İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
İŞLETME FAKÜLTESİ
ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ
HAZIRLAYAN :
ÖĞRETİM GÖREVLİSİ : PROF. DR. AHMET FAHRİ ÖZOK
İÇİNDEKİLER:
1. ŞİRKETİN TANITIMI
1.1. Alarko Carrier
1.2. Alsac Fabrikası
1.3. Ticaret ve Pazarlama Faaliyetleri
1.3.1. Pazarlama ve Satış
1.3.2. Carrier Ürünleri Pazarlama ve Satışı
1.4. İthalat, İhracat ve Temsilcilik
1.5. Eğitim ve Müşteri Hizmetleri
2. ERGONOMİ HAKKINDA BİLGİ
2.1. Ergonominin Tarihçesi
2.2. Ergonomi
2.2.1. Ergonomik Çalışmayı Etkilyen Faktörler
2.2.1.1. Gürültü
2.2.1.2. Aydınlatma
2.2.1.3. İş yerindeki Hava Koşulları
3. ÇALIŞMA YERİ
3.1. Çalışma Yerinin Tanıtımı
3.2. Çalışılan Yer
3.3. Çalışılan Yerin Ergonomi Açısından İncelenmesi
3.3.1. Fiziksel İnceleme
3.3.1.1. İş Yüksekliği
3.3.1.2. Çalışma Yüzeyleri ve Döşemelerin Fizksel Özellikleri
3.3.1.3. Kol ve Bacak Hareketleri
3.3.1.4. Kuvvetler
3.3.1.5. Aletler
3.3.2. Duyu Organları
3.3.2.1. Göz
3.3.2.2. Duyma
3.3.2.3. Diğer Duyu Organları
3.3.3. Çalışma Yöntemi
3.3.3.1. Kas Çalışması
3.3.3.2. Hareketlerin Seyri
3.3.3.3. Bilgi Akışı
3.3.4. Çevre Koşulları
3.3.4.1. Klima
3.3.4.2. Gürültü
3.3.4.3. Kimyevi Maddeler
3.3.5. Kişisel Korunma
3.3.5.1. İş Organizasyonu
3.4. Getirilen Ergonomik Öneriler
3.4.1. Fiziksel İnceleme
3.4.1.1. İş Yüksekliği
3.4.1.2. Çalışılan Yüzeyin Fiziksel Özellikleri
3.4.1.3. Kol ve Bacak Hareketleri
3.4.1.4. Kuvvetler
3.4.2. Çalışma Yöntemi
3.4.2.1. Kas Çalışması
3.4.2.2. Hareketlerin Seyri
3.4.2.3. Bilgi Akışı
1. ŞİRKETİN TANITIMI
1.1. ALARKO CARRIER
1954 yılında kurulan, ısıtma, soğutma havalandırma, su arıtma ve basınçlandırma alanlarında faaliyet gösteren Alarko Sanayi ve Ticaret A.Ş., 1998 yılında, alanında dünyanın lider kuruluşu Carrier ile eşit oranda ortaklığa girdi ve şirketin adı Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirildi.
Teknolojisini yenileyen, dış pazarlara erişim olanaklarını ve rekabet gücünü arttıran şirketin ana faaliyet konuları şunlardır:
Endüstriyel Faaliyetler :
Araştırma
Geliştirme
Üretim
Ticaret ve Pazarlama Faaliyetleri :
Pazarlama ve Satış
İhracat
Temsilcilik ve İthalat
Endüstriyel faaliyetler, İstanbul’daki Genel Yönetim Merkezi’ne bağlı olarak, Alpom ve Alsac fabrikalarında; ticaret ve pazarlama faaliyetleri ise İstanbul, İzmir, Adana şubeleri ve Antalya bürosu tarafından yürütülür.
Şirket, İstanbul’daki Genel Yönetim, Şube ve iki fabrika ile Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) 60.000 m2′lik alanda kurulacak yeni kompleksine taşınacaktır.
1.2. ALSAC FABRİKASI
İstanbul Rami’de yer alan, 10.500 m2 kapalı alanı ve 205 çalışanı olan, ISO 9001 belgeli fabrikanın yurtiçi ve yurtdışı pazarlar için üretim programı şöyledir:
Doğalgazlı ve LPG’li kombiler
Sıvı yakıtlı kat kaloriferleri
Sıcak hava apareyleri
Klima santrali
Fan-coil üniteleri
Soğutma grupları
Su soğutma kuleleri
Fabrika, deneyimli ve araştıma-geliştirme faaliyetleri sonucu her yıl yenilenen teknolojisi ve ürünleriyle kombi ve kat kalorifer alanında öncülüğünü sürdürüyor. Fan-coil, klima santrali, soğutma grupları alanında ise Carrier ile ürün geliştirme ve global ürün merkezi olma programı uygulanıyor.
1.3. TİCARET VE PAZARLAMA FAALİYETLERİ
1.3.1. PAZARLAMA VE SATIŞ
Alarko Carrier, ürettiği ürünlerin yanı sıra, ısıtma, soğutma, su arıtımı ve basınçlandırılması alanlarında tam bir ürün serisi ve tamamlayıcı cihazlarını sunabilmek amacıyla dünyanın önde gelen firmalarının yetkili satıcılığını yapıyor.
Alarko Carrier, bireysel ve ticari kullanımlar için doğrudan kullanıcıya yönelik ürün satışları yaptığı gibi, bünyesindeki mühendislik grubu ile orta ve büyük hacimli endüstriyel projeler için özel ve komple sistem çözümleri de üretiyor.
Alarko Carrier’ın bireysel ve ticari kullanıma yönelik pazarlama satış faaliyetleri İstanbul’da bulunan Genel Yönetim Merkezi’nin yönetim ve koordinasyonunda coğrafi olarak Bütün Türkiye’yi kapsayan İstanbul, Ankara, İzmir, Adana şubelerindeki ve Antalya bürosundaki Ürün Satış Birimleri tarafından, ülke çapınca proje ve teknik uygulama da yapabilen 392 Yetkili Bayi aracılığıyla yürütülüyor. Doğalgazlı cihazlar ise konularında uzman ve deneyimli bayiler tarafından satılıyor ve montajı yapılıyor.
Ürün satışı, Alarko’nun ürettiklerinin dışında çelik ve dökme dilimli kazanlar, split klimalar aspiratörler ve jenaratörler ile bunların aksesuarlarını kapsıyor.
