‘Dış Ticaret’ Kategorisi için Arşiv

Akreditif

Salı, 06 Kasım 2007

Akreditif

Akreditif Nedir?

Akreditif (Akreditif uluslararası işlemlerde kısaca L/C - Letter of Credit olarak

adlandırılmaktadır); İhraç edilen malların bedellerinin ödenmesi konusunda belirli

şartların yerine getirilmesinden sonra ödemenin yapılacağına ilişkin bir çeşit

teminattır.

Akreditifin açılması

Akreditifli ödeme sisteminin temel dayanağı, ithalatçı ve ihracatçının arasındaki para

alışverişinde köprü görevi gören bankalardır. Bir bankanın yazılı olarak yükümlülüğe

girerek ödeme işleminde aracılık etmesi gerekmektedir. Bu da akreditifin açılması

anlamına gelmektedir.

Ödemenin yapılması için gerekli koşullar:

İthalatçı ve ihracatçı arasında yapılan satış sözleşmesinde yer alan koşullann hepsi

ödemenin yapılabilmesi için gerekli koşulları oluşturmaktadır. Bunlar çoğunlukla

ticarete konu mallann kalitesiyle ilgili teknik özellikleri, belli bir birim cinsinden miktarı,

birim fiyatı, teslim şekli, paket ağırlığı, nakliyesi, ödeme şekli gibi hususları

içermektedir. Bu hususların yerine getirildiğini doğrulayan fatura, kalite kontrol

belgesi, konşimento, menşe şahadetnamesi gibi belgelerin ihracatçı tarafından

bankaya sunulması gerekmektedir.

Akreditif hem ihracatçıyı, hem de ithalatçıyı koruyan bir işlemdir

İhracatçı: Malları akreditif şartlanna uygun olarak sevkettiğinde, mal bedelini tahsil

edeceğinden emin olacaktır.

İthalatçı: Sevkiyatın yapılmış olduğunu ve akreditif şartlarına uygun mal gönderildiğini

gösteren belgeleri ihracatçı bankaya sunmadan önce ödeme yapılmayacağından

emin olacaktır.

Akreditif, uluslararası ticarette çok geniş bir alanda bir ödeme ve garanti aracı olarak

kullanılmaktadır.

Örnek 1

Yeni kurulan ihracatçı bir firma Afrika’da satış yapmaktadır. Firma Afrikalı alıcının

kredi alabilirliliği ve iş hayatı hakkında son derece kısıtlı bilgiye sahip bulunmaktadır.

Ayrıca alıcının ülkesindeki ithalat düzenlemeleri hükümet tarafından her an

değişikliklere uğratılabilmektedir. Bu durumda satıcı firma ödemenin akreditifle

yapılması ve kredinin ülkemizdeki bir banka tarafından teyid edilmesi konusunda

ısrarlı olabilir. Böylece kendisini alıcının herhangi bir negatif davranışına ve politik

risklere karşı garanti altına almış olur. Öte yarıdan ithalatçı malların yüklenip

sevkiyatın yapılmakta olduğunu gösteren belgeleri satıcı sunmadan, ödemenin

yapılmayacağını bilmenin rahatlığı içinde olacaktır. Ancak mal kalitesinin yeterliliği

konusund·a, ithalatçının herhangi bir garantisi bulunmayacaktır. Çünkü bankalann

yükümlülüğü, ihracatçının verdiği belgelerin akreditif koşullarıyla uygun olup

olmadığını ödemeden önce saptamaktır, ilgili satış sözleşmesine uygun olup

olmadığını incelemek görevi değildir.

Örnek 2

Bir müteahhitlik firması Suudi Arabistan’da bir yol inşaatını üstlenmiş bulunmaktadır.

İşveren kuruluşla yapılan anlaşmanın bir koşulu müteahhit firmanın işveren lehine

teminat olarak stand-by (akreditif çeşitleri bölümünde kapsamlı olarak

açıklanmaktadır) bir akreditif açmasıdır. Bu, bir anlamda müteahhitlik firmasına nakit

darlığına düşülmeksizin teminat göstermede kolaylık sağlamaktadır. Eğer müteahhit

firma yol inşaatını anlaşmada belirlenen koşullar altında tamamlayamaz ise işveren,

firmanın taahhüdünü yerine getirmediğini tevsik eden belgeleri bankaya ibraz ederek

akreditif bedelini geri alır. Anlaşma koşullarına uygun olarak yol inşaatı tamamlanırsa

işveren kuruluşa herhangi bir ödemede bulunulmaz.

Bir satış sözleşmesi imzalandıktan sonraki belirsizlik ortamında taraflarca

doğabilecek sorular:

İhracatçı

• Mallann sevkiyatını yaptığım zaman, ithalatçının zamanında ödeme

yapabileceğinden emin olabilir miyim? Ödeme yapılmamasının riskini nasıl

minimize edebilirim?

• İhraç ettiğim mallan başka bir firmadan satın alıyorum, ithalatçının bunu öğrenip

asıl imalatçı firmayla temas kurarak beni aradan çıkarmasını nasıl önleyebilirim?

• Bankalar ticari alışverişlerde pratik uygulamalann düzenlenmesinde bize gerekli

dökümanları sağlıyarak nasıl yardımcı olabilirler?

İthalatçı

• İhracatçıyı yeterince tanımıyoruz. Malları zamanında teslim edebileceğinden emin

olabilir miyiz?

• Ödeme yapmadan önce mallann siparişimizle uyuşup uyuşmadığını nasıl kontrol

edebiliriz?

• İthal ettiğimiz malları tekrar satıncaya kadar ödemeyi ertelemeyi düşünüyoruz.

Acaba bankamız bu aradaki boşlukta krediyi kendisi sağlayabilir mi?

Bu sorulara cevap verebildiği için akreditifli ödeme ticarette tercih edilen bir ödeme

ţeklidir.

Akreditifli ödemenin dünya ticaretinde çok yaygın bir kullanıma sahip olmasının

nedenleri:

İhracatçı açısından

• Bir bankanın ödeme güvencesine sahiptir. (Teyidli akreditiflerde ek olarak ikinci

bir bankanın güvencesine kavuţur)

• Alıcının ülkesindeki politik risk, güvenceden dolayı en alt düzeye inmiştir.

• Akreditif bağlantısı gösterilerek ihracat kredisi alınabilir.

• Yeni pazarlara girerek satışlarını artırabilir.

İthalatçı açısından

Herşeyden önce, alıcı akreditif koşullarını yerine getirmeyen satıcıya ödeme

yapılmayacağına ilişkin güvenceye sahiptir.

Bankalar alıcı adına akreditif koşullarının yerine getirilip getirilmediğini incelerler.

"En son yükleme tarihi"nin saptanabilmesi alıcıya (özellikle ihracatçıyı iyi tanımıyorsa)

malları zamanında elde edebilme olanağını sağlar.

Mallarını güvence olarak göstererek onları pazarlayıncaya kadar çeşitli kaynaklardan

borç bulabilir.

Eğer satıcı ile anlaşırsa, mal bedelinin belgelerin ibrazında değil de, belirli bir süre

sonra ödenmesi imkanı sağlanabilir. Bu ithalatçıya zaman kazandırarak daha düşük

maliyette kredi sağlama imkanı verebilir.

Akreditifli İşlemlerde Yeralan Bankalar

Akreditif iţlemlerinde genellikle ilgili iki banka bulunur; Amir banka, muhabir banka.

Ancak bazı durumlarda ihracatçı, açılan kredinin kendisine yakın bulduğu üçüncü bir

banka tarafından veya muhabir banka tarafından garanti edilmesini ister ve bu banka

teyid eden banka olarak adlandırılır: Diğer taraftan, ihracatçıya akreditifin geldiğini

ihbar eden ve "ihbar bankası" olarak adlandırılan bir üçünü banka olabilmektedir

ancak bu, çoğunlukla muhabir banka olmaktadır.

Amir banka / Açan banka (Issuing / Opening bank)

• İthalatçının bankasıdır

• Akreditifi açar

• İhracatçı, akreditif vadesi içinde istenilen koţullan yerine getirirse ödeme

yapmakla yükümlüdür.

• Ödemeyi ihracatçıya dönüş hakkı (rücu hakkı) olmaksızın yapar.

• İthalatçının istemi üzerine henüz akreditif açılmadan ihracatçıya veya muhabirine

"ön bilgi" (preadvıce) verebilir.

• Kimi ülkelerde akreditifi doğruca ihracatçıya iletebilir.

İhbar bankası / Advising bank

• Akreditifin açıldığını ihracatçıya iletir.1

• Akreditifde, ihracatçıya karşı ödeme konusunda herhangi bir yükümlülüğü yoktur.

Bir anlamda postane görevini üstlenmiştir.

Teyid bankası / Confirming bank

• Amir banka dışındaki bir banka akreditife kendi yükümlülüğünü ekliyebilir. Bu

banka çoğunlukla ihbar bankası olmaktadır.

• Teyid, amir bankanın yükümlülüklerini yerine getireceğine ilişkin olarak bir diğer

bankanın kesin taahhüdünü ortaya’koymasıdır.

• Teyid eden bankanın birinci derecede sorumluluğu vardır.

• Akreditif koşullan yerine getirilmişse, teyid bankası;

1. İhracatçıya dönüş hakkı olmaksızın ödeme yapar

2. Poliçeleri kabul eder.

3. İhracatçıya dönüş olmaksızın poliçenin müzakere işlemini gerçekleştirir. (Devir

ve ciro = poliçenin satın alınması)

1 Ancak, akreditifi ihbar etmeye karar verdiğinde, ihbar ettiği akreditifin gerçek olup olmadığını kontrol etmeye

özen gösterir. Eğer akreditifi ihbar etmemeyi tercih ederse Amir Bankaya bu konuda gecikmeksizin bilgi verir.

• Sorumluluğu amir bankanın sorumluluğu kadar önemlidir. Akreditif koşullarına

karşı gelinirse, ihracatçı hem amir bankaya hem de teyid bankasına karşı tavır

koyabilir.

• Kendisini birinci derecede sorumlu bir konuma getiren bu hizmet karşılığında

komisyon alır.

Akreditif İşlemleri

1. Alıcı ile satıcı arasında ödemenin akreditifle yapılacağını belirten bir satış

sözleşmesi yapılır.

2. İthalatçı bankasına ihracatçı (lehdar) lehine akreditif açması için talimat verir.

3. Amir Banka genellikle, satıcının bulunduğu ülkedeki bir bankayla akreditifı ihbar

ya da teyid etmesi için anlaşır.

4. Muhabir ya da teyid eden banka akreditifın açıldığını ihracatçıya bildirir.

5. Satıcı akreditifin açıldığını öğrenir öğrenmez, eğer belirtilen zaman içinde gerekli

şartları sağlıyabilecekse, malları sevketme durumundadır.

6. Satıcı sevkiyatı yaptığını kanıtlayan belgeleri kredinin açıldığı bankaya gönderir.

7. Muhabir Banka gönderilen belgeleri kredi koşullarıyla karşılaştırdıktan sonra,

gönderilen belgeler kredi şartlarına uygunsa, kredide belirtilen şartlara göre

ödemede bulunur veya müzakerede bulunarak devreder ya da ciro eder.

8. Muhabir ya da teyid eden banka belgeleri amir bankaya gönderir. (Eğer muhabir

banka, amir bankadan farklıysa)

9. Amir banka gönderilen belgelerin, kredi şartlannı karşılayıp karşılamadığını

kontrol eder. Eğer gönderilen belgeleri yeterli bulursa;

A. Satıcı tarafından belgeler direkt olarak ona gönderilmişse ödemeyi satıcıya ya

da onun için kullanılabilir fon tutan muhabir bankaya yapar.

B. Teyid eden bankaya ya da satıcıya ödemede bulunan veya poliçesini kabul

eden muhabir bankaya geri ödemede bulunur.

10. Amir banka tarafından belgelerin akreditife uygunluğu tespit edildikten sonıra

akreditif miktarının ödenmesi için belgeler ithalatçıya sunulur.

11. Alıcı, nakliye belgelerini malların teslimatını yapacak olan taşıyıcıya gönderir.

Akreditifde Ödeme Ţekilleri

Peţin ödeme

1. Satıcı mal sevkiyatını kanıtlayan belgeleri muhabir bankaya ibraz eder.

2. Banka, belgelerin kredi şartlarını karşıladığını belirledikten sonra ödemeyi yapar.

3. Kredi meblağını satıcıya veren banka, eğer amir bankadan farklıysa, belgeleri

amir bankaya gönderir. Geri ödeme ise daha önce kararlaştırılan şekilde

gerçekleştirilir.

Poliçe kabulü ile ödeme

1. Satıcı, malların sevkiyatını yaptığını kanıtlayan belgelerle birlikte üstüne çekilmiş

bir poliçeyi bankaya gönderir

2. Banka, satıcının gönderdiği belgeleri kontrol edip uygun bulduktan sonra poliçeyi

kabul edip imzalar ve satıcıya geri verir.

3. Muhabir Banka belgeleri Amir Bankaya göndererek, satıcının poliçesini kabul

ettiğini ve vadenin bitim tarihinde geri ödemenin daha önce kabul edildiği şekilde

sağlanacağını bildirir.

Banka poliçeyi kabul ederek vade bitiminde poliçenin üzerindeki değeri ödeyeceğini

taahhüt eder. Bu noktadan sonra, satıcı isterse bankaca kabul edilen poliçesini kendi

bankasında ya da piyasada kırdırarak derhal nakde çevirir, isterse de parayı almak

için vade bitimini bekler.

Devir ve ciro edilen akreditifler (Negotiation type)

1. Satıcı, sevkiyatı yaptığını belgeleyen belgelerle birlikte alıcı veya kredide

belirlenen herhangi bir şahsın üstüne çekilmiş anında ödemeli ya da vadeli

poliçeyi bankaya gönderir.

2. Banka, belgelerin ·uygunluğunu kontrol ettikten sonra, poliçenin müzarekesine

geçerek poliçeyi devreder ya da ciro eder.

3. Muhabir Banka belgelerle birlikte poliçeyi amir bankaya gönderir. Geri ödeme

daha önce karara bağlanmış şekliyle gerçekleşir.

İhracatçılar kendilerine ödemenin yapılmasından amir bankanın parayı göndermesine

kadar geçen süre için "devir ve ciro" bankasına faiz ödemek durumundadırlar. Çünkü

"negotiating bank" bir anlamda ihracatçıya kredi kullandırmış olmaktadır. Bununla

birlikte sözkonusu faiz ya da genel adı ile "negotiation charges" ithalatçı tarafından da

ödenebilmektedir.

"Negotiation type" (Müzareke edilebilir) bir akreditifde devir ve ciro bankalan

genellikle poliçeyi iskonto ederek alırlar, ancak ihracatçılar da ödeme bankasının

parayı göndermesini beklemeden tahsil etmiş olurlar.

Devir ve ciro bankasının amir bankaya ve ihracatçıya dönüş hakkı (rücu etme)

bulunmaktadır.

Akreditif Çeţitleri

Kabili rücu (Dönülebilir) akreditif

Bu tür akreditifler, ithalatçı ,ya da bankası tarafından ihracatçıya önceden haber

vermeksizin her zaman değiştirilebilir veya iptal edilebilirler. Malların transferi ve

belgelerin ihracatçı tarafından muhabir bankaya ibraz edilmesinden önce akreditifin

şartlan değiştirilebileceği ya da iptal edilebileceği. için ihracatçı açısından büyük risk

taşımaktadır. Óte yandan ithalatçı oldukça fazla esnekliğe sahiptir. Belgelerin

ihracatçı tarafından muhabir bankaya ibraz edilmesi durumunda akreditifin bankaca

ya da ithalatçı tarafından iptal edilmesi veya değiştirilmesi münıkün değildir. Sevk

belgeleri ihracatçı tarafından bankaya ibraz edildikten ve bankaca akreditif

koşullanna uygunluğu saptanarak ödemede bulunulduktan sonra, iptal ya da

değişiklik bildirimi yapılırsa bu ödeme geçerlidir ve amir banka bu ödemeyi muhabir

bankaya yapmak zorundadır.Eğer satış sözleşmesinde açılacak olan akreditifin gayri

kabili rücu olduğu açıkca belirtilmemişse akreditif "kabili rücu"türünde açılmış olur.

Gayrı kabili rücu (Dönülemez) akreditif

İhracatçının akreditifde yer alan şartlan tamamen yerine getirmesi halinde,akreditifi

açan banka tarafından,

• Görüldüğünde ödenmesi kaydını taşıyorsa, ödemenin yapılacağı

• Vadeli ödeme kaydını taşiyorsa, akreditifte belirtilen vadede ödemenin yapılacağı

• Akreditife göre poliçe kabul edilecekse, akreditifin vadesi dahilinde üzerine

çekilecek poliçelerin kabul edileceği şeklinde, ödeneceği konusunda taahhütleri

kapsayan akreditiflere "gayri kabili rücu" akreditif denmektedir. Bu tür akreditif

ancak taraflann kabulü olduğu takdirde değiştirilebilir veya iptal edilebilir.

İhracatçıya ödeme konusunda sağladığı güvence dolayısıyla bu tip akreditif

uluslararası ödeme şekilleri arasında en çok kullanılanıdır.

