Nevruz
Salı, 06 Kasım 2007NEVRUZ
Farsça Nev (Yeni) ve Ruz (Gün) kelimelerinin birleÅŸmesinden meydana gelen ve yenigün anlamını taşıyan Nevruz, Orta Asya’da yaÅŸayan Türkler, Anadolu Türkleri ve İranlıların yılbaşı olarak kutladıkları bir gündür. Bugün gece ile gündüzün eÅŸit olduÄŸu Miladi 22 Mart Rumi 9 Mart gününe rastlamaktadır.
Nevruz, bir başka söyleyişle Yenigün tabiatın kıştan kurtuluşunun bolluk ve berekete kavuşmanın simgesi olma yanında, toplumların yaşamlarındaki hareketliliklerin, başlangıçların ve dönüm noktalarının da ifade edildiği bir gün olarak kabul edilir.
Her toplumun kendine özgü bir nedenle kutlandığı Nevruz, Türk Halkları tarafından bir kurtuluş günü olarak algılanır ve Ergenekon veya Bozkurt efsaneleri ile bağlantılı olarak değerlendirilir.
Bu efsaneye göre; Göktürklere savaş açan yabancı kavimler, hile ile bu savaşı kazanırlar. Savaştan sağ olarak kurtulan Göktürkler Sarp dağlardan geçerek kimsenin kendilerini bulamayacağı bereketli bir ovaya yerleşirler. Ergenekon denen bu yerde giderek çoğalırlar. Bunun sonucunda buraları kendilerine yetmeyince, etraflarındaki, demir bir dağı ateşle eriterek buradan çıkarlar ve yayılırlar. İşte Ergenekondan ayrılış tarihi, yeni yılın da başlangıç tarihi olarak kabul edilerek, daha sonraki Göktürk Hakanları her yıl bu tarihte kızdırdıkları demiri örs ve çekiçle döverek, o günü simgeleştirirler. Bu tarih Türkler için bir kurtuluş günü olarak kabul edilir ve doğadaki dirilişle özdeşleştirilir.
Anadolu’da Nevruz Selçuklular döneminden baÅŸlayarak Osmanlı’dan günümüze kadar canlı geleneklerle kutlana gelmiÅŸtir.
Selçuklu hükümdarı Melikşah döneminde Nevruz yılbaşı sayılarak bir takvim hazırlanmıştır. Bu takvime "Takvim-i Melikî", "Takvim-i Sultanî", "Takvim-i Celalî" adı verilmiştir.
Osmanlı PadiÅŸahlarınca Nevruz’a özel önem verildi. Åžairlerce Gazel ve kaside ÅŸeklinde yazılan ve Nevruziye adı verilen ÅŸiirler PadiÅŸahlara ve devlet adamlarına sunulurdu. Nevruz günlerinde müneccimbaşı, yeni takvimi padiÅŸaha sunar, o anda aldığı bahÅŸiÅŸe de "Nevruziye BahÅŸiÅŸi" adı verilirdi. Nevruziye denen çeÅŸitli baharatlardan yapılmış macunlar, padiÅŸah ailelerine ve büyüklere sunulur, ziyaretler düzenlenirdi.
Anadolu’da Nevruz-i Sultan, Sultan Nevruz, Navrız, Mart Dokuzu gibi adlarla da anılan Nevruz Anadolu Alevi-BektaÅŸilerinde; Hz.Ali’nin doÄŸum günü; Hz.Ali ile Hz.Fatmanın evlendikleri gün; Hz.Muhammed’in veda haccı dönüşü Hz.Ali’yi kendine halife tayin ettiÄŸi gün olarak kabul edilir ve kutlanır.
Elimizdeki mevcut veriler ışığında Nevruz’u bir tek kaynaÄŸa baÄŸlayarak açıklamak mümkün deÄŸildir. Orta doÄŸudan Asya’ya kadar geniÅŸ bir coÄŸrafyada kutlanan Nevruz, her milletin kendi kültür deÄŸerleriyle özdeÅŸleÅŸtirilip sembolleÅŸtirildiÄŸi bir gün olma özelliÄŸini taşır.