Alarko Carrier’ın sisteme yönelik satışları da yine İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’da bulunan Mühendislik ve Sistem Satışları Birimleri tarafından yürütülüyor. Sistem ürünleri satışı, soğutma grupları, santraller, soğuk odalar, ameliyathane klimaları, nemlendiriciler ve nem alıcılar, su soğutma kuleleri gibi alanları kapsıyor. Ayrı bir mühendislik bölümü büyük iş merkezleri, oteller ve hastaneler gibi büyük binaların otomasyon projelerini gerçekleştiriyor.
1.3.2. CARRIER ÜRÜNLERİ PAZARLAMA VE SATIŞI
Alarko Carrier, bir dünya markesı olan Carrier’in bireysel, ticari ve endüstriyel alanlarda bütün klima modellerini kapsayan ürünlerini Türkiye pazarında tam seri olarak sunuyor. Alarko Carrier ortaklığından sonra Carrier ürünlerinin Türkiye pazarındaki payı giderek artıyor. Bu nedenle Alarko Carrier, bayilik sistemine ek olarak İstanbul, Ankara, İzmir’de sadece Carier split klima satışı yapacak bayiler de örgütlendi. Carrier ürün bayilerinin tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması programı aşamalı olarak uygulanıyor.
Aynı şekilde, yeterli servislere ek olarak sadece Carrier ürünlerine hizmet verecek yeni servisler de oluşturuldu
1.4. İHRACAT, İTHALAT VE TEMSİLCİK
Alarko Carrier’in Alpom ve Alsac fabrikalarında üretilen panel radyatörler, kombi, kat kaloriferi, dalgıç pompa ve motorlara, sirkülasyon pompası, brülörleryurt dışında pazarlanıyor. Şirket bünyesinde ihracat bölümünü etkili bir tanıtım yürütüyor ve yurt dışı fuarlarına katılıyor. İhracat programında en geniş yeri tutan panel radyatörler Almanya, Yunanistan, İrlanda, Ürdün ve Şili’ye İhraç ediliyor.
Alarko Carrier aşağıdaki firmalarla, Türkiye’deki tek yetkili olarak işbirliği yapıyor:
Landis&Stafa / İsviçre
Chappée/Fransa
Zanotti /İtalya
SDMO/Fransa
Woods/İngiltere
Hygromatic/Almanya
Stulz/Almanya
Criocabin/İtalya
Trox/Almanya
Alarko Carrier, bu kuruluşların ürünlerini ithal ederek tüm Türkiye’de şubeleri ve bayileri aracılığıyla pazarlıyor. Bu faaliyetler şirketin bünyesinde ithalat ve temsilcilikler birimi tarafından yürütülüyor.
1.5. EĞİTİM VE MÜŞTERİ HİZMETLERİ
Alarko Carrier müşterinin memnuniyetini hep ön planda tutar. "Tüketici Danışma Merkezleri" tüketiciden gelecek bütün taleplere cevap verir. Satış sonrasında cihazların ilk çalışmaları, bakımları ve gerektiğinde onarımları, tüm Türkiye’de örgütlü 403 Yetkili Servis tarafından yapılır.
Alarko Carrier’ın temel slogona "Hizmette Üretimde Kalite"dir. Şirkette bu sloganı hayata geçirecek en önemli kaynağın insan olduğu bilinci ile eğitimlere önem verilir. Şirket çalışanları için sürekli geliştirme eğitim programları uygulanır.
Yetkili satıcılar için düzenli aralıklarla, üniversitelerle işbirliği içinde genel kültür, satış teknikleri, piyasa koşulları verimli işletmecilik gibi kişisel gelişim, mali ve teknik konularda eğitimler düzenlenir ve gerektiğinde yeni ürünlerle ilgili olarak ticari ve teknik tanıtımlar yapılır.
Yetkili Servis elemanları İstanbul ve Ankara’da bulunan eğitim merkezinde sürekli olarak eğitilirler. Servislerin çalışmaları şirket bünyesindeki Müşteri Hizmetleri Müdürlükleri tarafından sürekli olarak denetlenir. Satışı yapılan bütün ürünlerle ilgili olaak yedek parça sağlanır.
Teknik dokumantasyona her zaman önem veren Alarko Carrier sahip olduğu teknik birikimi teknik eğitim gören öğrencilerle, mühendislerle paylaşmak üzere kitaplar ve çeşitli teknik dokumanlar yayınlar
2. ERGONOMİ HAKKINDA BİLGİ
2.1. ERGONOMİNİN TARİHÇESİ
Ergonomi tarihinde genellikle öncellikle F.W.Taylor’dan söz edilir. Taylor 18. Yüzyılın ikinci yarısında iş düzeni anlayışını geliştirmiş, işgörenlerin daha verimli ve düzenli nasıl çalışabilecekleri üzerine çalışmalar yapmıştır. Sosyal ve psikolojik bilgisinin eksikliğinden dolayı eleştirilmesine rağmen ergonomide “iş hevesi konusunda araştırma yapan ve öneriler getiren ilk araştırmacı olarak anılır.
Ergonomi tarihçesinde öncü bilim adamları olarak Gilberth ailesini de saymak mümkündür. Özellikle mühendis Gilberth ve psikolog bir hanımın geliştirdikleri “iş ve zaman etüdü” ve “oksijen tüketimi” çalışmaları dikkat çekicidir.
Ergonominin psikoloji alanındaki öncülerinden Munsterberg 1913 te yayınladığı “Endüstriyel Etkinliklerde Psikoloji” adlı yapıtı ile bu bilime hizmeti yadsınamayanlardandır. 1921 yılında ise Cambridge Üniversitesinde ilk “Deneysel Psikoloji Laboratuarı” kurulmuştur. Birinci Dünya savaşının ardından İngiltere de bir “ Yorgunluk Araştırmaları Kurulu ” kurulmuştur.
İkinci Dünya Savaşı gerçekten de Ergonomi bilimi açısından gelişmenin en fazla olduğu yıllar olarak anılır. Yeni harp araçları yapımı için artan mekanizasyon sürecide makinelerin özellikleri abartılarak insan-makine sistemleri ihmal edildiğinden ortaya çıkan başarısızlıklar bu başarısızlıkların nedeni araştırıldığında Ergonomi bilimine verilmesi gereken önemi daha iyi ortaya koymuştur.
Savaşın ardından İngiltere’de “Oxford Medical Research Unit” ile “Cambridge Applied Psychlogy” kurulmuştur. ABD’de de “Dayton Aeromedical Laboratory Psychology Branch” kurularak çeşitli araştırmalar başlamıştır.