Teyidli akreditif

Akreditif açan banka ihracatçı tarafından yeterince tanınmıyorsa, ihracatçı kendisini

güven içinde hissetmek için çekeceği poliçenin ödeneceği konusunda kendi

ülkesindeki bir bankadan teminat vermesini ister. Bu şekilde, çekilen poliçe akreditifi

açan bankaca ödenmediği takdirde, ihracatçının ülkesindeki banka kendisinin

ödeyeceğini önceden taahhüt eder. Bu taahhüdü veren bankaya teyid eden banka

denir. Bankalar teyid için ayrıca komisyon aldıklanndan ek bir mali külfet getirirler ve

ithalatçılar genelde teyidli akreditiften kaçınırlar. Sadece gayrı kabili rücu akreditifler

teyidli olarak açılabilir.

Ticari İşlemlerde Kullanım Alanlarına Göre Akreditif Türleri

Rotatif akreditif

Rotatif akreditif şartları gereğince bir miktarı veya tamamı kullanıldıkça herhangi bir

belirli değişikliğe lüzum kalmaksızın eski miktar dahilinde yenilenen akreditiflerdir.

Yenilemenin amacı, ihracatçının akreditiften aynı şartlarla yararlanarak, ilk akreditif

şartlarına uygun olmak kaydıyla yeniden ihracat yapabilmesidir. Bu tür akreditif

genellikle aynı cins malı tek bir ihracatçıdan kısım kısım ithal eden ithalatçı tarafından

açılır. Rotatif akreditif zamana göre ve değere göre ilişkilendirilebilir. Zamanla ilişkili

olan rotatif akreditif ikiye aynlır:

Kümülatif rotatif akreditif: İlk dönemde kullanılmayan miktar, takip eden dönemlere

taşınır.

Kümülatif olmayan akreditif: Belli bir dönemde kullanılmayan miktar geçerliliğini yitirir

ve bir sonraki dönemlere aktarılmaz. Örneğin: 6 aylık periyodda her ay için 15 000 $

kredi sağlanmakta olsun. Her ay bir önceki ayda belli bir miktarm çekilip

çekilmediğine bakılmaksızın 15 000 $ lık miktar otomatik olarak yenilenir.

Değerle ilişkili olan rotatif akreditif, belirli geçerli dönem içinde kullanıldıktan sonra

aynı şekilde ve miktarda yenilenir.

Devredilebilir akreditif

Devredilebilir akreditifde, lehine bir akreditif açılan bir ihracatçı kendi ülkesindeki

üçüncü bir şahsa yani akreditifte adı geçenden başka ikinci ya da daha fazla

ihracatçıya akreditifi devredebilir. Devirde ilk akreditifdeki esas şartlar

değiştirilmemekte sadece miktar, mal fıyatı, akreditif vadesi ve son tarihi tarafların

kabulü ile değiştirilmektedir. Akreditifin ilk lehdarı, ikinci lehdarın faturalanndan eksik

olan kısımları kendi faturalanyla tamamlar ve akreditifin bu kısmını alabilir. Akreditif

amiri ile lehdarın ve devredilen üçüncü şahsın adları birbirine ve şartların da yeni

lehtara banka tarafından bildirilmesi gerekir. Akreditif devrolunca, birinci lehdar alıcı

durumuna gelmiş olur. Bu sebeple banka, birinci lehdarı alıcı olarak göstererek ikinci

lehdar için yeni bir akreditif açar.

Bu tür akreditifler sadece bir kez devredilebilirler. İkinci lehdar tekrar üçüncü bir

lehdara açılan akreditifi devredemez. Sadece gayrı kabili rücu akreditifler

devredilebilir.

Devredilebilir akreditifler aynı zamanda nakledilebilir akreditif hükmünü taşımaktadır.

İthal edilecek olan malın, ihracatçı tarafından doğrudan sağlanmasına imkan

olmayan durumlarda kullanılan ve başka bir ülkeye transferi mümkün olan akreditife

nakledilebilir akreditif denmektedir.

Bölünebilir akreditif

Devredilir akreditifler kısımlara bölünerek çeşitli ihracatçılara Bölünebılır Akredıtıf

devredilebilirler. İthalatçının dışardan satın almak istediği mallan tek bir firma

sağlayamıyorsa, bölünebilir akreditif açılarak çeşitli firmalarla ticaret yürütülebilir.

İthalatçı fırma yabancı ülkedeki bir tek fiıma veya temsilcisi lehine akreditifi açtırarak

zamandan ve masraftan tasarruf etmiţ olur.

Red Clause akreditif

Bu tür akreditifte akreditif talimatında belirtilen özel bir hükme dayanarak muhabir

banka, ihracatçı sevk belgelerini ibraz etmeden avans ödemesinde bulunur. Bu tür

akreditife "redclause" denme sebebi akreditif mektubunda talimatın kırmızı

mürekkeble yazılmasıdır. Akreditif talimatındaki bu hükme dayanılarak verilen avans

teminat aranmaksızın makbuz ya da benzeri belgeler karşılığında verilmektedir.

İhracatçıya verilen avans, malların sevkinde aracı bankaya verilen belgelerin

bedelinden kesilerek kapatılmaktadır. Eğer íhracatçı yüklemeyi yapmaz ve avansı

geri ödemezse muhabir banka amir bankadan faizi ile birlikte kendisine geri ödeme

yapılmasını ister. Aynı şekilde amir banka da ithalatçıdan talepde bulunacaktır.

Green Clause akreditif

Akreditifi açan banka lehine, akreditifin kullanıcısı tarafından bir teminat mektubu

verilmemişse, red clause akreditifleri açtıran firmalar büyük risklere girerler. Bu riskler

greerr clause akreditifler ile en aza indirilebilirler. Green clause akreditifde

ihracatçının mallan sevk etmesinden önce akreditiften tahsilat yapmasına olanak

tanınmaktadır. Ancak bu peşin ödemeler, mallann mülkiyetini bankaya devreden

ambar teslirrı makbuzları ile garanti altına alınmaktadır. Ambar teslim makbuzlan,

ambar firması tarafından düzenlenir ve depolanan malların değerini belirtir.

Red clause ve green clause akreditiflerin temel amacı, ithalatçı tarafından

ihracatçının finanse edilmesidir. İhracatçının ülkesindeki kredi faizlerinin, ithalatçının

ülkesindeki faizlere oranla yüksek olduğu durumlarda, bu tür akreditifler kanalıyla

düşük maliyetli fonlar ihracatçılara aktanlabilir.

Karşılıklı (Back to Back) akreditif

Karşılıklı akreditif ihracatçının lehine açılan akreditifin devredilebilir olmadıgı zaman

veya devredilse bile devir işleminin gerektirdiği ticari koşulları sağlamadığı zaman

kullanılır. İhracatçı ihraç ettiği mallan kendisi üretmiyorsa ve yurtdışındaki bir

üreticiden ödeme karşılığı satın almak durumundaysa karşılıklı kredi gündeme gelir.

Bu durumda ihracatçı yabancı üretici lehine bir akredifin açılması için bankasına

talimat verir. Bankasına teminat olarak da ithalatçının kendisi lehine açtığı akreditifi

gösterir. Ülkemizde reeksport veya transit ticaret yoluyla yapılan ihracatta ve mahsup

yoluyla yapılan transit ticarette karşılıklı akreditif kullanılmaktadır. Bu noktada bir

ithalat akreditifınin karşılığını bir ihracat akreditifi teşkil etmektedir. Reeksportta

ihracatçı, bir ülkeden almış olduğu bir malı diğer bir ülkeye satacaktır. Malı ithal

ederken akreditif açar aynı zamanda aynı malı satacağı ülkedeki ithalatçı tarafından

da kendisi için bir akreditif açılır. Bu durumda ihracatçının bankasında bir depo

hesabı oluşur. İhracat bedeli döviz yurda geldiğinde, ithal bedeli tahsil olduktan

sonra, kalan kısım ihracatçıya ödenir.

Stand-by akreditif

Bu tip akreditifler bir ödeme aracından çok bir garanti gösterme aracıdır. Taraflar

arasında yapılan sözleşmelerde (genellikle müteahhitlik sözleşmeleri), taraflardan

birisinin (müteahhit firma) yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumuna karşın,

diğer tarafın (işveren) garanti olarak bir teminat istemesi sonucu teminat gösterimi

için bankalarca müteahhit taraf adına açılan kredilerdir.

Akreditif İşlemlerinde Genel Kurallar

Alıcı

• Amir bankaya talimatlannı aşırı detaydan uzak bir açıklıkla vermeli ve talimatları

kesinlik taşımalıdır. Öyleki, banka ithalatçının ne istediğini tahmin etmek

durumunda kalmamalıdır.

• Açılan kredinin amacı alımın bedelini ödemektir. Kredi şartları ve istenen belgeler

satış kontratı ile uyum içinde olmalıdır.

• Sevkiyattan önce veya sevkiyat sırasındaki mallann her türlü incelenmesi

belgelendirilmelidir. Bu tür belgelerin çıkış mercileri önceden kredi anlaşmalarında

mutlaka belirtilmelidir.

• Akreditif satıcının sağlıyamayacağı belgeleri zorunlu kılmamalıdır ve satıcının

yerine getiremiyeceği koşullan öne sürmemelidir.

Satıcı

• Akreditifte belirtilen meblağın kullanımına kadar geçen sürede satıcı boş

durmamalı gerekli gördüğü değişiklikleri anında iletmelidir.

• Satıcı akreditifde belirlenen süreyi ve koşulları karşılıyabileceğinden emin

olmalıdır.

• İhracatçı akreditifte belirtilen belgeleri zamanındá şartlara uygun olarak ibraz

etmelidir. Belgeleri mümkün olduğu kadar çabuk şekilde akreditifin geçerlilik

süresi içinde bankaya ibraz etmelidir.

• Belgeleri bankaya ibrazında akreditifte belirtilen koşullara göre gerek zaman

gerekse belgelerin nitelikleri açısından uygunsuz bir durum ortaya çıkarsa,

bankanıin belgeleri kabul etmemekle yükümlü olduğunu ihracatçı unutmamalıdır.

Akreditif iţlemlerinde uygulanan uluslararası kuralları nereden öğrenebilirsiniz?

Uluslararası Ticaret Odası, "Vesikalı Krediler Hakkındaki Yeknesak Teamüller ve

Uygulamalar" broşürünü gözden geçirerek 1993 yılında yeniden yayınlamıştır.

(Unıform Custom and Practise For Documentary Credits/U.C.P. No: 500). Bu yayın

uluslararası kabul görmektedir. Temelde yasal bir yaptırımı yoksa da, akreditifli

işlemlerde aşağı yukarı her ülke bu kuralları uygulamaktadır. Öyleki, ulusal hukuka

bırakılan anlaşmazlıklarda dahi, yargıçlar U.C.P’yi dikkate almaktadırlar.

Akreditif iţlemlerinin maliyeti

Bütün vesaikli krediler, maliyet tesbiti açısından çeşitli dilimlere ayrılırlar; Akreditif

açılması, ihbarı, teyid edilmesi, düzeltilmesi, ödeme yapılması, poliçelerin kabulü, ciro

edilmesi gibi, bütün bu farklı dilimler için bankalann aldıkları komisyon değişmektedir.

Aynca bankalar komisyon bedelini belirlerken, tarafların ticari güvenirliliği ve

bulundukları ülkelerin finans piyasasındaki yeri gibi kriterleri değerlendirirler.

Akreditif Formu Örneği ve Formda Yeralan Bilgilere İlişkin

Açıklamalar

Akreditif mektubunda yer alan bilgilere ilişkin açıklamalar2

1. Amir Bankanın adı ve adresi. ( Amir Banka genellikle ithalatçının kendi bankası

olup, ithalatçının talimatı üzerine akreditifi açar.)

2. Akreditifle ilgili işlemleri içeren banka referans numarası

3. Akreditif vadesi

4. Akreditifi açtıran ithalatçının adı ve adres

5. İhracatçının (lehdar) adı ve adresi

6. Akreditifi ihbar eden bankanın adı ve adresi. Bu banka genellikle ihracatçının

kendi bankasıdır.

7. Akreditifin tutarı ve döviz cinsi

8. Akreditifte belirtilen ödeme ţekli

9. İhracatçının tam sipariş tutarının altında sevkiyat (kısmi sevkiyat) yapmasına izin

verilip verilmediği

10. Mallann bir araçtan diğerine aktarma yapılmasına izin verilip verilmediği

11. Malların nakliye firmasına teslim edildiği yer ve bunun için verilen en son tarih

12. Malların gönderildiği yerin adı

13. Banka tarafindan ödeme yapılmadan önce ihracatçının bankasına sunması

gereken belgelerin türü ve miktarına ilişkin liste

14. Akreditif vadesi içinde, nakliyeye ilişkin belgelerin verildiği tarihten itibaren diğer

belirli belgelerin sunulması için verilen süre.

Akreditif İşlemlerinde Görülen Yaygın Sorunlar 3

3. Eğer akreditif vadesi içinde istenilen belgelerle birlikte sunulmaz ise geçerli

sayılmayacaktır.

5. Eğer İhracatçının (lehdar) ismi doğru olarak belirtilmezse akreditife itibar

edilmeyebilir.

7. Akreditifte belirtilen tutann diğer belgelerde belirtilen tutarla aynı olması

gerekmektedir.

9. Eğer akreditifte kısmi sevkiyata izin verilmiyor ise mallann tümünün gemiye

yüklenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde akreditif kabul edilmeyecektir.

10. Akreditifte aktarmaya izin verilmediği halde aktarma yapılmış ise, gecikmeler ve

ekstra maliyetler ihracatçıya yüklenecektir.

11.Eğer akreditifteki yükleme koşullanna uyulmaz ise akreditif geçerli sayılmayabilir.

13. Eğer belgeler akreditifte belirtilen gerçek format ve sayıya uygun değil ise

gecikmeler

ve ekstra maliyetler olabilmektedir.

15. Eğer belgeler belirtilen zaman içinde sunulmazsa akreditif geçersiz

sayılabilmektedir.

2 Akreditif örneğinde yer alan bölüm numaralarına göre açıklanmaktadır

3 Akreditif örneğinde yer alan bölüm numaralarına göre açıklanmaktadır.

Akreditif İşlemlerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1. İthalatçı ile ihracatçı arasında sözleşme yapıldığı zaman, ihracatçının tam olarak

ithalatçı tarafından ne tür belgeler istendiğini bilmesi gerekmektedir. Daha sonra

ihracatçı akreditif koşullannı yerine getirebilmek için akreditif vadesinin yeterli

olduğundan emin olmalıdır.

2. İhracatçı, ithalatçı ile olan tüm işlemlerinde adının ve adresinin doğru bir şekilde

yazıldığından emin olmalıdır. Akreditif ihracatçıya ihbar edilmediğinde ihracatçı

akreditifte ve sunacağı belgelerde isminin doğru olup olmadığını kontrol etmelidir.

3. Alıcının kısmi sevkiyatı kabul edip etmediği konusu ihracatçı tarafından anlaşılır

olmalıdır: Eğer kısmi sevkiyat kabul ediliyor ise teslim tarihinde bir problem çıksa

bile bu durum akreditifin geçerliliğini etkilemeyecektir.

4. İhracatçının sözleşme tamamlanmadan önce, malları nasıl yükleyeceğini bilmesi

gerekmektedir. Genellikle yüklemelerde aktarma işlemi yapılabilmektedir. Bazen

önceden geminin aktarma yapıp yapmayacağını bilmek mümkün

olmayabilmektedir. Bu gibi durumlar için akreditifin aktarma işlemine izin vermesi

faydalı görülmektedir.

5. Akreditifte malların gönderildiği nokta ve gönderme tarihi, ihracatçı ile ithalatçının

akreditif koşullan üzerinde anlaştıkları gibi olmalıdır.

6. İhracatçı, ithalatçının hangi belgeleri istediği konusunda emin olmalıdır. İstenilen

belgelere göre, mallan yüklemeye hazırlarken, ekstra maliyetler ve gecikmeler

olabilmektedir.

7. İhracatçı akreditif kendisine ihbar edildiği zaman tüm detaylan kontrol etmelidir.

Aynı zamanda istenilen belgelerin hazırlanabilmesi için yeterli zamanın olup

olmadığının ihracatçı tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir.

Akreditifte İstenen Belgeler

Akreditifte istenen belgeler ülkelere, firmalara ve malın cinsine göre değişse de

genellikle aşağıdaki belgelerden oluşmaktadır.

Ticari fatura (Commercial invoice)

İhracatçı tarafından ithalatçıya verilmek üzere düzenlenen ve tasdik olunarak

üzerinde malın birim fiyatını, toplam fiyatını, miktannı, ağırlığını; özelliklerini, satıcının

adı ve adresini, alıcının adı ve adresini, borcun ödeme şeklini, satış şartları ile

yükleme ve boşaltma yerini gösteren belgedir. İhracatçının hazırlayacağı ticari fatura

ithalatçı ülkenin mevzuatına uygun olmalıdır.

Poliçe (The bill of exchange)

Poliçe, ihracatçı tarafından hazırlanan ve imzalanan bir belge olup, ithalatçının belirli

bir meblağı (ihracat tutarını) yine belirli bir süre sonunda ihracatçıya ödemesini

öngören bir belgedir. Poliçe, ihracatçıya ödemenin yapılacağına dair bir güvence

oluţturmamakla birlikte akreditife ek olarak düzenlenen bir belgedir.

Menţe ţahadetnamesi (Certificate of origin)

İhracatçı ve onun temsilcisi tarafından hazırlanan ve bağh bulunduğu Ticaret Odası

tarafından tasdik edilen malın menşeini gösteren belgedir.

Konţimento (Bill of lading)

Konşimento, nakliye araçları yola çıkmadan önce ihracatçının vereceği yükleme

rotasına göre nakliyeci tarafından düzenlenen malların teslim alındığını ve

kararlaştırılan yere kadar taşınıp ithalatçıya teslim edileceğini gösteren belgedir.

