‘Ekonomi’ Kategorisi için ArÅŸiv

Adi Hisse Senedi

Salı, 06 Kasım 2007

Yasada kullanılan bir terim olmayıp, uygulamada imtiyazlı (ayrıcalıklı) hisselerin karşısında yer alan payları ifade etmek üzere benimsenmiÅŸ bir kavramdır. Ticaret Kanunu’nun 401. maddesinde, esas sözleÅŸme ile bazı tür hisse senetlerine k›r payına ya da tasfiye artığına katılma gibi "sair" hususlarda ayrıcalık tanınabileceÄŸi kabul edilmiÅŸtir.

Gerçekten de anonim ortaklıkta bazı paylar sahiplerine diğerlerine oranla daha fazla oy hakkı verebilir ya da örneğin, ortaklık tesislerinden yararlanma olanağı sağlayabilir. İşte bu durumda üstün hak sağlayan paylara imtiyazlı, diğerlerine adi hisse (payı temsil etmek üzere senet çıkarılmışsa adi hisse senedi) adı verilir.

Ancak, adi pay-imtiyazlı pay ayrımı bazen yanılgılara yol açabilir. Çünkü bir anonim ortaklıkta bir grup hisse senedi örneğin, kârdan, diğer grup hisse senedi ise tasfiye artığından yararlanmada üstün hak sağlıyorsa, artık ayrıcalıklı hisseden değil, değişik haklar veren pay gruplarından (pay kategorilerinden) söz etmek doğru olur.

Ajur

Salı, 06 Kasım 2007

Dilimize Fransızca’dan geçen bu terim, günü gününe, hazır, gecikmesiz anlamına gelir. Ajur, bir terim olarak, muhasebe açısından günlük iÅŸlerin yapıldığını ve bitirildiÄŸini, kayıtların günü gününe defterlere geçirilmiÅŸ olduÄŸunu ifade eder. "Defterimiz ajur", "kayıtlarımız ajur" ifadelerinde olduÄŸu gibi.

Agroekonomi

Salı, 06 Kasım 2007

Fransızca’dan dilimize geçen kavram, agro ve economie sözcüklerinin birleÅŸmesinden doÄŸmuÅŸtur. Agro sözcüğü, "tarım bilimi" anlamına gelen agronomienin kısaltılmış ÅŸeklidir.

Agroekonomi, ekonomi biliminin tarım alanına uygulanmasıyla ortaya çıkmış bir bilim dalıdır. Türkiye’de iktisat fakültelerinde ve ekonomi bölümlerinde bağımsız Tarım Ekonomisi ya da Tarımsal Ekonomi dersleri, programlarda yer almaktadır.

Tarımsal üretim ve dağıtımın dünya düzeyindeki dengesizliğinin sürmesi, agroekonomi alanındaki çalışmalara ilginin giderek artmasına yol açmaktadır. Bu alandaki bilimsel çalışmalar, disiplinler arası yakınlaşmayı ve işbirliğini zorunlu kılmaktadır.

Alonj

Salı, 06 Kasım 2007

Bir şeyi uzatmak için yapılan ilavedir. Kambiyo senetlerinin (poliçe, bono, çek) arka yüzüne yapılacak işlemler için yer kalmadığı zaman, senede uzunlamasına eklenen kâğıda alonj denmekte ve alonj üzerinde yapılacak her türlü işlem senedin arkasına yazılmış sayılmaktadır.

Bu terim dilimize Fransızca’daki okunuÅŸ ÅŸekliyle girmiÅŸtir. Kambiyo senetlerinde cironun alonj üzerinde yapabileceÄŸi gibi aval ÅŸerhinin de alonj üzerinde yazılabileceÄŸi Türk Ticaret Kanunu’nun 595, 613, 690 ve 730. maddelerinde öngörülmüştür.

Akreditif

Salı, 06 Kasım 2007

İhraç edilen malların bedelleri genellikle akreditif denilen kredi mektupları aracılığıyla yapılır. İthalatçı firma, kendi bankasına emir vererek, almayı kararlaştırdığı malın karşılığını, ihraç eden firmanın bankasına bir ödemeyi taahhüt ettiğini bildirir. İşte bu taahhütün yapıldığı belgeye "akreditif" ya da "kredi mektubu" denir.

Bu şekilde ihracatçı firma malı ihraç ettikten sonra, ödemenin yapılacağını garanti etmiş olur. Kredi mektubunda, ihraç edilecek (ithal edilecek) malların özellikleri ve diğer koşullar da esasa bağlanabilir. Örneğin, ihraç sırasında hazırlanacak ve ithalatçı firmaya gönderilecek menşe şahadetnamesi, ambalaj şekli, malın kaç partide ve hangi aralıklarda gönderileceği kredi mektubunda belirtilebilir.

Bu durumda kendi bankası, belirtilen hususlara uymaması halinde, ödemenin garanti edilemeyeceğini belirterek ihracatçıyı uyarır. İhracatçı, malı ihraç ettikten sonra, akreditifte belirtilen hususları yerine getirdiğini kendi bankasına belgeler. Banka bunları ithalatçının bankasına ulaştırır. Bu şekilde uyuşma sağlandıktan sonra kredi mektubunda yazılı karşılık satıcının bankasına transfer edilerek ödeme gerçekleştirilir.