Nevruz Bayramı’nın Türkiye’deki geleneksel uygulamalarından bazı örnekler;
Mersin-Silifke bölgesindeki Toros Türkmenlerinde "Mart İpliÄŸi" adı ile bilinen Nevruz’da aÄŸaçlara bez baÄŸlanır. Nevruz günü yaylalara çıkılır. Yayla evlerinde bulunanlar gelen misafirleri evlerinde ağırlarlar. Gelen grup silah atarak geliÅŸlerini bildirirken yayladakilerin baÅŸkanı buna bir el silah atarak cevap verir. Daha sonraki karşılıklı silahlar atılır ve birbirlerine "Nevruzun Kutlu, Dölünüz hayırlı ve bereketli olsun" temmenisinde bulunur. O yıl 20 kuzu veya oÄŸlağı olan sürü sahibi bir kurban keser ve orada piÅŸirilerek yenir.
Tahtacı Türkmenlerinde Nevruz "Sultan Nevruz" adı ile anılır, eski takvimle (Hicri) Mart ayının 9 unda kutlanarak yaylaya çıkılır. Bununla ilgili olarak halk arasında "Mart Dokuzundan sonra dağlar misafir alır" deyişi söylenir. Bugün herkes yeni elbiselerini giyip, süslenerek mezarlıkları ziyaret ederler.
Gaziantep ve çevresinde 22 Mart gününe sultan Navruz adı verilmektedir. Halk arasındaki inanca göre sultan Navruz güzel bir kızdır ve 21 Mart’ı 22 Mart’a baÄŸlayan gece batıdan doÄŸuya doÄŸru göç eder, bir baÅŸka inanca göre ise kuÅŸ kılığında uçan bir derviÅŸtir. Nevruz gecesi Sultan Navruz’ın geçtiÄŸi saatte uyanık olanların bütün dileklerinin gerçekleÅŸeceÄŸine inanılır.
Malatya’nın Arguvan ilçesinin bazı köylerinde halk Nevruz’u "Kış Bitti Bayramı" olarak kutlarlar.
Ağrı ve çevresinde o gece gençler bir dilek tutarak kapıları dinleyip, içerdeki konuşmaları yorumlayarak niyetlerinin tutup tutmayacağını anlamaya çalışırlar.
Bir başka uygulama, bekar bir delikanlı o akşam "tuzlu gıllık" denilen, tuzlu hamurdan yapılmış bir çöreğin yarısını yer ve su içmeden yatar. İnanışa göre, rüyasında kendisine su veren kızla evlenecektir. Ertesi gün çöreğin diğer yarısını evin damına veya bacasına bırakır. Gelen bir karga çöreği kapıp hangi evin damında yerse o evin kızıyla evleneceğine, karga hiç bir evin damına konmayıp, uzaklaşırsa, uzaklardan biriyle evleneceğine inanılır.
Kars civarında akşam bir evde toplanan genç kızlar ve erkekler, küçük bir çocuğu su almaya gönderirler. Çocuk hiç konuşmadan ve arkasına bakmadan bir kova su getirir. Kovanın içine orada bulunanları temsilen renkli iplik ve iğneler atılır. Birbiriyle birleşen iğne ve ipliklerin sahiplerinin birbirleriyle evleneceklerine inanılır.
Tunceli çevresinde; bugün erkekler alınlarına kara sürerek su kaynaklarına giderler. Bu karaları orada temizleyerek dua ve nizayda bulunurlar. Bunun yanında kötülük ve sıkıntılardan kurtulma dileği taşıyan, farklı uygulamalara da rastlanmaktadır.
IÄŸdır ve çevresinde 19 Mart’ı 20 Mart’a baÄŸlayan gece kız ve erkekler Tanrıdan bir dilek dileyerek akarsuda yıkanırlar ve en az üç defa suya dalıp çıkarlar. Sabah erken kalkılarak taze su içilir, hayvanlara da taze su verilir.
Halk yeni elbiseler giyer ve bayram namazından sonra kaynamış yumurta tokuştururlar.
Evinden yeni cenaze çıkanlar dahi bayrama katılmak zorundadır. O gün yas tutmak günah sayılır.
Giresun’da "Mart Bozumu" adıyla 14 Mart’ta kutlanan Nevruz’da o gün sabah erkenden kalkılarak çevredeki akarsulardan su getirilip, hayvanların üzerine serpilir.