Kalite kontrol belgesi (Certificate of inspection)

İthalatçılar genelde aldıklan malların belli standartlará uygun olduğundan emin olmak

için kalite kontrol belgesi isterler. İki taraf kalite kontrol işlemiyle kimin ilgileneceği ve

masraflan kimin karşılayacağı hususunda önceden anlaşmaya varmalıdır.

Sigorta poliçesi (Insurance certificate)

İthalatçıya gönderilen malların yolculuk sırasında kayba veya hasara uğrama

tehlikesine karşı sigorta edildiğini gösterir.

ATR-l, ATR-3 ve EURO1 Dolaşım belgeleri

ATR belgesi, Avrupa Birliğine üye ülkelere yapılan ihracatta istenmektedir. EFTA

ülkeleri ile Türkiye arasında yapılan Serbest Ticaret Anlaşması gereği, bu ülkelere

yapılan ihracatta EUROl Belgesi istenmektedir.

Sağlık sertifikası

Sözkonusu malın cinsine göre sağlık koşullarına uygun olup olmadığını gösteren

belgedir.

Çeki listesi

Bazı durumlarda, ithalatçı firma tarafından istenebilir. Çeki listesi, hangi taşıta ne

kadar mal yüklendiğini, birim paket veya çuvalın ağırlığını gösterir.

İstatistikler

Salı, 06 Kasım 2007

GENEL BİLGİLER

Resmi Adı : Ukrayna

Yönetim Biçimi : Cumhuriyet

Başkenti : Kiev

Başlıca Kentleri : Kiev (2.6 milyon), Harkov (1.5 milyon), Dnepropetrovsk

(1.1 milyon), Odessa (1 milyon), Donetsk (1.1 milyon),

İdari Yapı : 24 Bölge (Oblast), 1 Özerk Bölge (Kırım) ve Şehir

İdareleri

Cumhurbaşkanı : Leonid Danilovich Kuchma

Başbakan : Anatoliy Kinakh

Nüfusu : 49.6 milyon kişi (1 Nisan 2000 sayımına göre)

Yüzölçümü : 603,700 km²

Resmi Dili : Ukraynaca

Etnik Yapısı : % 71 Ukraynalı, % 24 Rus, % 5 Diğer

Komşuları : Rusya Federasyonu, Moldova, Romanya, Macaristan,

Polonya, Slovak Cumhuriyeti, Belarus

Para Birimi : Hrivyna 5.33:$1 (6 Haziran 2002)

DEİK

Adres : İstiklal Caddesi 286/9 Beyoğlu 80050 İstanbul

Tel : 0.212.243 41 80

Faks : 0.212.243 41 84/245 05 21

Web Adresi : www.deik.org.tr

E-mail : csen@deik.org.tr HAZİRAN 2002

UKRAYNA EKONOMİSİ

ve

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ

Copyright@DEİK 2

I. UKRAYNA EKONOMİSİ

A. GENEL EKONOMİK DURUM

TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER

GÖSTERGELER 1997 1998 1999 2000 2001

GSYİH (Milyar $) 50.1 41.8 30.8 31.8 39.0

GSYİH (büyüme, %) -3.0 -1.9 -0.2 5.9 9.1

Enflasyon (ortalama, %) 15.9 10.6 22.7 28.2 12.0

İhracat (milyar $) 15,418 13,699 13,189 15,722 17,091

İthalat (milyar $) -19,623 -16,283 -12,945 -14,943 -16,893

Döviz Kuru (ortalama, hrn:$) 1.86 2.45 4.13 5.44 5.37

Dış Borçlar (milyar $) 11.1 13.1 14.1 12.5 11.7

Kaynak : IEU Country Report, Nisan 2002

1991’de bağımsızlığını kazanan Ukrayna, geniş ve verimli topraklara, zengin maden

ve kömür kaynaklarına, SSCB’den miras kalan güçlü bir sanayiye, akademisyen ve

araştırmacı kadrolarına, iyi eğitilmiş işgücüne ve yaklaşık 50 milyonluk nüfusunun

oluşturduğu yüksek bir ekonomik potansiyele sahiptir.

Bununla birlikte, Ukrayna GSYİH’sinin bütün Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)

ülkelerinin GSYİH’leri toplamı içindeki oranı 1991’de yüzde 14.5 iken bu oran 1990’lı

yılların sonunda yüzde 10’lara gerilemiştir. 90’lı yıllar boyunca Ukrayna’nın sanayi ve

tarımsal üretimi reel olarak yaklaşık yarı yarıya azalmıştır.

Özel sektörün güçlenmesi için bazı önemli reformların yapılamaması ve kamu

harcamalarının azaltılamaması sonucunda bütçenin açık vermesi nedeniyle makroekonomik

istikrarı sağlayamayan Ukrayna, tüm dünyadaki hammadde fiyatlarının

düşmesi ve en önemli dış ticaret ortağı olan Rusya Federasyonu’nda yaşanan mali

kriz nedeniyle 1998 Ağustos ve Eylül aylarından itibaren derin bir ekonomik krize

girmiştir. Krizin etkisini hafifletmek amacıyla Ukrayna Hükümeti ve Ukrayna Merkez

Bankası bir önlem paketini uygulamaya koymuştur ve bu çerçevede, ilk olarak

kambiyo politikası değiştirilmiş ve döviz akışı kontrol altına alınmaya çalışılmıştır.

Bununla birlikte, 1998 yılında uygulanmaya başlanan ekonomik programda, 1999

sonbaharındaki başkanlık seçimleri nedeniyle arzu edilen başarı sağlanamamıştır.

Nitekim, döviz akışını önleyen ve dış ticareti kontrol altına almaya yönelik

kısıtlamaların hemen hepsi 1999’un ilk yarısında kaldırılmıştır.

Diğer taraftan, seçim atmosferi içerisinde hükümetin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile

görüşmeleri aksamıştır. IMF ile hükümet arasında Eylül 1999’da yapılan görüşmeler;

ayçiçeğine uygulanan ihracat vergisi, beklenenden az gerçekleşen bütçe gelirleri,

2000 yılı bütçesinde öngörülen açık ve sanayi sektöründe gerçek anlamda

reformların yapılmaması nedeniyle tıkanmıştır. IMF, görüşmelerin aksaması

nedeniyle EFF kredisinin 1999 sonunda verilecek son bölümünün ödenmesini

ertelemiştir. Dünya Bankası da 2000 yılının ilk çeyreğinde yapılması gereken 700

milyon dolarlık Eurobond ödemeleri tahsil edilinceye kadar kredinin verilmesi

planlanan 400 milyon dolarlık yeni bölümünü askıya almıştır.

Copyright@DEİK 3

Tüm bu olumsuz gelişmelere karşın genel olarak 1999 yılında ekonomide göreceli bir

iyileşme gözlenmiştir. GSYİH’daki düşüş, 1999 yılında sanayi üretimindeki artış

nedeniyle yavaşlamış ve GSYİH’daki gerileme beklenenin aksine yüzde 1’in altında,

yüzde 0.2 olarak gerçekleşmiştir.

Ukrayna ekonomisindeki toparlanma 2000 yılında da sürmüş ve GSYİH

bağımsızlıktan bu yana ilk kez artış kaydetmiştir. 2000 yılında GSMH’deki artış

özellikle sanayi, tarım, ticaret ve temel gıda sektörlerindeki artıştan kaynaklanmıştır.

2000 yılında sanayi üretimindeki artış yüzde 12.9’a ve tarımsal üretimdeki artış yüzde

7.6’ya ulaşmıştır. 2000 yılında tarımsal üretimde de bağımsızlıktan bu yana ilk defa

artış sağlanmıştır.

Bunun yanısıra, Ukrayna, 1999 yılı başından itibaren Dünya Bankası’ndan kamu

yatırımlarının geliştirilmesi, finans sektörünün yeniden yapılandırılması ve kömür

sektörünün ıslahı amacıyla, toplam 390 milyon dolarlık kredi almaya başlamıştır.

1992 yılından bu yana Dünya Bankası tarafından Ukrayna’ya toplam 2.8 milyar

dolarlık kredi açılmış olup, bugüne kadar bu miktarın 2.2 milyar doları

kullandırılmıştır.

Seçimlerden sonra yeni Başbakan, tamamen yeni bir bütçe yaklaşımı getirerek,

harcamaları kısıp vergi tabanını genişleteceklerini, emeklilik ve ücret ödemelerindeki

gecikmeyi ortadan kaldıracaklarını, Merkez Bankası’ndan borç almaya son

vereceklerini, yeni dış borç almayacaklarını açıklamıştır. Ayrıca, Hükümet ve

Parlamentonun uyumlu çalışması sonucu Ukrayna Parlamentosunda onaylanan

kanun ve tasarı sayısında artış sağlanmıştır.

B. SON DÖNEMDE TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERDE DEĞİŞİM

1. Büyüme

İlk defa 2000 yılında gözlenen Ukrayna ekonomisindeki büyüme 2001 yılında da

sürmüş ve 2001 yılında Ukrayna GSYİH’sindeki artış oranı, hükümetin beklentilerinin

de üzerinde yüzde 9.1 gibi çok yüksek sayılabilecek bir seviyeye ulaşmıştır.

Dünya ekonomisindeki durgunluk ve Ukrayna için kilit önemdeki çelik gibi sektörlerde

temel ihraç pazarlarına ulaşmada sıkıntıların yaşandığı 2001 yılında, ekonomik

büyüme esas itibarı ile iç talepteki artıştan kaynaklanmıştır.

2002 yılında ise Ukrayna ekonomisinin yaklaşık yüzde 4.5 seviyesinde büyümesi

beklenmektedir. Nitekim, 2002 yılının ilk çeyreğine ilişkin veriler bir önceki yılın aynı

dönemine göre sanayi ve tarımsal üretimde gerilemeye işaret etmektedir.

2. Döviz Kuru

Ukrayna Hükümetinin uygulamakta olduğu sıkı para politikası sonucu Hrivnya dolar

karşısındaki değer kaybını 2000 ve 2001 yıllarında da sürdürmüş ve 1999 yılında 1

dolar 4.13 Hrivnya iken 2001 yılında 5.37 Hrivnya’ya ulaşmıştır. Hrivnya’nın dolar

Copyright@DEİK 4

karşısındaki değer kaybını yüzde 5’in altında olmak üzere 2002 ve 2003 yılında da

sürdürmesi beklenmektedir.

3. Dış Borçlar

Ukrayna’nın toplam dış borçlarının tutarı 2001 yılı itibarı ile yaklaşık 11.7 milyar dolar

seviyesindedir.

Ukrayna, 2000 yılında ödemesi gereken 3.1 milyar dolarlık dış borcunun ertelenmesi

için alacaklılarla görüşmelere başlamış ve alacaklılara ellerindeki tahvilleri 7 - 10 yıl

vadeli tek bir eurobond ile değiştirmeyi önermiştir. Nitekim, IMF’nin desteğiyle bu

erteleme gerçekleşmiştir.

Ayrıca, 2001 yılı Temmuz ayında Ukrayna Paris Klubü ile anlaşarak 580 milyon dolar

tutarındaki Klüb’e olan borcunu ilk 3 yıl muafiyet sonrasında 12 yılda ödemeyi kabul

etmiştir. Diğer taraftan, Türkmenistan’a da doğalgazdan kaynaklanan yaklaşık 280

milyon dolarlık borcu bulunmaktadır. Ancak, Türkmenistan tarafı Paris Klübü gibi bu

borcun uzun bir vadede ödenmesine yanaşmamakta ve Ukrayna tarafından 3 – 4

yıllık bir sürede ödenmesini talep etmektedir.

C. BAŞLICA EKONOMİK SEKTÖRLER

1. SANAYİ

Sovyetler Birliği döneminde Ukrayna’da, ağır sanayi ve savunma sanayi ön planda

yer almış, ancak bağımsızlıkla beraber merkezi otorite dağılmış ve piyasa

mekanizmasının geliştirilmesinde güçlüklerle karşılaşılmıştır. Nitekim, 1990’lı yıllar

boyunca Ukrayna’nın sanayi üretimi yaklaşık yüzde 60 daralmıştır. Bununla birlikte,

sözkonusu gerilemenin hızı 1994 yılından sonra nispeten azalmıştır.

1993’ten itibaren Ukrayna sanayinde yapısal değişimler yaşanmaya başlanmıştır. Bu

süreçte, temel sanayi kolları olarak adlandırılan enerji ve çelik sektörlerinin genel

sanayi üretimi içerisindeki payı artarken, makina inşa ve hafif sanayinin payı

gerilemiştir. Nitekim, enerji ve metal sektörünün toplam üretim içerisindeki oranı 1990

– 1993 yılları arası döneminde yaklaşık yüzde 39 seviyesinde iken, 2000’li yıllara

gelindiğinde yüzde 64’ın üzerine çıkmıştır.

Sanayi sektöründe 1990 - 98 arası dönemde görülen negatif eğilim ilk defa 1999

yılında kırılmış ve sanayi üretimi ilk defa yüzde 4.8 oranında artış kaydetmiştir. Bu

artışın başlıca nedeni Batı pazarlarına ihraç edilen çelik ve ağaç sanayi ürünlerinin

üretiminde yaşanan artıştır. Bu sektörlerdeki üretim ve ihracat özellikle Hrivniya’nın

devalüasyonundan olumlu etkilenmiştir. Sözkonusu dönemde gıda ve hafif sanayi

üretimi ise ithal ikameci politikalar nedeniyle artmıştır.

Ukrayna’da savunma sanayi ve alt sektörleri de oldukça gelişmiş bir düzeydedir.

Ülkedeki işgücünün yaklaşık beşte biri savunma sanayi sektöründe istihdam

edilmektedir. Ancak, Rusya Federasyonu’ndan başlayarak bölgeye yayılan ekonomik

Copyright@DEİK 5

kriz nedeniyle bölge ülkelerindeki savunma harcamalarının düşmesi, Ukrayna

savunma sanayini de önemli ölçüde etkilemiştir.

Ukrayna sanayisi içindeki diğer önemli sektörler ise makina inşa, gıda, demir -çelik,

metalurji, kimyasallar ile uçak ve gemi inşasıdır. Özellikle makina imalat ve

kimyasallar alanında, kullanılan teknolojilerin eskimiş olması ve ithal mallarla rekabet

edilememe temel sorunlardan birisidir. Bununla birlikte, özelleştirme süreciyle birlikte

bu sektörlerde iyileşme beklenmektedir.

Gıda sanayinin toplam sanayi üretimi içerisindeki payı ise yaklaşık yüzde 13’tür. Bu

sektörün organizasyon ve teknik olarak yeniden yapılanma sürecine girdiği

görülmektedir. Bu gelişmeler sonucu sektör, Rusya krizinden fazla etkilenmemiş ve

kriz yılında üretimde sadece yüzde 0.5 oranında bir gerileme yaşanmıştır.

1999 yılında 4.3 olan sanayi üretimi artış oranı ise 2000 yılında yüzde 12.9 ve 2001

yılında yüzde 14.2 seviyesine ulaşmıştır.

2000 yılında Odesa ve Poltava Bölgeleri hariç olmak üzere Ukrayna’nın 25

bölgesinde sanayi üretimi artmıştır. En büyük üretim artışı Zakarpatya (yüzde 44),

Volinsk (yüzde 44), Lugansk (yüzde 30), Kherson (yüzde 28), bölgelerinde ve Kiev

(yüzde 26), Sivastopol (yüzde 38) şehirlerinde olmuştur.

2000 yılında, 1999 yılına göre en fazla sanayi üretim artışı gıda, ağaç işleme, selüloz

ve kağıt, hafif sanayi ile temel ihraç sanayi olan siyah ve renkli metalürji alanında

görülmüştür.

SEKTÖRLER İTİBARI İLE SANAYİ ÜRETİMİ

Sektörler 1999 2000 2001 / I.Ç.

İşlenmiş Metalurji 6.2 20.7 13.7

İşlenmemiş Metalurji 8.9 18.8 10.0

Kimya & Petrokimya -1.1 5.0 21.2

Makina İnşa & Metal İşleme -0.8 16.8 26.5

Ağaç İşleme & Kağıt 23.6 37.1 21.6

Hafif Sanayi 5.7 39.0 21.4

Gıda Sanayi 7.8 26.1 21.5

Toplam 4.3 12.9 18.4

Kaynak : Derzhcomstat

Kimya ve petro - kimya sanayinde 1999 yılında yüzde 1.1 oranında üretimde düşüş

görülürken 2000 yılında önceki yıla kıyasla yüzde 5 oranında artış söz konusudur.

2000 yılında, özellikle ikinci yarısında, önceki yıla kıyasla makina inşa ve metal

işleme sanayinde yıllık üretim yüzde 16.8 artmıştır. Ağaç işleme, selüloz ve kağıt

sanayinde ise son üç yıldır üretimin arttığı görülmektedir. 2000 yılında üretimdeki

artış son yıllardaki en yüksek seviye olan yüzde 37.1 oranında olmuştur.

İnşaat malzemeleri sanayinde 2000 yılında, 1999 yılına kıyasla üretim hacmi yüzde

0.4 oranında azalmıştır. Hafif sanayide 1999 yılında 5.7 olan üretim artışı, 2000

yılında yüzde 39’a ulaşmıştır. Tekstil sanayinde kumaş üretimi yüzde 14 - 40

Copyright@DEİK 6

oranında artmış ve toplam 66 milyon m² kumaş üretilmiştir. Konfeksiyon üretimi

yüzde 41.7, ayakkabı, deri ve kürk üretimi ise yaklaşık yüzde 25 artmıştır.

