. Bu nedenle bir bilgisayarın işlem yeteneği ve hızı işlemcisinin yeteneği ve hızıyla doğrudan ilgilidir.İşlemci bilgisayarın en önemli parçalarından biridir.Hangi tür bilgisayar kullandığınız sorulduğunda genelde işlemcinizin türünü söylersiniz.(Pentium IV 1,8 gibi?)Bilgisayarınızın performansını etkileyen ve hızını belirleyen en önemli faktör işlemcidir.Bunun için bilgisayar alırken işlemcinize çok dikkat etmeniz gerekir. Günümüzde kullanılan belirli sayıda işlemci üreten firma vardır.Bunlardan en bilineni ve yaygın olanı Intel firmasıdır.Intel dünya işlemci pazarının büyük bir çoğunluğunu elinde tutmaktadır.Intel in yanı sıra Amd ve Cyrix gibi işlemci markalarıda mevcuttur.Her ne kadar işlemci piyasasına Intel hakim olsa da Amd ve Cyrix kaliteli ve Intel e eşdeğer kimi zaman daha iyi işlemciler üreterek işlemci piyasasındaki yerlerini korumaktadırlar. İşlemci modelleri her geçen gün değişmekte ve gelişmektedir.Bugün çok moda olan bir işlemci birkaç ay sonra demodeleşmiş olabilir.Bunun nedeni bilgisayar teknolojisinin hızlı gelişimidir.Şu anda piyasada bulunan ve yaygın bir şekilde halen satılmakta olan işlemci türü Pentium IV’lerdir.Pentium IV ile birlikte bir yaygın işlemci modeli ise Celeron’lardır. Celeron’lar ilk üretildiği sıralarda Pentium II’lere eşdeğer olarak üretilmişti. Ama şu andaki Celeron’lar Pentium IV tabanlı olduğu için Pentium IV ‘e daha yakındır.Amd firmasının ürettiği işlemciler de Intel’e kafa tutacak hatta kimi zaman daha iyi seviyede olabilmektedir.Şu anda Amd’nin XP türü işlemcileri Intel’in Pentium IV’leri ile büyük bir çekişme içerisindedir.

Hız : Bilgisayarınızın işlemcisinin hızıdır.Yani Bilgisayarınızın işlemcisinin türünden sonra zikredilen …Mhz (Mega Hertz)’dir.Mesela Pentium IV 2400 Mhz veya Amd XP 2200 Mhz gibi…

Ana kart (Main board) : Ana kart bilgisayarın en önemli parçalarından biridir.Bilgisayarın hemen hemen bütün parçalarını ana kartın üzerine takılır.Ekran Kartı,ses kartı,tv kartı,fax modem,klavye,mouse…Adında da anlaşılacağı gibi bilgisayarın ana parçasıdır.

Ana kartlar işlemci desteklerine göre değişir.Mesela Pentium III destekli bir ana karta Pentium IV takamazsınız,çünkü bu ana kart Pentium IV teknolojisini desteklemez.Yani her işlemci her ana karta takılmaz.Takacağınız işlemci ana kart ile uyumlu olmalıdır.Bir uyum sorunu da Amd işlemcilerde vardır.Amd işlemcilerin ana kartları Intel işlemcilerinki ile farklıdır.Amd işlemcilerin Amd uyumlu ana kartları vardır.Eğer Amd işlemci kullanılacaksa Amd uyumlu ana kart kullanılmalıdır.

Ana kartlarla ilgili diğer bir önemli nokta tümleşik ana kartlardır.Tümleşik ana kartlar ekran kartı ve ses kartı ana kartın üzerinde olan yani ana kartta sabit olan ana kartlardır.Bu tür ana kartlar çoğu zaman performanslı değildir.Çünkü bu tür ana kartların çoğunluğu ekran kartının ve ses kartının değişimini engeller.Bu sebepten dolayı tümleşik bir ana kart almak yerine bu kartları ayrı ayrı almak daha mantıklıdır.

Bellek (Ram) : Bilgisayarın en önemli parçalarından biri de belleğidir.Bilgisayarınız bilgileri harddisk’inde saklar. Fakat o anda yapılan işlemleri geçici hafıza dediğimiz ve daha hızlı çalışan bellek üzerine kaydeder.Bu bilgileri harddiske kaydene veya bilgisayarınızı kapatana kadar hafızasında tutan birim bellek yani ram’dir.

Bellek bilgisayarın direk olarak performansını etkileyen bir birimdir.Bilgisayarınız ne kadar hızlı olursa olsun belleği düşükse çok yavaş çalışır.Mesela bir Pentium IV en az 128-256 Mb bellek ile çalışmalıdır.Bundan daha aşağı bir bellek bu bilgisayarın yeterli performans göstermesini engeller.

Bellek Mb (Mega Bayt) cinsinden gösterilir.Bilgisayarınızın belleğini açılış menüsün den öğrenebilirsiniz.Açılışta bellek sayılır.Bu sayı 4096 gösteriyorsa 4 mb bellek var demektir.131072 gösteriyorsa 128 Mb belleğiniz var demektir.Belleğinizi açılışta çıkan sayıyı 1024 sayısına bölerek hesaplayabilirsiniz.

Şu anda SD ve DDR bellekler çoğunluktadır.DDR bellekler genelde Pentium IV lerde kullanılır.SD bellekler daha çok Celeron ve eşdeğer sistemlerde kullanılmaktadır.Bir RD bellekler bulunmaktadır.Bu tür bellekler Pentium IV teknolojisi için üretilmiş ve gayet iyi performans sağlayan belleklerdir.Fakat fiyatlarının fazlalığı nedeniyle pek tutulmamaktadır.

Harddisk : Bilgilerinizi kalıcı olarak depolayan birimdir.Harddisk’inizin boyutu ne kadar büyükse siz de o kadar çok veri depolayabilirsiniz.Harddisklerin büyüklükleri mb(megabyte) ve gb(gigabyte) cinsinden ölçülür.1000 mb yaklaşık 1 gb’a eşittir.

Harddiskler çalışırken içerisindeki plakalar dönerler.Bu dönme hızına göre şu anda piyasada iki tür harddisk vardır.5400 rpm ve 7200 rpm (dakikada ki dönme hızları) olmak üzere sınıflandırılır.

Ekran Kartı : Ekran kartı bilgisayarın monitöre görüntü aktarımını sağlayan birimdir.Ekran kartı olmayan bir bilgisayardan görüntü elde edemezsiniz.

Ekran kartlarının geçmişten günümüze bir çok çeşidi olmuştur fakat en son akılda kalanlar PCI ve AGP slotlulardır.Yaygın olarak kullanılan ve daha gelişmiş bir teknolijiye sahip olan da AGP çeşitleridir.Zaten AGP açılımı hızlandırılmış grafik portu anlamındadır.Bu yüzden dolayı günümüzde AGP slotlu ekran kartları tercih edilmektedir.