Edirne’de 22 Mart günü yapılan sultan Nevruz eÄŸlencelerinde eski hasırlar yakılıp "Mart içeri Pire Dışarı" diyerek üzerinden atlanır.
Kırklareli’nde Nevruz "Mart Dokuzu" adıyla kutlanmakta olup, o gün halk boyalı yumurtalar börekler, lokma gibi yiyeceklerle kırlara giderek bu yiyecekleri yerler ve eÄŸlenirler.
İzmir Urla’da Nevruz "Mart Dokuzu Åženlikleri", Tire’de "Sultan Nevruz Bayramı", UÅŸak’ta ise "Yıl Yenilendi" gibi adlarla kutlanmaktadır.
Ülkemize iliÅŸkin geleneksel Nevruz uygulamalarını sayılan bu örneklerle sınırlamak Anadolu’daki Nevruz kutlamalarının alanını daraltmak ve sınırlamak anlamına gelir. VerdiÄŸimiz örnekler mevcut uygulamaların sadece küçük bir bölümünü oluÅŸturmaktadır.
Orta Asya’daki Türk topluluklarından Azerî, Kazak, Kırgız, Türkmen, Özbek, Tatar, Uygur Türkleri, Anadolu Türkleri ve Balkan Türkleri Nevruz geleneÄŸini canlı olarak günümüze kadar yaÅŸatmışlardır.
TÜRK DÜNYASI’NDA NEVRUZ
KAZAKİSTAN: Kazaklar Nevruz törenlerinde Mevlid okuturlar. Evler baÅŸtan baÅŸa temizlenir, herkes en iyi elbiselerini giyer. Nevruz törenleri sırasında ev duvarlarına veya çeÅŸitli eÅŸyalar üzerine kil kaplar atılarak parçalanır. AteÅŸ üzerinden atlanır. AteÅŸten atlamaların eski yılın kötülüklerinden ve hastalıklarından sıyrılmak, yeni yıla iyi bir ÅŸekilde girmek için yapıldığı tesbit edilmiÅŸtir. Kazaklar Nevruz’da yaptıkları yemeÄŸe "Nevruz-köcö" adını verir. Nevruz çorbası veya lapa adı verilen baÅŸka bir yemek yaparlar ki, bunları o gün komÅŸulara dağıtırlar.
KIRGIZİSTAN: Kırgızlar yeni yılın ilk gününe Nooruz adını vermekte ve bugün "Nooruz-köcö" denilen özel bir yemek yemektedirler. "Köcö", darı yarması yahut bulgur konulmak suretiyle yapılan bir nevi tirittir. "Auz köcö" denilen kavut da bu günün özel yemeklerindendir.
Kırgız yılı, gece ile gündüzün bir olduÄŸu günde yapılan Nevruz festivali ile baÅŸlamaktadır. Yılbaşı bayramı 21 Mart’tır.
ÖZBEKİSTAN: Özbekistan’ın Semerkand, Buhara, Andican taraflarında Nevruz törenleri Nevruz günü baÅŸlamakta ve bir hafta devam etmektedir. Halk bu Nevruz eÄŸlencelerine "Seyil EÄŸlenceleri" adını vermektedir. Seyil yerleri dönme dolaplar, çalgıcılar, beççeler, seyyar satıcılarla dolar. Nevruzun birinci günü halk çadır çadır gezerek birbirlerinin bayramını kutlar. Bu ziyaretler sırasında ikram edilen yemek "aÅŸ" adı verilen pilavdır. Ayrıca çay ve çeÅŸitli meyveler de sunulur. Köpkari, güreÅŸ, at yarışları ve horoz dövüşleri gibi spor gösterileri düzenlenir. Nevruz kutlamalarından esinlenmiÅŸ tiyatro eserleri sahnelenir.
TÜRKMENİSTAN: Türkmenler yeni yılın ilk gününe Novruz adını verirler. Novruz’dan beÅŸ altı gün önce her Türkmen ailesi temizlik yapmaya baÅŸlar. Novruz için Türkmen çöreÄŸi, Türkmen petiri, külce, yaÄŸlı börek, ÅŸekÅŸeke, koko, bovursak, Türkmen palovu hazırlanır. Ne kadar çok yiyecek hazırlanırsa, yeni yılın o denli iyi geçeceÄŸine inanılır. Semeni Novruz’un özel yiyeceÄŸidir.
