Temel Yaşam İşlevleri

Temel Yaşam İşlevleri

XVII. yy’a kadar, bitkilerin toprakta önceden oluÅŸmuÅŸ besinlerle beslendikleri kabul ediliyordu. Ne var ki, deneysel yöntemi kullanan ilk fizyoloji bilgini olan Jan Baptista van Helmont, 1640′a doÄŸru, bitkinin büyümesi için gerekli olan en önemli toprak bileÅŸeninin, su olduÄŸu sonucuna vardı. Stephen Hales (1727) havanın, besin bireÅŸimi için gerekli ek bir bileÅŸen içerdiÄŸini gösterdi. 1779”da İngenhousz, bu bileÅŸenin karbondioksit olduÄŸunu ortaya koydu.

IşılbireÅŸimle (fotosentez) ilgili araÅŸtırmalar, XIX. yy. ortalarında Julius von Sachs ve Nathanael Pringsheim’in, ışığın yeÅŸil bitkilerin enerji kaynağı olduÄŸunu göstermeleriyle baÅŸladı. Vernon Herbert Blackman, 1905′te bu sürecin bütün aÅŸamalarında güneÅŸ ışığına gereksinme bulunmadığını ortaya koydu. 1920 ve 1930 yıllarındaki çalışmalar sonucunda, kloroplastların oksijen ürettikleri kanıtlandı. Hemen ardından da ışığa bağımlı tepkimelerin, ışıktan enerji alarak kullanan iki tip yüksek-enerji molekülünün oluÅŸmasına yol açtıkları ortaya kondu.

IşılbireÅŸimde karbondioksidin izlediÄŸi yol, 1950 yıllarının baÅŸlarında radyoizotop karbon-14 ‘ün yardımıyla, Melvin Calvin tarafından ortaya çıkarıldı. Calvin’in elde ettiÄŸi sonuçlar Blackman’in tezinin doÄŸru olduÄŸunu kanıtladı: Birbirinden farklı, ama çok sıkı bir biçimde eÅŸgüdümlü iki kloroplast tepkimesi vardır; bunlardan biri ışığa bağımlı, öbürü ışığa bağımsızdır. Işığa bağımsız tepkimelerde, karbondioksidin ÅŸekerlerin yapısına girmesi için, ışığa bağımlı tepkimelerin yüksek enerji ürünleri gereklidir.

Pankreas sıvısında fermentlerin (enzim sözcüğü 1878′e kadar kullanılmamıştı) uygulamalı kanıtlamasını,Fransa’da Claude Bernard gerçekleÅŸtirdi. Bernard ayrıca, karaciÄŸerin birçok iÅŸlevini, vazomotor sinirlerin kan basıncı üstündeki etkilerini deneysel yöntemle kanıtladı.

1930 yıllarında Otto Warburg, biyolojik etkinlik için enerji üreten glikozun yıkılma sürecini başlatan bir dizi hücre enzimi buldu. 1950 yıllarında Hans Krebs, yükseltgenme süreçlerini tamamlayan bir dizi enzim tepkimesini (sitrik asit çevrimi) ortaya koyunca, hücrelerin genel solunum şeması ortaya çıktı.

1905′te Sir VVilliam M. Bayliss ve Ernest Henry Starling (hormon terimini ilk kullanan bilim adamıdır), beden iÅŸlevlerinin, sinir sisteminin doÄŸrudan denetimi olmaksızın kimyasal senkronizasyonu ortaya koydular. 1935′te de böbreküstü bezlerinin salgıladıkları hormonlar bulundu.

Yorum Yapın


Destekliyoruz arkadas - arkadas - oyun oyna - oyun - en güzel oyunlar jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadýn doðum doktoru kadýn doðum uzmaný