Ekran kartlarının da bellekleri vardır.Mb cinsinden bellekler ölçülür.(16Mb,32Mb,64Mb…) Bellek artıkça ekran kartının performansı da o kadar artar.Bu yüzden mümkün oldukça yüksek kapasiteli ekran kartı almakta fayda vardır.

Not:Ekran kartı,televizyon kartı ile karıştırılmamalıdır.Ekran kartı sadece görüntüyü monitöre aktarır.Televizyon seyretme olanağı sağlamaz.Televizyon seyretmek için tv-kartına sahip olmanız gerekir.

Disket Sürücü (Floppy Disk) : Bilgisayarın disket okuyucu bölümüdür.Bilgisayar disketleri üzerinde işlem yapmanızı sağlayan disket sürücüler günümüzde 3.5” 1.44 Mb cinsi olmak üzere tek çeşittir.Yani bir disketin büyüklüğü yaklaşık 1.5 Mb ‘tır.

Monitör-Ekran : Bilgisayarın yaptığı işlemleri size yansıtan ve görmenizi sağlayan birim monitör’dür.Her ne kadar fazla detaylı gibi gözükmese de bilgisayarın en önemli parçalarından biridir.Ekran kartı ile uyumu göz önünde bulundurularaktan yüksek çözünürlüklü monitörler tercih edilmelidir.800×600,1024×768 şu an için yaygın olarak kullanılan çözünürlük çeşitleridir.Monitör alırken en azından bu çözünürlükleri destekleyen monitör almaya özen gösterilmelidir.Zaten günümüzde satılan yeni monitörlerin çoğu en az bu çözünürlükleri desteklemektedirler.

Monitörün diğer bir ayırım sebebi büyüklüğüdür.Monitörün büyüklüğü iki köşe mesafesinin inç cinsinden uzunluğudur.Günümüzde yaygın olarak kullanılan türleri 15” ve 17” dir.

Klavye : Bilgisayarın olmazsa olmaz parçalarından biridir.Türkiye’de iki çeşit klavye yaygındır.Biri standart Q klavye(İngilizce’ye uyumlu),diğeri Türkçe için uyarlanmış ve daktilolardaki harf dizilişi ile aynı olan F klavye çeşididir.

Bağlantı noktası bakımından farklılıklar gösterir.Seri,Ps/2,Usb olmak üzere üç çeşit klavye türü vardır.Seri klavyeler genelde eski bilgisayarlarda kullanılan klavyelerdir ve Ps/2 klavyelere göre girişi daha büyüktür.Ps/2 ve USB klavyeler yeni teknoloji bilgisayarlarda kullanılır.Kullanım oranlarına bakılacak olursa en yaygın klavye türü Ps/2 klavyelerdir.

Fare (Mouse) : Artık hemen hemen her bilgisayarda fare kullanmak zorunlu hale gelmiştir.Çünkü Windows kullanan bir bilgisayarın faresiz olması düşünülemez.Farelerde klavyeler gibi seri,ps/2 ve usb olarak sınıflandırılır.Artık günümüzde fare standartları çok yükselmiştir.Kablosuz fareler,optik fareler gibi bir çok yeni fare çeşidi kullanılmaktadır.

Ses Kartı : Adından da anlaşılacağı gibi bilgisayarınızdan ses çıkmasını sağlayan birimdir.Müzik dinlerken,oyun oynarken kaliteli ses almak için mutlaka ses kartı kullanmalısınız.

Günümüz teknolojisinde ses kartları da giderek gelişmektedir.Artık digital ses çıkışlı ses kartları tercih edilmektedir.Bu ses kartları digital speakerlar eşliğinde çok yüksek kalitede ses performansı sağlamaktadırlar.

Fax-Modem : İnternet’e bağlanmanıza ve fax çekmenize yarayan birimdir.Tabi fax-modem kartı internet kullanmanızı sağlayacak tek seçenek değildir.Günümüzde daha değişik sistemlerle de(Kablo Modem,Gprs…v.b) internet’e bağlanabilirsiniz.Fakat şu anda en yaygın olan sistem fax-modem ile yapılan bağlantı sistemidir.

Fax-modem ile internete bağlanmak için bir de telefon hattınızın olması gerekir.Çünkü fax-modemler telefon hatları üzerinden internete bağlanırlar.

Ayrıca Fax-modem’i faks da alıp göndermek için hatta (voice çıkışı olduğu takdirde) telefon şeklinde bile kullanabilirsiniz.

Tv-Kartı : Tv-kartı bilgisayarınızın ekranında televizyon seyretmenizi sağlayan birimdir.Kimi tv-kartlarında radyo dinleme imkanına sahip olabilirsiniz.Günümüzde kullanılan çoğu tv-kartı aynı zamanda radyo dinleme imkanı sağlamaktadır.

Tv-kartlarının Türkiye’deki genel kullanım amacı şifreli kanalları çözmektir.Şifre çözücü programlar sayesinde şifreli kanallar şifresiz hale gelmektedir.Çoğu kullanıcı içinde cazip bir sistem olan bu sistem tv-kartı kullanım oranını büyük ölçüde etkilemektedir.

Ayrıca tv-kartları sayesinde bilgisayarınıza kamera bağlayabilir,görüntü kaydedebilirsiniz.

Kasa : Bilgisayarın hemen hemen bütün parçaları kasanın içine monte edilir ve kasa tarafından muhafaza edilir.Kasa diğer bir anlamda bilgisayarın koruyucusudur.Dışarıdan gelecek her türlü darbeye karşı parçaları korur.

Kasalar At-Atx,slim-mini-midi,P3-P4 türleri gibi çeşit çeşittir.Ama bu saydığım terimlerin çoğu günümüzde pek kullanılmamaktadır.Günümüzde daha çok Pentium IV ler için kullanılan PIV Atx kasalar kullanılmaktadır.

CD-Rom : Bilgisayar üzerinde cd dinlemeye,film izlemeye,oyun oynamaya ve daha bir çok işlemi yapmaya yarayan birimdir.Yaklaşık 700 Mb kapasitesi olan cd ler bir disketin yaklaşık 500 katıdır.

Cd-Rom sürücüler Vcd filmleri izlemek için Vcd player almanıza gerek kalmadan izlemenizi sağlamaktadırlar.Gerekli programlar dahilinde bilgisayarınızda sinema keyfinizi yaşayabilirsiniz.