Birkaç aile birleşip büyük bir kazanda buğday özüne, un, su ve şeker ekleyerek hazırlarlar. Bir gün önceden pişirilmeye başlanan semeni 21 Mart sabahına hazırlanır.
AZERBAYCAN: Azerbaycan’da Nevruz üç gün sürmektedir. Her yıl Mart ayının 21-23′üncü günleri büyük törenle kutlanır. Nevruz’dan sonraki en önemli gün "ahir çerÅŸenbe / son çarÅŸamba"dır. Bu güne "ılin ahir tek tek" günü de denir. Bayram ayı içindeki dört haftanın ÇarÅŸamba günleri de önemlidir. Buna "üstü" denilmektedir. "Ahir çerÅŸenbe" den önceki Salı günü mezarlığa giden erkekler Fatiha okuyup dönerler. Kadınlar ise mezarlığa, hazırladıkları helva, pilav ve daha baÅŸka yiyecekler ile gitmektedir. Kur’an-ı Kerim okunur, Fatihaların ardından yemekler fakirlere dağıtılıp, 1-2 saat sonra mezarlıktan ayrılınır. Kabir-üstü uygulaması da sona erer.
Azerbaycan’da salıyı çarÅŸambaya baÄŸlayan gece "ahir çerÅŸenbe"dir. "Ahir çerÅŸenbe"de yapılması gerekli iÅŸlerin başında evin, eÅŸyanın, kap kacağın yıkanması ve temizlenmesi iÅŸi gelmektedir. Pülenberi adı verilen üzerliÄŸin yakılması adetinin yanısıra, en az yedi yemiÅŸten oluÅŸan "yeddi-levin" gecesi yapılmaktadır. "Gapı pusma" âdeti gençlerin niyet tutarak komÅŸu kapılarını dinlemeleri ile ilgilidir. İlk duyulan söz yeni yılın lehine veya aleyhine yorumlanmasına neden olur.
"Ahir çerşenbe"nin diğer bir âdeti de "suya yüzük atma" oyunudur. Odanın ortasına su dolu leğen getirilir. Leğenin etrafını saran kızlar yüzüklerini leğenin içine atarlar. Üstü bezle örtülü leğenden, kızlardan birisi bayatı söyleyerek leğenin içinden yüzük çıkarır, çekilen yüzük kime aitse bayatı da onundur.
Su-başı âdetleri: Ertesi gün, gün doğmadan su kaynağına gidilir. El yüz yıkanır. Kızlar iki ellerinin başparmaklarını ip ile bağlayarak, suyun üzerinden atlarlar. Daha sonra parmaklarındaki ipi keserek suya atarlar. Böylece kısmetlerinin açılacağına inanırlar.
Su başına gidenler, kaynağın gözünden yedi küçük taş alarak, su kabının dibine koyarlar. Bu taşlar, bir dahaki âhir çerşenbeye kadar kabın dibinde kalır. Su dönüşü üç böğürtlen dalı koparılarak eve getirilir. Bunlar da bir sonraki âhir çerşenbeye kadar takıldığı yerde kalır.
Nevruz’dan bir gün öncesine "baca-baca" denir. ÇeÅŸitli renklere boyanmış, suda piÅŸirilmiÅŸ yumurtalar kapı kapı dolaÅŸan çocuklara verilir. Çocuklar bu gün gruplar halinde dolaÅŸarak;
Nevruz, Nevruz bahara
Güller güller nahara
Bağçamızda gül olsun
Gül olsun, bülbül olsun
Şeklinde bayatılar, maniler söylerler. Çocuklar yeşil alanlarda boyalı boyalı yumurtalar ve aşıklarla oyun oynarlar.
"Baca-baca" gününün gecesi "bacadan şal atma" âdeti görülür. Akşamüzeri yine tongallar yakılır, üzerinden atlanır, gece olunca çocuklar uçlarına uzun ip bağlı heybeleri, hısım ve akrabalarının bacalarından sallandırırlar, gençler bellerine bağladıkları şalı bacadan sarkıtırlar. Ev sahibi şalı sarkıtan tahmini kişi için en uygun armağanı şala bağlar.