Akredif geri çevrilebilir (kabili rücu) ya da geri çevrilmeyen (gayri kabili rücu) olmak üzere iki şekilde açılabilir. Geri çevrilebilen akreditif türünde, ihracatçı firmaya herhangi bir uyarıda bulunulmaksızın açılan kredinin durdurulabileceği ya da koşullarının değiştirilebileceği taraflarca kabul edilmektedir.

Bu tür akreditif satıcı firmaya yeterli güvence sağlamadığı için fazlaca benimsenmez. Geri çevrilemeyen mektup türü daha fazla kullanılan türdür. Satıcı firma belli koşullara uyduğu takdirde mektubun iptal edilemeyeceği ya da değiştirilemeyeceği taraflarca bilinir.

Ankes

Salı, 06 Kasım 2007

Taahhütleri karşılamak üzere bulundurulan nakit rezervdir. Türk bankacılık uygulamasında ankes oranı disponibilite oranından farklı anlamda kullanılmakta ve disponibilite oranından daha dar bir likidite nispetini ifade etmektedir.

Disponibilite kapsamına kasa mevcutları yanında T.C. Merkez Bankası nezdinde tutulan serbest tevdiat, Devlet İç İstikraz Tahvilleri, kullanılmamış reeskont kredileri gibi bazı aktif değerler de dahil olurken ankes durumu daha ziyade sadece banka kasasındaki nakit imkânı kapsamına almaktadır.

14.1.1970 tarih ve 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu’nun 40. maddesi (6.12.1984 tarih, 3098 sayılı Kanun ile deÄŸiÅŸtirilen ÅŸekli) ile bankaların taahhütlerine karşı bulunduracakları umumi disponibilitenin nitelik ve oranının gerektiÄŸinde T.C. Merkez Bankası tarafından tespit edilmesi kararlaÅŸtırılmıştır.

Faaliyetteki bankalar tespit edilen oranlara uymak zorundadırlar. Buna uyulmaması durumunda, T.C. Merkez Bankası, disponibilite oranını eksik tesis eden bankalara eksik tesis olunan disponibl değerler üzerinden, bu hususta belirleyeceği esas ve şartlara göre cezai faiz tahakkuk ettirir. "ltın ankesi" merkez bankalarının emisyona karşılık olarak bulundurdukları kıymetli maden rezervidir.

Anatosizm

Salı, 06 Kasım 2007

Eski Yunanca’daki ana ve tokos sözcüklerinin bileÅŸimidir. Ana "yineleyen-doÄŸurgan" demektir. Tokos, "faiz"dir. Anatosizm, "faizin faiz doÄŸurması" anlamındadır.

Anatosizm, faizin hesap dönemi sonunda anaparaya eklenerek işletilmesidir. Bir başka deyişle, faizin kapitalizasyonudur. Bileşik faiz yönteminin işletilen paraya uygulanmasıdır.

Antrepo

Salı, 06 Kasım 2007

Gümrük vergisine ya da yalnız gümrük kontrolüne tabi malların ülkeye giriş, transit veya aktarma için beklemesine ve bu bekleme anında belli işlemlerin yapılmasına izin verilen yerlerdir.

Antrepoya giriş, bir vergi yükümlülüğünü kapsamamaktadır; ayrıca malların antrepoya girişteki şekil ve niteliğinin korunması zorunluluğu da söz konusudur. Bu özellikleri nedeniyle antrepo bir gümrük dışı bölge ya da sınırlı bir serbest yer sayılmaktadır.

Belirli bir gümrük rejiminin uygulama aracı ve yeri olan antrepolar, tüm giriş mallarına açık tutulur. Ülkemizde de, girişi ve transit geçişi yasak olmayan yabancı ülkelerin malları antrepo rejiminden yararlanır.

Ankonsinyasyon

Salı, 06 Kasım 2007

Malın, komisyon karşılığında, komisyoncuya ya da tüccara bırakılması anlamına gelir. Mallar satılıncaya kadar vedia akti hükümleri uygulanır. Malları emanet alan kimse bunları kendi adına ve malı bırakan kişi hesabına satar. Bazen bir işletmenin acentesi de, işletme tarafından verilen malları ankonsinyasyon alır ve hatta bir miktar para da öder. Mallar satılınca hesaplaşılır ve komisyonunu alır.

İhracat sisteminde, konsinye satışlarda, yani kesin olarak satış yapılmadan komisyoncuya mal gönderilmesi hallerinde, minimum fiyatın satıcıya garanti edilmesi aranır. Minumum fiyatla satış fiyatı farkından giderlerin düşürülmesinden sonra kalan tutar, komisyoncu ile satıcı arasında paylaşılır. Bundan ötürü bu işlem, "ortak hesap ile satış" şeklinde nitelendirilir.

Aracı Kurum

Salı, 06 Kasım 2007

Aracı kurum isminden de anlaşılabileceği gibi, hisse senedi ticaretinde yatırımcı ve piyasa arasında bilgi aktarma ve aracılık fonksiyonlarını yerine getirirler. Bu kapsamda yapabilecekleri sermaye piyasası faaliyetleri;

Sermaye piyasası araçlarının ihraç veya halka arz yoluyla satışına aracılık

Daha önce ihraç edilmiş olan sermaye piyasası araçlarının aracılık amacıyla alım satımı

Finansal göstergelere, sermaye piyasası araçlarına mal ve kıymetli madenlere dayalı vadeli işlem sözleşmesi yapılmasına aracılık

Menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile alım satımı

Yatırım danışmanlığı

Portföy işletmeciliği veya yöneticiliği.