En düşük hızlı cd-rom tek hızlı cd-romlardır.Günümüzdeki en hızlı cd-rom 56x cd-romlardır.Cd-rom alırken dikkat etmeni gereken husus hızı ve üzerinde play düğmesi olmasıdır.Play düğmesi olamayn bir cd-romda müzik cd’si dinlemek için bir programa ihtiyaç duyulur.Fakat play düğmesi olan bir cd-rom ile herhangi bir programa gerek kalmadan müzik cd’si dinleyebilirsiniz.

CD-Writer : Cd-Rom’lar harddisk gibi veri kaydedemezler.Sadece okuma özelliğine sahiptirler.Bir cd’ye kayıt yapabilmeniz için Cd-Writer cihazına ihtiyaç vardır.Cd-Writer lar hem okuyabilme hem de yazabilme özelliğine sahiptirler.Hızları genelde üç hızla ifade edilir.(52x 24x 52x gibi).Bunlar okuma,yazma ve tekrar yazma hızlarıdır.

DVD-Rom : Günümüzde gittikçe cd-romların yerini dvd-rom lar almaya başlamıştır.Bir dvd yaklaşık 7 cd kapasitesinde oldğu için daha kaliteli film kaydetme ve daha çok yer kullanma olanağına sahiptir.Daha kaliteli film seyretmek için dvd-romları tercih edebilirsiniz.

Kamera (Web-Cam) : Bilgisayar üzerinde hareketli görüntü yakalama olanağı saylayan web-cam’ler günümüzde hızla çoğalmaktadır.İnternet üzerinde görüntülü sohbet etmenize de imkan veren web-cam’ler artık digital fotoğraf makinelerinin bir özelliği olarak sunulmaktadır.Bir web-cam almayı düşünüyorsanız digital fotoğraf makinesi ile tümleşik olanlarından almanızı tavsiye ediyoruz.

Speaker : Bilgisayarınızın ses kartından çıkan sesleri size aktaran birimdir.Speaker’ınız ne kadar güçlü olursa o kadar çok ses alırsınız.Günümüzde digital ses çıkışlı speakerlar daha çok tercih edilmektedir.

Yazıcı (Printer) : Bilgisayarınızdan yazılı doküman almak istiyorsanız bir yazıcınız olması gereklidir.Bilgisayarınızdaki yazıları,çizimleri veya resimleri kağıda döken yazılar günümüzde çeşitlerine göre 4’e ayrılırlar.

Ø Nokta Vuruşlu Yazıcılar

Ø Püskürtmeli Yazıcılar

Ø Laser Yazıcılar

Ø Çiziciler

Nokta vuruşlu yazıcılar yavaş yazan ve çok gürültülü yazıcılardır.Fakat fiyat yönünden daha cazip olduğu için tercih edilebilir.Ayrıca fatura çıktısı alan kullanıcılar tarafından da tercih edilmektedir.

Püskürmeli yazıcılar şerit yerine mürekkep dolumlu kartuş kullanan yazıcılardır.Günümüzde yaygın olan yazıcı çeşidi mürekkep püskürtmeli yazıcılardır.Kalite yönünden çok iyi performans sağlayabilen hatta fotoğraf kalitesinde baskı yapabilen yazıcılardır.

Laser yazıcılar daha çok profesyonel alanlarda kullanılan yazıcılardır.Diğer yazıcı türlerine göre daha kaliteli ve daha hızlı baskı yapabilen yazıcılardır.Fakat diğer yazılara göre çok daha pahalıdır.

Çiziciler(Plotter) daha çok mühendislik,mimarlık gibi alanlarda kullanılır.Bilgisayarınızdaki çizimleri kağıda dökmeye yarayan birimdir.

Tarayıcı (Scanner) : Tarayıcılar bilgisayarınıza görüntü aktarmaya yararlar.Herhangi bir resim veya dökümanın görüntüsünü bilgisayarınıza tarayıcılar aracılığıyla aktarabilirsiniz

Anakart Bıos´u Yazmak

Salı, 06 Kasım 2007

Anakart BIOS´u Yazmak ve Sorun Giderme (Hotflash) Kılavuzu

Bu belgedeki bilgilerin kullanımından doğacak sorumluluklar, ve olası zararlardan belge yazarı sorumlu tutulamaz. Bu belgedeki bilgileri uygulama sorumluluğu uygulayan aittir.

Özet

Bu yazıda, anakart biosunun nasıl update edilmesi gerektiğini anlatıp, bu işlem bir şekilde başarısızlıkla sonuçlanırsa ne gibi çözümler olabileceğine (hotflash) değineceğiz.

Not: Bu yazı kapsamında yapılan bütün işlemler, kişinin kendi sorumluluğunda olup, yazının yazarını kesinlikle yükümlülük altına sokmamaktadır. Eğer kendinize bu konuda güvenmiyorsanız, mutlaka bu işlemleri işini bilen birine yaptırın.

İsteyenler bu "işini bilen birine yaptırma" konusunu abartıp, hayatlarını parça parça bu türden insanlara bırakabilirler Ne de olsa hayat risklidir, ne de olsa yaşayan ölür, ne de olsa yaşamayan ölemez de…

Giriş

Yaklaşık altı yedi yıldır, anakart üreticileri kullanıcıların ana kart BIOS yazılımlarında yapılan gelişmeleri bir süre önce aldıkları anakartlara uygulayabilmeleri ve karşılaştıkları bazı problemlerin (bazı cdlerden boot edememe vs. gibi) bu yöntemle giderilebilmesi için biosların program sayesinde bir EPROM programlayıcı olmadan yazılabilir olmasını sağladılar.

Bu sayede bir kartın biosunda sonradan farkedilen bir problem bile teknik servise gidilmeden halledilebiliyordu.

Peki nasıl yapılır bu bios update?

Her şeyden önce yapılabilecek temel hata, "Aaa bu kartın `update´i varmış ben bunu yapayım" demek olacaktır. Eğer bir probleminiz yoksa, herşey yolunda gidiyorsa bios update filan yapmayın. Zira her ne kadar kolay bir işlem de olsa her an bir şeylerin ters gidip makinanızı boot edemez halde bırakması mümkündür.

Eğer rahatsızlık duyduğunuz bir problem varsa ve bunun da biosdan kaynaklandığını tahmin ediyorsanız, bu sefer biraz araştırma yapmanız gerekecek. Google da biraz dolaşın, bakın bakalım bu problemin biosdan kaynaklandığına dair şikayetler dahası yeni update ile çözüldüğüne dair ifadeler var mı?

Eğer böyle duyumlar varsa bios güncellemenin zamanı gelmiş demektir.

Şimdi yapmanız gereken yine biraz Google eşeleyip ana kartınızın tam modeline uygun biosu bulmak. Bunu yaparken ana kart üreticinizin sitesinden şaşmamanızı öneririm, sürüm numarası ve içerik olarak en doğru biosu ordan bulursunuz, başkalarının "ben bunla update ettim" vs. gibi laflarına çok itibar etmeyin.