Yeddi-levin gecesinin sabahında bir ağaca kalın bir iple küflen (salıncak) asılır. Genç kızlar ve delikanlılar sıra ile sallanır. Bu oyuna küfdibi, küfyeli gibi adlar verilir. Küflende sallanan mani okur, etraftakiler ona cevap verir.
Bayram günü erkekler ve kadınlar, ayrı ayrı toplanarak bayramlaşırlar. O yıl ölenlerin evleri ziyaret edilir. Bu gün yas tutulması günah sayılır. Evler dolaşılarak şeker, pirinç, yumurta vb. yiyecekler fakirlere dağıtılır. Hasta ve dost ziyaretleri önemlidir.
Nevruz; Karapapaklar’da Nevruz, Kırım Türkleri’nde Navrez, Gündönümü; Batı Trakya Türkleri’nde Mevris, Makedonya ve Kosova Türkleri’nde Sultan-ı Navrız adlarıyla kutlanmaktadır.
TÜRKİYE: Anadolu’da "Sultan-ı Nevruz", "Nevruz Sultan", "Mart Dokuzu" ve "Mart Bozumu" gibi adlarla bilinen Nevruz, gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaÅŸamaya devam etmektedir.
AÄŸaç iÅŸleriyle uÄŸraÅŸmaları nedeniyle tahtacı olarak isimlendirilen Tahtacı Türkmenleri’nde; Nevruz Bayramı eski Mart’ın dokuzudur ve Sultan Nevruz olarak adlandırılmaktadır. Nevruz, Tahtacı Türkmenleri’nin yaylaya çıkışında; 22-23 Mart tarihlerinde kutlanmaktadır. Tahtacı Türkmenlerinde Nevruz; ölülerin yedirilip içirildiÄŸi gün olarak kabul edilir. Burada eski Türk inanç sisteminin atalar kültü kendini göstermektedir.
22 Mart Nevruz’dan bir gün önceyi karşılamaktadır. Bu gün Nevruz hazırlıkları yapılır. Çamaşırlar yıkanır, yemekler hazırlanır. Nevruz günü yenilen yemekler arasında ıspanaklı börek, soÄŸan kabuÄŸu ile boyanmış yumurtalar, yufka, sarı-burma, ÅŸeker, leblebi, lokum sayılabilir. Bu arada yakın akraba ve komÅŸular birbirlerine Nevruz ziyaretine gidip gelmeye baÅŸlarlar.
23 Mart sabahı erken kalkılır. Yeni ve temiz elbiseler giyilerek, önceden hazırlanan yiyeceklerle birlikte mezarlığa gidilir. Mezarlığın başında bulanan ocaklarda kahve pişirilir, sohbet edilir. Herkes komşu mezarları ziyaret etmek ve çay, kahve içmek zorundadır. Daha sonra topluca yemek yenir. Bu arada sazlar çalınır, şarkılar türküler söylenir. Ağaçlara salıncaklar kurulur. Çocuklar "bayrak" adı verilen uçurtmaları uçururlar.
Öğleden sonra kadınlar geniÅŸ bir tabaÄŸa çerezler koyarak "hak üleÅŸtirir’ler. Yiyecekler gelen geçene dağıtılarak "ölünün ruhuna deÄŸsin" dileÄŸinde bulunulur.
Yemekten sonra aile fertleri teker teker mezar taşını öperler, daha sonra mezarlıktan dönülür.
Akşam komşu ve akrabalar eğlencelerini ve sohbetlerini, yeme ve içmelerini sürdürürler. Sohbetler sabaha kadar devam eder. Bu bayramda herkes güleryüzlüdür. Suçlar bağışlanır. Bayrama katılmak zorunludur, katılmayan köy halkınca dışlanır.