2000 yılında, gıda işleme sanayinde 1999 yılına oranla üretim artışı yüzde 26.1’dir.

Bu sektör en fazla yabancı sermaye çeken sektördür. Toplam sanayi üretiminde gıda

sanayinin payı 1995 ve 1999 döneminde yüzde 15.1’den bugün yüzde 17.4’e

ulaşmıştır. Gıda sanayinde en yüksek artış bitkisel ve hayvansal yağ üretimi (yüzde

60.7), tütün (yüzde 51.1), sebze işleme (yüzde 44.0), şekerleme (yüzde 36.4) ve bira

üretiminde (yüzde 35.7) olmuştur.

2. TARIM

Verimli topraklara ve uygun iklim koşullarına sahip olan Ukrayna, tarım alanında

dünyada en yüksek üretim potansiyeline sahip ülkelerden biridir. Ülke topraklarının

yaklaşık yüzde 70′i (42 milyon hektar) ekilebilir tarım arazisidir. Ülkedeki işgücünün

yaklaşık dörtte biri bu sektörde istihdam edilmektedir.

SSCB döneminde tahıl üretiminin beşte birini, et ve kümes hayvanları üretiminin üçte

birini ve şeker pancarı üretiminin yarısını gerçekleştiren Ukrayna’nın şu andaki

önemli tarım ürünleri tahıl, patates, şeker pancarı, ayçiçeği, soya fasülyesi, sebze ve

meyvedir.

Bir zamanlar SSCB’nin tarımsal merkezi olan Ukrayna’da tarımsal üretim,

bağımsızlıktan bu yana dramatik bir şekilde düşmüştür. Tarım sektörü 1991’de

GSYİH’nın yüzde 24’ünü üretirken 1999 verilerine göre GSYİH’nin sadece yüzde

12.8’ini üretmektedir. Bunun nedenleri, önemli ihraç pazarlarının kaybedilmesi, yakıt,

ekipman ve gübre sıkıntısı, arazi özelleştirmesinin hızla yapılamaması, merkezi

dağıtım ve işleme sistemlerinin uyumunun gecikmesi olarak açıklanmaktadır.

Tarımsal üretim 1995’te yüzde 3.6, 1996’da yüzde 9.5, 1997’de yüzde 1.9, 1998’de

yüzde 9.8, 1999’da yüzde 6.9 gerilemiştir. 2000 yılında çeşitli mülkiyet şekillerindeki

tarım işletmelerinde yüzde 8.8 azalış, halka ait işletmelerde ise yüzde 18.9 oranında

artış dahil olmak üzere gayri safi tarımsal üretim ilk defa yüzde 9.2 oranında artmıştır.

1999 yılına kıyasla 2000 yılında gerçekleştirilen tarımsal üretimdeki artış, özellikle

patates, sebze ve meyvedeki pozitif artıştan kaynaklanmaktadır.

Özel mülkiyete ait bahçeler toplam tarımsal arazinin yüzde 15’ini oluş-turmakla

birlikte, 1998 verilerine göre üretimin yüzde 60’ını gerçekleştirmektedir.

Ukrayna’lı tarımsal üreticilerin dış borçları 3.8 milyar dolara ulaşmış durumdadır.

Tarım sektöründe faaliyet gösteren firmalar toplam satışlarının yaklaşık dörtte birini

takas yoluyla gerçekleştirmektedirler. 1999 yılında satılan ayçiçeği çekirdeğinin

yüzde 55′i, tahılların üçte biri, şekerin yüzde 42’si ve şeker pancarının yüzde 40’ı

tarım işletmeleri tarafından takas yoluyla satılmıştır. Bu işletmeler sattıkları gıda

maddeleri karşılığında petrol ürünleri, taşıt yedek parçaları, gübre, tohum, elektrik ve

doğal gaz almışlardır.

Ukrayna Tarım Bakanlığı Sovyet döneminden kalma kollektif çifliklerin yaklaşık

tümünün özelleştirildiğini, 12.800 adet yeni özel tarım işletmesi yaratıldığını

Copyright@DEİK 7

açıklamıştır. Bu yeni işletmelerin yüzde 46’sını sınırlı ortaklıklar, yüzde 25′ini tarım

kooperatifleri, yüzde 21′ini kira ile toprak işleyen özel işletmeler ve geri kalan yüzde

7’sini de küçük çiflikler oluşturmaktadır.

2000 yılında zirai şirketlerin sayısı 1.7 bin artarak 37.6 bin olmuştur. Çiftliklerin

artması, kollektif tarım şirketlerinin yapılandırılmasından kaynaklanmıştır. Tarımla

iştigal eden 385 bin kişiye toprak mülkiyet hakkı tanınmıştır.

2000 yılında Ukrayna’nın tarım ürünleri ve gıda ürünleri dış ticaret hacmi bir önceki

yıla kıyasla yüzde 1 oranında azalarak 2.26 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.

Bu ürünlerdeki toplam ihracat 1.35 milyar (yüzde 2 azalma), ithalat ise 0.91 milyar

dolar (önceki yıl ile aynı seviyede) olarak gerçekleşmiştir. Başlıca ihracat yapılan

ülkeler ise Rusya (bu ürünlerdeki toplam ihracatın yüzde 45’i), Belarus (yüzde 6),

Hollanda (yüzde 4), Türkiye (yüzde 3), Fransa (yüzde 3), Almanya (yüzde 2),

İspanya, Cezayir, Moldova ve Polonya’dır. Tarım ürünleri ve gıda ürünleri ithalatı ise

en çok Rusya (yüzde 10), Hollanda (yüzde 10), Almanya (yüzde 10), Belçika (yüzde

6), Türkiye (yüzde 5), Brezilya (yüzde 4), Macaristan (yüzde 4), Fransa (yüzde ),

Estonya, Norveç, Polonya, ABD ve Kazakistan’dan yapılmıştır.

3. MADENCİLİK VE ENERJİ

Ukrayna, çok zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sahiptir. Eski SSCB’nin alan

olarak yüzde 2.7’sini kapsamasına rağmen mineral kaynaklar açısından eski

SSCB’nin yüzde 20’sine, dünyanın ise yüzde 5′ine sahiptir. Bu kaynaklar arasında 47

milyar ton ile kömür ilk sırayı alırken, 28 milyar ton ile demir cevheri, 1.5 milyar ton ile

kireç ve kireçtaşı diğer önemli kaynaklar arasındadır. Bunların dışıda titanyum, civa,

sulfat ve potasyum tuzları, sülfür, granit, toromin ve kaolin gibi madenler de

bulunmaktadır.

Ukrayna dünya doğalgaz tüketiminde ABD ve Rusya’dan sonra üçüncü sırada yer

almaktadır. Yıllık 78 milyar m³’lük gaz tüketiminin ancak yüzde 23′ü yerel

kaynaklardan karşılanabilmekte, geri kalan yüzde 65′ini Rusya’dan, yüzde 14′ünü

Türkmenistan’dan ithal etmektedir. 2000 sonu itibariyle Ukrayna’nın Rusya’ya 1.360

milyar dolar, Türkmenistan’a 255 milyon dolar doğalgaz borcu bulunmaktadır.

Ukrayna’nın Rusya’ya olan borcu ve gecikme cezaları konusunda taraflar arasında

anlaşmazlık bulunmaktadır. Ukrayna, Rusya’ya olan borcunun uzun vadeli olarak

ertelenmesini ve kendisinden gecikme faizi alınmamasını talep etmektedir.

Doğalgaz ihtiyacının karşılanması amacıyla 2000 yılında ithal edilen toplam 60.1

m³’lük doğalgazın 32.2 milyar m³’lük kısmı Türkmenistan’dan, 27.9 milyar m³’lük

kısmı ise Rusya’dan ithal edilmiştir.

Ukrayna, kendi petrol ve doğalgaz kaynaklarını geliştirme ve yerli üretimi artırma

çabası içindedir. Mevcut rezervlerinin işlenmesini teşvik etmek için yabancı

yatırımcılara özel ayrıcalıklar tanınmıştır. Buna ek olarak, kömür ve nükleer enerjinin

daha yoğun kullanılması kararlaştırılmış, ancak teknolojik yetersizlikler nedeniyle

istenen başarı sağlanamamıştır. Eski nükleer reaktörlerin modernizasyonu ve yeni

reaktörlerin inşası konusunda dış yardımlara ve yabancı sermayeye ihtiyaç

duyulmaktadır.

Copyright@DEİK 8

Ukrayna 2001 yılı içerisinde özelleştirilmek üzere 7 elektrik dağıtım şebekesini

özelleştirme programına dahil etmiştir. Devletin elinde kalan hisselerinin tümü özel

sektöre devredilecektir. Özelleştirme kapsamındaki sözkonusu kuruluşlar ve

özelleştirme payları şunlardır :

♦ Kievoblenergo %75

♦ Rivneoblenergo %75

♦ Mikolayivoblenergo %70

♦ Sivastopolmisenergo %70

♦ Hersonoblenergo %65

♦ Zythomyroblenergo %62+1

♦ Kirovogradoblenergo %51

Nisan 2001’de yapılan ihalelerde Kievoblenergo ve Rivneoblenergo dağıtım

şabekelerinin ABD şirketi AES Washington Holdings B.V.’ye, Zhytommiroblenergo,

Khersonobl-energo, Kirovohradoblenergo ve Sevastopolenergo’nun ise Slovak şirketi

Vychodoslovenske Energeticke Zavody’ye satışı gerçekleştirilmiş ve bu

özelleştirmeden 766.2 milyon Hrivnya gelir elde edilmiştir. Yapılan bu ihalelerle

birlikte Ukrayna genelinde bulunan 27 elektrik santralinin 12’sinde devlet hissesi

kalmamıştır.

4. BANKACILIK

Mart 1991 tarihinde çıkartılan Bankacılık Kanunu ile Ukrayna’da Merkez Bankası ve

diğer bankaların oluşturduğu iki seviyeli bir bankacılık sistemi kurulmuştur. Ukrayna

Milli Bankası (NBU) Merkez Bankası fonksiyonlarını yürütmektedir. Haziran 1999’da

Devlet Başkanlığı, Ukrayna Milli Bankası’nın görevlerini kısıtlayan yasayı

onaylamıştır.

Ukrayna’da 2000 yılı itibariyle kayıtlı banka sayısı 203’tür. Bunlardan 30’u yabancı

sermayelidir. Kayıtlı 203 bankadan 165’i gerçek anlamda faaliyette bulunmaktadır.

Oshchadbank ve Ukreximbank devlet bankalarıdır. Bu bankaların 124’ü açık anonim

şirket, 49’u kapalı anonim şirket ve 28’i limited şirket şeklinde kurulmuştur.

Ukrayna’nın en büyük bankaları, aktifleri 1 milyar doların üzerindeki Prominvestbank,

PrivatBank, Bank Ukraina, Aval Bank, Ukreximbank, Ukrsotsbank, ve Oschadny

Bank’tır.

Ülkede faaliyet gösteren yaklaşık 150 ticari bankanın yüzde 90’ı 2000 yıını kar ile

kapattıklarını beyan etmiştir.

Ukrayna’da bankalar için asgari 1 milyon ECU’lük asgari kuruluş sermayesi

gerekmektedir. Bugün, Ukrayna’daki bankaların kar oranları ekonomik kriz ve devlet

tahvilleri piyasasındaki getirinin azalması nedeniyle düşmüştür.

Copyright@DEİK 9

5. TELEKOMÜNİKASYON

Ukrayna’da haberleşme altyapısı oldukça geri kalmış bir durumdadır. Ülkede 1

Haziran 2000 itibariyle 100 kişiye düşen ortalama telefon hattı sayısı 18’dir. Bu oran

Belarus’ta 22, Çek Cumhuriyeti’nde 37 ve Avrupa Birliği’nde 50’dir. Mobil telefon hattı

sayısının toplam nüfusa oranı ise Nisan 2001 itibarı ile yüzde 2.0 seviyesindedir.

Bu durum, yabancı yatırımcılara büyük fırsatlar sunmaktadır. Nitekim, AT&T,

Siemens ve Alcatel gibi büyük şirketler Ukrayna’da telekomünikasyon alanında çeşitli

projeler üstlenmişlerdir.

Ulusal telekom şirketi Ukrtelecom’un özelleştirilmesiyle telekomünikasyon sorununun

aşılması beklenmektedir. Danimarka, Almanya ve Hollanda’lı telekomünikasyon

şirketleri ile ortak olarak kurulan Ukrayna Mobil Haberleşme Şirketi, Ukrtelecom’a

bağlıdır. Bu şirket, Ukrayna’nın bütün şehirlerinde ve yollarında analog mobil telefon

ağını işletmektedir. Ukrayna’da mobil telefon servis sağlayıcılığı alanında çalışan bir

veya birden fazla yabancı ortaklı birçok şirket vardır . Ukrainian Radiosystems (en

büyük ortak Daewoo), Kyivstar (iki Ukrayna şirketi, Amerikan Sputnik ve Norveç

Telenor firması ortaklığı), Golden Telecom ve Wellcom bunlar arasındadır. Bunların

toplam abone sayısı, Nisan 2001 itibarı ile yaklaşık 1.23 milyondur.

Ukrayna Hükümeti gelecek 10 yılda, 100 kişiye düşen ortalama mobil telefon hattı

sayısını 18’den 40’a çıkarmayı planlamaktadır. 3.2 milyon yeni hattın devreye girmesi

planlanan bu projenin maliyetinin hat başına 1000 dolar ve yaklaşık 5 - 10 milyar

dolar tutarında olacağı hesaplanmaktadır. Bu durum, yabancı yatırımcılara önemli

fırsatlar sunmaktadır.

Ulusal telekom şirketi Ukrtelecom’un hisselerinin özelleştirmeden sağlanacak gelirin

telekomünikasyon sektöründe yapılacak iyiliştirmelerde kullanılması beklenmektedir.

Ukrayna Haberleşme Kanunu’na göre haberleşme alanında faaliyette bulunan

şirketlerdeki azami yabancı sermaye oranı yüzde 49 olarak belirlenmiştir.

6. ULAŞTIRMA

Ukrayna 23,350 km’lik bir demiryolu ağına sahiptir. Ancak, bu alanda

modernizasyona ihtiyaç duyulmaktadır. Demiryolu ağının yaklaşık 8,600 km’lik

bölümü elektriklidir. Demiryolu ulaşımı uzun mesafeli yolcu ve yük taşımacılığı için en

ucuz yol olmasına rağmen bağımsızlık sonrasında sistemin etkinliğinde bir düşüş

olmuştur. Demiryolu ulaşımı, toplam trafiğin yüzde 14′ünü oluşturmaktadır.

Ukrayna’nın toplam 247,300 km’lik karayolunun 169,964 km’lik kısmı otoyoldur.

Karayolu ağının yalnız yarısı asfaltlanmış olmasına rağmen bütün trafiğin yüzde

80′ini taşımaktadır.

Ukrayna’nın Karadeniz, Azak Denizi ile Danube, Yuzhniy Bug ve Dnipro nehirlerinde

toplam 18 limanı bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri Odessa, İlyichevsk ve

Yujniy limanlarıdır. Buna ek olarak oldukça gelişmiş olan Mykolayiv askeri limanı da

sivil kullanım için hazırlanmaya başlanmıştır. Sivastopol dışındaki limanlar devlete

aittir. Bütün limanlar eskidir ve işletme problemleriyle karşı karşıyadırlar. Yeni

Copyright@DEİK 10

yatırımlarla limanların kapasitelerinin arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Yatırımların

toplam proje değerinin 2.5 milyar dolara yakın olduğu ifade edilmektedir.

Ulusal havayolu şirketi olan Ukrayna Uluslararası Havayolları halen yurtdışında 150

şehirle bağlantılı olarak hizmet vermektedir. Kiev şehir merkezine 10 km uzaklıkta

bulunan Borispol Havaalanı yenilenmiştir. Uluslararası uçuşlar Kiev dışında Odessa,

Lviv ve Donetsk’e yapılmaktadır.

D. DIŞ TİCARET

1995 yılında Ukrayna’nın dış ticaret rejimi, ulusal ekonominin dış dünyaya açılarak

dünya ekonomisi ile bütünleşmesine hizmet edecek şekilde değiştirilmeye

başlamıştır. İhracatta kota ve lisans uygulaması kaldırılmış, ihracata yönelik devlet

tarafından yapılan ihaleler azaltılmış, dış ticarette muhasebe sistemi basitleştirilmiştir.

Ancak, parlamento ile hükümet arasındaki sorunlar nedeniyle dış ticaret rejiminde

istenilen serbestliğe ulaşılamamıştır. Dış ticaret alanında faaliyet gösteren firmalar

için hala bazı lisans zorunlulukları ve ürün kotaları devam etmektedir.

Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Avrupa Birliği (AB) standartlarına uyum sağlamaya

çalışan Ukrayna’da genel olarak uygulanan ithalat vergileri yüzde 5 - 8 seviyesinde

iken (bazı tarımsal ürünler hariç) ithal edilen sanayi ürünlerine uygulanan tarifelerin

üst sınırı 1996 Nisan ayından bu yana yüzde 30 seviyelerindedir.

1998 yılındaki Rusya krizi sonrasında, Ukrayna’nın BDT ülkelerine yönelik ihracatı bu

ülkelerde yaşanan ekonomik kriz ve Hrivnya’nın Ruble karşısında değer kazanması

sonucu düşerken, Ukrayna’nın Batılı ülkelere olan ihracatı devalüasyon nedeniyle

olumlu yönde etkilenmiştir.