Bios dosyası genellikle .bin uzantılı bir dosyadır ve büyük ihtimalle ya 256K ya da 128K olacaktır.

Bu dosyayı temin ettikten sonra ihtiyacınız olan iyi bir bios yazma programıdır. Gigabyte, Abit gibi anakart üreticileri kendi sitelerinden bios yazma programları downloadına izin verir. Hatta bu programların bazıları Internet üzerinden size uygun biosu bulup boarda yazarlar. Açıkcası bu yöntemi çok tavsiye etmiyorum, benim beş kadar bios güncellememden yegane patlayanı bu şekilde oldu.

Bunun yerine size tavsiyem uniflash.org adresinden uniflash programını indirmeniz. Bu program hem diğerlerinin aksine açık kodlu bir program, hem de benim rastladıklarım içinde en güvenilir bulduğum. Zaten oldukça yoğun olarak da kullanılmakta, birçok anakart ve birçok bios chipini desteklemekte.

Şimdi yapmanız gereken ise kendinize boot edebilir bir disket oluşturmak. Bios güncelleme işini bu disket üzerinden yapacağız. Bunun için elinizin altında bir dos sistem varsa bir disket formatlayıp onun ustune sys a: komutu ile sistemi taşıyabilir boot edebilir hale getirebilirsiniz.

Veya Internet üzerinden, FreeDos tabanlı bir bootdisk indirip bunu kullanabilirsiniz. Benim tavsiyem TechW0rm Boot Disk, Google´da biraz ararsanız bulursunuz. Bios yazmak dışında cd desteği ile dos açmak, GNU/Linux partisyonları düzenlemek vs. gibi işleri yapmak için de ideal.

Yalnız burada dikkat etmeniz gereken nasıl bir bootdisk kullanırsanız kullanın highmem konusunda bir ayar yapmıyor olmanız gerektiği, zira bu uniflash ile problem yaratıyor. TechW0rm disketinin boot menulerinde 5 ve 5′i seçerseniz böyle bir açılış yaparsınız.

Bunun ardından diskette yeteri kadar boş yer oluşturup uniflash programını ve yazacağınız boot imajı koyun.

Şimdi de disketten boot edip uniflashı çalıştırın.

İlk yapmanız gereken mevcut biosunuzun yedeğini almak. Zaten menüde ilk seçenek bu işi yapıyor.

Bunun ardından da ikinci seçeneği (Install Bios with bootblock) seçip istediğiniz biosu yazmanız gerekiyor.

Bios yazma işlemi başlamadan önce size emin olup olmadığınızı sorar (emin değilseniz eminim demeyin ve ardından işlem başlar. İşlem yapılırken bir işlem çubuğu üzerinde ilerlemeyi görebilirsiniz. Buradaki çizginin yeşil olarak ilerlemesi gerekmektedir. Eğer bir şekilde kırmızılar varsa arada problem var anlamına gelir, büyük ihtimalle bios yakma işlemi başarısızlıkla sonuçlanacaktır.

Eğer herşey yolunda giderse bu sefer yukarda bios bilgileri olan satırların altında (menünün hemen üstünde) SUCCESS yazar.

Tebrikler gerektiği gibi biosunuzu yaktınız. Umarım probleminiz çözülmüştür. PROBLEMLER

Çeşitli sebeplerle bu işlem sırasında problem çıkabilir. Disket biosu okurken takılır, voltaj düşer, elektrik gider vs. vs.

Böyle bir durumda öncelikle makinayı kapatıp, tekrar açın ve boot ediyor mu bakın. Bazı durumlarda bios yazma sorunlu gerçekleşmiş bile olsa, boot edebilir halde olur ve disketten boot etmek mümkündür. Yukardaki bilgiler doğrultusunda biosu tekrar yazmayı deneyebilirsiniz.

Fakat çoğunlukla da böyle olmaz. Diyelim makinayı boot ettiniz fakat hiçbir şey olmuyor. Ne monitörün (genelde digital monitörlerde) gözünün feri var ne de herhangibir şekilde bilgisayarınız biplemedi, sadece harddisk spin aldı, disket sürücüde ne var bile diye bakmadan öyle duruyor.

Bu durumda iki seçeneğiniz var, ya bir bilgisayarcıya gidersiniz (Kadıköy’de Yazıcıoğlu ve civarında birsürü yer var) `board´unuz ve bios imajınızla birlikte, biosunuzu yazdırır, evinize gelir, ilk bir milyon dolarınızı kazanma planınıza ($10-$15 gibi bir eksikle kaldığınız yerden devam edersiniz.

Ya da "bir cumartesi akşamımız var oturup keyifle film seyrettiğimiz, şimdi nerden kaşındım da bios update yaptım, benim gibi "eve gitse de bilgisayarla uğraşsa" adamının başına gelecek şey miydi bu diyip, biosu kendiniz yazmanın yollarını ararsınız.

İlkini nasıl yapacağınızı anlatmaya gerek yok sanırım.

İkinci konuda ise bir iki püf nokta var. HOTFLASH

Öncelikle gerçekleştireceğimiz işin adı hotflash. Basitçe ifade etmek gerekirse, yapacağımız iş bir başka (benzer) bilgisayarı dostan boot edip, uniflash programını çalıştırmak, makina açıkken biosu yerinden söküp diğer yazacağımız biosu takmak, yazma işlemini gerçekleştirmek, makinayı kapatmak, sonra misafir biosu yerinden çıkartıp eskisini takmak ve hayatımızda bir başka ilke daha imza atmış olmanın keyfini çıkartmak.

Öncelikle bu işlem ne zor ne de öyle pek tehlikeli. Biraz dikkatle çok kolaylıkla yapabileceğiniz bir şey. O yüzden "aman olmaz, makinayı yakarsınız, harddisk falan da yanar" diyenlere çok kulak asmayın.

Tabii ki riski var, ama dikkatli olduğunuz ve bebek adımları ile ilerlediğiniz sürece bunlar minimum düzeyde. Bunları söylerken bu yazı kapsamında yaptığınız herşeyin sizin sorumluluğunuzda olduğunu, herhangi bir problem çıkma durumunda kesinlikle ağlamalarınıza kulak asmayacağımı da hatırlatmak isterim.

Bu işlemin temelde bir öncekinde fazla bir farkı yok. Tek fark dediğim gibi, çalışır bir sistemden biosu çıkartıp yerine bir başkasını programlanmak üzere takmak.

Bu konuda da dikkat edilmesi gereken bir iki husus var.

İşlemi yapacağınız anakartların birbirine yakın özelliklerde olması iyi olur. Mesela 440bx bir makina da diğer bir 440Bx biosu yazmanız daha büyük ihtimal. Kısaca illa da aynı anakarttan bir tane daha bulacağım gibi bir derdiniz yok.