ABD’ de John Hopkins,Tafts ve Princeton üniversitelerinin katkılarıyla araç gereç tasarımında yapılan çalışmalar önceleri “İnsan Mühendisliği” adı altında toplanmış daha sonraları “İnsan Faktörü Mühendisliği” deyimi kulanılmaya başlanmıştır. Son zamanlarda ise sadece “İnsan Faktörü” deyimi kullanılmaktadır.
Ergonomi alanında yapılan çalışmalar önceleri daha çok askeri özellikli gelişmiştir. İngiliz Deniz Kuvvetlerinde “Applied Research Unit” ile yakın ilişkiler içinde çalışan bir “Operasyon Etkinlikleri Komitesi” teşkil edilmiştir. Aynı tarihlerde Kara Kuvvetleri Komutanlığınca “Army Operation Research Group” kurulmuş ve Hava Kuvvetlerinde ise benzer çalışmaları “Farbourg Air Force Institute of Aviation Medicine” üstlenmiştir. Bu dönemler, ergonomi tarihinde “Knobs and Dials Ergonomics Era” (Düğmeler ve Ergonomisi Çağı) olarak anımsanır.
1940’lara kadar yapılan çalışmaların dağınık oluşu çeşitli güçlükler yarattığından, 1949’da Oxford Üniversitesinde ve Murrel’in başkanlığında bir toplantı yapıldı. Anatomi, antropoloji, fizyoloji, psikoloji, mühendislik bilimleri, tasarımcılar gibi çeşitli uzmanlık alanlarından gelen araştırmacılar ile yapılan toplantıda “ERGONOMİ” terimi önerildi.
ABD’de de Human Factors Engineering, İsveç’te Biotechnoloji, İngiltere’de Applied Psychology ve Almanya’da Arbeit Physiology gibi ilgi alanlarını ve farklı yaklaşımları içine alanlarını ve ayrıca; Industrial Psychlogy, Work Study, Human Biodynamics gibi uğraş alanlarını da çatısı altında toplayan bilimsel bir yaklaşım doğmuş oluyordu.
İlk zamanlarda sadece konu uygulamalı psikoloji yaklaşımları ile ele alınırken daha sonraları konu daha geniş bir perspektifte ele alınmaya başlandı. Bunu gerçekleştirmede ilk adım ise “Ergonomics Research Council” in kurulması olmuştur. Bu kuruluşun çalışmaları uluslarası bir işbirliğini de amaçladığı halde böyle bir birleşme ancak 1961 yılında Stockholm’de yapılan uluslarası bir toplantıda gerçekleşmiştir. Bu toplantı vesilesiyle “International Ergonomics Society” kurulmuş ve merkezi İngiltere’de bulunan bu uluslarası cemiyetin önemli bir birleştirici etkisi olmuştur.
Ergonomi 1971 yılında ODTÜ de Endüstri Mühendisliği Bölümünde “Human Factors Engineering” adı altında ders programına alınmıştır. 1980 ‘lerde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği bölümüne bağı olarak çağdaş bir laboratuar kurulmuştur. Ülkemizde ayrıca Milli Podüktive Merkezi Ergonomi biliminin gelişmesine son derece fazla katkıda bulunmuştur. Kurumca düzenlenen “Ergonomi”, “ İşyerlerinde Fiziksel Ortamların İyileştirilmesi”, “Endüstri Mühendisliğinin İşletmelere Katkısı” gibi çeşitli konularda düzenlenen seminerlerle ergonomi literatürünün gelişmesine önemli katkılar yapılmıştır. Ayrıca Milli Prodüktivite Merkezi ve İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliği ile 1987 Kasım ayından beri iki yılda bir düzenlenen “Ulusal Ergonomi Kongreleri” ergonomi biliminin ülkemizdeki gelişimi açısından umut vericidir.
2.2. ERGONOMİ
Ergonomi ile ilgili çok çeşitli tanımlamalar bugüne kadar yapılmıştır. Ergonomi genel olarak çalışma sırasındaki insanla ilgilenir. Bir tanım yapmak gerekirse “insan-makine bütünleşik sisteminin beraber en verimli ve en insanca çalışmasını inceleyen bilim dalıdır”. Bir diğer tanım da “insanın ödediği bedeli en aza indirgemeyi amaçlayan bilim dalıdır” şeklinde yapılabilir.
İnsan çalışmasını en verimli hale getirmek için yöntemler geliştiren “İş Etütçüler” Ergonomlarla beraber çalışmak zorundadırlar. Verimli çalışmakla ödenen bedelin en aza indirgenmesi bir bakıma aynı kavramlardır. İşbilim kapsamında genelde % 85 oranında insan işe uydurulurken %15 oranında iş insana uydurulur. İnsanın işe uydurulması eğitim, alıştırma yoluyla olur. İşin insana uydurulması ise insanın antropometrik ölçüleri ve ihtiyaçları bilinerek yapılabilir. Böylece çalışan insanların performansları daha kolay ölçülebilir.
İnsanların ihtiyaçalrını belirleme konusundaa teoriler Maslow tarafından geliştirilmiştir. Maslow ihtiyaçlar hiyaraşisi;
1. fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlar
2. güvenlik ihtiyacı
3. sosyalleşme ihtiyacı
4. inisiyatif alma ihtiyacı
5. kendini tatmin, olarak sıralanabilir.
Kişilerin ihtiyaçları bu hiyerarşiye göre karşılanmalıdır ki, insan performansı istediğimiz düzeye getirebilelim. Burada ayrıca başka bir kabul yapılmıştır. İnsan ihtiyaçlarının sınırsız olduğu varsayımı ile insanlar sürekli yeni ihtiyaçları karşılanarak motive edilebilirler.
Motivasyon insan performansı için gerçekten önemeli faktörlerden biridir. İşin yapılabilmesi için işin gerekleri ile insan yeteneklerinin birebir uyuşması gerekir. İşin gerekleri insan yeteniğinden daha fazla ise işin tamamlanamsı aşamasında eksiklikler ortaya çıkabilir. Eğer insan yetenekleri de işe ait faktörlerden fazla ise bu seferde işçi memnuniyetsizliği ortaya çıkar. İnsanlar kendi yeteneklerine uyugn işler yapmak isterler. Bu birebir uyuşma sağlanması bile istediğimiz amaca ulaşmamaız için yeterli değildir. Bunun yanında işçilerin motivasyonu da önemlidir. Motivayon; “insanları istediğimiz amaca uygun olarak güdülenmesi”şeklinde tanımlanabilir.
İnsan performansını etkileyen faktörler teorik olarak beşe ayrılabilir.