Diğer taraftan, Ukrayna’nın dış ticareti içerisinde barter (takas) çerçevesinde yapılan

teslimatların ihracat hacmindeki payı azalmaya devam etmektedir. Dış ticarette

takasın ağırlığı bugün yüzde 5’in altına inmiştir.

Bağımsızlıktan sonra, Ukrayna’nın ihracat yapısı giderek değişmiş ve işlenmiş

ürünlerin ihracat içerisindeki payı artmıştır. İthalatta ise özellikle enerji ürünleri önemli

bir ağırlığa sahiptir. Nitekim Ukrayna, Rusya’dan petrol ve doğal gaz,

Türkmenistan’dan ise doğalgaz almaktadır.

Ukrayna, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan hariç diğer eski SSCB ve Baltık

ülkeleri ile serbest ticaret anlaşmaları imzalama yoluna gitmiştir. Bu çerçevede, lüks

tüketim malları hariç, sözkonusu ülkeler menşeli sanayi ürünlerinin ithalatında

karşılıklı olarak gümrük vergisi alınmamakta, sadece KDV tahsil edilmektedir.

Ukrayna’nın Rusya Federasyonu ve Beyaz Rusya ile yapmış olduğu özel anlaşma

çerçevesinde bu ülkeler menşeli ürünlerin ithalatında karşılıklı olarak KDV de tahsil

edilmemektedir.

Rusya tarafından 2001 yılı Temmuz ayından itibaren Ukrayna menşeli mallara yüzde

20 oranında KDV uygulanmaya başlanmasına rağmen, 2001 yılında Ukrayna’nın

ihracatında yüzde 12’lik bir artış gerçekleşmiştir. 2001 yılında Ukrayna’nın

ihracatındaki artışın daha yüksek bir seviyede gerçekleşmesini engelleyen diğer bir

Copyright@DEİK 11

etken, 2001 yılı başından itibaren Ukrayna çeliğine ABD tarafından uygulanan

yüksek gümrük vergileridir. Bu uygulama 2001 yılında Ukrayna’nın ABD’ye yönelik

çelik ihracatının yüzde 70 seviyesinde gerilemesine yolaçmıştır. Ayrıca, AB

ekonomisindeki durgunluk, Ukrayna’nın AB ülkelerine yönelik ihracatını da olumsuz

etkilemiştir.

Daha gelişmiş bazı geçiş ekonomileri ile karşılaştırıldığında, Ukrayna ihracatının hala

tüketim mallarından ziyade, çelik ve kimyasallar gibi katma değeri düşük ürün

gruplarına bağımlılığı sürmektedir. Bu iki ürün grubu Ukrayna ihracatının yaklaşık

yarısını teşkil etmektedir. Makina sektörü bunun bir istisnası olmakla birlikte, 1990’lı

yılların başından bu yana bu sektörde üretim seviyesi yaklaşık yüzde 30 oranında

gerilemiştir.

UKRAYNA’NIN FASILLAR İTİBARI İLE DIŞ TİCARETİ

İHRACAT

Fasıllar Tutar Değişim (%) Pay (%)

Metaller 6,720 3.9 41.3

Madencilik Ürünleri 1,750 25.0 10.8

Elektronik Ekipmanlar 1,714 26.2 10.5

Kimyasallar 1,748 -4.1 9.1

Sebzeler 693 190.0 4.3

Tekstil ve Tekstil Ürünleri 614 14.2 3.8

Ulaştırma Ekipmanları 549 25.3 3.4

Canlı Hayvanlar ve Hayvancılık Ürünleri 454 24.1 2.8

Gıda Ürünleri 451 11.8 2.8

TOPLAM 16,265 11.6 100.0

İTHALAT

Fasıllar Tutar Değişim (%) Pay (%)

Madencilik Ürünleri 6,725 2.8 42.6

Elektronik Ekipmanlar 2,378 22.5 15.1

Kimyasallar 1,127 25.5 7.1

Metaller 821 20.6 5.2

Ulaştırma Ekipmanları 746 48.1 4.7

Plastikler ve Kauçuk 697 11.1 4.4

Tekstil ve Tekstil Ürünleri 647 15.5 4.1

Gıda Ürünleri 590 34.3 3.7

TOPLAM 15.775 13.0 100.0

Kaynak: Derzhcomstat

2001 yılında kimyasallar ihracatı gerilerken ve metal ihracatı sınırlı bir düzeyde

artarken, özellkle gıda ve tarımsal ürünler ile madencilik ürünleri ihracatında

meydana gelen yaklaşık yüzde 25’lik artış, genel ihracatın 1.7 milyar dolar düzeyinde

artmasını sağlamıştır.

Diğer taraftan, Rusya pazarına olan bağımlılık Ukrayna’nın ihracatı için diğer önemli

bir sorundur. Ukrayna’nın dış ticaretinde eski SSCB ülkeleri ile olan ticaret önemli bir

yere sahiptir. Ukrayna’nın enerji konusunda dışa bağımlı olması sebebiyle ithalatın

önemli bir kısmını ham petrol ile Rusya ve Türkmenistan’dan ithal edilen doğalgaz

Copyright@DEİK 12

oluşturmaktadır. Bu nedenle Rusya ve Türmenistan Ukrayna’nın ithalat yaptığı

ülkeler içerisinde ilk sırada yer almaktadır.

UKRAYNA’NIN BAŞLICA DIŞ TİCARET ORTAKLARI

İHRACAT İTHALAT

Ülke Tutar Değişim (%) Ülke Tutar Değişim (%)

Rusya Fed. 3,679.5 4.7 Rusya 5,813.5 -0.2

Türkiye 1,009.4 16.2 Tükmenistan 1,654.1 70.0

İtalya 832.4 30.3 Almanya 1,380.2 21.7

Almanya 710.9 -4.1 Kazakistan 666.0 160.0

ABD 569.2 -21.5 ABD 457.7 27.0

Çin 542.1 -13.8 Polonya 450.8 44.3

Polonya 497.4 19.0 İtalya 411.8 19.0

Macaristan 468.5 43.1 Belarus 407.1 -32.4

TOPLAM 16,264.7 11.6 TOPLAM 16,265 13.0

Kaynak : Derzhcomstat

E. YABANCI SERMAYE

Doğrudan yabancı sermayeyi ülkeye çekebilmek için Hükümetin öncelikli politikaları

arasında olmasına rağmen Ukrayna’nın yüzölçümü ve nüfusu gözönüne alındığında

bugüne kadar gerçekleşen toplam yabancı yatırım düşük seviyede kalmıştır.

19 Mart 1995 tarihinde Ukrayna Parlamentosu, Yabancı Sermaye Kanunu’nu kabul

etmiştir. Söz konusu yasa uyarınca, bir yatırımın, yabancı sermayeli teşebbüs kabul

edilmesi için kayıtlı sermayenin en az yüzde 10′unun yabancılara ait olması

gerekmektedir.

Yeni yasaya göre, herhangi bir mevzuat değişikliği halinde yabancı yatırımcılar,

yatırımın yapıldığı tarihte geçerli olan kanunda yer alan uygulama ve garantilerden

10 yıl süreyle faydalanabileceklerdir. Ayrıca yabancı yatırımların kamulaştırılması

engellenmiştir. Yeni mevzuata göre yabancı yatırımcılar elde ettikleri gelirlerin

tamamını, yüzde 15 vergi ödemek suretiyle yurt dışına transfer edebilmekte, ayrıca

her tür ihracat ve ithalatları vergi veya lisans uygulamasından muaf tutulmaktadır.

Ukrayna’da ekonomik ve ticari faaliyette bulunan yabancı yatırımcılar, Ukrayna

kanunlarında ve Ukrayna’nın uluslararası anlaşmalarında aksi belirtilmedikçe,

Ukraynalı kişilerin sahip olduğu hak ve sorumluluklara sahiptir.

Ukrayna’da yabancı sermaye yatırımları millileştirmeye tabi değildir. Yabancı

sermayeli şirket, Ukrayna mevzuatınca getirilen sınırlamalar dikkate alınarak şirket

statüsünde belirtilen amaçlara uygun olarak tüm faaliyetlerde bulunabilir.

Ukrayna ekonomisine 2002 yılı Ocak ayı itibarı ile toplam 4.4 milyar dolarlık

doğrudan yabancı yatırım yapılmıştır. Diğer geçiş ekonomileri ile kıyaslandığında,

Ukrayna’nın yabancı yatırımları çekmede yeterince başarılı olamamasının arkasında

ekonomi yönetimindeki yaygın devletçi ve bürokratik yaklaşımların yabancı yatırımlar

üzerindeki olumsuz etkisi belirleyici olmuştır.

Copyright@DEİK 13

BAŞLICA ÜLKELER İTİBARI İLE DOĞ. YAB. SERMAYE YATIRIMLARI*

SIRA ÜLKELER YATIRIM MİKTARI

(MİLYON DOLAR)

TOPLAM YATIRIMLAR

İÇERİSİNDEKİ PAYI

(%)

1 ABD 730,9 16.6

2 Güney Kıbrıs 478,0 10.8

3 İngiltere 420,4 9.5

4 Hollanda 370,2 8.4

5 Rusya Federasyonu 295,1 6.7

6 Almanya 249,6 5.7

GEN TOPL. 4,406.0 100.0

(*) 1 Ocak 2002 İtibarı ile.

Kaynak : Eastern Economist

2001 yılında Ukrayna’ya giren yabancı doğrudan yatırımların tutarı 531 milyon dolar

seviyesindedir. 2000 yılı ile karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 10’luk bir gerileme söz

konusudur.

Ukrayna’nın geçiş ekonomisini tamamlayabilmesi ve yeniden ekonomik

yapılanmasını gerçekleştirebilmesi için yaklaşık 40 milyar dolar tutarında yatırıma

ihtiyacı olduğu ifade edilmektedir. Bunun 10 milyar dolarlık bölümünün acil olarak

yatırım ihtiyacı bulunan telekomünikasyon, enerji, altyapı, tarım ve kimya sektöründe

yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Geçiş döneminin başlangıcından bu yana Ukrayna, bölgeye yönelik yabancı

doğrudan yatırımların sadece yüzde 2.5’ini çekebilmiştir. Ülkede kişi başına düşen

yabancı sermaye miktarı yaklaşık 90 dolardır. Doğrudan yabancı yatırımların

GSYİH’ye oranı ise yüzde 1.6 seviyesindedir.

SEKTÖRLER İTİBARI İLE DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR*

SIRA SEKTÖRLER TOPLAM YATIRIMLAR

İÇERİSİNDEKİ PAYI (%)

1 Gıda Sanayi 18.9

2 Ticaret 13.2

3 Mühendislik 8.4

4 Finans, Kiralama & Sigorta 7.7

5 Ulaştırma 6.4

6 Kimya & Petrokimya 5.6

7 Metal & Metal İşleme 4.3

(*) Nisan 2001 İtibarı ile.

Kaynak : Interfaks Haber Ajansı

Ukrayna’da yapılan yabancı doğrudan yatırımların yaklaşık beşte biri gıda sanayinde

yoğunlaşmıştır. Gıda sanayi ve ticaret sektöründeki yabancı doğrudan yatırımlar ise

toplam doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık üçte birini oluşturmaktadır.

Yaklaşık 50 milyon tüketicinin potansiyel satın alma gücü ile yabancı girişimcilere

cazip yatırım imkanları sunan Ukrayna’da yabancılar için başlıca yatırım

yapılabilecek alanlar şunlardır :

Copyright@DEİK 14

♦ Tarım ve Gıda İşleme Sektörü

♦ Enerji Üretimi ve Dağıtımı

♦ Metalurji ve Ağır Sanayi

♦ Kimyasallar

♦ Haberleşme

♦ Hafif Sanayi

♦ Petrol Rafineleri

♦ İleri Teknoloji

♦ Makine Yapımı (özellikle gemi ve uçak yapımı)

F. ÖZELLEŞTİRME

Ukrayna hükümeti, 1992 yılında çıkardığı bir yasa ile özelleştirme sürecini

başlatmıştır. Bürokrasinin ağır işlemesi ve parlamentonun muhalefeti nedeniyle

özelleştirme programının ilk iki yılında verimli sonuç alınamamıştır.

Kasım 1994′te, Toplu Özelleştirme Programı başlatılmıştır. Bu program çerçevesinde

1995 yılı sonuna kadar en az 8,000 orta ve büyük ölçekli işletmenin özelleştirilmesi

öngörülmüştür. 1996 yılının ortalarına gelindiğinde ise Toplu Özelleştirme Programı

çerçevesinde tahminen 3,500 işletme özel sektöre devredilmiştir. Bu işletmelerin

yaklaşık yüzde 40′ı tarım sektöründe faaliyet göstermektedir. 1996 yılında küçük

ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine hız verilmiş ve toplam 36,085 küçük ölçekli

işletmenin özelleştirilmesi yıl sonuna kadar tamamlanmıştır.

Ukrayna’da özelleştirme programının başarısı için çeşitli önlemler alınmaktadır.

İşletmelerin özelleştirme aşamasına geçişi için öngörülen sürenin kısaltılması bu

önlemlerden birisidir. Özelleştirmenin en yüksek oranda gerçekleştirildiği alan ise

ticaret ile perakende satış noktaları ve lokanta gibi işletmelerin yer aldığı hizmet

sektörüdür.

12 Aralık 1996′da Ukrayna Parlamentosu yeni bir özelleştirme yasası kabul etmiştir.

Bu yasa, özelleştirme sürecinde devletin kontrolünün artırılmasına imkan vermekte

ve devlet mülkiyeti altındaki işletmelerin satışına ilişkin amaç, öncelik ve şartları

hükme bağlamaktadır.

Tarım sektöründeki özelleştirme çabalarında diğer sektörlere oranla daha az başarı

elde edilmiştir. Bunun en önemli sebebi ise bu konuda siyasi uyum

sağlanamamasıdır. (Parlamento tarımsal arazilerin satışına karşı çıkmıştır).

Özelleştirilmesi planlanan 200 büyük ölçekli işletmenin ancak 40’ı özelleştirilebilmiştir

1999 yılı Ağustos ayında Devlet Başkanı hem enerji üretim ve dağıtımını

gerçekleştiren şirketlerin hisselerinin satışı konusunda bir kararname yayınlamıştır.

Ancak, özelleştirmenin yeterince hızlı ilerlemeyişi, IMF ile sürdürülen görüşmelerin

Eylül 1999’da çıkmaza girmesinin temel nedenlerinden birisini teşkil etmiştir.

Aralık 1999’da Devlet Başkanı Leonid Kuçma, ülkedeki özelleştirmelerin

hızlandırılması konusunda Bakanlar Kurulu, Devlet Mülkiyet Fonu ve benzeri

kuruluşlar tarafından alınacak önlemlere ilişkin bir kararname yayınlamış ve

özelleştirmelerin hızlandırılmasını istemiştir.

Copyright@DEİK 15

Ocak 2000’de Bakanlar Kurulu devletin yüzde 25 hissesine sahip olduğu 200

tarımsal kuruluşun satışı konusunda bir kararname yayınlamıştır.

2001 Yılı Özelleştirme Programında Yeralan İşletmeler

İşletme Sektör Satılacak Hisse(%)

- Sumski Frunze Fabrikası Makine Sanayi 25.0

- Ukrtelekom Telekom 25.0

- AvtoKraz Makine Sanayi 36.37

- Mykolayivsky Alüminyum Fab. Alüminyum 30.0

- Azovstal Çelik 25.0

- Donbassenergo Enerji 35.0

- Makeyivsky Metal Fab. Çelik 10.86

- Odessa Petrol Rafinerisi Rafineri 25.0

- Turboatom Elektrik Türbin Yapımı 25.22

- Kırım Soda Fab. Soda Üretimi 89.47

- Elektron-haz Fab. Elektronik ve Gaz Ekipm. 75.0

- Kherson Pamuk 76.76

- Sergo Ordzhonokidze Fab. Traktör 27.62

16 Mayıs 2000′de Meclise sunulan, Ukrtelecom’un özelleştirilmesine dair yasa

tasarısı 13 Temmuz’da meclisten geçmiştir. Yasa gereğince sözkonusu şirket

ihale yolu ile arz olacaktır. Devlet mülkiyetinde yüzde 51 hisse kalırken ilk

pakette sadece yüzde 25’lik hissesi satışa sunulacak ve devlet bütçesine 548

milyon dolar girmesi beklenmektedir. Şirketin toplam değeri ise 2.194 milyar

dolardır. Ancak Ukrtelecom’un özelleştirilmesi 2000 ve 2001 yıllarında

mümkün olmamıştır.

Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma tarafından yayınlanan Kararname ile sadece

yüzde 25’i devlet mülkiyetinde kalması planlanan elektirik dağıtım

şebekelerinin tüm hisselerinin özel sektöre aktarılması öngörülmektedir. Buna

göre Kiev, Zhytomyr, Kirovograd, Mikolayev, Rivne, Sivastopol ve Herson

bölgesel enerji şirketleri özelleştirilecektir. Özelleştirme Credit Suisse First

Boston Bank danışmanlığında yürütülecektır.

Ayrıca, Ukrayna ülkenin 22.800 kilometrelik doğal gaz dağıtım sistemini,

(yüzde 49’luk kısmı Ukrayna devleti yönetiminde kalmak üzere) yabancı

şirketlere açacaktır. Geri kalan yüzde 51′lik hissenin Rus Gazprom, İngiliz

Shell, Fransız Gas de Frace, İtalyan ENI ve Alman Ruhrgas şirketlerine

önerilmesi beklenmektedir.