Yörükler arasında; Nevruz ile birlikte, kışın bittiÄŸi ve bahar mevsiminin baÅŸladığı kabul edilir. Köy ve yaylalarda 22 Mart’ta, ÅŸehirlerde ise Nevruz günü pazara rastlamazsa, bu tarihi takip eden Pazar günü kutlanır. Köy halkı 22 Mart sabahı yaylalara doÄŸru yola çıkarlar. Daha önceden "davar evleri"ne yerleÅŸmiÅŸ olanlar, köyden gelen akraba ve komÅŸularına ev sahipliÄŸi ederler. Köylerden gelen grupla, yayladakiler karşılaÅŸtıklarında bir el silah atarak "Nevruzunuz kutlu, dölünüz hayır ve bereketli olsun" ÅŸeklinde selamlaşırlar. Gelen misafirler çadırlara yerleÅŸir, kendilerine ikramlarda bulunulur. Sürü sahipleri tarafından kesilen kurbanlar birlikte yenilir. Sünnî olan Yörüklerde imamlar tarafından yapılan dualara halk katılır ve şükrederler.
Gençler tarafından eğlenceler düzenlenir, yemekler yenir, şarkı ve türküler söylenir, oyun oynanır. Eğlenceler geç saatlere kadar devam eder.
Anadolu Alevi-BektaÅŸilerinde Nevruz;
1. Hz. Ali’nin doÄŸum günü olarak bilinmesi,
2. Hz. Ali ve Hz. Fatma’nın evlenme günü olması,
3. Kışın sona ererek baharın geliÅŸi; kışlaklardan yaylalara doÄŸru göçlerin baÅŸlaması inançlarına baÄŸlıdır. Nevruz sabahı mürÅŸidin okuduÄŸu duadan sonra süt içilir. Nevruziye adı verilen ÅŸiirler, nefesler ve Hz. Ali’nin mevlidi okunur. Bugün ÅŸeker, ÅŸerbet ve çiçeklerle kutlanır.
Gazi Antep ve çevresinde 22 Mart gününe "Sultan Navrız" adı verilir. Halk arasındaki inanca göre 21 Mart’ı 22 Mart’a baÄŸlayan gece Sultan Navrız; belli olmayan bir saatte gökte, ayaklarındaki halhalları gıcırdatarak, önünde gergefini iÅŸleyerek batıdan doÄŸuya göç eden güzel bir kızdır. BaÅŸka bir inanca göre ise "kuÅŸ donuna" giren ve ayaklarındaki halhalı gıcırdatarak uçan bir ermiÅŸtir. Nevruz gecesi Sultan Navrız’ın geçtiÄŸi saatte uyanık olanların bütün dileklerinin gerçekleÅŸeceÄŸine inanılır.
Bu sebeple evdeki bütün kap kacağa su doldurulur, sabaha kadar beklenir ve Nevruz gecesi, avluya bir tekne içerisinde ay ışığında su bırakılır ve sabaha kadar ibadet edilir. Yöresel inanca göre dilek kabul edilirse, teknedeki suyun altına dönüşeceğine inanılır. Ertesi sabah ise bütün halk kırlara, bostanlara giderler, orada çiğ köfte, şareli pirinç aşı, yumurta, maş piyvazı yerler, çeşitli oyunlar oynarlar, eğlenirler.
Diyarbakır’da; Nevruz günü, halk, eÄŸlence ve mesire yerlerine giderek Nevruz’u kutlarlar.
DoÄŸu Anadolu halkı için Nevruz gecesi kutsallık taşır. Bu gece canlı cansız bütün varlıkların Tanrı’ya secde ettiklerine inanılır. O gün herkesin yıllık rızkı ve mukadderatı belirlenir. Herkes güzel ve yeni elbiseler giyerek yeni yıla hazırlanır. Evlerde yemekler yapılır, karşılıklı ziyaretler birbirini takip eder, fakirlere yardım edilir. 17 Mart gününe baÄŸlanan gece aile reisi, aile mensuplarının sayısı kadar küçük taÅŸ toplar. Bunları evin bacasının dış kısmında bir yere koyar. TaÅŸların kimi temsil ettiÄŸi daha önceden belirlenir. Bayram sabahı bu taÅŸlar yoklandığında, hangisinin altında kırmızı böcek bulunursa, uÄŸur ona addolunur. Bununla ilgili olarak ailenin o uÄŸurlu ferdi yüzünden Tanrı’nın rızkının kendilerine verildiÄŸine inanılır.