1. Kişisel faktörler
1.1. Cins
1.2. Yaş
1.3. Vücut tipi
1.4. Sağlık durumu
1.5. Çalışma şekli
2. Uyum faktörleri
2.1. İşe yatkınlık
2.2. Alıştırma
2.3 Alışma
2.4 Alışkanlık
3. Fizyolojik ve psikolojik faktörler
3.1. Yorgunluk
3.2. İşe karşı fizyolojik alarak hazırlıklı olma
3.3. İşe karşı istek uyandırma
4. Sosyolojik faktörler
4.1. Grup davranşları
4.2. Yönetim ve denetim
5. İşe ait faktörler
5.1. İşin güçlüğü
5.2. İşe ait yöntem
5.3. Malzeme yapısındaki farklılıklar
5.4. İş koşullarıdaki değişme
5.5. Fiziksel çevre koşulları
Ergonomik çalışmalardan bahsederken genellikle insan makina sisteminden bahsediyoruz. Buna göre bir insan makina sisteminin temel elemanları şunlardır:
1. Sistemin amacı
2. Girdi( hammadde, enerji, bilgi, vs. )
3. Çıktı( ürün, hizmet )
4. İlişki( insan_makina arasında)
5. Çevre koşulları
6. Makina
7. İnsan
Bütün bu elemanları en uygun şekilde bir araya getirirsek sistemimizin istediğimiz amaca ulaşmasının sağlayabiliriz.
2.2.1. ERGONOMİK ÇALIŞMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
2.2.1.1. GÜRÜLTÜ:
Gürültü genel olarak rahatsız edici ses olarak tanımlanabilir. Genel ilke olarak işyerinde gürültüyü mümkün olduğunca azaltmaya çalışmalıyız. İnsan sağlığı açısından gürültünün en önemli etkisi zamanla işitme yeteneğinde azalma veya tümden kaybedilmesi olarak belirtilebilir.
Ses dalgalarının şiddeti ve yoğunluğu gürültü düzeyini tayin eder. Gürültüyü dB dene bir birimle ölçeriz. Bin Hz de 2.10-4 mikrobarlık bir basınç desibel olarak adlandırılır. Böylece kaynağından yayılırken sesin ayyıldığı ortamda doğurduğu basınç bize sesin şiddeti ve yoğunluğunu verir.
Genel olarak 80 dB den sonraki gürültü değerleri insan sağlığı açısından zaralıdır. Aşağıdaki tabloda maruz kalınana gürültüye(dB cinsinden) göre işitme kaybı görülmektedir.
Gürültü Düzeyi(dB) işitme kaybı(%)
80…. 0 0 0
90…. 4 10 16
100…. 12 29 42
110…. 26 55 78
5 yıl sonra 10 yıl sonra 20 yıl sonra
2.2.1.2. AYDINLATMA:
İyi bir aydınaltma için öncelikle aydınlatma düzeyi yeterli olmalıdır. Yeterli aydınlatma verimliliği doğrudan ve net olarak artırır. Çünkü görmedeki çabukluk ve doğruluk bir yandan zaman kazancı sağlarken diğer yandan da kalitenin iyileşmesini sağlar. Yetersiz aydınlatma verimi olduğu kadar işçini moral ve göz sağlığını da kötüye götürür.
Aydınlatma da kulanılan ışığın niteliğinin önemli olduğu gör yapılan araştırmalarda görülmüştür. Buna göre en hijyenik ışık beyaz ışık yani gün ışığıdır. Gün ışığının yetersiz olduğu durumlarda ise bu ışığa yakın mavi camlı ve ya fulorösan lambalar kullanılmaktadır.
Aydınlatma mümkün olduğunca homojen olmalıdır. Aydınlatılacak yüzey ışığı eşit olarak yansıtmıyorsa çalışırken dikkat dağılabilir; göz değişik aydınlatma düzeyindeki yüzeylere uyum sağlama da zorlanabilir. Homojenliği sğlamak için yaygın ışık veren kaynakları mümkün olduğunca yakın yerleştirmek gerekir.
Aydınlatma mümkün olduğunca sabit omalıdır. Titreşim dikkatin dağılmasına sebep olan son derece önemli faktörlerden biridir. Özellikle fluürasan lambaalr ve titreşim yapan yerlere yerleşen özel lambalar için gereken önlem alınmalıdır.
Aydınlatma göz kamaşmasına neden olmamalıdır. Özellikle kamaşmayı önlemek için ışk kaynağı yatay görüş çizgisinin minimum 30 derece üstünde olmalıdır.
Dolaylı göz kamaşmasının nedeni ise çalışılan yüzeyin ışığı yansıtmasıdır. Bub önlemek için ayna testi uygulanır. Çalışma yüzeyine bir ayna konularak ışığı yansıtıp yansıtmadığı kontrol edilir. Eğer ışık kaynağı görüünüyorsa sakıncalı bir durum var demektir. Işık kaynağı ya da çalışma şekli değiştirilmelidir.
Kamaşmaya bazen yüksek düzeyli aydınlatma da sebeb olabilir. Çok az aydınlatılmış odada yüksek düzeyde aydınlatılmış bir masada çalışmak göz kamaşması yaratabilir. Bunu önlemek için yüzey ile çalışılan iş parçası arasındaki şı kontrastların aşılmamasına özen gösterilmelidir.
İş parçası ile yakın çevresi arasındaki kontrast 3:1
İş parçası ile uzak çevresi arsındaki kontrast 10:1
2.2.1.3. İŞ YERİNDEKİ HAVA KOŞULLARI
Hava koşullarıın insan üzerindeki etkilerini değerlendirirken bunların tek tek değerlendirilmeleri yeterli olmamaktadır. Tüm hava koşullarının insana olan etkilerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla efektif ısı globe değeri kata değeri gibi ölçüler kullanılmaktadır.
Efektif ısı değeri nemin ve havanın akım hızının etkisini kapsamakal beraber, radyant ısının etkisini içermez. Bu nedenle radyant ısının önemli olduğu yerlerde kuru termometre sıcaklığı yerine global tremometre ile ölçülen sıcaklık kullanılır.
Global termometre sıcaklığı: radyant ısını önemli olduğu işyerlerinde globe termometre değeri, radyant ısı yanında hava sıcaklığı ve hava akım hazından da etkilendiğinde, sözkonusu hava koşullarının toplu etkisinin değerlendirilmesinde, ortamın termal durumunun iyi bir göstergesidir.
Kata değeri: bir kalibrasyon sayısının soğuma zamanına bölünmesi ile bulunur.