Ukrayna Parlamentosu “Devlet Özelleştirme Programı” yasasını 18 Mayıs

2000’de onaylamıştır. Sözkonusu yasa 2000 - 2002 yıllarında yapılacak

özelleştirmeleri kapsamakta olup, aynı zamanda özelleştirme programlarının

üç yılda bir onaylanmasını öngörmektedir. Devlet bütçesine aktarılmak üzere,

2001 yılı içinde 1.5 milyar dolar, 2002 yılı için ise 1 milyar dolar özelleştirme

geliri elde edilmesi öngörülmüştür. Bununla birlikte, 2001 yılında

Copyright@DEİK 16

özelleştirmelerden elde edilen gelir yaklaşık 390 milyon dolar (2.1 milyar

hrivnya) ile öngörülen rakamın üçte biri seviyesinde kalmıştır.

Ukrtelecom’un azınlık hisselerinin satışı 2002 yılı özeleştirme programının da

temel hedefini teşkil etmektedir. Ancak, Batılı yatırımcıların ilgisinin az olması

ile birlikte Merkezi ve Doğu Avrupa’daki diğer telekom özelleştirmeleri

Ukrayna’nın şansını azaltmaktadır.

II. UKRAYNA – TÜRKİYE TİCARİ VE EKONOMİK İLİŞKİLERİ

A. TÜRKİYE VE UKRAYNA ARASINDA İMZALANAN EKONOMİK VE

TİCARİ NİTELİKLİ ANLAŞMALAR

1992 yılında imzalanan ve 1994 yılında yürürlüğe giren Ticaret ve Ekonomik

İşbirliği Anlaşması ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizin temeli oluşturulmuştur.

Bu anlaşmanın yanısıra, 1992′den bu yana iki ülke arasında

• Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması,

• Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması,

• Gümrük İşbirliği ve Karşılıklı İdari Yardımlaşmaya İlişkin Anlaşma,

• Enerji İşbirliği Anlaşması,

• Ticari Denizcilik Anlaşması,

• Karayolu Ulaştırma Anlaşması,

• Turizm İşbirliği Anlaşması,

imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir.

B. TİCARET

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan

eden Ukrayna’yı ilk tanıyan ülkeler arasında yer alan Türkiye, ekonomik

açıdan bu ülkeye verdiği önemi ve önceliği bağımsızlıktan itibaren yoğun

şekilde devam eden özel sektör temaslarıyla açıkça göstermiştir.

Artarak gelişen ticari ilişkilerimiz neticesinde 1992 yılında 126 milyon dolar

olan ikili dış ticaret hacmi sekiz kat artarak 1995′te ilk defa 1 milyar doların

üzerine çıkmıştır. Bu yıldan sonra dış ticaret hacmimiz çeşitli dalgalanmalar ile

birlikte bu eşiğin altına inmeyen bir seyir izlemiştir.

Türkiye Ukrayna’nın ihracatında, bu ülkenin geleneksel dış ticaret ortağı olan

Rusya Federasyonu’nundan sonra 2. sırada (yüzde 6.0 ), ithalatında ise 16.

sıradadır. (yüzde 1.1)

Copyright@DEİK 17

YILLAR İTİBARI İLE TÜRKİYE - UKRAYNA DIŞ TİCARETİ

(1000$) İHRACAT İTHALAT HACİM DENGE

1992 35,842 90,003 125,845 -54,161

1993 39,453 472,706 512,159 -433,253

1994 76,285 535,071 611,356 -458,786

1995 198,534 856,340 1,054,874 -657,806

1996 267,043 744,531 1,011,574 -477,488

1997 334,622 860,124 1,194,746 -525,502

1998 274,312 988,775 1,263,087 -714,463

1999 225,822 773,691 999,513 -547,869

2000 258,121 981,559 1,239,68 -723,438

2001 289,179 757,625 1,046,804 -468,446

Kaynak : Devlet İstatistik Enstitüsü

1990’lı yıllar boyunca iki ülke arasındaki ticari denge, sürekli Türkiye aleyhine

gelişmiştir. Türkiye aleyhine süregelmekte olan dış ticaret açığının başlıca

nedenlerinden birisi Ukrayna’nın ithalatta uyguladığı yüksek gümrük ve

tüketim vergileridir. Söz konusu vergiler nedeniyle artan ithal maliyetleri, Türk

mallarının Ukrayna pazarındaki rekabet gücünü oldukça azaltmaktadır.

Bununla birlikte, 2001 yılında özellikle Türkiye’de yaşanan devalüasyonun

Türk firmaları lehine yarattığı rekabet etkisiyle, Ukrayna’ya ihracatımız yüzde

12 oranında artarak 289 milyon dolar ile 1997 yılından sonraki en üst

düzeyine ulaşmıştır. Diğer taraftan, sözkonusu yılda, ihracattaki artışa paralel

olarak, Ukrayna’dan ithalatta meydana gelen yüzde 22.8’lik gerileme ile 1994

yılından bu yana ikili ticarette Türkiye aleyhine en düşük açık gerçekleşmiştir.

2001 YILINDA FASILLAR İTİBARİYLE TÜRKİYE-UKRAYNA DIŞ TİCARETİ

(Dolar) İHRACAT İTHALAT

FASIL TUTAR % FASIL TUTAR %

Sabunlar 33,963,279 11.7 Demir Çelik 395,774,554 52.2

Yenilen Meyvalar 33,225,654 11.5 Mineral Yakıtlar 117,217,081 15.5

Elektrik Makinalar 29,867,276 10.3 Gübreler 69,357,327 9.2

Plastikler 24,961,287 8.6 Anorganik Kimyasallar 59,821,320 7.9

Uçucu Yağlar 11,857,818 4.1 Hayvans. ve Bitk. Yağlar 28,808,471 3.8

Otomotiv ve Yan Sanayi 10,640,389 3.7 Plastikler 13,757,955 1.8

Ayakkabılar 10,285,817 3.6 Sent. Suni Filamentler 13,007,523 1.7

Tuz,Kükürt,Çimento vs 10,015,194 3.5 Ağaç, Ahşap Eşya 11,912,098 1.6

Dokum. Elverişli Mensucat 9,617,066 3.3 Yağlı Tohum ve Meyval. 7,749,471 1.0

Kazanlar, Makinalar 9,210,596 3.2 Kazanlar, Makinalar 6,584,833 0.9

DİĞER 105,535,240 36.5 DİĞER 33,634,997 4.4

TOPLAM 289,179,616 100.0 TOPLAM 757,625,630 100.0

Kaynak : Devlet İstatistik Enstitüsü

Copyright@DEİK 18

Türkiye Ukrayna’dan büyük ölçüde girdi olarak kullanılan hammadde ve yarı

mamul maddeler ithal etmektedir. İthalatımızın büyük bir kısmını demir - çelik

ürünleri, mineral yakıtlar, gübreler, anorganik kimyasallar, hayvansal ve

bitkisel yağlar oluşturmaktadır. Türkiye ise Ukrayna’ya özellikle temizlik

malzemeleri, elektrikli makinalar, plastikler, uçucu yağlar, otomotiv ve yan

sanayi ürünleri ve ayakkabılar ihraç etmektedir.

Geçtiğimiz iki yılda Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticari ilişkileri olumsuz

yönde etkileyen bazı kısıtlamalar olmuştur. Bunlardan ilki Ukrayna tarafından

Temmuz 1998’den itibaren ayçiçeği tohumu ihracatında teminat

uygulamasına geçilmesi olmuştur. Bu uygulama çerçevesinde, ayçiçeği

tohumu ihraç edecek olan Ukraynalı firmalar önceden mal bedelinin tamamı

oranında bir teminatı yatırmak zorundadır. İhraç gelirlerinin Ukrayna’ya

getirilmesinin ardından teminat iade edilmektedir.

Ayrıca aynı tarih itibarı ile alınan başka bir karar uyarınca Ukrayna, fason

üretim amacıyla kullanılan metal hurda ve atıklarının ülke dışına ihraç

edilmesini, elektronik sanayinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin fason üretimi

amacıyla geçici olarak sınırlandırmıştır.

İkili ticaretin gerilemesine neden olan bir başka sınırlandırma ise Türkiye’nin

giderek artan sıcak ve soğuk haddelenmiş sac ithalatını yerel demir - çelik

sektörünü korumak amacıyla kontrol altına alma gerekçesiyle bu ürünlere

uygulanan ithalat vergi oranlarını yüzde 5′lerden yüzde 20 ila 30′lara çıkarma

kararıdır. Bu kararlar 1997 yılında Türkiye’nin sıcak haddelenmiş sac

ithalatının yüzde 41.8′inin, soğuk haddelenmiş sac ithalatının ise yüzde

43.6’sının gerçekleştirildiği ülke olan Ukrayna’da tepki ile karşılanmıştır. Söz

konusu ürünleri kullanan sanayicilerin maliyetlerini artırmamak amacıyla

üretim açığımız olan miktar kadar vergiden muaf tarife kontenjanı açılmıştır.

2000 yılı için sıcak haddelenmiş demir - çelik yassı mamülleri için 800 bin ton,

soğuk haddelenmiş ürünler için 200 bin ton tarife kontenjanı tanınmıştır.

Temmuz 1998′de Ukrayna Hükümeti iki ülke arasındaki toplam ticaretin

görünmeyen fakat çok önemli bir bölümünü oluşturan bavul ticaretini

kısıtlayıcı tedbirler almıştır. Bu bağlamda Ukrayna vatandaşları ve yabancılar

tarafından Ukrayna’ya getirilen ve daha önce her türlü vergiden muaf olan 200

ECU değerine kadar olan yolcu beraberindeki eşyanın karayolu ve denizyolu

ile getirilenleri vergiye tabi tutulmuştur. Ukrayna Hükümeti tarafından

uygulanmaya başlayan bu miktar ve değer sınırlayıcı tedbirler ve gümrüklerde

başlayan sıkı denetim neticesinde bavul ticaretinde önemli gerileme

yaşanmaktadır.

Sözü geçen uygulamalar Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen turist sayısının

gerilemesine neden olmuştur. 1998 Eylül ayından itibaren yaşanmaya

başlanan mali kriz nedeniyle bu olumsuzluklar daha da artmış ve ekonomik

koşulların yarattığı belirsizlik ve güvensizlik ortamı nedeniyle Ukrayna’ya

piyasa araştırması ve iş görüşmeleri için giden Türk firma temsilcilerinin ve

işadamlarının sayısında da önemli azalma görülmüştür.

Copyright@DEİK 19

İkili ticari ilişkilerimiz açısından meydana gelen olumlu bir gelişme Şubat 2000

itibariyle bazı tekstil ve konfeksiyon mamülleri ile dokumaya elverişli

maddelerden hazır eşyanın Ukrayna’ya ithalinde uygulanan gümrük

vergilerinin en az yüzde 50 oranında düşürülmüş olmasıdır. Özellikle giyim

eşyalarının gümrük vergi oranlarında yapılan indirimle, Türkiye’ye de

uygulanan tavizli gümrük vergi oranları bazında genel koruma oranı yüzde 15

seviyelerine çekilmiştir.

C. YATIRIM İLİŞKİLERİ

Büyük çoğunluğu KOBİ niteliğinde olan Ukrayna’daki firmalarımız ağırlıklı

olarak gıda ve içecek, temizlik malzemeleri, hazır giyim, orman ürünleri,

maden ve metal ile inşaat ve inşaat malzemeleri alanında faaliyet

göstermektedir.

Şubat 2001’de Efes Pilsen Bira Grubu, Ukrayna’nın Odesa şehrinde bulunan

Chernomor Bira Fabrikası’nın yüzde 51 hissesini alarak bu fabrika ile ortak

yatırım gerçekleştirmiş bulunmaktadır.

Turkcell A.Ş.’nin de yüzde 65’i Türk, yüzde 35’i Hollanda sermayesi ile

Ukrayna’da Novacell adıyla GSM operatörü olmak üzere telekomünikasyon

alanında yatırım projesi bulunmaktadır.

Gima A.Ş. de yine Odesa’da toplam 11.000 m² alan üzerinde, süpermarket,

kapalı otopark, sinema, eğlence merkezi vs.’den oluşan toplam yatırım tutarı 8

milyon dolar olan bir kompleks kurmayı planlamaktadır.

UKRAYNA’DA TÜRK FİRMALARININ DOĞRUDAN YATIRIMLARININ SEKTÖREL DAĞILIMI

Toplam Yatırım Hacmi (Milyon $)

SEKTÖR ADI 01. 01.1999 01.01.2000 01.01.2001

Sanayi

Gıda sanayi 8.2 9.7 8.6

Hafif sanayi 0.7 0.6 0.6

Makina imalatı ve metal işleme sanayi 0.3 0.3 0.2

Kimya sanayi 0.3 1.5 2.7

Ağaç işleme ve selüloz - kağıt sanayi 0.3 0.3 0.4

İç ticaret 6.6 7.0 7.8

Dış ticaret 0.2 0.3 0.2

Ulaştırma 0.9 1.3 7.5

İnşaat 0.7 1.3 1.2

Sağlık, Fiziksel Gelişim ve Sosyal Güvenlik 0.2 0.2 0.3

Malzeme ve Teknik Hizmetler Satış ve Servisi 0.3 0.3 0.3

Konut Hizmetleri 0.2 0.2 0.2

Tedarik – 0.1 0.2

Finans, Kredi ve Sigortacılık Hizmetleri – – 0.9

Maddi Üretim Dalları 0.1 0.2 0.2

TOPLAM 20.1 24.1 32.0

Kaynak : Derzhcomstat

Copyright@DEİK 20

D. MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

Ukrayna’daki Türk inşaat firmalarının faaliyetleri Ukrayna’nın içinde bulunduğu

finansal imkansızlıklar nedeniyle istenilen düzeyin çok gerisinde kalmaktadır.

Bu finansal imkansızlık müteahhitlik firmalarımız ile Ukraynalı işverenler

arasında zaman zaman problemler yaşanmasına sebep olmaktadır.

Kasım 2001 itibariyle, Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre, 20 Türk

müteahhitlik firmasının Ukrayna’da üstlenmiş olduğu 41 projesinin toplam

tutarı 507.2 milyon dolardır.

İkili ilişkilerde gündemde olan en büyük ortak proje ise Rusya

Federasyonu’ndan ithal edilmekte olan doğalgazın Türkiye’ye naklinde

kullanılan Ukrayna – Moldova – Romanya - Bulgaristan boru hattının Ukrayna

kısmının kapasitesinin artırılması ve bu hatta paralel bir boru hattının tesisi

için başlatılan projedir. Proje Ukrgazprom, Gazprom ve dört Türk şirketinin

(Enka, Entes, Tekfen, Gama) kurduğu Transbalkan şirketi tarafından

gerçekleştirilmiştir.

E. TÜRK EXİMBANK KREDİLERİ

Ukrayna’ya 50 milyon dolar tutarında kredi açılması hususu, Türk Eximbank’ın

1993 ve 1994 yılı programlarında yer almış ancak yürürlüğe konulamamıştır.

Bu konuyla ilgili çalışmalar 21 Mayıs 1998′de Cumhurbaşkanı Sayın

Süleyman Demirel’in Ukrayna’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında bu ülkeye 20

milyon dolarlık finansman imkanı öngören bir protokolün imzalanmasıyla

sonuçlandırılmıştır. Protokol uyarınca Türk Eximbank tarafından Ukrayna’ya 5

milyon doları kredi, 5 milyon doları kısa vadeli sigorta kapsamında kredi, 10

milyon doları ise orta/uzun vadeli sigorta kapsamında kredi olmak üzere

toplam 20 milyon dolar tutarında kredi verilmesi kararlaştırılmıştır. Kredi

tesisini devlet garantisine bağlayan bu protokolün Ukrayna Parlamentosu

tarafından henüz onaylanmaması nedeniyle kredi yürürlüğe girememiştir.

F. İKİLİ İLİŞKİLERDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA SORUNLAR

♦ Standardizasyon konusu firmalarımızın karşılaştıkları en önemli

sorunların başında gelmektedir. İki ülke ilgili kurumları arasında gerekli

anlaşmalar imzalanmış olmasına rağmen, bugüne kadar ancak sadece

porselen ve seramikten sofra ve mutfak eşyası için akreditasyon

sağlanabilmiştir. Bunun dışında kalan ve ithalatında zorunlu standart

uygulaması getirilen diğer tüm mallar için her seferinde standart belgesi

alınması hem zaman hem de parasal kayba neden olmaktadır.

♦ Ağır bürokrasi ve buna bağlı talepler devlet dairelerinde ileri

boyutlardadır. Belirli kademelerdeki yöneticilerin karar verme yetkisine

sahip olmamaları işleri uzatmaktadır.

Copyright@DEİK 21

♦ Başta gümrük olmak üzere ekonomik mevzuatın belirsizliği ve sık sık

değiştirilmesi sorunlara yol açmaktadır.

♦ Gelişmiş bir banka sistemi mevcut değildir; dolayısıyla akreditifli

çalışma olanağı yoktur. Finansal faaliyetler konusunda alınan bazı

tedbirler, para transferleri konusunda sıkıntı yaratmaktadır.

♦ Yatırımlarda kaynak sıkıntısı çekilmektedir. Uluslararası finansman

imkanlarının sınırlı olması firmaları bu konuda sıkıntıya sokmaktadır.