Mart ayı içerisinde Anadolu’nun bazı yörelerinde görülen bir baÅŸka gelenek de "kara çarÅŸamba" geleneÄŸidir. Mart ayının ilk çarÅŸambasını içine almaktadır. Bu tarihte törenler yapılır. ÇeÅŸitli yiyecekler hazırlanarak birlikte yenir. Aynı gece gençler bir dilek tutarak komÅŸuların kapısını dinlerler. KonuÅŸmadan yayık yaymak yaygın bir gelenektir.
Kars ve çevresinde; bu tarihte kapı dinleme, baca-baca âdetleri görülür. Evde bulundurulan çeşitli meyvelerden baca-baca gezenlere verilir.
Tunceli çevresinde; bugün erkekler alınlarına kara sürerek su kaynaklarına giderler. Bu karaları orada temizleyerek dua ve niyazda bulunurlar. Bunun yanında kötülük ve sıkıntılardan kurtulma dileği taşıyan farklı uygulamalara da rastlanmaktadır.
"Kara çarşamba" geleneğine bağlı olarak baca çizmek ve taş dizmek olarak anılan uygulamada bacaların kenarına ev halkını temsil eden taşlar dizilir. Sabaha kadar orada kalan taşların altı sabah erkenden kontrol edilir. Taşların hangisinin altından böcek çıkarsa o taş için belirlenen kişinin, evin kaderi üzerinde etkili olacağına inanılır.
"Pamuk iğne" olarak adlandırılan oyunda ise, köyden iki genç kız abdest alarak kalaylanmış bir karavana ile buz tutmuş suyun başına giderler. Buzu kırıp karavanayı suya daldırırlar, yedi kez ihlâs suresi okuduktan sonra kabı sudan çekerler.
Çarşamba akşamı "tuzluk gılik" olarak adlandırılan çöreği yiyen erkek yada genç kızın kiminle evleneceğine yönelik yorumlarda bulunması bir diğer uygulamadır.
Özellikle Orta Anadolu’da Nevruz, "Mart Dokuzu" olarak bilinir. DiÄŸer bölgelerde olduÄŸu gibi 22 Mart sabahı oldukça erken kalkılır, mezarlar ziyaret edilir, niyet tutulur. Niyetlenecek kiÅŸi mezardan birer taÅŸ alarak kırka tamamlar. Bir torbaya koyup, niyet tuttuktan sonra evine asar ve bir yıl bekler, niyet kabul olursa taÅŸların kırkbir adet olacağına inanılır. Bir dahaki Mart Dokuzu’nda niyet kabul olsa da olmasa da taÅŸlar iade edilir.
Ziyaretlerden sonra çeÅŸitli yemekler yenilir, oyunlar oynanır, dilekler tutulur, eÄŸlenceler düzenlenir, büyük ateÅŸler yakılır. 21 Mart’ı 22 Mart’a baÄŸlayan gece seyirlik oyunlar oynanır. EÄŸlence ve sohbetler geç saatlere kadar sürer.
Nevruzla ilgili Anadolu’da görülen diÄŸer gelenekler arasında, aÄŸacın güneÅŸten etkilenmemesi için aÄŸaca bez baÄŸlanarak yapılan "Mart ipliÄŸi" âdeti ve özellikle Giresun’da "Mart bozumu" âdeti önem taşımaktadır. Mart bozumunda akarsulardan alınıp getirilen su evlere serpilir. Ayağı uÄŸurlu bir misafirin gelmesi ve "Mart’ınızı bozuyorum" demesi beklenir.
TekirdaÄŸ’da Nevruz soÄŸukların sonu, baharın baÅŸlangıcı olarak kabul edilir ve "Nevruz Åženlikleri" adıyla kutlanır.
Edirne’de 22 Mart günü yapılan Nevruz kutlamalarında mesire yerlerine gidilir, eski hasırlar yakılarak üzerinden atlanır. Kırklareli’nde Nevruz "Mart Dokuzu" adıyla kutlanır. ÇeÅŸitli yiyecekler hazırlanarak kırlara gidilir.
İzmir Urla’da Nevruz "Mart Dokuzu Åženlikleri" adıyla kutlanırken, Tire’de bu gün "Sultan Nevruz Bayramı" olarak bilinir.