Vücuttaki ısı dengesinin sağlanması fizyolojik bir gereksinmedir. Vücut bu dengeyi sağlayabilmek için dışarıya sürekli ısı verir. Dinlenme anında, kalp, solunm, diğer iç organların çalışması sonucu yetişkin bir insan dakika da yaklaşık 1.6 kcal ısı üretir. Fiziksel çalışma arttıkça bu ısı değeri sürekli artar ve yaklasık 8 misline yükselir.
Vücudun ısı miktarının korunmasında nem miktarı da çok önemlidir. Nem miktarı arttıkça terin buharlaşması zorlaşır ve biriken ter akar. Bu rahatsız edici bir durumdur. Aksi halde nem miktarının çok düşük olması ağızda ve burunda aşırı kurumaya neden olur ve istenmeyen bir durum ortaya çıkar.
Yüksek sıcaklığın doğurduğu etkileri gidermek zor ve pahalıdır. Efektif sıcaklık artıkça insanların enerji gereksinmeleri de artar. Yani yapabilecekleri iş azalır. Aynı efektif sıcaklıkta insanların yapabilecekleri işler farklıdır.
Yüksek sıcaklık bıkkınlığa, ve tez kızarlığa sebep olduğndan işyerinde 38 0C nin üzerinde iş kazalarında artma görülür. İş kazalarının en az olduğu sıcaklık ise 19 0C civarıdır.
Düşük sıcaklık da algılama ve düşünme yeteneğinde tepki ve refleks süreleri uzadığından istenmeyen bir durumdur. Düşük sıcaklık yüksek sıcaklık kadar olmasa da iş kazalarına sebep olabilmektedir.
Yüksek sıcaklık iş kazalarının yanı sıra çabuk kızmaya sebep olduğundan işyerindeki huzurun bozulmasına, hata sayısının artmasına, kalitenin düşmesine, düşünsel çalışmanın azalmasına neden olduğu gibi terleme sonucu aşırı su kaybı ile vücudun tuz dengesinin bozuklarak çabuk yorulma ve ani bayılmalara sebebiyet verebilir.
3. ÇALIŞMA YERİ
3.1. ÇALIŞMA YERİNİN TANITIMI
Ödev için çalışılan çalışma yeri ALARKO-CARRIER ALSAC fabrikasıdır. Fabrika yukarıda da belirtildiği gibi İstanbul Rami’dedir. Çalışma yeri ise fabrika içindeki klima santrali (KS) 30-32 diye sınıflandırılan bölümdür. Bu bölümde klima santrali montajı yapılıyor. Montaj hattının yerleşimi şu şekildedir:
1. Kaynak atölyesi
2. Profil, Panel, Bant başı hazırlık
3. Aspiratör
4. Filtre, Batarya
5. Vantilatör
6. KS 20-28 BAT test alanı
7. KS 10-18 BAT test alanı
3.2. ÇALIŞILAN YER
Çalışılan yer KS Montaj hattının KS-20-28 BAT test alanıdır. Bu alanda montajı tamamlanmış manullerin test edilme işlemi yapılıyor. İşler genellikle el aletleri kullanılarak yapılıyor. El aletlerinin birçoğu herhangi bir ekstra enerji gerektirmiyor. Yalnızca havagazlı tornavida için küçük miktardaa enerji temin edilmiş.
3.3. ÇALIŞILAN YERİN ERGONOMİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
3.3.1. FİZİKSEL İNCELEME
3.3.1.1. İŞ YÜKSEKLİĞİ
Daha önce montajı tamamlanmış klima santralleri KS –20-28 BAT test alanına geldiklerinde herhangi bir yüksekliğe çıkarılmadan zemin üzerinde test ediliyorlar. Parçanın ebatları dikkate alınırsa herhangi bir zemin üzerine yerleştirmek ancak bir forklift yardımıyla mümkün olabilir. Ancak zaman zaman parçanın iç yüzeylerinde de çalışma gerektiğinden bu yöntem pek elverişli değil.
Oturarak çalışma pek mümkün değil. Ancak çalışırken vücudun değişik pozisyonlarda çalışmasına yardımcı olmak için herhangi bir araç kullanılmıyor. İskemle ve benzeri altlerden yararlanılabilir.
3.3.1.2. ÇALIŞMA YÜZEYLERİ VE DÖŞEMELERİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
İşyerinin döşemesi ergonomik çalışma açısından çok uygun. Yerler kaplama yapılarak herhangibir sarsıntı sırasında parçanın titreşimi önlenmiş. Yatay pürüzlülüğü bakımından son derece uygun. Pürüzsüzlük iyi.
Çalışma yüzeyi pürüzlülük bakımından son derece karmaşık. Çok farklı yüzeyler birbirinden çok farklı pürüzlülük derecelerine sahip. Klima santrali montajı kenarların keskinliği açısından ergonomik ölçülere uygun değil. Ergonomi de keskin yüzeylerin mümkün olduğunca azaltılması gerektiği prensibinden hareketle, bu parçaların keskin köşelerinde bazı iyileştirmeler yapılabilir.
Panel yüzeyleri esneklik bakımından ortalama bir sacdan daha esnek, bundan daha esnek bir sac kullanmak maliyeti oldukça artırır. Esneklik bakımından çalışılan parçalar herhangi bir tehlike arzetmiyor.
3.3.1.3. KOL VE BACAK HAREKETLERİ
İş parçaları sürekli olarak el aletleri ile çalışmayı gerektiriyor. Bu yüzden çalışılacak yüzeyin el işleri iin uygunluğu çok önemlidir. Klima santrali bu yönden el çalışmasına oldukça uygundur. Fakat cihazın iç yüzeylerinde yapılan çalışmalarda uygun çalışma için elleri uzatmak ve yere yatay şekilde vücudu tutmak gerekebiliyor.
El aletleri için bir yerleşim yeri tasarlanmış. Büütn al aletleri buraya konuluyor. Aletler işlevlerine göre sınıflandırılmış, fakat herhangi bir fonksiyonel sıra gözetilmememiş. Belki daha fazla kullanılan aletler için yeni bir yerleşim yeri tasarlanabilir, böylece aletlere ulaşmada daha az çaba sarfedilecektir. Özellikle el aletlerinin uzanma mesafeleri hasap edilerek yerleştirlmeleri kol ve bacak hareketlerini oldukça azatabilir.
Aletlerin iş parçalarında yaptıkları işlevlerine hacimsel uygunluğu düşünülmemiş. Neredeyse bütün el aletleri standart. Örneğin çeşitli ebatlarda tornavidalar kullanılarak daha kolay ve daha ergonomik bir çalışma düzeni yaratılabilir.