Bios chiplerinin uyumluluğu konusunda da, benim bios yazma konusunda icazet aldığım, Serdar Köylü hocama bırakıyorum sözü:

"Chip uzerinde AT29F1000, W29EE011, ISSI 29F020 gibi bir değer olur. Genel olarak hep aynı şekilde 29F gibi başlarlar. Eğer, 29F den sonra 11, 010, gibi bir değer varsa, bu 128KB bir EEROM’dur. Yok, 020, 1000 gibi bir değer varsa, bu chip 256KB bir EEPROM’dur. Tam olarak bilmek için GOOGLE faydali olacaktir. Simdi, original olarak 256KB bir chip olan anakart üzerinde 128KB ve 256KB chipleri yazman mümkün. Genel olarak hiç bir sorun çıkmaz bu durumda. Ama 128KB chip olan bir anakartta 256 KB yazman mümkün değil."

Bir başka önemli husus da uygulama.

Bios chipini yerinden çıkartmak dikkat isteyen bir iştir. Normalde bunun için özel penseler olmasına rağmen biraz dikkatle saatçi tornavidası ile de bunu yapabilirsiniz. Önemli nokta chipin bir kısmının bir anda çıkmaması ve bu yüzden diğer tarafın eğilip (hatta kırılıp) zarar görmemesidir. Bir miktar eğilmesi de çok problem olmuyor açıkcası, bir küçük tornavida ile bacakları düzgün hale getirebilirsiniz (yeter ki bunu alışkanlık haline getirmeyin)

Tabi ki bu işlemi makina açıkken yapmak oldukça zor olacaktır. Bu yüzden tavsiyem önce makina kapalıyken (hatta atx makinalar tamamen fişten bile çekiliyken) biosu yerinden çıkartıp, sonra da fazla bastırmadan (fakat düz olacak, bir tarafı daha gömülü olmayacak şekilde) yerine yerleştirmeniz.

Makinayı bu şekilde açtığınızda büyük ihtimal bios gerektiği gibi çalışıp boot edebilecek, fakat zamanı geldiğinde yerinden de kolay çıkabilecek halde olacaktır.

Yukardaki prosedürlerdeki gibi makinayı disketten boot edip, uniflash programını çalıştırın. Şimdi ise biosu yavaşça (ve düz tutmaya özen göstererek) yerinden çıkartın.

Belki de en önemli nokta burası. Bios chiplerinin belli bir yönü vardır, bu yön de bir uçlarında bulunan çentikle belirlenir. Bu çentiğin biosun yuvasında bir karşılığı vardır. Yönünüzü burdan anlayacaksınız. SAKIN BIOSUN ETİKETİNDEN REFERANS ALMAYIN YANLIŞ YAPIŞTIRILMIŞ OLABİLİR!.

En önemli kriter işte bu çentike dikkat etmek. İkinci önemli nokta da yazılacak biosu yavasca ve yine mümkün olduğu kadar yere paralel tutarak yerleştirmek ki herhangibir bacak diğerlerinden önce değip bir atlama yapmasın. Özen gösterilmesi gereken bir işlem olmasına rağmen çok da korkulacak birşey değildir bu. Mesela ben ilk seferde hem çentiğin yönünü şaşırıp ters taktım hem de birkaç bacağın daha önce basmasına sebep oldum.

Felaket senaryolarının başında gelen çentiğin yönünü şaşırma durumunda (eğer çok şaşkın değilseniz ve bir terslik olduğunu on onbeş saniye içinde anlarsanız) hemen fişi çekin. Benim biosum bu kısa sürede aşırı ısınmasına rağmen ne kendisine ne de boarda bir zarar vermedi mesela.

Misafir biosu yerine taktınız, fazla bastırmadınız ve uygun imajla yazmaya başladınız. İşlem bitti, işlem çubuğu yemyeşil, herşey yolunda gitti, geçmiş olsun. Bilgisayarı kapatın, eski biosunuzu geri takın ve iş bitti.

Fakat diyelim böyle olmadı, diğer senaryodaki gibi ekranda kırmızılar var, bios yazılamadı, öylece kaldınız. Bu noktada bile yapabileceğiniz bir şeyler var. Yukarda anlattığımız gibi benzer bir boardun biosunu çıkartıp, yine aynı yöntemle yazıp sonra da biosu çalışmaz durumdaki bilgisayarınıza takabilirsiniz. Ben 440BX chipsetli Gigabyte GA-6BXE boardun biosunun yerine Tomato LX boardun biosuna, Abit BM-6 anakart üzerinde bios yazdım ve bir problem çıkmadı.

Tabi başka yöntem olarak dual bioslu bir makina kullanmak da sözkonusu olabilir ama bunu ben denemedim bu yüzden bu konuda bir şey söyleyemeyeceğim.

SONUÇ

Bios update etmek, hatta boot edemez hale gelmiş bir biosu hotflash yöntemi ile işler hale getirmek, aslında basit bir iş, kesinlikle öcü değil. Sadece gerektiği gibi bilgilenmek, özen ve biraz da dikkat istiyor. Aslına bakarsanız bu bilgisayarla ilgili hemen hemen bütün konular için geçerli

Cd Yazıcıların Çalışma Yapısı

Salı, 06 Kasım 2007

CD yazıcılar nasıl çalışır?Büyük boyutlardaki dosyalarla çalışan kişiler için CD yazıcılar çok gereklidir.

Sistemdeki dosyalarınızın yedeklenmesi veya dijital resim arşivinizin saklanması gibi, sizin için önem taşıyan birçok bilgiyi gümüş plakalarda saklamanızı sağlar. Bunun dışında CD yazıcılar yardımıyla el kameranızla kaydettiğiniz görüntüleri video CD formatında kaydedebilir ya da amatör müzik çalışmalarınızı audio CD formatında basabilirsiniz.

CD yazıcısının nasıl çalıştığını anlayabilmek için önce CD’nin temel çalışma prensibini kavramak gerekir. CD’ler genellikle aynı yapıya sahiptir. Taşıyıcı kısmı oluşturan CD’deki kalın tabakadır. Çoğu üretici bu tabakayı Polikarbon’dan yapmaktadır. Bu taşıyıcı tabakanın üzerinde ise bilgilerin kaydedildiği kısım yer alır. Bilgilerin okunması sırasında lazer bu kısımdan yansır.

Bilgilerin yazıldığı kısımda koruyucu bir kaplama bulunur, bunun sayesinde hassas kısım UV ışınlarından korunur. Ayrıca bu kaplama CD’nin ön yüzünü de oluşturur.