♦ Özellikle gıda sektöründe faaliyette bulunan küçük ve orta ölçekli

firmalar yerel yönetimler ve Sağlık Bakanlığı’nın alışılmışın dışında

sıklıkla yaptıkları denetimler nedeniyle sorunlar yaşamaktadırlar.

♦ İnşaat firmalarının Türkiye’den getirmek zorunda olduğu her tür

malzemeye uygulanan gümrük vergi oranlarının yüksek olması önemli

bir sorun teşkil etmektedir.

♦ İki ülke arasındaki taşımacılığın büyük bir kısmının Türk araçları ile

yapıldığı düşünüldüğünde, 1.200 adet olan ücretsiz geçiş belgesi sayısı

yetersizdir.

G. İŞBİRLİĞİ İMKANLARI VE İKİLİ İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNE

YÖNELİK GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

Yukarıda belirtilen bütün olumsuzluklara rağmen, diğer birçok BDT ülkesine

göre Ukrayna’nın Avrupa’ya yakınlığı, pazar büyüklüğü, mevcut uluslararası

kuralların daha iyi işliyor olması, orta vadede iş potansiyelinin yüksekliği,

özelleştirme sürecinin hızlanmış olması, gelişmiş bir sınai altyapıya ve iyi

eğitilmiş bir işgücüne sahip olması sayılabilecek avantajlardan bir kısmını

oluşturmaktadır.

Ukrayna, içinde bulunduğu ekonomik güçlüklere karşın büyük tarımsal ve

sanayi potansiyeli ve coğrafi yakınlığı ile işbirliği açısından önemli avantajlar

sunmaktadır. Aynı şekilde Akdeniz ve Ortadoğu ülkelerine ulaşmada ve dünya

ekonomisine entegre olmada Türkiye, Ukrayna için avantajlı bir işbirliği sahası

ve ticaret ortağı konumundadır.

Her iki ülkenin de Karadeniz Ekonomik İşbirliği’ne taraf olduğu gözönüne

alınırsa, işbirliği olanaklarına yönelik bölgesel programlar da önem

kazanmaktadır.

Tarım arazilerinin satın alınması veya uzun vadeli kiralanması yoluyla özellikle

mısır veya ayçiçeği gibi ürünlerin yetiştirilmesi ve ihraç edilmesi mümkündür.

Ayrıca tarımla ilgili diğer alanlarda da modernizasyon ve yeniden

yapılandırma faaliyetleri çerçevesinde her türlü yabancı yatırıma ihtiyaç

duyulmaktadır.

Copyright@DEİK 22

İnşaat ve inşaat malzemeleri, kimya, tekstil, elektrik ve elektronik, kauçuk vs.

işbirliği yapılabilecek sanayi dallarıdır. Ayrıca, Türkiye’nin Ukrayna’dan elektrik

enerjisi satın alınması amacıyla Karadeniz’in altından bir enerji nakil hattı

kurulması imkanlarının araştırılmasında yarar görülmektedir.

Ukrayna’nın büyük bir pazar olarak önemi gözönüne alındığında, Türk

firmaların sadece dış ticaret yoluyla ticari ilişkilerini sürdürmesi yerine

ekonomik ilişkilere de ağırlık vererek Ukrayna’da yatırıma yönelmeleri

ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geleceği açısından çok önemlidir.

Diğer taraftan halen gıda, tekstil ve temizlik maddeleri gibi klasik mal

gruplarında odaklanan dış ticaretimizin çeşitlendirilmesi gerektiğini de önemle

vurgulamak gerekmektedir. Bu çerçevede, inşaat malzemeleri, elektrikli ve

elektronik ev eşyaları, haberleşme sistemleri, oto yan sanayi mamulleri

ihracatı desteklenmelidir.

III. TÜRK - UKRAYNA İŞ KONSEYİ HAKKINDA BİLGİ

Türkiye ve SSCB arasında 1987 yılında yürürlüğe giren Doğal Gaz Anlaşması

ve İşbirliği Protokolü ile canlanmaya başlayan ikili ekonomik ilişkilerin

çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla 1988 yılında Dış Ekonomik İlişkiler

Kurulu (DEİK) bünyesinde Türk - Sovyet İş Konseyi kurulmuş ve SSCB

döneminde Ukrayna ile ilgili İş Konseyi faaliyetleri Türk – Sovyet İş Konseyi

altında yürütülmüştür.

Bununla birlikte, 1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında, Türk

– Sovyet İş Konseyi, Ukrayna’nın da aralarında bulunduğu Birlik’ten ayrılan

cumhuriyetlerin her biriyle ayrı ayrı iş konseylerine dönüştürülmüştür.

Daha sonraki süreçte ise eski Sovyet cumhuriyetlerinin ortak özellikleri

gözönünde tutularak ikili iş konseyleri Türk - Avrasya İş Konseyleri çatısı

altında toplanmıştır. Bu çerçevede, Türk – Avrasya İş Konseyleri çatısı altında

ortak bütçe ve ortak üye tabanı ile hizmetler yürütülmektedir.

Söz konusu İş Konseylerinden biri olan ve 25 Nisan 1991’de kurulan Türk -

Ukrayna İş Konseyi, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ekonomik ve ticari

ilişkilerin ortak çıkarlar çerçevesinde geliştirilmesi amacıyla yıllardan beri

faaliyetlerini sürdürmektedir. Bugün itibariyle 200’ü aşkın üyeye sahip İş

Konseyi’nin Türk Tarafı Başkanlığını Burç Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve

Genel Müdür Sefa Gömdeniz, Ukrayna Kanadı Başkanlığını ise Ukrayna

Sanayi ve Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Victor Yanovsky yürütmektedir.

Türk – Ukrayna İş Konseyi, Türkiye ve Ukrayna arasında ekonomik ve ticari

ilişkilerin ve işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla çok çeşitli faaliyetler

gerçekleştirmektedir. İş Konseyi tarafından Türk ve Ukraynalı işadamlarını

biraraya getiren toplantılar, seminerler, paneller düzenlemekte, Ukrayna’daki

ekonomik gelişmeler, mevzuat değişiklikleri ve Ukrayna’dan gelen işbirliği

teklifleri üyelerine duyurulmaktadır.

Copyright@DEİK 23

Türk - Ukrayna İş Konseyi, yıllık ortak toplantılarını yılda bir kez olmak üzere

dönüşümlü olarak Türkiye’de ve Ukrayna’da yapmaktadır. Sözkonusu

toplantılar iki ülkeden çok sayıda işadamını ve üst düzey görevlileri biraraya

getirmek suretiyle ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin bugünkü seviyeye

ulaşmasında çok önemli işlevler yerine getirmiştir. Türk – Ukrayna İş Konseyi

tarafından bugüne kadar 30’un üzerinde etkinlik gerçekleştirilmiştir.

KURULUŞUNDAN BUYANA TÜRK- UKRAYNA İŞ KONSEYİ ETKİNLİKLERİ

Tarih Etkinlik Yer

1992

24 - 28 Şubat Türk - Ukrayna İş Konseyi 1. Ortak Toplantısı Kiev, Yalta, Odessa

6 - 8 Ekim Türk - Ukrayna İş Konseyi 2. Ortak Toplantısı İstanbul

1993

10 - 15 Mayıs Türk - Ukrayna İş Konseyi 3. Ortak Toplantısı Kiev, Zaporozhya,

Dneptopetrovsk,

Cherkassy

17 Haziran Ukrayna Meclis Başkanı ile Toplantı İstanbul

4 - 9 Temmuz ATFC ile Karadeniz Yöresinde İş İmkanları

Gezisi

Kiev,Odessa, Yalta,

Soçi,Trabzon,

Samsun

1994

18 - 25 Nisan Zaporozhye Heyeti ile Toplantı İstanbul

16 - 19 Mayıs Kiev’e Hazırlık Ziyareti Kiev

30 - 31 Mayıs Cumhurbaşkanı S. Demirel’in Ukrayna Ziyaretine

Katılım ve Toplantı

Kiev

2 - 9 Haziran Ukrayna Başbakan Yard. Valentin Landik’in İş

Konseyi Konuğu Olarak Türkiye Ziyareti

İstanbul

7 Haziran Türk - Ukrayna İş Konseyi 4. Ortak Toplantısı İstanbul

15 Kasım Ukraynalı İnşaat Firmaları ile Toplantı İstanbul

13 - 14 Aralık Ulaştırma Karma Komisyon Toptısına Katılım Kiev

1995

19 Temmuz Ukraynalı İşadamları ile İkili Görüşmeler İstanbul

23 Kasım Türk - Ukrayna İş Konseyi 5. Ortak Toplantısı Kiev

1996

2 Ocak Ukrayna Eski Cumhurbaşkanı Leonid Kravçuk ile

Toplantı

İstanbul

25-26 Kasım Türk - Ukrayna Karma Ekonomik Komisyon

Toplantısına Katılım

Ankara

28 Kasım Türk - Ukrayna İş Konseyi 6. Ortak Toplantısı İstanbul

1997

21-22 Ekim BSEC-MERCOSUR İş Konferansına katılım Kiev

22 Ekim Türk - Ukrayna İş Konseyi 7. Ortak Toplantısı Kiev

1998

12 - 13 Şubat Başbakanın Ukrayna Ziyaretine Katılım Kiev

6 Mart Ukrayna Büyükelçisi ile Toplantı İstanbul

21 - 23 Mayıs Cumhurbaşkanının Ukrayna Ziyaretine Katılım Kiev

Ekim Türk –Ukrayna İş Konseyi 8. Ortak Toplantısı Istanbul, Bursa

1999

15 - 19 Mayıs Türk - Ukrayna İş Konseyi 9. Ortak Toplantısı Kiev, Donetsk

19 Kasım Ukrayna Dış Ticaret Bakanı ile Toplantı İstanbul

Copyright@DEİK 24

2000

21 Mart Türkiye-Donetsk Bölgesel Komitesi Toplantısı ve

Ukrayna Dışişleri Bakanı ile Çalışma Yemeği

İstanbul

13 Kasım Ukrayna Cumhurbaşkanı Ziyareti Nedeniyle İş

Konseyi ile Büyükelçinin Basın Toplantısı

İstanbul

23-24 Kasım Ukrayna İşadamlarının Tesis Ziyaretleri ve İş

Görüşmeleri

İstanbul

24 Kasım Ukrayna Cumhurbaşkanı Onuruna Verilen Öğle

Yemeği

İstanbul

13-16 Aralık Türk-Ukrayna KEK Toplantısına Katılım Kiev

2001

28 Ağustos Türk-Ukrayna İş Konseyi 10.Ortak Toplantısı İzmir

24 Eylül T.C. Kiev Büyükelçisi Bilge Cankorel İle Tanışma

Toplantısı

İstanbul

20 Kasım Ukrayna’ya Açılacak Eximbank Kredisi ile İlgili

Değerlendirme Toplantısı

İstanbul

2002

9 –13 Haziran Türk-Ukrayna İş Konseyi 11. Ortak Toplantısı Yalta

Access

Salı, 06 Kasım 2007

UYARI:

Microsoft Access Dersleri Aşağıda Bulunan Kategorilerde, Temel Bir Yapıda Anlatılmıştır. Eğer Microsoft Access’e Yeni Başlıyorsanız Bir Microsoft Office Kitabı’ndan Faydalanmanızı ve Bu Bölümleri de Yardımcı Olarak İncelemenizi Tavsiye Ediyoruz. Ama Unutmayın ki En İyi Öğrenme Yolu Denemeden Geçer Ve Örneklerle Anlaşılır.

Acces’in Çehresi ve Araçları

Diğer Office programlarının çehresini tanıyorsanız, Access 2000’in menü ve araç çubukları size hiç de farklı görünmeyecektir. Sadece Access dosyalarının veri-tabanı dosyası olmasının sonucu farklı bir kaç menü maddesi görebilirsiniz. Buna karşılık programın çalışma alanı diğer programlardan oldukça farklıdır.

Access 2000, bütün Windows 95/98 programları gibi çeşikli yollarla başlatılabilir. Masaüstü’nde Access simgesi varsa, bu simgeyi iki kere tıklayarak programı açabileceğiniz gibi, Başlat menüsünden Programlar’ı ve açılacak listede Microsoft Access’i seçebilirsiniz. Office 2000, Başlat menüsüne Yeni Ofis Belgesi ve Ofis Belgesi Aç maddelerini de koyar. Bu maddeleri kullanarak Ofis ailesine ait herhangi bir programı çalıştırabilirsiniz. Tabiî, Access’in oluşturduğu (uzatması “.mdb” olan) herhangi bir dosyayı iki kere tıklayarak da Access’i başlatmanız mümkündür.

Access de bütün Windows programları gibi kendi penceresinde açılır ve bu pencereyi istediğiniz gibi bütübelir, küçültebilir, simge durumuna getirebilir veya tüm ekranı kaplatabilirsiniz.

Access penceresinde kullanacağımız unsurları şöyle sıralayabiliriz:

Menü Çubuğu: Access 2000’in bütün kontrol unsurları, komutları ve diyalog kutuları menülerden açılır. Bütün Office 2000 programları gibi Access’in menüleri de sizin kullanım tarzınıza göre biçimlenir. Menü maddelierini tıkladığınızda açılan listelerde önce en sık kullanılan maddeler yer alır. Bir menü açıldığında herhangi bir seçim yapmaz ve bir saniye beklerseniz, listenin uzadığını ve daha seyrek kullanılan maddelerin de görüntülendiğini göreceksiniz. Eğer beklemek istemiyorsanız, Mouse işaretçisini doğruca listenin, ortasında ucu aşağı bakan bir ok bulunan alt kenarına sürükleyin; liste derhal uzayacaktır. İlk açılan maddeler yerine daha sonra açılan maddeler arasında seçim yaparsanız, Access 2000 bu tercihinizi öğrenecek bir dahaki sefere bu maddeyi ilk açılan listeye koyacaktır. Sık kullandığınız maddeler ise listede yukarı doğru terfi ederler. Menü çubuğunda yer almasını istediğiniz bir komut varsa, bu komutu ayrı bir menü unsuru olarak olarak veya mevcut menülerden birine madde olarak ekleyebilirsiniz. Araçlar menüsünden Özelleştir maddesini ve açılacak kutuda Komutlar sekmesini seçin; Komutlar bölümünden menü çubuğunda olmasını arzu ettiğiniz komutu Mouse işaretçisiyle tutarak, menü çubuğunda arzu ettiğiniz yere bırakın. Bu komutun mevcut menülerden birinde yer almasını istiyorsanız, Mouse işaretçisini menü başlığıın üzerinde bir süre tutun, menü açıldığında leni komutu arzu ettiğiniz sıraya bırakın. /////////////////////////////KUTU////////////////////////////////

Menüler “uzun” açılsın istiyorsanız..

Eski usul menülere alıştı iseniz ve menülerinizin ilk açıldığında bütün maddeleri ile birlikte açılmasını istiyorsanız, Araçlar menüsünden Özelleştir maddesini, ve açılacak kutuda Seçenekler sekmesini seçin:

Burada, “Menüler Önce son kullanılanı gösterir” maddesinin önündeki işareti kaldırın. Son kullanılan menü maddelerinin yukarılarda yer almasını isteyor, fakat menünün iki aşamada tamamlanmasını istemiyorsanız, “Kısa bir gecikmeden sonra tam menüleri göster” maddesinin işareti kaldırabilirsiniz.

Araç Çubuğu: Access 2000’in 23 ayrı araç çubuğu vardır ve hepsini açtığınızda muhtemelen veri penceresi için yer kalmayacaktır! Ayrıca araç çubuklarındaki simgeleri değiştirebilirsiniz. Sözgelimi, varsayılan olarak açılan “Menü çubuğu” adlı araç çubuğunda yer alan bir simgeyi hiç kullanmadığınız için istemiyorsanız veya yeni bir komutu simge halinede çubuğa almak istiyorsanız, Araçlar menüsünden Özelleştir maddesini ve açılacak kutuda Araç Çubukları sekmesini seçin. Kutu açıkken, araç çubuğunda istediğimiz simgeyi Mouse işaretçisiyle tutarak, çubuk dışında bir yere bırakın. Araç çubuğuna eklemek istediğiniz komut varsa, Özelleştir kutusu açıkken, Komutlar sekmesini seçin; Komutlar bölümünden araç çubuğunda olmasını arzu ettiğiniz komutu Mouse işaretçisiyle tutarak, araç çubuğunda arzu ettiğiniz yere bırakın. Bu suretle eklediğiniz yeni simgenin resmini değiştirmek de elinizdedir. Henüz oluşturduğunuz simge seçili iken, Komutlar sekmesindeki Seçimi Değiştir düğmesini tıklayarak ve açılacak menüden arzu ettiğiniz simgeyi seçebilirsiniz:

Veritabanı Penceresi: Access’te açtığınız veritabanları, ana pencere içinde kendi pencerelerinde, kendi menüleri ve kendi komutları ile yer alırlar. Bu pencerenin ögelerini aşağıda ele alacağız.

Durum Çubuğu: Access, programın işlemesine, Veritabanının durumuna ve yapmak istediğiniz işlere ilişkin mesajlarını size penceresinin elt çerçevesindeki durum çubuğunda bildirir. Access’e bir şey yaptırmak istiyorsanız ve Access bu komutu yerine getirmek istemiyorsa, muhtemelen sebebini Durum Çubuğu’nda belirtiyor olabilir. Bu çubuktaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.