Aletlerin yerleştirilmeleri konusunda da kullanım kolaylığı prensibine pek uyulmuyor. Aletlerin tutma yerleri gelişigüzel yerleştirlmiş. Oysa ki tutma yerleri düzgün yerleştirlmiş altler işe hazırlık süresini oldukça kısaltabilir.
3.3.1.4. KUVVETLER
Çalışma için herhengi bir aşırı kuvvet gereksinmesi söz konusu değil. Bütün aletler manuel olarka kullanılabilecek düzeyde. Yalnızca havagazlı çalışan bir tornovida kullanılıyor. Esasında bu da sadece iş kolaylaştırmak için geliştirilmiş bir araç. Ama kullanımı sık olduğundan yukarıdan sallanan bir yay yardımıyla el için gerekli yük miktarı oldukça hafifletilmiş. Gerekli enerji ise fabrika içinde bu sistem zaten var olduğundan ekstra bir yatırım maliyeti gerektirmemiş.
Montaj tertibatında el aletlerinin kullanımından çok cihazın geometrik şeklinden kaynaklanan fiziksel zorlanma olabilir. Cihazın tüm yüzeylerinde yapılması gereken işlemler olduğundan belki bu yüklenme iş sırası değiştirilerek elimine edilebilir.
Montaj tezgahında bazı parçaların montajı bu bölümde gerçekleştiriliyor. Bu yüzden parça haraketleri de burada yapılmak zorunda. Çok ağır parçalar birkaç kişi beraber çalışarak taşınıyor. Bu yüzden çalışan usta yanında birkaç yardımcı da bulunuyor.
Taşınan parçalar kollar için yorucu olabiliyor. Fakat bazı parçaların cihazın içine monte edildiği gözönüne alınırsa bir taşıyıcı kullanmak olasılığı pek mümkün değil.
3.3.1.5. ALETLER
İşlerin neredeyse tamamı aletleri kullanılarak yapılıyor.
El aletleri standart. Çalışılacak yüzeye göre alet seimi yapılmamış. Bu yüzden kimi yerlerde çalışılırken sorun çıkabiliyor.
Aletlerin kolu veya tutma yerleri çalışma için uygun.
Standart olarak piyasadan temin edilen aletler uygun tasarımda yapılmış. Kavrama ve tutma yerleri elin fizyolojik yapısına uygun olarak dizayn edilmiş. Hatlar yumuşak, herhangi bir sert yüzey bulunmuyor.
Herhangi bir ısı iletkenliği sözkonusu değil. Bu yüzden alet seçiminde bu unsur dikkate almaya gerek yok.
Aletler sabit bir yerde bulunuyor. Çalışma sırsasında uygun alet seçilip buradan alınıyor. İş bittikten sonra tekrar buraya yerleştiriliyor. Fakat bu yerleştirme sırasında aletlerin tutma yerlerinin yerleşimine dikkat edilmiyor.
3.3.2. DUYU ORGANLARI
3.3.2.1. GÖRME
Yapılan işler genelde standart işler. Ekstra bir aydınlatmaya lüzum yok. Bazen rutin dışı ortaya çıkan aksaklıklarda ekstra aydınlatmaya ihtiyaç duyulabilir.
İşin yapılması sırasında ekstra bir aydınlatmaya gerek yok. Gün ışığından yararlanılaark yapılanaydınlatma ve tavandaaki suni aydınlatma ihtiyaç duyulan aydınlatma düzeyini karşılayacak düzeyde.
En çok gözlenen iş parçaları ışıktan kolayca ayırt edilebiliyor. El aletlerinin olduğu yerleşim düzeneği pencerelere dik olarak yerleştirilmiş. Yansımayı önlemek için yerleşim 900 ye yakın tutulmuş.
Çalışılan yüzeyler arasında yansıma bakımından çok fazla farklılık yok. Çalışılan cihazın genelde dış panel kısımı monte edilmiş halde istasyona geldiğinden yapılan tüm işler bu panel üzerinde kalıyor. Seyrek de olsa panelin iç kısmındaki çalışmalarda yansıma olması pek ihtimal dahilinde değil. Doğal olarak panelin dış yüzeyiyle iç yüzey arasındaki aydınlanma farkına rağmen iç yüzeydeki çalışma çok sık yapılmadığından ve belirli bir beklemeden sonra yapıldığından dolayı herhangi bir kamaşma olmuyor.
Cihazın elektrik aksamı kısmında bazı renkli parçalar mevcut. Fakat bu kısım çalışma sırasında pencerelere dik olarak yerleştirildiğinden bu renklerin yansımaya sebep olması mümkün değil.
Sık kullanılan parçalar hareket etmiyor. Bu da kamaşmayı önleyici bir unsur.
Cihaz yeterince büyük olduğundan çalışma vücudun duruş şeklini değiştirmek ile mümkün görünüyor. Bu bakımdan kullanılacak el aletleri de uygun ulaşım mesafesinde değil.
Çalışılırken zaten hareket edildiğinden sabit bir noktaya göre görüş mesafesi ölçümü gerekmiyor.
Görme için herhangi bir yardımcı optik alete gerek yok.
3.3.2.2. DUYMA
İş için normal duyma seviyesini üzerinde bir duyma ihtiyacı gerekmiyor. Sözlü haberleşme için yeterli duyma düzeyi işyerinde sabit. Aşırı gürültü çıkaran, duymayı engelleyici herhangi bir cihaz isyasyonda bulunmuyor.
Olası sinyaller işyerinde doğal gürültüden ayırt edilebiliyor. Bütün sinyallerin özellikleri muhtelif yerlere asılan panolarda açıklanmış, herhangi bir karışıklığa sebebiyet verecek durum yok.
3.3.2.3. DİĞER DUYU ORGANLARI
Genelde dokunma gereksinimi olmayan işler yapılıyor. Ancak elektrik aksamında bu tür düğmeler kullanılıyor. Bu kullanımdan dolayı bu düğmelerin birbirinden kolayca ayırt edilmeleri renklerle sağlanmış.
Denge duyusu üzerinde herhangi hassas bir gereksinme yok. Ayrıca koku ve tatma gibi diğer duyu organlarının etkin duyarlılığı da gerekmiyor.
3.3.3. ÇALIŞMA YÖNTEMİ
3.3.3.1. KAS ÇALIŞMASI
Yapılan iş kaslarda çok fazla yüklenmeye sebep olmuyor. Rutin işlerde genelde el aletleri kullanılmakla beraber, bazı parçaların montajında parçanın yerleşimi için fiziksel zorlanma mümkün olabiliyor.fakat bu iş için yeterli sayıda işçi bulunuyor. Kas yüklenmesi statik kassal yüklenme.