Yazılacak dosyaların kodlanması

Yazılabilen kısım 0,05 ile 0,1 mikrometre arasındaki mikroskobik girintilerden oluşuyor. Derinliği 120 Nanometre olan bu girintilere pit denir.

Pit’ler arasındaki araya da yani tümsek kısma “Land” deniyor. Pit ve Land’ların yardımıyla iki dijital temel bilgi yani 1 ve 0 oluşmakta. Bu iki değer iki harften oluşan bir alfabeye benzetilebilir. Bu iki değerin kombinasyonları sayesinde bilgiler bir araya gelir.

Bu girintiler ve çıkıntılar, sarmal bir şekilde tüm CD’nin etrafında binlerce kez dönerek izler oluşturuyor. Bu izler okuyucu kafa ile takip ediliyor. Bilgisayarın bunca sarmalın içerisinde doğru bilgiye ulaşabilmesi için bu sarmalların başladığı yer olan “Lead-in” kısmında bir içerik listesi bulunmakta (TOC-Table of :-):-):-):-):-):-):-)s)

Lazerle okuma için kullanılan Teknik

Bilgilerin okunması lazer teknolojisi sayesinde gerçekleşiyor. Bu lazerin kafası bir motor sayesinde tüm CD yüzeyinde hareket ederek ve yarı geçirgen bir aynaya lazeri yansıtıyor ve bu, lazerin sadece bir yöne (lazer kafasından CD’ye) doğru geçiş yapmasına izin veriyor.

Lazerin dalga boyu 780 nanometre. Bu tür dalga boyları infrared kategorisinde uzun dalga boyları olarak adlandırılır. Lazer ışını lensten çıkarak 0,8 milimetre genişliğindeki taşıyıcı yüzeye yansır. Lazerin bilgileri saklayan yüzeye ulaşması için plastiği aşındırması gerekir ve bu 1,6 milimetre genişlemeye sebep olur.

Toz zerrecikleri lazeri rahatsız eder

Neden lazer ışını direkt olarak yazma işlemini gerçekleştirmiyor hiç düşündünüz mü? Çünkü, daha geniş bir lazer ışını kirli yüzeylerden veya çiziklerden çabuk etkilenmez ve okuma işlemini gerçekleştirebilir. CD yüzeyinde çizikler olduğunda bile 0,5 milimetreye kadar olan çiziklerde lazer ışını yansıyabilecek kadar yer bulabilmekte ve veriyi okuyabilmektedir. Ancak mikrometre ölçülerinde bir lazer ışını, CD yüzeyine geri yansıyacak olursa okuyucu kafa bundan etkilenecek ve bu da okuma hatalarına sebep olacaktır.

CD’de verilerin bulunduğu yüzey, lazer ışınını bir ayna gibi yansıtmaktadır. Ancak yüzeydeki Pit ve Land’ler sayesinde yansıma yüzeyi lazeri yönlendirir ve modüle eder. Böylece yansıyan ışın geri gelirken değişmiş olur. CD sürücüsüne dönen, ışın buradan tekrar yarı geçirgen aynaya düşer ve buradan bir fotodiyot’a yönlendirir ve burada gelen ışın, iki farklı gerilimde (1 ya da 0) elektrik sinyallerine dönüşür ve bilgisayarın anlayabileceği veriler haline gelir.

CD yazıcılar kuvetli, CD sürücüler zayıf lazerlerle çalışır.

Dış görünüş itibariyle CD Yazıcıları CD Sürücülerden ayırt etmek güçtür. İkisinde de CD çekmecesini açmak için bir düğme, ses ayarı için bir düğme ve birkaç da LED bulunur.

Aradaki ufak farklarsa iç kısımlarında yer alıyor. CD Sürücüler verileri okuyabilmek için düşük bir güç harcarken, CD yazıcılar veriyi CD’ye yazabilmek için daha güçlü bir lazere ihtiyaç duyar. Örneğin Bir CD-R, veriyi yazabilmek için 300 celsius’luk bir ısı kullanır. CD-RW’ler ise 500 celsius’luk bir ısı kullanır. Bunun 200 celsius’u verinin tekrar silinebilmesi için gereklidir.

CD-RW’ler, CD sürücüler arasındaki en gelişmiş teknoloji olarak dikkat çekiyorlar. Alışılagelmiş CD-ROM’ları okuyabiliyorlar ve CD yazabiliyorlar. Ayrıca yeniden yazılabilir CD’lere veri yazıp silebiliyorlar. CD-R’ler her tip CD’yi okuyabilirken, sadece CD’lere veri yazabiliyor. Yeniden yazılabilir medyalarla başa çıkamıyorlar. Yakın zamana kadar CD-RW’ler CD-R’lerden pahalıydı. Fakat zamanla CD-R’ler silinerek yerlerini CD-RW’lere bırakmaya başladılar.

CD-ROM’lar içeriğinin değiştirilmesine imkan tanımaz

İçerisinde herhangi bir veri bulunan CD-ROM’ların yüzeyi :-):-):-):-)lden oluşur. Çoğunlukla alüminyum veya alüminyum kaplamadan oluşan CD’ler eğer biraz daha gümüşümsü bir görünüme sahipse, üretici pirinç kullanmış demektir. Bu işlem CD’ye altını andıran bir parlaklık veriyor. :-):-):-):-)li istenilen mikrometre kalınlığına getirebilmek için önce CD önce ısıtılır ve sonra preslenir böylece istenen bilgiler bir daha değiştirilemez bir şekilde saklanır.

Bir kere yazabilen CD-R

Bir kere yazılabilen CD-R’lerde ise veri değiştirilebilir. Burada veri kısmı “dye” adı verilen organik renkli bir maddeden oluşuyor. Bu madde CD’nin de rengini belirtiyor. Bu madde çoğunlukla yeşil, mavi, ya da altın rengindedir. CD yazıcı, veriyi lazer ışınlarıyla yazıyor ve bu işlem sırasında 300 celsius’luk bir ısıyla ışın renkli yüzeye düşüyor, bu sayede bu kısımda bir derinleşme gerçekleşiyor, yani bir Pit oluşuyor. Pit’lerin oluşması Land’lerin oluşması anlamına da geleceği için böylece veriler CD yüzeyine yazılmış oluyor.