Ofis Yardımcısı: Access 2000, Menü çubuğundaki Yardım menüsünün şirin ve kullanımı daha kolay temsilcisi olarak size 8 yardımcı sunuyor. Yardımcıyı her an tıklayarak soru kutusunu açabilirsiniz. Access 2000 Ofis yardımcısı, düzgün bir Türkçe soru cümlesini anlayıp, size doğru cevabı vereibilir. Ama bunun için önce sizin Ofis Yardımcısının anladığı soru tarzına biraz aşina olmanız gerekiyor. Klasik Windows yardım kutusu da Yardım menüsü vasıtasıyla açılabilir. Bu kutuda Dizin ve Ara sekmeleri bazen Ofis Yardımcısı’ndan daha hızlı sonuca ulaşmanızı sağlayabilir. (Veritabanı ile uığraşmaktan çok sıkıldığınız bir an, Ofis Yardımcısı sağ tıklayıp, Oynat maddesini seçebilirsiniz!

Veritabanı Penceresi

Access’de açık her veritabanı için bir veritabanı penceresi bulunur. Veritabanı, yaptığınız işe bağlı olarak bu pencerenin içinde veya dışında ayrı bir pencerede görüntülenebilir. Bu “görünümler” çoğu zaman Veritabanı penceresi içinde yaptığınız tercihlere bağlıdır. Veritabanı penceresinin unsurlarını ele alalım.

Veritabanı penceresinin kendi menü çubuğu vardır; ancak bu çubuktaki unsurlarla sadece ait olduğu veritabanına ilişkin işler yapabilirsiniz. Örneğin bu çubuktaki Aç simgesi, veritabanının seçilmiş olan nesnesini (tablosunu, formunu, raporunu, sorgusunu, sayfasını, sorgusunu veya modülünü) açar. Tasarla maddesiyle, mevcut nesnelerden birinin tasarımını değiştirebilirsiniz. Yeni maddesi ise bazı sihirbazları veya tasarım görünümünde yeni tablo ve rapor yapımını harekete geçirecek maddeler içeren bir diyalog kutusu açar. Sil simgesi ise seçilmiş nesneyi siler.

Veritabanı penceresinin dört görünüm belirleme simgesi ise, veritabanı penceresinin içindeki nesnelerin büyük veya küçük simge halinde ya da kısa veya ayrıntılı liste olarak gösterilmesini sağlar. Yukarıdaki örnekte, ayrıntısız liste görünümü var. Ayrıntılı listede nesnenin adı, tanımı, oluşturma ve değiştirme tarihleri ile türü gösterilir.

Silinen tablo ne olur?

Veritabanı penceresindeki büyük X harfi görünümündeki simge, tablo, form, rapor gibi seçilmiş bir nesnenin silinmesini sağlar. Araçlar menüsünde, Seçenekler maddesini ve bu kutuda Düzen/Bul sekmesini tıklayarak ve buradaki Onayla bölümünde en azından “Belge silmeyi” maddesini işaretlemezseniz, silinen nesne, silinmiş olur. Bu yüzlerce kişinin aylarca süren emeği ile hazırlanmış ve her nedense yedeği bulunmayan bir tablo olabilir. Çoğu zaman kazayla silinen nesnelerin yer aldığı veri tabanlarının yedeği bulunmaz!

Bir onay kutusunda Evet düğmesini tıklamak, böyle bir kayıpla karşı karşıya kalmaktan daha az zahmetli olsa gerek! Access içinde sildiğiniz nesnenin geri gelmeyeceğini unutmayın!

Veritabanı dendiği zaman aklımıza genellikle sadece tablolar gelir. Oysa veritabanı, en azından veriler arasında seçme yapmayı sağlayan sorgu (query) araçları da içermelidir. Yoksa veritabanının bir kelime işlemciyle oluşturacağınız listeden farkı olamaz. Access 2000 veritabanı dendiğinde bir çok nesneyi birden anlar. Bu nesneler, birarada, veritabanını oluşkurular. Bir veritabanında bulunabilecek nesneleri ilerde ele alacağız. Fakat şimdilik veritabanını tablolar demeti olarak düşünün. Access tablosu, sizin tayin ettiğiniz sayıda sütun ve yine sizin bilgi girdiğiniz miktarda satırdan oluşur. Access’te veritablosu yapmayı da ilerde ele alacağız. Access size tablolarımıza bilgi girmek veya bu bilgileri düzenlemek için sorgu, form, modül ve makro adında araçlar sunar. Tablolar ve bu araçları kullanarak oluşturacağınız sorgular, formlar, modüller ve makrolar, veritabanızın nesneleridir. Bir veritabanında şu nesneler bulunabilir:

1. Tablolar: Verilerinizin içinde bulunduğu listeler. Yeni bir veritabanı dosyası oluşturmak üzere Access 2000’i çalıştırdığınızda açılan boş veritabanı penceresinde, tablo oluşturmak üzere üç komut kısayolu veya araç görürsünüz. Bunlar, “Tasarım görünümünde tablo oluştur,” “Sihirbazı kullanarak tablo oluştur” ve “Veri girerek tablo oluştur” adını taşır.

2. Sorgular: Verilerinizi tablolar halinde ortaya çıkarttıktan sonra, bu verilerden yeni seçmeler yapmak, belirli bir ölçükü (kriteri) karşılaşılayan veya karşılamayanları seçmek ve benzeri veri-işlemlerini sorgu (Query) aracıyla yaparsınız. Access 2000, “Tasarım görünümünde sorgu oluştur” ve “Sihirbazı kullanarak sorgu oluştur” adlı iki araçla sorgu oluşturmanızı sağlar.

3. Formlar: Veri girme veya veri-işlem işlerinizi kolaylaştıran araçlardır. Formu, veritabanınızdaki bilgilere denk kutular içeren bir tür grafik arayüz sayabilirsiniz. Access 2000, “Tasarım görünümünde form oluştur” ve “Sihirbazı kullanarak form oluştur” adlı iki araçla form oluşturmanızı sağlar.

4. Raporlar: Verilerinizin bir bakıma ham liste halinde kurtarılıp, anlamlı diziler haline getirilmesine rapor çıkartma denir. Access 2000, “Tasarım görünümünde rapor oluştur” ve “Sihirbazı kullanarak rapor oluştur” adlı iki araçla rapor oluşturmanızı sağlar.

5. Sayfalar: Veri erişim sayfaları. Access 2000’in yeniliklerinden olan sayfalar bundan böyle veritabanı dosyalarınızın bir parçası olarak, veriye bağlı, vergi güncelleştirildikte yenilenen Web sayfaları hazırlama imkanı sunuyor. Access 2000, “Tasarım görünümünde veri erişim sayfası oluştur,” “Sihirbazı kullanarak veri erişim sayfası oluştur” ve “Zaten varolan Web sayfasını görüntüle” adlı üç araçla veri erişim sayfası yapmanızı veya varolan sayfayı yeniden düzenlemenizi sağlar.

Makrolar, modüller: Tıpkı kelime işlem programlarında olduğu gibi, sık sık tekrar ettiğiniz işlemleri, makro ve modül haline getirebilir ve bunları uygun olan herhangi bir tablo, form veya sorguda kullanabilirsiniz. Makro ve modülleri geliştirme işi ya otomatik olarak Access tarafından yapılır; ya da siz Visual Basic for Applications (Uygulamalar için Görsel Basic dili) editörünü kullanarak kendiniz makro ve modül oluşturabilirsiniz.

Görünümler

Bir veri tablosu, Access’te çeşitli görünümlere sahip olabilir, veya başka bir deyişle veritabanınızı farklı biçimlerde görüntüleyebilirsiniz. Access’te tablolarınız genellikle veritabanı görünümde bulunur; bununla birlikte tablolar form görünümünde de işlenebilir, doldurulabilir, düzenlenebilir.

Veritabanı görümünde, bir Access tablosu ile sözgelimi bir Excel tablosunun farkını ayırt etmek zordur. Bu görünümde tablonun çerçevesinin üst kenarında adı yazılı olur; bunun hemen altında ise tablodaki alan adlarının bulunduğu başlık bölümü vardır. Kayıtlar ise tablonun satırları olarak sıralanır. Tablonun sağ ve alt kenarlarında kaydırma çubukları bulunur. Tablonun alt çerçevesinin son köşesinde Gezinme Düğmeleri yer alır. Bu düğmeleri kullanarak tablodaki kayıtlar arasında gidip gelebilirsiniz. En soldaki düğme ile en başa, en sağdaki ikinci düğme ile de en sona gidersiniz. Üzerinde yıldız bulunan sağdaki düğme ise size yeni bir kayıt girmeniz için boş satır açar. Ayrıca buradaki kutuya istediğiniz kaydın sıra numarasını yazarak, doğruca o kayda gitmeniz mümkündür.

Access 2000 kurulduğu sırada bilgisayarınıza örnek bazı veritabanları ve hatta kullanılmaya hazır veri-yönlendirmeli iki Access-uygulaması kurar. (contacts.mdb ve addrbk.mdb) Bu örnek veritabanlarını açtığınızda büyük bir ihtimalle, birinci sütunun solunda içinde artı (+) işareti olan bir sütun göreceksiniz. Bu, o kaydın başka tablolarla ilişkilendirilmiş olduğunu gösterir. Access 2000’le gelen bu yenilik ve kazandırdığı imkanlar üzerinde sonra ayrıntılı duracağız.

Access veritabannı, tablo olarak görüntülenebildiği gibi, Form olarak da görüntülenebilir.

Access 2000, veri tablolarınızı alarak, form biçimine getirebilir veya bunu size bırakabilir. Access’in otomatik oluşturduğu tabloları sonradan yeniden şekillendirebiliriz. Bir tablona hangi alanlar ve bu alanların karşısında ne değerler varsa, formda da onlar bulunur. Formlarda da gezinme düğmeleri yer alır.

Access’in bir diğer veri görüntüleme biçimi ise sorgulama sonucu ortaya çıkar. Sorgu (query) veritabanı dosyasındaki tablo veya tablolardan seçme yapmak demektir. Seçme işlemi için ölçütleri (kriterleri) “Şu tablodan şu alanları al!” diye mutlak biçimde siz belirtebileceğiniz gibi, “Şu alandaki değer şu ise, şundan aşağı ise, bundan yukarı ise, veya bu değilse..” şeklinde “mantıksal” olarak da tanımlayabilirsiniz. Access 2000, bu ölçütlere uyan kayıtları seçerek bir “sorgu sonucu” oluşturur; bu sonuç veritabanı dosyasına tablo olarak kaydedilebilir; veya sadece siz sorguyu çalıştırdığınız sırada ortaya çıkar; sorgu işlemi bitince yok olur.

Mouse’unuzun sağ düğmesi

Access 2000, diğer Ofis 2000 programları gibi, Mouse’un sağ düğmesine çeşitli işlevler yükler. Mouse’un sağ düğmesi, üzerinde sağ-tıkladığınız nesnenin gerektirdiği bir yerel menü açılmasını sağlar. Bu menüler arasındaki farkı görebilmek için veritabanı penceresinde farklı nesneleri sağ-tıklayın.

Ve Yardım

Access 2000 ile çalıştığınız sırada ne yapıyor olursanız olun, klavyede F1 düğmesine basarak, yardım dosyasını açabilirsiniz. Ofis Yardımcısı adı verilen simge, o anda yapmakta olduğunuz işlemle ilgili bir kaç hazır yardım konusu başlığının yer aldığı ve bunlar yeterli değilse kendi sorunuzu yazmanıza imkan veren bir diyalog kutusu açacaktır.

Ofis 2000 ailesi programlarının yardım dosyalarında yapılan yenileme sonucu artık yardım istediğiniz konuyu mutlaka yardım dosyasının şifreli ifadeleriyle yazmanız gerekmiyor. Bu kutuya normal bir soru yazabilirsiniz. Araştır düğmesini tıkladığınızda, büyük bir ihtimalle tam aradığınız konuya uygun bir başlığın yer aldığı bir kaç yardım konusu liste halinde karşınıza gelecektir. Ofis Yardımcısı’nın diyalog kutusundaki Seçenekler düğmesini tıklarsanız, Yardımcı için farklı simgeler seçebilirsiniz.

Ofis Yardımcısının sağladığı hızlı yardım yeterli olmadığı anlarda, arama ve dizinden geçme gibi diğer bazı imkanları olan yardım kutusunu açabilirsiniz. Bunun için Yardım menüsünden Microsoft Access Yardım maddesini seçmeniz gerekir.

Yardım gereken konunun anahtar kelimelerinin ne olabileceği hakkında şüphede iseniz, bu kutuda İçindekiler sekmesini tıklayarak bütün yardım konularını ana başlıklar halinde inceleyebilirsiniz. Bu kutuda ikinci sekme olan, Cevap Sihirbazı ise Ofis Yardımcısı gibi, düzgün bir Türkçe soruyu anlayabilir! (Kurulu Windows sisteminizin varsayılan dili Türkçe değilse, Ofis Asistanı, soru yazmanıza imkan veren kutuyu görüntülemeyecektir.) Dizin ise kelime aratmak için kullanılır. Bunu iki ayrı şekilde yapabilirsiniz. Önce arama yapılmasını istediğiniz kelime veya kelimeleri arama kutusuna yazın. Access 2000, kendi dizininde buraya yazdığınız kelimelerle ilgili gördüklerini iki numaralı kutuya yazacaktır. İsterseniz bu kutudaki bir kelimeyi de işaretleyebilirsiniz. Sonra Ara düğmesini tıklayın. İçinde yazdığınız veya seçtiğiniz kelimelerin geçtiği yardım metinlerinin başlıkları üçüncü kutuda sıralanacaktır. Bu kutudaki başlıklardan size uygun görüneni iki kere tıklayın; yardım metni sağdaki çerçevede görüntülenecektir. Yardım kutusunun kendi araç çubuğundaki yazıcı simgesini tıklayarak, görüntülediğiniz metni yazıcıya gönderebilirsiniz; ileri-geri simgelerini tıklayarak önceki ve sonraki yardım metinleri arasında gidip-gelebilirsiniz.

Şimdi Access 2000’in yüzünü tanımış oldunuz. Aşağı yukarı hangi düğmenin ne yapacağını biliyorsunuz. Şimdi sıra Access’e bunları yaptırtmaya geldi.

Veritabanı Tasarımı

Access 2000’i tanıdık diye hemen veri tabloları oluşturmak ve onlarla sihirbazlık yapmak için henüz erken. Önce veritabanı planlama konusundan söz etmemiz gerekiyor. Dikkatlice planlanmamış bir veritabanı kullanıcıya yarardan çok zarar getirir.

Veri planlama, daha sonra verinin nerede ve nasıl kullanılacağına dayanır. İmkansız olmamakla birlikte çok az veritabanı ilk amacının dışında kullanılabilecek hale getirilebilir. İyi bir planlama ise önce veritabanı terimlerine aşina olmayı gerektirir. Şimdi kısaca bu terimleri ele alalım.

Veri ve Alan

Access 2000 ile kaydedeceğiniz ve kullanacağınız bilgilere veri denir. Access açısından veriler, ait oldukları alanın türünde sayılır. Bir alan sayı içeriyorsa, “123456789” sayıdır. Bir alan metin içeriyorsa “123456789” metindir. Access 2000’de verileriniz şu türlerden birine girmek zorundadır:

Metin: Rakam, harf veya işaretlerden oluşan ve 255 karakter genişliğinde bir alandır. Metin olarak tayin edilmiş bir alana yazılan rakamlar, sayı işlemi görmez; yani aritmetik işleme konu olamaz. Metin alanları, belirlediğiniz (nasıl belirleyeceğimize sonra geleceğiz) genişliğin üstünde karakter tutamazlar. Söz gelimi bir metin alanını 8 karakter boyutunda oluşturduysanız, bunun içine “Mustafa Durcan” yazamazsınız. İyi bir veritabanı tasarımı, daima gerektiğinden biraz fazla geniş boyut tayinini gerektirir.

Not: Metin alanı olmakla birlikte, 64 bin karakter alabilir.

Sayı: Her türlü aritmetik işleme konu olabilecek sayıları tutar.

Tarih/Saat: Belirlemenize göre, tarih veya saat veya her ikisini birden tutabilen özel bir alandır.

Para Birimi: Türk lirası, Dolar, Alman Markı, Japon Yeni ve dünyada bulunabilecek hemen hemen bütün para birimlerine tayinh edilebilecek özel bir alandır. Para birimi verilerinizi gireceğiniz alanın Currency olması, Access 2000’in bu verilerle para biriminin gerektirdiği biçimde hesap yapmasını sağlar.

Otomatik Sayı: Access 2000 tarafından artan şekilde otomatik olarak doldurulan bir alandır. Bir veritabanında her bir kaydın (satırın) diğerlerinden mutlaka ayırıcı bir niteliği olması gerekir. Herşeyiyle aynı iki kayıt, otomatik sayı alanının farklılığı sayesinde birbirinden ayrılabilir.

Evet/Hayır: İçindeki değer Evet veya Hayır ya da Doğru veya Yanlış olabilen, mantıksal işlemlerde kullanılan bir alandır.

OLE Nesnesi: Access 2000’in veritabanında bir başka program tarafından oluşturulmuş nesnelere yervermenizi sağlayan alan türüdür.

Köprü: Internet sitelerinde bulunan sayfaların adresi (URL), Access 2000 tarafından bağlantı sağlanacak biçimde tutulabilir.

Arama Sihirbazı: Bir alana doğrudan vergi girmek yerine, Access’in Arama Sihirbazı yardımıyla bu veriyi bir tablodan veya sorgu sonucundan seçmesini sağlayabilirsiniz.

Sık kullanacağınız bazı bilgilerin alan türleri şöyle ol