Statik kas çalışmasındaki zorlanmanın bir bölümü işin niteliğinde dolayı iken bir bölümü de çalışma şekliyle ilgilidir. Parçaların taşınması işin niteliğindendir. Fakat bu taşıma esnasında taşınacan parçanın daha yüksek bir yere yerleştirilmesi zorlanmayı azaltabilir. Bunun için öncelikle ana parça ile monte edilecek parça aynı yüksekliğe( vücudun antropometrik ölçülerine uygun yüksekliğe) yerleştirilmelidir.
Statik kassal çalışmanın bir bölümü de çalışma şekliyle ilgili. Monte edilecek parçanın kaldırılması ergonomik çalışma prensiplerine uygun yapılmıyor. Dizlerin bükülüp yere eğilinmesi ilkesi ihmal ediliyor.
İş akışı sırasında bu zorlanmalar eşit olarak dağıtılmamış. Statik kassal çalışmanın yoğun olduğu çalışmalar belli saatlerde toplanıyor. Yeni bir akış düzeni getirilirse belki de bu zorlanmanın önüne geçilebilir.
Mola süreleri ise tüm fabrika için standart. Bunun yanında klima santrali montaj bandı siparişe göre üretim yaptığından kendi dinlenme sürelerini belirleyebiliyorlar.
Taşıma yolunda herhangi bir engel bulunmuyor. Yükün taşınma mesafesi fazla uzun değil. Yaklaşık 3 m. Civarında bir taşımaya maksimum ihtiyaç duyuluyor. Yükün ağırlığı 15-35 kg. Civarında. Ağır parçaların taşınmasında birkaç kişi beraber çalışabiliyor.
3.3.3.2. HAREKETLERİN SEYRİ
İş hassasiyeti üzerinde büyük gereksinmeler yok. İş basitleştirme çalışmalarından iyileştirme çalışmaları yapılabilir. Ağır parçaların taşınması fabrika içinde taşıyıcılarla yapılıyor. Fakat bu parçaların yüksek bir yere taşınması işlemi yapılmıyor. Çalışanlardan böyle bir talebin gelmesi halinde forkliftlerle bu taşınma sağlanabilir.
İş yapılması sırasında genelde sağ el kullanılıyor. Sol elin de kullanılabileceğine ilşkin herhagi bir iş etüdü çalışması yapılmamış. İşlemlerin optimum sürede yapılmasına ilişkin bir iş etüdüne gidilmemiş. İşçiler ihtiyaç fuyulan işe göre iş sırasını kendileri beirliyorlar.
İş parçaları düzenli bir yerleşimed bulunuyor. Karışma olması pek mümkün değil.
Hareketlerin seyrinde ahenk yok. Esaslı bir hareket seyri çalışması yapılmamış. Bu birazda işin niteliğine bağlı bir olgu.
3.3.3.3. BİLGİ AKIŞI
İşin yapılması için gerekli veriler teknik çizimlerel ustanın elinde bulunuyor. Bu çizimler ustanın anlayacağı şekilde açık ve net. Fakat uzman olmayan diğer yardımcı elemanlar için biraz karmaşık olabilir.
İşin nasıl yapılacağı bu çizimlerde açıkça ortaya konmuş. Montaj bandında çalışanlar biribirinden bağımsız olmadıklarından yapılacak olası değişiklikler dende biribirlerini haberdar etmeleri mümkün. Hatta tüm işçiler genelde montaj hattında beraber çalıştıklarından değişiklerin tasarımı ve bu tasarıma uygun çaılşma karışıklığa yol açmıyor.
Bir sonraki aşama için talep miktarını belirleyen yine aynı işçiler olduğundaan iletişimsizlikten kaynaklanan üretim hataları yok.
3.3.4. ÇEVRE KOŞULLARI
3.3.4.1. KLİMA
işyerindeki klima şartları uygun ölçülere ayarlanabilir düzeyde. Rahatlatıcı klima şartları sıcaklık değişimiyle ayarlanabiliyor. Digital olarak sıcaklığı gösteren cihazlara bakılarak uygun ayarlamalar mümkün. İş istasyonu diğer istasyonlardan tamamen izole edilmemiş, dolayısıyla ortam sıcaklıı fabri,ka içinde ortalama her yer için ayni. Ekstrem değerler 17-25 0C. Bu değerler aşıldığında yapay tekniklerle sıcaklık bu sınırlara çekilebiliyor.
İş istasyonunda özel olarak bu değerlerin dışında bir değere gereksinim yok.
İşyerinde hızla klima değişimlei gün boyunca pek görülmüyor.
Doğal ısıtmadan mümkün olduğunca fazla faydalanılıyor. Ani klima değişimlerinde ısıtma ya da soğutma sistemi devreye girerek iç sıcaklığı istenilen düzeye çekebiliyor.
3.3.4.2. GÜRÜLTÜ
İşyerinde rahatsız edici bir gürültü yok. Gürültü ölçümleri dah önce yapılmış. 80 dB in üzerine çıkılmadığı görülmüş. Gürültü yaratan makineler diğerlerinden ayrı bir yerde çalıştırılıyor.
3.3.4.3. KİMYEVİ MADDELER
Çalışma sırasında işçi kimyevi maddelere maruz bırakılmıyor. İş içinde zaten ekstra kullanılan tek madde havagazı. O da korunmalı bir boru içinde etrafa yayılmadan kullanılıyor.
3.3.5. KİŞİSEL KORUNMA
3.3.5.1. İŞ ORGANİZASYONU
İş gruplara dağıtılmış vaziyette. Montaj hattında genelde tüm işler bir kişinin sorumluluğunda olmakla birlikte bazı özel işler için kısa zamanlı gruplar oluşturuluyor. Çalışma sistemi vardiyalara dayanmıyor. Genelde mesai saatleriiçinde çalışılıyor.
Resmi çalışma 9 saat. Mesai 7:30-12:30, 13:30-17:30 saatleri arasında yapılıyor. Bunun yarım saati ara dinlenmeler için ayrılmış. Bu süreden hariç bir saatlik bir yemek süresi ayrılmış. İşçilerin sabah ve akşam saatlerinde ulaşımlarını kolaylaştırmak için muhtelif semtlere servis düzenleniyor. Hafta sonları Cumartesi günleri de çalışıyor. Yıllık izinler iş kanununda belirtildiği gibi düzenlenmiş. İş kanunudaki belirtilen şartlarda ücret ödenmeye devam ediliyor. Bunun dışında talep daralması gibi olağanüstü durumlarda işçilerin ücretlerinden herhangi bir kesinti yapılmıyor.
