Klonlama
KLONLAMA
Klon, birbirinin tıpatıp benzeri canlılara denir. Klonlama, mevcut bir canlının çeşitli yöntemlerle bir benzerinin kopyalanması işidir. İlk kez 1997 yılında Dolly adında bir koyun başarılı bir şekilde kopyalanmıştır. Basit bir anlatımla klonlama çekirdeği çıkartılmış yumurta hücresine, kopyalanacak canlının genetik materyalinin aktarılması esasına dayanır.
ABD’nde bilim adamları, etik komiteleri ve politikacılar reproduktif klonlamanin, yani insan kopyalanmasının yasaklanması konusunda görüş birliÄŸinde iken terapotik klonlama ise farklı deÄŸerlendirilmekte: Bilim adamları somatik hücre çekirdek transferi (somatic cell nuclear transfer: SCNT) yolu ile terapotik klonlamanin tıp alanında önemli tedavi yöntemlerini beraberinde getireceÄŸine inanırken, etik komiteleri ise terapotik klonlamanin da sonuçta kaçınılmaz olarak reproduktif klonlama ya yol açacağına inandıkları için yasaklanması gerektiÄŸi görüsündeler. Bilim adamları, hastalıklı doku ya da organın yerine konulabilecek ve kiÅŸinin bağışıklık sistemi tarafından kabul edilecek doku ve organların klonlamasi ile Parkinson ve Alzheimer gibi norodejeneratif hastalıklar dahil pek çok hastalığın tedavisinde etkili olacak teropatik klonlamanin yasaklanmasının tıp alanında önemli geliÅŸmelere engel olacağını düşünürken, yasa-yapıcılar ve etik komiteleri, yeni ilaç ve tedavi yöntemlerinin geliÅŸtirilmesinde insan kök hücrelerini içermeyen klonlama yöntemleri üzerinde çalışmaların yoÄŸunlaÅŸtırılması gerektiÄŸi görüsündeler
Tün bu görüş ayrılıkları, 1998 yılında Dr. John Gearhart (John Hopkin’s University) ve Dr. James Thompson (University of Wisconsin)’in, birbirlerinden bağımsız olarak, insan pluripotent (her türlü özelleÅŸmiÅŸ hücreye dönüşebilen) kök hücrelerini izole ettiklerini açıklamalarıyla daha da yoÄŸunlaÅŸtı. Dr. Thompson in-vitro olarak büyütülmüş embriyodan alınmış hücreleri, Dr. Gearhart ise kürtajla alınmış fetustan elde edilen primordial hücreleri kullanmıştı ki insan kök hücre çalışmaları ile ilgili itilaflara yol açan da bu hücrelerin elde ediliÅŸ sekli idi. Otoritelerce kabul edilen su ki "insan embriyosu, döllenme anından itibaren kiÅŸi haklarına sahiptir ve embriyoya zarar veren veya onu yok eden her aktivite insan hayatini sonlandırmış kabul edilir."
Kök hücre elde edilmesi sadece embriyodan elde edilen hücrelerle sinirli olmayıp insan kök hücreleri için alternatif kaynaklar ile ilgili çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmekte. Yetişkin insan kök hücreleri, insan yağ hücreleri ve plasenta potansiyel kaynaklar olmakla beraber embriyonik kök hücreleri, plastisitesi diğer hücrelere göre daha fazla olduğu için tercih edilmekte. Temel olarak kök hücreleri aşağıdaki kaynaklardan biri yolu ile elde edilebilir:
* Seçimli kürtajı takiben elde edilen insan fetus dokularından,
* In-vitro fertilizasyon (IVF) ile elde edilmiş ve kısırlık için tedavi edilen çiftler tarafından daha fazla ihtiyaç duyulmayan embriyolardan,
* Araştırma amacı ile bağışlanmış gametlerle in-vitro fertilizasyon (IVF) yolu ile elde edilen embriyolardan,
* Aseksüel olarak somatik hücre transferi ya da yetişkin insan hücresi çekirdeğinin, çekirdeksiz bir insan ya da hayvan yumurtasına yerleştirildiği benzer bir klonlama tekniği ile elde edilen embriyolardan.