UÅŸak’ta Nevruz kutlamaları oldukça yaygındır. Bu gün için "yıl yenilendi" tabiri kullanılır.
Sivas’ta Mart Dokuzu’nda gök gürlerse, o yıl ürünün bol olacağına inanılır. Åžebinkarahisar’da 22 Mart sabahı akarsularda yıkanıldığı taktirde, kuvvet ve saÄŸlık kazanılacağına inanılır.
Bilindiği üzere eski takvim Mart ayından başlardı. Mart ayının ilk oniki günü ayrı ayrı ayları temsil etmek suretiyle, o yıl içinde neler olacağı ilk oniki günden tesbit olunurdu. O gün yedi çift, bir tek baş harfi S ile başlayan yiyeceklerden yenilmesi geleneklerdendir.
Osmanlı PadiÅŸahlarınca da Nevruz’a özel önem verildiÄŸini görmekteyiz. PadiÅŸahlara Nevruz günleri "Nevruziye" adı verilen telhisler yazılarak padiÅŸah kutlanırdı. Nevruz günlerinde müneccimbaşı, yeni takvimi padiÅŸaha sunar, o anda aldığı bahÅŸiÅŸe de "Nevruziye BahÅŸiÅŸi" adı verilirdi. Saray hekimbaÅŸları tarafından hazırlanan Nevruziye denen çeÅŸitli baharatlardan yapılmış macunlar, padiÅŸah ailelerine ve büyüklere sunulurdu. Bu gün için yapılmış macunlar, porselen kapaklı kâseler içinde takdim edilirdi. Müneccimbaşılar tarafından Nevruz gününün hangi saatinde yenmesi gerektiÄŸini yazan bir kâğıt bu kâselere iliÅŸtirilirdi.
Nevruziyeler sadece fakirlere, hastalara verilirken zamanla çevresinin talebinin artması ve haksızlık olmaması için saçılmaya başlanmıştır. Mesir ile Nevruz Macunu aynı uygulamadan kaynaklanmakta ve her ikisinin de sağaltım niteliği bulunmaktadır.
Nevruz geleneği,uygulamada bazı farklılıklar olmakla birlikte, Orta Asya Türk Toplulukları, İran, Anadolu ve Balkanlarda aynı tarihler arasında, her toplumca kendine özgü bir nedene dayandırılarak kutlanan bir geleneksel bayram niteliği kazanmıştır.
İran’da günümüzde de kutlanmakta olan Nevruz, efsanevî bir niteliÄŸe sahiptir. Bu efsanelerde ateÅŸi bulduÄŸuna inanılan CemÅŸid ağırlık taşımaktadır. İran’da Tanrı’nın Adem’i Nevruz günü yarattığı ve yıldızların o gün burçlarına ayrıldığına inanılmaktadır. Nevruz, İran’da 13 gün sürmektedir.
1. Azerbaycan 21 Mart Nevruz Bayramı (Resmi Tatil)
2. Kazakistan 21 Mart Nevruz Bayramı (Resmi Tatil)
3. Kırgızistan 21 Mart Nevruz Bayramı (Resmi Tatil)
4. Özbekistan 21 Mart Nevruz Bayramı (Resmi Tatil)
5. Türkmenistan 21 Mart Nevruz Bayramı (Resmi Tatil)
6. Türkiye 21 Mart Nevruz Bayramı
7. Kuzey Kıbrıs Türk C. 21 Mart Nevruz Bayramı
Azerbaycan Hükümet BaÅŸkanı Neriman Nerimanof’un Mustafa Kemal PaÅŸa’ya Nevruz dolayısıyla çektiÄŸi 24 Mart 1921 tarihli telgraf;
"Cenubî Kafkasya Komiseri, Azerbaycan serbest Harbiye Mektebi talebeleri, iki bölüklü Süvari Askerleri ve Topçuları, Nişancı Türk Alayı askerleri, Türk Milletinin, büyük Nevruz bayramını tebrik ediyor ve biz ümid ediyoruz ki Azerbaycan İnkılâp Ordusu kahraman Türk Ordusu ile beraber Garp emperyalizmi tazyıkinde bulunan Şark milletlerini yakında kurtarırlar. Yaşasın Şark İnkılâp başları Mustafa Kemal!"