Tekrar yazabilen CD-RW

Bir kere yazılabilen CD-R’lere göre bu teknoloji CD-RW’lere veriyi yazıyor ve siliyor. CD-R’de olduğu gibi bunda da :-):-):-):-)l yansıtıcı bir yüzey üzerinde renkli bir kısım bulunmakta. Bu yüzeyde de veri kodlanmış halde saklanıyor. CD-RW’deki renkli kısım iki farklı tipi bir arada bulundurabiliyor: Kristallin ve Amorph. Kimyacılar kristalleşmeden katılaşan sıvılara amorph adını veriyorlar. Örneğin, Cam. Renkli tabakadaki amorph kısımları ışını yansıtmadan geçirir. Geçen ışık ancak :-):-):-):-)l kısımdan yansıyarak geri döner. Kristallin kısımlar ise lazer veriyi okurken yansıtır. Kristallin ve amorph iki farklı yansıtıcı yüzey oluşturur ve bu sayede dijital veriler birleştirilir. CD-RW’nin yazılması sırasında yazıcı renkli yüzeye yoğun lazer ışınları yollamaktadır. Bu esnada ısı 500 celsius’u bulabilir. Bu işlemden hemen sonra renkli madde hemen soğumakta ve amorph bir duruma gelmektedir.

CD-R’daki gibi CD’yi eski haline döndürmek mümkün. Amorph bölgeler 200 celsiusa kadar tekrar ısıtıldığında daha yavaş soğuyarak kristalleşiyor ve veri siliniyor. Ve CD-RW tekrar yazılmaya el verişli hale geliyor. Bu silme işlemi sırasında CD’nin sarmal kalıbı da yok olmasın diye üreticiler şeffaf olan yüzeye bir de sarmal kalıbı basıyor ve bu sayede tekrar aynı şekilde CD’ye veri yazmak mümkün oluyor.

Kombi aletler ve DVD yazıcılar yolda

Bu arada CD-RW yazabilen ve DVD okuyabilen aletler epeydir piyasada kolayca bulunabiliyor. DVD’lerin yazılabilmesi ise hala pahalı ve problemli bir iş. Böyle bir alet için binlerce doları gözden çıkarmalısınız. Ancak Panasonic yakın zamanda böyle bir DVD yazıcıyı piyasaya 500 dolar civarında bir fiyata piyasaya süreceğini bildirdi. Bununla birlikte DVD sürücüler de PC’lerin standart donanımlarına eklenecek. DVD yazabilen aletlerin şu ana kadar yaygınlaşmamasının en büyük sebeplerinden biri de büyük üreticilerin kayıt formatları konusunda anlaşamamaları ve bu konuda uyumluluk problemlerinin sürmesiydi. Panasonic’in ürettiği çözümü merakla bekliyoruz.

CD’lerde renk ve performansa dikkat

Çoğu CD 650MB kapasiteye sahiptir. Ancak bu değer günümüz ihtiyaçları göz önüne alınırsa artık büyük bir kapasite değil. Bazı diskler 655 hatta 700MB kapasiteye sahip olabilir. Bunların arasındaki fark sarmalların arasındaki açıklıktır. Üreticiler bu sarmalların arasındaki boşluğu daraltarak daha fazla sarmalı disk yüzeyine ekleyebiliyorlar. Yeni mevcut sürücülerin genellikle bu yeni CD’lerle bir sorunu olmuyor ancak eski sürücüler problem yaratabilir. CD-RW’lerde ise üzerinde yazan hıza dikkat etmelisiniz. Yazıcınızı destekleyen hızlardaki CD’leri almalısınız. Daha ayrıntılı bilgiyi CD’nin paketinin üzerinde bulabilirsiniz. Ayrıca CD’lerdeki renk farkları da kalitede rol oynar. Mavi ya da yeşil renkteki CD’ler ucuzdur ancak daha az dayanır (10 sene kadar). Ayrıca bu CD’lere Audio kayıt ettiğinizde bazı müzik setleri bunları okumakta zorlanabilir. Bu yüzden biraz daha pahalı olan ancak daha fazla dayanan (100 sene kadar) yeşil sarı parlayan altın rengindeki CD’leri tercih edebilirsiniz.

Otomatik Video Seçici

Salı, 06 Kasım 2007

Devre video sinyalinden alınan sync darbesiyle kontrol edilir. Örnek: 1 nolu girişte vcd cihazı, 2 nolu girişte dvd, 3 nolu girişte uydu olsun. İlk olarak kumandadan vcd yi açalım çıkışta vcd sinyali olur, dvd yi açarsak çıkışa dvd sinyali otomatik olarak geçer, uyduyu açarsak diğer ikisi kapanır ve uydu devreye girer. Kısacası büyük numara küçük numarayı kapatır. Vcd yi seyretmek için diğer ikisini kumandadan kapatmamız yeterli.

Devre bağımsız bir devredir ister skart ister tos fiş bağlayın, röle kulannak istemeyenler TEA 2014 kullanabilir.

TEA 20014 ün 1 nolu pini GND, 3 no vid in1,

5 no swiç, 6 no vid çıkış, 7 no 12 volt, 8 no vid in2

entegrenin 6 nolu ayağını rölenin ortak ucu olarak görelim yani çıkış alacağız

8 nolu ayaktan giriş yapacağız

5 nolu ayak bc 546 nın kollektörüne bağlanacak ek olarak bu ayak 10 k dirençle artı 12 volta irtibatlandırılacak.

ses için tda 8196 kullanılabilir.

entegre kullanmak istemeyenler çift kontak

rölenin bir ayağına video diğer ayağına ses bağlayabilirler.

scart toplayıcı devresinde

çift kontak minyatür röle kullandım. gayet güzel sorunsuz çalışmaktadır.

Virüs Nedir?

Salı, 06 Kasım 2007

VİRÜS NEDİR?

Virüsler birer programdır. Fakat kendi kendilerini kopyalarlar, bir yerden bir yere bulaşırlar. Bilgisayarınız çalıştırıldığında otomatik olarak faaliyete geçerler. Bir virüsün bir diğer dosyaya veya sürücüye geçmesi çok kolaydır. Örneğin virüslü bir disket bilgisayara takıldığında disketin içinde hangi dosyaların olduğuna bakıldığında yani "dır" yazılıp enter tuşuna basıldığında virüs anında bilgisayarınıza bulaşabilir.

BOOT VİRÜSLERİ

Boot virüsleri hard diskin veya disketin boot sektörlerine yerleşirler. Bilgisayarlar açıldığında veya resetlendiğinde disketin veya hard diskin boot sektöründeki yükleyici program olarak çalıştırılır ve faal duruma geçerler. Kullanıcıların çalıştırdıkları her programa bu sayede ulaşarak çeşitli sorunlara yol açarlar.

FILE VİRÜSLERİ

Dosya virüsleridir. Bu tür virüsler programların sonuna kendilerini ekleyerek dosya uzunluklarını artırırlar. Dosya virüslerini en kolay bulabilmek için Command.com dosyasının uzunluğuna bakılır., Ancak bunun için dos versiyonlarına göre command. com’ un uzunluklarını bilmek gerekmektedir. Bu tür virüsler genellikle uzantısı EXE ve COM olan dosyalara bulaşırlar.