Molalar günde iki defa 15 er dakikalık sürelerle, öğleden önce ve sonra, çalışma sürelerinin arasında yapılıyor. Bunun dışında çalışılan istasyonda işin niteliğine göre işçiler kendi dinlenmelerini kendileri ayarlayabiliyorlar. Ayrıca işin erken bitirilmesi halinde artan süre dinlenme süresi olarak kullanılabiliyor.
Genelde iş başında öğrenme (training on the job) esas alınmış. Her bölümde işinin uzmanı ustabaşlarının yanında çalışan daha az tecrübeli işçiler işi yaparak ve ustanın gözetiminde öğreniyorlar.
Ücret sistemi aylık maaş esasına göre. Bunun dışında işçilere bayram, tatil vs. gibi günlerde ayrıca bir prim ödemesi yapılıyor. Başarılı işçilerin fotoğrafları panolara asılarak işçilerin motivasyonu sağlanıyor.
İşteki iyileştirme çalışmaları işçilerle beraber yürütülüyor. Özellikle Amerikalı Endüstri Mühendisi, Carrier PDS Avrupa Direktörü Martin McGregor gelenden sonraki yapılan çalışmalarda işçilerle beraber hatların nasıl daha iyi yerleştirileceği konusunda çalışılmış. Toplam Kalite Yönetiminin katılımcılık ilkesi tam olmasa bile yer yer uygulanmaya çalışılıyor.
3.4. GETİRİLEN ERGONOMİK ÖNERİLER
3.4.1. FİZİKSEL İNCELEME
3.4.1.1. İŞ YÜKSEKLİĞİ
Klima santralinde monte edilecek parça zemin üzerinde monte ediliyor. Cihazın fabrika içindeki taşınması için taşıyıcılar mevcut. Fakat belli bir yüksekliğe taşımak için kullanılabilecek forkliftler burada kulanılmıyor. Cihaz eğer insanın antropometrik ölçülerine uyugn bir yüksekliğe taşınırsa daha ıygun bir çalışma yöntemi yaratılmış olur.
Çalışılırken vücut değişik pozisyonlarda durduğundan bu durumlarda yardımcı aletler ( örneğin iskemle vb.) kullanılanılabilir.
3.4.1.2. ÇALIŞILAN YÜZEYİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Cihazın sac kaplama kısmı genelde keskin kenarlardan oluşuyor. Ergonomi de keskin kenarlar olabildiğince elimine edilmek istendiğinden bu köşelerin yumuşatılması veya daha oval hale getirilmesi mümkün. Bu tasarımlar sacın CNC de şekillendirilmesi sırasında yapılacak bir kaç operasyondan ibaret.
3.4.1.3. KOL VE BACAK HAREKETLERİ
Cihazın montajı sırasında bazen büyük parçaların da cihazın içine yerleştirilmeleri gerekiyor. Bu yüzden parçaların taşınması ve kaldırılması sırasında hareket ergonomisi ilkelerine uyulması gerekiyor. Fakat bu ilkeler genelde ihmal ediliyor. Parçanın yerden kaldırılması sırasında dizlerin bükülmediği ve yere yeterince eğilinmediği görülüyor. Bu yüzden doğru kaldırma ilkesi anlatılmalı.
El aletleri yerleştirlirken kulanım kolaylığı prensibine pek uyulmuyor. Sık kullanılan aletlerin daha kolay ulaşılabilir mesaafelere yerleştirimeleri gerekirken aletler fonksiyonel özelliklerine göre yerleştirilmiş. Aletlerin koyulduğu düzenek belki farklı bir şekilde tasarlanarak bu tezat ortadan kaldırılabilir.
Yapılacak tüm standart işler için standart aletler kullanılıyor. Bu bazen gereksiz iş yoğunlığuna sebep olabilir. Bunu önlemek için değişik ebatlardaki aletler beraber bulundurulursa gereksiz yoğıunluklardan kaçınılabilir.
3.4.1.4. KUVVETLER
Çalışma sırasında bazıo parçaların ana cihaza monte edilmesi sırasında bazen aşırı kuvvete gereksim duyulabiliyor. Bu taşıma işlemi istasyon içinde elle, birkaç işçinin beraber çalışmasıyla yapılıyor. Bunu önlemek için basit bir taşıyıcı geliştirilebir. İstasyon içi çalışma alanı bu taşıyıcının kullanımına olanak verecek kadar geniş. Taşıyıcı maliyeti de ek bir maliyet sayılamayacak kadar düşük.
3.4.2. ÇALIŞMA YÖNTEMİ
3.4.2.1 KAS ÇALIŞMASI
İş görülürken seyrek de olsa statik kassal çalışma yapılıyor. Bu da beraberinde az da olsa fiziksel zorlanmayı getiriyor. Bu zorlanmayı önlemek için yukarıda da bahsediliği gibi yardımcı taşıyıcılar tasarlaanbilir.
İş yoğunluğu günü belli saatlerinde diğer saatlere göre daha yüksek. Bu bakımdan zorlanmalar ve dinlenmeler düzenl ideğil. İş akışında değişiklik yapılarak bu durum düzeltilebilir. Fakat işin niteliğinden kaynaklanan sıraya müdahele etmek de çok olası değil.
3.4.2.2. HAREKETLERİN SEYRİ
İş basitleştirme çalışmaları yapılmamış, ya da pek gerek duyulmamış. Fakat zorlanmalar belli saatlerde gerçekten de zarar verici düzeyde olabiliyor. Bunun için böyle bir çalışmaya kesinlikle ihtiyaç var.
İşler yapılırken daha çok sağ el kullanılıyor. Bu da işin daha çok manuel yapılan bir iş olmasından dolayı dengesiz yük dağılımını beraberinde getiriyor. İşlerin yeniden tarif edilmeleri ile sol elin kullanımı da artırılabilir.
İş yoğunluğundan kurtulmak için işlemlerin sırası değiştirilebilir. Böylece yoğun işler mümkün olduğunca geniş zamnlara yayılabilir.
3.4.2.3. BİLGİ AKIŞI
İşlerin teknik çizimlerde hangi sıraya göre yapılacağı belli. Fakat bu çizimler sadece uzmanların anlayacağı düzeyde karışık. Daha az tecrübe sahibi olanların anlayabileceği çizimler yada iş tarifleri geliştirilebilir. Böylece uzman kişiye olan bağımlılık bir ölçüde azalmış olur. Bu beraberinde inisiyatif almayı da getirecektir.