VİRÜSLERİN ETKİLERİ

Virüsler genellikle bir başka dosyaya bulaşıp yer kaplamaktan öte gitmemekle birlikte bilgisayarda yavaşlama, kilitlenme ve bazen de dosyaların bozulmasına neden olmaktadırlar. Bazı virüsler ise çok zararlı olabilir. Harddiskin formatlanmasına, biosların silinmesine ve verilerin bozulmasına sebep olabilirler.

TROJEN NEDİR?

Trojan "kurban"ının tahmin etmediği bir şekilde ve isteği olmaksızın, gizli ve genellikle kötü amaçlı bir faaliyette bulunan bir programdır. Virüsten farkı kendi kendini çoğaltmamasıdır (her ne kadar bu ayrım evrensel olarak kabul görmemişse de).

Trojan’ın kendisi bir virüs değildir. Kendi kendini çoğaltmaz, sadece sabit diskteki bilgilere zarar verir. Trojan kendisini zararsız bir program gibi (örneğin bir oyun ya da yardımcı program) gösterir. Görünümü ve ilk çalıştırıldığındaki aktivitesi zararsız bir program gibidir. Çalıştırıldığında verileri silebilir veya bozabilir. Bir trojan, virüs içerebilir ancak kendisi bir virüs değildir.

The Aids Information, Twelve Tricks A ve B, ve Darth Vader programları trojanlara örnektir.

HOAX NEDİR?

Hoax sözcüğü Türkçe’de şaka, latife, hile ve oyun anlamlarına sahiptir. Hoax’lar hemen tüm e-posta kullanıcılarının bildiği bir şeydir. Günün birinde tanıdığınız bir kişiden bir e-posta alırsınız; içinde bir virüsten bahsedilir ve bu mesajı arkadaş ve tanıdıklarınıza göndermeniz istenir. Ve siz de gruba katılıp mesajı arkadaşlarınıza yönlendirirsiniz.

Hoax’lar alıcı kişilerin konu hakkındaki bilgisizlerinden "faydalanırlar". Çünki insanlar doğal olarak virüslerden kaygılanıp gelen mesajı "faydalı" gördüklerinden söylenildiği gibi mesajı adres defterlerindeki tüm adreslere yönlendirirler. Hoax’lar bu sayede ünlenirler. Ağa yük getirmekten ve hoax’ı yayan kişiyi tatmin etmekten başka bir işe yaramazlar. "Faydalı" oldukları söylenemez.

Do not open! Doing so will result in the deletion of all of the files on your hard drive! Forward this message to all your friends! Bu bilgiyi tüm tanıdıklarınıza gönderiniz Ve benzeri şekillerde uyarı veren mesajların tipik birer ‘hoax’ olduğu söylenebilir. Bu mesajların hoax olup olmadığını kontrol edin (dikkatvirus.com ve diğer web sitelerinde), ve eğer öyleyse, silin. Emin olamadıysanız mesajı sistem yöneticinize gönderin.

WORM NEDİR?

Worm sözcüğü Türkçe’de kurt, solucan anlamlarına sahiptir. Worm, kendi kopyalarını ya da parçalarını başka bilgisayar sistemlerine yayabilen bir program ya da program kümesidir. Yayılma genellikle ağ bağlantıları üzerinden ya da e-posta ekleri yoluyla gerçekleşir. Worm’dan kurtulmak için programı silmeniz yeterlidir.

VİRÜSLERDEN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?

Virüslerden korunmak için temel birkaç kural vardır. Bunların uygun şekilde uygulanması sonucunda, bilgisayarınıza virüs girmesi olasılığı çok azalacaktır.Bilgisayarınızda bir antivirüs programı kullanın. Ayrıca bu programı her gün güncelleyin. Unutmayın, bilgisayara sadece antivirüs programı kurmak yeterli olmaz, çünkü güncellenmeyen bir antivirüs programı yeni çıkan hiçbir virüsü tanımayacaktır. Bu da her hafta en az 2-3 tane yeni virüsün çıktığı günümüz dünyasında antivirüs programı kullanmamakla eşdeğer bir hatadır. Bilgisayarınızın işletim sistemini en azından haftada bir güncelleyin (Bunu her gün yapmanızı öneririz). Microsoft Windows işletim sistemleri (98, ME, NT, 2000, XP) kullanıyorsanız, Windows GüncellemeSayfasından güncellemelerinizi yapabilirsiniz. (DİKKAT: Lisanssız Windows işletim sistemleri kullanmak büyük bir hatadır, bu durumda güncelleme yapmanız Microsoft tarafından engellenebileceği için bilgisayarınıza virüs girmesi olasılığı oldukça artacaktır. Ayrıca lisanssız işletim sistemleri kullanmak yasadışıdır. Eğer ücretsiz bir işletim sistemi kullanmak istiyorsanız, Linux kullanmanız önerilir) Tanıdığınız veya tanımadığınız bir kişiden, o kişiye çok güvenseniz bile, garip içerikli bir e-posta alırsanız, veya e-postada eklenti olarak .exe, .com, .bat, .scr, .pif uzantılı bir dosya varsa, o e-postayı açmadan silin. Eğer antivirüs programınız e-postaları tarayabiliyorsa, aldığınız tüm e-postaları virüslere karşı mutlaka tarayın. Bilgisayarınızda bir ateş duvarı (firewall) programı kullanın. Bu sayede, bilgisayarınızın işletim sisteminde henüz çözümü bulunmamış bir hata olsa bile, virüslere karşı koruma sağlayabilirsiniz. Ayrıca, bilgisayarınıza virüs bulaşsa bile, ateş duvarı, virüsün ağa ulaşmasını ve başka bilgisayarları etkilemesini engelleyecektir. Ayrıca kesinlikle virüslü olup olmadığı bilinmeyen disketler bilgisayara takılmamalıdır. Genellikle virüsler internetten indirilen programlardan, e-mail’lerden ve oyun programlarından bulaşmaktadır. Mümkünse dışarıdan temin edilen disketler bilgisayara takılmadan önce virüs kontrolünden geçirilmelidir. En iyi korunma yabancı disketlerin kesinlikle bilgisayara takılmamasıdır.

VİRÜS TEMİZLEME

Öncelikle bir virüs tarama ve temizleme programı gerekir. Bunlar CPAV, FPROT, SCAN, NORTON, gibi virüs temizleme programlarıdır. Programları bilgisayarınıza yükledikten sonra Update (güncelleme) etmeyi ihmal etmemelisiniz. Aksi taktirde yeni çıkan virusleri temizleyemezsiniz.


Destekliyoruz arkadaş - arkadaş - partner - partner - partner - oyun oyna - çocuk oyunları - ben10 oyunları - jinekolog - kadın dogum doktoru - kadın doğum uzmanı - amerikan pastası -